MsXLabs
Sayfa 3 / 22

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Gitmek mi Kolay? Yoksa Kalmak mı? (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/3960-gitmek-mi-kolay-yoksa-kalmak-mi.html)

Pollyanna 11 Kasım 2006 01:19

Giderken arkana bile bakmadın
Öyle bir gittin ki;
Biliyor musun gülüm
Bu anlatılmaz...
Öyle kalakaldım buralarda
Tek başıma
Nefes alamadım bir an..

Söyleyeceklerim kaldı dudaklarımda
Seni düşündüm..
Seni sonsuza dek kaybettiğimi anladığımda
Sen yoktun
Giderken beni hiç düşünmedin!!

Şimdi kalabalığın arasında
Yalnızlık çekiyorum...
Hiç geçmediğin
Ve hiç geçmeyeceğin bir duraktayım...
Geçmeyeceğini bile bile
Bir umutla seni bekliyorum
Çünkü seni seviyorum!!
Tabi bu kalbimin isteği...
Ben artık beynimi dinliyorum!!!


Misafir 11 Kasım 2006 06:10

En kötüsü ne kaybettik biliyor musunuz? Gün geçti yaşama tutunmak adına "BİZ OLMAYI KAYBETTİK." Seni seviyorum demenin, zor bir söz olmadığını öğrenemedik.Gördüğümüz sevdiğimiz insanı son kez görecekmiş gibi düşünemedik. Hep yarını düşünüp, hep yarını yaşadık. Ayrıldık, kırıldık, zorlandık, kaybettik ANI YAŞAMANIN MUTLULUĞUNU bilemedik.
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Misafir 11 Kasım 2006 08:02

Kal desen kalacaktım...
Demedin oysa...
Kuru bir "bitmesin"den başka hiçbir şey demedin.
Öyle kuru, öyle soğuk, öyle uzaktı ki ondaki anlam!
Bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakın mıydık uçuruma?
Savunmayacak mıydın sevgimizi?
"Kal" diye haykırmayacakmıydın ardımdan?
Düşündüğüm bu değildi...
Hayal ettiklerim, beklediklerim başkaydı senden..
Mücadele beklemiştim oysa, yelkensiz olan gemimizi kıyıya ulaştırırız sanmıştım..
Kıyıya ulaştırırsın sanmıştım...
Oysa O'nu denizin ortasında savunmasız bırakmama göz yumdun...
Bu kadar yıpratıcı olamazsın...
Oysa bir anlam olmalıydı yaşadıklarımızda!
Paylaşılan duyguların bir anlamı olmalıydı.
Yüreğimdeki martıların bir anlamı olmalıydı.
Beynimizdeki melodilerin, aramızdaki çekimin,
geçen akşamki sohbetin bir anlamı olmalıydı.
Duygularımızın bir anlamı olmalıydı.
Yüreğimdeki tüm MARTILAR'ı uçurdun şimdi...
hangi yöne gittiler bilmiyorum, geri dönerler mi bilmiyorum.
Dünya boşaldı mı ne!
Neden bu kadar sessizleşti birden yaşam,
neden artık parlamıyor yakamozlar gözlerimde,
neden artık rüzgar esmiyor...
Her şey seninle mi kaldı yoksa...
Mantığım, mantığımı bana bırak lütfen, ona ihtiyacım var.
Bazı şeyleri anlamak için ona ihtiyacım var!
Evet!
Ben istedim ayrılığı,
Çıkmaz yollara yönelen bendim,
Kucağında bir yığın noktayla karşına çıkan bendim...
Kahretsin!
Bunu neden yaptığımı bilmiyorum Ve
Senin buna nasıl göz yumduğunu...
Tıpkı Balkondaki akasyaları sularken,
fazla sudan dolayı sararacaklarını bilmediğim gibi...
su onun için hayat olmalıydı oysa..
ve...sen de benim tutunacak dalım!
Bazı şeyler vardı aramızda biliyorsun,
olmaması gereken ama daima varolan.
Farklı uçlardaydık seninle,
farklı mevsimleri seviyorduk farklı zamanlarda....
sen büyük fırtınalara vardın, bense lodostan bile ürküyordum..
Oysa başardığımız şeyler vardı her şeye rağmen,
daha doğrusu öyle sanıyordum...
Binlerce yıldız arasında,
ayın güzelliğini gösterebilmekti tek amacım...
yıldızları söndürmekti...
sorunları yok etmekti...
"bitti" deyişim öylesine bir şeydi, öylesine
sıradan, şakacıktan...
"hayır" demeliydin!
Hatta kıyametler koparmalıydın yüreğimde,
Hendekler açmalıydın yoluma gidemeyeyim diye.
Sahip çıkmalıydın gözlerimdeki ay'a sevgimiz diye...
Beni yolumdan alıkoymalıydın...
"kal" demeliydin...
defalarca "kal" demeliydin...
oysa demedin...
belki de senin çiçeklerin çoktan solmuştu ve ben akasyaları kışın
yaşatmaya çalışmakla hata etmiştim...
belki böylesi daha iyi oldu...
"kal" deseydin kalırdım...
hem de seve seve kalırdım.
Martılarla kalırdım
Yakamozlarla kalırdım
Demedin oysa!
Bilir misin
Kaç çığlık olup yıkıldı yüreğim giderken...
Bilir misin
Nasıl bir cana hasretti yüreğim, yolumdan döndürecek...
Bilir misin
Nasıl zor oldu ardıma bakmadan çekip gitmek...
"KAL" desen kalacaktım...
DEMEDİN OYSA!


Pollyanna 11 Kasım 2006 11:37

Giderken
yenileceği kesin olan bir ordunun
kaçarken çevresini yakıp yıkması gibi
darma dağın etmişsin duygularımı

gönül sarayımın sahibi olabilecekken
ezip geçmişsin sevgi tomurcuklarını
alıp götürmek yerine
darma dağın etmişsin gönül bahcemi

Yaralaman yetmez gibi
tuz sepmişsin yüregime
sızısı yeni yeni yürüyor damarlarımda
canım hala yanıyor

Ateşin küllenmedi hala
beni içten içe yakıyor
sızını dindiremedi diğerleri
onaramadılarki harabeleri

gördüğüm her simanın altında senden birşey
kahkahaların hala yankılanıyor
bu beden hala senin için yanıyor
gelme sakın yaralarım kanıyor


Misafir 11 Kasım 2006 16:18

Doğduğunu anlamaları için
Önce ağlaman gerek.
Üstüm başım yaş içinde.
Yaşlandım,
Yaşlandım.
Yeniyorsun.
Bir-sıfırsın.
Bir sıfırsın.
Toplansak yine ben çıkarım.
Etkisiz kaldın.
Senle ben
Toplamda iki kişiyiz.
Ben tek sayı...
Senle ben
Toplansak çarpılsak
Bir (b)iz edemeyiz.
Anladım sen bana
Gitmeye geldin.
Hoş gittin.
Son bulduk
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Pollyanna 12 Kasım 2006 00:48

Gitme Desende Gideceğim

Fulya çiçeği kokuyor simdi yıllar
Egzotik meyve tadına dönüşen şiirler
Kahverengi tonlarının cıvıltısına bürünen hazanlar
Meyvelere duran acılar hüzünler.

Yağmurların diliyle konuşan umutsuz yarınlar
Yabani nergisleri derlerken orkideleri öldüren eller
Sevkat verenin sevkat hakki için söyleyin unutuldu mu ?
O tatlı esintili baharlar yazlar unutul du mu söyleyin.

Bereketli toprakların sevecen evlatları
Söyleyin o gül yüzlüm nerelerde
Gitme demesin gitme dese de gideceğim
Çıkmazlara sürüklenen hayaller düşler.

Yüreğini üşütecek güz rüzgarları
Büyürken azalan tutkularını sevdalarını silecek
Gün geçtikçe ayağa düsen zavallı sevdalarını
Dönüp bakmaz asil yürekler ardına bilesin.

Bir tebessümünle mavileşen denizler
Kas çatışınla köpüren iç dalgalar
Ömrü süsleyen güzel sözlerin
Bin ölüm getiren susuşların.

Simdi/ suskulardasın
Etme sakin sadakat yeminlerini
Gitme kal deme
Kiminle olursan ol yalnızlığa mahkumsun.

Sen beni
Ben aşkı öldürdüm
Neye yarar artik
Gitmek/kalmak
Ölen bizdik sevdiceğim biz
Biz öldük ebediyete kadar/Biz öldük.


Pollyanna 12 Kasım 2006 12:16

Gidebilmelisin

Hickiriklarin dügümlendiginde
Yada yutmak zorunda kalirsan söylemek istediklerini
Cekip gidebilmelisin
Hasret agir bastiginda
Yada gurbet canina okudugunda
Ve henüz yalan bulasmadan dudaklarina
Düne elveda deyip cekip gidebilmelisin
Dönmeyecegini bile bile
Hatta ardina bile bakmadan
Ve yarinlarin korkusunu düsürmeden bakislarina
Eyvallah diyebilmelisin
Vakit gitme vaktiyse eger
Bir mengeneye takmadan yüregini
Sözcüklerin altina nefretin imzasini atmadan
Insan kalabilmek icin
Cekip gidebilmelisin


BlueEngel 12 Kasım 2006 12:39

Gitmek
Gelmek gibi gitmesinide bilmeli
Düsmek gibi kalkmasınıda bilmeli
Sevmek gibi unutmasınıda bilmeli
Düslerken gerceklerle irkilmesini
Bilmeli insan
Çünkü
Hala
Dünya
Dönüyo
Sen hayal etsende
Askı

:tender:

gitmek bence hicte kolay deyil

Gitmek


Gitmek o kadar kolay mı
Bir kentin o dapdar sokaklarından
O gepgeniş pembemsi kırlara
Gitmek o kadar kolay mı

Ya dumanı tütmeyen ruhumun
Hayat belirtisi sıradanlığını taşımak
Bin bir karmaşasını bir nefeslik şehirden
Bin nefeslik doğalara

Yaratmak kolay mı
Yoklardan bir ormanı
Ya inşa etmek şehri
Kabasından çizgilerine yepyeni

Ya her defasında vazgeçemediğin
Ama asla bulup bütünlenemediğin
Kaf dağı ötesi aşkı hayalini
Sesini nefesinden atmak
O kadar kolay mı


Pollyanna 12 Kasım 2006 12:50

Ne rüzgarlar, ne boralar gördü yorgun gemi,
Ve nihayetinde aşkın limanına demirledi.
Ki ''git'' deyişin öyle, öyle içten ki;
Vakit halatları toplayıp, defolup gitme vakti.


Misafir 12 Kasım 2006 13:46

Bir sen yoksun bu şehirde, bir de zaman.
Ayrılık fısıldıyor yapraklar.
Gitmekle kalmak arasında,
Hüzün kokuyor deniz.
Yas tutuyor gönül.
Hicran yağıyor.
Sen yoksun ya
Gitmek geliyor içimden. .
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Pollyanna 12 Kasım 2006 16:43

gitme zamanı geldi
kimse tutmaz artık beni
içim kan ağlar
ben ağlarım durmadan
gözyaşlarım sel olur
içime dalarım yine,sen gelirsin aklıma
unutulmuyorsun,ilk aşk buna derler
sonra herşey anlamsızlaşır
eskiden olsaydı keşke dersin
hüzünlenirsin onu düşünürken
ama o bilmez senin ne durumda olduğunu
ve hayatın boyunca ağlarsın
ölümü geçirirsin o an aklından
ama ecel gelmez.


Misafir 13 Kasım 2006 06:18

Günlerdir, aklımdan yürüyen sözcüklerin yüreğimdeki sızıya her dokunuşunda biraz daha kızgın biraz daha küskün cümleler kurdum. Şimdi mi, şimdi hüzün zamanı…
Evet ayrıldık!
Hayaldi ve gerçeğe çarptığımız an bitti. Belki de suya yazılmış bir aşk masalıydı bizimki. Hani zamanında her şeye inat beraber ayakta kalabilme çabalarımız filan aklıma gelince, sonumuza bakıp derin bir acı çekiyorum ciğerlerime. Dönüşü olmayan bir yola ürkmeden adım atabilme cesaretimiz içinse hiç övünemiyorum biliyor musun? Aşk, gerçeklere ne kadar yakınsa sonsuzluğa o kadar uzakmış meğer…
Benim için artık bir yabancısın. Oysa hayattan aldığım her darbede çevireceğim acil numaram, en yakın dostum, sevgilim, hayat arkadaşım olduğunu sanmıştım.
Şimdi yaşamak için yeni sebepler arıyorsundur kendine ve her gece başını yastığa koyduğun anda benden kalan parçaları içindeki ateşle yakıp uyuyorsundur. Tanırım seni! Yüreğini yeni bir yüreğe açman biraz süre alır ama hayat devam ediyor mantığınla bunu da aşarsın!
Doğruların- hani şu asla, ne pahasına olursa olsun değiştiremeyeceğin doğruların-bir gün hangi kadının el değmesiyle doğru olmaktan çıkar işte onu bilmiyorum.
Ben senden gittim; hem de bir hastanenin acil servis kapısının önünde öylece yolunu gözlerken
Ben senden gittim; telefonun diğer ucundaki suskunluğuna bağırıp çağırıp ağlarken
Ben gittim artık; sana ayrılmalıyız, derken
Ve şimdi…
Unuttum seni demek için çok erken belki de çok geç!
Vakit ayrılık vaktiydi; bitti
Senin için tüm iyi dileklerim, yüreğimin ta derinlerinden sesleniyor:
Mutlu ve sağlıklı yaşa.
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Misafir 13 Kasım 2006 06:24

Nasibimiz kalmadı yüreksizlerin mekanlarında, bir an bile bizi buralarda istemezler.
Bir nisan yağmurunun taneleri toprağa işlemesi gibi, kaybolup gidelim buralardan.
Ruhsuzların mekanlarında kalmak istemezsin bilirim benim gibi, buralarda eriyip, kaybolup,
yok olup kalmak istemezsin bilirim.
Yok olmaktan korkarsın bilirim, ellerinden tutmak istersin yüreksizlerin bilirim,
yüreksizleri bağrına basmak istersin bilirim, onlardan ayrılmak istemezsin bilirim ama,
onlar seni buralarda istemezler.
Yüreksizler bizi kovmadan biz, kendimiz gidelim buralardan yüreğim.

Gidelim yüreğim buralardan!
Yüreğim erimek kaybolup yok olmak sana yakışmaz bilirim, bana yakışır.
Sen "HİÇ" olmadan gidelim buralardan yüreğim.
Bir seher vakti, ansızın çıkalım gidelim yüreğim buralardan.
Kaybolan sabahlar gibi, umutsuz kalan dünler gibi gidelim buralardan.
Yalnız kalan bir anka kuşu gibi biz de yalnız kalsak da gidelim buralardan.
Umutsuz kalsak da varacağımız yerlerde gidelim buralardan yüreğim.
Yüreğim ağlayarak gidelim buralardan. Gözlerimizin yaşlarını silmeden gidelim buralardan.
Toprağa düşen yaşlarımız gibi gidelim buralardan.

Gözlerimiz buralarda kalacak bilirim.
Dedim ya buralarda nasibimiz kalmadı, nasibimizin olacağı yerlere gidelim yüreğim.
Yüzümüz yere sürülür buralarda.
Meydanlarda kaldık, sokak aralarında kaldık, kuytularda kaldık yüreğim.
Kapılarda takılı kaldık, geçit vermediler yüreğim.
Aç kalan çocukların yüreklerinde kaldık.
Neden ve nasıl çocuklarını kaybettiklerini dahi bilemeyen annelerin yüreklerinde kaldık yüreğim.
Düğümlenen boğazlarda kaldık yüreğim bilirim.
Mazlumluktan eriyen ciğerlerde kaldık yüreğim.
Donup kalan, kilitlenen düşüncelerde kaldık yüreğim.

Helalleşelim gece yarılarında üzerinden dolaştığımız kaldırımlarla.
Helalleşelim karanlıklarda rahatsız ettiğimiz köpeklerle.
Ürküttüğümüz kedilerden helallik isteyelim.
Kendimizi yem atarak avuttuğumuz güvercinlerden helallik dileyelim yüreğim.
Kanatlarına takılıp dolaştığımız martılardan da helallik isteyelim yüreğim.
Yüreğim seninle beraber kaldığım zamanlarda baktığımız, o masmavi,
bakmaya doyamadığımız denizden de helallik isteyelim yüreğim.
Yüzümüze vuran rüzgardan da helallik isteyelim.
Senin de kendini kaptırdığın, benim de kendimi kaptırdığım doğadan helallik isteyelim
ve gidelim buralardan yüreğim.

Bir gece vakti insanlardan kaçarak gidelim buralardan.
Vakitsiz bir vakitte gidelim.
Zamanın zaman, mekanın mekan olmadığı biranda gidelim buralardan.
Gidelim buralardan, nereler, neler, nasıl
ve kimlerin olduğu önemli olmayan ama yüreği olanların mekanlarına gidelim.
Yürekleri ile nefes alanların olduğu yerlere gidelim.
Yürekleri "HİÇ" olmayanların yanlarına gidelim yüreğim.
Yüreğim sadece yüreğiyle görenlerin memleketlerine gidelim.
Yüreğim öyle bir memlekete gidelim ki, sadece senin var olduğun memlekete gidelim yüreğim.
Ben bilirim "YOK" olduğumu. Ben bilirim "HİÇ" olduğumu yüreğim.
Yüreğim "SEN", "BEN" olmadan gidelim buralardan.
Yüreğim senin sen olduğun memlekete gidelim ve kalalım yüreğim orada.
Kalalım yüreğim orada, bir daha da geri dönmeyelim.
Evet, bir daha geri dönmeyelim yüreğim.
Yüreğim, sen de, ben de toprak olmadan gidelim.
Son bir kez haykıralım, yüreğim sen de ne varsa boşaltalım ve arkamıza bakmadan gidelim yüreğim.

Güneş sabahleyin batıdan doğmadan önce gidelim buralardan.
Başımız dik, alnımızda eskilerde kalma izler, kalplerimizde hiçbir yara hissetmeden,
arkamıza bakmadan.

Yüreğim gidelim buralardan!
Şimdi, hemen...


Pollyanna 13 Kasım 2006 13:36

Son Name
Aslında döneceğini hiç düşünmüyorum,
Ben içimdeki seni yaşıyorum,
Arkana bakmadan gittin,
Bir de ihanet ettin,
Senden asla vefa beklemiyorum....

Fırtınam dinmedi gittin gideli,
Aslında çok özlüyorum seni,
Ama asla gelme geri,
Henüz gözümün yaşı dinmedi...

Oysa olsaydın yanımda,
Çaresizlikte bıraktın beni,yüreğindeki vefayla
Gözlerini arıyorum arada,
Yüreğimde salısın hala

Seni istiyorum delice,
Bilmiyorsun sen sevildiğini,bilmeyeceksin de,
Bir gün geriye gelirsen de,
Bulur musun sevgili beni bıraktığın yerde(!)


Pollyanna 14 Kasım 2006 11:11

Elveda !
Her gölgenin arasında aradım seni
Eğer benim olmazsan gel öldür beni...
Merak etme sensiz geçen son gecem bu gece
Artık bitecek bunca keder, bunca gözyaşı..
Senin gibi ayaklarım üstünde ama yalnız olacağım...
Kimseyi sevmemiş, kimsenin tadına bakmamış
Ve yine senin gibi sadece KENDİMİN olacağım...
Artık yokum yanında..
Kalbim elverse yalnızca bir elvedayla ayrılacağım buradan...
Ama kalbimi de bırakıyorum..
Olmadı hiç bir zaman olmayacak da...
Bu yüzden kalbim kalsın bu dünyada...
Gidiyorum...
Uçsuz bucaksız bir yerlere...
Seni KENDİNLE baş başa bırakıyorum...
Ama unutma ki bunca kederin ve üzüntünün tek sebebi sendin...
Ve kalbim yıllar geçse de affetmeyecek..
Oysa ki bir kaç unutulmaz hatırayla götürecektim yüreğimi kendimle...
Ama bunca yükü taşıyamayacağım..
Al bunlar da seninle kalsın...
Sen yeter ki her seni sevip de acı çeken birini gördüğünde beni hatırla...
ELVEDA...


Misafir 14 Kasım 2006 16:57

Tebessümlerine kilitlendiğim anda
Şiire, şarkıya keserdim ya baştan ayağa
Bilirsin hani
En cümbüşlü baharlar açardı gözlerimde ardı ardına
Şimdi hazanlar hüküm sürmekte oralarda...
Sana dair ne varsa ruhumun en kuytularında
Sararmış eylüller gibi adımlarıma dolanmakta.
Ve işte tam o anlarda
Öyle bir yanma başlamakta ki
Sorma !
Sensizliğim
Sonsuz zemherilere hazırlıyor beni galiba !
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Pollyanna 14 Kasım 2006 19:54

Gidecek misin?
Korkuyorum seni benden alacaklar
Böyle Boynu bükük koyacaklar
Genç yaşta ihtiyar oldun diyecekler
Gitme desem yine gidecek misin?

Mutluluk huzur seninde hakkın
Bu yalan dünyada hiç gülmedi yüzün.
Kötülük yapacaklar budur korkum,
Gitme desem yine gidecek misin?

Yine seni kırıp üzecekler
Dünyanı zindan edecekler,
Herkes seni bana soracaklar
Gitme desem yine gidecek misin?

Sen gidince sanki ne olacak
Başın göklerimi değecek
Şu garip kartal seni ömür boyu sevecek
Gitme desem yine gidecek misin?


Misafir 15 Kasım 2006 17:28

Bir kaç cümle daha eksilttim hayatımdan
Yazdım sadece
Söylemekten çekindiğim her şeyi
Bu bir haykırmak sayılır
Kimsenin kulaklarını aşındırmadan
Sessiz sessiz , ufak ufak yanarım ben
Aldırış etmez kimseler
Deli deli kanarım ben
Aldırış etmezsin sen
Yok yok sana birşey demedim
Çatma hemen hilal kaşlarını
Hançerleşmesin kirpiklerin yüreğimde
Öylesine yazdım sadece
Her hece beynimde bin kurşun aslında
Dilsizce ağlarım ben
Bu gitmelerin tedirgin ediyor beni
Hep arkadan bakan olmak
Hep elveda denilen olmak
Evet evet işte bu elvedaya benim öfkem
Hayatımdan çıkmayan tek kelime
Her gece karabasanca üzerime çöken
Şiirlerimi esir alan
Bu işte bu
-ELVEDA-
Aslıda hiç yazmak istemedim ben
Titretti hep ellerimi
Bu sefer gitme
Yine kağıt kaleme mahkum etme beni
Mürekkep etme gözyaşlarımı
Tamam tamam bir şey demedim yine
Sadece sustum ben
Sadece yazdım ben....
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Misafir 16 Kasım 2006 07:19

Kararlıydım...
Sırt çantam bir hayli ağırlaşmıştı..
Geçmişin yükü olsa gerek...

Kararlıydım...
Kaç kırık kalp sığdırmıştım acaba çantama..
Kaç göz koymuştum üzeri yaşlı..
Hangi isimler üst üste gelmişti bilmiyorum...

Kararlıydım...
El yordamı ile doldurdum hepsini,bir kez daha görmek istemiyordum..
Karşı karşıya gelmek, geçmişe dair ne varsa hayatımda...

Kararlıydım...
Arkama bakıp,gözlerim nemli acı çekmekten bıkmıştım artık..
Hele birde ayaklarımın önüne bembeyaz bir sayfa serilmişken...

Kararlıydım...
Koşar adım uzun bir mesafe katettim..
Kaç bina,kaç cadde, kaç yürek geçtim..
Kaç dem bıraktım kim bilir...

Kararlıydım...
Geçmişimi dalga dalga başka bir kıyıya vuracak olan denizin kokusu çoktan nefesime karışmıştı...

Kararlıydım...
Eskiye dönüp ona zincirlenmektense sil baştan yazacaktım geçmişimi,yeni bir sayfaya...

Kararlıydım...
Liman,iskele siz ne derseniz deyin,hayat çizgimin üstünde yürüyordum..
Sona doğru olan her adım,kalbimde ayak izleri bırakıyordu...

Kararlıydım...
Onları da bir kerede söktüm aldım yüreğimden..
Artık onlar da elimde son yolculuklarına uğurlanacaklardı...

Kararlıydım...
Ufuk çizgisi ilk kez bu kadar anlam yüklü geldi bana...

Kararlıydım...
Artık geçmişimin ufuk çizgisi ben,benim ufuk çizgim de o olacaktı..
Hep uzaklardan "merhaba" diyecektik..
O da anlaşılırsa...

Kararlıydım...
Düşünmeme dahi fırsat vermeden,adımlarımın son bulduğu yerde savurdum sırt çantamı ,ayak izlerimi dalgaların içine...

Kararlıydım...
Dalgalardan biri usulca fısıldadı kulağıma..
"Nereye kadar sürükleyelim" diye...

Kararlıydım...
Dalga dedim ;"Ufuk çizgim olana kadar sürükle gitsin"...

Ve beyaz sayfam..
Geçmişimi tek yönlü bir yola ittim..
Sadece gidiş olan...
Dönüşü olmayan...!


Misafir 16 Kasım 2006 10:18

Sana gitme diyemediğim zaman; gözlerine baktım ağlamaklı ve çaresizce. Belki anlar anlar da gitmez diyen bir umutla. Ellerin kayarken ellerimden yavaşça seni seviyorum dedim sessizce belki de vaz geçip yanımda kalmanı bekleyerek.Sararken kolların beni yavaşça kokluyordum saçının her telinive güzel tenini unutmak istemezcesine. Verirken bana son buseni akıyordu gözlerimden yaşlar usulca.

Sana gitme diyemediğim zaman; ağlıyordum önce sessizce bir köşede dönecek diyen bir umutla. Gözyaşlarımı akıtırken gönlüme ılık ılık başımı kaldırıp bir daha baktım ardından belkide geri dönmeni bekleyerek. Düşerken kar taneleri kirpiklerime hayalin vardı gözlerimde ve hala kokunu duyuyordum esen rüzgarda. Fırtınalar eserken ardından son busenin sıcaklığı duruyordu yanağımda.

Sana gitme diyemediğim zaman; bir yanlızlık resmi çizildi önce. Sonra hafiften bir rüzgar esti, üşümeye başladı ellerim senin yokluğunu hatırlatırcasına. Bir buruk ses vardı hala kulağımda sevda türküleri söyleyerek rüzgarın uğultusuna karışan. Sessizce sallarken elimi ardından bir küçük tebessüm belirdi yüzümde bu son vedaya aldırmayan...


Misafir 16 Kasım 2006 13:18

senden önce bu kadar ıslak değildi
kurumuştu sanki göz pınarlarım
ne zaman ki aşkına, nârına düştü
sabah demez, akşam demez ağlarım.
bir kızgınlık anında söylendi onlar
yüreğimin sesi başka, duysana !!
oysa kuru bir hoşçakal yeterdi bana
bu kadar zulüm çok değilmi insana.
sanma senden fazla acı çekmedim
sanma senden fazla boyun bükmedim
sözle yaralasasaydın keşke kalbimi
senin gibi sessizce çekip gitmedim.
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


the_pretty 16 Kasım 2006 17:02



Acı bir hayat.


Bir tek senin aşkın mı aşk?
Sen misin sevda yanığı kaçak
Ben seni sevdim seveli yandım
Yandım,yandım sende söndüm

Hayat bana bir dargın bir barışık
Her günüm senle karma karışık
Çakmak, çakmak gözlerinde ışık
Senin sevdan bende, barut fişek

Ulaşılmayı beklerken ayrılık
İkimizin kaderi olsa gerek
Bana ayrılık yazan felek
Sensizliğini bana giydirecek

Yapma be sevdam ağlama artık
Bu kader senin değil benimdir
Sana gelen bu ayrılık, firak
Bende oluyor acı bir hayat


Misafir 17 Kasım 2006 03:13

Başka biri olmak istedim birden
Bambaşka biri
İstediğimi yapabileceğim bir beden istedim
Çıkayım şimdi dağlara
Bir başıma
Bir ben
Bir beden istedim birden
Yerlere göklere sığmayan bir beden
Kimseler tutamasın
Çıkayım dağlara
Sonbaharlara takılmadan
Kışlara dalmadan
Çıkayım dağlara
Bir başıma
Bir ben
Hep bahar olsun istedim mevsim birden
Kuşlara denk bir bedenle
Çıkayım dağlara
Özgür
Çılgın
Yalnız
Bir başıma
Bir ben
Dağlar evim olsun istedim birden
Sevgi kollarıma konsun
Bakışlarım yollarında donsun
Kederlerim gelmeden solsun
Bir ben olayım istedim
Bir başıma
Kimselere ihtiyacım yok benim
Bir ben
Çıkıp gideyim dağlara
Bir başıma
Uça uça
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


nazlisu 17 Kasım 2006 18:04

SIMDI GERI DÖNÜSÜ OLMAYAN BIR YOLDAYIM
ICIM HEP SENDEN YANA OLSADA
ICIM HEP KAN AGLASADA
BIR TARAFIM ASLA DER GIBI
BÖLER BENI IKIYE
AN GELIR HAYKIRMAK ISTERIM SENI DELI GİBİ SEVDİĞIMİ
HALA UNUTAMADIGIMI
AN GELIR YAPTIKLARIN GEÇER GÖZÜMÜN ÖNÜNDEN FILM SERIDI GIBI
SU AN NE YAPTIGINI BILMEM, DUYMAM, GÖRMEM
SORARIM KENDIME
BEN ONA BIR SEYLER YAZARKEN
ACABA GELIR MIYIM AKLINA
O DA BENIM GIBI ÇARELER ARAR MI
HER TELEFON ÇALISINDA ICI ACIR MI
BENZETIR MI BASKALARINI BANA
BENIM ONU BENZETTIGIM GIBI
ARTIK GERI DÖNÜS YOK BILIRIM
EKSIKLIGINI HISSETSEMDE
ÖZLEMEYI SAYENDE ÇOK IYI BILSEMDE
UNUTMAK YERINE ISTEMEDEN, ÇARESIZCE KABULLENSEMDE
BILIRIM ARTIK ÇOK GEÇ
NE SEN DÖNEBILIRSIN GERI NE DE BEN GEL DIYEBILIRIM SANA.........



the_pretty 17 Kasım 2006 22:08



Her gecen gün icimdeki özlem artar
yanar icimdeki hasret yakar
gülüm her gece yüregim sana kanar
seni arar gözlerim 'unutamam'

Ben her gece sabaha kadar
gökyüzündeki yildizlara bakar
gecen günleri sayar
hayal kurup, aglar seni 'unutamam'

O sessiz gizemli gecenin orta yerinde
sicak bir rüzgar eser icmde
gözlerimde bir sel
dudagimda bir isimile seni 'unutamam'

Bir kus ötüyor penceremde
bir günes doguyor gönlümde
bir gül acti pespembe
ben seni unutamam, unutamam gülüm 'unutamam'


Misafir 18 Kasım 2006 02:59

Alıp gönlümü gitmek var İçimde
Alıp başını gider gibi gitmek ,
Hiç kimselere sormadan ,
Hiç kimseden çekinmeden
Kapıyı açıp sadece gitmek.
Bir damla gözyaşıyla karalanmış
Birkaç satır bırakıp geride
Gözlerimi kapayıp öylece gitmek
Bilinmez diyarlara.
Alıp gönlümü gitmek var içimde
Bir kalp sızısı olmadan ,
Kimseyi kırmadan.
Umudun yolculuğuna mavi bir yelken açmak
Kanatsız uçmak sabah ayazlarında
Çırılçıplak Soyunmak tüm gerçeklere
Huzuru bulmak yatağımın başucunda ,
Bir avuçta olsa .
Bir satırda olsa gülebilmek yazdıklarıma .
Alıp başımı gitmek istiyorum
Gönlüme sığdırdığım bir ömürlük
hüzünlerimle .
Sayfalara bulaşan gözyaşımlarımın
Uzaklara gdişini seyrederek
Mavi dalgalara dalmak
Alıp başımı gidiyoum
Arkama bile bakmadan
Öylece....
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Misafir 18 Kasım 2006 09:34

kendine iyi bak bir veda değil elveda cümlesidir çoğu zaman..
o üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde...kendine iyi bak..çünkü bundan sonra ben yanında olmicam...istesende istemesende....
sevdim bir zamanlar seni hala seviyorum ve benden sonrada mutlu olmanı istiyorum...olurda birgün dönersem seni iyi bulmak istiyorum..
kendine iyi bak..çünkü bundan sonra kendinden başkası olmicak yanında sana bakıcak ben olmicak...kendine iyi bak ve beni düşünme..çünkü bende seni düşünmicem artık arama sakın beni..yazma...çünkü ben yazmicam..sil beni yüreğinden çünkü ben silicem...fakat yaşanılan paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum ve ben birdaha dönmemek üzere gidiyorum...
kendine iyi bak...aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim..aslında bilmem çok önemli değil..iyi olduğunu varsayıcam..seni birdaha asla görmemek üzere gidiyorum seni kendinle başbaşa yapayalnız bırakıyorum..biliyorum kendini bırakıcaksın benden sonra o yüzden iyi bak diyorum..aslına bakarsan çokta fazla umursamıyorum...
ahh..
kendine iyi bak derler ve giderler...tutkuyla sevenler bazen birden fazla söylerler bunu..çünkü onları ayırmak eti tırnaktan ayırmak gibidir...kolay kolay kopamaz onlar..süreç çok acı vericidir yürek parçalayıcıdır...her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine 'kendine iyi bak' gözleriyle ayrılırlar..ta ki umutta sevgide tükeninceye kadar..ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar..tutkunun ötesinde sevenler birkez kendine iyi bak derler ve giderler...onlar bu acıyı birkezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler...kenine iyi bak deler ve giderler 'bu sözlerin içinde ihanet yok hiiçbir zaman olamaz' derler ve giderler...en büyük ihanet değil midir aslında seni seveni ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek...'kendine iyi bak'derler ve giderler..seni suskunluğa mahkum edip giderler seni parçalara ayırıp en büyük parçayı yanlarına alır giderler...seni senden alıp giderler...daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için..kendine iyi bak diyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet suçlatmaz kendini....
savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın..savaşmışlarsa yenildikleri için kızarsın yine suçlayamazsın...yenildiğin için kızarsın yine suçlayamazsın..ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni..kendine iyi bak derler ve giderler..elinden umutlarını düşerini sevgilerini alıp giderler..birtek anıları bırakırlar geride...birde hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diiye unutulmayan nağmeler...arkalarına bakmadan çeker giderler eğer yalnız kalmışsan..çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler..herşey o saniye orada bitsin kapansın bu sayfa isterler..bitti diyemedikleri için kendine iyi bak derler..kırıldım ve affedemiyorum diyemedikleri için kendine iyi bak derler..seni istemiyorum artık hayatımdan çıkarıcam ama bilki hiç unutmicam diyemedikleri için kendine iyi bak derler...biliyorum çok kanicaksın ama daha iyisini yapamıyorum diyemedikleri için kendine iyi bak derler
vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler..çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır bilirler..kenine iyi bak bir noktadır çoğu zaman..kendine iyi bak deme bana..sadece kötülükler noktalansın isterim ben...oysa sen iyisin sen gözümdeki ışık dudağımdaki tebessüm sen içimdeki sevinçsin..sen hayatıma renk katan sen yüreğimdeki çarpıntı sen hayatımdaki neşesin..sen yolumu aydınlatan sen dert ortağım sen gönül yoldaşım sen bitanesin..kendini iyi bak deme bana..nokta koyma..keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler..keşke affedebilsen beni..keşke bende affedbilsem..keşke döndürebilsek zamanı geri..nafile..ama yinede gitmesen olmaz mı?bitmesek olmaz mı?sen eksikkken ben nasıl tam olurum?senden kalan boşluğu kimlerle doldururum?savaşsak aramıza giren şeytanla olmaz mı?hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı?hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi?hani sevgi eninde sonunda kazanırdı?hani hayatta hiç kirlenmicek değerler vardı?hani en büyük zaferler en kanlı savaşların ardından kazanılırdı?bunların hepsi yalan mı?sahiden gitmesen olmaz mı?bitmesek olmaz mı?...
peki o zaman senin istediğin gibi olsun..
öyleyse sende kendine iyi bak...


gizem_mechul 18 Kasım 2006 11:38

soğuk bir ilkbahar sabahında beklediğim güneşim
bitmeyen bu yanlızlığın ardından,
tekrar doğmaz oldun
sensiz yaşayamaz olan bu canın
seni hiç bırakmıyacak son nefesi oldun
bu nasıl aşk kimbilir?
kim bilir bu kaçıncı gecenin sana kaçıncı şiiri?
sana olan aşkımın son sözleri yine
seni seviyorum olsun.


the_pretty 18 Kasım 2006 13:05

Ayrılık Hediyesi


şimdi saat sensizliğin ertesi
yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın
avutulmuş çocuklar çoktan sustu
bir ben kaldım tenhasında gecenin
avutulmamış bir ben...

şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
ki bu yaşlar
utangaç boynunun kolyesi olsun
bu da benden sana
ayrılığın hediyesi olsun

soytarılık etmeden güldürebilmek seni
ekmek çalmadan doyurabilmek
ve haksızlık etmeden doğan güneşe
bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun..
şimdi iyi niyetlerimi
bir bir yargılayıp asıyorum
bu son olsun be..bu son olsun!
bu da benim sana
ayrılırken mazeretim olsun!

şimdi saat yokluğunun belası
sensiz gelen sabaha günaydın!
işi-gücü olanlar çoktan gitti
bir ben kaldım voltasında sensizliğin
hiç uyumamış bir ben...

şimdi dişlerimi sıkıp
dudaklarıma kanamayı öğrettim
ki bu kızıl damlalar
körpe yanağında bir veda busesi olsun
bu da benden sana
heba edilmiş bir aşkın
son nefesi olsun...

kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
beyninin içindekileri anlayabilmek
ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
bütün saatleri öylece durdurabilmek için
çıldırasıya paraladım kendimi
lanet olsun!
artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
olsun be! ne olacaksa olsun!
bu da benim sana
ayrılırken şikayetim olsun

gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun)


Misafir 18 Kasım 2006 16:03

Gitmek
Onurdur belki de
Sessizliğin gürültüsünde
Kaçmak baskılardan
Terk etmek ***** yalanları
Bırakmak,
Özü vurdumduymaz
Sözü dostları…
Vurmak kendini dikenli yollara
Dikenler belki gerçek onurun anahtarı…
Kırılmak ölümüne,
Dostunun tek gülüne
Vurulmak kapkara gözlere
Anılarda yaşamak zindanı
Kaçmak belki bir ömür boyu
Kaçmak,
Sessizliğin gürültüsünde,
Sessizce
Hissettirmeden…
Saklamak yüreğindeki karlı dağları
Onurdur belki de gitmek,
Gitmek, silmeden
Gözlerinden süzülen hatıraları
Gitmek
Kaçmak,
Silmeden yanaklarındaki kandan mercanları…

http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Misafir 20 Kasım 2006 00:16

Nedense hiç sormadılar
Ve gittiler
Üzülmüş gibi gözüktüler
Nedense hiç sormadılar vahşeti
Her görüşlerinde gözlerini yumdular
Menfaatlerle dolu hayallerini
Dalıp gittiler
Nedense hiç sormadılar
Hayatın her alanındaki dramı
Ah bir sorsaydılar
Soramadılar
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Misafir 21 Kasım 2006 00:37

Gidenler...
Kalanlar...
Asırların tartışması
Hangisi için üzüntü duymalı
Hangisi daha mutlu olmalı
Herkes gidecek bir gün
Ya da herkes geride kalacak bir gün
Bu gözyaşları giden içinse
Üzülme
Çünkü o gittiğini bilmiyor,hiçbir şey hissetmiyor
Eğer kalan içinse,kendin içinse
Yalnızlığın,özlemin,boşluğun içinse
Üzülme
Sarıl yanındakilere
Gidenin yerini tutması için değil,
Yanındaki varlıkları hatırlamak için
Alışmana yardımcı olacakları için
Yok eğer âdettense, gösteriş içinse
Üzülme
Herkes gördü ne kadar üzüldüğünü
Daha fazla saygısızlık etme
Gidene ya da gerçeğe
Eğer sadece,nedenini bilmediğin bir üzüntüdense
Üzülme
Giden gittiği için ağlama,kaldığı günler için gülümse
Öteki türlü haksızlık olur
Ölünen bir günse,yaşanan senelerce
Ey dostlar,ben derim ki
Öldüğüm gün kabrimde gülümseyin
Eğer aranızda olmamdan memnun kaldıysanız
Bir gün öldüğüm için üzüntüyle değil,bir zamanlar yaşadığım için mutlulukla anın beni
Herkes gidecek, doğal olan bu
Herkes dönecek özüne
Siz sadece gülümseyin, memnuniyetinizi belli edin
Belki o zaman bir gün bir yerlerde yeniden karşılaşır, yeniden yaşarız birlikteliğimizi...
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


BlueEngel 21 Kasım 2006 02:04

SeVmEk_KoLaY_KaVuSmAk_ZoR
 
Sizce sevmek mi kolay yoksa kavusmak mi bence sevmek kolay ama kavusmak zor.Kavusmak zor eyer o uzaktaysa yaninda deyilse kavusmak zor önünde engeller olursa
engelsiz ask yok bence.Sevmek kolay, ona deli gibi asik olsan bile hic birzaman bilemezsin ona kavusucani neden mi olur ya o yada sen vefat edersin yada bisi olur kara kediler girer araniza ama bence kavusmak zor eyer sevdiyin senden cok uzaklardaysa.Kavusmak bence zor cünkü biliyorum o duyguyu yasadiklarimi.Kavusmak keske kolay olsa sevmek gibi kolay olsa önünde okulmus ,ismis ,aylenmis hele ayle o büyük sorun aylen kabul edmezse evlenemezsin onlar anca evet derse evlene bilirsin yoksa ya kacarsin aylensiz bir hayat kurarsin hayatinin yarisi yokolmus olur yada aylenin kabul edicegi gibi bir es bulmalisin.

Bence sevmek kolay kavusmak zor son bir nedeni daha var yani bu neden herkeze gecerli deyildir sadece farkli ülkelerde olanlar icin mesela sen baska bir ülkedesin o baska bir ülkede birbirinize deli gibi asiksiniz ama kavusamicaksiniz, günleriniz, aylariniz, seneleriniz hasretle gecicek . Kendinizi kandiricaksiniz kavusucaz diye ama
Sonunda kavusamicaksiniz ozaman siz hayatta neye dayanarak yasiya bilirsiniz ???
Ben yasiyamam .Simdi sizde sira sizin bakislarinizi bekliyoruz sizce Kavusmak mi zor Sevmek mi zor ????? Cevaplarinizi bekliyorum

Sevgilerimle saygilarimla esmerkiz


faal 21 Kasım 2006 02:15

Alıntı:

esmerkiz adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 268354)
Sizce sevmek mi kolay yoksa kavusmak mi bence sevmek kolay ama kavusmak zor.Kavusmak zor eyer o uzaktaysa yaninda deyilse kavusmak zor önünde engeller olursa
engelsiz ask yok bence.Sevmek kolay, ona deli gibi asik olsan bile hic birzaman bilemezsin ona kavusucani neden mi olur ya o yada sen vefat edersin yada bisi olur kara kediler girer araniza ama bence kavusmak zor eyer sevdiyin senden cok uzaklardaysa.Kavusmak bence zor cünkü biliyorum o duyguyu yasadiklarimi.Kavusmak keske kolay olsa sevmek gibi kolay olsa önünde okulmus ,ismis ,aylenmis hele ayle o büyük sorun aylen kabul edmezse evlenemezsin onlar anca evet derse evlene bilirsin yoksa ya kacarsin aylensiz bir hayat kurarsin hayatinin yarisi yokolmus olur yada aylenin kabul edicegi gibi bir es bulmalisin.

Bence sevmek kolay kavusmak zor son bir nedeni daha var yani bu neden herkeze gecerli deyildir sadece farkli ülkelerde olanlar icin mesela sen baska bir ülkedesin o baska bir ülkede birbirinize deli gibi asiksiniz ama kavusamicaksiniz, günleriniz, aylariniz, seneleriniz hasretle gecicek . Kendinizi kandiricaksiniz kavusucaz diye ama
Sonunda kavusamicaksiniz ozaman siz hayatta neye dayanarak yasiya bilirsiniz ???
Ben yasiyamam .Simdi sizde sira sizin bakislarinizi bekliyoruz sizce Kavusmak mi zor Sevmek mi zor ????? Cevaplarinizi bekliyorum

Sevgilerimle saygilarimla esmerkiz

BENCE BU KILAVYE NE KADAR KOLYSA KAVUŞMAK OKADAR KOLAY(BEN Q KULLANIYOM ŞİMDİ F KULLANIYOM):*(


Misafir 21 Kasım 2006 02:29

Kavuşmak kişinin durumuna bağlı olsa gerek..

sevgiyide evrensel boyutta Düşünürsek, Zordur tabiki.. Kolayca elde edilen şeylerin tadı olmaz...


Misafir 22 Kasım 2006 00:24

Gece sessiz,
Uyumakta koca şehir,
Yorulmuş belli
Ürkütmemek için
Papuçlarım ellerimde,
Çiğniyorum
Kaldırım taşlarını.
Bak koca şehir;
Sen uykudayken
Seni terk ediyorum.
Uyandığında ben olmayacağım
Ne kadar umurunda
Bilmiyorum ama,
Giderken ağladığımı
Bilmeni
Istiyorum.
Martılar sana emanet,
Özleyeceğim,
Vapur çığlıklarını
Balık ekmekcileri,
Simitcileri,
Mendil satan,sümüklü
Sokak çocuklarını..
Hele,
Sevdiğimle oturduğum,
Şu bank,
Aman ha!
Ona gözün gibi bak.
O bankta
Bırakıyorum hayallerimi,
Umutlarımı,beklentilerimi..
Seni terk ediyorum
Koca şehir.
Bir gece vakti.
Sen derin bir uykudayken
Sevgilisinin
Sıcak koynundan
Çıkmayı istemeyen
Biri gibi....
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Misafir 22 Kasım 2006 21:34

İzmir’e yağmur yağıyordu
Kaldırım taşlarında bir damla
Gibiydim, yokluğunda
Sokak ışıklarında
Uçuşan bir benektim.
Uzaktı ellerin
Uzaktı gözlerin…
Sözlerin yoktu,
Yüzün yoktu…
İzmir’e yağmur yağıyordu
Damlalar her şeyi silip götürüyordu…
Camdaki buğudaki ismin
Harf,harf silinip
Pervaza akıyordu….
Yalandı ismin,
Yalandı duyguların
Yalandı sevgin…….
İzmir’e yağmur yağıyordu
Şimşekler içime düşüyordu
Uzaktı ilkbahar
Uzaktı yaz
Mevsimlerden sonbahar
Ben kışa giriyordum…
Ellerim soğuk,düşüncemde
Uzaklara gitmek vardı…
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Misafir 22 Kasım 2006 21:40

HER GİDEN BİRAZ KALMAYI, HER KALAN BİRAZ GİTMEYİ İSTER


Gitmek göze alabilmektir. Gitmek tehlikelidir. Gitmek merak etmektir, riski göze alabilmektir. Gitmek, asla kaçmak değildir...
Kalmak güçtür. Kalmak, kabul etmeyi veya kalınan yeri değiştirmeyi gerektirdiği için güçtür. Kabullenmek, kendi karakterini yaşayamamak tehlikesi barındırır içinde ve bu tehlike kederli bir renk katar kalmak eylemine...
Kim daha kazançlıdır? Giden mi kalan mı? Peki geri dönen, o bir yenik midir? Geri dönüş bir yenilgiden çok, bir yeniden başlayış olabilir mi? Çok gören mi, çok gezen mi, yoksa çok kalan mı mutludur?...

B.U.


gizem_mechul 23 Kasım 2006 02:43

Gitmek. Bir hançeri inceltip
Okyanusa daldýrmak isteði
Ya da düþebilmek atlaslarýn
Dýþýna ki ey kalbim
Yalnýzsýn bu yolculukta da

Gitmek. O kaos duygusu, aklýn
Sarsýntýlarla yorgun düþüþü
Bilincin kamaþmasý belki de.
Rehin býrakýlacak bir þey yok
Unuttuklarýndan baþka.

Gitmek. Bir büyü gibi saran
Aðrýlar yumaðý, kýþkýrtýlmýþ
Düþlerdir ki sen þimdi
Esirgeme kendini kalbim
Kederin o derin yalnýzlýðýndan


Misafir 23 Kasım 2006 03:27

büyüyen bir şey var
inatçı bir gölge gibi içimde
beni çağıran sesine yol ver
çekip al beni bu körkuyudan
bana yeni bir yol ol
yoruldum içimde dönüp durmaktan
günlerdir koynumda geceleyen hüzün
uzanıp serin kollarına unutuşun
üzerime örttüğüm bir düş eskisidir yüzün
ah o uçurum ıssızlığı duruşun!
nereye baksam gözlerindir bu üşümüş mavi
nereye kaçsak ayrılık şimdi!
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Misafir 24 Kasım 2006 18:02

nefes nefeseydim.....
öldüm öldüm dirildim sanki.
gezmediğim, görmediğim yerlerdeydim, haberin yoktu.
bir paris'teydim bir marsilya.
bir vagondaydım, bir istasyondaydım.
ellerim titrekti,yaşlıydım,
gözü yaşlıydım.
bir geldim bir gittim, sen görmedin
kimseler görmedi.
kızdım birine sonra çok sevdim
alışıverdim......
pencerelere koştum son bir nefes
cığlıklar attım ellerimi sallayarak.
telefon ettim karşı binaya,
sonra öbürüne sonra diğerine....
herkeslere telefon ettim,
yetmedi.
gururluydum,
sözümden dönmezdim.
bir rakı koydum kendime buzsuz...
ellerimde küçük resimler vardı,
milyonlar yaşındaydım,
en genç halimle.
korkular duydum hep, sen nerelerdeydin?
tren gıcırtıları duydum
keskin bir düdük sesi yırttı her yanı.
nereye gittiğimi bilmeden gittim, gittim.....
şehirler, ülkeler terkettim korkmadan,
yolculuk hiç bitmedi...
korktum hem de nasıl korktum.
bozuk yemekler yedim, midem bozuldu.
kaybettiklerime üzüldüm o seslerin içinde,
trenden korktum, geceden korktum
korkmaktan korktum.
gittim de gittim
gittim de gittim...
bir kitabın sayfalarında kayboldum,
gelin kurtarın beni.
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Misafir 24 Kasım 2006 18:11

Giden mi kalan mı yalnızdır bilinmez demiştin, gözlerimi gözlerinden ayırmak istemediğim o hüzün dolu ayrılık akşamında...


Bu ayrılık diğer ayrılıklara benzemiyordu. Sen bunu benden önce fark ettin.


Bense, hissettiğim halde görmezden geldim...


Dünyanın neresine, yaşamın hangi ücra köşesine gidersem gideyim, sensizlik bana en dayanılmaz acıları, en çekilmez hüzünleri yaşatacak ve bunları bile bile yaşamak zorunda kaldığım için, senden uzak kalmak uğruna yangına körükle gittiğim için artık alışmıştım bu iç çekişlere, bu sonsuz yalnızlığa, kabus sensizliğe...


Gözlerimin içine bakıyordun, yeni başlayan ve sanki hiç bitmeyecek olan bir özlemle...


İçimdeki fırtınaları dindirmek istiyorum gözlerinde... diye yazmıştın...


O akşam kelimeler, içindekiler, kalbine sığdırmaya uğraştığın onca yoğun duygular, bana söylemek istediğin halde bir türlü söyleyemediğin, gözlerimin içine bakarak o anlamlı bakışlarınla anlatmaya çalıştığın o kaos içinde çırpınan tüm kelimeler artık isyan ediyordu...


Senin ruhundan benim kalbime doğru hücum ediyordu hepsi, ve ben, ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilmeyen, baskı altında olan insanların yaptığı gibi kıpırdayamıyor, konuşamıyor, ne olacağını düşünemiyordum...


Adeta kilitlenmiştik o anda, ve biliyorum, ikimizde aynı şeyi düşünüyor ve aklımıza takılan bu zor soruya cevap bulmaya çalışıyorduk...


Giden mi yalnızdır kalan mı?


Bu sorunun cevabını her gün, her an düşündüm sevdiğim...


Senden uzak kaldığım o işkence dolu günlerde, o uykusuz saatlerde, seni düşündüğüm, yüzünü hayal ettiğim zamanlar hep bu soru hançer gibi saplanıyordu yüreğime...


Senden çok uzaktaydım artık, günlerdir konuşmuyorduk...


Seni, benliğini o kadar özlemiştim ki, sanki baktığım her tarafta senin o vazgeçilmez yüzünü, o benliğinin açıkça yansıdığı o eşsiz yüz ifadeni görüyordum...


Ama içimden gelen alışkın olduğum o his, bana yalnız olduğunu ve bana sorduğun o sorunu cevabını senin çoktan bulduğunu, kalanın yalnız olduğunu kabullendiğini ve bedeli ne olursa olsun senin yanında olmamdan başka bir şey istemediğini söylüyordu... Ama bilirsin, içimden gelen o seslere inanmayı sevmem ben...


O hisleri yaşamımda karşılaştığım yapmacık insanlara benzetirim.


Ne olduklarını ve neler yapabileceklerini bilirim, ama asla inanmam ve güvenmem onlara...güvenmek istemem...


Sanki ben istediğim, ben düşündüğüm için iyi görünürler gözüme, ama gerçekle hiçbir alakaları yoktur...


İşte bu yüzden inanmak istemiyordum yalnız kaldığına, acı çektiğine, beni özlediğine ve ne olursa olsun beni bekleyeceğine...


Acı çektirmeyi sevmem ben, bilirsin.


Acı çekmek, yalnız kalmak ve o sessiz yalnızlıklarda içimden ismini sayıklamak, yanımda olman için umutsuzca yalvarmak bana göre...


Beni buna sen alıştırdın, ben yıllardır buna alıştım, acı çekmek artık yandaşım...


Ben bunları yaşarken aynılarını senin de yaşamanı kaldıramam.


Yalnızlığı ben yaşamalıyım, sensizliğin acılarını, isyanlarını ben çekmeliyim, tek başıma...


Sen ne kadar anlamaya çalışsan da, sensizken yaşadıklarımı asla yaşayamazsın, hissedemezsin.


Kalan değil, gidendir yalnız kalan sevdiğim...


Giden yalnızlık için, acı çekmek için, isyan etmek için bırakır gider, kalan aynılarını yaşamak zorunda kalmasın diye...


Yalnızım işte...bunu yaşayacağımı bile bile kalmadım, kalamadım yanında...


Yalnız kalmaya, sensiz olmaya, acı çekmeye ve buna ne kadar dayanabileceğimi görmeye ihtiyacım vardı.


Sensiz kalmak bana çok şey öğretti...


İlk öğrendiğim, son dakikalarımızda bana sorduğun o sorunun cevabı oldu...


Gidendir yalnız kalan sevdiğim...


Yalnız değilsin, biliyorum.


Yalnızım, görüyorsun...


İkinci öğrendiğim şey ise ben burada sensizken, mutsuzken, içimde hayata karşı hiçbir istek, hiçbir beklenti ve yaşama hırsı yokken, senin orda yalnız olmadığını ve seni düşündüğüm, seni yaşadığım kadar beni yaşamadığını çok iyi biliyorum...


Senden uzaklaşmak, sensiz yapıp yapamayacağımı görebilmek, bu korkunç yalnızlığa ne kadar tahammül edebileceğimi görmek içindi seni orda bir başına bırakıp, bu sürgün yaşamda yalnızlığı, sensizliği seçmem...


Bir gün mutlaka döneceğim, biliyorum...


Çünkü bu ölümcül yalnızlığa daha fazla dayanamayacağımın farkına vardım.


Ben burada yalnız olsam da, senin orda yalnız olmadığının ve sırf tek başına olmamak için en olmadık, sana ve ruhuna en yabancı ve bilinmez insanlarla birlikte olduğunun farkındayım.


Bütün bunlarla yüz yüze geleceğini bilerek terk ettim seni ve yola çıktım kendi yalnızlığımla...


Yalnızlığımı yaşadıkça, sensiz olduğumu hissettikçe aklıma sorduğun soru geldi, sorunun cevabını bulmaya çalıştıkça aklıma sen geldin, ve sen aklımda oldukça bu yaşadığım hayat, bu hissettiğim yalnızlık, durmadan duymazdan geldiğim o içimdeki sesler ve yalnız olanın ben olduğumu kabullenişim çığrından çıktı içimdeki fırtınalarda...


Seni, bile bile en olmadık zamanda, çok bildik bir mekanda ve ruhuna en yabancı olan insancıklarla bir başına bırakıp terk ettim...


Döneceğim seni bıraktığım o yerlere, giden ve gittiği gibi geri dönen olacağım, biliyorum...


Oysa biliyorum, kalan değil, gidendir yalnız olan...


Oysa özlediğim, biliyorsun, giden değil kalandır terk eden...


Bir de gör beni, giderken bana yazdığın yazıda, kendi gözünden ve kendi kalbinden:


“Karanlığıma gömerken seni sessiz çığlıklarım vardı içimde...korkularım, yine bana kalan yalnızlığım vardı. Zormuş; bu kadar yakın olupta uzak durmak,bu kadar uzak olupta seninle dolmak...yazmanın en iyi şey olduğunu söylerdin hep bana inan ki o bile durduramıyor içimde sana doğru akan seli...iki düşünüp bir yazıyorum her zamanki gibi öyle alışmışım ki kendimi sınırlandırmaya. gidiyorsun artık çok uzaklara,.varlığını ilk defa bu kadar derinlerde hissedip,kendimi sana açmışken gidiyorsun işte... içimdeki yerini zor fark etti benliğim, yokluğunla daha da yorulacak, belki de darmadağın olacak... gözlerimdir konuşan sadece. isyanlarımı, korkularımı, daralan zamanımı, yalnızlığımı anlattı herkese hiç kimsenin onları hiç kimsenin anlayamayacağını bildiği halde, belki de buydu onu rahatlatan... inan ki içimdeki dünyam, içinde bulunduğum dünyadan daha büyük... en büyük farkları; içimdeki... benim dünyamda herkes olması gereken yerde, hakkettiği gibi...

Gidişini düşünmek bile korkutuyor beni... Tarifi olmayan duygularımla sana uyanıyorum her sabah, Varlığınla çoğalıp yokluğunla eksiliyorum...”


Pollyanna 25 Kasım 2006 00:50

@Dur gitme@
Dur gitme! ..
Hicran çöker baharlarima
Susar tabiyat,
Aglar, gözlerim yokluguna

Dur gitme! ..
Yikilir hayallerim her saniye
Yitirir yelkovanini zamanlar,
Kapanir, mavilere acilan bütün kapilar

Dur gitme! ..
Kayar, bütün yildizlar
Belki de, gündüz olmaz
Sarar bedenimi çaresiz yokluklar

Dur gitme! ..
Yagmaz, yagmur eskisi gibi bu sehre
Mevsim degisir kar yagar yorgun bedenime
Unutma,bu yürek sende hüküm sürmekte...

Dur gitme yasayan ölü olurum sensizlikle
Dur gitme son birkez gül hiç gülmedigin yüzüme..


Misafir 25 Kasım 2006 01:36

Direnmez,
yakar ve yıkarken,
Varsın kaybolsun herşey;
geçmiş, olsun adın.
Silinsin tüm anılar,
dostluğumu açmış,
sabırla gülümserken.
Gitmeyi mi seçtin yine,
Git istiyorsan....
Git...
Bir daha dönmiyeceğimi bile bile git
Herşey için geç olduğunu bile bile git
git...!
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Misafir 25 Kasım 2006 22:53

Sekizinci tepesinden bakmak İstanbul’a
Ya da deliler gibi tutulmak sana
Ne fark eder ki?
Kayıp düşler şehriyken yüreğim;
Ufuksuz hayallere salınmak
Yalınayak gezinmek hayatın kuytularında…
Gölgeleri bırakıp yol kenarına
Günsüz, gecesiz…
Bir yanlışa harcayıp tüm doğruları,
Senin için üç yanlış olmak mesela
Ya da tüm yanlışlara rağmen
Tek doğru olarak çarpışmak hayatla
Ne fark eder ki?
Azme zincirliyken kaderim
Hele de böylesine hırçın dalgalarım varken;
Kopup bir ucundan sevdanın
Pervasızca savrulmak hayatın krallığında
Anıları tutuşturup en acıyan yanından
İssiz, dumansız…
Zamana asi duruşlarla yürümek
Saçtaki tek beyaz teli şahit göstermek yalnızlığa…
Yok yok!
Avuçlarımdaki kan kadar yok isyanım
Belki bir parça sitem
Aldırma sen bana
Gecelere erittiğim mumlar kadar ergin yüreğim
Ve kelimelerim kadar özgürüm
Yosun kokusu biriktiririm midye kabuklarımda
Yıldızlarıma türküler asarım
Kızıl yağmurlar yağdırırım beyazlarıma
Hani bir de sessizce çıkıp giderim ya;
Sen bana aldırma!
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


nazlisu 26 Kasım 2006 13:12

gidişin ölümüydü umutlarımın
güllerin yüreğimde can verişiydi
ufkumda her akşam hüzünlü ve dalgın
seninle batan ömrümün güneşiydi

ardında bir istanbul bıraktın öksüz
içimde yokluğun ateşini yaktın
karanlıklar ortasında güpe gündüz
yıkılmış, dağılmış bir adam bıraktın

gün gün yaklaşan bir şey var, ölüm mü ne
değilse; içimde bu ürperti niye
dolaşan kim benimle deli divane

güzel olan her şeydi seninle giden
şimdi bütün hayallerim yoksul kaldı
gittin... bana bu rezil istanbul kaldı.


Misafir 26 Kasım 2006 18:19

Gülümseme el sallarken
keder gölgeliyordu günümü
ahlarla yüklü bir gemide
yol alıyordu fikrim
gittiğinde beri dümenini kırıp
olur olmaza laf atıyordu
satıyordu hatıraları
ve titriyordu zamanlar eserken
esrik bir vebaldi boynuna dolanan
döktüğü terlerde boğulan
bir aslandı, yenilip
sırtlanlara yem olan
uyutmadı ağıtları unutmadı
baki boşluklar seyrederken
adı söylenemeyen
ayrılıklar yaşıyordu
dolup taşarken çıkını
buruk tatlar kalıyordu
uzadıkça kısalan
kısaldıkça uzayan
günler devriliyordu
tövbesiz avuçlarda
beyazlar da soluyordu
uyanık görülen rüyalara
sofralar kuruldu tabirlerle
kudurdular siyahlar alevlenince
oysa kızılda değimliydi sıra
üryan geldim üryan giderim
beklesin patiskalar
kolu kanadı kırık sevgiler arasında
savruldu diyeti pahalı giysiler
saramadı yüreğini vefa hiç aramadı
ayarı bozuk gönül terazilerinde
kefesiz tartıldı şifalar
satılmadı hiç derman olacak dertlere
dert dolabı dönerken hızla yörüngesinde
durun durun zamanı durdurun diyemedi kimse
üşüyorum durduğum halde düşüyorum
kaymalarda aklım
kalmadı gizlim saklım
gülleri kuruttum, soldu karanfiller
ve ezildi kırlarda ki gelincikler
artık altını oyduğu toprağa
yüz vermiyor sular seller
kıyılardan çekildi med cezirler
sahil utanırken kuruluğundan
ayaklar kaldı yalın
alın kalmasın beklemeleri gözlerden,
“giden dönmez ki seferinden.”
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Misafir 26 Kasım 2006 18:38

Bir ilişkinin neden ucundan sürükler insan..?
Ne zaman aynı arkadaşlarımın aynı eşlerindensevgililerinden bir kez daha ayrılmayı düşündüklerini duysam? Bu soru hep kafamda döner durur. Hastalıklı,kısır döngü ilişki dedikleri buydu galiba.
Bu kadar dönmesinin nedeni sorunun tek bir cevabının olmaması. Tıpkı aşk ,sevgi,başarı,güven kavramları gibi.Kişiye göre göreceli, değişiyor hepsi. Hayatına almak istediğin kadarını alırsın..
kendince evirip çevirip uygun bir rafa koyarsın.Onu bildiğin gibi yaşar ve karşı tarafa anladığın şekilde yansıtırsın? Hani sevdiğini gösteremeyen erkekler, yıllarca şairane bir söz bekleyen hanımlar gibi?

Evlilik , ilişki, aşk ;öyle bir türü var ki öldürmüyor ama süründürüyor demek pek de yersiz olmaz…
Hepimizin hayatında,çıkmaz sokaklar, asla olamaz böyle dediğiniz kişiler, ayrılıp barışmalar, adı bir türlü konamayan ama adsız da yaşayan ilişkiler olmuş ya da hala devam etmektedir.?
Öyle değil mi?
İlk başlarda ideal çift havasındaki o aynı anda aynı şeyleri düşünmeleri hatırlayın. Uyumun en iyi seviyede gitmesi geleceğe dair umutlandırıverir.
Ufak tefek değişik huylara ise şu cevabı veririz içimizden
“Ben onu değiştiririm.” “Zamanla azalır” ya da “her şeyi o kadar kusursuz ki başka ne isterim? Varsın o yönü de eksik olsun”
İşte bu büyük misyon sevgimizle güçlenir..

Hayatımızda birileri olmasına duyduğumuz içgüdüsel ihtiyacın sesiyle de bırakırız her şeyi zamana…
Ah o zaman denen hain.. Yıllar geçtikce yakınlaşacağımız yerde daha da uzaklaşırız sanki.
Aramızdaki farklılıklar daha da belirginleşmiş, tablo daha da netleşmiştir görmeye başlayınca..
Önemli olan birlikte aynı yöne ilerlemek iken biz kendi rotamızı bile bulamaz hale gelmişizdir.

“Bu kadar değişik beklentileri nasıl olabilir benden? Eskiden böyle miydi de ben mi göremedim? Hala ısrarla aynı şeyi yapıyor? Of bazen nasıl bu kadar sürdürebilmişim şaşıyorum.. İyi ki iş var. Biraz uzaklaşmak iyi geliyor akşama kadar. Yoksa olmayacak bir şeyi mi sürdürüyorum ben? Yani farklıyız biliyorum ama iyi yönleri de var.. hata yaptım demek istemiyorum ama yaptık galiba.. Biraz benim istediğim gibi olsa hiçbir sorun kalmaz”
belki arada belki her gün bu tip cümleler geçer kafamızdan..
Hata mı,ayrılmalı mı? Peki beni tutan ne? Değişir mi ? Ben elimden geleni yaptım mı..
Ne kadar zor sorular bunlar düşününce. Bir insana ya da sadece bir ilişkiye karar verilmiyor ki..Kavgalar fırtınalar hızlı ayrılıp barışmalar başlamıştır artık.

Gitmek mi zor bu aşkta kalmak mı?


Pollyanna 26 Kasım 2006 21:34

Giderim

Üzülme sevgilim çıkmam karşına,
Ayrıldık seninle dönmem yoluna,
Başkası girsin şimdi koluna,
Öfkemi içime atar giderim.

Yazdığım şarkılar hatıra kalsın,
Arasıra dinle beni anarsın,
Gözlerim yaşarır, belki anlarsın,
Hasreti kalbime gömer giderim.

Unutmaya çalışır adını anmam,
Senden başkasını yerine koymam,
Aldiğim nefesi yaşamak saymam,
Durmam buralarda çeker giderim.

Aslında ayrılmak bana koymadı,
Verdiğin çiçekler daha solmadı,
Seninle olmanın tadı kalmadı,
Bağrıma taşları basar giderim.


SUNNYQUEEN 26 Kasım 2006 21:52

GİDEN GİTMİŞTİR,GİTTİĞİ GÜN BENDE BİTMİŞTİR...... ^o)^o)



Saat: 01:16
Sayfa 3 / 22

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık