![]() |
Bir Amerikalı ile Japon safariye çıkmışlar. Her ikisi de son teknolojik silahları da birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar. Derken uzakta bir aslan görünmüş. Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış. Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı sormuş: - ''Ne o, aslandan hizlı mı koşacaksın?'' - ''Yoo, senden hızlı koşsam yeter.'' |
Rus fizikçiler yerin 100 metre altında bakır tel bulduklarını, bunun ise atalarının bundan 1000 yıl öncesinde telefon şebekelerinin olduğunu kanıtladığını duyurdular. Bu olaydan 1 hafta sonra Amerikan gazetelerinde ilginç bir manşet. Amerikan bilim adamları yerin 200 metre altında 2000 yıl öncesine ait fiber optik hatlar bulduklarını, bunun ise, Amerikan toplumunun Ruslardan 1000 yıl oncesinde gelişmiş digital haberleşme sistemleri olduğunu söylediler. Bir hafta geçmeden Turk gazetelerinde yeni bir manşet. Türk bilim adamları yerin 500 metre altına kadar kazdıklarını ve hiçbir şey bulamadıklarını, bunun ise atalarının 5000 yıl öncesinde kablosuz (wireless) iletişim sistemlerini kullandıklarını söylediler... |
Fıkra değil gerçek Erzurum''a bilgisayarın daha yeni yeni gelmeye başladığı zamanlara ait bir anıyı Erzurum Kültür Kurumu İlköğretim Okulu''ndan Mansır Tıkıcı anlatıyor.... Bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı bilgisayarı işyerine kurduktan sonrastok programının kullanımı ile ilgili bilgi verir ve ayrılır. Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon: "Kardeşim sizin anlattığınız gibi yapirem fakat program düzgün çalışmiir." Teknik servis elemanı sorar: "Nasıl yapıyorsunuz?" "Senin anlattığın gibi." "Hata ne?" "Yazdığım bilgiler kaydetmeme rağmen saklanmir." "İşlem basamaklarını tek tek anlatın." "Tamam" diyor ve başlıyor anlatmaya... "Programı açirem. Malın adı bölümüne adını,adedi bölümüne adedini, birim fiyatını vb. yazirem. Hepsini yazdıktan sonra senin anlattığın gibi kayıt bölümüne basirem. Ekrana bir yazı geliir: Kaydetmek ister misiniz? E / H yazısı çıkir. Ben de diyirem Hee ... |
Maymun Avı Bir profesör maymun avına çıkmak ister.Gazetelere ilan verir: 'Amazon ormanlarında maymun avına çıkacağım.Orijinal yöntemlerle diri diri maymun yakalayacak avcılar aranıyor.' Temel bir mektup yazarak başvurur..Der ki;' Ben bir tüfek ve köpeğim ile canlı maymun yakalarum. Profesör Temel'in başvurusunu kabul eder. Birlikte Amazon ormanlarına yola çıkarlar.Maymunların bolca olduğu bir bölgeye gelirler.Profesör bir ağacın üzerindeki maymunu göstererek;' Mr.Temel, hadi becerini göster,bir tüfek bir kopekle bunu canlı yakala! der.'Temel güçlü kollarıyla ağacı sallamaya baslar.Maymun yere düşer düşmez kopek üzerine atlar.Maymunu öpüp bir güzel becerir.Maymun zevkten mayışmış,hareketsiz kalır.Profesör şaşkınlık içinde maymunu yakalar ve kafese koyar. Ormanın içlerine doğru yürümeye devam ederler.Yine ayni metotla birkaç maymun daha yakalarlar.Temel ağacı sallar,maymun düşer,kopek öpüp bir güzel becerir.Profesör pek memnundur.Ama merakını yenemeyerek sorar;'Mr.Temel, senin ve kopeğinin marifetini gördüm.Ama tüfek ne ise yarıyor ,'diye> sorar. Temel;'Hele bir bekle,'der. Derken, profesör bir ağacın yüksek dallarında ender rastlanan maymunu görür.'Bunu istiyorum.'der. Temel hemen ağacı sallamaya baslar.Fakat nafile.Maymun yere düşecek gibi değil.Bunun üzerine Profesöre döner;'Su tüfeği al,tetikte bekle.Ben ağaca tırmanacağım. Maymunun bulunduğu dalı sallayacağım. Maymun düşerse mesele yok.Eğer ben düşersem hemen kopeğe ateş et.......!!! |
Nasil yagmur nasil firtina, adam bir taksiye el kaldirir, taksi Durur. Adam gidecegi yeri söyleyince, taksici kizarak 'Ohoo orasi çok yakin alamam seni' der ve gazlar gider.Adam çok bozulur ama sonra bir sekilde, yagmur-camur evine gitmeyi basarir.Ertesi gün sans eseri bir bakar ki, dün geceki taksici, evinin önündeki taksi duragindadir ve üçüncü siradadir. Hemen plan yapar ve ilk taksi söförüne yanasir: Ataköye kaca götürürsün ? -5 milyon- Sana 20 milyon veririm ama bir kere beraber olalim , - Hadi be sapik misin,defol. Adam bu cevabi alinca ikinci siradaki taksiye yanasir. -Ataköye kaça götürürsün ? -5 milyon - Sana 20 milyon veririm ama bir kere beraber olalim. - Vay sapik vay defol.Sira üçüncü taksiciye yani bizim taksiciye gelmistir.Adam yanasir: - Ataköye kaça götürürsün ? - 5 milyon -Peki.Sana 20milyon vririm ama bir sartim var!! -Nedir ? - Giderken diger taksicilere el salliyacaksin! !!!!! - Ayibett! in abi tabii....... .http://www.frmevren.net/images/smilies/13.gifhttp://www.frmevren.net/images/smilies/13.gifhttp://www.frmevren.net/images/smilies/13.gif |
Temel yolda yürürken, yerde eski püskü bir lamba görür ve bir tekme sallar, lamba 10 metre ileri yuvarlanir. Birdenbire lambanin içinden devasa bir cin çikar ve bütün heybetiyle Temel' e sorar : - Dile benden ne dilersen ! Temel cevap verir : - Özür dilerim... |
bir 'dürümcü'nün reklam broşüründen harfi harfine aktarılmıştır. Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte Türk delikanlılarının ve genelde de Türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir. Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden Türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve büyük Türk ırkını Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir. İcabı halinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabı reddeden bir züppe haline getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi? İç yağının, kuyruk yağlarının, anamızın Vita yağının kolestrol yaptığı palavradır. Kolestrol, kebapları yedikten sonra iki şişe soda içerek ayarlanabilecek bir gaz durumudur. Sakın bu oyuna düşmeyin. Feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında Türk kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim istikbalimiz olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki gelişmemiş, sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan bir hale getirmişlerdir. Ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte vb. Lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir. Ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan Çin mutfağı diye birşey yoktur. Bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlukatın, wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir hokkabazlıktır. Sakın kanmayın, sakın yemeyin. Helal değildir! Unutmayın su uyur, düşman uyumaz! |
KAZ KAZLIĞINI BİLMEZSE Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil-i kıyafet gezmeye karar vermiş. Yanına baş vezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler. Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş. Padişah, ihtiyarı selamlamış: "Selamünaleyküm ey pir'i fani..." "Aleykümselâm ey serdar'ı cihan..." Padişah sormuş: "Altılarda ne yaptın?" "Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor..." Padişah gene sormuş: "Geceleri kalkmadın mı?" "Kalktık... Lakin ellere yaradı..." Padişah gülmüş: "Bir kaz göndersem yolar mısın?" "Hem de ciyaklatmadan..." Padişahla baş vezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar. Padişah baş vezire dönmüş: "Ne konuştuğumuzu anladın mı?" "Hayır padişahım..." Padişah sinirlenmiş: "Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım." Korkuya kapılan baş vezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere kenarına dönmüş. Bakmış adam hala orada çalışıyor. "Ne konuştunuz siz padişahla..." Adam, baş veziri şöyle bir süzmüş: "Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim." Baş vezir, yüz altın vermiş. "Sen padişahı, serdar-ı cihan, diye selamladın. Nereden anladın padişah olduğunu." "Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü padişahtan başkası giyemezdi." Vezir kafasını kaşımış. "Peki, altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor ne demek?" Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha almış. "Padişah, altı aylık yaz döneminde çalışmadın mı ki, kış günü çalışıyorsun, diye sordu. Ben de, yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz dedim." Vezir bir soru daha sormuş... "Geceleri kalkmadın mı ne demek?" Adam bir yüz altın daha almış. "Çocukların yok mu diye sordu… Var, ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına yaradılar, dedim..." Vezir gene kafasını sallamış. "Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne demek..." Adam gülmüş. "Onu da sen bul..." |
Jim ile Mary akıl hastanesinde iki hastadır. Bir gün hastanenin yüzme havuzunun etrafında dolaşırken Jim aniden suya atlayıp en dibe batar. Bunu gören Mary hemen ardından atlar ve dibe kadar yüzüp Jim'i kurtarır. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranışı hastanede olay olur. Bunu duyan başhekim de Mary'nin artık iyileştiğini düşünüp, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. İşlemler yapılır, belgeler çıkartılır, Başhekim ayni gün Mary'nin yanına gider: -Mary, sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haberim, yaptığın kahramanca davranıştan ötürü anladık ki akli dengen tamamen yerinde ve böylece hastanemizden taburcu oluyorsun. Kötü habere gelince, kurtardığın hasta, Jim, intihar etmiş. Az önce odasının banyosunda kendisini asmış bulundu. - Mary gayet sakin yanıt verir: “O intihar falan etmedi ki. Ben onu astım kurusun diye. “ |
Erkeklerden neden Güzin Abla olmaz? Sevgili Erkan Ağabey.. Bana yardımcı olursunuz diye size yazıyorum..Geçen gece işe giderken kocamı her zamanki gibi evde tv seyrederken bıraktım. Arabamla daha 500 metre gitmedim ki motoru stop etti. Hayli uğraşıp çalıştıramayınca kocamdan yardım almak için eve geri döndüm. Eve girince gözlerime inanamadım.. Kocam komşunun kızı ile yatağımızda..Ben 32, kocam 34 yaşında komşunun kızı ise 22.. Biz 10 yıldır evliyiz.. Yakalanınca resmen çöktü ve itiraf etmek zorunda kaldı.. 6 aydır birliktelermiş.. "Ya bu ilişki şimdi burda bitecek veya evliliğimiz..!" dedim bağırarak... O gün işi bıraktı, gitgide artan bir depresyona girdi.. Onu çok seviyorum ama o ultimatomu çekince yok oldu.. Resmen eridi.. Artık ona ulaşamıyorum... Lütfen bana yardım eder misiniz?.. Sevgilerimle, Ayşe.. _________ Sevgili Ayşe; Hava soğuksa, hele bu tip kısa mesafelerde motor ısınmadan bastıysan arabalar genelde bunu yapar.. Kaputu aç yakıt borularına şöyle bir bak, ezilme, çöküntü gibi bir şey var mı.? Manifolt bağlantılarını ve karbüratörü gözden geçirt. Eğer bunlar sorunu çözemezler ise sorun yakıt pompasında olabilir. Bujilere yeterli benzin gelmiyordur. (araban tüplü mü benzinli mi dizel mi yazmamışsın). Sanırım yardımcı oldum. Erkan Ağabeyin. Huseyin SAVASAN Business Development Engineer |
Temel kamyonuyla yokuş aşağı inerken freni patlar ve kamyonu son sürat gitmeye başlar, ve kamyon bir kavşağa gelir temel bir bakar sağ tarafta pazar kurulmuş yüzlerce insan ,soluna bakar bir tane çocuk. Pazara girip yüzlerce insanı öldüreceğine çocuğa çarpmayı tercih eder. Ertesi gün gazeteler şöyle yazar TEMEL KAMYONUYLA PAZAR YERİNE GİRDİ 20 ÖLÜ 50 YARALI. Temele sorarlar niye pazara daldın? Diğer yöne gitmedin? -Temel cevap verir -BENİM NİYETİM ASLINDA ÇOCUĞU EZMEKTİ. ÇOCUK PAZAR YERİNE KAÇINCA |
İmtihan Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar: "Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz? " Doktor: "Bir küveti su ile dolduruyoruz. sonra hastaya üç şey veriyoruz. bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. Siz ne yapardınız?" Adam: "Hmmm! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova kaşık ve fincandan büyük." "Hayır", der doktor. "Normal bir insan küvetin tıpasını çeker." :rofl::rofl: |
Biletine büyük ikramiye çikan Temel i üç ay sonra bakkal kasap ve borçlu oldugu diger esnaf yolda çevirmis. - Ula Temel, sana büyük ikramiye çiktigi halde üç aydir niye borcunu ödemeysun? Temel siritarak yanitlamis : - Zencun oldi, degisti demesunlar diye... |
1- > Ablam evlenmeden önce saatlerce odamıza kapanır, sigara ve kahve ikilisi > eşliğinde sırlarımızı dökerdik. Böyle anlardan birinde, kısık sesle "Müzik > açalım mı? Babam yan odada, bizi dinliyor olabilir." dedim. Yan odadan gelen > ve hala hatırladığımızda bizi kahkahalara boğan ses: "Ne dinleyecem sizi > beee!" 2- > Çocuklar kimden? > > > Annemle babam tartışıyor. Tartışma esnasında annemin kafası o kadar çok > karışıyor ki, kendisini aldatmakla suçladığı babama "O çocuklar benden mi??" > diyor! Zaten tartışma o anda bitiyor, gülmekten tabii. 3- > Un merakı > > > Komşumuzun kızı ilk fırıncıya kaçtı. Geri geldi, 5 ay sonra un fabrikasının > sahibine kaçtı. Bunlara annesinin yorumu; "Ben bu gızı una doyaramadım!" 4- > Sütün faydaları > > > Sabah erken okula gidecek oğlumu uyandırmadan önce, kalkar kalkmaz içsin > diye hazırladığım sütün bardak ebadını o kadar abartmışım ki, henüz uyanmaya > çalışan, tek gözü açık oğlumdan gelen cümle: "İneğin kendisini getirseydin > bari." 5- > Kayıp aranıyor > > > Çok sevdiğimiz dedemi kalp krizi sonucu kaybettik. Sevilen bir esnaf olması > sebebiyle cenazesine oldukça büyük bir kalabalık katıldı. Biz taziyeleri > kabul ederken uzun süredir görmediğim bir arkadaşım beni gördü ve geldi. "Bu > kalabalık da ne böyle?" diye sorunca gayet normal bir şekilde "Dedemi > kaybettik." dedim. Cevabı beni o an bile krize sokmaya yetti: ''Bu kadar > insan hala bulamadınız mı?'' 6- > Giyim kuşam > > > Lacivert ceketi, gri pantolonu, kahverengi ayakkabısı ve siyah kemerini bir > arada giyen babama annemin yorumu: "Toplama bilgisayar gibi olmuşsun!" > 7- > Cadaloz kaynana > > > İş arkadaşımın düğünündeyiz. Nikah kıyılıyor, imzalar atılıyor, gelin ve > damadı tebrik etmek için ayağa kalkıldığında elektrikler kesiliyor. Biz hep > beraber "Aaaa!" diye tepki gösterirken, arkadaşımın annesi oldukça yüksek > sesle düşüncesini dile getiriyor. "Oğlumun daha ilk dakikadan hayatı > karardı." 8- > Direksiyon eğitimi > > > Sene 1993. Sevgilime (şu an karım olur kendileri) araba kullanmayı > öğretiyorum. İzmir'in o zamanki halini bilenler bilir. Üçkuyular-Narlıdere > yolu şimdiki gibi değil. Sakin... Stres olmasın, panik yapmasın diye çok > karışmamaya çalışıyorum. Ayrıca çok sakin bir ses tonuyla konuşuyorum. > Direğe 3 santim farkla geçiyor benim güzel sevgilim. "Direğe çok yakın > geçtin hayatım." diyorum. Cevap "Hangi direğe?" |
İkizler Kadının biri hamiledir ve ikiz çocuğu olacaktır.Bir gün parkta yürürken kadinin sancisi tutmuş ve oradaki polisten yardım istemiş. Polis : Banka oturun ve ıkının ! Ve kadın ıkınmaya başlamış, bebeklerden birisi kafayı çıkarır çıkarmaz geri içeri girmiş ve kardeşine ön kapıda polis var arkadan çıkalım demiş... |
Bugüne kadar çizgi film, çizgi roman ve filmlerden tanıdığımız süper kahramanlar hidayete erip iyi birer müslüman olsalardı... http://img21.imageshack.us/img21/940/resim534482wd1.jpg Süperman yetiş, yakıt yüklü bir tanker okul servisine çarpmak üzere... - yazıldıysa bozmak olmaz... - olur mu abi öyle şey... - Allah'ın dediği olur... öyle herşeye karıştırmayın beni... ---------------------------------------------------------------------------- - Batman bak, adını gökyüzüne yazdık... - haşaaa... silin onu... ---------------------------------------------------------------------------- - he-man abi, senin için "evrenin hakimi" diyorlar... - sümme haşaaa! hakimiyet, kayıtsız şartsız Allah'ındır ------------------------------------------------------------------- - Çabuk örümcek adam, ağını at, etkisiz hale getir şunu... - dur hele, önce bir meşveret yolunu deneyelim, hem gereksiz ağ harcamak israftır, günahtır... ---------------------------------------------------------------------------- - Süperman yine şehri kurtardın... - Allah'ın izni ve keremiyle! ---------------------------------------------------------------------------- - Süperman göktaşı dünyaya çarpacak birşeyler yap... - hak yoluna girin, başınıza taş yağacak dedik dinletemedik, müstehaksınız! ---------------------------------------------------------------------------- - kanını akıtacam Batman! - niyetliyim abi, yapmasak öyle? - ooo Allah kabul etsin Batmanım... ---------------------------------------------------------------------------- Robin: Şu jokerin ümüğünü sıksam abdest bozulur mu Batman? Batman: Küfür etmeden yaparsan bişey olmaz kanki!? Robin: Yakmayalım abi kendimizi? ---------------------------------------------------------------------------- - ben Voltran'in kolunu oluşturuyorum... - ben bacağını... - ben de başını... - bana bakın, önce sağ ayağınızı atın lan!!... ---------------------------------------------------------------------------- - Süperman, dünya barışı tehlikede... - tamam abi, Mustafa İslamoğlu hocanın tefsir dersi bitsin, geliyorum! ---------------------------------------------------------------------------- - kutuplarda orucu nasıl tutuyon süper abi? - Rabbim sabrını veriyo güzel kardeşim, altı aysa altı ay, vecibedir, tutmamak gibi bir lüksümüz yoktur elhamdülillah... ---------------------------------------------------------------------------- - bu bir kuş, bu bir uçak, hayır... bu süperman! - hepimiz Allah'ın yarattığı canlılarız şunun şurasında... --------------------------------------------------------------------------- - hehehe... Süperman, şimdi Kryptonite'a karşi ne yapacaksın bakalım? - ulan yeni abdest aldım yaklaştırma onu! ---------------------------------------------------------------------------- işi bitirip en yüksek yere çıkan süperkahraman: Tekbiiiiiiiiiiir! Gotham city cemaati: Allaaaaahuuekber... ---------------------------------------------------------------------------- (Süperman düşmekte olan uçağı tutmadan önce) - Eüzübillahimineşşeytanirracim, bismillahirrahmanirrahim, Allah'ım sen yüzümü kara çıkartma ---------------------------------------------------------------------------- - bay Bond, ben de seni bekliyordum... - bacım önce şunu bir üstüne ört istersen... ---------------------------------------------------------------------------- - oh Robin Hood, ne müthiş bir insansın! - estagfurullah, ben sadece zenginlerden aldığım fitre ve zekatları fakirlere veriyorum... ---------------------------------------------------------------------------- - Hulk abi, sen niye yeşilsin? - cihadın rengine boyandım gardaş! -------------------------------------------------------------------------- Bilbo: - gandalf hacı, ezan vakti oldu, hadi oku şu ezanı... Gandalf:- niye ben okuyorum? Bilbo: - üç karışlık sakalından utan! ben mi okuyacam şu yaşımdan sonra? |
Sevgili karıcığım, bu ay maaşımdan sana para gönderemiyorum, onun yerine 100 öpücük gönderiyorum. Sen benim bir tanemsin. Kocan Allen Karisi da ona cevap veriyor, Sevgili aşkım, Gönderdiğin 100 öpücük için teşekkür ederim. Masraflar söyle; 1- Sütçü bir aylık süt için 2 öpücüğü kabul etti, 2- Elektrikçi 7 öpücükten sonra anlaşmaya razı oldu, 3- Evsahibi kira için her gün 2-3 defa uğruyor, 4- Bakkal sadece öpücüğe razı olmadı, ona ilave başka şeyler de verdim, 5- Diğer masraflar toplam 40 öpücük... Beni lütfen merak etme, daha 35 öpücük bakiyem var ve bu ayı çıkarabilirim. Gelecek ay için de ayni yönde mi plan yapmalıyım? Lütfen bilgi ver. Sevgili karın Josephine |
Çağımızın Fıkrası Adamın biri New York, Central Park'ta yürüyüş yaparken, aniden kuduz bir köpeğin küçük bir kıza saldırdığını görür. Koşar ve köpekle boğuşmaya başlar. Hayli uzun bir uğraştan sonra üzeri yara bere içinde kaldığı halde köpeği öldürür. Ama küçük kızın da hayatını kurtarmıştır. Son anda bu sahneyi gören polis nefes nefese olay yerine koşar ve adamın yanına gelir. Sarılıp teşekkür etikten sonra 'Sen' der 'bir kahramansın, yarın bütün gazeteler seni yazacaklar. Ve göreceksin başlık da şöyle olacak; Cesur New York'lu küçük kızın hayatını kurtardı.' Adam 'Ama ben New York'lu değilim!' der. Polis 'Fark etmez, bu durumda gazeteler şunu yazacaklar; Cesur Amerikal ı küçük kızın hayatını kurtardı' cevabını verir. 'Ama ben Amerikalı da değilim' der adam artık şaşırarak. Polis 'Ya, o halde nerelisin?' diye sorunca adam cevap verir; 'Ben Iraklıyım!' Polis adama başka bir şey söylemez. Ama adam ertesi gün gazeteleri aldığında şöyle bir başlıkla karşılaşır; 'Radikal İslamcı, masum Amerikan köpeğini öldürdü.'! |
Adam barda gördüğü bir bayanla konuşmanın yollarını arar. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaşır ve'Afedersiniz hanımefendi,biraz konuşabilir miyiz acaba?' diye sorar. Kız birden haykırır: 'Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!. Adam utancından yerin dibine girmiş, kıpkırmızı bir suratla yerine geri oturur.Herkes ona bakmakta ve bu onu daha da rahatsız etmektedir.Bir süre sonra kız ona yaklaşır ve gülümseyerek der ki, 'Az önceki olay için özür dilerim.Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandıklarını inceliyorum.' Bu açıklama adamın canını daha fazla sıkar ve avazı çıktığı kadar bağırarak cevap verir: 'Ne! Gecesi 500 milyon mu? Deli misin sen! |
Bir gün Temel Bogagüresi seyretmeye gitmis. Bakmis ki herkes duruyor duruyor, birden bagiyorlar. Temel de bagirmaya baslamis. Herkes birden bagiriyor, susunca Temel bagiriyor. Bu böyle birkac kere olunca Temel´in yaninda bulunan birisi: „Ulan sen deli misin, niye bagiriyorsun?“ demis. Temel: „Niye siz de bagiriyorsunuz“ „Biz Boga ile güresen adamin yaptigi harika calimlara bagiriyoruz.“ Bunun üzerine Temel: „Niye belki bende Bogayi tutuyorum“ demis. |
Adamın birinin şiddetli başı ağrıyormuş, dolaşmadığı doktor, okutmadığı hoca kalmamış... Hiçbiri ağrıyı kesmemiş. Sonunda bir beyin cerrahının adını vermişler, ona gitmiş... Doktor bakmış, kafa röntgenini çekmiş, başını sallamış: http://www.sakaryagazetesi.com.tr/pixel.gif"Sizin beyniniz eskimiş!" http://www.sakaryagazetesi.com.tr/pixel.gif"Aman doktor, insanın beyni eskir mi?" http://www.sakaryagazetesi.com.tr/pixel.gif"Eskir ya! Arabaların motoru eskiyor. Senin de beynin eskimiş, bakıma alacağız!" http://www.sakaryagazetesi.com.tr/pixel.gif"Nasıl olacak bu iş?" http://www.sakaryagazetesi.com.tr/pixel.gif"Kafatasını açacağız, beynini alacağız, onbeş gün burada bakım yapacağız, sonra yerine takacağız." http://www.sakaryagazetesi.com.tr/pixel.gif"Peki ben beyinsiz ne yapacağım?" http://www.sakaryagazetesi.com.tr/pixel.gif"Fazla değil, onbeş gün beyinsiz yaşayabilirsin!" http://www.sakaryagazetesi.com.tr/pixel.gifAdam razı olmuş, kafatasını açıp beynini almışlar, gitmiş. Gidiş o gidiş. Onbeş gün, bir ay, beş ay adam yok. Doktor merak etmiş, bu adam beyinsiz ne yapıyor, başına bir hal gelmesin... Seçim arifesi, meydandaki kürsüden bir aday nutuk atıyor. Doktor da kalabalığa karışmış, bakmış kürsüdeki beynini aldığı adam. Beklemiş: http://www.sakaryagazetesi.com.tr/pixel.gif"Gelip beynini niye almıyorsun?" "boşver" diye elini sallamış, "Artık ona ihtiyacım kalmadı!" "Niye?" "Politikacı oldum!.." |
Bir gun ulkelerin haberalma teskilatlari arasinda bir yarisma duzenlenir. Yarismaya CIA, KGB ve MIT katilir. Ilk gun 3 teskilata gorev aciklaniyor: - Goreviniz yakinimizda bulunan ormandaki zurafayi bulup getirmek. Ilk once CIA deneyecektir. Ertesi gun sabahtan CIAdeki ajanlar ormana gider. Bir saat gecer, 2 saat, 3 saat, 5 saat.. gunun sonunda CIA eli bos olarak geri doner. Ikinci gun KGB gider, o da ayni sekilde 1 saat, 12 saat, 1 gun, 2 gun.. 3. gun geri donerler elleri bos. Ucuncu gun MIT gider ormana. 1 gun gecer, 2 gun, 5 gun.. 1 hafta sonunda yanlarinda bir Fil ile geri donerler ama filin aaagzi, burnu dagilmis, curuk icinde. Juridekiler -bu ne yaw demeye kalmadan- Fil konusur: -Aaabi anam avradım olsun zurafayim. |
Karşı duvarın çivisi Delinin biri, çiviyi tersine çevirerek sivri tarafına vura vura duvara çakmaya başlamış. Onun bu halini gören başka bir deli işe karışmış: - "Baksana, yahu! Sen yanlış bir iş görüyorsun. Bu çivi karşıki duvarın çivisi olacak galiba", demiş. |
adamın bırı adak adamıs ama nasıl yapıldgnı bılmedıgı ıcın gırmıs bır camıye elınde koyunla bana yardım edecek bı musluman yokmu demıs bı yaslı adam ben yardım ederım demıs ve cıkmıslar beraber camıden sonra yaslı adam yorulmus kurbanla uğraşmaktn gıt bı kısı daha al gel yardım etsın bıze demıs adam ustu bası kanlı vazıyette elınde satırla gırmıs tekrar camıye aranızda baska musluman yokmu demıs herkes ımama bakmıs ımam yutkunark ıkı rekat namaz kıldırdk dıye musluman mı olduk demıs :D |
I. Avukat, müvekkiline telgraf çekti: "Başınız sağolsun. Karınızın gömülmesini mi, mumyalanmasını mı, yoksa yakılmasını mı sağlayalım?" Ertesi gün cevap geldi: "Emin olmak için üçü de yapılsın." II. - Heey dostum! İyi haberlerini aldım, evlenmişsin!!! - Evet bu 4. oldu. - Önceki üçüne ne oldu peki? - Üçü de öldü.. - Yapma ya... Çok üzüldüm... Nasıl oldu peki? - İlk karım yediği mantarlardan zehirlenerek öldü. - Bu korkunç birşey... Peki ya ikincisi? - O da mantar zehirlenmesinden öldü. - Tanrım ne kaderin varmış senin... Ya üçüncüsü? Yoksa o da mı... - Hayır hayır.. O boynu kırılarak öldü. - Anlıyorum... Kazaydı yani... - Hayır... Mantarları yemedi... III. Yamyam baba-oğul balta girmemiş ormanda dolaşırken nehirde yıkanan genç ve çok güzel bir kadın görürler. Oğul sorar: - Ne dersin baba, yiyelim mi onu? Baba bir an düşündükten sonra: - Hayır... Bunu eve götürür, onun yerine anneni yeriz... IV. Las-Vegas'ta harika otellerden birinin gece kulübünde sihirbaz nefis bir gösteri yapmış. Arka sırada oturan bir bey bağırarak sihirbaza 'o numarayı nasıl yaptığını' sormuş... 'Söyleyemem!' demiş sihirbaz, 'Öğrenirseniz sizi öldürmek zorunda kalırım!..' Kısa bir duraklamadan sonra, 'Tamam..' demiş adam, 'O zaman karıma söyleyin...' V. Bir adam sabah yürürken ilginç bir cenaze kafilesi farkeder. Önde giden köpekli bir adam, arkasında bir tabut ve 10 metre arkadan gelen bir başka tabut ve tek sıra olmuş yaklaşık 200 adam. Tuhafına gider. Kafilenin başındaki adam kuşkusuz cenazenin sahibidir. Yanına yaklaşır ve sorar: - Beyefendi, bu üzüntülü gününüzde hatırlatmak istemem ama ölenler neyiniz oluyor? Adam yanıtlar: - Öndeki karım, arkadaki de kayınvalidem. - Vah vah!! Başınız sağolsun. Nasıl oldu? - Köpeğim karıma saldırıp öldürmüş. Kayınvalidem de karıma yardıma gelmiş. Onu da öldürmüş. Adam biraz düşündükten sonra sorar: - Beyefendi... Köpeğinizi ödünç alabilir miyim? - Sıraya geç !!! |
Temel bir cezaevinde gardiyan olarak görev yapıyordur. Mahkûmlardan birisi kronik şeker hastasıdır. Sürekli hastaneye gider. Bir gün mahkûmun ayağında yara çıkar, hastaneye kaldırılır, sağ ayağı kangren olduğundan ameliyata alınır ve kesilir. İyileştiğinde tekrar cezaevindeki koğuşuna döner. Aradan bir süre geçer, mahkûmun bu defa sol ayağında yara çıkar, tekrar hastaneye kaldırılır, işlem aynıdır bu defa sol ayak gider. Derken bir süre sonra mahkûmun sol elinde yara çıkar, hastaneye kaldırılır ve ne yazık ki bu kez de sol eli kesilir. Temel durumdan şüphelenerek cezaevi müdürünün yanına çıkar ve şüphesini söyler; “Bu mahkûm parça parça firar ediyor” der |
Diyarbakır'da Şehmus okula gelir, tabii bizim Şehmus ilkokul talebesi, ama her tarafı yara bere içinde, hoca sorar, "Şehmus oğlum ne oldu sana", Şehmus der, "Babam dövmiştir". Hoca sorar, "Niye oğlum", "Valla bilmiyom hocam akşam evde yatıyık biraz sonra babamın sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de yok buba uyumadım diyrem oda geliy beni doviy." Bunun üzerine hoca, bak Şehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazımdır der. Şehmus kafa sallar eve gider, ertesi gün okulda Şehmus daha fena dövülmüş olarak gelir. Bunu gören hoca merakla gider yanına ; "Şehmus ne oldi kim yapti" der. Şehmus der ki "Bubam yapmıştır." "Niye Şehmus ne oldi", Şehmus anlatır. "Hocam akşam evde yatıyık biraz sonra yin ne babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e Veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de uyumadım ama hiç ses etmedim. Bunun üzerine anam ile bubam bir gıpraşmaya başladiler anlamadım ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim... hoca derki; oğlum bunlar anne baba, gider gider gelirler. Sen hiç bozuntuya verme. Uyuyo gibi yap. peki demiş Şehmus. Ertesi gün bir bacak kırık. " Bu sefer ne oldu? " der hoca. Hocam, dediğin gibi yapmişem. Hiç ses çıkarmamişem. En son bubam anamın arkasına geçti, "ben çocuk isterem, ben çocuk isterem!" diye bağırmaya başlayınca; ben de fırsat bu fırsat demişem. Geçtim bubamın arkasına, " Ben de bisiklet isterem !!!! "":D:D:D Bakan olan görgüsüz birisi şöförüne sorar. "Şöför söyle bakalım eşekle şöför arasında ne fark vardır? " Şoför bir süre düşündükten sonra mahcup bir sekilde; "Bilemedim bakanım" diyor Bakan cevap olarak: "Eşeğe çüs diyince, şoföre ise dur diyince durur" demiş. Bunun üzerine şöför çok sinirlenmiş ama karşıdaki bakan ol duğu için birşey söyleyememiş. Belirli bir süre sonra bu defa şöför bakana: "Bir soru sorabilir miyim bakanım?" der. Bakan da: "Sor bakalım" der. Şoför sorar: "Eşekle bakan arasında ne fark vardır?" Bakan bir süresonra: "Bulamadım şöför söyle bakalım" diyor. Bunun üzerine şöför de: "Vallahi bakanım ben de bulamadim... |
Elazığ;da adamın biri kahveye girer ve oyun oynayanlara hitaben: "Hop abeler, bi dakka Hanımından gorhanlar ayağa gahsın" Ani bir gürültü, haydaaa herkes ayakta Bir kişi hariç Kahvenin tamamı hayretler içinde Soruyu soran adam, oturan adama yaklaşır ve: "Abe helal olsun be, deliganlı adam mışsın Harbiden sen hanımından korkmaz mısın?" Adam nefes nefesedir Heyecanı biraz geçince: "Yav gardaşım ele bi laf ettin ki, dizlerim bağı çözüldü, galhamadım" der |
Gel bakalım nasılsın bugün? - İyiyim doktor - Artık kendini civciv sanmıyorsun dimi - O artık eskidendi doktor - Bravo demek iyileştin - Evet iyileştim ve büyüdüm artık tavuk oldum - ??!! |
Delinin biri hastanenin bahçesinde el arabasını ters çevirmiş ve sürmeye uğraşıyormuş.Bunu gören doktor: - Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı. Deli hemen cevap verir: - Geçen gün senin dediğin gibi sürdüm akşama kadar kum taşıttırdılar, enayimiyim ben! |
Adamın biri dükkana girmiş ve hamsi istemiş... 'Karadenizli misiniz'? diye sormuş tezgahtar. Adam kızmış: - Ne olacak? ve başladı yine öfkeyle sormaya: - Ne yani? Şimdi Antep fıstığı istesem 'Antepli misin?' diye mi soracaksın! 'İzmir tulumu' istesem İzmirlihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif 'kestane şekeri' istesem Bursalı mı olacaktım? - 'Yooo' dedi tezgahtar.. - O zaman niye sordun 'Karadenizli misin' diye? - Burası Nalbur dükkanı da ondan. Alıntı |
Adamın biri otomobiliyle şehirler arası yolda gidiyormuş yol kenarında bir köylünün otostop yaptığını görmüş, yanında bir inek olan köylü geçen araçlara durmaları için el ediyormuş. Durumu merak eden adam köylünün yanında durmuş. "Hayırdır hemşerim, ne tarafa gideceksin?" "İlerdeki kasabaya kadar beyim." "İyi ama bu inek ne olacak?" "O önemli değil beyim, arka tampona bağlarız o gelir." Bu duruma pek aklı yatmayan adam köylünün durumuna acıyarak onu arabaya almış. İneği ise köylünün dediği gibi arka tampona bağlamışlar. Araba yavaş yavaş ilerlemiş. Adamın hızlanmaya çekindiğini anlayan köylü: "Sen yürü beyim o gelir." demiş. Bunun üzerine adam hızlanmaya başlamış. 20,30,40 bakmış inek gerçekten geliyor. Adam şaşırmış, 50, 60, 70 bakmış hala geliyor ve inekte hiçbir yorgunluk belirtisi yok. Artık şaşkınlığı iyice artmış ve sinirlenmeye de başlamış. Öyle ya sonuçta bir inek ne kadar hızlı koşabilir ki. Derken adam iyice hızlanmış. Gösterge 120 yi gösteriyor. Dikiz aynasından ineğe bir bakmış ve gülümseyerek köylüye dönüp: "Senin inek yoruldu herhalde baksana dili dışarda." "Ne tarafa çıkarmış dilini?" Buna dikkat etmeyen adam tekrar bakar ve "Sol tarafa" der. Bunun üzerine köylü kendinden emin bir tavırla: "O yorgunluktan değil, seni sollayacak da sinyal veriyor |
Delileri uçağa bindiriphttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif bir şehirden ötekine naklediliyorlardı. Ama o kadar çok gürültü yapiyorlardı kihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif sonunda pilot dayanamadı. Uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittigini görmek istedi. Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı. Baktıhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif en başta bir delihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif ötekilere uymamışhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif akıllıhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif uslu oturuyordu. Pilot: -Sen neden bağırmıyorsun? diye sordu. Adam : - "Ben bunların öğretmeniyim. Onlarda benim öğrencilerim. Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum" diye cevap verdi. Pilothttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti. Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi. Pilot: - "Aman çok güzel!" diye sevindi. "Herhalde kendini öğretmen sanan delihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif ötekileri derse almış olsa gerek" diye düşündü. Ama dakikalar geçiyorhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu. Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti. Gidip bakmak istedi. Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok! Dehşetle sordu : -Ögrencilerin nerede?http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif diye... Öğretmen: - "Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!" |
Çalmak Fiili Maxicep.com - çok Ama çok Komik Okul Fıkraları Ali okula geç kalir. Ögretmen Ali yi cezalandyracaktir. Ali ye der ki, - Soracagim soruyu dogru bilirsen seni affedecegim.Simdi söyle bakalim. Çalmak fiilinin gelecek zamani nedir? Ali cin gibi atilir, - Hapse girmektir ögretmenim... Hangi Okulda Ahmet okuldan eve cok mutlu bir halde gelir. Annesi bu mutlulugunun belli bir nedeni olup olmadigini ögrenmek ister ve; - Okulda neler yaptiniz anlat bakalim, acaip neseli görünüyorsun... - Patlayici madde imal ettik. - Peki yarin ne yapacaksiniz okulda? - Hangi okulda?.. Pazarlik Payi Küçük Kayseriliye hocasi sormus : - Alti kere alti? - Otuz dokuz. - Otur, sifir. Arkadasi sorar : - Bildigin halde neden otuz dokuz dedin? - Pazarlik edecektim, anlamadi... Günler Uzayinca Ögretmen siniftaki ögrencileri söyle bir süzdükten sonra Elis’e sordu : - Bir gün kaç saattir? -Yirmi bes. - Olur mu? Size ögretmemis miydim kaç saat oldugunu? - Geçen hafta günler bir saat uzadi demistiniz ya... Manyaklik Derecesi Ögretmen derste çocuklara dönerek sorar: - Söyleyin bakayim, kuzeyimizde karadeniz, güneyimizde akdeniz,batimizda ege denizi varsa BEN KAÇ YASIMDA OLURUM?.. Arka siralardan bir parmak kalkar: - Kirkdört ögretmenim... Gerçekten deoyasta olan ögretmen sasirir : - Dogru... Ama nasil bildin?.. - Gayet kolay ögretmenim... Benim yari manyak bir agabeyim var; tam yirmiiki yasinda...Onun yasini iki ile çarpinca sizin yasiniz çikiyor... Silikon Madeni Ögretmen sinifta madenleri ve ne kadar degerli olduklarini anlatiyordu. Dersin bitiminde çocuklara sordu : - Kim hangi madene sahip olmak ister çocuklar? Önce David cevap verdi : - Platin, ögretmenim. Onunla kendime bir Porsche alirdim. Ardindan Mike cevapladi : - Altin, ögretmenim. Altinlarimla kendime son model bir Cadillac alirdim. En son Joe yanitladi : - Silikon, ögretmenim. Ablamda iki tane var, kapinin önündeki arabalari hayal bile edemezsiniz!.. Ögretmen Okula yeni gelen ögretmen ilk dersinde ögrencilere ilginç bir çagrida bulundu : - Kendini geri zekali hisseden varsa ayaga kalksin... Sinifta çit yok. Nihayet biri kalkti : - Sen kendini geri zekali mi hissediyorsun? Çocuk cevap verdi: - Hayir, ama sizin tek basiniza ayakta kalmaniza gönlüm razi olmadi... Hokkabaz Eve geldiginde burnu kaniyordu. Meraklanan annesine : - Okula hokkabaz geldi. Burnumdan üç tane demir ellibinlik çikardi... - Ama hokkabaz göz aldatir... Burun kanatmazki... - Zaten burnumu hokkabaz kanatmadiki.Baska para kalip kalmadiginikontrol eden arkadaslarim kanatti... |
Savcı, morgdaki üç cesedi incelemek üzere gelmişti. Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu. "Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı,sevincine dayanamadı, kalp krizi geçirdi ve öldü", dediler. İkinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu; -Bu neden sırıtıyor? "Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü" diye açıkladılar. Üçüncü ceset Temel'in kömür halindeki cesediydi. O da sırıtıyordu. "Bu neden oldu?" diye sordu savcı. "Efendim, buna yıldırım çarptı" dediler. -Peki neden sırıtıyordu? -Fotoğrafını çekiyorlar sanmış. |
Bir sarısın, bir kızıl ve bir esmer kız yanmakta olan bir binanın çatısında mahsur kalmışlar. itfaiye hemen olay mahalline gelmiş, gerekli cihazları cıkarmışlar.Catıdan atlayanları tutmak icin yanlarında getirdikleri carşafı tuttuktan sonra, çatıya doğru seslenmişler; "Atla. Bu tek sanşımız". Esmer olan kız çatının kenarına kadar gelmiş ve kendisini aşağıya bırakmış. Tam çarşafa gelirken, itfaiyeciler birden çarşafı kenara çekmişler. Esmer kız domates salçası gibi yere yapışmış. Itfaiyeciler tekrar catıya seslenmişler; "Hadi atla. Yoksa kurtulamayacaksın." Kızıl saçlı aşağıya bağırmış; "Atlamam. Biraz once yaptığınız gibi çarşafı çekersiniz siz". İtfaiyeciler; "Hayır, çekmeyiz. Biz sadece esmerler icin bunu yaparız". Boyle söylenince, kızıl saçlı da kendisini çatıdan aşagıya bırakmış. Itfaiyeciler esmer kızda oldugu gibi yine aniden çarşafı kenara çekince, kızıl saclı da elmalı kek gibi yere serilmiş. Çatıda sadece sarışın kalmış. itfaiyeciler daha once de yaptıkları gibi; "Atla, atla. Yoksa yanarak oleceksin". Sarışın; "Kesinlikle atlamam. İki arkadaşım atladığında çarşafı çektiniz. Ben atlarken de çekersiniz". itfaiyeciler; "Kesinlikle cekmeyecegiz. Söz veriyoruz". Sarışın kız; "Bakın, sizin çarşafı çekmeyeceğinize güvenemiyorum. şimdi çarşafı yere bırakın ve etrafından çekilin... |
Kahverengi Pantolon:)))))))))) Osmanlı zamanında, Bizans donanması ile Osmanlı donanması savaşacaklar. Bizans 10 gemilik muhteşem bir donanma hazırlar ve denize açılır. Donanmanın başında Andropolos vardır. Andropolos en öndeki geminin burcunda elleri göğsünde heybetli bir heykel gibi durmaktadır ve hemen arkasınd...a yaverleri vardır. Hep birlikte Osmanlı donanmasını beklemektedirler. Yukarıdan gözcü bağırır: "Komutanım, Osmanlı donanması 3 gemiyle göründü". Komutan yaverine döner ve: "Bana kırmızı gömleğimi getirin eğer savaşta yaralanırsam kanım belli olup da askerlerin morali bozulmasın."der. Hemen kırmızı gömleği giyer ve aynı ihtişamıyle yerinde durur. Gözcü yine bağırır: "Komutanım, o 3 geminin ardından 30 gemi daha göründü." Andropolos tekrar yaverine döner ve hafifce mirildanir : "Bana kahverengi pantolonumu getirin.......Belli olmasın!http://gfx2.hotmail.com/mail/w4/pr01/ltr/emoticons/smile_regular.gif hey gidi osmanlı hey ! |
Deli tımarhanenin havuzuna şeker atmış ve suyun tadına bakmış.Diğer arkadaşına sormuş:Suyun tadı neden değişmedi,demiş.Arkadaşı da demiş ki :Karıştırmamışsın da ondandır.benim adım yasemin |
kızılayla ilgili fıkralar ama bana kızılayla ilgili fıkra lazım |
En Komik Fıkralar Cenaze Arabası Adamın biri cenaze arabası şöforlüğü yapıyormuş..Yeni bir cenazeyi almaya giderken, yolda akrabasını görmüş.. Akrabasına: gel bin şu arabaya bırakayım seni demiş. kız omuz silkmiş. adam tekrarlarmış kız gene omuz silkmiş. sonra adam kızmış ve şunları söylemiş:Kızım Sen Buna Binmiyorsun Ama İnsanlar Bu arabaya Binebilmek İçin Ölüyo Be!! demiş... (anlayana..)):P:P:P |
Ali diye bi çocuk varmış. sınıfının en tembeliymiş. birgün öğretmeni ondan 4 cümle yazmasını istemiş. ali eve gittiğinde ilk cümlesini babasına sormuş. babası o sırada mankenleri izliyormuş ''Of Bacaklara Bak Bacaklara'' demiş. ali 1.cümlesine bunu yazmış... Annesinin yanına gitmiş annesi komşuyla konuşuyormuş. ''Sana ''Sana ''Sana demiş.. Ali 2.cümle olarak bunu yazmış.. Ablasının yanına gitmiş ablası o sırada telefonla konuşuyormuş telefondaki arkadaşına, ''Olmaz Şekerim Bugün Randevum Var'' demiş.. Kardeşine gitmiş kardeşi oyuncağıyla oynuyormuş oyuncağının pili bitmiş. ''Pili bitti Pili Bitti'' diye söyleniyormuş.. Ertesi gün Ali Okula gittiğinde öğretmeni Aliden cümlelerini okumasını söylemiş. O günde Öğretmeni Mini Etekli Ve çok Güzel giyinmiş.. Ali Cümleleri sırasıyla okumaya başlamış: Ve Ali cümleleri okurken öğretmeniyle arasında şöyle bir diyalog geçmiş.. Ali=Of bacaklara bak Bacaklara Öğretmen:Kime Dedin Sen onu Ali=Sana Sana Sana Öğretmen:Yürü Disipline gidiyoruz. Ali=Olmaz Şekerim Bugün Randevum Var.. (Öğretmen Bayılıvermiş) Ali son cümlesini okumuş=Pili bitti pili bitti.. :banana::baby::naughty: |
:D Alıntı:
|
Bir sarısın, bir kızıl ve bir esmer kız yanmakta olan bir binanın çatısında mahsur kalmışlar. itfaiye hemen olay mahalline gelmiş, gerekli cihazları cıkarmışlar.Catıdan atlayanları tutmak icin yanlarında getirdikleri carşafı tuttuktan sonra, çatıya doğru seslenmişler; "Atla. Bu tek sanşımız". Esmer olan kız çatının kenarına kadar gelmiş ve kendisini aşağıya bırakmış. Tam çarşafa gelirken, itfaiyeciler birden çarşafı kenara çekmişler. Esmer kız domates salçası gibi yere yapışmış. Itfaiyeciler tekrar catıya seslenmişler; "Hadi atla. Yoksa kurtulamayacaksın." Kızıl saçlı aşağıya bağırmış; "Atlamam. Biraz once yaptığınız gibi çarşafı çekersiniz siz". İtfaiyeciler; "Hayır, çekmeyiz. Biz sadece esmerler icin bunu yaparız". Boyle söylenince, kızıl saçlı da kendisini çatıdan aşagıya bırakmış. Itfaiyeciler esmer kızda oldugu gibi yine aniden çarşafı kenara çekince, kızıl saclı da elmalı kek gibi yere serilmiş. Çatıda sadece sarışın kalmış. itfaiyeciler daha once de yaptıkları gibi; "Atla, atla. Yoksa yanarak oleceksin". Sarışın; "Kesinlikle atlamam. İki arkadaşım atladığında çarşafı çektiniz. Ben atlarken de çekersiniz". itfaiyeciler; "Kesinlikle cekmeyecegiz. Söz veriyoruz". Sarışın kız; "Bakın, sizin çarşafı çekmeyeceğinize güvenemiyorum. şimdi çarşafı yere bırakın ve etrafından çekilin... |
Suç ve suçlularla mücadele eden Emniyet Teşkilatı'nda bir ilke imza atılarak, mizah yarışması düzenlendi. Samsun Emniyet Müdürlüğü, Türkiye genelinde polisle ilgili ödüllü fıkra yarışması başlattı. Yarışmaya gönderilen güldüren polis fıkraları daha sonra derlenip kitap olarak bastırılacak. Daha önce de polisin güldüren telsiz konuşmaları kitap yapılmıştı. Derece alanlara çeşitli miktarlarda para ödüllerinin verileceği yarışmaya, teşkilattan çok sayıda polis başvurdu. BİRİNCİYE 1000 YTL ÖDÜL 20 Mart 2006 tarihinde sona erecek olan yarışmada, dereceye giren birinciye 1000, ikinciye 750, üçüncüye de 500 YTL ödül verilecek. "Mizah gücüne güvenen herkesi bu yarışmaya davet ediyoruz" diye afiş bastıran Samsun Emniyet Müdürlüğü, yarışma sonuçlarını "http://www.samsun.polis.gov.tr" adlı web sitesinde açıklayacak. Yarışmada dereceye girenlere 10 Nisan 2006 günü yapılacak Polis Teşkilatının Kuruluş Yıldönümü törenleri sırasında ödülleri verilecek. Güldüren telsiz konuşmaları Emniyet Genel Müdürü Feyzullah Arslan, emniyet telsizinden geçen komik konuşmaları derleyerek kitap haline getirdi. İşte güldüren telsiz konuşmalarından bazıları: Heyecanlı bir ses: 'Merkez tarandık' Merkez: 'Hayır efendim aranmadnız' 4512: 'Merkez Alet kontrol' Merkez: 'Elinizdeki alet değil cihaz' 4512: 'Aletin cihaz olduğu anlaşıldı merkez' Şoför: 'Müdürüm, araç intikal etsin mi? Müdür: 'Etsin, ama içinde şoförü de olsun' Merkez: 'Camide son durum nedir?' 4536: 'Cenazeler mezarlığa seyir halinde' 'Kayıp tosunun eşkali 4536: 'Merkez, orta kilolu, kara renkli, boynuzlu tosun kaybolmuş' Merkez: 'Anlaşıldı. İstasyonlar not alın. Kaybolan tosun eşkali veriyorum.' 'Ana'nın yerine seyir halindeyiz' Merkez: 'Ananın Yeri'nde (lokanta) kavga ihbarı var. Ekip intikal etsin.' 7443: 'Anlaşıldı Merkez. Ananın Yeri'ne ekibimizle seyir halindeyiz.' Merkez: 'Anlaşıldı. Mevkiiniz?' 7553: 'Kaybolduk merkez.' Merkez: 'Mevkiiniz?' 4566: 'Cumhuriyet Caddesi' Merkez: 'Tamam mevkiiniz?' 4566: Arabadayız merkez:' 5452: 'Bahse konu aracı aldık inceliyoruz tamam.' Merkez: 'Araç alkollü mü?' 5452: 'Olumsuz efendim, araç dizelmiş' Hırsız şuraya kaçıyor 4512: 'Merkez hırsız kaçıyor' Merkez: 'Anlaşıldı nereden nereye kaçıyor?' 4512: 'Şuradan şuraya kaçıyor' Merkez: 'Biri 4512'den telsiz alsın, adam gibi tarif etsin.' 3345: 'Yonca Evcimik konserindeki son durum nedir? 6220: 'Henüz Abone'yi söylemedi amirim.' 5433: 'Caddede şüpheli bir paket var Merkez' Merkez: 'Anlaşıldı, çevre güvenliğini alın, pakete dokunmayın. Uzman ekip seyir halinde:' 5433: (3 dakika sonra) 'Uzman ekibe gerek yok. Paket boş:' Merkez: 'Çevre güvenliğini alın demiştik' 5433: 'Üzerinden kamyon geçti At arabası vefat etmiş 3370: 'Bir minübüs at arabasına çarpmış, at arabası vefat etmiş.' Merkez: 'Başın sağ olsun evladım' |
Adamın biri yazmış; "Lise son sınıfta okuyordum.Sosyoloji dersinden sınavımız vardı.Tabii bende çalışmamıştım sınava.Napayım falan derken bari kopya çekeyim dedi.Sıraları duvarları dolduruyorum.Elime de kopya yazayım bari dedim ve doldurdum avuçiçimi.Bu arada hocamızda çok komik birazda saf bir adam.Neyse sınav başladı bende hemen icraate koyuldum.Elimdeki kopyalara falan bakarken hoca geldi yanıma.Elini aç dedi,bende acmam dedim.O aç dedikçe ben diretiyorum.En sonunda açmadım ama sınavdan da olduk yani.Sıfır puan aldım.O dersin 2.sınavına girecektik tabii benim baya bi kasmam gerekiyordu geçmem için.Çok çalıştım sınava.İlk sınavda hoca beni rezil etmişti tüm sınıfa,bende öcümü alayım bari dedim.Sınava çok az kalmıştı.Elime 1-2 bişeyler yazdım.Hoca sınıfa geldi ve beni öğretmen masasında sınav yapacağını söyledi.Bende eyvallah farketmez hocam dedim.Sınav başladı.Tabi ben bütün soruları hemen bitirdim.Muziplik olsun diye elimi açıp bakıp duruyorum hoca çaksın olayı diye.Hoca gördü tabi bunu,hemen yanıma geldi aha yakaladım işte seni dedi.Aç elini dedi bende actım tabii.Hoca elimin içine bakıyor ama okuyamadı elimi.Arkadaşı çağırttı ve sesli sesli okuttu.Elimde aynen şu yazıyordu: HOCAM PAPAZ HER ZAMAN PİLAV YEMEZ! Biz koptuk o anda.Ne sınav kaldı ne de ders.Ama ben geçtim sonunda o dersten." |
Reçete. xD [Kesin Oku] Kadının biri eczaneden içeri hışımla dalar ve eczacıdan 1 şişe arsenik ister. Ec...zacı kadına arsenikle ne yapacağını sorar ve kadın : "Kocamı öldüreceğim" diye cevap verir. Eczacı : "Kusura bakmayın ama size bu sebeple arsenik satmam olanaksız" der. Bunun üzerine kadın çantasına uzanır ve içinden kocasıyla eczacının karısının yatakta çekilmiş fotoğrafını çıkarır. Eczacı fotoğrafa bakar ve : "Reçeteniz olduğunu neden daha önce söylemediniz ?!"xD |
komik ölümler Jake Fen isimli Macar adam, eşini korkutmak için kendini asmiş pozu verdi... Eve gelen eş kocasını o halde gorünce bayıldı.. Kapıyı açık gören komşu kadın içeri girince iki cesetle karşılaştığını sanıp evi soydu. Topladıkları ile çıkarken Jake kadına bir tekme attı. Cesedin canlandığını sanan kadın korkudan öldü..Jake beraat etti.. New York'ta 5'inci caddede bir adama araç hafifçe çarptı. Adama birşey olmamistı.. Şoförle konuştu ve kalkacakken olayı gören biri yanına gelerek, kalkmazsa sigortadan para alabileceğini söyleyince yeniden aracın önüne yattı. Araç sürücüsü ise adamın gittiğini düşünerek gaza bastı ve adam öldü.. Bayan Carson Amerika'nin New York kentinde yaşıyordu.. Birgün eglenmek için cenaze işleri yapan bir şirketle anlastı. Şirket eve telefon etti ve bayan Carson'un kalp krizi geçirip öldügünü söyledi . Aile hemen koştu. Bu sırada tabutun içinde yatan bayan Carson birden dogrulu verdi. Ama kizi oanda kalp krizi geçirip öldü... Romollo Ribaldo işsizdi. Pisa kentinde oturan 42 yasindaki Italyan bir gün, tabanca ile intihar etmeye hazırlandı. Eşi onu engellemek için dil döktü.. Sonunda Romolo ağlamaya başladı ve intihardan vazgeçip silahını yere fırlattı. Ateş alan tabancadan çıkan mermi eşine isabet etti ve eşi öldü. Ölümsüz Ceset Gerçek bir olay Sibirya'nın köylerinden birinde cenaze mezarlığa götürülüyormuş.Mısır tarlasının ortasında tabut köylülerin ellerinden düşüvermiş.Tabutun içindeki ceset düşüp dereye yuvarlanmış. Akıntı, cesedi dinamitle avlanan balıkçıların yanına sürüklemiş. Balıkçılar "Acaba adamı dinamitle biz mi öldürdük" diye endişeye kapılarak cesedi askeri kışlanın tellerine bırakmışlar. Nöbetçi er, bölgeye birinin yaklaştığını düşünerek cesedi yaylım ateşine tutmuş. Hemen ambulans çağrılmış. Delik deşik olan ceset hastaneye kaldırılmış. Operasyon altı saat sürmüş. Ameliyattan çıkan doktor alnından akan terleri silmiş ve "çok zor oldu ama galiba yaşayacak" demiş. _aLınTı_ |
Temel'in kötü huylarindan biri de her sabah uyanir uyanmaz, gök gürültüsü kadar yüksek sesle gaz çikartmakmis. Karisi Fadime de bu densizlige pek içerler, -"Cözü çikasu heruf, ha pir sabah poyle fosururken, tüm pagursaklarun donuna dökülsun da cör cünunu" dermis. Derken, Kurban bayraminin ikinci sabahi, Fadime mutfakta kurban etlerini ayiklarken ve Temel hâlâ uyurken, Temel'i yola getirme niyetiyle, bir gün önce kurban olarak kestikleri koçun barsaklarini toparlayip bir güzelce Temel'in donunun içine koymus! Az sonra Temel uyaninca, adeti üzere, keyifle ve gök gümbürtüsü timsali, gaz atinca bir de bakmis ki tüm barsaklari donunun içinde. Saskinlik ve korku ile rengi benzi atmis akli uçup gitmis. Temel, bir muddet sonra kendine gelmis, kalkip tuvalete gitmis. Epey zaman sonra, sararmis yüzünden soguk terler damlayarak bitap yorgun bir halde mutfaga gelen Temel; -"Haçan dedigun oldi be Fadime, fosururken tüm pagirsaklarum donuma döküldu da" dediginde, Fadime: -"Oh olsun, ama pagirsaklarun çikarken canun da pek yanmistur be Temel'im" diyerekten gönlünü almaya çalisirken; Temel yanitlamis hemen : -"Yok be Fadime, ha çikarken acumadi da, geri sokarken az kalsun ceberiydum".... |
r yi y sananlar... - hamdi, arı mu uçar ayı mı? - sıkıldım aytık pis heyifley! - yok lan arkadaş bilmioda onun için soruyok. - siz ne laf anlamaz kepazeleysiniz böyle. yakayım lan sizi. payalayım ulan! taytaklayım! almiim ayamın altına! - çok korktuk la. r ye v dien kişiler... - mevaba. ben doktovunuz sevdav yavavsağlav. - ????? - testlevin sonuçlavı geldide. sizin beyninizde uv vav. - ne var? - uv. - o ne ya? - tümöv. - ne vakfı bu? - tüvkiye mal ve öküzlev vakfı... hemşevim tömöv işte. uv. kansev kansev! - bu ne vakfı? dalga mı geçion bilader? - kavdeşim sizde sonu v ile biten hevşeyi vakıf sanıyovsunuz ama. - anladım. peki vakıfın test sonuçlarıyla ilgisi ne? - kafa mı buluyonuz benimle! ya söyleyemiom işte soktuumun havfini napim ya öliim mi kavdeşim! veeee çıkmıo aazımdan. veee çıkmıo veee çıkıo işte. bak vvvvvvvvvrvvvvvvvvvvv!! - dur lan dur bi tane çıktı! |
Kaynanamı Konya uçağı diye Kenya uçağına bindirdim. Şimdi eve gidiyorum, görsün bakalım anyayı Kenyayı.:noangel: |
| Saat: 03:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık