![]() |
17 Ocak 2007 TBMM SANAYİ VE TİCARET KOMİSYONU... Komisyonda, enerjinin üretim, iletim, dağıtım ve tüketim aşamalarında endüstriyel işletmelerde, binalarda, elektrik enerjisi üretim tesislerinde, iletim ve dağıtım şebekelerinde ve ulaşımda enerji verimliliğinin artırılmasının desteklenmesine, toplum genelinde enerji bilincinin geliştirilmesine ve yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılmasına yönelik usul ve esasları kapsayan Enerji Verimliliği Kanunu Tasarısı benimsendi. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu, Enerji Verimliliği Kanunu Tasarısını benimsedi. Tasarı, enerjinin üretim, iletim, dağıtım ve tüketim aşamalarında endüstriyel işletmelerde, binalarda, elektrik enerjisi üretim tesislerinde, iletim ve dağıtım şebekelerinde ve ulaşımda enerji verimliliğinin artırılmasının desteklenmesine, toplum genelinde enerji bilincinin geliştirilmesine, yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılmasına yönelik usul ve esasları kapsıyor. Tasarıya göre, enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik önlemlerin uygulanmasında; özellik veya görünümleri kabul edilemez derecede değişecek olan binalar, koruma altındaki bina veya anıtlar, ibadet yeri olarak kullanılan binalar, planlanan kullanım süresi 2 yıldan az olan geçici binalar, sanayi alanlarında işletme ve üretim faaliyetlerinin yürütüldüğü binalar, atölyeler, tarımsal binalar, yılın 4 ayından daha az kullanılan binalar ile toplam kullanım alanı 50 metrekarenin altında olan binalar, kanunun kapsamı dışında tutuluyor. ENERJİ VERİMLİLİĞİ KOORDİNASYON KURULU Enerji verimliliği çalışmalarının ülke genelinde ilgili kuruluşlarca etkin olarak yürütülmesi, sonuçlarının izlenmesi ve koordinasyonu amacıyla Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulu oluşturulacak. Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİE) Genel Müdürlüğü, meslek odalarına ve üniversitelere, uygulamalı eğitim yapabilmeleri ve şirketleri yetkilendirebilmeleri için kurul onayıyla yetki belgesi verecek. Şirketlere de genel müdürlük ve yetkilendirilmiş kurumlarca eğitim, etüt, danışmanlık ve uygulama faaliyetlerini yürütmek üzere yetki belgesi verilecek. Enerji verimliliği hizmetlerindeki etkinliği ve enerji bilincini artırmak amacıyla eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri yapılacak. Enerjinin verimli kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik olarak; ulusal ve bölgesel yayın yapan televizyon ve radyolar, bilinçlendirme ve bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanan ve hazırlattırılan yarışma, kısa süreli film veya çizgi filmler, toplam yayın süresi, ayda asgari 30 dakikadan az olmamak üzere yayınlayacak. ENERJİ YÖNETİCİSİ Endüstriyel işletmeler, çalışanları arasından enerji yöneticisi görevlendirecek. Toplam inşaat alanı en az 20 bin metrekare veya yıllık tüketimi 500 ton eşdeğer petrol (TEP) ve üzerinde olan binaların yönetimleri, yönetimlerin olmadığı yerlerde binaların sahipleri, enerji yöneticisi görevlendirecek. Merkezi ısıtma sistemine sahip binalarda, merkezi veya lokal ısı ve sıcaklık kontrol cihazları ve ısınma maliyetlerinin ısı kullanım miktarına bağlı olarak paylaşımını sağlayan sistemler kullanılacak. Buna aykırı hazırlanan projeler onaylanmayacak. Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yürürlüğe konulacak yönetmeliğe göre, yapı projeleri kapsamında enerji kimlik belgesi düzenlenecek. Belgede, binanın enerji ihtiyacı, yalıtım özellikleri, ısıtma ve soğutma sistemlerinin verimi ve binanın enerji tüketim sınıflandırmasıyla ilgili bilgiler bulunacak. Mücavir alan dışında kalan ve toplam inşaat alanı bin metrekareden az olan binalar için enerji kimlik belgesi düzenlenmesi zorunlu olmayacak. Endüstriyel işletmeler tarafından sunulan ve onaylanan, geri ödeme süresi en fazla 5 yıl ve projede belirlenen bedelleri en fazla 500 bin YTL olan uygulama projeleri, bedellerinin en fazla yüzde 20'si oranında desteklenecek. Verimlilik artırıcı projeleri desteklenen tüzel kişiler, bu projelerini işletmelerinde 2 yıl içinde uygulayacak. Bu süreyi aşan veya projesinden farklı yapılan uygulamalar desteklenmeyecek. Yetkilendirmelerle ilgili yürürlüğe konulacak yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edilmesi halinde, kurumların yetki belgesi Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulunun onayıyla, Elektrik İşleri Etüt (EİE) İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından; şirketlerin yetki belgesi ise anlaşma yaptıkları kurum tarafından iptal edilecek. Bu kurum ve şirketlere, en az 5 yıl süreyle yetki belgesi verilmeyecek. BAKANLIĞIN YETKİLERİ Tasarıya göre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, kurul vasıtasıyla kanun kapsamındaki yükümlülüklerin uygulanması, yönlendirilmesi, değerlendirilmesi, alınacak tedbirlerin planlanması ve uygulanmasında koordinasyonu sağlayacak. Ayrıca Bakanlık, kanun kapsamında, enerji yöneticisi görevlendirilmesine ve enerji yönetimi birimi kurulmasına ilişkin olarak tanımlanan rakamsal sınır değerlerini yarısına kadar azaltmaya veya iki katına kadar artırmaya yetkili olacak. EİE'NİN GÖREVLERİ Elektrik İşleri Etüt İdaresinin (EİE) Teşkiline Dair Kanunda yapılan değişiklik uyarınca idare, ülkenin tüm enerji kaynaklarının değerlendirilmesine yönelik ölçümler yapacak, projeler hazırlayacak; diğer kurumlarla işbirliğiyle pilot sistemler geliştirecek. EİE İdaresi, sanayide ve binalarda enerjinin rasyonel kullanımıyla ilgili eğitim hizmetleri verecek; üniversite, meslek odası ve tüzel kişileri aynı hizmetleri verebilmeleri için yetkilendirecek. Enerjinin etkin ve verimli kullanımı yönünde yürütülen çalışmaları izleyecek, enerji tüketim noktalarında çevreyi ilgilendiren zararlı atık ve emisyonların gelişimini izleyip değerlendirecek, önlem önerileri hazırlayacak. EİE, HER TÜRLÜ BİLGİYİ İSTEYEBİLECEK EİE İdaresi, görevleri kapsamında gerekli gördüğü her türlü bilgiyi, gerçek ve tüzel kişilerden istemeye yetkili; bilgi istenenler ise gerekli bilgileri vermekle yükümlü olacak. İdare, sağladığı bilgilerden ülkenin emniyetine, güvenliğine ve ekonomik çıkarlarına, gerçek ve tüzel kişilerin ticari ilişkilerine zarar verecek bilgi ve belgelerin gizliliğine uyacak. DİĞER KURUMLARDAN UZMAN ALIMI İdarede uzmanlık isteyen projelerde, bakanlık ile ilgili ve bağlı kuruluşlardan, üniversitelerden ve diğer kamu kuruluşlarından personel, bakan onayıyla görevlendirilebilecek. Projelerin 2 yılı aşması halinde, çalışma süresi bir katına kadar artırılabilecek. EİE İdaresi, bu görevlerini yerine getirirken, hidrometrik ölçüm istasyonları kuracak; işletip sondajlar yapacak. KOJENERASYON TESİSİ KURULMASI Yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, bakanlık tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikte tanımlanan değerin üzerinde verimi olan kojenerasyon (ısı, elektrik ve mekanik enerjinin aynı tesiste eş zamanlı olarak üretimi) ile mikro kojenerasyon (elektrik enerjisine dayalı kurucu gücü 50 kilovat ve altında olan kojenerasyon tesisi) tesisi kuran gerçek ve tüzel kişilerin lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf tutulması, yönetmelikle düzenlenecek. Yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulu gücü azami 200 kilowatlık üretim tesisi kuran gerçek veya tüzel kişilerin, bölgedeki dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiyi ve EPDK'yı bilgilendirmek koşuluyla anonim veya limitet şirket kurma ve lisans alma yükümlülüklerinden muaf olacak. Ancak bu kişiler, aldıkları enerjiden mahsup edilmek kaydıyla, ürettikleri ihtiyaç fazlası enerjiyi dağıtım şebekesine verebilecek. ISITMA SİSTEMİNDE DÖNÜŞÜM Kat maliklerinden birinin isteğiyle ısı yalıtımı, ısıtma sisteminin yakıt dönüşümü ve ısıtma sisteminin merkezi sistemden ferdi sisteme veya ferdi sistemden merkezi sisteme dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla verecekleri karar üzerine yapılacak. Ancak toplam inşaat alanı 2 bin metrekare ve üzeri olan binalarda merkezi ısıtma sisteminin ferdi sisteme dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı olarak oybirliğiyle verecekleri karar üzerine yapılacak. FİYAT, 5 CENTTEN AZ OLAMAYACAK Perakende satış lisansı sahibi tüzel kişiler, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten YEK belgeli tesislerin 10 yılını tamamlamamış olanlarından da elektrik enerjisi satın alacak. Satın alınacak elektrik enerjisi için uygulanacak fiyat, her yıl için, EPDK'nın belirlediği bir önceki yıla ait Türkiye ortalama elektrik toptan satış fiyatı olacak. Bu fiyat, 5 centten az, 5.5 centten fazla olamayacak. Bu konudaki uygulamalar, 31 Aralık 2011 tarihinden önce işletmeye giren tesisleri kapsayacak. Bakanlar Kurulu, uygulamanın sona ereceği tarihi, 31 Aralık 2009'a kadar Resmi Gazetede yayınlamak şartıyla en fazla 2 yıl uzatabilecek. Orman veya hazinenin özel mülkiyetinde ya da devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan her türlü taşınmazın, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimi yapmak amacıyla kullanılması halinde, tesis, ulaşım yolları ve şebekeye bağlantı noktasına kadarki nakil hattı için kullanılacak arazilere ilişkin olarak Çevre ve Orman ya da Maliye bakanlıkları tarafından izin verilecek. EPDK, üretim lisanslarında ve lisans başvurularında teminat isteyecek. Hilmi Güler, tasarının, merkezi ısıtma ve ferdi ısınmayla ilgili maddesi görüşülürken, ''Merkezi ısınma daha iyi olabilir. Toplu konutlar tek merkezden ısınsın da diyebiliriz... Ama bu ısınmada bir arıza olduğu zaman ısınmada sorunlar yaşanabilir. Adam belki dairede oturmayacak ama aidatını ödemek zorunda kalacak. Ben, bir bakan, milletvekili olarak kat kaloriferinden memnunum'' diye konuştu. Kaynak: Meclishaber |
17 Ocak 2007 DEVLET BAKANI BABACAN: (2) -''2007, İÇ VE DIŞ SİYASİ GELİŞMELER AÇISINDAN, FAİZLERİN BİR MİKTAR YÜKSEK KALMASINI GEREKTİREN BİR YIL'' -''(ENFLASYONDA) YÜZDE 4 GERÇEKÇİ Mİ DEĞİL Mİ? BUNU SORGULADIK. BUNUN SONUCUNDA, EĞER DOĞRU POLİTİKALAR UYGULANIRSA, 2007'DE YÜZDE 4'LÜK HEDEF VE ARTI EKSİ 2 PUANLIK BANTIN ULAŞILABİLİR BİR HEDEF OLDUĞU KONUSUNDA MUTABIK KALDIK. BİZ 2007 YILI ENFLASYON HEDEFİMİZİN GERÇEKÇİ OLDUĞU GÖRÜŞÜNDEYİZ'' -''2007 YILINDA, CARİ AÇIK, 2006 YILINA ORANLA, BİR MİKTAR DAHA AZ OLACAK'' -''BİZ 2007 YILINDA DA YİNE OLDUKÇA YÜKSEK BİR DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE RAKAMI BEKLİYORUZ, 2008 YILINDA DA DEVAM ETMESİNİ BEKLİYORUZ'' -''BUGÜN İTİBARIYLA ELEKTRİKTE VERİLMİŞ BİR ZAM KARARI YOK AMA GEREKTİĞİ ZAMAN, HANGİ ÜRÜN OLURSA OLSUN, İSTER ELEKTRİK OLSUN, İSTER DOĞAL GAZ OLSUN EĞER GEREKİYORSA YAPARIZ''(A.A) - Devlet Bakanı Ali Babacan, 2007'nin, iç ve dış siyasi gelişmeler açısından, faizlerin bir miktar yüksek kalmasını gerektiren bir yıl olduğunu söyledi. Babacan, bu arada, ''biz 2007 yılında da yine oldukça yüksek bir doğrudan yabancı sermaye rakamı bekliyoruz, 2008 yılında da devam etmesini bekliyoruz'' dedi. Devlet Bakanı Ali Babacan, NTV'de canlı yayında katıldığı programda, reel faizler düzeyine ilişkin bir soruya karşılık, şuandaki reel faiz seviyesinin geçici bir seviye olduğunu, bunun da 2-3-4 yıllık borçlanma enstrümanlarında, ilk bir yılı geçtikten sonra enstrüman faizlerinde düşüşlerin görüldüğünü ifade etti. Babacan reel faizler konusunda şunları söyledi: ''Ancak bu yıl, iç ve dış siyasi gelişmeler açısından, faizlerin bir miktar yüksek kalmasını gerektiren bir yıl. Hiçbir Merkez Bankası, hiçbir Hazine yüksek faiz ödemek istemez, ancak istikrar ve ülke ekonomisinin uzun vadede sıhhati için kısa vadede faizlerin yüksek kalması gerekiyorsa bu maliyete katlanmamamız gerekiyor. Bunu bir bakıma istikrarın bir sigorta primi olarak düşünebiliriz. Merkez Bankası'ndaki arkadaşlarımızın hepsi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bu ülkeyi seven kişiler, yani ülkeye daha yüksek bedel ödetme gibi bir kasıtları olamaz. Faizler eğer bugün bu seviyede ise bu Türkiye'nin uzun vadedeki istikrarı ve enflasyonda kalıcı bir düşüşü sağlamak içindir. Şundan herkesin emin olması lazım, ekonomi yönetiminin tüm birimleri Türkiye için en iyisi yapmaktadırlar. Tüm ekonomi kurumları arasında tam bir koordinasyon ve uyum mevcuttur. Bütün kurumların birbirleriyle çok yakın temas içinde çalışıyorlar. Hazine ile Merkez Bankası arasında tam bir koordinasyon var, çünkü Hazinenin ciddi bir rezervi ve borç yönetimi var. Bu para politikalarını çok yakından ilgilendiriyor.'' -''ELEKTRİKTE EĞER BİR AYARLAMA GEREKİYORSA BUNU YAPARIZ''- Babacan, elektrik fiyatları ve zam tartışmaları konusunda ise Türkiye'de elektrik fiyatlarının, hükümetin iş başına geldiği andan bugüne kadar hiç artmadığını, hatta indirim yapıldığını hatırlattı. Elektrikte maliyetin iki önemli unsurunun bulunduğunu belirten Babacan, sözlerine şöyle devam etti: ''Birinci petrol fiyatları ki bu doğal gaza bağlı, ikincisi de kur unsurudur. Geçtiğimiz dönem içinde kur oldukça düşük seyretti, petrol fiyatları arttı, ancak Enerji Bakanlığımız, elektrik üretimindeki kompozisyonunu sürekli ayarlayarak, maliyetleri düşük tutarak, işi bugüne kadar getirdi. Biz tüm gelişmelere bakıyoruz ve eğer bir ayarlama gerekiyorsa bunu yaparız. Teknik olarak her kurumun kendi perspektifi olur, ancak siyasi karar aşamasına gelindiğinde biz ilgili bakanlar biraya geliriz ve durumu Başbakana arz ettikten sonra tek bir karar ortaya çıkar. Bugün itibarıyla elektrikte verilmiş bir zam kararı yok ama gerektiği zaman, hangi ürün olursa olsun, ister elektrik olsun, ister doğal gaz olsun eğer gerekiyorsa yaparız.'' Babacan, zam öncesinde bakılan en önemli konulardan birisinin toplam kamudaki faiz dışı fazlanın olduğunu ve bunun için de tüm enerji KİT'lerinin bulunduğunu, dört yıldan bu yana da toplam faiz dışı fazla hedefinin tutturulduğunu vurguladı. Ali Babacan, elektrik dağıtımında özelleştirilmeye gidilmesinin ertelenmesi kararının Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkilerde bir sorun yaratıp yaratmadığına ilişkin soruya verdiği yanıtta ise bunun bir sorun yaratmadığını söyledi. -DAĞITIMDA ÖZELLEŞTİRMENİN ERTELENMESİ...- Elektrik dağıtımında özelleştirmenin ertelenmesinin teknik gerekçelerle alınmış bir karar olduğunu vurgulayan Babacan, teknik gerekçelerde olabilecek bir sıkıntının, teknik konularda hata yapılması halinde, elektrik hizmetinin kötüleşmesi durumunda bunun sonucunun siyasi sıkıntıya da neden olabileceğini kaydetti. Özelleştirme konusunda teknik olarak bazı hazırlıkların yapılması gerektiğini hatırlatan Babacan, bu nedenle biraz zamana ihtiyaç olduğunu, kararın teknik olduğunu ifade etti. Hükümetin şimdiye kadar yaptığı özelleştirmelerin, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yapılan özelleştirmelerin iki katından daha fazla olduğunu belirten Babacan, özelleştirmedeki niyet konusunda kesinlikle bir şüphenin bulunmadığını bildirdi. Babacan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) 2006 yılı sonuna kadar tamamladığı yönetmeliklerin incelenmesi için bir IMF heyetinin davet edilip edilmediğine ilişkin bir soruya karşılık, 2007 yılında bilgi kirliliğinin yaşanacağının görüldüğünü, hayal ürünü yorumların ortaya çıkacağı bir yıl olacağını, siyasi ve ideolojik kaygılarla çok farklı haberler ve yanlış yorumların ortaya çıkacağını, bu konuda hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti. Dünya Bankası ve IMF ile birlikte yürütülen, finansal sistemin tümüyle gözden geçirildiği bir çalışmanın bulunduğunu hatırlatan Babacan, bu çalışmayı yapmıyor olmanın, sistemi açmak istememe anlamına geldiğini, bu çalışmanın yaklaşık bir yıldır da devam ettiğini kaydetti. Babacan, bir yıldan buyana süren bu çalışma kapsamında, BDDK, Merkez Bankası, Bankalar Birliği, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Hazine gibi kurumlarla çalışmalar yapıldığını, bunların da devam ettiğini vurguladı. BDDK Başkanı ile görüştüğünü ifade eden Babacan, onun da bu türden haberlerin şaşkınlığı içinde olduğunu ifade ettiğini kaydetti. -ÖZELLEŞTİRME HEDEFİ...- Babacan, 2007 özelleştirme hedefi konusundaki soruya verdiği yanıtta ise 2006 sonunda 2007'ye ilişkin finansman programıyla beklentilerin açıklandığını kaydetti. Finansman programı çerçevesinde, borçlanma dışı kaynaklar içinde yer alan kaynakların önemli bir kısmının, faiz dışı fazla sayılmazsa, TMSF ve özelleştirme gelirlerinden oluştuğunu ifade eden Babacan, 2007'de TMSF ve özelleştirmeden gelecek gelirin tamamının 4,5 milyar dolar olarak var sayıldığını bildirdi. Babacan, 4,5 milyar doların 3 milyar dolarının özelleştirmeden, 1,5 milyar dolarının da TMSF'den geleceğini kaydetti. TMSF'den gelecek kaynakların, belirli anlaşmalara bağlanmış ödeme gelirlerinden oluştuğunu belirten Babacan, özelleştirmeden gelecek 3 milyar dolarlık kaynağın 1,5 milyar dolarının Türk Telekom'un taksit ödemesi olduğunu, Türk Telekom'un ayrıca erken ödeme konusu üzerinde de çalıştığını, diğer 1,5 milyar doların da şimdiye kadarki tamamlanmış özelleştirmelerden yapılacak ekstra tahsilatların olduğunu ifade etti. Babacan, 4,5 milyar dolarlık hedefin çok ihtiyatlı bir yaklaşım olduğunu, bunun üzerinde gerçekleşecek her miktarın da bir artı kaynak olacağını kaydetti. Ali Babacan, 2007 finansman programını yaparken, elektrik ve Halk Bankası gibi özelleştirmelerden gelebilecek gelirlerin de hesaba katılmadığını o nedenle TEDAŞ'ın ertelenmesinin finansman programına hiçbir etkisinin bulunmadığını, finansman hedefi içindeki özelleştirme gelirlerinin oldukça ihtiyatlı bir yaklaşım olduğunu ifade etti. Babacan, ''yaz aylarında büyük bir ihtimalle Halk Bankası'nın özelleştirilmesinin tamamlanmasını bekliyoruz'' şeklinde konuştu. -YABANCI SERMAYE GİRİŞİ...- Ali Babacan, 2006 yılında doğrudan yabancı sermaye girişlerinin Kasım ayı sonu itibarıyla 18 milyar doları geçtiğini, bunun Türkiye tarihinde rekor bir seviye olduğunu vurguladı. 2007 yılına ilişkin olarak yoğun bir satın alma ve birleşme tahminlerinin olduğunun altını çizen Babacan, ''biz 2007 yılında da yine oldukça yüksek bir doğrudan yabancı sermaye rakamı bekliyoruz, 2008 yılında da güçlü bir şekilde doğrudan yabancı sermaye girişi devam etmesini bekliyoruz'' dedi. -CARİ İŞLEMLER AÇIĞI...- Devlet Bakanı Ali Babacan, cari işlemler açığı konusunda ise Türkiye'deki cari açığın yükselmesinin bir numaralı sebebinin enerji fiyatlarının artması olduğunu söyledi. 2006 yılında 29 milyar dolarlık bir enerji ithalatı gerçekleştirdiklerini belirten Babacan, ayrıca Türkiye'nin yatırım için makine ve teçhizat ithal ettiğini de vurguladı. Ali Babacan, 2002'de 8 milyar dolar olan makine teçhizat ithalatının, geçen yıl 23-24 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini ifade etti. Bakan Babacan, 2002'ye göre, 2006 yılındaki enerji ve makine-teçhizat toplam ithalatının 36 milyar dolarlık bir artış gösterdiğini belirterek, ''cari işlemler açığı geçen yıl 33-34 milyar dolar gibi bir rakamla bitecek, bunun sadece iki kalem ithalat 36 milyar dolar olmuş, bunlar olmasaydı Türkiye cari açık değil, fazla verecekti'' şeklinde konuştu. Babacan, 2007 yılında, cari açığın, 2006 yılına oranla, bir miktar daha az olacağını da vurguladı. -2007 ENFLASYON HEDEFİ...- Ali Babacan, enflasyon konusunda ise orta vadeli enflasyon hedeflerinin yüzde 4 olduğunu söyledi. Enflasyonda, nokta hedefinin etrafına bir belirsizlik aralığı koyduklarını belirten Babacan, ''gelecek yılki hedef yüzde 4, bunun artı eksi iki puanlık bir belirsizlik aralığı var'' dedi. Babacan, şöyle devam etti: ''Enflasyonda belirsizlik aralığının dışına çıktığı zaman MB bunu izah ediyor. Biz açıkçası 2007 yılı için ilk açıkladığımız gibi bırakalım mı, yoksa revize edelim mi? diye çok düşündük. Revize edebilirdik, diyebilirdik ki, yüzde 8 diyebilirdik, nasılsa altında çıkar ve hedefi tutturmuşuz deriz. Ama bunu çok doğru bir yaklaşım olarak görmedik açıkçası. Yüzde 4 gerçekçi mi değil mi? Bunu sorguladık. Bunun sonucunda, eğer doğru politikalar uygulanırsa, 2007'de yüzde 4'lük hedef ve artı eksi iki puanlık bantın ulaşılabilir bir hedef olduğu konusunda mutabık kaldık. Biz 2007 yılı enflasyon hedefimizin gerçekçi olduğu görüşündeyiz. Merkez Bankasının tahmin açıklamalarına baktığımızda, yüzde 70 ihtimalle, enflasyonun önümüzdeki sene yüzde 3 ile 6,5 arasında bir seviyede çıkacağı görülüyor. 2007 yılının, dış konjonktür açısından hem enflasyon hem de cari açık açısından daha rahat bir ortam sağlayacağını düşünüyoruz. 'Neden' derseniz, petrol fiyatlarının artış trendinin bir miktar yavaşladığı hatta bir miktar geri dönüşlerin olacağı bir yıl olacak. Programa ortalama petrol fiyatlarıyla ilgili 2007 yılı için 59,4 rakamını koyduk. Bunun altında gerçekleşirse, bu hem enflasyon hem de cari açık açısından olumlu katkı sağlayacak.'' Emtia fiyatlarında da bir gerilemenin olduğunun altını çizen Babacan, Türkiye'nin ham madde ithal ederek ürün ihraç eden bir ülke konumuna ulaşması nedeniyle emtia fiyatlarındaki düşüşün de enflasyonla mücadeleye ve cari açığın azalmasına olumlu katkı sağlayacağını kaydetti. -SEÇİM EKONOMİSİ...- Devlet Bakanı Babacan, bir soru üzerine, seçim ekonomisi terminolojisinin tarihe gömülmesi gerektiğini belirterek, geçmişte seçim döneminde izlenen politikaların ülkeye zarar verdiğini ifade etti. Türkiye'de uzun vadeli bir bütçe disiplini sağladıklarının altını çizen Babacan, ''sadece 50 milyon YTL bütçeden daha fazla harcama yapmak için bile tekrar TBMM'ye gitmek gerekiyor'' dedi. |
KURUMLAR VERGİSİNDE KOLAYLIK http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2009/maliye_bakanligi_logo.jpg ANKARA - Türkan Al - Kurumlar vergisinde, hem mükellefler hem de İdare için işler kolaylaşıyor. Maliye Bakanlığı, yeni Kurumlar Vergisi Kanunu ile ilgili uygulama esaslarını, tek bir tebliğde topluyor. Maliye Bakanlığı, geçen yıl yeniden yazılarak, TBMM'de yasalaşan yeni Kurumlar Vergisi Kanunuyla ilgili uygulama Tebliğ Taslağını hazırladı. Söz konusu düzenlemeyle, kurumlar vergisi ile ilgili 86 uygulama Tebliği yürürlükten kaldırılarak, tek bir Tebliğe dönüştürülüyor. Kurumlar Vergisi Kanunun her bir maddesinin uygulama esasları, taslakta aynı madde numarasının altında düzenleniyor. Bu şekilde kurumlar vergisi, hem basit ve anlaşılır hale getiriliyor, hem de vergiyle ilgili işlemlerin hızlı ve sağlıklı yürütülmesine ortam hazırlanıyor. Gelir İdaresi Başkanlığı yetkilileri, Vergi Kanunlarının yeniden yazımı çalışmalarında öncelikle vergiyi basit, anlaşılır ve kolay uygulanır hale getirmeyi amaçladıklarını belirterek, ''Bunun ilk uygulaması kurumlar vergisinde olacak. Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu ile getirilen oran indiriminin yanı sıra oldukça basit bir sistem oluşturuluyor. Önce yürütme ve yürürlük dahil 38 maddelik bir kanun çıkarıldı. Şimdi aynı Kanunun uygulama esaslarını 1'i geçici madde olmak üzere 36 maddelik tek bir Tebliğ ile düzenliyoruz. Bu şekilde vergiyle ilgili tüm taraflar, Kanun veya Tebliği açtığında ne yapması gerektiğini kolayca anlayabilecek'' dediler. http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/385pxdots.gif http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/haberayrinti.gif NEMA ALACAKLILARINA ÖDEME http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2007/para_elde_3.jpg ANKARA - Hazine, 29 Nisan 2003 tarihinden önce zorunlu tasarruf sisteminden kendi isteğiyle çıkan tasarruf sahiplerinin sistemden çıktıkları tarihte hesapta kalan devlet veya işveren katkısı tutarları ile şahıs kesintisine tekabül eden ödenmeyen nema tutarlarını bir defada ödeneceğini bildirdi. Hazine Müsteşarlığından yapılan açıklamaya göre, 29 Nisan 2003 tarihinden önce sistemden kendi isteğiyle çıkan tasarruf sahiplerinin sistemden çıktıkları tarihte hesapta kalan devlet veya işveren katkısı tutarları ile şahıs kesintisine tekabül eden ödenmeyen nema tutarları, Şubat 2007 sonu itibari ile değerlemeye tabi tutularak başvurmaları halinde tasarruf sahiplerine defaten ödenecek. Açıklamada, söz konusu ödemelere ilişkin çalışmaların devam ettiği belirtilerek, hak sahiplerinin Ziraat Bankasına başvuru yapabilecekleri tarihin duyurulacağı ifade edildi. |
18 Ocak 2007 SENDİKALI İŞÇİ SAYISI ARTTI -KAYITLI İŞÇİLERİN YÜZDE 58.42'Sİ SENDİKALI(A.A) - Kayıtlı 5 milyon 210 bin 46 işçinin yüzde 58.42'sini oluşturan 3 milyon 43 bin 732 kişi sendikalara üye bulunuyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın işkollarındaki işçi sayıları ve sendikaların üye sayılarına ilişkin tebliği, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Tebliğe göre, kayıtlı 5 milyon 210 bin 46 işçiden 3 milyon 43 bin 732'si (yüzde 58.42), sendikalara üye bulunuyor. Geçen yılın Temmuz ayı istatistiklerine göre, bu oran 58.21'e karşılık geliyordu. Tebliğe göre, Türk-İş'e bağlı 33, DİSK'e bağlı 8, Hak-İş'e bağlı 7 ve bağımsız 2 sendika, yüzde 10 işkolu barajını aşarak, toplu iş sözleşmesi yapabilme hakkı kazandı. Toplu iş sözleşmesi yapabilme hakkı kazanan sendikalar ve üye sayıları şöyle: ''Orman-İş (58 bin 438), Tarım-İş (43 bin 54), Öz Tarım-İş (652), Emek Tarım-İş (3 bin 141), Tarım Orman-İş (19 bin 133), Türk Maden-İş (54 bin 870), Genel Maden-İş (31 bin 713), Petrol-İş (82 bin 697), Lastik-İş (41 bin 638), Öz Gıda-İş (65 bin 332), Tek Gıda-İş (185 bin 218), Şeker-İş (26 bin 390), Öz İplik-İş (84 bin 947), Teksif (330 bin 399), Tekstil (76 bin 238), Deri-İş (17 bin 127), Ağaç-İş (13 bin 100), Öz Ağaç-İş (11 bin 777), Selüloz-İş (16 bin 806), Tümka-İş (3 bin 539), Basın-İş (5 bin 176), BASS (16 bin 795), Banksis (28 bin 57), Basisen (67 bin 54), Türkiye Çimse-İş (66 bin 811), Kristal-İş (19 bin 875), Türk Metal (300 bin 365), Çelik-İş (94 bin 69), Birleşik Metal-İş (70 bin 575), Dok Gemi-İş (4 bin 757), Yol-İş (162 bin 606), Tes-İş (117 bin 361), Koop-İş (46 bin 157), Tez-Koop-İş (62 bin 377), Sosyal-İş (43 bin 914), TÜMTİS (14 bin 201), Nakliyat-İş (15 bin 678), Demiryol-İş (22 bin 23), Türk Deniz-İş (13 bin 815), Hava-İş (16 bin 135), Liman-İş (7 bin 316), Türkiye Haber-İş (29 bin 680), Sağlık-İş (16 bin 952), Toleyis (44 bin 555), Oleyis (32 bin 840), Türk Harb-İş (30 bin 263), TGS (3 bin 994), Belediye-İş (194 bin 106), Hizmet-İş (116 bin 003), Genel-İş (77 bin 404). Tarım, ormancılık, hayvancılık ve balıkçılık işkolunda yüzde 10 barajı aranmıyor. |
19 Ocak 2007 KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA MÜCADELE... -KSO BAŞKANI KANBAK: ''İSTİHDAM VERGİLERİ VE İSTİHDAM YÜKLERİ DİYE ANILAN KESİNTİLER, OECD ÜYESİ ÜLKELERE ORANLA ÇOK YÜKSEK. KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA MÜCADELE İÇİN YÜZDE 45'İ BULAN BU KESİNTİLERİN DÜŞÜRÜLMESİ ŞART''(A.A) - Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Başkanı Yılmaz Kanbak, ''istihdam vergileri ve istihdam yükleri'' diye anılan kesintilerin, OECD üyesi ülkelere oranla çok yüksek olduğunu belirterek, kayıt dışı istihdamla mücadele için yüzde 45'i bulan bu kesintilerin düşürülmesinin şart olduğunu savundu. Kanbak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oda olarak Kayıt Dışı İstihdam Projesi (KADİM) için bazı önerileri bulunduğunu belirtti. Kayıt dışı istihdamın, Türkiye'nin en önemli, en ciddi ekonomik ve sosyal problemlerinden olduğunu ifade eden Kanbak, bürokrasinin azaltılmasına, sosyal güvenlik ve vergi işlemlerinde otomasyona geçilmesine ve az gelişmiş illerde istihdamın artırılmasının teşvikine rağmen, kayıt dışılık durumunun azaltılamadığını iddia etti. Türkiye'de kayıt dışı istihdamın yaygın oluşunun en önemli sebepleri arasında, toplumsal sorumluluğun ve etik değerlerin yeterince yerleşmemesinin geldiğini söyleyen Kanbak, ''Dolayısıyla bu sorun, toplum olarak bilincimizin değişmesiyle uzun vadede çözülebilecek bir sorundur'' dedi. -SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÖNERİLER- Kanbak, bu sorunun kısa ve orta vadede kısmen çözülmesi için önerilerini ise şöyle açıkladı: ''İstihdam vergileri ve istihdam yükleri diye anılan kesintiler, OECD üyesi ülkelere oranla çok yüksek. Kayıt dışı istihdamla mücadele için yüzde 45'i bulan bu kesintilerin düşürülmesi şarttır. Bu konuda çeşitli çareler arandığı, ancak bütçenin buna imkan vermediği belirtilmektedir. Konunun önemi nedeniyle bütçelerde bir ayarlama yapılarak, diğer fasıllarda indirim gerçekleştirilip bu konuya ilave kaynak ayırmak çare olabilecektir. Yani, bu konuya bütçelerde öncelik tanınmalıdır.'' İşyerlerinde kayış dışı faaliyet konusunda yapılacak denetimlerin artırılması için denetim kadrolarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kanbak, ''Denetimler için gerekli organizasyon, altyapı mutlaka oluşturulmalı ve nitelikleri itibariyle tam kurumsallaşmamış ve emek yoğun sektörler başta olmak üzere ciddi, etkin denetimler yapılmalıdır. Ayrıca alt işveren kullanan firmaların denetlenmesi gerekmektedir'' diye konuştu. -ASGARİ ÜCRET- Kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı ekonomiye uygulanan cezaların caydırıcı etki yapacak şekilde artırılması, uygulanması gerektiğini savunan Kanbak, şöyle devam etti: ''İki seneyi doldurmamış firmaların faturalarının genel vergide geçerli olması, ancak vergi iadelerinde mahsuplarda (katma değer, SSK gibi) geçerli olmaması uygun olacaktır. Asgari ücretin vergi dışı bırakılması ve iş konularında tazminatın 100 bin YTL'yi geçmemesi gerekir. Belgelerinde sahtecilik yapan firmaların ticaretten men edilmesi ve bu tür firmalardan dolayı aktif iş yapan firmaların korunması yararlı olacaktır.'' -ZORUNLU İSTİHDAM- Kanbak, vergi ve sigorta primi dışında işletmeler üzerinde spor tesisi, kreş, anaokulu, eğitim birimi kurma, zorunlu istihdam gibi çeşitli sosyal yüklerin bulunduğuna değinerek, bu yüklerin önemli bir bölümünün çalıştırılan işçi sayısına bağlı olması yüzünden, özellikle KOBİ niteliğindeki istihdam yaratan işverenin de artık işçi çalıştırmaktan kaçındığını söyledi. Toplam 247 bin sanayi işletmesinin 242 bininde 49 kişi ve altında işçi çalıştığını anlatan Kanbak, şunları kaydetti: ''Örneğin 4857 sayılı İş Kanunu'na göre 50 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerleri belirli oranlarda özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırmak zorundadır. 100 kişilik bir işletmede 15 kişilik zorunlu istihdam gerçeği ile karşı karşıya kalmaktayız. Ticaret ve istihdam üzerindeki kamu ve zorunlu istihdam yükleri yeni yatırım taleplerini azaltığı gibi mevcut yatırımcıların yatırımdan vazgeçmelerine neden olmaktadır. Bu nedenle bu rakamların yeniden düzenlenmesi, istihdam daraltıcı rol oynayan mevzuat hükümlerinin değiştirilmesi büyük önem arz etmektedir.'' |
19 Ocak 2007 2007 YILINDA 387 FUAR... -BU YIL TOBB'DAN, 67'Sİ ULUSLARARASI NİTELİKTE 387 FUAR DÜZENLEME İZNİ ALINDI -166 FUAR İLE İLK SIRADA YER ALAN İSTANBUL'U, 31 FUARLA İZMİR İZLİYORA.A) - Bu yıl Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nden (TOBB), 67'si uluslararası nitelikte olmak üzere 387 fuar düzenleme izni alındı. AA muhabirinin, TOBB 2007 yılı fuar takviminden derlediği bilgiye göre, 166 fuar ile İstanbul ilk sırada yer alırken, İzmir'de 31, Ankara'da 30, Antalya'da 24, Bursa'da 23, Konya'da ise 20 fuar düzenlenecek. Buna göre, Türkiye'de gelecek yıl gerçekleştirilecek fuarların yüzde 43'ü İstanbul'da, yüzde 33'ü ise ardından gelen 5 ilde yapılacak. Fuarlar arasında ihtisas fuarları önemli yer tutarken, 2007 yılı takviminde gözüken 387 fuardan 371'i ihtisas fuarı niteliği taşıyor. Bu fuarların 66'sı uluslararası boyutta yapılacak. Kalan fuarlardan biri uluslararası nitelikte olmak üzere 11'i genel, 5'i ise tüketici fuarı olarak düzenlenecek. Bu yılki fuarları toplam 105 firma gerçekleştirecek. Bu firmaların şehirlere dağılımında ise İstanbul yine ilk sırada yer aldı. İstanbul'dan, bu yıl TOBB'dan fuar düzenleme izni alan 62 firma bulunurken, Ankara'dan 13, İzmir ve Antalya'dan 6'şar, Gaziantep'ten 3, Bursa, Trabzon, Konya ve Muğla'dan 2'şer, Adana, Samsun, Manisa, Yalova, Ordu, Malatya ve Tekirdağ'dan ise birer firma yer alıyor. Trabzon'da 1-7 Ocak tarihleri arasında İpekyolu Fuar Alanında gerçekleştirilen ''Tüketici Fuarı'' yılın ilk fuarı olurken, 25-31 Aralık tarihlerinde İstanbul Askeri Müze Kültür Sitesinde düzenlenecek ''Yılbaşı Hediye Fuarı'' ise yılın son fuarı olacak. |
KURŞUNSUZ BENZİN VE MOTORİN 3-6 YKR UCUZLADI http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2007/benzin_pompa_8.jpgANKARA - Rafineri çıkış fiyatlarında yapılan ayarlamanın ardından, 95 oktan kurşunsuz benzinin pompa fiyatı litrede 5-6 YKr, motorinin pompa fiyatı ise litrede 3 YKr ucuzladı. Benzin ve motorin pompa fiyatlarındaki indirim, bugünden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi. Yeni ayarlamayla Ankara'da 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı Opet bayilerinde 2,62 YTL, POAŞ ve BP bayilerinde 2,63 YTL'ye indi. Ayarlamanın ardından, motorinin pompa fiyatı da yaklaşık 3 YKr ucuzladı. Buna göre motorinin pompa fiyatı Ankara'da Opet, POAŞ ve BP bayilerinde 2,14 YTL'den 2,11 YTL'ye geriledi. Söz konusu bayilerde motorinin fiyatı İstanbul'da 2,12 YTL'den 2,09 YTL'ye, İzmir'de ise 2,11 YTL'den 2,08 YTL'ye indi. |
19 Ocak 2007 HAZİNE İHALELERİ... -HAFTAYA İHALESİ YAPILACAK DOLAR CİNSİ 6 AYDA BİR SABİT KUPON ÖDEMELİ TAHVİL İÇİN, YÜZDE 2,75 FAİZ ÖDENECEK(A.A) - Hazine gelecek hafta, biri döviz cinsinden olmak üzere iki tahvil ihalesi birden yapacak. Hazine'den yapılan açıklamaya göre, 20.01.2010 vadeli dolar cinsi 6 ayda bir sabit bonolu tahvil için, yüzde 2,75 faiz ödenecek. Hazine, 23 Ocak Salı günü, 22 ay (672 gün) vadeli YTL cinsinden ıskontolu tahvil ile 3 yıl (1092 gün) vadeli döviz cinsinden tahvil ihaleleri düzenleyecek. Söz konusu ihalelerde satılacak kağıtlar 24 Ocak Çarşamba günü ihraç edilirken, 22 ay vadeli tahvil için 26 Kasım 2008, 3 yıl vadeli için 20 Ocak 2010 olarak belirlendi. Bu arada Hazine, gelecek hafta, Ocak ayının en büyük iç borç ödemesi olan ve 6 milyar 964 milyon YTL'si piyasaya olmak üzere toplam 9 milyar 250 milyon YTL ödemesi yapacak. |
23 Ocak 2007 DESTEK ÖDEMELERİ, TARIMSAL KREDİYE TEMİNAT OLABİLECEK -TAPUYA KONULACAK ŞERH NEDENİYLE, ARAZİ EL DEĞİŞTİRSE DAHİ, ARAZİYE İLİŞKİN DESTEKLEME ÖDEMELERİ, KREDİ BORCUNA MAHSUBEN İLGİLİ KURULUŞA VERİLECEKANKARA (A.A) - Tarımsal arazilere verilecek her türlü destekleme ödemeleri, finansal kuruluşlar ve kooperatifler tarafından kullandırılacak yatırım amaçlı tarımsal krediler için teminat olarak gösterilebilecek. Ulusal Tarım Stratejisi Doğrultusunda Tarımsal Destek Ödemelerine ve Sürdürülebilir Çiftçi Kayıt Sisteminin Geliştirilmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Bakanlar Kurulu Kararı, Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Karara göre, finans kuruluşları, kooperatifler ve diğer kredi kuruluşları tarafından kullandırılan yatırım amaçlı tarımsal kredinin teminatı olarak, kredi kullandırılan arazi için ödenecek her türlü tarımsal desteklemeler, temlik yoluyla teminat olarak verilebilecek. Tapu kaydında yatırım amaçlı tarımsal kredi kullanıldığına ilişkin şerh bulunan araziler, kiralama, devir veya herhangi bir şekilde el değiştirse dahi, kredi vadesi içerisinde, araziye ilişkin ilgili mevzuatı çerçevesinde doğabilecek her türlü tarımsal desteklemeler kredi borcuna mahsuben ilgili kuruluşlara ödenmeye devam edilecek. Kararı, Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütecek. 23 Ocak 2007 KAPALIÇARŞI'DA DÖVİZ... -DOLAR 1,4160 YTL, AVRO 1,8310 YTL'DEN GÜNE BAŞLADIİSTANBUL (A.A) - İstanbul serbest piyasada dolar 1,4160 YTL, avro 1,8310 YTL'den güne başladı. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Kapalıçarşı'da 1,4100 YTL'den alınan dolar 1,4160 YTL'den satılıyor. 1,8220 YTL'den alınan avronun satış fiyatı ise 1,8310 YTL olarak belirlendi. Serbest piyasada dünkü kapanışta doların satış fiyatı 1,4120 YTL, avronun satış fiyatı ise 1,8260 YTL olmuştu. |
| Saat: 00:12 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık