![]() |
bir kabus gibi çöküyor üstüme gece olunca, sensizlik yüreğimi sıkıştırır nefessiz kalır ciğerim, bir de senin hasretin var katlanılması güç olan, yine de yaşıyorum; ne yaşadığımı bilmeden. evet sensizlik çekilmiyor ne sigaram beni avutur, ne de elimde kalan resmin beni teselli eder. işte sensizliği böyle yaşıyorum sevginden vazgeçmeden kahrını çekiyorum... *alıntı |
Hasret Geceleri hasret geceleri gömülmüş karanlığa yıldızlara dargın yorganına sarılır ay yine öyle eski haliyle dudakları kırmızı dökülür nameler buğday başaklarından balıklar mendil tutar göz yaşlarına ağaçlar boy verir meyve verir inada bir de hasret türkülerini çalar radyolar penceremi özler bekler sarı güller yollar düz yollar kıvrımlı gündüz çiğnendiğinin yorgunluğunu atar uzanır alabildiğince hasret geceleri hasret geceleri sessiz kimsesiz yorgun yürekleri çekingen duymaz ıssız yatağında uzanan ırmağın sakinliğini gözler kapalı gök kapalı yer siyah karanlık serin hasret geceleri |
SEN ÜZÜLME Sen üzülme bana sevgilim, idare ediyorum işte İttire ittire götürüyorum hayatı bilinmezliği ile... Sen üzülme suskunum diye. Söküklerini dikiyorum gecenin. Ay ile yıldızları birleştiriyorum, Gök ile güneşi, martılar ile denizi, güzel ile çirkini... Yaşam ile ölüm arasındaki bu maratonun Son finalini koşuyorum nefes nefese. Sen üzülme ara sıra ağlıyorum diye Adına yazdığım tüm şiirleri fırlatıp attım da denize O canımı yaktı biraz.... Yoksa iyiyim ben. Kızma bana gecenin karanlığına takılıp kaldım diye Merak etme; güneş bana da doğacak Beni de yakacak, içimi yeniden ısıtacak Denizin tuzu tenimi ısıracak Huzur; giyilmemiş bir elbise gibi Ruhumu sımsıkı saracak. Gelmek istersen yeniden bana Kapım açık tüm sevdalara Geleceğin zaman haber ver Ya da dokun yüreğime Gün ışığı aydınlığında |
yüreğimin duvarları arasında kefenledim düşlerimi. artık paylaşacak birşey kalmadığını bilmek o kadar acıttı ki beni. belki de bu yüzden keyifsiz kelimelerim. belki de bu yüzden ilk defa mektup yazıyorum. sahiplen... beni anlamak zordu, çözemedim kendimi. çözsem, sana kalmayacaktı anlamsızlıklar. beklediğim ne idi? bu bile yanıtsız bir soruydu sanırım... hicran düşüyor geceye denizin karasından. denize en çok ben kara kattım. sense kül... neyse, karıştırmayalım karayı külü... kalmıyor birşey arkamda ben giderken. senden aldıklarım olsaydı da onları bıraksaydım sana. kurumuş papatyalardan, kokusu hala saklı bir taç yapsaydın da bana, zarfın içine onu da koysaydım. ama yok, yok işte... sakladım seni içimde. senden izin almadım ama aldım seni ve gidiyorum. bir de gölgeler geliyor peşim sıra. hangisi aslım o da yanıtsız... ben, ben galiba dayanamıyorum artık... yok, bu öyle her zamankinden değil. keyifsiz bir gecede, söyleneekleri söylemeleri beceremeyip, ardımdan dualar okunarak gidiyorum... gel de toprak at üzerime... yorgunsan ve kolun ağrıyorsa eğer, bana yaşamak için bir neden söyle.. ben giderken çaresiz, hasret olmasın yüreğine... |
en değerli varlığımdın ama beni sırtımdan hançerlemeden önce şimdi nesin biliyormusun benim için içimde ilk nefret duygusunu uyandıran bir varlıksın sana teşekkür ederim bana o pis yüzünü gösterdiğin için ben dünyada ki en güzel varlık olduğunu düşünürdüm ama ne zavallıymışım ki senin o pis yüzünü görmediğim için madalyonun iki yüzü vardır sen artık benim için madalyonun araka kısmısın çünkü madalyonun arka kısmı kullanılmaz unutmadan sevineceğin bir haber sana olan nefretimi içime gömdüm... |
|
Acı Günlerim Acı günlerim Şamatacı günlerim Güneş yüzü görmedi vay Hacı bacı günlerim Değirmenin çarkı yok Bu bahçenin parkı yok Ali gider Veli gelir külhana vay Bir birinden farkı yok Acı acı günlerim Göz boyacı günlerim Ahı vahınan geçti gitti Hacı bacı günlerim Bir ipte iki cambaz Zor olur oynayamaz Dili tatlı içi zehir güzelim vay Böyle kazan kaynamaz Acı acı günlerim Şamatacı günlerim Ahı vahınan geçti gitti Hacı bacı günlerim Mahzuni deli gönlüm Yine yollara düştü Hacı vurdu bacı durdu Kaygı kullara düştü Acı acı günlerim Şamatacı günlerim Ahı vahınan geçti gitti Hacı bacı günlerim |
Ne şiirlerim oldu... Ne duygular aktı satırlara... Hep sen dolu, çoğunlukla sana sevdalar biriktiren Bazen de hüzün dolu,karamsarlıklara teslim olmuş Ne şiirlerim oldu... Hepsine güzellik kattın Güzelliğini anlatmamda kelimeler yetersiz kalmıştı her zaman Gülüşünü,masum yüzünü,sevimliliğini nasıl anlatabilirim ki zaten Bu belki de hayranlıktı... Bir de keşke tanıyabilsem seni Güzel,masum yüreğini anlatabilsem şiirlerimde.. Bilmiyorum, okuyor musun şiirlerimi? Okuduğuna dair umudum var Belki ben uyduruyorum; Belki de okumanı istediğimden bu umudum. Ne hüzünlü gecelerim oldu ama hepsi senle doluydu Bilmem senin de aklına geldiğim oldu mu? Bir şeyi bilmemek ne kadar kötü Aslında bilmemekten daha zor olan öğrenememek. Ama unutma ki; Sen duymuyorsun diye sesim yok olmaz Sen görmüyorsun diye gözlerim rengini yitirmez Sen bilmiyorsun diye duygularım kaybolmaz Ama hoşlanmıyorsan hiçbir şey yapılamaz Çünkü göz,burun,yüz,tip değişmez Zevkler de herkes özgürdür, zorlanamaz. Ve inanmıyorsan sevgime de ve bana da, hiçbir şey yapılamaz En çok acı çektiren bu olur bana, Ne sevmemen, ne hoşlanmaman bu kadar acıtmaz yüreğimi! Sessizliğimin son sesiydi bu İkinci bir emre kadar sessizliğim susmuştur Ama bu susuş sana hayran bir susuştur Bir gün, gözlerim gözlerindeyken gerçekleri öğreneceğiz ikimiz de. İnanıyorum,istiyorum,umuyorum,hayal ediyorum... Bu hayalle yaşayacağım belki karanlıkta,belki hüzünlü ama olabildiğine sevdalı... |
Bir Özlem Şarkısı Ne çok özledim seni bilsen ne çok arıyorum seni solgun palmiyelerin gölgelerinde ne çok arıyorum seni ifade yoksunu lal sokaklarından sağır sultanlardan acıya hüküm giymiş sevdaların ayak izlerinden kaldırım taşlarına sinen dolunay sessizliğinden çiçeklerden her tüyünde alacalı umutlar şavkıyan kuşlardan ne çok özledim seni bilsen gecenin titrek kanatlarında hüzne çalarken denizin mavisi yıkıp yalnızlığın acımasız duvarlarını tutup sana gelmek isterdim. henüz uyku sersemiyken yıldızlar doğmamış başakları okşarken bir rüzgar ak bir güvercin kanadına salıp yüreğimi nisan yağmuru gibi yağmak isterdim teninin karanfile çalan kokusuna ve bir hançer gibi ansızın girip düşlerine sesinin aksi sedası olmak isterdim bir meltem esişinde ne çok özledim seni bilsen bir görebilsem yüzünü beklenmedik bir şehirde ne yaprak düşer sonbaharda inan ne yağmur ne acı kalır yürekte ne gözyaşı bir değse gözlerin gözlerime ne hüzün kalır gecemde ne matem ne asiliği kalır denizin ne hırçınlığı ne çok özledim seni bilsen yitirilmiş sevdaların harman alevi düşlerinde pusudayım kulağım kirişte ellerim tetikte gözlerim ufukta dalgalanacak o kızıl saçlarında |
Sabır Gözler güneşin battığı yerde Dudaklar sevdalı şarkılar söyler. Her gurubun batışında Kalpler çarpar, ümit seherde Seveni anar mı sevgililer? Ey ümitlerim dilediğinizce kaçın Benim şu zamana borcum mu var? Yetişemezsem de koşun, arayı açın Madem ki insanım, beklerim Aşılmadık burcum mu var? |
| Saat: 16:41 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık