![]() |
aşk ile....:P Baktım ki gökyüzü baştan başa bulut Unut diyor o güzel günleri unut Baktım ki deniz her dalgasıyla düşman Kuşlar av peşinde balıklar pusuda Çok gerilerde kalmış çıktığım liman Yok görünürde sığınacak bir ada Baktım ki musibet gün gelip çatmış Yolcusunda tayfasında şafak atmış Ne yelken kâr eder ne kürek ne istim Dayandım aşk ile yürüttüm gemiyi Aşk ile koskoca dağları düz ettim Avladım sonunda o civân kekliği |
VEFASIZ SEVGİLİYE Gördüm seni tutuldum delicesine Kapıldım sözlerinin her hecesine Hayatımın belki o en mutlu gecesine Lanet ediyorum garip hisler içinde İstersen sev beni, istersen unut Kalbimde eriyen bir kavram umut Diyorum "Sende mi o yegane mut ?" Düşünüyorum garip hisler içinde Vücudumda derman yok, gözlerimde fer Yabancı bana her gün gördüğüm yerler Bir de aşık olana "aptalsın" derler Ağlıyorum garip hisler içinde Düşünce içinde kahroluyorum Senin temiz, tertemiz arzunla doluyorum Ferhan!, bazı zamanlar bir başka oluyorum Anıyorum seni garip hisler içinde Gidiyorsun, uzaklaşıyorsun yanımdan Sanki bir şey çekiliyor şu sol yanımdan Sanki bir parçaymışsın gibi kanımdan Arıyorum seni garip hisler içinde |
Gece yarısı.. Gönlünün en sakin baharlarında, Mehtapla dolardın gece yarıları, Bir sitem etsen de masum hazana, Bir ah çeker giderdin gece yarıları... Kalp damarlarından akarcasına, Irmak gibi coşardın gece yarıları, Sanki sevgi değil, taparcasına, Sen olmaktan çıkardın gece yarıları... Gülüp geçerdin sen, hep mazimize, Bulut gibi olurdun gece yarıları, Dargın olan çocuksu kalplerimize, Bakmadan giderdin gece yarıları... Sabah olurdun bazen, gülen yüzünde, Dargın dalgaya dönerdin, gece yarıları, Kar misali temizdin sen her sözünde, Çamurlara dönerdin gece yarıları... Martı gibi yaşardın sen bu duyguyla, Serçe oluverirdin gece yarıları, Belki bahar olmak umuduyla, Kara kışa dönerdin gece yarıları... Gökhan Gonzales... |
Dönemem terk ettiğim hiç bir yere Dolaşıp duruyorum sokaklarda Dilimde o son duam Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki Sonsuzluk gibi çıkıyordu Bu söz içimden Umutsuz bir yakarış gibi Hiç bitmeyecek bir hasret gibi Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki |
Sen Benim Mucizemdin… Sana dokunmak bir mucizeydi, seninle olmaksa bir mucizeyle yaşamak.. Gün geceye döndüğünde seninle olmak öyle güzel ki. Bütün bir gece seninle aynı havayı solumak, dinlediğim şarkılarda seni bulmak. Gündüzümde insanlar, mücadele, kavgalar, çirkinlikler var belki ama gecemde sadece sen ve ben… Belki bu yüzden geceyi sevişim. Sadece sana ait gecelerim, tıpkı kalbim gibi... Dün gece yine uzandı elim telefondaki tuşlara. “Aradığınız numara kullanılmamaktadır” Gülümsedim ve iletilemeyeceğini bile bile defalarca mesaj gönderdim. Her “iletilemedi” raporunda sanki “Buda geçecek. Geçecek değil mi Can’ım?” cevabını okudum… Aradım seni. “Ulaşılmaz” olduğunu bile bile aradım seni. “Ulaşılır” olsaydın keşke. Keşke biraz daha çok gülebilseydik yaşamın bize yaptıklarına. Keşke “Sen” yine yanımda olabilseydin. Keşke şu iç çekmeler olmasaydı. Acı olmasaydı keşke… Keşke… Keşke… “Keşke” kelimesini bilmese, öğrenmeseydik. Hayata tek bağımdı aşkın… Gelirdim yanına sokulurdum… Tüm dertlerden , kederlerden uzaklaşırdım gözbebeklerinde kendimi gördüğümde… Nerden bilebilirdim ki bir gün o gözlerde kaybolacağımı… Umutlarımın, hayallerimin, sevgimin, beklentilerimin, inançlarımın yok olacağını… Nerden bilebilirdim ki; o seyretmeye doyamadığım gözlerinde ölümün beni beklediğini… Oysa ben ayrılığı hiç düşünmezdim. Aklıma gelmezdi sensiz sabahlamak. Sen varken fark etmezdim mevsimlerin döndüğünü. Meğer ellerime kar yağabilir, gözlerime bulutlar değebilirmiş. Sen benim mucizemdin. İşte o mucizeye dokunmak, aslında seni sonsuza dek kaybetmekmiş. Bunu da öğrendim... Aradım seni Can’ım. Ulaşılmaz olduğunu bile bile aradım. Seni henüz özlemiş de değilim, yanlış anlama beni. Ne zaman özlerim bilmiyorum. Hâlâ benimlesin ve hâlâ gecelerim senin; tıpkı kalbim gibi…. |
AYRILIK VAKTİ Ayrılık vakti geldi Dostum Can dostum Sevgilim En sevgilim Ölüm gibi Sessiz ve soğuk Yavrunun anneden ayrılması gibi Bülbülün gülden ayrılması gibi Ölüm gibi Soğuk ve sessiz Birazdan kefenim sarılacak Sen buğulu gözlerle bakacaksın Son bir defa ellerinle ellerimi tutmak isteyeceksin Ama kalabalık arasında ellerin havada kalacak Ayrılık vakti geldi Dostum Can dostum Sevgilim En sevgilim Tabutum omuzlar üstünde taşınacak Sende gelip taşıyacaksın Gözlerin yaşlarla dolacak Beraber geçirdiğimiz günleri hatırlayacaksın Göz yaşların yanaklarında süzülecek sessizce Ve son bir defa daha bakacaksın Yaş dolu gözlerle tabutuma Ayrılık vakti geldi Dostum Can dostum Sevgilim En sevgilim Ve cesedim mezara katılacak Ayrılık vakti gelip çattı dostum Sen gelip mezarıma sarılacaksın Toprağımdan bir avuç alıp bağrına basacaksın Ayrılık vakti geldi Dostum Can dostum Sevgilim En sevgilim Sen mezarda ağlarken Benim senin gözyaşlarımı sildiğimi hissedeceksin Ve göz yaşlarını toprağa dökerek Yanıma bırakıp gideceksin Gideceksin Gideceksin Ve gideceksin... |
''EVET!''diyemem. (benim şiirim) (benim şiirim) ''EVET!''diyemem. Sensiz bir hayatı göze alıp da Bomboş yaşama ''EVET!''diyemem. Bütün hayallere senle dalıp da Sonra sensizliğe ''EVET!''diyemem. ---------------------------- Öyle bir yanmışki sana yüreğim, Başka ateşleri kabul edemem, Nikah masasında vursalar bile Senden başkasına ''EVET!''diyemem. ULUKAN..SAYGILARIMLA. http://img468.imageshack.us/img468/8277/tusubasaa8ux.jpg |
SENİ YAŞIYORUM Bu gece nasılda geldin aklıma yine Usulca süzülüverdin işte kalbime Acımadan bırakmıştın beni geride Böyle sabahı gelmeyen bir gecede. Hatırlar mısın ilk tanıştığımız anı tutulmuştu elimin kolumun her bir yanı boğazımın düğümlenip konuşamayışımı Bunların hepsi artık sadece bir anı. Uyutmayacaksın yine beni bu gece Zamanı durdurdun bir anda , sessizce İçirteceksin sigaraları belli yine Uyandırdın hiç acımadan gönlümü zalimce Artık çiçekler eskisi gibi açmıyor Aynalar bana senin gibi bakmıyor Kalbim senden başkasına çarpmıyo Sen yokken yüzüm bir türlü gülmüyor. Gözlerim biçare seni arıyor Kollarım dermansız boşluğu sarıyor Dudaklarım sıcak dudaklarını bekliyor Kalbim çaresiz sana ağlıyor. Bak , sensizken bi'şey yapamıyorum Bir türlü buralardan kopamıyorum Gün geçtikçe eriyor bitiyorum Çaresizce , inadına seni yaşıyorum. |
Sen gidince.. Sen gitmiştin... Koyup bir başımıza, bırakıp pak ellerimizi, gurbetlerine salmıştın bizi. Yetim kaldık, öksüz kaldık ve ellerimiz kirlendi yokluğunda... Sen gitmiştin... Ayrılıkların dilini hece hece ağlıyoruz şimdi. Akşamlar iniyor dağlara ve hasretimiz yankılanıyor yamaçlarda. Sevgili! Nasıl iltica edelim sana ; huzuruna nasıl varalım, yalvaralım?!. Ve duyurabilsin mi sesini!?. Efendim, duyar misin sesimizi?.. Sevgili! Sen aşk ikliminde sultan, sen güzellik şahikasında dolunay, sen vefa göğünde hilal. Biz bir bakışının dilencisi, biz dolunay tutkunları, biz bayramı gözleyen oruçlar. Güzellik ordusunun hakanı sen, gam ruzigârinda gedalar biz. Sen imrenme, biz ayıplanma. Sen özüsün varlığın ve biz varlık iddiasında küstah yoksullar. Sen sabah yıldızlarının ışığı, biz gaflet uykusunda kervancı. Dert ve keder denizinde çığlık çığlığayız biz, kumrular ve bülbüller seni bestelemekte oysa. Çığlıklarımızı bestelere karıştırıver efendim, düşkünlerine, savrulmuşlarına kulak ver. İtivermezsin elinin tersiyle bizi, değil mi efendim?.. Sevgili! Sen gitmiştin... Yokluğunda kaybettik önce varlığımızı ve sonra yok eyledik aklımızı da. Hasretinle akan zamanlarda cevherimiz özden, madenimiz mıknatıstan ayrıldı. Sen gitmiştin... Gönüllerimiz billur kadehler gibi çalındı sengsarlara; ırmaklarımız mecralarında susuzluğa mahkum edildi. Sen gitmiştin... Çelik mermere çarptı, iradeye ateş düştü yokluğunda. Hasretinden akıllar yitirildi efendim, gönüller gölgelere düştü. Kucak kucağa güneşlerimiz söndü, dudak dudağa denizlerimiz kurudu ve sen gitmiştin efendim. Sen gitmiştin... Seninle birlikte her şeylerimiz gitti. Şehitlerimiz kefenlerinden sıyrıldı senden sonra; kanlarımız sahralar doldurdu. Kelimelerimiz anlamlarını yitirdi, kutlu erlerimiz tutsak oldu nefis ordularına... Hiçbir şey kazanmadık ayrılığında, efendim, hiç kâr elde edemedik. Aldandık, hep aldandık. Delilimizi yitirdik, delillerimizi yitirdik. Dillerimiz dilim dilim edildi efendim. Bize sevmeyi unutturdular ilkin; sonra sevginin ne olduğunu... Kendi gönlüne ihanet edenlerimiz, gönlün kendisine ihanet ediyorlardı artık. Vurgunlar yedik pes pese efendim... Ve sen gitmiştin. Sevgili! Sen gitmiştin... Biricik sığınağımız, varlığımızın övüncü, yüz akımızdın. Hayırları söyleyip gitmiştin, biz ser işler olduk. Uzun uzun emellere kapıldık, kapılanıp kaldık umutların kapısında. Yolunda yürümekten üzerimize düşen, baş kaldırdık önce ve sonra yıkılışlar gördük hep efendim. Ellerimiz vardı açıldıkça dolan, uzandıkça verilen; böğrümüzde kaldı ellerimiz. Hanım idik halayık olduk; bay idik köle edildik. Sen gitmiştin... Yanmış igsilerle kara bahtımıza kara resimler çizdiler. Aşk dervişleri avare, pejmürde, hercâyî rüzgârlara kapıldılar, dönüşlerinin ahengini kırdılar. Bölük bölük kadınlarımız, grup grup erlerimiz, demet demet çocuklarımız, kimi güler, kimi ağlarken yitirdiler kendilerini. Ve sen gitmiştin efendim... Sevgili! Hani bir aşk idin, bir güzellik idin sen, güzellikle askın kesiştiği prizmada. Güzelliğin cihanı gösteren bir ayna; aşkın o aynanın cilası idi hani. Güzelliğin olmasa efendim, aşkı hiç bilmeyecekti cihan; aşkın olmasa güzelliği hiç anlamayacaktı. Aşk pazarında mezat hep güzelliğine; güzellik yurdunda yollar hep aşkına durmuştu efendim... Ve sen gitmiştin... Sevgili! Derd ile ağlayandın; hem derde salandın!.. Gönül yurdunda çaresizlerin çaresi, hastaların merhemiydin. Saadetle yasamış, saadet çağını yaşatmıştın. Suretleri ve canları iman ile sen şekillendirmiş, "Lâ" ile "Illa"yi i'câz ile sen dillendirmiştin. Sen gidince, ey sevgililer sevgilisi, güvercinlerimiz tuzaklara esir düştü; Hüdhüdlerimizin mil çekildi gözlerine. Artık düşmanlarımız dostlar arasında; dostumuz düşman içinde. Divanelere döndük, yaya kaldık yolunda. Kendimizi unuttuk, seni bilmez olduk... Sana muhtacız!.. Sana en fazla muhtacız. En fazla sana muhtacız. Uyandır bizi uykumuzdan... Gel ey sevgili! Bir gelişle gel, bir gülüşle gel. Doğ ufkumuza, sar dünyamızı, gir gönlümüze yeniden... Sana muhtacız... Sana en fazla muhtacız |
Filmlerde ki gibi bir yalnizlik onunkisi Tek basina,yorgun hüzünlü bir adam Sevgiye muhtaç kalbi,puslu gözleri Bazen ben,bazen sen,bazen o Ayni adamiz,ayni kadiniz Çaresiz,yalniz! |
| Saat: 01:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık