![]() |
BAYBURT HAMAMLARI Çarşı Hamamı (Merkez) İl merkezinde Saat Kulesi yakınında bulunan Çarşı Hamamı, Kadı Mahmut Çelebi’nin vakfıdır . Bu hamam da diğer hamamlar gibi onarım görmüş ve özelliğini yitirmiştir. Yalnızca sıcaklık bölümü orijinal yapısını korumaktadır . Bayburt Hamamları Osmanlı devri hamam mimarisinde tatbik edilen iki tipin erken örneklerini vermektedir . Hamam merkezi planlı olup, altı eyvanlı sıcaklık bölümü bulunmaktadır. Bent Hamamı (Demirözü) Bent Hamamı, Çoruh Nehri kıyısında, kalenin güneydoğu eteğindedir . Akkoyunlulardan Ferahşat Bey’in vakfı olan bu hamamın yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber hamam, değişik zamanlarda onarım geçirmiş, dışarıda büyük farklılıklar olmakla beraber iç kısımlarda özelliğini korumuştur. Klasik dört eyvanlı hamamlar planındadır. Soyunmalık kısmı dört sütunun taşıdığı, ortasında aydınlık fenerinin bulunduğu bir kubbe ile örtülüdür. Ilıklık bölümü ise, uzun bir beşik tonozdan meydana gelmiştir. halvet bölümündeki merkezi kubbeyi sivri beşik tonozlu eyvanlar desteklemektedir. halvetin dört köşesine kubbeli halvet odaları yerleştirilmiştir. Paşaoğulları (Kondolotlar) Hamamı (Merkez) Bayburt Tuzcuzade Mahallesi’nde bulunan bu hamamın hangi tarihte yapıldığı kesinlik kazanamamıştır. Değişik zamanlarda yapılan onarımlar hamamın orijinalliğinden uzaklaşmasına neden olmuştur. Hamamın sıcaklık bölümü klasik haç biçiminde dört eyvanlı plan şeklindedir. Burada kubbelere geçiş pandandiflerle sağlanmıştır. hamamın köşe odaları ve ılıklığı tonozlarla örtülüdür. Ali Şingâh (Şengül) Hamamı (Merkez) Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde sözünü ettiği Bayburt’taki Ali Şingâh (Şengül) hamamı günümüzde gelememiş, kalıntıları yakın zamanlarda yıkılmıştır. Akkoyunlu döneminde yapılan bu hamamın sıcaklık bölümünün mukarnaslı trompları ve bir köşe odasının kalıntıları günümüze gelebilmiştir. Buna dayanılarak hamamın klasik dört eyvanlı hamam plan düzeninde olduğu sanılmaktadır. |
TEL HELVASI TEL HELVASI http://www.yelesermahallesi.com/wp-content/uploads/2010/08/TELS.jpg http://www.yelesermahallesi.com/wp-content/uploads/2010/08/TEL.bmp MALZEMELER 250 gr tereyağı, 3 su bardağı un, 1 kg. toz şeker, 1 adet limon. HAZIRLANIŞI 1 kg. Şekere, 2 su bardağı su konur ve kaynatılır. Üzerine bir miktar limon sıkılır. Şeker hafif kırmızı renge gelince bir kaşık kadar bu şekerli sudan soğuk su içerisine dökülür, katı hale (ağda) gelirse helvanın ağdası olmuş demektir. 250 gr. Yağla kavrulan un büyükçe bir tepsi içerisinde soğutulur, soğutulan ağda beyaz bir renk alıncaya kadar çekilip uzatılarak yoğrulur sonra iki ucu birleştirilerek simit şekline getirilir tepsideki soğutulmuş, kavrulmuş un içerisine konur. Üzerine kavrulmuş un dökülerek üç dört kişi tarafından kenarlara doğru çekilerek halka büyütülür bu halka ikiye katlanarak küçültülerek tekrar aynı işlem yapılır. Katlar incelinceye kadar aynı işleme devam edilir. Tel tel olan katlar kopartılarak servis yapılır. |
BAYBURT DEDEKORKUT HEYKELİ |
Bayburt Halk Oyunları Bayburt Halk Oyunları |
Bayburt Deyimleri A- AĞIRSAĞ : Teşinin başına geçirilen, parça. ANIK : Bişmemiş ekmek. AŞOTU: Ayranlı çorbaya, konan ot. ABA: Anne AĞA: Baba ALAF: Hayvan yemi ANDER: Kötü şey, pis şey. AŞUĞ: Oyun oynanan hayvan kemiği. AVARA: Boş, işsiz. AYARTMA: Kandırma AHBUN: Gübre-Sulanabilir tarla. AZIK: Yolcu Yemeği ARUŞTAĞ: Tavan arası ALMA URUBİ: Bir çeşit marmalet. AĞNAĞAZ: Değirmenden çıkan kaba un. ANTIK: Küvlenin karşısına konan yaş tezek. -B- BILLIK: Ufak BORANİ: Bir Yemek Adı BULGURLİ: Bir Yemek Adı BÜGELEK : İri sığır sineği BASMALIĞ: Tezek yapımına ayrılmış boşluk. BÖCÜK: Böcek BOYNUK: Boynu eğri. BALAM: Oğul BAYAHTAN: Demin biraz önce BEDURE: Kova BILDIR: Geçen sene, Geçen yıl. BACI: Kız kardeş BACANAH: İki bacıdan evlenenlerden herbiri. BUYMAK: Donarcasına üşümek. BOY: Bir çeşit hayvan yemi. BASMA: Tezek yapımı için, gübrenin yayılıp çiğnenmesi. BİBİ: Hala, Babanın kardeşi BÜH: Baykuş BENNEN: Benimle -C-Ç- ÇORÇOROS: İşlerin çok kötü olması,berbat. CANGIR: Açık mavi renkte gözü olan kimse. CAMEŞ: Erkek Manda CÜMCÜK: Sıkmak, cimdik. ÇALAĞAN: Çaylak-Kartal CULUĞ : Hindi CECİM : Kıldan dokunan kilim. CECÜK: Kasık CIRNAĞ: Tırnak-Kedi benzeri hayvan tırnağı CAFERLİK: İhtiyat askerliği CITTI-BITTI: Saklambaç oyunu CENDEK: Ölmüş hayvan leşi CUMURLAMA: Pataklama –Ufalama ÇINGIL: Koyunların boynuna takılan çıngırak. CÜCÜK: Tavuk yavrusu- Civciv CIBIL: Yoksul, Kimsesiz. CIRIK: Bez parçasından yırtılan parça. ÇID: En uç CICIĞ: Süslü, Güzel, iyi CAVRAMAK: Gayret etmek, Azmetmek. CILDIK: Elbisenin yırtık eteği CIRBIT: Gözdeki çapak ÇİRİŞ: Yerli prasaya benzeyen ot-sebze ÇAŞUR: Yemek yapılan bir kokulu ot çeşidi. ÇİMMEK: Yıkanmak ÇETEN: Saman taşınan araca yapılan yanlık. ÇAR: Çarşaf baş örtüsü ÇOROŞ: En az iki çift koşu malı ile çekilen pulluk. D- DASTAR: Hamur konulan örtü DÖŞÜRMEK: Toparlamak, Toplamak, Devşirmek DADANAĞ : Çıkarılmış öküz tırnağı DİRGEN: Ot, Saman aktarılan kab. DADAĞ : Çocuk maması DEBBE : Bakırdan yapılmış kab DEĞİRMİ: Yuvarlak DUVAĞ: Güveç yada küp kapağı DÖĞMEÇ: Bir çeşit yemek DULUNMAK: Suya dalmak DADIRAĞ: Kuru, bir çeşit yaban yemişi DÜRÜM: Tandır ekmeğiyle yapılan burmaç. DÜĞE: İki yaşındaki, dişi dana DODUK: Ayak DIRCIK : Baldır, Topukla dizin arasının arkası DAG : Şeker Pancarı DARGUN: Bir çeşit ot DEHRE: Ufak Balta DEMİRLİ: Tahıl ölçü birimi DÜĞÜRCÜK: Çekilmiş bulgurun en incesi DÜVÜRCÜ: Gelin getirmeye giden.. DADACUĞ: Ekmeğe yapılan katık DİL DİBEGİ: Her şeye cevap verme, söz altında kalmayan. DİDİLİ DIRNAĞ: Tırnaklarıyla çabalamak. DINGINI BOZMAMA : Umursamama DILÇİ: Çok gezen, çok konuşak -E- EMİ : Amca EGİŞ: Bir ucu yassı, bir ucu kancalı tandır aleti. EVELİK: Dolma sarılan bir yaprak. ESGÜK : Noksan EBEM EKMEĞİ: Bir kır sebsezi EVLEK: En ufak ekim sakası ERİŞTE: Yerli Makarna ENÜK: Hayvan yavrusu-Çocuk EZGERTMEK: Ağırlamak, izzet ikram etmek EZE: Teyze ERGİŞİ: Koca-Erkek EYVETİ: Acele Çabuk ESKÜK ETEK: Kadına verilen isim EMEN: Bir çeşit oyun, Bir iş yeri EVMEK: İvedilemek F- FİZAH: Feryat FIŞKİ: Kuru ve hayvan gübresi FENNOS: iyi ve güzel gaz lambası FERZENK: Kötü kadın FIRIÇ: Oruç bozma hali FISTILIK: At ve eşek gübresi FİSKE: En eski lamba türü –Hafif vurma FISTIKLAMA: Durup dururken çifte atma FIRT: Yudum FIR: Kağnının sabit tekerleği FİRAK: ayrılık FERİK: Civcivin biraz büyüğü -G-Ğ- ĞANAYAĞLİ: Zavallı, çaresiz kadın GEJGERE: Yük taşınılan yayvan araba üstü GAB: Sığır bağlamaya özgü, çubuk GOT: Bir ölçek GOGOL: Tandırı çilalayan taş GAFUGA: Güğümün küçüğü GİNCOROP: Tarlada biten bir çeşit yemiş GALACOŞ: Bir çeşit yemek GADAK: Mandanın yavrusu GIRDAN: Burulmuş Manda GUMBUZ: Yumruk GADA: Büyük erkek kardeş GELEVİN: Tarla faresi GUNDUL: Yuvarlak GOLLUK: Kuyruğu kesilmiş GALİF: Bağ kulubesi GALMAŞ: Harmanda gençlerin hakkı GUGGİ: Bir nevi kuş GAV: Tandır yapılan toprak GUDUK: Küçük köpek ĞALAĞ: Kubbe şeklinde örülmüş tezek yığını GINDIRA: Hasır dokunan ot GÜMAN : Umut ĞEŞMER: Komik Şakacı GORUNGA: Hayvan yemi ot, GANDIRIF : Boyunduruğa bağlanan kayış GÜVEÇ: Yemek pişirilen toprak kab GENDİME: Kabuksuz buğday GELBERİ: Kül çeken alet GÜGÜM : Su kaynatılan boğazlı bakır demlik GUCUK : Şubat ayı GUGUL: Teknenin dibinde kalan hamurdan yapılan ekmek. GIDIK : Keçi yavrusu GOBAL: Ucu toparlak sopa GUZZUK: Kanbur GABALA: İşi götürü olarak alma. GILLAMAK: Yuvarlamak GOVİ: Damak güveyi GAGART: Çengel GALAT: Büyük sırt sepeti GÜMANLI: Hamile, gebe GILDIK: Davar pisliği GIDIK: Çene altı, gerdan GIVIK: Topaç H-I-İ- HETİRCEK: Tandır ızgarası HERSE : Gendime ezmesi, Bir yemek HOGAL: Taştan saçak HODAĞ: Çiftçilikte ücretle tutulan uşak. HOLTEĞLEMEK: Atmak, Savurmak HENEK: Şaka HERGOS: Pulluğun açtığı iz HAŞIL: Bir çeşit yemek HÖLLÜK: Bebeklerin altına konan toprak HEREK: Güneşlenmek, rahatlamak HARBİ : Hızlı çabuk HİM: Temel HAÇAN: Madem, mademki HERK: Sürülmüş tarla İŞLİK: Gömlek İRAPATA: Tandıra ekmek yapıştırmaya yarar yastık İMİRDOLMASI: Bir çeşit yemek. ILINCAK: Çocukların sallandığı salıncak beşik. HEKAT: Hikaye -K- KİL: Hamamda kullanılan toprak Bir çeşit Bayburt Şampuanı KARTOL: Patates KAHMUT: Tarlada olan bir çeşit yemiş KENGER: Bir çeşit bozkır bitkisi KELMAH: Saman eleyen kalbur KORVEZEL: Tekeri mazıdan çıkarmayan tahta çivi KALUK: Eski Ayakkabı KOLUKTURMAK: Şevkini kırmak, moralini bozmak KULAĞ: Hoşaflık elma kurusu KIRIK: Kısaltılmış tüy KERSELE: Huysuz kadın KOP: Kağnı arabasının uzayan tahtası KERTİ: Bayat KÜLÜR: Bezelyeye benzer hayvan yemi KUD: Geç yürüyen çocuk –Kötürüm KEFTER: İhtiyarın çirkini KOKOÇ: Kuşburnunun kurusu KOTAN: Pulluk KAVUT : Kavrulmuş buğdayın, üğütülmüşü KIRIZ: Saçı dibinden kesilmiş KÜVLE: Tandırın hava deliği KAVURGA: Kavrulmuş Buğday KELEM: Lahana KOPUK: Lahana sapının yenir tarafı KERME İyi çiğnenmiş, koyun tezeği KURUT: Topak halinde kurutulmuş, yoğurt KIRKIR: Serçe KURUN: Taştan, su deposu KERSEK: Sertleşmiş toprak parçası KURUK: At yavrusu tay KÜSPE : Bir çeşit hayvan yemi KELTE: Çok bilmiş genç kız KIKAN: Diken -L- LOBİYA: Fasulye LOR: Çökertilmiş süt, çökelek LOR DOLMASI: Bir çeşit yemek LAVAŞA: Çifte atan hayvanları nallarken ağzına takılan kıskaç LAZUT: Mısır LALUK: Peltek konuşan LÜLÜK: Çeşmenin su akan kısmı LIĞ: Cıvığ ve derin çamur LILIĞ: Tirit hali LAVAŞ: Tandırda yapılan ekmek M-N- MOZUK: Bir yıllık dana MALUĞ: Ganderif kayışını kitleyen toka MASTA: Sığır sürmeye özgü sopa MEDEK: Dişi Manda MARABA: Ortakçı MİLTAN: Gömlek MANTİ: Bir yemek MODUL: Masta, sığır sürmeyen yarar, sopanın ucuna takılan çivi MARAN: Kağnı MAYIS: Yaş sığır gübresi MAHRAMA: Büyük Mendil NANEHİR: Evlilik çağına gelmiş kız MALAMAT: Kusurların ortaya çıkması NUZUL: Felç vurması -P-R- PİSİK: Kedi PÖHÖRÜK: Soba bacası PAHAR: Pınar Çeşme PIRTİ: Giyilecek şeylerin bütünü POÇÇUK: En geri, en son PÜRÇÜKLİ: Havuç PİN: Kümes PART: İri yığın halinde PİRPİRİM: Dağınık PERİKTÜRMEK: Dağıtmak RAPATA: Tandıra ekmek yapıştırmak için yastık PİNDİREK: Uzun ve büyük olan burun.. -S-Ş- SEKÜ: Ahırdaki yüksekçe yer SİRKE: Yeni doğmuş bit yavrusu SAMİ: Sığır bağlamaya mahsus odun SAMBAĞI: Sığır bağlanan odunun ucundaki bağ SAŞMA: Tezek kırıntısı SÜMSÜK: Dürtme, yumrukla vurma SİTİL: Süt, yoğurt kabı, bakraç ŞURT: Tandırın üst kenarları ŞİŞEK: Bir senelik dişi kuzu ŞOŞARTMAK: Abartma, mübalağa etmek, SÜKEM: Nezle, grip gibi hastalık. SÖVE: Kapı kenarı, pervaz ŞOĞURT: Salya T-U-Ü- TANDIR : Gavdan yapılan yere gömülerek içinde ateş yakılıp ekmek, yemek pişirilen ocak TEPME : Basmalığda bel küreğiyle muntazam kesilen tezek nevii TAPAN : Ekimden sonra tarlayı düzleyen alet. TEN: Nem TAR: Tavuk tüneği, Öküz arabasında uzun tahta TAVA BİŞESİ: Bir çeşit hamur işi yemek TIRHIÇ: Evlerin kapılarına takılan parmaklık TEZEK: Hayvan gübresinden yapılan yakacak. TECİR: Mutfak tereğinin en altı TEPİR : Tahtadan oyularak yapılan tepsi TEHMÜK: Tekme TIĞ: Sürüldükten sonra, harmanda yığılan buğday saman yığını TETİK: Kedin ön ayağı TUĞS : Yumurtaya yatacak tavuk, kıvama gelmiş tavuk URP: ¼ ölçek URBA: Elbise -V - VIZZIK: Boyunduruktaki tahta çivi VAHTULİ: Bahti açık, talihi yaver VİYANA: Hayret nidası -y YAMAK : Küçük yağ kabı YAĞIRNİ: Sırt YAVUŞAĞ: Bit yavrusu YAYIK: Yoğurdu yağ ve ayran haline getiren alet YANSILAMAK: Taklit etmek YEYLİK: Hafif YABAN TEZEĞİ : Kendiliğinden yabanda olan tezek. YEMLİK: Tarlada biten bir çeşit ot. YALAĞ: Hayvanların su içtiği yer YAZI: Düzlük ova YAPMA TEZEK: Duvarda kurutulan hayvan gübresi (Elle yapılıp, duvara yapıştırılır) -Z- ZIRZA: Kapıyı söveye bağlayan kol ZAP: Kalın ve iri küp ZÜRBİYE: Süt ve balın karışması ZAKAR: Honi ZAĞAR: İri kafalı ve şişman köpek ZULA: Gizli kasa ZİRON: Mahalli yemek. |
Bayburt Balı Bayburt Balı :40 TL/KG http://www.yentebal.com/media/bayburtbalik.jpgBir besin maddesi olarak balın , beslenmedeki benzersiz önemi, pekçok hastalıkta koruyucu ve tedavi edici etkileri yaklaşık 500 hastalığın tedavisinde yardımcı olarak kullanıldığında etkili olduğu uzmanlarca onaylanmış olan ve yöremizde doğal, saf ve atalarımızın yediği Bayburt Balı'nı da yetiştirmekteyiz. Bayburt çevresinin çok temiz olması, hiçbir kimyasal atık ve ilaçlama olmayışı, Anzer yaylasına yakınlığı 2000 metre yüksekliğe varan üretim alanları, flora yapısının çok zengin oluşu Bayburt Balının farkını ve kalitesini ortaya koymaktadır. Gıda güvenliğine çok dikkat ve önem vermekteyiz. Kaynak |
Bayburt Kop Şehitleri Abidesi Birinci Dünya Savaşında, Kop Savunması askerî, siyasî ve sosyal açıdan büyük bir hadisedir. Bu savaşta yer alan Osmanlı Devleti'nin Kafkasya Cephesi'nde burada Osmanlı-Rus Savaşının seyrini değiştirecek kadar önemli bir savunması olmuştur. Osmanlı Devleti de bir oldu bitti ile Kasım 1914'te bu savaşa girmek mecburiyetinde bırakılmıştı. Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesiyle, birçok yeni cepheler de açılmış oldu. Bu da savaşın seyrini değiştirmiş ve İtilâf Devletleri'nin birçok plân ve hayâllerinin akamete uğramasına sebep olmuştur. Rusyanın hayal kırıklığı sebeplerinden biri de "Kop Savunması" olmuştur. Gerçekten Kafkas cephesi'nde bir mevzi savunması gibi görünen "Kop Savunması" incelendiği zaman, bunun sıradan bir savunma olmayıp, Kafkas cephesinin ve dolayısıyla Osmanlı-Rus harbinin seyrini değiştirecek kadar önemli bir savunmadır. Kop Savunmasında askeri kaynaklar toplam 40.000 rusun telef olduğunu, bunun yanında 3.Türk ordusunun ise 9700 Şehit’i olduğunu ayrıca 15.000 Mehmet’in yaralandığını ifade etmektedir. 9700 mûbarek şehit anısına 1963 yılında bu abide yaptırılmıştır. |
| Saat: 16:49 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık