![]() |
Fenerbahçe Cumhuriyeti / 34 FB 1907 1 ek FenerBahçe Tarihi..1894 yılından itibaren, İzmir'den İstanbul'un Kadıköy yakasına yerleşen Lafontaine, Whittall gibi İngiliz ailelerinin fertleri arasında oynanmaya başlanan futbol, çevrenin Türk gençlerince büyük bir merak, heyecan ve gıpta ile seyrediliyordu. Ne var ki, onların böyle bir sporu yapmak şöyle dursun, adını dahi anmalarına olanak yoktu. Çünkü Padişah II. Abdülhamid'in amansız baskı rejimine göre değil onbir gencin, ikisinin bile bir araya gelmesi saltanat için son derece sakıncalıydı. Ancak 1907 yılına gelindiğinde Türk gençlerinden Ziya (Songülen), Ayetullah ve Necip (Okaner) gizli de olsa bir futbol kulübü kurmaya karar verdiler. Semtlerinin adı olan Fenerbahçe'yi isim, Fenerbahçe Burnu'ndaki feneri de amblem olarak seçtiler. Kıskançlık ve asaletin timsali Sarı-Lacivert ise takımın renkleri olarak belirlendi. 1908 Meşrutiyeti'nin ilanına kadar çalışmalarını gizlice yürütmek zorunda kalan Fenerbahçe, bu tarihten sonra yürürlüğe giren Cemiyetler Kanunu'yla tescil edildi ve başarıdan başarıya koşacak olan bir büyük camia, Türk sporundaki seçkin yerini almış oldu. Fenerbahçe, kuruluşunun 100. yılında 17. lig şampiyonluğunu elde etmiştir. |
1 ek ![]() |
Hakan Bilal Kutlualp İstifa Etti Başkanımız ve Yönetim Kurulumuz ile aralarında uzun süredir süren gerginliğin ardından cumartesi günkü Yüksek Divan Kurulu toplantısında Başkanımızın ağır sözlerle itham ederek istifaya davet ettiği Hakan Bilal Kutlualp bugün düzenlediği basın toplantısında istifa ettiğini açıkladı. Buyuk Kulup'te bir basin toplantisi duzenleyen Kutluap, istifasini aciklayarak, baskan Aziz Yildirim'in ''Ayril'' istegini yerine getirdi. Yıldırım, gectigimiz cumartesi gunu yapilan kulubun olagan yuksek divan kurulu toplantisinda, istifa etmesini istedigi yonetim kurulu uyesi Hakan Bilal Kutlualp'e, ''Ben seninle calismam arkadas, bunu bil. Onun icin senin ayrilman lazim buradan. Karar senindir, ama senin oldugun yerde hicbir yonetim kuruluna Aziz Yildirim girmez'' demisti. Yönetim Kurulu'ndan istifa ettigini aciklayan Asbaskan ve Dis Iliskiler Sorumlusu Hakan Bilal Kutlualp, polemiklere girip kulube zarar vermeyi dusunmedigini, bu nedenle istifa karari aldigini soyledi. Ciftehavuzlar'daki Buyuk Kulup'te duzenledigi basin toplantisinda istifa kararini aciklayan Kutlualp, 15 Ekim Cumartesi gunu yapilan yuksek divan kurulu toplantisinda, baskan Aziz Yildirim'in kendisine yonelik sozlerindeki tarz ve usluba sasirmadigini, ancak uzuldugunu kaydetti. Istifasi gundeme geldiginden bu yana, bunu gerceklestirmeyisinin, ileri suruldugu gibi koltuk sevdasiyla ilgisi olmadigini ifade eden Kutlualp, ''Eger koltuk sevdam olsaydi, o koltukta kalmanin kurallari bellidir. Baskana itiraz etmeyeceksin, biat edeceksin. Orada kalmak bir amac olsaydi buna uymak kolaydi. Ama onurum ve sahsiyetim biat etmeye izin vermezdi. Son zamanlarda Fenerbahce'nin, bir baskanin iki dudagi arasinda duran bir kulup degil, demokratik, soz ve elestiri hakki olan, her elestiri yapana kapinin gosterilmedigi gercek bir cumhuriyetin niteliklerini tasimasi gerektiginin mucadelesini verdim. Bu mucadele icindeyken mart ayina kadar gorevde kalsan ne olur kalmasan ne olur'' seklinde konustu. ''Camur at izi kalsin'' yontemine itiraz ettigini vurgulayan Hakan Bilal Kutlualp, ''Delegeler tarafindan secilen ve gorevleri, kararlari istisare etmek olan yonetim kurulu uyelerinin kaderinin, baskanin kararina birakilmasi tehlike isaretleri degil midir?'' dedi. ESAS SUCUM (TRANSFERLERI BASKAN YAPTI) DEMEYISIMDIR Baskan Yildirim'in ''Transferleri Kutlualp degil ben yaptim'' demesini anlamli buldugunu kaydeden Kutlualp, ''Benim esas sucum (Bu transferleri baskan yapti) demeyisimdir'' dedi. Aziz Yildirim'in, her buyuk transferi imzalayip haberi verdikten sonra kendisine coskuyla ve ovgu dolu olmak uzere, buyuk is basardigina dair sozler soyledigini anlatan Kulualp, ''Keske sayin baskan yere goge sigmayan tebriklerinin arkasinda dursaydi. Baskanin ya o gunlerde soyledikleri dogru degildi, ya da cumartesi gunu soyledikleri. Bir kez de ben kendisine hatirlatmak isterim ki, vefa sadece bir semt adi olmadigi gibi, onur da her kizginlikta agza alinacak kadar kucuk bir kelime degildir'' seklinde konustu. BU KULUPTEN NE KUTLUALPLER NE YILDIRIMLAR GECTI Fenerbahce Kulubu'nun tek sahibinin taraftar oldugunu ifade eden Hakan Bilal Kutlualp, ''Bu kulupten ne Kutlualpler gecti ne Yildirimlar gecti, gececek de. Sari lacivert gokkubbede kimse baki degildir'' dedi. Kimsenin kendisini taraftarla karsi karsiya getiremeyecegini vurgulayan Kutlualp, sunlari soyledi: ''Benim katilacagim yonetim kurulu toplantilarina sayin baskan katilmazmis. Katilmayabilir, ancak bu kadar onemli bir donemde Fenerbahce'nin baskansiz kalmasina benim gonlum razi olmaz. Istifa kararimda bu durum etkili olmustur. Kimseye kuskunlugum yok, Fenerbahce'nin ihtiyac duydugu her zaman herseyimle buradayim. Ben kisilere degil Fenerbahce'ye biat ederim. Ilahi adalet insanlarin istedigi gibi hemen tecelli etmeyebilir. Sabir gereken zamandir. Hepimiz bekleyecegiz. Beklerken de Fenerbahce'nin basarilari icin elimizden geleni yapmaya devam edecegiz'' MEDYA UZERINDE TAHAKKUM KURMAK ISTIYOR Aziz Yildirim'in medya ile saglikli iletisim kuramadigini, bunun da iki onemli sonucu dogurdugunu anlatan Kutlualp, sunlari soyledi: ''Birincisi Fenerbahce taraftarinda medyaya nefret yaratilmasina neden olmaktadir. Ikincisi de gazetecilerle sohbet halinde gordugu her arkadasini, her yoneticiyi Fenerbahce'nin sirlarini anlatmakla suclamaktadir. Bu ciddi bir yanilgi ve tehlikedir. Medya uzerinde tahakkum kurma isteginin sonucudur. Sayin baskana tavsiyem, gazetecileri dusman olarak gormekten (benim ve onlarin gazetecileri) diye ayirmaktan vazgecmesi ve her ofkelendiginde agzina geleni soylememesidir.'' Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi E Grubu'nda kendi evinde oynadığı Schalke maçını canlı yayınlayan Azeri ANS Televizyonu'nun spikerleri maçı 'Yağmur gibi hayırlı, bir gece' yorumu ile anlatırken, Alex'in kırmızı kartla atılmasına üzüldü. Azeri iki spiker, yağmura rağmen maça gösterilen büyük ilgi ve Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'ndaki atmosferi özellikle vurgularken özellikle sarı-lacivertli takımın gollerini anlatırken büyük heyecan yaşadı. Fenerbahçe-Schalke maçını anlatan spikerlerin maçtaki bazı anlatımları şöyle: - Sevgili tamaşacılar (Seyirciler), şimdi tribünlerde Fenerbahçeli Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gözlenir. Ancak, Erdoğan'da pek sevinç hissiyatı yoktur... Herhal, Avrupa Birliği'ne girme, ülkenin ağır meseleleri onu keyifsiz gösterir. - İşte Luciano'nun golü.. Şükrü Saraçoğlu'ndaki tamaşacılar ve özellikle karılar (kadın taraftarlar) büyük sevinç yaşırlar.. - (Nobre peş peşe faul yapınca) Nobre'nin bugün ellerini kollarını bağlamak gerek.. - (Schalkeli Kobiashvilli'nin ataklarından sonra): Gürcistan'da, bizde de iyi futbolcular var. Amma, Dünya Kupu (Kupası) şampiyonası maçlarında oyunu okuyamıyorlar.. - (Schalke'nin ataklarını Volkan kurtarırken): Evvet, Volkan her zamanki gibi kapıdadır...(kalede) - (Hamit Altıntop'tan söz ederken): Hamit'i kardeşi Halil'den ayırmak pek mümkün olmamaktadır. Bundesliga'da el üstünde tutulmaktadır.. Hamit ve Halil Türk milli komandasında (takımında) oynamaktadır.. Türkiye Dünya Kupu'nda İsviçre ile oynayacak. İsviçre'de oynayan Hakan ve Murat Yakın kardeşlerin anaları, onların Türkler'e karşı oynamayacağını söyler... Doğru da deyer.. - (İlk yarının son düdüğü çalınca): İlk hesapta, Fenerbahçe 1-0 ileridedir.. - (İkinci yarıda Schalke peş peşe ataklar yapınca): Schalke'den bir an önce topu sökmek lazımdır. Tuncay Şanlı darbeli olduğu için bugün oynamamaktadır. Türkler maçın bu hesabında daha hareketsizdir. Türkler oyunu değiştirmelidirler.. - (Fenerbahçe beraberlik golünü yiyince) Eyvahh... İşte oldu.. Kapıya (Kendi yarı alanına) bu kadar kapanmamalıydı. Linkoln ile hesap 1-1 olur.. - (İkinci Schalke golünden sonra) Schalke 4 dakikada oyunun gidişatını değiştirir.. - (Skor 2-2 olunca).. Evvet Nobre'nin kafa zerbesi ile hesap beraberliktir... - (Volkan 3. golü yiyince): Ne ettin Volkan.. Neye lazımdı bu hareket? Futbol tarihine geçecek bir an... Hem gülmeli, hem de ağlamalı. Fenerbahçe şimdi hesabı berabere getirmek için çok debelenecek (çaba harcayacak) - (Skor 3-3 olunca) Appiah goool.... Hakikaten bu neydi? Oyyy oyy, oyy... Dehşet güzel bir goldü... Yağmur gibi hayırlı bir gecedir.. Bu maçın 6. golüdür... - (Alex kırmızı kart görünce): Şimdi bune ne gerek vardır... Gelsenkirchen'de Alex olmayacak. Alex'siz Fenerbahçe, gelinsiz toy (düğün) gibidir.. Kalan 3-4 dakikada Türkler çok müşkülat çekecek... - (Maç bitince): Fenerbahçe ilk hesapta 1-0 öne geçti, ikinci hesapta skoru 3-3 kapatır.. Çok muthiş bir gece böylece bitir... |
http://www.antu.com/images/ittifak1.jpg http://www.antu.com/images/120x100/hazir_120x100/0405/usafb_logo.jpg Temiz ve el değmemiş bir lig isteyen ezeli rakiplerimizin hafızalarını biraz tazeleyerek bu taleplerine biz ABD’de yaşayan Fenerbahçe aşığı taraftarlar olarak katkıda bulunmak istiyoruz! En az onlar kadar biz de temiz bir lig istiyoruz! Deplasmanda Ankaragücü’ne kalecisini para karşılığı satın alıp sekiz tane gol atarak şampiyon olan takım mı temiz ve el değmemiş bir lig istiyor? Dört yıl üst üste Federasyon ve bazı imtiyazlı politikacıların da desteğiyle şampiyon olan, bu sürede müzesine taşıdığı kupaları mali başarılarla desteklemeyen ve bugün perişan durumuna düşen bir takım mı temiz ve el değmemiş bir lig istiyor? Tüm yorumcuların üzerine basa basa hakemleri uyardığı, sahte penaltı kahramanı futbolcuyu 15 yıl boyunca ilk 11’inde oynatmış takım mı temiz ve el değmemiş bir lig istiyor? Sorumsuz yöneticileri yüzünden borç batağına saplanan, kurtuluşu devlet yardımında arayan takım mı temiz ve el değmemiş bir lig istiyor? Başkanını küfür ederek istifaya zorlayan, ezeli rakibinin başkanına ağzına alınmayacak küfürlerini yıl boyu sürdüren, tribününde gencecik taraftarın hayatını kaybettiği takım mı temiz ve el değmemiş bir lig istiyor? Yurt dışına kaçırılan bir mafya babasına klübün imkanlarını kullandırmış bir takım mı temiz ve el değmemiş bir lig istiyor? Maça asılmaması için değişik güç odaklarından talimat alıp kendi sahasında Rizespor’a yenilerek Bursaspor’un İkinci Lig’e düşmesine neden olan bir takımın oyuncuları mı temiz ve el değmemiş bir lig istiyor? Kıdemli kaptanı, yetenekli sol ayaklı oyuncusu gizli telefon görüşmelerinde mafya babalarından “emrin olur abi” diye direktif aldığı takım mı temiz ve el değmemiş bir lig istiyor? Saha kapatma cezasını Tahkim Kurulu’na uyguladığı baskı ile değiştirme başarısı gösteren, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ndeki rakiplerini Çarşı’ya Pazar’a astıkları pankartlarla açıktan destekleyen takım mı temiz ve el değmemiş bir lig istiyor? Sahasında oynanan maçta rakip oyunculara tüküren, pandik atan takım mı temiz ve el değmemiş bir lig istiyor? Sahası defalarca kapatılan para cezasına doymayan, geçen sezonun en fazla saha kapatma cezası alan takım mı temiz ve el değmemiş bir lig istiyor? Takımında oynayan oyuncuların bahis skandalarına adı karıştığı, oyuncularının bizzat ceza alarak takımdan uzaklaştırıldığı takım mı temiz ve el değmemiş bir lig istiyor? Şehrine gelen takımları Rize’ye kadar taşlayarak uğurlayan takım mı temiz ve el değmemiş bir lig istiyor? Sözün kısası Temiz Lig istemek ezeli rakiplerimizin sadece Fenerbahçe’nin önünü kesmek için arkasına sığındıkları koca bir yalandan başka bir şey değil. Eğer Temiz ve El Değmemiş Bir Lig’te samimi iseniz önce temizliğe kendi içinizden başlamak doğru olacak. Kıskançlık duygusuyla temizlik istemek sadece sizi gülünç duruma düşürüyor ve biz Fenerbahçeliler buna çok gülüyoruz. Klübümüzün övgüye ve takdire değer yükselişinden taraftarlar olarak gurur duyuyoruz. Fenerbahçe’nin önünü kesmek için yapılan kutsal ittifaklara karşı takımımızın sonuna kadar yanında olduğumuzu buradan ilan ediyoruz |
Gruptan çıktığımızı dünya gözüyle görebilmek dileğiyle... |
Öncelikle belirteyim şiir bana ait değildir sadece hoşuma gittiği için ekliyorum.. FENERBAHÇELİ OLMAK Nuri zade Ziya Songülen olmak isterdim baharında 1907`nin, Yanında iki kafadar dostu ile, Belki bilir, belki bilmez attığı tohumun büyüklüğünü, Sarı beyaz diye başlayan, ardından sarı lacivert olan, O büyük heyecan ve gurur renklerinin, İlk ve kurucu başkanı olmak isterdim. Ayetullah Bey olmak isterdim yüzyıl evvelinde, Bir efsanenin doğumunu çıplak gözlerle izlemek, Futbol aşkıyla çıkılan bir maceranın ikinci başkanı olabilmek, "Ben Fenerbahçeli`yim" diyecek kadar sahiplenmek isterdim, Kadıköy`den doğan güneşi. Topuz Hikmet olmak isterdim 1910`larda, Bayrak kırmızısının üzerine meşe yaprağını, Sari lacivert ile bezeyip, Dünyanın "en büyük sevgisiyle bağlanılacak" armasını, Nesillerden nesillere aktarılacak,, En güzel ask mührünü çizmek isterdim. Sağ haf Arif olmak isterdim Çanakkale Savaşı zamanlarında, Bir cepheye koşup ülkemi savunmak, Bir sahaya koşup FENERBAHÇE`mi yüceltmek için, Tek canımı ülkeme verirken, Aklımda sari-lacivert yarim ile toprağa düşmek isterdim. Dalaklı Hüseyin olmak isterdim, Bir büyük destanîn ilk teknik direktörü olmak, Gönüllerdeki resim galerisinde, İlk komutan fotoğrafı olmak isterdim. Galip Kulaksızoglu olmak isterdim, Ardından binlercesi gelecek, Her birinin ayrı bir kıymeti olacak, Her biri binleri, onbinleri, milyonları coşturacak, Bazen bir tanesi için herseyimizi vereceğimiz, O gollerin birincisini atan olmak isterdim. Zeki Rıza Sporel olmak isterdim, Forması santraya katlanarak getirilen, Öpülerek teslim edilen bir bayrak gibi, Türk futbolunun ilk büyük golcüsü, FENERBAHÇE`nin ilk futbol efsanesi olmak isterdim. Cihat Arman olmak isterdim, Sarı kazağından esinlenerek, Kanarya sembolünü vermek Fener`e, Kale direklerinin içinde bir duvar, Rakiplerin bile gıpta ettiği, "Uçan kaleci" olmak isterdim. Saraçoğlu Şükrü olmak isterdim, Delicesine sevdiği renklere 16 sene başkan olmak, FENERBAHÇE Başkanlığı`nı, Başbakanlıktan öte tutmak isterdim. Dağlaroglu Rüştü olmak isterdim, 27 Mayıs`in ihtilal komutanlarına, "Bu Kulübü işgal kuvvetleri kapatamadı. Sen hiç kapatamazsın" diye kafa tutan, FENERBAHÇE`nin tarihini yazan adam olmak isterdim. Lefter Kucukandonyadis olmak isterdim, Futbolunu görmesek bile hayran kaldığımız, Dinlediklerimizle kalbimize taht kuran, Türkiye tarihinin "ordinaryüs profesörü" olmak isterdim. Can Bartu olmak isterdim, Ayni gün içinde 2 golü atıp futbol sahasında, Sonra da basketbol salonunda 28 sayı bırakmak, Ezeli rakibinin potasına, Türkiye`nin "Sinyor"u olmak isterdim. Didi olmak isterdim 1970`larda, Basının üzerine kaldırdığı Dünya Kupası`nda, Ya da futbolun en sevilen ülke olduğu Brezilya`da, Gördüklerinin çok fazlasını yasadığı FENERBAHÇE Cumhuriyeti`nde, Aydınlık saçan bir "siyah adam" olmak isterdim. Cemil Turan olmak isterdim, Son siyah-beyaz fotoğraflı yılların, Yıldıza hasret senelerinde Türk futbolunun, Hani topu alınca ayağına, Önüne gelene çalımı basan, Ayaklarıyla düşünen adam olmak isterdim. Selçuk olmak isterdim, Kayhan olmak isterdim, Hüseyin ya da Pesim, Nezihi olmak isterdim deliliği aşkından menkul, Rıdvan olmak isterdim, Oğuz, Aykut... Ya da unutulan bir sporcusu FENERBAHÇE`nin,. Faruk Ilgaz olmak isterdim, ... Ya da İslam Çupi, En güzel kelimelere raks ettiren, Futbola ve onun sözlerine sari lacivert nefesler veren. Sadece taraftar olmak da yeterdi bana... Hüzünde göz pınarlarındaki bir damla yas olmak isterdim, Sevinçte havaya kalkan bir yumruk... Bir damla alin teri, Bir damla kan olmak isterdim sarı laciverdin üzerine düsen... Sarının yanında lacivert olmak isterdim, Ya da laciverdin yanında sarı.. Ben bir kez daha dünyaya gelsem, Genç Fenerbahçeli olmak isterdim. Daha da ötesinde dostum, Ben bir kez daha dünyaya, Sırf Fenerbahçeli olabilmek için gelmek isterdim....... http://img466.imageshack.us/img466/8555/016ub.jpg http://img466.imageshack.us/img466/3434/022he.jpg http://img466.imageshack.us/img466/925/034tv.jpg http://img353.imageshack.us/img353/3645/015yy.jpg |
Cehennem Sesleri Fenerbahçe Arkeolojik Kazı Çalışmalarına 11/27/2005 tarihinde Alisamiyen’de saat 19:00 civarında başlamıştır… Bu çalışmaları izlemeye gelen Fenerbahçe Arkeolojik Çalışma Ekibi çalışmaları tam 90 dakika dikkatlice izlemiştir ve 45. dakikada büyük bir gürültü ile Alisamiyen kazı çalışma yerinde bu inilti seslerine tanık olmuşlardır.. Çalışmadaki sesi sizinle paylaştık ve Alisamiyen'den gelen seslere kulak verdik. Alisamiyen Stadyumundan çıkan sesler "Cehennem Sesi" miydi bilemicez ama Fenerbahçe Arkeolojik Çalışmasında Alisamiyen'i cehenneme çevirdiğine inandık ve kanıtı da Sesleri de bu oldu… |
2 ek 1 FB'li olmama rağmen.. Benzerlikleri nedir diye sorulsa..? ![]() ![]() 2si de 4 çeker.. |
Daum: Camide huzur buluyorum Fenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum, Türkiye'de hiçbir dini kaygı duymadığını belirterek, ''Türkiye laik bir ülke ve Türk insanı diğer dinlere de çok saygılı. Camiye gittiğim zaman huzur buluyorum. Bence Allah'ın evi dünyanın her yerinde aynıdır'' dedi. Fenerbahçe Kulübü'nün aylık resmi yayın organı Fenerbahçe Dergisi'nin Aralık sayısında, Daum ile yapılan röportaja yer verildi. Alman teknik adam, bir caminin içinde çekilmiş fotoğrafının da yer aldığı röportajda, Türkiye'den yine övgüyle bahsederken, şunları kaydetti: ''Hiçbir dini kaygı duymuyorum. Türkiye laik bir ülke ve Türk insanı diğer dinlere de çok saygılı. Camiye gittiğim zaman huzur buluyorum. Bence Allah'ın evi dünyanın her yerinde aynıdır. Çocuklarımızı da bu öğretiyle yetiştirmeye gayret ediyoruz. Bir gün gelir, çocuklarım dinlerini değiştirmek isterlerse, istedikleri dini seçmekte serbestler.'' |
O da bir Fenerli... (encarta@conversagent.com) O da bir Fenerli... https://www.msxlabs.org/msxteam/NeutralizeR/encarta_msxlabs.gif |
http://i5.photobucket.com/albums/y180/virtuecat/19072005duvarkagiti003-1152.jpg http://i5.photobucket.com/albums/y180/virtuecat/Resim2.jpg http://www.fenerbahce.org/resimler/kulup/tarihce_5.jpg 1899; Fenerbahçe’nin Gerçek Kuruluş Yılı Burada dikkati çeken en önemli nokta; Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stocking FC ismi altında 1899 yılındaki bu ilk girişimindeki öncülük yapan gençler ile, ilerideki yıllarda kurulacak olan Kadıköy Futbol Kulübü (1902) ve Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altında toplanan gençlerin genelde aynı kişiler olacağıydı. Dolayısıyla FENERBAHÇE KULÜBÜ kuruluşunu gayri resmi olarak 1899 yılında gerçekleştirmiş, ne var ki iki kez kapatılmaları nedeni ile faaliyetlerine, ancak resmi kuruluş yılları olan 1907 yılında geçebilmişti. Görülen odur ki; Black Stocking F.C. ya da Kadıköy Futbol Kulübü isimleri, amaç karşısında birer araçtırlar (*4). Ayrıca İstanbul’da kurulan futbol kulüplerinin listeleri incelendiğinde de; Moda Futbol Kulübü (1896), Cadi-Keuy Football Club (1899) ve Imogen (1900) takımlarının İngiliz uyruklular tarafından, Elpis (1900) takımının Rumlar tarafından, Black Stocking (1899), Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerinin ise Osmanlı uyruklular tarafından kurulmuş oldukları da zaten görülmektedir.(*5) |
Fenerbahçeli Futbolculara Avrupadan Teklif Yağıyor Süper Lig'in son iki sezonunu zirvede tamamlayan, Avrupa'da da topladığı 13 puanla adından sıkça söz ettiren Fenerbahçe'nin futbolcuları kapışılıyor. En fazla Nicolas Anelka ve Tuncay Şanlı'nın Newcastle United'a transfer olacağı cümleleri gündemi meşgul ederken, diğer oyuncuların da taliplileri bulunuyor. Şu anda Avrupa'nın namağlup üç takımından biri olan Sarı-Lacivertlilerin bu başarılı grafiği transfer pazarında gözlerin Kadıköy'e çevrilmesine neden oluyor. Teknik Direktör Christoph Daum ile 11 yıldızına çeşitli kulüplerden transfer teklifi var. ‘Beni istiyorlar' diye tozu dumana katan Daum'un da dile getirdiği gibi başta Alman çalıştırıcı için Bundesliga takımları devrede... Bir dönem Alman Milli Takımı'yla ismi anılan Daum'u Köln'ün ısrarla istediği belirtiliyor. Daum, deneyimli bir teknik heyetle çalışmak isteyen Borussia Dortmund ile Stuttgart'ın da gündeminde yer alıyor. Futbolcular arasında ise Anelka, Tuncay ve Alex de Souza en gözde... Newcastle United'ın astronomik fiyatlarına rağmen Başkan Aziz Yıldırım'ın transferine vize vermediği Anelka'yı, sezon başında Liverpool ve Barcelona da istemişti. Ortaya koyduğu başarılı futbolla Newcastle United ve Birmingham City'nin gündeminden hiçbir zaman düşmeyen Tuncay'a Çizme'den de teklif yağıyor. Carlo Ancelotti'nin dikkatini çeken genç oyuncuyla AC Milan'ın ilgilenmesinden sonra İnter de transfer için devreye girdi. Geçtiğimiz günlerde ise milli futbolcuyu La Liga ekiplerinden Real Betis istiyordu. Vanderlei Luxemburgo'nun görev süresinde Real Madrid'in transfer listesinin tepesinde yer alan Alex'in peşine bugünlerde Frank Ribery'nin takımı Marsilya takıldı. Daha önce de Alex, Barcelona ile yan yana anılmıştı. Yabancı kontenjanı nedeniyle gönderilip yerine daha kaliteli bir ismin düşünüldüğü Marcio Nobre'nin transferini bitirmek için Sporting Lizbon yoğun mesai harcıyor. Ayrıca Brezilyalı futbolcuyu Hamburg ile Perugia'nın da istediği menajerler tarafından dile getiriliyor. Özellikle sakatlıktan sonra performansı dibe vuran Servet Çetin'i deneyimli teknik adamın gözden çıkardığı, genç stoperle de Wolfsburg ve Hamburg'un ilgilendiği iddia edildi. Kaptan Ümit Özat’a PSV talip Fenerbahçe’de çoğu maçlardan sonra eleştiri almasına rağmen formasının hakkını veren kaptan Ümit Özat’a Hollanda temsilcisi PSV Eindhoven talip. Sağ ayaklı olmasına karşın büyük bir özveriyle sol koridorda başarılı maçlar çıkaran tecrübeli futbolcu için PSV’nin yanı sıra Roma ve Atalanta'nın da kendisiyle ilgilendiği belirtildi. Alex de Souza'nın eski takımı Cruzeiro'nun Marco Aurelio'yla flörtte olduğu biliniyor. Sambacı futbolcuya, şimdi de Auxerre'nin talip olduğu öğrenildi. Ayrıca Can Arat, Olcan Adın ile Mahmut Hanefi Erdoğdu'yu Samsunspor kiralamayı planlarken, Semih Şentürk'ü de Gaziantepspor ile Gençlerbirliği istiyor. |
Rahmetle Anıyoruz 27 Aralık 2005 Salı http://www.fenerbahce.org/pic_lib/sukrusarac288.jpgFenerbahçe Stadyumunu kulübümüze kazandıran ve 17 yıl kulüp başkanlığımızı yapan eski başbakanlardan Şükrü Saracoğlu 27 Aralık 1953 günü vefat etmişti. Bugünkü stadımıza 22 Temmuz 1998 yılında alınan Yönetim Kurulu kararı ile ismini veren Şükrü Saracoğlu’nun 52. ölüm yıl dönümünde kendisini bir kez daha saygı, şükran ve rahmetle anıyoruz. http://www.soccernet.com/images/england/anelka_adamdavy.jpghttp://www.tiscali.co.uk/media/images/feeds/reuters/sport/2005/02/01/150/2005-02-01t085518z_01_nootr_rtridsp_2_ouksp-soccer-anelka-usemonnight.jpghttp://img.photobucket.com/albums/v119/gaga25/anelka_petit.jpg http://www.turkfutbolu.net/tarih/images/fb_gs/6_kasim_2002_fotoroman/6_kasim_2002_foto_7.jpg http://www.turkfutbolu.net/tarih/images/fb_gs/6_kasim_2002_fotoroman/6_kasim_2002_foto_4.jpg TEK REİS FENERBAHÇE BAŞKANIDIR Gerçek Fenerbahçe taraftarına buradan teşekkür ediyorum. Kombine alıyorlar, FENERIUM’dan bütün akrabalarına arkadaşlarına ürünler alıyorlar. Fenerbahçe Kulübü’ne maddi katkı sağlıyorlar. 5 senelik kombine alıyorlar. Ben istiyorum ki, oraya herkes aileleriyle gelsin, eşiyle dostuyla çocuğuya gelsin, orada FENERBAHÇE AİLESİ olsun.Fenerbahçe kimliği ve ailesi dışında bir topluluk olmasın. Tek olay Fenerbahçe ailesi olsun.Herkes pankartlarını assın, ama altına ismini yazmasın, reklamını yapmasın.Orada da Fenerbahçe ismi olsun. Ama bazıları var böyle değiller. Kendileri için varlar. 5 yıl evvel ben göreve geldiğimde de vardı. Açıklıyorum, ben hatta bunlara destek de oldum. Ama devlet bir yasa çıkardı. Bu yasaya uymak zorundayız. Bu yasadan sonra biz kulüpte bedava bileti kaldırdık. Geçmişte verdiğimiz bazı devlet kuruluşlarına bile bilet vermiyoruz artık. Hatta ve hatta engelli vatandaşlarımıza bile bedava veremiyoruz, bir yol uydurmaya çalışıyoruz.Tabii bunları yaparken, 22 bine yakın kombine aldı taraftarımız. Bunlar kendi içlerinde gruplar kurmuş. Bir sürü grup adı var, bunların hemen hemen hepsi arkadaş olarak bir araya gelmişler, Fenerbahçe’yi destekliyorlar. Bedava bilet kesilince, otobüsler kaldırılınca bir ara tribunden kesildiler. Sonra ne oldu ? Tam bunlar kesilirken, kendilerine sponsor buldular. Tekrar geliyorlar o sponsor yardımıyla. Pankart açıyorlar bana "sen kendini bil diyorlar, seni sev diyorlar", kendi kendilerine "bilmem ne reis" diye tezahürat yapıyorlar, maç öncesi dışarda ona buna turnikede numaralar yapıyorlar, biletlerini alıp maça giriyorlar. BURASI AVRUPA OLACAK ! Tribüne çıkıyorlar bana pankart açıyorlar. Nası açıyorlar ? Locada oturan birinden talimat alıyorlar ?Özel uçakla Kayseri’ye gidiyorlar Fenerbahçe maçına. O locada oturan adam ayarlıyor bunların hepsini. Onun ismini açıklamayacağım buradan, çünkü birine sözüm var. Milan maçında Galliani ile yürüyorum, oradan bağrıyorlar "genç fenerbahçeliler, bilmemne reis". BU ADAMLAR RANTÇI Bunlar aslında toplasan 30-40 kişi, ama ona buna bilet verip, ona buna ürün bastırıp satıp, arkalarından sürükeylip, kendilerinin kimliğini bilmeyen adamlardan destek alıyorlar.Biletler pahalı diye protesto etmeye başladılar bizi güyya. Diğer grupları arkalarına almak istiyorlar bu bahaneyle. Biz sene başında açık tribüne 6 bin tane kombine sattık, 350 milyona. Alsalardı ya ordan ucuza. Çok ucuza sattık. Ama bunların derdi Fenerbahçe filan değil. Bunlar rantçı. Galatarsay tribünlerindeki kendileri gibi olan rantçılarla her zaman beraberler. Gece gündüz. Yedikleri içtikleri ayrı değil. Hacca, umreye beraber gitme derdinler. Çok yakınlar. O Galatasaray tribünlerindekiler kimler ? Benim ölmüş anneme her maç küfür edenler..Demek ki onlarla gece gündüz beraber olan bunlar da aynı kafadalar.Locada oturan o sponsor da kendine gelsin. Yarın öbür gün, benim karşıma gelip, başkan ben yaptım sen yapma demesin. Bundan sonra bu tribünlerde sadece Fenerbahçe ismi anılacak. (flood olarak algılanmasın tamamen deişik konu) arkadaşlar başkan burada kimden bahsettigini anlamıssınızdır anlamadıysanız burada soylıyeyım gencfb gurubundan bahsediliyor? |
Fenerbahçe'de kalıcı olmak istiyoruz Fenerbahçe’nin Brezilyalı futbolcuları Alex de Souza, Marco Aurelio, Fabio Luciano ve Marcio Nobre Sarı-Lacivertli takımda mutlu olduklarını ve ayrılmayı düşünmediklerini yinelediler. Sambacı futbolcular Antalya’daki hazırlık kampında basın mensuplarının soruların cevap verirken Fenerbahçe ve kendileri hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. İlk sözü alan Alex, Türkiye’de yaşamaktan memnun olduğuna dikkat çekerek, “Real Madrid’e transferim konusunda çıkan haberleri veren medya, defalarca bu yönde yazılar kaleme aldı. Yarının ne getireceğini bilemeyiz. Ama sözleşmemin bitimine daha 1,5 yıl var. Bu zaman sonunda gereğini düşünürüz.” dedi. Brezilya Milli Takımı’na çağırılması gerektiğiyle ilgili çok fazla konuşmayacağını belirten başarılı futbolcu, “Sekiz yıldır bir şekilde ülkemin renklerine hizmet veriyorum. Davet bekliyorum. Antrenör olsam, kendimi çağırırdım.” diye konuşarak Carlos Alberto Parreira’ya mesaj gönderdi. Şampiyonlar Ligi’ndeki performansının eleştirilmesi üzerine Alex, “Sekiz kişiden fazla oyuncuyla hücuma çıkılmaz. Her takımda futbolcuların belli görevleri vardır. Christoph Daum da Avrupa’da beni oynattığına göre şikayetçi değil demektir.” cevabını verdi. Roberto Carlos gelmez Milli Takım’daki arkadaşı Roberto Carlos’un transferiyle ilgili açıklamalarda da bulunan Alex, Real Madrid’li futbolcunun İstanbul’a gelmek gibi bir niyetinin olmadığını söyledi. Yıldız futbolcu basında çıkan transfer haberlerinin asılsız olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: “Carlos bana hiç böyle bir transferden bahsetmedi. Ayrıca zaten altı yabancı oynuyor ve kimsenin şikayeti yok. Kimin yerine alınacak Carlos?” Diğer Brezilyalı futbolcu Nobre de Alex’ten sonra konuşmaya girerek, yabancı kontenjanın doluluğundan yeni bir lejyoner için kendisinin kurban verileceği söylentilerine şu şekilde tepki gösterdi: “Benim geçmişte neler yaptığımı görmek için rakamlara bakmak yeterli olacaktır. İki yıldır buradayım ve şampiyonluk yaşıyorum. Şimdi üçüncüsü için mücadele ediyoruz. Fenerbahçe tarihinde üst üste böyle bir başarı yok. Sadece şampiyonluğu düşünüyorum.” diye konuştu. Luciano ise Önder Turacı ile birlikte defansta iyi bir ikili oluşturduklarına değinerek, bu yıl da şampiyon olacaklarını iddia etti. Süper Lig’e oranla Şampiyonlar Ligi’nde daha fazla gol yemelerini, “Avrupa maçları daha zor oluyor.” diye yorumlayan deneyimli stoper, “Yenilmemesi gereken goller yedik. Bu hataları antrenmanlarda çalışarak düzeltiyoruz.” ifadelerini kullandı. Orta sahanın başarılı isimlerinden Aurelio da transferi konusundaki ısrarlı soruları, “Şu anda lig ve kupa maçları var. Ondan sonra bu konulara bakarız.” diye geçiştirdi. Appiah’ın kalitesiyle yükünün azaldığını belirten Aurelio’nun uzun zamandır Türkiye’de futbol hayatını sürdürdüğünün hatırlatılması üzerine Alex, ‘O zaten Türk vatandaşı olacak.’ diye esprili yaparken; Luciano da, ‘Marco Ali’ yakıştırmasında bulundu. Bu arada Fenerbahçe hazırlık kampındaki ilk hazırlık maçını bugün Belçika'nın La Louvierre takımı ile saat 19.00'da oynayacak. |
"Şampiyonluk yarışı bitti" demek saygısızlık olur F.Bahçe kaptanı Ümit Özat, ligde zirve yarışının koptuğu şeklindeki düşüncelere katılmadığını belirterek, “Böyle bir şey düşünmek hem mantıksız hem de diğer rakiplere karşı saygısızlık olur.” dedi. Ümit, Anelka’nın oynadığı diğer takımlarda olmadığı kadar F.Bahçe’de mutlu olduğunu söyledi. Fenerbahçe’nin kaptanı Ümit Özat, Süper Lig’de zirve yarışının koptuğu ve şampiyonun belli olduğu görüşlerine kesinlikle katılmadığını söyledi. Ümit, henüz oynanacak 17 karşılaşmanın olduğuna dikkat çekerek, “Mücadelenin bittiğini söylemek hem mantıksız; hem de rakiplere saygısızlık olur. Beşiktaş’ın bir sezon önceki durumu bundan farksız değildi. Sekiz puan farkla şampiyon olamadılar. Bu görüşler Galatasaray’ı yenip, puan farkını altıya çıkardığımızda konuşuldu. Daha sonra Trabzonspor ile berabere kalarak avantajımızı koruyamayıp, dörde düşürdük. 10-15 puanlık bir ara açılmadan şampiyonluk garantilenemez. Ter dökmeden puan kazanılmaz. Önümüzde beş çok önemli maç var.” dedi. Son yıllarda F.Bahçe’de değişen transfer politikasıyla ilgili olarak da Ümit Özat şu cümleleri kullandı: “Uzun zaman sonra başarıya ulaşabilecek isimleri yakaladık ve son iki sezonu şampiyon tamamladık. Üçüncüsü için emin adımlarla ilerliyoruz. İyi bir kadroya sahibiz. Transfer de 1 Şubat’a kadar sürüyor. Ne olacağını bilemeyiz. Belki bir isimle anlaşılır. Transfer konusu Teknik Direktör Daum’un cevaplandırabileceği bir alan.” Nicolas Anelka, Fener’de mutlu Nicolas Anelka’nın ‘mutsuz’ olduğuyla ilgili spekülasyonlara katılmadığını belirten deneyimli futbolcu, onun eski kulüplerinde olmadığı kadar İstanbul’da mutlu olduğunu düşündüğünü, çok kaliteli ve karakterli bir oyuncuya sahip olduklarını vurgulayarak F.Bahçe’ye bundan sonra da nice başarılar kazandıracağına temas etti. Kendisinin de birçok konuda eleştirildiğini hatırlatan Ümit Özat, “Bunları değiştirmek gibi bir gayretim yok. Benim çaba göstereceğim yer idman sahası ve maçlardır. Oralarda işimi layıkıyla gerçekleştirmeye özen gösteririm. Gerisi beni ilgilendirmez. Anelka da konuşulanlar alakadar etmiyor.” diye konuştu. Artık futbolcunun ait olduğu tek mevkii kavramının kalktığını belirten tecrübeli futbolcu, defans ve orta sahada oynamaktan zevk duyduğunu sözlerine ekledi. |
Anelka'ya rekor teklif http://img.mynet.com/sp/anelka1.jpg İsrail'de Beitar Jerusalem'in sahibi Gaydamak, teknik direktör Luis Fernandez'in isteği üzerine Fenerbahçe'nin Fransız yıldızı için 40 milyon euro'yu gözden çıkardı. Fenerbahçe'nin Fransız yıldızı Nicolas Anelka'ya İsrailli zengin Arcadi Gaydamak'ın takımı Beitar Jerusalem talip oldu. Maariv Gazetesi'nin haberine göre, 6 hafta önce teknik direktörlük görevine gelen Fransız teknik adam Luis Fernandez, Gaydamak'tan Anelka'yı istedi. 20 milyon euro bonservis bedeli karşılığında serbest kalacak olan Fransız golcü için Fernandez rakamı fazla bulurken, 1 milyar pound serveti olan Gaydamak, "Sorun değil, 20 milyon euro kulübüne 20 milyon euro da Anelka'ya veririz" dedi. FERNANDEZ DOĞRULADI Ligde üçüncü sırada yer alan Beitar Jerusalem, sezon sonunda yerini korursa UEFA Kupası'na katılacak. Gaydamak'ınoğlu Alexandre ise Ocak ayı başında İngiltere'nin Portsmouth takımını satın almıştı. Maariv Gazetesi'ne konuşan Beitar Teknik Direktörü Luis Fernandez, "Anelka'yı istiyoruz. Açıkçası işimiz zor. Çünkü Avrupa'nın önemli kulüpleri de onun peşinde. Kadromuza onun gibi bir yıldızı dahil etmek inanılmaz olur" ifadesini kullandı. Anelka ile Fernandez, 1995-96, 2000-02 yılları arasında Paris Saint Germain'de birlikte çalışmışlardı. Beitar Jerusalem, Anelka'dan önce bir başka yıldızı renklerine bağlıyor. İsrail ekibi 10 milyon euro bonservis bedeli karşılığında Sao Paulo'nun sol açığı Barbosa Richarlyson'u transfer edecek. |
http://www.fotomac.com.tr/i/_spacer.gifRoberto Carlos'u Yıldırım bitiriyor Fenerbahçe Başkanı, Brezilyalı yıldızın menajeri Motta Merka ile görüştü. *** Başkan devrede Aziz Yıldırım, Roberto Carlos'un menajeri Motta Merka ile görüşerek bu transfer için detaylı bilgi aldı. Listebaşında o var Yüzüncü yılında kadrosuna süper bir yıldız katmaya kararlı olan Fenerbahçe, listenin başındaki isimlerden Roberto Carlos için yeniden atağa geçti. Bu kez bizzat başkan Aziz Yıldırım'ın devreye girdiği ve Roberto Carlos'un menajeri Motta Merka ile uzun bir telefon görüşmesi yaparak ayrıntılı bilgi aldığı öğrenildi. Elbette gelir, ama Yıldırım'ın bu görüşmede daha çok parasal konuda konuştuğu kaydedildi. Menajer Merka'nın, "Roberto şartlar uygun olursa elbette F.Bahçe'ye gelir" dediği belirtildi. Görüşme sonrası Yıldırım' ın, yöneticilere, "Bu transferin maliyeti çok yüksek olacak. İşimiz kolay değil" dediği gelen bilgiler arasında. http://www.e-kolay.net/fanatik/images1/futbol/fenerbahce/nihatozdemir2301.jpg‘Federasyon acilen karar vermeli’ http://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifNihat Özdemir, yabancı sınırlandırılması konusunda federasyonun bir an önce karar vermesi gerektiğini ifade etti 23.01.2006http://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifhttp://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifhttp://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifhttp://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifhttp://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifhttp://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifhttp://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifDaha önce yabancı sınırlandırılması ‘Federasyon acilen karar vermeli’ http://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifNihat Özdemir, yabancı sınırlandırılması konusunda federasyonun bir an önce karar vermesi gerektiğini ifade etti 23.01.2006http://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifhttp://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifhttp://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifhttp://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifhttp://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifhttp://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifhttp://www.e-kolay.net/fanatik/images/trans.gifDaha önce yabancı sınırlandırılması konusunda Futbol Federasyonu’nun harekete geçmesini beklediklerini deklare eden Fenerbahçe Başkanvekili Nihat Özdemir, yetkililerin bir an önce karar vermesi gerektiğini ifade etti. Özdemir, birçok kulübün aynı konuda mağdur olduğunu belirtirken, “Yabancı konusunda yapıcı çözümler bekliyoruz. Ayrıca hem transferlerdeki hem de bilet gelirlerindeki vergilerin de gözden geçirilmesi gerekir. Kulüplerimizin beden terbiyesiyle ilgili tapu protokolleri var. Mesela, bizim Saracoğlu Stadı ve diğer tesislerimizle ilgili tapu talebimiz var. Yeni federasyonun gecikmeden bu sorunları gidermesi, kulüpler için çok iyi olur” diye konuştu. |
UEFA ülkeler sıralamasına göre ilk 14’te yer alan top-class liglerde mücadele eden 240 takım içinde en az puan kaybeden ekip Fenerbahçemiz...Haftaya üçüncü sırada giren Fenerbahçemiz, Çarşamba günü Juventus’un, Pazar günü de Chelsea’nin berabere kalmasıyla birinci sıraya tırmandı. 18 maçta 6 puan yitiren takımımız aynı kayba sahip Olympiakos, Fenerbahçe’den iki maç eksik oynadığı için ikinci sırada. Avrupa’nın üç devi Chelsea, Juventus ve Bayern Münih’se bu iki ekibi 7 puan kayıpla takip ediyorlar. Süper Lig’de son iki sezonun şampiyonu, bu yılın da lideri Fenerbahçemiz, artık Avrupa’nın devleriyle başa baş savaşır duruma geldi. Ligde 18 haftayı namağlup kapatan ve yalnızca 3 beraberlik alan takımımız, Yunan Ligi lideri Olympiakos’la birlikte kıtanın en az puan kaybeden takımı... 16 maçta 14 galibiyeti ve 2 mağlubiyeti olan Olympiakos, Fenerbahçemiz’den daha az maç oynadığı için ikinci... İngiltere Ligi lideri Chelsea 23, Serie A devi Juventus 21 ve Bundesliga’nın birincisi Bayern Münih de 17 maçta 7’şer puan kaybıyla ilk beş sırayı tamamlıyorlar. La Liga’nın açık ara lideri Barcelona’nın 11 puan yitirerek altıncı olduğu sıralamada, Celtic ve PSV Eindhoven 12’şer kayıpla takipteler. Tek namağlup! Fenerbahçemiz, söz konusu 14 ligde mücadele eden 240 takım içinde yenilgisiz tek ekip... Avrupa’nın devleri Chelsea, Juventus, Bayern Münih, Barcelona ve Lyon birer yenilgiyle takımımızı takip ediyorlar. Deplasmanın da kralı Fenerbahçe Fenerbahçemiz 8 deplasmanda aldığı tek beraberlikle de Avrupa’nın dış saha kralı. Hamburg ve Lyon’la birlikte Avrupa’nın üst düzey liglerinin deplasmanda üç namağlup takımından biri olan takımımız, 8 maçta 22 puan ve yalnızca 2 kayıpla, dış sahanın en iyisi oldu. |
şampiyonluklarımız
|
Fenerbahçe Spor Kulübü’nün “TEK” resmi dergisi olan Fenerbahçe Dergisi, 36. sayısıyla birlikte 3. senesini de geride bıraktı. Siz taraftarlarımızı tam 36 aydır Fenerbahçe gündeminden haberdar etmenin mutluluğunu, nice yılları daha geride bırakarak yaşamak dileğiyle... Fenerbahçe Dergisi’nin Şubat sayısı yine dopdolu ve birçok hediye veriyor! Futbolcularımızdan Mahmut Hanefi Erdoğdu, Gürhan Gürsoy, Servet Çetin ve Mehmet Yozgatlı’nın imzalı kartpostallarını, dergimizin içinde sizlere hediye ederken, Nicolas Anelka’nın yeni sezon koleksiyonunu ve abonelik formunu da ayrıca derginin içinde bulacaksınız. Ve bu sayıdaki posterimiz: Gençlerbirliği maçında iki güzel gole imza atan oyuncumuz Marcio Nobre’nin, Stephen Appiah ile yaşadığı sevinç gösterisi, Şubat ayı takvimiyle birlikte sizlere verdiğimiz bir başka hediyemiz... Fenerbahçe Spor Kulübü’nün “TEK” aylık resmi dergisi olan Fenerbahçe Dergisi’nin Şubat 2006 sayısı, oyuncularımızın Fenerbahçe Kart ile poz verdiği fotoğraf ve “Hedef: 100. yılda 100.000 kart! Kartsız Taraftar Kalmayacak!” başlıklı kapağı ile bayilerde! Dergimiz her sayısında olduğu gibi bu sayıda da sizlere poster ve 4 adet kartpostal armağan ediyor! Taklitlerinden sakının ve derginizi hediyelerinizle birlikte tükenmeden alın! Fenerbahçe Dergisi’nin Şubat sayısı, büyük bir keyifle okuyacağınız röportajlar ve gündemi oluşturan gerçek haberlerle dopdolu! Hepinizin müptelası olduğu Fenerbahçe Dergisi’nin son sayısından çarpıcı başlıklar: • Yazarımız Sibel Kurt, Fenerbahçe Dergisi’nin bu ayki sayısına Kara Kuvvetleri Komutanımız Yaşar Büyükanıt’ı konuk etti. Ömrü boyunca Fenerbahçeli olmasıyla gurur duyacağını açıklayan Komutanımız, Fenerbahçe’yi her açıdan değerlendirirken çok önemli saptamalarda bulundu. • İstanbul’u ve tüm Türkiye’yi vuran ve yaşamın adeta durmasına neden olan kar yağışı, futbol takımımızı ve teknik heyetimizi durduramadı. Çok özel fotoğraflarla derginizde! • Alex de Souza, Marcio Nobre ve Marco Aurelio, Antalya kampına gelir gelmez kendilerini Yardımcı Antrenörümüz Roland Koch’un yanında açma germe hareketleri yaparken buldular. Oyuncularımız bize “İzin mi? Bir daha asla!!!” demekten kendilerini alamadılar. Hikayenin perde arkası derginizde! • Tuncay Şanlı’dan ikinci yarıya ilişkin çok özel açıklamalar! • Başarılı defans oyuncumuz Önder Turacı lafı uzatmadı, Fenerbahçe’de mutlu olduğunu söyledi ve hedeflerini kısaca aktardı. • Belek’te kamp yapan Fenerbahçemiz’in antrenmanı izleyen ve burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan 2. Başkanımız, ikinci yarıdaki çetin mücadele, federasyonun yapması gerekenler ve 100. yılımızla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. • Teknik Direktörümüz Christoph Daum, Antalya kampı boyunca her sabah oyuncularından bir saat daha erken kalkarak soluğu Arcadia fitness salonunda aldı. Daum kendini güne ve çekişmeli geçecek 2. sezona hazırladı. Çok özel fotoğraflarla derginizde! • Geçtiğimiz yıl usta hoca Edwards’tan golf dersleri alan ve bu sezon arasındaki kamp döneminde bu yeteneğini iyice pekiştiren Teknik Direktörümüz Christoph Daum, Belek National Golf Club tarafından düzenlenen Başkanlık Kupası Golf Turnuvası’nda şansını denedi. • Fenerbahçe Kart sahipleri, Antalya kampı boyunca da Kulübümüz’ün sunduğu avantajları yaşamaya devam ettiler. • Antalya kampında, futbol topuyla akrobatik hareketler yapan futbolcularımızın portakalla yaptığı şovlar da inanılmazdı! • Profesyonel Futbol Takımı İdari Menajerimiz Volkan Ballı, Antalya kampı boyunca Fenerium’un yeni sezon için çıkardığı birbirinden güzel eşofman takımlarını giyince, oyuncularımızı izlemeye gelen taraftarlarımızın içinde bir an evvel Fenerium’a koşma isteği uyandı... • Takımımızın hiper aktif oyuncusu Serkan Balcı, Antalya kampında kalecimiz Serdar Kulbilge ile baş edemedi ve tuş olarak unvanını yitirdi. • 2. devreyi de bomba gibi sürdürmeyi hedefleyen takımımızın Antalya kampındaki hazırlıklarını FBTV’nin titiz çalışmaları sayesinde taraftarlarımız an ve an takip etme fırsatı buldular. • Oyuncumuz Selçuk Şahin, Kasım ayının sonunda geçirdiği bel fıtığı ameliyatından sonra, hızla iyileştiğini ve en kısa zamanda takımdaki yerini alacağını söyledi. • Serkan Balcı’nın, İsviçre maçından sonra çıkan olaylarla ilgili FİFA tarafından yürütülen komisyona verdiği ifade derginizde! • Oyuncumuz Mehmet Yozgatlı’nın öteki yüzünü görüntüledik ve bu konuda söyleştik! Yozgatlı, küçüklüğünden beri uçak maketi yapıyormuş. Golcü oyuncumuz, “Sarı Kanat” ismini verdiği uçak maketiyle ilgili bizleri bilgilendirdi ve ikinci yarıya ilişkin beklentilerini açıkladı. • Gençlerbirliği maçı için Milli Takım kampından ayrılarak İstanbul’a gelen Stephen Appiah, saate aldırmaksızın kendisini karşılamaya gelen İdari Menajerimiz Volkan Ballı’yı, Beykoz Konakları’ndaki evinde yarım kalan bilardo maçını tamamlamaya ikna etti. • Devre arasında Brezilya’dan birlikte döndüğü erkek kardeşi Daniel ile boş zamanlarında basketbol oynayan Fabio, küçükken de her fırsatta basketbol oynadıklarını dergimize açıkladı. Gerçekten de, Luciano kardeşlerin attıkları her basketten sonra onlara alkış tutmaktan ellerimiz karıncalandı. • Ülkenin en iyi golcülerinden biri, Fenerbahçe’ye gönül verdi ve transfer oldu. Ancak yaşadığı şanssız sakatlık nedeni ile ligin ilk yarısını tedaviler ile geçirmek zorunda kaldı. Ama o yılmadı ve iyileşmek için büyük çaba sarf etti. Zafer Biryol, şimdilerde eski performansını geri kazanmaya çalışıyor... • Fenerbahçe Futbol Takımı Avrupa’nın ve Türkiye’nin pek çok takımından bünyesine dahil ettiği kaliteli oyuncular ile yoluna devam ediyor. Ancak takımımızın ve teknik kadromuzun bir başka özelliği de; genç yetenekleri keşfetmesi ve altyapıda yetişen oyunculara A takımda yer vermesi. Takımımızın altyapısında yetişen bir başka genç isim Kerim Zengin dikkat çekmeye başladı bile... Özel röportajımız derginizde! • Bir hayal daha gerçekleşiyor! Fenerbahçe bayrağı zirvelerde dalgalanacak! 2007 yılında kuruluşunun 100. yılını kutlayacak olan kulübümüzün “100. Kuruluş Yılı” etkinlikleri, “Fenerbahçe Dünya Zirvelerinde” adlı proje ile başlayacak. Tırmanış programının detayları derginizde! • Kulübümüzün geleneksel bayramlaşma töreni, Kurban Bayramı’nın son günü olan 13 Ocak Cuma günü Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde yapıldı. • Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu seçimlerinde Yüksel Günay ve listesi, 3 yıl için yeniden seçildi. • Tam 20 sayfalık “Kamp Günlüğü” ve tüm hazırlık maçlarımız... • 20 yılı aşkın süredir spor gazeteciliği yapan ve son 10 yılını Fenerbahçe muhabirliği yaparak sürdüren Sadi Kemal Yaşar’la özellikle son 3 yıldır büyük değişime uğrayan Fenerbahçe- medya ilişkilerini, muhabirlerin oyuncularla ilişkileri ve gelecekte Fenerbahçe’den haber alıp, bulabilmenin ölçülerini konuştuk. • Karşılıksız aşka, almadan vermeye inanır mısınız? Hayır mı diyorsunuz? O zaman size ayrı ve çok uzak bir dünyadan, Uzakdoğu’nun Japonya’sından önemli bir kanıtımız var... • Bir zamanlar, bahçesinde güzel anılarımızı bıraktığımız Todori Kahvesi, şimdilerde eski şaşalı günlerine dönmenin arzusu içinde sizleri çağırıyor. Yemekler de aynı tadı koruyor... Todori’nin ciğer tavası ve paçanga böreğini yemek için kilometrelerce uzaktan gelenler var. Todori’nin tarihçesinden, zengin menüsüne kadar her türlü detay derginizde! • Genel Sekreterimiz Vedat Olcay’ın hazırladığı “Geçen Ay Neler Oldu?” dosyası sayesinde Fenerbahçe’mizdeki tüm önemli olayları takip etme fırsatını yakalayacaksınız. • Müze Kurulu Başkanı / Araştırmacı Yazar Dr. Sertaç Kayserilioğlu, “İlk seni sevdim Fenerbahçe’m” başlıklı yazısıyla nostalji kapısını tekrar aralıyor... • Yazarımız Alp Bacıoğlu, işgal yıllarındaki Fenerbahçe maçlarını, gerçekleri görmezden gelen kesimler için tekrar kaleme aldı ve tüm soru işaretleri kaldırdı. • Köşe yazarlarımız; Abdülkadir Kuşin, Erden Or, Ersin Demirel ve Ayşesu Zorlutuna gözden kaçmaması gereken konuları, yazılarına taşıyarak gündemi oluşturmaya devam ediyorlar. • Yazarımız Erdener Koyutürk, Kitaplarda Fenerbahçe Cumhuriyeti yazı dizisini kaldığı yerden tüm heyecanıyla sürdürüyor... • Onur Tuncer’in yorum ve değerlendirmeleriyle Gençlerbirliği maçımız... • Basketbol ve voleybol şubelerimizden çok özel haberler ve müsabaka sonuçları Fenerbahçe Dergisi’nde! • Fenerbahçe Koleji’ne ve spor okullarına dair tüm haber ve etkinlikler, kayıt süreleri derginizde! • Yurt içi ve yurt dışındaki tüm derneklerimizden, son haberler, etkinlikler derginizde! • Dergimizin en hit köşelerinden biri de sizlerin katkısıyla büyümeye devam ediyor! “Minik Kanaryalar” köşemizde geleceğin aydınlık Fenerbahçelileri, sizlere şimdiden kendilerini tanıtmak için adeta yarışıyorlar. Onların sıcak “Merhabaları”nı ve Kulübümüz’e seslenişlerini bu köşeden takip edebilirsiniz. • Fenerbahçe Dergisi, her ay taraftarını Fenerbahçe gündeminden haberdar ettiği gibi moda, sinema, albüm, sergi, kitap, teknoloji, Play Station ve bulmaca köşeleriyle de, taraftarının hayatına renk katmaya devam ediyor! • Karikatüristlerimiz Mete Kıyma, Vacip Örger ve M. Sinan Ayhan Fenerbahçe Tarihi’ni sizler için çizgi roman haline getirdiler. Şanlı tarihimizin bölüm bölüm anlatılacağı çizgi roman tüm heyecanıyla devam ediyor! • Fenerbahçe Dergisi’nin 36 no’lu yeni yıl sayısı gündemi oluşturan gerçek haberlerle ve hiçbir yerde görmediğiniz fotoğraflarla yine dopdolu! Bayiinizden hediyelerinizle birlikte istemeyi unutmayın! http://www.ucankus.com/img/imgyeni/oguz_bati.jpghttp://www.fenerbahce.org/pic_lib/Untitled-1.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/03022006caykur003.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/03022006caykur001.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/03022006caykur002.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/03022006caykur005.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/03022006caykur006.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/03022006rize013.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/03022006rize014.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/03022006rize015.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/03022006rize016.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/03022006rize017.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/03022006rize018.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/03022006rize019.jpg |
Fenerbahçe'de küfür şoku http://img.mynet.com/sp/umitozat2.jpg Şükrü Saracoğlu Stadı’nda her zaman müthiş bir destek altında oynamaya alışan Fenerbahçeli futbolcular, Çaykur Rizespor karşılaşmasında destek bir yana, tribünden zaman zaman edilen küfürler karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. 70. dakikada skor 1-1’ken taraftarların, destek yerine tepki göstermesine bir anlam veremediklerini kaydeden futbolcular, şunları söyledi: “Üstelik zaman zaman küfür de ederek, moralimizi bozdular. Bu takım üst üste 2 yıl şampiyon oldu. Bir aksilik çıkmazsa 3. kez olacağız.” “Ne olursa olsun küfürü haketmiyoruz. Tribünlerden her zaman olduğu gibi destek bekliyoruz. Çaykur Rizespor beraberliği taraftar gibi, bizim için de sürpriz oldu. Oyun ve sonuç olarak böyle bir tablo beklemiyorduk. Hesapta olmayan bir kayıp yaşadık. Ancak kesinlikle telaş ve paniğe kapılmayız. Bir rehavet de söz konusu değil. ‘Fenerbahçe kopar gider’ düşüncesine de kulaklarımızı tıkadık. Üst üste oynayacağımız iki deplasmandan alacağımız 6 puan bizi rahatlatır.” |
Avrupa’da zirvenin adı F.Bahçe Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve İngiltere... Avrupa'nın, hatta dünyanın önde gelen en çekişmeli futbol mücadelesinin yapıldığı arenalar bunlar... Milyon dolarlık pahalı kramponlarla şöhretli teknik adamları bünyesinde barındıran yukarıda saydığımız büyük ligler baz alınarak, Teknik Direktör Christoph Daum'un görev süresindeki Fenerbahçe'nin üç yıllık performansını inceledik, kıyasladık... Süper Lig, La Championat, Bundesliga, Seria A, La Liga ve Premier Lig'in zirve takımlarıyla Sarı-Lacivertlileri karşılaştırdık... Ortaya şaşırtıcı bir fotoğraf çıktı. F.Bahçe, 2003'ten 2006'ya dek geçen sürede Olympique Lyon ile birlikte hep birinci sırada yer aldı. Koltuğunu kimseye kaptırmayan iki takımın dışında B. Münih, Juventus, Barcelona ve Chelsea'nin yerine 2003-2004'te zirvede başkaları vardı, onlar birinciliklerini koruyamadı. Ayrıca Daum'un öğrencileri 20 takımlı Premier Lig kategoriye dahil edilmezse, Juventus'la birlikte Avrupa'nın en fazla galip gelen, en az berabere kalan ve en çok gol atan kulübü konumunda. Bunun yanı sıra Sarı-Lacivertliler, önceki yıldan bugüne kadar Chelsea ve Juventus'la birlikte yerel liginde en yüksek puanı topladı. Üç yılın sonuçlarının toplamı alındığında Avrupa'nın en golcü takımı olan F.Bahçe, İngiltere'nin birincisi Chelsea, Almanya'nın lideri B. Münih, İspanya'nın en tepesindeki Barcelona, Fransa'nın en başarılısı Olympique Lyon ve İtalya'nın en çok kaz***** Juventus'u bile geride bıraktı. |
BÜYÜK BAŞKAN DERKİ Başkanımız Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda bir konuşma yaptı. Başkanımız konuşmasında şunları söyledi:"Bugün çok heyecanlıyım. Fenerbahçeli olmak, burada saygı görmek çok önemli. Gelecekten korkuyorum, 1998’den bu yana çok şeyler yaptık. Önümüzdeki 3 yıl için yapılacak çok şeyler var. 3 sene sonra buraya geldiğimizde umarım yüzümüz ak olur. Geçmişten biraz hatırlatma yapacağım. Sevgili Halit Ağabey bir yazı yazdı: "Fenerbahçe’de Sermaye Devrimi". "Mart başında Fenerbahçe’de yapılacak kongreler hep bir anlam taşır. Sokak kongresi, tribün altı kongresi yapılmıştı. Fenerbahçe’de şimdi ise durum çok farklı. Grupların hegamonyasında yapılan ve sermayenin girdiği kongreler yok artık. Artık kulüpte her şey değişti, Fenerbahçe’de Sermaye devrimi yapıldı ve bunu da yapan Aziz Yıldırım oldu. Kendisi bir sürü tesisi kulübe kazandırdı. Bir tek yapmadığım şey var. O da Üniversite. Sıkıntılarımız var, her yıl kulüp bütçesinden o konuya para kaydırıyoruz, üniversite konusunda ise fizibilite etütlerinde hazır olmadığımız görülüyor. Ben hiçbir zaman sosyal olayların karşında olmadım, her zaman yanındayım. Tenkiti her zaman yapacağız ama futbol ile ilgili tenkitler Haziran ayında yapılır, bizim de tenkitlerden bir şeyler almamız lazım, ama yapıcı olanlardan. Üç yıllık bir dönem yapacağız. 3 şeye önem verdim. 1.si sportif başarı, bunun için de tesisleşme önemli, bunları geldiğim günden beri devam ettiriyorum ama biz bunların tapusuna sahip değiliz stadı almak için gittiğimizde, 35 Trilyon istediler ama alamadık, ilerde alacağız. Biz stadı yaptık ve sizler sayesinde geri dönüşümü oldu. Statta eksikler var. Zannediyorum ki Mayıs ayında stadımızda ısıtma problemini çözeceğiz. Kış aylarında bile + 10 derece olacak. Tişörtle maç izleyebileceğiz. 30 milyonu bulan bir masrafla Fenerium tribününü açtık. Migros ve Telsim’e teşekkürlerimizi sunuyoruz. Maraton tribününü de kendi imkanlarımızla yaptık. Yapacağımız tesislerde şunu düşünüyoruz, tesislerin geri dönüşümü olsun. 3 şekil yönetim şekli var. 1- Aile şirketleri. 2- Şahıs şirketleri. Türkiye’de bu iki yönetim şeklinin dışında bir durum bulunuyor. Bu da kulüplerin özel bir statüsü olması. O zaman bu kulüplerin geleceğini taraftarların üzerine yıkmak gerekiyor onlara da sorumluluk vermek gerekir herkesin başkan olduğu bir sistem. 100. yılda 100 bin kart. Bu kart sizlere ve bizlere bir şey verecek, içini dolduracağız. Sizin bankanızda paranız varsa Fenerbahçe kartını kredi kartı olarak kullanabileceksiniz. 70-75 Milyon dolar bunun getirisi, Bütçe 125 Milyon, bunla beraber 200 Milyona çıkacak. Aksaklıklar var biliyoruz ama her Fenerbahçeli’ye gideceğiz. Dünya devi Fenerbahçe olacak, bunu rahatlıkla görüyorum ve rahatlıkla söylüyorum. Küfür örf ve adetlerle alakası olmayan bir durum ama kendini bilmezlerin kullandığı şeyler var. Bizim lugatlarımızda yok ama biz yaratıyoruz, küfüre karşıyım hem bizim statlarımızda, hem de başka statlarda. Bizlere görev devletin verdiği emirlerdir. İstanbul il Güvenlik Kurulu’nda ne dediler; hiçbir taraftara bilet vermeyeceksiniz biz vermiyoruz. Geçmişte verdik ama 2 yıldır vermiyoruz. Bizim camiada olup, bu tip insanlara bilet alıp verenler hala var. Kanunu gereğini yapın, 10 kişilik gruplar var. Ben geldiğimden beri Fenerbahçe’yi yönetenler, hiçbir takımına laf söylemediler. Sayın Yıldırım Demirören çıkıyor kürsüye Beşiktaş etiği var diyor. Biz bunun örneğini gördük 96 yılında. O zamanki başkanımız Ali Şen’e küfürler edilmişti. Beşiktaş Başkanı Sayın Süleyman Seba öbür maçta kapalı tribünün ortasına oturarak küfrü susturmuştu. Asıl etik budur. Lafla etik olmaz. Serdar Bilgili’yi gönderdiler onu da gönderecekler haberi olsun. Okan Koç’un; Beşiktaş’tan Galatasaray’a gidecekken Ankaragücü’ne gitmesini anlayamadım. Hukuk karıştı yine. Gençlerbirliği avukatı Tahkim Kurulu’nda. Deniz Barış olayındaki. Hep son dakikada karar veriyoruz. Federasyon bu yabancı konusunu deklare etmeli, 6 yabancı mı olacak yoksa başka bir şeyler var. Elimizi kolumuzu bağlayan bir durum var. Bu konuyu Mayıs ayında bunu yapsalar. Onun için federasyonun acilen yabancı konusundaki durumu açıklasın. Biz ve başka kulüpler ona göre transferlerini belirlesin. Federasyonun bu konulara eğilmesini bekliyorum. "İtaat et" konusuna karşıyım benim haberim yok, bu konuda çok üzgünüm, bunların olmamasını diliyorum. Özellikle Maraton alt tribününden oyuncularımızı tehdit ediyorlar, küfür ediliyor içkili bir şekilde. Bunu saklayacak bir durum yok. 100. yılımızda Chelsea, Real Madrid, Milan’ın katılacağı bir 4’lü turnuva yapacağız. Önümüzdeki 3 yıl için korkuyorum. Türk insanın yapısında var: İnsanları aşağı çekmek. Benim korkum bu, diğerlerini aşarız. Kulübü kurumsal hale daha iyi götürmek için 2 yeni arkadaş alıyoruz yönetime. Diğer arkadaşlarımda bir değişiklik yok. Yönetici arkadaşlarımın hepsine hem sizin adınıza hem kendi adıma teşekkür ederim. Yapılan herşeyi beraber yaptık." |
http://www.zaman.com.tr/2006/03/12/spor.jpg Süper Lig’de son 3 haftadır galibiyet yüzü göremeyen Fenerbahçe, Kadıköy’de Konyaspor’u 5-0 mağlup etti. Sarı-Lacivertliler, Anelka’nın 37. dakikada attığı golle rakibinin direncini kırdı. İkinci yarıda ise adeta gol şov vardı. Nobre (2), Önder ve Appiah’ın golleri F.Bahçe’yi maç fazlasıyla yeniden lider yaptı. Fenerbahçe, takip edilmekten sıkılıp hovardaca davrandığı ikinci yarıda takip edilen duruma düşünce Daum kadroyu değiştirdi. Bu değişiklikle gelen Galatasaray kupa zaferi Konya maçına da yansıdı. Alman çalıştırıcı, aynı kadro ile çıktığı Konya maçında istediğini aldı ve maç fazlasıyla liderliği ele geçirdi: 5-0 F.Bahçe takipçi durumda ama sakin ve ne istediğini biliyor. Gerçi zemin hızlı oyuna, topla dansa izin vermiyordu ama usta ayaklar, yine de üretkendi. Konyaspor'da ise Murat, Zafer, Okan ve Mustafa hem F.Bahçe orta sahasına rahat vermiyor hem oyunu soğutuyorlardı. 33'te Luciano'nun füzesi üst direği sarsarken, bu pozisyon aynı zamanda F.Bahçe'nin baskısı golün habercisiydi. Gol de 37'de iki cambaz Alex ve Anelka'nın organizasyonundan geldi. Alex, çizgiden ortaladı, Anelka füzesi ile ağları sarstı: 1-0. İlk yarı bu sonuçla biterken seyircinin talebi üzerine Anelka çıkıp Nobre ikinci yarıya başlayınca F.Bahçe'nin ileri ucu hareketlilik kazandı. 48'de Nobre fırsatçılığı ile farkı ikiye çıkarınca Konya çözüldü, F.Bahçe şahlandı. 56'da Önder'in ceza sahası dışından vurduğu sert şutta Özden çaresizliği oynarken F.Bahçe farkı üçe çıkarıp galibiyetin sevincini yaşamaya başladı. Skor avantajı Daum'u cesaretlendirdi. Tuncay'ı çıkarıp Kemal'i, Aurelio'yu çıkarıp Selçuk'u oyuna alması, bu ikili adına sevinilecek bir durumdu. F.Bahçe, 3-0'ın rahatlığı ile top çevirirken Konya'nın da direnci kırıldığı için maç tek kaleye döndü. 82'de Ümit'in ortasında bu defa Appiah ağları havalandırırken 90+2'de yine Nobre sahneye çıkarak skoru tayin etti: 5-0. F.Bahçe, ilk yarıdaki Konya maçında Anelka'nın elle attığı gol nedeniyle tedirgin çıktığı maçta rahat bir galibiyet aldı. Oyunu istediği gibi yönlendirdiği maçta üç puanı 5 golle alıp maç fazlasıyla liderliğe oturdu. Anelka'nın bu kez ayakları çalıştı! Sezonun ilk yarısında oynanan maçta Konya-spor'a biri elle olmak üzere iki gol kaydeden F.Bahçe'nin yıldız futbolcusu Anelka, dün de golünü attı. Maçın 37. dakikasında Alex'in pasında topla buluşan Fransız futbolcu, bu kez tartışmasız bir gole imza atarak takımını 1-0 öne geçirdi. Bu arada geçen hafta yapılan olağan genel kurul toplantısında seçilen Aziz Yıldırım başkanlığındaki Fenerbahçe yeni yönetim kurulu, dün mazbatalarını aldı. Yeni yönetim kurulu, önümüzdeki hafta tekrar toplanarak görev dağılımı yapacak. Kanarya, 3 hafta sonra galip geldi Konyaspor'u 5-0 mağlup eden Fenerbahçe, 3 hafta sonra galibiyetle tanıştı. Ligin 21. haftasında deplasmanda Samsunspor'u 5-0 yendikten sonra, üst üste yaptığı 3 maçta 2 yenilgi, 1 beraberlik alan Sarı-Lacivertliler, Konyaspor maçında yine 5-0'lık bir galibiyetle tekrar 3 puanla tanıştı. Üç maçlık puan kaybı serisine Ankaraspor deplasmanında 2-1'lik mağlubiyetle başlayan Fenerbahçe, ardından Kadıköy'de Beşiktaş ile 2-2 berabere kalıp, geçen hafta Kayserispor'a deplasmanda 1-0 yenilmekten kurtulamamıştı. ‘Christoph Daum, sezon sonunda Stuttgart’a gelecek’ Fenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum'un önümüzdeki sezon Almanya Bundesliga takımlarından VfB Stuttgart'a gideceği iddia edildi. “Kölner Express” gazetesi, Daum'un VfB Stuttgart'ı 1992 yılında lig şampiyonu yaptığını hatırlatarak, liglerin bitimine 10 hafta kala şimdiden Daum'un bu takıma döneceğini öne sürdü. Gazete, VfB Stuttgart'ın Fenerbahçe teknik direktörüyle anlaşmasına delil olarak, gelecek sezon için futbolculara şimdiden Alman teknik adamın adının söylenmesini gösterdi. Bu arada maçtan sonra konuşan Daum, Konya-spor karşısında haklı bir galibiyet aldıklarını belirtirken Stuttgart'a gideceği şeklindeki haberler için şunları söyledi: “Basında yer alan haberlerle ilgili yorum yapmak istemiyorum. Yorum yaparsanız Jose Morinho'nun, Le Guen'in Fenerbahçe'ye geleceği şeklindeki haberleri de yorumlamak lazım. Alman basını ile Türk basını arasında fark yok.” Öte yandan Fenerbahçe Kulübü resmî internet sitesi, İspanya'nın Real Madrid takımında forma giyen Brezilyalı futbolcu Roberto Carlos'un transferiyle ilgili medyada yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. F.BAHÇE: 5 - KONYASPOR: 0 FENERBAHÇE: Rüştü 7, Önder 7, Luciano 7, Servet 7, Ümit 6, Appiah 8, Aurelio 7 (Dk. 73 Selçuk 3), Deniz 6, Tuncay 6 (Dk. 61 Kemal 4), Alex 7, Anelka 7 (Dk. 46 Nobre 7). KONYASPOR: Özden 3, Yasin 4, Ömer 3, Ümit 4, Erhan 4, Murat 5, Mustafa 4, Zafer 4 (Dk. 57 Tayfun 3), Erman 3, Bebbe 3 (Dk. 57 Kais 3), Okan 4 (Dk. 81 Volkan ?). GOLLER: Dk. 37 Anelka, Dk. 48 ve Dk. 90+2 Nobre, Dk. 56 Önder, Dk. 82 Appiah. SARI KARTLAR: Tuncay / Erhan, Murat, Yasin. HAKEMLER: Vedat Yüksel, Selçuk Kaya, Nihat Mızrak. STAT: ŞÜKRÜ SARACOĞLU Bir spor yazarının görevi sadece eleştirmek değil. Olumlu hareketler, iyi oyun, güzel hakem yönetimi varsa elbette onları da yazacağız. Ancak gelin görün ki, F.Bahçe-Konyaspor maçında Anelka’nın golüne kadar olumlu hiçbir şey yoktu. İnsan bu futbolu ve oyun anlayışını görünce ister istemez saçını başını yoluyor. Herr Daum; kupa maçındaki 11’i bozmadan Konyaspor maçında sahaya sürmüştü. Zaten en büyük özelliği alıştığını vazgeçmeden ısrarla denemesi. Ancak bu o kadar yavanlaştı ki goller gelene kadar hiç kimse zevk almadı. Bir ara Konyaspor, öyle bir pas alışverişi yaptı ki buna seyirci aşırı bir şekilde ıslıkla tepki verdi. Fenerbahçeli oyuncular bu tepkiden sonra kendine geldi. Fenerbahçeli oyuncuları, liderliğin kaybedilmesi ve rakiplerinin oyun planlarını çözmüş olması fazlasıyla etkiliyor. Bu sebeple iş; oyuncularının bireysel yeteneklerine kalmış durumda. Bu yeteneklerin kullanılması ve ortaya çıkması için uygun pozisyonlar lazım. Yani Alex gibi bir oyuncu için duran toplara ihtiyaç var. Yoksa Anelka gibi kafa toplarıyla oynama oranı sıfır olan bir oyuncuyu devamlı yüksek toplarla beslemeye kalkarsan ortaya garip bir şey çıkıyor. Oysa bunun aksine Alex, yerden bir topla Anelka’ya asist yapınca F.Bahçe hemen golü buldu. Bu gösteriyor ki sahada doğru işleri yapacak. F.Bahçe’de Luciano’nun çok önemli bir görevi var. Adeta gizli bir forvet gibi oynuyor. Bence, Fenerbahçe’nin son maçlarındaki kilit adamı o. Bu maçta da Luciano’nun direkten dönen müthiş füzesi takım için ateşleyici bir faktör oldu. Yüksek toplar oyun içinde Luciano’nun gol çizgisine geldiği zaman ya da duran toplarda Servet ve Önder’in de kale önüne yaklaştığı anlarda lazım. Yüksek topları Anelka’ya atarsanız, o da benim gibi sadece seyreder. Fenerbahçe bu yanlışından vazgeçip ve iki yürüyen adamından biri olan Anelka’nın yerine daha hırslı ve mücadeleci Nobre’yi oyuna sokunca ikinci golünü bularak rahatladı. Fenerbahçe’nin bu maçta en olumlu yönü bütün futbolcuların oyun anlayışlarının kazanmak zorunda oldukları için hücuma dönük olmasıydı. Skor rahatlığından sonra birbirinden güzel hareketler seyirciye maçın başlangıcındaki kötü futbolu unutturdu. Böylesine zengin bir kadro doğrularla buluştuğu an hem ligi hem kupayı alır. Fenerbahçe farklı galibiyetle bu mesajı verdi. Konyaspor ise tam bir hayal kırıklığı, ne için futbol oynuyorlar anlamak mümkün olmadı. Her halde akılları ilk maçtaki olaylarda kalmıştı. Hakem Vedat Yüksel’e pek bir iş düşmedi. Onun için hakkında bir görüş belirtmek yanlış olur. |
Avrupa’daki Futbol Kulüpleri Arasında 16. Sıradayız Fenerbahçe Spor Kulübü, toplam gelirler bazında Avrupa’daki futbol kulüpleri arasında 16. sırada yer alıyor. Mali İşler Koordinatörümüz Abdulkadir Kuşin, 98 Milyon 500 bin Euro’luk toplam geliriyle Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Avrupa’daki 21 futbol kulübü içinde 16. sırada bulunduğu açıkladı. Kuşin, Avrupa’daki 21 futbol kulübü arasında yapılan ve toplam gelirleri 85-260 Milyon Euro aralığında olan Avrupa Kulüpleri arasında yapılan araştırmada 259 Milyon Euro ile Manchester United’in ilk sırada bulunduğunu, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Manchester City, Schalke04, O. Marseille, Rangers ve Aston Villa gibi kulüpleri geride bırakarak 16. sırada bulunduğunu açıkladı. Sayısal ve oransal gelirler anlamında da Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Ticari ve Maç gelirleri ile TV yayın gelirleri bazında diğer kulüpleri çok geride bıraktığını söyleyen Kuşin, "Türkiye’deki spor kulüpleri arasında önemli gelir kaynağı olarak bilinen TV Yayın gelirleri Fenerbahçe Spor Kulübü içinde toplam gelirlerimizin sadece % 14’ünü (13.790.000 Euro) oluşturuyor. Ticari gelirlerimiz % 46 (45.310.000 Euro), maç gelirlerimiz ise % 40 (39.400.000 Euro)’lık bir oran ile tv gelirlerinin çok üstünde bulunarak sağlıklı bir gelir yapılanmasının göstergesi olmaktadır" dedi. |
Fenerbahçe Logolu Game Boy’lar http://fenerbahce.org/pic_lib/fenerbahce_gameboy1303.jpg Dünyanın en büyük oyun konsolu ve yazılımı üreticilerinden Nintendo’nun Fenerbahçe takımının logosu ile süslediği Game Boy’lar, hem Fenerbahçe hayranlarının hem de oyun tutkunlarının en gözde oyun konsolları oluyor. Fenerbahçe logolu Game Boy Micro, Game Boy Advance SP ve Game Cube’ler, Fenerium’da Fenerbahçe tutkunları ile buluşuyor. Nintendo, bir futbol takımının logosunun Game Boy oyun konsollarına taşınması uygulanmasını da ilk defa Türkiye’de gerçekleştirmiş oluyor. Dünyanın en fazla satan oyun konsolu olan Game Boy’un 10’a yakın farklı renk ve desende model seçeneği ile 550’den fazla oyunu bulunuyor. Game Boy Advance SP, Game Boy’un özelliklerini daha da ileriye taşıyor. Ekranını çizilmekten koruyan katlanabilir özelliği, taşınabilir olması ve ara kablosu ile 4 kişiye kadar aynı anda oyun oynama imkanı veriyor. Nintendo’nun Game Boy Micro’su ise markanın şimdiye kadar trendleri yakalayan en iyi el konsolu olma özelliğini taşıyor. Gri, pembe, yeşil ve mavi renk alternatifleri bulunan Game Boy Micro, eşsiz görüntüsünün yanı sıra keskin renklere sahip ekranıyla da Fenerbahçe tutkunlarının oyun keyfini artırıyor. Game Boy Micro, küçüklüğü ve hafifliği ile kolayca taşınabiliyor. Game Boy Micro, Mayıs ayından itibaren oyun portuna yerleştirilecek ek bir kartuşla MP3 Player olarak da kullanılabilecek. |
Üç büyüklere ceza Bir GS'lı, bir Fener'li ve BJK'lı, S.Arabistan'da yasak olmasına rağmen bir otelde içki içerken yakalanırlar. Mahkemeye çıkarılırlar. Karar: İdam! İtiraz ederler, karar müebbet cezasına çevrilir. Ama o gün, bayrama denk geldiği için Prens Hazretleri cezayı kaldırıp hepsine "20 kırbaç" ceza verir. Bizimkileri sempatik bulduğu için de bir "kıyak" daha yapıp, herkese cezasını hafifletmek için bir istek hakkı tanır. BJK'lı, "Sırtıma bir yastık bağlayın" der. 10 kırbaçtan sonra yastık paramparça olur ve pek fayda etmez. Uyanık Fenerli bunu görünce, "Sırtıma iki yastık bağlayın" der. Ama iki yastık bile 10 tane kırbaca dayanmaz. Sıra G.Saraylı'ya gelince Prens Hazretleri: - Bak G.Saraylı, sana acıdım. Avrupada çok büyük başarılar kazanmanıza rağmen bu sene Avrupa'daki hiçbir lige katılamadınız. Türkiye liginde de de çok kötü sonuçlar alıyorsunuz. Ezeli rakibiniz F.Bahçe'nin gerisindesiniz. Bu yüzden sana iki istek hakkı veriyorum. G.Saraylı "O zaman bana 1000 kırbaç vurulsun" der. Herkes şaşkına döner. Prens "ikinci isteğin ne" diye sorar. G.Saraylı pis pis sırıtarak, ikinci isteğini söyler: - Sırtıma F.Bahçeli'yi bağlayın! :rofl: :rofl: :rofl: |
http://www.fenerbahce.org/pic_lib/18032006mac024.gifAnkaragücü 1 Fenerbahçe 4http://www.fenerbahce.org/resimler/clearpixel.gifTurkcell Süper Ligi’nin 26. haftasında Fenerbahçemiz Ankara deplasmanında Ankaragücü’nü4-1 mağlup etti. Karşılaşmaya hızlı başlayan takımımız oyunun ilk dakikalarından itibaren oyuna ağırlığını koydu. İlk dakikalardan itibaren rakip takım ceza sahasında pozisyonlar yaratan takımımızda 8. dakikada Brezilyalı oyuncumuz Alex, kullandığı serbest vuruş sırasında topa ön direkten kafayı vuran İbrahim, kendi kalesine gol atarak takımımızı 1-0 öne geçirdi. Karşılaşmada bir çok pozisyon bulan takımımız attığı şutların auta gitmesi nedeni ile bir çok gol... |
Fenerbahçe, Ankara'da güç gösterisi yaptı: 1-4 http://www.zaman.com.tr/2006/03/19/spor.jpg Fenerbahçe, Ankaragücü deplasmanında 3 puana rahat uzandı. Özellikle ilk yarıda birçok gol pozisyonundan yararlanamayan Sarı-Lacivertliler başkent ekibini 4-1 yenerek, Galatasaray’a gözdağı verdi. Fenerbahçe’nin golleri İbrahim Yavuz (k.k), Tuncay, Appiah ve Alex’ten geldi. Şampiyonluk yarışında puan kaybına tahammülü olmayan Fenerbahçe, düşme hattından uzaklaşmak arzusunda olan Ankaragücü’nü deplasmanda kötü oynamasına rağmen dört golle geçmeyi başardı. Kalabalık defans kurgusu ile gol yememeyi planlayan başkent ekibi karşısında hücumlarda organize olmakta zorlanan Fenerbahçe’nin imdadına yine Alex yetişti. Müsabakanın 9. dakikasında Alex’in sağdan kullandığı serbest atışta ceza alanı içerisinde İbrahim Yavuz ters bir kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi: 0-1. Golden sonra karşılaşmanın tansiyonu yükseldi. Ankaragücü’nün ender ataklarından birisinde 26. dakikada Baliç’in ortasında ceza alanı içerisinde Umut’un kafa vuruşu az farkla üstten auta çıktı. Bu pozisyonun hemen sonrasında 28. dakikada Alex’in ara pasıyla ceza alanına giren Nobre’nin vuruşunda top direkten döndü. 33. dakikada ise sol kanattan Ümit Özat’ın yerden ortasına ceza alanı içerisinde bulunan Alex’in vuruşunda top kaleci Serkan’da kaldı. Bu pozisyonun hemen sonrasında yine Alex’in serbest atışında Önder ceza alanı içerisinde iyi yükseldi, vuruşunda top kalecide kaldı. İlk yarı Fenerbahçe’nin üstünlüğü ile tamamlanacak sanılırken 43. dakikada Ankaragücü skorda dengeyi sağladı. Baliç’in kullandığı serbest atışta Rüştü’den dönen topu defans uzaklaştırmak istedi. Dönen topu Petkov ortaladı. Emre kale önünden topa dokundu: 1-1. Müsabakanın ikinci yarısında Fenerbahçe sahada daha iyi organize oldu. 61. Dakikada Alex’in korner atışında ceza alanında topa iyi yükselen Tuncay’ın kafa vuruşu ağlara gitti:1-2 İkinci golden sonra daha rahatlayan Sarı-Lacivertli konuk ekip 79. dakikada Appiah ile farkı ikiye çıkarttı. Karşılaşmanın uzatma dakikasında ise Brezilyalı yıldız Alex skoru tayin eden golü kaydetti. Böylece Fenerbahçe Ankara’dan üç puan ile ayrılan taraf oldu. Christoph Daum, Didi’yi solladı Daum, A.Gücü maçıyla F.Bahçe’de lig tarihinde üst üste en çok karşılaşmaya çıkan teknik adam oldu. 93. defa F.Bahçe’nin başında sahaya çıkan Alman çalıştırıcı, daha önce arka arkaya 92 maça çıkan Brezilyalı Didi’yi geçti. Bu arada maçtan sonra konuşan Daum, “Maçın akışını göz önünde bulundurursak takımımı tebrik ediyorum.” diye konuştu. Semih, 20 dakikada 2 asist yaptı Karşılaşmanın 70. dakikasında Nobre'nin yerine oyuna giren F.Bahçe'nin genç oyuncusu Semih, 20 dakikada 2 asist yaptı. 79. dakikada topla ilk buluşmasında Appiah'a gol pası veren Semih, Alex'in golüne de asist yaparak göz doldurdu. Oyunda kaldığı süre zarfında topla 12 kez buluşan 23 yaşındaki oyuncu, rakip kaleye 1 şut çekebildi. Tuncay, Mahmut Hanefi’yi unutmadı! Fenerbahçe’nin ikinci golünü atan Tuncay Şanlı, golün sevincini yedek kulübesinde oturan hemşehrisi Mahmut Hanefi ile paylaştı. Maçın 61. dakikasında attığı şık kafa golü ile takımını 2-1 öne geçiren yıldız futbolcu, Mahmut Hanefi’nin kafasını öperek uğur yaptı. Bu arada Fenerbahçe’nin attığı bu gole Ankaragücü Teknik Direktörü Hikmet Karaman centilmenlik dışı olduğu gerekçesiyle itiraz etti. Brezilya Büyükelçisi de tribündeydi Ankaragücü-Fenerbahçe maçını, Brezilya'nın Ankara Büyükelçisi Melantanio Neto da eşiyle birlikte izledi. Fenerbahçe'nin deplasman maçlarına pek gitmeyen başkan Aziz Yıldırım ise dün takımını yalnız bırakmadı. Bu arada son haftalarda Fenerbahçe’ye kritik goller kazandıran Nobre, Ankaragücü maçında direğe takıldı. Brezilyalı futbolcunun, 28. dakikada sağ çaprazdan attığı şut direkten geri döndü. Kanarya, nihayet deplasmanda güldü Deplasmanda oynadığı son iki karşılaşmada da mağlup olan F.Bahçe, A.Gücü'nü yenerek dış sahada yenilme serisine son verdi. Bundan önce arka arkaya oynadığı Ankaraspor ve Kayserispor deplasmanlarında mağlup olan Sarı-Lacivertliler, 35 gün sonra dış sahada 3 puanla tanıştı. Bu sezon deplasmanda oynadıkları 12 maçta 9 galibiyet, 1 beraberlik, 2 mağlubiyet alan Fenerbahçe, dış sahada 28 puan topladı. Bu arada maçın uzatma dakikalarında attığı gol ile Süper Lig'deki gol sayısını 10'a çıkartan Alex, 8 hafta sonra gol atmış oldu. En son 11.12.2005 tarihinde K.Erciyesspor'a gol kaydeden Brezilyalı oyuncunun oynadığı 23 maçta 19 asisti bulunuyor. Öte yandan F.Bahçe kafilesi, A.Gücü maçı sonrası yapılan doping kontrolü nedeniyle yaklaşık 1 saat gecikmeli olarak stattan ayrıldı. Karşılaşma sonrası yapılan doping kontrolüne F.Bahçe'den Alex ve Tuncay alındı. Sarı-Lacivertli kafilenin otobüsü, Tuncay'ın numuneyi verememesi nedeniyle 1 saatlik rötar yaptı. Ayrıca Fenerbahçe’nin Ankaragücü karşısında 3. sayısını kaydeden Appiah ligde 4. golüne ulaştı. Ganalı futbolcu dün gördüğü sarı kartla cezalı duruma düştü. Appiah, önümüzdeki hafta oynanacak Malatyaspor karşısında takımdaki yerini alamayacak. ANKARAGÜCÜ: Serkan 5, Emre 5 (Dk. 80 Heverton ?), Hakan 4, Sedat 3, Petkov 6, Abdurrahman 4, İbrahim 3 (Dk. 73 Niyazi ?), Aytekin 4, Burak 4, Umut 4, Baliç 5 (Dk. 73 Okan 3). FENERBAHÇE: Rüştü 5, Önder 7, Deniz 6, Luciano 6, Ümit 7, Mehmet 4 (Dk. 62 Serkan 5), Aurelio 8, Appiah 7, Tuncay 7, (Dk. 83 Kemal ?) Alex 8, Nobre 6 (Dk. 70 Semih 5). GOLLER: Dk. 43 Emre / Dk. 9 İbrahim (k.k), Dk. 61 Tuncay, Dk. 79 Appiah, Dk. 90+4 Alex. SARI KARTLAR: Hakan Kutlu, Abdurrahman, Burak / Appiah, Alex, Luciano. KIRMIZI KART: Dk. 82 Sedat. HAKEMLER: Cem Deda, Ali Saygın Ögel, Alper Ulusoy. |
Fenerbahçe’nin artısı çok eksisi yoktu! Daum’un Anelka’nın yerine Mehmet Yozgatlı’yı tercih etmesi sizce doğru mu? Zorunlu bir tercihti ama Mehmet Yozgatlı dün oynadığı futbolla başarılı bir maç çıkardı ve hocasının yüzünü kara çıkarmadı. Daum, Mehmet’i sadece Anelka’nın yokluğunda düşünmemeli. Bu oyuncu dün oynadığı futbolla gösterdi ki her zaman hazır kıta. Hazır bir oyuncuyu yedek kulübesinde bekletmek onu bitirmekle eşdeğerdedir. Anelka sakatlığından dolayı oynamasa da Mehmet kanatları kullanarak onu aratmadı. Fransız futbolcu Anelka’nın yokluğu Fenerbahçe’yi nasıl etkiledi? Anelka, dünya çapında bir futbolcu ve F.Bahçe için geldiği günden bu yana önemli işler yaptı. Buradaki başarısı sayesinde Fransa Milli Takımı için ismi yeniden gündeme geldi. Sarı-Lacivertli takım, dün Ankaragücü karşısında Anelka’yı çok fazla aramadı. Bunun sebebi de sahadaki oyuncuların iyi paslarla neticeye gitmesi ve takım oyunu oynamasıydı. F.Bahçe çok iyi bir futbol ortaya koyamadı ama şampiyonluk yolunda A.Gücü gibi zorlu bir deplasmanda 4 gol atmasını bildi. Fenerbahçe’nin bu maçtaki en büyük artı ve eksisi neydi? F.Bahçe, dün başkentte takım halinde mücadele etti ve iyi bir savaş verdi. A.Gücü golü bulduktan sonra da oyundan bir an olsun kopmadı. Zaten bir takım şampiyon olmak istiyorsa, kolay değil zor maçları kazanmalı. A.Gücü de konumu itibariyle puana ihtiyacı olan bir takım ve bu yüzden maçın önemi onlar için de büyüktü. Her zaman ‘koşmuyor’ diye eleştirilen Alex bile dün bu huyundan vazgeçti ve arkadaşlarına ayak uydurdu, koştu, top alıp verdi ve mükemmel bir gol attı. Herkesin beklediği F.Bahçe zaten buydu. Ben Fenerbahçe’yi dün takım halinde beğendim. Artıları fazla, eksileri hemen hemen yok gibiydi. Fenerbahçe dün geceki oyunuyla hafta içi oynayacağı kupa maçında Galatasaray’ı eleyebilir mi? Kadıköy’de elde ettiği zaferle zaten bir adım önde olan F.Bahçe’nin kupada zorlanacağını zannetmiyorum. Uzunca bir süredir Türkiye Kupası’na hasret kalan Kanarya’nın bu özleme son verebilmek için G.Saray’ı geçeceğini düşünüyorum. Daum, takımını bu sistem ve bu anlayışla oynatırsa F.Bahçe’nin tur atlayacağına inanıyorum. |
Maç Galatasaray'ın tur Fenerbahçe'nin Ali Sami Yen'de uzun yıllar unutulmayacak dev bir karşılaşma izledik. Ne yazık ki, bu tür maçların ayrılmaz parçası olarak kabul edilen tribün çirkinlikleriyle karşılaşmanın tadı epeyce kaçtı. Ama biliyoruz ki, iki taraf da bunu mutlak bir hak ve mutlaka yapılması gereken bir gövde gösterisi olarak görüyor. İki hocanın da savunmaya dönük önlemleri daha çok dikkat çekerken, daha on dakika bile dolmadan top iki tarafın ağlarını birer kez bulmuştu. Bu da Gerets'le Daum'un taktik becerileri konusunda insana bir fikir veriyordu. Tabii, bundan dolayı sıkıntıya düşen de G.Saray'dı. Çünkü gol yemeden tek golle kazanıp tur atlamak gibi en iyi ihtimali elinden kaçırmış oluyordu. Bu noktada galiba Aziz Yıldırım haklı çıktı. Maç öncesinde Zaman ekibi olarak uzun bir sohbet yapma imkanı bulduğumuz F.Bahçe Başkanı şöyle konuşuyordu: "Yahu, bizim tur atlamamızı sağlayacak 7-8 ihtimal varken, herkes G.Saray'ın 1-0'la çok avantajlı olduğunu söylüyor. Görürüz bakalım..." G.Saray'da maçın en ilginç iki adamı Uğur Uçar ve Hasan Şaş'tı. Sakatlığı nedeniyle formadan uzunca bir süre uzak kalan Uğur'a böyle bir maçta şans verilmesi, Gerets'in orijinalliklerinden biriydi. Kaleci Volkan'dan gelen topu Tuncay'ın orta çizginin biraz ilerisinde alarak götürüp gol yapması ve G.Saray savunmasından kimsenin ‘Ne oluyor?’ bile demeyişi Sarı-Kırmızılı takımın son maçlarında yaşadığı savunma perişanlığının doruğunu oluşturdu. Tuncay'ı tutmakla görevli olan Uğur ise top ağları bulduktan sonra ceza alanı çevresine gelebilmişti. Aynı Uğur, ortada hiçbir şey yokken yine çizgi kenarında müthiş hamlesiyle Ümit Özat'ı korkutup, G.Saray'ın ikinci golünü başlatan adam oldu. Hasan Şaş da hem 90 dakika boyunca süren müthiş hırsı hem de birkaç pozisyonda F.Bahçe savunmasını darmadağın eden çalımlarıyla taraftarını mutlu etti. Anlamsız şişirmeler gibi görünen bir topuyla da Hakan Şükür'ün attığı galibiyet golünün hazırlayıcısı olarak maça damgasını vurdu. Ayrıca ilk golü hazırlayan da oydu. Elbette ki elenmek üzücü. Ancak G.Saray'ın üç maç sonra elde ettiği galibiyet sanıyorum ki tribünleri ve camiayı yeterince mutlu etti. Açıkçası Sarı-Kırmızılı takımın, daha önce 14 kez kazanmış olduğu kupanın peşinden koşması o kadar da gerekli değil. Kuşkusuz şampiyonluk yarışı çok daha önemli. Ama korkarız ki taraftarın bir türlü dizginlenemeyen tutumu Sarı-Kırmızılı takıma lig şampiyonluğu yarışında ciddi zarar verebilecek bir motive ortaya çıkaracaktır. |
Fenerbahçe yenildiğine hiç bu kadar sevinmemişti http://www.zaman.com.tr/2006/03/24/spor.jpg Türkiye Kupası’nda önceki gün Galatasaray’a 3-2 yenilen Fenerbahçe, tarihinde ilk kez mağlup olduğu bir maçtan sonra zafer çığlıkları atıyor. 24 yıldır kupanın hasretini çeken Sarı-Lacivertliler, ezeli rakibine yenilmelerine rağmen yarı finale çıkmanın sevincini yaşıyor. Kadıköy'deki 2-1'lik galibiyetin getirdiği gol averajıylaTürkiye Kupası'nda yarı finalist olan Fenerbahçe, belki de uzun yıllar sonra kaybettiği bir maçın ardından ilk kez bu kadar mutlu. Sarı-Lacivertliler, hakem Bülent Demirlek'in ‘bitiş düdüğüyle yeşil zeminde taraftarlarıyla kucaklaştı. Stephen Appiah, Marcio Nobre, Ümit Özat ve Tuncay Şanlı'nın başı çektiği futbolcular, taraftarlarla birlikte dakikalarca karşılıklı olarak tezahürat yaptı. Asbaşkan Mahmut Uslu ve Murat Özaydınlı da maçın ardından soyunma odasına inerek Daum ve teknik heyeti tebrik ederken, futbolcularla yumak haline geldi. Bu enstantanelerin 24 yıldır kazanılamayan Türkiye Kupası hasretinden kaynaklandığı yönünde görüşler hakim. Ayrıca tribünlerden koro halinde yükselen küfürleri bahane ederek Ali Sami Yen Stadı'na gelmeyen Başkan Aziz Yıldırım'ın, Şükrü Saracoğlu'nda zorlu karşılaşmayı yakın dostlarıyla televizyondan izlediği ve maçtan sonra tek tek oyuncularla konuşup, tebrik ettiği; Daum'a da başarının devam etmesi temennisinde bulunduğu kaydedildi. Tüm bu sevinç, 3-2'lik mağlubiyetin ardından yaşanırken; geçmişte böyle bir durumla karşılaşılmaması, “Fenerbahçe, ilk kez kaybettiğine; hem de Galatasaray'a yenildiğine seviniyor.” cümlelerini beraberinde sürükledi. Daum, seferberlik ilan etti Christoph Daum, Önder Turacı'nın sakatlığıyla ilgili doktor Ethem Kavukçu'dan rapor istedi. Başarılı çalıştırıcı, defansın belkemiği ‘Önder'i bir an önce iyileştirin' talimatı verdi. Önlerinde kritik karşılaşmaların bulunduğunu belirten Daum'un, ‘Onu en kısa zamanda takımda görmek istiyorum.' dediği kaydedildi. Deneyimli teknik adam, oyuncusuna geride kalan maçların tamamında forma verirken; Ümit Özat'la birlikte vazgeçemediği tek ismin ‘Önder' olduğunu gösteriyordu. 2250 dakika sahada mücadele veren Önder, asıl görevi savunmanın dışında attığı üç golle de Daum'un yükünü bir hayli hafifletmişti... |
Fortis Türkiye Kupası’nda dün Galatasaray ile karşılaşan Fenerbahçemiz, ligde Malatyaspor ile yapacağı maçın hazırlıklarına ara vermeden başladı. Çeyrek final serisinde Galatasaray’ı eleyerek kupada yarı finale yükselen oyuncularımızın antrenmanda neşeli oldukları gözlendi. Fenerbahçe Samandıra Tesisleri’nde teknik direktörümüz Christoph Daum yönetiminde gerçekleştirilen antrenmanda dünkü maçta ilk 11’de forma giyen oyuncularımız dinlenmeye yönelik çalışmalar yaparken, diğer oyuncularımız yaklaşık bir saat 30 dakika süren antrenmanda 2’şerli gruplar halinde topla çalışmalar yaptıktan sonra, minyatür kale maç oynadı. Sakatlığının tedavisi için Fransa’ya giden Nicolas Anelka’nın bugün akşam saatlerinde İstanbul’a döndü. Antrenmana Anelka’nın yanı sıra sakatlığı nedeniyle tedavisi süren Önder katılmazken, Alex, Nobre, Aurelio ve Luciano’ya salonda çalışma programı uygulandı. Fenerbahçe Kart sahipleri arasında yapılan çekiliş sonrasında takımımızın idmanını seyretmeye hak kazanan talihlilerimiz de oyuncularımızın antrenmanını seyretti. İdman sonrası taraftarlarımız oyuncularımız ile hatıra fotoğrafı çektirdi ve formalarını imzalattı. Takımımız, 26 Mart Pazar günü Malatyaspor ile yapacağı maçın hazırlıklarını yarından itibaren basına kapalı sürdürecek. http://my.opera.com/ultrAlex1907/homes/albums/8197/58610.jpg http://my.opera.com/ultrAlex1907/homes/albums/8197/91649.jpg http://my.opera.com/ultrAlex1907/homes/albums/8197/20233.jpg http://my.opera.com/ultrAlex1907/homes/albums/8197/66365.jpg http://my.opera.com/ultrAlex1907/homes/albums/8197/91630.jpg http://my.opera.com/ultrAlex1907/homes/albums/8197/annelka.png http://www.hayalevi.com/WP/1024DKKOT98Y748QM5J97Y7L/1559_1024.jpg http://www.hayalevi.com/WP/1024DKKOT98Y748QM5J97Y7L/0743_1024.jpg http://www.fenerbahce.ro/images/wall_paper_img/wallpaperyeni12.jpg |
Nobre, Tuncay, Alex 104 kulübe bedel Türkiye Kupası'nda yarı finale yükselen Fenerbahçe, Süper Lig'deki Malatyaspor maçının hazırlıklarına devam ediyor. Teknik Direktör Christoph Daum'un; Marcio Nobre, Tuncay Şanlı ve Alex de Souza'yı Galatasaray karşılaşmasında olduğu gibi Malatyaspor'a karşı da bir arada oynatacağı öğrenildi. İleri uçtaki bu üç isim Sarı-Lacivertlilerin gol yükünü sırtlarken, Nobre, Tuncay, Alex; Süper Lig ve Lig A'da 11, Lig B'de 35, 3. Lig'de tam 47 takımdan fazla rakip ağları havalandırdı. 34 gol atan Nobre, Tuncay ve Alex, böylece 151 takımlı Türkiye liglerinin 104 kulübünü geride bırakmayı başardı. Geride kalan 25 haftada 22 maça çıkan Nobre, sekiz ayrı takıma toplam 13 gol attı. Brezilyalı futbolcu, üç golü de sonradan girdiği iki karşılaşmada bulurken; 21 müsabakada oynayan Tuncay, 11 golüyle dokuz farklı kulübü üzdü. Oynadığı 23 maçta Alex, 10 golüyle sekiz kalecinin boynunu büktü. Listede Trabzonspor bile var 25 hafta içinde Sarı-Lacivertlilerin 64 golünden, 34'üne imza atan Nobre, Tuncay ve Alex; Süper Lig'deki 11 kulübü geride bıraktı. Süper üçlü ayrıca, Lig A'da 11; Lig B'de 35 takımı geçti. Bunun yanında Nobre, Tuncay ve Alex, 3. Lig'de ise 47 ekibin tozunu attı. Fenerbahçe'nin gollerinin yarısını tek başlarına atan üç futbolcunun Süper Lig'de geçtikleri takımlar şöyle: Trabzonspor, Sivasspor, Konyaspor, K. Erciyesspor, Gaziantepspor, Ankaragücü, Denizlispor, Çaykur Rizespor, Ankaraspor, Malatyaspor, Diyarbakırspor. 34 gole imzasını koyan Nobre, Tuncay ile Alex, sadece G.Saray, Kayseri, Beşiktaş, G.Birliği, V.Manisaspor ve Samsunspor'dan az sevinç yaşarken; Fenerbahçe'yi de liderlikte tuttu. Bu arada Fenerbahçe, yarınki Malatyaspor karşılaşmasının hazırlıklarını Samandıra Tesisleri'nde gerçekleştirdiği dünkü antrenmanla sürdürdü. Öte yandan Türkiye Kupası'ndaki Galatasaray maçının son idmanında sakatlanan Önder Turacı'nın Malatya'ya karşı da forma giyemeyeceği öğrenildi. Daum'un, genç futbolcunun açığını Deniz Barış'la kapaması, defansın sağında yine Serkan Balcı'ya forma vermesi bekleniyor. Servet Çetin'i G.Saray maçının aksine yanına alması beklenen Daum'un Mehmet Yozgatlı'yı 11'de sahaya süreceği bildirildi... |
Nicolas Anelka, baklava ikramını çözemedi http://www.zaman.com.tr/2006/04/02/anelka.jpg Süper Lig’de mücadele eden üst düzey futbolcuların başında gelen Nicolas Anelka, Türkiye’de her şeye alıştığını; ancak bir tek taraftarların idman ve maç sonu baklava ikram etmelerini çözemediğini itiraf etti. Anelka, sürekli Brezilyalı futbolcularla arasında bir hüsumetin varlığından bahsedilmesine ise anlam veremediğini söyledi. Yayın hayatına yeni başlayan Four-Four-Two Dergisi’ne konuşan Fransız futbolcu, Fenerbahçe’ye ve İstanbul’a çabuk adapte olduğunu belirterek, “Baklava servisi bana garip geliyor. Özellikle maçlara giderken sık rastlıyoruz bu görüntülere. Seyirciler yolu kesiyor, tüm futbolcular otobüsten iniyor, baklava yiyoruz ve yolumuza devam ediyoruz. Baklava güzel; ama bana komik geliyor bu davranış. O işi çözmüş değilim. Bir de selamlaşma var. Onu da çok garipsiyorum. Amerika’daki gibi selamlaşma yok; kimi kafaları vuruyor, kimi de öpüyor.” diyor. ‘Türkiye’ye gelmemde Müslümanlığın etkisi yoktu.’ diyen Anelka, “Allah vardır ve her yerde birdir. Manchester’de de, Barcelona’da da, Paris’te de... Manchester’den ayrılmak kolay değildi. Ama bir seçim yapmak zorundaydım. Orada beni seven çok arkadaşım vardı. Güzel günler geçirmiştim. İngiltere’yi ve futbolunu çok seviyorum. Arsenal’de veya Chelsea’de oynasaydım gelir miydim; bilmiyorum.” ifadelerini kullanıyor. Danimarka’daki karikatür krizini Anelka da kendince şöyle yorumluyor: “Çok saygısızca bir davranış. Peygamberimiz’in nasıl göründüğü bile bilinmezken; onu çizmek, hem de aşağılarcasına çizmek saygısızca bir davranış.” Anelka, İslam coğrafyası üzerindeki savaşlarla ilgili de, “Azınlığın yaptığının çoğunluğa mal edilmesinden rahatsızım. Birkaç Müslüman’ın yaptıklarıyla karalanıyoruz. Olayların arkasında Müslümanlar olduğu zaman her şey çok abartılıyor. Bence dünyayı kaosa sürükleyen başkaları.” diyor. Ben Tuncay Şanlı gibi sevinemem Gol sevinçlerinde herkesin kendisinden Tuncay Şanlı gibi reklam panolarını dövmesini beklememesi gerektiğini vurgulayan Anelka, “Benim yapım bu. İçimde mutlu oluyorum. Suratsız değilim. Duygularımı gizli yaşıyorum. Mutluluk öncelikle sahada olmaktır. Bu olmadıktan sonra huzur imkansız. Maçları kazanmak, gol atmak... Bunlar benim için çok önemli. ‘10 dakika oynayıp, durduğum’ sözleri de enteresan. Futbol konuşarak oynanmıyor. Sonuçta topla 90 dakika oynayamam. Bazen futbolcu sahada durur; defans oyuncularının kendisini unutmasını bekler.” diye konuşuyor. Başarılı oyuncu, en büyük fantezisinin orta sahadan gol atmak olduğunu açıklarken, bunu henüz başaramadığını söylüyor. Türkiye’de teknik oyunun ön plana çıktığına değinen Anelka, beraberinde şu cümleleri kullanıyor: “Akılcı ve zeki bir oyun oynanıyor; ama bazen çok yavaş. Biz Şampiyonlar Ligi maçlarında daha hızlı oynuyoruz. Geriye kalanlarda, Süper Lig’de, F.Bahçe’ye karşı oynayan rakiplerin çoğu katı defans yapıyor. Neredeyse 11 futbolcu defansa çakılıyor.” Nicolas Anelka, son olarak Türkiye ile ilgili düşünceleriyle konuşmasını tamamlıyor: “Bana burayı üçüncü dünya ülkesi gibi, gelişmemiş, geri kalmış bir biçimde anlattılar. Öyle değil. Ülkenin genel durumu, ne de futbolu... Bence burası sanıldığının çok ötesinde her yönüyle iyi bir ülke.” |
http://www.altyapi.org/fotoshow/foto8K.jpghttp://www.bigglook.com/biggfootball/fb/galeri/5k.jpghttp://www.bigglook.com/biggfootball/fb/images/1.jpg FENER BAHÇE YÜZÜNDEN BABAM EVDE KIRMADIK EŞYA BIRAKMADI YAAAA..... http://www.pressturk.com/haberimaj/im1501%5B1%5D.jpg |
http://www.fenerbahcecumhuriyeti.org/Tribun_Resimleri/Tribun1.jpg http://www.fenerbahcecumhuriyeti.org/Tribun_Resimleri/Tribunler3.jpg http://www.fenerbahcecumhuriyeti.org/Tribun_Resimleri/Konfeti3.jpg http://www.antu.com/images/media/wallpaper/serhat_samsun_1024.jpg http://www.antu.com/images/media/wallpaper/iste_taraftar_1024.jpg http://www.fenerbahce.com/images/multimedya/wallpaper/1024.jpg REKORLAR - Fenerbahce bir sezonda hic gol yemeden sampiyon olup bir DUNYA REKOR'u kirdi. (1922-1923)- Fenerbahce tarihinde 77 kez sampiyon olup en cok sampiyon olan takim olmustur. Fenerbahce'yi 55 sampiyonlukla Galatasaray izliyor. - Fenerbahce Resmi ve Resmi olmayan Kupalarla Turkiye'de en fazla Kupaya sahip olan takimdir. (Futbol: 121 kupa) Fenerbahce Ayrica Tum Sporlarin toplam kupalarinda da Turkiye'de en fazla kupaya sahip olan kuluptur. - Fenerbahce su an Turkiye'de suren en buyuk yaris, Turkiye Profesyonel 1. Futbol Liginde 13 kez sampiyon olup, en cok sampiyon olan takim unvanini elinde bulunduruyor. - Fenerbahce ayrica Turkiye Profesyonel 1. Futbol liginde ilk sampiyonlugu yasayan takimdir. - Fenerbahce tarihinde 12 gol krali ile bir rekora daha imzasini atmistir. - Fenerbahce 1967 yilinda Balkan Kupasini Ilk kazanan Turk takimi oldu. - Fenerbahce ayrica 1969-70 sezonunda kalesinde sadece 6 gol gorerek, cok buyuk bir rekora daha imza atti. - Fenerbahce 1973-74'te Turkiye 1. ligi Sampiyonu olup, Sampiyonluk Kupasi, Turkiye Kupasi, Cumhurbaskanligi Kupasi, Basbakanlik ve TSYD Kupalarini alip, bir sezonda 5 kupa ile, bir sezonda en cok kupa kazanan takim oldu. Fenerbahce'nin bu rekoruda kolay kolay kirilacaga benzemiyor. - Fenerbahce 1988-89 Sezonunda Rakip Kalelere 36 macta tam 103 gol gondererek Turkiye Liglerinde bir sezonda en fazla gol atan takim unvanina sahip oldu. - Futbolcusu bir macta en cok gol atan takim. (Tanju Colak, 6 gol, Fenerbahce - Karsiyaka: 7-1, 1992-93 sezonu, 14.hafta) - Fenerbahce 1996-97 yillarinda ilk kez katildigi sampiyonlar liginde, Kendi sahasinda 40 Yil (56 mac) hic yenilmeyen Ingiliz takimi Manchester United'i deplasmanda Bolic'in 78. dakikada attigi golle yenerek, AVRUPA REKOR'u kirdi. -Fenerbahce 39 yillik Turkiye Profesyonel 1. liginde En Cok Gol Atan, En Cok Galip Gelen, En Az Gol Yiyen Takimdir. Bu da rekorlar kismina giriyor |
Fenerbahçe'nin Türkiye Kupası aşkı dört dörtlük http://www.zaman.com.tr/2006/04/07/spor.jpg 23 yıldır kupaya hasret kalan Fenerbahçe, yarı final ilk maçında Denizlispor’a deplasmanda gol yağdırdı. Sarı-Lacivertliler, yedek ağırlıklı bir kadroyla oynayan rakibini Deniz, Nobre, Semih ve Aurelio’nun golleriyle 4-0 mağlup ederek finali büyük ölçüde garantiledi. Türkiye Kupası yarı finalinde bir idman maçı izledik. Denizlispor ile Fenerbahçe’nin 90 dakikalık galibiyet mücadelesini Sarı-Lacivertliler çok rahat kazandı. Yeşil-Siyahlılar’ın Süper Lig’deki ateş çemberinin çevresinden uzaklaşma çabasıyla hafta sonundaki Erciyesspor maçına bilenmesi, Kanarya’nın işini kolaylaştırdı. Zaten gücü belli olan evsahibinin bir de yedek ağırlıklı onbirle tur kovalaması misafir takım lehineydi. Christoph Daum, Denizlispor karşısına son haftaların başarılı 11’ini sürerek istikrardan yana olduğunu gösterdi. Sadece Rüştü’yü kesip Volkan’a şans tanıyan Alman teknik adam, tecrübeli kaleciyi yine de ‘takıma ağabeylik yapması açısından’ Denizli’ye getirdi. Gaziantepspor karşılaşmasında korner kullanmadan galip geldiği yönünde enteresan bir eleştiri alan Sarı-Lacivertliler, dün iki golü de köşe vuruşlarından bularak, sanki birilerine gönderme yapıyordu. 3. dakikada Mehmet’in attığı şutla golden dönen Kanarya, oyunun gidişatıyla ilgili ipuçları veriyordu. 8’de Tuncay sol çaprazda net fırsatı harcadı, kaleci Süleyman genç futbolcunun açısını kapatırken, pozisyonun devamında Tuncay asist yapmayı aklına getirmiş olsa erken gol işten değildi. Dakikalar 24’e geldiğinde F.Bahçe sağ köşeden Alex’in kullandığı kornerde beklediği golü, beklemediği bir isimle; Deniz’le buldu. 36’da ilk golün benzeri bir pozisyonda bu sefer sol köşeden Alex’in kullandığı kornerde Nobre’nin vuruşuyla fark ikiye çıktı. Denizlispor uzaktan şutlarla gol ararken, kaleci Volkan geçit vermeyen F.Bahçeliydi. 63. dakikada Alex yine asistiyle sahne alırken golün adı Semih Şentürk’tü. Tam 10 dakika sonra Aurelio uzaktan sert bir vuruşla maçta son sözü söyledi: 0-4 Hakem karaborsa bilet satarken yakalandı Fortis Türkiye Kupası’nda oynanan Denizlispor-Fenerbahçe maçına bir amatör küme hakeminin karaborsa sevdası damgasını vurdu. Karşılaşmayı izlemek için stada gelen futbolseverlere karaborsa bilet satarken emekli bir polis tarafından fark edilen Denizli Amatör Küme Hakemi Serkan Güçler, zor anlar yaşadı. Karaborsa bilet sattığının fark edilmesinin ardından Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği Denizli Şubesi’ne sığınan Güçler, emniyet güçleri tarafından sorgulanmak üzere karakola götürüldü. Güçler, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Bu arada Fortis Türkiye Kupası’nda yarı final rövanş maçlarının programı açıklandı. Futbol Federasyonu’ndan yapılan açıklamaya göre, kupada yarı final ikinci maçlarının programı şöyle: 19 Nisan Çarşamba: 20.00 Fenerbahçe-Denizlispor (Şükrü Saracoğlu Stadı). 20 Nisan Perşembe: 20.00 Beşiktaş-Gaziantepspor (İnönü Stadı) Sonunda golünü de attı Fenerbahçe’nin tecrübeli futbolcusu Deniz Barış, bu sezon ilk defa golle tanıştı. Geçen hafta Gaziantepspor lig maçında Tuncay’a gol attırarak ilk asistini yapan Sarı-Lacivertli defans oyuncusu, dün de takımının ilk golüne imza attı. Bu arada maçtan sonra konuşan Fenerbahçe İkinci Başkanı Nihat Özdemir, D.Bakır-G.Saray maçını İzmir’e alan Futbol Federasyonu’na tepki gösterdi. Özdemir, “Federasyon çifte standart uyguluyor. Biz D.Bakır istedi diye Malatya’ya gittik. Federasyon verdiği kararlara dikkat etmeli.” dedi. Sahada iki Alex vardı Denizli Atatürk Stadı’nın yeşil zemininde dün akşam Brezilyalı iki Alex mücadele etti. Futbolseverlerin yakından tanıdığı Fenerbahçeli Alex de Souza’nın yanı sıra Denizlispor’un devre arasında renklerine bağladığı Alex Alves de sahadaydı. Bu arada Denizlispor, Fenerbahçe karşısına yedek ağırlıklı bir kadroyla çıkarken Sarı-Lacivertli takımda ise sadece kalede değişiklik yapılmıştı. Christoph Daum, Türkiye Kupası maçlarında daha önce olduğu gibi Rüştü’nün yerine kaleyi genç Volkan’a teslim etti. Daum’a ayıp ediyorlar F.Bahçe eski başkanlarından Ali Şen, Sarı-Lacivertli takımın teknik direktörü Chirstoph Daum’u başarılı bulduğunu belirterek, medyanın Alman çalıştırıcıya haksızlık yaptığını söyledi. Özel işleri nedeniyle Zürih’te bulunan Ali Şen Daum’un F.Bahçe’yi son iki yıldır şampiyon yaptığını hatırlatarak, “Adam maç kazanıyor; ama korner kullanmadan maç kazandın diyorlar. Yarın da niye golleri rövaşata ile atmıyorsunuz diyecekler. Daum’a karşı ayıp ediyorlar. Ancak F.Bahçe’nin Avrupa’da başarısız olmasında da Daum’un payı büyüktü.” şeklinde konuştu. Mustafa Büyükcevher, Zürih DENİZLİSPOR 0 - 4 F.BAHÇE DENİZLİSPOR: Süleyman 3, Burak 3 (Dk.46 Onur 4), Kratochvil 4 (Dk.76 Serhat ?), Abraham 3 (Dk.60 Yusuf 3), Ahmet 3, Taylan 3, Mikka 4, Fatih 5, Levent 3, İbrahim Ege 3, Alex Alves 5 FENERBAHÇE: Volkan 7, Luciano 6 (Dk.63 Serkan 4), Servet 6, Deniz 7, Ümit Özat 6, Appiah 7, Mehmet Yozgatlı 6 (Dk.74 Mahmut Hanefi 3), Tuncay 7, Aurelio 7, Alex 7, Nobre 7 (Dk.46 Semih 6) GOLLER: Dk. 24 Deniz, Dk. 36 Nobre, Dk.63 Semih, Dk.73 Aurelio SARI KARTLAR: Abraham / Aurelio, Servet HAKEMLER: Tolga Özkalfa, Mustafa Emre Eyisoy, Mehmet Kısal STAT: DENİZLİ ATATÜRK |
Seyirci değil -T A R A F T A R. Moda için değil - F O R M A için. Kupa için değil.-A R M A için. Hava için değil -S E V D A için. 90 dakika değil - Ö M Ü R B O Y U. Ayrı ayrı değil - O M U Z O M U Z A. Şerefsizce değil - O N U R L A. Utanarak değil - G U R U R L A.. Eğilerek değil - D İ M D İ K.. Koltukta değil - B E T O N D A. Minderde değil - Ç A M U R D A. Skorda değil - V E F A D A. Bazen değil - H E R M A Ç T A. Yuhlayan değil - A L K I Ş L A Y A N. Oturan değil - Z I P L A Y A N. Köstekle değil - D E S T E K L E . Puroyla değil. - A T K I Y L A. Çekirdekle değil - B A Y R A K L A. Muhabbetle değil - .T E Z A H Ü R A T L A İhanetle değil - S A D A K A T L E. Zaferde değil - H E Z İ M E T T E. Şampiyonken değil - H A S R E T K E N. Görüntüde değil - Ö L Ü M Ü N E. F E N E R B A H Ç E 'ye bağlı yaşayanlara - fenerbahçeli denir ! http://orhan_oozel.sitemynet.com/mynet_resimlerim/g_r_nt113.jpg http://www.sabah.com.tr/2003/12/28/im/CD92F2C2D489C44FA9670FEEb.jpg http://www.antu.com/2005-2006/fotolar/duvarkagidi/anelka_1024x768.jpg http://www.antu.com/images/media/wallpaper/sezon2004-2005-03_1024.jpg http://i.fenerbahce.com/images/haber/2002/nobre022.jpg http://www.komik100.com/komikresim/kresim/spor/spor1388.jpg http://www.fenerbahce.ro/images/wall_paper_img/wallpaperyeni12.jpg http://www.fenerbahce.ro/images/wall_paper_img/wallpaper_2002champ1.jpg http://www.fenerbahce.ro/images/wall_paper_img/wallpaperyeni6.JPG http://www.buldun.com/uploads/resimleri_fb2gs1.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/15112005duvarkagidi002-1024.jpg |
Fenerbahçe hayal ediyor, Villarreal başarıyor http://www.zaman.com.tr/2006/04/12/s-kapak.jpg Şu anda tesis, stat, ekonomi, taraftar, kadro ve vizyon olarak Türk futbolunun bir numarası olan, kendini 'cumhuriyet' olarak tanımlayan F.Bahçe, bir türlü başarılı olamadığı Avrupa kupaları için hep tecrübesizliği kalkan olarak kullanıyor. Oysa İspanya Ligi'ndeki mazisi sadece ve sadece 7 yıl olan 45 bin nüfuslu kasaba takımı Villarreal, ilk kez katıldığı Şampiyonlar Ligi'nde yarı finale yükseldi. F.Bahçe ise bugüne kadar 4 kez katıldığı Devler Ligi'nde gruptan hiç çıkamadı. Geçen sezon La Liga’da 3. olarak Şampiyonlar Ligi’ne katılan Villarreal; Everton, Manchester United, Glasgow Rangers ve İnter gibi rakipleri eleyerek yarı finale yükseldi. Herkesi kendine hayran bırakan İspanyol ekibi, 2003-04’te Trabzonspor ve G.Saray’ı eleyerek UEFA Kupası’nda da yarı final oynamıştı. Şampiyonlar Ligi’nde yarı final vizesi alan takımlar, Benfica’yı eleyen Barcelona, Lyon’u safdışı bırakan Milan, Juventus’u geçen Arsenal ve İnter’in hevesini kursağında bırakan Villarreal oldu. Bunlar arasında en dikkat çekeni, pek tabii ki La Liga’daki mazisi sadece ve sadece 7 yıl olan Villareal’in başarısıydı. Hemen belirtelim; bu başarı, ulusal ligde değil, Şampiyonlar Ligi’nde. Şu anda imkan ve vizyon olarak Türkiye’nin en iyi takımı olan F.Bahçe, hedef olarak ulusal ligi belirleyip Avrupa’da başarı için uzun yıllar tecrübe kazanmayı beklerken; Villarreal, kısa zamanda büyük başarıların gelebileceğini ispatladı. İsterseniz, Villarreal ile F.Bahçe’yi karşılaştırıp kendimize dersler çıkaralım. F.Bahçe, 16 yıl önce kuruldu: F.Bahçe 1907’de, Villarreal 1923’te kuruldu. F.Bahçe’nin 16 lig ve 4 kupa şampiyonluğuna karşılık Villarreal’in lig ve kupa şampiyonluğu yok. F.Bahçe, 4 kez katıldığı Şampiyonlar Ligi’nde gruptan hiç çıkamazken; Villarreal, daha ilk yılında yarı finale yükseldi, final için önünde Arsenal engeli kaldı. Renkleri ve lakapları benziyor: İki takımın da renklerinden biri sarı. F.Bahçe’nin 2. rengi lacivert, Villarreal’inki ise mavi. F.Bahçe, lakap olarak Sarı Kanarya’yı, Villarreal de Sarı Denizaltı’nı kullanıyor. Biri cumhuriyet, biri kasaba: Kendini ‘Cumhuriyet’ olarak tanımlayan F.Bahçe, İstanbul gibi dev bir metropolün takımı. Villarreal ise sadece 45 bin kişilik bir kasaba takımı. F.Bahçe, 30 milyon taraftara sahipken; bu rakam Villarreal için hayalin de ötesinde. Ancak sıra takıma desteğe geldiğinde madalyon yüz değiştiriyor. 45 bin kişilik şehir, El Madrigal Stadı’nı sürekli doldururken; F.Bahçeliler sadece Avrupa maçlarında ve derbilerde Şükrü Saraçoğlu’na ilgi gösteriyor. Villarreal’in maçlarında şehrin yarısı statta olurken, kentte hayat duruyor, işyerleri kapanıyor. Villarreal’de yabancı çok: F.Bahçe’de Alex, Anelka, Aurelio, Luciano, Nobre ve Appiah gibi yabancıların yanında Tuncay, Rüştü, Ümit Özat, Önder ve Serkan gibi yerli yıldızlar var. Villarreal’in yıldızları ise Riquelme, Forlan ve Sorin gibi yabancılar. İki takım arasındaki en büyük fark, yabancı sayısında. F.Bahçe’nin 6 yabancısına karşılık, Villarreal’in 13 yabancısı bulunuyor. Başkanlar stat yapmayı seviyor: 1997’de Villarreal’in hisselerini alarak başkanlık koltuğuna oturan Fernando Roig, ilk iş olarak 3500 kapasiteli El Madrigal Stadı’nı yıkıp 23 bin 500 kapasiteli yeni stadı inşa etti. Bu noktada Roig ile Aziz Yıldırım arasında büyük benzerlik var. Roig, o yıllarda sadece 4 adet duşu bulunan tesisleri modern bir yapıya kavuştururken; Yıldırım da F.Bahçe’ye Samandıra Tesisleri’ni kazandırdı. Aralarındaki en büyük fark ise... Roig, hiçbir zaman oyuncu transfer etmiyor. Transferi teknik adam yapıyor. F.Bahçe’de ise transferi yönetim, dolayısıyla Aziz Yıldırım yapıyor. Roig, başarı için ‘ucuz ve genç yetenekleri’ tercih ederken; Yıldırım, ‘pahalı ve kariyerli’ isimleri tercih ediyor. Roig, 70 dönümlük alana Futbol Akademisi inşa edip yeni yıldızlar keşfederken; Aziz Yıldırım başarı için altyapıdan ziyade dış transferi düşünüyor. İki başkan da aynı yıl göreve gelirken, Yıldırım, Avrupa’da başarı için 2007’yi gösterdi. Roig ise bu başarıyı çok erken yakaladı. F.Bahçe pahalı, Villarreal ucuz seviyor: Villarreal, ucuz ve takıma uyum sorunu yaşamayacak isimleri tercih ediyor. İspanya kültürüne en iyi uyumu Güney Amerikalılar gösteriyor. Yabancı oyuncular Arjantin, Uruguay, Bolivya ve Brezilya ağırlıklı oluyor. AB ülkelerinden sadece Hollanda ve İtalya’dan alınan birer oyuncu var. Bir de eski takımlarına yıldız olarak gelmiş ancak beklediğini bulamamış isimler transfer ediliyor. Riquelme ve Forlan gibi... F.Bahçe ise Alex, Anelka ve Appiah gibi pahalı ve yıldız isimlere yöneliyor. Villarreal, sadece hücumla sonuca gitme yerine defansı da güçlü tutarken; F.Bahçe, sadece hücum ederek başarılı olacağını umuyor. Daum şikayetçi, Pellegrini çözümcü: F.Bahçe, adını Avrupa’da duyurmuş Daum’u tercih ederken; Villarreal, Güney Amerika ekolünden oyuncu transfer ettiği için teknik adam olarak da Şilili Manuel Pellegrini’yi seçti. Pellegrini, takımın iskeletini oluşturan 11 yabancı ile aynı bölgeden geliyor. Daum, maça göre sistem belirlerken; Pellegrini, taviz vermediği 4-4-2’yi tercih ediyor. İki teknik adamın ortak özelliği, yıldız oyuncuya geniş hareket alanı veriyor. Villarreal’de Riquelme, F.Bahçe’de Alex... Gençlere kolay kolay şans vermeyen Daum, sürekli olarak yedek kulübesinde sıkıntı yaşadığını söylerken; Pellegrini, sakatlanan oyuncusunun yerine başka mevkide oynayan birini monte ederek sorunu çözüyor. Villarreal, Trabzon ve G.Saray’ı eleyip UEFA’da da yarı final oynamıştı 10 Mart 1923’te kurulmasına rağmen La Liga’daki mazisi sadece ve sadece 7 yıl olan Villarreal’in 83 yıllık geçmişinde 2. ve 3. lig şampiyonlukları dışında İspanya’da hiçbir başarısı yok. Real Madrid, Barcelona, Valencia ve Deportivo gibi dünya devlerinin bulunduğu La Liga’da sıradan bir takım görüntüsü çiziyor. 1930-31’de bölgesel amatör kümede mücadele etmeye başlayan Villarreal’in 3. lig macerası 1955’te, 2. lig serüveni ise 1987’de başladı. 1998’de tarihinin en büyük başarısını yakalayıp La Liga’ya yükseldi. Ancak bu sevinç 1 yıl sürdü. 2000 yılında tekrar La Liga’ya çıkıp ligi 7. sırada tamamlayan Villarreal, ondan sonra başarı grafiğini sürekli artırdı. 2. ligde mücadele ederken kulübün hisselerini satın alan Fernando Roig, hedeflerinin La Liga olduğunu açıkladığında, taraftar buna inanmakta zorlandı. Maçlarını 3500 kişilik eski bir statta oynayan Villarreal için La Liga uzak bir ihtimaldi. Roig, ilk iş olarak yeni bir stat yaptırdı. 45 bin kişilik bir kasabaya yapılan 23 bin 500 kişilik bu stat, taraftarı maçlara çekmeyi sağladı. La Liga’ya çıktıktan sonra İntertoto Kupası’yla başlayan Avrupa serüveni, UEFA Kupası’nda 2003-04’te (Trabzonspor ve G.Saray’ı elemişti) yarı final, 2004-05’te de çeyrek final oynayarak devam etmişti. Villarreal’in futbol arenasında yer bulmasında Arjantinliler önemli bir yer tutuyor. Takımın ilk Güney Amerikalısı 1998’de transfer edilen Arjantinli Walter Gaitan’dı. Arjantinli sayısı, bugün toplamda 13’e ulaştı. Bu sezon ise 6 Arjantinli Villarreal için ter döküyor. Geçen yıl La Liga’yı 3. sırada bitirerek tarihi bir başarıya imza atan Villarreal’in bu çıkışında 3 ismin özel bir yeri var. Şilili teknik patron Manuel Pellegrini, Arjantinli Riquelme ve Uruguaylı Diego Forlan. Arjantin’de River Plate ve San Lorenzo’yu başarıyla çalıştıran Pellegrini, aynı grafiğini Villarreal’de de devam ettirdi. Barcelona’da hayal kırıklığı yaşayan Riquelme ortasahanın şefliğini alırken, Manchester United’da yedeklikten kurtulamayan Forlan da gol kralı olup Avrupa’da Altın Ayakkabı’nın sahibi oldu. Mütevazı bütçesiyle yoluna devam eden Villarreal, İspanya Ligi’nde futbolcusuna parasını gününde ödeyen birkaç takımdan biri. Başarı grafiğinin her yıl artması, yönetimin büyük projelere girmesini sağladı. Kulübe ait 70 dönümlük portakal bahçesine Futbol Akademisi inşa edildi. Mazisi kısa olan Villarreal, Avrupa futbolunun bir fenomeni artık... |
HOOİJDONK'UN AKLI FENERBAHÇE'DE KALDI Fenerbahçe'nin eski futbolcusu Pierre Van Hooijdonk, sarı-lacivertli takımı eskiye oranla daha tecrübeli ve kontrollü bulduğunu söyledi. Sarı-lacivertli takımın Sivasspor ile yaptığı karşılaşmayı FB Şükrü Saracoğlu Stadında izleyen Hollandalı futbolcu, takımın sergilediği futbolu beğendiğini belirterek, ''Takım eskiye oranla daha tecrübeli ve kontrollü. Appiah'ın gelmesiyle de daha kontrollü bir futbol sergiliyorlar'' dedi. Van Hooijdonk, uzun bir aradan sonra yeniden İstanbul'a gelme fırsatı bulduğuna da değinirken, ''Herkesten güzel bir karşılama aldım ve eski sıcaklık devam etti'' diye konuştu http://www.showtvnet.com/spor/img2004/fenerbahce/hooijdon_bi.jpg http://www.kara-kule.de/wallpapers/fb_anelka.jpg http://www.kara-kule.de/wallpapers/fb.gif http://www.kara-kule.de/wallpapers/fb_tuncay.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/03102005duvarkagidi003-1024.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/22092005duvarkagidi011-1024.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/22092005duvarkagidi003-1024.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/22092005duvarkagidi004-1024.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/sukrusaracoglu1024.jpg |
Daum orta sahasına Gerets forvetine güveniyor http://www.zaman.com.tr/2006/04/21/spor.jpg Vestel Manisa yenilgisiyle şampiyonluk yarışında büyük yara alan F.Bahçe, derbide galibiyet umutlarını takımın beyni Alex’e bağladı. Ezeli rakibine göre defansı zayıf olan Sarı-Lacivertliler, Appiah ve Aurelio’nun orta sahadaki dinamizmini Alex’in hünerli ayaklarıyla birleştirerek sonuca gitmeyi hedefliyor. Fenerbahçe için Süper Lig'de oynadığı 30 karşılaşma bir yana, Galatasaray ile Kadıköy'de oynayacağı yarınki maç bir yana... Vestel Manisaspor'a yitirilen üç puan Sarı-Lacivertlileri liderlikten etmekle kalmadı; aynı zamanda şampiyonluğu da büyük riske attı. Kanarya, Şükrü Saracoğlu Stadı'nda Sarı-Kırmızılıları yenmek için oynarken, Teknik Direktör Christoph Daum'un en büyük kozu hiç kuşku yok ki ‘Alex de Souza' olacak. Brezilyalı futbolcu, kişisel becerisiyle oluşturduğu pozisyonlarla arkadaşlarına attırdığı gollerin yanı sıra duran toplardaki ustalığıyla da Fenerbahçe'yi her an öne geçirebilecek yetenek ve kapasiteye sahip. Tüm umutlarını Alex'in ayaklarına bağlayan Daum, oynadığı 4 Galatasaray maçında 3 gol atan Nobre'den de çok şey bekliyor. Appiah ve Aurelio'ya antrenmanlarda bol bol uzaktan şut çektiren başarılı çalıştırıcının, çift kale maçlarda oyunu keserek tüm hatlarıyla hücuma kalkan Sarı-Lacivertlileri ‘müdafayı boş bırakmaması'yönünde uyarması dikkat çekti. Daum'un ayrıca kart konusunda oyuncularının sınırda olduklarını unutmaması gerektiğini söylediği ve sakin olmalarını istediği öğrenildi. Kanatlardan Tuncay ve Anelka'nın pozisyonlara katkı sağlamalarını bekleyen Daum, bu oyuncularla özel olarak ilgileniyor. Anelka'nın son maçtaki formsuzluğu maça saatler kala Kanarya'nın sol koridordan daha etkili olacağını işaret ediyor. Türkiye Kupası'ndaki Denizlispor maçıyla birlikte yeşil zemine güzel bir dönüş yapan Deniz Barış ise sağ bekte deneyimli oyuncu Ergün Penbe'yi durdurmaya çalışacak. Deniz'in dönmesiyle Daum'un Önder'i stopere kaydıracağı biliniyor. G.Saray, derbide forvet ve savunma hattına güveniyor. Rakibine nazaran daha zayıf bir orta sahaya sahip olan Sarı-Kırmızılılar, defansta Song-Tomas ile durdurup, forvette Hakan-Necati ikilisiyle vuracak. Galatasaray'da yarın oynanacak zorlu Fenerbahçe derbisi öncesi Teknik Direktör Eric Gerets, forvet oyuncularının yüksek formuna güveniyor. Sarı-Kırmızılı takımda 16 gol atan Ümit Karan'ın sakatlığı sebebiyle sezonu kapatmasına rağmen Kadıköy'deki derbide Gerets'in en büyük kozu Necati Ateş, Hakan Şükür ve Sasa İliç olacak. Ligde 18 gol atan Necati Ateş ile rakip filelere 9'ar gol gönderen Hakan ve İliç’in Süper Lig'deki birçok takımdan daha çok gol kaydetmesi bunun en bir göstergesi. Teknik Direktör Eric Gerets, Fenerbahçe karşısında forvette Hakan Şükür ile Necati Ateş ikilisini görevlendirecek. Özellikle Ümit Karan'ın sakatlanmasından sonra iyi bir form yakalayan ve son iki haftada oynanan Diyarbakırspor ve Ç.Rizespor karşısında attığı 2'şer golle takımını galibiyete taşıyan Hakan Şükür, yeniden eski günlerine dönmenin sevincini yaşıyor. Bu iki golcünün hemen arkasında Sasa İliç görev yapacak. Orta sahada oyunu yönlendirecek olan İliç, aynı zamanda sık sık hücuma çıkarak Hakan Şükür ve Necati Ateş ikilisine destek verecek. Ligde oynanan son Ç.Rizespor maçında sakatla-nan Hakan Şükür'den sonra savunmanın önemli ismi Song'un da yarınki zorlu derbide forma giyecek olması teknik heyetin yüzünü güldürüyor. Özellikle Song ve Tomas ikilisinin sezon başından itibaren yakaladığı yüksek performans ve uyum Galatasaray’ın en büyük artısı olarak göze çarpıyor. Gerets, orta sahada görev vereceği Saidou, Ayhan ve Hasan Şaş gibi çalışkan oyuncuları sayesinde F.Bahçe'nin en etkili futbolcuları Alex, Aurelio ve Appiah'ı kilitlemeyi hedefliyor. Gerets ayrıca duran toplarda tehlikeli olan F.Bahçe'ye bu şansı ver-memek için oyuncularına ceza alanı çevresinde faul yapmamaları talimatını verdi. ‘Kadıköy’deki şölende gülen biz olacağız’ V.Manisa maçını bir şanssızlık olarak değerlendiren Fenerbahçe Teknik Direktörü Daum, 'Cumartesi günü bir şölen olacak.' dedi. Puan cetvelinde önde olan değil; takip eden konumda olduklarını hatırlatan tecrübeli çalıştırıcı, "G.Saray'a avantaj verdik. Ama cumartesi günü tek yürek, tek güç olacağız. Taraftarımızın muhteşem desteğiyle kazanmak için elimizden geleni yapacağız. Daha önce nasıl başardıysak, bunu bir kez daha yine yapabiliriz. Denizlispor maçında bazı oyuncularımızı dinlendirdik. Yedek oyuncularımızın ne durumda olduklarını da böylece gördük. As futbolcuları bu maça özel olarak hazırladık. Tüm planlarımızı yaptık. Artık maç saatini bekliyoruz. G.Saray'ın açıklarını, bizim ne yapabileceklerimizi biliyoruz. Kazanmamız gereken bir derbi. G.Saray'a liderliği emanet verdik. Bu maçtan sonraki mücadelerimiz de kolay değil." ifadelerini kullandı. Bu arada Rüştü’nün Barcelona'ya transfer olmasını sağlayan eski Başkan Yardımcısı Rosell, anılarını anlattığı 'Gerçek Dünya'ya Hoşgeldiniz' adlı kitabında, 'Rüştü'yü İspanya'ya getirmek hataydı.' yazdı. Rosell, "Sadece Dünya Kupası performansını referans alarak Rüştü'yü transfer etmekle yanlış davrandım. Rijkaard'a da danışmam gerekirdi." ifadelerini kaleme aldı. ‘Fenerbahçe'yi yenersek şampiyon oluruz’ Galatasaray Teknik Direktörü Eric Gerets, yarın oynayacakları zorlu Fenerbahçe maçını kazanmaları halinde şampiyonluğu büyük ölçüde garantileyeceklerini söyledi. Florya Tesisleri'nde bir basın toplantısı düzenleyen Gerets, Fenerbahçe ile çok önemli bir karşılaşmaya çıkacaklarını ifade etti. Eric Gerets, "Biz kazanmayı düşünüyoruz. Eğer kazanırsak ortaya çıkacak tablo ortada. Şampiyonluğu büyük ölçüde garantileriz." dedi. Derbi maçı öncesi istatistiklerin Fenerbahçe'den yana olduğu şeklindeki bir soruya Gerets, şu cevabı verdi: "Öncelikle istatistikler geçmişi belgeler. Biz sadece ileriye bakıyoruz." Fenerbahçe karşısında oyun felsefelerinde çok fazla değişiklik olmayacağının altını çizen Belçikalı teknik adam, "Oyun anlayışımızda çok farklı bir durum olmayacak. İki takım arasında kalite farkının olmadığı görüldü. Biz çoğu zaman rakibimizden daha iyi oynadık. Kadıköy'de oynanan kupa maçında daha üstün olmamıza rağmen netice ortada. Derbide oyun anlayışımızda bir değişiklik olmayacak. Düşünce olarak biz biraz daha rahatız. Çünkü kazanma mecburiyetinde değiliz. Şimdi biraz daha rahat hareket edebiliriz." diye konuştu. |
Yıldırım: İki kupayı da almak istiyoruz http://www.zaman.com.tr/2006/04/22/yildirim.jpg Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Turkcell Süper Ligi'ndeki derbi maçta bugün Galatasaray'ı, 3 Mayıs'ta da Fortis Türkiye Kupası'nda Beşiktaş'ı finalde yenerek, sezonu 2 kupayla tamamlamak istediklerini söyledi. Yıldırım, Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'ndeki Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nın son konuşmacısı olarak çıktığı kürsüde, Galatasaray'ı 6-0 yendikleri maçtan önce Sakarya Üniversitesi'nde bir panelde kendisine yöneltilen soruya, yenecekleri yanıtını verdiğini hatırlatarak, ''Gergin bir gün ama rahatız. Takımımıza güveniyoruz. 6-0'lık maçtan önce de Sakarya Üniversitesi'nde katıldığım panelde Galatasaray'ı yeneceğimizi söylemiştim. Bugün de yeneceğiz'' diye konuştu. Spor kamuoyunda son dönemde kendisine yönelik yapılan eleştirilere de değinen Yıldırım, ''İlk geldiğimde Aziz Yıldırım çok sevilen bir adamdı ama Fenerbahçe şampiyon olamıyordu. İki yıl üst üste şampiyonluktan sonra Aziz Yıldırım kavgacı, dövüşçü oldu denildi'' diyen Yıldırım, şunları kaydetti: ''İlk geldiğimde Aziz Yıldırım çok sevilen adamdı ama Fenerbahçe şampiyon olamıyordu. Fenerbahçe yeni yatırımlar yapmaya başladı. 2001'den sonra Aziz Yıldırım ile ilgili homurdanmalar başladı. (Ali Şenleşmeye başladı) diyorlar. 2 yıl üst üste şampiyonluktan sonra Aziz Yıldırım kavgacı, dövüşçü dediler. Şimdi Aziz Yıldırım çok kötü adam. Niye? Fenerbahçe stat yaptı, Samandıra'yı yaptı, Faruk Ilgaz'ı yaptı, Dereağzı'nı yaptı, sahaları yaptı. 6 yıldır amatör şubelerde Fenerbahçe'den başka takım yok. (Biz de iyi şeyler yapalım) demeyip, (Fenerbahçe'nin önünü nasıl keseriz) diyorlar. Bunların sebebi Fenerbahçe'nin yükselmeye geçmesidir. Çıkışımız başlamıştır. Dünya kulübü diyoruz, bu yol başlamıştır.'' -''BU KAVGA FENERBAHÇE'NİN KAVGASI''- Yıldırım, yaşananların kendi kavgası olmadığını ifade ederek, ''Bir kavga vardır, bu, Fenerbahçe'ye karşı yapılan kavgadır'' dedi. Birlik ve beraberlik içinde destek olunması gerektiğini savunan Yıldırım, denetleme kurulunun açıkladığı borç rakamlarıyla ilgili olarak da ''Fenerbahçe borçlandı ama borçlanırken de yatırımlar yaptı. Bugün stadımızın geliri 38 milyon dolardır. Yaptığımız bütün yatırımların geriye dönüşü var. Bu nedenle borçlanmadan korkmuyoruz. Hesapların hepsi kontrolümüzde'' dedi. Büyümek için yatırım yapmak zorunda olduklarını kaydeden Yıldırım, şöyle devam etti: ''Fenerbahçe'nin aleyhinde olacak şeyler yapmayız. Telefon paraları ve kağıt paraları da dahil inceliyoruz. Bazen bana kızıyorlar, (bu kadar inme) diyorlar. Kağıdın parasına kadar inip kontrol ediyoruz. Büyümek için yatırım yapmamız lazım. Yatırım yapmazsak büyüyemeyiz. Emin olun, her şey Fenerbahçe için. Bugün Galatasaray'ı yenerek, 3 Mayıs'ta da Beşiktaş'ı yenerek 2 kupayla sezonu kutlayacağız.'' Yaz sezonu havuz tesislerini kullanma ücretlerinin belirlendiği Yüksek Divan Kurulu Toplantısı, başkan Yıldırım'ın konuşmasıyla sona erdi. |
Yazıklar Olsun! Derbiye Kan Bulaştı!!! Derbi maça kan bulaştı! İki taraftar grubu 16.00 sıralarında Ziverbey Yönü Yol Sokak üzerinde karşı karşıya geldi. Kendini bilmez, insanlıktan nasibini almamış bir Galatasaray taraftarı yanında getirdiği tabancası ile Fenerbahçelilerin üzerine ateş açtı. Kurşun yağmurunun bitmesi ile birlikte savaş alanına dönen sokakta çıkan kavgada, ateş eden Ümit Akbıyık beş yerinden bıçaklanarak yaralanırken, Ümit Akbıyık'ın açtığı ateş sonucu yaralanan taraftarımız Yılmaz Kabataş önce Göztepe Eğitim Hastahanesi'ne kaldırıldı. Ancak durumu ağır olan taraftarımız Yılmaz Kabataş, Haydarpaşa Numune hastahanesine sevk edildi! :@ :@ :@ :@ Üç Büyük devri kapandı ! Galatasaray ile oynayacağımız derbi maç için Şükrü Saracoğlu stadına doğru hareket eden Galatasaraylı taraftarlara eşlik eden 30 kadar Beşiktaş taraftarı, Galatasaray tezahüratları ile sarı kırmızılılara eşlik etti. Geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu açıklamalarla büyük tepki toplayan Beşiktaş başkanı Yıldırım Demirören'in ardından, Beşiktaşlı taraftarlarında benzer bir tutum içine girmesi Türk Futbolu'nda "Üç Büyük" devrinin bittiğini resmi olarak belgelemiştir. Beşiktaş Jimnastik Kulübü artık Galatasaray'ın bir şubesi olduğunu benimsemiş, camia olarak sergilemiş oldukları tavırlarla bunu tüm spor kamuoyuna göstermiştir. :banana: :banana: :banana: :banana: :banana: |
Fenerbahçe Spor Kulübü Kuruluş:1907 Fenerbahçe Burnu, Fenerbahçe 81030 İstanbul Resmi site: www.fenerbahce.org.tr http://www.fenerbahce.com/images/fenerlogo.gif webmaster@fenerbahce.comAZİZ YILDIRIMBAŞKAN http://www.fenerbahce.com/images/aziz.jpgYönetim AZİZ YILDIRIM: Başkan 1952 Diyarbakır doğumlu. Evli, 2 çocuk babası. Müteahhit. İngilizce biliyor. Dördü başkanlık olmak üzere, 6. kez görev alıyor. NİHAT ÖZDEMİR: 2. Başkan ve Basın Sözcüsü 1950 Diyarbakır doğumlu. Evli, 2 çocuk babası. Makina yüksek mühendisi. İngilizce biliyor. Sanayici, müteahhit, turizmci. 5. kez yönetimde. VEDAT OLCAY: Genel Sekreter 1940 Nusaybin doğumlu. İİTA, İşletme mezunu. Evli, 1 çocuk babası. İngilizce biliyor. 4. kez yönetimde NİHAT ÖZBAĞI: Asbaşkan-Yatırım ve Projelerden Sorumlu 1950 Elazığ doğumlu. Evli, bir çocuk babası. Yüksek mimar, mühendis. 3. kez yönetime giriyor. MURAT ÖZAYDINLI: Asbaşkan-Muhasip Üye 1954 İstanbul doğumlu. Evli, 2 çocuk babası. List Üniversitesi mezunu. İngilizce biliyor. 3. kez yönetimde. MAHMUT USLU: Asbaşkan-Amatör Şubeler Sorumlu 1948 Adana doğumlu. Evli, 2 çocuk babası. Ekonomist. İngilizce, Rusça biliyor. 3. kez yönetimde. MİTHAT YENİGÜN: Asbaşkan-Dernekler Sorumlusu 1946 Midyat doğumlu. Evli, 3 çocuk babası. İnşaat yüksek mühendisi. İngilizce biliyor. 3. kez yönetimde. ZEYNEP SABANCI: Asbaşkan ve Sosyal İşler Sorumlusu 1966 Ankara doğumlu. Evli, 2 çocuk annesi. Yüksekokul mezunu. İngilizce biliyor. İşkadını. 2. kez yönetimde. İLHAN EKŞİOĞLU: Asbaşkan ve Stat ve Tesisler Sorumlusu 1966 İstanbul doğumlu.Üniversite mezunu. Evli, 1 kız çocuğu babası. İşletme Fakültesi mezunu. Turizm ve tekstille uğraşıyor. Turizm ve tekstille uğraşıyor. Geçen dönem yedek üyeydi. İngilizce biliyor. SERHAT ÇEÇEN: Asbaşkan ve Resmi Kurumlarla İlişkiler Sorumlusu 1975 Ankara doğumlu. Üniversite mezunu. Evli. İşletmeci. TUNCAY UZUN: Asbaşkan ve Sportif A.Ş Sorumlusu 1967 Malatya doğumlu. Üniversite mezunu. Evli. İşadamı. TAHİR PEREK: Asbaşkan ve Mali İşler Koordinasyon 1940 Niğde/Aksaray doğumlu, Ankara Siyasal Bilimler Fakültesi mezunu, yeminli mali müşavir ve eski eserler uzmanı, evli ve 2 çocuk sahibi, ingilizce biliyor. ŞEKİP MOSTUROĞLU: Asbaşkan ve Hukuk İşleri ve Kurumsal İlişkiler Sorumlusu 1966 İstanbul doğumlu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, avukat, evli ve 2 çocuk sahibi, ingilizce biliyor. FARUK NEŞET YALÇIN: Asbaşkan ve Dış İlişkiler Sorumlusu 1972 İstanbul doğumlu, ABD'de işletme eğitimi aldı, serbest meslek sahibi, evli ve 2 çocuk sahibi, ingilizce biliyor. ALAEDDİN YILDIRIM: Üye 1962 Alanya doğumlu. Evli, 2 çocuk babası. Müteahhit. İngilizce biliyor. 3. kez yönetimde. YEDEKLER: Ömer Temelli, Ünal Uzun, Rahmi Eyüboğlu, Turan Şahin, Hakan Dinçay, Işık Eyigüngör, Ercan Karasu Destan Aylardır sonucu merakla beklenen 'Avrupa'da haftanın maçı'nın galibi F.Bahçe oldu. Kanarya, Aslan'a tarihi bir hezimet daha yaşatırken, ligin bitimine 3 maç kala şampiyonluk yarışında tekrar avantajlı duruma geçti.... F.Bahçe'yi G.Saray karşısında farka götüren golleri Appiah, Luciano, Alex ve Anelka attı. Nobre, Alex ve Anelka'nın birer şutu da direkte patladı... Ferhat, Nobre'nin şutunu çizgiden çıkardı. Ayhan, Necati ve Hakan ile pozisyonlar bulan G.Saray, Appiah'ın golünden sonra oyun disiplininden koptu. Cimbom, Gerets'in yanlış kadro seçimi ve korkak futbol anlayışının kurbanı oldu. Galatasaray'ın ilk yarıda sol kanadı adeta koridor olurken, Mondragon yediği hatalı gollerle mağlubiyeti hazırlayan isimler arasında yer aldı. 47'de Saidou, ikinci sarıdan kırmızı kart gördü ve Aslan, ligde tam 17 maç sonra yıkıldı. Şükrü Saracoğlu Stadı'nı dolduran 52 bin Fenerbahçeli, muhteşem zaferle mutluluk şarkıları söyleyerek Kadıköy'ü inletti. Kanarya'da Alex, Anelka ve Tuncay, Cimbom'un adeta nefesi tükenmiş defansını darmadağın etti... *** Fener'in affı yok Fenerbahçe bu... Ne zaman ne yapacağı belli değil. Dün yine yapacağını yaptı, büyük çoğunluğu şaşırttı. Derbi öncesi "stresli" F.Bahçeli futbolcuların elinin-ayağının birbirine dolanacağı, buna karşılık "sakin" G.Saraylıların Kadıköy'den istediklerini alacakları yorumları sıkça yapılıyordu. Gelgelelim Saracoğlu'ndaki o inanılmaz taraftarın coşkusu, http://ads.sabah.com.tr/adserver/view.ads?d2hhdD16b25lOjI1NyZhbXA7bj1hZjU3ODQ1NA==tezahüratı, pozitif etkisi, F.Bahçeli futbolculara stresi de unutturdu, rakibin "lider" olduğunu da... Öyle etkili futbol oynadılar ki başta Gerets olmak üzere G.Saraylıların şaşkınlığı yüzlerinden okunuyordu. F.Bahçe işi şova çevirdi Gerets'in savunmanın sağına Uğur, soluna da Ferhat'ı koyması F.Bahçe için bulunmaz nimetti. Savunmada karşısında adeta acemiler mangasını bulan sarı-lacivertli ekip, iki kanattan maden bulmuş gibi yüklendi. Golleri de erkenden buldu. İkinci yarıda Saidou'nun kırmızı kart görmesinden sonra F.Bahçe işi şova döktü. G.Saray ise Gerets'in riskli tercihinin bedelini, liderliği ezeli rakibine kaptırarak ödedi. Haber ile ilgili diğer fotoğraflar http://www.fenerbahce.org/pic_lib/220406xfbgs001.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/220406xfbgs002.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/220406xfbgs003.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/220406xfbgs004.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/220406xfbgs005.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/220406xfbgs006.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/220406xfbgs007.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/220406xfbgs008.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/220406xfbgs009.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/220406xfbgs010.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/220406xfbgs011.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/220406xfbgs012.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/220406xfbgs013.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/220406xfbgs014.jpg |
Takımımızın 4-0’lık Galatasaray galibiyetinden sonra oyuncumuz Tuncay Şanlı’nın bahsettiği mektubun metni aşağıdaki gibidir: "Sayın Volkan Ballı Ben kulübümüzün Gold Kart sahibi taraftarıyım. Oğlum kulübümüzün koyu bir taraftarı.Fakat hasta.Tek düşüncesi bu yıl lig şampiyonluğu ve Türkiye Kupasını almak.”Babacığım bunları göreyim de öleyim" diyor. Bugün elimizde biletimiz olmasına rağmen bu günkü tedavisi(kemoterapi) olduğu için gidemiyoruz.oğlumu mutlu etmek adına yazımın ekinde yolladığım formayı siz , teknik ekibimiz olmak üzere takımda oynayan futbolcu arkadaşlarımıza imzalatıp bize gönderirseniz oğlum Burak’ı ve beni hasta bir çocuk babası olarak mutlu edeceksiniz. Bundan sonraki çalışmalarınızda başarılar diler saygılar sunarım. A. Murat Temizel – İzmir” :smiley32: :smiley32: :smiley32: :smiley32: |
Fenerbahçe 4-0 Galatasaray 22 Nisan 2006 Cumartesi Turkcell Süper Lig'in 31. haftasında Kadıköy'de Galatasaray'ı ağırlayan Fenerbahçe'miz, rakibini Appiah, Luciano, Alex ve Anelka'nın golleriyle sahadan silerek liderliği geri aldı. Tarihi günlerinden birini yaşayan Şükrü Saracoğlu Stadı'nı maçın başlamasına saatler kala tıklım tıklım dolduran 52 bin taraftarımızla birlikte Galatasaray'a sahayı dar eden futbolcularımız, direkten dönen 3 top ve kaçan sayısız gol pozisyonuyla rakibine tarihi bir fark atma şansını kaçırdılar. Maçın yıldızını siz belirleyin! STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu HAKEMLER: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Mustafa Emre Eyisoy FENERBAHÇE: Rüştü, Deniz, Servet, Luciano, Ümit, Selçuk, Aurelio, Appiah, Tuncay (Semih dk. 87 ), Alex (Mehmet Yozgatlı dk. 90), Nobre (Anelka dk. 68) GALATASARAY: Mondragon, Uğur (Iliç dk. 30 ), Song, Tomas , Ferhat, Hasan Şaş, Saidou, Cihan, Ayhan (Heinz dk. 71), Necati, Hakan Şükür (Hasan Kabze dk. 79 ) GOLLER: Appiah (dk. 12), Luciano (dk. 20), Alex (dk. 70), Anelka (dk. 78) KIRMIZI KART: Saidou (dk. 47) (Galatasaray) SARI KARTLAR: Alex, Servet, Luciano (Fenerbahçe), Hasan Şaş, Necati, Iliç (Galatasaray) İlk yarı: 3’ Ceza sahası sağ köşesinden Necati’nin pasında topla buluşan Ayhan’ın vuruşunda top, yandan auta çıktı. 4’ Ceza sahasında Fenerbahçe defansının uzaklaştırmak istediği topu önünde bulan Necati, kaleci Rüştü ile karşı karşıya kaldı. Necati’nin sol çaprazdan plase vuruşunda top, yan ağlarda kaldı. 8’ Kzanılan serbest vuruşu kullanan Alex’in uzak mesafeden şutunu kaleci Mondragon rahatlıkla kontrol etti. 12’ Tuncay’ın pasında ceza sahası yayı önünde topla buluşan Appiah, Cihan’dan sıyrılarak çektiği sert şutta meşin yuvarlağı sağ köşeden ağlarla buluşturdu. 1-0 16’ Sğ kanattan kullanılan köşe atışında ceza sahasında iyi yükselen Servet’in kafa vuruşu defansa çarparak kornere gitti. 17’ Sağ kanattan kullanılan köşe atışında ceza sahasında Nobre’nin kafa vuruşunu Ferhat, son anda kale çizgisi erinden çıkarırken, dönen topa Selçuk’un gelişine çektiği şut, üstten auta çıktı. 20’ Sol kanatta Ferhat’ı geçerek ceza sahasına giren Alex’in pasında Tuncay’ın gelişine çektiği sert şutu kaleci Mondragon, yatarak önledi. Dönen topla buluşan Luciano, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. 2-0 31’ Sol kanattan kazanılan serbest vuruşu kullanan Hasan Şaş’ın ortasında ceza sahasında iyi yükselen Hakan Şükür’ün kafa vuruşunu kaleci Rüştü, iyi bir refleksle kornere çeldi. 33’ Sağ kanattan Hasan Şaş’ın kullandığı serbest vuruşta ceza sahasında Selçuk’un kafa ile uzaklaştırmak istediği topu kale çizgisi üzerinde kaleci Rüştü kontrol etti. 34’ Ceza sahası sağ köşesinden Hasan Şaş’ın orta şut karışımı vuruşu, az farkla üstten auta çıktı. 35’ Tomas’ı geçerek ceza sahasına giren Alex, topu Tuncay’ın önüne bıraktı. Tuncay’ın topun gelişine çektiği şut, yandan auta çıktı. 43’ Sol kanattan Tuncay’ın pasında ceza sahasında Nobre’nin topun gelişine çektiği şut, üst direkten oyun alanına geri dönerken, dönen topa Aurelio’nun gelişine çektiği şut üstten auta çıktı. 45+2’ Sol kanattan Appiah’ın ortasında topu kontrol eden Alex’in vuruşu, üstten auta çıktı. İkinci yarı: 47’ Topla hareketlenen Aurelio’yu düşüren Saidou, ikinci sarı karttan kırmızı kartla oyun dışında kaldı. 58’ Cihan’ı geçerek ceza sahasına giren Alex’in çektiği sert şutta top, üst direkten oyun alanına geri dönerken, dönen topu kaleci Mondragon kontrol etti. 64’ Ceza sahası dışından Tuncay’ın sert şutunu kaleci Mondragon kontrol etti. 70’ Sağ kanattan Anelka’nın pasında ceza sahasında Aurelio, topu Alex’in önüne bıraktı. Alex’in, sağ ayağıyla topun gelişine plase vuruşunda meşin yuvarlak, kaleci Mondragon’un solundan ağlarla buluştu. 3-0 72’ Uzak mesafeden Hasan Şaş’ın sert şutunda kaleci Rüştü, topu kornere tokatladı. 78’ Sol kanattan Ümit Özat’ın ortasında ceza sahasında Anelka’nın vuruşunda meşin yuvarlak, sol köşeden ağlarla buluştu. 4-0 82’ Sol kanattan Anelka’nın ortasında ceza sahasında arka direkteki Deniz’in kafa vuruşu, yandan auta çıktı . 89’ Song’tan kaptığı topla ceza sahasına giren Anelka’nın, kaleci Mondragon’u ve Song’u çalımlayarak yaptığı vuruşta meşin yuvarlak, yan direkten oyun alanına geri döndü. 90+1’ Anelka’nın pasında topla buluşan Mehmet Yozgatlı’nın, ceza sahası sağ köşesinden çektiği şutu kaleci Mondragon kontrol etti. http://www.fenerbahce.org/pic_lib/wallpaper_minik_1024x768.jpg http://www.fenerbahce.org/pic_lib/03102005duvarkagidi008-1024.jpg :smiley32: Bir Galatasaraylı Olarak Sizi Tebrik Ediyorum.:smiley32: Ayrıca Bu Yazılardan, Konuşmalardan Dolayı da Kınıyorum... Herkes bilsin ki, futbol maçları kişisel hırsların, özel komplekslerin dışa vurulacağı yer değil. Maalesef bugüne kadar ülkemizde böyle kabul edildi. Bir çok şeye göz yumuldu. Küfür edilmesine izin verildi. Ama uygarlığımızın ve adamlığımızın temelinde bu yok. Maç Bu, Sonuçta Bi Spor , Ancak Biz Sanki Karşı Takım Düşmanımızmış Gibi Davranıyoruz. Bu Duruma Bir Son Vermek Gerek Ama Nasıl...? http://www.fenerbahce.org/pic_lib/wallpaperfutboltakim1024.jpg |
Alıntı:
:turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: |
Fener, derbiyi saha dışında kazandı! V.Manisaspor'a yenilerek şampiyonluğu zora sokan Fenerbahçe, Şükrü Saracoğlu Stadı'ndaki Galatasaray galibiyetiyle zirveyi yeniden ele geçirdi. Sarı-Lacivertlilerin 4-0'lık zaferinin perde arkasında 16 yaşındaki lösemili bir taraftarın duygu dolu faksının yanı sıra Başkan Aziz Yıldırım'ın yüreklendiren konuşması ve Nazım Hikmet'in şiirinden derlenen Edip Akbayram'ın klibinin olduğu ortaya çıktı. Karşılaşmanın öncesindeki üç gün boyunca futbolculara şampiyonluk kutlamaları, atılan goller, kazanılan maçlar ve taraftarların coşkulu görüntüleriyle süslenen Edip Akbayram'ın ‘İnanın çocuklar, güzel günler göreceğiz, güneşli günler...' sözleriyle desteklenen klip izlettirildi. Ayrıca Başkan Aziz Yıldırım'ın stres altındaki oyuncuları hem rahatlatan hem de yüreklendiren konuşması da kazanılan galibiyette büyük rol oynadı. Yıldırım, maç öncesi soyunma odasına gelerek futbolculara hitaben, "Şampiyon olmak önemli değil. Bunu iki kez başardınız. Yine yaparsınız. Asıl mühim olan Galatasaray'ı burada yenmek. Bu kadar taraftar ‘zafer' için geldi. Benim için, onlar için çıkın; bugün yüreğinizi ortaya koyun ve kazanın! Fenerbahçe tarihinde olmayan, üst üste 3. şampiyonluğa imza atarak unutulmazlar arasına isminizi yazdırın." dedi. Ancak futbolcuları asıl motive eden, 16 yaşındaki lösemi hastası Burak Temizel adlı bir genç taraftarın, "Belki seneye çıkamayacağım. Bana 3. şampiyonluğu gösterir misiniz?" sözü oldu. Sarı-Lacivertli futbolcular, Samandıra Tesisleri'nde yemek yedikten sonra Kadıköy'e hareketlendi. Kaptan Ümit Özat, otobüste ‘Arkadaşlar!' diyerek herkesin dikkatini üzerine çektikten sonra dün akşam kendisine ulaşan faksı okumaya başladı. “İzmir'de yaşayan lösemi hastası bir taraftarımız bizden 3. şampiyonluğu istiyor. ‘Seneye çıkmayabilirim. Lösemi hastasıyım, aslında Fenerbahçe hastasıyım.' diyor. Ona bu sevinci yaşatacak mıyız?” diye soran Ümit Özat, herkesten söz aldı. Kaptanın yürek burkan sözlerini Menajer Volkan Ballı, Stephen Appiah'a tercüme ederken, Ganalı futbolcunun gözlerinin dolduğu, Tuncay Şanlı'nın ise kendisine hakim olamayarak ağladığı ifade edildi. Ganalı Appiah farkı Stephen Appiah'ın 12. dakikada attığı golle Galatasaray'ın gardını düşüren Fenerbahçe farka gitti. Sarı-Lacivertliler daha önce de Ganalı futbolcunun gol attığı 6 karşılaşmayı farklı skorlarla kazanmıştı. Kanarya, bunların 3'ünü deplasmanda; 4'ünü de kendi evinde galip kapatmıştı. Appiah'ın gol attığı maçlarda F.Bahçe, Denizlispor'u 6-2, Samsunspor'u 5-0, Konyaspor'u 5-0, Ankaragücü'nü 4-1, Diyarbakırspor'u 4-0, PSV Eindhoven'i 3-0 ve Galatasaray'ı da 4-0 yendi. |
http://www.haberturk.com/foto2/gsespiri1.jpg http://www.haberturk.com/foto2/gsespiri2.jpg http://www.haberturk.com/foto2/gsespiri3.jpg DERBİ ESPRİLERİ İşte yılın derbisinin ardından Fenerbahçeliler tarafından hazırlanan birkaç espri: • "Galatasaray seneye kalecisiz oynayacakmış. Nasıl olsa kale direkleri daha çok kurtarıyor." • "Kadıköy kaplanı 6+4=Mondrag10." • "Cimbom Federasyona başvurmuş. Seneye Galatasaray kalesine 6 direk zorunluluğu getirilecekmiş." • "Derbi biter, derdi Galatasaray'a kalır." • "Aslında sadece 23 Nisan günü koltuğa çocuk oturtulur ama Fenerbahçe insaflı çıktı. Tüm 23 Nisan haftası boyunca koltuğu Cimbomlu çocuklara bıraktı." • "İtiraz ediyoruz. Galatasaray 11 yabancıyla oynadı. 4-0 olunca takımın tamamı futbola yabancılaştı." FENERBAHÇE SEYİRCİSİZ... Vestel Manisa maçı sonrası çıkan olaylar nedeni ile sarı lacivertli kulübe 1 maç seyircisiz oynama cezası verildi. F.Bahçe, sahasında kalan tek maçı Kayseri Erciyesspor mücadelesini seyircisiz oynayacak. VESTEL Manisa-F.Bahçe maçı sonrası çıkan olaylar nedeni ile Fenerbahçe’ye 1 maç seyircisiz oynama cezası verildi. Disiplin Kurulu, dün Ankara’da yaptığı toplantıda oybirliği ile bu kararı aldı. Sarı Lacivertli ekip, disiplin talimatı gereği bu cezasını kendi sahasında oynayacağı ilk karşılaşma olan (bu sezon sahasındaki son maçı) K.Erciyesspor maçında çekecek. V.Manisa-Fenerbahçe maçının temsilcisi Avni Özcan ve Erol Orhonlu’nun, Futbol Federasyonu’na gönderdikleri raporlarda, Fenerbahçe taraftarlarının sahaya çok sayıda koltuk attığını, seyirci ve polis arasında arbede yaşandığını ve çok sayıda taraftarın yaralandığını belirtmesi üzerine Disiplin Kurulu’nun, F.Bahçe’ye 1 maç seyircisiz oynama cezası verdiği öğrenildi. F.Bahçe’nin Tahkim’e gideceği ifade edildi. :smiley32: :smiley32: :smiley32: :smiley32: :smiley32: BİR GALATASARAYLI OLARAK ÇOK ÜZÜLDÜM...!:smiley32: :smiley32: :smiley32: :smiley32: :smiley32: :smiley32: :smiley32: :smiley32: |
| Saat: 21:18 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık