Eğitim ve bilim alanında topluma örnek olmuş bir kişinin çocukluğunu yazar mısınız?

16,107 gösterim
20 Ocak 2012 misafir sordu
20 Ocak 2012 düzenledi

5 Cevap

+1 oy
20 Ocak 2012 misafir cevapladı
20 Ocak 2012 düzenledi
Mustafa Kemal ATATÜRK

Mustafa Kemal, 1881 yılında Selânik’te Kocakasım Mahallesii’ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.
Mustafa eğitim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenim görmeye başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi’ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e gidip okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi.
21 Ocak 2013 misafir yorumladı
güzelmiş
+1 oy
25 Ocak 2012 misafir cevapladı
Mustafa Kemal ATATÜRK

Mustafa Kemal, 1881 yılında Selânik’te Kocakasım Mahallesii’ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.
Mustafa eğitim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenim görmeye başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi’ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e gidip okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi.




                                      YAZAN SEMRA ATİLAY
+1 oy
6 Şubat 2012 misafir cevapladı
TÜRKİYE’NİN İLK PATENTLİ MATEMATİK BULUŞU
                    Firmamız Milli Eğitim Bakanlığının ilköğretim okullarında birçok sınıfın müfredatında yer alan (özellikle 2,-3,-4,- ve 5, sınıflarda )doğal sayılarla çarpma ve bölme işlemlerinin hızlı ve doğru bir şekilde yapılabilmesi için temel şart olan,çarpım tablosunun ezberlenmesi ile ilgili olarak çarpım tablosu ezberletici bir  oyun geliştirmiş bulunmaktadır. Esasen bir buluş olup patenti firmamıza aittir. (Türk Patent Enstitüsü Patent No:2010-g224351)Dünya da ve Türkiye’de başka bir benzeri yoktur. Ülkemizin ilk patentli matematik materyali olması firmamız açısından bir övünç kaynağıdır. Bu buluş,bir çarpım tablosu ezberleme materyali ve bu materyal kullanılarak yapılan ezberleme yöntemi ile ilgilidir.
             Matematik programının içinde yer alan somut materyaller Milli Eğitim  Bakanlığının ndersler işlenirken kullanılması gerekli olan araç ve gereçler olarak ön görülmektedir. Dolayısıyla çarpım tablosu oyunu da okullarda ders işlenirken ya da öğrencilerin evlerinde kullanabilecekleri ve onlara çok kolaylık sağlayan bir ouyundur. Somut modellerin kullanılması öğrencilerin dersi daha kolay öğrenmesine olanak sağlamaktadır. Somut modeller ve benzeri gösterim şekillerinin kullanılması öğrenme sürecini kısaltır ve kolaylaştırır.
                                     OYUNUN AMAÇLARI
---öğrencilerin,çarpım tablosunu ezberlemesini kolaylaştırmaktır.
--- Çarpım tablosu ezberlenirken zamandan tasarruf edilmesini sağlamaktır.
--- Çarpım tablosu ezberleme işinin eğlenceli bir şekilde yapılmasını sağlamak ve ezber zorunluluğunun öğrencide oluşturduğu psikolojik sıkıntıyı azaltmaktır.
--- Kişinin ezberleme yeteneğinin gelişimini takiptir.
                    Birçok il ve milli eğitim müdürlükleri ürünümüzü inceleyip faydalı bulmuşlar bu nedenle yönetimleri dahilindeki tüm okullara tanıtılması hususunda tanıtım izni vermişlerdir. Belgelerini ve patent belgemizi internet sitemizden inceleyebilirsiniz.
   (daha detaylı bilgi için www.carpimtablosuoyunu.com)
Bu ürün toplamda 100 adet kartla oynanan ve genellikle 2-3 saatlik süre içinde öğrencinin çarpım tablosunu ezberlemesini sağlayan bir oyundur. Ürünümüz özel bir kartondan imal edilmiştir ve tombalayı andıran bir oyundur. Takımı 2,5 TL olup PTT kargo ile ödemeli olarak gönderilmekte ve genellikle 3 iş günü içinde adresinize ulaşmaktadır.
                  Gözlemlerimize göre bu ürüne şu yollarla sahip olup öğrencilerine ulaştırmaktadırlar.
     Saygılarımızla

                                                                                                        ÖMER KARAMAN
                                                                              Matematik Eğitim Materyalleri
                                     Tel (0212)   417   60   44  - GSM: (0536)   483   89   54
                                       Faks (0212)   417  25  21      www.omerkaramanegitim.com
9 Şubat 2013 misafir yorumladı
sikerim ha seni ben bunuda yazacaksam orospu çocuğu belanı siktiğim
0 oy
12 Şubat 2012 misafir cevapladı
teşekkürler arkadaşım
0 oy
1 Haziran 2012 misafir cevapladı
MİMAR SİNAN

Dünyanın en büyük mimarlarındandır. Kayseri'nin Ağırnas köyünde doğdu. Fakir bir ailenin çocuğuydu. İlk tahsilini köyünde yaptı.
Sinan, çocukluk döneminde bağda-bahçede, tarlada, inşaatlarda çalışarak ailesine yardımcı oluyordu. Ayrıca öğrenimine devam ederek ilimde ilerlemek, hatta ilmin zirvesine çıkmak istiyordu.
Ailesinin maddi durumu iyi olmadığı için başka şehirlere gidip okuyamamıştı. Fakat Sinan, kendisini yetiştirmesini bildi.
Sinan, henüz çocukluk döneminde, mimarlık sanatına merak salmıştı. Dere kenarında, çamurdan evler ve köprüler yapıyordu...
Çevresindeki çocuklarla oyun oynarken, o hep usta oluyordu. Köprüler, saraylar, okullar yapıyordu...
Ayrıca kılıç kullanmasını ve ata binmesini de iyi öğrenmişti. Artık köyü ona dar geliyordu. Orduya girmek, seferlere katılmak için can atıyordu. İstediği fırsat, ancak yirmi iki yaşındayken gerçekleşti.
Yavuz Sultan Selim zamanında köyüne gelen memurlara rica ederek orduya yazıldı. O andan itibaren de geleceğin Mimar Sinan'ı olmak için büyük adımlar atmaya başlamıştı.
Orduda iken yaptığı hizmetlerle kendisini herkes tanımıştı. Bilhassa nehirler üzerine köprüler kurarak ordunun seferlerdeki intikaline büyük imkân sağlamıştı.
Hayatında yüzlerce köprüler, medreseler, saraylar, camiler, hanlar ve hamamların yapılmasına vesile olmuştu.
Eserlerinden çoğu hâlâ bütün ihtişamıyla dimdik ayaktadır. Bugün bir Selimiye'yi, bir Süleymaniye'yi, Bir Şehzadebaşı'nı seyrederken Mimar Sinan'ı hatırlamamak mümkün müdür?
Büyük Türk Milleti'ne yaraşır şekilde büyük eserler yapan Mimar Sinan'dan Allah razı olsun. Rûhu şâd olsun.
Daha nice büyük insanlarımızın yetişmesi dileğiyle...
a Mimar Sinan'ın en önemli üç eseri, yapılış tarihleri sırasıyla Şehzade, Süleymaniye ve Selimiye camileridir. Kendisi, bu camiler hakkında şunları söyler:
"Kalfalığımı İstanbul'daki Şehzade Camii'nde icra ettim. Ustalığımı da Süleymaniye Camii'nde tamamladım. Fakat bütün gayretimi Edirne Selimiye Camii'ne sarfedip, üstadlığımı ortaya koyarak ilan ettim. Bildiğimiz cihanın mimar ve mühendisleri var. Gayret sarfetseler, böyle bir büyük eseri bina etmekten aciz olacaklardır. Hiçbir Padişah da, bu kadar fazla para harcamaya cür'et edemeyecektir."
a Mimar Sinan'ın, Şair Mustafa Sai Çelebi'ye dikte ettirdiği Tezkiretü'-l Bünyan" adlı kitapta, yaptığı eserlerin miktarı şöyle kaydedilmiştir:
81 Cami, 50 mescid, 55 medrese, 19 türbe, 14 imaret (aşevi), 7 darü'l-kurra, 3 dârüş-şifa (hastane), 33 saray, 6 suyolu, kemer ve bend, 9 köprü, 17 kervansaray, 37 hamam, 6 mahzen. Ancak bu listede eksiklikler vardır. Ayrıca küçük çaptaki binalar, mutfak ve kilerler yazılmamıştır.
a Mimar Sinan'ın açtığı çığır, sonraki asırlarda da meyvelerini vermeye devam etmiştir. Meselâ, Sultanahmed Camii ile Hindistan'ın Agra şehrindeki dünyaca meşhur Tac-Mahal'i O'nun talebeleri yapmıştır. (1)
14 Şubat 2013 misafir yorumladı
vayyyyyyyyyyyyyyyyy bee
21 Ocak 2014 21.01.2014 yorumladı
güzel
21 Mayıs 2014 misafir yorumladı
çok güzel yani teşekkürler ödevime yardımcı oldu hem de 100 aldım bu arada ben 4 e gidiyorumn kem de adım sevde
21 Mayıs 2014 misafir yorumladı
aynennnnnnnnn kızlar ben devamım sevde bub  arada sizin sevgil,iniz varmı benim var hem de 2 tane biri arda inci ikinci kaan ünlü ama onlar beni seviyo ama ben de biraz hep kankam sevgilim diyor hadi bay

10,886 soru

20,088 cevap

4,326 yorum

2,253 üye

11 Çevrimiçi
0 Üye ve 11 Ziyaretçi
...