Noranynn Üye Ol (Üye olduğunuzda tüm reklamlar gizlenecektir) Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: Yaşam :: > Genel Mesajlar > Yazın Hayatı
Facebook Hesabınızla Bağlanın (Connect with Facebook)
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 17-04-2007   #571 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı



Şimdi sen yoksun içimdeki sevdan her gece esir alıyor aciz bedenimi, her gece ayrı bi çıkmaz ayrı bi ölüm oluyor benim için...Her gece kendimle savaşıyorum ve her gece ölen ben oluyorum.
Çaresizce sadece savaşıyorum belkide artık kabul etmeliyim sana olan sevdamın hiç bitmeyeceğini belkide bu sevdanın sonum olacağını artık kabul etmeliyim.
Her gece beni terkedip gidişin geliyor aklıma ve her gece benden bi kez daha ayrılıyor, uzaklaşıyorsun...Ayrıldığımız kaldırım geliyor aklıma işte o kaldırım çiğnedi benim hayatımı birde sen giderken aramızda sürekli büyüyen boşluk hayallerimi umutlarımı en acısı beni yutmuştu..
bi anda herşey yalan oldu bitti gitti sadece içimdeki sevdan bitmedi ve şimdi o tek gerçek öksüz kaldı..
Senin yokluunda geceleri beraber ettiimiz yeminleri tekrarlıyorum şimdi hani diyordun ya seni görmediğim birgün yas tutarım diye senin kara yas dediğin ellerle zevke dalmaksa kahrolsun sevda..

Aşk böyle kolay mı
Ucuz bir eşya mı
Yaralı kalbim satılık mı
Gitmek en kolayı
Zoru başarmalı
Aşk yürek ister
Yıkılmamalı

Serseri kör karanlıklara terkettin beni yeminleri bi anda bozdun bir kalemde bitirdin herşeyi aslında herşey teninin kuytularındaki parmak izlerini görmezden gelişimşe başlıyordu Benim...İHANET..senin ise..AŞK dediğin...

Söylemek istemediğim tek kelime nedir biliyormusun ayrılık..
Peki ayrılığın ne olduğunu bilir misin sen bilemessin
Çünkü sen taş kalplisin
Ya sevmenin aşkın ne olduğunu bilirmisin sen
Onuda bilemessin
Çünkü sen hiç sevmemişsin
Ama ben sevmenin ne oldunu biliyorum
sevmek; beni hayata bağlayan tek umut tek duygu tek yaşama hevesi
ben genede seni seviorum..
Seni Seviyorum...

Sen ellerleyken içim sızlıyor karayaslar ellerle zevke dalmaksa KAHROLSUN SEVDA..

Silemiyorsan Eğer Karalayacaksın...

Son Düzenleyen Blue Blood; 18-04-2007 @ 12:29.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 17-04-2007   #572 (mesaj-linki)
Nephthys - avatarı
Cvp: Noranynn

Gönül Hicran
işte yüreğim
avuçlarımda
yani avuçlarında
yine sessizliğe ayrılmış sensiz satırlar
ya sen?
neden diye soramıyorum.sorular yoruluyor,eriyor yokluğunda....
fakat bu aşk!
gelip gelip kapımı çalan,yollarını özleyen,beni hatırlamayan aşk..
aslında yoksun.
senin yokluğun yok ,varlığın kadar
ellerimi açıp bekleyişimden olacak
yüreğim,sırlardan sorulmuyor
gönül hiran...
söyle;
sen neden yokluğunla varsın
ve beklenmek yollarını bağlamakta?.......
Zehra Hilal Şenocak
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 17-04-2007   #573 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Cvp: Noranynn

Denize karşı,
Hiç deniz oldunmu sen benim gibi..

Günün en sakin zamanlarında hoyrat bir alışkanlığa terkettiğim hatıralarımı çalıyorum aşktan yana. Serenad öykünmelerinde paranoya kurgularına gömülüyor tutkularım. Bir varım bir yokum. Yokluğunun çoğuluyum..

Özlemek sol yanımda ağrısı dinmeyen bir yarayı deşiyor hesapsızca. Çekip vursalar beni bu saatten sonra, yinede illaki sen diyorum..

Dalgalar yüzümde yıkıyor suskunluğun kalelerini. En olmadık anda tutuyorum kendi ellerimden sana geliyorum.. Varmısın diyorum, varmısın yalınayak koşmaya hayata. Cam kırıkları ile kaplanıyor hayallerim. Varmadan daha sabaha..

Eski bir evin çatı arasında tozlanıyor ışığın avcundaki silüetler. Kitaplar bir kaldırılıyor, bir çıkarılıyor aşk adına. Şiirler bir yazılıyor bir siliniyor sevdaya infaz edilen uykularına. Nefes nefese kalıyor yüreğim. Neon ışıkları altında tenime bırakılan suskunluğun peşindeyim.. Yeryüzünü terkediyor gençliğim ve denizde balık olmayı bekliyor sendeki düşlerim..


  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 17-04-2007   #574 (mesaj-linki)
Mystic@L - avatarı
Cvp: Noranynn

İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır.
Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır...
Bazen denizler, kıyılar çeker insanı.
İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde
yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu.
Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara...
Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...

İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda
umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler,
kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının
korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu..
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 18-04-2007   #575 (mesaj-linki)
Nephthys - avatarı
Cvp: Noranynn

NEŞE VE IZDIRAPLA


Neşe ile ızdırapla,
Düşünce ile dolu iken,
Tükenmez ezalar içinde,
Ümitler, tereddütler geçirirken
Kederler içinde yoğurulurken
Mesut olan,
Ancak seven ruhtur.



Goethe
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 18-04-2007   #576 (mesaj-linki)
NiliM
Avatarı Yok (No Avatar)
Cvp: Noranynn

Pia

ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
içlenip buzlu bir kadeh gibi
buğulanıp buğulanıp durmasam
ne olur sabaha karşı rıhtımda
çocuklar pia'yı görseler
bana haber salsalar bilsem
içimi büsbütün yıldız basar
bir hançer gibi çıkıp giderdim

ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
singapur yolunda demeseler
bana bunu yapmasalar yorgunum
üstelik parasızım pasaportsuzum
ne olur sabaha karşı rıhtımda
seslendiğini duysam pia'nın
sırtında yoksul bir yağmurluk
çocuk gözleri büyük büyük
üşümüş ürpermiş soluk
ellerini tutabilsem pia'nın
ölsem eksiksiz ölürdüm



Attilâ İlhan
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 18-04-2007   #577 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Cvp: Noranynn

Yorgunum, ağzımdan düşürdüğüm son-baharla, kendime sürgün yitik adreslerden geliyorum. Dinle bak; kavgalarımı susturdum. Kundaklanmış sığınaklarımdaki bitap vurgunlarımı dağıttım. Tedirginim; hasretin voltasında gölgesiz kaldım. Adın yitik, sesin yitik, mevsimin yitik... Ölüme rehin ömrümün sağanak kayıplarını, ruhsuzluktan acuze bedenimin arka sokağına astım. Nerede, nereye esir bilmem avuntum yitik...

Kısır sancılı düşler vurulur bileklerime. Sen gitmeler topladın ceplerine, ben intiharlar dilime. Sen düşler sattın aşka, ben korkular yalnızlığa. Görmedin; ayrılığın satırbaşında, son damla mavi gözyaşıma düşürdün gözlerini. Düştükçe yandım, yandıkça kanadım, kanadıkça sana çoğaldım. Her çoğalmamda kendime eksilen sen yanımla aşka çattım. Ben gözümü ölüme açtım, önüme sen uzandın. En çok sen kesilmiş soluğumdan asıldım. Bilmedin; vakitsiz gitmelerine tökezlerken sol yanım, ben çocuk yanımın ayrılık yaşındaydım. Biraz durgun, biraz yorgun, biraz yabancılaşmıştım.

Sür beni şimdi yörüngesi kendi içinde kayıp kentinin yedi tepesinden. Zehir zemberek intizar kokulu soluğuna kat hadi. Artık; ne ucu yanık ayrılık yaşıma, ne dilime mahkûm müebbet suskunluğuma, nede hüküm giymiş zamanda eksilen 'sen' hücrelerime uğramam bir daha...

Kalemim kırıldı yar, bu masal noktasız artık. Adın dilimde kırık, adın içimde kırgınlık, adın gölgemde...
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 18-04-2007   #578 (mesaj-linki)
Mystic@L - avatarı
Cvp: Noranynn

-İçimde Yeni Bir Sevda Nereye Gitsem Bilemem..Aklım Dağınık Bulanık Açılsam Sana Derdimi Döksem.. Nasıl Bunca Yıl Nasıl Sustuğumu..İçimde Söndürdüm Ateşimi..Şimdi Okyanuslar Yetmez Söndürmeye Kabimi..
Vursalar Beni Susamam.. Öldürseler Beni Duramam Sen Yazıldın Yüreğime..İstesende Atamam..Yanmışım Tutuşmuşum Bunca Yıl Nasıl Susmuşum..Taş Basmışım Yüreğime Susamam Artık Yorgunum..

  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 19-04-2007   #579 (mesaj-linki)
Nephthys - avatarı
Cvp: Noranynn

GÖNLÜ GÜVERCİNLİ KADIN


önce sesin geldi
aralandı kapılarım
ardında şaşkın bulutlar çıkmazı
sonunda sen
gönlü güvercinli kadın

köpüren simsiyah saçlarınla
günler boyu koşuşup durdun
içimin aykırı ırmaklarında

gamzelerinde gizlediğin
o binlerce yıldızı
döküp de şimdi üstüme
söyle nereye

artık herkes
tutsun da elinden kendi şiirinin
tersinden mi girsin
ölü kelebekler sokağına

sen bende daha bitmedin ki
gönlü güvercinli kadın



Tekin GÖNENÇ
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 21-04-2007   #580 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Cvp: Noranynn

DENİZ'İN MAVİ BOYNU


Bir basamak:
Önümde ne var hep bildim. Arkamı kollamayı bilemedim. Güneş esirgemezliği bu. Ayırmaksızın sevmenin bedeli. Toprak, yeşilin boy attığı yer değil ki sadece.
İnsanım ben baba, topraktan türkü yükselir bildim. Avucunda parçalanan tane, yalın bir geleceğin özlemi. Böyle bildim. Sorgu sual toprağa değil, toprağa ihanet edene.
Bilemediler baba. Yaşamak daha mı kolaydı sence?

İkinci basamak:
Burada durmalıyım.uzun bir soluk ama.ne kadar uzun. Zamanın göreceliğini zamanı kullanırken anlıyor insan. Ölüm yaklaşınca yaşamın değeri artıyor derlerdi inanmazdım.her ölüm erken ölüm diyor bazıları. Bazı ölümler genç ölüm bunu niye sormadılar baba.
Güneşi içerken karınca topraktan.gümüşi kanadını açarken bir deli kuş.kendini anlatamamanın ağır kederi erken inen karanlık gibi ranzaya.hayatın bir yolculuk anlıyorsun.
Gözlerimden başka sığınacak yer kalmamıştı.
Kırmızı bir bayrağın onurunu bizden başka taşıyan kalmamıştı.
Zorla mı sıkıştırdılar elimize. Asla. Biz de kaldırmazsak onu yerden toprak onursuz kalır ve yarın olmazdı. Gecenin penceresi hep açık kalırdı.
Beni esirgemek ölümden değil, hayattan olmalıydı değil mi baba?

Bir başka basamak:
Terliyorum, sadece terliyorum, güneş daha yaklaşıyor.
Basamaklar bitmese: Kısa yaşadığım için bana kızma.çok uzun sürecek bir onurdu yaşamı dersin.
Bitmeyen masal gibi. Beni görememenin acısı gönlüne bıçak gibi saplandığında.
Bazı ayrılıklar vuslattır baba.ben kavuşma diyordum. Kızma. Sırasız terk-i diyarlara yürüdüğüm için ömründen. Sevmediklerimi de esirgemeyi neden öğrettin.

...daha:
Baba yüreğim kanıyor bak, bunu ben istemedim. Onlar istedi. Onlar istedi diye de yapmadım. Ben istediklerimi yaptım, çünkü böyle gördüm senden.
Bir fotoğraf kalacak elinde biliyorum. Ne anlatır, hüzünden başka, artık nefes almayan birinin fotoğrafı. An, ne kadar saklı kalır bir yürekte. Son seveni de bakmaz olunca mı ölür fotoğraflar?
Ölüm haklı çıkarmaz biliyorsun.
Ölümsüzlük çok daha zor baba. Bunu öğretmedin.

Bir basamak daha:
Okuduğum bütün şiirler geçiyor şimdi aklımdan. Ölüme yaklaşınca hayatın geçer film şeridi gibi diyenlere bunu söylemek isterdim. Kendi yüzüm bu şiirlerin içinde geziniyor. En sevdiğim şarkıyı söylüyorum içimden. Birileri şimdi kahvaltı yapıyor diye düşünüyorum aile sofrasında. çocuğu bıçağı kirletti diye bir anne yüzünü ekşitiyor. bir kadın eteğini kaldırıyor bir başka şehvetli güneşin altında. Antartika’ da, Afrika’ da neler oluyor. Hindistan’ da daha kaç kadın ölecek sistem yaşasın diye. Ya bu topraklarda. Kaç türkü daha söylenecek zulüm adına. Türküler zulmün önünü kesmiyor, sadece anlatıyor baba...

Son basamak:
Var mı sahi son basamak. Asıl, bu basamaklardan inerken düşünüyorum kendimi ter içinde. Çıkarken döktüğüm terden daha çok ter içinde. Ellerimde değil terin yumuşak taneleri. gönlümde tek tek.dökülüyor. Yağmur sesi gibi geliyor kulağıma kendi terimin sesi. Sanki kırmızı kan ter taneleri. Yüzümü silmeliyim ama utanıyorum. Ölümün emeği terimden utanıyorum. Yukarıda bekliyor terimi silecek olan. Ebedi gençliğimi. Göz gözeyiz onunla.
Utançla bakışıyoruz. Ben ölümümü armağan ettiğim için ona, daha çok utanıyorum. Bunu fark ettiğini hissediyorum. Ömrümün son saniyeleri de bir utanç yarışı işte.
Halkım benden hep utanacak mı baba. Haksızlığa sesini çıkaramayan bir insan korosu Türkçe bir Requem söyleyecek mi bir gün papatyalara karşı. Ter içinde.
Kaçıncı ölümün kurban görüntüsüyüm acaba. Kendinden şüphe etmeyen kalbimin duruşu kendinden şüphe ettirecek mi sokaktaki birini. Yarın bir çocuğu. Kirpiğimdeki tek ter tanesi yanıtlıyor: Evet!
Umudum, korkumu öldürüyor. Kendimi hep yaşayacak hissettiriyor bana.ölümsüzlüğün bir başka sırrı olmalı giden için de kalan kadar. Bunu bütün bedenimde hissediyorum. Bedenim baştan sona hayat.nefesi dursa da hayat.

Hayata inanmayı ölürken de bilmenin huzuru şimdi ikimizin de gözlerinde. onun yanına gidiyorum.

Duruş: Deniz'in mavi boynuna geçirirken yuvarlak ipi: Elleri titriyor hayatın.


Yelda Karataş
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Cevap Yeni Konu Aç

Etiketler
Yok
Hızlı Cevap
Resim Doğrulama
Mesaj:
Seçenekler
Noranynn Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
NoRanynn GÜLGECELER Üyeler Hakkında 6 19-03-2009 13:28
NoRanynn SatanpisT Duygu Yüklü Flash'lar 2 06-11-2007 18:02