![]() |
O kadar yalnızım ki Sonsuzlukta kalan yıldız bile benden mutlu Ruhumda isyan sesi Son nefesi verecek ölümlü bile benden umutlu Şarkılar susmuş Bir kasvet kaplamış olmayan umudu Yüreğimde isyan Kalmamış bir nebze mutluluk umudu Senmişsin her şeyin sebebi Seninle yok olup gitti mutluluk Gecenin zifiri karanlığındayım sensiz Kalmadı artık güne güneş doğma umudu Seninle güldüm, seninle şenlendim Seninle doğdum, seninle tükendim Varlığınla vardım, yokluğunla sona erdim Kalmadı artık yarına ait bir umudu Salih ÖZALAŞAN |
bu aralar biraz yalnızım yani son 22 yıldır ama kendi içimde kalabalığım kalabalıklar arasında en yalnız yalnızlar arasında en kalabalığım fahişeler arasında yalnız bir bakire şehvetliler arasında yalnız bir aşığım erkekler arasında yalnız bir kadın şeytanlar arasında yalnız bir meleğim maddeciler arasında yalnız bir ruhçu mühendisler arasında yalnız bir şairim rumlar arasında yalnız bir türk yahudiler arasında yalnız bir müslümanım paralar arasında yalnız bir dilenci karalar arasında yalnız bir denizim diriler arasında yalnız bir ölü kurtlar arasında yalnız bir koyunum yalnız yaşamışım, ne önemi var ki yalnızdım doğarken ölürken …. Ve dirilirken…… Mehmet Salih Yarğı |
Yalnızlıklarda Sensizlik Var Bakma; ''Yalnızlığı seviyorum'' dediğime. İçinde sensizlik te varken, züğürtçe bir avuntu işte. Sevmiyorum aslında, senin olmadığın sokaklarda, yağmurda yürümeyi de. Gözlerinin derinlerinden ödünç aldığım bakışlarım, düşüyor, dökülüyor, kirleniyor çamurlu su birikintilerinde. Islak bir serçe gibi üşüyor ellerim. Ellerimde, ellerin yok diye. Sevmiyorum, sensiz geceleri de. Karası, gözlerinin rengine benzese de. Omuzlarına şelale gibi dökülen saçlarının kokusuyla örtüyorum karanlıkları. Gün batımlarından çaldığım ışıltıları sıvıyorum her bir teline. Seni alıp götürmelerine inat olsub diye. Bakma; ''Yalnızlığı seviyorum'' dediğime. Sevmiyorum, sevmiyorum işte. İçinde sensizlik var diye. Yaşar Yıldız |
Yalnızlar sokağında yürüyorum Yüreğimde tarifsiz kederler Derin derin yudumluyorum yalnızlığımı! Kaldırımda saçı-başı dağınık Bağrı açık bir adam Kir-pas içinde… Yüzüne bakıyorum Belli ki aç…üstünde yırtık giysiler, Gözlerinin feri sönmüş, İçindeki hayat böceğini çoktan öldürmüş! Büzülmüş kaldırımda, sabahın ayazında Belli ki üşümüş. Onu bu hale getiren Kim bilir ne dertleri var! Yaşamak buysa eğer, adam yaşıyordu Aç-bi-ilaç, çulsuz ve damsız Belli ki umutsuz, bir başına… “Umudumu bıraktım ona Yalnızlığımdan utandım! ...” Yalnızlar sokağında evlerin damında kasvet Yıkık-dökük, viran, ahşap evler Ocağı sönmüş, bacası tütmez evler.. İçlerinde kim bilir? Ne hayatlar sönmüş! ... Yalnızlar sokağında bir çocuk Yüreği büyümüş, kendi küçücük Benzi solmuş, gözleri kocaman Belki anası yok yada babası Yada birinin eline emanet Çocuk dünyasına küsmüş! .... Başı önünde, Kocaman gözlerinde korkular Sevgileri yitirmiş Yanağında yaşlar, yüreği acılar içinde… “Sevgimi bıraktım ona, Yalnızlığımdan utandım! ...” Yalnızlar sokağında bir kadın Kimsesi yok bir başına Saksıda açmamış çiçekler Penceresi kırık, bir göz odada… Gözlerinde umutsuzluk, Yüreğinde sonsuz acılar, Yüzü bitkin, gözleri dolu dolu.. Belli ki yalnız, Belli ki hayatın sillesini yemiş Belli ki bir hayat kadını. Yüzünde derin çizgiler, Hayallerini yitirmiş Hüzünlü bir yalnızlık şarkısı geliyor içerden… “Hayallerimi bıraktım ona Yalnızlığımdan utandım! ...” Yalnızlar sokağında bir mezarlık İki kişi mezar kazıyor, bir de imam. Kimsesi olmayan yalnız birini gömüyorlar. Ne umutları, ne sevgileri, Ne hayalleri var artık… Gitmiş bu dünyadan, Dertlerini arkada bırakarak! ... Şimdi uzun bir yolculukta, Ebediyete kadar… Yalnız geldik bu dünyaya, Yalnız öleceğiz yine. Oysa bizi bekleyen yepyeni umutlarımız var. Düşündüm de o mezar başında… “Yalnızlığımdan utandım, Utandım yalnızlığımdan! ...” Sema Zincir |
Kalabalıkta beni benden çalan yalnızlık. Sisli, çiçeksiz dağların yamaçlarında, Çığ düşmüş gibi eziyor beni yalnızlık. Çoktan bendi yıkılmış, Suyu boşalmış baraj gönlüm de, Yıkık han duvarları gibi baykuşlar ötüyor. Ne gecem gece, uyku tatmaz oldu gözlerim, Ne de gündüzüm gündüz, Güneş tutulur, her gün aydınlıkta. Süzülür gözüm den yaş yerine, Bin surat ve hep siyah renkte zehirli hüzün. Yumuşacık yüreğim de konaklayan, Çaresizliğimdir benim yalnızlığım. Yalnızlık yok eder sığdırmaz beni koca evrene. Yine de vardır elbet yerim atomun çekirdeğinde. Bilmediğim esrik bir şarkının nağmeleri gibi, Dilimde dolanır durur yalnızlığım. . Ümran Özlük |
Yaslarım Sırtımı(n) Yanlızlığ(ın)a ! Dağlardan uzak... Dar yollara yakındı gözlerim... Kanardıhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Asfalta her çarptığın da dizlerim... Dolu dizgin bir geçmişinhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Yosun hırkalıhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif gençliğiydim ! Geçti dedim... Artık yeter ! Dinmek bilmeyenhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Bu yangın yağmurlarıhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Doludan da beter... Saklanmakta yasak şemsiye altlarına ! Şehirler arası ıslanmakta... Yaslarım sırtımı; Yanlızlığahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Yaslarımhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif sırtımın yanlızlığına... Yaşlarımı yırtamadım sayfa sayfa... Her sayfa da sen vardın; Her adımda da adın... ........ ALINTI.. |
Öyle yalnızımki! ..sanki bir rivera’da… tek başına kalmış kum taneciği gibi yapayalnız… öyle ki, dalgalar bile azgınlıklarını gizliyorlar ıslatmıyorlar beni… ölü balıklar kumlanmıyorlar ve martılar da yürümüyor üzerimde… öyle yalnızım ki, hala zoraki gülücüklerimle mutluluk saçıyorum anlamasınlar diye, anlamıyorlar da… ama sen, sen alınma sakın can başını öne eğme çakmak çakmak iri gözlerini bir noktada bırakma hüzünlenme sakın sil nemlenen gözlerini,sil! .. duyuyorum kısık sesini, ‘’-ben varım ya “deyişini tüm sıcaklığınla duyuyorum -sen varsın bin an, sen varsın bir an … … lakin; beni koruyan sevgi şemsiyeni güneş alıyor… yağmur alıyor, belki de kar alacak fırtınasıyla götürüp atacak bir yerlere ve belki de erimeyecek kar! .. ebedi yalnızlıkta bir daha bahar olmayacak... Cemal Nalcı |
Garip Tutsak Göremiyorum seni Yalnız seni değil her şeyi göremiyorum. Her yer karanlık, Damla damla; Zerre zerre sarmış yüreğimi Actıyor... Sızlatıyor.... Dayanamıyorum.... İçim ürperiyor, Ansızın üşüyorum. Ne bir ses ne bir ışık; Ellerim kelepçeli, Sanki her yan kol, sarmaşık. Ve bir ışık yayılıyor ortama; İçimden... Tam sol kafesimden.... Benden yayılıp beni hapseden; Beni gösterip seni kasteden. Acı bir çığlık yankılanıyor karanlıkta, Eller tutuklu, gözler kapalı... Vah garip tutsak, o beklentin var ya, Karanlık, o son ümidin; Ne yazık ki o da sağır. Vahlar sana ey garibim, Kimbilir ne çıkmazdasın.. Hangi gönül kervanında, Hangi zamanda kalmasın. Işığın kaynağı olsan da Sen- kanadı kırılan kelebek; Yanmaktan kurtulamazsın. Ve sen ey garip tutsak; Aradan yıllar geçsede Onu hep kalbinde sakladın. Sen karanlık o ışık... Senin olduğun yerde o, Onun olduğu yerde hep sen vardın. Ama yinede... Yanmaktan kurtulamadın; Yalnızlıktan kurtulamadın... Kerim Demir |
neler geçiyor içimden aşığınım gelmesen uzaktan bir meyva nektarı ihtirasım seninle ömür boyu bağım gönül seninle kavuşur mesut güne senden meltemle gelir aşk rayihası,ateşten aşkın gelmezsen kurtulamam yalnızlığın ateşinden,dertten dalarım bakışlarınla günbatımına sen gönlümü sevmesende sen memleketimden gitsende sen başkasına aşkını versende kendimi kaybetmem vefasızlığa demir atsanda,sende göreceksin aynı ızdırabı bunu bilmesende Durdu Mehmet Güneş |
Geceler… Ahh.. Geceler.. Kara dokulu Hüzün buğulu Hasret kokulu geceler… Yüreğimde aşkın Dudaklarımda adın Ve sevdalı heceler Seni çıldırasıya aradığım ‘’Sen… Sennn’’ diye ağladığım geceler… Ayrılık… Ahh.. ayrılık… Geceye vurgulu Acıya burgulu Sancıya kurgulu ayrılık… İçime sığmayan, Sel gibi taşkın Geceyle gelen baskın… Hazan mevsimi fırtınada sallanan Yaprak gibi titrer… Titrer dudağımda şarkın.. (alıntı) |
| Saat: 03:06 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık