![]() |
Giderken arkana bile bakmadın Öyle bir gittin ki; Biliyor musun gülüm Bu anlatılmaz... Öyle kalakaldım buralarda Tek başıma Nefes alamadım bir an.. Söyleyeceklerim kaldı dudaklarımda Seni düşündüm.. Seni sonsuza dek kaybettiğimi anladığımda Sen yoktun Giderken beni hiç düşünmedin!! Şimdi kalabalığın arasında Yalnızlık çekiyorum... Hiç geçmediğin Ve hiç geçmeyeceğin bir duraktayım... Geçmeyeceğini bile bile Bir umutla seni bekliyorum Çünkü seni seviyorum!! Tabi bu kalbimin isteği... Ben artık beynimi dinliyorum!!! |
En kötüsü ne kaybettik biliyor musunuz? Gün geçti yaşama tutunmak adına "BİZ OLMAYI KAYBETTİK." Seni seviyorum demenin, zor bir söz olmadığını öğrenemedik.Gördüğümüz sevdiğimiz insanı son kez görecekmiş gibi düşünemedik. Hep yarını düşünüp, hep yarını yaşadık. Ayrıldık, kırıldık, zorlandık, kaybettik ANI YAŞAMANIN MUTLULUĞUNU bilemedik. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Kal desen kalacaktım... Demedin oysa... Kuru bir "bitmesin"den başka hiçbir şey demedin. Öyle kuru, öyle soğuk, öyle uzaktı ki ondaki anlam! Bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakın mıydık uçuruma? Savunmayacak mıydın sevgimizi? "Kal" diye haykırmayacakmıydın ardımdan? Düşündüğüm bu değildi... Hayal ettiklerim, beklediklerim başkaydı senden.. Mücadele beklemiştim oysa, yelkensiz olan gemimizi kıyıya ulaştırırız sanmıştım.. Kıyıya ulaştırırsın sanmıştım... Oysa O'nu denizin ortasında savunmasız bırakmama göz yumdun... Bu kadar yıpratıcı olamazsın... Oysa bir anlam olmalıydı yaşadıklarımızda! Paylaşılan duyguların bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki martıların bir anlamı olmalıydı. Beynimizdeki melodilerin, aramızdaki çekimin, geçen akşamki sohbetin bir anlamı olmalıydı. Duygularımızın bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki tüm MARTILAR'ı uçurdun şimdi... hangi yöne gittiler bilmiyorum, geri dönerler mi bilmiyorum. Dünya boşaldı mı ne! Neden bu kadar sessizleşti birden yaşam, neden artık parlamıyor yakamozlar gözlerimde, neden artık rüzgar esmiyor... Her şey seninle mi kaldı yoksa... Mantığım, mantığımı bana bırak lütfen, ona ihtiyacım var. Bazı şeyleri anlamak için ona ihtiyacım var! Evet! Ben istedim ayrılığı, Çıkmaz yollara yönelen bendim, Kucağında bir yığın noktayla karşına çıkan bendim... Kahretsin! Bunu neden yaptığımı bilmiyorum Ve Senin buna nasıl göz yumduğunu... Tıpkı Balkondaki akasyaları sularken, fazla sudan dolayı sararacaklarını bilmediğim gibi... su onun için hayat olmalıydı oysa.. ve...sen de benim tutunacak dalım! Bazı şeyler vardı aramızda biliyorsun, olmaması gereken ama daima varolan. Farklı uçlardaydık seninle, farklı mevsimleri seviyorduk farklı zamanlarda.... sen büyük fırtınalara vardın, bense lodostan bile ürküyordum.. Oysa başardığımız şeyler vardı her şeye rağmen, daha doğrusu öyle sanıyordum... Binlerce yıldız arasında, ayın güzelliğini gösterebilmekti tek amacım... yıldızları söndürmekti... sorunları yok etmekti... "bitti" deyişim öylesine bir şeydi, öylesine sıradan, şakacıktan... "hayır" demeliydin! Hatta kıyametler koparmalıydın yüreğimde, Hendekler açmalıydın yoluma gidemeyeyim diye. Sahip çıkmalıydın gözlerimdeki ay'a sevgimiz diye... Beni yolumdan alıkoymalıydın... "kal" demeliydin... defalarca "kal" demeliydin... oysa demedin... belki de senin çiçeklerin çoktan solmuştu ve ben akasyaları kışın yaşatmaya çalışmakla hata etmiştim... belki böylesi daha iyi oldu... "kal" deseydin kalırdım... hem de seve seve kalırdım. Martılarla kalırdım Yakamozlarla kalırdım Demedin oysa! Bilir misin Kaç çığlık olup yıkıldı yüreğim giderken... Bilir misin Nasıl bir cana hasretti yüreğim, yolumdan döndürecek... Bilir misin Nasıl zor oldu ardıma bakmadan çekip gitmek... "KAL" desen kalacaktım... DEMEDİN OYSA! |
Giderken yenileceği kesin olan bir ordunun kaçarken çevresini yakıp yıkması gibi darma dağın etmişsin duygularımı gönül sarayımın sahibi olabilecekken ezip geçmişsin sevgi tomurcuklarını alıp götürmek yerine darma dağın etmişsin gönül bahcemi Yaralaman yetmez gibi tuz sepmişsin yüregime sızısı yeni yeni yürüyor damarlarımda canım hala yanıyor Ateşin küllenmedi hala beni içten içe yakıyor sızını dindiremedi diğerleri onaramadılarki harabeleri gördüğüm her simanın altında senden birşey kahkahaların hala yankılanıyor bu beden hala senin için yanıyor gelme sakın yaralarım kanıyor |
Doğduğunu anlamaları için Önce ağlaman gerek. Üstüm başım yaş içinde. Yaşlandım, Yaşlandım. Yeniyorsun. Bir-sıfırsın. Bir sıfırsın. Toplansak yine ben çıkarım. Etkisiz kaldın. Senle ben Toplamda iki kişiyiz. Ben tek sayı... Senle ben Toplansak çarpılsak Bir (b)iz edemeyiz. Anladım sen bana Gitmeye geldin. Hoş gittin. Son bulduk http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Gitme Desende Gideceğim Fulya çiçeği kokuyor simdi yıllar Egzotik meyve tadına dönüşen şiirler Kahverengi tonlarının cıvıltısına bürünen hazanlar Meyvelere duran acılar hüzünler. Yağmurların diliyle konuşan umutsuz yarınlar Yabani nergisleri derlerken orkideleri öldüren eller Sevkat verenin sevkat hakki için söyleyin unutuldu mu ? O tatlı esintili baharlar yazlar unutul du mu söyleyin. Bereketli toprakların sevecen evlatları Söyleyin o gül yüzlüm nerelerde Gitme demesin gitme dese de gideceğim Çıkmazlara sürüklenen hayaller düşler. Yüreğini üşütecek güz rüzgarları Büyürken azalan tutkularını sevdalarını silecek Gün geçtikçe ayağa düsen zavallı sevdalarını Dönüp bakmaz asil yürekler ardına bilesin. Bir tebessümünle mavileşen denizler Kas çatışınla köpüren iç dalgalar Ömrü süsleyen güzel sözlerin Bin ölüm getiren susuşların. Simdi/ suskulardasın Etme sakin sadakat yeminlerini Gitme kal deme Kiminle olursan ol yalnızlığa mahkumsun. Sen beni Ben aşkı öldürdüm Neye yarar artik Gitmek/kalmak Ölen bizdik sevdiceğim biz Biz öldük ebediyete kadar/Biz öldük. |
Gidebilmelisin Hickiriklarin dügümlendiginde Yada yutmak zorunda kalirsan söylemek istediklerini Cekip gidebilmelisin Hasret agir bastiginda Yada gurbet canina okudugunda Ve henüz yalan bulasmadan dudaklarina Düne elveda deyip cekip gidebilmelisin Dönmeyecegini bile bile Hatta ardina bile bakmadan Ve yarinlarin korkusunu düsürmeden bakislarina Eyvallah diyebilmelisin Vakit gitme vaktiyse eger Bir mengeneye takmadan yüregini Sözcüklerin altina nefretin imzasini atmadan Insan kalabilmek icin Cekip gidebilmelisin |
Gitmek Gelmek gibi gitmesinide bilmeli Düsmek gibi kalkmasınıda bilmeli Sevmek gibi unutmasınıda bilmeli Düslerken gerceklerle irkilmesini Bilmeli insan Çünkü Hala Dünya Dönüyo Sen hayal etsende Askı :tender: gitmek bence hicte kolay deyil Gitmek Gitmek o kadar kolay mı Bir kentin o dapdar sokaklarından O gepgeniş pembemsi kırlara Gitmek o kadar kolay mı Ya dumanı tütmeyen ruhumun Hayat belirtisi sıradanlığını taşımak Bin bir karmaşasını bir nefeslik şehirden Bin nefeslik doğalara Yaratmak kolay mı Yoklardan bir ormanı Ya inşa etmek şehri Kabasından çizgilerine yepyeni Ya her defasında vazgeçemediğin Ama asla bulup bütünlenemediğin Kaf dağı ötesi aşkı hayalini Sesini nefesinden atmak O kadar kolay mı |
Ne rüzgarlar, ne boralar gördü yorgun gemi, Ve nihayetinde aşkın limanına demirledi. Ki ''git'' deyişin öyle, öyle içten ki; Vakit halatları toplayıp, defolup gitme vakti. |
Bir sen yoksun bu şehirde, bir de zaman. Ayrılık fısıldıyor yapraklar. Gitmekle kalmak arasında, Hüzün kokuyor deniz. Yas tutuyor gönül. Hicran yağıyor. Sen yoksun ya Gitmek geliyor içimden. . http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
gitme zamanı geldi kimse tutmaz artık beni içim kan ağlar ben ağlarım durmadan gözyaşlarım sel olur içime dalarım yine,sen gelirsin aklıma unutulmuyorsun,ilk aşk buna derler sonra herşey anlamsızlaşır eskiden olsaydı keşke dersin hüzünlenirsin onu düşünürken ama o bilmez senin ne durumda olduğunu ve hayatın boyunca ağlarsın ölümü geçirirsin o an aklından ama ecel gelmez. |
Günlerdir, aklımdan yürüyen sözcüklerin yüreğimdeki sızıya her dokunuşunda biraz daha kızgın biraz daha küskün cümleler kurdum. Şimdi mi, şimdi hüzün zamanı… Evet ayrıldık! Hayaldi ve gerçeğe çarptığımız an bitti. Belki de suya yazılmış bir aşk masalıydı bizimki. Hani zamanında her şeye inat beraber ayakta kalabilme çabalarımız filan aklıma gelince, sonumuza bakıp derin bir acı çekiyorum ciğerlerime. Dönüşü olmayan bir yola ürkmeden adım atabilme cesaretimiz içinse hiç övünemiyorum biliyor musun? Aşk, gerçeklere ne kadar yakınsa sonsuzluğa o kadar uzakmış meğer… Benim için artık bir yabancısın. Oysa hayattan aldığım her darbede çevireceğim acil numaram, en yakın dostum, sevgilim, hayat arkadaşım olduğunu sanmıştım. Şimdi yaşamak için yeni sebepler arıyorsundur kendine ve her gece başını yastığa koyduğun anda benden kalan parçaları içindeki ateşle yakıp uyuyorsundur. Tanırım seni! Yüreğini yeni bir yüreğe açman biraz süre alır ama hayat devam ediyor mantığınla bunu da aşarsın! Doğruların- hani şu asla, ne pahasına olursa olsun değiştiremeyeceğin doğruların-bir gün hangi kadının el değmesiyle doğru olmaktan çıkar işte onu bilmiyorum. Ben senden gittim; hem de bir hastanenin acil servis kapısının önünde öylece yolunu gözlerken Ben senden gittim; telefonun diğer ucundaki suskunluğuna bağırıp çağırıp ağlarken Ben gittim artık; sana ayrılmalıyız, derken Ve şimdi… Unuttum seni demek için çok erken belki de çok geç! Vakit ayrılık vaktiydi; bitti Senin için tüm iyi dileklerim, yüreğimin ta derinlerinden sesleniyor: Mutlu ve sağlıklı yaşa. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Nasibimiz kalmadı yüreksizlerin mekanlarında, bir an bile bizi buralarda istemezler. Bir nisan yağmurunun taneleri toprağa işlemesi gibi, kaybolup gidelim buralardan. Ruhsuzların mekanlarında kalmak istemezsin bilirim benim gibi, buralarda eriyip, kaybolup, yok olup kalmak istemezsin bilirim. Yok olmaktan korkarsın bilirim, ellerinden tutmak istersin yüreksizlerin bilirim, yüreksizleri bağrına basmak istersin bilirim, onlardan ayrılmak istemezsin bilirim ama, onlar seni buralarda istemezler. Yüreksizler bizi kovmadan biz, kendimiz gidelim buralardan yüreğim. Gidelim yüreğim buralardan! Yüreğim erimek kaybolup yok olmak sana yakışmaz bilirim, bana yakışır. Sen "HİÇ" olmadan gidelim buralardan yüreğim. Bir seher vakti, ansızın çıkalım gidelim yüreğim buralardan. Kaybolan sabahlar gibi, umutsuz kalan dünler gibi gidelim buralardan. Yalnız kalan bir anka kuşu gibi biz de yalnız kalsak da gidelim buralardan. Umutsuz kalsak da varacağımız yerlerde gidelim buralardan yüreğim. Yüreğim ağlayarak gidelim buralardan. Gözlerimizin yaşlarını silmeden gidelim buralardan. Toprağa düşen yaşlarımız gibi gidelim buralardan. Gözlerimiz buralarda kalacak bilirim. Dedim ya buralarda nasibimiz kalmadı, nasibimizin olacağı yerlere gidelim yüreğim. Yüzümüz yere sürülür buralarda. Meydanlarda kaldık, sokak aralarında kaldık, kuytularda kaldık yüreğim. Kapılarda takılı kaldık, geçit vermediler yüreğim. Aç kalan çocukların yüreklerinde kaldık. Neden ve nasıl çocuklarını kaybettiklerini dahi bilemeyen annelerin yüreklerinde kaldık yüreğim. Düğümlenen boğazlarda kaldık yüreğim bilirim. Mazlumluktan eriyen ciğerlerde kaldık yüreğim. Donup kalan, kilitlenen düşüncelerde kaldık yüreğim. Helalleşelim gece yarılarında üzerinden dolaştığımız kaldırımlarla. Helalleşelim karanlıklarda rahatsız ettiğimiz köpeklerle. Ürküttüğümüz kedilerden helallik isteyelim. Kendimizi yem atarak avuttuğumuz güvercinlerden helallik dileyelim yüreğim. Kanatlarına takılıp dolaştığımız martılardan da helallik isteyelim yüreğim. Yüreğim seninle beraber kaldığım zamanlarda baktığımız, o masmavi, bakmaya doyamadığımız denizden de helallik isteyelim yüreğim. Yüzümüze vuran rüzgardan da helallik isteyelim. Senin de kendini kaptırdığın, benim de kendimi kaptırdığım doğadan helallik isteyelim ve gidelim buralardan yüreğim. Bir gece vakti insanlardan kaçarak gidelim buralardan. Vakitsiz bir vakitte gidelim. Zamanın zaman, mekanın mekan olmadığı biranda gidelim buralardan. Gidelim buralardan, nereler, neler, nasıl ve kimlerin olduğu önemli olmayan ama yüreği olanların mekanlarına gidelim. Yürekleri ile nefes alanların olduğu yerlere gidelim. Yürekleri "HİÇ" olmayanların yanlarına gidelim yüreğim. Yüreğim sadece yüreğiyle görenlerin memleketlerine gidelim. Yüreğim öyle bir memlekete gidelim ki, sadece senin var olduğun memlekete gidelim yüreğim. Ben bilirim "YOK" olduğumu. Ben bilirim "HİÇ" olduğumu yüreğim. Yüreğim "SEN", "BEN" olmadan gidelim buralardan. Yüreğim senin sen olduğun memlekete gidelim ve kalalım yüreğim orada. Kalalım yüreğim orada, bir daha da geri dönmeyelim. Evet, bir daha geri dönmeyelim yüreğim. Yüreğim, sen de, ben de toprak olmadan gidelim. Son bir kez haykıralım, yüreğim sen de ne varsa boşaltalım ve arkamıza bakmadan gidelim yüreğim. Güneş sabahleyin batıdan doğmadan önce gidelim buralardan. Başımız dik, alnımızda eskilerde kalma izler, kalplerimizde hiçbir yara hissetmeden, arkamıza bakmadan. Yüreğim gidelim buralardan! Şimdi, hemen... |
Son Name Aslında döneceğini hiç düşünmüyorum, Ben içimdeki seni yaşıyorum, Arkana bakmadan gittin, Bir de ihanet ettin, Senden asla vefa beklemiyorum.... Fırtınam dinmedi gittin gideli, Aslında çok özlüyorum seni, Ama asla gelme geri, Henüz gözümün yaşı dinmedi... Oysa olsaydın yanımda, Çaresizlikte bıraktın beni,yüreğindeki vefayla Gözlerini arıyorum arada, Yüreğimde salısın hala Seni istiyorum delice, Bilmiyorsun sen sevildiğini,bilmeyeceksin de, Bir gün geriye gelirsen de, Bulur musun sevgili beni bıraktığın yerde(!) |
Elveda ! Her gölgenin arasında aradım seni Eğer benim olmazsan gel öldür beni... Merak etme sensiz geçen son gecem bu gece Artık bitecek bunca keder, bunca gözyaşı.. Senin gibi ayaklarım üstünde ama yalnız olacağım... Kimseyi sevmemiş, kimsenin tadına bakmamış Ve yine senin gibi sadece KENDİMİN olacağım... Artık yokum yanında.. Kalbim elverse yalnızca bir elvedayla ayrılacağım buradan... Ama kalbimi de bırakıyorum.. Olmadı hiç bir zaman olmayacak da... Bu yüzden kalbim kalsın bu dünyada... Gidiyorum... Uçsuz bucaksız bir yerlere... Seni KENDİNLE baş başa bırakıyorum... Ama unutma ki bunca kederin ve üzüntünün tek sebebi sendin... Ve kalbim yıllar geçse de affetmeyecek.. Oysa ki bir kaç unutulmaz hatırayla götürecektim yüreğimi kendimle... Ama bunca yükü taşıyamayacağım.. Al bunlar da seninle kalsın... Sen yeter ki her seni sevip de acı çeken birini gördüğünde beni hatırla... ELVEDA... |
Tebessümlerine kilitlendiğim anda Şiire, şarkıya keserdim ya baştan ayağa Bilirsin hani En cümbüşlü baharlar açardı gözlerimde ardı ardına Şimdi hazanlar hüküm sürmekte oralarda... Sana dair ne varsa ruhumun en kuytularında Sararmış eylüller gibi adımlarıma dolanmakta. Ve işte tam o anlarda Öyle bir yanma başlamakta ki Sorma ! Sensizliğim Sonsuz zemherilere hazırlıyor beni galiba ! http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Gidecek misin? Korkuyorum seni benden alacaklar Böyle Boynu bükük koyacaklar Genç yaşta ihtiyar oldun diyecekler Gitme desem yine gidecek misin? Mutluluk huzur seninde hakkın Bu yalan dünyada hiç gülmedi yüzün. Kötülük yapacaklar budur korkum, Gitme desem yine gidecek misin? Yine seni kırıp üzecekler Dünyanı zindan edecekler, Herkes seni bana soracaklar Gitme desem yine gidecek misin? Sen gidince sanki ne olacak Başın göklerimi değecek Şu garip kartal seni ömür boyu sevecek Gitme desem yine gidecek misin? |
Bir kaç cümle daha eksilttim hayatımdan Yazdım sadece Söylemekten çekindiğim her şeyi Bu bir haykırmak sayılır Kimsenin kulaklarını aşındırmadan Sessiz sessiz , ufak ufak yanarım ben Aldırış etmez kimseler Deli deli kanarım ben Aldırış etmezsin sen Yok yok sana birşey demedim Çatma hemen hilal kaşlarını Hançerleşmesin kirpiklerin yüreğimde Öylesine yazdım sadece Her hece beynimde bin kurşun aslında Dilsizce ağlarım ben Bu gitmelerin tedirgin ediyor beni Hep arkadan bakan olmak Hep elveda denilen olmak Evet evet işte bu elvedaya benim öfkem Hayatımdan çıkmayan tek kelime Her gece karabasanca üzerime çöken Şiirlerimi esir alan Bu işte bu -ELVEDA- Aslıda hiç yazmak istemedim ben Titretti hep ellerimi Bu sefer gitme Yine kağıt kaleme mahkum etme beni Mürekkep etme gözyaşlarımı Tamam tamam bir şey demedim yine Sadece sustum ben Sadece yazdım ben.... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Kararlıydım... Sırt çantam bir hayli ağırlaşmıştı.. Geçmişin yükü olsa gerek... Kararlıydım... Kaç kırık kalp sığdırmıştım acaba çantama.. Kaç göz koymuştum üzeri yaşlı.. Hangi isimler üst üste gelmişti bilmiyorum... Kararlıydım... El yordamı ile doldurdum hepsini,bir kez daha görmek istemiyordum.. Karşı karşıya gelmek, geçmişe dair ne varsa hayatımda... Kararlıydım... Arkama bakıp,gözlerim nemli acı çekmekten bıkmıştım artık.. Hele birde ayaklarımın önüne bembeyaz bir sayfa serilmişken... Kararlıydım... Koşar adım uzun bir mesafe katettim.. Kaç bina,kaç cadde, kaç yürek geçtim.. Kaç dem bıraktım kim bilir... Kararlıydım... Geçmişimi dalga dalga başka bir kıyıya vuracak olan denizin kokusu çoktan nefesime karışmıştı... Kararlıydım... Eskiye dönüp ona zincirlenmektense sil baştan yazacaktım geçmişimi,yeni bir sayfaya... Kararlıydım... Liman,iskele siz ne derseniz deyin,hayat çizgimin üstünde yürüyordum.. Sona doğru olan her adım,kalbimde ayak izleri bırakıyordu... Kararlıydım... Onları da bir kerede söktüm aldım yüreğimden.. Artık onlar da elimde son yolculuklarına uğurlanacaklardı... Kararlıydım... Ufuk çizgisi ilk kez bu kadar anlam yüklü geldi bana... Kararlıydım... Artık geçmişimin ufuk çizgisi ben,benim ufuk çizgim de o olacaktı.. Hep uzaklardan "merhaba" diyecektik.. O da anlaşılırsa... Kararlıydım... Düşünmeme dahi fırsat vermeden,adımlarımın son bulduğu yerde savurdum sırt çantamı ,ayak izlerimi dalgaların içine... Kararlıydım... Dalgalardan biri usulca fısıldadı kulağıma.. "Nereye kadar sürükleyelim" diye... Kararlıydım... Dalga dedim ;"Ufuk çizgim olana kadar sürükle gitsin"... Ve beyaz sayfam.. Geçmişimi tek yönlü bir yola ittim.. Sadece gidiş olan... Dönüşü olmayan...! |
Sana gitme diyemediğim zaman; gözlerine baktım ağlamaklı ve çaresizce. Belki anlar anlar da gitmez diyen bir umutla. Ellerin kayarken ellerimden yavaşça seni seviyorum dedim sessizce belki de vaz geçip yanımda kalmanı bekleyerek.Sararken kolların beni yavaşça kokluyordum saçının her telinive güzel tenini unutmak istemezcesine. Verirken bana son buseni akıyordu gözlerimden yaşlar usulca. Sana gitme diyemediğim zaman; ağlıyordum önce sessizce bir köşede dönecek diyen bir umutla. Gözyaşlarımı akıtırken gönlüme ılık ılık başımı kaldırıp bir daha baktım ardından belkide geri dönmeni bekleyerek. Düşerken kar taneleri kirpiklerime hayalin vardı gözlerimde ve hala kokunu duyuyordum esen rüzgarda. Fırtınalar eserken ardından son busenin sıcaklığı duruyordu yanağımda. Sana gitme diyemediğim zaman; bir yanlızlık resmi çizildi önce. Sonra hafiften bir rüzgar esti, üşümeye başladı ellerim senin yokluğunu hatırlatırcasına. Bir buruk ses vardı hala kulağımda sevda türküleri söyleyerek rüzgarın uğultusuna karışan. Sessizce sallarken elimi ardından bir küçük tebessüm belirdi yüzümde bu son vedaya aldırmayan... |
senden önce bu kadar ıslak değildi kurumuştu sanki göz pınarlarım ne zaman ki aşkına, nârına düştü sabah demez, akşam demez ağlarım. bir kızgınlık anında söylendi onlar yüreğimin sesi başka, duysana !! oysa kuru bir hoşçakal yeterdi bana bu kadar zulüm çok değilmi insana. sanma senden fazla acı çekmedim sanma senden fazla boyun bükmedim sözle yaralasasaydın keşke kalbimi senin gibi sessizce çekip gitmedim. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Acı bir hayat. Bir tek senin aşkın mı aşk? Sen misin sevda yanığı kaçak Ben seni sevdim seveli yandım Yandım,yandım sende söndüm Hayat bana bir dargın bir barışık Her günüm senle karma karışık Çakmak, çakmak gözlerinde ışık Senin sevdan bende, barut fişek Ulaşılmayı beklerken ayrılık İkimizin kaderi olsa gerek Bana ayrılık yazan felek Sensizliğini bana giydirecek Yapma be sevdam ağlama artık Bu kader senin değil benimdir Sana gelen bu ayrılık, firak Bende oluyor acı bir hayat |
Başka biri olmak istedim birden Bambaşka biri İstediğimi yapabileceğim bir beden istedim Çıkayım şimdi dağlara Bir başıma Bir ben Bir beden istedim birden Yerlere göklere sığmayan bir beden Kimseler tutamasın Çıkayım dağlara Sonbaharlara takılmadan Kışlara dalmadan Çıkayım dağlara Bir başıma Bir ben Hep bahar olsun istedim mevsim birden Kuşlara denk bir bedenle Çıkayım dağlara Özgür Çılgın Yalnız Bir başıma Bir ben Dağlar evim olsun istedim birden Sevgi kollarıma konsun Bakışlarım yollarında donsun Kederlerim gelmeden solsun Bir ben olayım istedim Bir başıma Kimselere ihtiyacım yok benim Bir ben Çıkıp gideyim dağlara Bir başıma Uça uça http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
SIMDI GERI DÖNÜSÜ OLMAYAN BIR YOLDAYIM ICIM HEP SENDEN YANA OLSADA ICIM HEP KAN AGLASADA BIR TARAFIM ASLA DER GIBI BÖLER BENI IKIYE AN GELIR HAYKIRMAK ISTERIM SENI DELI GİBİ SEVDİĞIMİ HALA UNUTAMADIGIMI AN GELIR YAPTIKLARIN GEÇER GÖZÜMÜN ÖNÜNDEN FILM SERIDI GIBI SU AN NE YAPTIGINI BILMEM, DUYMAM, GÖRMEM SORARIM KENDIME BEN ONA BIR SEYLER YAZARKEN ACABA GELIR MIYIM AKLINA O DA BENIM GIBI ÇARELER ARAR MI HER TELEFON ÇALISINDA ICI ACIR MI BENZETIR MI BASKALARINI BANA BENIM ONU BENZETTIGIM GIBI ARTIK GERI DÖNÜS YOK BILIRIM EKSIKLIGINI HISSETSEMDE ÖZLEMEYI SAYENDE ÇOK IYI BILSEMDE UNUTMAK YERINE ISTEMEDEN, ÇARESIZCE KABULLENSEMDE BILIRIM ARTIK ÇOK GEÇ NE SEN DÖNEBILIRSIN GERI NE DE BEN GEL DIYEBILIRIM SANA......... |
Her gecen gün icimdeki özlem artar yanar icimdeki hasret yakar gülüm her gece yüregim sana kanar seni arar gözlerim 'unutamam' Ben her gece sabaha kadar gökyüzündeki yildizlara bakar gecen günleri sayar hayal kurup, aglar seni 'unutamam' O sessiz gizemli gecenin orta yerinde sicak bir rüzgar eser icmde gözlerimde bir sel dudagimda bir isimile seni 'unutamam' Bir kus ötüyor penceremde bir günes doguyor gönlümde bir gül acti pespembe ben seni unutamam, unutamam gülüm 'unutamam' |
Alıp gönlümü gitmek var İçimde Alıp başını gider gibi gitmek , Hiç kimselere sormadan , Hiç kimseden çekinmeden Kapıyı açıp sadece gitmek. Bir damla gözyaşıyla karalanmış Birkaç satır bırakıp geride Gözlerimi kapayıp öylece gitmek Bilinmez diyarlara. Alıp gönlümü gitmek var içimde Bir kalp sızısı olmadan , Kimseyi kırmadan. Umudun yolculuğuna mavi bir yelken açmak Kanatsız uçmak sabah ayazlarında Çırılçıplak Soyunmak tüm gerçeklere Huzuru bulmak yatağımın başucunda , Bir avuçta olsa . Bir satırda olsa gülebilmek yazdıklarıma . Alıp başımı gitmek istiyorum Gönlüme sığdırdığım bir ömürlük hüzünlerimle . Sayfalara bulaşan gözyaşımlarımın Uzaklara gdişini seyrederek Mavi dalgalara dalmak Alıp başımı gidiyoum Arkama bile bakmadan Öylece.... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
kendine iyi bak bir veda değil elveda cümlesidir çoğu zaman.. o üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde...kendine iyi bak..çünkü bundan sonra ben yanında olmicam...istesende istemesende.... sevdim bir zamanlar seni hala seviyorum ve benden sonrada mutlu olmanı istiyorum...olurda birgün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.. kendine iyi bak..çünkü bundan sonra kendinden başkası olmicak yanında sana bakıcak ben olmicak...kendine iyi bak ve beni düşünme..çünkü bende seni düşünmicem artık arama sakın beni..yazma...çünkü ben yazmicam..sil beni yüreğinden çünkü ben silicem...fakat yaşanılan paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum ve ben birdaha dönmemek üzere gidiyorum... kendine iyi bak...aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim..aslında bilmem çok önemli değil..iyi olduğunu varsayıcam..seni birdaha asla görmemek üzere gidiyorum seni kendinle başbaşa yapayalnız bırakıyorum..biliyorum kendini bırakıcaksın benden sonra o yüzden iyi bak diyorum..aslına bakarsan çokta fazla umursamıyorum... ahh.. kendine iyi bak derler ve giderler...tutkuyla sevenler bazen birden fazla söylerler bunu..çünkü onları ayırmak eti tırnaktan ayırmak gibidir...kolay kolay kopamaz onlar..süreç çok acı vericidir yürek parçalayıcıdır...her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine 'kendine iyi bak' gözleriyle ayrılırlar..ta ki umutta sevgide tükeninceye kadar..ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar..tutkunun ötesinde sevenler birkez kendine iyi bak derler ve giderler...onlar bu acıyı birkezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler...kenine iyi bak deler ve giderler 'bu sözlerin içinde ihanet yok hiiçbir zaman olamaz' derler ve giderler...en büyük ihanet değil midir aslında seni seveni ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek...'kendine iyi bak'derler ve giderler..seni suskunluğa mahkum edip giderler seni parçalara ayırıp en büyük parçayı yanlarına alır giderler...seni senden alıp giderler...daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için..kendine iyi bak diyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet suçlatmaz kendini.... savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın..savaşmışlarsa yenildikleri için kızarsın yine suçlayamazsın...yenildiğin için kızarsın yine suçlayamazsın..ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni..kendine iyi bak derler ve giderler..elinden umutlarını düşerini sevgilerini alıp giderler..birtek anıları bırakırlar geride...birde hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diiye unutulmayan nağmeler...arkalarına bakmadan çeker giderler eğer yalnız kalmışsan..çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler..herşey o saniye orada bitsin kapansın bu sayfa isterler..bitti diyemedikleri için kendine iyi bak derler..kırıldım ve affedemiyorum diyemedikleri için kendine iyi bak derler..seni istemiyorum artık hayatımdan çıkarıcam ama bilki hiç unutmicam diyemedikleri için kendine iyi bak derler...biliyorum çok kanicaksın ama daha iyisini yapamıyorum diyemedikleri için kendine iyi bak derler vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler..çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır bilirler..kenine iyi bak bir noktadır çoğu zaman..kendine iyi bak deme bana..sadece kötülükler noktalansın isterim ben...oysa sen iyisin sen gözümdeki ışık dudağımdaki tebessüm sen içimdeki sevinçsin..sen hayatıma renk katan sen yüreğimdeki çarpıntı sen hayatımdaki neşesin..sen yolumu aydınlatan sen dert ortağım sen gönül yoldaşım sen bitanesin..kendini iyi bak deme bana..nokta koyma..keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler..keşke affedebilsen beni..keşke bende affedbilsem..keşke döndürebilsek zamanı geri..nafile..ama yinede gitmesen olmaz mı?bitmesek olmaz mı?sen eksikkken ben nasıl tam olurum?senden kalan boşluğu kimlerle doldururum?savaşsak aramıza giren şeytanla olmaz mı?hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı?hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi?hani sevgi eninde sonunda kazanırdı?hani hayatta hiç kirlenmicek değerler vardı?hani en büyük zaferler en kanlı savaşların ardından kazanılırdı?bunların hepsi yalan mı?sahiden gitmesen olmaz mı?bitmesek olmaz mı?... peki o zaman senin istediğin gibi olsun.. öyleyse sende kendine iyi bak... |
soğuk bir ilkbahar sabahında beklediğim güneşim bitmeyen bu yanlızlığın ardından, tekrar doğmaz oldun sensiz yaşayamaz olan bu canın seni hiç bırakmıyacak son nefesi oldun bu nasıl aşk kimbilir? kim bilir bu kaçıncı gecenin sana kaçıncı şiiri? sana olan aşkımın son sözleri yine seni seviyorum olsun. |
Ayrılık Hediyesi şimdi saat sensizliğin ertesi yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın avutulmuş çocuklar çoktan sustu bir ben kaldım tenhasında gecenin avutulmamış bir ben... şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim ki bu yaşlar utangaç boynunun kolyesi olsun bu da benden sana ayrılığın hediyesi olsun soytarılık etmeden güldürebilmek seni ekmek çalmadan doyurabilmek ve haksızlık etmeden doğan güneşe bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun.. şimdi iyi niyetlerimi bir bir yargılayıp asıyorum bu son olsun be..bu son olsun! bu da benim sana ayrılırken mazeretim olsun! şimdi saat yokluğunun belası sensiz gelen sabaha günaydın! işi-gücü olanlar çoktan gitti bir ben kaldım voltasında sensizliğin hiç uyumamış bir ben... şimdi dişlerimi sıkıp dudaklarıma kanamayı öğrettim ki bu kızıl damlalar körpe yanağında bir veda busesi olsun bu da benden sana heba edilmiş bir aşkın son nefesi olsun... kafamı duvara vurmadan tanıyabilmek seni beyninin içindekileri anlayabilmek ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü bütün saatleri öylece durdurabilmek için çıldırasıya paraladım kendimi lanet olsun! artık sigarayı üç pakete çıkardım günde olsun be! ne olacaksa olsun! bu da benim sana ayrılırken şikayetim olsun gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun) |
Gitmek Onurdur belki de Sessizliğin gürültüsünde Kaçmak baskılardan Terk etmek ***** yalanları Bırakmak, Özü vurdumduymaz Sözü dostları… Vurmak kendini dikenli yollara Dikenler belki gerçek onurun anahtarı… Kırılmak ölümüne, Dostunun tek gülüne Vurulmak kapkara gözlere Anılarda yaşamak zindanı Kaçmak belki bir ömür boyu Kaçmak, Sessizliğin gürültüsünde, Sessizce Hissettirmeden… Saklamak yüreğindeki karlı dağları Onurdur belki de gitmek, Gitmek, silmeden Gözlerinden süzülen hatıraları Gitmek Kaçmak, Silmeden yanaklarındaki kandan mercanları… http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Nedense hiç sormadılar Ve gittiler Üzülmüş gibi gözüktüler Nedense hiç sormadılar vahşeti Her görüşlerinde gözlerini yumdular Menfaatlerle dolu hayallerini Dalıp gittiler Nedense hiç sormadılar Hayatın her alanındaki dramı Ah bir sorsaydılar Soramadılar http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Gidenler... Kalanlar... Asırların tartışması Hangisi için üzüntü duymalı Hangisi daha mutlu olmalı Herkes gidecek bir gün Ya da herkes geride kalacak bir gün Bu gözyaşları giden içinse Üzülme Çünkü o gittiğini bilmiyor,hiçbir şey hissetmiyor Eğer kalan içinse,kendin içinse Yalnızlığın,özlemin,boşluğun içinse Üzülme Sarıl yanındakilere Gidenin yerini tutması için değil, Yanındaki varlıkları hatırlamak için Alışmana yardımcı olacakları için Yok eğer âdettense, gösteriş içinse Üzülme Herkes gördü ne kadar üzüldüğünü Daha fazla saygısızlık etme Gidene ya da gerçeğe Eğer sadece,nedenini bilmediğin bir üzüntüdense Üzülme Giden gittiği için ağlama,kaldığı günler için gülümse Öteki türlü haksızlık olur Ölünen bir günse,yaşanan senelerce Ey dostlar,ben derim ki Öldüğüm gün kabrimde gülümseyin Eğer aranızda olmamdan memnun kaldıysanız Bir gün öldüğüm için üzüntüyle değil,bir zamanlar yaşadığım için mutlulukla anın beni Herkes gidecek, doğal olan bu Herkes dönecek özüne Siz sadece gülümseyin, memnuniyetinizi belli edin Belki o zaman bir gün bir yerlerde yeniden karşılaşır, yeniden yaşarız birlikteliğimizi... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
SeVmEk_KoLaY_KaVuSmAk_ZoR Sizce sevmek mi kolay yoksa kavusmak mi bence sevmek kolay ama kavusmak zor.Kavusmak zor eyer o uzaktaysa yaninda deyilse kavusmak zor önünde engeller olursa engelsiz ask yok bence.Sevmek kolay, ona deli gibi asik olsan bile hic birzaman bilemezsin ona kavusucani neden mi olur ya o yada sen vefat edersin yada bisi olur kara kediler girer araniza ama bence kavusmak zor eyer sevdiyin senden cok uzaklardaysa.Kavusmak bence zor cünkü biliyorum o duyguyu yasadiklarimi.Kavusmak keske kolay olsa sevmek gibi kolay olsa önünde okulmus ,ismis ,aylenmis hele ayle o büyük sorun aylen kabul edmezse evlenemezsin onlar anca evet derse evlene bilirsin yoksa ya kacarsin aylensiz bir hayat kurarsin hayatinin yarisi yokolmus olur yada aylenin kabul edicegi gibi bir es bulmalisin. Bence sevmek kolay kavusmak zor son bir nedeni daha var yani bu neden herkeze gecerli deyildir sadece farkli ülkelerde olanlar icin mesela sen baska bir ülkedesin o baska bir ülkede birbirinize deli gibi asiksiniz ama kavusamicaksiniz, günleriniz, aylariniz, seneleriniz hasretle gecicek . Kendinizi kandiricaksiniz kavusucaz diye ama Sonunda kavusamicaksiniz ozaman siz hayatta neye dayanarak yasiya bilirsiniz ??? Ben yasiyamam .Simdi sizde sira sizin bakislarinizi bekliyoruz sizce Kavusmak mi zor Sevmek mi zor ????? Cevaplarinizi bekliyorum Sevgilerimle saygilarimla esmerkiz |
Alıntı:
|
Kavuşmak kişinin durumuna bağlı olsa gerek.. sevgiyide evrensel boyutta Düşünürsek, Zordur tabiki.. Kolayca elde edilen şeylerin tadı olmaz... |
Gece sessiz, Uyumakta koca şehir, Yorulmuş belli Ürkütmemek için Papuçlarım ellerimde, Çiğniyorum Kaldırım taşlarını. Bak koca şehir; Sen uykudayken Seni terk ediyorum. Uyandığında ben olmayacağım Ne kadar umurunda Bilmiyorum ama, Giderken ağladığımı Bilmeni Istiyorum. Martılar sana emanet, Özleyeceğim, Vapur çığlıklarını Balık ekmekcileri, Simitcileri, Mendil satan,sümüklü Sokak çocuklarını.. Hele, Sevdiğimle oturduğum, Şu bank, Aman ha! Ona gözün gibi bak. O bankta Bırakıyorum hayallerimi, Umutlarımı,beklentilerimi.. Seni terk ediyorum Koca şehir. Bir gece vakti. Sen derin bir uykudayken Sevgilisinin Sıcak koynundan Çıkmayı istemeyen Biri gibi.... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
İzmir’e yağmur yağıyordu Kaldırım taşlarında bir damla Gibiydim, yokluğunda Sokak ışıklarında Uçuşan bir benektim. Uzaktı ellerin Uzaktı gözlerin… Sözlerin yoktu, Yüzün yoktu… İzmir’e yağmur yağıyordu Damlalar her şeyi silip götürüyordu… Camdaki buğudaki ismin Harf,harf silinip Pervaza akıyordu…. Yalandı ismin, Yalandı duyguların Yalandı sevgin……. İzmir’e yağmur yağıyordu Şimşekler içime düşüyordu Uzaktı ilkbahar Uzaktı yaz Mevsimlerden sonbahar Ben kışa giriyordum… Ellerim soğuk,düşüncemde Uzaklara gitmek vardı… http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
HER GİDEN BİRAZ KALMAYI, HER KALAN BİRAZ GİTMEYİ İSTER Gitmek göze alabilmektir. Gitmek tehlikelidir. Gitmek merak etmektir, riski göze alabilmektir. Gitmek, asla kaçmak değildir... Kalmak güçtür. Kalmak, kabul etmeyi veya kalınan yeri değiştirmeyi gerektirdiği için güçtür. Kabullenmek, kendi karakterini yaşayamamak tehlikesi barındırır içinde ve bu tehlike kederli bir renk katar kalmak eylemine... Kim daha kazançlıdır? Giden mi kalan mı? Peki geri dönen, o bir yenik midir? Geri dönüş bir yenilgiden çok, bir yeniden başlayış olabilir mi? Çok gören mi, çok gezen mi, yoksa çok kalan mı mutludur?... B.U. |
Gitmek. Bir hançeri inceltip Okyanusa daldýrmak isteði Ya da düþebilmek atlaslarýn Dýþýna ki ey kalbim Yalnýzsýn bu yolculukta da Gitmek. O kaos duygusu, aklýn Sarsýntýlarla yorgun düþüþü Bilincin kamaþmasý belki de. Rehin býrakýlacak bir þey yok Unuttuklarýndan baþka. Gitmek. Bir büyü gibi saran Aðrýlar yumaðý, kýþkýrtýlmýþ Düþlerdir ki sen þimdi Esirgeme kendini kalbim Kederin o derin yalnýzlýðýndan |
büyüyen bir şey var inatçı bir gölge gibi içimde beni çağıran sesine yol ver çekip al beni bu körkuyudan bana yeni bir yol ol yoruldum içimde dönüp durmaktan günlerdir koynumda geceleyen hüzün uzanıp serin kollarına unutuşun üzerime örttüğüm bir düş eskisidir yüzün ah o uçurum ıssızlığı duruşun! nereye baksam gözlerindir bu üşümüş mavi nereye kaçsak ayrılık şimdi! http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
nefes nefeseydim..... öldüm öldüm dirildim sanki. gezmediğim, görmediğim yerlerdeydim, haberin yoktu. bir paris'teydim bir marsilya. bir vagondaydım, bir istasyondaydım. ellerim titrekti,yaşlıydım, gözü yaşlıydım. bir geldim bir gittim, sen görmedin kimseler görmedi. kızdım birine sonra çok sevdim alışıverdim...... pencerelere koştum son bir nefes cığlıklar attım ellerimi sallayarak. telefon ettim karşı binaya, sonra öbürüne sonra diğerine.... herkeslere telefon ettim, yetmedi. gururluydum, sözümden dönmezdim. bir rakı koydum kendime buzsuz... ellerimde küçük resimler vardı, milyonlar yaşındaydım, en genç halimle. korkular duydum hep, sen nerelerdeydin? tren gıcırtıları duydum keskin bir düdük sesi yırttı her yanı. nereye gittiğimi bilmeden gittim, gittim..... şehirler, ülkeler terkettim korkmadan, yolculuk hiç bitmedi... korktum hem de nasıl korktum. bozuk yemekler yedim, midem bozuldu. kaybettiklerime üzüldüm o seslerin içinde, trenden korktum, geceden korktum korkmaktan korktum. gittim de gittim gittim de gittim... bir kitabın sayfalarında kayboldum, gelin kurtarın beni. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Giden mi kalan mı yalnızdır bilinmez demiştin, gözlerimi gözlerinden ayırmak istemediğim o hüzün dolu ayrılık akşamında... Bu ayrılık diğer ayrılıklara benzemiyordu. Sen bunu benden önce fark ettin. Bense, hissettiğim halde görmezden geldim... Dünyanın neresine, yaşamın hangi ücra köşesine gidersem gideyim, sensizlik bana en dayanılmaz acıları, en çekilmez hüzünleri yaşatacak ve bunları bile bile yaşamak zorunda kaldığım için, senden uzak kalmak uğruna yangına körükle gittiğim için artık alışmıştım bu iç çekişlere, bu sonsuz yalnızlığa, kabus sensizliğe... Gözlerimin içine bakıyordun, yeni başlayan ve sanki hiç bitmeyecek olan bir özlemle... İçimdeki fırtınaları dindirmek istiyorum gözlerinde... diye yazmıştın... O akşam kelimeler, içindekiler, kalbine sığdırmaya uğraştığın onca yoğun duygular, bana söylemek istediğin halde bir türlü söyleyemediğin, gözlerimin içine bakarak o anlamlı bakışlarınla anlatmaya çalıştığın o kaos içinde çırpınan tüm kelimeler artık isyan ediyordu... Senin ruhundan benim kalbime doğru hücum ediyordu hepsi, ve ben, ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilmeyen, baskı altında olan insanların yaptığı gibi kıpırdayamıyor, konuşamıyor, ne olacağını düşünemiyordum... Adeta kilitlenmiştik o anda, ve biliyorum, ikimizde aynı şeyi düşünüyor ve aklımıza takılan bu zor soruya cevap bulmaya çalışıyorduk... Giden mi yalnızdır kalan mı? Bu sorunun cevabını her gün, her an düşündüm sevdiğim... Senden uzak kaldığım o işkence dolu günlerde, o uykusuz saatlerde, seni düşündüğüm, yüzünü hayal ettiğim zamanlar hep bu soru hançer gibi saplanıyordu yüreğime... Senden çok uzaktaydım artık, günlerdir konuşmuyorduk... Seni, benliğini o kadar özlemiştim ki, sanki baktığım her tarafta senin o vazgeçilmez yüzünü, o benliğinin açıkça yansıdığı o eşsiz yüz ifadeni görüyordum... Ama içimden gelen alışkın olduğum o his, bana yalnız olduğunu ve bana sorduğun o sorunu cevabını senin çoktan bulduğunu, kalanın yalnız olduğunu kabullendiğini ve bedeli ne olursa olsun senin yanında olmamdan başka bir şey istemediğini söylüyordu... Ama bilirsin, içimden gelen o seslere inanmayı sevmem ben... O hisleri yaşamımda karşılaştığım yapmacık insanlara benzetirim. Ne olduklarını ve neler yapabileceklerini bilirim, ama asla inanmam ve güvenmem onlara...güvenmek istemem... Sanki ben istediğim, ben düşündüğüm için iyi görünürler gözüme, ama gerçekle hiçbir alakaları yoktur... İşte bu yüzden inanmak istemiyordum yalnız kaldığına, acı çektiğine, beni özlediğine ve ne olursa olsun beni bekleyeceğine... Acı çektirmeyi sevmem ben, bilirsin. Acı çekmek, yalnız kalmak ve o sessiz yalnızlıklarda içimden ismini sayıklamak, yanımda olman için umutsuzca yalvarmak bana göre... Beni buna sen alıştırdın, ben yıllardır buna alıştım, acı çekmek artık yandaşım... Ben bunları yaşarken aynılarını senin de yaşamanı kaldıramam. Yalnızlığı ben yaşamalıyım, sensizliğin acılarını, isyanlarını ben çekmeliyim, tek başıma... Sen ne kadar anlamaya çalışsan da, sensizken yaşadıklarımı asla yaşayamazsın, hissedemezsin. Kalan değil, gidendir yalnız kalan sevdiğim... Giden yalnızlık için, acı çekmek için, isyan etmek için bırakır gider, kalan aynılarını yaşamak zorunda kalmasın diye... Yalnızım işte...bunu yaşayacağımı bile bile kalmadım, kalamadım yanında... Yalnız kalmaya, sensiz olmaya, acı çekmeye ve buna ne kadar dayanabileceğimi görmeye ihtiyacım vardı. Sensiz kalmak bana çok şey öğretti... İlk öğrendiğim, son dakikalarımızda bana sorduğun o sorunun cevabı oldu... Gidendir yalnız kalan sevdiğim... Yalnız değilsin, biliyorum. Yalnızım, görüyorsun... İkinci öğrendiğim şey ise ben burada sensizken, mutsuzken, içimde hayata karşı hiçbir istek, hiçbir beklenti ve yaşama hırsı yokken, senin orda yalnız olmadığını ve seni düşündüğüm, seni yaşadığım kadar beni yaşamadığını çok iyi biliyorum... Senden uzaklaşmak, sensiz yapıp yapamayacağımı görebilmek, bu korkunç yalnızlığa ne kadar tahammül edebileceğimi görmek içindi seni orda bir başına bırakıp, bu sürgün yaşamda yalnızlığı, sensizliği seçmem... Bir gün mutlaka döneceğim, biliyorum... Çünkü bu ölümcül yalnızlığa daha fazla dayanamayacağımın farkına vardım. Ben burada yalnız olsam da, senin orda yalnız olmadığının ve sırf tek başına olmamak için en olmadık, sana ve ruhuna en yabancı ve bilinmez insanlarla birlikte olduğunun farkındayım. Bütün bunlarla yüz yüze geleceğini bilerek terk ettim seni ve yola çıktım kendi yalnızlığımla... Yalnızlığımı yaşadıkça, sensiz olduğumu hissettikçe aklıma sorduğun soru geldi, sorunun cevabını bulmaya çalıştıkça aklıma sen geldin, ve sen aklımda oldukça bu yaşadığım hayat, bu hissettiğim yalnızlık, durmadan duymazdan geldiğim o içimdeki sesler ve yalnız olanın ben olduğumu kabullenişim çığrından çıktı içimdeki fırtınalarda... Seni, bile bile en olmadık zamanda, çok bildik bir mekanda ve ruhuna en yabancı olan insancıklarla bir başına bırakıp terk ettim... Döneceğim seni bıraktığım o yerlere, giden ve gittiği gibi geri dönen olacağım, biliyorum... Oysa biliyorum, kalan değil, gidendir yalnız olan... Oysa özlediğim, biliyorsun, giden değil kalandır terk eden... Bir de gör beni, giderken bana yazdığın yazıda, kendi gözünden ve kendi kalbinden: “Karanlığıma gömerken seni sessiz çığlıklarım vardı içimde...korkularım, yine bana kalan yalnızlığım vardı. Zormuş; bu kadar yakın olupta uzak durmak,bu kadar uzak olupta seninle dolmak...yazmanın en iyi şey olduğunu söylerdin hep bana inan ki o bile durduramıyor içimde sana doğru akan seli...iki düşünüp bir yazıyorum her zamanki gibi öyle alışmışım ki kendimi sınırlandırmaya. gidiyorsun artık çok uzaklara,.varlığını ilk defa bu kadar derinlerde hissedip,kendimi sana açmışken gidiyorsun işte... içimdeki yerini zor fark etti benliğim, yokluğunla daha da yorulacak, belki de darmadağın olacak... gözlerimdir konuşan sadece. isyanlarımı, korkularımı, daralan zamanımı, yalnızlığımı anlattı herkese hiç kimsenin onları hiç kimsenin anlayamayacağını bildiği halde, belki de buydu onu rahatlatan... inan ki içimdeki dünyam, içinde bulunduğum dünyadan daha büyük... en büyük farkları; içimdeki... benim dünyamda herkes olması gereken yerde, hakkettiği gibi... Gidişini düşünmek bile korkutuyor beni... Tarifi olmayan duygularımla sana uyanıyorum her sabah, Varlığınla çoğalıp yokluğunla eksiliyorum...” |
@Dur gitme@ Dur gitme! .. Hicran çöker baharlarima Susar tabiyat, Aglar, gözlerim yokluguna Dur gitme! .. Yikilir hayallerim her saniye Yitirir yelkovanini zamanlar, Kapanir, mavilere acilan bütün kapilar Dur gitme! .. Kayar, bütün yildizlar Belki de, gündüz olmaz Sarar bedenimi çaresiz yokluklar Dur gitme! .. Yagmaz, yagmur eskisi gibi bu sehre Mevsim degisir kar yagar yorgun bedenime Unutma,bu yürek sende hüküm sürmekte... Dur gitme yasayan ölü olurum sensizlikle Dur gitme son birkez gül hiç gülmedigin yüzüme.. |
Direnmez, yakar ve yıkarken, Varsın kaybolsun herşey; geçmiş, olsun adın. Silinsin tüm anılar, dostluğumu açmış, sabırla gülümserken. Gitmeyi mi seçtin yine, Git istiyorsan.... Git... Bir daha dönmiyeceğimi bile bile git Herşey için geç olduğunu bile bile git git...! http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Sekizinci tepesinden bakmak İstanbul’a Ya da deliler gibi tutulmak sana Ne fark eder ki? Kayıp düşler şehriyken yüreğim; Ufuksuz hayallere salınmak Yalınayak gezinmek hayatın kuytularında… Gölgeleri bırakıp yol kenarına Günsüz, gecesiz… Bir yanlışa harcayıp tüm doğruları, Senin için üç yanlış olmak mesela Ya da tüm yanlışlara rağmen Tek doğru olarak çarpışmak hayatla Ne fark eder ki? Azme zincirliyken kaderim Hele de böylesine hırçın dalgalarım varken; Kopup bir ucundan sevdanın Pervasızca savrulmak hayatın krallığında Anıları tutuşturup en acıyan yanından İssiz, dumansız… Zamana asi duruşlarla yürümek Saçtaki tek beyaz teli şahit göstermek yalnızlığa… Yok yok! Avuçlarımdaki kan kadar yok isyanım Belki bir parça sitem Aldırma sen bana Gecelere erittiğim mumlar kadar ergin yüreğim Ve kelimelerim kadar özgürüm Yosun kokusu biriktiririm midye kabuklarımda Yıldızlarıma türküler asarım Kızıl yağmurlar yağdırırım beyazlarıma Hani bir de sessizce çıkıp giderim ya; Sen bana aldırma! http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
gidişin ölümüydü umutlarımın güllerin yüreğimde can verişiydi ufkumda her akşam hüzünlü ve dalgın seninle batan ömrümün güneşiydi ardında bir istanbul bıraktın öksüz içimde yokluğun ateşini yaktın karanlıklar ortasında güpe gündüz yıkılmış, dağılmış bir adam bıraktın gün gün yaklaşan bir şey var, ölüm mü ne değilse; içimde bu ürperti niye dolaşan kim benimle deli divane güzel olan her şeydi seninle giden şimdi bütün hayallerim yoksul kaldı gittin... bana bu rezil istanbul kaldı. |
Gülümseme el sallarken keder gölgeliyordu günümü ahlarla yüklü bir gemide yol alıyordu fikrim gittiğinde beri dümenini kırıp olur olmaza laf atıyordu satıyordu hatıraları ve titriyordu zamanlar eserken esrik bir vebaldi boynuna dolanan döktüğü terlerde boğulan bir aslandı, yenilip sırtlanlara yem olan uyutmadı ağıtları unutmadı baki boşluklar seyrederken adı söylenemeyen ayrılıklar yaşıyordu dolup taşarken çıkını buruk tatlar kalıyordu uzadıkça kısalan kısaldıkça uzayan günler devriliyordu tövbesiz avuçlarda beyazlar da soluyordu uyanık görülen rüyalara sofralar kuruldu tabirlerle kudurdular siyahlar alevlenince oysa kızılda değimliydi sıra üryan geldim üryan giderim beklesin patiskalar kolu kanadı kırık sevgiler arasında savruldu diyeti pahalı giysiler saramadı yüreğini vefa hiç aramadı ayarı bozuk gönül terazilerinde kefesiz tartıldı şifalar satılmadı hiç derman olacak dertlere dert dolabı dönerken hızla yörüngesinde durun durun zamanı durdurun diyemedi kimse üşüyorum durduğum halde düşüyorum kaymalarda aklım kalmadı gizlim saklım gülleri kuruttum, soldu karanfiller ve ezildi kırlarda ki gelincikler artık altını oyduğu toprağa yüz vermiyor sular seller kıyılardan çekildi med cezirler sahil utanırken kuruluğundan ayaklar kaldı yalın alın kalmasın beklemeleri gözlerden, “giden dönmez ki seferinden.” http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Bir ilişkinin neden ucundan sürükler insan..? Ne zaman aynı arkadaşlarımın aynı eşlerindensevgililerinden bir kez daha ayrılmayı düşündüklerini duysam? Bu soru hep kafamda döner durur. Hastalıklı,kısır döngü ilişki dedikleri buydu galiba. Bu kadar dönmesinin nedeni sorunun tek bir cevabının olmaması. Tıpkı aşk ,sevgi,başarı,güven kavramları gibi.Kişiye göre göreceli, değişiyor hepsi. Hayatına almak istediğin kadarını alırsın.. kendince evirip çevirip uygun bir rafa koyarsın.Onu bildiğin gibi yaşar ve karşı tarafa anladığın şekilde yansıtırsın? Hani sevdiğini gösteremeyen erkekler, yıllarca şairane bir söz bekleyen hanımlar gibi? Evlilik , ilişki, aşk ;öyle bir türü var ki öldürmüyor ama süründürüyor demek pek de yersiz olmaz… Hepimizin hayatında,çıkmaz sokaklar, asla olamaz böyle dediğiniz kişiler, ayrılıp barışmalar, adı bir türlü konamayan ama adsız da yaşayan ilişkiler olmuş ya da hala devam etmektedir.? Öyle değil mi? İlk başlarda ideal çift havasındaki o aynı anda aynı şeyleri düşünmeleri hatırlayın. Uyumun en iyi seviyede gitmesi geleceğe dair umutlandırıverir. Ufak tefek değişik huylara ise şu cevabı veririz içimizden “Ben onu değiştiririm.” “Zamanla azalır” ya da “her şeyi o kadar kusursuz ki başka ne isterim? Varsın o yönü de eksik olsun” İşte bu büyük misyon sevgimizle güçlenir.. Hayatımızda birileri olmasına duyduğumuz içgüdüsel ihtiyacın sesiyle de bırakırız her şeyi zamana… Ah o zaman denen hain.. Yıllar geçtikce yakınlaşacağımız yerde daha da uzaklaşırız sanki. Aramızdaki farklılıklar daha da belirginleşmiş, tablo daha da netleşmiştir görmeye başlayınca.. Önemli olan birlikte aynı yöne ilerlemek iken biz kendi rotamızı bile bulamaz hale gelmişizdir. “Bu kadar değişik beklentileri nasıl olabilir benden? Eskiden böyle miydi de ben mi göremedim? Hala ısrarla aynı şeyi yapıyor? Of bazen nasıl bu kadar sürdürebilmişim şaşıyorum.. İyi ki iş var. Biraz uzaklaşmak iyi geliyor akşama kadar. Yoksa olmayacak bir şeyi mi sürdürüyorum ben? Yani farklıyız biliyorum ama iyi yönleri de var.. hata yaptım demek istemiyorum ama yaptık galiba.. Biraz benim istediğim gibi olsa hiçbir sorun kalmaz” belki arada belki her gün bu tip cümleler geçer kafamızdan.. Hata mı,ayrılmalı mı? Peki beni tutan ne? Değişir mi ? Ben elimden geleni yaptım mı.. Ne kadar zor sorular bunlar düşününce. Bir insana ya da sadece bir ilişkiye karar verilmiyor ki..Kavgalar fırtınalar hızlı ayrılıp barışmalar başlamıştır artık. Gitmek mi zor bu aşkta kalmak mı? |
Giderim Üzülme sevgilim çıkmam karşına, Ayrıldık seninle dönmem yoluna, Başkası girsin şimdi koluna, Öfkemi içime atar giderim. Yazdığım şarkılar hatıra kalsın, Arasıra dinle beni anarsın, Gözlerim yaşarır, belki anlarsın, Hasreti kalbime gömer giderim. Unutmaya çalışır adını anmam, Senden başkasını yerine koymam, Aldiğim nefesi yaşamak saymam, Durmam buralarda çeker giderim. Aslında ayrılmak bana koymadı, Verdiğin çiçekler daha solmadı, Seninle olmanın tadı kalmadı, Bağrıma taşları basar giderim. |
GİDEN GİTMİŞTİR,GİTTİĞİ GÜN BENDE BİTMİŞTİR...... ^o)^o) |
| Saat: 01:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık