Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 16.666|Cevap: 4|Güncelleme: 13 Mart 2016

Zarf (Belirteç)

25 Nisan 2009 11:51   |   Mesaj #1   |   
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın
*Fiilleri,fiilimsileri, sıfatları yada kendi türünden sözcükleri anlamca etkileyen sözcüklerdir.
*Çekim eki almazlar. (Zaman zarfı hariç) Alırlarsa adlaşırlar.

Sponsorlu Bağlantılar
*Zarfların Fiilleri Nitelemesi;
Hızlı yürüyorsun.

*Zarfların Fiilimsileri Nitelemesi;
Hızlı yürürken düştü. (Yürürken zarf-fiildir. Yani fiilimsidir.)

*Zarfların Sıfatların Derecesini Bildirmesi;
En güzel araba. (Burada “en” kelimesi “güzel” sıfatının derecesini bildirdiği için zarf olur.)
En güzel, daha güzel, pek güzel, çok güzel, gayet güzel

*Zarfların yine Zarfların Derecesini Bildirmesi;
Çok hızlı yürüyorsun.
En hızlı, daha hızlı, pek hızlı, çok hızlı, gayet hızlı

*Görüldüğü gibi zarflar, fiilleri ve fiilimsileri niteleyebilir; sıfat ve zarfların derecesini bildirebilir.
*Derece bildiren zarflara “derecelendirme zarfı” da denmektedir.


ZARF ÇEŞİTLERİ
  • Durum Zarfı (Hal Belirteci)
  • Zaman Zarfı (Zaman Belirteci)
  • Yer-Yön Zarfı (Yer Yön Belirteci)
  • Azlık-Çokluk Zarfı (Miktar Zarfı)

Durum Zarfı (Hal Zarfı)

*Fiillerin, fiilimsilerin durumunu, niteliğini bildiren zarflardır.
* Nasıl?” sorusuna cevap verirler.
  • Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden. (Nasıl çıkacaksın?)
  • Bebek mışıl mışıl uyuyor. (Nasıl uyuyor?)
  • Malzemelerini düzenli kullanır. (Nasıl kullanır?)
  • Anlayabilmem için yavaş konuş. (Nasıl konuş?)
  • Ucuz gördüklerini aldı. (Nasıl gördüklerini?)
  • Öfkeyle kalkan, zararla oturur. (Nasıl kalkan?, Nasıl oturur?)
Not: Zarfın, etkilediği kelimeden hemen önce gelmesi şart değildir.
  • Güzelce yerine oturdu. (araya “yerine” kelimesi girmiş.)
Not: Bazı durum zarfları “niçin?” sorusunun cevabı olabilir.
  • Coşkusundan, yere göğe sığmıyordu.
Not: Olasılık, kesinlik veya dilek bildiren kelimeler durum zarfı olarak ele alınabilir.
  • Belki o da bir gün beni anlar.
  • Onu mutlaka görmeliyim.

Zaman Zarfı
*Fiilin yada fiilimsinin gerçekleştiği zamanı bildiren zarflardır.
* “Ne zaman?, Ne zamandan beri?, Ne zamana kadar?” Sorularına cevap verirler.
  • Hemen yanıma gel.
  • Artık ÖSS'ye daha ciddi hazırlanacağım.
  • Yarın, hepimiz için daha iyi olacak.
  • İşleri nedeniyle eve geç döndü.
  • Biz eskiden, su içerdik testiden.
  • Daha yanıma uğramadı.
  • Yanlış düşündüğümü sonra anladım.
Not: Zaman bildiren sözcük, eylemi etkilemeden kullanılırsa, “isim” olur.
  • Yaz mevsimi kurak geçeceğe benziyor.
  • Gecenin karanlığı bizleri korkutuyordu.
Not: Zaman zarfları diğer zarflardan farklı olarak hal eki alabilirler.
  • Sabah-tan yola çıkacağız.
  • Akşam-a, gideceğimiz yere varırız.

Yer-Yön Zarfı
*Eylemin genellikle yönünü belirten zarflardır.
*“Nereye?” sorusuna cevap veren “ileri, geri, içeri, dışarı, aşağı, yukarı, öte, beri” sözcükleri yer-yön zarfı kabul edilir.
*Bu tür zarfların hal eki almaması gerekir. Alırlarsa adlaşırlar. Bazen de sıfat olarak karşımıza çıkabilirler.
  • Misafirler yukarı çıktı. (Yer-yön zarfı)
  • Masayı geri çekelim. (Yer-yön zarfı)
  • İleri git de, biz de oturalım. (Yer-yön zarfı)
  • Aşağısı beni korkutuyor. (isim)
  • İçeriye alalım. (isim)
  • Aşağı yoldan gidelim. (sıfat)
  • Geri vitese alıp, gaza bastı. (sıfat)
Not: “Sağa-sola” kelimeleri yer-yön bildiriyor gibi görünse de, ek aldıkları için yer-yön zarfı sayılmazlar.


Azlık-Çokluk Zarfı (Miktar Zarfı)

*Miktar veya derecelendirme bildiren zarflardır.
* “Ne kadar?” sorusuna cevap verirler.
  • Bu sınava çok çalıştık.
  • Verileni az görmeni kabul edemem.
  • Biraz gelebilir misin?
  • Daha güzel insanlarla beraberim. (Derecelendirme yapmış.)
  • En yavaş yürüyen oydu. (Derecelendirme yapmış.)
  • Daha yaşlısını görmedim. (Derecelendirme yapmış.)
  • Pek sevimli bir çocuk olmuş. (Derecelendirme yapmış.)
  • Gayet samimi bir ortam oluştu. (Derecelendirme yapmış.)
  • Oldukça kolay bir sınavdı. (Derecelendirme yapmış.)
  • Az zamanda çok mesafe aldı. (Sıfat)
  • Azı, bizim yaptıklarımızı fark etti. (Zamir)

Soru Zarfı:
* Zarfları bulmak için kullandığımız “Nasıl?, Ne zaman?, Ne kadar?, Nere(ye)?, Niçin?, Niye?” gibi soru kelimeleri fiili yada fiilimsiyi etkilediğinde soru zarfı olur.
  • Bugünlere nasıl geldiniz?
  • Son kitabı ne zaman çıkmıştı?
  • Bunları bana niçin yapıyorsun?
  • Maça girebilmek için ne kadar beklediniz?
  • Bu saate kadar neden uyumadınız?
* “Ne” sözcüğü “niçin” anlamında kullanılırsa soru zarfı olur.
  • Ne bakıyorsun yüzüme?
* “Neden” sözcüğü “neyden” anlamında kullanılırsa, soru zamiri olur.
  • Bu çorbayı neden yapmışlar?
  • (Cevap mercimekten ise: Soru zamiri
  • Cevap acıktıkları için ise: Soru zarfı olur.)

_KleopatrA_
28 Ocak 2010 22:32   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Zarf(Belirteç)
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Zarflar veya belirteçler, bir fiilimsinin, fiilin, sıfatın veya başka bir zarfın anlamını yer, yön, zaman, ölçü, nicelik, soru bakımından belirten, sınırlayan ve etkileyen kelimelerdir. Aşağı, yukarı, nazikçe, çok, az, fevkalâde, en, ileri, geri, şimdi, geç gibi kelimeler cümle içerisinde zarf olarak kullanılabilirler.


Zarf Çeşitleri


Zaman zarfları
Fiillerin anlamını zaman kavramı yönünden sınırlandırırlar.Fiile sorulan "ne zaman" sorusuna cevap verir; yarın, kışın, akşamleyin, sabah, daha, henüz, hiçbir zaman, geç, er, yine vb.
"Bugün okula gitmedim." "Yola çok geç çıktık.""Eve henüz varamadık."
  • Bazı sözcükler zarf gibi görünmesine rağmen fiilin bir parçasıdır:
"Yine geç kaldın." ("geç kalmak" fiildir)


Yer-yön zarfları

Bir fiilin veya zarfın anlamını yer veya yön belirterek etkileyen zarflardır, fiile sorulan "Nereye?" sorusuna cevap verir. aşağı,içeri, beri, ileri, geri, öte, karşı vb. Sayıları diğer zarflara kıyasla oldukça sınırlıdır.
"Vazoyu fazla ileri itme" "Yukarı çıkın lütfen"'
  • Yer yön zarfları çekim eki almazlar. Sonuna çekim eki gelen bazı sözcükler yer zarfı gibi görünmesine rağmen isim haline gelirler:
"Işık perdenin kenarından içeri sızıyordu." (Zarf)"Kirli ayakkabılarınla içeriye girme!" (İsim) Not:Yeryön zarfındaki kelimeler (içeri,dışarı,öte, beri) gibi kelimelere hehangi bir ek geldiği taktirde cümle yeryön zarfı olmaktan çıkar


Durum zarfları

Bir fiilin, sıfatın veya zarfın anlamını nicelik ve durum yönünden etkileyen zarflardır: hızlı, tek tek, iyice, sora sora, geze geze, böyle, şöyle vb. durum zarflarının çoğu "Nasıl?" sorusuna cevap niteliğindedirler. Bu nedenle sık sık sıfatlarla karıştırılırlar. Hemen hemen bütün niteleme sıfatları zarf olarak da kullanılabileceğinden ötürü sayıları oldukça fazladır.
"Sora sora Bağdat bulunur"
"Yavaşça yatağa süzüldüm"

"Bebek mışıl mışıl uyuyordu"


Miktar zarfları

Fiilleri, sıfatları ve zarfları miktar, derece, ölçü bakımından etkileyen ve sınırlayan zarflardır: biraz,fazla, çok, daha, en, pek, az vb....
"Başarılı olmak için çok çalışmalıyım"
"Pek güzel oldu"
Cümlede nicelik zarfını bulmak için sıfat veya zarfa "Ne kadar?" sorusu sorulur.


Soru zarfları

Fiilleri ve fiilimsileri soru yönünden etkileyen zarflardır: Neden?; Niye?; Niçin?; Nasıl?; Ne zaman; Ne kadar? vb.Zarfları bulmak için sorulan soruların tamamını kapsar.
"Şehrimizi nasıl buldunuz?
"Yolculuk ne kadar sürüyor?
"Niçin gökyüzü bu kadar mavi?
"Sizin bahçeniz niye bu kadar geniş?
"Neden senin ağzın bu kadar büyük?
"Buraya nasıl geldin?

"Elbiseyi nasıl buldun?
12 Temmuz 2011 23:59   |   Mesaj #3   |   
AndThe_BlackSky - avatarı
VIP VIP Üye
önemli konular

Daha önce belirtildiği üzere sıfatların çoğu zarf olarak da kullanılırlar. "Eve yeni geldim" cümlesinde yeni kelimesi fiilin gerçekleştiği zamanı belirtmektedir ve zarftır. "Yeni eve geldim" cümlesinde ise evin yeni olduğunu belirtir ve sıfattır.
Zarflar genelde fiilden hemen önce kullanılırlar: "Fasülyeler iyice büyüdü" örneğinde olduğu gibi. Zarfların özneden önce kullanılması "bazen" anlam düşüklüğüne veya devrik cümleye neden olabilir. "Çok kahvehaneye gitmeye başladın" yerine "kahvehaneye çok gitmeye başladın" demek daha uygundur.
Son yıllarda en, çok, az gibi azlık-çokluk zarfları yerine felaket, acayip, korkunç, dehşet gibi kelimeler zarf olarak kullanılmaya başlanmıştır. "Genç kız korkunç güzel piyano çalıyordu" gibi bir cümle dilbilgisi kurallarına göre hatalıdır. korkunç yerineçok veya oldukça gibi çok daha uygun bir zarf kullanılabilir.
furkan_______
8 Ocak 2012 21:06   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

zarflar

ZARFLAR (BELİRTEÇLER)

Fiilerin fiilimsilerin sıfaların ya da kendisi gibi zarf olan sözcüklerin anlamlarını “yer-yön, ölçü-miktar, durum, zaman ve soru” kavramlarıyla açıklayan sözcüklerdir.


1) DURUM ZARFLARI
Fiilleri veya fiilimsileri, nitelik, sebep, kesinlik, olasılık, yineleme, yaklaşıklık gibi anlamlarla belirten zarflardır.Fiile nasıl sorusunu sorarak buluruz.

*Manş denizini yüzerek geçti. (N)
*Bu gece yıldızlar pırıl pırıl yanıyordu. (N)
*Öfkeyle kalkan, zararla oturur. (N)
*Ağlamaktan göz pınarları kurudu. (S)
*Tüm bu acılara onu sevdiği için katlanıyor. (S)
*Seven bu gönül seni asla terk etmeyecek. (K)
*Bahar rüzgarının şarkısı hiç susmaz burada. (K)
*Şu an belki kuşlar bizim şarkımızı söylüyordur. (O)
*Adana ‘ya geldiğinde herhalde bizimle kalır. (O)

UYARI: Bazı durum zarflarını niteleme sıfatları ile karıştırmamak gerekir.

*Büyük insanlar her zaman büyük düşünür.
*Soğuk insanlara ben de soğuk davranırım.
*İyi bir üniversiteyi kazanmak için sınavlara iyi çalışmalısın.


2) YER-YÖN ZARFLARI (Nere(ye)?)

Fiilleri veya fiilimsileri yer-yön bakımından belirten zarflardır.

*Aşağı tükürsen sakal,yukarı tükürsen bıyık.
*Küçücük çocuğu hemen yukarı çıkardık.
*Odasının penceresinden içeri baktım.
*Biraz yürüdükten sonra geri dönmüş.
*Araba çok fazla ileri gitmiş.
*Az beri gelirsen arkadaşında oturur.

UYARI: Yer-yön zarfları çekim eki alırsa adlaşır.

*Işık,perdenin kenarından içeri sızıyordu. (Z)
*Işık,perdenin kenarından içeriye sızıyordu. (A)

UYARI: Bazı yer-yön zarflarını işaret sıfatları ile karıştırmamak gerekir.

*Aradığını yukarı katta bulamayınca yukarı çıkmış.
*Aşağı mahallede gürültü olunca,apartman sakinleri aşağı inmiş.
*İçeri zili çalınca öğrenciler içeri girdi.


3) ZAMAN ZARFLARI (Ne zaman?)

Fiillerin veya fiilimsilerin anlamını zaman bakımından sınırlandıran sözcüklerdir.

*Onu daha önce hiç böyle görmemiştim.
*Mehtabı seyrederdik geceleyin buralarda.
*Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm.
*Biz her gece uğultularını dinlerdik rüzgarların.
*Benim doğduğum köyleri geceleri eşkıyalar basardı.
*Bugün çalışan,yarın rahat eder.

UYARI: Bazı zaman anlamlı sözcükler belirtme durum ekini alırsa adlaşırlar.

*Bu akşam akşamı seyredeyim bakışlarında.
*Ne sabahı göreyim,ne sabah görüneyim.


4) ÖLÇÜ-MİKTAR ZARFLARI (Ne kadar)
Fiilleri,fiilimsileri,sıfatları veya kendisi gibi zarf olan sözcükleri ölçü-miktar bakımından sınırlandıran sözcüklerdir.

*Çok bilen çok yanılır.
*Sen burada biraz bekle.
*En güzel yıllarımı onun için harcadım.
*Daha güzel bir dünya için çok çalışmalıyız.
*Sahilde fazla güneşlendiği için yanmış.
*Soruları çözerken daha dikkatli olmalısın.

UYARI: Bazı nicelik zarflarını sayı sıfatları ile karıştırmamak gerekir.

*Çok insan bunu başarmak için çok çalışıyor.
*Fazla para insanı fazla rahatsız eder.

UYARI: “Daha” sözcüğü bir fiilin önünde olduğunda zaman zarfı,kendi gibi zarf olan bir sözcüğün önünde olduğunda ölçü-miktar zarfı olur.

*Daha iyi bir insanı bulabilmek için daha evlenmemiş.
*Bizimle daha sakin konuşuyordu.
*Eve daha gelmemiş.


5) SORU ZARFLARI

Fiilleri ya da fiilimsileri soru yoluyla açıklayan sözcüklerdir.

*Ne zaman bu hayaller bir gün gerçekleşecek?

*Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
*Bu viran yerde nasıl yaşıyorsunuz?
*Yolun bitmesine ne kadar kaldı?
*Ne zaman bir köy türküsü duysam,
Şairliğimden utanırım.”
*Niçin gökyüzü bu kadar mavi görünür?
*Neden saçların beyazlamış arkadaş?

UYARI: “Ne” soru sözcüğü cümle içinde soru sıfatı ve soru zamiri olarak kullanılacağı gibi soru zarfı da olabilir.

*O karanlık sularda ne gördün? (Zamir)
*Hiçbir şey olmamış gibi ne susuyorsun? (Zarf)
*Benimle ne konuda konuşacaksın? (Sıfat)
*Gel ecel,ne korkarsın sarı çehremden benim?
*Aşık dediğin Mecnun misali kördür,
Ne bilsin,alemde ne mevsimdir. (Zarf-zamir)
*Ne ağlarsın benim zülfü siyahım. (Zarf)
*Şu dünyada ben ne insanlar gördüm.

UYARI: “Nasıl” soru sözcüğü bir ismi belirtirse soru sıfatı, fiil ya da fiilimsiyi belirtirse soru zarfı olur.

*Onun nasıl bir insan olduğunu nasıl anlayabilirim?
*Gurbette nasıl bir hayat sürdüğünü nasıl bilmiyorsun?
Son düzenleyen Kral_Aslan; 16 Ekim 2012 12:12 Sebep: mesaj içeriği
13 Mart 2016 20:24   |   Mesaj #5   |   
_Yağmur_ - avatarı
SMD MsXTeam
ZARFLAR
MsXLabs.org

Sponsorlu Bağlantılar
Fiillerin, fiilimsilerin, sıfatların ya da kendi türünden olan kelimelerin anlamlarını türlü yönlerden (yer-yön, zaman, durum, miktar, soru) etkileyen; onları belirten, dereceleyen sözcüklere zarf denir.

Zarflar Özellikleri
  • Tek başlarına iken sıfatlar gibi isimden başka bir şey değildir. Zarf oldukları ancak cümlede belli olur.
  • Cümlede genellikle zarf tümleci olarak kullanılır.
  • Çekimsiz kelimelerdir. İsim çekim eki (hâl, iyelik, çoğul ekleri vb.) almazlar. Ama isim olarak kullanılabilenler bu görevde iken bu ekleri alabilirler.
  • Zarfların birçoğu sıfat ya da isim olarak da kullanılabildiği için sıfatların ve zarfların tanımı ve özellikleri iyi bilinerek bu fark ortaya konmalıdır. Sıfat isimden önce gelerek onu niteler veya belirtir. Ama zarf isimden önce gelmez.
Örnekler
  • Bugün çok yürüdüm. (fiilden önce)
  • Buraya yarın gelecekler. (fiilden önce)
  • İki eski dost akşama kadar sohbet etti. (fiilden önce)
  • Yarın da bayağı çok yürüyeceğiz. (zarftan önce, fiilden önce)
  • En güzel sen konuştun. (zarftan önce, fiilden önce)
  • En doğru kararı vermeliyiz. (sıfattan önce)
  • Çok hararetli tartışmalar oldu. (sıfattan önce)
  • Dün hava daha soğuktu. (adlaşmış sıfattan önce)
  • Mevsimlerin en güzeli ilkbahardır. (adlaşmış sıfattan önce)
  • Dargın durarak bir şey kazanamazsın. (fiilimsiden önce)
A. Görev ve Anlam Bakımından Zarflar

1. Durum Zarfları
Hâl ve tavır ifade eden zarflardır.

Özellikleri ve Örnekler
Eylemin nasıl yapıldığını ve ne durumda olduğunu; kimi zaman da zarfların durumunu gösterir. Bu zarflar da kendi içinde sınıflandırılabilir:

a. Niteleme Zarfları
Fiile "nasıl" sorusu sorularak bu zarflar bulunabilir.
  • Niteleme sıfatlarının çoğu niteleme zarfı olarak kullanılabilir.
Eğri oturalım, doğru konuşalım.
Düşüncelerini ne güzel dile getirebiliyorsun!
Çocukça hareket ediyorsun.
Böyle gelmiş, böyle gider.
Söyleyeceksen böyle söyle.
  • -CE eşitlik eki ve -lE vasıta hâl eki almış kelimeler durum zarfı olarak kullanılabilir:
" kardeşçe, gizlice, sessizce, hafifçe, yavaşça, hızlıca..."
"hızla, kahkahayla..."
Küçük kız güzelce süslendi. (niteleme)
Babasını sevinçle karşıladı. (niteleme)
  • Bağ-fiiller (zarf-fiil), deyimler, yansımalar, ikilemeler de niteleme zarfı olarak kullanılırlar:
"gülerek, ağlayarak, oturmadan, gelip..."
"gözü arkada kalarak, canından bezmişçesine..."
"şakır şakır, tık tık, küt küt, şırıl şırıl..."
"dik dik, boylu boyunca, tatlı tatlı..."
Adam çekine çekine içeri girdi. (niteleme)
Kâğıtları paket paket gönderdi. (niteleme)
Yiğitseniz teker teker gelin. (üleştirme, niteleme)
  • İsimler de niteleme zarfı olarak kullanılabilir:
Gül kokuyordu teni.
O, bu dünyada delikanlı yaşadı.
b. Kesinlik Zarfları

"elbet, elbette, asla, mutlaka, hiç mi hiç, ne olursa olsun, kuşkusuz, hiç kuşkusuz..."
  • Elbet bir gün buluşacağız.
  • Seni asla unutmayacağım.
  • Hayvanları ve bitkileri hiç incitmem.
  • İyiliklerinizin karşılığını mutlaka göreceksiniz.
c. Yineleme Zarfları
  • İkide bir karşıma çıkıyor.
  • Konuyu bir daha anlatayım.
  • Bu akşam yine arayacağım.
d. Olasılık Zarfları

"bakarsın, belki, ola ki, sanıyorum."
  • Ola ki arayacağı tutar.
  • Sanıyorum aramaz.
e. Yaklaşıklık Zarfları

"aşağı yukarı, şöyle böyle, hemen hemen"
  • İşim hemen hemen bitti. (yaklaşıklık)
f. Üleştirme Zarfları
  • Uçaklar ikişer ikişer geçiyordu üstümüzden
  • Askerler teker teker nöbet yerlerine dağıldılar.
g. Sınırlama Zarfları
  • Dün ancak iki saat çalışabildim.
  • Bu kötü alışkanlıklardan artık uzak durmalısın
2. Zaman Zarfları
Fiillerin anlamını zaman yönünden tamamlayan zarflardır.

Zaman Zarfları Özellikleri ve Örnekler
  • Fiile (veya zarfı olduğu başka kelimelere) sorulan "ne zaman", "ne kadar süre" sorusuna cevap verir.
  • Zaman zarfları, zarf olarak kullanılan çeşitli zaman isimleridir.
  • Çekimsizdirler. İsim çekim ekleri alırlarsa zarf olmaktan çıkarlar.
  • Başlıcaları şunlardır:
"dün, bugün, yarın, şimdi, gece, gündüz, güpegündüz, gündüz gözüne, cuma günü, haftaya, önceki gün, akşam, sabah, akşamleyin, sabahleyin, az önce, geç, iki gün, iki saat, on dakika, iki günde, iki saatte, uzun süre, uzun zaman, biz gelmeden, demin, henüz, hâlâ, daha, gene, yine, artık, sonra, evvelâ, daima, hep, henüz, hemen, geceleri, sabahları, önceden, ayda bir, buraya gelmeden, anlatırken, yaşarken ..."
  • Az önce gitmişti.
  • Sonra uğrarsınız.
  • Henüz işimiz bitmedi.
  • Artık buralara gelmeyeceğim.
  • Yarın geleceklermiş.
  • Okulu gelecek sene bitireceğim.
  • Kâmil dün akşam telefon etti.
  • Ayda bir uğrar buralara.
  • Toplantı iki saat sürdü.
  • İnsanların vefasızlığını geç anladım.
  • "-leyin" eki sınırlı sayıda zaman zarfı yapar:
sabahleyin, akşamleyin...
  • "-lErİ" eki zaman isimlerine gelerek -iyelik anlamı taşımaksızın- "her " anlamı katacak şekilde zaman zarfı yapar:
sabahları, akşamları, önceleri, ikindileri...
  • "-İn" eki de zaman isimlerine gelerek zaman zarfı yapar:
yazın, kışın, ilkin, güzün...
  • "-E, -dE, -dEn" ekleri ve bu eklerle birlikte bazı edatlar zaman zarfı yapar:
Yola çıktık; akşama geliriz sanırım.
Bayramlarda bütün aile bir araya toplanır.
Azıklarınızı geceden hazırlamıştım.
  • Edat barındıran ve fiilin başlangıç ve bitiş zamanını bildiren zarflar edat tümleci olarak da değerlendirilebilir.
Sabahtan beri burada bekliyoruz.
Akşama kadar geri döner misin?
Günlerden beri yağmur yağıyordu.
Kar akşama kadar yağabilir.
  • Zaman anlamı taşıyan zarf-fiiller ve zarf-fiil grupları da zaman zarfı olarak kullanılır:
Buraya gelmeden haber verin.
Bizi karşısında görünce şaşırdı.
Yaşadıklarını anlatırken gözleri yaşardır.
İstanbul'a geleli iki yıl oldu.

3. Yön Zarfları
Yalın hâlde kullanılarak fiilin yönünü (failin yöneldiği yeri) belirten zarflardır:

Yön Zarfları Özellikleri
  • Çoğu "-Erİ" ekiyle yapılmıştır.
"ileri, geri, beri, doğru, içeri, dışarı, aşağı, yukarı."
  • Bu zarflar eksiz kullanılır. Yönelme, bulunma, ayrılma hâl ekleri getirilirse dolaylı tümleç olur. Hâliyle isim olarak kullanılmış olur. Aynı kelimeler sıfat olarak da kullanılabilir.
Ahmet içeriye girdi. (isim; dolaylı tümleç)
İlerisi çok güzel. (isim; özne)
İleri ülkeler daha demokratiktir. (sıfat)
Doğru söz, aşağı yol, yukarı kat, geri hatlar... (sıfat)

Örnekler
  • Arkadaşlar, içeri girer misiniz?
  • Sesi duyar duymaz aşağı indim.
  • Dışarı çıkmak için uğraşıyordu.
  • Arabayı biraz daha ileri park et.
  • Beri gel, barışalım.
  • Bu yoldan geri dönülmez.
  • Düşmana doğru ilerlediler.
4. Miktar Zarfları
Fiillerin, fiilimsilerin, sıfatların ya da başka zarfların anlamlarını ölçü yönünden tamamlayan, artıran, azaltan zarflardır.

"en, daha, pek, çok, az, biraz, kadar, denli, gibi, fazla..."
Miktar Zarfları Özellikleri ve Örnekler:
  • Fiile veya sıfata sorulan "ne kadar?" sorusunun cevabıdır.
  • Kendilerinden önceki ya da sonraki kelimeyle birlikte söze eşitlik, üstünlük, en üstünlük, aşırılık, karşılaştırma anlamları katar.
Benim kadar çalışırsan başarılı olursun. (eşitlik)
O da babası gibi yürüyor. (eşitlik, benzerlik)
Cennet kadar güzeldi vatanımız. (eşitlik, benzerlik)
Bu kadar çok çalışmak niye. (eşitlik)
Beş dakika kadar dinlenelim. (eşitlik, yaklaşıklık)
Yemeği biraz fazlaca yemişim. (biraz: eşitlik; fazlaca: aşırılık)
Ayakkabısı azıcık dar geliyormuş. (eşitlik, aza yakın)
Düne göre azıcık iyileşmiş. (eşitlik, aza yakın)
  • "en" kelimesi aşırılık, en üstünlük anlamı verir:
En yakın arkadaşı benim. (en üstünlük; sıfattan önce)
En çok çalışan canlı karıncadır. (en üstünlük, zarftan önce)
  • "daha" kelimesi karşılaştırma, üstünlük anlamları katar.
O senden daha çabuk bitirdi. (üstünlük; zarftan önce)
Daha güzel bir araba aldı. (üstünlük; sıfattan önce)
Not: "daha" kelimesi zaman ve "başka" anlamı da katabilir. "bir" kelimesiyle birlikte yineleme zarfı olur:
Songül daha telefon etmedi. (zaman zarfı, henüz anlamında)
Buralara bir daha gelebilir miyiz? Yineleme zarfı
Hepsini aldınız, daha ne istiyorsunuz? ("başka" anlamında)
  • "çokça, çok, pek çok, çok az, gayet, fazla, fazlaca, epey" kelimeleri aşırılık anlamı katar.
Bugünlerde çok az uyuyor.
Gayet çalışkan bir insandı.
Dergiyi çıkarmak için epey çalıştık.
Adem pek akıllı bir çocuktur.
Fazla okuyor, gözleri bozulacak.
  • "eksik, seyrek, sık" kelimeleri işin ne kadar sıklıkla yapıldığını belirtir:
Bugünlerde sık görüşüyoruz.
Parayı iki milyon eksik vermiş.
Eskisi gibi değil; seyrek uğruyor.
  • "aşağı yukarı, şöyle böyle" ikilemeleri "yaklaşık" anlamı katar.
Bursa'da aşağı yukarı bir ay kaldık.
Ankara'ya geleli şöyle böyle 9 yıl oldu.

5. Soru Zarfları
Eylemin anlamını soru yoluyla belirten zarflardır, daha doğrusu diğer zarfları ve cümledeki zarf tümlecini bulmaya yarayan soru kelimeleridir.

Zoru Zarfları Özellikleri ve Örnekler
  • Diğer zarf çeşitlerinin çoğunun soru şekli vardır.
"ne zaman, ne kadar, nasıl, niçin, ne diye, ne, ne biçim, nice, ne denli"
  • Soru cümlesi yapar:
Akşam eve kaçta gelirsin?
O nasıl konuşuyor öyle?
Siz ne biçim konuşuyorsunuz?
Daha ne kadar bekleyeceğiz?
Niçin bunları bana veriyorsun?
Bu saate ne gezip duruyorsunuz?
İşleri ne zaman bitireceksiniz?
]İçinde soru zarfı bulunan bütün cümleler soru cümlesi değildir:
Eve kaçta geleceğimi şimdiden söyleyemem.
Ne iyi insanlar bunlar...
Ne güzel söyledi.

6. Gösterme Zarfı
Bunu her dil bilgisi kitabı ayrı bir zarf olarak almaz. "işte" kelimesiyle yapılır.
  • İşte şimdi geliyorum.
  • Bak işte dinliyorum.
B. Zarflarda Pekiştirme
Genellikle pekiştirme sıfatlarıyla ve ikilemelerle yapılır. Pekiştirmeli isimler de vardır ve onlar da zarf olarak kullanılır.
  • Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.
  • Yüzü soğuktan mosmor olmuştu.
  • Yağmurda sırılsıklam ıslandılar.
  • Güpegündüz nereye gidiyorsun?
  • Soğuktan tortop yatıyor.
  • Evrakları paramparça mı getirecektin?
C. Yapı Bakımından Zarflar
Yapı bakımından zarflar basit, türemiş, birleşik ve öbekleşmiş olmak üzere dörde ayrılır.

1. Basit Zarflar
Kök hâlinde olan, ek almamış zarflardır: "yarın, gece, geç, dün, pek, az, fazla, sık, iyi, çok, hiç, sabah, akşam, henüz..."

2. Türemiş Zarflar
Yapım ekiyle veya yapım eki gibi kullanılmış bazı çekim ekleriyle yapılmış zarflardır: "sabırlı, aylarca, önce, dostça, sınıfça, yiğitçesine, erken, sabahleyin, kışın, ilkin, ileri, soğuk, içeri, dışarı, aptalca, mosmor, sanıyorum, kaçta, koşarak, okumadan, gelince, şimdilerde..."

3. Birleşik Zarflar
Birden fazla kelimenin bir araya gelip kaynaşarak oluşturdukları zarflardır: "bugün, biraz, böyle, şöyle, birdenbire, niçin, ilk önce, nasıl..."

4. Öbekleşmiş Zarflar
Birden fazla kelimenin farklı yollarla (ikileme, edat grubu, zarf-fiil grubu) bir araya gelerek oluşturdukları zarflardır: "hemen hemen, gece gündüz, er geç, ikide bir, aşağı yukarı, hemen şimdi, kırk yılda bir, öğleden sonra, arada sırada, yana doğru, az çok, -den sonra, -e dek, bazı bazı, şöyle böyle, üç aşağı beş yukarı, doğru dürüst, okuma sırasında, geldiği zaman..."


Daha fazla sonuç:
zarf bulma