![]() |
Boş bir sinema salonunda oynuyor, tek başına çektiğim siyah,beyaz sessiz son film.Ne kuşları seyreden kedi kadar heyecanlıyım artık. ne de o kuşlar kadar salak ve kendine hakim.kamera stop! yalnızlığıma kapalı gişeyim ... *alıntı. |
Susmak.. En Büyük Yalnızlık.. Bütün kelimelerim, tüm söyleneceklerim ve söylenmemişlerim suskunluğa bürünüyor karşında. İstesem de konuşamıyorum seninle. Susmaktan başka da bir şey de gelmiyor elimden. Susup gülümsemekten başka.. İçimde çığlığa dönüşmüşken söylenememişlerim, susturmak öylesine zor ki.. Bu sessizliğimde de anlarmısın beni yine? Bugün yine geldim sana.. Yine konuşamadım. Oysa boğazımda düğümlenen ertelenmiş bütün sözcüklerim "keşke" lere sebep olacaklar, biliyorum. Günlerdir böyle oluyor zaten.. Tam dökülmek üzere iken kelimeler dilimden, susuyorum. Ardıma bakmadan hızlı adımlarla uzaklaşıp gidiyorum.. Ya da uzaklaştığımı zannediyorum. Belki ardımda bıraktığım sen, en yakınım, en iyi bilenim, anlayanımsın. Ne vakit seninle ilgili, bu çaresiz gidişinle ilgili bir şeyler düşse aklıma, kovalıyorum beynimin içinden. Hiç bir sesi dinlemiyorum. Ya da ürkekçe bir yerlere saklanıp, gizleniyorum. Gelip beni gizlendiğim yerlerden bulacağını bile bile.. Sen ardımda kalıyorsun ben yürüyorum. Hep geride kalanlar yalnızlığa mahkum olmuyor. Ben kendi yalnızlığıma, kendi yokluğuma, hiçliğime yürüyorum. Artık kulaklarım sesleri duymaktan daha da yoksun artık hangi kelimeye atsam elimi, hepsi birbirinden kırık, birbirinden yarım. Gözlerimse denizi, gökyüzünü eskisi kadar mavi görmüyor. Hani ne yapsan çıkmazdı denizin lekesi? Hiç bir şey eskisi gibi değil. Her yeni gün birşeyler daha eksiliyor. Sen de gideceksin, sen de eksileceksin.. Ne bir dost doldurabilecek dünyamdaki yokluğunu, ne de bir sevda.. Issız kaldığımda kimselere sığınamayacağım. Korkularımdan daha bir korkar oldum. Sen de gidince ya unutursam gülmeyi? En büyük korkum da bu ya.. Sen gideceksin, ben yine susacağım. İçimdeki ses çığlık atarken ben yine bastıracağım. Son sözcüklerimi sen yine duymayacaksın. Sonra pişman olacağım "keşke" diyeceğim, "keşke söyleseydim"... "Belki anlayabilirdi beni, belki tanımlayamadıklarımı tanımlayabilirdi".. Bütün sırlarımı, yaşanmışlıklarımı yarım kalmışlıklarımı hiç düşünmeden paylaştım seninle. En umutsuz anlarımda bile sığındığım oldun. Küçük şımarık bir kız çocuğu gibi ufacık bir yara alsam sana şikayet ettim. Söylesene şimdi seni kime şikayet edeceğim? Hiç sevmedim suskunlukları, biliyorsun.. Ama susmak zamanıdır şimdi. Bazı şeyler var ki, dillenmiyor, söylenmiyor.. Söylenemiyor. Sana gülümserken bile bir bulut çöküyor yüzüme adeta... Farkediyorum ki, susmak en büyük yalnızlık.. |
Kendimi ifade edebilecek kadar seviyorum seni Düşünce özgürlüğümü kısıtlayacak kadar Yasaklanan kitaplar gibi okuyorum seni Her sayfada ayıraç koyar gibi En son gördüğüm rüya kadar hatırlayabiliyorum seni Sahneler karışacak kadar Kiraz ağacının bahara hasreti gibi özlüyorum seni Bir mevsimi susuz geçirir gibi Kalemime sahip olamayacak kadar ifade ediyorum seni Her kelime bağımsız olacak kadar Ve; Yavru bir kuşun uçmayı beklediği gün gibi bekliyorum seni Çaresiz kanat çırpışlarım, sevgim gibi Fatih Er |
o zamanlar dertsize iki koldu kucağım bir yanım maviyken beyaza kaçardı sol yanım bir kuşun kanadında umudu gördüm kandım yıllar geçti -hiç- bildim tek bir şeyi anladım: --bir ışık gördüm öteden , ötelerden yarın elleri özgürlük kokan ışığın ardına düştüm, karardım ve bu karanlık içinde nedense ben hala her gördüğüm ışığa kan.arım-- yalnızlığa vurulup oluk oluk ak.arım ışık olan Yakup! Yakup'tur yalnızlığım. Orhun Yurtbekler |
Sen Gidince Geceyi yorgan yaptım çekilesi acılara, Sabahı beklemeye zaman kalmadı. Şafak sökerken bülbül sesleriyle, Sensiz gecelerin koynunda kala kaldım… Ben sensizliğin karanlığında ağlarken, Gökyüzü gözünü yumdu yalnızlığıma, Garip kuşlar gibi dolanırken semada Bulutlar gözyaşlarım karşısında kifayetsiz kaldı, Hiçbir neşe bu yüreği teselli etmezken, Yok oluşları yaşamaya başladım. Henüz yakarışlarım semaya ulaşmamışken, Ölüm ile yaşamın arasında kaldım… Sensizlik bana zulüm olurken, İnfazı bekleyen mahkuma döndüm, Zincire vurulmuş bir köle misali, Kilidi kaybolmuş prangaya döndüm.. Alıntı... |
Yalnız Karanlık bir odada tek başına nefes alıp televizyon izliyorsan yalnızsındır.Bunu yaparken aldığın hazzı,tanımadığın bir kalabalık içinde duyduğun ve normalde sana sinir bozucu gelecek kahkahaların hazzıyla kıyasladığında bu sahipsiz kalabalık daha çekici geliyorsa sana bu yalnız öleceğinin garantisidir bilmiş ol.Sorma boşuna kendine kendine bir zamanlar aynı oksijenden faydalandığın,cenneti ayaklarının altında getirecek melek nerde diye.Uzaksa uzaktır işte.Mesafelerin uzunluğu değil ki burada seni yalnız koyan; onların varlığıdır.Sorma arkadaşlarım nerde diye.Sen istemedin mi zaten bu şehri,bu denizi.Şimdi niye şikayetleniyorsun? Düşünmedin mi böyle olacağını? Hep kurduğun o şahane hayallerinde biraz yalnızlık eksik kalmış. Anladım şimdi suçlunun kim olduğunu,içimde durmadan konuşan bu ses biraz hırpalayıp beni kendime getirdi.Bundan sonra hayal mayal kurmak yok! hadi bakalım,şimdi gelecekte yapılandıracağım büstlerim yarım kalsın,eksik kalsın,onları yüzlerinde yalnız bir gülümsemeyle bırakacağım şehirler yarım kalsın.Yok,yok dayanamıyorum! Bunlar bile az onlara,onlar da yapayalnız olsunlar.Hem böyle yarım yamalak yalnızlık mı olurmuş…. Burcu Çetin |
Yalnızım Yalnızlık, katran karası yalnızlık Senden bana arda kalan Sadece bir tutam siyahlık Ve can vermeye uğraşırken Yine de yakamı bırakmayan O sen kokan ayrılık Yalnızlık, ruhumu sokan Beni gün be gün eriten bu illet Alıp giderken yüreğimi Bana bıraktığın yalnızca Umutlarım ağırlığınca Bu kanadı kırık, yok olası yalnızlık Ülkü Odabaş |
yalnızlığıda tükettim... |
Yalnız, yapayalnız ağladım Bu gün Benim ağlama günüm Daha çok varken kalkma zamanıma Sabahın alacasında uyandım Boğazımda hıçkırıkla, gözümde yaşlarla ____Aslında acıklı bir rüya da görmedim ____Dertlerimle kadeh tokuşturduğum ____Akşamdan kalmalarda da değildim ____Ama güne nedensiz ağlayarak girdim ____Ve bir dolu neden bulup ağlamaya devam ettim Öyle dolmuşum ki Ağlayan bir çocuk sesi duydum, ağladım Hüzünlü bir aşk hikayesi okudum, ağladım Dertli bir garibe rastladım, ağladım Hazin bir olayla karşılaştım, ağladım ____Öyle dolmuşum ki ____Pişmanlıklarım vurdu, ağladım ____Keşkilerim acıttı, ağladım ____Hayatıma üzüldüm, ağladım ____Yaşadıklarıma kahrettim, ağladım Öyle dolmuşum ki Kaybettiğim sevdiklerimi hatırladım, ağladım Hasretini çektiklerimi andım, ağladım Hayal kırıklıklarımı saydım, ağladım Istırap dolu kaderime baktım, ağladım ____Bu gün ____Benim ağlama günüm ____Olura, olmaza aldırmadan ağladım ____Gözyaşlarımı gören bile olmadı ____Yalnız, yapayalnız ağladım Necdet Yağan |
Yalnızlığımı gömdüm Onca zaman sonra Baktım ki olacağı yok Yalnızlığımı göndüm gönlüme Kanayan yüreğim, sensizlikse acı sızı Taş bastırdım üstene Hoyrat, deli rüzgarlara vurdum kendimi Gül kokunu mu unuttum bilmem ki Son gülüşünü kalbimin en derinine koydum Yalnızlık rıhtımında kalakaldım öylece Benim savaşım elbet kendi dünyamla Hesaplaşmalar var ya alacakaranlıkta Üste versem yine ben borçlu çıkıyorum Sen ne söylersen söyle öyle olsun varsın Yürek haykırışlarımda Yalnızlığın dayanılmaz ritmi Kalabalığın ortasında kaybolan benlik Fısıldamalar yetmiyor kulaklar sağır Bir haykır, elle salla yürekten Varlığını hissettir Buradayım de İçten bir gülümsemene hasret Bense yine yalnız, sersefil Yalnızlık rıhtımında... İlhan Koruyucu |
| Saat: 01:48 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık