![]() |
Uçak.. Bitmesin istediğimiz yola. Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık. Yazarsın bana demiştin. Bende yazarım sana sık sık. Ağlıyordum.... Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı. Elimi daha sıkı tuttun, Anlıyordun.... Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim, Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin, Kelebekleri kitap arasında kurutma, Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana, Kitaplarım sana emanet, İncitme kimseyi, kin büyütme kalbinde... Beni bekle... Yol bitti, gidiyordun artık; Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre, Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye, Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım, Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim, En çok fesleğeni, çoban heybesini, akşam sefasını sevdim. Seni beklerken çok şey öğrendim, Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam... Nasıl olsa bulacaktır diye, her görüşümde aynı sesle seslendim Uçak, babama selam söyle! Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam... Bir bilsen seni nasıl özledim... |
AŞK İLE İLGİLİ MÜKEMMEL TAVSİYELER Bu Yalnız olanlara; Aşk bir kelebek gibidir. peşinden koştukça hep senden kaçar. En iyisi bırak uçsun, inan ki hiç beklemediğin bir anda gelip omzuna dokunuverir... Aşk mutlu eder, bazen de üzer... Ama aşk özeldir, aşkını hak eden birine sunarsan eğer. Bu aşkını itiraf etmeye çekinenlere; Sevdiğinden ayrılınca aşk acı verir. Sevdiğin seni terk edince daha da çok acı verir. Ama en acısı, onu ne kadar sevdiğini bilmesine hiç fırsat vermemektir. Bu sevgilisi olanlara; Aşkın amacı birileri için "mükemmel insan" olmak değildir. Seni mükemmelliğe en çok yaklaştıracak insanı bulmaktır. Bu çapkın olanlara; Sevmediğin birine asla "seni seviyorum" deme. İçinde olmayan duygulardan varmış gibi söz etme. Kimsenin hayatına kalbini kırmak için girme. Sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme. Çünkü birine verebileceğin en büyük acı, Aşık olmadığın birini kendine aşık etmektir. Bu evli olanlara; Seven insan "senin hatan" yerine "özür dilerim" diyendir. "neredesin" yerine "ben buradayım" diyendir. "nasıl yaparsın" yerine "niye yaptığını anlıyorum" diyendir. Ve aşk "keşke" yerine daima "iyi ki" diyendir... Bu evlenmek için gün sayanlara; Bir kadın ve bir erkeğin birbirleri için ne kadar uygun olduğu, birlikte geçirdikleri zamanın değil, birbirlerine duydukları aşkın ne kadar sürdüğüyle anlaşılır. Bu kalbi kırık olanlara; Kalp yarası siz kanatmaktan vazgeçinceye kadar sürer. Ve ilacı bu acıya alışmak değil, ondan ders çıkarabilmektir. Bu aşık olmaktan korkanlara; Aşka düş ama tökezleme. anla ama bekleme. paylaş ama isteme. Yaralan ama asla acıyı içinde büyütme... Bu sevdiğini fazla sahiplenenlere; Sevdiğinin bir başkasıyla mutlu olduğunu görmekten daha acı bir şey varsa, o da sevdiğinin seninle mutsuz olduğunu görmektir.. Ve bu da dönmeyecek birini hala bekleyenlere; Hayatın en hüzünlü anı, deli gibi sevdiğin insanın buna hiç değmediğini gördüğün andır. Ve en büyük kaybın onun için harcadığın yıllardır. Senin aşkını şu gün hak etmeyen, Bil ki 10 sene sonra yine hak etmeyecektir... Bırak, Gitsin... |
|
Dostlugu klavyelerinde, yaşami monitörlerinde arayanlar, Size sesleniyorum! Hangi tuş daha etkilidir ki sicacik bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir agaç gölgesinde uyumanin keyfini? Copy-paste yapabilir misiniz dalgalarin sahille buluşmasini?... Içinizi isitan gün işigini gönderebilir misiniz maille arkadaşlariniza? Sevgiyi tuşlarla mi yazarsiniz? Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir?... Ya da Geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman? Dogayi bilgisayarlarina döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanin tomurcuklandigini. Ve islak toprak kokusu var midir dosyalariniz arasinda ?... |
MaL beyanım.. 1-Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen 2-Gökyüzünde bi bulut 3-Bitlis'te beş minare 4-Biri yazlık, biri kışlık iki platonik sevgili 5-Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı 6-Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü 7-Palandökende bir palan, iki döken 8-Kastamonu'da üç kasto 9-Üç fay hattı 10-Bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma 11-Dünyada mekan 12-Ahirette iman 13-Denizde kum 14-Uzayda yerçekimsizlik 15-Bi çuval gazoz kapağı 16-Bi kibrit kutusu sigara izmariti 17-On sekiz saç biti 18-Biri İngilizce 6 adet küfür 19-Yirmi tane boş naylon poşet 20-Sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht 21-Bi sürü saç sakal, kıl, tüy, yün 22-Uç ayrı parkta üç ayrı belediyeye ait üç ayrı banka reklamlı bank 23-Bi ayakkabı çekeceği 24-İki büyük taş kütlesi 25-Bir adet ağaç gölgesi 26-Üç kuş kanadı sesi 27-Bi sürü kedi köpek 28-Bi Marmara denizi 29-Cama yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci 30-Her akşam karıştırılan dört çöp bidonu 31-Çalıp çalıp kaçılan beş melodili apartman zili 32-Nakit 15 lira 33-Anne babadan kalma yarısı yaşanmış bi ömür |
internetten tanışarak evlenecek erkeklere ders gibi hürriyet gazetesinde güzen abladan bir haber (allah bizi bu bayanlardan korusun) Hiç böyle bir tecavüz davası duydunuz mu? Mektubu ilk okuduğumda aklıma hemen bizim Pazar ekimizin Delil Avcısı; Sevgili Sevil Atasoy geldi. Tam onluk bir öykü bu diye düşündüm. Belki burada bir cinayet yok ama, bir adamın komplolarla usul usul yok edilişi var. Giderek, bana gelen bu tür mektupları aklım hiç almıyor. İki kadın arasındaki danışıklı dövüşün kurbanı olmuş bu genç adam. Belki de, ikisi birlikte planlarını, adamı internette tanıdıklarıanda yapmışlar... Onu soymak için; kim bilir? Öncelikle sorunumun burada çözümlenemeyeceğini bile bile ilk kez köşenize yazıyorum. Ben üniversite mezunu, mastırını yapmış, orta halli bir ailenin bir ferdiyim. Benim anlatacaklarım hem toplumun kanayan bir yarası, hem de adaletin nasıl işlediği ya da işlemediği yönünde bir örnek... Bundan 6 yıl önce bir hanımla internette tanışarak arkadaşlık kurdum ve kısa bir sürede de evlendim. Bu hanımın bana anlattığı hayatıyla gerçekler arasında müthiş bir çelişki gördüğümden, kendisinden boşandım. Sadece 5 ay evli kalmıştık! Boşanmış olmama rağmen yaklaşık 5 yıldır da kurtulamıyorum kendisinden. Ayrıldıktan sonra Tekirdağ’a yerleştim. Çalışmaya ve yeni bir hayat kurmaya başlamıştım ki, burada da beni rahat bırakmadı. Çevredekiherkese karım olarak tanıttıkendisini. Onu reddetmeye başladıktan sonra da benim hakkımda asılsız suç duyurularında bulundu. Bu nasıl bir şeyse, benim için savcılığa verdiği dilekçe sayısı 20’yi buluyor. ALEYHİME 15 DAVA Ve her nasılsa ilgili savcılıklar hiçbir fiziksel delil olmamasına karşılık bu kadın lehine tarafıma 15’e yakın dava açtılar. İkisi tecavüz davası. Sözde ben bir gün saat 10 sularında bu hanımın oturduğu apartmanın merdivenlerinden inerken, 2 kat aşağıdaki, kendisinin mal sahibi olduğu, kuaförün kalfası tarafından görülüyorum. Daha sonra apartmandan çıkarken de, bir hemşire arkadaşı tarafından görülüyorum. Kalfa mahkemede: "Ben apartmanda hanımın karşı komşusuyum. 2. katta oturuyoruz" diyor. Oysa bu adam ne o apartmanda oturuyor, ne de hanım 2. katta. Belli ki ezberletmişler ama unutmuş. Yukarıdan gürültüler geliyormuş, apartmanın boşluğundan bakınca beni gördüğünü anlatıyor (ki bu arada apartmanın boşluğu yok. Eski tip bir bina, tarihi bir asansör geçiyor apartman boşluğundan). Kadın koşarak kuaföre gelip, benim ona tecavüz ettiğimi yanında çalıştırdığı kuaför kalfasına anlatıyor. Ama kimse polisi aramıyor. Ya da hanımı hastaneye götürmüyor. Bu arada diğer yalancı tanık hemşire de beni apartmandan çıkarken gördüğünü, tecavüze uğradığını anlatan arkadaşına "sen duşa gir, rahatlarsın" dediğini söylüyor. O da polise ya da hastaneye haber vermiyor. Bu arada, Alman hastanesi ve Taksim İlkyardım, çok yakın. Ama her nasılsa, bu Hastane ve çevredeki yüzlerce polis ve karakolu es geçip, uzakta bir adliyedeki kendi özel! savcısına gidiyor. Özel adli tabip sperm için bir rapor tanzim edemese de bir darp raporu tanzim ediyor. Aynen şöyle ’’Serçe parmakta hassasiyet ve bacakta ağrı.’’ Ve sanki adam öldürmüşüm gibi, 15 gün işten güçten kalır şekilde, ağır bir rapor veriliyor. İşin en ilginci ise ben o tarihte İstanbul’da değilim. Hayatım boyunca hiç kimseyi ne dövdüm, ne de dövmeye teşebbüs ettim. Özellikle de kadın döven insandan nefret ederim. Çünkü annem ve kız kardeşlerim var benim. Bitmedi: Bu kadın arabasını saklayıp, benim çaldığımı ihbar ediyor. Tabii; jandarma, karakol, parmak izi, ifade, derken beni devamlı işimden gücümden ediyor. Yaklaşık 5 yıldır neredeyse tüm kazancımı avukat ve yasal prosedürlere harcıyorum. Bu arada ilk avukatım, eşimin etkileyici bakışlarından nasibini almış olacak ki; onları çok samimi bir şekilde gördüm. Bu benim yasal sürecime büyük bir darbe oldu. Tam 2 yıl bu avukat beni karımla işbirliği yaparak oyalamış. Bu kadından kurtulamadığım için hayatım zindana dönmüş, bir aile kurma isteğim yavaş yavaş kaybolmaya yüz tutmuşken, adliyeden bir tanıdık beni bir hanım avukatla tanıştırdı. Bu hanım, benimle çok kısa sürede arkadaşlık kurdu. Hatta şehir değiştirmiş olmama rağmen; her hafta sonu yanıma geldi, davalarımla ilgilendi, "Bunlardan bir şey çıkmaz hepsinin uydurma olduğu çok açık" diyerek bana cesaret verdi. Beni sevdiğini ve bu davalardan çok çabuk sıyrılacağımı söyleyince arkadaşlığımıza yasal boyut kazandırarak onunla evlendim. İLK EŞİM İKİNCİSİNİ ARADI Ancak kader mi, bilemiyorum, balayı dönüşü avukat hanım da evde sürekli huzursuzluk çıkarmaya başladı. İstediği her şeyi yapmama rağmen, hemen boşanmamız gerektiğini söylüyordu. Bir gün tesadüf eseri, onun bürosunda otururken ofis telefonu çaldı ve arayanın sesi dışarıdan duyuldu. Sesi hemen tanıdım. İlk eşimdi bu. Ancak söylediğini çok iyi anlayamadım. Telefonu kapatınca eşime, kim olduğunu sordum; bir arkadaş, deyip geçiştirdi. İkinci eşim olan bu avukat hanım da, evlenmeden önce bana, kendi evini son moda döşettirdi; en az 2 senelik hepsi marka giyim eşyaları aldırttı, evini ve ofisini dekore ettirdi. Eşim olacağı için gözümü kırpmadan her şeyimi önüne serdim. Sonunda bir de sorunlu bir boşanma yaşadım. Boşanma sebebi neydi biliyor musunuz? Dayak, tehdit, şantaj ve kötü muamele. Şoke oldum tebliği alınca. Hemen bunu düzeltmesini yoksa kendisinin bana yaptıklarını mahkemede anlatacağımı, zaten küçük çevrede herkes tarafından tanındığından, kendisi için kötü olacağını söyleyince, başka bir dilekçe verdi. Evlendikten 3 ay sonra boşandık. Bu iki kadın birbirleriyle işbirliği yaparak benden para sızdırmaya, hakkımda suç duyurusu yaparak hayatımı zehir etmeye yemin etmişler belli ki. Ben ne cani, ne de suç makinesiyim. Ancak gelin görün ki, tarafıma ilk eşimden 7 dava, ikincisinden de 3 dava açılmış durumda. İlk eşim halen savcılıklara hakkımda yalan başvurularla dilekçeler vermeye devam ediyor. Bu hikaye yaşadıklarımın sadece bir bölümü. Geride kalanlar çok daha acı ve hüzünlü. Halen kötü bir rüya olabileceği ve her an uyanacağım ümidiyle yaşıyorum ve artık adalete hiç güvenmiyorum. Rumuz: A.Ü. |
valla ne diim ben iş çalışmak bitermi hayat ve sonrası bitermiki bu uğraş ne zamn biter |
Hayat en yakın dostumdur hep yanımda yürür....Bir gün beni terketse, kemiklerim üzüntüden çürür... :^) (ci) |
Birşeylermi rahatsız etti? http://www.myehost.de/resim/images/35u04792.jpgBir problemin mi var…? http://www.myehost.de/resim/images/Hhg04820.jpg http://www.myehost.de/resim/images/uQy04897.jpg http://www.myehost.de/resim/images/9mg04928.jpg http://www.myehost.de/resim/images/9aU04955.jpg http://www.myehost.de/resim/images/hfQ04979.jpg http://www.myehost.de/resim/images/u6C05005.jpg Hala çok fazla derdin olduğunu mu düşünüyorsun……? Etrafına bak ve sahip oldukların için şükret. Biz şanslıyız, mutlu olmak için ihtiyacımız olanından çok fazlasına sahibiz. |
Errrrkekkkleeerrrrrrr!Ne onlarla ne de onlarsız, yahu nolcak bunlarla sonumuz! Ahan da işte kullanım kılavuzları.... Erkekler, kadın gözüyle pek çok şeye benzetiliyor... İşte, biraz da mizahi dille, erkekler ve benzetildikleri... - Erkeklerle naylon çorap arasındaki benzerlik nedir? İkisi de kadınlara yapışır, sert hareketle karşılaşınca da kaçarlar... - Erkeğin özel anlardan anladığı nedir? Maç ve reklam aralarında eşiyle, çocuklarıyla konuşmak... - Erkeğin size ev işlerinde yardım etmekten anladığı nedir? Kirli çamaşırlarını, toplamanızın daha kolay olduğu yerlere atmak... - Eğer erkek, 'Eşimle hiç uyuşamazdık' diyorsa, gerçek nedir? Eşi onu terk etmiştir... - Erkekler neden iyi ve kötü günlerinde yanında olacak bir kadın isterler? Hem yanında yatsın hem de temizlik işlerini yapsın diye... - Koca ile papağanın ortak noktası nedir? İkisinin de söyleyecek yeni bir şeyleri yoktur... - Erkeklerin yatak toplamasına yardım etmekten anladığı nedir? Yataktan çıkmak. |
| Saat: 00:07 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık