| | #461 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn Beni güzel hatırla! Bunlar son satırlar... Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından ya da bir yağmur sel oldum sokağında sonra toprak çekti suyu... Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için. Uyandın ve ben bittim... Beni güzel hatırla! Çünkü; sevdim seni ben, herşeyini... Sana sırdaş oldum, dost oldum, koynumda ağladın. Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini, beni üzdün, kınamadım. Alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım... Beni güzel hatırla! Sayfalarca mektup bıraktım sana. Şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım. Sakladım günahını, sevabını içimde sessizce gittim... Senden öncekiler gibi sen de anlamadın. Beni güzel hatırla! Sana unutulmaz geceler bıraktım sana en yorgun sabahlar... Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım. En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka, söylenmemiş "Merhaba"lar sakladım her köşeye vedalar bıraktım duraklarda. Ne ararsan bir sevdanın içinde fazlasıyla bıraktım ardımda. Beni güzel hatırla! Dizlerimde uyuduğunu düşün, saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı, mutlu olduğun anları getir gözünün önüne. Alnından öptüğüm dakikaları... Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün şaşırtmayı severim biliyorsun. Bu da sana son sürprizim olsun. Şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum beni güzel hatırla. Gidiyorum... | |
|
| | #462 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn
Biz Yanmışız Aşk Oduna Hep sorarım esen yelden, Yitip gitme, dersen selden, Kıskanırım seni benden, Kanındanım, deme elden Sineme ok atılsaydı, Bu can sana katılsaydı, Ne bulunur, ne tutulur Azad olmaz satılsaydı Bir bilinmez ona, bana Erişilmez yüce ana, Kavuşsa da Adem ona Biz yanmışız aşk oduna Ne gökteniz ne yerdeniz Şeytan değil efendimiz Biz yanmışız aşk oduna Secde eden melekleriz İrfan, bulur İrfanını Nuh, bildirir Tufanını Biz yanmışız aşk oduna Kabul eyle kurbanını... Kalbim olmuş pare pare Bulunsaydı eğer çare Ne yanar, ne donardı Akıllanmaz bu biçare Akıl gitti iyce baştan Göz ayrılır mı güzel kaştan Sevgiye bent olur mu Ne çelikten ne de taştan. Mevla acısa kuluna Yeşil başa, derler suna Konmuş başa neyleyeyim Sevda olmuş güzel turna. Kalem olmuş sanki kaşı, Yeni bulmuş onbeş yaşı, Tel tel olmuş zülüfleri, Nasıl sarmış güzel başı. Derler İrfan nedir derdin Sen herkese akıl verdin Yazık etme, kendine Bu kez postu yanlış serdin. Son Düzenleyen Blue Blood; 24-02-2007 @ 12:03. | |
|
| | #463 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Biliyor musun Senden ayrılalı sakal bıraktım Zamanının akışına koyuverdim kendimi Gömleklerim kolalı değil artık Pantolonum ütülü değil Ayakkabım boyalı değil Öylesine değiştim ki Görsen tanıyamazsın Sabahları gün doğarken kalkıyorum İlk işim bir sigara yakmak oluyor Ve bir süre denizin hışırtısını dinliyorum Sonra, apansız sen geliyorsun aklıma Gözlerin, dudakların, ellerin geliyor Şimdi nerdesin kim bilir Yatağında uyuyor olmalısın Artık beni görme rüyalarında Korkarsın. Mevsim sonbahar malum ya Serde de kör olası şairlik var Boyuna hüzünlü şeyler düşünüyorum Ağaçların yaprakları dökülmeğe başladı Keskin poyrazlar esiyor kuzeyden Kuşlar durmadan göç ediyor Ara sıra düşenler oluyor yorgun ya da yaralı Tutup okşuyorum tüylerini, gagalarından öpüyorum Ve diyorum ki Sana kavuşmak için bir göçmen kuş olmalı İşte böyle Günler, haftalar geçip gidiveriyor Saçım, sakalım birbirine karıştı Yine de her geçen gün Kendime biraz daha alışıyorum Ve biliyor musun Unutamayacağımı bile bile Seni unutmaya çalışıyorum... ![]() ![]() Son Düzenleyen Blue Blood; 24-02-2007 @ 12:03. | |
|
| | #464 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn Senden De Vazgeçtim Çok şey istemiyorum hayattan; biraz huzur ve biraz da sadakat Ama anladım ki bu bile haram bana. Ne huzurum var ne de aşığım dediklerimin sadakati Rahat uykulara dalmayı, huzur içinde uyumayı öyle çok istiyorum ki. Ama eksiliyorum artık, tükeniyorum yavaş yavaş Beden aynı beden belki ama ya o ruhum, Hele o dokunuşlar Dokunuşlar aynı değil ki, aynı hislerle dokunamıyorum Kendi dünyamı kendim bozuyor ve ardından yine kendi ellerimle kurmaya çalışıyorum. Yıkıp kurmak... Elimden gelen sadece bu...... Kendi hayatımı yıkıp yıkıp kuruyorum. Canım çok yanıyor.. Canımın acısını unutuyorum zamanla... Hayır, hayır, unuttuğumu sanıyorum... Kendimi kandırırsam, çevresindekilerin de bu yalana ortak olacağını düşünüyor, kendimce oynuyorum. Hem kendi, hem de başkalarının yaşamlarıyla... Yoruldum artık. Yıkılıp tekrar ayağa kalkmaktan yoruldum. Kendi hayalimin sonunu bulamıyorum. Belki de bir sonu yok. Yaşamı boyunca da o sonu sanırım yakalayamayacağım... İçimdeki çocuk her geçen gün biraz daha ölüyor.. Omuzlarıma çökmüş bir ağırlık var. Hani tam kendinizi iyi hissettiğiniz anda gelip çöreklenen, gitmeyen, bitmeyen ve yitmeyen... Ve hiç gitmeyen, bitmeyen, yitmeyen sadık dostum hüzün... Sevdiklerim tek tek gittiler... Bir ihanet, bir bir isyan, bir umutsuzluk. Hepsinin bir sebebi vardı ayrılıklarımın. Sebebi de olsa vedalar hep hüzünlü... Bu bir oyun belki de ve o tiyatro sahnesinin senaristi yönetmeni hep başkaları.. Ben ise sadece bir oyuncu olarak kalıyorum.. Hayatıma birileri giriyor senaryolarını veriyorlar elime ve ben yalnızca oynuyorum... Engel olamıyorum bir çoğuna, gelip kendi oyunlarını oynatılyorlar bana... Bazen bir şeyler öğrenirim desem de hep bildik senaryolar, hep bildik adımlar... Vazgeçiyorum Sıkıldım ben artık bu oyunlardan, bu sevgi nedir bilmez insanlaradan!!.... | |
|
| | #465 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn
Hiç bir şeyden nefret etmedim senden nefret edememekten nefret ettiğim kadar.. İçimde yanan bir şehir, kocaman bir enkaz var. İntihar ediyor sevgi sözcükleri, Kelimeler sıraya girmiş, terketmek için bu şehri.. Kaçıyorlar... Anneler canavar olmuş çocuklarını yerken, Dönmek için geç, ölmek için çok erken.. Depremlerin ardı arkası kesilmez, dinmez yağmur, üşür içimdeki çocuk, ağlar.. Gözyaşlarım koluma akar, yakar... Uyanırım gecenin bir yarısı, hıçkırıklar içinde; Bir mum yakarım, bir şarkı açarım, sarılırım tek dostuma, masamda resmin, Şarabım azaldıkça yankılanır odamda ismin.. İçten içe düşlerim sıcak nefesini.. Dokunmak isterim saçların alev alev yakar parmaklarımı, Gözlerin öldürür bakışlarımı, "Özledim" der akan tek damla gözyaşım, Özledim der ellerim, Özledim der gece, Yıldızlar sana yanıp söner.. İsmini sayıklarım, hece hece... Ağlarım, çok ağlarım... Geceyi geceye bağlarım da düşünmem seni. Gündüzleri çıkamam sokağa sana benzeyen birini görürüm diye.. Alışırım elbet bu uzağa. Hatta giderim ben de bir gün iyiden iyiye. Buralardan.. Bir şarkı söylerim giderken, İçinde sen olmayan. Kimsenin kimseye söz vermediği bir dünyaya. Sadece rüyalarımda dalarım artık o Hülyaya.. Giderim arkama bile bakmadan. Bari bu şehir daha fazla ağlamasın. Dalları düşmüş her gün altında seni beklediğim ağacın. Sökülmüş kaldırımları o sokağın. Yokluğunda yağmur eskisi gibi yağmaz olmuş, Bulutlar gölge etmiyormuş artık aşıklara, Güneş bile öfke dolmuş... Cüneyt Kocabıyık | |
|
| | #466 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn Yağdıkça !! Yerle yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü, Kavim göçlerinden bu yana ağlayan Ve durmadan Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler Çalan, çaldıran, yakalatan Adı bende gizli bir kadındı İstanbul Şehre bir yağmur yağdı Ben ağladım Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizanstan Yalan dolan yoktu gözlerde sadece ses Verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk sipariş edildi yeniden Bir şehre yağmur yağdı Ben ağladım Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında Hangisi talandı demli öpücüklerin Ve buğularda yitirilen kimin adıydı Bir aşktan diğerine kaç saate gidiliyordu Soyulur muydu kabuğu hayatın Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı? Yağmur şehre bir yağdı Ben ağladım Ben ençok seni götürdüm giderken Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı Ben... Yağmur... Ağladım... | |
|
| | #467 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn MAVİ GÖZLÜ DEV, MİNNACIK KADIN VE HANIMELLERİ O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi. Kadının hayali minnacık bir evdi, bahçesinde ebruliii hanımeli açan bir ev. Bir dev gibi seviyordu dev. Ve elleri öyle büyük işler için hazırlanmıştı ki devin, yapamazdı yapısını, çalamazdı kapısını bahçesinde ebruliiii hanımeli açan evin. O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi. Mini minnacıktı kadın. Rahata acıktı kadın yoruldu devin büyük yolunda. Ve elveda! deyip mavi gözlü deve, girdi zengin bir cücenin kolunda bahçesinde ebruliiii hanımeli açan eve. Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev, dev gibi sevgilere mezar bile olamaz: bahçesinde ebruliiiii hanımeli açan ev.. | |
|
| | #468 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn SEVi SiiRi Ben senin en cok sesini sevdim Bugulu cogu zaman, taze bir ekmek gibi Once aska cagiran, sonra dinlendiren Bana her zaman dost, her zaman sevgili Ben senin en cok ellerini sevdim Bir pinar serinliginde, kucucuk ve ak pak Nice guzellikler gordum yeryuzunde En guzeli bir sabah ellerinle uyanmak Ben senin en cok gozlerini sevdim Kah cocukca mavi, kah inadina yesil Aydinliklar, esenlikler, mutluluklar Hic biri gozlerin kadar anlamli degil Ben senin en cok gulusunu sevdim Sevindiren, icimde umut cicekleri actiran Unutturur bana birden acilari, guclukleri Dunyam aydinlanir sen guldugun zaman Ben senin en cok davranislarini sevdim Gucsuze merhametini, zalime direnisini Haksizliklar, zorbaliklar karsisinda Vahsi ve magrur bir disi kaplan kesilisini Ben senin en cok sevgi dolu yuregini sevdim Tum cocuklara kanat geren anneligini Nice sevgilerin bir pula satildigi bir dunyada Sensin, her seyin ustunde tutan sevgini Ben senin en cok bana yansimani sevdim Bende yeniden var olmani, benimle butunlesmeni Mertligini, yalansizligini, dupdurulugunu sevdim Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni... | |
|
| | #469 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn | |
|
| | #470 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn sevdim ben senin kahve fallarında,felaket uykusuna yatan hallerini sevdim. pencere kenarındaki çiçekleri sularken,gözlerindeki ıslak yalnızlığı. geç kaldığım akşamlarda ,cevabını verdiğim anda,beni yeni sorularla karşılamanı. kadınsı surlarını. ben senin ,sahiplendiğim kusurlarını sevdim.. ben senin kendine kilitlendiğinde anahtarı paspasın altına bırakmanı sevdim. itiraz hakkımı kullandığımda,gemileri yakmanı... giderken ardımdan yağmur gibi bakmanı sevdim.. ben senin çocukluğuna yazdığın mektuplarının içinden kuş çıkartmanı sevdim.. ben senin namus kokan düşlerini, bir kitap gibi beni okumanı sevdim.. ben senin en acı gerçeklerin içinde bile,hayallere dalışını sevdim. yüzündeki sonsuz mutluluğa inat,hüzünlere hamile kalışını... ben senin benden firar ederken,menzilimden çıkmayışını sevdim.. ben senin her yemekten sonra,eyvah kilo aldım. korkusuyla kendini tartılara taşımanı sevdim.. kalan yemekleri deniz kenarındaki martılara taşımanı sevdim... unutkan pozlarını, özel günlerdeki... sol yanımdaki sıcaklığını.. iliklerine işleyen merhametini. ben senin ölüme giderken bile,,dublör kullanmayan cesaretini sevdim... ben senin gözlerindeki sisi.. ben seninle,sana benzeyen herkesi sevdim.... alıntı | |
|
![]() |
| Etiketler |
| Yok |
Noranynn Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| NoRanynn | GÜLGECELER | Üyeler Hakkında | 6 | 19-03-2009 13:28 |
| NoRanynn | SatanpisT | Duygu Yüklü Flash'lar | 2 | 06-11-2007 18:02 |