MsXLabs
Sayfa 3 / 28

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Fıkralar/Komik Olaylar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/6307-fikralar-komik-olaylar.html)

Misafir 24 Ekim 2005 15:33

MOTORUN YAĞI

80'lik amca, 20 yaşında bir kıza aşık olur. Allem eder, kallem eder, kızı ikna eder ve evlenirler... Küçük kasabada olay yaratan evlilik mutlu bir şekilde sürerken aradan geçen bir yılın sonunda ihtiyar karısını doğum yapmak üzere hastahaneye getirir.. Herkes şaşkınlık içindedir. Doğum sonrasında hemşire ihtiyarı kutlar ve;
' Bu yaşta nasıl başardınız ?' diye sorar.
- Eeee ! Motoru sıcak tutacaksın...
Millet şaşkın, 21'lik anne çocuğu ile birlikte hastahaneden taburcu olur... Aradan bir yıl geçer geçmez, kadın bir kez daha hastahaneye gelir doğum için... Adam 82'ye doğru yol almıştır. Hemşire şaşkın... Yine kutlar adamı, bir kez daha hayranlıkla sorar,

' Nasıl oldu bu ?' diye...
- Eeeee ! Motoru sıcak tutacaksın... der ihtiyar ve ikinci çocuğu ile genç eşini alarak evin yolunu tutar... Aradan bir yıl daha geçer.. Adam, yine hastahane kapısını çalar, hamile eşiyle... Hemşire doğumhaneden çıkar, yaşlı adama döner:
- Ne erkekmişsin..?!
- Eeee ! dedim sana, motoru sıcak tutacaksın....
- Onu anladım da, ama artık yağı değiştirsen iyi olacak, epey kirlenmiş herhalde, bu seferki bebek zenci..!


__BozkurT__ 24 Ekim 2005 16:11

TEMEL İŞTE..
 
Temel ve Turist
Temel İstanbul boğazında tekneyle turist gezdiriyormuş. Bir gün bir Amerikalıyı almış, başlamışlar tura. Adam bir saray görüp sormus:
- Bu ne kadar zamanda yapıldı?
Temel:
- 10 yılda
demiş.
Adam:
- Yazık, bizde olsa 5 yılda biterdi.
Derken bir cami görüp sormus:
- Bu ne kadar zamanda yapıldı?
Temel:
- 5 yılda
demiş.
Adam tekrar:
- Yazık, bizde olsa 2 yılda biterdi
demiş.
Temel sinirlenmeye başlamış. Bir tarihi yapı daha görmüşler, turist tekrar sormus, Temel:
- 2 yılda
demiş.
Adam:
- Vah vah! bizde olsa 1 yılda biterdi
demiş. Derken tam o sırada Boğaz Köprüsü`nün altına gelmişler. Amerikalı köprüyü göstererek tekrar sormus:
- Peki bu ne kadar zamanda yapıldı?.
İyice sinirlenen Temel cevabı yapıştırmış:
- Hangisi? Bu mu? Bilmem, vallaha dün burada yoktu!!!...


__BozkurT__ 25 Ekim 2005 13:08

şerefsiz...=)
 
********
Adamın biri birgün şehir dışında yolda kalmış.Saat gecenin 2siymiş ve arabaların nadir geçtiği ıssız bir yolmuş burası.Kış mevsimi olduğundan aşırı derece soğuk,fırtınalı,kar yağışlı ve bir metre ötenin bile görünemeyeceği kadar sis hakimmiş.Adam saatlerce yürüdükten sonra yanından yavaşça bir arabanın geçtiğini farketmiş ve bu işkenceye bir son vermek için koşarak arabanın ön kapısından içeri girmiş.Kafasını sola çevirmiş,(Gözlerine inanamamış)şoför koltuğunda kimse yokmuş.Tam bunun şokunu yaşarken ileride bir uçurumun belirdiğini farketmiş ve korkudan ne yapacağını şaşırmış son duasını etmeye başlamış.Bir de bakmışki direksiyonda sadece bir el var ve direksiyonu çeviriyor.Adam bu kadarına da dayanamıyarak arabadan dışarıya atlayarak hızla hiç bilmediği bir yöne doğru koşmaya başlamış ve ağaçların arasında olduğunu farkettiği küçük bir kahveye sığınmış.Bir çay içip kendine geldikten sonra kahvedekilere başından geçenleri anlatmış.Kahvedekileride bir korku sarmış ve kimseden çıt çıkmıyormuş.Derken birden kahvenin kapısı açılmış içeriye iri yapılı,yorgunluktan perişan olmuş,üstübaşı yırtılmış,kanter içinde kalmış iki adam girmiş.herkes hiç ses çıkarmadan onlara bakarken;adamlardan biri yanındakine hitaben ( göz işaretiyle bizimkini göstererek) :"Lan Osman,şurda oturan adam biz arabayı itmeye çalışırken içine oturan ******** değil mi lan." demiş.


__BozkurT__ 25 Ekim 2005 13:25

tebeşir...
 
Tebeşir

ders yine kalkülüs. hoca büyük bi
sevkle anlatiyo.
tamamen konuya konsantre olmus. ama
tebesirinin
ufacik kaldigini farkediyo. uyuklayan
bi öörenciye "e hadi
çik tebesir bul yan siniftan" diyo.
çocuk çikiyo
harbiden. ama yan sinif diye ayni
amfiye diger kapidan
giriyo ve yine bizim hocaya "hocam yan
siniftan
tebesir istiyolar" diyo. hoca da derse
konsantre ya,
"ya ben de az önce bi öörenci
gönderdim alsin diye.
bizde de yok" diyo. cocuk da "haa
taam" diyip çikiyo.
sonra diger kapidan tekrar girip
"yokmus hocam. aa
nasi yani ya" diyince hoca da öörenci
de durumu
çakiyolar. inanilmaz ama gerçek...



ByKatip 25 Ekim 2005 17:47

başkası olmasın
 
baskasi olmasin?85 yasinda bir adam dogum hanenin kapisinda beklemektedir.Dogum haneden çikan doktor söyle bir bakindiktan sonra yasli adamasorar:-
"içerde dogum yapan bayan yakininiz mi?"
-"Evet, esim.
"-"Ama bayan 25 yaslarinda...
"-"Tamam iste, esim o. Niye sasirdiniz, baba olamaz miyim yani?
"-"Yoo, aklima benim dedem geldi de.
"-"Nesi varmis dedenizin?
"-"Kendisi av meraklisi idi. Sürekli ava çikardi. Ancak yaslanincazorlanmaya basladi. Bir gün ava çikacakken kendisini uyardik, aman yapmadedecim, sen yaslandin, ava gidemezsin diye. Kendisi israr etti vehazirlandi. E, tabi yaslilik, çikarken tüfek yerine baston aldi eline.Ben de kendisiyle gittim. Ormanda bayagi yol yürüdükten sonra bir geyikgördük. Dedim ya, dedem yasli. Bastonu omzuna koydu, dogrulttu ve geyigebastonla ates etti. Geyik o anda vurulup yere düstü...
"Yasli adam:-"Olur mu, baskasi vurmustur onu.
"Doktor:-"Ben de onu demeye çalisiyorum iste."...


caglayannet 25 Ekim 2005 18:55

OFLUNUN TEMİZLİK ANLAYIŞI

OFLU KAYSERİLİ VE ADANALI YURT DIŞINA SEYAHATE ÇIKARLARKEN HAVA ALANINDAN GÜVENLİK KONTROLÜNDEN GEÇERLER. KAYSERİLİNİN BAVULU AÇILIR 7 TANE İÇ ÇAMAŞIRI ÇIKAR. GÖREVLİ SORAR NİYE 7 TANA KAYSERİLİDE HAFTADA 7 GÜN VAR HER GÜN Bİ TANESİ GÜVENLİK ŞAŞIRIR KAYSERİLİDEKİ TEMİZLİK ANLAYIŞINA BAK BE
ADANALI AÇAR 8 TANE GÜVENLİK YENİDEN SORAR NİYE 8 ADANALIDA HAFTADA 7 GÜN VAR HER GÜN BİR TANE ARTI BİRDE YEDEK ADAM ŞAŞIRIR VAYBE ADANALIYA HELAL OLSUN KAYSERİLİDENDE DAHA TEMİZMİŞ HELAL OLSUN
SIRA OFLUYA GELİR OFLU BAVULU AÇAR 12 TANE OFLU BİRŞEY DEMEDEN ADAM HELEL BE OFLU ENTEMİZİ SENMİŞSİN DERKEN BİZİM OFLU BAŞLAR,
OCAK,ŞUBAT,MART,NİSAN......


01-KinG 25 Ekim 2005 23:21

Dört samimi arkadas ayni arabada yolculuk ederken trafik kazasinda
ölürler.

Azrail "Türk cehennemine mi avrupa cehennemine mi gitmek istersiniz?"

diye sorar.
"Fark nedir?" diye sorarlar.

Azrail "Avrupa cehenneminde hergün bir kepçe,

Türk cehenneminde hergün bir kova *** yersiniz" der.

Üç tanesi "biz Türk dogduk,Türk ölürüz" der.
Birtanesi ise uyaniktir, Avrupa cehennemini seçer.

Ve aradan epey zaman geçer avrupa cehennemindeki adam artik kepçe kepçe
yemekten bikmistir, arkadaslarinin durumunu merak eder,hallerini görmek
için ziyarete gider.
Oysa onlar sen sakrak gülerek karsilarlar onu.

Dayanamaz sorar:
"Ben bir kepçesini hazmedemezken siz hergün bir kova *** yiyip
nasil bu
kadar neseli olursunuz?"
"Oglum oglum derler,burasi Türk cehennemi, birgün *** olur kova
olmaz, birgün kova olur *** olmaz,bir gün görevli işe gelmez,bir türlü
tahsisat çıkmaz 3 aydir bir *** yedigimiz yok!"


__BozkurT__ 26 Ekim 2005 13:59

kurtarın annesini :))
 
Kaç anne

İki adam sokağın başında kan ter içinde fırtınadan yıkılan elektrik direğinin yerine yenisini dikmeye çalışmaktadır.
Sokağın diğer başından annesiyle birlikte o yana doğru yürümekte olan çocuk annesinin elinden kurtulur, koşarak adamlara doğru gider ve merakla sorar:
- Amca ne yapacaksınız o direği?
Aldığı cevaptan sonra telaş içinde feryat figan annesine doğru koşmaya başlar:
- Kaç anne kaaaaç...
:D :D


01-KinG 26 Ekim 2005 19:45

Bilirsiniz, bi ara genclerde cuzdana zincir takip sarkitma modasi
vardi.
Istiklal'de yururken, yanimdan bu model bi tip geciyodu ki adamin teki
bombayi patlatti: "Ne o lan? Kopegin kicina mi kacti?"dedi


Istiklal'in oralarda, 9-10 yaslarinda, buyuk olasilikla tinerci, iki
cocukla konusuyor polis. Birisine sordu, "Nerede oturuyorsun sen, evin
nerede senin?".
Cocuk: "Evim filan yok, orada burada uyuyorum".
Polis oburune dondu: "Peki sen?".
Ikinci cocuk: "Komsuyuz!" :)


Az once iş icabi Isparta'da bir musterimizi aradim. Telefonu acan
kibar
bayana ilgili kisinin mail adresini sordum. Hanimefendi gayet kibarca
"Bizim burada internet cekmiyor" dedi.


Cuma aksami gecenin bir yarisi Arnavutkoy'de taksi ariyordum. Fakat
etrafta bir tane bile yoktu. Arabasını park etmis yemek yiyen bir
taksi
soforu gordum. Adama yaklasip, "Abi musait misin?" dedim. O da,
"Ehliyetin var mi?" diye sordu. Taksim'e kadar taksiyi ben kullandim,
o
paşa paşa yemegini yedi.


Bir arkadas anlattı. Gecenlerde Taksim'de yururken sıkışınca
McDonalds'in tuvaletine girmis. Tuvaletten sonra elini kolunu sallaya
sallaya restorandan cikarken elemanlardan biri arkasyndan seslenmis:
"Bir gun yemege de bekleriz..."


Izmirliler bilir, toplu tasimada Kentkart uygulamasi vardir. Karta
para
yuklersiniz, otobuslerde manyetik okuyucuya tutarsiniz ve okuyucu
okuduguna dair sinyal sesi verir. Kentkart uygulamasinin ilk yilyidi.
Yaslý ama cok tonton bir teyze elinde Kentkartla otobuse bindi.
Nedense
karti soforun suratina dogru tuttu(Herhalde paso gibi gosterilecek
zannetti). Sofor iki-uc saniyelik saskinlik periyodunu atlattiktan
sonra, "Biiiiip!" dedi. Teyze bi sey olmamis gibi gecip soforun
arkasina
oturdu. Otobusteki herkes kahkahalarla gulerken bense soforun zekasina
hayran olmustum.


Bir gun yolda giderken kaset satan bir dukkanin caminda aynen soyle
bir
yazi gormustum: "Arabalar icin cistakli muzik gelmistir."


> GERDEK
> Dügün gecesi kayinpeder damatla dalga geçiyormus:
> -Bakalim demis, aslanlar gibi bu gece mi gerdege gireceksin yoksa
fareler gibi yarin geceye mi bekleyeceksin? Damat siritarak cevap vermis:
> -Ben tilki gibiyimdir efendim, dün gece girdim...
> ------------------------------------------
>
> Dis doktoru...
>
> Dis hekiminin odasina giren genç ve güzel kadin:
> -Ah doktorcugum, bu disi çektirmektense çocuk dogurmayi tercih
ederim.
> Doktor gayet sakin bir ifadeyle:
> - Kararinizi çabuk verin koltugun ayarini ona gore yapacagim.
> .......................................................
> YANGIN
>
> Adamin birinin evinde yangin çikmis. Komsulari yardima kosmayip olayi
seyretmeye baslayinca is basa düsmüs..
> Ilk önce oglunu yanginin içerisinden çikarip disarda beklemesini
söylemis.. Dalmis tekrar duman ve atesin içerisine, kizini çikartmis
disariya.. Sonra karisini,sonra köpegi ve kedisini.. Daha sonra disari hiçbir
sey getirmeden 3 kere daha içeri girmis çikmis.. Onu seyreden
komsularindan biri sormus
> "Niçin yanan eve girip çikiyorsun disari hiç bir sey getirmiyorsun?"
diye..
> "Kayinvalidem içeride!" demis adam "Arada bir girip çeviriyorum..!"
> .......................................................
> TEMEL VE BOZUK GOZLUK
>
> Temel Uzak Dogu'ya gider. 250 $ verip bakinca insanlari çiplak
gösteren gözlüklerden alir. Takar bakar çiplak, çikarir bakar giyinik. Çok
hosuna gider.
> Ikide bir takip, çikarir. Eve gözünde gözlük gider,bakar Fadime'yle
sütçü çiplak. Gözlügü çikarir baker çiplak, Takar bakar çiplak. Müthis
cani ******* ve Fadime'ye der ki:
> - Ula Fadime 250 $ verdim, hemen bozuldu..!!!!
> .....................................................
> KIMMIS
>
> 'Çok acayip bir şey oldu,' diye adam arkadasina anlatir:
> >'Dün gece kapıyı çaldım, karanlıkta açanı hizmetçi kız
> >zannedip öptüm.. Meğer karım değil miymiş?'
> 'Eee, ne olmus yani?' der beriki.
> 'Daha ne olsun be adam? Karimi öperken karim, dikkat et sevgilim,
kocam aniden gelebilir, diye fisildamaz mi?...


yelda23 26 Ekim 2005 20:31

flood yapmayın
 
Laz banka müdürü Rusya'ya geziye gitmiþ ve bir
lokantadan iceri girmis. Siparislerini verdikten sonra birde bakmiski
karsisinda afet bir hatun sürekli kendisine bakýyor. Davetkar bakýþlarla
hatunu masaya
> >> >cagirmis, hatun gelip masaya oturmus. Ancak ikiside
birbirlerinin dilinden
> >> >anlamiyormus. Hatun cantasindan kalem ve kagýt
cikarmis ve kagýdýn uzerine
> >> >sigara resmi cizmis. Bizim laz mudur hemen
sigarasýna davranmis,
kadina
> >> >ikram etmis. Hatun daha sonra kagidin uzerine kadeh
resmi cizmis. Bizimki
> >> >hemen garsonu cagirmis ve en iyi saraptan siparis
vermis. Hatun bu seferde kagida ev resmi cizmis yanina da 100 dolar resmi
cizmis. Bizimki
> >> >içinden "ula karýya bak, banka müdürü olduðumu
anladý konut kredisi istiyoo.."

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

Veled, 'Babacim yaa, ben nasil oldum, cok merak ediyorum"
diye israr edince...Adam,
"Nasil ossa bunu bu oglana bi gun annatmak durumunda
kalacam, eyisi mi simdi izah edim, hazir sormusken,
kurtuliym gitsin bu isten" deyi dusunur, icinden...

"Bak evladim, cok eyi dinne, zira bi daha
annatmiyacaam:

"Anan baban, bundan yedi sene evvel, bi 'cyber cafe'de
karsilasti.
"Bir iki bakistiktan soona bu 'cyber cafe'nin musait
bi yerine gectiler..
Baban 'memory stick' ile , 'USB' den bi baglanti
kurdu...
"Anaciin bu firsati eyi degerlendirerek 'memory
stick' den bi kac 'down load' endirdi...
"Bu dangalak baban da, bir-iki 'upload' yukledi...
Ammaaa, " heyecandan 'Firewall' kullanmayi unuttugumuz
aklimiza geldiginde is isten gecmisti...
"Bu raddeden soona da, ne 'delete' edebildik, ne de
'cancel'...
"Sonuc olarak da, ortaya felaket bi 'Virus' cikti,
dokuz ay soona...
"Iste mesele bu kadar basit, benim guzel evladim..."


ByKatip 27 Ekim 2005 10:07

kaynana
 
>> > Kaynana olmak bir sanattır.. : ) : ) : ) :> Genç bir çocuk heyecanla annesine gelir ve aşik oldugunu,evlenmek istedigini ve tanistirmak istedigini söyler.> söyler Ama sadece eglence olsun diye eve 3 kiz getirecegini ve annesinin evlenecegi kizi tahmin etmesini ister. Ertesi gün 3 güzel kizla eve gelir. Otururlar, bir süre sohbet ederler.> Bir süre sonra çocuk heyecanla annesine sorar> "Tahmin ettin mi"diye.> Anne duraksamadan cevap verir:> Ortadaki kizil saçlı."> Oglan hayretle annesine sorar:> "Inanilmaz, nasil bildin?"> Anne cevap verir:> "Bir tek ondan hoşlanmadım.."


yelda23 27 Ekim 2005 11:25

<<<affınıza sıgınarak arkadaslar :)

Tüm BMW kullananlara ve kullanmak isteyenlere ithaf edilmiþtir.

Cem Yilmaz'dan...

At ve piliçin hikayesi

Evvel zaman içinde kalbur zaman içinde, çok iyi arkadaþ olan bir
atla bir tavuk varmıs... Bir sürü dgðer hayvanlarla birlikte bir
çiftlikte mutlu bir hayat sürerlermis... Bir gün atla tavuk dere kenarında
oynarlarken, at birden bataklıga adım atmıþ ve bataklık atý içeri çekmeye
baslamıs.. Tavuga "bana yardım eeeeet"diye
seslenmis. Tavuk bunun üzerine koþa koþa çiftlige gitmis, çiftçinin BMW
sine atladıgı gibi bataklık kenarına gelmis....
Bagajdan bir ip çıkarmıs, bir ucunu BMWnin arkasýna baglamıs bir
ucunu da dügüm yapıp atın ayagına dogru fırlatmıs, ve arabayı
çalıstırmıs..... Araba ilerledikçe at bataklıktan yavas yavas karaya
çıkmıs,ve tavuga "sana hayatımı borçluyum canım dostum"
diye tesekkür etmis... Birkaç gün sonra, at bir gün dere kenarında
su içerken tavugun çıglıklarını duymus... Basını kaldırmıs bir de ne
görsün,bu sefer de tavuk bataklıga düsmüs çırpınıyor hem de bogazına kadar
batmıs..
At önce etrafına bakmıs, ne ip var ne bisey, zaten BMW' yi de çiftçi
almıs sehre gitmek için. Ne yapsın? At derin bir nefes almýþ ve bacaklarını iyice
aralayarak bataklıgın kenarına gelmis, kocaman organını tavuga uzatmıs: hadi dostum sana uzatıyorum iyice asıl ve seni kıyıya çekeyim".
Ve tavuk atın seyine asılmıs, yavas yavas at onu kıyıya çekmeyi
basarmıs. Tavuk ona mutlulukla gülümsemis: "sþte simdi sen de benim
hayatımı
kurtardın dostum"....

Peki bu hikayenin ana fikri nedir?

At kadar þeyiniz varsa etraftaki piliçleri toplamak için bir
BMW ye ihtiyacınız yok".
Cem YILMAZ :)


__BozkurT__ 27 Ekim 2005 13:09

Uyanık Dolmuşçu
 
Üniversite kampüsünden bindik şehre iniyoruz(19 Mayıs Üniversitesinde gecmekte olay) dolmuş şöförü genç birisi ön koltuğa arkadaşını oturtmuş öne müşteri almıyor hemen onun arkasında ben varım(ben daha birinci sınıftayım yani) şöför arkadaşına gülümseyerek dolmuşun arkasındakilere seslendi,
-Arkadan vermeyen varmı!! anladık ama sesimiz çıkmadı o sırada üst sınıflardan bikaç kişi,
-Biraz önce eline verdik ya!!':D


yelda23 27 Ekim 2005 13:32

Veled, 'Babacim yaa, ben nasil oldum, cok merak ediyorum"
diye israr edince...Adam,
"Nasil ossa bunu bu oglana bi gun annatmak durumunda
kalacam, eyisi mi simdi izah edim, hazir sormusken,
kurtuliym gitsin bu isten" deyi dusunur, icinden...

"Bak evladim, cok eyi dinne, zira bi daha
annatmiyacaam:

"Anan baban, bundan yedi sene evvel, bi 'cyber cafe'de
karsilasti.
"Bir iki bakistiktan soona bu 'cyber cafe'nin musait
bi yerine gectiler..
Baban 'memory stick' ile , 'USB' den bi baglanti
kurdu...
"Anaciin bu firsati eyi degerlendirerek 'memory
stick' den bi kac 'down load' endirdi...
"Bu dangalak baban da, bir-iki 'upload' yukledi...
Ammaaa, " heyecandan 'Firewall' kullanmayi unuttugumuz
aklimiza geldiginde is isten gecmisti...
"Bu raddeden soona da, ne 'delete' edebildik, ne de
'cancel'...
"Sonuc olarak da, ortaya felaket bi 'Virus' cikti,
dokuz ay soona...
"Iste mesele bu kadar basit, benim guzel evladim..."


caglayannet 27 Ekim 2005 16:17

Adamin biri karisinin test sonuclarini almak uzere
doktora gitmis.
Recepsiyondaki hemsire:
- Kusura bakmayin beyefendi, ama ufak bir
problemimiz var.
Karinizin
testlerini lab'a gonderdigimizde ayni
isimli bir baska bayan
da
Teste gitmis
ve hangisi karinizin hangisi diger bayanin
emin olamiyoruz
malesef,demis.
Acik olmak gerekirse sonuclardan biri kotu
digeri ise dahada
kotu!
Adam:
- "Ne demek istiyorsunuz yani?"
Hemsire:
- "Testlerden biri AIDS digeri ise
Alzheimer cikti ve
hangisi
karinizinki
birsey soyleyemiyoruz."
Adam:
- "Korkunc birsey, peki simdi ne
yapmaliyim?"
Hemsire:
- "Bence, karinizi sehrin gobeginde en
kalabalik noktaya
birakin
ve
eger
evin yolunu bulabilirse de bir daha da
onunla yatmayin...":D :D :D


Misafir 27 Ekim 2005 16:22

DON

Sultan en güvendigi adamini Arabistan'a hünkar göndermis. Hünkar, Arabistan'da gezerken bakmis, Araplar entari giyiyorlar ama alta donlari yok. Bir rüzgar esti mi, manzara felaket !
Haber salmis, altina don giymeyenler kadi huzuruna çikartilip hapsedilecek. Aradan günler geçmis Arabin bir tanesi don giymemis ve ilk rüzgarda olay farkedilmis. Kadi huzuruna çikartmislar. Kadi sormus;
- Adin ?
- Aptülmecit
- Baba adin ?
- Aptülleziz
- Evli misin ?
- 5 tane karim var !
- Kaç çocugun var ?
- Ilkinden 15, ikincisinden 17, üçüncüsünden 16, dördüncüsünden 13, besincisinden 18 tane.
Kadi kararini vermis ve :
- Aptulleziz oglu, Apdülmecit'in, don giymeye vakti olmadigindan beraatine karar verilmistir !



caglayannet 27 Ekim 2005 16:47

amele ve doktor
 
İnşaat amelesi viziteye çıkıp haftalardır tuvalete çıkamadığını söylemiş..
Doktor muayene edip, amelenin külotunu indirip masaya yatmasını istemiş, adam denileni yapınca doktor içeriden getirdigi beyzbol sopasını 3-4 kere sertçe indirmiş amelenin kıçının tam ortasına,
- Tamam demiş.
Sonra,
- Şimdi tuvalete gidin
Birkaç dakika sonra tuvaletten rahatlamış olarak çıkan amele
- Sağol doktor bey demiş.
-Hep böyle olabilmek için ne yapmalıyım?
- Birşey yapmana gerek yok demiş doktor,
- Tuvaletini yaptıktan sonra k**ını çimento torbasıyla silme yeter...!


Misafir 28 Ekim 2005 21:06

Biyoloji Sınavı
 
Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkez acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar.
Hocada başlarında bekliyorken demiş ki, "Bu mikroskaplarda lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak"
Tabi hemen itirazlar ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış.
Hoca arkasından seslenmiş "Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?"
Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış" Tanısana hadi lan tanısana kim olduğumu"


multi_carizma 29 Ekim 2005 00:18

selam her kese bır tane fıkram var umarım her kes guler arkadaslar BİRAZ BEL ALTIDIR adamın bırı erkek cocugu varmş onu o kadar okutmusku en yuksek okularda okutmuş fakylteyi bile okutmuş cocuk mezun oluş artık adam demişli karşima alim bir iş danişayim olum gel senle öyle bir sistem kuralımkı burdan ökuzu koydukmu dıyer tarafından sucuk salam sosıs olarak cıksın cocugu bırden baba oyle olmaz demıs adam sevınmıs oglum okumuş bırde onu dınlıyım demiş cocuk baba bız farklı bır sey yapalım demiş sucuk salam sosisi koyalım dıyer taraftan öküz olarak alalım ? adam düşünmüş lem bu halen okuz halen okuz olum oyle bir sistem olma cocuk demiş baba niye senın sıstemın oluyorda benım dedıyım olmuyor demiş adam ne demiş BİLİYORMUSUNUZ ADAM DEMİŞKİ OLUM OYLE BİR SİSTEM BENLE ANANIN ARASINDA VAR BEN ANANA KOYDUMU SENIN GİBİ OKUZLER CIKAR


ege-akdeniz 29 Ekim 2005 21:10

GÜÇ KAYBI

2 kadın dertleşiyormuş:
- "Sorma hayatım" demiş biri, "başıma öyle bir felaket geldi ki,anlatılır gibi değil..."
- "Hayrola, ne oldu?"
- "Kocam yüzde 100 iktidar kaybına uğradı. Seks hayatım tamamen sona erdi."
Lafı öteki kadın almış:
- "Güzelim demiş, sen gene de haline şükret! Ya benim durumum? Benimki
yüzde 300 iktidar kaybına uğradı!"
Yüzde 300 lafını duyan birinci kadın itiraz etmiş:
- "Hiç öyle şey olur mu ayol? Yüzde 100 kaybı anlarım da, yüzde 300 kayıp
nasıl olur?"
İkinci kadın anlatmış:
- "Benimki geçen gün merdivenden iniyordu. Birden ayağı kaydı yere düştü.
Yani ayrıca hem parmaklarını kırdı, hem dilini ısırdı!"

*****

İki arkadaş, hararetle tartışıyormuş.
Tartıştıkları konu, sigara içerken İncil okunup okunmayacağı imiş.
Sonuç alamayınca Papa´ya sormaya karar vermişler.
Papa´nın yanına gidip sırayla sorularını sormuşlar.
Biri olumsuz cevap alırken diğeri, izin almayı basarmış.
İzin alamayanın sorduğu soru :
- Papa hazretleri, İncil okurken canim sigara içmek istiyor, içebilir miyim?
— Oğlum, İncil okunurken Tanrı´yla ilgilenmen lazım. O sırada dikkatinin dağılmaması lazım. O yüzden İncil okurken sigara içilmez.
İzin alanın sorduğu soru :
- Papa hazretleri, sigara içerken canim İncil okumak istiyor, okuyabilir miyim?
— Oğlum, her nerede ve ne koşulda olursan ol, İncil okuma isteği duyarsan okuyabilirsin.
Kıssadan hisse: esas olan, aldığın cevap değil, soruyu soruş şeklindir.

*****


İki arkadaş "kim daha çok pozisyon biliyor?" diye atışıyorlarmış.
Biri pozisyonun adını söylüyor, diğeri tarif ediyormuş. 5, 10, 20... İkiside biliyor pozisyonları. Sonunda sıradaki "Rodeo pozisyonu" demiş. Arkadaşı bilememiş:
-"Bak bunu bilemedim. Nasıl oluyor?"
-"Köpekleme başlıyorsun, kadın zevk almaya başlayınca kulağına eğilip "Kızkardeşin de bu pozisyonu çok seviyor" diyorsun, sonra da 10 saniye üzerinde durmaya çalışıyorsun..."

*****

Papazin biri vaaz verecekmiş ama çok heyecanlanıyormuş. Gitmiş bas
Papaza,
Papaz efendi ben vaaz vereceyim ama çok heyecanlanıyorum demiş. Papaz, o
Zaman git biraz şarap iç heyecanın geçer demiş. Adam, şarabı içmiş sonrada
vaazı Vermiş. Vaazdan sonra gitmiş papaza, demiş nasıldı papaz efendi
Beğendiniz Mi? Papaz , "Güzeldi yavrum ama bazı hataların var."
1)Merdivenden yürüyerek ineceksin tırabzandan kaymayacaksın.
2)Duaların sonunda oleeeey değil, Âmin diyeceksin

*****

Bir kısa mesaj.
"Bir tanem, Kocam, Canım erkeğim.
Senin kalbini kırdığım için dünden beri uyuyamıyorum. Çok haksızdım.
Unutup beni affeder misin? Yokluğunu her an, her saniye içimde hissediyorum. Aptalın biriyim ben. Hiç kimse senin yerini dolduramaz.
Seni seviyorum.
Aşkım.
Karın.
Not: Sayısal Loto'da büyük ikramiye kazandığın için tebrikler.

*****

Ekonomik kriz yüzünden büyük para problemi olan Temel, çocuk kaçırıp fidye istemeye karar vermiş. Şehrin büyük bir parkında çocuğun birini
gözüne kestirmiş. Önce bir not yazmış :
Çocuğunu kaçırdım.Bunu yaptığım için üzgünüm ama kusura bakma çünkü gerçekten paraya ihtiyacım var. Yarın sabah saat 7'de falanca parktaki
filanca ağacın altına bir siyah çantada 5000 YTL getir.
İmza:Laz."
Çocuğun yanına gitmiş, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söylemiş. Ertesi sabah
parka geldiğinde söylediği ağacın altında, söylediği renkteki çantada içinde 5000 YTL olan emaneti bulmuş. Paraların yanında bir de notvarmış
"Paran purada ama bir Laz hemşehrisine nasıl peyle bir şey yapar inanamayrum"


ege-akdeniz 29 Ekim 2005 21:46

Evli bir çift cadılar partisine davetliydi. Dışarıya çıkmak için Hazırlanırlarken kadının migreni tuttu, evde kalmak zorundaydı.
Kocasına, partiye yalnız gitmesini, onun eğlencesini bozmak İstemediğini söyledi.
Biraz tartıştıktan sonra adam kostümünü giydi ve partiye gitti
Kadın da birkaç aspirin alıp yattı. Biraz uyuduktan sonra kendini daha iyi hissederek uyandı ve partiye giderek kocasına sürpriz yapmaya karar verdi. Tam hazırlanırken "acaba ben yanında değilken kocam
neler yapıyor" diye düşündü ve kocasının kendisini tanımaması için değişik kostüm giyerek partiye gitti. Oraya vardığında bir kenarda onu izlemeye başladı. Kocası arka arkaya değişik kızlarla ve onlarla çok
yakınlaşarak dans ediyordu, nereye kadar gidebileceğini görmeye karar verdi.
Kocasına yaklaştı, Onunla çok samimi bir şekilde dans etmeye Başladı,kulağına dışarıya çıkabileceklerini fısıldadı. Arabalardan birine girerek seviştiler ve gece yarısından önce maskeler çıkarılmadan kadın eve gitti,kocasının dönüsünü beklemeye başladı. Adam sabaha karsı 01.00 sularında ve döndü ve doğru yatağa gitti. kadın : "Parti nasıldı kocacığım" diye sordu,
Adam da: "Sensiz hiç eğlenemedim tatlım" diye yanıtladı. kadın, "İnanmıyorum" diye cevapladı, "Bahse girerim çok eğlenmişsindir"
Adam "Gerçekten hayatim. Partiye gittiğimde bazı arkadaşlarla sıkıldık, alt kata inip bütün gece poker oynadık. Fakat kostümümü ödünç verdiğim o adam bir eğlenmiş, bir eğlenmiş, anlata anlata bitiremedi


control 29 Ekim 2005 22:01

>>>- iyi ki düğünümüzü belçika'da yapalım demişsin goncagül
>>>- güzel oldu, değil mi muhittin?
>>>- evet canım, herkes dışarda evleniyor, bizim neyimiz eksik?
>>>- beni kırmadığın için teşekkür ederim.
>>>- sen istersin de ben yapmam mı bitanem?
>>>- muhittin, sana geçmişimle ilgili bir şey anlatmak istiyorum.
>>>- önce duvağını çözseydik goncagülüm.
>>>- çözeriz, dur bi... çok önemli bu.
>>>- e, ama sırası mı şimdi? neyse, anlat bari.
>>>- ben küçükken tecavüze uğradım.
>>>- çok üzüldüm bebeğim. ama şu an kendini iyi hissediyorsan
önemli değil. -
>>>- şimdi iyiyim de bunları bilmen lazım.
>>>- yakınlarından biri tarafından mı?...
>>>- yok, bi bakkal vardı bizim mahallede...
>>>- bakkal mı?
>>>- evet. elma şekeri satıyordu, güzel çikolatalar filan.
>>>- eee?
>>>- işte, bir gün bana, Tarık depoya gelsene dedi.
>>>- Tarık kim?
>>>- anlatacağım bitanem, sakin ol bi.


ege-akdeniz 29 Ekim 2005 22:03

Bir kalp doktoru ölmüş.
Cenaze töreninde güllerden dev bir kalp,kalbin ortasına tabutunu yerleştirmişler...
Herkes doktorla ilgili anılarını anlatmış,ona son vazifelerini yapmışlar,tabut kapanmış, güllerden kalp şeklinde bir çelengi üzerine koymuşlar ve defnetmişler...

Bu hüzünlü tablo yaşanırken kenarda kıkır kıkır gülen adama sormuşlar gülme nedenini...

Sormayın demiş...
Ben jinekoloğum kendi cenaze törenimi düşünüyorum da....!

Bill Gates Microsoftsun bir seminerinde bilgisayar
sektöründeki gelişmenin hızını anlatmak için şöyle bir
benzetme yapmış.
´Eğer Volkswagen firması son 25 yıl içinde bilgisayar
sektörü kadar hızlı gelişmiş olsaydı bugün 500 dolara
alacağımız arabalara 25 dolarlık benzin koyup dünya turu atmamız mümkün olacaktı´

Birkaç gün sonra VW firmasının bir basın açıklaması yayınlanmış.
´Eğer otomotiv sektörü Bill Gates in işletim sistemi gibi
gelişmiş olsaydı, her alacağımız arabada tek koltuk olacak, diğer koltuklar için ekstra lisans parası ödemek zorunda kalacaktık, arabamız sadece bizim ürettiğimiz benzinle çalışacak, gösterge tablosundaki tüm ikaz ve uyarı ışıkları yerine üzerinde
ARABANIZ GEÇERSİZ BİR İŞLEM YÜRÜTTÜ VE KAPATILACAKTIR
yazan tek bir lamba olacaktı. Ayrıca her kazadan sonra
arabanın hava yastıkları açılmadan önce bir düğmenin üzerinde
HAVA YASTIKLARI AÇILACAK EMİN MİSİNİZ
diyen bir ışık yanacaktı´

*****

ABD Başbakanı, İngiltere Başbakanı ve Türkiye Başbakanı bir gün bir toplantıda bir araya gelmişler. Tabii 3 lider bir arada olurda , soru sormaz mı gazeteciler..Önce ABD başkanına sormuşlar:

-ABD´de bir memur ne kadar parayla geçinir? siz kaç para veriyorsunuz?

Başkan cevap vermiş:

-Valla ben memura en az 2000 dolar veririm 1000 doları ile geçinirler geri kalan 1000 doları ne yaparlar nerede harcarlar hiç sormayız.

Gazeteciler aynı soruyu İngiltere başkanına sorarlar:

-Ben memuruma 3000 sterlin veririm geçinmesi için..
2000 sterlin yeterli artan 1000 sterlini ne yapar nerede harcar hiç sormayız bizi ilgilendirmez demiş.

Aynı soru bizim başbakana yöneltilmiş:

-Valla demiş bizimki,Türkiye´de bir memurun geçinmesi için en az 1.500 YTL maaş lazım ama ben 500 YTL veriyorum geri kalan 1000 YTL yi nereden bulurlar nasıl geçinirler hiç sormam.

*****

Çok iyi giyimli bir iş adamı Vatikan´a gelir papayla görüşmek istediğini söyler. Kendisini bir Kardinal´e götürürler. Adam ısrar eder:
-Sizinle değil, doğrudan Papa ile ve yalnız görüşmek istiyorum.
Sonunda adamı Papa´nın huzuruna çıkarırlar. Ama adamın ne istediğini merak eden Kardinaller kapının dışında kulak kesilmiş içeriyi dinlemektedirler. İçeride sesler yükselmiştir:
-1 milyar dolar?
-Olmaz!
-2 milyar dolar?
-Hayır!
-5 milyar dolar?
-Hayır!
Adam kapıyı çarpar, hışımla uzaklaşırken Kardinaller içeri koşuşur.

-Sayın Papa hazretleri, 5 milyar dolar muazzam bir para. Düşünün bu para ile kaç katedral, kaç kilise yapılır, dünya üzerine kaç misyoner gönderilirdi. Parayı niçin kabul etmediniz ?

-Ne yani ? Her duadan sonra Amin yerine Coca Cola mı deseydik

*****

Eski Roma’nın unlu generallerinden birinin eşi dünya güzeli bir
kadınmış. Kültürü, neşesi, ev sahibeliği üslubuyla benzeri güç bulunur bir şahane kadın. Boşanacakları haberi cıkmış, bütün Roma bu haberle
çalkalanıyor.
Yakın arkadaşları bir cesaret konuyu açmışlar:
— Eşin Roma’nın en güzel, en beğenilen, gıpta edilen kadını, diye
başlamışlar; lafı birbirinin ağzından alarak dakikalarca övdükten
sonra, sözü şu suale getirmişler. Nasıl olur da ondan ayrılmayı
düşünebilirsin?
General bacağını uzatarak:
— Çizmemi beğendiniz mi önce onu söyleyin bana, demiş.
— Çok güzel!
— Tay derisinden yapılmıştır. Sicilya’nın en marifetli çizmecisi
tarafından, kendi eliyle, benim için yapılmıştır. Bir benzerini bütün Roma'da bulamazsınız.
— Belli, demiş arkadaşları. Benzersiz derken de haklisin. Ama bunun,
bizim sualimizle ne alakası var? Arkadaşlarının merakîni iki kelimeyle
gidermiş general:
- Ayağımı SIKIYOR, tamam mı?..

*****

Ateşli bir köy çocuğu şehrin en büyük marketinde işe başvurur. Dünyanın bu en büyük alışveriş merkezinde herşey ama herşey satılmaktadır.
Patron sorar:
- Daha önce hiç satıcılık yaptın mı?
- Evet köyümde bu işi yaptım.
Patronun gözü çocuğu tutar:
- İyi, yarın başlıyorsun.

Ertesi gün akşam olur ve patron çocuğu karşısına alırÿ;
- Evet, bugün kaç satış yaptın??
- Bir!
- Ne bir mi? Diğerleri 20-30 satış yaptılar. Nasıl bir? Kaç dolar tuttu peki?
- 320.334 USD doları.

Patron şaşırır ve sorar:
- Nasıl becerdin bunu?
- Adama başta küçük boy bir olta, sonra orta boy ve sonra da büyük boy bir olta sattım. Adama nerede balık tutacağını sordum. Kıyıda diyince bir tekneye ihtiyacı olduğunu söyledim. Tekne bölümüne indikçe çift motorlu, yelkenli, lüks bir yat sattım. Vosvosuyla bunu çekemeyeceğini söyleyince son model 4x4 bir jeep sattım.
Patron kendinden geçer:
- Ne diyorsun, bütün bunları bir küçük olta almaya gelen adama mı sattın?
Genç çocuk cevap verir:
- Yoo aslında karısı için bir tane orkid istemişti... Ben de ona şöyle dedim: ´Haftasonun mahvolmuş, sen en iyisi balığa git...´

*****

Dünya Feministler Kongresi'nde, kadınların eşitlik konusunda ısrarcı olmaları karara bağlanmış.
Hepsi ülkelerine dönmüşler. bir sonraki yıl kongresinde,gelişmeler tartışılmış.
Amerikan Delegesi hanımefendi kürsüye gelmiş:
'Geçen yılın kararlarını aynen uyguladım. Eve gider gitmez kocama:
- Bundan sonra temiz çamaşır istersen kendi çamaşırını
kendin yıka. İşte makine orada.' dedim.
İlk gün bir şey görmedim. İkinci gün bir şey görmedim.. Üçüncü gün bir baktım, makinenin başında sadece kendi çamaşırlarını değil, benimkileri de yıkıyor.'
Alman Delegesi söz almış, arkadaşından...
'Ben de kararımız gereğince kocama
- Bundan böyle temiz tabakta yemek istiyorsan kendi bulaşığını kendin yıka' dedim.
Birinci gün bir şey görmedim. İkinci gün bir şey görmedim. Üçüncü gün baktım, makinenin başında sadece kendininkileri değil, benim bulaşıklarımı da yıkıyor.'
Üçüncü konuşmacı bizden feminist kardeşimiz:
'Türkiye'ye döner dönmez kararımız gereğince kocamla konuştum. Ona dedim ki:
- Bundan böyle yemek yemek istiyorsan, kendin pişirmen gerekecek. İşte mutfak orada.'
Birinci gün bir şey görmedim. İkinci gün bir şey görmedim. Üçüncü gün sol gözüm biraz açılır gibi oldu,hafiften görmeye başladım.

*****

Üç adam barda oturmuş konuşuyorlarmış.
Birincisi demiş ki,
-"karıma öyle bir hediye aldım ki, 6 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor."
Diğer ikisi anlamamış
-" o neki, ne aldın...? " diye sormuşlar.
- " Beyaz bir Porsche aldım. Çok mutlu oldu." diye cevap vermiş.
İkinci adam demiş ki,
- "Ben de geçen doğum gününde karıma 4 saniyede 0'dan 100'e çıkan bişey almıştım."
Hemen anlamışlar tabi ki:
- "Heey, yoksa sende mi Porsche aldın....?"
Adam gülümsemiş:
- " Hayır ben kıpkırmızı bir Ferrari aldım. Gerçekten de çok sevindi."
demiş.
Bu sefer üçüncü adama sormuşlar:
-"Peki sen ne aldın karına...?"
Adam demiş ki:
- " Ben öyle bişey aldım ki; sadece 2 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor."
Adamlar şaşırmışlar:
-"Atıyosuuuun!" demişler, "Öyle bir araba olmaz ki..?"
Adam cevap vermiş:
-"Size araba aldığımı kim söyledi...? sadece baskül aldım

*****

Genç adam; İstanbul''dan Ankara''ya otobüs ile giderken, Bolu dağında verilen molada hemen tuvalete koşturdu.

Korkunç sıkışmıştı. Sansına bos kabin bulup kendini oraya attı..
Tam oturmuştu ki yan kabinden bir ses
- "Merhaba" dedi.adam şaşkın şaşkın
- "Merhaba" diye cevap verdi..
Ses devam etti
- "Nasılsın...? "
İlk defa başına böyle bir şey geliyordu... yine şaşkın şaşkın cevap verdi
- "Sağ ol iyiyim...... Sen nasılsın....?"
Ses sordu
- "Ne yapıyorsun...? "
bir an tereddüt geçirdi. Adam onun tuvalette olduğunu bildiği için mutlaka ne yaptığını da biliyordu.
Başka bir şey anlatmak istedi ve
- "Ben" dedi "İstanbul''dan gelip, Ankara''ya gidiyorum. Sen nereye gidiyorsun...?"
Adamın sonraki cümlesi bu muhabbeti sona erdirdi.

- "Hayatım, telefonu kapatıyorum. Yandaki tuvalette bir geri zekalı var.
Sana sorduğum sorulara cevap verip duruyor. Ben seni daha sonra ararım


caglayannet 1 Kasım 2005 11:16

AYNADAKİ ADAM!
Temel aynalı sigaralığından bir tane sigara çıkarmış, o anda gözü
aynaya takılmış; - ula dursun demiş,
- Ha bu aynadaki adam baa tanıdık geliy demiş.
Dursun aynayı temelden almış, şöyle bir bakmış,
- ula salak demiş
- tabi tanıdık gelir bu benim ............



HAFIZA TESTİ

Üç yaşlı adam doktorda hafıza testindedirler. Doktor ilk yaşlı adama
sorar:
-Üç kere üç kaç eder?
-274..?
yanıtını alınca doktor üzgün bir şekilde
ikinci yaşlı adama döner:
-Şimdi sizin sıranız. Üç kere üç kaç eder?
-Salı..?
Doktor artık iyice ümitsiz şekilde üçüncü yaşlı adama döner:
-Evet, şimdi de sizin sıranız üç kere üç kaç eder?
-Dokuz..?
cevabını sevinçle karşılayan doktor
-Bu harika, nasıl buldunuz? der.
Üçüncü yaşlı adam sakince:
-Oh, çok kolaydı. Sadece 274 ten salıyı çıkardım.?:D :D :D


ege-akdeniz 2 Kasım 2005 16:47

Dikkatli araba kullanın:)Adamın biri arabasıyla bir genç kıza çarpıyor; kız 16-17 yaşlarında. Hemen arabasına atıp hastaneye götürüyor ve sağlığından endişelendiği için bekleme salonunda bekliyor. Derken,doktor görünüyor ve kızın sağlığının iyi olduğunu ama kötü bir haberi olduğunu, karnındaki bebeğin düştüğünü söylüyor. Ayrıca, kızın yaşı da küçük olduğu için polisi beklemesini istiyor. Adam polisi bekleyip, durumu anlatıyor. Babasının kendisi olmadığını söylüyor. Ancak kız, kendine geldiğinde adamı yalanlıyor ve babasının o kişi olduğunu söylüyor.Zannediyorum kız bebeğin hesabını ailesine veremeyecek durumdave korumak istediği bir arkadaşı falan olabilir,neyse, o anda buhikayeye devam etmenin iyi olacağını düşünüyor. Kız tabii her şeyibilmiyor, adam hemen tahlil yapılmasını istiyor haklı olarak ve tahlil sonucunda beklenildiği gibi . Ancak doktor tahlil sonucunuadama söylerken, evet bebek sizden değilmiş, yalnız zaten bebeğinizolması imkansızmış, çünkü sizin probleminiz var, doğuştan kısırsınız diyor.Adam bunu duyunca şok oluyor çünkü iki tane kocaman çocuğu var(25 yaşlarında falan bir kız, bir erkek çocuklarmış). Karısını Dava ediyor ve karısı, kocasını çok sevdiğini, zamanında çocuk Sahibi olamadıkları için büyük sorunlar yaşadıklarını, onu kaybetmekistemediği için çocukları adamın en yakın arkadaşından yaptığınıitiraf ediyor. Tabii boşanıyorlar ve adam kendisinin zannettiğiçocuklarını 25 yıl yetiştirdikten sonra evlatlıktan reddediyor,arkadaşıyla arası açılıyor. Yani demem şu ki, dikkatli araba kullanın...:=)))


caglayannet 2 Kasım 2005 18:42

SAVAŞ
Temel, Amerikanin durduk yerde Irak'a saldirmasindan rahatsiz olmustur. Bir yolunu bulup baskan Bush'a telefon eder:
"Alooo! Ben, Temel olarak size savas acayrum haberunuz olsun!"
Bush, gülerek yanitlar:
"Hehehe...kac kisilik bir ordun var ki?"
Temel düsünür:
"Hmmm...kayinpirader Idrus, halaogli Tursun, kaavedeki arkadaslar..." ve yanit verir: "9 kisidur daa!"
Bush icinden kis kis güler ve ciddi olmaya calisarak:
"Temel bey, sizin 9 kisilik ordunuza karsilik Amerikan ordusu tam 2 milyon askerden olusmaktadir!" der.
"Hmmm..." der Temel:
"Sizu pir süre sonra arayacagum."
Aradan birkac gün gecer ve Temel, Bush'u yeniden arar:
"Baskan, savas ilanimuz gecerlidur. Bir miktar ekipman hazirladuk size karsi!"
Bush, ilgiyle sorar:
"Neymis bunlar?" "Hacan, bizim Tursun'un tiraktörü, benim cakaralmaz tüfek bi de kavedeki arkadaslardan birinin bicerdöveri..."
Bush güler:
"Iyi ama benim tam 150 bin tankim, 30 bin ucagim ve 10 bin askeri gemim var! Haaa, ayrica bu arada askerlerimizin sayisi da 3 milyon oldu!"
Temel yeni gelisme karsisinda biraz sikilmistir:
"Tamam, bir müddet sonra sizu yeniden arayacagum."
Birkac hafta sonra Temel, Bush'u yeniden arar:
"Baskan, savas ilanumuzu ceri alayrum."
Bush merakla sorar:
"Neden?"
Temel, moralsiz bicimde yanitlar:
"Cenevre anlasmasinu incelemisuzdur. 3 milyon savas esirini barinduracak yerimiz yoktur!"


Misafir 5 Kasım 2005 14:34

bir bakmıssın ki...
 
Bir bakmıssın ki...

Bir sabah uyaniyoruz ve bir bakiyoruz ki dünya sular altinda kalmis.

Su üstünde kalan tek kara parçasi var; o da Türkiye. Koca gezegende 70
milyon Türk'ten baska kimse kalmamis. Ilk tepkiler ne olurdu dersiniz?..
Buyrun Bakalim......

* Amma balik yeriz artik be!

* "Türk'ün Türk'ten baska dostu yok" derlerdide inanmazdim.

* Ulan tam da 'Uluslararasi Iliskiler' bölümünü kazanmistik. Sansa bak!

* Artik ne ihracat kaldi ne de ithalat...

*Nihayet cari açigi, dis ticaret açigini filan sifirladik...

* Ülke olmak için ilk basvuran ilimiz Yalova oldu.

* Tarkan'in Ingilizce albümü raflarda kaldi...

* Bakanlar Kurulu karari ile sularimiz 12 bin mile çikarildi...

* Piyasaya sahte dolar ve avro sürmekten tutuklanan kalpazanlar kendileriyle dalga geçen polislere saldirdi...

* Ankara'da resmi temaslarda bulunan Fransa Cumhurbaskani Jak Sirak,T.C. vatandasi olmak için basvurdu. Sirak'in Türkiye Birligi'ne alinmasi için referandum
yapilacak...

* Stratejik açidan hiçbir önemimiz kalmadi, ama artik ne önemi var.

* Ülkemizde bulunan yabanci turistler "Ne is olsa yaparim abi" diyip is aramaya basladi.

* GS Teknik Direktörü Hagi,"Türkiye'den ayrilacakmisiniz?" diyen gazeteciyi "Manyakmisin lan sen?"deyip tartakladi...

* Yildirim Demirören, Ege'de mavi yolculuga çikan Deyvid Bekhim'la üç
yillik mukavele imzaladi. Bekhim imza töreni sonrasi BJK amlemli plaj
havlusunu öperek basin mensuplarina poz verdi...

* Aziz Yildirim, "Fenerbahçe artik bir dünya takimidir, varmi itirazi olan" açiklamasinda bulundu.

* Kurt hikayesi artik inandirici olmaz. Tarih dersi kitaplarini degistirelim, yaz bakalim: Orta Asya Denizi'nden göç ederken Türk'lere bir Yunus yol gösterdi...

* Heyyooo!... Dünya Cografyasi'ndan yirtik oglum,dersler bos geçecek...

* Abi yemisim Halikarnas'ini, Barlar Sokagi'ni! Bodrum Helga'siz,Emma'siz çekilirmi simdi yaaa...

* Edirne'den Ardahan'a gidilirmi be.. Dünyanin yolu!!

* Ulan simdi isin yoksa 4 yilda bir Olimpiyat düzenlke dur.

* VE MUTLU SON: Kibrisli Türklerin ardindan çesitli ülkelerde yasayan
vatandaslarimizin da yari baygin halde sahillerimize vurmasi "Türk'e bir sey olmaz" sözünü bir kez daha
hakli çikardi....



ege-akdeniz 6 Kasım 2005 10:12

Dursun, ağır bir ameliyat geçirmişti.

Bir ay sonra yapılan incelemelerde, Dursun’un sağlığına tamamen kavuştuğu belli oldu.

Dursun, Prof. Dr. Temel’in yanına gitti.

Temel, hastasına sıkı tembihte bulundu:

- Bundan sonraki yaşamında “dört beyaz”a çok dikkat edeceksin.

- Hocam, bu “üç beyaz” değil miydi?

- Hayır! Üç değil, dört beyaz; şeker, un, tuz ve Prof. Zekeriya Beyaz!..

not:Zekeriya hocanın engin hoşgörüsüne sığınarak ekledim:)


Misafir 6 Kasım 2005 12:18

Neden ?
 
Neden ?

* Neden insanlar kapali bir alandan yagmur yagan alana çikinca kafalarini
egerler? Yagmura duyulan saygidan midir yoksa ondan tirstigimiz için
midir?

* Neden dükkanini kapatip giden esnaf, kapiya "10 dakika sonra dönücem"
yazar, ne zaman gittigini nasil anlariz?

* Televizyona çikan insanlar neden kendilerini Türkiye'deki bütün
insanlarin izledigini sanirlar? Örn: Su anda 70 milyon kisi bizi
izliyor...

* Neden gözlerinden öperim denir? Insan vücudunda öpülecek daha uygunsuz
bir yer var midir? Kimse kimseyi gözünden öpmüs müdür?

* Dügünlerde neden "Dom Dom Kursunu" ile göbek atilmaktadir. "Bir avci
vurdu beni, bin avci beni yedi" gibi sözler esliginde kendinden geçen
baska milletler var midir?

* Neden bazi kizlarimiz sirin bir hayvancagiz gördüklerinde
"inanmiyorum!" derler, inanilmayacak olan nedir?

* Cumartesi ve Pazartesi'nin neden kendi isimleri yoktur?

* Dolmuslardaki fiyat tarifesinde "en kisa mesafe" neden "indi-bindi"
olarak tabir edilir? Önce inilip sonra mi binilir? Bir terslik yok mudur?

* Bir programi kurarken neden "kabul ediyorum" ya da "kabul etmiyorum"
seçenekleri vardir? O kadar parayi bayilip bir bilgisayar programi satin
aldiktan sonra "kabul etmiyorum" seçenegini isaretleyen bir takim saf
kisiler mevcut mudur?

* Bulmacalarda boru sesinin karsiligi neden hep "ti"dir? Bulmacalari
hazirlayan arkadaslar hiç "ti" diye ses çikaran boru görmüsler midir?

* Ipana 7 reklamindaki kiza "Ne zamandan beri Ipana 7 kullaniyorsun?"
diye soran doktor, Ipana 7'nin yeni bir ürün oldugunu ve reklamdan sadece
bir kaç gün önce piyasaya çiktigini bilmemekte midir?

* Neden bozulan otobüsün yolculari bizim otobüsümüze aktarildiginda
onlara mültecilermis gibi bakariz?

* Neden her gördügümüz haritada hemen Türkiye'yi bulmaya çalisiriz?
Millet olarak dünyada kaybolma kompleksimiz mi vardir?

* Neden insanlar birbirlerine sarilinca saga-sola sallanirlar?

* Neden ögrenciler ilkögretimin besinci sinifina kadar ögretmene
"ögretmenim" diye seslenirken altinci sinifta bir anda "hocam" diye
seslenmeye baslarlar?

* Neden sinavlarda "4 yanlis bir dogruyu götürür" seklinde bir uygulama
ile ögrenciler cezalandirilirlarda "4 dogru bil, bir dogru da bizden"
seklinde bir kampanya baslatilip zekaya ve rske girme cesaretine ödül
verilmez?

* Neden futbol takimi olan Ajax "Ayaks" diye okunur da temizlik ürünü Ajax
"Ajaks" diye okunur? *

* Neden ilanlarda "doktordan temiz araba" diye yazilir? Hipokrat yemininde
"arabami temiz kullanacagim" seklinde bir madde mi vardir?




ege-akdeniz 6 Kasım 2005 13:44

Temel şehrin en gözde semtinde büro tutmuş ve kapısına "Avukat Temel" yazılı bir tabela asmış. Yeni bürosunda ilk sabah otururken kapı çalınmış ve sekretere:

- Kapıyı aç kızım
demiş. Sekreter kapıyı açıp büroya gelen adamı Temel'in odasına soktuğu anda Temel hemen telefona sarılmış konuşmaya başlamış:

-O iş tamam beyim... Benum aldığum davada kötü bir netice çıkmaz, tabi hemen çıkarıruz Osmanı da ben kurtarmıştım Dursun'u da... Siz hiç merak etmeyun. Ankara'da çok tanıduk var.

Konuşma bu şekilde birkaç dakika daha devam ettikten sonra Temel sekreterin odaya getirdiği adama:

- Aman efendum kusura bakmayun ama görüyorsunuz ki işler çok yoğun sizin ne davanuz vardı?

Demiş. Adam

-Hiiç...Benim davam filan yok ben telefonunuzu bağlamaya gelmiştim! demiş.


Misafir 6 Kasım 2005 18:29

Yeni nesil icin bir leylek hikayesi
 
Yeni nesil icin bir leylek hikayesi

Veled, 'Babacim yaa, ben nasil oldum, cok merak ediyorum" diye israredince...Adam, "Nasil ossa bunu bu oglana bi gun annatmak durumunda
kalacam, eyisi mi simdi izah edim, hazir sormusken, kurtuliym gitsin buisten" deyi dusunur, icinden..."Bak evladim, cok eyi dinne, zira bi daha annatmiyacaam:
"Anan baban, bundan yedi sene evvel, bi 'cyber cafe'de karsilasti."Bir iki bakistiktan soona bu 'cyber cafe'nin musait bi yerine gectiler..Baban 'memory stick' ile , 'USB' den bi baglanti kurdu... "Anaciin bu firsati eyi degerlendirerek 'memory stick' den bi kac 'down load' endirdi..."Bu dangalak baban da, bir-iki 'upload' yukledi... Ammaaa, "heyecandan 'Firewall' kullanmayi unuttugumuz aklimiza geldiginde iş isten gecmisti...
"Bu raddeden soona da, ne 'delete' edebildik, ne de 'cancel'..."Sonuc olarak da, ortaya felaket bi 'Virus' cikti, dokuz ay soona..."Iste mesele bu kadar basit, benim guzel evladim..."




Misafir 7 Kasım 2005 15:57

Bir gün Tanrı Âdem’e gelir ve "Sana bir iyi bir de kötü haberim var" der.
- Âdem "O zaman önce iyi haberleri ver" der.
- Tanrı açıklamaya başlar, "Sana iki yeni organ vereceğim. Birinin adı Beyin. Yeni şeyler yaratmanı, problemleri çözmeni, Havva ile zeki ve zevkli sohbetler etmeni sağlayacak" der. Vereceğim ikinci organın adı ise henüz belli değil. Bu sana inanılmaz zevk verecek, üremeni sağlayarak dünyanın nüfusunu arttırmaya yarayacak, Havva'yı çok memnun edebileceksin, sana daha da âşık olacak" der.
- Âdem çok heyecanlanır, "Bunlar harika hediyeler. Böyle güzel iki haberden sonra hangi haber kötü gelebilir ki?" diye sorar.
-Tanrı Adem'e üzüntü içinde bakar ve "Bu iki organı asla aynı anda kullanamayacaksın!" der.


ege-akdeniz 8 Kasım 2005 13:55


**Yeni zenginlerin evinde parti vardı.
Misafirlerden biri ev sahibesi bayana sordu: Dr.Jivago hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ev sahibesi: Bizim aile doktorumuz var, ben onu tercih ederim.

**Sergiyi gezen doktor, bir tablonun önünde durdu ve ünlü ressama dönerek bilgiç bir şekilde: Bu tabloda hata var.
Ressam: Ne yazık ki benim hatalarımı duvara asıyorlar,oysa sizin hatanızı çimenler örtüyor.

**Öğretmen sevdiği kız öğrenciye sordu: Büyüdüğünde ne olmayı düşünüyorsun?
Kız: Öğretmenim eğer göğüslerim yeterince büyürse sinema artisti olmayı, eğer büyümez tahta gibi kalırsa öğretmen olmayı düşünüyorum.

**Hukuk Prof. sınavda soruyor: Bana dolandırıcılığı anlatın.
Öğrenci: Dolandırıcılık sizin beni sınıfta bırakmanızdır.
Hoca: Bu ne terbiyesizlik, nasıl bir cevaptır bu.
Ögrenci: Pek tabii hocam..Hukuk tariflerine göre dolandırıcılık, bir kişinin bilgisizliğinden yararlanarak onu zarara uğratmaktır.

Aydın Boysan'ın kitaplarından alınmıştır


Misafir 8 Kasım 2005 16:31

serçe ve motosikletli
 
Serçenin biri bir bahar günü dalgın dalgın uçuyormuş.
>> Bir anda farketmiş ki, bir yolun bir metre üstünde uçuyo ve
>> karşıdan da motorsikletli bir adam geliyo.
>> Her ikisi de çarpışmayı engellemek için ellerinden geleni
>> yapmışlar... ama nafile... Serçe "çotaaank" diye kaska çarpıp
>> düşmüş.
>> Şimdi, motorcu sıkı bi hayvansever ya, doğal olarak hemen atlamış
>> motordan; koşmuş serçenin yanına.
>> Serçe baygın yatıyo.. kıyamamış, bırakamamış yolda; almış
getirmiş
>> eve. Eskiden kalma bi de kafesi var evde.. baygın serçeyi kafesin
>> içine güzelce yerleştirmiş.. yanına da az biraz su, az biraz ekmek
>> koymuş, vurmuş kafayı yatmış....
>> Bizim serçe bi müddet sonra ayılmaya başlamıs..
>> Daha tam seçemiyo ortalığı.. hafif bulanıklık var yani...
>> Bi bakmıs ki parmaklık, ekmek, su falan var bulunduğu yerde...
>> Birden dank etmiş vaziyet:
>> -hss.....ir..... motorcuyu öldürmüşüz ....!!!!


ege-akdeniz 10 Kasım 2005 09:36

Nezaket Dersi
Nezaket dersi veren öğretmen; "Çok lüks bir restoranda mükemmel bir kız arkadaşla yemekteyken, çişinizin gelmesi durumunda ne dersiniz" diye erkek öğrencilere sormaya başlar.
Erkek öğrencilerde sırayla cevap verirler. İlk öğrenci direk dürüst bir şekilde "Çişim geldi, bi tuvalete gidiyorum" der. Ögretmen şaşırır, "Çok ayıp" der ve ikinci ögrenciye yönelir.
İkinci öğrenci bakar ne desem diye, sonra der ki; " Benim bi tuvalete gitmem lazim.".
Öğretmen daha memnun olur ama yeterli gelmemiştir. Sıra üçüncü öğrenciye geldiğinde öğrenci sırasından kalkar, gözlerini kısar, karizmatik bakışlarla "Bebeğim, benim eski bi arkadaşımla tokalaşmam gerekiyor, hemen donerim. Hem yemekten sonra seni de tanıştıracağım." der


3 Yumurta

İki arkadaş sahilde gezerken bir lamba bulurlar, malum lambada cin olmaz mı! Ama bu seferki cinimiz çok meşgul bir cin ve der ki bizimkilere; "Benim çok işim var sizinle ilgilenemem, şu üçer yumurtayı alın, her birini kırdıkça bir dileğinizi söyleyin, yerine gelecektir."

İki arkadaş oradan ayrılırlar ve aradan seneler geçer karşılaşırlar. Biri diğerine sorar; "Yahu, ne yaptın yumurtaları?"

Diğeri yanıt vererek; "Birinciyi kırdım, çok zengin olayım bitmez param olsun dedim, çok zengin oldum. İkinciyi kırdım, çok güzel bir eşim olsun dedim, dünya güzeli bir kızla evlendim. Üçüncüyü kırdım, sağlığım sıhhatim yerinde olsun dedim, çok şükür bir sağlık problemim yok. Ya sen ne yaptın? Pek iyi görünmüyorsun." der.

"Yahu sorma, yumurtaları aldım eve gittim, tam içeri girdim biri düştü kırıldı. Gayri ihtiyari, hastir dedim, tüm ev penisle doldu. Bunun üzerine ikinci yumurtayı kırdım. Bütün penisleri götür dedim. Hepsi gitti. Üçüncü yumurtayı kırdım 'Benimkini getir' dedim


Tıp fakültesinde bir öğrenci profesöre sorar “Hocam, bir insanın fiziksel görünümünün kalıtım yoluyla mı, yoksa çevrenin etkisiyle mi oluştuğunu nasıl anlayabiliriz?” Profesör “Son derece kolay... Eğer çocuk babasına benziyorsa kalıtsaldır; yok komşuya ya da sütçüye benziyorsa, çevrenin etkisi vardır!


caglayannet 10 Kasım 2005 15:13

BU POZİSYON KAÇMAZ...
************************
Adamın biri sevdiği kadınla evlenmiş ve ilk geceleri. Tam sevişecekler kadın demiş ki "aaa! aşkım şu papağan bize bakarken ben rahatça sevişemem. Adam da hemen dönmüş papağana demiş ki: Dön arkanı ve ikinci bir emre kadar sakın önüne dönme yoksa ***** ......! Papağan bunun üzerine dönmüş ve rahatça sevişmişler. Sabah olmuş adamla kadın balayına gitmek için bavullarını topluyorlarmış. Papağanın hala arkası dönükmüş. Karı-koca bavulun kapağını kapatamamış ve kadın adama demişki: Sen bunu sabit tut ki oynamasın ben dolabın üstüne çıkıp üstüne atlayacam o zaman olur... Bunu duyan papağan aniden önünü dönmüş ve adama demiş ki:
DEĞİL ANAMI SÜLALEMİ S..... BU POZİSYONU KAÇIRMAM...


ege-akdeniz 11 Kasım 2005 22:38

BEN SİZDEN DAHA İYİYİM MADAM !!!
Hanımefendi, ters yanıtlar vermesine kızdığı çıtır hizmetçiyi daha henüz kovmuştu. Kız eşyasını toplayıp valizini hazırladıktan sonra hanımının yanına geldi veee...
- Allahaısmarladık hanımefendi ! Yalnız, gitmeden önce size bir çift şey söylemek istiyorum. Hanımefendi yukardan bakışla:
- Söyle bakalım !? dedi.
- Öncelikle ben sizden daha güzelim. Üstelik bunu beyefendi söyledi. Sonra elbiseleriniz de sizden çok bana yakışıyor ve bunu da beyefendi söyledi.
Ve bir şey daha söyleyeyim mi ? Yatakta da sizden daha becerikliymişim!!!
Hanımefendi hiddetle:
- Onu da mı bey söyledi ?
Bu sefer tepeden bakma sırası hizmetçideydi.
- Hayır hanımefendi, onu şöför söyledi.


yelda23 12 Kasım 2005 12:07

İki hristiyan arkadas yolda yürürken biri digerine
- Biraz bekle bengünah çikartip gelicem demis ve kiliseye girmiş.
Rahip anlat evladım ne günah işledin demiş genç - peder ben zina yaptım demiş Rahip yoksa aşağıdaki fırıncının kızı ile mi yaptın demiþ genç yok demiş
-yoksa arka sokaktaki 13 numaradaki dullamı genç
- yok o da değil
- yada aşağıdaki sokakta oturan hemşire ilemi
genç - yok oda diil demiş
Gençgünah çıkartıp arkadaşının yanına gelince arkadaşı
- ne oldu günah çıkarttınmı diye sormuş
Genç - Boşver günahi 3 tane sağlam adres aldim demiş.....


ege-akdeniz 12 Kasım 2005 23:11

Zenginler arasında verilen bir ziyafette, genç ve yakışıklı bir adam, oldukça hoş görünümlü bir bayana "Bu gece ne kadar
güzelsiniz" der. Birkaç başka erkeğin de sözleri nedeniyle başı dönen kadın, adama cevap verir:
-"Ben ne yazık ki sizin için aynı şeyi söyleyemeyeceğim..."
Yakışıklı olduğu kadar hazır cevap da olan adam konuşur:
-"O zaman siz de benim gibi yapın küçük hanım, yalan söyleyin!" 8-)


ege-akdeniz 14 Kasım 2005 17:59

Farklı bir bakış tarzı:)
Her akşam yatmadan önce tanrıya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim.

Bir gün tanrının çalışma tarzının bu olmadığını anladım. Ertesi gün gittim kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her akşam yatmadan önce Tanrıya günahlarımı affetmesi için dua ettim.
Al Capone...


Misafir 15 Kasım 2005 13:48

Goncagül & Muhittin
 
Iyi ki düğünümüzü Belçika'da yapalım demişsin Goncagül
> - Güzel oldu, değil mi Muhittin?
>
> - Evet canım, herkes dışarda evleniyor, bizim neyimiz eksik?
>
> - Beni kırmadığın için teşekkür ederim.
>
> - Sen istersin de ben yapmam mi bitanem?
>
> - Muhittin, sana geçmişimle ilgili bir şey anlatmak
>istiyorum.
>
> - Once duvağını çözseydik Goncagülüm.
>
> - Cözeriz, dur bi... Cok önemli bu...
>
> - Ee, ama sırası mı şimdi? Neyse, anlat bari...
>
> - Ben küçükken tecavüze uğradım.
>
> - Cok üzüldüm bebeğim. Ama şu an kendini iyi hissediyorsan
>önemli degil.
>
> - Simdi iyiyim de bunları bilmen lazım.
>
> - Yakınlarından biri tarafından mı?...
>
> - Yok... Bi bakkal vardı bizim mahallede...
>
> - Bakkal mı?
>
> - Evet... Elma şekeri satıyordu, güzel çikolatalar filan.
>
> - Eee?
>
> - Işte, bi gün bana, Sedat depoya gelsene dedi.
>
> - Sedat kim?
>
> - Anlatacağım bi tanem, sakin ol bi...


ege-akdeniz 16 Kasım 2005 01:18

Süper kahramanların katıldığı büyük toplantıya katılması gereken Süpermen toplantıya 1 saat geç kalmış. Ve toplantı odasına girdiğinde de hali perişanmış.
Batman sormuş : - Hey, Süpermen, ne oldu sana böyle?
Süpermen cevap vermiş : - Bir saat kadar önce buraya doğru uçuyordum, ama kumsalın üzerinden geçerken Wonder Woman'in çırıl çıplak ve yalnız yattığını, ileri geri seksi hareketlerle sallandığını gördüm.
Batman atılmış: -Peki, sen ne yaptın?
Süpermen: - Tabii ki, ben bir erkeğim, doğal olanı yaptım. Fermuarımı indirdim, vaziyetimi aldım ve oraya Mümkün olduğu kadar hızla pike yaptım.
Heyecanlanan, Batman bağırmış : - Wonder Woman kızmadı mı?!!
Süpermen kasını kaldırmış ve birazda utanarak : - Wonder Woman kızmadı ama Görünmez adama çok ayıp oldu...


ege-akdeniz 18 Kasım 2005 12:57

Temel'e,ambulans söförü olarak işe basladığı ilk gün, bir hastayı evden alıp hastaneye getirmesini söylerler...iki saat sonra dört hasta ile geri dönen Temel, görevlilere durumu açıklar:
Ha bu ilk siradaki esas hastadur da.. Diger üçüne ben çarptum..


Misafir 18 Kasım 2005 19:20

Bir Moderatörün BanLanma Kabusu :))
 
Bİr ModeratÖrÜn Banlanma Kabusu

Moderatörümüz forumda o gün onlarca kişiyi banlayarak yoğun geçen ve yorgun bir günün ardından yatağına uzanır ve hemencecik uykuya dalar…
Rüyasında lunaparka gider ve ‘at çemberi kap marlboroyu’ cuda biraz stres ve karavana attıktan sonra canı çarpışan otolara binmek ister… kırmızı bir otomobil seçer kendine ve sakin sakin demir yüzeyde huzur içinde ilerlerken o da ne?!... bir anda etrafını hiç tanımadığı “sen bizi banladın biz de seni banlıycaz… senbizi banladın biz de seni banlıycaz” diye bağıran (büyük ihtimal eski forum üyesi) korsan kılıklı başka driver lar tarafından bir köşeye sıkıştırılır…
Moderatörümüz ecelinin geldiğini düşünerek soğuk terler dökmeye başlamıştır…
İşte o an… içlerinden biri ileri atılır ve şöyle der:
Ey moderatör arkadaş hatırlıyor musun bir zamanlar biz de bu forumun üyesiydik… ama şimdi sefil, biçare, kimsesiz, boynu bükük, başka forumlardan da dışlanmış lunaparklarda haraç toplayarak geçimini sağlamak zorunda bırakılmış bu insanları hadırladın mı?

Moderatör:

Yutkunarak… kusura bakmayın bende emir kuluyum forumun bazı kuralları var ona uymayanları ikaz edip eğer gene problem devam ediyorsa da banlamak zorundayım…

Eski üyelerden biri:

Bak arkadaşım şimdi aramızda bir karar aldık ve seni forumdan banlayacağız çünkü 10 banlı eski üye birleşerek böyle bir gücü eline geçirebiliyor bunu çok iyi biliyorsun … nasılmış nickinin üzerinde bir çizgiyle dolaşmak ? anlarsın o zaman…(hem de kırmızı çizgi… hehehehee..diyerek aralarında gülüşürler)

Moderatör:
Yapmayın arkadaşlar, kıymayın bana… benim bütün hayatım forum da geçiyor… nasıl yaparsınız bunu bana etmeyin eylemeyin (hafif ağlamaklı bir sesle)…

Eski üyeler:
Bunu, bizi banlamadan önce düşünecektin…
Moderatör çaresizlik içinde sonunu beklemektedir… Lütfen bir şans tanıyın bana… der.
Eski üyeler aralarında fısıldaştıktan sonra… Tamam sana bir şans vereceğiz ama başka şansın yok ona göre… Nuhahahahahaha diyerek hep bir ağızdan rahmetli Erol TAŞ gibi acımasız ve gaddar bir edayla gülerler…

ŞARTIMIZ ŞU:
Sabah kalkar kalkmaz … Kutsi’ den ‘Bana ne Bana ne’ şarkısını dinleyip , Osmanlı Bankasına gideceksin 25415………. No lu hesaba 250 bin lira yatıracaksın… oradan koşarak eve dönüp VCD Player de Banker Bilo filmini izleyip; Bandırma vapuruyla karşıya geçeceksin ve saat 12 ile 14 arası bir daha içinde BAN hecesi geçen herhangi bir şeyin önünden geçmeyeceksin, herhangi biriyle görüşmeyeceksin… yoksa banlanmaktan seni kimse kurtaramaz…ve tüm bu olanlardan kimseye bahsetmeyeceksin…
Moderatör bu şartları hemen kabul eder… Birsüre sonra uyanır…. Alahım kabusmuş şükürler olsun…der ama yinede tedirgindir… bir süre düşündükten sonra içini bir korku sarar… ya tüm bunlar gerçekse… aman Allahım… der ve hemen mp3 arşivinden Kutsi’nin ‘Bana ne’ adlı parçasını bulur ve dinlemeye başlar… ardından aceleyle giyinip Osmanlı Bankasının yolunu tutar verilen hesaba 250 bin lirayı yatırır… oradan koşarak eve döner ve VCD arşivini karıştırır Allahım yok Banker Bilo yok… Hemen yolun karşısındaki kiralık VCD film ciden birtane zor da olsa Banker Bilo filmini bulur hemen ve gelip izlemeye başlar ve ardından Bandırma vapuruyla karşıya geçer geri döner… Artık dermanı kalmamıştır… evin yolunu tutar ve bu arada saat 12 yi çeyrek geçmektedir tedirginliği daha da artarak eve doğru ilerlerken o da ne tam karşıdan okuldan arkadaşı Bancan gelmektedir … hemen ara sokaklardan birine dalar …Aman Allahım sokağın her iki tarafı da Osmanlı Bankasının banklarıyla döşenmiştir… kalbi durmak üzeredir… hemen bir taksi çevirip kafasını eğerek evin yolunu tarif eder… Oh be… evimdeyim evimdeyim yaşasın… başardım… der buarada saat 14 e 1 dk vardır o arada birses evin telefonu... hemen sarılır telefona … telefondaki ses:
…………….
……………
Merhaba aşkııım,,, ben BANU…

Banlamak yerine başka yöntemler de kullanılabilir...


Misafir 20 Kasım 2005 17:08

erkekler evlenmeye nasil karar verir??
 
erkekler evlenmeye nasil karar verir??
>>
>>Genç bir erkeğin
>>dört kız arkadaşı vardı ve bir
>>türlü
>>hangisiyle evleneceğine karar
>>veremiyordu. En sonunda doğru
>>kararı
>>verebilmek için bir test yapmaya
>>karar verdi. Her birine 1000$ verdi
>>ve
>>"bu parayı istediğiniz gibi harcayın"
>>dedi..
>>Birinci kız
>>
>>
>>
>>
>>
>>
>>
>>
>>
>>arkadaşı
>>
>>
>>
>>kendisine yeni elbiseler ve
>>ayakkabılar
>>aldı,
>>kuaföre
>>ve
>>güzellik
>>salonlarına gitti. Genç
>>erkeğe geri geldiğinde söyle
>>dedi:
>>Senin için
>>en
>>güzeli ben olmak
>>istiyorum,
>>çünkü seni
>>seviyorum!"
>>İkinci kız arkadaşı ise
>>genç erkeğin tuttuğu takımın iki
>>kombine
>>biletini,en sevdiği türden bir suru video CD ve bir ay
>>yetecek bira ile geri geldi ve söyle dedi: "Bunlar senin için
>>aldığım hediyeler, eminim seni mutlu edecektir, senin mutlu
>>olmanla
>>bende mutlu olacak."
>>Uçuncu kız arkadaşı ise
>>bu parayla iyi bir yatırım yaptı
>>ve
>>kısa bir sure içersinde para kendini
>>ikiye katladı ve bu parayida
>>çeşitli
>>yatırım alanlarında kullandı. Genç
>>adama geri gelerek söyle
>>dedi:"Bana
>>verdiğin
>>parayı birlikte
>>yaşayacağımız mutlu bir gelecek
>>için
>>çoğalttım,
>>çünkü
>>seni
>>seviyorum!"
>>Dördüncü kız arkadaşı
>>ise bu paranın bir kısmıyla bir
>>suru
>>kitap aldı, kalan kısmıyla ise
>>fakirlere yemek dağıttı. Genç adama
>>geri
>>gelerek söyle dedi: "Verdiğin paranın
>>bir kısmıyla sana layık olabilmek
>>için bir
>>suru
>>kitap aldım diğer
>>kısmıyla ise senin adına
>>fakirlere
>>yemek
>>dağıttım."
>>Genç erkek dört kız
>>arkadaşının yaptıklarından çok
>>etkilenmişti. Karar vermek için epey bir sure düşündü .....
>>düşündü.....
>>düşündü.....
>>ve sonunda büyük memeli
>>olanla evlenmeye karar verdi...


Misafir 20 Kasım 2005 22:29

İnterneti Türkler Bulsaydı

- Ad Soyad girin
- Sifrenizi girin
- Ikametgah girin
- Nufus sureti girin
- Annenizin genc kIzlIk soyadInI girin

Internette gideceginiz adresi yazdiktan sonra ekrana gelen mesajlar:
- Emin misiniz?
- Ciddi misiniz?
- Bak son defa soruyorum!
- Gunah benden gitti, bagliyorum.

e-mail almak icin yapilmasi gerekli islemler:
1. Nufus Cuzdani asli ve noter tastikli fotokopisi
2.Ikametgah senedi
3.Savciliktan iyi hal kagidi
4. 6 fotograf
5.Son 3 ay icinde alinmis isme tescilli elektrik,su,dogalgaz faturasi
(odenmis olacak)
6. Erkek kullanicilarin Askerlikle iliskileri olmadigina dair tecil belgesi veya teskere belgesinin Noter tasdikli sureti.
7. 18 yasini doldurmamis kullanicilarda velilerinin yazili izin belgesi...
Not: Internet e-mail kullanim depozitosu 400$ olup aylik 50 milyon kullanim ucreti alinacaktir faturasini odemeyen abonenin e.maili kesilir.
(not: Internet isleri genel Mudurlugu, hicbir tebligat yapmadan abonenin e-mail adresini onceden haber vermeden kapatma veya degistirme hakkina sahiptir)

Baglanamama mesajlarI:
- Bu siteye giris Internet Yuksek Konseyi tarafindan yasaklanmistir.
- RTUK bu siteyi,cocuklarin zihinsel gelisimini engellediginden
dolayi bir(1) gun sure ile kapatmistir. - Aradiginiz adres Anayasa'ya aykiri bulunmustur.
- Site borcundan dolayi kapatilmistir

Baglanma mesajlari :
- Sitemizi sectiginiz icin tesekkür ederiz, sitemize girmekle artık sadece bizim sitemize geleceginize ve baska hic bir adrese gitmeyeceginize dair bir anlasmayi kabul etmis oluyorsunuz. Bu durumu kabul ediyorsaniz "Evet", etmiyorsaniz "Evet" tusuna basin. Ihtilaf halinde Istanbul Mahkemeleri gecerli olacaktir.

Hata mesajlari:
- Ulasmaya calistiginiz bilgisayarin mahallesinde elektrikler kesik oldugundan baglanti kurulamiyor.
- Eksik tusa bastiniz, lutfen tekrar deneyin.
- "Q" harfine bastiniz, bu durumun bir yanlislik sonucu olduguna inaniyoruz, Bir kez daha "Q" harfine basmanız halinde bilgisayariniz takibe alinacaktir.
- Hatasiz bilgisayar olmaz.
- Kime sikayet ederseniz edin.


Cage 22 Kasım 2005 23:30

Savas gemisi (Komik Olay)

Amerikalilardan fikra gibi hatira...
Amerikan Deniz Kuvvetlerine ait savas gemisi Missouri'nin gorevlileriyle, Newfoundland'da gorevli Kanadali yetkililer arasinda 1995 yilinda yapilan ve tumuyle gercek olan bu telsiz gorusmesi Amerikan Deniz Kuvvetleri tarafindan ayni yil aciklanmistir.
AMERIKAN GEMISI : Carpismayi onlemek icin lutfen rotanizi 15 derece kuzeye cevirin,tamam.
KANADALI YETKİLİLERİN YANITI : carpismayi onlemek icin biz,sizin rotanizi 15 derece guneye cevirmenizi oneriyoruz,tamam.
AMERİKAN GEMİSI : Amerikan Deniz Kuvvetleri gemisinin komutani konusuyor,tekrar ediyorum,rotanizi degistirin,tamam.
KANADALI YETKİLİLERİN YANITI : Hayir,biz rotamizi degistiremeyiz.Tekrar ediyorum, siz rotanizi degistirin, tamam.
AMERİKAN GEMiSİ : Burasi Amerikan ucak gemisi Missouri. Adimizi duymamis olanlara animsatiyoruz, Amerikan Deniz Kuvvetlerinin buyuk savas gemisi Missouri'yiz. Lutfen sakanizdan yada inadinizdan vazgecin,derhal rotanizi degistirin,hem de hemen simdi, tamam.
KANADALI YETKİLİLERİN YANITI : Peki USS/Missouri. biz de size kendimizi tanitalim. Burasi deniz feneri, tamam...

2.Dünya Savaşı (fıkra)

2. Dunya Savasinda 2 yahudi almanlara esir olmustur.Bunlardan biri digerine kendilerine ne yapacaklarini sorar.O da baslar anlatmaya "
2 ihtimal var ya bizi oldururler yada esir kampina yollarlar.
Oldururseler sorun yok kampa gidersek 2 ihtimal var ya kursuna dizilriz ya da gaz odasinda olduruluruz.
Kursuna dizilirsek sorun yok gaz odasina gidersek 2 ihtimal var bizden ya sabun yaparlar yada kagit.
Sabun yaparlarsa sorun yok kagit yaparsalar 2 ihtimal var ya gazete kagidi oluruz yada tuvalet kagidi.
Gazete kagidi olursak sorun yok tuvalet kagidi olursak iste o zaman b.ku yedik".


Misafir 23 Kasım 2005 12:23

Evvel zaman içinde bir Kral yaşarmış ve Kralın güzeller güzeli bir kızı
varmış... Ancak ortada ciddi bir sorun varmış Prensesin dokunduğu
herşey eriyormuş.Her ne olursa olsun; metal, tahta, plastik her dokunduğu
şey eriyormuş. Bundan dolayı bütün erkekler ondan korkar, hiçkimse onunla
evlenmek istemezmiş. Kral çaresizmiş.Kızına nasıl yardımcı olacağını
bilemiyormuş? Ülkenin bütün kahin ve sihirbazlarını bir araya toplayıp
soruna çözüm getirmelerini istemiş. Kahinlerden bir tanesi Krala, "Kralım
, kızınız elinde erimeyecek bir şeye dokunacak olursa bu lanetten
kurtulacaktır." demiş Kral bu habere çok sevinmiş. Ertesi gün tüm ülkede bir
müsabaka ilan edildi. Her kim, prensesin elinde erimeyecek bir nesne
getirir ise, o prenses ile evlenecek ve Kralın bütün servetinin varisi
olacaktır. Sadece üç genç Prens meydan okuma cesaretini göstermiş.
Birinci Prens Titanyumdan yapılmış çok sert bir kalkan getirmiş.Nafile,
Prenses dokunur dokunmaz eriyivermiş. Prens üzgün bir şekilde ordan
ayrılmış. İkinci Prens, elmasın dünyadaki en sert nesne olduğunu ve
erimeyeceğini düşünerekten devasa bir elmas getirmiş.Yine nafile,Prensesin bir
dokunuşu ile eriyip gitmiş.Oda boynu bükük ve hayata küskün ayrılmış
ordan. Üçüncüsü Prensese yaklaşıp, "Elinizi cebime sokup içinde ne olduğunu
hissedin demiş." Prenses söyleneni yapmış, kıpkırmızı olmuş.Hissettiği
şey çok sertti. Elinde tutuyordu ve.... erimemişti!!! Kral > çok mutlu
olmuştu. Kralliyetdeki herkes çok mutlu olmuştu. Böylelikle üçüncü
Prens Prenses ile evlendi ve hayatlarının sonuna kadar mutlu olarak
yaşadılar.

Soru:
Prensin pantolonundaki nesne ne idi?

(cevap için aşağıya bakın)














Tabii ki Eti çikolataları idi.
Onlar ağızda erir, elde değil.

Sen ne düşünmüştün?

TERBİYESİZ..


kompetankedi 23 Kasım 2005 17:46

hayat bu belli olmaz...
 
Sevgili eşime,

7 senelik evliliğimizde sana iyi bir eş olmaya çalıştım ve zannedersem de
oldum, ama hiçbir zaman senden bunun karşılığını görmedim.

Hele şu son iki hafta benim için bir cehennemden farksızdı. Bugün Patronun
beni arayıp senin bugün işten ayrıldığını söylediğinde bu artık bardağı
taşıran son damla olmuştu.

geçen hafta eve geldiğinde, ne saçlarımdaki değişikliğin ne de senin en
sevdiğin yemeği pişirdiğimin farkına bile varmadın, hatta senin için
kendime yeni aldığım geceliği bile giydiğimi farketmedin.

Ama sen ne yaptın? eve geldin, iki dakika içinde yemeği mideye indirdin,
televizyonda maç seyrettin ve gidip yattın.

Artık ne bana beni sevdiğini söylüyorsun ne de bana dokunuyorsun, hiç ama
hiçbir şey yapmıyorsun. Sen ya beni aldatıyorsun ya da beni artık eskisi
gibi sevmiyorsun.

işte bu yüzden artık seni TERKEDİYORUM.

NOT:

Lütfen beni aramaya kalkma, ERKEK
KARDEŞİNLE beraberim ve sana hayatında

mutluluklar dilerim.!!!!

___________________________________

Sevgili eski Karıma,

inan yazdığın bu mektuptan başka, hiç ama hiçbir şey beni bu kadar
sevindirmezdi.

Evet doğru, 7 Yıldır evliydik, ama iyi bir eş olmak dışında, bana her şeyi
yaptın.

Tamam çok fazla Spor programları seyrediyordum, çünkü senin dırdırlarını
ancak bu şekilde biraz olsun duymamazlıktan geliyordum, ama bu bile fayda
etmiyordu.

Tabiki geçen hafta saçlarını neredeyse tamamen kestirip tam bir erkeğe
benzediğinin farkına varmıştım! tam "aynı Erkeğe benzemişsin diyecektim
ki,aklıma annemin bir sözü geldi;

"EĞER AĞZINI GÜZEL BİR SÖZ SÖYLEMEK İÇİN AÇMIYACAKSAN, HİÇ AÇMA"

"senin en sevdiğin yemeği yaptım" derken galiba sen beni Kardeşimle
karıştırmıştın, çünkü o yaptığın yemek benim hiç sevmediğim
bir yemekti!!

Ben yatmaya giderken üzerinde yeni ve çok seksi bir gecelik vardı tamam,ama
üzerinde hala Etiketi duruyordu, ve inşallah bu bir tesadüftür
ama,geceliğin
fiyatı 49.99'du ve o gün kardeşim benden tam 50£ borç almıstı????

Ama biliyormusun bütün bunlara rağmen ben seni hep sevmiştim, ve herşeyin
birgün güzel olucağını, değişiceğini ve mutlu olucağımızı umuyordum.

İşten ayrılmamın sebebine gelince, o gün Lotto'da tam 10 Milyon Euro
kazandığımı öğrenmiştim, hemen Patrona çıkıp istifamı verdim ve ikimiz için
Jamayka'ya iki bilet aldım, ama eve geldiğimde sen bir mektup bırakıp
gitmiştin.

Belki de bu olayların böyle gelişmesinin bir sebebi vardı ve böyle olması
gerekiyordu.

Dilerim seçtiğin ve her zaman hayalını kurduğun bu hayatta mutlu olursun.

Avukatımın dediğine göre "bıraktığın bu mektuptan sonra, benden hiç
bir
Nafaka talep etmeye hakkın yokmuş!!! nerdeysen orda kal!!!

NOT: Bu seni ne kadar ilgilendirir bilmiyorum ama, adı Carl olan kardeşim
bir zamanlar Carla idi...

İmza:

o şimdi çok zengin ve KUŞLAR KADAR HÜR!!!!:smiley32: :smiley32:


ahmetseydi 23 Kasım 2005 20:51

Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"



Saat: 01:16
Sayfa 3 / 28

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık