![]() |
Ağıt değil Gücünüz varsa sizin Sözcüğü tutuklayın. Öğrenci, kitap, türkçe En güzel kavramı dilimin Özgürlüğü tutuklayın. Ben ki düşünüyorum Var olduğumdan beri Silahlar bana dönük Savaşlar sizin için Gücünüz varsa artık Usumu tutuklayın. Açtı kendini, bir bayrak gibi işte Ölümün üzerinde Hasan Tahsin... Bu silah başka silah Bu ölüm başka ölüm Gücünüz varsa sizin Ölümü tutuklayın. Şükran Kurdakul |
Hasret Sokaklarında Bir ıslığın ahenginde döner duygular, Dalar gidersin uzaklara. Bir martı kanadıyla akşam olur, Bir meyhanede sabahlarsın, Yüreğine yerleşir kalır acılar. Gözlerin yağmurlarla dolar, Ellerin cebinde düşersin yollara. Seni uzak gecelerin birinde unutur, Birinde soluk bir resimle hatırlar. Sigara dumanlarında şekillenir kahırla, Çaresizliğine içerlersin. Ağlarsın, ağlarsın... Seni deli sanırlar. Ahmet Beltekin |
GÖZLERIME VURDULAR KÖR KARANLIĞI Paslı umut zincirleriyle Bağladılar beni Gözlerime vurdular kör karanlığı Ve bir kanlı kırbaçla Dağıttılar duygularımı Çaresizliğimi yazdım gözyaşlarımla Çiviledikçe bakışlarımı Sersem umutlara Gözlerime indi yitik düşler Ve... sen oldun bir güç Yalnızlığımda. Üzeyir Lokman ÇAYCI |
Hoş geldin hoş geldin Sibel, dur sarılayım önce çok engeller aştın yorgunsundur her gelişin ilk gelişin gibi nasıl çarpıyor yüreğim biliyor musun duvarlar devriliyor içimde seni görünce ne güzel şey beklemek yollarını geleceğini bilmek, gelirken görmek sevgi, sevinç, umut, coşku, mutluluk neler neler veriyorsun sıcak gülüşünle hoş geldin Sibel, geç otur gönlüme hoş geldin Sibel, hoş geldin yalnızlığıma güneşlerle geldin, evreni getirdin yıldızlar serpiştirdin karanlığıma dudakların ne güzel öyle konuşsan da konuşmasan da sen aydınlatmasan renkleri seçemiyorum gözlerin olmasa aşk nedir bilemiyorum sana sarılınca anlıyorum ırmak olduğumu akıyorum hep uzak denizlere doğru hoş geldin Sibel, seni kendime ekliyorum Celal Kabadayı |
Ey Mihri Yar ( Yağmur Makamı ) ey mihri yar virane sözlerle süslenmiş mektupların neden noktaları çukur kadar derin virgülleri gözyaşı kancasıdır veda satırlarında niçin elleri olan sözcükler yoktur zaman hangi ayrılığın parantezinde vuslatı simgeler duvarlar hangi mevsimdedir gün dökerken sarı güllerin hükmü var mıdır mektupların küllerinde bu şehri dolaşan efkar niçin gözlerinde efsunlaşır hangi göz sırata eş değer bir yoldur kalbe ey mihri yar ayaz bakışlı bir rüzgarın güzelliğini gazellediği vakit kelebeğe küsen çiçeklerin vebalini düşün aşiyansız serçelerin yollara sırt döndüren türküleri nasıl susar bunca dileği koca gökyüzünde bir topal yıldız nasıl taşır gözlerimi silecek mendil ne zaman döner düğün eğlencelerinden ey mihri yar artık yağmur hangi makamda yağar Recep Koç |
Bir gün sen de doyasıya bakacaksın Kaybolacaksın gözlerimin Derinliklerinde. O engin denizde sen de Boğulacaksın. MURAT KARA |
Bu akşam vakti deniz, O bütün hasretimiz, Sanki gelmiş de dile, Nedametin sesiyle, Çarparak kayalara, Yetmez mi, diyor deniz, Karada çektiğiniz? Cahit Sıtkı Tarancı |
Gözlerin de şiir var, Sanki aşkımı yazar, Kalp aynasından bakar, Bakışların içimi yakar. Şiir dolu gözlerin, Anlatırlar her şeyi, Sanki kalbim gibi, Çırpınıyor gözlerin. Şiir gözlüm cananım, Ben sana hayranım, Kalbine al yanayım, Senle mutlu olayım. SAFFET AKKAYA |
Ödünsüz bir sobanın yanında titreyen çocuğu görse yağmur gözyaşlarını odaya tavanarasındaki delikten usulca bırakır Sunay Akın |
Bilemezsin seni kac kez andim bu gece. Bilemezsin kac yildiz topladim dileklerimde. Seni,sen diye sevdim,gozyaslarimi. Kac orman yaktim gonlumde. Kac sevda harcadim,seni sevdigimde. Bilemezsin..... Ve.... Bilemezsin, seni oldurdugunde icimin. Kac bin kez oldurdugumu ruhumu. FATMA AY |
| Saat: 00:35 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık