![]() |
AKIL VERİR Yolculuk sırasında mola vermek isteyen yaşlı bir adam,bir hana girdi, bu sırada hana bir başka yolcu daha girdi ve ikisi birden hancıdan yiyecek birşeyler istediler. Fakat hancı yiyecek olarak yalnızca bir balık olduğunu söyledi ve bunu paylaşmalarını önerdi. Bunun üzerine yaşlı adam, hancıya, 'Ben balığın yalnızca başını yiyeceğim' dedi. Hancı bunun nedenini sordu, yaşlı adam da, 'Balık başı zekâyı artırır, balık başı yiyen insan akıllı olur' dedi. Bunun üzerine öteki yolcu hemen atıldı ve yaşlı adama: 'Balık başını niye sen yiyeceksin, ben yemek istiyorum' dedi. Yaşlı adam da itiraz etmedi ve balığın koca gövdesini yedi ve bir güzel karnını doyurdu. Öteki yolcu ise yalnızca balığın başını yedi ve sonra yaşlı adama seslendi: 'Sen koca gövdeyi yedin karnını doyurdun ben yalnızca kafayı yedim aç kaldım' dedi. Yaşlı adam da bu sözlere şöyle karşılık verdi: 'Bak nasıl akıllandın.' |
efenim bizede türkçe öğretmenimiz anlattı. 1980 yıllarında köylerde durumu iyi olanlar televizyon almışlar.daha sonra çalıştırmasını unutmuşlar.efenim bunlar televizyona anten bağlamayı hatırlamışlar.sonra televizyonu açınca karşılarında trt tv haber sunucusu görmüşler.sonra başlamışlar adam hakkında konuşmaya.kendi aralarında tabi şivesi farklı olduğundan farklı konuşuyorlar -la bu telavazyonunnun içine adam nasıl girmiş diye başlamış konuşmaya.sonra adama bağırmaya başlamışlar -şşş adam çıksana dışarı iki laf edem leyn çık dışarı.başlamışlar televizyonu yumruklamaya.sonra bozmuşlar.bu sefede televizyonun o karıncalı ekranını adam çıkacak diye saatlerce izlemişler. --bu olay yaşanmış olaydır ben hakan türkçe öğretmenimiz anlattı ben yazdım. |
|
Avrupa ve Amerika'da 2-9 yaş çocuklara Tanrı'ya ilişkin düşüncelerini sormuşlar. Dinsel eğitimin bir parçası olarak çocuklara Tanrı'ya bir mektup yazın ve duygularınızı isteklerinizi anlatın demişler.. Ve işte cevaplar: 1. Sevgili Tanrı, şu andaki eksiklerimi yazıyorum: Yeni bir bisiklet, bir kimya seti, köpek, film makinesi, beyzbol eldiveni. Hepsini gönderemezsen birazı da olur. Seni seven Eric --5 yaşında- Not: Noel Baba'nın olmadığını biliyorum. 2. Canım canım Tanrı, Astronotları öyle yukari firlatip firfir döndürmelerinden ödüm kopuyor. N'olur onların bizim evin çatısına düşmelerine izin verme. Dostun Norman --4.5 yaşında- 3. Sevgili Tanrım, insanlarin ölmelerine izin verip yenilerini yapmak yerine neden elindekileri tutmuyorsun? Jane --6 yaşında- 4. Sevgili Tanrı, Lütfen bana bir midilli gönder. Senden şimdiye kadar hiçbir şey istemedim. Bunu da herhalde unutmazsın. Bruce --4 yaşında- 5. Sevgili Tanrı, Babam çok aksi. Onu bu huyundan vazgeçirmeni istiyorum. Ama lütfen canını yakma. Sevgilerle. Martin --5 yaşında- 6. Sevgili Tanrı, Bulutlardan biri yüzünü öyle korkunç yaptı ki ödüm koptu. Nolur söyle ona bir daha öyle yapmasın. Ellen --3 yaşynda- 7. Sevgili Tanrı, Sahiden var mısın? Bazıları buna inanmıyor: Eğer varsan gecikmeden bir şeyler yapmanda fayda var. Harriet Ann --6 yaşında- 8. Sevgili Tanrı, Eğer hiç kimse bilmeyecekse iyi olmanın ne yararı var? Mark --8 yaşında- 9. Tanrı'cım, Üst kattakiler durmadan bağıra çağıra kavga ediyorlar. Bence yalnızca çok iyi arkadaşların evlenmesine izin vermelisin. Nan --5 yaşında- 10. Sevgili Tanrım, Ne diye bu kadar çok insan yarattın. Başka bir dünya daha yapıp fazlalıkları oraya koyamaz mısın? J.B. --7 yaşında- 11. Tanrım, Insanlara ruhları her zaman doğru mu dağıtıyorsun? Yanlış yapabilirsin. Audrey --8 yaşında- 12. Sevgili Tanrı, Sen tuhaf ne yaparsan yap herkes hayran oluyor; ama ben ufacık bir şaka bile yapsam yiyorum fırçayı. Jodie --6.5 yaşında- 13. Sevgili Tanrı, Bizi hiç merak etme çünkü bizimkiler çok dindar. Teddy --9 yaşında- 14. Sevgili Tanrı, Bende senin dışında bütün liderlerin resmi var. Norman --6 yaşında- 15. Tanrım, Şişman olunca kimse senin arkadaşın olmak istemiyor. Billy Jean --9 yaşında- 16. Sevgili Tanrım, Oğlanlar kızlardan daha mi üstün? Biliyorum sen de onlardansın ama gene de dürüst olmaya çalış. Sylvia --5 yaşında- 17. Sevgili Tanrı, Kitabını okudum ve beğendim. Bütün o fikirler nereden geldi aklına? John --8 yaşında- 18. Sevgili Tanrı, Zürafaların görünümünü isteyerek mi böyle yaptın, yoksa yanlışlıkla mı oldu? Norman --4 yaşında- 19. Tanrım, İncil'de neden hiç karının adi geçmiyor? Yoksa İncil'i yazarken daha evlenmemiş miydiniz? Larry --6 yaşında- 20. Sevgili Tanrım, Tamam incil'de öbür yanağını çevir dedin biliyorum; ama kardeşim gözüme vurunca ne yapacağım? Sevgiler, Teresa --5 yaşında- 21. Sevgili Tanrı, Tanrı oldugunu nasıl bilebildin? Charlene --3 yaşında- 22. Sevgili Tanrı, Senin yaşına geldiğimde tıpkı senin gibi olmak istiyorum. Tamam mı? Tommy --4 yaşında- 23. Sevgili Tanrım, Eger Tanrı ben olsaydım bu kadar iyi olmazdım. Bunu aklından çıkarma. Michelle --6 yaşında- Alıntıdır |
Askerlerle birlikte,Temel bos bir arazide mayin olup olmadigini kontrol ediyorlardi. Havadan düsman ucaklari gecmeye baslayinca, komutan emir verdi: -"Hemen herkes donunu indirsin ve yüzüstü yere yatsin.Böylece Ucaklar burayi kabak tarlasi sanip devam eder giderler!" Bunun üzerine Temel: -"Komitanim, sirtüstü yatsak, hiyar tarlasi sansalar olmazmi?" |
bir gün adamın biri papaganı ile maça gider o zamaanlarda kilolu bir futbolcu varmış oda sahaya çıkınca herkes <şişko çıktı sahaya> diye tezavrat yaparlar ardından bizimki kaleye şut çeker ve top kalenin yanından geçer bu kez taraftar <sıyırdıda geçti >diye bagırır ve maç biter ve adm yine paganı yanına alarak uçaga biner ve uçak düşer bu kezde uçagın düştügü yere çocuklar gelir veşöyle derler <benzini bitti yere düştü>diye tekerleme yaparlar buarada bizim papagan bunları ezberlemektedir aradan uzun bir zaman geçer ve papaganı bir gazino sahibi alır ve papaganı gazinonun baş köşesine koymuştur her neyse şişman bir bayan sahneye çıkar ve bizim papagan başlar <şişko çıktı sahaya> der bayan sinirlenir ve papagana birtabak fırlatır ve tabak papaganın yanından geçer papaganda tekrar mırıldanır <sıyırdıda geçti>diye bukez kadın sinirlenir ve bayılır papagan tekrar mırıldanır <benzini bitti yere düştü><benzini bitti yere düştü> |
Ekonomik kriz yüzünden büyük para problemi olan Temel, çocuk kaçirip fidye istemeye karar vermis. Sehrin büyük bir parkinda çocugun birini gözüne kestirmis Önce bir not yazmis : Çocugunu kaçirdim. Bunu yaptigim için üzgünüm ama kusura bakma çünkü gerçekten paraya ihtiyacim var. Yarin sabah saat 7'de falanca parktaki filanca agacin altina bir siyah çantada 5 milyar getir Imza: Laz Çocugun yanina gitmis, notu çocugun ceketinin iç cebine koyup, dogruca evine gitmesini ve notu babasina göstermesini söylemis.. Ertesi sabah parka geldiginde söyledigi agacin altinda,söyledigi renkteki çantada içinde 5 milyar olan emaneti bulmus. Paralarin yaninda bir de not varmis : "Paran purada ama bir Laz hemsehrisine nasil peyle bir sey yapar inanamayrum." inanamayrum." |
Oğlumu bakkala gönderdim siğara getir diye.O da paranın üzerine çikolata alıp gelir.Çıkıştım: Oğlum çikolata zararlı demedimmi?Hazırcevap: Aman Babaaa sen sigarayla ben çikolatayla atın ölümü olsun arpayla. |
MÜTEAHHİT TEMEL Bizim Temel, Amerikalı ve İngiliz’le telefon direği dikme ihalesine girmiş. Müdür şöyle bir öneri getirmiş: -Hepiniz aynı teklifi verdiniz ama bizim için sürat önemli. Bir yarışma yapalım, kim daha çok direk dikerse ihaleyi o alacak... Üçüne de 5 saat süre ve yeterince direk verilmiş. Amerikalı 40, İngiliz 50, Temel de sadece 4 direk dikmiş. Müdür kızmış: -Nasıl olur, bak diğerleri bir sürü direk dikmiş... -Mudür bey siz onların diktuğu direkleri görmedunuz... Nerdeyse tamami dişarda... |
üç halk bir gün temel ile arkadaşları bir adada yanlız kalırlar ve temel yerde bir sihirli bir lamba bulur, bunu gören arkadaşları temele lambayı ovalamasını söylediler temel lamayık ovaladı içinden cin çıkarak hepsinden bir şey dilemelerini söyledi arkadaşlarının ikiside ailesinin yanına gitmek istediler sıra temele geldiğinde temel:e madem yanlız kaldım benim burda canım sıkıldı arkadaşlarım geri gelsin demiş bunun üzerine cin temelin istediğini yaparak arkadaşlarını geri getirdi arkadaşları geri geldiğinde ise temeli bütün gün boyunca kovaladılar |
HERKES BİLİYOR Temel, Paris'te bir dükkâna girmiş. Bakmış, dükkânın bir köşesinde harika bir papağan... Hayran hayran seyrederken, dükkân sahibi yanına gelip, "Bu harika bir kuştur, karşısına geçene bakar ve ona nasıl birisi olduğunu söyler" demiş. Temel, papağanın karşısına geçer geçmez, kuş "Sen aptalsın" demiş. Temel, papağanı satın almak istemiş, ancak adam satılık olmadığını söylemiş. Bunun üzerine Temel, papağanın yumurtalarından rica etmiş. Adam, "yarın gelin verelim" demiş. Ertesi gün gittiğinde Temel'e üç tane yumurta vermiş. Temel derhal Trabzon'a dönmüş, eş-dost, akraba, komşu kim varsa toplamış ve papağanın özelliklerini anlattıktan sonra, gururla yumurtaları göstermiş ve hep birlikte yumurtaları kuluçkaya yatırmışlar. Bir süre sonra, yumurtalardan birisi çatlamış ve içinden normal bir tavuk civcivi çıkmış. Bir anlam verememişler. Fakat, ikincisinden bir bıldırcın, üçüncüden de keklik çıkınca, Temel'in tepesi atmış. Uçağa atladığı gibi varmış Paris'e, dükkânı bulmuş, dalmış içeriye... Papağan, Temeli görür görmez, "Sen salaksın" demiş. Temel daha da kızmış ve "Ula baa bak" demiş, "benum salak olduğumi burda bi sen bileyisun, ama senun orosbi olduğuni Tirabizonda cümle âlem bilıyi". |
Eczacı baba http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yemeğe davet etmiş. Hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı çıktıktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte olacakmış. Çocuk kız arkadaşının evine gitmeden önce bir eczaneye uğrar. Eczacıya: - "Bana prezervatif verir misiniz?", der; eczacı da ne yapacağını sorar. Çocuk da kız arkadaşının evine gideceğini, kızın ailesi gittikten sonra birlikte olacaklarını söyler. Akşam yemek yemek için masaya otururlar. Yemekten önce dua edilir herkes yemeğe başlar ama çocuk hala dua ediyordur. Kız çocuğa, "ben senin bu kadar dindar olduğunu bilmiyordum", der. Çocuk da kıza: - "Ben de senin babanın eczacı olduğunu bilmiyordum!!!" |
PESIN PARAYI BULUNCA Nasreddin Hoca'dan alacagi olan bir adam, vaktinden önce gelip parasini Hoca'dan ister. Hoca: -Su anda param yok.Sonra gel de vereyim, der. Alacakli adam ne zaman vereceksin diye israrla borcunu ister. Bu durum Hocan'nin canin sikar. Adama: -Bak, beni simdi iyi dinle! Kapinin önüne cali ektim. Bu calilar bahara yetisir. Kapinin önünden gecen koyunlarin yünleri bu calilara takilir. Hanim onlari toplar, egirir, ip yapar. O Ipliklerle kazak, corap, eldiven örer. Ben de pazarda satarim. inşALLAH (c.c.) karli bir is olur. O zaman gel senin parani ödeyeyim......der. Adam, Hoca'nin bu sözlerini duyunca garibine gider. Kahkahalara gülmeye baslar. Hoca'a adamin yumusadigini görünce firsati kacirmaz ve söyle der: -Seni gidi seni! Pesin parayi görünce nasil da gülersin!..... |
Gamsız Temel, çok gamsız biriydi, tembeldi de... Yerinden kıpırdamaya üşenir, her işini yavaş yavaş yapardı. Köyün yaşlılarından birisi, sinirlenir ve sonunda : -Senin çabuk yaptuğun tek şey yok midur? “Vardır” der Temel. -Nedur? -Çabuk yorulayrum!... |
rekor denemesi KÖYÜN BİRİNDE BİR İMAM TERAVİ NAMAZINI 7,5 dk DA KILDIRIYORMUŞ KÖYLÜNÜN BİRİ:HOCAM KARŞI KÖYDEKİ İMAM 7 dK ya KILDIRIYOR DEMİŞ.HOCA GİTMİŞ BAKMIŞ Kİ GERÇEKTEN 7 dk ya KILDIRIYOR.HOCA ERTESİ GÜN CAMİDE: GENÇLER ÖNE İHTİYARLAR ARKAYA KALBİ DAYANAMAYANLAR DIŞARI ÇIKSIN.BUGÜN BİR REKOR DENEYECEĞİZ DEMİŞ.:) |
"temel 70 yaşına gelmiş fadimeyle akşam evde otururken içi gıcıklanmış fadimeye seslenmiş - fadime suyu koy,olmazsa çay yaparız..." |
Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış: -"Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?" -"Boşuna oynamayalım, biz kazanırız", demiş şeytan. -"Olur mu en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde..." Şeytan şeytanca gülümsemiş: -"Ama bütün hakemler de bizde..." |
Temel'in askerlik yaptığı bölükte bir gün Temel'in arkadaşının babası ölür. Komutanları der bunu alıştıra alıştıra kim söler. Birden Temel akılarına gelmiş.Temel'i çağırmışlar. Anlatmışlar durumu. Temel hemen arkadaşı cemali yanına çağırır. - Ula Cemal Senin Amcan Varmudur? Vardur. Dayin Varmudur? Vardur. Teyzen Varmudur? Vardur. Annen Varmudur? Vardur. Baban Varmudur? Vardur. Nah Vardur! |
Hristiyan ülkelerden birinde yaşayan çocuk hep matematikten sıfır almaktadır. Aileside çocuğu bir faydası olur diye onu katolik kilisesine gönderir. Bundan sonra çocuk hep matematik dersi dahil tüm derslerden hep pekiyi almaktadır. Bunun üzerine ailesi çocuğa sorar: Ne değişti? Çocuk cevap verir: - Artı işaretine çivilerle çakılmış adamı görünce durumun ciddiyetini anladım. |
karne Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir: -"Getir bakayım şu karneyi!" -"Al baba..." Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf. -"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!" -"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..." |
ÖLÜM NEDENİ Temel'in babası vefat eder... Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar: Nasıl oldu? Cevap: 30. kattan aşağıya düştü... Adam: Vah vah desene çok feci ölmüş... Temel: Yok yok öyle ölmedi..Tam yere düşecekken manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi.. Adam: Vah vaah! Daha şiddetli çakıldı o zaman. Temel: Yok! Karşıdakı kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına... Adam: Demek çatıya çarpıp öldü. Temel: Yok ya! Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti... Adam: Deme ya! Çarpıldı o zaman... Temel: Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı. Adam: 200 metreden yere çakıldı öyle miii? Yazık... Temel: Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye... Adam: Orda mı öldü? Temel: Yooo... Ordan da yine kasaba... En sonunda bunalan adam Temel'e bağırarak sordu: Ulan nasıl öldü bu adam? Temel: "Baktık durmuyo... Vurduk!" |
TELAFUZ Belediyeye soför alinacakmis, hiç karadenizli almamislar. Sebebi sorulunca: Bizim otobüsler kalabalik olur , "sıkışın" diye bagirmak gerekir. Dogru söyleyebilen bir karadenizli bulamadik. KAYIK Balığa çıkacak olan Lazlar konuşuyorlarmış : - Dün balık avladığımız yeri işaretledin mi? - Evet kayığa işaret koydum - Aptal! Ya bugün başka kayıkla balığa çıkarsak?! |
http://www.fikralar.com/images/bir_beyaz.gif http://www.fikralar.com/images/t_solkose.gif Karne http://www.fikralar.com/images/t_sagkose.gif http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir: -"Getir bakayım şu karneyi!" -"Al baba..." Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf. -"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!" -"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..." |
Adam melon şapkasının üzerinden kafasının kaşımaya çalışan bir başka adam görmüş ve yanına giderek : -Affedersiniz, siz Laz mısınız ? -Evet, neden sordun ? -Şapkanızın üzerinden kafanızı kaşımaya çalışıyordunuz da. -Ne olmuş yani ?! Sen kıçın kaşınınca pantolonunu mu çıkarıyorsun |
Kurusun http://www.fikralar.com/images/t_sagkose.gif http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım! |
Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.Profesör kaşlarını çatarak: " Öküzler ve kuşlar ayni masada oturamaz!" Ögrenci: "O zaman ben ucuyorum...demis. " Profesor cevaba cok sinirlenmis, sinavda ogrenciye takmis ve sinavinin basarisiz gecmesi icin elinden geleni yapmis. Yanliz sinavda ogrenci tum sorulari mukemmel bir sekilde cevaplamis. Profesor ogrenciye: Sana son bir soru soracagim, demis. Yolda yürürken iki torba buldugunu hayal et, birinde akil var, digerinde ise para var. Hangi cuvali alirsin? Ogrenci: "Para olan cuvali secerdim..." Profesör: "Ben akil olan cuvali secerdim..." Öğrenci:"Normal! Kimde ne eksikse onu secer... Profesör çok sinirlenmis, ogrencinin not defterini alip icine "Öküz" yazmis. Ogrenci nota bakmadan odadan cikmis. Bir dakika sonra ogrenci kapiyi aralamis : "Sayin profesör, imzanizi atmissiniz, fakat notumu yazmayi unutmussunuz. " demis. |
Yumurta fiyatları Iki tavuk markette geziyorlarmış. Yumurta reyonuna geldiklerinde l.tavuk diğerine 40.000 tl değerindeki yumurtaları göstererek - " Bak bunları ben yaptım"der. Biraz daha ilerler, biraz önceki yumurtalardan daha küçük ve 30.000 tl değerindeki yumurtaları görürler. Bu sefer diğer tavuk - " Bak bunları da ben yaptım, seninkilerden yapacaktım ama kocam 10.000 tl için kıçını yırtmaya değmez dedi" der. |
Otelci Temel'in kapısını bir gece bir İspanyol asilzadesi çalmış. -Boş odanız var mı? -Kimsunuz? -Jose de Santana de Monte Cristo de Santa Cruzo. -Haa, pu kadar uşağu alacak yerum yok! |
Ucuz ve tatlı http://www.fikralar.com/images/t_sagkose.gif http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif Müller akşama doğru Hamburg’da bir otele yerleştikten sonra, sokağa çıktı. Geceyi eğlenerek geçirmek istiyordu. Bir taksiye bindi, şofor sarışın ve güzel bir kızdı. Ona: - "Beni bu gece en ucuz ve en tatlı eğleneceğim bir yere götürün," dedi. Şoför kız: - "En ucuz ve en tatlı…", dedi ve hareket etti. |
Afrika'da aslan avına çıkmak için akşamı bekliyorlardı. İki gencin bir gece önce avlanamadan döndüklerini işiten yaşlı avcı: - Size bu avın püf noktasını öğreteyim. Korunaklı bir yere gizlendikten sonra, geceyarısını bekleyeceksiniz. Ortalık zifiri karanlık olunca, iki fosforlu göz belirir karşınızda. O iki gözün tam ortasına nişan alacaksınız. Gençlerden biri gülümsedi: - O eskidendi, usta. Artık aslanlar da bu yöntemi öğrenmişler. İkişer ikişer dolaşıp birer gözlerini kapıyorlar! |
Kadın 10 yıllık kocasına bağırır: -"Az koşmadın peşimden! Ama senin o kur yaptığın dönemlerde, ben senin yüzüne bile bakmıyordum. Ben senin peşinden hiç koşmadım!" Kocası cevaplar: -"Ne olmuş yani? Kapan da farenin peşinden koşmaz ama eninde sonunda fareyi yakalar!" |
Bir gün Hoca ölmüş.Melek sormuş:Cennetemi gitmek istersin Cehennememi? Hoca:cennete bakmış herkes tespih çekiyo birde cehenneme herkes dans ediyor.cennette canım sıkılır cehennemdede canımsıkıldıkça oynarım demiş.Cehennemi seçmiş girmiş ve Şeytan:Eğlence bitti herkes kazanaaaaaaa!" |
temel ve dursun :-) karadenizli temele sorar temel sen ramazanda oruçlu iken kaç tane hamsi yiyebilirsin der temelde hiç düsünmeden yüz tane hamsi yerim der, adamda ula temel bir tane hamsi yedinmi orucun bozuluyor yüz taneyi oruçlu nasil yiyeceksin der.temelde gider dursuna ayni soruyu sorar dursun sen oruçlu iken kaç hamsi yiyebilirsin der dursun biraz düsündükten sonra elli tane yerim der,temelde derki eGer yüz tane yerim deseydin sana bir sey söyleyecektim der. |
Papaz, ölmek üzere olan adamın üzerine eğilerek: "Ölmeden önce şeytanı ve onun kötülüklerini lanetle...!" der. Ancak adamdan ses çıkmaz. Papaz gene: "Ölmeden önce şeytanı ve onun kötülüklerini lanetle...!" der demesine ama adamdan gene ses çıkmaz. Papaz iyice sinirlenir: "Neden şeytanı ve kötülüklerini lanetlemiyorsun be adam?" Adam inleyerek fısıldar: "Nereye gideceğimi bilmeden kimse hakkında yorum yapmak istemiyorummm...!" |
Karadeniz'i gezen bir adam yolda aniden önüne çıkan tavuğu ezmiş. Hayvanı ezdiği için üzüntü duymuş ve gidip sahibine en azından parasını vermek istemiş. Almış tavuğu ve hemen oradaki köye gitmiş. Elindeki tavukla kahveden içeri girmiş ve : - Afedersiniz; ben hemen köy dışında bu tavuğu ezdim. Sahibini arıyorum, en azından parasını vereyim diye. Acaba bu tavuğun sahibi kim ? Bunun üzerine hep beraber tavuğa bakan Lazlar : - Hemşerim sen yanlış geldin. Bizim köyde böyle yassı tavuk bulunmaz |
TEMEL MODAYA UYARSA Bizim temel bi yerden duymus, es degistirme moda diye! - Ula Dursun demis.. 'Es degistirmek pek bi modaymis, hadi bu gece biz de degistirelim...' 'Tamam demis Dursun...' O gece Temel'lerin yatak odasi: -'Ula Dursun, bizim karilar su anda ne yapiyor acaba?' |
Adamın biri iş seyahati nedeniyle gittiği uzak bir yerde otele kaydını yaptırır ve odasına çıkar. İşleri uzun süreceğinden, bir müddet sonra eşi de yanına gelecektir. Odasına yerleştiğinde masada internet bağlantısı hazır bir bilgisayar görür. Eşi yola çıkarken kendisine, "varıp yerine yerleştiğinde beni hemen haberdar et" diye ısrarlı tembihte bulunmuştur. Odada hazır bilgisayar varken, karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan eşine değil, yanlış bir adrese gönderir... Tam bu sırada farklı bir yerde bir başka kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür. Bir ara bilgisayarını açtığında kocasının e-mail adresinden kendisine e-mail geldiğini görür. E-maili okumayı bitirmeye kalmadan yere yığılır kalır. Bayılan kadını, kendisini oda ortasında yerde yatar vaziyette bulan yaşlı annesi kendine getirmeye çalışır. Ölmüş kocasından geldiğini sandığı e-mailde okudukları karşısında bayılıp kalan kadının e-mailinde şunlar yazılıdır; Kime: Sevgili karıma… Konu: Yeni ulaştım… Tarih: 16 Mayıs 2004 Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var. Dışarıyla haberleşebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Her şey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin. Not: Burası çok sıcak… |
Temel bogazda tekneyle turist gezdiriyo bigun bi amerikaliyi aliyor basliyolar gezmeye..(sahildeki yer isimleri uydurma..) turist falanca sarayi goruyor 'bu ne kadar zamanda yapilmis diyor' temelde: 5 yilda diye cevap veriyor...-yazik bizde olsa 1 yil.. biraz sonra filan camiyi goruyo 'bu nekadar zamanda yapilmis' diye soruyor.. temelde: '2 yil diye cevap veriyor. turist: - yazik be bizde olsa 3 ay da biter diyor. Temel uyuz oluyo duruma.. biraz sonra bi tarihi yapi daha goruyolar..gene soruyor turist.. temel: -2 ay diyor. adam gene: -yazik be bizde olsa 1 haftada biter,diyor. Temel iyice killaniyor.tam o sirada bogaz koprusunun altina geliyor.. adam yukariyi gostererek bu kopru ne kadar zamanda yapildi diyor.. Temel saskin saskin bakislarla kafayi kaldirip.. -hangisi ? bumu? bu dun burda yoktu yaaa.. |
Temel bara girer; - Bana 3 bira, Barmen; - Abi ben bi tane vereyim, diğerlerini sonra içersin, - Yok hepsini aynı anda ver, Barmen durumu garipser, ertesi günde aynı olay olunca dayanamaz sebebini sorar; - Abi neden aynı anda 3 tane istiyosun? - Benim çok samimi 2 arkadaşım var, onların yerine de içiyorum. Onlarda benim yerime içerler, der. Bi sonraki gün Temel; - Bana 2 bira ver, der. Barmen; - Abi başın sağolsun heralde arkadaşlardan biri vefat etti, - Yok ya, ben içkiyi bıraktım... |
BİZ BUNU İSTEMEDİK Kİ Iki boyaci olan Temel (kisa boylu) ile Idris (uzun boylu), bir bayrak diregi boyama isini almislar. Bu is icin ne kadar boya alacaklarini hesaplamak icin diregi olcmeye calismislar. Capini olcmek kolay olmus ama yuksekligi?? Onu olcmek icin Temel Idris'in omuzlarina cikmis ama diregin tam tepesine ulasamamis. Idris; 'Ben senden uzun boyluyum. Bir de ben deneyim' deyip Temel'in omuzlarina cikmis ama gene ayni sonuc... Oturup ne yapacaklarini dusunurken yanlarina iri-yari bir adam yaklasip ne yaptiklarini sormus. Temel'le Idris sorunu anlattiktan sonra, adam diregi yerden guc bela sokup yere yatirmis. Boyunu olcup tekrar yerine diktikten sonra yoluna devam etmis. Gittikten sonra Idris'le Temel bakisip gulusmusler: 'Aptal herife bak! Biz ona yuksekligini sorduk o bize uzunlugunu verdi.' |
İNANMAZSIN Kadinin biri evindeki dolaptan sikayetciymis. Çunku yoldan otobus gecince ses cikartiyormus. Dolabini yaptirmak icin kocasina soylemeden bir tamirci cagirmis tamirci eve gelmis ve dolabi neresinden ses ciktigini anlamak icin dolabin icine girmis ve otobusun gecmesini beklemis. Tamirci dolaptayken eve kadinin kocasi girmis ve dolaptan bir sey almak icin dolabi acmis bi bakmis icerde bir adam. SormuŞ ne isin var burada diye adamda soyle cevap vermis: - valla abi otobus bekliyorum desem inaanmassin.... |
3 dometez yolda yürüyomuş en arkadaki demiş ki arkamda dometez yok onumde 2 tane var demiş ortadaki demiş ki arkamda 1 tane önümde de 1 tane var demiş en öndekide arkamda 2 tane önümdede 2 tane var demiş bu nasıl olmuş? -Çünkü en öndeki dometez YALAN SÖYLEMİŞ. |
PROPAGANDA Temel secimlerde aday olmus, buyuk kalabaliga karsi konusma yapacak, hazirlanmis, kursuye cikmis. Cebindeki kagidi aramis bulamamis. Bunun uzerine secmenlere seyle seslenmis: - Sevgili hemsehrularim, puraya celirkeen neler soyleyecegimu pir Allah pir de pen pileydum, simdi ise sadece Allah piliy. |
İKTİDAR iktidarsızlığını kabullenemeyen adam bir turlu doktora gitmez. Kadın bir doktora gider sonunda ve derdini anlatır.. Doktor, kadına bir paket toz verir ve "Bunu yemeklerine koyarsan sorun çözülür" der. Adam aksam gelir gelmez "Hadi hanim" der. "Bu aksam yemeği dışarıda yiyoruz.." Giderler balıkçıya.. Izgara lüfer ısmarlarlar.. Kadın "Tuvalete" diyerek masadan kalkıp ızgaranın yanına gider ve ustaya "Kusura bakmayın, kocam hasta, onun balığına bu tozdan eker misin" der. "Peki" der, usta. Salata gelir, ama balıklar bir turlu gelmez.. Onlardan sonra gelenler yer bitirir. Bizimkiler nafile... Adam öfkelenir, doğru ızgaraya giderek ustaya "Nerde yahu bizim balıklar?.. Bizden sonrakilerin hepsininki geldi, bizimkiler hala yok" diye bağırır. Usta da ayni öfkeyle yanıt verir.. "Başlarım senin balığına.. Ben senin lüferi bir saatten beri yatırıyorum ızgaraya.. Balık anında dikiliyor.. Ben yatırıyorum o dikiliyor.. |
AYAKLARI UZUN Temel yeni yaptığı ahırına hayvanları yerleştiriyormuş. Fakat sıra develere geldiğinde, develerin kapıdan geçemediğini anlamış. Başlamış kapının üst kısmını parçalamaya. Ordan geçen biri. adam -Birader napıyon sen? temel: -Ula devenin boyni çok uzun , kapıyu uzatayrum adam: -Ulan salak kapının girişindeki toprağı biraz kazsana.. temel: -Salak sensin da, devenin boynu uzun ayakları değul !!! |
teşekkürler yüksel komikti gerçekten:smiley32: |
3 VAMPİR 3 vampir varmış Biri alman biri ingiliz biriside bizim temel bunlar havada uçarlarken alman aşağıya inmiş ağzı burnu kan içinde gelmiş: almana sormuşlar: -Neden ağzın burnun kan içinde? Almman: -Aşağıdaki kadının kanını emdim . ingiliz aşağıya inmiş ağzı burnu kan içinde gelmiş. İngiliz'e sormuşlar: -Neden ağzın burnun kan içinde? İngiliz: -aşağıdaki adamın kanını emdim. Temel'de aşağıya inmiş oda ağzı burnu kan içinde gelmiş. Temel'e de sormuşlar: -Neden ağzın burnun kan içinde? Temel. -Aşağıdaki direği görüyormusunuz? Vampirler: -Evet. Temel: -ama ben görmedim. |
Temel ormanda ağaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel'i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar... Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, Dursun; -Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş, Temel de anlatmış; - Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan'ın yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan'ı taniyruuum, ne de yengesuni.. |
GÜZİN ABLA Canım Ablacığım, Haluk'la birbirimizi görür görmez aşık olduk... Haluk hem yakışıklı bir çocuk hem de kırmızı BMW'si var. Beni ailesiyle tanıştırmak için evine götürdü. Fakat evde kimsecikler yoktu. Bana : - Şimdi gelirler, beklerken birer bardak kola içelim dedi. Haluk kendi kolasını içer içmez uyumaya başladı. O kadar itip kaktım ama uyanmadı. Ablacığım, Sevdiğim erkek acaba hasta falan mı? Evlenmem de bir mani var mı? Rumuz: Bedriye Güzin ablanın cevabı: - Benim Sevgili Yavrum, Annen seni Kadir Gecesi doğurmuş.... |
Kaykay http://www.fikralar.com/images/t_sagkose.gif http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar, "Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?" Adam yanıtlar; "Evet, asla bir başka kadına bakmadım." Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin.." Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; "Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık." Bunun üzerine sorgu meleği, "Şuradaki Mercedes'i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın.." der ve üçüncü adama da sorar, "Karını hiç aldattın mı?" Adam yutkunur ve şöyle der; "itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm." Sorgu meleği; "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos'u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın." Bunun üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce'unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturduğunu görürler ve şaşırırlar. "Heyy! ne oldu sana?" der ikinci adam, "Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?" "Bugün karımı gördüm!" der birinci adam. Diğerleri; "Aaaa! ne kadar güzel, peki derdin nedir?" diye sorarlar. Adam içini çekerek konuşur, "Kaykay'la dolaşıyordu..." |
| Saat: 03:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık