Arama

Varis ameliyatı hakkında bilgi verir misiniz?

En İyi Cevap Var Güncelleme: 12 Mart 2018 Gösterim: 31.554 Cevap: 4
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
Ziyaretçi
16 Kasım 2008       Mesaj #1
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
Varis ameliyatı hakkında bilgi verir misiniz?
EN İYİ CEVABI Safi verdi
Tedavi seçenekleri:
Varis tedavisinde 2 ayrı sorun birlikte giderilmelidir. Dıştan görülebilen varisler tedavi edilmeli, ancak belki bundan daha önemli olan altta yatan ve toplardamar içindeki basıncın artmasına yol açan sorunun giderilmesidir. Böylece hastanın görüntü sorunu giderildiği gibi ağrı ve bacakta şişme yakınlaraı düzelecektir. Belki de en önemlisi hastaların temel kuşkusu olan varislerin tekrarlama olasılığı en aza indirilecektir.
Sponsorlu Bağlantılar

Skleroterapi (iğne tedavisi):
Bacaktaki varislerin içine çok ince iğneler ile bir madde verilerek toplardamarın tıkanmasıdır. Orta ve büyük çaplı damarlarda başarı şansı düşük olduğundan önerilmemektedir. Çapı 1-3 mm civarında olan varislerde kullanılabilir . Uygulanan venin çapı arttıkça yöntemin başarısı azalmaktadır. Köpükle yapılan skleroterapi son 10-15 yıl içinde İspanya dan popüler hale gelmiş ve son zamanlarda bazı Batı Avrupa ülkelerinde de uygulanmaya başlanmıştır. Bu girişim muayenehane veya poliklinik koşullarında yapılmaktadır. Her seansta belli bir alan yapılmakta ve belirli aralıklarla hasta çağırılarak tedavi tamamlanmaktadır. Hasta girişim sonrası yürüyerek evine gidebilmekte, araba kullanabilmektedir. Girişim sonrası 3-5 gün arasında varis çorabı giyilmesi önerilmektedir. Başarı oranı yüksektir. Yan etkiler nadir olsa da görülebilir. Allerjik reaksiyon son derece nadirdir. Verilen ilacın damar dışına sızması renk değişikliğine yol açabilir. Tedavi sonrası bu bölgede oluşan morluklar ve şişlikler geçicidir.

Lazer tedavisi
Lazer teknolojisi varis tedavisinde son 5 yıldır gittikçe artan yaygınlıkta kullanılmaktadır. Cildin dışından verilen lazer ışınları ile çapı 1 mm altında olan toplardamar genişlemeleri yok edilebilir . Ancak daha geniş çaplı damarlar cilt dışından lazer ile tedavi edilmemelidir. Damarı kapatmak için gereken yüksek enerji ciltte yanıklara, renk değişikliğine ve parşömen gibi değişikliklere yol açabilir.

Günümüzde tüm dünyada en popüler tedavi büyük varislerin içten lazer ile kapatılmasıdır . Bu girişim eskiden hemen daima cerrahi tedavi gerektiren hastalarda rahatlıkla kullanılabilmektedir. İşlem sırasında öncelikle bir iğne ile damarın içine girilmektedir. Ardından Doppler ultrason denen bir cihaz kılavuzluğunda öncü tel damarda uygun yere yerleştirilmektedir (resim 8). Ardından lazer ışığını damar duvarına verecek olan ince tüp damar içinde ilerletilmektedir. Son olarak lazer kaynağı çalıştırılarak kontrollü olarak damarın içten tıkanması sağlanmaktadır . Bu yöntem önemli avantajlara sahiptir. Öncelikle lokal anestezi altında yapılabilmektedir. İşlem ortalama 30 dakika-1 saat sürmekte, hasta 1-2 saat dinlendikten sonra yürüyerek evine gönderilmektedir. İşlem sonrası hareketlerinde herhangi bir kısıtlama gerekmemektedir. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinde heryıl onbinlerce hasta bu yöntem ile tedavi edilmektedir. Girişimin başarı oranı %98 civarındadır. Bu yöntem varis yakınması olan olguların % 70’ine uygulanabilmektedir. Başarı için iyi hasta seçimi çok önemlidir.

İşlemin komplikasyonları nadirdir. Olguların %20’sinde bacakta geçici morluk oluşabilir. Yöntemin önemli dezavantajı maliyettir. Kullanılan lazer tüpleri tek kullanımlık olup herbiri 400 dolar civarındadır. Günümüzde bu teknoloji ülkemizde tarafımızdan yaygın olarak uygulanmaktadır.

Lazere benzer şekilde damarın içten kapatılmasını sağlayan diğer bir yöntem ses dalgalarının kullanılmasıdır. Bu girişimin uygulanması lazer ile aynıdır. Tek fark lazer enerjisi yerine ses dalgaları kullanılarak tıkanma sağlanmasıdır. Bu yöntemde lokal anestezi altında yapılmakta ve hasta girişim sonrası evine gönderilebilmektedir.

Cerrahi tedavi
Burada amaç dıştan görülen varislerin çıkartılmasının yanısıra toplardamarların içinde yüksek basınca yol açan, ve hemen daima kasık bölgesindeki kapakçıkların yol açtığı yetersizliğin giderilmesidir. Bu yetersizlik giderilmezse hastaların yakınmaları süregelecek ve varisler kısa zamanda tekrarlayacaktır. Hastaların ameliyat öncesinde Doppler ultrason ile incelenmesi bu nedenle çok önemlidir. Eskiden ayak bileğinden kasığa kadar tüm toplardamar bir tel yardımı ile soyulmakta idi. Bu girişim artık son derece nadiren kullanılmaktadır. Çünkü diz altındaki ana yüzeysel toplardamarın kendisinde varis gelişme olasılığı azdır . Bu damar ileride yapılabilecek kalpte bir bypass operasyonu için gereklidir ve olabildiğince korunmalıdır. İdeal tedavi lazer veya ses dalgası enerjisi kullanarak kasık-diz arasındaki sorunu gidermek ve kalan yan dal varislerini bölgesel olarak çıkartmaktadır.

BAKINIZ
Varis Hastalığı
Son düzenleyen Safi; 12 Mart 2018 15:59
16 Kasım 2008       Mesaj #2
Keten Prenses - avatarı
Üye
herşeyden önce bir hasta ameliyat öncesi preoperatif denen süreçte gerekli uzman kontrollerinden ve narkoz açısından anestezi uzmanı tarafından değerlendirilir. ve onların değerlendirmelerine güvenmelisiniz. annenizin yaşını bilmiyorum diğer kriteleride yazmamışsınız. ama şubu söyleyebilirimki varis ameliyatının karaciğer ve kalp üzerine oplumsuz bir etkisi yoktur.tam tersine kalbin yükünü hafifletip,daha iyi çalışmasını sağlar..ama dediğim gibi anesteziye dayanır mı? ameliyat olabilirmi? sırularını en iyi tüm laboratuar değerleri ve diğer fonksiyonlarını bilen kişi yani doktorunuz cevaplayacaktır.. lazer konusuna gelince lazer ameliyat kadar genel ve yaygın yapılmamaktadır. hem her hastanede bulunmaz,hemde bazı kriterler gerekli hastanın daha genç olmasının gerekliliği gibi.. bence doktorunuza güvenin. yada başkabir damar cerrahıylada görüşün..içiniz rahat etsin..
sağlıklı günler dilerim.
Sponsorlu Bağlantılar
Quo vadis?
ziyarteçi233 - avatarı
ziyarteçi233
Ziyaretçi
27 Temmuz 2009       Mesaj #3
ziyarteçi233 - avatarı
Ziyaretçi
Lazer ve radyofrekans ile varis ameliyatı lokal (bölgesel) anestezi ile hasta uyutulmadan da yapılabilmektedir.

LAZERLE VARİS TEDAVİSİ
Günümüzde tüm dünyada en popüler tedavi büyük varislerin içten lazer ile kapatılmasıdır. Bu girişim eskiden hemen daima cerrahi tedavi gerektiren hastalarda rahatlıkla kullanılabilmektedir. İşlem sırasında öncelikle bir iğne ile damarın içine girilmektedir. Ardından Doppler ultrason denen bir cihaz kılavuzluğunda öncü tel damarda uygun yere yerleştirilmektedir. Ardından lazer ışığını damar duvarına verecek olan ince tüp damar içinde ilerletilmektedir. Son olarak lazer kaynağı çalıştırılarak kontrollü olarak damarın içten tıkanması sağlanmaktadır. Bu yöntem önemli avantajlara sahiptir. Öncelikle lokal anestezi altında yapılabilmektedir. İşlem ortalama 30 dakika-1 saat sürmekte, hasta 1-2 saat dinlendikten sonra yürüyerek evine gönderilmektedir. İşlem sonrası hareketlerinde herhangi bir kısıtlama gerekmemektedir. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinde heryıl onbinlerce hasta bu yöntem ile tedavi edilmektedir. Girişimin başarı oranı %98 civarındadır. Bu yöntem varis yakınması olan olguların % 70’ine uygulanabilmektedir. Başarı için iyi hasta seçimi çok önemlidir.

RADYOFREKANS DALGALARI İLE VARİS TEDAVİSİ
Varis tedavisinde değişen yeni uygulama ile ağrılı Varis damarlarından kolayca kurtulabileceksiniz.
Uygulamanın başarısı üç yıllık takiplerde yüzde doksanların üzerinde olup, hasta memnuniyeti yüzde 98 civarındadır. Uygulamanın FDA onayı vardır. Yeni teknoloji ile minimal invasiv olarak Radio Frekans kateterler kullanılarak steril ortamda ameliyathane veya muayenehanede lokal anestezi ve renkli doppler görüntü destegi ile segmental ablasyon ( 7cm,7F ) yöntemi uygulanarak ayaktan tedavi şeklinde varis damarlarının kurutulması gerçekleştirilmektedir.
Bu uygulama 20 milimetreye kadar olan safen damarları için yapılmaktadır. İyileşme süresi çok kısadır. Kozmetik olarak çok başarılıdır. Bu yeni teknolojik uygulama yöntemi lokal anestezi ile yapılmaktadır. Hastanın uygulama sonrasında hastahanede yatmasına gerek olmamaktadır. Ağrılı reflusu olan Varis Damarlarına diz altından iğne ile girildikten sonra, ince bir Radio Frekansı kateteri yerleştirilip Renkli Doppler görüntü desteği ile segmental ablasyon ( 7cm,7F ) yöntemi uygulanarak 120°C enerji verilmektedir.

Kateterin 7cm’lik bölgeye 20 saniyelik segmental ablasyon yöntemi uygulanması sonunda kurutularak kateter dışarı çıkarılmaktadır. Total uygulama süresi bir hasta için 30 dakikayı, damara girildikten sonra 3.5 dakikayı geçmemektedir. Hastanın uygulama yapılan bacağına bandaj sarılarak 2-3 gün boyunca damarın kapalı kalmasına yardımcı olunmakta ve bu süreye müteakip basınçlı varis çorabı tedavisine geçilmektedir. Bu yöntem ile tedavi edilen hastalar bir gün sonra normal aktivitelerine dönebilmektedir. Varisli hasta damarın kurutularak kapatılması sonucunda, sağlıklı yeni damarlar gelişerek onun yerini almaktadır. Normal kan akışı sağlandığında ağrı ve varise bağlı diğer oluşumlar iyileşmektedir. Uygulama sonrasında hastalarda morluk, şişlik ve yara izi olmamaktadır. Bu uygulama etkili ve başarılı olmaktadır.
Son düzenleyen Safi; 12 Mart 2018 16:00
ener - avatarı
ener
Ziyaretçi
6 Eylül 2010       Mesaj #4
ener - avatarı
Ziyaretçi
Kompresyon tedavisi
Bu tedavide, rahatsızlığın boyutuna bağlı olarak, elastik bandajlar ya da varis çorapları kullanılarak, dokulara ve rahatsızlığa neden olan damarlara baskı uygulanır. Bu sayede toplardamarların duvarları biçimlerini yitirmez, damar içindeki kapakçıklar yeniden doğru şekilde kapanır ve böylelikle kanın bacaklarda birikmesini engeller. Kompresyon tedavisi, variste, kronik toplardamar yetersizliğinde, lenf ödemlerinde ve toplardamarların gebelik sırasında genişlemesinde uygulanır.

Lazerle tedavi
Cilt dışından lazer tedavisi uzun yıllardır, cildin hemen altında yer alan, çapı 1 mm altında olan küçük kılcal varislerin tedavisinde uygulanmaktadır. Tedavi sırasında güçlü bir lazer ışını sorunlu bölgeye yönlendirilir. Işın toplardamarın içindeki kanın ısınmasına ve katılaşmasına neden olur. Küçük varis dallan bu şekilde tıkanır. Tedavinin ardından müdahale edilmiş damarlar dışarıdan bakıldığında hafif kahverengi görünür. Ancak bu renk değişimi yaklaşık birkaç ay sonra geçer.
Günümüzde lazer tedavisi, gelişen yüksek teknoloji sayesinde büyük varislerin tedavisinde de kullanılmaktadır. Bu yöntem, genel anestezi altında yapılan ve damarların cerrahi olarak çıkarılması esasına dayanan yöntemlere bir seçenek olarak geliştirilmiştir.
Amerika Birleşik Devletleri ve Batı Avrupada son 5 yıldır yaygın olarak kullanılan bu yöntem ülkemizde de 3-4 merkezde uygulanmaya başlamıştır.
Damar içi lazer tedavisi, büyük varisli damarların içten uygulanan lazer anesteziyle tıkanması yöntemine verilen isimdir. Bu işlem, lokal anestezi ile muayenehane koşullarında da yapılabilir ve çoğu zaman 30-45 dakikada tamamlanır. Hastaya dikiş atılmasına gerek yoktur.
Operasyon sonrası, tedavi edilen bacağa bandaj uygulanır ve hasta biraz dinlendikten sonra evine yürüyerek dönüp, normal aktivitelerine devam edebilir.
Her varis hastası bu yöntemle tedavi edilemez. Varis halini almış ana yüzeysel toplardamarların çoğunda kullanılabilir. Ancak yalnızca yan damarlarda küçük varisler varsa, bu hastalarda iğne tedavisi daha iyi olabilir.

İğneyle tedavi
Bu işlemde hastalıklı toplardamara, damar çeperlerine hasar veren bir madde verilir. Bunun ardından, baskılı kompresyon uygulanmasıyla damar çeperleri birbirine yapışır ve toplardamar işlevini yapamaz, yani buradan kan akışı gerçekleşmez. Zamanla vücut bu toplardamarı ortadan kaldırır. Tıkanan toplardamarların görevini, yani kanın kalbe geri taşınmasını çevredeki diğer damarlar üstlenir. Bu tedavi yöntemiyle öncelikle tıkanan küçük kılcal damarlara ve toplardamarların küçük yan damarlarına müdahale edilir.

Varis ameliyatları
Eskiden büyük kesilerle çıkartılan varisler, artık üzerlerine yapılan 2-3 mm uzunlukta kesilerle temizlenebiliyor. Bu kesilere dikiş atılmasına gerek olmadığı gibi, özel bantlar kullanılarak kısa sürede iyileşmesi sağlanıyor.
Önceden, ayak bileğinden kasığa kadar tüm ana yüzeysel toplardamarın tamamen çıkartılması işlemi sık kullanılmaktaydı. Günümüzde bu yöntem çok nadir uygulanmakta olup, yerini lazer tedavisine bıraktı.
Son düzenleyen Safi; 12 Mart 2018 16:02
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
12 Mart 2018       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
Tedavi seçenekleri:
Varis tedavisinde 2 ayrı sorun birlikte giderilmelidir. Dıştan görülebilen varisler tedavi edilmeli, ancak belki bundan daha önemli olan altta yatan ve toplardamar içindeki basıncın artmasına yol açan sorunun giderilmesidir. Böylece hastanın görüntü sorunu giderildiği gibi ağrı ve bacakta şişme yakınlaraı düzelecektir. Belki de en önemlisi hastaların temel kuşkusu olan varislerin tekrarlama olasılığı en aza indirilecektir.

Skleroterapi (iğne tedavisi):
Bacaktaki varislerin içine çok ince iğneler ile bir madde verilerek toplardamarın tıkanmasıdır. Orta ve büyük çaplı damarlarda başarı şansı düşük olduğundan önerilmemektedir. Çapı 1-3 mm civarında olan varislerde kullanılabilir . Uygulanan venin çapı arttıkça yöntemin başarısı azalmaktadır. Köpükle yapılan skleroterapi son 10-15 yıl içinde İspanya dan popüler hale gelmiş ve son zamanlarda bazı Batı Avrupa ülkelerinde de uygulanmaya başlanmıştır. Bu girişim muayenehane veya poliklinik koşullarında yapılmaktadır. Her seansta belli bir alan yapılmakta ve belirli aralıklarla hasta çağırılarak tedavi tamamlanmaktadır. Hasta girişim sonrası yürüyerek evine gidebilmekte, araba kullanabilmektedir. Girişim sonrası 3-5 gün arasında varis çorabı giyilmesi önerilmektedir. Başarı oranı yüksektir. Yan etkiler nadir olsa da görülebilir. Allerjik reaksiyon son derece nadirdir. Verilen ilacın damar dışına sızması renk değişikliğine yol açabilir. Tedavi sonrası bu bölgede oluşan morluklar ve şişlikler geçicidir.

Lazer tedavisi
Lazer teknolojisi varis tedavisinde son 5 yıldır gittikçe artan yaygınlıkta kullanılmaktadır. Cildin dışından verilen lazer ışınları ile çapı 1 mm altında olan toplardamar genişlemeleri yok edilebilir . Ancak daha geniş çaplı damarlar cilt dışından lazer ile tedavi edilmemelidir. Damarı kapatmak için gereken yüksek enerji ciltte yanıklara, renk değişikliğine ve parşömen gibi değişikliklere yol açabilir.

Günümüzde tüm dünyada en popüler tedavi büyük varislerin içten lazer ile kapatılmasıdır . Bu girişim eskiden hemen daima cerrahi tedavi gerektiren hastalarda rahatlıkla kullanılabilmektedir. İşlem sırasında öncelikle bir iğne ile damarın içine girilmektedir. Ardından Doppler ultrason denen bir cihaz kılavuzluğunda öncü tel damarda uygun yere yerleştirilmektedir (resim 8). Ardından lazer ışığını damar duvarına verecek olan ince tüp damar içinde ilerletilmektedir. Son olarak lazer kaynağı çalıştırılarak kontrollü olarak damarın içten tıkanması sağlanmaktadır . Bu yöntem önemli avantajlara sahiptir. Öncelikle lokal anestezi altında yapılabilmektedir. İşlem ortalama 30 dakika-1 saat sürmekte, hasta 1-2 saat dinlendikten sonra yürüyerek evine gönderilmektedir. İşlem sonrası hareketlerinde herhangi bir kısıtlama gerekmemektedir. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinde heryıl onbinlerce hasta bu yöntem ile tedavi edilmektedir. Girişimin başarı oranı %98 civarındadır. Bu yöntem varis yakınması olan olguların % 70’ine uygulanabilmektedir. Başarı için iyi hasta seçimi çok önemlidir.

İşlemin komplikasyonları nadirdir. Olguların %20’sinde bacakta geçici morluk oluşabilir. Yöntemin önemli dezavantajı maliyettir. Kullanılan lazer tüpleri tek kullanımlık olup herbiri 400 dolar civarındadır. Günümüzde bu teknoloji ülkemizde tarafımızdan yaygın olarak uygulanmaktadır.

Lazere benzer şekilde damarın içten kapatılmasını sağlayan diğer bir yöntem ses dalgalarının kullanılmasıdır. Bu girişimin uygulanması lazer ile aynıdır. Tek fark lazer enerjisi yerine ses dalgaları kullanılarak tıkanma sağlanmasıdır. Bu yöntemde lokal anestezi altında yapılmakta ve hasta girişim sonrası evine gönderilebilmektedir.

Cerrahi tedavi
Burada amaç dıştan görülen varislerin çıkartılmasının yanısıra toplardamarların içinde yüksek basınca yol açan, ve hemen daima kasık bölgesindeki kapakçıkların yol açtığı yetersizliğin giderilmesidir. Bu yetersizlik giderilmezse hastaların yakınmaları süregelecek ve varisler kısa zamanda tekrarlayacaktır. Hastaların ameliyat öncesinde Doppler ultrason ile incelenmesi bu nedenle çok önemlidir. Eskiden ayak bileğinden kasığa kadar tüm toplardamar bir tel yardımı ile soyulmakta idi. Bu girişim artık son derece nadiren kullanılmaktadır. Çünkü diz altındaki ana yüzeysel toplardamarın kendisinde varis gelişme olasılığı azdır . Bu damar ileride yapılabilecek kalpte bir bypass operasyonu için gereklidir ve olabildiğince korunmalıdır. İdeal tedavi lazer veya ses dalgası enerjisi kullanarak kasık-diz arasındaki sorunu gidermek ve kalan yan dal varislerini bölgesel olarak çıkartmaktadır.

BAKINIZ
Varis Hastalığı
Quot capita, tot sententiae..
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

7 Şubat 2018 / Misafir Cevaplanmış
10 Aralık 2011 / Misafir Soru-Cevap
16 Temmuz 2016 / Misafir Cevaplanmış
25 Kasım 2016 / Ziyaretçi Cevaplanmış