MsXLabs
Sayfa 5 / 801

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

iwosky 4 Aralık 2006 11:50

Aşka Beyaz Güller

Ağlama belalım
Ağıtlar yakma
Yürek paralayıp
Can parçalama
Umutları tavana asıp
Kadere çatma
Yaşadıklarını kırıp
Olanları ziyan sayma
Sevgiyi bırakıp
Acılara sarılma
Aşkı unutup
Dertlere dalma
Anıları silip
Yarınları sorgulama
Kalan hatıraları yıkıp
Geleceğe volta sallama
Kaçıp gidemezsin
Gelmeyi denememişsin
Olmuyor deyip vazgeçemezsin
Bir daha baştan istemelisin
Ağlamayı ağıtı ahı unutup
Tekrar sevmelisin
İsyan bayrağını yakıp
Başka beyaz güller derlemelisin


Murat İnce


BARIŞ 4 Aralık 2006 12:29

TOPRAK


Dün gece sevda ırmak oldu,
aktı gece boyu.
Rengi kan kırmızıydı.
Yapraklar ağıt yakmaktaydı,
keskin rüzgâra fon oluştururcasına....
Dün gece,
ırmağa karşı cesaretimi
denemek istedim,
yüzme bilmediğim halde....
Denedim, denedim, denedim! !
Irmak pes etti,
tât oldu sustu sevdam karşısında, UTANDI.
Irmak çöl oldu kurudu.
İşte o zaman gerçek sevdayı gördüm
çatlamış topraklarda;
işte o zaman ben toprak oldum...


Barış Ardahan


Misafir 4 Aralık 2006 12:31

Şiir Nehri 2
 
Hiç bitmeyecek sandığım gecelerden birinde,
Gözyaşlarım uğurladı seni giderken.
Eskisi gibi değildi bakışların,
Bir şeyler vardı yapmaya çalışıpta yapamadığın.
Dindiremedim içimdeki sessiz çığlıkları.
Umudum bile yetmedi seni getirmeye …
Gel desem bile gelemez, sesimi duyamazdın
Gözlerim gece nöbetlerinde kaldı,bekledim.
Gelmedin.
Hiç gitmemiş gibiydin resimlerde.
Hiç kimse sen değildi ki,
Sanki teninin sıcaklığı vardı bedenimde.
Düşüncelerimde bir yorgunluk belirtisi,
Kırgınlıklarım isyanlar içinde şimdi.
Vazgectim artık!
Seni sevmekten değil senden vazgeçtim.
Bu defa ben gidiyorum.
Kırgınlıklarımı,umutlarımı sana bırakıp,
Siliyorum anılarımı.
Bağrımda senin ateşin yanıyor,
Elvedasız yolculuğum başlıyor şimdi.

A.Çakır


BARIŞ 4 Aralık 2006 12:55

Anlamı yok sensizliğin
Perdeler, gökkuşağı, gölgem
Dışarıda güneşli bir haziran sabahı...


Sabah olur bir istanbul gecesinin ardından
Akşam giyinir beyaz elbiselerini
Ne söylesem boş, kelimeler bir, bir; istanbul hanımefendisi

Kocaman parıldayan bir kalp
Kömür karası gözler alev alev...


Anlamı silinmiş bir hüzün;
Sen gelince cezaevinin parmaklıklarından atlar.


Düşmek üzeredir gecenin gizi koynuna
Bir İstanbul akşamı,

Akşam güneşim, sudamlam, paylaşılmazım
7 renk ve ümit, bir sevi şiiri
Geceleri gülün dikeni,
Ne arar insan, ne bulur şu fani dünyada...
Akşam üstleri, gündüzün bekçileri, İSTANBUL

Anlamı yok pencerelerin, güneşin
Perdeler, gökkuşagı, birde sen
Akşam yine giyinir cezaevi elbiselerini

Ne söylesem boş...

Nasıl sevebilirim ki sensiz?
Anlamı silinmiş kömür karası geceleri...


Barış Ardahan


gizem_mechul 4 Aralık 2006 13:07

İnci Dakikaları

Sen bana yeni yılsın her dakika
Her dakika bir yaşıma daha giriyorum

Sen benim üstüne titrediğim güzel ve yeni
Saatim kadar saadetimin gözbebeği zamansın
Ben bin parçaya bölündüm her parçasında
Her parçasındayım kırkayak sesli boğuk arkadaşlığın
Çalkantısız Üniversitenin yalnızlığın ve ağlamanın
Erkek ağlar mı diyeceksin
Hayberin kapısı ağlar mı erkek ağlar mı
Ben yel gibi erkekler ağlar diyorum
Bir dakika ağlar yılbaşı dakikasında
Daha gözlerimin gerçek yaşları belirmeden
Ağlamak diye bir şey yoktur diye bir şey
Yüzme bilmeyen bir uyurgezer yüzer ya
Çürük ve havada asılı tahtalar üstünde
Hafif kedi ayaklarıyla yürür gerçekten yürür ya
Sen benim ağlamamı erkekliğime
Uyanan ölmeyen yenilenen
Azgın kışlar içinde keskin baharlar bulan
Seni bulan yeniden bulan tekrar tekrar bulan erkekliğime say

Bütün bir yıl bütün bir yaşama boyu
Gizli heybelere binbir gece eşyası doldurduğuma say

Ben otomobilleri böylesine yankısız sağır komam
Öyle bir isyan şiiri var ki ben onu yakalayacağım
Bu yunan şehrinin düzenini öper ve yalvarırım
Şehrin ölümünü yanlış anlama
Gözleri kör oldu doğrudur ama o kadar
Ve şehrin gözlerini geri verme dakikalarıdır bu yılgın çanlar

Senin odan gün ışığı en güzel müzik bana
Farklılıklar odası
Giden tren buharları içinde örümcek ağı
Sen güzel örümcek ağı yaşamakla yaşamamak
Doğduğumuz şüpheyle öldüğümüz şüphe arasına gerilmiş
Garip bulut farklı müzik güzel örümcek ağı

Ben bir yabancı buğunun kokusunu alıyorum
Bu kokuyu alıyorsam onulmaz kıskançlık yaramdandır
Benim garipliğime bakma benim kıskançlığıma bakma benim
İncilerin ilk gerçek ve yeni yorumunu bulur gibi oluyorum
Bu inciler denizlerin en karanlık noktalarında bile yoktur
Benim ak ve kara kayalar içinde bulduğum inciler
Bu inciler sen olmasan bende bile yoktur
Oldukları yerde bile

1959 yılbaşı gecesi

Sezai Karakoç


BARIŞ 4 Aralık 2006 13:20

Kimse bana AŞIK olmasın



Kimse bana aşık olmasın....
Etten ve kemikten biriyim sizler gibi
Sadece düşündüklerimi görür,
Hissettiklerimi yazarım
Kimse bana aşık olmasın....
Sizler gibi soluk alıp veren biriyim
Geceleri uyuyan, gündüzleri bekçi
Yıldızlardan kopan biriyim gözleri benekli
Kimse bana aşık olmasın....
Kelebeklerden kıskanmasın kimse beni
Onlar kadar yaşayan,
Yaşadıkça ölen biriyim


Barış
Ardahan


BARIŞ 4 Aralık 2006 14:01

Kader, /; işte öyle birşey

hani bir yağmur damlası düşer ya dudaklarına
hani bir anne basar ya bağrına evladını
hani gözyaşların sel olur da durmaz ya
kader, /; işte öyle birşey **** ****

hani uzatırsın elini birden kaybolur
hani gözlerin ufka bakar da kaydolur
hani bedenini yumarsın da pamuk olur
kader, /; işte öyle birşey

hani annen seslenir sana uzaklardan
hani korkar kaçarsın ya tuzaklardan
hani öper gibi sever ya insan
kader, /; işte öyle birşey

hani kelimeler kifayetsiz kalir ya derler
hani bilenler aba altından sopa yerler
hani sevdiğinle yerler gökler inler
kader, /; işte öyle birşey

hani korkarsın ya şimşek çakınca
hani durup düşünürsün ya yüreğine kurt düşünce
hani sessiz durup ta ağlarsın ya kaçınca
kader, /; işte öyle birşey

hani eller kelepçelenir gözler bağlanır
hani seven yürek mahkum olur gün bağlanır
hani diller gardiyan olur dün bağlanır
kader, /; işte öyle bir şey

BARIŞ Ardahan


Misafir 4 Aralık 2006 17:04

Arkadaşlar sadece kendi şiirlerimizin altına isimlerimizi koyalım ;)

...............................................


Tut yaşını gözünde kalsın
O giden unutulmayacak
Ne kadar da
Senden uzuk yaşayıp ölse de
Hep biraz seninle olacak
Eski bir anı
Belki eski bir kahır
Ama sen hep
İnce ince işlenmiş olacaksın yüreğime
Neydi bunun adı bilinmesede
Sen hep yaşayacaksın
Gitmek ,
Neye göre gitmek
Ve nerelere gitmek
Bir bilinse ki,
Hiç gitmemiştir o gidenler,
Hep kalmıştır biraz.
Biraz hüzün,biraz sevinç getirmiştir.
Sen giderken o gelmiştir,
Sen ağlarken o sevmiştir,
Ama bil ki,
Hiç gitmemiştir.
Herşey zamanın oyunudur insana
Bir kavuşur bir ayrılırsın
Ama ölüm,
Ne ayrılık nede kavuşmadı
Ölüm sevgilim
Ölüm denilen şey
ALLAH'A VARMAKTIR.
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifJülide NAZIM


Mystic@L 4 Aralık 2006 18:10

Sanı

hiç degismedi san
sen öyle
distan
gir içeri -göz göz olmus-

ama yerinmez -çünkü kendi yerinde-
ayrica neden degissin konum
söyle
yasanirken hep ortak duyum

egri bir çizgi dudak -aci gülümseyis-
her zaman vardi
yaniltan

hiçdegismedisansenöyledistan

Eray Canberk


arwen 4 Aralık 2006 19:49

Sen Yoktun Ya! http://www.yazgulu.com/siirler/stergeela.gifhttp://www.yazgulu.com/siirler/stergeela.gifhttp://www.yazgulu.com/siirler/stergeela.gifhttp://www.yazgulu.com/siirler/stergeela.gifhttp://www.yazgulu.com/siirler/stergeela.gifhttp://www.yazgulu.com/siirler/stergeela.gifhttp://www.yazgulu.com/siirler/stergeela.gifhttp://www.yazgulu.com/siirler/stergeela.gifhttp://www.yazgulu.com/siirler/stergeela.gif


Yollar hep yokuşa sardı
Gün karanlığa doğru
Dansetmiyordu artık rüzgar
Toprağa küskün yağmur
Bir hüzün çiçeklerde
Boynu bükük yapraklar, ağaçların
Mahcup, sessiz, beklemede

Kabir toprağı örtülmüştü, adeta
Sen yoktun ya..

Boğazımda bir düğüm
Hüzün devşiriyor yaralı yüreğim
Yer arıyor kendine solgun umut,
Rüyalardan medet..
Bekliyorum,
Vefalı bir ses,
Özlüyorum..
Ağlıyorum

Kabir toprağı örtülmüştü, adeta
Sen yoktun ya..

Hani o ateş vardı ya
Hani o saran alev
Hani o sessiz haber
Hani o sensiz haber
Hani o ölüm haber
Ölmüştüm ölmeden
Efsunlu o geceden sonra
Sabahı beklemeden

Kabir toprağı örtülmüştü, adeta
Sen yoktun ya..

Bir ebed bestesiydi sevdam sana
Bir sözdü,
Perde kalmamıştı oysa vuslata
Kurşun gibi saplandı, şimdi
Yani o anda
Hani öldüğüm,
Hani şakaklarımda çıldıran sesin;
Gidiyorum...

Kabir toprağı örtülmüştü, adeta
Sen yoktun ya..

Güller kokmaz oldu artık,
Çiçekler solgun ve ölgün
Çöle döndü mahzun bahar
Güfteler elem üflemekte
Vedâ üflemekte
Cefâ üflemekte,
Alevden bir kor, sinelerde
Beyhûde..

Kabir toprağı örtülmüştü, adeta
Sen yoktun ya..

Cüneyt Eren




Saat: 16:49
Sayfa 5 / 801

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık