![]() |
Duru ve aydınlık günleri, Kaldırdın aramızdan izinsiz. Ne kaldı bizden hesaba çekilecek? Bir sarkaç gibi Gidip geliyor aramızda geçmişin. Ya da bir bumerank. Bu dairesel döngü, Bu esen rüzgar; Dikkat et, Ateşi söndürecek. Sınırındayım umutsuzluğun. Hayat hadi düştü elimden, Ha düşecek. Severken bile acıtıyorsun canımı. Ah bu sevmelerin yokmu, Bu sevmelerin... Bu Sevmeler beni öldürecek. IŞIK DEMİR |
Kim o, deme boşuna... Benim, ben. Öyle bir ben ki gelen kapına; Baştan başa sen. Özdemir Asaf |
Hiç bir kalem yazmadı henüz, Hiç bir kâğıt kirlenmedi böylesine. Oyunlar sürüyor. Kıyıya vuran yanlarımızı İnkar edişler de. Gizli bir haz alıyoruz, Başkaları için yazılıp söylenmişleri, Yontmaktan kendimize. Acının rengi yok mu, Tadı yok mu sence? Öyleyse nedir Kana kana içtiğimiz, Biraz kâğıt ve kalem eşliğinde? Bıraksak, Bir tutam gün sende, Bir miktar gece bende, Devam edip gidecek, Bu alt yazılı, Miadı geçmiş aşk bencilce. Çünkü acının bir kokusu var, Bir de tadı kendince. Ve bir tahterevalli gibi oyunlar da zevkli, Bazen sen üstte, Bazen ben üstte. Biliyorum; Gizli bir haz alıyoruz, Başkaları için yazılıp söylenmişleri, Yontmaktan kendimize. Çeviriler sürüyor, Karşılığımız olmadığını bilerek Hiçbir dilde. Haklısın, yoruldum. Kalsın; Bir tutam sızı sende, Bir miktar yara bende. Hoşça kal. İyiliği kendinden menkul, Kötülüğü bana düşman, Sevdası kem gözlere yaraşan gidişinle. Hoşça kal. Kal, Kal öteki halinle, Ötekiyle… IŞIK DEMİR |
Ne olur söyleyin sevenler bana Ayrılmak kanun mu aşk kitabında Elele tutuşup gülmeden daha Terketmek kanun mu aşk kitabında Ümitlerim kırıldı bitti Hayallerim yıkıldı gitti Bu dert beni benden etti Sevdim sevdim bak ne hale geldim Her seven sonunda düşüyor derde Bu aşk kitabının yazanı nerde Bir aşık inandı çok sevdi diye Terketmek kanun mu aşk kitabında Ahmet Selçuk İlkan |
Bu şarkılar var ya, ah bu şarkılar Dertli dertli çalar, ah bu şarkılar Bir keman sesinde, gönlüm tarumar Bulutlar yas tutar, yıldızlar ağlar. Bu dünyada beni mi çok sevdin hüzün? Benden başkasını görmüyor gözün Hiç durma içimde çal hazin hazin Bu şarkılar var ya, ah bu şarkılar... Bu şarkılar var ya, ah bu şarkılar Beni benden alan, ah bu şarkılar Bir tanbur sesinde büyür yangınlar Anılar Yas tutar ilkbahar ağlar. SEDAT ERDOĞDU |
Islak bir sokakta bulursun kendini Yüreğin taş, dudakların yok Yaşadığını zannedip yürümek istersin Ellerin titer, gözlerin dolar Yüreğinde ne varsa yaş olup akar gözlerinden Üşüdüğünü zannedersin; ölmektesindir Sıkı dur bebeğim buna AYRILIK derler..... Ceyhun Yılmaz |
Geceyi alır mısın giderken? Yıldızları koy cebine... Biliyorum, Üstüme hasretini örteceksin. Ve artık beni uyku tutmayacak. Öyleyse uykularımı da al... Peki şu kadehi diyorum, kırp atsak. senin mayanla tatlanan şarabı kaldırsak. Biliyorsun ya, Sen varsan mubahtır bana sarhoş olmak. Öyleyse günahlarımı da al... Şehrimi de götür lütfen. Sokaklarımın rengini, yağmurumun ıslaklığını götürdüğün gibi... Biliyorum, Özlemini hayatıma ekeceksin. Ve artık beni koyup koyup giderken sen, Yollarıma büyüyecek çiçeklerin Öyleyse tohumlarını da al... IŞIK DEMİR |
Bilmem ki nasıl anlatsam; Nasıl, nasıl, size derdimi! Bir dert ki yürekler acısı, Bir dert ki düşman başına. Gönül yarası desem... Değil! Ekmek parası desem... Değil! Bir dert ki... Orhan Veli Kanık |
Bir ayrılıkta kaldı gözlerimizin rengi Aklımda o akşam Gece soluğunda koyu bir renk… Ve kızıldan öncesi saçlarının, nasıl güzel olduğunu Kızıl değilken -hatırlıyorum- Şubat tonlarında… Her ayın bir hatrı kalmış Tat mı koku mu aşk mı? Kalmış işte her ne kaldıysa hep aklımda… Mesela bir kış gecesi, bir parkta hatırlarım ellinin sıcağını Ve temmuz rengi saçlarının, kızıldan öncesini… Tütün tatlısı dudakların mesela, Dudakların, belki Mayıs rengi İlk öpüş gibi mahcup kırmızı… Ankara da Sensiz-bensiz her bir dakika Yalınayak olsam Ayazında dokunacağım toprağına Etim yapışıp kalsın buzuna; kök salacakmışım… hiç ayrılmayacakmışız… Gece soluğunda bir hasret ki… çekmek boynumun borcu Ahh… Bu benim sevdam; kızıldan öncesini hatırlamak saçlarının... Hâlbuki Ankara Bakışlım, Hatırlamaz kimse o serin/koyu kestane renklerini, güzelim saçlarının… Bilmez kimse aslını bizim gibi Hangi ayın kaç rengi olduğunu, Hangi ay, yaramaz bir çocuktu, Hangisi bizim değil… Hem, kim nerden bilsin! Ayrılık yollarında her bahar /sen ve ben… Niye ağlayıp, niye güldüğümüzü… ERKAN GÜÇAVLI |
İyidir beraber olmamız Yaklaşmış, değişik. Duyulur çevrenin gürültüsünde Issız Bizde bir şey eksik. Belki de bir şey fazla, yıllarca bilmedik Çökmüş birdenbire ağır: Bir kırık gülüşte Yitik Ümitsiz hatırlanır. Bulmak gibi tıpkı Karlar altında kayıp uzanırken ova Yolu kendiliğinden, Donmuş dallar esen ılık rüzgâra Çiçek açar çekingen. Aldanarak, unutulmuş Senin yolun ayrı, benimki ayrı Az sonra ikimiz de yalnız Kısa bir zaman için, saat beş suları İyidir beraber olmamız. Behçet Necatigil |
| Saat: 01:48 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık