![]() |
Kaçındasın Ömrümün? Kaçındasın Ömrümün? Bu kara kışta Cebime tıktım tüm kuşları Belki onları ısıtabilim diye... Yürüyorum ****** sokak lambaları arasında, Hepsi bir bir göz kırpıyor bana... Bunca yıkıntının altında Kırılan dökülen ne varsa hepsinden kaçmak için şimdi atlıyorum ömrümün üstünden Ara ara gülüşler bakıslar batıyor ayaklarıma... Nasıl acılırdı bir kapının kilidi anahtarı deliğe sokmadan önce... Hangi bakış devriye gezerdi gecenin kör saatinde... Her saniye geriye dogru sayıyorum şimdi. Bitmesini bekler gibi birşeylerin... Oysa hiç 100 den geriye saymadım ilk okuldan beri... Kacındasın ömür saatimin hangisinden baslarsam daha az beklerim ki seni? Söyle şimdi hangi sayıdan başlamalıyım? mR. Gogo |
BENİM GÖKYÜZÜM Dün gece yine yıldızları kaldırdım ortadan O biçimsiz o hiçbir anlam içermeyen O düzensiz yıldızlar olmamalıydı benim gökyüzümde Benim yıldızlarım seni anlatmalı, seni sergilemeli Ben gözlerimi kapatttığımda yeni bir gökyüzü çiziyorum Herşeyi istediğim yere yerleştiriyorum Ne bir eksiği var nede bir fazlası Sonra bir bakıyorum şöyle uzaktan Yarattığım o eşsiz gökyüzünü seyrederken Gördüğüm şey karşısında duygulanıp ağlıyorum Her defasında yıldızların oluşturduğu siman altında Kocaman harfler ve en parlak yıldızlarla yazılmış o yazı |
Ve zamanı gelmişti artık; uzun yolculuğun.. Geride kalanlar bilmiyordu, Dönüşü var mıydı bu yolun? . Gözlerden yaşlar akıyordu, Hıçkırıklı ağlamalar.. Sonsuzluğun içine daldım, Ardımda hâtıralar... . Sevenlere hasret kalmak, Çok zor ve acı olsa da, Sonunda varsa kavuşmak, Katlanılır her acıya.. . Her zaman var olmalı umut. Hayatta herşey bir imtihan! İçindeki yaşama sevincini, Kaybetmemeli bir insan!.. Ben gözlerinde sakladım kendimi, Senin di, bütün dünyam, bilemedin, Kendimi göremez oldum aynalarda, Gözlerini benden kaçırıp gideli, Ben yüreğine hapsettim kendimi, Yanındayken yürekliydim, Bomboş dolaşır oldum kaldırımlarda, Sen yanımdan gideli, Oysa şimdi, her şeyimmişsin anladım, Ama nafile, elimden gelen bir şey yok, Bir ölü nasıl gezerse dünyada bende öyleyim, Sen benden, beni alıp gideli. |
Beni Özle... Gözünün alabildiğine bak. Güneşin suya battığı yerde Beni düşün ufacık bir tebessümle, Beni sev... Kendinle ve tüm kalbinle. Beni her zaman eski bir sevgili Eski bir dost olarak biL. Beni asLa UNUTMA! Şu tozpembe hayatında, Denizin bittiği yerde İkimizi yanyana yürürken düşün Beni ufukta, Kendini ise benim yanımda, Ama çok uzaklarda... Denizin mavisinde, Güneşin sarısında, Ve hayatının baharında, Beni özLe... |
ayrlıgı suya yazdım... Orada yüreğimin kıyısında, sen vardın gittin.... Bir gülüş vardı, bir tebessüm hayat vardı sanki, bir çeşme vardı, suyunu içmeye doyamadığım yani sen vardın gittin... Terk ettin beni bir çare bırakıp... Bir tek ben kaldım bu koca şehirde bir tek ben ve yalnızlığım... Beni ve her atışında can çekişen, sensiz kalbimle bıraktın... Oysa ben de hayatın bir ucundan tutunmak istiyordum.. Benim de düşlerim vardı mutluluğa dair.. Hem biliyor musun ? Bütün masum düşlerimde sen vardın.. Kocaman özlemlerim sınırlandıramadığım hayallerim senin içindi. Ellerimi açıp, dualar fısıldadım ikimiz adına sen geldin, bir kor gibi düştün avuçlarıma. duyduğum acıyla ıslandı avuçlarım ve yandı ellerim.. Yandı benliğim yandı kül oldu benliğim ve her şeyim.. Ama yinede orada yüreğimin kıyısında sen vardın gittin... Ve biliyor musun? Artık hayallerle süsleyemiyorum, duygularımı... Onların yerini artık, suskunluğum, göz yaşlarım aldı.. Ve gittin işte.. Bir tek yüreğim kaldı gururlu ve ayakta. Oysa hiç bir şey senin kadar, boşluk bırakmamıştı bende. Ya da kimse senin gibi bırakmamıştı, beni hiçliğin kötürüm kollarına... Ve şimdi ben, hayallerimden düşerken, hayat bulayım diye, hayatın dikenli tellerine tutunuyorum, ellerim kanıyor.. Alıştım ki artık bu ayrılığa kan bulaşmamalıydı diyorum çaresiz.. Ve sen, evet sen sevmeyi bilenleri kan tutmaz diyorsun beni de kan tutmuyor ya.. Şimdilerde ben yıldızların, ne dediğini anlamıyorum artık.. Bulutlarda bana küsmüş sanki. Senden sonra güneşte doğmadı zaten, karanlıklardayım hala.. Göz pınarlarımdan yaşlar boşalırken, onlar yanımda yok, eşlik etmiyorlar artık.. Bütün mevsimler hazan şimdi benim için.. Hep sonbaharı yaşıyorum, bazense ilkbahar.. Yani hasat zamanı hüzün biçiyorum, belki de yıllardır yetiştirdiğim hüznümü.. Her başaktan iri ve dolgun hüzünler çıkarıyorum... Onlar bana ben onlara gülümsüyorum bilmem.. Belki de hüznü seviyorum.. Çaresiz mahkum olduğum, çare diye her seferinde tutunduğum hüznü.. Şimdilerde enkaza dönmüş, bir duvar gibiyim.. Yanımda kimseler yok gölgelenmiyor kimseler.. Harabeliğim ürkütüyor belki, üzerlerine düşmemden, yıkılmamdan korkuyorlar. Sonra sen düşüyorsun aklıma gözlerin, bakmaya doyamadığım gözlerin... Hatırlıyorsun değil mi? Hep sana söylerdim ya, saatlerce gözlerine baksam, ellerini tutsam ve ellerin terlese avuçlarımda bu bana yeter demiştim değil mi?sana.... Gittin... Yoksun artık 'var' değilsin.. Belki de hiç olmayacaksın, belki de çoktan unuttun beni.. Ama biliyor musun? Ben seni hep rüyalarımda görüyorum kaç gece uykumu bölüp uyandığım oldu gerçek diye.. Ama değil işte... Ve düşüyorsun gene aklıma taşralığımız düşüyor, yani sıradanlığımız.. Ve gençliğimiz düşüyor.. Hani o istatistiklerde dahi belirtilmeyen ve ne uğruna olduğunu bilmediğimiz, heba edilmiş gençliğimiz.. Hani o görüldüğü zaman, dudak bükülen çoğunluğumuz.. Sevgimiz... Hani o yok sayılmalarımız, kabul edilmeyişlerimiz... Sahi, biz ayrılığı suya yazardık değil mi? Çünkü yazı suda, su da yazıda çabuk kaybolurdu.. Çünkü ayrılık yazısı kaybolunca suda, ayrılığımızda bitecek, kaybolacak sanırdık.. Ya da sen beni hep kandırdın, çocukça saflık işte, kimseler aldırmazdı hani. |
Bir gülücük, bir gözyaşı ya da... Ya da yerine koyabileceğimiz kelimeler oldukça fazla değil mi? Tek bir şeyden ibaret olmadığını biliyoruz. Keşke her zaman gülücük, hiç olmazsa tebessüme döndürebilsek, Neden her şey istediğimiz gibi gitmiyor, Neden göz yaşlarımızla ıslatıyoruz hayatı, Neden onun kırılgan olmasına bu kadar kolay izin veriyoruz. Nedir hayat? Hareketli ritmik bir şarkı mı, Yoksa slov, melankolik bir beste mi, Kimi zaman şarkı, kimi zamansa ağıt, Ama ne şarkılarımız bu kadar uzun, Ne de ağıtlarımız bu kadar kısa sürüyor.. Her gelen gün, acaba beraberinde hep güzellikler mi getiriyor? Bir düşünün, neler umut ederek başlıyoruz hayata Ve neler umut ederek günaydın diyoruz güne. Acaba siz iyi olduğunuzda hayat da size iyi davranıyor mu? Yoksa sırtını dönüp gidiyor mu... Şairin dediği gibi; “Ey hayat, Sen şavkı sularda bir dolunaysın, Aslında yokum ben bu oyunda, Hayat beni yok saysın...” Deyip, sırtını dönmek bu kadar kolay olmamalı. Bir çocuğun istediğini elde edene kadar inat etmesi gibi, Bağıra bağıra haykırmalıyız dünyaya... Ve istediğimizi elde edene kadar asla pes etmemeliyiz. Ya ilişkiler, her zaman karşımıza sevgimizi kabullendirmek ne kadar da zordur. Bu bir dost, bir arkadaş, ya da bir sevgili... Reddedildiğimiz ele, ısrarla çiçek vermeliyiz. Belki de o çiçeğin büyüsü gün gelip tüm benliğimizi sarar ve, Hayat ağıt olmaktan çıkıp, neşeli bir şarkıya dönüşür. Gönlünüzdeki gonca güllerin artık açma zamanı hala gelmedi mi? Hayatı güzelleştirecek olan insanın kendisidir. Hiçbir roman, güzel yaşanmış hayat kadar güzel olamaz... BeNcE En GüZeL ŞeY HaYaTtAkİ ÇiRiNlİkLeRe KaRşI BaŞıNı ÇeViRiPtE GüLüMsEyEbİlMeKtİr.... ÖLDÜRECEKSİNYuttun mu dilini, konuşmuyorsun... Tabii, her sorduğun bende cevaplı! Bilmem ki; gizlice ne umuyorsun? Kelepçe sözlerin, yüreğe saplı! Gelen her kaosla tüter hasretin, Böyle intikamın acı olmasın! Lügatta karşılık, ‘beter’ hasretin, Gözüme yakın da bana uzaksın! Buzlar aramızda, nasıl erisin; Yürek ateşimi söndüreceksen? İklime baharlar veren birisin, Beni de aşkından öldüreceksin!.. ÖLDÜRECEKSİNYuttun mu dilini, konuşmuyorsun... Tabii, her sorduğun bende cevaplı! Bilmem ki; gizlice ne umuyorsun? Kelepçe sözlerin, yüreğe saplı! Gelen her kaosla tüter hasretin, Böyle intikamın acı olmasın! Lügatta karşılık, ‘beter’ hasretin, Gözüme yakın da bana uzaksın! Buzlar aramızda, nasıl erisin; Yürek ateşimi söndüreceksen? İklime baharlar veren birisin, Beni de aşkından öldüreceksin!.. |
*************************** Bir düş var kucağımda, kan ağlayan ocağımda, tükenen sıcağımda, boş kalan yamacımda, ben miyim bilmiyorum, sanmıyorum... ***************** Belki Bir Gün.. Bir baktım ki ardıma, Islak resimlerle darmadağın... Bir de sessiz anılarım. Bir tebessüm var üzerlerinde, Ne gülüşler ne de ağlayışlar sığdırılmış Bir tek zaman dilimine, Bazen bir adım uçsuz bucaksız uçurumlara Bazen de düze çıkarır beni sanırım, Korkar olmuşum, habersizim, Saniyeler saatlere koşar, ben yine Kılı kıpırdamaz resim gibi: Sessiz, anlaşılmaz dururum. Bir nar düşünürüm; bir tek, İçine doldurulmuş taneler, Sendin o çok tanem. Bazen de bir kalabalık, bir curcuna içinde yürürüm Ben yine yalnız, bütün bağırtılarım, Sitemlerim, haykırışlarım, sessizce Karışır kalabalığa Bir varmışsın bir yokmuşsun Bir masalmışsın Dinlerken rüyalara daldığım, Uyandığımda ne sen, Ne de sana has tanelerin vardı. Gözlerimi açtığımda, Bir kapı önümde; Kilit vurulmuş, mühürlenmiş, Ardında düşlerim, sere serpe rüzgara Teslim olan sonbahar yaprakları gibi, Soluk benizli insanlar vardı ardında, Kırılan cam parçaları vardı. Yol aldığım yollarda, başım eğilmedi. Cam parçaları batsa da ayaklarıma, Yüzünü çizdim, her elime geçen kağıt parçasına ve sonra, Yine param parça oldu avucumda yırtılmış yüzün, dağıldı her yanıma. Sanki neydi o büyülü, sihirli bakışının Anlamsızlığı, diye baksam da aynalara Yine silemedim karaladıklarımı, Ne defalar ne kezler oldu Yine ve hep o sandığım kişiler, zatlar Birer birer çıktılar ansızın karşıma, Of demeye güç bulamadım, Derman terk etti beni. Ama en sonunda; evet en sonunda Elveda diyebildim. Sessizce de olsa, sükûnete boğulsam da zaman zaman... elveda sessizce sevdiğim...elveda... belki bir gün... |
SANA Sonu mutlu biten serüvenler, mutlu beklentileri noktalayan sabahlar, derin uykular, mutlu uyanislar dilerim... Her zaman olmasada en istedigin zamanlarda, bulduguna degil umduguna sahip olmani dilerim. Kötü günlerde senin elinden tutacak kadar çok mutlu anilarin olmasini dilerim. Umarim askin bedelini asla kendini ezdirerek ödemezsin. Umarim bütün zorbalarin hakkindan gelir, basin dik olarak yürüme gücünü bulursun Sana gereksinimi olan birinin seni görünce gözlerinin gülmesini; Ektigin tohumlarin filizlenmesini; yitirdigin bir seyin tasinirken bulunmasini; Günesin ilk isiklarini, sabah kuslarin civiltisini hissetmeni Yagmurdan sonra buram buram toprak kokmasini; Sevdigin insanin karsina çikmasini dilerim Aldigin yaralar ne denli derin olursa olsun, yüreginde sakladigin keyifli anlari, küçük mutluluklari unutma. Kendine zaman tani, Nasil olsa bu da geçer, gider. Yitirmek bizi tüketir. Ama yüregine acilari gömmeyi ögrenmelisin. Yasam seni yeniliyecektir.Inan bana. Yürüdügün o bildik yolda yeni baslangiçlar olacaktir. Korkular,kuskularla dolu zorluklar yasanacaktir. Mutlu saskinliklar da olacaktir. Bir dönemeçte dünya ayaklarinin altinda uzanacak, bir digerinde derin vadiler karsilayacaktir seni. Yürüdükçe yeni tatlar, yeni kokular, yeni dokunuslar kesecek yolunu. Bu seçtigin yol senin mutlulugun, senin yasamin. Mutluluk diliyorum. Ancak kendi kabuguna çekilerek yasanan mutlulugu degil... Rahatlik ugruna hayallerinden vazgeçerek elde edilen türden olani da degil... Gerçekten yapmak istediklerini yaparken yasanacak mutlulugu. Ya da çaba gösterme riskini, verme riskini, sevme riskini göze aldiginda duyulan mutluluklari... DILIYORUM |
HeR ŞeY SeNdE SeNdE GiZlİ HER ŞEY SENDE GİZLİ Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğusundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin… ''CaN YücElİn GüZeL Bi ŞiiRi....'' |
Gerçeklik dışı bir sevgi bu Ne olduğun belli ne de olmadığın Bir sancı gibisin gece yarıları yüreğimde Kendimi zor alıştırdım Bu sancıyla ısıtmaya,yaşamaya... Gözlerim ağlasa bile gülmeye Vazgeçemediğim bir alışkanlık Şu küçücük bedende kocaman birisin sen Öyle büyük ve acımasız Eziliyorum;Aldırış edip dönen bile yok... Biliyorum,bir gün sıra bana da gelecek Bende çıkacağım herkes gibi uzun bir yolculuğa O zaman belki anlarsın Sızım sızım gezinirim yüreğinde Her bir parçana imzamı attığımda Dönüp bakacaksın geride bıraktığım Derin derin yürek izlerine İşte o zaman anlayacaksın ki Sen artık YALNIZSIN!!!... |
| Saat: 00:06 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık