![]() |
Emre itaatsızlıktan hapis yatan çavuş'a AİHM'den tazminat Emre itaatsızlıktan hapis yatan çavuş'a AİHM'den tazminat ANKA Üstünün emirlerine uymadığı gerekçesiyle 21 gün askeri cezaevinde tutulan A.D. adlı çavuş ile ilgili davayı sonuçlandıran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye’yi toplam 3 bin 500 euroyu ödemeye mahkum etti. Üstünün emirlerine uymadığı gerekçesiyle 21 gün bir askeri cezaevinde tutulan A.D. adlı çavuş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) Türkiye’yi mahkum ettirdi. AİHM, cavuşa toplam 3 bin 500 euronun ödenmesine karar verdi. AİHM, A.D. adlı çavuşun 1996 yılında yaptığı şikayet üzerine açılan davayı sonuçlandırdı. Çavuşa hak veren mahkeme, oybirliği ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özgürlük ve güvenlik haklarına ilişkin maddesinin ihlal edildiğine karar verdi. 1994 yılında itaatsizlik gerekçesiyle bir yarbayın emri üzerine 21 gün süreyle bir askeri cezaevinde gözaltında tutulan A.D., şikayetinde cezanın yetkili bir mahkeme tarafından verilmediğini savunmuştu. AİHM de, bir kişinin özgürlükten men edilmesi kararının ancak yetkili ve bağımsız bir mahkeme tarafından verilebileceğine dikkat çekerek A.D.’ye manevi tazminat olarak 2 bin, mahkeme masrafları için ise bin 500 euro (toplam 5 bin 592 YTL) ödenmesini uygun gördü. |
Bekleyiş Bir kelebeğin ömrü gibi kısa sürede Hiç kimse, bu kadar etkilemedi beni. Aklımı baştan alırcasına, Beni, mutluluktan, bulutların üstüne uçururcasına... Kimse etkileyemedi.. Tanışalı daha iki gün oldu İki defa konuşabildik sadece Yüzünü bile görmedim. Ama o yakınlığının sıcaklığı, sevgisi kilometreleri aşıp Kalbimin derinliklerini ısıtmaya yetti.. sanki senelerden beri tanıyorum seni sanki heran görüyorum Sesini duyuyor, nefes alışını yüzümde hissediyorum. O kadar yakınsınki bunca mesafeye rağmen. Gün gelecek gelen günle geleceksin biliyorum şimdiden özledim seni Bir asker yolu bekleyen bir ana gibi Ölümü bekleyen bir hasta gibi Özledim hayalimdeki seni... Seni bunca özlemesem bunca sevemezdim ki... Alperen Karadağ |
Uyan Çavuş Tiz Uyan Birinci Cihan Harbinde Jandarma çavuşluğu yapmış Mürteza Baba İstanbul'un işgal hangâmesinde sallandığı yıllarda Rumlar Batı Anadolu köylerinde muzırlık yapmaya başlayınca, oralara sevk edilen kuvvetlerin içinde Mürtaza Çavuş'da vamış. RumIarı geri püskürte püskürte Daya Kadın diye bir yere varmışlar. Hem epey yoruldukları için, hem de gece bastırdığı için, orada, Balkan Harbinden kalma tabyalarda geceleme durumu hasıl olmuş. Bir nöbetçi dikmişler, diğerleri yatmış. Mürtaza Çavuş da yatmış tabii, derken, bir müddet sonra nöbetçi de uyuklayınca Mürtaza Çavuş'a görünmeyen biri: Uyan Çavuş tiz uyan! Atik ol kurnaz davran! Hemen kaldır eratı, Aha geliyor düşman! der gibi tekmelemeye başlıyor! Hemen uyanıyr' tabii, asker tetikte uyur. Sonra dikkatlice etraflarına şöyle bir bakıyor ki, Rumlar sürüne sürüne kendilerine doğru gelyor! Ayın ondördüymüş o gün, ay ışığında görüyor bunu. Ondan sonra, askerleri uyandırarak bir cayırtı koparıyorlar! RumIarın bir kısmı ölü, bir kıs mı yaralı def olup gidiyorlar .. Sabah olunca, gece kendisine görünmeyen bir kimse tarafından tekme atılan yeri kazdırınca bir Türk şehidi çıkıyor. Evet! O şehid uyandırmış Mürtaza Çavuşu! http://img444.imageshack.us/img444/724/ih0bns8ec.gif |
Geniş anlamı ile barış, buhran ve savaş döneminde merkezi ve mahalli seviyede olmak üzere, sivil ve askeri kesim arasında sağlanan işbirliği ve koordinasyon olarak tanımlanabilen Sivil-Asker İşbirliği, Türkiye’de en klasik anlamı ile sivil ve askeri kesimin karşılıklı olarak birbirlerini desteklemeleri olarak da anlaşılmaktadır. Tanımlanmasının geçirdiği evreler dikkate alındığında, “Sivil-Asker İşbirliği faaliyetleri ne zaman ortaya çıkmıştır?” şeklindeki bir soru akla gelebilmektedir. En basit şekliyle cevap “Sivil-Asker İşbirliği faaliyetleri insan ve savaşların olduğu her dönemde var olmuştur” şeklinde olacaktır. Bununla birlikte, insani değerlerin gelişimi ve değişimi ile toplumların demokrasi anlayışlarındaki gelişmeye paralel olarak, insan ve onun yarattığı kurumlar ve organizasyonlar toplum içinde ve uluslararası alanda önem kazandıkça, Sivil-Asker İşbirliği faaliyetleri de askeri harekatın değişmeyen, fakat gün geçtikçe önemi artan faktörlerinden biri olmuştur. Bu gelişim sürecini kısaca şöyle açıklayabiliriz. NATO’nun Merkezi Avrupa Komutanlarından birisi, Sivil-Asker İşbirliği’nin önemini; ”Eski zamanlarda Komutanlar, Sivil-Asker İşbirliği konusunda asla düşünmezlerdi. Sivil-Asker İşbirliği, harekata katılması istenmeyen çok kıdemli albayların görevi olarak kabul edilirdi. Bugün için, bu düşünce tamamen değişmiş ve Sivil-Asker İşbirliği, bir Komutanlık Sorumluluğu olmuştur. ” ifadeleriyle dile getirmiştir. İkinci Dünya Savaşında, Avrupa Müttefik Komutanı General Eisenhower, dönemin ve harekatın Sivil-Asker İşbirliği ihtiyaçlarına ilişkin olarak; ”Baş ağrıtan ve bir hafta içinde 10 yıl yaşlandıran sorunlar” ifadesini kullanmaktadır. Soğuk Savaş Döneminde ise en klasik tanımı ile pek değişmeyen bir Sivil-Asker İşbirliği yaklaşımı devam etmiştir. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi Sivil-Asker İşbirliği ve ilişkileri konusu, geniş kapsamlı bir incelemeyi gerektirmekle birlikte, tarih boyunca sivil-asker ilişkileri ve kurumlar arasındaki işbirliği, ordu-millet yaklaşımı içinde ele alınmış, ülke içinde söz konusu kurumlar arasında önemli bir sorun ortaya çıkmamış ve/veya devlet anlayışı bakımından olmadığı kabul edilmiştir. Özellikle, top yekûn savaşın en güzel örneklerinden biri olarak Kurtuluş Savaşı, Sivil-Asker İşbirliği’nin oldukça farklı bir yorumu olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyadaki bloklaşmanın yıkılması ile daha belirgin hale gelen milliyetçilik ve buna bağlı olarak etnik grupların kendilerini tanımlama ihtiyacı, istikrarsızlığı artırıcı diğer tehditler ve uluslar arası ortamda insani değerlerin yükselişi, ülkelerin Sivil-Asker İşbirliği anlayışında da değişimler meydana getirmiştir. Dünya konjonktüründeki bu gelişmeler çerçevesinde; özellikle, farklı bölgelerdeki tehdit algılaması değişime uğramış, dünyanın herhangi bir bölgesindeki kriz, çatışma ve doğal/teknolojik afetler de ülkelerin ilgi ve etki alanlarına dahil olmuştur. Bütün bu gelişmelerin sonucunda; çok sayıdaki bölgesel çatışma ve kriz ortamında, istikrarın yeniden sağlanması amacıyla oluşturulan Barış Gücü faaliyetlerinin önemi ve yoğunluğu giderek artmıştır. Yabancı ülkelerde çeşitli ve çok sayıdaki etnik ve karmaşık grup ve/veya topluluklarla karşı karşıya kalan Barış Gücü unsurları açısından en önemli sorun ise, “yerel halk ile iletişim kurulması” olarak karşımıza çıkmıştır. Bu sorunun çözümü için de; görev bölgesindeki toplumu, siyasi, ekonomik, psikolojik ve sosyal yönleri ile daha yakından tanıyan ve onlarla daha kolay iletişim kurabilen, sivil ve askeri birimlerden oluşan bir unsurun gerekliliği ortaya çıkmış, günümüzün Sivil-Asker İşbirliği anlayışının gereğini yerine getirmek maksadıyla da, başta ABD olmak üzere pek çok ülkenin ve NATO’nun askeri kuvvetleri içerisinde, Sivil-Asker İşbirliği (Civil-Military Cooperation/CIMIC) Birlik ve Unsurları diye nitelediğimiz, yeni bir oluşum yer almaya başlamıştır. Söz konusu CIMIC Birlik ve Unsurları kısaca; kriz, çatışma ve afetler nedeniyle normal yaşam düzeni bozulan bölgenin siyasi, ekonomik, sosyal, psikolojik coğrafi v.b. resmini çıkararak, ihtiyaçları sıralayabilen, ihtiyaçların giderilmesi için projeler oluşturan, bu projeler için gerekli mali ve idari desteği yerel, ulusal ve uluslar arası organizasyonlardan temin ederek, bölgenin alt yapısının geliştirilmesinde önemli rol oynayan, sivil ve askerleri uzmanlardan oluşan bir teşkilatlanma olarak özetlenebilir. Bunun bir adım ötesinde ise CIMIC Birlik ve Unsurları; Uluslararası Kuruluşlar (International Organization/IO) , Milli Kuruluşlar (National Organization/NO) ve Hükümet Dışı Organizasyonlar (Non-Govermental Organizations/NGO’s) ’ın dolaylı ve/veya doğrudan desteği ile söz konusu kriz bölgesi veya ülkede, ülkesinin menfaatleri doğrultusunda kendisine müzahir bir topluluk yaratabilmekte, ileride elde edilebilecek siyasi ve ekonomik çıkarlar için bir alt yapı oluşturulabilmektedir. Özellikle Bosna-Hersek ve Kosova Krizleri de göstermiştir ki, kriz ve çatışmaların çözümüne yönelik Barışı Destekleme Operasyonları’nın başarısı ve operasyon sonrası bölgenin süratle normal yaşam düzenine geçirilmesi, büyük ölçüde CIMIC faaliyetleriyle mümkündür. Sonuç olarakSivil-Asker İşbirliği;görevin desteklenmesi maksadıyla, Harekat Alanı Komutanı ile milli ve yerel otoriteleri ihtiva eden sivil halk arasında; irtibat, işbirliği ve koordinasyonu sağlayan, “KAYNAKLAR, DÜZENLEMELER ve FAALİYETLER”dir. Buradaki irtibat, koordinasyon ve işbirliği; Uluslararası, Milli ve Hükümet Dışı Organizasyonlar ve Ajanslıkları da ihtiva etmektedir. |
Yola Çikmadan Yaniniza Alacaklariniz...! Mutlaka unutulmamasi gerekenler! T. C. Pasaportunuzu yaninizda götürün. Çalisma belgeniz, grencard'iniz, nüfus kagidiniz gibi belgeleri pasaportunuzdan ayri tutun. Ilk gün pasaportlar toplandigi zaman yanlislikla bu gereksiz belgeler de arasinda giderse kaybolma ihtimali var. Uyariyorlarsa da o anin karmasasi icinde bu hatayi yapanlar oluyor. Yaninizda Türk parasi bulundurun. En son gelen bilgilere göre, tugay içinde banka ve ATM (bankamatik) açilmis! Hizmet veren banka Akbank. Teslim olmadan once Akbank'da hesap actirirsaniz daha kolay olabilir. Sadece kendi sahsi harcamanizi degil toplanacak bagislari da hesaba katin. Bu bagis için asagi yukari US$100 bedeli Turk lirasi hesab edin. (Bagislar gönüllü ama birazcik da mecburi :-). Benden sonraki dönemlerden yazanlar "gönüllü" bagis miktarinin US$100'ün birkaç kati oldugunu belirttiler. Yani rayiç degisebiliyor, hazirlikli olun. Eger ABD'den gidiyorsaniz AT&T'nin USA Direct servisi veya benzeri servislere nasil ulasabileceginizi ögrenin ve ABD'deki telefon kartinizi yaninizda bulundurun. (Baska ülkelerin telefon sirketlerinin bu tür servisleri var mi bilmiyorum, Almanya'dan gelen arkadaslar böyle bir sey duymadiklarini söylediler.) Aslinda Turk Telekom'un yeni ücretleri ile ABD'yi aramak USA Direct benzeri servisleri kullanmaktan daha hesapli, ama normal kontur kartlari ile çalismayan arizali telefonlardan bu servisler için ücretsiz arama yapabilirsiniz. Bu da telefon kuyruklarinda size önemli bir avantaj saglar. Orada size verilecekler Ilk gittiginizde orada size bir mavi çanta satilacak (almak zorundasiniz). Fiyati ben aldigim zaman 490 000 TL idi (yaklasik US$9). Temmuz 98 döneminde fiyat $8 civarinda imis. Bu parayla sunlari almis oluyorsunuz:
Götürürseniz çok iyi olacaklar Yukaridakiler haricinde ihtiyaciniz olacak seyler asagidaki listede. Bunlarin hemen hepsini orada (parayla) temin edebilirsiniz, ama hazirlikli giderseniz çok daha rahat edersiniz. Unutmayin ki bunlari yukarida boyutlarini verdigim çantaya sigdirmaniz gerekiyor.
Yasak olanlar Fotograf makinasi ve her türlü elektronik cihaz (özellikle radyo) yasak. Not: Fotograf makinasi gotururseniz teslim olunca alip, son gün geri veriyorlarmis. Böylece ayrilmadan once hatira fotograflari çekmeniz mümkün olabilir. Içinde uyusturucu olan ilaclar da yasak. Giriste doktorlar getirdiklerinizi kontrol ediyorlar. |
ASKER SÖZLÜĞÜ Askere Gidecek Olan Arkadaşlarımıza Hitaben... Askerler Gitmeden Ezberleyin Bunları...!:) ASKER SÖZLÜĞÜ aztek: astegmen Kullanim: Etrafta subay yokken çavuslarla falan konusurken kullanabilirsiniz, mesela "aztek Mustafa'ya kil oluyorum" gibi. batarya: Dört takimdan olusan birim (piyadeler buna bölük diyorlar). Komutani bir yüzbasi. Kullanim: Taburdaki bataryalar numaralari ile anilirlar. Mesela Hafif 3 gibi. dogan günes: terhis olacaginiz günün sabahi. Kullanim: Diyelimki ayin 11'inde terhis olacaksiniz, ayin onunda "Safak kac?" diye soruldugunda "Dogan günes!" diye cevap vereceksiniz. içtima: Birligin sayilip komutana mevcudun bildirilmesi icin günün belirli saatlerinde toplanmasi. Kullanim: Sabahlari batarya olarak içtima yapiliyor, aksamlari ve özellikle Cuma aksamlari tüm tugay birlikte toplaniyor. Içtimanin maksadi herkesin nerede olundugunun bilinmesi (nöbette, revirde, görevde, istirahatte, ...) ve firar varsa bir an önce ortaya çikarilmasi. Lakin, günün belki de en sinir bozucu anlari burada yasaniyor, defalarca sayiliyorsunuz, her zaman degisik sayi çikiyor, bir alem yani... Sunun gibi ifadelere kulaklariniz alisacak: "Batarya, sabah içtimasinda bir subay, iki astsubay ve besyüzon er ve erbas mevcudu ile emir ve görüslerinize hazirdir komutanim!" kadro: Dagitimi yapilmis ve egitimini tamamlamis er, ayni zamanda usta er. Kullanim: Resmi sayilan bir terim oldugu için herkesin yaninda (kadrolar dahil) kullanabilirsiniz. komutan: Rütbesi sizden yüksek olanlara (yani herkese) hitap sekliniz. Kullanim: Çavus ve onbasilara komutanim diye hitap etmeniz lazim. Özellikle etrafta daha üst rütbeli birisi varsa buna itina edin. Komutanlarin hiyerarsisine de dikkat edin. Önce manga komutaniniz gelir (bu bir çavus veya onbasi olabilir), isteklerinizi onu atlayip daha üstteki bir komutana söylemeniz hos karsilanmaz mesela (size sorulmus ise baska tabii) mamus [okunus: mamush]: kisa dönem dövizli acemi erlere (mehmetciklere) verilen isim, kibarcasi Mehmet Bey. Kullanim: Kadrolar bunu sizin için kullanacaklar. manga: 20-25 erden olusan sizin ait oldugunuz en küçük birim. Kullanim: Her takimin içindeki mangalar numaralari ile anilir. Mesela eger ikinci takimin birinci magasindaysaniz, "ikinin birindenim" veya "ikiye birdenim" dersiniz. manga basi: mangadan sorumlu er, bu acemilerden birisi ve genellikle en uzun boylu olani. Kullanim: Manga basina komutan diye hitap etmeyin. mintika [okunus: mIntIka]: bölge anlamina gelen bu kelime sizin için takim olarak temizliginden sorumlu oldugunuz yer anlaminda. Kullanim: "Arkadaslar minitkamizi yaptiktan sonra yemege gidecegiz." cümlesinde oldugu gibi yapmak fiiliyle birlikte kullanilir. poset [okunus: poshet]: yüksek okul mezunu olup da askerligini yedeksubay yerine 8 aylik er olarak yapmayi tercih edenlere takilan isim; çavuslarinizin bir kismi böyle olabilir, yasca diger kadrolardan büyüktürler. Kullanim: Kadrolarkendi aralarinda kullanirlar ama siz samimiyeti ilerletmeden kullanmasaniz daha iyi olur. safak [okunus: shafak]: bulundugunuz günü saymadan üniformali uyanacaginiz gün sayisi. Bu kelime oradayken hayatinizin ekseni olacak. Kullanim: Diyelimki ayin 11'inde terhis olacaksiniz. Ayin 8'inde (uyanir uyanmaz bile) "Safak kac?" diye soruldugunda "Iki!" diye cevap vereceksiniz. tabur: Bir kaç bataryadan olusan birim. Komutani genellikle bir yarbay. Kullanim: Ait oldugunuz birimler hiyerarsisinde numara yerine ismi olan ilk birim. Burdur'da Hafif Topçu Taburu, Orta Topçu Taburu ve Özel Tabur olmak üzere üç tabur var. takim: Bes mangadan olusan birim. Kullanim: Bataryanin takimlari da numaralari ile anilirlar. Mangadaki kullanim örnegine bakiniz. |
Devriye dolaştım durdum Atışta hedefi vurdum Doğarken eğitilmişim Çakı gibi asker oldum Komutan dedi ki yat,kalk Talim bitti başlar lak lak Bir tertip var öyle ****** Tanıdığıma pişman oldum Tezkereye kaldı aylar Gevşedi iyice yaylar Ayakta terlik elde çaylar Albay görse fırça kayar Yeni gelmiş şafak sayar Daha toysun ulan hıyar Kep kaldırmış yan yan bakar Bir koyarım yıldız sayar |
|
Asker Ocağında Bayram Sabahı Güneş tepelerden sancıyla doğar Asker ocağında bayram sabahı İçimi bin türlü acıya boğar Asker ocağında bayram sabahı Ne varsa kesilir neşeden hazdan Şeker şerbet geçmez olur boğazdan Dökülür gözümden yaşlar birazdan Asker ocağında bayram sabahı Tanıdık dost sesi kulaklarımda Ayrılık bestesi dudaklarımda Hayalim memleket sokaklarında Asker ocağında bayram sabahı Yavukludan gelen sır selamına Bir kokulu mektup bir selamına Kaç şarjör boşalır yar selamına Asker ocağında bayram sabahı Yanında istersin sırdaşlarını *****, babanı gardaşlarını Aşk olsun tutana gözyaşlarını Asker ocağında bayram sabahı http://img444.imageshack.us/img444/3002/ih0bns9lb.gif |
Askerlik bir nimettir Vatan aşkı bilene Yük verir, zahmet gelir Vatan nedir bilmeyene Delikanlı dediğin Borcuna sadık olmalı, askerliğini yapmalı Kaçacak delik aramamalı Bileğinin ve yüreğinin gücü sınanmalı Fedakarlığın, cesaretin ve vatan aşkının Destanını, kanlarıyla tarihe yazan Bu toprakları canı ile alan Aslan yüreklilerin Duruşları ölümü korkutan, atalarımızın Çektikleri çile, ızdırap ve zorluklar Biraz olsun soluklanmalı- anlaşılmalı Askerlikte her şey farklıdır Arkadaşlık -ayrılık- hasretlik Her şey olduğundan ağırdır Duygular yoğun yaşanır Askerlik insanın olgunlaştırır Çünkü orası Peygamber Ocağıdır Ateş olmadan yemek pişmez Asker olmayana adam denmez Biz böyle gördük atadan Sözümüz anlayana Düşüncesi derin, gönlü engin olanlara Çayda çıra gelir geçmişiyle işi olmayana Vatan nedir bilmeyene |
| Saat: 12:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık