Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 191.332|Cevap: 4|Güncelleme: 12 Mayıs 2016

Evlilik öncesi yaptırılan test sonuçlarına göre kan uyumu nasıldır?

24 Aralık 2008 23:33   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Evlilik öncesi yaptırılan test sonuçlarına göre kan uyumu nasıldır?
EN İYİ CEVABI Safi verdi

Kan grubu hesaplama



48791d1463069886 kan gruplari ve kan grubu uyumlari kan tipi
Sponsorlu Bağlantılar
  • 0 grubu ile AB grubu bir çiftin çocukları her zaman ya A grubu ya da B grubu doğar. Bu çiftin AB ya da 0 grubu çocukları olamaz.
  • 0 grubu ile 0 grubu bir çiftin her zaman 0 grubu çocukları olur.
  • AB ve AB gruplarının birleşmesinden hiç bir zaman 0 grubu çocuk doğmaz. A; B ya da AB grubu çocuk doğar.
  • A ve B gruplarının birleşmesinden A; B, AB ya da 0 grubu çocuk doğabilir.
  • AB kan grubuna sahip birisi hangi kan grubuyla birleşirse birleşsin hiçbir zaman 0 kan grubu çocuğu olmaz.
  • 0 kan grubu hangi kan grubuyla birleşirse birleşsin hiçbir zaman AB kan grubu olan bir çocuğu olmaz.
Rh Uyuşmazlığı
Rh uyuşmazlığı; Rh (-) anne ile Rh (+) babanın bebeklerinin kanında Rh antijeni (+) olduğunda ortaya çıkan durumdur.
İlk gebelikte anne ile bebek arasındaki Rh uyuşmazlığı, bebeğe zarar verecek ölçüde anne kanında anti-Rh antikoru yapılamadığından bir problem oluşturmaz. İkinci Rh (+) bebeklerin %3’ü, üçüncü bebeklerin %10'u eritroblastosis fetalis denilen tablonun bulgularını taşır; izleyen gebeliklerde sıklık giderek artar.
48706d1462893232 kan gruplari ve kan grubu uyumlari kangrup2
Annede gelişen anti-Rh antikorları plasenta membranı yoluyla yavaş olarak fetüs kanına difüze olur ve fetüsün kanında aglutinasyon yapar. Aglutine eritrositler daha sonra hemolize uğrar ve hemoglobin serbestleşir. Makrofajlar hemoglobini cildin sararmasına yol açan bilirübine çevirirler. Oluşan antikorlar vücudun diğer hücrelerine saldırıp onlara da zarar verebilir. Sarılık gelişen eritroblastosisli yenidoğan, genelde doğum sırasında anemiktir ve anneden gelen anti- Rh aglutininler bebeğin kanında 1-2 ay daha dolaşıp daha çok sayıda eritrositin yıkımına yol açar.

DEVAMI Kan Grupları ve Kan Grubu Uyumları

Son düzenleyen Safi; 12 Mayıs 2016 21:43
25 Aralık 2008 00:20   |   Mesaj #2   |   
Keten Prenses - avatarı
Üye
BURADA ÖNEMLİ OLAN BAYANIN KAN GRUBUDUR. DAHA ÇOK AYRINTI VERMELİSİNİZ..
AMA GENEL BİLGİ AÇISINDAN İNCELEYİNİZ

Kan Uyuşmazlığı
"Kan uyuşmazlığı" genel kanının aksine, karı koca arasında değil, gebelik döneminde anne ile karnındaki bebeği arasında söz konusu olabilen normal dışı bir durumdur. Hangi kan grupları arasında ve nasıl bir uyuşmazlık olduğunu anlatmadan önce kan gruplarını tanımlamak gerekir. Kanımızda oksijen taşımakla görevli kırmızı kan hücrelerinde bulunan proteinler esas alındığında klasik olarak dört ana kan grubu tanımlanır: "A", "B", "AB" ve "O" grubu .. Bir de "Rh" söz konusudur. Birey, "D" proteinine sahipse Rh pozitif (+), değilse Rh negatif (-) olarak ifade edilir. Rh (-) kişilerin vücudunda D proteini hiç yoktur ve bağışıklık sistemi için tamamen yabancı bir maddedir.
Normal koşullarda hamilelik döneminde anne ve bebeğin kanları birbirine karışmadan plasenta (eş) aracılığıyla oksijen, karbondioksit ve besi öğelerinin karşılıklı alışverişi gerçekleştirilir. Anne Rh (-), bebek Rh (+) ise ilk gebelikte herhangi bir sorun olmaz. Bebek doğarken zedelenen damarlardan bir miktar bebek kanı, Rh (-) annenin kanına karışabilir. Böylece annenin bağışıklık sistemi tamamen yabancısı olduğu bir proteinle, "D" proteini ile tanışır ve ona karşı tepki geliştirir. O maddeyi tanımadığı için yok etmek ister. Beyaz kan hücrelerinin D proteinini yok etmek üzere ürettiği -o maddeye özgü- sıvısal maddeleri (antikorlar) kullanarak hedefine ulaşır. Annenin kanında bir tane bile bebek kan hücresi kalmaz, tümü yok edilir. Bu savaş sona erdiğinde geriye "anti-D antikorları" adı verilen sıvısal maddeler ve bunları gereksinim duyulduğunda her an yeniden üretebilecek akıllı beyaz kan hücreleri kalır. İkinci gebelikte çocuk eğer yine Rh (+) kana sahipse annenin kanında hazır bulunan bu sıvısal maddeler (antikorlar) kolayca plasenta (eş) engelini aşarak anne karnındaki bebeğin kanına karışırlar. Bebek kırmızı kan hücreleri yok edilmeye başlanır. Çocuğun kemik iliği, karaciğer ve dalağı yok edilen kırmızı kan hücrelerinin yenilerini üretir ve eksilen kanı yerine koyar. Bu aşırı kırmızı kan hücresi yıkımı ve yapımı sürecinde "bilirubin" adı verilen ve fazlası zararlı olan bir madde açığa çıkar, bebekten anneye geçer, annenin karaciğeri tarafından yok edilir. Bebeğin karaciğeri henüz bu maddenin tümünü zehirsizleştirebilecek kadar gelişmemiştir. Eğer üretilen kırmızı kan hücresi miktarı yok edilenden az olursa sonuçta bebek ağır bir kansızlığa maruz kalır, hatta ölebilir. Eğer arada bir denge varsa bebek bir ölçüde kansızlıkla doğar veya sağlıklı olarak dünyaya gelir. Sorun asıl o zaman belirginleşir. Çünkü kan hücreleri hala parçalanmakta, yenileri yapılırken gereken maddeler anneden temin edilememekte, çocuk kendi depolarını kullanmaktadır. Üstelik açığa çıkan sarı boyar madde niteliğindeki "bilirubin" bebeğin karaciğeri tarafından yeterince vücuttan uzaklaştırılamamaktadır. Kanda belli bir düzeyi aşan "bilirubin" göz aklarına, cilde ve sonunda asıl zararını gösterdiği beyin ve sinir sistemine yerleşerek yaşamı tehdit etmektedir. Yenidoğan sarılığının ağır şekillerinde, tedavi edilmeyen çocuklarda adalelerin sertleşmesi, zeka geriliği gibi kimi geri dönüşümsüz sinir sistemi bozuklukları meydana gelmektedir.
Yenidoğan sarılığı olan bebeklerde sarı boyar madde "bilirubin"i vücuttan daha kolay uzaklaştırmak için belli bir dalga boyundaki ultra viyole (kızıl berisi) ışınları kullanılmaktadır. Bebeklerin uygun sıcaklık ortamı sağlayan küvöz ya da yataklarda ultra viyole ışığıyla tedavisine "fototerapi" denir. Yeterli olmadığında bebeğim göbek kordonundan takılan bir sistemle, uygun bir Rh (-) kanla "kan değişimi" işlemi gerçekleştirilerek yaşamsal tehlike atlatılır. Geç kalınan durumlarda araz kalması olasıdır. Körlük, şaşılık, sağırlık, felç gibi ..
Mademki kan uyuşmazlığı ve sonuçları bu kadar ağır olabiliyor, o halde Rh (-) anneler için koruyucu bazı önlemler alınması gereklidir. Bir anne adayı eğer Rh (-) kana sahipse, ilk doğum, kürtaj ya da düşüğünden hemen sonra, bebeğinden kendisine o anda geçmiş olabilecek Rh (+) bebek kan hücrelerine karşı annenin bağışıklık sisteminde tepki oluşmadan önce girişimde bulunulmalıdır. Bunun için özel olarak hazırlanmış bir serum vardır: "Anti-D İmmun Globulin". Bu madde doğumdan (ya da düşük veya kürtajdan) hemen sonra anneye kaba etten iğne şeklinde yapılmalıdır. "Anti-D İmmun Globulin" kana karışır, bebekten geçmiş olan Rh (+) kan hücrelerini derhal yok eder. Annenin bağışıklık sistemi ne olduğu anlamadan işlem tamalanır. Bir süre sonra "Anti-D İmmun Globulin" doğal ömrünü tamamlar ve kanda yok olur. Oysa anne kendisi "antikor" geliştirmiş olsaydı bu sıvısal madde uzun süre kanda kalacak, gerekirse onu yeniden üretebilme yeteneği olan beyaz kan hücreleri tarafından eksikliği tamamlanacaktı. Pasif olarak verilmiş olan "Anti-D" için eksikliğin tamamlanması diye bir konu söz konusu değildir. Zamanla yok olan "Anti-D İmmun Globulin" bu sayede annenin sonraki hamileliklerinde çocuk için bir sorun oluşturamaz. Yalnız unutulmaması gereken bir konu bu immun globulinin herbir gebeliğin son bulumunda yeniden uygulanmasının gerekliliğidir. Kan uyuşmazlığı genel olarak ilk bebekte sorun oluşturmaz. Sonraki Rh (-) çocuk için zaten bir problem yoktur.
Rh uygunsuzluğu kadar ağır seyretmese de "kan grupları" arasında da uygunsuzluk söz konusu olabilir. Genellikle annenin "O" bebğin "A", "B" veya "AB" olduğu durumlarda meydana gelir. Farklı mekanizmalarla ama aynı aynı prensiplere dayanan süreçler yaşanır. Fakat daha seyrek olarak yaşamı tehdit eden boyutlara ulaşır.
Sonuç olarak Rh (-) olan annelerin Rh (+) doğabilecek çocukları için önceden hazırlıklı olunmalıdır. Eğer anne ve baba her ikisi de Rh (-) iseler genetik kurallarına göre Rh (+) bebekleri olamaz. Eğer anne Rh (-), bab Rh (+) ise çocuk Rh (-) de olabilir, Rh (+) de. Bu genel bilgi de göz önünde bulundurulmalı, doğum sonrası bebek kan grubu tayin edilmelidir. Anne Rh (-), bebek de Rh (-) ise uygunsuzluk yoktur, anneye anti-D immun globulin yapmak gerekmez. Annenin Rh (+) olduğu durumlarda çocuğun Rh'ı ne olursa olsun Rh uygunsuzluğu olmaz. Eğer anne ve baba her ikisi de "O" grubu kana sahiplerse çocukları mutlaka "O" grubu olur. Bu durumda anne ve bebek arasında grup uygunsuzluğu olamayacağı açıktır. Anne "O", baba "A" ise çocuk "O" veya "A"; anne "O", baba "B" ise çocuk "O" veya "B"; anne "O" baba "AB" ise çocuk "A" veya "B" olur ama "O" veya "AB" olamaz. Annenin "A" ya da "B" olduğu, çocuğun "B" ya da "A" olduğu durumlarda uyuşmazlık nadirdir, hafif seyreder. Ayrıca bazı alt kan grubu uygunsuzluklarında, hatta hiçbir uygunsuzluğun olmadığı kimi sıra dışı durumlarda kan uyuşmazlığıyla benzer klinik tablolar görülebilir, yenidoğan sarılığı meydana gelebilir.
Sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için gebelikte sağlıklı ve düzenli izlem ön koşuldur. Anne baba adayları, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı arasında işbirliği bu sürecin temelini oluşturmaktadır. Uygun bir gebelik yönetimi ve doğuma uzman gözetiminde hazırlık, kan uyuşmazlığı gibi yaşamsal bir sorunun bile kolaylıkla halledilmesini sağlayacaktır.
Son düzenleyen Safi; 12 Mayıs 2016 21:39
Blue Blood
28 Ağustos 2009 12:00   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Kan uyuşmazlığının ne olduğunu bilmek için öncelikle taşıdığınız kan grubunu tanımanız gerekir. Kanınızda oksijen taşımakla görevli olan, kırmızı kan hücrelerinde (eritrositler) bulunan proteinler esas alındığında, dört ana kan grubu oluşmaktadır. A, B, AB ve O grubu. Bunun yanı sıra, D proteinine sahipseniz Rh pozitif (+), D proteinine sahip değilseniz Rh negatif (-) olarak tanımlanırsınız. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Moşe Benhabib: “Rh antijeni negatifliği, ırklar arasında farklılıklar gösterir. Beyaz ırkta kabul edilen oran % 15–16 iken, siyah ırkta % 5–8, Asya ve Latin Amerikalılarda % 1–2 sıklığında görülmektedir. Türkiye’de bu oran % 11–12 olarak saptanmıştır.” diyor ve bizi konuyla ilgili bilgilendiriyor.

Teorik olarak Rh uyuşmazlığının görülme oranı

Toplumumuzda Rh negatif (-) oranı % 11 olarak alınırsa, kan uyuşmazlık tablosu % 8 olarak karşımıza çıkar. Uyuşmazlık oranını belirleyen tek faktör, Rh antijeni varlığı veya yokluğu değildir. Rh negatifliğinin oranı, geçirmiş olduğunuz hamilelik sayısı, Rh pozitif(+) bebek, kırmızı kan hücrelerinizin (eritrosit) antijenik etkinliği, Kan gruplarından ABO uyuşmazlığınızın olması durumu ve bağışıklık sisteminizin cevap verme yeteneği ile orantılıdır. Rh uyuşmazlığı olgularının ancak %20'si sonuçlardan etkilenir.

Kan uyuşmazlığı
Kan uyuşmazlığı problemi, Rh antijeni taşıyan bebeğinizin, kırmızı kan hücrelerinin (eritrosit) kanınızla karışması ve bu olaya vücudunuzun tepki (antikor) göstermesi sonucu oluşur. Hamileliğinizde büyük olasılıkla bebeğiniz, babasından aldığı ve sizde bulunmayan farklı bir eritrosit antijeni taşır. Sizde bulunmayan bu antijene, vücudunuz hamileliğiniz sırasında ya da öncesinde mutlaka tepki verir.

Bebeğinizin kanının, sizin kanınızla karışması durumu, özellikle hamileliğiniz süresince ya da doğumunuz sırasında gerçekleşir. Eğer problemli bir hamilelik geçiriyorsanız, bu karışım oranı ve miktarı da artabilir.

Oluşum mekanizması
Rh negatif (-) kana sahip bir anne iseniz, Rh pozitif(+) eritrositlerle vücudunuz karşılaştığında, antikor oluşturur. İlk karşılaşmada (ilk hamilelik) oluşan antikorlarınız, bebeğinize ya da size zarar vermez. Tehlike ikinci hamileliğinizle birlikte başlar.

Bebeğinizin etkilenme koşulları
• Sizin Rh negatif (-) kana, eşinizin Rh pozitif (+) ve bebeğinizin de Rh pozitif (+) kana sahip olması durumu.
• Rh pozitif (+) kanınızın, eritrositler ile karşılaşması ve bu antijenlerin bağışıklık sisteminizi uyarabilecek nitelikte olması.
• Antijenlerin dolaşım sisteminizi ve bağışıklık sisteminizi uyarabilecek kadar, uzun süre vücudunuzda kalması.

Normal koşullarda hamilelik döneminizde, sizin ve bebeğinizin kanları birbirine karışmadan, plesenta (eş) aracılığı ile oksijen, karbondioksit ve besin öğelerinin karşılıklı alışverişi gerçekleşir. Doğumunuz sırasında, zedelenen dokularınızdan bir miktarı yüzünden, bebeğinizin kanı, sizin kanınıza karışabilir. Şayet Rh negatif (-) bir kan grubuna sahip iken, bebeğiniz Rh pozitif (+) herhangi bir kan grubuna sahipse, bebeğinizin kanı bir miktarda olsa, sizin kanınıza karışacaktır. Bunun sonucunda bağışıklık sisteminiz tamamen yabancısı olduğu bir protein (D proteini) ile tanışır ve ona karşı tepki gösterir. O maddeyi yok etmek ister. Beyaz kan hücreleriniz (lökositler), D proteinini yok etmek üzere ürettiği maddeleri (antikorlar) kullanarak, hedefine ulaşır. Kanınızın da bebeğinizin kan hücrelerinin tümü yok edilir, geriye "anti-D antikorları" ve bunları gereksinim duyulduğunda her an yeniden üretebilecek, akıllı beyaz kan hücreleri kalır.
Son düzenleyen Safi; 12 Mayıs 2016 21:40
9 Ocak 2013 19:14   |   Mesaj #4   |   
_EKSELANS_ - avatarı
Üye

Evlilik Öncesi Yapılması Gereken Testler



Ad:  evlilik-testi_180.jpg
Gösterim: 4238
Boyut:  32.1 KB
Evlilik öncesi yapılan testler evlenecek çiftlerin sağlık durumları ve kalıtsal hastalıkları konusunda bilgilenme yönünden önemli olup aynı zamanda da yasal zorunluluk halindedir.
Türkiye’de akraba evliliklerinin fazla olması ve akraba evliliklerinin %70inin 1. Derece akrabalar arasında yapılması, evlilik öncesi tarama testleri ile yeni hasta bireylerin doğumunun engellenebilmesi açısından önem taşımaktadır.
Ayrıca son yıllarda ciddi bir tehdit olan cinsel temasla bulaşan hastalıkların evlilik öncesi bilinmesi açısından da yararlıdır. Yasal Olarak Yapılması Zorunlu Olan Tahliller ve Yasal Gerekçesi Türk Medeni Kanunu’nun 136. maddesi gereği, 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun 123 ve 124. maddelerinde belirtilen çiftlerin evlenmeye engel hastalığı bulunmadığını gösterir

(Kan Grubu, Hepatit B-C, Frengi ve AIDS) laboratuar tahlillerini tüm Kamu Kurum ve Kuruluşlarına bağlı hastanelerin laboratuvarlarında , kamu yararına çalışan Vakıf ve Derneklere ait Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının laboratuvarlarında yaptırabilecek, alınacak olan test sonuçlarını her ilçe için yetkili AÇS/AP Merkezlerinde Rapor haline getirilecektir.
Talasemi(Akdeniz anemisi) testleri de istenmektedir. Evlenecek kadının 50 yaş üzerinde olması halinde veya cerrahi menopoz sonrası (ameliyat raporunun ibrazı halinde) Akdeniz anemisi taraması yapılmasına gerek yoktur. Bu tahliller evlilik öncesi yasal olarak istenmekte ve bunların incelenmesi sonrası evlilik prosedürleri tamamlanmaktadır.
Yapılacak Tahliller: Kan grubu ,Hepatit yönünden (HBs Ag, Anti HBs), AIDS yönünden(Anti HIV) Frengi yönünden (VDRL), Akdeniz Anemisi(Talasemi) tahlili Kan Grubu Tahlili ,anne ile baba arasında olabilecek kan uyuşmazlığını saptamak için yapılır.
Kan uyuşmazlığı kan grubu ile değil kanınızda ki Rh faktörü ile ilgilidir. Yalnızca kadının Rh negatif, erkeğin ise Rh pozitif olduğu durumlarda oluşabilir.
Kadın Rh pozitif, erkek Rh negatif ise uyuşmazlık yoktur. Kadın Rh negatif, erkek Rh i negatif ise uyuşmazlık yoktur. Kadın Rh pozitif , erkek Rh pozitif ise uyuşmazlık yoktur. Kan uyuşmazlığının varlığının bilinmesi gebelik öncesinde veya gebeliğin başlangıcında gerekli tedbirlerin alınarak ortaya çıkabilecek rahatsız edici durumları engeller.
Son düzenleyen Safi; 12 Mayıs 2016 21:44
12 Mayıs 2016 21:48   |   Mesaj #5   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.

Kan grubu hesaplama



48791d1463069886 kan gruplari ve kan grubu uyumlari kan tipi
Sponsorlu Bağlantılar
  • 0 grubu ile AB grubu bir çiftin çocukları her zaman ya A grubu ya da B grubu doğar. Bu çiftin AB ya da 0 grubu çocukları olamaz.
  • 0 grubu ile 0 grubu bir çiftin her zaman 0 grubu çocukları olur.
  • AB ve AB gruplarının birleşmesinden hiç bir zaman 0 grubu çocuk doğmaz. A; B ya da AB grubu çocuk doğar.
  • A ve B gruplarının birleşmesinden A; B, AB ya da 0 grubu çocuk doğabilir.
  • AB kan grubuna sahip birisi hangi kan grubuyla birleşirse birleşsin hiçbir zaman 0 kan grubu çocuğu olmaz.
  • 0 kan grubu hangi kan grubuyla birleşirse birleşsin hiçbir zaman AB kan grubu olan bir çocuğu olmaz.
Rh Uyuşmazlığı
Rh uyuşmazlığı; Rh (-) anne ile Rh (+) babanın bebeklerinin kanında Rh antijeni (+) olduğunda ortaya çıkan durumdur.
İlk gebelikte anne ile bebek arasındaki Rh uyuşmazlığı, bebeğe zarar verecek ölçüde anne kanında anti-Rh antikoru yapılamadığından bir problem oluşturmaz. İkinci Rh (+) bebeklerin %3’ü, üçüncü bebeklerin %10'u eritroblastosis fetalis denilen tablonun bulgularını taşır; izleyen gebeliklerde sıklık giderek artar.
48706d1462893232 kan gruplari ve kan grubu uyumlari kangrup2
Annede gelişen anti-Rh antikorları plasenta membranı yoluyla yavaş olarak fetüs kanına difüze olur ve fetüsün kanında aglutinasyon yapar. Aglutine eritrositler daha sonra hemolize uğrar ve hemoglobin serbestleşir. Makrofajlar hemoglobini cildin sararmasına yol açan bilirübine çevirirler. Oluşan antikorlar vücudun diğer hücrelerine saldırıp onlara da zarar verebilir. Sarılık gelişen eritroblastosisli yenidoğan, genelde doğum sırasında anemiktir ve anneden gelen anti- Rh aglutininler bebeğin kanında 1-2 ay daha dolaşıp daha çok sayıda eritrositin yıkımına yol açar.

DEVAMI Kan Grupları ve Kan Grubu Uyumları

Daha fazla sonuç:
evlilikte kan grubu uyumu

acebook yorumları
paneli aç