![]() |
Zencini biri türkiyeye ziyaret edeceği zaman pasaportunu kayıp eder.. Yana döne ararken Leonardo Di Caprio nun pasaportunu bulur. Aceleyle Leonardo nun resmini çıkarıp kendi resmini yerleştirir ve bir şekilde ülkesinden Türkiye ye gelir.Tabı burda bizim Temel karşılar zenciyi alır bakar pasaporta Leonardo Di Caprio adama bakar zenci yanındaki adam sorar: Ula bu Titanik batmışmıydı, yanmışmıydı ?? |
Resim Çiziyorum Leyla, ağacın altına oturmuş resim yapıyordu.Babası kızın elindeki bomboş kagığıdı görünce sordu : -Leyla, ne resmi yapıyorsun bakayım? -Çimenlikte bir keçi resmi. -Çimenler nerede? -Keçi hepsini yedi. -Ya keçi?... -Yiyecek birşey kalmayınca o da gitti. |
Kötü Yola Düşmüş mü? Birer kız çocuğu sahibi iki aile bir gün misafirlikte sohbete başlamışlar. -- Eee sizin kızdan naber? -- Valla işte ne olsun biliyorsunuz, işe girdi geçen sene. Başını kaşıyacak vakti yok. İlk başlarda geceleri fazla mesai yapıyordu. Sonra hafta sonları da çalışmaya başladı. Patronu çok sevmiş her işi ona veriyormuş. Derken Ankara seyahatleri başladı. Bizimki çanta sekreter gibi patron nereye o oraya. Sonra Paris seyahatleri filan en sonunda bu iş böyle olmayacak dediler, patronu ev tuttu. Deli gibi çalışıyor evladım. Ee, peki sizin ki ne alemde? -- Valla bizim kız da kötü yola düştü ama ben sizin kadar güzel anlatamıyorum. Eşeğe mi Cezâ Keseceyik, Sana mı? Yasli bir amca, eseginin üzerinde karayolunda seyretmektedir.Bunu gören trafik polisleri, amcaya takilmak isterler ve durdururlar. Polis: Be amca, necin dakman golani? (Golan: Emniyet kemeri.) Amca: Dakmam be iste! Polis: E bak gördün mu, simdi ceza keseceyik. Amca: Kes bakalim ne keseceysan da gidecem, acele isim var. Polis: Peki amca, cezayi sana mi yazalim yogsam esege mi? Amca: ??? Polis: Yani cezayi sana yazarsak bes milyon ödeycen, esege üç milyon ödeycen. Amca: Bana kes o zaman. Polis: Neden sana keseyon amca? Amca: Onun sicili temiz ossun, polis yapcez onu! __________________ Bir kadın Azerbaycandan Türkiye'ye gelmiş. Arkadaşı ona; "falanca dolmuşa bin falanca yeri görünce in" demiş. Bu da dolmuşa binmiş. İneceği yere gelince şoföre "Gardaşım durur musun, düşeceem." demiş. Adam son gaz devâm etmiş. Arkasını dönüp ablaya "Korkma bacım düşmezsin. Araba sağlamdır." demiş. Kadın yüksek sesle tekrar etmiş "Yav gardaşım dur, düşeceem" Adan aynı tavırla "Yav ablacım otur sen, düşmezsin, korkma" Kadıncağız ciyak ciyak bağırıyormuş "Düşeceem, dursana be adam" diye. Meğerse Âzerîcede düşmek: inmek anlamındaymış. |
Soyadý Tabura yeni bir komutan gelmis ve askerleri toplayarak bir konusma yapacagini belirtmis. Bütün askerler toplanmislar ve komutan baslamis konusmaya : "Bugün tanismak için sizleri buraya topladim. Benim adim Ahmet, soyadim Kirç. Tekrar ediyorum, Kirç. Arada R var. Sakin ola diliniz sürçmesin çok fena yaparim. Herkes iyice ezberlesin hata istemem !" Askerler dagilmislar ve herkes "Arada R var, arada R var" diye içinden ezbere koyulmus. Komutan ise bu konuda ne kadar hassas oldugunu göstermek için sagda solda gördügü askere soruyormus : - Sen ! - Emredin komutanim! - Soyadim ne benim ?! - Kirç komutanim. - Aferin ! Isinin basina ! Komutan böyle böyle hergün bir kaç kere soyadini soruyor ancak kimse sasirmiyormus. Temel ise bu konuda çok sanciliymis. Ya bir gün piyango kendisine çikarsa ve sasirirsa diye daralip dururmus. Nihayet bir gün tören esnasinda komutan aniden arkasina dönmüs ve Temel'i isaret ederek : - Sen ! Soyadim ne benim ?! Temel heyecandan konusamiyor, nutku tutulmus. Yaprak gibi sallanmaya baslamis. Komutan gayet sinirli : - Sana söylüyorum, cevap ver, asabimi bozma ! Hemen arkasindaki arkadasi bakmis Temel'in basi belaya girecek hemen fisildamis : - Arada R var, arada R var... Bunun üzerine Temel rahatlamis ve cevap vermis : - Gört !!! |
MAİL Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görürür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir.... Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür. Kime : Sevgili karıma Konu : Yeni ulaştım. Tarih : 16 Mayıs 2004 Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Herşey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış.Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin. Not : Burası çok sıcak. |
Hoşgeldin ÇağlayanNet.. Seni yine görmek güzel.. İNAT Bir gün üç arkadaş birbirlerine ne kadar inatçı olduklarını ispatlamaya çalışıyorlarmış ve herkes en çok inat ettiği anı anlatıyormuş. Birincisi anlatmaya başlamış: "Ben birgün evi aradim benim hanım alo demedi, ben de cevap vermedim telefon sabaha kadar açık kaldı" demiş. 2.inatçı : "O da bir şey mi ? Ben bir gün eve geldim, kapıyı çaldım, hanım kimsin demedi, ben de kim olduğumu söylemedim, sabaha kadar kapının önünde yattım." 3.inatçı : " O da bir şey mi ? Biz evlendiğimizde karım bana dokunmadı diye ben de ona dokunmadım ve hala daha dokunmuyorum" demiş. İki inatçı birden : "Olur mu yahu..?! Sizin iki tane çocuğunuz var" demişler. - İnat ettim onları da sormadım, demiş... |
ThinkerBeLL'e Tşk ederim seni görmek dahada güzel ....(F) (F) (F) kırıldım ya süperrr.........:D :D (F) (F) Bir kadin kumsalda yürürken ayagi eski bir lambaya takilmis, kadin lambayi kumlarin içinden çikarmis, ovalamis Lambadan cin çikmis. Kadin hemen "Üç hakkim var degil mi?" diye sormus. "Tamam, tamam. Beni lambadan kurtardin vs vsvs. . . ama yüksek enflasyon, iç piyasadaki daralma , üçüncü dünya ülkelerindeki düsük maas oranlari ve Güney Asya'daki Tsunami felaketi yüzünden sadece sana bir dilek hakki verebilirim" demis. "Evet söyle! nedir dilegin ?" Kadin hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çikararak "Orta Dogu'da baris istiyorum. Bu haritadaki ülkeleri görüyormusun? Bu ülkelerin birbiriyle savasmayi birakmasini barisin tesis edilmesini diliyorum." Cin haritaya bakmis ve dehsetle : "Tanri askina Kadin! Bu ülkeler binlerce yildir savasiyorlar. Tamam isimde iyiyim ama o kadar da degil! Bunun yapilabilecegini sanmiyorum. Baska bir dilekte bulun." Kadin birkaç dakika düsünmüs ve "Hayatim boyunca dogru erkegi bulamadim, bilirsin. Hem düsünceli hem eglenceli biri, mutfagi sevecek, ev islerinde yardim edecek, yatakta kaplan, annemin yaninda kuzu olacak, sürekli futbol izlemeyecek ve sadik olacak bir erkek diliyorum" demis. Cin derin bir iç çekmis: "Uzat su kahrolasi haritayi." :turkiye: çağlayannet:turkiye: |
DİLSİZ TETİKÇİ Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. Seçtiği adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına aldırttı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. tercüman işaretle sordu: - "Para nerede?" Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi: - "Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neyden bahsettiğinizi anlamıyorum." Tercüman tercüme etti: - "Neyden bahsettiğinizi anlamıyormuş." Baba 38'ligi koltuk altından çekip sağır dilsizin beynine dayadı: - "Simdi sor bakalım, para nerede." Tercüman işaretle sordu: - "Para nerede?" Sağır-dilsiz kan ter içinde işaretle yanıt verdi: - "Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacın kovuğunda yüz bin dolar var." - "Ne söyledi?" dedi Baba. Tercüman yanıtladı: - "Dedi ki, hala neyden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz zormuş." |
Medeniyet Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......" |
George W. Bush ölüyor ve hemen cehenneme gidiyor. Orada kendisini seytan karsiliyor ve -"Hosgeldin, ancak burada yer sikintisi çekiyoruz, cehennem tamamen dolu. Bu nedenle bir kural koyduk. Yeni birisi geldigi zaman eskilerden bir kisiyi cennete gönderiyoruz. Kimin cennete gidecegine sen karar vereceksin. Ancak seçimini yaparken dikkatli ol, çünkü seçecegin kisinin cezasini sonsuza kadar çekeceksin." diyor. Yürümeye basliyorlar. Seytan ilk kapiyi açiyor: Usame Bin Ladin. Bir direge baglanmis ve sürekli iskence ediliyor. G.W.Bush: -"Bu olmaz diyor. Sadece cezanin çok agir oldugunu düsündügümden degil, bu adam çektigi cezanin çok daha fazlasini haketmisti. O nedenle burada kalmali." İkinci kapi açiliyor: Saddam Hüseyin. Asiri sicak bir yerde gardiyan tarafindan kirbaçlanirken tas kiriyor. Bush'tan yine ayni yanit geliyor. Üçüncü kapi açildiginda Bill Clinton görülüyor. Son derece rahat bir koltuga oturmus,bir elinde büyük bir kanyak kadehi, diger elinde puro ve önünde diz çökmüs bir sekilde Monica Lewinski. George W. Bush mutlu bir sekilde gülümseyerek dönüyor seytan'a: -"Bence bu çok uygun. Gerçi kendisi politik arenada düsmanim, ama çektigi ceza gayet makul". Şeytan siritarak içeriye sesleniyor: -"Tamam Monica sen gidebilirsin!" |
| Saat: 01:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık