![]() |
Bilirim elbet gitmesini Düşüp yollara sitemli, hazin bir yolculuğa çıkmasını. Gözlerin kadar uzağım şimdi yaşama Ve gözlerim kadar çaresiz Kaç zaman geçmiş bilmiyorum üstümden Kaç hikaye anlatmış beni Bilirim elbet gitmesini… Kaldırımlarda şarap eskisi yüzüm Ve her taşında senden arta kalan hüzün… Bilirim ki yağmurdur hüznün gözyaşları Sabah rüzgarı getirir en mağrur bakışları Yine bir akşam vaktidir Gitmenin yakıştığı vakit. Azraille sevişme vaktidir Ölümün sinsice geldiği vakit… Bilirim elbet kimvurduya da gitmesini Faili belli maktul olup Meçhul bir fail olmasını… Hangi geceyi toprak kadar içsem, içime çeksem Çekip gitsem… bitsem… bitirsem Ve bilsem,iyi bilsem gitmesini.... Bilir(d)im elbet gitmesini Gittiğim yerde olmasa yüzün… |
gitmek mi zor kalmak mı..... kalamk her zaman daha zor BENCE BİLİRİMM |
Kalamam...! Herşey dağınık kalsın... Küfretsinler,haine çıkarsınlar adımı,yalanlasınlar...Kalamam...! Sesim nasıldı? Dilim bir ağıta ne kadar tanıdıktı unuttum... Kalamam,ben beni öldürürüm;adı intihardan daha soylu olmaz... Kalamam...! Serseri bir şarkı bir akşam üstü parçalar beni... Tutmasın elleriniz,ellerinizdeki şefkat,ellerinizdeki hançer... Aklım uçar gider;nazlanırım,sızar kalırım kimseler kaldıramaz... Beni hırpalayın... Herbiri paslı çivilerinizi sokun dilimin yumuşaklığına... Kangren olurum,kesin kollarımı ama yine de kalamam... Dilimde nasır tutacak,dokunduğu her dudağı çizip kanatacak... Kalamam; kanatırım,kanarım!...Ama Kalamam...! Bir bekleyenim vardı,bir zamanlar... Aynı soğuk iklimin,aynı sıcak sesi mi hala? Aynı suyun aynı yatağı serilmese de ayağıma,gitmeliyim... Toz gibi dağılmalıyım omzunda...Gitmeliyim...! Kalamam...! Beklemekten bahsetmeyin! Zehir akar içimden kanım değil,bakamazsınız,zehir tutar bayılırsınız... Altımda çul yok,üşürüm... Bana deli deli yanmalar düşer,sofranızda ateşiniz yok! Sığ sular kırmızıya bulandıkça ... Doğru sözler art arda kullanılınca... Ben buralarda nefes alamam... Merhabalar vardı... Merhabaların heyecanı,telaşı... Merhabalar vardı;eksik,bazen yalan bazen sahici... Merhabalarım kırıldı;kalamam! Gitmeliyim..Vakti geldi...Bağlasanız duramam... Kalamam...! Eksilmişim,azalmışım... Eksilten ,azaltan merhabalara inat... Selamı çoğaltan,coşturan illerde... Dillerde... Ve ellerde... Son bulsun nefesin diye... Kalamam artık... Kalamam...! Asidir yüreğim, laf anlatamam... İç kanama gibiyken adın canımda... İmkanı yok...KaLaMaM...! |
Süper Şiirler Bunları Dosyalarıma aldım Çok teşşekürler |
Gittin... Ben arkandan sadece baktım. Oysa söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki... ’’gidersen, iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini. Gidersen, sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak. Gidersen, karanlığa mahkum edeceksin günlerimi. O karanlıkta yolumu kaybedeceğim...’’ diyecektim sana. Konuşamadım... Gittin... gidişini görmemek için gözlerimi kapattım. Öğlesine acıdı ki içim, tutup koparsalardı kolumu, bacağımı bu kadar acı duymazdım. Acım yaş olup akmalıydı gözümden. Ağlayamadım... Gittin... gidişini önlemek için tutmalıydım ellerinden. Ellerim değilmiydi her dokunuşunda seni ürperten?! ürperirdin yine biliyorum. Bir kez dokunsam, bir kes tutsam ellerini, gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu. Tutamadım... Gittin... bir yıkım gibiydi gidişin. Sen adım, adım uzaklaşırken benden çöküp kaldı bedenim olduğu yerde. Nice terk edişlere dayanan bu yürek bu kes yenilmişti. Bu kadar zayıf değildim ben, kalkmalıydım. Kalkamadım... Gittin... oysa ben geldiğin gün gideceğini biliyordum. Hazırdım gidişine. Kaçak zamanları yaşıyorduk. Zaman bitecek ve sen gidecektin. Bense gidişinin ertesi günü hayatıma kaldığım yerden devam edecektim. Edemedim... Başlayamadım... Gittin... bir şey söyledin mi giderken? ‘KAL’ dememi istedin mi? Son bir kez ‘ SENİ SEVİYORUM ’ dedin mi? ‘BEKLE BENİ DÖNECEĞİM’ dedin mi? Beynim öylesine uğulduyordu ki... Duyamadım... Gittin... Nereye gittiğin önemli değildi. Binlerce kilometre uzaklarda dahi olsan, iki metre ötemde de fark etmiyordu. Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu. Kurtulmalıydım senden, bu yokluğun duygusundan kurtulmalıydım. Kurtulamadım... Gittin... unutulanların arasına katılmalıydın. Anıları bir sandığa koyup hayatı bir yerinden yakalamalıydım. Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim. Yapamadım... Gittin... bir okyanusun ortasında, tek küreği kaybolmuş sandalda dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim artık. Bil ki; Sevmekten vazgeçmedim seni, bil ki seninle birlikte sevdanıda taşıyacağım yüreğimde. Bil ki seni... unutamadım... Yazan: Oğulcan Yılmaz |
Sustum; Gittin. Anlayamadım; Yalnızlığım mıydı mayalanan? Tik tak, tik tak a k t ı Zaman, Tutamadım Şimdi ardından avuçlarım ağlıyor, ben hala şaşkın; yalnız yollar gördüm; sadece geçilip gidilen. Kesik çizgiler arasında sıkıştım kaldım. Geçen zamana dair hiçbir şey yok aklımda, tutamadım aklımda bana bıraktıklarını ya da hala çok heyecanlıyım. Yuttum farkında olmadan seninle geçen tüm zamanı. |
Bu kadar kolay mıydı gelmek ve gitmek? Oysa beklemek hiç de kolay değildi seni, bir durak kısır döngüsünün kahrında... Yarınımın kıyısında gözüm korkuyor aşağıya bakmaktan. Düşeceğimin garantisi her an asırlarımı çalan zalim saniyeler. Ve ben cehennem soğukluğunla üşütürken yüreğimi, sen cennet serinliğinde yaşıyorsun beni. Öyle ki varlığımla yokluğum bir senin için. Yani cennet ve cehennem... Bu kadar kolay mıydı gelmek ve gitmek? Oysa hiç de kolay değildi beklemek asırların bir adım gerisinde... Hayatı bir ana indirgemenin sınırsız ve sorumsuz vurdumduymazlığını bilir misin sen? Hiç hayat oldu mu bir anın? Oysa kelepçelemiştim kendimi o bir anın sonsuz özgürlüğüne.. Sen beni özgür bıraktın hayatın tutuklanmışlığına. Geldin ve gittin... Ve görmedin senden gayrıyı görmeyen gözlerimi. Hani gidiyorsun ya; sanmıştım ki küçük bir tören icra edecektik gözgözeliğimizin anlık sonsuzluğunda... Olmadı. Bunu bile çok gördün bana. Ama bilseydin sonsuza açılan yanımı böyle olmazdı. Yani o zaman anlamı olurdu çok görmüşlüğünün..! Bu kadar kolay mıydı gelmek ve gitmek? Oysa kolay olmadı seni beklemek... Biliyor musun, ben alışamadım alışmaya çalışmaya! O yüzden hiç çalışmadım alışmaya. Gidişine yakılan ağıttır sınıfta kalışımın delili! Ama geçseydim bu sınıfı, kalamazdım sende. Azar yesem de mantığımın koşulsuz başarı ilkesinden, ben geçmeyeceğim bu sınıfı; alışmayacağım gidişinin yetim bırakmışlığına. Ve seni yaşayacağım kendimden çok; sen beni kendinden az yaşasan da..! Kolay mıydı gelmek ve gitmek; beklemenin zorluğuna nisbet? Bilemezsin tabii, çünkü sen hiç beklemedin. Ve ben hiç gitmedim gelir gelmez! Geldin ve gittin... Bir kez daha beni kendine idam ettin. Ve ben yeniden doğdum sana; bilmedin yar.. Bir gün bileceksin.. Bileceksin yar... |
Bir ilişkinin neden ucundan sürükler insan..? Ne zaman aynı arkadaşlarımın aynı eşlerindensevgililerinden bir kez daha ayrılmayı düşündüklerini duysam? Bu soru hep kafamda döner durur. Hastalıklı,kısır döngü ilişki dedikleri buydu galiba. Bu kadar dönmesinin nedeni sorunun tek bir cevabının olmaması. Tıpkı aşk ,sevgi,başarı,güven kavramları gibi.Kişiye göre göreceli, değişiyor hepsi. Hayatına almak istediğin kadarını alırsın.. kendince evirip çevirip uygun bir rafa koyarsın.Onu bildiğin gibi yaşar ve karşı tarafa anladığın şekilde yansıtırsın? Hani sevdiğini gösteremeyen erkekler, yıllarca şairane bir söz bekleyen hanımlar gibi? Evlilik , ilişki, aşk ;öyle bir türü var ki öldürmüyor ama süründürüyor demek pek de yersiz olmaz… Hepimizin hayatında,çıkmaz sokaklar, asla olamaz böyle dediğiniz kişiler, ayrılıp barışmalar, adı bir türlü konamayan ama adsız da yaşayan ilişkiler olmuş ya da hala devam etmektedir.? Öyle değil mi? İlk başlarda ideal çift havasındaki o aynı anda aynı şeyleri düşünmeleri hatırlayın. Uyumun en iyi seviyede gitmesi geleceğe dair umutlandırıverir. Ufak tefek değişik huylara ise şu cevabı veririz içimizden “Ben onu değiştiririm.” “Zamanla azalır” ya da “her şeyi o kadar kusursuz ki başka ne isterim? Varsın o yönü de eksik olsun” İşte bu büyük misyon sevgimizle güçlenir.. Hayatımızda birileri olmasına duyduğumuz içgüdüsel ihtiyacın sesiyle de bırakırız her şeyi zamana… Ah o zaman denen hain.. Yıllar geçtikce yakınlaşacağımız yerde daha da uzaklaşırız sanki. Aramızdaki farklılıklar daha da belirginleşmiş, tablo daha da netleşmiştir görmeye başlayınca.. Önemli olan birlikte aynı yöne ilerlemek iken biz kendi rotamızı bile bulamaz hale gelmişizdir. “Bu kadar değişik beklentileri nasıl olabilir benden? Eskiden böyle miydi de ben mi göremedim? Hala ısrarla aynı şeyi yapıyor? Of bazen nasıl bu kadar sürdürebilmişim şaşıyorum.. İyi ki iş var. Biraz uzaklaşmak iyi geliyor akşama kadar. Yoksa olmayacak bir şeyi mi sürdürüyorum ben? Yani farklıyız biliyorum ama iyi yönleri de var.. hata yaptım demek istemiyorum ama yaptık galiba.. Biraz benim istediğim gibi olsa hiçbir sorun kalmaz” belki arada belki her gün bu tip cümleler geçer kafamızdan.. Hata mı,ayrılmalı mı? Peki beni tutan ne? Değişir mi ? Ben elimden geleni yaptım mı.. Ne kadar zor sorular bunlar düşününce. Bir insana ya da sadece bir ilişkiye karar verilmiyor ki..Kavgalar fırtınalar hızlı ayrılıp barışmalar başlamıştır artık. Gitmek mi zor bu aşkta kalmak mı? Bir ilişkinin neden ucundan sürükler insan..? Ne zaman aynı arkadaşlarımın aynı eşlerindensevgililerinden bir kez daha ayrılmayı düşündüklerini duysam? Bu soru hep kafamda döner durur. Hastalıklı,kısır döngü ilişki dedikleri buydu galiba. Bu kadar dönmesinin nedeni sorunun tek bir cevabının olmaması. Tıpkı aşk ,sevgi,başarı,güven kavramları gibi.Kişiye göre göreceli, değişiyor hepsi. Hayatına almak istediğin kadarını alırsın.. kendince evirip çevirip uygun bir rafa koyarsın.Onu bildiğin gibi yaşar ve karşı tarafa anladığın şekilde yansıtırsın? Hani sevdiğini gösteremeyen erkekler, yıllarca şairane bir söz bekleyen hanımlar gibi? Evlilik , ilişki, aşk ;öyle bir türü var ki öldürmüyor ama süründürüyor demek pek de yersiz olmaz… Hepimizin hayatında,çıkmaz sokaklar, asla olamaz böyle dediğiniz kişiler, ayrılıp barışmalar, adı bir türlü konamayan ama adsız da yaşayan ilişkiler olmuş ya da hala devam etmektedir.? Öyle değil mi? İlk başlarda ideal çift havasındaki o aynı anda aynı şeyleri düşünmeleri hatırlayın. Uyumun en iyi seviyede gitmesi geleceğe dair umutlandırıverir. Ufak tefek değişik huylara ise şu cevabı veririz içimizden “Ben onu değiştiririm.” “Zamanla azalır” ya da “her şeyi o kadar kusursuz ki başka ne isterim? Varsın o yönü de eksik olsun” İşte bu büyük misyon sevgimizle güçlenir.. Hayatımızda birileri olmasına duyduğumuz içgüdüsel ihtiyacın sesiyle de bırakırız her şeyi zamana… Ah o zaman denen hain.. Yıllar geçtikce yakınlaşacağımız yerde daha da uzaklaşırız sanki. Aramızdaki farklılıklar daha da belirginleşmiş, tablo daha da netleşmiştir görmeye başlayınca.. Önemli olan birlikte aynı yöne ilerlemek iken biz kendi rotamızı bile bulamaz hale gelmişizdir. “Bu kadar değişik beklentileri nasıl olabilir benden? Eskiden böyle miydi de ben mi göremedim? Hala ısrarla aynı şeyi yapıyor? Of bazen nasıl bu kadar sürdürebilmişim şaşıyorum.. İyi ki iş var. Biraz uzaklaşmak iyi geliyor akşama kadar. Yoksa olmayacak bir şeyi mi sürdürüyorum ben? Yani farklıyız biliyorum ama iyi yönleri de var.. hata yaptım demek istemiyorum ama yaptık galiba.. Biraz benim istediğim gibi olsa hiçbir sorun kalmaz” belki arada belki her gün bu tip cümleler geçer kafamızdan.. Hata mı,ayrılmalı mı? Peki beni tutan ne? Değişir mi ? Ben elimden geleni yaptım mı.. Ne kadar zor sorular bunlar düşününce. Bir insana ya da sadece bir ilişkiye karar verilmiyor ki..Kavgalar fırtınalar hızlı ayrılıp barışmalar başlamıştır artık. Gitmek mi zor bu aşkta kalmak mı? |
Gideceksen Durma Git Gideceksen durma git, git geriye bakmadan Yüreğim kabarmadan, git yaşlarım akmadan Gözlerinin önünde, sararıp solduğumu Git ne olur bakıpta, görme kahrolduğumu Neyleyim gidiyorsan, bir bildiğin var demek Demek ki ben bu aşka, sarfetmemişim emek Duysunda sevinsinler, aşk bilmezler yasıma Şahit olmakta varmış, sevdamın iflasına Bugünüm dünü özler, sen gidince yanımdan Yarınım hüzne dalar, senden ayrıldığımdan Söyleyin ötmesinler, bundan böyle bülbüller Nasılsa solacaklar, benimle bir bir güller Beni iyi tanırsın, yanarımda yıkılmam Perişan olsam bile, namerte muhtaç olmam Aramam hiç kimseyi, gitsende gönlüm sende Seni sensiz yaşarım, sarılıp öpmesemde Birgün komşu oluruz, bakarsın ki bir yerde Neden olmasın sanki, belkide aynı evde Gurbet değil mi hayat, eldemi ayrılmamak Kim demiş ki olmuyor, ayrılıp kavuşmamak Gideceksen git artık, henüz zaman var iken Git yollar kapanmadan, git mevsim bahar iken Yolcu yolunda gerek, bak Güneş yol alıyor Dağların üzerinden, vakitte daralıyor Bilmem nasıl geçecek, bilmem sensiz ilk gecem Eminim kırk, elliye, vuracaktır derecem Anlımda pul pul terler, sıkıntım depreşecek Karanlığım zifiri, yaram derinleşecek |
Neden gittinki sanki, neden? Neden gözlerini bende bırakıp gittinki Her nereye baksam seni görmem için mi, Yoksa her nereye baksam Bir kez daha ölmem için mi? |
| Saat: 00:08 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık