![]() |
Izindeyim sevdam izindeyim sevdam Elimdeki güllerim solsada Gözlerimde yaslar kalmasada Kalbim durmadan hep sizlasada izindeyim sevdam usanmadan |
Adımları Yok Bu Dansın Can kafesimde bir güvercin, yuvasını arayan; Bir de sen yeşil gözlüm, can yüreklim, alınyazım! .. Bir ben vardım, her salınışta gönüllü kaybolan; Bir de sen, sıcağına sığındığım! .. Bir kulağımda nefesin vardı, dinlediğim; Diğerinde o eski şarkı, anılardan çağırdığın... Yüreğimin bir yarısında bir mutluluk, özlediğim; Diğer yarısında bir sızı, hiç duymadığın... Bir kolumla sımsıkı sarılmıştım boynuna; Diğeriyle tutunmuştum düşlere, hesapsız! .. Bir gözüm pırıldarken mutluluk sarhoşluğuyla; Diğerinden bir mavi damla süzüldü apansız! .. Can kafesimdeki güvercin ne kadar çırpınsa da Bakma, o da bilir aslında kanadının vurgununu... Yine de uçar yüreği ardınsıra; Gözlerinin ışığı avutur yorgunluğunu... Bırak çalsın şarkılar, düşlerim raksetsin gizlice; Seninle bu biricik dansım yarım kalmasın! .. Biliyorsun ya sevdiceğim, hâcet yok uzun söze; Adımları... Adımları... Adımları yok bu dansın! .. |
BELKİ BEN Belki ben o günden çok daha evvel, köprü başında sallanarak bir sabah vakti gölgemi asfalta salacağım. Belki ben o günden çok daha sonra , matruş çenemde ak bir sakalın izi sağ kalacağım... Ve ben o günden çok daha sonra: sağ kalırsam eğer, şehrin meydan kenarlarında yaslanıp duvarlara son kavgadan benim gibi sağ kalan ihtiyarlara, bayram akşamlarında keman çalacağım... Etrafta mükemmel bir gecenin ışıklı kaldırımları Ve yeni şarkılar söyleyen yeni insanların adımları... |
Hayat Duvara asılmış bir portrenin İçidir yaşamımız, Anılarımız, Yağlıboyada siluetler Fırça darbeleridir, acılarımız Hayata derinlik katan Ve fırçanın büyüklüğünde Sevgilerimiz Duvara asılmış Ve hiç bakılmamış bir resimdir Hayatımız Bakanlar, sadece boyadaki renklerin Tonlarına, Işığına bakarlar Oysaki resimde saklıdır, Anlatılan Her bakıldığında Başka bir resim görür bakan. |
ıÜüGeri Verin Omrumu! .. Ne yana baksam, agır bir yalnızlık; Kapım kucuk bir “merhaba”ya aralık; Gelen yok, giden unutmus adresimi; Bu nasıl istir dostlar; yaslandık mı artık! ? Hayat nasıl da yavaslıyor yıllar gectikçe; Birzamanlar kosardım akardı oysa... Hani o fütursuz kahkahalar, simdi nerede! ? Gecmiş baharlardan kalmadır, ara-sıra cınlıyorsa... Ellerim nasıl da burusmus, nasıl da yıpranmıs; Isıltılı bakısımdan soluk bir eser kalmış... Saclarım coktan unutmus rengini; Gul beyazıydı benzim, simdi sararmıs... Nice hastalıklar var es-dost edindigim; Nice ilaclarım var adını ezberledigim; Hayat bir bulmacaydı cozulmeyi bekleyen; Simdi birkac parca kaldı sırrına ermedigim... Bilmem ki kac bahar kaldı soluk alınacak; Kac yagmur ıslatacak yıllanmıs huznumu! ? Yazdan kalma kac gun var acep yasanacak! ? Vefasız aynalar, geri verin omrumu! .. |
ANLAŞILMAK İnsanlar beni anlamıyor Anlatmakla ilgili değil bu konu Onların kafasındaki soru Bildiklerinden değil,tahmin ettiklerinden Öğrenince,öğrenmek isteyince tahminler biter Boşa koysam dolmuyor,doluya koysam almıyor İnsanlar beni anlamıyor |
Gelirim Sana Günün yorgunluğundan bakarım. Gecede, resimler çizerim. Bir şehir uykuya dalar... Rüyada dost`lar görülür El-ayak çekilmiş geceden, /bir adam uyanır… Gözlerine yıldızlar düşer. Sabırla, tan atımı beklerim. Gün, ışın`larıyla ten de yanmadan, ilk ışıklarıyla gün`e dalarım. Bir şehir uyanmadan, Uyku gözlerinden uçmadan, Gece`den resimleri, Rüya`dan dost`ları, Şiir`den dizeleri, Gün`den ışıkları, alırim yanıma Gelirim sana, Merhaba, sevgili. Sevgili, merhaba ………………………………. …………………………….. |
YAĞAN YAĞMURDA OKYANUSLARDA BOĞULMUŞUM BEN ISLATMAZ YAĞMURLAR BENİ HİÇBİRŞEY SİLEMEZ,KURUTAMAZ ÜZERİMDEKİ YAŞLARI ATEŞLER YAKMIŞ BU TENİ HERKES DOLAŞIR YAĞAN YAĞMURDA SOKAKLARDA UYURUM ELBET BU HAVADA GÖZLERİMİ KAPATIP AKMASIN DİYE YAĞAN YAĞMURDA DAMLALAR GÖZYAŞLARIMSA |
Kuru Dallar Kuru dallar. Kuru dallar ve yalnızlık. Sonsuz bir susuzluk içinde kaybolan telaş zamanlarına ekilmiş birkaç hatıra. Hatırla beni. Sonsuza dek unutma. Seni sevdiğimle yargıla beni. Susuz yağmurlarla sorgula. Ama kalbinde hiç terk etme… Korkuyorum. Islak ve telaşlı bir yağmur kadar yakın bir ölüm tutkusundan. Sensizliğin yakıcı güneşiyle tutulan ellerimin arkasında saklanan zayıf gururumdan. Ve korkmayı bilemediğim ölümden… Sonrası bana kalmış. Ölüm kadar yakın ve sevmek kadar uzak artık tüm ihtimaller. Karanlık bir gecenin kara suları beni alıp götürüyor. Sen gittikten sonra kalmadığım kadar bu şehirde. Kırlara çağıran sesleri silip atarken beynimin hafızasından, güzel günlere inat seni sevmek isteyişimin yargılayıcılarıyla dolu bir hayata, kana kana yalnızlığa sarılıyorum… Bakma yüzüme öyle. Kırıldı işte bişeyler. Ben mi yaptım yoksa zaman mı kırdı ellerimi? Bilmiyorum. Benim bildiğim tek şey iyi şeylerdi. Kötülüğün tutsaklarına anlatmaya çalıştığım temiz düşlerimde boğulmuşluğum kadar yanık bir ten, kapkara gözlere süzülen gecelere susuyorum. Hadi al ellerimi; istediğin kadar senin olsun… Düşlerimde kalmış bir çocuktum. Şimdi kayıp bir zamanın ayakları altına serilmiş gururumla kıyı köşe kaçıyorum yalnızlığın nefesinden… Susadım ölmeye… Öldürmek istedim defalarca içimdeki çocuğu ve ellerini bağlayıp, kanatlarını koparmak istedim meleklerimin… Düş yorgunu gözlerimden akan damlalara inat seni yaşamak istedim sonsuzluğun denizinde… Ama seni ben yapacak hiçbir duygu kalmamış dünyanın üzerinde… Yapayalnız susuzluğa küsüyorum… Aklımın köşesinde benimdin… Sonra tüm beynimi kapladın… Sonra alıp başını gittin… Şimdi bir şarkı yazıp tüm gece onu söyleyecek dilim… Gözlerimden akan yaşların ritminde… Sana kırgın değilim. Anla beni küçüğüm. Giderken sana söylemek istediklerim var. Ben gittim. Yokum artık bu şehirde. İçinde olduğum kadar susacağım artık… Hiç konuşmadan… Yardım etmeni istemiştim. Ama sen gitmeyi seçtin benden… Bu akşam gidiyorum işte bu şehirden… Devirdiğim son şişe yalnızlığım olsun… Kalmadı artık içimde hiçbir şiir. Yok olmuşluğum kadar yanıyor içimde perdeler. Yıkıntı bir sevda ateşiyle aldatıyorum içimdeki sevgileri… Bir bir yıkıyorum duvarlarımı. Şarkılar dinleyeceğim, sonra gideceğim; nereye bilmem… Kınamayın artık beni. Ya da siz bilirsiniz… Ne de olsa yokum artık ne içinizde ne de yakınınızda… Artık melekler yalnızca; yoldaşım… Biraz zor gitmek ama… Bilmiyorum karar vermeye korktuğum kadar da kararlıyım gitmeye… Çok canım yanıyor… Güzel günler yok artık benim için. İnanmıyorum… Kusurlarımla varolmak kadar kötü biriymişim. Melek olduğumu zannettiğim kadar da şeytan… Kırıkmış hayallerim doğuştan… Yazmak istiyorum; ölümle kanatıp… Ama artık yazamıyorum… |
Kaçak kaçtım hep senden sobelendim kendimden gitmedim,gidemedim oralara sen geldin üstüme,ıssız odalarda artık anladım,kaçış yok ne hayalinden ne de anılardan umut var artık,korku az çok çıkarmalı artık kalbi sandıklardan şimdi ortaköydeyim,o sarnıcın altında iskeledeyim,el sallıyorum karaköy vapuruna taksimdeyim bu akşam iftarda oradan sinemaya ne var ne yok vizyonda kaçmıyorum artık istanbuldan ne senden ne anılardan bak buradayım tam karşında uzat elini uzat bana tutmak istiyorum,söz bu defa dostça... |
| Saat: 00:14 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık