![]() |
ADİGE PŞAŞE ( çerkes kızı ) Çerkes kızlarının sosyal durumu hiç bir ulusun kızlarına benzemez. Doğuda kızlar kapalı, örtülü ve hapis, batıda güvensiz bir özgürlüğe sahip. Çerkes kızları ise tam bir gelecek ve özgürlüğün sahibidir. Mr.Longworth gibi Avrupa mantığı ile kadını düşünen bir kişi bile bu derece geleceği çok görür ve Avrupa kadınlarında bu kadar özgürlüğün olmadığını söyler. Mr.J.Bell ise ''Çerkes kadınlarının tavır ve hareketinde İslam usulü galiptir. Ancak Çerkes kızları eski Çerkes geleneklerine tümüyle bağlı olup Avrupa'nın özellikle yüksek tabakasına mensup kadınlarına, tavır ve hareketine tümüyle uyuyorlar'' diyerek Çerkes kızlarının yaşam biçimini övüyor. Doğallıktan gelen bu yaşama biçiminin eleştiriye değer bir tarafı yoktur. Çünkü hukukuna sahip, kişilikli her bir kadın için en doğru yol budur. Çerkes kızları da Çerkez delikanlıları gibi kendini gösterme, üstün gelme, daha yüksek dereceye erişmek aşkını taşırlar. Hiçbir konuda ikinci kalmamaya çalışırlar. Kızlar ailenin en nazlı bir bireyidir. Peder çocuklarından yalnız kızlarına yumuşak davranır. Anne bütün şefkat ve dikkatini ona yöneltir. Kardeşleri taparcasına severler. Aile içinden hiç biri bu aziz konuğun gönlünü kırmaz. Kız annesinin bir görev arkadaşıdır. Ona her konuda yardım eder. Dikiş tümüyle kıza aittir. Hatta kızı olmayan komşuların dikişlerine de yardım eder. İplik eğirmek, şayak dokumak kızın görevlerindendir. Aile bireylerinin elbiselerinin temiz olması, yırtık bulunmaması, konuk ve oturma odalarının yılda birkaç kez badana edilmiş olması, konuk odası yatak ve takımlarının temiz bulunması, kızın ününü ve değerini artırır. Çünkü Çerkesler; kızların değerini güzelliğiyle değil ev kadını olabilmek için gösterdiği yetenekle değerlendirdikleri için kızlar tembel ve beceriksiz, havai olmamaya, son derece aktif ve temizliğe uymaya zorunludurlar. Köylü yaşamı yaşayan ve genellikle zengin olmayan Çerkesler'in yalın ve rahat küçük evlerinde görülen ve ruhu okşayan temizlik ve özen, kadınların yoktan var ettikleri gönül çekici düzenlerle ve güzelleştirmelerde herhalde takdire değer. Yüksek bir terbiye ruhunun orada hâkim olduğunu gösterir. Kız erkeklere armağan verir ve armağan alır. Bu biçimde arkadaşlarıyla bir erkek gibi diyalog kurabilir. ''Mamrukaya şaş'' adıyla tanınmış bir kız, birçok isteklileri varken ''bir adam için bu kadar arkadaştan nasıl vazgeçeyim'' diye geç yaşına kadar evlenmemiştir. Bu söz Çerkes kızlarının evlenmeden önce geleceklerini, evlendikten sonra kocalarına, anneliğe ne derece samimiyetle sevgi beslemek ve sadık kalmak istediklerini gösterir. Doğuştan zeki olan Çerkez kızları konuşmalarında gayet zarif nükteler yaptıklarından, delikanlıların en korktukları şey kızların karşısında zor durumda kalmalarıdır. Konuşma özgürlüğü içinde genellikle şakalı, ancak ince bir üslup kullanılır. Kaba tavır ve söz sevilmez ve ayıp sayılır. Bunun için inceliğe son derece önem verirler. Delikanlı kızlarla serbest görüşmeyi, onların iltifatlarına mahzar olmayı kendileri için bir hak sayarlar. Mr.Longworth Çerkes kızı ve delikanlılarının bu serbest kaynaşmasından söz ederken akla gelebilecek olanları açıklayarak; ''Honi soit qui maly pense'' yani ''Bundan kuşku duyana lanet olsun" diyor. Çerkez kızlarını görmemiş bazı Avrupa yazarları Çerkes kızlarına kama taşır diye bir değerlendirme yaptılar. Bu olacak şey değildir. Oysa bu kızların tek silahı namusudur. Onun namus sevgisi önünde her şey saygıyla eğilir ve bir kızın namusunun lekelendiği görülmemiştir. Mr.J.Bell'de Çerkes kızları göğüste çapraz gümüş düğmelerle iliklenmiş sıkı montları ile, sırma şerit ve gümüş topla süslenmiş taçlarıyla bir savaşçı gibi görünürler. Ancak saldırgana karşı bütün silahları yüksek namuslarıdır. Bu giysi içinde saç örgülerinin belden aşağıya uzanması, nazik hareketleri, özellikle uzun boylu kızlara gerçekten zerafer özelliği veriyor. Kızlar sürekli yüzleri açık olarak gezerler. Ancak öyle arsızca erkek kalabalığına asla girmezler. Erkekler dolu olduğu halde konuk odasına, yaralıya hizmet etmek üzere geldiğini defalarca gördüğüm güzel ve uzun boylu kız orduda arkadaşlarına karşı bu sekeri görevi yapan ''ORLEAN KIZLARINI'' bir kaç defa aklıma besttir. Evinde erkeklerin ziyaretini kabul eder, konuğa saygı gösterir. Ancak bu konuda yalnız ana ve baba değil, ailenin büyüklerinden kimse yanında bulunmaz. Aslında kızın bulunduğu topluma ana-babanın girmemesi gerekir. Bunun için kızı düğünde bulunan baba dans yerinde bulunamaz, babanın yanında kızın oynaması saygısızlık diye nitelendirilir. Jabaghi Baj Çerkesler Kitabından kaynak: PAUKAF |
Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi & MsXLabs Çerkezler Kuzey Kafkasya'da yaşayan yerli halklardan bir bölümü. Anayurtları Kuzey Kafkasya'nın Karadeniz kıyıları olup Azak Denizi'nden başlayarak Gürcistan'a dek uzanır. Çerkezler İ.Ö. 6 yüzyılda Kafkasya'ya yerleştiler. Dağınık hâlde yaşayan Çerkezlerin en önemli kabileleri Bejeduh, Natuhay, Abzah ya da Abadzeh, Temirgoy, Hakuşi, Besleney ve Kabartay'dır. Çerkezler yüzyıllar boyunca Kuzey Kafkasya'ya egemen olan büyük devletlerin yönetimi altında yaşadılar. Çerkezlerin yaşadıkları bölgede sırasıyla Bizanslılar, Hazar Türkleri ve Moğollar egemenlik kurdular. 6. yüzyıldan başlayarak Çerkezler arasında yayılan Hristiyanlık, 17. ve 18. yüzyıllarda yerini Müslümanlığa bıraktı. 19. yüzyılda binlerce Çerkez Türkiye'ye göç etti. Çerkezlerin kendilerine özgü bir giyimleri vardır. Gelenek ve göreneklerini büyük bir titizlikle koruyan Çerkezler, zengin bir folklora sahiptirler. Son zamana kadar yazılı bir edebiyatları olmadığı hâlde savaş türküleri, kahramanlık destanları gibi halk edebiyatı ürünleri ağızdan ağıza yayılmıştır. Oturdukları bölgenin hayvancılığa elverişli olması nedeniyle başlıca geçim kaynakları hayvancılıktır. Ayrıca tarımla da uğraşırlar. Çerkezler arasında arıcılık da oldukça gelişmiştir. |
ADIGECE’Yİ GELİŞTİREREK YAŞATALIM!.. . ADIGECE’Yİ GELİŞTİREREK YAŞATALIM!.. . Değerli Adıgeler, 1. “Slav Yazısı’nın Adıgece’ye uygun yazı olduğu” söyleminin artık inandırıcılığı kalmamıştır. O söylemin doğru olmadığını; politik ve ideolojik mülâhazaların dışında tam bilimsel olarak kanıtlayalım: . Adıgece’nin ünsüz sayısı çok olup, Slav dillerinden farklı olarak, ünsüz harfi çok olan heceyle oluşan kelimeleri ve onların kullanım yoğunlukları fazladır. Slav Yazısı’nın dik çizgili biçimdeki harflerinin sayısı çoktur. Bu harfler, çok ünsüz harfli heceyle oluşan kelimelerin yazılarını metin (tekst) içerisinde yeterli olarak “okunuşlu ve kullanışlı” duruma getirememektedirler. Slav Yazısı ile yazılmış Adıgece metin (tekst) içerisinde; çok ünsüz harfli hecesi olan kelimelerin harflerinin seçilmeleri, seslerinin anlaşılmaları ve bunların anlamlarının okuma süresince zihinde tutulması çok zor olmaktadır. Başka bir ifade ile söylemek gerekirse, bu yazının imlâsı Adıgece’ye ağır gelmektedir. Slav Yazısı; Adıgece’de, insanın algılama ve ruhsal yapısına uygun bir yazı oluşturamadığı için, Slav Yazısı ile yazılmış Adıgece yazıların okunmaları zevkli değil, tam aksine sıkıcı ve sıkıntılı olmakta, insanı Adıgece ile yazı yazmaktan ve Adıgece’yi kullanarak çalışmaktan uzaklaştırmaktadır. Bundan dolayı Kafkasya’da Adıgece’yi bilenler gittikçe azalmaktadır. . Yeterinden çok daha uzun bir zaman olan 80 yıllık uyguluma, Slav Yazısı’nın Adıgece’ye uymadığını göstermiştir. Buna rağmen Slav Yazısı’nın kullanılmasına devam edilmesi için ısrar edilmesi, yasak getirilmesi, çok haksız bir durumdur. Eğer Adıgece bilenleri gittikçe azaltmasaydı haklı bir tarafı olabilirdi. Ama Rus Yönetimleri; zulüme ve kültürel jenoside devam etmek istiyorlarsa, bu, onların bileceği bir husustur. Biz; insanlar arasında antipatiyi arttıran değil, saygı ve sevgiyi arttıran ilişkilerin çoğalmasından ve bunun için tam adaletli olan kararların alınmasından yanayız. Elbet bir gün adaleti gerekli gören yönetimler de olacaktır. Ancak adaletli kararlara ulaşmak için geçecek olan zaman, bütün insanların zararıdır. . Evet maalesef ki, teknik olarak Slav Yazısı Adıgece’ye uygun olamamaktadır. Bu sebeple 80 yıldır Adıgece’yi nefes aldırmadan boğmaktadır. Artık Adıgece’yi öldürmek üzeredir. Çok aleni olan o durumu, Adıgeler artık gecikmeden muhakkak görebilmeliyiz. 2. Adıgece’nin ölmesi demek, Adıge Kültürü’nün de ölmesi demektir. Adıge Kültürü, Dünya'ya güzellik katan bir kültürdür. Adıge Kültürü’nü oluşturan Adıgece ölmese daha iyi olur, diye düşünüyorum. 3. Size, Adıge Yazısı’nı (Adighe Txik’er’i) açıklayan yazıları ilişikte sunuyorum. 4. Adıge Yazısı (Adighe Txik’er); Adıge Dilbilimcileri tarafından bir yüzyıldan çok bir zaman içerisinde ortaya çıkarılmış olan, dilbilimin bütün bilimsel kriterlerine uygun olan, Adıgece’nin yazılarını yeterli olarak “okunuşlu ve kullanışlı” duruma getiren, Adıgece’nin ne kadar güzel olduğunu gösterebilen ve alternatifsiz olan tek yazı sistemidir. 5. Adıgece’nin yaşayabilmesi için; Adıgeler, gecikmeden toplumca Adıge Yazısı’nı kullanmaya başlamamız gerekmektedir. Onu çabuk bir şekilde Adıgelere öğretebilmemiz için, para ve pul gerektirmeyen çok kolay bir işi toplumca yapmamız gerekmektedir. Önerim olan o kolay iş şudur: . İlişikteki yazılarda açıklanmış olan “Adıge Yazısı”nı; tanıdığımız tüm Adıgeler’e ulaştırıp onlara tanıtalım ve öğretelim. Gençlerimize, şarkı ve şiirlerini “Adıge Yazısı” ile yazmalarını önerelim. “Adıge Yazısı”nı hiç gecikmeden çocuklarımıza öğretelim. 6. O kutsal işimizi, beraberce en çabuk şekilde gerçekleştirmemiz gerektiği hususunda, bütün Adıgeler’e ricada bulunuyorum! 7. Adıgece’nin yaşamasını sahiden istiyorsak; o kolay işimizi bir an evvel toplumca yapmamız gerekmektedir. Onu müteakiben de çok çabuk bir şekilde Adıge Kültürü’nü, “Adıge Yazısı” ile Adıgece yazarak onları da Adıgeler’e ulaştırmamız gerekmektedir. 8. Adıge Yazısı üzerinde kimseyle hiçbir polemiğe girmeden onu hemen kullanmaya başlamamız; güzel biçimlerde, doğru olarak ve üzerinde özenerek kullanmamız gerekmektedir… 9. Adıgece’yi geliştirerek yaşatmalıyız. Gerçek Adıge Ruhu olan Adıgeler! Sizleri çağırıyorum! . ADIGECE ÖLMESİN!.. . GELİNİZ! . ADIGECE’Yİ GELİŞTİREREK YAŞATALIM!.. . Yılmaz ÖZCAN . 30.03.2014 . K.Maraş – Turkey EKLER: 1. Adighe Txik’er 2. Adıge Yazısı 3. The Writing Circassian NOT: “Adıge Yazısı’nı açıklayan yazılar” e-mail adresine gönderilir. . ADIGHEBZER XEDQHAAXHUEW DIVQHAQHAPSEW!.. . Adighe Lhap’exe, 1. “Slav Txik’er Adighebzem yeg’u g’axhuiw” jizi-axem, zyk’ pejiw ja-ar-am. Ha psalher, habi hatk’e dy f’ech xhuin xueey-am. Slav Txik’er Adighebzem zerideemig’uir, mibdeejim g'ichit-uatew mys g’idoqhalhaqhuir: . Adighebzem, neqhuec’ bzexem xuemidew maq de-u kued yi-as. Slav bzexemy xuemidew, maq de-u h’arf kued zixet maqilh zy-a psalhexemre hapxuede psalhexem ya zeeh’aniqhaxemre yikueds. Zadew yitxhaa form zy-a h’arfxer zykued Slav Txik’em; maq de-u h’arf kued zixet maqilh zy-a psalhexemre hapxuede psalhexem ya zeeh’aniqhaxemre zykued Adighebzem yi txiqhaxer, yiryquiw “yegeqhuaf’ere zeeh’aqhuaf’ere” g’yqhaxhuif-am. Yi txiqhaxer yiryquiw “yegeqhuaf’ere zeeh’aqhuaf’ere” g’azimiqhaxhu txik’e systemimk’e txa “txik’e qhuazemre grameerimre psalhalhemre;” Adighebzer, yiryquiw “zeeh’aqhuaf’e” g’aaqhaxhuif-am. Yiryquiw zeeh’aqhuaf’e g’amixhua Adighebzer; zeeh’anir, xeqhaxhuenir, qhapsewinir guiqhu mexhuir. Habi chh’ak’e Slav Txik’er; Slav bzexem zareeg’uxem xuedew Adighebzemy yeg’u g’axhu-am, Slav Txik’em, qha 80 lhandere dy Adighebzer yimiqhabawew yeeth’aler. Har yigyi Adighebzer yiqhal’enim nesas. Naxuew witikuim yit ha g'axhug’aac’er, dimiguivew tlhaqhuifin xueeys. 2. Adighebzer l’eme, habi g’yqhaxhua Adighe Kuilturiry l’a xhuinus. Adighe Kuilturir, Duneeyim daxaqha g'ixezilhh'a zi kuilturs. Adighe Kuilturir g’aziqhaxhua Adighebzer mil'eme nexhif' xhuinuw, solhiter. 3. “Adighe Txik’er” g’azi-uate txiqhaxer, nipic’awe nifxuizoqhah’ir. 4. “Adighe Txik’er;” Adighe Bzec’eniqhalejhxem yilhesychem c’yqhu zeman pc’onde zek’elhh’awijhiw zedelajhexew zeqhuisew witikuim g’iraqhah’aawe, Adighebzem yi txiqhaxer yiryquiw “yegeqhuaf’ere zeeh’aqhuaf’ere” g’aziqhaxhuif, Adighebzer sit xuedyziw zeridaxer g’aziqhalhaqhuif, alternatyfince txik’e system zaques. 5. Adighebzer psewifin chh’ak’e; Adighexem xamexem, ziguerxem g’aak’elhitmig’uih’iw, haxem zadmiqhaqhaguivew, zerijilew “Adighe Txik’er” zeeth’awe dixueejhen xueey g’oxhuir. “Adighe Txik’er” dy Adighexem c’exiw yadqhats’ixuiw yadqhac’efin chh’ak’e, zyk’ parere pulire xueey g’azimiqhaxhu zi uexuiqhue tincir zerijilew tc’en xueey g’oxhuir. Adighexem tekylyf nifxuesc’ ha uexuiqhue tincir miras: . Nipic’a txiqhaxem g’ichi-ueta “Adighe Txik’er;” tts’ixu Adighexem psomy yalhedqha-asiw yadivqhaqhaac’e. Adighe c’aleqhualexem; ya wisexer, ya weredxer, ya ci-yrxer, dy Adighe Txik’emk’e yatxin zerixueeyir tekylyf yaxuidevqhac’. Zyk’ dimiguivew “Adighe Txik’er” dy ts’ig’uxemy yadivqhaqhaac’e. 6. Ha dy uexuiqhue lhap’er, zerijilew zec’iqhuiw, c’exiw dqhazec’en zerixueeyimk’e, Adighexem psomy sinivolhe-uir! 7. Adighebzer zeripsewinim pejiw dixueeyiwe chitime, ha uexuiqhue tincir zerijilew c’ex didew tc’en xueey g’oxhuir. Habi k’elhig’uewe dip’ac’ewe Adighe Kuilturir Adighe Txik’emk’e Adighebzew ttxijiw haxery Adighexem yaxuinedqhasin xueey g’oxhuir. 8. Adighe Txik’em yi c’i-uim zyk’ zimy polemiky cheedmiqhac’iw, zi maxue yape gyic’e c’eddzew har zeeth’awe dixueejhen; zaxuew, yeg’uire-yechh’iw, yi c’i-uim ditee-azezih’iw zeth’an xueey g'oxhuir… 9. Adighebzer xedqhaaxhuew dimiqhapsewime, Qiyametir g'asixu pchil’iniqhar diwixinu-am. Adighepse pej zy-aj Adighexe! Sinivoge! . ADIGHEBZER YIREEMIL'E!.. . FIG’AAG’UE! . ADIGHEBZER XEDQHAAXHUEW DIVQHAQHAPSEW!.. . YEMUZ Yilmez . 30.03.2014 . K.Maraş - Turkey PIC’AXER: 1. Adighe Txik’er 2. Adıge Yazısı 3. The Writing Circassian NOT: “Adighe Txik’er g’azi-uate txiqhaxer” e-mail adresim nidoqhah’ir. . ADIGE YAZISI’NIN YERİ . Toplumların kullandıkları yazı sistemleri; bulunduğumuz hız çağında, hız kriteri esasına göre oluşmuş olan iki kategoriden birinde yer almaktadırlar. Bu yazı kategorileri şunlardır: . 1. Sadece standart latin harflerini kullanan yazı sistemleri. . 2. Özel harf de bulunduran yazı sistemleri. . Bunlardan ilk gruba giren yazı sistemleri, birinci lig yazıları olup teknik gelişmelerin tüm olanaklarından yararlanırlar. Çünkü bu yazılar, tüm programlara ve yeni gelişmelere uyumludurlar ve işlemlerde hızı azaltmazlar. . İkinci gruba giren yazı sistemleri; alt liglerde yer alırlar ve kullanılan özel harfleri destekleyen programlardan yararlanırlar. Ama yeni teknik gelişmelere aynı anda uyumlu olamazlar, bunun için aracı programlara gereksinim duyarlar. Bu durum; donanımın ve personelin birim zamandaki verimini ve hızını azaltır. Ayrıca her font özel harfleri desteklemez. Almanlar bu durumdan kurtulmak için; yakın bir geçmişte, yüzlerce sene kullandıkları ve büyük B harfinin aşağıya doğru kuyruklu bir biçiminde olan özel harfi terk ederek onun ses değeri olan iki “SS” harflerini kullanmaya karar verip uygulamaya hemen koymuşlardır. Başka bir ifade ile “harf tasarrufu” prensibini ( !?. ) bozmuşlardır. Böylece yazıları birinci lige uyumlu duruma geçmiştir. . Adıge Yazısı (Adighe Txik’er); Adıge Dilbilimcileri tarafından bir yüzyıldan daha çok bir zaman içerisinde ortaya çıkarılmış olan (başka bir ifade ile tarihsel derinliği olan), dilbilimin tüm bilimsel kriterlerine uyan, Adıgece’nin yazılarını yeterli olarak “okunuşlu ve kullanışlı” duruma getirebilen, onun güzelliğini gösterebilen ve birinci lig koşullarına tam uygun olan bir yazı sistemidir. . Adıge Yazısı’nın kuruluş biçimi; onun, yukarıda sözü edilen özellikleri noksansız olarak taşıdığını göstermektedir. Bunu tam kanıtlamak için, Adıge Yazısı’nın kuruluşunu kısaca özetleyelim: . 1. Adıge Yazısı’nda “ c ” harfi, Türkçe’nin “ ş ” harfinin sesi değerindedir. “ c ” harfinin Türkçe’deki ses değeri, yalnız Türçe’ye özgüdür. Dillerin yazı sistemlerinde birkaç harf; kullanıldığı dile uygun olarak o dile özgü olan ses değerleri taşıyabilmektedirler. “ c ” harfinin Adıgece’deki ses değeri; bu dile uygun düşmekte ve “ ş ” sesinin Adıgece’deki farklı türevlerinin Adıgeceye uygun olarak okunuşlu biçimlerde yazılmalarına olanak sağlamaktadır. . 2. Adıge Yazısı’nda “ i “ harfi, Türkçe’nin “kalın ı” harfinin sesi değerindedir. Batılılar, Türkçe ve Doğu Avrupa dillerinin “ kalın ı ” seslerini aynı şekilde yazmaktadırlar. İnternette de durum öyledir. . 3. Adıge Yazısı’nda “ x ” harfi; Grekçe’de olduğu gibi “ ince k ” sesi ile “ h ” sesinin birleşimi olan bir ses değerindedir. . 4. Yukarıda ses değerleri belirtilen “ c, i, x ” harflerinin dışında kalan 23 latin harfinin Adıgece’deki ses değerleri, Latince’de ve Türkçe’de olduğu gibidir. . 5. Adıge Yazısı’nda birleşik harflerin oluşum kombinasyonları, hem Batı yazı normlarına ve hem de Adıgece’nin tüm özelliklerine uygundurlar. . Yukarıdaki açıklamalardan tam olarak görüldüğü üzere, Adıge Yazısı (Adighe Txik’er), aşağıdaki genel özellikleri taşımaktadır: . a. Oluşumunun tarihsel derinliği ve doğallığı vardır. . b. Kuruluşu Batı normlarına tam uygundur. . c. Türkçe’nin ve latin yazısı kullanan diğer dillerin yazıları ile barışıktır. . d. Adıgece’nin özelliklerinin bütün gereklerini sağlamaktadır. . e. Adıgece’nin yazılarını yeterli olarak “okunuşlu ve kullanışlı” duruma getirebilmektedir. . f. Birinci kategori yazı sistemlerinin özelliklerine tam sahiptir. . Yukarıdaki özellikleri ve daha başka özellikleri taşıyan Adıge Yazısı (Adighe Txik’er), Adıgece için alternatifsiz ve milli olan tek yazı sistemidir. Adıge Toplumu’nca bir an önce harekete geçilerek yoğun bir biçimde kullanılması gerekmektedir. . Yılmaz Özcan . 30.03.2014 . K.Maraş - Turkey YE-A DIXUEEVQHAAJHE!.. Yiryquin-a dizeraqhaqapts’ar?!. Yiryquin-a dizerak’elhig’uih’aar?!. Yiryquin-a dizeraqhah’awleeyar?!. Yiryquin-a dizeraqhaguivar?!. G’itpoplher dy hanebzer. “Sy binxe! Fy axer g’isxuefcyy!” g’idjee-ar. Divqhawbid yi ar, yi pl’er, mil’e gyic’e har. Yi nem ne, yi napem nape chidivqhaaxue! Divqhaqhaqaabze yi wi-aaqhaxer, Xhuichxhue chidivqhaaxue, haxem. Deede-uen quideey yiryquin-am, habi. Apl’e xuedivqhac’, deevqhapsalhe! “Dig’ag’uas dy psew dy hanebze daxe, Dy qhaac’exer wettiniw we!” jeedivqha-a. Dqhaxhuijiniw har, g’adqhategyijiniw, Ye-a dixueevqhaajhe!.. . YEMUZ Yilmez . 06.03.2014 . K.Maraş - Turkey |
. ÇERKESÇE YAŞAMAMALI MI?!. . “Çerkesçe Öğrenim”e ilginin azalmasının nedenleri çoktur. Ancak en başta gelen nedeni, “Slav Yazısı” prangasının ona vurulmuş olması ve bu durumun; üniversitelerin dilbilimle ilgili akademik çevreleri ile Çerkes Sivil Toplum Kuruluşları yöneticileri tarafından, Çerkes Toplumu'nun arzularına aykırı biçimde ısrarla savunulmasıdır. . Dünyanın en mükemmel kitapları, en iyi öğretim dokümanları, en iyi öğretmenleri sağlansa da; Çerkes Dilleri’ne uymayan, onların yazılarını yeterince "okunuşlu ve kullanışlı" duruma getiremeyen, başka bir ifade ile söz konusu dillerde, insanın algılama ve ruhsal yapısına uygun bir yazı oluşturamayan “Slav Yazısı” ile; Çerkes Dilleri’nin yeni nesillere yaygın olarak öğretilebilmesi mümkün değildir. Slav Yazısı ile Çerkes Dilleri’ni öğrenenlerin sayısı, o dilleri unutanların sayısının % 3' ü kadar dahi olamayacaktır. Çünkü Slav Yazısı, teknik olarak Çerkes Dilleri’ne uygun olamamaktadır. Slav Yazısı’nın imlâsı bu dillere ağır gelmektedir. Bu durum, iki nedenden kaynaklanmaktadır. Adıgece’nin ses özellikleri ile Slav Harfleri’nin orfografik özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Bu hususu biraz açacak olursak; Adıgece’nin ünsüz sesleri çok olup, çok ünsüzlü hecesi olan kelimelerinin miktarı ile bunların kullanım yoğunlukları fazladır. Slav Yazısı’nın ise, dik çizgilerle oluşan harflerinin miktarı çoktur. Bu harfler; çok ünsüzlü hecesi olan kelimelerin yazılarını metin (tekst) içerisinde yeterli olarak “okunuşlu ve kullanışlı” duruma getirememektedirler. Slav Yazısı ile yazılmış Adıgece bir metin içerisinde; çok ünsüz harfli hecesi olan kelimelerin harflerinin seçilmeleri, seslerinin anlaşılmaları, bunların anlamlarının okuma süresince zihinde tutulması zor olmaktadır. Bu sebepten dolayı Slav Yazısı ile yazılmış Adıgece yazıların okunmaları zevkli değil, tam aksine sıkıcı ve sıkıntılı olmakta, bu durum ise, insanı Adıgece yazı yazmaktan ve Adıgece’yi kullanarak çalışmaktan soğutmaktadır. . Başka şekilde söylemek gerekirse; bu dillerin kendi doğal kullanışlı yazı sistemlerinin öğretimde kullanılmasına müsaade edilmediği ve ısrarla dayatılan yazı sistemi de bu dillerde kullanışlı olamadığı için, Çerkes Dilleri’ni bilenler dünyada gittikçe azalmaktadır. UNESCO da bu dillerin kısa zaman içinde öleceklerini belirtmekten başka bir şey yapmamaktadır. UNESCO’nun esas görevlerinden birisi de, bu “Kültürel Jenosid”i durdurmak olması gerekirken tam aksine olarak olaya seyirci kalmayı tercih etmektedir. Bu durumlar görüldüğü ve bilindiği halde; Slav Yazısı’nın Çerkes Dilleri’nde kullanılmasına devam edilmesi için ısrar edilmektedir. Rus Yönetimi'nce; bu dillerde yazı değişikliği yapılamayacağı hakkında, kanunla yasak getirilmiştir. Bu yasak, çok haksız bir durumdur. İnsan haklarının ayaklar altına alınmasıdır. Bu durum; insan haklarının genel olmadığını, ancak uygun görülen halklar için söz konusu olabileceğini göstermektedir. . Çerkesler, yaşayabilmek için kendilerini savunma dışında dünyada hiçbir ulusa ve insanlara saldırmamışlar ve onlara herhangi bir zarar vermemişlerdir. Ama Çerkesler’e en ağır jenosid uygulanmıştır. Fiziki jenosid yeterli görülmemiş, jenosidden arta kalan insanların % 90’ı öz vatanlarından sürülmüşlerdir. Bunların % 90’ı da sürgün yollarında ölmüştür. Bu kadar zülum de yeterli görülmemiş, sağ kalanların üzerinde bu güne kadar devam eden acımasız bir “Kültürel Jenosid” uygulanmıştır. Bu da yeterli bulunmamış ki, diyasporada kültürel bakımdan tam da nefes alabilecekleri bir sırada, bir takım gizli temaslarla “Slav Yazısı” prangasının diyasporadaki insanlara da vurulması sağlanmıştır. Şimdi ise, bu pranga sayesinde Çerkes Kültürü’nün ihyâ olacağı söylenerek Çerkes Toplumu ile alay edilmektedir!.. . Dünya’daki bilim insanları ve akademisyenler; Çerkes Dilleri’ne ve Çerkes Kültürü’ne sahip çıkmazlarsa, kısa bir zaman içinde bu diller ve Çerkes Kültürü dünyadan tamamen silinecektir. Çerkesler’in, dillerini ve kültürlerini yaşatmak için önlem alabilmeleri mümkün değildir. Çünkü, sadece kanunla yasak konulmakla kalınmamış, bir takım gizli temaslarla “yazı prangası”nın diyasporadaki insanlara da vurulması sağlanmıştır. Slav Yazısı teknik olarak Çerkes Dilleri’ne uymasa da, Çerkesler bu yazıyı kullanmak zorundadırlar. Bunun anlamı şudur: Çerkesler; dillerinin ve kültürlerinin ölümünü, elleri bağlı olarak seyretmek zorundadırlar. Bu ne biçim bir adalet?!. Ne kadar haksız ve hazin bir durum!.. . Değerli akademisyenlere, bilim insanlarına ve vicdanı olan bütün aydınlara soruyorum: Lütfen aynı haksızlığın size de yapıldığını bir düşünün! Öyle bir dünyada siz mutlu olabilir misiniz?!. Konunun çok üzücü olan bir tarafı da; Avrupa ve dünyanın diğer ülkelerindeki bilim insanlarının, akademisyenlerin bu kültürel jenoside ses çıkarmamaları ve Türkiye’deki akademisyenlerin ise bu kültürel jenoside katkıda bulunmalarıdır. Kanaatime göre Çerkes Dilleri ve Kültürü; dünya ülkelerine ve insanlığa zararlı değildir. Tam aksine Çerkes Kültürü; dünyaya güzellikler, moral değerleri, insani değerler, güzel duygular ve sanatlar katmaktadır... Bu nitelikleri taşıyan Çerkes Kültürü’nün ve onun dili Çerkesçe’nin yaşamaması mı gerekiyor?!. . Çerkes Dilleri ve Çerkes Kültürü’nün yaşayabilmesi için onun, ilk önce teknik olarak kendisine uymayan “Slav Yazısı” prangasından muhakkak kurtarılması gerekmektedir. Kafkasya'daki kimi cesaretli Çerkesler de “Slav Yazısı'nın Çerkes Dilleri’ne uymadığını" açıkça ifade etmektedirler. Ama her ne hikmetse, Slav Yazısı'nın bu dillerde kullanılmasına devam edilmesi için bizim akademisyenlerimiz başta olmak üzere çok ısrar edilmektedir. Âdeta "Slav Yazısı'nın Adıgece'yi boğmasına seyirci kalınması ve hatta marifetli kişi ve kuruluşlarca bu kültürel jenoside katkıda bulunulması" için bütün dünya anlaşmış gibidir. Ne diyelim, dünyaya hayırlı olsun…(!..) . Ancak kanaatime göre yanlış yapılmaktadır. “Kültürel Jenosid”i uygulayanlar ile onlara çanak tutanlar, aslında kendilerinin çukurlarını kazmaktadırlar!.. Yeterli bir inceleme yapıp etraflıca düşünürlerse, yaptıklarının ve haksız uygulamalarının çok yanlış olduklarını, kendi çıkarlarına da uygun olmadıklarını görebilirler!.. Gene de şövence düşünüş ve tutumlarında ısrar edeceklerse, artık kendileri bilirler… Ama yanlışlarının gelecekteki acısını muhakkak hissedeceklerdir!.. Demek ki onlar, GRİ BİR DÜNYAYI tercih ediyorlar. Bu durumda kendilerine, “GRİ DÜNYANIZ SİZLERE HAYIRLI OLSUN!..” demekten ve iyilikler dilemekten başka yapılabilecek bir şey yoktur… Bizler de, artık içi boş sözlere kanmamayı öğrenmeliyiz. . Madem Çerkes Dilleri ile Çerkes Kültürü’nün yozlaştırılmadan yaşatılması sahiden istenmiyor, o halde niye bu insanlar boş yere oyalanıyor?!. Onların zamanları kendilerinden niye çalınıyor? Bu insanlara dürüst olarak davranılsa da, “Artık Çerkesçe’nin ve Çerkes Kültürü'nün yaşatılmasına gerek duyulmadığı” kendilerine söylense ve ona göre davranılsa daha doğru ve etik bir hareket olmaz mı?!. Çerkesler, kendilerine dürüst olarak davranılmayı hak etmiyorlar mı?!. . Adıge Toplumu'ndan bir kişi olarak; Türkiye'nin ve Dünya'nın akademik çevreleri ile dilbilim insanlarına şunu söylemek istiyorum: . ÇERKESÇE’NİN ÖLMESİ; SİZLER İÇİN, HERKES İÇİN VE DÜNYA İÇİN HİÇ DE İYİ OLMAYACAKTIR!.. . Yılmaz Özcan . 29.11.2014 |
. ABZEH DİYALEKTİ’NİN YAZILIŞI 1. Abzeh Diyalekti’nin seslerinin yazılışları, takip eden sayfalarda gösterilmiştir. Onlardan “ cu, c’u , çu , ju , j’ ” sesleri, bu diyalektin özel sesleridir. 2. Abzeh Diyalekti’nin “ c , c’ , ç , g , g’ , j , k , q , qh , x , xh ” seslerinin arkalarında gelen “ kısa u ” sesi “ ui ” grubu ile ve “ yarım u ” sesi bir “ u ” harfi ile yazılır. Diğer ünsüz seslerinin arkalarında gelen “ uzun u ” sesi ise, bir “ u ” harfi ile yazılır. Örnekler: YERİ : “ u = yarım u ” sesi olarak: “ ui = kısa u ” sesi olarak: Kelime başında: . . uitin : kıyıda durmak . ” ” . . uixin : açmak ( c ) arkasında: yecu : içiver . . cuiqha : çürüdü ( c’ ) ” ac’u : tatlı . . c’ui : iyi ( ç ) ” abiçu : eldiven . . çuimpe : çilek ( g ) ” degu : sağır . . gui : kalp, yürek ( g’ ) ” t’eg’u : az, biraz . . yeg’uiqh : yakıştı, uydu ( j ) ” uiju : katı, kalın . . juiqha : eridi, çözüldü ( k ) ” xeku : vatan . . kui : araba ( q ) ” mequ : kuru ot . . quizin : sıkmak ( qh ) ” deqhu : iyi, fevkalade . . qhuimi : kalın ( x ) ” . . . . cxuijh : leğen kemiği ( xh ) ” qhaxhu : oldur; güt . . pxhui : kız evlat . “ u = uzun u ” sesi olarak: . . . bzu : kuş . . . t’u : iki . . . g’uenur : gidecek olan 3. Abzeh Diyalekti’nde “ u ” harfi; kendi önünde gelen “ c , c’ , ç , j , x ” harflerinin esas seslerini biraz değiştirerek “ cu , c’u , çu , ju , xu ” ünsüz seslerini oluşturur. 4. “ j’ ” sesi, “ jh ” serbest ünsüz sesinin sıkılmış bir ünsüz sesidir. 5. Abzeh Diyalekti’nde; a. Ünsüz harflerin, kalın ünlü harflerin önlerinde ve kelimelerin sonlarında gelen “g ” harfi; Türkçe’deki “kalın g” ünsüz sesi ile okunur. b. İnce ünlü harflerin önlerinde gelen “ g ” harfi ise, İngilizce’deki ünsüz sesi ile, başka bir ifade ile Arapça’nın DJUM harfinin ünsüz sesi ile okunur. c. Ünsüz harflerin, kalın ünlü harflerin önlerinde ve kelimelerin sonlarında gelen “ gy ” grubu da; Arapça’nın DJUM harfinin ünsüz sesi ile okunur. NOT: Adıge Dilbilimci KUBE Şaban, çok doğru bir kararla yukarıda belirtildiği şekilde “ g ” harfini; ünsüz harflerin ve kalın ünlü harflerin önlerinde iken Türkçe’deki “kalın g” sesi değerinde ve ince ünlü harflerin önlerinde iken ise Türkçe’nin “c” harfinin sesi değerinde (başka bir ifade ile İngilizce’deki sesi değerinde) kullanmıştır. Diyalektlerdeki farklı sesleri nasıl olursa olsun “ g ” harfini, yukarıda belirtildiği şekilde kullanarak diyalektlerin ortak olan kelimelerini, aynı biçimlerde yazmamız gerekmektedir. Yılmaz Özcan 23.12.2014 - 1 - ADIGECE’NİN SESLERİNİN YAZILIŞLARI (ABZEH DİYALEKTİ) SES / KELİME ANLAMI a agu avuç içi g’ah’ getir ane yemek masası daxe güzel aa aaxiqh ondan aldılar qhaase hububat, tahıl -a yi-abaqh elini soktu -aa yi-aaqh onun vardı b be çok c ce süt; mermi ch cheni huy, karakter chek’i kumaş chabe yumuşak chybqhui dokuz yüz cu cue siz cuiqha çürüdü yecu içiver c’ c’aqh alt c’efaqh altına düştü c’ale genç, delikanlı c’enen altı yanmak c’aqha yapılan, ifâ c’ex tez, çabuk c’u c’uenen takılı kalmak mac’ue ateş c’ui iyi ac’u tatlı ç çaqhaw çatlamış olarak çits’i oğlak çezu sıra; nöbet çu çuimpe çilek abiçu eldiven ç’ ç’apse ip, urgan d deqhuew iyi olarak dz badze sinek e meli koyun ee eexi ondan alıyor seeplhiqh ona baktım -ee ze-eexi düzeltiyor f mafe gün - 2 - SES / KELİME ANLAMI g gaz gaz goç’ yanından ayrılıyor gu gui kalp, yürek degu sağır ge, gy gegu oyun; düğün gyan gömlek g’ g’ag’uen gelmek g’eejhen harekete geçmek g’u yeg’uiqh yakıştı, uydu t’eg’u biraz gh lhaghew yüksek olarak ghini barut h hane anne hari evet, öyle h’ h’ac’e misafir i iqhin elinde tutmak mili buz -i s-ix benden al chi-i var yi-i onun var ty-i bizim var cuy-i sizin var i maine anlam Ysmeiyl İsmail j bjini soğan jh jhak’e sakal bjhih’a sonbahar, güz jhapxh tava jhaqha pişti ju juiqha eridi, çözüldü uiju katı; kalın j’ j’ighi ağaç k karton karton kontrol kontrol ku kui araba xeku vatan, yurt k’ cik’e buzağı l li et - 3 - SES / KELİME ANLAMI lh lhi kan l’ l’i adam, erkek m mazew ay olarak n nap’e göz kapağı o one takılı kalıyor mor şu -o ze-owe çarpışıyor p pe burun; ön p’ p’e yatak; yer q qabi kabak qaabze temiz qu quizin sıkmak mequ ot qh qha yıl, sene qhaatxe ilkbahar qhu qhuimi kalın deqhu iyi, fevkalâde r perit önder, lider s sap toz t tin vermek t’ nat’e alın ts tsi yün ts’ ts’ifi insan u t’u iki dunay dünya ua uaqha harman dövme ue uetenew açıklamak için uee ueexi açıyor ui uidan iplik uy uyqhaziqh yerinden düşürdü -ua zi-uaqhar söyleyen -ue ma-ue harman dövüyor - 4 - SES / KELİME ANLAMI -uee ze-ueeqhaane susturuyor -ui g’i-uileliqh sarktı -uy ze-uyqhac’aqh toparladı -u c’i-u düğme; üst taraf c’ue-u ekşi v vagon vagon w wine ev; bina we sen x xabze töre; kural xu cxue-u dizgin cxuijh leğen keğimi xh pxha odun; ahşap xhu pxhui kız evlat qhaxhu güt; oldur y yxiqhaw ondan alarak sy ne gözüm -y s-yxirer benden aldığı y yaqha zarar yesiqh yüzdü yisew içinde oturarak Adigheey Adıge Ülkesi z zi bir nezi kenar - 5 - ABZEH DİYALEKTİ’NİN YAZILIŞINDA YAPILMASI GEREKEN DÜZELTMELER 1. Abzeh Diyalekti’nde kelime başında gelerek “ la ” şeklinde yazılan “kısa a ” sesi, latin yazışta bir “ a ” harfi ile yazılarak çevirilmelidir. Örnekler : laбл = abl, laнэ = ane, IaшIy = ac’u. 2. “ дж ” sesi; latin yazışta, ince ünlü harflerin önlerinde “ g ” harfi ile, ünsüz harflerin, kalın ünlü harflerin önlerinde ve kelime sonlarında ise “ gy ” grubu ile yazılarak çevirilmelidir. 3. “ шI ” ve “ чI ” harfleri, sesleri nasıl olursa olsun ikisi de “ c’ ” sıkılmış harfi ile yazılarak çevirilmelidirler. 4. “ кI ” harfi bulunan kelimeler çevirilerken Kabartay Diyalekti’ndeki karşılıklarına bakılarak aynı harfin karşılığı olarak “ щI ” yazılanlar “sıkılmış ş ” sesi olup “ c’ ” sıkılmış harfi ile ve “ кI ” yazılanlar ise “sıkılmış ç ” sesi olduklarından dolayı “ ç’ ” sıkılmış harfi ile yazılarak çevirilmelidirler. Ancak “шыкIэ” kelimesi latin yazısına çevirilirken “ кI ” harfi, “sıkılmış ince k ” sesi olduğundan “ k’ ” sıkılmış harfi ile yazılarak çevirilmelidir. Örnekler: кIэкIы = k’ec’i, кIэ = c’e, шыкIэ = cik’e. 5. Kelime başında gelerek “ Io ” şeklinde yazılan ayrılan kısa diftong sesi ile arkalarında “yarım u ” sesi alabilen ünsüz harflerden sonra gelerek “ o ” harfi ile yazılan kısa ses gubu, onların gerçek sesi olan “ ue ” grubu ile yazılarak çevirilmelidir. 6. Kelime içerisinde hece başında gelerek “ Io ” şeklinde yazılan ayrılan kısa diftong sesi, “ -ue ” grubu ile yazılarak çevirilmelidir. Diyalektler arasında yazış farklılıklarını çoğaltmak amacıyla, dilbiliminde hiç bulunmayan “harf tasarrufu” prensibi uydurularak dilin diftonglarının bozulması, doğru yazış biçimleri değildir. 7. “ Iy ” sesi ile başlayan fiillerin şimdiki zaman üçüncü şahıs çekimlerinde kelime başında gelerek “ Io ” şeklinde yazılan “ uzun o ” sesi, bir “ o ” harfi ile yazılarak çevirilmelidir. Buradaki “ uzun o ” sesi, şimdiki zamanın bir çekim ekidir. Arkalarında “ yarım u ” sesi almayan ünsüz harflerden sonra gelerek bir “ o ” harfi ile yazılan “ uzun o ” sesi de, latin yazışta, bir “ o ” harfi ile yazılarak çevirilmelidir. Örnekler : Ioнэ= one, IoкIыжьы = ok’iji, мoр = mor. 8. Kelime içinde hece başında gelerek “ Io ” şeklinde yazılan “ ayrılan uzun o ” sesi, “ -o ” ayrılan harfi ile yazılarak çevirilmelidir. Örnekler : зэIoнэ = ze-one, къыIoлэлы = g’i-oleli, къыIoкIэ = g’iok’e, зэIoo = ze-owe. 9. Kelime ya da hece başında gelerek, “ o ” harfi ile yazılan ses grubu “we” şeklinde, “ y ” harfi ile yazılan ses grubu “ wi ” şeklinde ve “ и ” harfi ile yazılan ses grubu ise “ yi ” şeklinde yazılarak çevirilmelidirler. Örnekler : oд = wed, o = we, зэIoo = ze-owe, зэoн = zewen, yнэ = wine, yцы = witsi, иyн = yiwin, иyэн = yiwen, и = yi, къиyн = g’ywin. 10. Adıgece’nin mülkiyet (iyelik) sıfatları ile gösterme sıfatlarının, fiil çekim ön eklerine benzer şekilde kelimelerin ön ekleri halinde yazılmaları doğru değildir. Söz konusu sıfatlar, anlam ilgisi kurdukları kelimelerden ayrı kelimeler olarak yazılmalıdırlar. Ayrıca tekil üçüncü şahsa ait mülkiyet sıfatı kelimesi ile tekil ve çoğul üçüncü şahıslara ait olan fiil çekim ön eklerinin sesleri ve yazılışlarının düzeltilmeleri gerekmektedir. Örnekler: зиyнэ = zy wine, ыхaтэр = yi xater, ыпэ = yi pe, ышIaгъ = yi c’aqh, ыкъoр = yi quer, якъэхъукIэр = ya g’axhuik’er, ayнэ = ha wine, тихaтэ = ty xate, ыублэгъaгъ = yiwibleqhaaqh, aгъэхьaзыры = yaqhah’aziri, aщыщэу = yachichew. 11. “ ж , жъ , ш , щ ” harfleri bulunan kelimeler latin yazışa çevirilirken Kabartay Diyalekti’ndeki karşılıklarına bakılarak orada, “ ж ” şeklinde yazılanlar “ j ” harfi ile, “ жъ” şeklinde yazılanlar “ jh ” birleşik harfi ile, “ ш ” şeklinde yazılanlar “ c ” harfi ile ve “ щ ” şeklinde yazılanlar ise “ ch ” birleşik harfi ile yazılarak çevirilmelidirler. 12. “ ж ” harfi ile yazılmakta olan “ orta kalınlıktaki j ” sesini, Adıge Transkripsiyonu’nda “ jw ” birleşik harfi ile ve “ ш ” harfi ile yazılmakta olan “ orta kalınlıktaki ş ” sesini ise, Adıge Transkripsiyonu’nda “ cw ” birleşik harfi ile yazılarak gösterilmelidir. 23.12.2014 Yılmaz ÖZCAN - 6 - |
https://www.youtube.com/watch?v=JlgHmIXbAtg https://www.youtube.com/watch?v=G9jwuV7RID8 https://www.youtube.com/watch?v=GMNjqoetLU8 Çerkesya'dan ve Türkiye'den bir kaç Çerkes Düğün videosu paylaşayım bende izlesin arkadaşlar.. Çerkes Düğünleri nasıl olur baksınlar.. :) |
| Saat: 03:05 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık