| | #601 (mesaj-linki) | |
| Cvp: NoranynnBahar Yağmuru Yağmur yağıyordu bir bahar akşamında. Ve ben seni düşlüyordum.. Balkondan uzattığım bedenim ıslandıkça, Ağlıyordum, çünkü seni hatırlatıyordu yağmur.. Sokağa çıktım, şemsiye almadan, Islanıyordum, şehrimin dar sokaklarında.. Gidiyordum, nereye gittiğimi bilmeden, Ama biliyordum sana ulaşacağımı, umuyordum... Yağmur güzel değildi belki, senin kadar, Ama seviyordum, sebepsiz bir şekilde.. Tıpkı seni sevdiğim gibi... Gökyüzüne baktım o an, göremedim yıldızları.. Kaybettim onlarıda senin gibi.. Ağlıyordum, bir bahar akşamında, Sebebini bilmeden ağlıyordum... Rahatlatıyordu çünkü ağlamak beni, Tıpkı seni gördüğüm anki gibi.. Yağmuru dinliyordum, bir bahar akşamında, Ağzından çıkan her sözü dinlemem gibi... Huzur veriyordu çünkü bana, Sebepsiz ve nedensiz dinliyordum.. Yağmura benzetiyordum seni, herşeyinle.. Yağmurla gelen herşeyi veriyordun bana, Yalnızca birşeyi veremiyordun, yağmur gibi, Bir benim olmayı beceremiyordun.... Eyüp Çiftçi | |
|
| | #602 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn *****Sensizliklerde***** (Çark ağır ağır dönerken buğdayımı öğütemedim) toplasam hepsini birkaç gün çıkar senli zamanlarımdan koskoca hayatta bir an kadar kısa ama hiç izi silinmeyecek kadar derin zamanlar acıdan katran tutan yüreğim simsiyah gecelere ağlar hüznün melodilerinde bir nota asılı kalır es işaretine takılıp susar benliğim bir girdapta döner aşkım beyhude içine alır umutlarımı derin sular boğar saatlerce resmine dalıp bakar gözlerim bir ses gelip kulağımda çınlar ‘’başka işin yok mu senin’’ sen gülersin çok uzaklardan duyarım gözlerim kaçar yüreğim aynı anda hem mutluluğu tadar hem acıyı senle ellerin ısıtırken beni gözlerin ah o gözlerin üşütür bir yaprakta gizlenmiş rüzgar gibi eser ruhuma savurur her veda bir martının gözyaşı olur tuzlu sularda ayrılıkların faturasını öder yine vapurlar hiç dönmeyecek yolcularıyla deniz hırçınlaşır güneş görür gözyaşlarını kaçar yıldızlara bir hilal çıkar yeni başlangıçlara davet eder aynalar küser sırlarını döker hayata aksim görünmez bir puzzlenin parçalarını takarsın bensiz resmin tamamlanır Ayten Karakaş | |
|
| | #603 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn Nora Lisa ve Aşkın Ölümü I. FASIL Nora Lisa; güller kadar ahenkli Kalbime saplanan bir kuş kanadı Hayatın busesi pembecik renkli Aşkından yüreğim sevda ağladı Nora Lisa; güller kadar ahenkli Eritir gönlümü gökte mavi ay Kalplerde buzullar aşka dönüşür Fırlatır okunu üstüme bir yay Kalbimdeki sevgi kanla örtüşür Eritir gönlümü gökte mavi ay Sevgilim, konuşma! Sesin duyulur Nora Lisa, sana bakmamam gerek Seni her görüşte kalbim oyulur Bu aşk ömür boyu sürüp gidecek Sevgilim, konuşma! Sesin duyulur Leylak kokuları, tertemiz toprak Ruhuma üfleyip durur baharı Bir aşk öpücüğü ve sarhoş yaprak Senden haber verir gönül diyarı Leylak kokuları, tertemiz toprak İncitir gönlümü hazin bakışın Kordan bir ok olmuş yakarcasına Düştü üstüme ak çiçeği kışın Yangına susamış bakarcasına İncitir gönlümü hazin bakışın Halka halka geçer saatler, Nora Titrek ışıkların altında kaldık Masmavi aydınlık dönüşür mora Çek bakışlarını, gün bitti artık Halka halka geçer saatler, Nora Akşamın sefası bir başka olur Konar gönüllere bembeyaz kuşlar Şu zavallı aşık derinden solur Kanar yüreği de akmaya başlar Akşamın sefası bir başka olur Nora Lisa, kaldır kirpiklerini Çevir gözlerini nemli gözüme Gökten bir el siler gönül kirini Sevdalı gözlerle bir baak yüzüme Nora Lisa, kaldır kirpiklerini Utanarak geçme yanımdan, Lisa Daha dinlemedin benden şiirler Çevirip yüzünü de boğma yasa Bu güzel türküyü yazsın şairler Utanarak geçme yanımdan, Lisa Zamanla büyürmüş aşk gönüllerde ***** ayrılıklar yasaklanırmış Tomurcuklar açan beyaz güllerde Sevgi, yavaş yavaş yapraklanırmış Zamanla büyürmüş aşk gönüllerde Utangaç bakışlar ve süzülen göz Haber verir bana masum gülüşle Ağzından çıkacak o rindane söz Öldürür sevinçten, sıcak öpüşle Utangaç bakışlar ve süzülen göz Nora Lisa; güller kadar ahenkli Kalbime saplanan bir kuş kanadı Hayatın busesi pembecik renkli Aşkından yüreğim sevda ağladı Nora Lisa; güller kadar ahenkli II. FASIL İsmiyle müsemma olmuştu sevda Yoksa onu ben mi öyle sanmıştım Bir güldürür ve bir ağlatır ya da Ben mi bir sevip de bir usanmıştım İsmiyle müsemma olmuştu sevda Lütuftur kerem bahşeden lisan Yıpranmış lügatin ne anlamı var Çağlar üstü olsa inleyen figan Gönül yaralıysa, mutlaka susar Lütuftur kerem bahşeden lisan Yas tutarmış gönül, bundan kime ne Girift sokakları bilmez ayağım Labirent sıvalı sevda evine Girdim ama, bulup yol çıkamadım Yas tutarmış gönül, bundan kime ne Asilik ruhta var, inkarı olmaz Sen de en az benim kadar asisin Bilmez misin, aşkın diyarı olmaz Ta öbür ülkeden geliyor sesin Asilik ruhta var, inkarı olmaz Sudur tüm varlığın gerçek kaynağı Ateş yanar, gönür islenir durur Atın üstümden şu lanet toprağı Bir hava genzime duman uçurur Sudur tüm varlığın gerçek kaynağı Azaldıkça yollar, uzar mesafe Bakışlarım ufka cefa taşıdı Gönlünde gizlenen ayarsız kefe Yüreğimi katran ile kaşıdı Azaldıkça yollar, uzar mesafe Leyyin bir kelamla nezaket gelse Kalbimin atışı birden dururdu Söyler misin kuzum, bu aşk değilse Sevda sahiline nasıl vururdu Leyyin bir kelamla nezaket gelse Taşınması güçtür elde cevherin Güzellik dışarda mutlak pas tutar Göğsüme dayanan soğuk mavzerin İğnesi, bilirim kalbinde yatar Taşınması güçtür elde cevherin Uçarı zihinle dolaştım seni Saatin kadranı firakı vurdu Ayrılık, galiba aşkın kefeni Yüzüme ateşten küller savurdu Uçarı zihinle dolaştım seni Nora Lisa, sebep neydi ezadan Hangi hain kandırdı seni böyle Ümitler boşluğa ağdı fezadan Kanadımı neden kırdın ki böyle Nora Lisa, sebep neydi ezada Eskiyen arzular birden döküldü Yapışmaz yarama sahte sevgiler Birden yüreğimden ismin söküldü Aşkım, karanlık bir yerde iniler Eskiyen arzular birden döküldü Resmiyle müsemma olmuştu sevda Yoksa onu ben mi öyle sanmıştım Bir güldürür ve bir ağlatır ya da Ben mi bir sevip de bir usanmıştım İsmiyle müsemma olmuştu sevda III. FASIL Vaveyla kopmakta semadan yere Meskun gönül yine kanadı hasıl Arzdan Arş'a varan uzun öndere Okudu aşk ile bir dahi fasıl Vaveyla kopmakta semadan yere Esridi yüreğim, sağnak olacak Kupkuru toprağı ezecek yağmur Cilasız avcuma leke çalacak Ateşimle hayat bulacak çamur Esridi yüreğim, sağnak olacak Aşk ölür mü deme, işte ölüyor Yalnız benim değil, senin de suçun Nasıl ki bir şehit Arş'ta gülüyor Zararı mı vardı aşka orucun Aşk ölür mü deme, işte ölüyor Şimdi yalnızca ben, yalnız ben varım Firakın savurdu beni dağlara Oysa yalnızlıktan ne çok bizarım Takıldım enginde zalim ağlara Şimdi yalnızca ben, yalnız ben varım Kanımda donunca sıcak nefesin Dirildi kalbimde olanca şikar Sesime alevle yaklaştı sesin Vücudum yandıktan başka ne çıkar Kanımda donunca sıcak nefesin Itır güzel kokar, yakarsan şayet Gönlümün kokusu göğe uzandı Sevgi ayetinde edilen lanet Sanma ki banadır; yalnızlıktandı Itır güzel kokar, yakarsan şayet Nora Lisa, işte ölüm boğazda Ayrılık ölümdür sevgili için Aşkı tütsüleyen çetrefil nazda Hayır yoktur, bilsen, ayrılık niçin Nora Lisa, işte ölüm boğazda Ölmek, olmak değil; kanma dervişe Cam gibi içinde donar elbet can Deniz kenarından ufka gidişe Viran kiliseden alkış tutar çan Ölmek, olmak değil; kanma dervişe Leyla'yı saraya, Mecnun'u çöle Hapseden katili kim durduracak Mel'anet fışkıran kahırlı göle Asa ile hangi Musa vuracak Leyla'yı saraya, Mecnun'u çöle Üstümde gafletten örülü sükun Ayrılık damarı kalbimde hortlar Hangi kitapta ki böyle bir kanun Vuslat yaprağını dişler aç kurtlar Üstümde gafletten örülü sükun Mısralar kan gölü, kelimeler kan Artık ışık vurmaz, perdeler kara Firakın ölüme sarıldığı an Aşklar kurşun sıkar hayata, zira Mısralar kan gölü, kelimeler kan Ünledi vaveyla semadan yere Meskun gönül yine kanadı hasıl Arş'tan arza inen uzun öndere Okudu aşk ile bir dahi fasıl Ünledi vaveyla semadan yere İlyas Altuner | |
|
| | #604 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn | |
|
| | #605 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn Yağmur yağıyor. Mutfak camındayım. Nasıl üşüdüğümü bilemezsin. Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne. Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama… Şimdi telefon açsam sana, sesini duymak da yetmiyor ki. Hep aynı cümleler; “Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?” Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde. Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen mutfakta dalıp giderdin yemek yaparken, tahta kaşıkla tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba? Özlemek çok fena anne. Anlamak seni; daha da fena… Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları. Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var. Gittikçe sana mı benziyorum ben, ya da “Annenin kaderi kıza” dedikleri doğru mu? “Baban eskitir her şeyi kızım” demiştin bir kez, anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim. Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde. Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye, çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne, yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum. Evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor, televizyon seyrediyor, akşam çalan kapıyı açıyorum, açtığımı gören olmuyor. Pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor. Çay demleniyor, demleniyor, demleniyor… Kederim mutfağımın her yerine yerleşiyor. Ah nasıl eskiyor her şey anne, nasıl eskiyor. Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum. Seni çok özlüyorum. Bana yasakladığın bahçeler, sana da mı uzaktı hep? Gidemeyişine ağladın mı sende? Ne zaman eskiyor sevgiler? Ödenen bedellerin acısı geçince mi? İşte böyle, kalbimde bir acı. Şarkılar seni söyler. İclal AYDIN | |
|
| | #606 (mesaj-linki) | |
| Cvp: NoranynnSAĞANAK kırılan bir kol gibi düşer yağmur sahici nefesime seni anlatan kutsal bir kitap eklerim kütüphaneme rahatsız bir ses iner kırılan penceremden yükseğe minnet etmene gerek yok sevgilim ayrıldık diye yalpalayan bir kalp gibi sunarım sevgimi ellerine kararsız bir gidişi kutlarım bütün doğum günlerimde rüzgarı benzetemem artık kendime verdiğim sözlere minnet etmene gerek yok sevgilim bitti diye örtülen bir çocuk yüzü gibi birikiyorum sesinde sırrımı süslüyorum yazdığım her şiirde ertelenen bir sınav gibi kalıyorum kaleminde minnet etmene gerek yok sevgilim ben öldüm diye MAHMUT CELALOĞ | |
|
| | #607 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn Gece oldugunda seni aydinlatan hilal oldum. Uykuya daldiginda rüyanda gördügün hayal oldum. Sana yakin olayim diye, damarlarinda dolasan kan oldum; bir hâl oldum sana kavusayim diye, hamal oldum seni tasiyayim diye, ve saçlarina dokunayim diye, tenini oksayan rüzgar oldum. Lâl oldum... Mum gibi eriyip aktiginda seni saran alev oldum. Kisin soguk ayazlarinda seni koruyan duvar oldum. Yazin sicak günlerinde, hastalanmayasin diye, gölgen olan bulut oldum. Hayat oldum yasayasin diye, nefes oldum soluklanasin diye, ve beni unutmayasin diye, benligine kazinan isim oldum. Lâl oldum... Gök yüzüne bakip bir dilek tuttugunda kayan yildiz oldum. Siginacak gölge aradiginda, iri cüsseli bir mese oldum. Susuzlugunu gideresin diye, sokak basinda çesme oldum. Soru oldum cevabini arayasin diye, tasa oldum düsünesin diye, ve hislerini yazasin diye, kalem oldum kagit oldum. Lâl oldum... Hüzünlenip agladiginda akan gözyasin oldum. Gülümsediginde etrafinda uçusan pervane oldum. Mest olasin diye, kulaklarinda yankilanan nagme oldum. Kitap oldum okuyasin diye, çiçek oldum koklayasin diye, ve sevdigimi söylemeden bilesin diye, agzi kilitli, lâl oldum... Ahmet Arslan | |
|
| | #608 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn Dönüşü Olmayan Gidiş Kâmuran Esen Giderken Ne bir uğurlayan var Bu evde beni Ne / döndüğümde Karşılayan bakışlar. Sadece Özleminin Yalnızlığımla kesiştiği yerde Asılı duran hüzün var. Kalkmış göçün Yükünü indirdiğin Her duraktan. Bana kalan Fırtınaya yakalanmış Kuru çiçekler yığını / hatıralar. Kayıp gidiyor toprak Ayaklarımın altında Nereye bassam. Irmakta / suya düşen öpüşlerimiz Kırağı düşmüş saçaklarda Gülüşlerimiz üşümekte. Adı batsın Yazgısı değişsin Bu / dönüşü olmayan gidişin. Ya da / öğretsin sabrı Nafile Çaresiz Yüreğime dağları deviren bekleyişin. | |
|
| | #609 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn | |
|
| | #610 (mesaj-linki) | |
| Cvp: NoranynnSürgündeyim Şimdi talan, aklımın en ücra köşelerinde acziyetim, kitabelere düşmüş silinen, can haritamdı tufanlarda kovulmuştum yürek cennetlerinden ruhum çırılçıplak kabuğu kırılmış arzın dışına ötelenmekte firkat kelepçesi ayaklarıma vurulmuş sürgündeyim şimdi... rüzgârların kanadına astım hazan kuşunun feryadını güneşe hasret iklimleri yük katarlarıyla aştım nafileydi son nefes çırpınışları tufan tortularının altında canlarım bir bir damarlarımdan çekilirken telsiz anonsları koro halinde adım yasaklılar listesinde yüreğim sınırlar ötesinde sürgündeyim şimdi... bu kaçıncı kovuluşun cenneti saymadığımızda bu kaçıncı katlin Habil'i saymadığımızda bu kaçıncı tufanın Nuh'u saymadığımızda bu kaçıncı teslimiyetin İbrahim'i saymadığımızda bu kaçıncı hicretin Medine'yi saymadığımızda bu kaçıncı firkatin Leyla'yı saymadığımızda ey yüreğim sulansın gülistan gözyaşlarınla kapanan kapıların ardında sürgündeyim şimdi... kaç kıta kaç ülke dolaştım tüm evreni sabrımla aştım bulutlarda yıkandım göçmen kuşlara yoldaş oldum sürgün sayılmadı da bir yüreğe bir göze zehirlerle kutsanmış bir söze mahkûm olup sınır dışı edilerek sürgündeyim şimdi... dikenli yollarda yürümek sevda güllerine basmamak içindir acısı en kuytu köşelerini yaksa da yürekten yüreğe aksa da aşk tek kişiliktir ey sevgili hiç bir karşılık beklemeden sevdamı yüreğime koyuyorum ceylanların göz yaşıyla suladığı nergisleri topluyorum ayın doğduğu yerde sürgündeyim şimdi.... Turhan Toy | |
|
![]() |
| Etiketler |
| Yok |
Noranynn Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| NoRanynn | GÜLGECELER | Üyeler Hakkında | 6 | 19-03-2009 13:28 |
| NoRanynn | SatanpisT | Duygu Yüklü Flash'lar | 2 | 06-11-2007 18:02 |