MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Ekonomi (https://www.msxlabs.org/forum/ekonomi/)
-   -   Dünyada ve Türkiye'de Ekonomi Gündemi, Güncel Haberler (https://www.msxlabs.org/forum/ekonomi/7297-dunyada-ve-turkiyede-ekonomi-gundemi-guncel-haberler.html)

Efulim 28 Mart 2012 09:21

OECD: Euro Bölgesi krizi henüz geçmedi
OECD uyardı: "Euro Bölgesi krizi geçmiş sayılmaz; bankalar zayıf, borçlar yüksek.

http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/111221-euro640.hlarge.jpg

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) bu yıl başından beri finans piyasalarının daha sakin geçmesine rağmen Euro Bölgesi'nin kamu borç krizinin geçmiş sayılamayacağını, bölge bankalarının zayıf ve borç düzeylerinin hâlâ yüksek olduğunu ve mali hedeflerin garanti olmadığını bildirdi. OECD, 17 üyeli bölgenin iddialı ekonomik reformları gerçekleştirmek zorunda olduğunu belirtti ve rehavete yer olmadığı uyarısı yaptı.
Euro Bölgesi'nin mali durumuna ilişkin yayımladığı raporda OECD, "Euro bölgesi kamu borçları konusunda piyasa güveni kırılgandır. Büyüme beklentisi alışılmış boyutların ötesinde bir belirsizlik taşıyor ve kamu borçları krizinin çözümüne, ciddi ölçüde etkilenecek kadar bağımlı" dedi.
Uluslararası Para Fonu ve Avrupa Komisyonu'nun 2012 yılında Euro Bölgesi'nde daralma olacağı tahminlerinin aksine OECD, blokta yüzde 0.2 büyüme bekliyor.
OECD, kamu borçlarında azalma hedeflerinin gerçekçi ve mümkün hedefler olması gerektiğini aksi halde Avrupa Birliği'nin uyulması zorunlu sistemlerinin itibar kaybedeceğini vurguladı.
Bankaların güçlendirilmesinin de krizin çözümü için kritik önemde olduğunu belirten OECD, borçlu İtalya ve İspanya'nın piyasalara erişimlerinin kesilmesi ihtimaline karşı destek sağlayabilmek için yeterli büyüklükte bir güvenlik sisteminin oluşturulmasını istedi.



nötrino 28 Mart 2012 10:13

Finans
 
Merkez Faizde Sürpriz Yapmadı

Merkez Bankası gösterge faizi yüzde 5.75'te bıraktı. Banka faiz koridorunda da değişikliğe gitmedi.Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Mart ayı toplantısını yaptı.

Merkez Bankası, gösterge faizi değiştirmeyerek yüzde 5.75'te bıraktı. Banka, gecelik borçlanma faiz oranı yüzde 5'te, gecelik borç verme faiz oranını yüzde 11.5'te tuttu.CNBC-e anketinde politika faizinde ve döviz zorunlu karşılıklarda değişiklik beklenmiyordu.

Merkez Bankası faize dokunmazken, altınla ilgili bazı adımlar attı. TL yükümlülükler için tesis edilen zorunlu karşılıkların altın olarak tutulabilecek kısmına ilişkin üst sınır yüzde 10'dan yüzde 20'ye çıkarıldı. Yabancı para zorunlu karşılıklarının altın olarak tutulan kısmında ise üst limit yüzde 10'dan sıfıra çekildi.

Banka, "TL zorunlu karşılıkları altın tesis miktarının tamamı kullanılırsa altın rezervi yaklaşık 2.2 milyar dolar artacak. Böylece piyasaya yaklaşık 6.1 milyar lira likidite kalıcı olarak sağlanacak" değerlendirmesini yaptı.Merkez Bankası açıklamasında "Gerekli görülen günlerde ek parasal sıkılaştırma uygulaması tekrarlanabilir" denildi.


Kaynak: Ntvmsnbc / CNBC-e (27 Mart 2012,14:02)


byseus 29 Mart 2012 09:43

Benzine 3 Haftada 3’üncü Zam
 
Benzine 3 haftada 3’üncü zam

Benzinin litre fiyatı 7-8 kuruş arttı. Yapılan son zamla birlikte 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı 4,70 liraya yükseldi.

http://media1.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/120328-benzin.hlarge.jpg

Artan petrol fiyatları ve kurdaki artışa paralel olarak benzine üç haftada üçüncü zam geldi.

Yapılan son zamla benzinin litre fiyatı 7-8 kuruş arttı.

Zamla birlikte 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı ortalama 4,70 liraya çıktı.

Kaynak:Ntvmsnbc


Efulim 29 Mart 2012 14:33

Krize 1 trilyon Euro'luk kalkan
Euro Bölgesi'nin borç kriziyle mücadele fonu 1 trilyon Euro'ya koşuyor.

http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/111215-euro640.hlarge.jpg

BRÜKSEL - Euro Bölgesi, borç krizindeki üyelerini kurtarma fonunun sermayesini geçici süreliğine 940 milyar Euro'ya yükseltmeye hazırlanıyor. AB kaynakları, yarın Kopenhag'da toplanacak olan Euro Bölgesi maliye bakanlarının halen 500 milyar Euro'yla sınırlandırılan kriz fonunun müdahale kapasitesinin 2013 ortasına kadar 940 milyar Euro'ya çıkarılması konusunda uzlaşabileceklerini belirtiyor.
Euro Bölgesi'nin krizle mücadele için 500 milyar Euro'luk kalıcı Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM) ve 440 milyar Euro'luk geçici Avrupa Finansal İstikrar Fonu (EFSF) adı altında 2 enstrümanı bulunuyor. Azami kullanımları 500 milyar Euro'yla sınırlanan 2 fondan bugüne dek Yunanistan, Portekiz ve İrlanda'nın kurtarılması için 192 milyar Euro kullanıldı.

ESM ve EFSF'yi 2013 ortasına kadar birlikte yürürlükte tutarak toplamda 940 milyar Euroluk müdahale gücüne sahip olmayı planlayan Euro Bölgesi, sonraki dönemde EFSF'yi kapatarak ve ESM'nin sermayesini 700 milyar Euroya çıkararak krizle mücadeleyi sürdürmeyi hedefliyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Başkanı Angelo Gurria, hafta başında Brüksel'de yaptığı açıklamada, Euro Bölgesi'nin krizle mücadele fonunun en az 1 trilyon Euro düzeyinde olması gerektiğini vurgulamıştı.



nötrino 30 Mart 2012 12:00

Türkiye Ekonomisi / Ekonomi Gündemi
 
Dış Açık Yüzde 20.4 Azaldı

Dış ticaret açığı Şubat'ta yüzde 20.4 azalışla 5.9 milyar dolara geriledi.Dış ticaret açığında daralma yaşanıyor.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yıl Şubat ayında 7 milyar 460 milyon dolar olan dış ticaret açığının bu yılın Şubat ayında 5 milyar 936 milyon dolara gerilediğini açıkladı.

Şubat'ta ihracat 2011 yılının aynı ayına göre yüzde 17.1 artarak 11 milyar 777 milyon dolara, ithalat da aynı dönemde yüzde 1.1 artarak 17 milyar 713 milyon dolara ulaştı.

Geçen yıl Şubat ayında yüzde 57,4 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın Şubat ayında yüzde 66,5'e yükseldi.


Kaynak:Ntvmsnbc(30 Mart 2012,10:06)


Efulim 30 Mart 2012 13:30

Petkim'deki yüzde 10 hisse özelleşiyor
Petkim'deki yüzde 10,32 oranındaki A Grubu hissesi ''blok satış'' yöntemiyle özelleştirilecek.

http://media4.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/120206-petkimkapak.hmedium.jpg

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), Petkim Petrokimya Holding AŞ'de (Petkim) sahip olduğu yüzde 10,32 oranındaki A Grubu hissenin ''blok satış'' yöntemiyle özelleştirme işleminin nihai pazarlık görüşmesi bugün yapılacak. Türkiye'nin stratejik şirketlerinden biri olan Petkim'in özelleştirme ihalesi için, SOCAR Turkey Enerji AŞ ve SOCAR Internatıonal DMCC Ortak Girişim Grubu (OGG) teklif vermişti. İhale için, geçici teminat tutarı 3 milyon dolar, son teklif verme tarihi de 20 Mart olarak belirlenmişti.
1987 yılında özelleştirme kapsamına alınan Petkim'in, İzmit-Yarımca'da bulunan üretim kompleksi, 2001 yılında 60 milyon dolar bedelle satılmış, kalan kısmının özelleştirme ihale süreci ise 20 Ocak 2003 tarihinde tarihinde başlamıştı. 6 Haziran 2003 tarihinde yapılan ihaleyi ise Standart Kimya Petrol Doğalgaz Sanayi ve Ticaret AŞ kazanmıştı. Ancak, Standard Kimya Petrol Doğalgaz Sanayi ve Ticaret AŞ'nin, Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından verilen süre içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucunda, Petkim ihalesi iptal edilerek, Standart Kimya'nın 10 milyon dolar tutarındaki geçici teminat mektubu irat kaydedilmişti.

Petkim'in yüzde 88,86'sına tekabül eden Özelleştirme İdaresi Başkanlığı hissesinin blok satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla, 26 Ağustos 2003 tarihinde yeniden ihaleye çıkılmış, ancak, son teklif verme tarihi olan 30 Ocak 2004'te yeterli teklif verilmediği için ihale iptal edilmişti.

YÜZDE 34,5'İ, 2005'TE HALKA ARZ EDİLMİŞTİ
Nisan 2005 tarihinde Petkim'in sermayesindeki yüzde 34,5 oranındaki hissesi halka arz edilmişti.
PETKİM'in sermayesindeki, yüzde 51 oranındaki kamu hissesinin blok satış yöntemi ile özelleştirilmesine ilişkin ihale sürecinde, 5 Temmuz 2007'de yapılan nihai pazarlık görüşmelerinde, en yüksek teklifi 2 milyar 50 milyon dolarla TransCentralAsia Ortak Girişim Grubu vermişti. Ancak, daha sonra ihalede 2 milyar 40 milyon dolar ile ikinci en yüksek teklif veren Socar-Turcas-Injaz Ortak Girişim Grubu ile sözleşme imzalanmıştı.

PETKİM
Yüzde 51 hissesi 2008 yılında Socar&Turcas Petrokimya AŞ'ye devredilen Petkim, 1965 tarihinde TPAO öncülüğünde kuruldu. Petkim, İzmit-Yarımca Kompleksinde 1970 yılında, önce 5 fabrikayı işletmeye açtı daha sonraları diğer fabrikalar bunu takip etti. Hızla artan talebi karşılamak için Petkim'in ikinci kompleksinin Aliağa'da kurulması kararlaştırıldı.
Aliağa Kompleksi projelendirildiği yıllardaki mevcut en ileri teknolojiler ve optimum kapasitelere sahip olarak kuruldu ve 1985 yılında işletmeye alındı.
Petrokimyasal ara ve nihai ürünler üreten ve satan Petkim'in net satışı 2 milyar 909 milyon lira. 2 bin 631 personele sahip olan Petkim'in pazar payı ise yüzde 26 civarında bulunuyor.
Bu arada, yüzde 51'i Socar Turcas Petrokimya AŞ'ye ait olan Petkim'in yüzde 38,68 hissesi İMKB'de işlem görüyor. Petkim'in yüzde 10,32 oranındaki hissesi de Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nda bulunuyor.


byseus 30 Mart 2012 13:37

Memur Maaş Zammı
 
Memur maaş zammı

Toplu sözleşme yasa tasarısı pazar günü TBMM Genel Kurulu'na geliyor..
http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh_2321.jpeg

Maaş zammını bekleyen milyonlarca memura iyi haber geldi. Hükümet, maaş zammını 15 Mayıs'a yetiştirme hazırlığında. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Toplu Sözleşme Kanun teklifinin pazar günü Meclis Genel Kurulu'na geleceğini belirtti.

Çelik, "TBMM gündeminde kamu görevlilerini ilgilendiren 4688 sayılı yasal düzenleme kanunu memurları ilgilendiriyor. Toplu sözleşme sürecine geçiyoruz. Masada memurların 2012 zamlarını konuşacağız. Bunun için uyum yasasının çıkması gerekiyor. Şu anda görüşülen yasanın hemen akabinde bunu ele alacağız. Bugün 4+4+4 eğitim yasasının çıkması gerekiyor. 4+4+4+ yasasının 5 maddesi kaldı. Cumartesi günü gensoru görüşülecek. Pazar günü de bu yasa ele alınacak. Umarım aksama olmaz ve bu önemli yasanın çıkmasını sağlarız. Hemen akabinden de sonra da süreci de hızlı bir şekilde başlatıp Mayıs ayına Ocak'tan bugüne zamları içeren toplu sözleşme görüşmelerini neticelendiriz. Bir aylık bir süre var nisan ayında başlayacak mayısta netilecelenir." dedi.

Kaynak:Ensonhaber


byseus 30 Mart 2012 15:02

Türkiye'den Petrol Adımı!
 
Türkiye'den kritik petrol adımı

Enerji Bakanı Yıldız: Libya'dan petrol alımını başlattık
http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh9806.jpg

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, İran'dan alınan petrolün bir kısmının, Libya'dan sağlanması için çalışma başlatıldığını açıkladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız "Libya'dan petrol alımı başlattık, İran'dan alımı azaltıyoruz. Libya'dan yapacağımız alım, İran'dan yaptığımızın yüzde 10'u civarında olacak." dedi.

Bakan Yıldız, petrol fiyatlarına yansıyan yüksek vergiler konusunda kendisine yöneltilen bir soruya "Vergiyle alakalı hususlarda Maliye Nakanımızla mütala etmişsizindir" diye cevap verdi.

KRİTİK GÖRÜŞME SONRASI YAPTIRIM

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kore ziyareti sonrası İran'a geçmesi ve Ahmedinejad ile kritik bir görüşme yapması sonrası Türkiye'nin böyle bir karar alması dikkat çekti. Türkiye'nin bu ilk yaptırımının ardından diğer yaptırımları hayata geçirip geçirmeyeceği merak ediliyor.

Kaynak:Ensonhaber


nötrino 31 Mart 2012 11:49

Finans / Moody's'ten Türkiye'nin Kredi Notuna Dair Değerlendirme
 
Moody's: Dengesizlikler Azalırsa Not Artar


Uluslararası Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'nin kredi notunun kriz dönemindeki kamu finansmanının direncini yansıttığını açıkladı.

Moody's'ten Türkiye'nin kredi notuna ilişkin yeni bir değerlendirme geldi.Moody's tarafından Türkıye'nin kredi notuna ilişkin olarak yapılan açıklamada, kredi notunda ya da not görünümünde herhangi bir değişiklik yer almadı.Moody's, iç ve dış dengesizliklerin azalması durumunda kredi notunun artabileceğini ifade etti.

Türkiye'nin kredi notu görünümünü daha önce pozitif olarak belirleyen kuruluş uluslararası ortamın giderek daha zorlu hale geldiği bir dönemde uygulanan politikalarda hata yapma marjının son yıllarda daha da daraldığını ifade etti.

Değerlendirmede Türkiye'nin ekonomik, mali ve siyasi kırılganlıklarının son yıllarda azaldığına dikkat çekildi.Kuruluş, laikler ve dindarlar arasındaki sürtüşme, etnik sorunlar, cari işlemler açığı gıbı konuların risk unsurlarını oluşturduğunu kaydetti.


Kaynak:Ntvmsnbc(29 Mart 2012,08:51)


Efulim 31 Mart 2012 16:01

Kara Kıta'nın 10 parlak şehri
Büyüyen ekonomisi ve hızla artan nüfusu ile göz kamaştıran Afrika, çokuluslu şirketlerin iştahını artırıyor. Kıta, uzun süredir ilgi odağı.

http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/120331-karakita.hlarge.jpg

Afrika büyük bir ekonomik değişimden geçiyor. Bölgenin büyüme potansiyeli uluslararası şirketlerin iştahını kabartıyor. Afrika'nın Sahra altı olarak nitelenen bölgesinde 2008 yılı itibariyle ekonomik büyüklük 1.6 trilyon dolarla Brezilya ve Rusya'nın ekonomisini yakalarken, Kara Kıta'nın toplam büyüklüğünün 2020'de 2.6 trilyon dolara erişmesi bekleniyor. 2000-2010 arasında dünyanın en hızlı büyüyen 10 ekonomisinden 6'sı Afrika'daydı ve ekonomistlere göre 2015'e kadar en hızlı büyüyen 10 ülkenin 7'si yine Afrika'dan çıkacak ve Afrika'da büyüme Asya'yı geçecek. Dünya'nın haberine göre; geçtiğimiz 10 yıl içinde Afrika'daki büyümenin yüzde 32'si emtia fiyatlarındaki artıştan geldi ancak kıtadaki ekonomik sıçramanın bir 'doğal kaynak' patlamasından çok daha fazlası olduğunun altını çizmek gerekiyor. Afrika'daki büyümenin üçte ikisi perakendecilik, ulaşım, telekomünikasyon ve imalat gibi sektörler kaynaklı. Afrika'nın 1 milyar olan nüfusunun 2050'de ikiye katlanarak 2 milyarı bulacağı tahmin ediliyor. Tüketimde dünyanın diğer bölgeleriyle yarışır hale gelmesi beklenen Afrika'da tüketici harcamalarının 2020'de 1 trilyon dolarla Rusya ve Hindistan'a rakip olacağı öngörülüyor.
Dünyanın her bölgesinden Afrika'ya sermaye akıyor. 2000'de 10 milyar dolar olan Afrika'ya doğrudan yabancı yatırımlar, 2010'da 80 milyar dolara dayandı. Afrika'ya doğrudan yatırımların 2015 yılında 120 milyar dolara çıkması bekleniyor.

Herkes Afrika'nın potansiyeli hakkında konuşup duruyor, peki nüfusu 1 milyarı aşın bu kıtada yabancı şirketler nerelere odaklanmalı? Frontier Strategy Group tarafından yapılan araştırmaya göre, Afrika'da nüfusu 1 ila 5 milyon arasında değişen kentlerin sayısı 2025 yılında 73'e çıkacak. Frontier Strategy Group MENA araştırma bölümü başkanı Matthew Spivack, kıta genelinde yatırım için tercih edilmesi ilk 5 beş kenti ve gelecek vaat eden 5 kenti belirledi. Bunların bazıları çok iyi tanınıyor, ancak bazıları sizi şaşırtabilir.
Spivack'ın önerdiği '5 Büyük' şehir siyasi ve ekonomik açıdan istikrarlı ve zaten doğrudan yabancı yatırımcının destinasyonları arasında önemli bir yere sahip. Bu şehirler şöyle sıralanıyor:
- Acra, Gana
- Johannesburg, Güney Afrika
- Lagos, Nijerya
- Luanda, Angola
- Nairobi, Kenya
Bunların içinde büyük bir sürpriz yok. Johannesburg, Sahra Altı Afrika'nın en büyük ekonomisinin başkenti ve Frontier'in dikkat çektiği gibi Avrupalı bir şehrin büyüklüğüne erişmiş durumda. Kentin nominal gayrisafi yurtiçi hasılası (GSYH) 51 milyar dolar. Almanya'nın en büyük şehirlerinden Münih'in GSYH'sinin 64 milyar dolar olduğu göz önüne alındığında Johannasburg'un potansiyeli açıkça ortaya çıkıyor. Şehir dünya devlerini bir bir kendine doğru çekiyor.
Özellikle perakende satış gruplarının ilgi gösterdiği bu pazarın son yabancı konuğu Amerikan giyim devi Gap oldu. Firma, bu ay Güney Afrika'daki ilk mağazasını Johannesburg'da açtı. İspanyol Zara da, 2011 sonunda yine bu şehirde faaliyetlerine başlamıştı. Lagos'un ekonomisi biraz daha küçük; 40 milyar dolar. Ancak Nijerya'nın bu yıl ekonomik istatistiklerini dayandırdığı baz yılını değiştirmesiyle Lagos'un ekonomik büyüklüğünün ciddi biçimde artacağı öngörülüyor. Nijerya'nın 1990 yılı yerine 2008'i baz alması bekleniyor.
Böylelikle ülkenin ekonomik büyüklüğünde sıçrama yaşanabilir. Gana geçtiğimiz kasım ayında baz yılını değiştirdiğinde üretim yüzde 60 artış yükselmişti. Nijerya'da benzer bir oranda artış yaşanması, GSYH'nin 247 milyar dolardan 395 milyar dolara çıkarak, şu an ekonomik büyüklüğü 422 milyar dolar olarak hesaplanan Güney Afrika'ya daha da yaklaşacağı anlamına geliyor. Lagos, Kahire'den sonra Afrika'nın en kalabalık ikinci şehri. Birleşmiş Milletler, Lagos'un 2025'te dünyanın 11'inci büyük kenti olacağını tahmin ediyor.
Lagos kamu Planlaması Komisyonu'nun verilerine göre şehre her gün 6 bin kişi göç ediyor. Bazı kaynaklara göre ise haftalık girişi 10 bin kişi civarında. Tüm bunların da etkisiyle Frontier'a göre, Lagos'taki iş fırsatları 2015'te en rakibi olan Johannesburg'u geride bırakacak.
Öyle ki, yabancı şirketler için Nijerya lüks tüketimde bile önemli bir pazar haline gelecek.
Şampanyadan spor otomobile çok sayıda lüks ürünü pazarlayan markalar, Nijerya'nın zenginlerini hedefliyor. McKinsey & Co şirketinin hazırladığı raporda, ticari başkent Lagos'ta 2020'ye kadar tüketici harcamalarının 25 milyar doları aşacağı belirtildi. Nijerya'nın iş adamları, petrol endüstrisi yöneticileri ve siyasilerden oluşan elitlerinin daha çok Dubai, Londra ve Paris'te harcama yaptıkları belirtiliyor. Ülkedeki lüks tüketim potansiyelini gören Alman Porsche harekete geçti bile. Porsche, geçtiğimiz günlerde Lagos'un en zengin muhitlerinden Victoria İsland'da bir otomobil bayisi açtı. Şirket ayrıca yeni yılların yapıldığı Abuja kentinde de faaliyet göstermeye hazırlanıyor.
Afrika'nın önemli destinasyonlarından Akra, Gana ekonomisinin yaklaşık yüzde 10'unu oluşturuyor. 800 bini üzerinde bir nüfusa sahip olan 3 milyar dolarlık büyüklükteki şehrin önemli gelir kaynakları imalat, perakende, finans, sigortacılık, ulaşım ve turizm. 350 büyük sanayi grubunun faaliyet gösterdiği şehirde toplam 81 şubesiyle 9 ticari banka, 19 şubesiyle dört kalkınma bankası bulunuyor. Şehrin en büyük istihdamı hizmet sektörü sağlıyor.
Önemli doğal kaynağı petrol sayesinde ekonomisindeki tüm sektörlere yeni baştan inşa eden Angola'nın başkenti Luanda da, yabancının gözdeleri arasında. Şehirde birçok alanda üretim yapılıyor. İmalat sektörü işlenmiş gıda, içecek, tekstil, çimento, plastik ürünler, metal kaplamalar, sigara ve ayakkabı/giyime yoğunlaşmış durumda. Şehrin başlıca ihracat ürünleri arasındaysa kahve, pamuk, şeker, elmas, demir ve tuz var.
Doğu Afrika ekonomisinin kalbi Kenya'nın başkenti Nairobi'de atıyor demek yanlış olmaz. Endüstriyel bir merkez haline gelen Nairobi'de işlenmiş gıda, bira, motorlu araç, sabun, inşaat malzemeleri, tekstil, ve kimyasal madde üretimi yapılıyor. Şehir ayrıca halıcı, metal işçileri, mobilyacılar, oto tamir ve perakendeciler için önemli bir istihdam kapısı. Ayrıca Nairobi yakınlarında büyük tarım arazileri bulunuyor. Başlıca ürünler ise mısır, darı, manyok, fasulye ve meyve. Bu arada, şehirde çiçekçilik de gelişmeye başladı.

GELECEK 5'E DİKKAT
Spivack'a göre, şu an iş ortamında ciddi defoları olan fakat hızla büyüyen ekonomilerinin yardımıyla çokuluslu şirketlere büyük fırsatlar yaratacak olan pazarlar asıl 'Gelecek 5' olarak nitelediği Afrika şehirleri. Bu şehirler ise;
- Addis Ababa, Etiyopya
- Darüsselam, Tanzanya
- İbadan, Nijerya
- Kinşasa, Demokratik Kongo Cumh.
- Mombasa, Kenya
Dünyanın önde gelen şirketlerinden bazıları bu kentlere yatırıma yöneldi bile. Amerikan içecek devi Diaego, geçtiğimiz yıl Etiyopya'da devlet kontrolündeki bira üreticisi Meta Abo'yu 225 milyon dolar karşılığında satın alarak Addis Ababa'nın büyüyen tüketici pazarıyla tanıştı. Bu arada, Afrika Birliği'nin merkezinin burada olması, şehri Afrika'nın da başkenti yapıyor ve kentin siyasi olarak önem kazanmasını sağlıyor.
Bir diğer alkollü içecek firması Heineken, Kongo'nun başkenti Kinşasa'da 325 milyon dolarlık yatırım yapıyor. Frontier, yoksulluk ve zayıf altyapının Kinşasa'da pazarı küçülttüğünü belirtiyor ancak nüfus artışının ve hızlı ekonomik büyüme nedeniyle çokuluslu şirketlerin 10 milyon nüfuslu göz ardı edemediğini kaydediyor. Şehrin nüfusunun 2015'te 12 milyonu bulması bekleniyor. Bu arada Kinşasa, Paris'ten sonra Fransız kültürünün ve Fransızcanın en yaygın olduğu şehirler arasında.
Frontier'a göre en parlak fırsatlarıysa Tanzanya'nın başkenti Darüsselam sunuyor. Büyüklüğü, son zamanlarda artan istikrarı ve ekonomik büyüme potansiyeli ile Frontier, Darüsselam'ı şimdiden 2015 yılının favori yatırım adresleri arasında sayıyor. Darüsselam, deniz ticaretinde öne çıkan Mombasa'dan bile daha fazla elleçleme kapasitesiyle Afrika'nın doğusunda önemli bir ticaret merkezi olma yolunda ilerliyor. Bölgeye ilgi gösteren şirketler arasında Japon otomotiv devi Honda da bulunuyor. Japon şirket, Tanzayalı bir şirket ile yapacağı bir ortaklık kapsamında, kentteki satışlarını artırmak amacıyla bir fabrika kurmayı planlıyor.
Nijerya'nın önemli kentlerinden İbadan, Frontier'in 'Gelecek 5' üyelerinden bir diğeri. Lagos'a önemli bir bağlantı rotası olan şehir emtia üretiminde kritik öneme sahip. Kakao, pamuk, kereste, kauçuk, palm yağı ticaretinde önemli merkezlerden olan şehrin endüstriyel üretimi tarımsal emtia işlenmesi, tütün işleme ve sigara üretimi, un, dericilik ve mobilya yapımına yoğunlaşıyor. Bölge kil ve kaolin zengini. Ibadan'da hayvan çiftlikleri ve süt ürünleri çiftlikleri de bulunuyor.
Kenya'nın en büyük limanına ev sahipliği yapan Mombasa, önemli bir ticaret merkez olmasının yanında deniz turizmi açısından da önemli bir adres. Petrol rafinerisi ve çimento fabrikası da bulanan kent, hızlı büyüyen bir çağrı merkezi aynı zamanda. Kıtalararası denizaltı telekom kabloları Mombasa kıyılarından geçerek Doğu Avrupa'yı dünyanın geri kalanına bağlıyor ve hızlı büyüyen çağrı merkezi konumunu destekliyor.
KISA VADEDE EN ÖNEMLİ RİSK JEOPOLİTİK SORUNLAR VE EURO KRİZİ
Bu taraftan da Frontier, bu pazarlarda büyümenin önünde bazı riskler bulunduğunu da hatırlatıyor. Altyapı, yolsuzluk ve düzenlemelerin en büyük sorun olarak durduğuna dikkati çeken Frontier, yine de dünyada en hızlı büyüyen kentsel bölgelerin Afrika'da olduğunun altını çizerek, Afrika pazarının dışında kalmanın orada karşılaşılabilecek sorunlardan daha büyük bir risk olduğunu ifade ediyor.
Frontier'a göre, Afrika'nın enerji ithalatına bağımlı ülkeleri için kısa vadede karşı karşıya kaldığı en büyük risk Ortadoğu'da artan tansiyon. Görece olarak yüksek seyreden emtia fiyatları, Ortadoğu ve Afrika'daki çoğu petrol ve doğalgaz ihracatçısı ülkenin harcama planlarını destekliyor. Ancak İran ve İsrail arasında artan gerilim bir çatışmaya dönüşürse, emtia fiyatlarında ani ve hızlı bir yükseliş meydana gelebilir ve bölgesel enflasyonu körükleyebilir.
Doğu Afrika, kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki ithalat bağımlısı ülkeler, tüketicinin harcama gücünü azaltan ve şirketlerin finansal zorunluluklarını yerine getirmesini güçleştiren emtia fiyatlarındaki artıştan en fazla etkileneceklerin başında geliyor. Bu bağlamda, Afrika ve Ortadoğu'daki bazı ülkelerin durumlarına şöyle bir göz atılım:
- Cezayir: Ağırlıklı olarak ihracata dayalı bir ekonomisi olan Cezayir, Avrupa ile derin ticari ilişkiler içinde bu nedenle Euro Bölgesi'ndeki krize karşı hassas.
- Angola; Petrol geliriyle ekonomisini çeşitlendirmeye çalışıyor. Bu da tüketim malları ve sağlık-bakım gibi sektörlerde çok uluslu şirketler için fırsatlar yaratıyor.
- Mısır: Ülke ekonomisi hala bıçak sırtında ancak yatırımcılar Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yapılacak anlaşmanın ekonomiye rahat bir nefes aldıracağını umuyor.
- Gana: Hükümet harcamaları ve zengin doğal kaynaklar sayesinde ekonomi güçlü fakat yeni vergi politikaları yatırımcı için endişe kaynağı. Hükümet, altyapı harcamalarının finanse etmek için madencilerin ödediği vergileri artırmayı planlıyor.
- İran: Ekonomik stres ve askeri operasyon korkusu nedeniyle yerel iş dünyası çok tedirgin.
- Irak: Ülkenin kısa ve uzun vadeli büyüme beklentileri pozitif. Güçle büyüme beklentisinin temelinde ise artan petrol üretim kapasitesi ve petrol fiyatlarındaki artış yatıyor.
- İsrail: Apple'ın sürpriz bir kararla İsrail'de Ar-Ge merkezi açma kararı alması, ülkenin teknoloji sektörünün Kenya: Büyük bir ekonomik gelecek vaat etmesine karşın, siyasi huzursuzluklar yakından izleniyor. Parlamento'nun merkez bankası başkanı görevinden almak istemesi, iç siyasi karmaşasının son örneği. cazibesinin önemli bir göstergesi.
- Fas: Kamu harcamaları ekonomik büyümenin sürmesini sağlıyor fakat Euro Bölgesi'ndeki kriz Fas ekonomisini gölgeliyor. Çünkü Avrupa'dan gelen işçi paralarının azalması Faslıları olumsuz etkiliyor.
-Nijerya: Ülke enflasyonla boğuşuyor ve güvenlikle ilgili sıkıntılar yaşıyor fakat bunlar güçle ekonomik büyümenin önünde engel olarak görülmüyor.
-Suudi Arabistan: Petrol geliri ülke ekonomisini güçlendiriyor. 'Petrodolar' zengini Suudi Arabistan, altyapı gibi projelere önemli kaynak aktarıyor ama çokuluslu şirketler, bölgesel sorunlardan dolayı bu pazara girmek konusunda temkinli davranıyor.
- Güney Afrika: 2012 bütçesi yatırım fırsatları ve ülke halkı için vergi muafiyetleri getiriyor fakat alkollü içecek ve tütün ürünlerinde vergilerin artırılmasının çokuluslu bazı şirketleri bu pazardan caydırabileceği belirtiliyor.
- Tanzanya: Enflasyonist baskılar tüketim harcamaları ve ekonomi üzerinde baskı oluşturuyor.
- BAE: İran'a uygulanan yaptırımlardan BAE avantaj elde edebilir. İran'ın petrol müşterilerinin BAE'ye yönelmesi ve ülkenin petrol ihracatının artması umuluyor. Ancak İran ile ticari ilişkilerin zedelenmesi ekonomi üzerinde baskı oluşturabilir.

TÜRKİYE'NİN AFRİKA İLE TİCARETİ 10 YIL İÇİNDE DÖRDE KATLANDI

BRIC ülkeleri Afrika'ya adeta çıkarma yapıyor. Bu ülkenin doğalkaynaklarından faydalanmak için kolları erken sıvayan BRIC ülkeleri, özellikle de Çin, Afrika'da büyük yatırımlara imza atmış durumda. Ancak artak gelişmekte olan ülkelerin pek çoğu bu pazardan pay kapmak için kolları sıvadı. Standard Bank, 10 gelişmekte olan ülkenin Afrika'daki yatırımlarının son 10 yıl içinde üçet katlanarak 330 milyar dolara çıktığını gösteren bir rapor yayınladı.
Söz konusu yatırımcıların içinde en büyükler 250 milyar dolarlık paylarıyla BRIC ülkeleri. Geri kalan altı ülkenin yatırımlarının büyüklüğü 80 milyar dolar. Bu ülkelerin ikisi Afrikalı; Nijerya ve Güney Afrika. Diğerleri ise Türkiye, Suudi Arabistan, Tayland ve Endonezya.
Standard Bank'ın raporuna göre, Çin, Hindistan ve Brazilya Afrika'nın 10 gelişmekte olan ülkeyle ticaretinin dörtte üçünü gerçekleştiriyor. Ancak Türkiye dahil diğer gelişmekte olan ülkelerin afrika ile ticaretinin büyüme hızının çok çarpıcı olduğu vurgulanıyor. Mesela Nijerya'nın diğer Afrika ülkeleriyle ticareti son 10 yılda yedi kat artarken, Türkiye'nin dört kat artış gösterdi. Özellikle Türkiye'deki çok uluslu şirketlerin Afrika'daki varlıklarının BRIC ülkelerindeki rakipleriyle boy ölçüşmeye başladığı belirtilen raporda, Arçelik'in Güney Afrika'daki elektrikli ev aletleri üreticisi Defy Appliances'ı 327 milyon dolara satın alması örnek olarak gösterildi.
Raporda, Afrika'yla ticaretini artıran bu 10 gelişmekte olan ülkenin hızlı büyüyen ekonomileri ve uluslararası ekonomiye entegrasyonlarının artmasıyla küresel ekonominin şekillenmesinde daha önemli bir rol oynamaya başladıklarına dikkat çekiliyor.
EN BÜYÜK 500 ŞİRKETİNİN CİROSU 700 MİLYAR $'A YAKIN
Dünyanın her yerinden yatırımcının markajında olan Afrika'nın şirketleri, dünya devleriyle yarışmaya başladı. Artan nüfus ve ekonomik büyümeye bağlı olarak gelir düzeyinin iyileşmeye başlaması şirketlerin karlarını hızla artırmalarını sağlıyor. 2008 finans krizinden ağır bir darbe almadan çıkan Afrikalı şirketler, emtia fiyatlarındaki dalgalanma ve Euro Bölgesi'ndeki borç krizinin etkisini de savuşturmada başarılı olacak gibi gözüküyor. Kıtanın en büyük 500 şirketi hakkında yapılan yıllık bir çalışma, yeni yıl borç krizinin gölgesinde başlasa bile Afrikalı şirketlerin bilançolarındaki ivmeyi koruyabileceklerine işaret ediyor.
2010 sonu itibariyle Afrika'nın en büyük 500 şirketinin toplam cirosu, önceki yıla oranla yüzde 18 artarak 690 milyar dolara çıktı. Beş yıl önce bu sıralamaya dahil olan şirketlerin cirosunun büyüklüğü 394 milyar dolardı.
Yani Afrikalı şirketler, beş yıl içinde cirolarını yüzde 75 artırmış durumda. Listedeki ilk 100 şirketin cirosu, dünyanın en büyük perakende satış grubu Wal Mart'ı ilk kez geride bıraktı. Yine de Afrikalı şirketlerin alması gereken daha çok yıl var; Amerikan Wal Mart'ın yıllık cirosunun büyüklüğü Nijerya'nın 247 milyar dolarlık ekonomisinin neredeyse iki katı civarında. Afrika'nın en büyük şirketi olan Cezayirli enerji devi Sonatrach'ın nin yıllık cirosu ise yaklaşık 60 milyar dolar.
Afrika'da tüketici profilinin gün be gün daha iyiye gitmesi özellikle bazı sektörlerin daha hızlı gelişmesini sağlıyor. Telekom operatörleri, tarım şirketleri, bira üreticileri, otomotiv firmaları ve süpermarketler hızlı büyüme trendi içinde. Bu arada Afrika Kalkınma Bankası, 2010 yılında 355 milyon kişi olarak hesaplanan kıtadaki orta sınıfın büyüklüğünün 2060'da 1.1 milyar kişiye çıkacağı tahmininde bulunuyor.
Afrikalı şirketlerin profiline bakıldığında en büyüklerin enerji sektöründe faaliyet gösterenler olduğu görülüyor. En büyük 500 şirketin toplam cirosunda en büyük pay yüzde 18.7 ile enerji ve doğalgaz şirketlerine ait. Madencilik şirketleri de basamakları hızlı tırmanıyor. Madenciler, önceki listede yüzde 6.9 olan paylarını yüzde 9.4'e çıkardı.
Cirolarını en fazla artıran madencilik firmaları ise yüzde 75 ile Güney Afrikalı çinko ve bakır üreticisi Metorex, yüzde 58 artıran Gabonlu manganez üreticisi Compagnie Miniere de I'Ogooue ve yine Güney Afrikalı platin üreticisi Lonmin. Emtia fiyatlarındaki belirsizlik bu şirketlerin geliri üzerinde etkili olabilir ancak petrol fiyatlarının 100 doların üzerindeki seyrini sürdürmesi halinde enerji şirketlerinin parlak gelir elde etmeye devam edeceği belirtiliyor.
Listede en büyük ağırlığa Güney Afrika şirketleri sahip. Söz konusu şirketler, toplam cironun yüzde 60'ını yaptı. Kuzey Afrika'daki şirketlerin yüzde 28.2'lik pay ile istikrarlı bir seyir izlediği görülüyor fakat Arap Baharı'nın etkisiyle bu oranın 2012 listesinde gerilemesi bekleniyor. Afrika'nın en büyük 500 şirketinin 235'i halka açık ve kıtadaki en büyük 10 halka açık şirket Güney Afrika'da Johannesburg Borsası'nda işlem görüyor.
KARA KITANIN HİSSE SENEDİ PİYASALARININ CAZİBESİ DE ARTIYOR
Henüz fiyatları kat be kat artmadan ve sahiplerini zengin etmeden önce tüm yatırımcıların hayali Microsoft, Apple ya da Google gibi şirketlerin hisselerini almaktı. Her ne kadar çok kazandıracak hisseleri tam olarak belirlemek mümkün olmasa da, bir sektörün bütününe ya da bir bölgenin bütününe bakmak yatırımcıların işini kolaylaştırır.
Tıpkı internet ve bilişim şirketlerinin prim yapacağını daha önceden fark etmek gibi ya da son 20 yıl içinde Asya'da yaşanan büyümenin, buradaki borsaların yükseleceğinin habercisi olması gibi. Asya'nın potansiyelinin farkına varan ve kıtanın dört kaplanı olarak nitelen 'Hong Kong, Tayvan, Singapur ve Güney Kore'ye' yatırim yapmakta erken davrananlar, yüksek getiriyle ödüllendirildi. Şimdi analistler ve bazı yatırımcılar aynı potansiyeli Afrika'da görüyor.
Hedge fonlar, coğrafi olarak piyasaları risk ve şeffaflık algısına göre sınıflandırır. ABD, Avrupa ve Japonya gibi gelişmiş piyasalar, Asya ile Latin Amerika gibi gelişmekte olan piyasalar ve 'sınır piyasaları' da denilen Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika olarak sınıflandırma yapılıyor. Son zamanlarda yatırım destinasyonu olarak Afrika daha fazla önerilir oldu. İşte Afrika ile ilgili bazı veriler:
-Üstün performans: Afrika'ya yatırımın büyük potansiyeli anlaşılmaya başladı bile. Son 10 yıl içinde Afrika Kompozit endeksine yapılan yatırımlar, 'al ve tut' tavsiyesi bakımından S&P 500 ve MSCI gelişmekte olan ülkeler endeksinden daha iyi bir performans gösterdi.
- Değerlemeler cazip: Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke hisselerine kıyasla Afrika piyasalarında hisselerin fiyat/defter değeri oranı açısından değerlemeleri daha düşük, hisseler daha az likit. Wall Street analistleri bu bölgeyle ilgili kapsamlı yorumlar yapmıyor, para yöneticileri de bölgenin hisse senedi piyasalarına fazla ilgi göstermiyor.
Ancak artık Templeton Fonu'nun yöneticisi Mark Mobius gibi yatırımcıların bile yatırımları için adres göstermeye başladığı Afrika'da bu durumun yakında değişmesi ve yatırımların artmasıyla değerlemelerin yükselmesi bekleniyor.
Bu arada, getirilerin oranının, bu getirilerin oynaklığına oranını gösteren 'Sharpe' oranı, S&P 500 , birçok gelişmekte olan ülke endeksi ve hatta Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'in oluşturduğu BRIC endeksinden bile daha iyi. Bu, aldığınız riskin aldığı ödülün hesaplanmasında önemli bir barometre. Buna göre, Afrika'daki yatırımcılar daha risk karşılığında daha iyi bir getiri sağlıyor. Afrika'ya sermaye akışının sürekli artıyor olması da önemli bir diğer nokta. Afrika'ya sermaye akışı şu an BRIC'in üç ülkesinin dördünden daha fazla.
Özet olarak, para ekonomisi hızlı büyüyen ekonomilerde kazanılacak ve bu çoğu kesime göre Batı ve hisse değerlemelerinin para seli nedeniyle 20 yıldır artmakta olduğu Asya değil. Uzmanlara göre paranın yeni rotası Afrika. Gelecek 10 yılda çok daha fazla sayıda analist ve büyük yatırımcı Afrika'nın potansiyelini keşfederek buradaki yatırım olanaklarını değerlendirmenin yollarını arayacak.
Çin ve Afrika, dünya ticaretinin merkezi olacak. Ünlü yatırımcıların açıklamaları da bu görüşü destekliyor.
Ünlü yatırımcı Mark Mobius geçtiğimiz günlerde, yatırımlarının yeni adresi olarak kara kıtayı işaret etti. ABD ve Alman tahvillerinden çıkmaya başlayan paranın gelişen ülke hisselerine ve Afrika'ya akacağını savunan Mobius, Afrika'nın önemli bir potansiyel barındırdığına dikkat çekti. Mobius, ABD ve Alman tahvil piyasası başta olmak üzere son dönemde yaşanan faiz yükselişinin gelişen piyasalara ve Afrika'ya yarayacağını savundu. Mobius, gelişen piyasalar arasında öne çıkanların her zaman olduğu gibi BRIC ülkeleri olduğunu, ancak Afrika'da da çok büyük potansiyel bulunduğunu söyledi. Mobius, "Gerçek gelecek bence Afrika'da. Dünyanın son 10 yılda en hızlı büyüyen 10 ekonomisine bakarsanız, 6'sının Afrika ülkesi olduğunu görürsünüz. Bunun size bir şeyler anlatıyor olması lazım" dedi.
Ünlü spekülatör George Soros da, Afrika'nın yatırım yapmak için cazip bir pazar olduğunu düşünüyor. Soros, Oslo'da bir konferans'ta yaptığı konuşmada, Afrika'nın yatırım yapmak için ilginç bir pazar olduğunu söyledi.
Soros'a göre Afrika, karamsar ekonomik ortamda 'parlak bir ışık'. Milyarder yatırımcı, gelecek vaat eden Afrika'nın kalkınmasına destek olmak için bir süre önce Afrika'nın kırsal kesimlerinde hedeflenen köylerde kalkınma projesi için 27.4 milyon dolar yardım sözü verdi. Açık Toplum Enstitüsü'nün kurucusu ve başkanı olan Soros, Milenyum Köyleri Projesi'ne 27.4 milyon dolar yardım, ayrıca gelecek 5 yılda bu köylerdeki iş projelerine destek için 20 milyon dolar kredi sözü verdiğini açıkladı.
Johannesburg
Kentin nominal gayrisafi yurtiçi hasılası (GSYH) 51 milyar dolar. Almanya'nın en büyük şehirlerinden Münih'in GSYH'sinin 64 milyar dolar olduğu göz önüne alındığında Johannasburg'un potansiyeli açıkça ortaya çıkıyor.
Lagos
Lagos'un ekonomik büyüklüğü 40 milyar dolar. Ancak Nijerya'nın bu yıl ekonomik istatistiklerini dayandırdığı baz yılını değiştirmesiyle Lagos'un GSYH'sinin ciddi biçimde artacağı öngörülüyor.
Akra
Afrika'nın önemli destinasyonlarından Akra, Gana ekonomisinin yaklaşık yüzde 10'unu oluşturuyor. 800 bini üzerinde bir nüfusa sahip olan 3 milyar dolarlık şehrin önemli gelir kaynakları imalat, perakende, finans, sigortacılık, ulaşım ve turizm.
Nairobi
Doğu Afrika ekonomisinin kalbi Kenya'nın başkenti Nairobi'de atıyor demek yanlış olmaz. Endüstriyel bir merkez haline gelen Nairobi'de işlenmiş gıda, bira, motorlu araç, sabun, inşaat malzemeleri, tekstil, ve kimyasal madde üretimi yapılıyor.
İbadan
Emtia üretiminde kritik öneme sahip. Kakao, pamuk, kereste, kauçuk, palm yağı ticaretinde önemli merkezlerden olan şehrin endüstriyel üretimi tarımsal emtia işlenmesi, tütün, sigara, un, dericilik ve mobilya yapımına yoğunlaşıyor.
Mombasa
Kenya'nın en büyük limanına ev sahipliği yapan Mombasa, önemli bir ticaret merkez olmasının yanında deniz turizmi açısından da önemli bir adres. Petrol rafinerisi ve çimento fabrikası da bulanan kent, hızlı büyüyen bir çağrı merkezi aynı zamanda.
Addis Ababa
Afrika Birliği'nin merkezinin burada olması, şehri Afrika'nın da başkenti yapıyor ve kentin siyasi olarak önem kazanmasını sağlıyor. Özellikle içecek devlerinin burada büyük yatırımlar yaptığı görülüyor.
Kinşasa
Şehrin nüfusunun 2015'te 12 milyonu bulması bekleniyor. Yoksulluk ve zayıf altyapısına karşın, çokuluslu şirketler bölgedeki hızlı ekonomik büyümeyi gözardı etmeyip bu şehre yönelmeye başladı bile.
Darüsselam
Şimdiden 2015 yılının favori yatırım adresleri arasında sayılıyor. Kente ilgi gösteren şirketler arasında Japon otomotiv devi Honda da bulunuyor. Honda yerel bir ortakla bir fabrika kurmayı planlıyor.


Efulim 2 Nisan 2012 22:30

Dünyanın en hızlı ikinci ekonomisi Türkiye
Türkiye ekonomisi 2011'in tamamında yüzde 8.5 büyüdü. Böylece Türkiye Çin'den sonra en hızlı büyüyen ikinci ekonomi oldu.

http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/120117-b%C3%BCy%C3%BCmekapak.hmedium.jpg

Türkiye ekonomisinin 2011 karnesi belli oldu. Ekonomi yıllık bazda yüksek bir büyüme gösterirken, son çeyrekteki yavaşlama dikkat çekti.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ekonomi geçen yılın tamamında yüzde 8.5 büyüdü. Ekonomi dördüncü çeyrekte ise yavaşlayarak yüzde 5.2 büyüdü.
Büyüme tahminlere paralel gerçekleşti. CNBC-e'nin anketinde dördüncü çeyrek için yüzde 5.2, 2011 için yüzde 8.4 büyüme bekleniyordu.
Türkiye yıllık bazda yüzde 8.5'lik büyümeyle en hızlı büyüyen ikinci ekonomi olarak belirlendi. Çin geçen yılı yüzde 9.2 büyümeyle kapatarak ilk sırada yer aldı.

KİŞİ BAŞI GELİR 10 BİN 444 DOLAR

2011 yılında, Türkiye'nin dolar cinsinden gayri safi yurtiçi hasılasının 772 milyar 298 milyon dolar olurken, kişi başına milli gelir ise 10 bin 444 dolara çıktı.

EN HIZLI BÜYÜME ARACILIKTAN

2011'de sektörel bazda sabit fiyatlarla en yüksek büyüme hızı yüzde 13.4 ile dolaylı ölçülen mali aracılık hizmetlerinde kaydedildi.
Bu sektörü, yüzde 11.4 ile toptan ve perakende ticaret, yüzde 11.2 ile inşaat, yüzde 10.8 ile ulaştırma, depolama ve haberleşme, 10.4 ile vergi sübvansiyon, yüzde 9.6 ile mali aracı kuruluşların faaliyetleri izledi.
2011'de imalat sanayi yüzde 9.4, gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetleri yüzde 9.3, elektrik, gaz buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı sektörü yüzde 8.8 büyüdü.

HİÇBİR SEKTÖR DARALMADI

2011'de daralma gösteren sektör bulunmazken, en küçük büyüme yüzde 1.7 ile diğer sosyal toplumsal ve kişisel hizmet faaliyetlerinde gözlendi. Büyüme konut sahipliğinde yüzde 1.9, madencilik ve taşocakçılığında yüzde 3.9, kamu yönetimi ve savunma, zorunlu sosyal güvenlikte de yüzde 3.9'da kaldı.

ÇEYREKLERE REVİZYON

Bu arada TÜİK, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da büyüme rakamlarını açıklarken, geriye dönük 7 çeyrek için revizyona gitti. Buna göre, büyüme 2010'un birinci döneminde yüzde 12.6, ikinci döneminde yüzde 10.4, üçüncü dönemdeki büyüme yüzde 5.3, dördüncü döneminde yüzde 9.3 oldu. Büyüme 2011 yılında ise ilk çeyrekte yüzde 11.9, ikinci çeyrekte yüzde 9.1 ve üçüncü çeyrekte yüzde 8.4 oldu.
BABACAN: GIPTA EDİLEN BİR RAKAM
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, büyüme rakamlarına ilişkin, ''Türkiye ekonomisinin hele Avrupa'nın bu kadar zor bir dönemde, dünyanın zor bir döneminde ortaya koyduğu büyük bir başarıdır. Bu büyüme performansı herkesin bir bakıma gıpta ettiği, özellikle Avrupa'dan bakıldığında hem hayretle karşılanan hem de gıpta edilen bir rakam'' değerlendirmesinde bulundu.

ŞİMŞEK: YUMUŞAK İNİŞ DENGELİ SÜRÜYOR

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, büyüme rakamlarına ilişkin olarak, ''Ekonomideki yumuşak iniş, hedeflerimiz doğrultusunda dengeli bir şekilde devam etmektedir'' dedi.
Şimşek, büyümedeki sağlıklı yapının 2012'de de etkisini sürdürmesini ve büyümenin yüzde 4 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğini kaydetti.

ERGÜN: YÜZDE 4'Ü YAKALARIZ

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün NTV'ye yaptığı değerlendirmede, bu yıl yüzde 4'lük hedefin yakalanabileceğini belirterek, ''2011'in ilk çeyreği bu konuda gerçek işareti vermeyecektir çünkü baz etkisi çok hissediliyor olacak. Döviz fiyatlarındaki, petrol fiyatlarındaki etkiler çok hissediliyor olacak. 2012'nin ikinci çeyreği ve ikinci yarısından itibaren özellikle Türkiye ekonomisindeki büyüme rakamları yüzde 4'ü yakalayabilecek bir performansı bize gösterebilecek'' dedi.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan da, CNBC-e'ye yaptığı açıklamada büyümenin bu yıl yüzde 5 civarında olacağını öngördü.


nötrino 3 Nisan 2012 19:08

Dünya Ekonomisi / Tek Para Projesi
 
Euro Saatli Bomba

Financial Times'ta Euro'yla ilgili olarak 'hiç kimsenin etkisiz hale getiremeyeceği bir saatli bomba' değerlendirmesi yapıldı.Financial Times yazarı Gideon Rachman, "Euro hiç kimsenin etkisiz hale getiremeyeceği bir saatli bomba” başlıklı yazısında tek para projesine başından beri şüpheyle bakanların şimdi bir ikilemle karşı karşıya olduklarını belirtti.

Yazar, İngiltere Başbakanı David Cameron ve Maliye Bakanı George Osborne'a atıf yaparak, Euro projesinin kötü bir fikir olduğunu düşünenlerin haklı çıkmalarına rağmen övünemediklerini, aksine bu kişilere Euro'nun dağılmasını engellemek için ellerinden geleni yapmaları gerektiğinin yoksa büyük bir ekonomik felaket yaşanacağının söylendiğini vurguluyor.

Yazar şöyle devam etti: "İngiltere'de Muhafazakâr Partili bir lord, Avrupa para birimini dağıtmaya yönelik en iyi projeye 250 bin sterlin ödül önerdi. Eğer, Euro bombasını güvenli bir şekilde etkisiz hale getirme çaresi varsa, bu yarışma, bir formül sunabilir. Fakat Euro'nun kaderi, Euro Bölgesi dışında olan İngiltere'de değil, Yunanistan, İtalya ve İspanya ve en önemlisi Almanya'da belirlenecek."

Alman yetkililer bir süredir Euro'nun parçalanması olasılığını değerlendiriyor. Euro projesine şüpheyle bakan Alman ekonomistler piyasalardaki sakinliğe karşın, Yunanistan'ın birkaç ay içinde Euro'yu terk edebileceğini söylüyor. Bir senaryoya göre krizin fitilini Yunan seçimleri tutuşturabilir. Mayıs'ta yapılması beklenen seçimlerle işbaşına gelen yeni hükümet, son kurtarma paketini reddedebilir ve bu durum Yunanistan'ın eurodan çıkışını sağlayacak gelişmeleri tetikleyebilir."


Kaynak : BBC Türkçe / Financial Times (03 Nisan 2012,08:51)


nötrino 3 Nisan 2012 19:14

Dünya Ekonomisi / Yatırım
 
'Dr. Kıyamet' Karamsar Konuştu

Ünlü yatırım uzmanı Marc Faber'e göre dünyayı çalkantılı bir dönem bekliyor.'Doktor Kıyamet' olarak anılan ünlü yatırım uzmanı Marc Faber, önümüzdeki dönem için oldukça karamsar konuştu.Faber, CNBC'ye verdiği röportajda kurtarma paketleri ve basılan paranın uzun süreli bir kalkınma sağlamayacağını iddia etti.

Zenginlerin daha da zenginleştiğini, orta sınıfın gelirlerinde ise bir değişme olmadığını savunan Faber, dünya ekonomisinin sağlıklı bir şekilde büyümeyeceğini söyledi.

Faber'e göre dünya ekonomisi önümüzdeki dönemde büyük bir servet kaybı riskiyle de karşı karşıya kalacak. Faber, yüksek enflasyon, toplumsal karmaşa, savaş ve kredi piyasalarının donması gibi felaket senaryolarının sermaye kaybına yol açacağını söyledi.

Ünlü yatırım uzmanı, zengin kesimin birikimlerinin yüzde 50'sini kaybetme ihtimali olduğunu belirtti. Sorunların ertelenerek daha da içinden çıkılmaz bir hal aldığını söyleyen Faber, devletlerin aşırı borçlandığını da vurguladı.


Kaynak : Ntvmsnbc / CNBC-e (03 Nisan 2012,12:46)


byseus 5 Nisan 2012 10:33

Mercedes "TL" Dedi!
 
Otomobil devi Mercedes TL'yi seçti

Borç krizi yüzünden itibarı zedelenen Euro'yu bırakan Mercedes, TL'yi tercih etti..
http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh2477.jpg

Vatan'dan Mete Tansu'nun haberine göre, Türk Lirası'nın yeni amblemi, uluslararası ticarete uğurlu geldi. Avrupa Bölgesi'nin en güçlü ülkesi Almanya, Türkiye ekonomisindeki istikrara ve Türk Lirası'na olan güvene kayıtsız kalamadı. Bugüne kadar Türkiye'deki otobüs ve kamyon fabrikalarına 710 milyon euro yatırım yapan Alman otomotiv devi Daimler, bu ay itibariyle ülkemizle olan ticaretinde borç krizi yüzünden itibarı tartışılan Euro yerine TL'yi tercih etti.

Daimler'in güveni tam

Buna göre, Mercedes-Benz Türk, fiyat listesini TL üzerinden açıklayacak. Ancak en önemlisi binek otomobillerin Almanya'dan Türkiye'ye ithalatı TL'yle gerçekleştirilecek. Mercedes'in aldığı bu kararla ilk kez bu düzeyde büyük uluslararası bir şirket ve aynı zamanda AB'nin lokomotifi Almanya ile TL bazlı ticaret başlamış oldu. Yeni dönemde artık Daimler ile Türkiye arasındaki alışverişte AB'nin ortak birimi Euro geçerliliğini yitirecek.

Böylece Euro'nun iniş çıkışlarından hem Türkiye hem de tüketiciler etkilenmeyecek. Türk Lirası'yla yapılacak ithalat ekonominin yumuşak karnı cari açığa da olumlu katkı sağlayacak. Yılda 250 milyon Euro'luk binek oto ithal eden Mercedes-Benz Türk, döviz kuru farkından etkilenmeyecek.


Mercedes-Benz Türk Satış ve Pazarlama Direktörü Süer Sülün, alınan kararın altında TL'nin güçlü para birimi olarak kabul edilmesinin yattığını belirterek, "Artık TL ile işlem yapan Daimler dünyası var. Daimler'in para birimi olarak TL'yi içine alması çok önemli bir karar. Daimler, Türkiye ekonomisinin geleceğine, istikrarına ve Türk Lirası'na güveniyor" dedi.

Kur etkilemeyecek

Alınan kararın cari açık açısından da olumlu etkisi olacağını belirten Sülün, şunları kaydetti:

"Artık Almanya'ya TL olarak ödeme yapabileceğiz. Bu, Türk Lirası'nın convert yani Almanya'da çevrilebilir ve geçerli bir para birimi olarak değerlendirilmesi anlamına geliyor. Mercedes-Benz Türk iki fabrika ile birlikte 2.5 milyar Euro ciro yapıyor. Almanya'dan 250 milyon Euro'luk ithalatımız bulunuyor. Şimdi bu rakamı TL karşılığı ne ise o şekilde ödeyeceğiz."

Türk Lirası'na geçerek tüketicilerin hayatını kolaylaştırdıklarını ifade eden Süer Sülün, günlük değişen kurlardan bağımsız olarak pazarın kendi dinamiklerine göre fiyat belirleyebileceklerini belirtti.

Sülün, "Euro iner, çıkar artık bizi ilgilendirmiyor. Türk Lirası geliri olan insanların sürekli değişen bir kur üzerinden karar alması zor. Müşterilerimiz Euro'daki dalgalanmalardan etkilenmeyecek" diye konuştu.
Orta gelirliye yönelecek, 20 binlik satışa ulaşacak

Türk Lirası fiyat listesi belirlenmesinde Mercedes'in orta sınıfa yönelmesinin de etkili olduğunu belirten Süer Sülün, şunları anlattı: "Satışlarımızda C ve alt sınıf araçların payı artacak. Piyasaya sunduğumuz yeni B Serisi ve ekim ayında piyasaya çıkaracağımız yeni A Serisi ile C Serisi, satışlarımızın yüzde 65'ini oluşturacak. Şu an bu oran yüzde 18 seviyesinde. Bu sınıftaki müşteri TL'ye göre düşünüyor. 2015 yılında 20 bin otomobil satışı hedefliyoruz. Ağırlık C ve küçük sınıfta olacak. Üstelik alt sınıflarda yeni yeni ürünler geliştiriyor Mercedes, önümüzdeki yıllarda göreceğiz."

Sülün, 3 lüks Alman üretici arasında bu kararı ilk alan şirket olmanın avantajlı olacağını sözlerine ekledi.

Küçük modeller olmasaydı satışlarımız % 40 düşerdi

Süer Sülün, 2012'yi geçen yıla yakın seviyede yani 13 bin adetlik otomobil satışıyla kapatacaklarını açıkladı. Ekim ayında gelen ÖTV artışı nedeniyle 2 litrenin üzerindeki motor hacmine sahip modellerde yüzde 40 düşüş yaşadıklarına dikkat çeken Sülün, "Ancak, tüketiciler bu dönemde alternatif küçük hacimli motorlara yöneldi. Biz de o alanda takviye yoluna gittik. Yoksa 2012 hedefimiz yüzde 40 daha düşük olacaktı. Bundan sonraki yeni modellerimiz de alt motor hacimlerine odaklı olacak. Ancak Mercedes, büyük sedan ve spor araçlar konusunda yeni model atağına devam edecek" diye konuştu.

Yeni A Serisi 1.6 lt benzinli ve dizel motorla ekimde geliyor

İlk olarak Cenevre Otomobil Fuarı'nda sergilenen yeni A Serisi, tüm dünyada büyük ilgi görüyor. Araçtan yılda 140 bin adet üretecek olan Daimler, şimdiden 100 bin adetlik sipariş aldı. Mercedes Otomobil Pazarlama ve Satış Müdürü Şükrü Bekdikhan, Yeni A Serisi'nin Türkiye'de Ekim'de satışa sunulacağını belirterek, "A Serisi'nde 1.6 litrelik benzinli motorda manuel ve otomatik şanzıman, 1.6 litrelik dizel motorda ilk etapta manuel şanzıman yer alacak" dedi.

A Serisi'ne Türkiye'den de yoğun ilgi olduğunu, Facebook sayfasındaki 250 bin takipçi içinden her gün 800-850 kişinin otomobil hakkında bilgi istediğini belirten Bekdikhan, şöyle devam etti:

"2012'de istediğimiz kadar araç alamayabiliriz ama yılda 5 bin adetlik satışa ulaşırız. A Serisi'yle Mercedes'e tamamen yeni müşteri çekeceğiz. Bu yüzden araç mevcut modellerimizden rol çalmaz."
ÖTV artışından sonra hafif ticaride kan kaybı sürüyor

Yılın ilk 2 ayında beklentilerin üzerinde daralan otomotiv pazarı martta hareketlendi. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) verilerine göre, mart ayında satışlar şubata oranla yaklaşık 50 artarak 64 bin 886 adet olarak gerçekleşti. 78 bin 403 adet olan 2011 yılı mart ayı pazar toplamına göre ise satışlar yüzde 17.24 oranında azaldı. Ocak-Mart döneminde otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı yüzde 25.39 küçülerek 135 bin 753 adet oldu. Geçen yılın aynı döneminde toplam pazar 181 bin 958 adet olmuştu. İlk çeyrekte oto satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20.63 azalarak 97 bin 536 adede geriledi. Hafif ticari araç pazarı da 3 aylık dönemde ÖTV artışının etkisiyle geçen yıla oranla yüzde 35.29 oranında düşerek 38 bin 217 adet seviyesinde gerçekleşti. Geçen sene aynı dönemde 59 bin 63 adetlik satışa ulaşılmıştı. Martta hafif ticari araç pazarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27.75 gerileyerek 17 bin 614 adet seviyesinde gerçekleşti.

Kaynak:Ensonhaber


nötrino 5 Nisan 2012 12:40

Dünya Ekonomisi / Çin'in Süpermarket Pazarı
 
Çin 'Market'te ABD'yi Solladı, Tahta Oturdu

Çin'in süpermarket pazarının büyüklüğü geçen yıl yaklaşık 960 milyar dolara ulaşarak, ABD'yi geride bıraktı.Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisine sahip olan Çin, market piyasasında ABD'yi solladı.

Araştırma şirketi IGD'ye göre, Çin'in süpermarket pazarının büyüklüğü geçen yıl yaklaşık 960 milyar dolara ulaştı ve ABD, 910 milyar dolarla ikinci sıraya düştü.

Çin'in süpermarket pazarının büyümeye devam ederek 2015 yılına kadar 1 trilyon 600 milyar dolara yaklaşması bekleniyor. Ülkedeki bu eğilim, hem Çinli hem de uluslararası şirketler için yeni fırsatlar doğuracak.Ekonomistler, pazardaki büyümenin gıda fiyatlarında üzerindeki yükseliş baskısını artıracağı uyarısında bulunuyor.


Kaynak : Ntvmsnbc (04 Nisan 2012,08:49)


nötrino 5 Nisan 2012 12:46

Dünya Ekonomisi / Dexia'nın Lüksemburg'daki Bankası
 
Dexia, Lüksemburg'daki Bankasını Sattı

http://media3.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/111004-dexia.hmedium.jpg

Dexia'nın Lüksemburg'daki bankası 730 milyon Euro'ya Katarlı yatırımcılara satıldı.

Dexia'nın satışa çıkardığı Lüksemburg'daki bankacılık birimi 730 milyon Euro'ya Katarlı bir fona satıldı.Dexia'dan yapılan açıklamada, Uluslararası Lüksemburg Bankası (BIL) adlı birimin yüzde 90 hissesinin Katarlı yatırım fonu Precision Capital'a satıldığı ve anlaşma uyarınca kalan yüzde 10 hissenin Lüksemburg hükümetine devredildiği belirtildi.Satışın BIL'in bireysel bankacılık operasyonlarını kapsadığı, aktif yönetimi ve yatırım bankacılığı kısmının Dexia'da kaldığı bildirildi.

Dexia'nın Türkiye'deki iştiraki Denizbank'ın satışı için de görüşmeler devam ediyor.


Kaynak:AA(05 Nisan 2012,12:16)


nötrino 6 Nisan 2012 11:33

Ekonomi Gündemi / Teknoloji Şirketleri Hisse Senedi
 
Apple Hissesi Google'ı İlk Kez Geçti


Teknoloji devleri Apple ve Google'ın 'savaşı' hisse senetlerinde de sürüyor.Apple'ın Nasdaq'da işlem gören hisse senetleri dün 633.68 dolara çıkarak 632.32 dolar düzeyindeki Google'ı geride bıraktı.

Apple'ın efsane CEO'su Steve Jobs, 2005'ten beri şirketin hisse fiyatının Google'ı geçmesini istiyordu. Jobs belki göremedi ama her geçen gün daha da büyüyen Apple, Google'ı geçmeyi başardı.

Apple'ın piyasa değeri de Google'ın neredeyse üç katı. Apple'ın piyasa değeri 590.8 milyar dolarken, Google 205.6 milyar dolarda kaldı.


Kaynak : Ntvmsnbc (06 Nisan 2012,10:57)


nötrino 7 Nisan 2012 12:48

Dünya Ekonomisi / Küresel Mali Kriz
 
Küresel Mali Krizde En Kötüsü Geride mi Kaldı ?

Ekonominin kalbi bu yıl da Boğaziçi Üniversitesi’nde atacak. Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü’nün düzenlediği Ekonomi Zirvesi’nde bu yıl, "Küresel mali krizde en kötüsü geride mi kaldı?" sorusuna cevap aranacak.

Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü tarafından 7.si düzenlenen Ekonomi Zirvesi uzman ekonomistleri, akademisyenleri ve iş dünyasındaki öncü şirketlerin yöneticilerini ekonomiye ilgi duyan öğrencilerle bir araya getiriyor. Bu yılki konusu "Küresel Mali Kriz" olan Ekonomi Zirvesi 10-11 Nisan tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi ÖFB Binası Demir Demirgil Salonu’nda gerçekleşecek.

Daha önceki yıllarda da çarpıcı konularıyla dikkatleri üzerine çeken etkinlik bu yıl “Küresel mali krizde en kötüsü geride mi kaldı?” sorusuna cevap arıyor.

Yazı Yarışması

Geçen yıllarda Saffet Karpat, Ali Ağaoğlu, Ahmet Zorlu, Meral Tamer, Deniz Gökçe, Ege Cansen, İnan Demir, Emre Alkin gibi alanlarında uzman birçok ismi ağırlayan Ekonomi Zirvesi’nin öncesinde “Küresel mali krizde en kötüsü geride mi kaldı?” konulu Can Yayınları ve Bimeks sponsorluğunda bir yazı yarışması düzenleniyor.

Finansbank, D&B, Ernst&Young sponsorluğunda yapılacak etkinliğe TMSF Başkanı Şakir Ercan Gül, Citibank CEO’su Serra Akçaoğlu, SPK Başkanı Prof.Dr. Vedat Akgiray, İMKB Başkanı Dr. İbrahim Turhan, Prof. Dr. Emre Alkin, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Mehmet Yörükoğlu, Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın ve daha birçok uzman isim katılacak.

Zirveden Canlı Yayın CNBC-e'de

Katılımcılarına farklı bakış açıları kazandırmayı hedefleyen zirve sırasında canlı yayınlar düzenlenecek. CNBC-e, Bloomberg Businessweek ve İnfomag’in medya sponsorluğunu üstlendiği etkinliğin sonunda katılımcılara sertifika verilecektir. Ayrıntılı bilgi ve başvurular için Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü adresini ziyaret edebilirsiniz.


Kaynak : Ntvmsnbc / Ekonomi Zirvesi (06 Nisan 2012,17:40)


byseus 10 Nisan 2012 09:22

3500 kişiye bir eczane düşecek
 
3500 kişiye bir eczane düşecek

Serbest eczane sayıları, ilçe sınırları içindeki nüfusa göre, en az 3500 kişiye bir eczane olacak şekilde düzenlenecek.
http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh9167.jpg

Eczane ve Eczacılık Kanunu'nda değişiklik yapan kanun teklifi, eczane açmak için yeni kriterler getirirken "yardımcı eczacılık" zorunlu olacak, alternatif tedavi ürünleri de eczanelerde satılabilecek.

3500 KİŞİYE BİR ECZANE

Eczane açmak isteyen bir eczacı, en az bir yıl süreyle, bir eczanede ''yardımcı eczacı'' olarak çalışmak zorunda olacak.

AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç ve arkadaşlarının imzasını taşıyan ''Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunu'' ile Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun''da değişiklik yapan kanun teklifi TBMM Başkanlığı'na sunuldu.

Teklif, eczalılığı yalnızca ticarethane açma ve mesul müdürlük olarak değil, ilacın üretiminden dağıtımına kadar tüm aşamalardan sorumlu olan ''sağlık hizmet sunucusu' olarak yeniden tanımlıyor.

Teklife göre, eczane açılabilmesi için gerekli olan ruhsatname konusunda meydana gelecek sorunların çözüm yeri, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu olacak. Eczane açmak üzere ruhsatnamesini almış bir eczacının, belediyeden ayrıca bir işyeri ruhsatı alması ve ödemesi zorunlu olmayacak.

Serbest eczane sayıları, ilçe sınırları içindeki nüfusa göre, en az 3 bin 500 kişiye bir eczane olacak şekilde düzenlenecek. Hiç eczanesi olmayan yerleşim birimlerinde nüfus kriterine bakılmaksızın bir eczane açılmasına izin verilecek. Ancak, bu şekilde açılan eczanelerin başka yerlere naklinde nüfus kriteri göz önünde tutulacak. Aynı ilçede faaliyet gösteren eczanelerin nakillerinde ise nüfusa göre eczane açılması kriteri uygulanmayacak.

YERLEŞTİRME PUANI

Eczane açılması için kriterler belirlenirken ilçelerin sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasına göre sınıflandırma yapılacak. Bu sınıflandırmaya göre, ilçelere ''ilçe katsayısı'' verilecek. Eczacılara, o ilçedeki mesleki faaliyetlerini sürdürdükleri yıl sayısı ile ilçe katsayısının çarpımı kadar hizmet puanı verilecek. Hizmet puanı hesaplanırken ilçe katsayısı, doktora yapmış olanlar için 1,25 kat olarak uygulanacak.
Eczacılara, meslekte geçirilen toplam yıl sayısı ile eczacının hizmet puanı çarpımı sonucu tespit edilen yerleştirme puanı verilecek.

Nüfus kriterlerine göre eczane açılabilecek yerler, her yıl en az iki kez olmak üzere Bakanlıkça ilan edilecek. İlan edilecek yerlere müracaat eden adaylardan puanı en yüksek olanlar eczane açma hakkını kazanacak. Yerleştirme puanının eşit olması halinde ise kura çekilecek.
Eczane ruhsatnamesi iptal edilen eczacı, bir yıl süre ile ilan edilen yerlere müracaat edemeyecek. Eczanesini devretmiş bir eczacı, yeni bir eczane açmak istediğinde, yerleştirme puanı yarı oranında düşürülecek.

YARDIMCI ECZACILIK ZORUNLU

Serbest eczanelerde reçete sayısı, ciro gibi kriterlere göre belirlenen sayıda ikinci eczacı çalıştırılması zorunlu olacak. Serbest eczane açmak veya serbest eczanelerde mesul müdür olarak çalışmak isteyen bir eczacı, en az bir yıl süreyle hizmet sözleşmesine bağlı olarak mesul müdür eczacı ile birlikte serbest eczanelerde ''yardımcı eczacı'' olarak çalışmak zorunda olacak.

Hastane eczanelerinde veya ikinci eczacı olarak serbest eczanelerde en az bir yıl süreyle çalışanlar, yardımcı eczacı olarak çalışma şartını yerine getirmiş sayılacak. Yardımcı eczacıların il sağlık müdürlüğü, bölge eczacı odaları denetimlerinde, üç kez eczanede görevi başında mazeretsiz olarak bulunmadığı takdirde çalışma süresi kabul edilmeyecek.

Yardımcı eczacılara asgari ücretin bir buçuk katından, ikinci eczacılarda asgari ücretin 3 katından aşağı olmamak üzere taraflarca belirlenecek ücret ödenecek.

''Muvazaalı olarak eczane açmaktan'' dolayı ruhsatnamesi iptal edilenler, 5 yıl süreyle eczane açamayacaklar.

Eczane sahip ya da mesul müdürüyken askerlik hizmetini yapmak üzere silah altına alınanlar, askerlik hizmeti süresince, yüksek lisans veya doktora eğitimi alacaklar, bu eğitim süresince; milletvekili, belediye başkanı, Türk Eczacıları Birliği Başkanlık Divanı Üyeleri, bu görevi devam ettiği müddetçe eczanelerine bir mesul müdür atayacaklar.

Türk Eczacıları Birliği Başkanlık Divanı Üyelerinin, eczanelerine atanacak mesul müdürün, maaş ve kanuni giderleri, Türk Eczacıları Birliği bütçesinden ödenecek.

Eczanelerde, günlük reçetelerin kaydına mahsus Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış bir kayıt sistemi bulunacak. Bu kayıt sistemi elektronik de olabilecek.

GELENEKSEL TIBBİ ÜRÜNLER DE SATILABİLECEK

Eczanelerde, Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat almış ilaçlar, geleneksel tıbbi ürünler, Sağlık Bakanlığı'nın iznine tabi homeopatik (alternatif tedavi yöntemi) tıbbi ürünler ve enteral (alternatif beslenme yöntemi) beslenme ürünleri dahil, özel tıbbi amaçlı diyet gıdalar, özel tıbbi amaçlı bebek mamaları satılabilecek.
İlgili Bakanlıktan ruhsat veya fiyat alınarak üretilen veya ithal edilen gıda takviyeleri ziraat ve veterinerlikte kullanılan ilaçlar, eczacılık veya ziraatta kullanılan kimyevi maddeler ve diğer sağlık ürünleri, kozmetik ürünler, tıbbi malzemeler, çocuk mamaları ile erişkinlerin metabolizma bozukluklarında kullanılan tüm destekleyici ürünler ve Türk Eczacıları Birliği tarafından çıkarılan bilimsel yayınlar da eczanelerde satılabilecek.

Birden fazla sayıda eczane bulunan yerlerde eczacının talebiyle 2 yılı geçmemek üzere eczane kapalı tutulabilecek.

Eczacıların, eczanelerinin bulunduğu bölgelerindeki doktorların isim ve adresleriyle, hangi saatlerde muayenehane veya evlerinde bulunduklarını gösteren listeyi eczanelerine asma zorunluluğu kaldırılacak. Eczanelerde, alınıp satılan uyuşturucu maddelerin miktarlarını, satış tarihlerini ve kimlere sattıklarını kayda alma zorunluluğu olmayacak.

Kanunun yürürlüğe gireceği yılda eczacılık yapma hakkına haiz eczacılar ile eczacılık fakültelerinde okumakta olan veya okumaya hak kazanmış olanlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere nüfusa göre eczane açılmasına ve nakline dair sınırlamalara, yardımcı eczacı olarak çalışma zorunluluğuna dair hükümler uygulanmayacak. Bu kişiler, sahip ve mesul müdürlüğünün yaptıkları eczaneleri bir sefere mahsus olmak üzere devredebilecekler.

Serbest eczanesi bulunan eczacılar da bir defaya mahsus olmak üzere herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın, eczanesini, bulunduğu ilçe dışına nakledebilecek ve devredebilecek.

Kaynak:Ensonhaber


nötrino 10 Nisan 2012 10:00

Ekonomi Gündemi / Nükleer Enerji Alanında Çin İle Mütabakat
 
Çin'le Nükleer İşbirliği

http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/110316-n%C3%BCkleerkapak.hmedium.jpg

Türkiye ile Çin arasında nükleer enerji alanında işbirliğini içeren niyet mektubu imzalandı.

Türkiye, nükleerde Çin'le işbirliğine gitti.Ulusal Halk Meclisi'nde baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından Başbakan ile Çin Halk Cumhuriyeti Başbakanı nezaretinde çeşitli anlaşmalar imzalandı.

Düzenlenen imza töreninde, Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında Nükleer Enerjinin Barışçıl Amaçlarla Kullanımına İlişkin İşbirliği Anlaşması imzalandı. Ayrıca Çin Ulusal Enerji Ajansı ile Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanlığı arasında nükleer enerji alanında işbirliğini içeren niyet mektubu imzalandı. Bu anlaşmayı ve niyet mektubunu Türkiye adına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı imzaladı. İki ülke arasında kültür merkezlerinin karşılıklı kuruluşu hakkında niyet mektubu da imzalandı. Niyet mektubuna Türkiye adına Kültür ve Turizm Bakanı imza koydu.

Sinop'a yapılacak ikinci nükleer santralle ilgili olarak Çin ile görüşme yapılıyor.Enerji Bakanı Yıldız, “İkinci nükleer santral ihalesi için karar iki ay içinde verilecek” açıklamasını yapmıştı.

Türkiye'de yapılacak ikinci nükleer santral için Japonya, Güney Kore ile de temaslar sürüyor. İkinci nükleer ihalesinde Rusya yer almayacak.Türkiye'ye kurulacak ilk nükleer santral Mersin Akkuyu'da yapılacak. Santrali Ruslar inşa edecek.


Kaynak:Ntvmsnbc-Ajanslar(09 Nisan 2012,15:24)


nötrino 12 Nisan 2012 13:16

Dünya Ekonomisi / EIA'nın İran'ın Petrol Üretimi Hakkındaki Raporu
 
EIA: İran'ın Petrol Üretimi Yüzde 15 Düşer

ABD Enerji Enformasyon İdaresi, İran'ın petrol üretiminin yaptırımlar nedeniyle yüzde 15 düşebileceğini öngördü.ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), yabancı yatırımlarının azalması nedeniyle İran'ın petrol üretiminin bu yıl yüzde 15 düşebileceğini açıkladı.

EIA, yürürlükte olan kısıtlamaların pek çok yabancı şirketi caydırmasından dolayı, İran'ın tahmini üretiminin 2012 sonunda günde 500 bin varil azalarak yıl sonunda 3.05 milyon varile düşmesini bekliyor. İran'ın geçen yıl sonundaki üretimi 3.55 milyon varil olmuştu.ABD enerji bakanlığının istatistik verileri derleyen birimi olan EIA, aylık kısa dönem enerji görünümü raporunda şöyle dedi:

"İran'ın geçen yılın son çeyreğinde başlayan üretim düşüşü halen sürmektedir. EIA bu düşüşün, üretimdeki azalmayı karşılamak için gereken yatırımlardaki eksikliğin yansıması olduğunu düşünmektedir."

EIA'nın raporu, ABD ve Avrupa Birliği'nin İran'a karşı aldığı ancak Haziran ve Temmuz'da yürürlüğe girecek en son yaptırımların etkisini hesaba almıyor.

Ancak EIA, İran'dan gelen üretimin azalmasına rağmen bu yıl petrol piyasalarında sıkışıklık yaşanmayacağını tahmin ediyor. EIA, bu yılın küresel tüketimi için geçen ay yaptığı 88.96 milyon varillik tahminini revize ederek ortalama 88.81 milyon varillik tüketim öngördü.


Kaynak:Ntvmsnbc-Ajanslar(11 Nisan 2012,09:40)


byseus 18 Nisan 2012 14:36

İki dünya devi Türkiye'ye yatırım peşinde
 
İki dünya devi Türkiye'ye yatırım peşinde

Blackberry ve Chrysler Türkiye'ye yatırım yapmak istiyor.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan Washington temaslarında iki dünya devinin Türkiye'ye yatırım yapmak isteklerini kendisine ilettiğini söyledi.

Bakan Çağlayan, Türk basın mensuplarına yaptığı açıklamada, kendi alanlarında dünya devi olan Blackberry ve Chrysler firma yetkililerinin kendisi ile görüştüğünü ve bu iki firmanın Türkiye'ye yatırım yapmakta çok hevesli olduklarını aktardı.

Chrysler firmasının otomotiv alanında Türkiye'deki teşviklerden yararlanmak istediklerini belirten Bakan Çağlayan, teknolojide bir dünya markası olan Blackberry firmasının ise FATİH projesi ile yakından ilgilendiğini açıkladı.

Türk eğitim sisteminde 15 milyon öğrenciyi yakından ilgilendiren FATİH projesine talip olan Blackberry'nin, güçlü ismi ile bu alandaki rekabeti artırması öngörülüyor.

Dünya çapında 120 ülkede satış yapan otomotiv devi Chrysler 4 ülkedeki 33 fabrikasında 52 bin kişiyi istihdam ediyor. Firma ABD'de yüzde 9,2 Kanada'da ise yüzde 13 pazar payına sahip bulunuyor.

Kaynak:Ntvmsnbc


byseus 20 Nisan 2012 14:53

Trump Towers'ın ismi değişiyor
 
Trump Towers'ın ismi değişiyor

Erdoğan’ın uyarısı üzerine Donald Trump, ismin değiştirme kararı aldı.
http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh2012.jpeg

Dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan'ın açılışını yaptıkları Trump Towers için bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Donald Trump ve Ivanka Trump da katıldı.

Donald Trump, 'Burası dünyanın en güzel AVM'lerinden biri oldu, ABD'ye gitseniz bu kadar güzelini bulamazsınız' dedi.

İSMİ DEĞİŞTİRİLECEK

Donald Trump ve Kızı Ivanka Trump açılış sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Dün Başbakan Erdoğan'ın alışveriş merkezlerindeki İngilizce kelime kullanıma yönelik açıklamalarına yönelik gelen soruya Ivanka Trump, "Burada AVM'nin yapımına odaklandık. Türkçe için de zaman içerisinde olacak" dedi.

Kaynak:Ensonhaber


byseus 20 Nisan 2012 15:03

Türkiye Dünyanın 18. Büyük Ekonomisi
 
Türkiye dünyanın 18. büyük ekonomisi

Türkiye, cari fiyatlara göre dünyanın en büyük 18. ekonomisi oldu. Türkiye listede daha önce 17. sıradaydı..

Cumhuriyet'in 100'üncü yılı olan 2023'te gayri safi yurt içi hasılasını (GSYH) 2 trilyon 64 milyar dolara çıkararak en büyük ilk 10 ekonomi arasına girmeyi, kişi başına düşen milli gelirini de 25 bin 76 dolara çıkarmayı hedefleyen Türkiye, 2011'de yüksek büyüme hızına rağmen, bir basamak gerileyerek 18'inci oldu.

TÜRKİYE EN HIZLI BÜYÜYEN ÜLKELER ARASINDA AMA..

Dünya Gazetesi'nin Uluslararası Para Fonu (IMF) veri tabanından yaptığı belirlemeye göre, geçen yıl sabit fiyatlarla ulusal para cinsinden yüzde 8.5 oranıyla en hızlı büyüyen ülkeler arasında yer alan Türkiye, cari fiyatlarla milli gelirini dolar cinsinden ise yüzde 5.6 büyüterek 772.3 milyar dolara çıkardı. Türkiye, bu GSYH ile 2011 yılında, dünya ülkeleri arasında 18'inci sırada yer aldı.

Türkiye'nin başarılı büyüme performansına rağmen sıralamada bir basamak aşağı inmesinde, Endonezya'nın çok daha hızlı büyüyerek öne geçmesi etkili oldu. Önceki yıl 18'inci sırada bulunan Endonezya'nın 2 basamak yükselerek 16'ncı olması, Hollanda ve Türkiye'yi birer basamak aşağı kaydırdı.

Cari fiyatlarla GSYH'ye göre 2003 yılında 21'inci büyük ekonomi olan, 2004'te 17'inciliğe yükselen Türkiye, 2011'e kadar sıralamada bu yerini korumuştu.

İLK BÜYÜK 5'İN SIRASI DEĞİŞMEDİ

Geçen yıl cari fiyatlarla GSYH'ye göre ilk 5 büyük ekonomi sıralaması değişmedi. ABD 15 trilyon 94 milyar dolarla birinciliğini korurken, bu ülkeyi 7 trilyon 298.1 milyarla Çin, 5 trilyon 869.5 milyar dolarla Japonya, 3 trilyon 577 milyar dolarla Almanya ve 2 trilyon 776.3 milyar dolarlık milli geliriyle Fransa izledi. Önceki yıl 6'ncı sırada bulunan İngiltere ile 7'nci sıradaki Brezilya yer değiştirdi. İtalya'nın 8'inci sıradaki yeri değişmezken, Rusya iki basamak yükselerek 9'uncu oldu, Kanada 10'uncu sıradaki yerini korudu. Cari fiyatlarla GSYH'ye göre Hindistan geçen yıl 2 basamak düşerek 11'inci oldu. İspanya 12'nci, Avustralya 13'üncü, Meksika 14'cü, Güney Kore 15'inci sıradaki yerini korudu.

Önceki yıl 18'inci sırada bulunan Endonezya, milli gelirini yüzde 19.4 artışla 845.7 milyar dolara çıkardığı 2011 yılında, Hollanda'yı 17'nciliğe, Türkiye'yi 18'inciliğe kaydırarak, 16'ncı sıraya yerleşti. IMF verilerine göre 17'nci ve 18'inci sıralardaki Hollanda ve Türkiye'yi 19'uncu sırada İsviçre izlerken, önceki yıl 20'inci sırada olan Belçika daha aşağılara kayarak bu sırayı Suudi Arabistan'a terk etti.

Kaynak:Ensonhaber


Efulim 14 Mayıs 2012 10:49

Çevreyolu artık ücretli oluyor
Otoyol veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarında güzergahın tamamının yanı sıra çevreyolu, bağlantı yolu, köprü, tünel ve viyadükler ayrı ayrı ücretlendirilebilecek.

http://media4.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/120514-cevre-yolu.hlarge.jpg

ANKARA - Karayolları Genel Müdürlüğü'nün, ''Karayolları Genel Müdürlüğünün Sorumluluğu Altında Bulunan Otoyollar ile Erişme Kontrolünün Uygulandığı Karayollarında Geçiş Ücretlerinin Belirlenmesi ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik''i Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayollarının geçişi ücretli olacak kesimleri Karayolları Genel Müdürünün teklifi üzerine, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı tarafından belirlenecek.
Karayollarının geçiş ücretleri ile bu ücretlerin yeniden belirlenmesi; ücretlendirilen karayolunun mesafesi, trafik yoğunluğu, aracın cinsi, sosyal ve ekonomik faktörler dikkate alınarak hesaplanacak ve yine Genel Müdürün teklifi üzerine Bakan onayı ile yürürlüğe girecek.

Belirlenen ücret tarifesi ve uygulama tarihi idarenin internet sitesinde ilan edilecek.
Ücretlerin belirlenmesinde, otoyol veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarında güzergahın tamamı olabileceği gibi; çevreyolu, bağlantı yolu, köprü, tünel ve viyadükler ayrı ayrı ücretlendirilebilecek.
Geçiş ücretleri uygulamasında işletmecilik gereği kullanımı teşvik etmek amacıyla Bakan onayı ile indirim yapılabilecek.
Araç sınıflarının tespitinde çeken ve çekilen araçların yere değen aksları esas alınacak. Geçiş ücreti uygulaması yapılırken bu araçların dolu veya boş olması dikkate alınmayacak.
Geçiş ücretlerine Her yıl başında yıllık ÜFE değerleri ile fiyat artışı yapılacak.

GEÇİŞ ÜCRETLERİNİN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ
Bakanlık makamı oluruyla ücret tarifesinin uygulama tarih ve saati belirtilecek. Beklenmeyen teknik zorunlulukların oluşması halinde İdarece bu süre uzatılabilecek.

GEÇİŞ ÜCRETİ MUAFİYETİ
Ücretli karayolunun bakım ve işletmesinden sorumlu birimler ile trafik denetimi ve karayolundaki asayişten sorumlu birimlerin görev amacıyla ücretli kesime girmelerinde herhangi bir ücret alınmayacak.
Ücretli karayolunda meydana gelen trafik kazası, yangın ve benzeri olaylara müdahale için görevlendirilen itfaiye araçları, ambulanslar, sivil savunma araçları ve diğer görevli araçlar ücret ödemeyecek.

ÜCRET ÖDEMEDEN YAPILAN GEÇİŞLERE DAİR İŞLEMLER
Yönetmelik kapsamında geçişi ücretli olduğu halde ücret ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ilgili maddesine göre o güzergahın en uzun mesafesine ait geçiş ücretinin on katı tutarında idari para cezası verilecek.
En uzun mesafe, ücret ödemeden çıkış yapılan gişelere en uzak mesafede olan gişe dikkate alınarak belirlenecek.
Ücret ödemeden geçişin yapıldığı tarihten itibaren yedi gün içerisinde ödemesiz geçiş yapan aracın plakasına ait hesabın, ilgili tarafından Ana Kontrol Merkezine bildirilmesi durumunda cezasız geçiş ücreti bu hesaptan tahsil edilecek.
Ödemesiz geçiş ücreti bedelinin ödenmesinden araç sahibi sorumlu olacak. Cezalı geçiş yapan gerçek kişi hüviyetindeki araç sahibinin ölmesi durumunda varislerinden sadece cezasız geçiş ücreti tahsil edilecek. Bu uygulamada araç sahibinin ölüm raporu evraka eklenecek.
İdari para cezaları ile geçiş ücretleri, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenecek. Bu sürede ödenmeyen geçiş ücretleri ve idari para cezaları, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesi tarafından takip ve tahsil edilecek.
İdarenin ücret toplama sistemlerine yönelik tesis ettiği kameralarla tespit edilen görüntülerin saklanması, ücret toplama sisteminin çalıştırılmasına yönelik olacak. Kamera görüntülerinin incelenmesini gerektiren itirazlar geçiş ücreti ve idari para cezasının ödemesini durdurmayacak.
Geçiş ücretleri ve idari para cezaları ödenmeden kabahatin işlendiği araçların fenni muayeneleri ile satış ve devirleri yapılmayacak.

GİRİŞ BİLGİSİ YOKSA EN UZUN MESAFE ÜCRETİ

Sürücüden kaynaklanan nedenlerle giriş veya çıkış bilgisinin olmadığı durumlarda en uzak mesafe ücreti uygulanacak. Bu uygulamaya itiraz, geçişten itibaren 45 gün içinde Ana Kontrol Merkezine yapılabilecek.
Geçişi ücretli yoldan çıkış, giriş saatinden 12 saatten sonra yapılırsa, en uzun mesafe geçiş ücreti uygulanacak.
Geçişi ücretli karayolunda aynı noktadan giriş-çıkış yapılması (U dönüşü) durumunda en uzun mesafe geçiş ücreti uygulanacak.


Efulim 15 Mayıs 2012 10:06

Almanya 'yarım' büyüdü, Fransa yerinde saydı
Almanya yılın ilk üç ayında yüzde 0.5'le beklentilerin üzerinde büyüdü. Fransa ekonomisi ne büyüdü, ne küçüldü.

BERLİN/PARİS - Almanya ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 0.5 ile beklentilerin üzerinde büyüme kaydetti.
Almanya'da bugün açıklanan veriye göre, ilk çeyrekte gayrı safi yurtiçi hasıla (GSYH) geçen yılın aynı dönemine göre de yüzde 1.7 ile yine beklentilerin üzerinde büyüdü.
Reuters anketine göre, analistler Almanya'da GSYH'nin çeyreklik bazda yüzde 0.1, yıllık bazda ise yüzde 0.8 büyümesini bekliyorlardı.

Almanya ekonomisi geçen yılın dördüncü çeyreğinde, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.2 küçülme kaydetmişti.

FRANSA'DA SIFIR BÜYÜME
Fransa'da ise yılın ilk çeyreğinde büyüme hızı yüzde 0 olarak gerçekleşti.
Ulusal İstatistik Enstitüsü'nün (INSEE) verilerine göre, 2011 yılının son çeyreğindeki büyüme hızının ise daha önce belirtildiği gibi yüzde 0.2 değil yüzde 0.1 olduğu açıklandı.
Enstitü, 2011 yılının tamamındaysa büyüme hızının yüzde 1.7 olarak hesaplandığını bildirdi.
Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan François Hollande, ekonomik büyüme hızının artırılmasının öncelikli hedefi olduğunu açıklamıştı.


Efulim 16 Mayıs 2012 11:30

Dolar son dört ayın zirvesinde
Dolar, son 4 ayın en yüksek seviyesine çıkarak bu sabah 1,83'ü aştı.

http://media1.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/120102-dolar6401.hlarge.jpg

İSTANBUL - Avrupa'da Yunanistan'ın hükümet kurma çalışmalarının başarısızlıkla sonuçlanması, İtalya'da bankaların kredi notlarının düşürülmesi ve İspanya ile ilgili endişeler doların diğer para birimleri karşısında değer kazanmasına neden oluyor. Haftaya Merkez Bankası'nın istisnai gün uygulamasına gitmemesiyle yükselişle başlayan dolar, bugün 23 Ocak'tan bu yana gördüğü en yüksek seviyeye ulaştı.
Dolar, son 4 ayın en yüksek seviyesine çıkarak bu sabah 1,83'ü aştı.


Efulim 17 Mayıs 2012 22:32

Euro, dolar karşısında eriyor
Euro, dolar karşısında 1,2667 ile dört ayın yeni en düşük seviyesine indi.

LONDRA - Euro Bölgesi'ndeki bazı bankalara ilişkin endişelerin artması ve Yunanistan'ın para birliğinden çıkma olasılığıyla ilgili kaygılarla Euro, dolar karşısında dört ayın yeni en düşük seviyesini gördü.
Euro dolar karşısında 1,2667 ile Ocak ortasından beri görülen en düşük seviyeye indi. Dolar ise İsviçre frankı karşısında 0.94816 ile dört ayın en yüksek seviyesini gördü.
Paritedeki harekete paralel içeride de dolar yüksek seyrini koruyor. Gün içinde 1,8304 lirayı gören dolar 1,83'ün hemen altında işlem görüyor.


Efulim 21 Mayıs 2012 11:41

İMKB= Yarım 'elma'
İMKB Başkanı Turhan, borsadaki şirketlerin toplam piyasa değerinin 250 milyar dolar olduğunu söyledi. Bu rakam ABD'li teknoloji devi Apple'ın değerinin yarısı.

http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/120202-imkb640.hlarge.jpg

İMKB Başkanı İbrahim Turhan, bugün itibariyle İMKB'de işlem gören şirketlerin toplam piyasa değerinin 250 milyar dolar olduğunu kaydetti. Teknoloji devi Apple'ın piyasa değerinin 496 milyar dolar olduğu göz önüne alındığında, İMKB iki 'elma'ya eş değer.
İMKB Başkanı, son 2 yılda hisse senedi piyasasında 420 milyar doların üzerinde işlem gerçekleştiğini belirterek, ''Bu yılın ilk 4 ayında 124 milyar dolar gibi bir rakam görüyoruz. Önümüzdeki dönem bunun daha çok artması bizim hedeflerimizden biri'' dedi.

Turhan, Dünya Borsalar Federasyonu verilerine göre; İMKB'nin bu yılın ilk çeyreği itibariyle, gelişmekte olan ülkeler arasında hisse senedi piyasalarındaki işlem hacminde 10. sırada yer aldığını, borsadaki işlem hacminin dünya endekslerindeki ağırlığına yeteri kadar yansımadığını, burada bir uyumsuzluğun söz konusu olduğunu belirtti.
Son iki yıldır çok kuvvetli bir büyüme yaşandığını belirten Turhan, önümüzdeki dönemde büyüme hızının biraz daha ılımlı seyretmesini beklemek gerektiğinin altını çizdi.


Efulim 23 Mayıs 2012 10:11

İnternetten alışverişte 'Hollanda' sistemi
Hükümet internetten alışverişe yeni bir sistem getiriyor. Hollanda sistemiyle birlikte özel yazılımla vergi kayıp ve kaçakları anında tespit edilecek. İnternetten yapılan alışverişte nakit ödemenin şartları değiştirilecek.



Hükümet, kayıtdışı ekonomi ile mücadelede üç alanda yeni yol haritası belirledi.Özellikle son dönemde kulanımı artan elektronik ticaretle ilgili önemli değişiklikler yapılacak.
Ankara'da basın toplantısı düzenleyen Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Hollanda'yla bir protokol imzalandığını, yeni sistemin yıl sonuna kadar devreye sokulması için çalışacaklarını söyledi. Şimşek, yeni sistemle vergi kayıp-kaçağının önleneceğini belirtti.
Yeni sistemde vergileme yöntemi değişmiyor ama internet üzerinden yapılan alışverişte kayıp-kaçağı anında yakalayan yazılım sistemi getiriliyor.
Hollanda, e-ticaretin dünyada en yaygın olduğu ülke olması nedeniyle sistem bu ülkeden alınacak.

E-ALIŞVERİŞTE ÖDEME KREDİ KARTIYLA

İnternetten yapılan alışverişte ödeme kredi kartı ve posta çekiyle yapılacak. Nakit ödemenin (havale yoluyla) şartları değiştirilecek.

9 YILDA 100 KAT BÜYÜDÜ

E-ticaret Türkiye'de son 9 yılda 100 katın üzerinde büyüdü. 2003'te 262 milyon lira olan hacim 22.8 milyar liraya kadar yükseldi.

OTOMOTİVE SIKI TAKİP

Otomotivde üretimden satışa kadar takip yapılacak bir sistem kurulacak. İnşaat sektöründe de veri tabanı üzerinden bütün gelişmeler takip edilecek ve denetim sıklaştırılacak.

EKONOMİNİN YÜZDE 27.7'Sİ KAYITDIŞI

Kayıtdışı ekonominin büyüklüğünde de son yıllarda düşüş gözlendi. Kayıtdışı ekonominin büyüklüğü yüzde 27.7'ye geriledi.


Efulim 30 Mayıs 2012 16:44

'Euro'nun geleceği tehlikede'

İspanya Başbakan Yardımcısı Saenz, Avrupa'nın İspanya'yı borç krizinin eşiğinden döndürmek için bir an önce gerekli önlemleri alması gerektiğini belirtti.


MADRİD - İspanya Başbakan Yardımcısı Soraya Saenz de Santamaria, Euro'nun geleceğinin tehlikede olduğunu ve bu nedenle Avrupa'nın İspanya'yı borç krizinin eşiğinden döndürmek için bir an önce gerekli önlemleri alması gerektiğini söyledi. İspanya büyük bankalarını kurtarabilmek ve özerk bölgelerin içine düştüğü likidite sıkıntısını gidermek için 19 milyar Euro'luk finansman kaynağı arıyor.
Saenz dün Reuters'e yaptığı açıklamada, "Eğer Avrupa Birliği Euro'yu destekleyecek bir mekanizma bulamazsa, sorun Euro'dan kimin çıkacağı değil, Euro'nun kendisi olacak. Euro olmazsa AB nedir ki? Konu Euro'nun geleceği" dedi.

İspanya'nın borçlanma maliyeti dün sürdürülebilir olmayan düzeye yükseldi ve 10 yıllık tahvillerinin getirisi yüzde 6.5'e çıktı.
Saenz, İspanya'nın bu yıl 45 milyar Eurodan fazla tasarruf yapabilmek için eğitim ve sağlıkta kısıntıya giderek vatandaşlarından çok büyük özveri istediğini belirtti. Ancak buna rağmen bu yıl borçların faizi 30 milyar Euro'yu bulacak.
Saenz, "Avrupa Merkez Bankası bağımsız bir kurumdur" dedi ancak Avrupa kurumlarının Euro konusunda ne gibi önemler almasını beklediğini belirtmedi.



Efulim 1 Haziran 2012 11:15

5 aylık ihracat 60 milyar dolar
İhracat Mayıs'ta yüzde 7.33 artışla 11.8 milyar dolar oldu. Beş aylık ihracat 60 miyar dolara ulaştı.

http://media3.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/110301-ihracatkapak.widec.jpg

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Mayıs'ta ihracatın yüzde 7.33 artışla 11.8 milyar dolar olduğunu açıkladı. TİM'den yapılan açıklamada, ihracatın Ocak-Mayıs'ta yüzde 10.31 artışla 59.8 milyar dolar olduğu belirtildi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, ''2012 için 150 milyar dolar hedef belirlemiştik, hedefimize doğru emin adımlarla ilerliyoruz'' dedi.



nötrino 1 Haziran 2012 16:26

Finans / Sberbank'ın Denizbank İçin Dexia İle Yaptığı Anlaşma
 
Denizbank'ta İmzalar Haftaya Atılıyor

Sberbank, Denizbank'ı almak için ön anlaşmayı 7-8 Haziran'da imzalayabilir.Rusya'nın en büyük bankası Sberbank'ın, Denizbank'ı almak için Dexia ile ön anlaşmayı 7-8 Haziran'da imzalayabileceği bildirildi.

Reuters'a bilgi veren bir kaynak, "Anlaşmanın 7-8 Haziran'da imzalanması planlanıyor. Ön anlaşma olacak" dedi.Kaynak, fiyat konusundaki görüşmelerin ön anlaşmanın imzalanmasından sonra da devam edeceğini belirtti.

Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, dün yaptığı açıklamada bankanın Sberbank'a satışının Haziran ayının ikinci haftasında tamamlanabileceğini, ancak fiyatın henüz belli olmadığını söyledi.

Denizbank'ın ana hissedarı Dexia, geçen hafta Denizbank'ın satışı için Sberbank ile münhasırlık anlaşması imzaladığını ve satış sözleşmesinin en kısa sürede imzalanması konusunda karar aldığını açıklamıştı.


Kaynak : Ntvmsnbc - Ajanslar (01 Haziran 2012,10:54)


nötrino 1 Haziran 2012 16:32

Finans / Paritedeki Düşüş ve Dolar'ın Yükselişi
 
Dolar 1,88'e Yaklaştı

Paritedeki düşüş ve İspanya'ya yönelik endişelerle dolar yükseliyor. Dolar içeride 1,88'e yaklaştı.Euro/dolar paritesindeki düşüş ve dış piyasalardaki bozulmanın etkisiyle dolardaki yükseliş sürüyor.

Bankalararası piyasada dolar 1,8744'le 16 Ocak'tan beri en yüksek düzeye yükseldi.Euro, İspanya'nın bankacılık sektörü hakkındaki endişeler nedeniyle dolar karşısında 1,2314 seviyesine kadar gerileyerek 23 ayın yeni düşük seviyesini gördü.Geniş bantta değer kaybeden Euro, yen karşısında da Aralık 2000'den bu yana en düşük seviyeye geriledi.


Kaynak : NTVMSNBC (01 Haziran 2012,13:54)



nötrino 1 Haziran 2012 16:40

Dünya Ekonomisi / ABD'de İstihdamda En Düşük Artış
 
ABD'de İstihdam Artışı Bir Yılın En Düşüğünde

ABD'de tarım dışı istihdam Mayıs'ta 69 binle beklentilerin çok altında arttı.ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre Mayıs'ta tarım dışı istihdam 69 bin ile beklentilerin altında gerçekleşti ve Mayıs 2011'den bu yana en düşük artışı kaydetti.ABD'de işsizlik oranı yüzde 8.2'ye yükselirken, Nisan ve Mart ayına dair tarım dışı istihdam artışı rakamları da aşağı yönlü revize edildi.

Reuters anketine katılan ekonomistler, tarım dışı istihdamın Mayıs'ta 150 bin kişi artmasını, işsizlik oranının yüzde 8.1 seviyesinde kalmasını bekliyorlardı.

Daha önce 115 bin arttığı açıklanan Nisan ayı tarım dışı istihdamı 77 bin artışa revize edilirken, yüzde 8.1 olarak açıklanan Nisan ayı işsizlik oranında revizyon yapılmadı.Mart ayında 154 bin olarak açıklanan tarım dışı istihdam artışı ise 143 bine revize edildi.


Kaynak : Ntvmsnbc - Ajanslar (01 Haziran 2012,16:01)


nötrino 2 Haziran 2012 12:26

Ekonomi Gündemi / Kaçak Elektrik Kullanımı
 
Kaçak Elektriğe Af Geliyor

http://img21.imageshack.us/img21/7172/091224elektrikkapakwide.jpg

Kaçak elektrik kullananlara af getiren düzenleme TBMM Adalet komisyonundan geçti. Yasa kabul edilirse zararı ödeyenlere dava açılmayacak.

Haberturk'ün haberine göre, yasanın Genel Kurul’da kabulü halinde kaçak elektrik kullanan kişi pişman olur ve zararı öderse hakkında dava açılmayacak. Dava açılanlar da hüküm giyene kadar zararı ödedikleri takdirde en fazla bir yıl ceza alacak.Yargı paketinin komisyonda kabul edilen hükümleriyle nüfuz ticaretinin de kapsamı genişletildi.

Kamu görevlisi üzerindeki nüfuzu sebebiyle, haksız bir işin gördürülmesi için kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişilere 2 yıldan 5 yıla kadar hapis, 5 bin güne kadar adli para cezası getirildi.



Kaynak : NTVMSNBC / Habertürk (02 Haziran 2012,08:43)


nötrino 4 Haziran 2012 16:08

Finans / Euro'daki Değer Kaybı
 
Soros: Euro'yu Kurtarmak İçin Üç Ay Kaldı

Gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları Euro satmaya başladı. ABD'li milyarder yatırımcı Soros, Euro'yu kurtarmak için üç aylık bir zaman olduğunu söyledi. ABD'li milyarder yatırımcı George Soros, Euro Bölgesi ülkelerinin Euro'yu kurtarmak için önlerinde üç aylık bir zaman olduğunu söyledi.

İtalya'da açıklama yapan Soros, piyasaların daha fazlasını talep etmeye devam edeceğini ancak otoritelerin bu talepleri yerine getiremeyeceklerini öngördü.Soros, Avrupa Birliği'ni kriz nedeniyle patlayabilecek siyasi bir balona benzetti.

Bu arada gelişen ülkelerin merkez bankalarının kendi para birimlerini desteklemek için Euro sattığı ve bunun da Euro'daki değer kaybına katkıda bulunduğu belirtiliyor.İşlemciler, en fazla Euro satanların arasında merkez bankalarının bulunduğunu ve bunun normalde yaşanan Euro alımlarının terse döndüğü anlamına geldiğini belirtiyor.

Citigroup'tan Steven Englander, "Euro Bölgesi'ne yönelik endişeler, merkez bankalarının Euro'dan soğumasına yol açtı" derken, Bank of America Merrill Lynch'ten Richard Cochinos "Geçen yıl merkez bankaları Euro'daki düşüşü yavaşlatan taraftı, şimdi işler tersine döndü" diye konuştu.



Kaynak : NTVMSNBC (04 Haziran 2012,09:25)


nötrino 5 Haziran 2012 12:16

Finans / Yabancı Yatırımcı Hisseleri
 
Yabancıdan İMKB'de 493 Milyon Dolarlık Satış

Yabancı yatırımcılar Mayıs'ta İMKB'de 493 milyon dolarlık satış gerçekleştirdi.İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın (İMKB) açıkladığı verilere göre, yabancı yatırımcılar İMKB'de Mayıs ayında 492 milyon 989 bin 833 dolarlık net satış gerçekleştirdi.Yabancı yatırımcılar ilk 5 ayda IMKB'de toplamda 1.8 milyar dolarlık alım yaptı.

Yabancı yatırımcıların Mayıs ayında en çok net alım gerçekleştirdiği hisseler; Ülker (13,4 milyon dolar), Arçelik (13,1 milyon dolar), Ereğli Demir Çelik (8,2 milyon dolar), TAV Havalimanları (7,6 milyon dolar), Sabancı Holding (6,8 milyon dolar) olurken nette en çok satış yapılan hisseler ise Akbank (101,7 milyon dolar), Garanti Bankası (92,7 milyon dolar), İş Bankası ( C ) (51,9 milyon dolar), Turkcell (38,4 milyon dolar) ve Vakıflar Bankası (34,4 milyon dolar) oldu.


Kaynak : NTVMSNBC / AA (05 Haziran 2012,09:59)


nötrino 6 Haziran 2012 12:09

Dünya Ekonomisi / Moody's'in Bankalara Kredi Notu
 
Moody's Alman Bankalarının Notunu Kırdı

http://img831.imageshack.us/img831/8539/110823moodyskapakwidec.jpg

Moody's bazı Alman ve Avusturya bankalarının kredi notlarını düşürdü.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Almanya'nın altı bankacılık grubu ile Avusturya'nın en büyük üç bankasının kredi notlarını Euro Bölgesi kriziyle ilgili risklerinin artmasına bağlı olarak düşürdü.

Euro Bölgesi bankaları genelindeki geniş çaplı gözden geçirme kapsamında gelen not indirimlerinin, İspanya ve İtalya bankaları için açıklanan indirimlerle kıyaslandığında ise hafif kaldığı gözlendi.

Almanya'nın ikinci büyük bankası Commerzbank'ın notunu bir kademelik indirimle A2'den A3'e çeken Moody's Deutsche Bank için girişimde bulunmayı ise erteledi. Moody's Avusturya'da ise Erste Group Bank'ın kredi notunu iki kademe düşürdü ve A1'den A3'e indirdi.


Kaynak : NTVMSNBC (06 Haziran 2012,08:45)


nötrino 7 Haziran 2012 11:58

Dünya Ekonomisi / Avrupa Merkez Bankasının (ECB) Politika Faizi
 
Avrupa Merkez Faize Dokunmadı

Avrupa Merkez Bankası (ECB) politika faizini değiştirmeyerek beklendiği gibi yüzde 1'de tuttu.Euro, kararın ardından dolar karşısında değişim kaydetmedi, FTSEurofirst 300 endeksi ise kazanımlarını azalttı.

Reuters anketine katılan ekonomistlerin büyük kısmı ECB'nin politika faizini bulunduğu seviyede bırakmasını bekliyor olsalar da bazıları 25 baz puan faiz indirim yapılabileceğini düşünüyordu. ECB 8 Aralık'taki toplantısında politika faizini 25 baz puan düşürerek yüzde 1.25'ten yüzde 1'e indirmişti.


Kaynak : NTVMSNBC (06 Haziran 2012,15:27)


nötrino 8 Haziran 2012 11:49

Ekonomi Gündemi / Sanayi Üretiminde Artış
 
Çarklar 29 Aydır Dönüyor

Sanayi üretimi Nisan ayında yüzde 1.8 arttı.Büyümenin öncü göstergesi sanayi üretiminde kesintisiz artış 29 aydır sürüyor.Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre, Nisan ayında sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1.8 arttı. CNBC-e anketinde üretimin yüzde 0.3 artması bekleniyordu.

Nisan ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde 1.7 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1.8 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2.4 artış kaydetti.

Takvim etkisinden arındırılmış endeks de Nisan ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4.5, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretim endeksi ise bir önceki aya göre yüzde 1 artış gösterdi.Sanayi üretimi yılın ilk çeyreğinde 2.8 artış göstermişti.



Kaynak : NTVMSNBC (08 Haziran 2012,10:00)


nötrino 8 Haziran 2012 12:02

Dünya Ekonomisi / İspanya Bankalarındaki Kriz
 
AB, İspanya'yı Kurtarmaya Çalışıyor

AB ve Almanya İspanya'yı kurtarmanın yollarını arıyor. Ancak Madrid henüz yardım talep etmedi.Avrupalı kaynaklar Almanya ve AB yetkililerinin İspanya'nın sıkıntıdaki bankalarının kurtarılmasının yollarını aradıklarını, ancak Madrid'in henüz destek talep etmediği ve uluslararası denetim altına girmemek için direndiğini söylediler.

Euro Bölgesi'nin dördüncü büyük ekonomisi İspanya'dan salı günü yapılan açıklamada, borçlanma maliyetleri yüzünden kredi piyasalarına olan erişimin ciddi şekilde kaybedildiği belirtilerek Avrupa ülkelerine bankaların güçlendirilmesinde yardım çağrısı yapılmıştı.

Avrupa Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamalarda, Euro Bölgesi para piyasasının yeniden işlevsiz hale geldiğinin belirtilmesine rağmen para politikasında gevşeme veya bankalara yeni bir ucuz likidite imkanı sağlanması yönündeki beklentilere karşılık verilmedi.

Bu durum AB siyasi liderlerinin üzerindeki, bu ayki zirvede borç krizinin çözümüne dair planı ortaya koymaları konusundaki baskıyı artırdı.AB'nin bu ayki zirvesi ABD ve dünyanın diğer önemli güçleri tarafından da küresel ekonomideki yavaşlama endişeleri nedeniyle yakından izleniyor.

Berlin ve Brüksel'deki görüşmelere yakın kaynaklar AB'nin İspanya'ya yardım etmesiyle ilgili yoğun bir hazırlığın söz konusu olduğunu, hukuk uzmanlarının Madrid'e sağlanacak yardım için Avrupa anlaşmalarını incelemekte olduklarını söylediler.

Berlin'de bulunan kaynaklar, Alman Maliye Bakanlığı'nın gelecek ay devreye girmesi beklenen Euro Bölgesi kalıcı yardım fonu ESM'nin İspanya'nın banka kurtarma fonuna doğrudan aktarım yapabileceğine inanıyorlar. Ancak AB'deki hukuk uzmanları bunun yasal olduğu konusunda ikna olmuş değiller.AB liderleri 28-29 Haziran'daki zirvede, 2009 sonunda Yunanistan'ın büyük bir bütçe açığını gizlediğinin ortaya çıkmasıyla başlayan krizin çözümüne yönelik stratejiyi ele alacaklar.



Kaynak : Ntvmsnbc - Ajanslar (07 Haziran 2012,12:31)


büşra_sarah 8 Haziran 2012 12:08

Türkiye'de 1000 yıl yetecek bor var

Eti Maden İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz, bu günkü dünya tüketimi miktarlarına göre, Türkiye'de 1000 yıl yetecek kadar bor madeni bulunduğunu söyledi.

KÜTAHYA - Kütahya'nın Emet ilçesindeki bor işletmelerinde incelemelerde bulunan Eti Maden İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Orhan Yılmaz, burada yaptığı açıklamada, kamuoyunda son günlerde bor madenlerinin özelleştirileceğine ilişkin söylentiler yayıldığını anımsattı.

''Bor madenlerimizin özelleştirilmesi diye şey yoktur'' diyen Yılmaz, borun kimya, ilaç, çimento, asfalt, seramik, savunma, cam, inşaat, boya başta olmak üzere 400'ü aşkın sanayi dalında kullanıldığını anlattı.


2 BİN 500 KİŞİ DAHA İSTİHDAM EDİLECEK

Türkiye'nin yaklaşık 4 milyar ton rezerve sahip olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:
''Emet'teki tesislerimizde bor madenini kimyasala dönüştürüyoruz. Bu günkü dünya tüketimi miktarlarına göre, Türkiye'de 1000 yıl yetecek kadar bor madenimiz var. Türkiye ve Eti Maden İşletmeleri olarak dünyada bor konusunda söz sahibi ülkeyiz. Bor, stratejik bir maden. Her geçen yıl bor ve kimyasal üretimlerimizde önemli artışlar olmaktadır. Özelleştirme verimsizliktir. Bunun aksine bor ile ilgili yeni yatırımlarımız ve projelerimiz var. 2023 yılına kadar bunları uygulayacağız. Türkiye'deki tüm bor tesislerimize 2 bin 500 eleman alacağız.''
Yılmaz, Emet'te iki olan borik asit fabrikası sayısını 3'e çıkarmak için hazırladıkları projeyle ilgili çalışmalarının sürdüğünü de sözlerine ekledi.

TÜRKİYE'DE 54 YILDIR BOR CEVHERİ ÇIKARILIYOR

Emet'te bor madeninin varlığı, 1956 yılında Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü adına Alman jeolog Dr. Gawlik'in çalışmalarıyla tespit edildi. Buradaki bor sahaları, 1958'de o dönem adı Etibank olan devlet kuruluşuna devredildi.

Bor uzun yıllar çıkarıldıktan sonra sadece kırma tesislerinde parçalanmış olarak iç ve dış piyasaya satıldı. Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü, 2000'li yılların başında Emet'te dünyanın en modern borik asit fabrikasının yapımına başladı. 2004'te tamamlanan tesis, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılmıştı.


Bu fabrika, yıllık 100 bin borik asit üretim kapasitesine sahip olmasına rağmen iç ve dış piyasadan taleplerin atması üzerine üretim kısa sürede 120 bin tona ulaştı. Bu fabrikanın yanında inşa edilen ikinci ünitenin yaklaşık iki yıl önce hizmete alınmasıyla borik asit üretimi yıllık 250 bin tona ulaştı.


Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü, iki ünitenin yeterli gelmemesinden dolayı 3'üncü ünite için proje hazırladı. Bu ünitenin 2014'te hizmete alınması ve 3 ünitede yılda toplam 500 bin ton borik asit üretilmesi planlanıyor.


Emet'te, borik asit elde edilmesinde kullanılan sülfürik asidin de üretilmesi için tesis inşa edilmesi hedefleniyor.



Efulim 8 Haziran 2012 19:11

Hazine'den 10. 8 Milyar TL Nakit Müjdesi

Mayıs ayında Hazine'nin nakit dengesi 10 milyar 759 milyon lira fazla verdi. Aynı dönemde Hazine'nin faiz dışı dengesinde de 12 milyar 690 milyon liralık fazla gerçekleşti.

Bu rakamlar yılın ilk 5 ayında nakit dengesinin 2 milyar 24 milyon liralık açık vermesini sağladı. Yılın ilk 5 ayında faiz dışı fazla ise 20 milyar 221 milyon lirayı buldu.


nötrino 9 Haziran 2012 10:28

Finans / Çin'in Politika Faizi
 
Çin'den Sürpriz Faiz Hamlesi

Çin Merkez Bankası gösterge faizi 25 baz puan indirerek yüzde 6.31'e çekti.Çin Merkez Bankası piyasalar tarafından beklenmeyen bir karar alarak 2008-2009'daki finansal krizden bu yana ilk defa politika faizini indirdi.

Çin Merkez Bankası'nın internet sitesinden yapılan duyuruda gösterge borç verme faizinin 25 baz puan indirilerek yüzde 6.31'e, gösterge mevduat faizinin de yine 25 baz puan düşürülerek yüzde 3.25'e çekildiği belirtildi.Çin'i izleyen ekonomistler merkez bankasının kredi arzını artırma hedefleri kapsamında faiz indiriminden ziyade bankaların zorunlu karşılıklarını indireceğini düşünüyorlardı.

Çin Merkez Bankası iki yıllık bir süreçte bankaların zorunlu karşılıklarını yüzde 21.5'e yükselttikten sonra geçen yıl Kasım ayından bu yana, üç adımda 150 baz puan indirmişti.Çin en son geçen yılın Temmuz ayında gösterge 1 yıllık borç verme faizini 25 baz puan artırarak yüzde 6.56'ya yükseltmişti.

Bir bankacı, "Çin'in faiz indiriminin ilk etkisinin, bir de Fed Başkanı Ben Bernanke üçüncü parasal genişleme beklentisini bozmazsa, olumlu olacağına hiç şüphe yok. Ancak Çin'de indirimin nedeni sadece enflasyonda gerileme değil, yavaşlamanın kendisini daha fazla hissettirmesi. Yani işlerin kötüye gidiyor olması" dedi.

İngiltere Faizi Değiştirmedi

Bu arada İngiltere Merkez Bankası (BOE) politika faizini beklendiği gibi yüzde 0.5'te tuttu. Merkez bankası, varlık alım programının büyüklüğünü de değiştirmeyerek 325 milyar sterlinde bıraktı.


Kaynak : NTVMSNBC (07 Haziran 2012,14:54)


nötrino 9 Haziran 2012 10:40

Finans / Denizbank'ın Sberbank Tarafından Satın Alınması
 
Ruslardan Denizbank'a 6.5 Milyar Lira

Rusya'nın en büyük bankası Sberbank, Denizbank'ı 6.47 milyar liraya satın aldı. İsim değişikliği olup olmayacağına daha sonra karar verilecek.Dexia Türkiye birimi Denizbank'ın , Rus Sberbank'a satışında 1.33 çarpan değeriyle fiyat 2.82 milyar Euro (6.47 milyar TL) olurken, dördüncü çeyrekte kapanması beklenen işlemde tutarın 3.09 milyar Euroya (7.09 milyar TL) kadar çıkması öngörülüyor.

Denizbank hisselerinin satışıyla; satıcı taraf Dexia, satışın yıl sonunda tamamlanması durumunda bugünkü hesapla yaklaşık 700 milyon Euro zarar öngörürken, alıcı Sberbank ise önümüzdeki döneme ilişkin yeni bir satın almayı gündeminden çıkardı.

Dexia'dan yapılan ve KAP'ta yer alan açıklamada, "Bu satış işlemi Denizbank ile bankanın Türkiye, Avusturya ve Rusya'daki iştiraklerini kapsamaktadır. Görüşmeler sonucu varılan mutabakat çerçevesinde belirlenen satış fiyatı 6.47 milyar TL ve cari kur ile 2.82 milyar Euro olup, hesaplamada Denizbank'ın 31 Aralık 2011 tarihi itibarıyla BDDK standartlarına göre azınlık hakkı tutarı hariç konsolide özkaynağı baz alınmıştır" denildi.

Konuyla ilgili düzenlenen imza töreninde konuşan Sberbank CEO'su Herman Gref, yüzde 99.85 oranında Denizbank hisselerinin satın alınması konusunda anlaşmaya vardıklarını ve kalan hisseleri de yüzde 0.15 oranında olduğunu belirterek, "Kalan hisseler konusunda Türkiye mevzuatına göre hareket edeceğiz.
Kurallara göre çağrı yapmak zorundayız, paydaşlar satarsa biz alacağız. Önümüzdeki dönemde bir ikincil bir halka arz düşünmüyoruz"
diye konuştu. Satış fiyatının 6.47 milyar lira olduğunu, bunun da şu andaki kura göre yaklaşık olarak 3.5 milyar dolar ettiğini belirten Gref, bunun Denizbank'ın ilk çeyrek itibariyle özkaynağının 1.33 katına karşılık geldiğini belirtti.

Denizbank 2006'da Dexia'ya yaklaşık 4 çarpan değeriyle satılmıştı. Denizbank'ın borsadaki hisselerinin satın alınması konusunda mevzuata göre hareket etmeleri gerektiğini kaydeden Gref, bu konuda bütün prosedürleri yerine getireceklerini söyledi.

Denizbank hisselerinin satış fiyatı, 31 Aralık 2011 tarihi ile işlemin tamamlanma tarihi arasında geçecek sürede DenizBank'ın UFRS'ye göre belirlenecek olan net aktif değerindeki değişim dikkate alınarak satış sürecinin sonunda netleşecek. Satış işleminin Avrupa Komisyonu dahil olmak üzere ilgili ülkelerdeki düzenleyici kuruluşların izin ve onaylarının alınmasını takiben 2012'nin son çeyreğinde tamamlanması beklenirken, toplam bedelin 7.09 milyar TL ve cari kur ile 3.09 milyar Euroya kadar çıkması öngörülüyor.

Gref, bu anlaşmadan sonra satın almalar konusunda mutlaka durmaları gerekeceğini ifade ederek, bu dönem içinde başka satın almalar planlamadıklarını da belirtti.Denizbank ile birlikte yurtdışında büyüme planlarına ilişkin de Gref, varoldukları bütün bölgelerde organik bir şekilde büyümeye devam edeceklerini,anlaşmanın tamamlanmasını öngördükleri 6 aya kadar Denizbank ekibiyle birlikte bölgedeki stratejileri konusunda çok aktif şekilde çalışacaklarını belirtti.

Gref, Sberbank'ın 2014'e kadar uluslararası pazarlardan net kârının yüzde 5'ini sağlamayı amaçladığını da belirterek "Önümüzdeki 5 yıl için bir plan yapacağız. Denizbank'ın geçtiğimiz beş yıl içindeki büyüme hızını sürdüreceğini umuyorum" dedi.

Gref Denizbank'ın bundan sonraki stratejisine ilişkin olarak ise, Denizbank'ı tüm Türkiye'de göreceklerini, herşeyden önce en fazla kârı elde edebilecekleri bölgelere odaklanacaklarını, Rus şirketlerinin ve Rusya'dan gelen vatandaşların yoğunlukla bulunduğu yerlerde Denizbank'ın yoğun şekilde şubeleşeceğini söyledi.

Satıştan Dexıa'ya 700 Milyon Euro Zarar Olabilir

Dexia CEO'su Pierre Mariani de satışın yıl sonunda tamamlanması durumunda bugünkü hesapla yaklaşık 700 milyon Euro zarar öngördüklerini belirterek, "Nihai fiyat bu değil, fiyatta ufak tefek oynamalar olacak bu da, anlaşma tamamlandığında belli olacak. Öncelikle bu işlem zorunlu bir satış, bu satışla Dexia'nın Tier 1 sermaye rasyosu yüzde 4-5 arasında bir iyileşme görecek" dedi.

Denizbank'ın ana ortağı Dexia, Avrupa'da derinleşen kriz nedeniyle Türkiye'deki iştiraki Denizbank'ı Ekim 2011'de satışa çıkarmıştı.Denizbank'ın yüzde 75'ini temsil eden hisseler 2006 yılında 2.43 milyar dolar karşılığında Dexia S.A./NV'nin doğrudan ve dolaylı olarak yüzde 100 sahibi bulunduğu Dexia Participation Belgique S.A.'ya devredilmişti.

Mariani, Dexia'nın 90 milyar Euroluk bir garantiye ihtiyacı olduğunu belirterek "Bunu zaten duyurmuştuk. Şu anda bu garantilerin Avrupa Komisyonu'ndan onaylanması sürecindeyiz. Avrupa Komisyonu, bunları bize dilim dilim sunuyor. İlk geçici onayı, 45 milyar avroluk onayı Aralık ayında aldık. Bu arada tekrar koşullar değişti. Piyasada faiz oranları tarafında bir kötüleşme oldu. Denizbank'ın satışı Dexia'nın likidite koşullarını iyileştirecektir." diye konuştu.

Rusya'nın En Büyüğü

Toplantıda verilen bilgilere göre, Rusya'nın en büyük bankası Sberbank Rusya'daki bankacılık aktiflerinin yaklaşık yüzde 27'sini elinde bulunduruyor ve 240,000'e yakın kişiye istihdam sağlıyor. Sberbank’ın kurucusu ve ana hissedarı olan Rusya Merkez Bankası, banka hisselerinin yüzde 57.6'sına sahip. Bankanın yaklaşık 19,000 şubesi, Kazakistan, Ukrayna ve Beyaz Rusya'da iştirakleri, Hindistan'da bir şubesi ve Almanya ile Çin'de temsilcilikleri bulunuyor. 2012’de Volksbank International'ın satın alınmasıyla birlikte Sberbank, dokuz Orta ve Doğu Avrupa ülkesinde faaliyet gösteriyor.


Kaynak : Ntvmsnbc - Ajanslar (08 Haziran 2012,11:02)


nötrino 10 Haziran 2012 10:49

Dünya Ekonomisi / IMF Raporu
 
IMF Raporu Avrupa'yı Titretti

Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) İspanya bankalarıyla ilgili yayınladığı rapor, Euro Bölgesi'ni alarma geçirdi. IMF, İspanyol bankalarının kurtarılması için acil 40 milyar Euro'ya ihtiyaç olduğunu açıkladı. Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) yayınladığı raporda İspanya'daki bankaları kurtarmak için acil 40 milyar Euro'ya ihtiyaç duyulduğunu açıklamasının ardından Euro Bölgesi maliye bakanları, durumu görüşmek için bugün öğle saatlerinde telekonferans yöntemiyle buluşmaya karar verdi.

İspanya ise, Euro Bölgesi'nin kurtarma paketi şemsiyesi altına girmemek için direniyor. Euro Bölgesi maliye bakanlarının telekonferens zirvesi öncesi açıklama yapan Almanya Merkez Bankası Başkanı Jens Weidmann, İspanya'ya çağrıda bulunarak, bankacılık sistemini kurtarmak için biran önce "kurtarma paketi" şemsiyesi altına girmesini istedi.

IMF'nin raporunda İspanya'nın bankacılık sisteminin istikrara kavuşması için ise 80 milyar Euro'lik ek bir paraya ihtiyaç duyulduğu belirtildi.Ekonomi uzmanları ise, "İspanya hükümetinin bu hafta sonu Euro Bölgesi'nin kurtarma paketi şemsiyesi altına girmek istediklerini açıklayabileceklerini" iddia etti.

Moody's'den Tüm Ülkelere Uyarı

Euro Bölgesi'ndeki mali kriz nedeniyle Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Euro Bölgesi ülkelerininin kredi notunu düşürebileceğini açıkladı. İspanyol bankalarının kredi sorununun çözülmemesi halinde Almanya, Avusturya, Fransa, Finlandiya, Lüksemburg ve Hollanda'nın "AAA" olan kredi notlarını kaybedebilecekleri belirtiliyor.


Kaynak : NTVMSNBC (09 Haziran 2012,13:34)


nötrino 10 Haziran 2012 11:03

Ekonomi Gündemi / Türkiye Ekonomisi
 
1 Temmuz'da Ekmekler Değişecek

Yeni düzenleme 20 gün sonra yürürlüğe giriyor. 1 Temmuz'dan itibaren ekmeğin gramajı düşerken tuz miktarı azalacak, kepek oranı artacak.

Sağlıklı gıda tüketimiyle ilgili düzenleme 1 Temmuz 2012'den itibaren yürürlüğe giriyor. Düzenlemeye göre kasap ve manav gibi yerlerde ekmek satışı yasaklanırken, vatandaş ekmeğe elini süremeyecek. Ekmeğin gramajı düşerken tuz miktarı azalacak, kepek oranı ise yükselecek. Fırın ve bakkal, ekmeği ambalajlayarak ya da poşetin içine koyarak tüketiciye verebilecek. Tebliğ kapsamında ambalajsız olarak piyasaya sürülen ürünlerin satıldığı ekmek dolapları veya tezgâhları açıkta bırakılmayacak şekilde kapalı bir ortama konulacak.

Ekmeğin bakkala taşınması ve tüketiciye sunulmasının tüm aşamalarında hijyen kuralları ihlal edilemeyecek. Örneğin bir bakkal eline eldiven geçirmeden satış yapamayacak. Ekmeği arabayla fırından getiren kişi de eldiven takacak. Ürünlerin üretiminde, dağıtımında ve satışında çalışan tüm personelin hijyen eğitimi almasına ilişkin getirilen mecburiyet kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Türkiye Fırıncılar Federasyonu arasında ekmek üretiminde, dağıtımında ve fırınlarda ekmek satışında çalışan personelin gıda hijyeni eğitimlerine ilişkin protokol imzalanmıştı. Protokol kapsamında yapılan eğitimler devam ediyor. Tebliğin getirdiği yükümlülüklere aykırı davrananlara ise cezaî yaptırımlar öngörülüyor.

Ambalajsız Ekmek Satılamayacak

Verilen bilgiye göre; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın ekmek tebliği ambalajsız olarak piyasaya sürülen ürünlerin üretim, depolama, dağıtım ve satış aşamalarının taşıması gereken tüm kuralları yeniden belirliyor. Tebliğ kapsamında ambalajsız olarak piyasaya arz edilen ürünlerle temas eden malzeme, alet ve ekipman; gıda ile temasa uygun, yeterli temizlik ve dezenfeksiyona izin veren madde ve malzemeden yapılacak. Bulaşma riskini engelleyecek biçimde üretilecek, kullanıma hazır, bakımlı ve iyi şartlarda tutulacak. Ambalajsız olarak piyasaya arz edilen ürünler, kasap, manav ve pazar gibi yerlerde satılamayacak. Gıda işletmecileri ekmeğin ürün özellikleri ve tebliğde belirlenen kimyasal özelliklerine 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren uyacak.

Obezite ile mücadeleye de destek verecek çalışma kapsamında sofraların vazgeçilmezi ekmek az tuzlu, bol kepekli olacak. Kepekli ekmek, tam buğday unlu ekmek, tam buğday ekmeği ve ekşi hamur ekmekleri 300 gram yerine en az 250 gram ağırlıktan başlayarak 50'şer gram artırılmak suretiyle piyasaya arz edilecek. Ekmekteki azami tuz oranı yüzde 1,5'e indirilirken kepek oranı da artırılıyor. Tebliğe göre ekmek Türk Gıda Kodeksi buğday unu tebliğinde yer alan tip 650 ve daha yüksek kepek içeren ekmeklik buğday unlarından yapılacak. Türkiye Fırıncılar Federasyonu verilerine göre Türkiye'de günlük üretilen 82 milyon ekmeğin, 77 milyon adedi tüketilirken, günlük 5 milyon ekmek israf ediliyor. Üretim aşamasında 1,5 milyon ekmek zayi olurken, Türkiye'de bir yılda israf edilen ekmek ortalama 450 bin ton buğdaya karşılık geliyor.

Ambalajsız satılan ekmekte aranacak yeni kriterler;

*Piyasaya arz edilen ürünler ile temas eden malzeme, alet ve ekipman; gıda ile temasa uygun, yeterli temizlik ve dezenfeksiyona izin veren madde ve malzemeden yapılacak.
*Ürünlerin ekmek kasaları ve ekmek taşıma araçlarının içine bulaşma riskini engelleyecek biçimde yerleştirilmesi gerekiyor.
*Ekmeğin taşınmasında kullanılan aracın tavan, zemin ve duvarları su geçirmezken, mikroorganizmaların yerleşmesine imkân vermeyen pürüzsüz malzemeden yapılacak.
*Ürünler satış noktasına getirildiğinde, ekmek kasaları açıkta bırakılmayacak, zemin ve dış ortamla teması engellenerek palet üzerinde olacak şekilde temiz bir ortama konulacak.
*Satış yerlerinde alıcının el değmesini engelleyecek şekilde ekmek dolabında veya tezgâhında muhafaza edilir ve satıcı kontrolünde satış yapılacak.
*Ekmek uygun bir ambalaj malzemesine sarılarak veya içine konularak tüketiciye arz edilecek.
*Ürünlerin taşınması ve satışı sırasında çalışan tüm personelin, kişisel temizliğini sürdürmeye azami itina göstermesi, uygun ve temiz kıyafet giymesi ve eldiven kullanması mecburi.
*Tebliğ kapsamında yer alan ürünleri tüketiciye arz eden yerler; tam buğday ekmeği ve/veya tam buğday unlu ekmek ve/veya kepekli ekmek de bulundurmak zorunda.
*Ambalajsız olarak piyasaya arz edilen ürünler, kasap, manav ve pazar gibi yerlerde piyasaya arz edilemeyecek.


Kaynak : NTVMSNBC (09 Haziran 2012,11:12)


Efulim 10 Haziran 2012 18:27

Koç'tan Beşiktaş'ın kurtuluşu için öneri

Borçları yüzünden UEFA’nın ceza verdiği Beşiktaş’ın kurtulması için Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç yeni bir öneri getirdi.

http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/_Cover/120430-rahmiko%C3%A7640.hlarge.jpg

KOÇ Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, 600 milyon liralık borcu bulunan Beşiktaş’ın kurtulması için gerekli reçeteyi hazırladı.Hürriyet'in haberine göre, kısa süre önce Beşiktaş Başkanı Fikret Orman’la görüştüklerini söyleyen Koç, “Beşiktaş’a bağışta bulunanların, bu miktarı vergiden düşmesi gibi Maliye’den bir düzenleme çıkartılabilirse, kulüp o zaman iyi bağış toplayabilir” dedi.
Fikret Orman kısa süre önce kendisini ziyaret ettiğini söyleyen Koç, ''Başkan söze ‘sizden para istemeye gelmedim’ diye başladı, ben mesajı aldım. Başkanla bir süre sonra tekrar görüşeceğiz. Beşiktaş’a bağışta bulunanların, bu miktarı vergiden düşmesi gibi Maliye’den bir düzenleme çıkartılabilirse, kulüp o zaman iyi bağış toplayabilir. Bu şu anda aklıma geldi. Vergisi ödenmiş bağış toplamak çok zor. Eğer hükümet Beşiktaş’ın kapanmasını istemiyorsa, belki özel bir uygulama yapabilir.” diye konuştu.

'ALİ KOÇ'A TABİİ Kİ ETKİM OLDU'
Rahmi Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç’un Fenerbahçe yönetiminden ayrılması konusunda kendisinin bir etkisi olup olmadığı yönündeki soruya ise, “Sizce olmamış mıdır? Tabii ki oldu. Holding onlara emanet. İşin başına geçmezler, gerekli vakti harcamazlarsa zor olur. Yaydan çıkan ok, ağızdan çıkan söz, kaybedilmiş fırsat ve geçen zaman geri gelmez. Ali Koç’un Fenerbahçe yönetimini bırakmasında tabii ki etkim oldu. Şu an işinin başında olmasının tam zamanı” şeklinde cevapladı.



nötrino 11 Haziran 2012 10:53

Dünya Ekonomisi / İspanya'ya Kurtarma Paketi
 
İspanya'ya 100 Milyar Euro yetmeyecek

İspanya'ya yapılan yardım dünyada geniş yankı buldu. İngiliz gazeteleri, 100 milyar Euro'luk yardımın yetmeyeceğini belirtiyor.İngiltere gazetelerinde İspanya'nın Euro Bölgesi'nden aldığı kurtarma paketine ilişkin değerlendirmeler öne çıkıyor.

Guardian, sermaye takviyesi gerektiren bankaları için Euro Bölgesi'nden 100 milyar Euro'luk kurtarma paketi talep eden İspanya'ya başyazısında yer verdi. Gazeteye göre İspanya Başbakanı Mariano Rajoy'un 'zafer' olarak nitelendirdiği kurtarma paketi, ülkenin sorunlarını çözmede etkili olmayacak.

İspanya ekonomisinin, kurtarma paketine başvuran diğer üç ülke ekonomisinden iki kat büyük olduğunu vurgulayan gazete, 'banka borçlarının hükümetin hesabına yazılacağını, dolayısıyla da mali sorumluluğun vergi mükelleflerinin sırtına yükleneceğini' ifade etti.

Başyazıda, İrlanda, Yunanistan ve Portekiz'in uyguladığı kemer sıkma politikasının 'İspanyolların gözünü boyamaması gerektiği' belirtilirken, Jose Zapatero liderliğindeki Sosyalist hükümetin de 2010 yılında Almanya Başbakanı Angela Merkel'in baskısıyla kemer sıkma politikasını uygulamak zorunda kaldığı hatırlatılıyor.

Financial Times : Kurtarma Paketi Yetmez

Financial Times da başyazısında, Euro Bölgesi yetkililerinin büyük bir hızla uygulamaya koyduğu kurtarma paketinin yeterli olmayacağını savundu.Gazeteye göre, kurtarma paketi, bankalara destek olmayı amaçlasa da, sorumluluk mevcut 559 milyar Euro borcu olan hükümetin olacak.

Bankalara doğrudan sermaye sağlayacak olan Avrupa İstikrar Mekanizması'nın Euro Bölgesi'ne üye 17 ülkenin onayından geçtikten sonra gelecek ay faaliyete geçeceğini hatırlatan gazete, bu nedenle İspanya'ya yardımların da gecikeceği yorumunu yaptı.

Independent : İspanya Rahatlamayacak

İspanya'nın Euro Bölgesi'nden yardım talep etmesini doğru bir adım olarak nitelendiren Independent, ülkenin bu kurtarma paketiyle rahatlamayacağı görüşünde.Gazete, başyazısında kurtarma paketinin kaderinin İspanya'nın elinde olmadığını, piyasaların vereceği tepkisinin etkili olacağını belirtip bunu anlamanın da biraz zaman alacağını ifade etti.

Kurtarma paketinin piyasalarda kısa vadede güven oluşturduğu ancak uzun vadede etkisinin giderek azaldığı yorumunu yapan gazete, 100 milyar Euro'nun yeterli olmayabileceği ve İspanya'yı da İtalya'nın takip edebileceğini belirtti.



Kaynak : BBC (11 Haziran 2012,08:41)



Saat: 02:04

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık