• Üye Ol
Sayın ziyaretçi, MsXLabs® okul eğitimine yardımcı soru-cevap platformuna hoş geldiniz!

Özellikle ilköğretim öğrencileri için kurulan bu platformda, eğitim içerikli sorular sorabilir ve diğer kullanıcıların sorularına cevap yazarak katkıda bulunabilirsiniz.

Üye olmak için tıklayınız.

Çevrimiçi Kullanıcılar

Could ve couldn't ile ilgili cümle örnekleri verir misiniz?

8,632 gösterim
acilen Could (50) tane , Couldn't (50) tane toplam yüz tane örneğe ihtiyacım var. Geçmişteki yapabildiğimiz şeylerle ilgili örnekler lütfen çok acil.
22 Nisan 2012 misafir sordu
24 Nisan 2012 düzenledi
daha çok örnek verbilirmisiniz?
Hezarfen could fly

1 cevap

0 oy
Ability in the past (Geçmişteki bir yeteneği ifade ederken):

- When he was young, he could work all day long.

- Gençliğinde gün boyu çalışabiliyordu.


- When she was five, she could read and write

- Beş yaşında iken okuyup yazabiliyordu.

- I was ill, so I couldn’t go to school yesterday OR

- Hasta idim onun için dün okula gidemedim.


2- Present possibility (İhtimal ya da tahmin bildirirken):


- There is somebody in our car, he could be a thief.

- Arabamızın içinde biri var, o bir hırsız olabilir.


3- Ability in a conditional sentence (present-unreal) (Şart cümlelerinde):


- You could learn English if you studied regularly.

- Düzenli çalışırsan İngilizce’yi öğrenebilirsin.


4- In polite requests, offers and asking for permission (İstek, öneri ya da izin ifadelerinde):


REQUEST (İstek):

- Could you help me, please?

- Lütfen bana yardım edebilir misiniz?

OFFER (Öneri) :

- Could you be my guest?

- Misafirim olur musunuz?


PERMISSION (İzin):

- Could I read your newspaper?

- Gazetenizi okuyabilir miyim?


5- SUGGESTION (Öneri):

- You could ask him to help you.

- Ondan sana yardım etmesini isteyebilirsin.


6- In indierct speech (as the past of CAN) (Dolaylı anlatımda):

DIRECT:

- She said, ’I can cook’.

-“Yemek yapabilirim” dedi.


INDIRECT:

- She said she could cook.

- Yemek yapabildiğini söyledi.


7- Expresses unfulfilled possibility in the past with could have + past participle (Geçmişte değerlendirilmeyen bir yeterlilik):

- He could have been champion, but he wasn’t given a chance.

-Şampiyon olabilirdi fakat kendisine fırsat verilmedi.
My grandfather could speak five languages.
Büyük babam 5 dil konuşabilirdi.
Alf played well but he couldn't beat Jack. .
Alf iyi oynadı ama Jack'i yenemedi.

(Olumsuz) My grandfather couldn't swim.
Büyük babam yüzemezdi.

(Olumlu) Jack was an excellent tennis player. He could beat anybody.
Jack harika bir oyuncuydu. Herkesi yenerdi. (Herkese karşı genel bir yeteneği vardı.)

Could you tell me where the hospital is, please?
Hastanenin nerde olduğunu bana söylermisiniz lütfen?
22 Nisan 2012 misafir cevapladı
...