![]() |
Birgün öLürsem sakın korkma başka sevgiden, İnan üzülürüm eksik olursa mutluluk yüzünden. Sen bilmeden, seni her gördüğüm de gülmüyorsan, Ben de gülmem hep ağlarım gittiğim yerden. Eğer birgün ölürsem sakın unutma beni. Unutma sesimi, sevsen de başka birini. Biliyorum unutmazsın gözlerimi, Öldükten sonra bile izlerken seni. Eğer birgün ölürsem hatırlama bana kızdığın anları İstemeden yaptığım, seni üzdüğüm anıları. Beni hep hatırla sana gülerken, söylerken aşkımı, Hatırla hep sana adamak istediğim canımı. Eğer birgün ölürsem bir öpücük yolla yeter ardımdan. Sakın bir parça kopmasın canından, ayrılmak zor gelse de cananından Son soluğum eğer çıkarsa yanımda sen olmadan Bil ki son sözüm sana veda, ne kadar çok sevdiğimi söylerken aLıntı.. |
KAHROLASI YÜREĞİM! Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim! Dağlarla boy ölçüşmek sevdaların adına, Sana mı kalmıştı nehirlerle yarışmak? Bir nebze aydınlık için karanlıklarla boğuşmak. Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim! Alın yazını silmeye yoldaş aramak... Her güzeli adam sanıp elini uzatmak, Sana mı kalmıştı dünyanın dikenlerini budamak. Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim! Bu ***** düzenin kalleşlerine kafa tutmak, Eğrileri doğruların arasında çıkartmaya çalışmak! Sana mı kalmıştı sevmeyi beceremeyenlere öğretmek. Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim! Yüzüne her gülene güvenip sırtını dönmek, Sana mı kalmıştı el yerine dizlerini dövmek! Bak da gör bundan sonra nasılmış yaşarken ölmek? BİLAL COŞKUN |
Boşluğun Gibi Tüm toyluğumla Ölmeyi bilmediğime göre Gelemezdim sana Bir Mısırlı emeğini damlattı Avcundaki tanrıların altınına Beyaz mermer çoktandır önümde Adak olsam süt kesiği Güneş kızıla kesse Böyle biçimlemezdi beni Boşluğun gibi.. Ece A. Günel |
BIRAK BE GÖNÜL SABRET Sabret gönül ihanetlere sabret Gün ışığı olur elbet Yut tükürüğünü, sık dişini Bırak aksın damarlarındaki kan Bırak kus kinini nefretini onlara Bırak güneş doğmayı unutsun Sabret gönül vefasızlara sabret Gün gelir hatırlar elbet Yum gözünü, sık yumruğunu Bırak unutsun dostların seni Bırak anımsamasın sırdaşlığını Bırak ayda unutsun geceyi aydınlatmayı Sabret gönül hırsızlara sabret Gün gelir verir elbet yüreğini Yak ateşleri, külleri savrulsun kumsala Bırak çalsın çalan yüreğini Bırak vermesin sahte bendini Bırak açmasın goncasında çiçekler Sabret gönül yalancılara sabret Gün olur mum yanmaz bir daha Yok et o nefesleri, tüket bedenleri Bırak vursun böylelerini silah Bırak çeksin tetik, ellerin titremeden Bırak doğan bebekler yine ağlasın Bırak be gönül, sabret, sabret, sabret!.. Kuzgun |
BAŞKA TÜRLÜ BİR ŞEY Başka türlü bir şey benim istediğim Ne ağaca benzer, ne de buluta Burası gibi değil gideceğim memleket Denizi ayrı deniz, Havası ayrı hava.. Bir başka yolculuk dalından düşmek yere Yaşadığından uzun Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere Ağacın yüksekliğince Dalın yüksekliğince rüzgarda Ve bir yeni ömür Vardığın çimen yeşilliğince Nerde gördüklerim Nerde o beklediğim Rengi başka Tadı başka.. C. Yücel |
Unutması Zor Olmuştur Beni Mutlaka görmüştür bana benzeyen birisini. Rüyasında da illa ki görmüştür. Olmuşumdur mutlaka kâbusu. Sarılmak istemiş; elleri mutlaka boşa düşmüştür. Saçlarını okşayışımı, Sabaha kadar sevişmelerimizi mutlaka arzulamıştır. Gözlerinin önünde canlanmıştır hayalim mutlaka. Mutlaka gölgem peşinde dolanmıştır. Tek bana ait değil; mutlaka duymuştur ismimden. Diline de takılmıştır mutlaka. Buluştuğumuz durakta otobüs beklemiştir mutlaka. Ben sanmıştır mutlaka yanında oturan adamı. Ve kokumun aynısını sürmüştür mutlaka birisi. Mutlaka gitmiştir el ele gezdiğimiz parka. Görmüştür iki aşık. Tıpkı kendisi ve ben gibi. Hatırlamıştır mutlaka maziyi. Nostalji de olsa çalacaktır mutlaka şarkımız radyoda. Mutlaka rumuzunu duyacaktır istek şarkılarda. Ve aklındadır mutlaka dj olduğum. Bir sigara yakacaktır markası benim içtiğimden. Sevdiğim tarhana çorbası mutlaka vardır mutfağında. Her fıstıklı baklava yiyişinde; Antep’li olduğum mutlaka aklına gelmiştir. Kulağına gelmiştir mutlaka fıstık içi diye çağırmalarım. Hatırlamıştır doğum gününde iyi ki doğdun aşkım deyişim. Mumları beraber üfleyişimiz. Dans edişimiz, öpüşmelerimiz. Gözleri takılmıştır mutlaka aldığım entariye. Mutlaka giymiştir, ağlayarak geri çıkartmıştır kahredip. Dostlarımı mutlaka görmüştür. Sokakta, pastanede, hastanede, konserler de. Mutlaka yaşadığı şehre gelmiştir. Sevdiğim film ve de şarkıcı. Mutlaka sormuştur beni. Dostları, komşuları, bakkal, kasap, esnaflardan bir kaçı. İzlemiştir mutlaka tuttuğumuz Fenerbahçe maçını. Ve şimdi şu an; Mutlaka okuyordur şiirlerimi gazete köşelerinde. Gözlerinde yaş. Elleri titreye titreye. Nihat İlikcioğlu |
Sakın gelme! Ah bilsen bir bilsen duygularımı Sanki bir dağ ağırlığı kalkacak üzerimden ve; Nehirler boşalacak bir anda içerimden Sakın bilme! Anlatsam duyarım bütün güzellikleri Erir dağlarımın başındaki kar Sussan içerimdeki kıyamet kopar Sakın konuşma! Ha küreğe mahkum olmak, prangaya vurulmak Ha görmemek gözlerini ikisi de bir Bütün kördüğümleri çözecek gözlerindir Sakın bakma! Bir haberin gelse iki satırlık , Yüreğim birdenbire kanatlanır, yücelir Bir martı gelir çıkar kapına gelir SaKın bakma! Çıkıp gittiğinden beri sessiz sedasız Başıboş kalan esir, zindanda yatan hürüm Dönmesen çaresiz kalır ölürüm, Sakın gelme! İşte dağlar, taşlar şahidim olsun Yüzüme bakma, konuşma , yazma istemiyorum, Dipsiz karanlıklara bağırıp duruyorum Sakın işitme! Alıntı |
Gece.. Ayaza çekmiş bir yürek.. Sustuklarım ve konuştuklarım Çok konuşan bela bulur derler ya Susuyorum.. Sustuklarımı yaralarıma sürüyorum Geçer mi? Sustukça büyür mü hüznüm? Hüznüm büyüdükçe içimdeki çocuk büyür mü? Kocaman olur Sığmaz mı buralara? Korkusundan saklanan düşlerim Çıkarmı ortaya? Bağırsam yıkılırmı Korkumdan beslenmiş hayallerim.. Biraz uyusam diyorum, Yağmur yağsa Ama Bana değmese Ağlasam, Gözlerim hiç ıslanmasa.. Gökkuşağı çıksa Ve Ben her renkten şekerler alsam Ama hiç bitmezse.. Biraz ölsem Ruhum çıksa Ama Bedenim gitmese.. Yenilere dirilsem Başucumdaki sen olsan Meleklerin var olduğuna senle inansam.. Bunlar fazla bu hikaye'ye Ben Ölsem Ölsem Ölsem Sonra Mavi sabahların Hiç bitmeyecek masallarına Gömülsem.. OZNUR DICLE OZ |
Yağmuru özleyen bulut gibiyim Bende seni beklerim bir tanem Fırtına öncesi sessizliğim Yüreğimde kabaran med cezirimsin Hadi artık yağmur olup yağsan Şü kara bulutları dağıtsan İliklerime kadar ıslatsan Seni sımsıkı boynuma sarsam Baharda açan güller gibisin Bakmaya doyamadığım hasretimsin Sen benim kanatsız meleğimsin Bir çare ömrümün tek gülüsün Kemal Özdemir |
Temizlik yaptım bugün... Hem de tüm benliğimde Bütün kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı bile temizledim. Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce. Görmenizi isterdim. Nasıl da çok yer kaplıyorlarmış,inanmazsınız. Bağışlamayı yerleştirdim yerine özenle. Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarını. Her yere, görebildiğim, göremediğim her yere serptim. Atarken kırgınlıklarımı, bakmadım neydi onlar diye. Gelecek geçmişten çok daha fazla yaşanası. Bakmadım, merak da etmedim. Bağışlamayı ekerken tekrar kırılmaktan korkuyordum belki. Kıskançlığımı çıkardım. Meğer ben ne az kıskançmışım. Çok kolay oldu. Sevindim. Sanki kaybetmiş bir eşyamı bulmuş gibi oldum. Çok şükür ki kin ve nefret yoktu yüreğimde. Nasıl temizlerdim hiç bilmiyorum. Sıra korkularıma gelmişti. Çıkarmaya bile korktum önce. Ne de çok alışmışım onlarla yaşamaya. Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır, İçten içe bir sevgi nasıl duyulur anlayamadım. Yerini,toprağını sevmiş mor bir menekşeydiler. E... ne de olsa iyi bakmıştım onlara. Her gün yeni yeni korkular ekleyip,endişelerimle sulamıştım. Mutluluklarımı, ümitlerimi ne de çok ihmal ettiğimi anladım o an. Bu ilgiyi onlara verseydim, her gün onları düşünüp birer umut daha ekseydim; almadan verip, beklemeden sevseydim. Her şeyden önce içimdeki gücün ve sevginin daha fazla farkında olsaydım, böyle bahar temizliklerine ihtiyacım kalmazdı. Çok zorlandım korkularımla. Birbirlerinin içine halkalar misali girmişlerdi. Kenetlenmişlerdi adeta. Ama onları da sevgiyle çıkardım.. ve onları yaşamaktan,hem de bir zamanlar bir kabus gibi yaşamaktan, pişmanlık duymadan çıkardım.. Kızsaydım onlara, bağırıp çağırsaydım. yine dönüp dolaşıp geleceklerini biliyordum. Temizlik yaptım bugün.. Bahar temizliği. Neşe ektim, hoşgörü, güven, sevgi ektim.. Almadan vermeyi, sevilmeden de sevmeyi, paylaşmayı ektim.. Korkusuzlukları ektim alabildiğine... Saatlerce ektim korkusuzluğu... Mutluluk ektim, doğallık. Sonsuzluk... Bağışlama ektim. Sevgi ektim her hücreme. Coşku, heyecan, sessizlik ektim. Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana... Kabullenme ektim. Baş eğme değil. Olduğu gibi kabullenme... |
| Saat: 01:48 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık