![]() |
VATAN Kimse söndüremez tüter bu ocak, Adı türktür Bu vatanın türk kalacak. Şehit ve gazi bedelidir bu şanlı bayrak, Adı Türk'tür bu vatanın türk kalacak. Nice şehitler vermiş bu toprak, Sahiip çıkılacak vatan ve bayrak. Tüm gençlik vatan bekçisi olacak, Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak. Her şafakta bir ışık parlayacak, Tüm gençlik ona sahip çıkacak. Türk gençliği uşak olmayacak, Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak. Düşman karşısında birlik olacak, Barış ve kardeşlik ülkümüz olacak. Huzuru bozana dünya dar olacak, Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak. Yüzlerce Cemal gazi olacak, Binlerce Mehmet Şehit Olacak. Tüm gençlik nöbet tutacak, Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak. Cemal MUTLU E.J.Gazi Ütgm. 1985 Kara Harb Okulu Mezunu |
Annem Gönderdin oğlunu gurbet ellere Gözünün yaşı düşer yerlere Beni sorarsan ellere Oğlun jandarmadır ağlama Annem Asker anası yiğit mert olur Sen ağlarsan yüreğime dert olur Asker ölünce hep şehit olur Bir gün dönerim ağlama annem Sizlerden ayrıldım 20 yaşında Vatan beklerim nöbet başında İsmimi okursanız mezar taşımda Üstüme kapanıp ağlama annem Asker ocağında kalırsam eğer Vatan uğruna ölürsem eğer Tabuta konup gelirsem eğer Üstüme kapanıp ağlama annem |
Asker Ocağı Sabah kalk düzelt yatağını giy üstünü 15 dakikada Burası ana kucağı değil asker ocağı Bir saat boyunca mıntıka sonra işdimaya Burası ana kucağı değil asker ocağı Sabah kahvaltısı beş zeytin çay kaşar Öğle akşam yemekte değişik bir koku var Pilavları hiç karıştırma içinde taşlar Burası ana kucağı değil asker ocağı Akşam bot boya birde traş var Bir yandan soğuk bir yandan rüzgar Üst değiş saat on deyince herkes yatar Burası ana kucağı değil asker ocağı Yağmurda çamurda eğitim yapıyor Soğuk kış demeden çalışıyor Çamur içerisinde bıkmadan geziyor Burası ana kucağı değil asker ocağı Mektup bekliyor uzaktaki sevdiklerinden Nöbet tutarken türkü söylüyor içinden Yarini özlemiş belli oluyor gözlerinden Burası ana kucağı değil asker ocağı 550 Gün geçer mi geçer diyorlar Bu askerlik biter mi biter diyorlar Sayılı günler çabuk geçer diyorlar Burası ana kucağı değil asker ocağı Üşümez donmaz yorulmaz asker Sevdiğinin hasretiyle yanıyor asker Gün sayıyor şafak sayıyor asker Burası ana kucağı değil asker ocağı |
http://img530.imageshack.us/img530/4781/bozkurt1te9.jpg http://img514.imageshack.us/img514/7060/turkuzja3ta2tr5gz3.gif TÜRKlüğün suç MÜSLÜMANlığın nostalji sayıldığı bi dünyada... İNADINA MÜSLÜMAN İNADINA TÜRKÜM.. Aslında vatansızım diyenlerin, insan hakları savunucularının, ırkçılığa karşıyız diyenlerin , hrant dink cinayetinde hangi safta durduklarını gördük... haa hrant dink öldürüldüde iyi mi oldu, hayır tabiki Allahın verdiği canı yalnız Allah alır, AMA; gönül isterdi ki, İNSAN hakları savunucuları kılığında dolaşanlar, hrant dink cinayetinde gösterdikleri sağduyuyu ,başka yerlerdede göstersinler...bizim dinimiz barış dinidir ve asla KAVMİYETÇİLİĞİ kabul etmez ki bende ırkçı değilim, bizim ülkemiz onlarca mozaik kavimle bezelidir, osmanlı imparatorluğu 700 yıl bu mozaikle yaşamayı, yaşatmayı başarmıştır....nitekim çöküşüde, günümüzde ki, bizans oyunlarının eseridir, "tarihten ders alınsa, tarih tekerrür eder mi" insan hakları savunucuları acaba "İNSAN" hakları içinmi sokağa döküldü..... acaba birgün önce nerdelerdi..... hrant dinkte bir baba idi yaşama hakkı vardı,çünkü insandı amenna, bizim vatandaşımızdı.... peki ayrımcılığı kim yapıyor bu durumda...Hrant DINK' in ölümünden sonra yaşananların ardından, VATAN'ı için DİYARBAKIR Lice'de şehit olan J.Komd.Astsb.Kd.Çvş.Kadir AYDIN'a ithafen yazılmıştır. EY KOCA DÜNYA BENDE ÖLDÜM Ey koca dünya bende öldüm, Belli ki hiç birinizin haberi yok, Hem de DİNK' ten sadece bir gün önce Ama sen ne duydun,ne gördün,ne de umursadın... Ölümümden hemen sonra kameralar gelmedi oraya. Halk'ta toplanmadı ellerinde karanfil ve mumlarla, Hiçbir devlet büyüğü ve Amerika da kınamadı ölümümü, Ve yazmadılar adımı mezar taşımdan başka,hiçbir yere... Halbuki benim adım öz ve öz Türkçe idi, "KADİR AYDIN" Okunması,söylenmesi ve yazılması onunkinden daha kolaydı, Ama anmadı beni babamdan gayrı kimse, onu andıkları gibi, Ve yazılmadı başka hiçbir yere adım, anamın yüreğinden başka... Ben gencecik fidandım, daha hiç tomurcuk vermemiş, Ve soldurdular beni Lice'de, hayatımın baharında, Beni de vurdular,ben de öldüm, bilmem duydunuz mu? Ama Bulamadılar beni vuranları 32 saatte,belki de hiç aramadılar... Ben kendi vatanımda, vatanımı vatansızlardan korumak için öldüm, Ben Türk'tüm, adım Türkçe, ama öğrenemedi adımı hiç kimse, Bir kez bile manşet de olamadım ya o gül yüzümle gazetelere, İşte EY KOCA DÜNYA BEN ASIL O GÜN ÖLDÜM... pekiiiiiii Kadir AYDIN "İNSAN" DEĞİLMİYDİ.. NİÇİN HEPİMİZ “KADİR AYDINIZ” DİYEMEDİKTE........... Niye Ermeniydik? Bir psikopat tetikçi Hrant Dink’i vurdu diye mi? Bu nasıl mantıktı? Yıllarca bizim diplomatlarımızı katleden Ermeni teröristler yakalanmış mıydı? Bir Ermeni vatandaşı, Hrant Dink ve ailesi de dahil olmak üzere, bir kere bu diplomatların cenaze törenlerinde ‘Biz de bugün Türküz!’ demişler miydi? Aksine Ermeniler tarafından Türklere karşı sürdürülen düşmanlık tohumları arttırılmamış mıydı? Hrant Dink, arkadaşları ve temsil etmekte olduğu çevre de bu düşmanlığı yıllarca körüklememiş miydi? Sıradan bir cinayet yüzünden neden Ermeni olaydık ki? Onlar hiç Türk olmuşlar mıydı? Cenazedeki 50 bin – 60 bin kişiden bir tanesi bile eline Türk Bayrağı almıyordu! Sanki bu yürüyüş belli çevrelerce, Türklere ve Türklüğe karşı bir yürüyüşe başarılı bir biçimde dönüştürülüyordu! Yanlarında Türk bayrağı götüren bu bayanların ağzından dinleyelim: Biz dört bayan mesai saatlerimiz dahilinde toplumsal birlikteliğimize ve kültürel mozaiğimize yöneltilmiş saldırıyı protesto etmek amacıyla Hrant Dink’in cenaze törenine katıldık. Törene giderken ülkemizin birlik ve beraberliğinin en önemli simgesi olarak gördüğümüz bayrağımızı da yanımızda götürdük. Polis kontrolünü geçtikten sonra kalabalığın toplandığı yere kadar elimizde bayrakla yürüdük. Bu sırada Sayın Rakel Dink’in de konuşması başlamıştı. Konuşmayı dinlerken elimizde de bayrağımız dalgalanıyordu. Bir süre sonra etrafımıza bazı insanlar toplanmaya başladı. Yanımıza önce Düzenleme Komitesi’nden olduğunu söyleyen genç bir bey geldi. Bize bayrağımızın rahatsızlık yarattığını ve provokasyona neden olabileceğini söyleyerek ’Bayrağınızı lütfen indirin’ dedi. Niyetimizin provokasyon değil, birlik bütünlük mesajı vermek olduğunu anlatmaya çalışırken etrafımız bir anda provokatör olduğumuzu söyleyen kişilerle çevrildi. Belli bir görüşü temsilen orada bulunuyor olmakla itham edildik. ’Burada sizin tarafınızdan kimse yok, dikkatli olun’ şeklinde tehdit edildik. Bir cenaze töreninde gerginliğe yol açmamak için bayrağımızı indirerek tören yerinden ayrıldık. Türkü, Kürdü, Ermenisi, Rumu, Alevisi, Sünnisi, Çerkezi, Lazı hepimizin birliğini simgeleyen, bir arada kardeşçe var olmanın en önemli sembolü olan bayrağımızdan duyulan bu rahatsızlık bizi derinden üzdü." Düşünebiliyor musunuz mentaliteyi, nefreti ve düşmanlığı! Adamlar ‘Burda sizden kimse yok!’ diyorlar ve Türk bayrağı açtırmıyorlar! Bu insanlar Türkiye Cumhuriyetinde yaşıyorlar, o bayrağın altında ve o bayrağın sağladığı hukuki eşit haklara sahipler! Yine aynı gün Tahran’ın kuzeyindeki bir Ermeni klisesinde yapılan bir ‘Hrant Dink Türk Nefreti Töreninde’, Türk Bayrağı yakılıyordu[5]. Bu 2007’de Ermeniler, Rumlar, Yahudiler, Kürtçüler ve PKK’lılar tarafından yakılacak olan tek bayrağımız olarak kalmayacaktı! ........Öldürülmesinden yaklaşık 1 saat sonra dev bir Hrant Dink afişi sanki hazır tutuluyormuş gibi, Agos gazetesinin önüne asıldı! Onca telaş ve kaos içinde, birileri gidip, 1 saat içinde afiş mi yaptırmışlardı? Bir sürü pankart, döviz ve Hrant Dink afişi nerden çıkarılmıştı? Sanki birileri bu olayların gelişeceğini biliyordu ve her türlü materyel daha önceden sağlanmıştı ve bir-iki saat içinde ‘matem-bilinç hali örgütlenmesine’ geçilmişti ‘şaşkınlık bilinç halinden’, hiç bir Kemalist aydının katledilmesinde görülmemiş olduğu gibi! Taksim ve Şişli’de 5000’e yakın kişi 2-3 saat içinde toplandı! Sloganlar sanki önceden hazırlanmış gibi, hep bir ağızdan tekrarlanıyordu: Hepimiz Hrant Dinkiz, Hepimiz Ermeniyiz, Hepimiz Kürdüz, Yaşasın Halkların Kardeşliği Katil Devlet! Hesap verecek! Katil Türk Devleti! Katil Türkler! ‘Derin’ den Vurulduk! Hrant Dink olmak, aynı zamanda Ermeni veya Kürt veya Kürtçü olmayı da paralelinde getiriyordu! İçlerinde bir kişi yoktu, ‘Biz Türküz’ diyen! Bize düşen görev, her koşul ve şartta ecdadımızın soylu duruşunu sergilemektir. TÜRKlüğün suç MÜSLÜMANlığın nostalji sayıldığı bu dünyada... İNADINA MÜSLÜMAN İNADINA TÜRKÜM... |
MEHMETÇİK Bir Milletin, cephede savaşan evlatları dünyayı hayretler içinde bırakan kahramanlıklar yaratmışsa, hiç şüphe yok ki; o milletin yalnız cephede savaşan erleri değil beşik sallayan anaları,okul çağındaki evlatları ve ak saçlı ihtiyarları,sonuç olarak bütünü kahramandır. Bütünü kahraman olan bir milletin fertlerini ismen ayırt etmek,kahramanlıklarını sayabilmek ise imkansızdır. İşte onların hepsini bir tek adla bağrına basmak için Türk Milleti ,adları ayırt edilmeyen evlatlarının hepsine birden,bir sevgi,kendisini savaş alanlarında tanıyan düşmanları ise bir saygı nişanesi olarak “ Mehmetçik” demiştir. Mehmetçik bütün Türk Ordusunun sembolüdür.Mehmetçik, bir isim değil bir fikirdir,bir idealdir. Mehmetçiğin manevi varlığında; mertlik,doğruluk,büyüklerine saygı,küçüklerine sevgi,komutanlarına itaat ve bağlılık,cesaret, kahramanlık,fedakarlık, tevazu ve yurt sevgisi bütünleşmiştir. O, askerlik şerefini, Türklüğün yüceliğini öz varlığının çok üzerinde tutar. O’nda askerlik duygusu beşikte başlar. Fedakarlık,hak için,yurdu ve ulusu için her şeyi,gaziliği, şehitliği göze almayı,kendisine söylenen ninnilerden öğrenmiştir. O silahının milletinin kutsal emaneti olduğunu bilir. O’nun için en büyük rütbe şehitlik sonra gaziliktir. Savaşta Mehmetçik; hisseden,duyan varlık halinden çıkar düşmanını ezen,yakan,kavuran bir ateş kütlesi olur ve yurdunun masum topraklarına göz diken düşmanını yok eder. Mehmetçik, tarih boyunca zaferden zafere,alevden bir sel gibi akıp gitmiş ve geçtiği her yerde uygarlık, asalet, adalet izleri bırakarak yeni ülkelere doğru ilerlemiş ve bazen de kendi yurdunu, özgürlüğünü, bağımsızlığını ve şerefini savunmak zorunda kalmıştır. Orta Asya’dan, Tuna Boyları’na ve bütün Akdeniz kıyıları’na nam salmış ve katıldığı her savaşta zaferler kazanmış olan Mehmetçik ile, bütün milletçe iftihar ve gurur duymaktayız.Türk Milletinin potasında her biri seçkin subaylarının ellerinde yoğrularak meydana gelen Mehmetçik, hiçbir milletin askerine nasip olmayan uzun ve parlak bir geçmişe sahiptir. Tarihin her sayfasında,onun örnek zaferlerini bulmak ve görmek mümkündür. Bu zaferler, Mehmetçiğin kanı ve canı pahasına milli şeref ve namusu uğruna yazılmış bulunmaktadır. Bizlere düşen görev, bu zengin özelliklere sahip askerlerimize sahip çıkmak,onlarla yakından ilgilenmek, onlardaki bu özelliği daima sıcak ve taze tutmaktır. Ruhsuz ve heyecansız bir kıt’a asla başarılı olamaz. Alıntı |
|
ZAP SUYU Karanlık gecede karasudan zap suyuna giden yol, Dolunay azaplığında vatanımın, Ay örgüsü saçlarına vurgun düşmüşüm, Alın yazımıza vatan ve bayrak, şehitlik yazılmış En güzel türküyü kurşun söyler özüme, Ola ki Tendürek ağıdı Cudi, Havar türkülerinde, Muhabbeti bulurum bir zaman, Şahadetse aslanların savaşında, Ölümsüzlük, şehitlik, bayrak hilalinde, Can veren, kan veren yiğitler, Yar gönlümüze düşende, çıktık dağların başına Karanlık gecede el uzattık hilale, Vurgun yedik seher rüzgarında, Gurbet türküleriyle selam ettik yar diyarına, Savaş türkülerinde kendimizi bulduk, Vatan türküsüyle huy eyledik her zaman Kürşat baskınlarında şahadetime destur verilirken, Tekbir-i ilahi ki bayrağımdaki iman, Yıldız yüceliğinde vatan olası gönül, Neylerim, neylerim sensiz acep? Seninle gezerim Şavşat’ı, Kars’ı, Seninle inerim Bingöl’den Van’a, Muş’tan el ederim Adıyaman’a, Ben deli sevdalar yaşar uykusu geçerken, Keleş sesinde yas tutarım, Ölen şehitlerin ardından, Mimarisi olduğum Anadolu’yu gezerken, Nasibim bir kurşun olup da, düşersem toprağa, Eğer, eğer toprak bana asmışsa bağrını, Damla damla düşüyorsa toprağa kan, Bayraklara sarılıyorsa tabutlar, Analar, analar ağlıyorsa yitik erlerinin ardı sıra, Gelinler, gelinler yas tutuyorsa yiğit erlerinin ardından Ki Türk devleti öksüz kalacaksa eğer, Koyuver şahin misali saldırsın İbrahim’in delilerini, Mehmetçesine, çakal sürüsüne, Ay gökte kaldıkça, Ulu kocaların, ak sakalların duası Üstüne olsun. sudan zap suyuna giden yol, Dolunay azaplığında vatanımın, Ay örgüsü saçlarına vurgun düşmüşüm, Alın yazımıza vatan ve bayrak, şehitlik yazılmış En güzel türküyü kurşun söyler özüme, Ola ki Tendürek ağıdı Cudi, Havar türkülerinde, Muhabbeti bulurum bir zaman, Şahadetse aslanların savaşında, Ölümsüzlük, şehitlik, bayrak hilalinde, Can veren, kan veren yiğitler, Yar gönlümüze düşende, çıktık dağların başına Karanlık gecede el uzattık hilale, Vurgun yedik seher rüzgarında, Gurbet türküleriyle selam ettik yar diyarına, Savaş türkülerinde kendimizi bulduk, Vatan türküsüyle huy eyledik her zaman Kürşat baskınlarında şahadetime destur verilirken, Tekbir-i ilahi ki bayrağımdaki iman, Yıldız yüceliğinde vatan olası gönül, Neylerim, neylerim sensiz acep? Seninle gezerim Şavşat’ı, Kars’ı, Seninle inerim Bingöl’den Van’a, Muş’tan el ederim Adıyaman’a, Ben deli sevdalar yaşar uykusu geçerken, Keleş sesinde yas tutarım, Ölen şehitlerin ardından, Mimarisi olduğum Anadolu’yu gezerken, Nasibim bir kurşun olup da, düşersem toprağa, Eğer, eğer toprak bana asmışsa bağrını, Damla damla düşüyorsa toprağa kan, Bayraklara sarılıyorsa tabutlar, Analar, analar ağlıyorsa yitik erlerinin ardı sıra, Gelinler, gelinler yas tutuyorsa yiğit erlerinin ardından Ki Türk devleti öksüz kalacaksa eğer, Koyuver şahin misali saldırsın İbrahim’in delilerini, Mehmetçesine, çakal sürüsüne, Ay gökte kaldıkça, Ulu kocaların, ak sakalların duası Üstüne olsun. YouTube - zapsuyu SİNAN-AYDIN |
|
|
|
| Saat: 21:22 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık