MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Taslak Konular (https://www.msxlabs.org/forum/taslak-konular/)
-   -   Metal ve Yaş (https://www.msxlabs.org/forum/taslak-konular/25147-metal-ve-yas.html)

Misafir 14 Nisan 2007 18:13

Güncel bir konuya değinmek istedim.Çoğu arkadaşımız abilerine, ablalarına kısacası büyüklerine "Metal" dediğinde "En geç 5-6 seneye kadar bırakırsın bunu, bu bir gençlik hevesi" cevabını yapıştırıveriyor.Bunu tartışalım biraz.

Gerçekte olaylara bakarsak bu doğru.Çünkü "Metal" denilince akla ilk gelen müzik oluyor.Müzik hevesi de gençlikte dinlenebilen bir olay olduğu için ( müzisyenler dışında ) burada hak verebiliriz.Yaş kemale erince iş, para, çoluk çocuk derdi derken arada kaynayıveriyor bu müzik.Müzisyenlik mesleğini seçenler de ise böyle bir sorun zaten yok, onlar zaten parasını bu yolla kazanıyor.Bizim işimiz "Metal ve Yaş"

Gençlik Metal'e müzik olarak baktığı için bunun kısa sürmesi de kaçınılmaz oluyor ve bir hobi olarak kalıyor.Kalıcı olmuyor, olamıyor.Bunun için ne yapmak gerekir?Metal ve yaş ikilemini aşmak için ne gereklidir?

Bunun cevabı esasında çok açık.Her zaman bahsettiğim gibi, "Metal" e bir hobi olarak bakmazsak bu olayı kolaylıkla çözümleyebiliriz.Metal bir felsefi akım, bir yaşam tarzı olarak çıktı biliyorsunuz.Bunu özümsersek ortada yaş sorunu kalmaz."Bir insan 7sinde ne ise, 77sinde de odur" özdeyişini hepiniz bilirsiniz.İnsan'ın düşünceleri çok zor değişir, kafasına düşünceleri oturmuştur, artık kişiselleşmiştir, bir bireyolmuştur.Yaş ne kadar geçerse geçsin bu düşünceler değişmez.Metal ideolojisi de bu şekildedir.Olaylara düşünsel yaklaşma, basmakalıplara isyan, yanlış aksaklıklara "Hayır" diyebilmektir Metal.Günümüzdeki çoğu gencin yaptığı gibi sadece müziğe odaklanırsak, bu düşünceleri benimsemez isek kendimize asla "Metalci" lafını uydurtamayız.Her insan "Ben Metalciyim" der.Önemli olanın başkalarının düşünceleri olduğunu göremez.Eğer arkadaşların "Ya şu adam gerçekten heavy bi adam, asıl metalci bu işte" diyorsa işte amacına ulaşmıştır o kişi.Buna ulaşmak da kişiin kendi elinde.

Yaş'ı 50 ye gelmiş bir insan hala bu yukarıda saydığım düşünceleri benimseyip bir manowar dinleyebiliyorsa, metallica'dan And Justice For All'daki özgürlük yanlısı cümleleri özümseyebiliyorsa, megadeth'den kill the king'in şarkı sözlerini yorumlayabiliyorsa o zaten "Metal tutkunu" bir insandır.Onun felsefi boyuta kalmış düşüncelerini benimsemiştir.


ronin_ 25 Nisan 2007 14:37

'' Önemli olanın başkalarının düşünceleri olduğunu göremez.Eğer arkadaşların "Ya şu adam gerçekten heavy bi adam, asıl metalci bu işte" diyorsa işte amacına ulaşmıştır o kişi.Buna ulaşmak da kişiin kendi elinde. ''

bu konuya baya bir geç cevap sayılacak ama olsun benim gibi araştıran biri çıkarsa okur:)
Konuda bu kısmın için ben katılmıyorum,Ben başkalarının düşüncelerinde metalci yada gerçek metalci olıyım diye dinlemiyorum.Evliyim ve bir kızım var ve hala dinliyorum metal müzigi.Kızımada dinletiyorum:)
Yaş ve metal önceki dediklerine katılıyorum,İnsan sadece metal müzik için değil dinledigi müzigi gerçekten anlamalı ve gerçekten dinlemeli. Şuda var yaşı ne olursa olsun kişinin metal müzigi dinlemedigi halde kesin bir önyargı ile olumsuz bir şekilde konuşabiliyor.Buda bilmedigi halde ahkam kesmesi yüzünden etrafındaki bir çok kişi yide olumsuz etkileyebiliyor.
küçük yaştaki arkadaşların metal müzigi dinlemelerinin ve daha sonra bırakmalarının bir önedenide özentilik.Özenti şeklinde dinleyince zaten fazla sürmüyor.

Teşekkürler.


smileystupid 26 Nisan 2007 22:20

küçük yaştaki arkadaşların metal müzigi dinlemelerinin ve daha sonra bırakmalarının bir önedenide özentilik.Özenti şeklinde dinleyince zaten fazla sürmüyor.

sana yürekten katılıyorum ronin bencede özentilik ama aslında metalin geçici olduğunu düşünmelerinin sebebi daha çok çocuk yaşta özentilerin olması bende bir çocuğum ama asla a özenmedim kimseye özenmemde saçma bişey sonuçta bide zaten metal in ismi bu ülkede çoktan satanistlerle anılmış insanlar bazen yanlış olmalarını bilmelerine rağmen yinede oyalanı söylerler metal hakkında söylenenlerde böle bişey bu arada kızına dinletmeni takdir ettim doğrusu çünkü çoğu aile çocuklarını sanki korkunç bir sapıklıkmış gibi metalden uzak tutuyor ama benim ailem sonuna kadar arkamda bunu nerden mi anlıyorum? onca borcun arasında benim için 2 milyara yakın bir miktar tutan gitarı almalarından


ALbRayN 19 Mayıs 2007 20:21

metal dinlemek iki çeşittir özentilik ve felsefi boyut


darksatan 23 Mayıs 2007 15:12

önemli olan bence başkalarının bu konuda düşünceleri olamaz.Sonuçta biz bu müzik tarzını dinliyoruz ve kendimizde uyduğunu görüyoruz.Başkalarının ne düşündüğü aa şu metalci demeleri kadar gereksiz bir şey yok sokaktaki insan bizi bilse ne olur bilmese ne olur.Bunu şu anlamda söylüyorum metal müzik dinliyenler siyah giyinir vs. vs. sonuçta siyahtan başka renklerde vardır ama ben o siyaha sempati duyduğum için giyiyorum ve başkalarının beni metalci bu demesi için değil. sonuçta biz kendimizi bilmiyomuyuz?yaş konusu kadarda yobaz bi düşüncenin insanların nasıl bu kadar benimsediğini anlamıyorum.ama dikkat ederseniz sadece metal müzik dinleyenlerin bu soruyla karşılaştığı.Neden metal müzik?Bence insanlar girdelemeden anlamadan bu cevapı veriyorlar.Dinlediğimiz bu müziğin hiç yakıştıramadığım böğürmek zannediyorlar.Bence bu insanların beyin yapısıyla ilgili olan bişey.Metal müziğin hiç bir şekilde yaş ile alakası yoktur tabi özentiler için bişey diyemem.


DrAm3vLH 23 Mayıs 2007 16:23

Yaş kemale erince iş, para, çoluk çocuk derdi derken arada kaynayıveriyor bu müzik. Müzisyenlik mesleğini seçenler de ise böyle bir sorun zaten yok, onlar zaten parasını bu yolla kazanıyor.Bizim işimiz "Metal ve Yaş" ..
Gençlik Metal'e müzik olarak baktığı için bunun kısa sürmesi de kaçınılmaz oluyor ve bir hobi olarak kalıyor.Kalıcı olmuyor, olamıyor.Bunun için ne yapmak gerekir? Metal ve yaş ikilemini aşmak için ne gereklidir?

Bunun cevabı esasında çok açık.Her zaman bahsettiğim gibi, "Metal" e bir hobi olarak bakmazsak bu olayı kolaylıkla çözümleyebiliriz.Metal bir felsefi akım, bir yaşam tarzı olarak çıktı biliyorsunuz. Bunu özümsersek ortada yaş sorunu kalmaz."Bir insan 7sinde ne ise, 77sinde de odur" özdeyişini hepiniz bilirsiniz.İnsan'ın düşünceleri çok zor değişir, kafasına düşünceleri oturmuştur, artık kişiselleşmiştir, bir birey olmuştur.Yaş ne kadar geçerse geçsin bu düşünceler değişmez.Metal ideolojisi de bu şekildedir. Olaylara düşünsel yaklaşma, basmakalıplara isyan, yanlış aksaklıklara "Hayır" diyebilmektir Metal.Günümüzdeki çoğu gencin yaptığı gibi sadece müziğe odaklanırsak, bu düşünceleri benimsemez isek kendimize asla "Metalci" lafını uydurtamayız.Her insan "Ben Metalciyim" der.Önemli olanın başkalarının düşünceleri olduğunu göremez. Eğer arkadaşların "Ya şu adam gerçekten Heavy bir adam, asıl metalci bu işte" diyorsa işte amacına ulaşmıştır o kişi.Buna ulaşmak da kişinin kendi elinde.

Yaş'ı 50 ye gelmiş bir insan hala bu yukarıda saydığım düşünceleri benimseyip bir Manowar dinleyebiliyorsa, Metallica'dan "And Justice For All"'daki özgürlük yanlısı cümleleri özümseyebiliyorsa, Megadeth'den "Kill the king"'in şarkı sözlerini yorumlayabiliyorsa o zaten "Metal tutkunu" bir insandır.Onun felsefi boyuta kalmış düşüncelerini benimsemiştir..


sheytani 2 Haziran 2007 17:16

Bence metalin yaşla alakası olamaz ben 10 yaşında metal dinlemeye başladım 14 ümdeyim hala metal dinlemeye başladığım zamanki gibi zevk alarak dinliyorum ve dinlemeye de devam ediicem . Zaten darksatan adlı üye gerçekten çok güzel bi şekilde anlatmış sonuna kadar katılıyorum ;)


DuLLSoN 2 Haziran 2007 21:50

Gerçekten güzel yorumlar, diğer forumlarda gördüklerimin aksine arada zibidi yorumlar yok, benim görüşümde sizlerle aynı; eğer heves değilse (ki günümüz gençliğinin büyük bölümünde görür olduk) metal ruhu insanın içinde ölmez. Bizim arkadaşın babası 47 yaşında ve eski thrashçilerden adam, çocuk metal kültürüyle büyüdü ve benimde küçük yaşlarda bu müzikle tanışmama yardımcı oldu. Keşke herkez bu müziğin değerini anlasa da dinleyebilse.
Ayrıca "başkalarının düşünceleri" bölümünü yazıya yakıştıramadım, amacına ulaşmıştır da ne demek? Metali insanlara birşeyler kanıtlamak için kullananlar yüzünden bu müziği sevdiği için dinleyen insanlar zor durumda kalıyor. Her köşe başında "metalrock" diye bağırıp el kol işaretleri yapan tikilerden sizde bıkmadınızmı? Milletin bilinçlenmesi dileğiyle.


BlackShade 4 Haziran 2007 10:49

yha metalın yasla bı alakası yok herkes dınnıyor ve hıç kımse vazgecemıyor bn cok sevıyorum 12 yasında basladı msu an 17 yasındayım hala sevıyorum ama her tarz takılırım :D metal olrk


MetalixDark 21 Haziran 2007 12:06

ya niye evlilik çoluk çocuk derken bırakalım ki müziği bende evlensem çocuğum olsa onada dinletirim bi kardeşim var ufaktan onuda hazırlıyorum yani dediklerin doğru ama bi yere kadar... çünkü metali bir felsefe veya yaşam biçimi olarak görmeye gerek yoktur çünkü zaten öyledir... Dullson ayrıca sana fazlasıyla katılıyorum çünkü biliyorum o şekilde takılan tipler çok fazla malesef hatta benim öyle bir tanıdığım bile var resmen tiki ama sırf kızların yanında hava olsun diye (+o() metalci takıldığını kendisine itiraf ettirme muvaffakiyetine dahi ulaştık...


Draconian80 5 Temmuz 2007 22:10

11 yıldır bu müziği dinliyorum ve asla bırakmaya da niyetim yok..eskiden devamlı rock barlara giderdim,ortamdan dolayı mecburen dinlerdim(tabi severek)şimdi ise nadiren rock barlara gidiyorum,yine de bu müziği dinliyorum..bu müziği;ne işhayatı,ne aile hayatı bitiremez..bi insan ortam için değil de gerçekten hissetiği,sevdiği için bu müziği dinliyorsa bırakamaz..


LoREn Soth 19 Temmuz 2007 21:37

Çok iyi hatırlıyorumda yıl Tam 1994 İstanbul beykoz hayal kahvesinde çalışan bir arkadaşımın daveti ile oraya gittim sahnede Teoman diye birisi vardı Bu kim demiştim ilk önce arkadaşıma oda dinle demişti dinledim güzel gerçekten güzel bu tarz ne böyle dedim rock/Metal diyorlar güzel bir tarz falan biraz muhabbet etmiştik ve aynı gün şebnem ferah ile tanışma olanağı bulmuştum ama tabi o zamanlar hiç ünlü değildi öyle sıradan birisiydi gözümde( şimdi görsemya ;) :) ) o günden sonra bu tarza yakınlık hissettim ve teomanın albümünü falan aldım derken yıl 1997-98 oldu ama ben tam olarak rock metale yönelmemiştim ve yabancı müzik hiç dinlemiyordum ( arabesk dilerdim ) taki kurbanın yalan şarkısını radyodan dinleyene kadar bu şarkıyı kimin söylediğini fellik fellik aradım ve inanın albüme 1999 yılında bir rastlantı ile kavuştum ve bundan sonrası geldi zaten rock metal kaptırdım kendimi arabesk sıkmaya başlamıştı. Sonradan 2000 li yıllarda rap müzik bayağı bir popüler olunca rap müzik dinlemeye başladım ama çok geçmeden sıkıldım. Ve yabancı metal dinlemeye başladım (yabancı müzikle rap sayesinde tanıştım) İşre popüler gruplar uçuk şarkılar falan dinliyordum Nfs underground 2'de dinlediğim bir şarkı ile mudvayne' ille tanıştım ve bunun gibi yeni nesil metal şarkıları dinlemeye başladım hatta öyle uçmuştumki satanist müziklere kadar girmiştim. Sonra yavaşladım ve gothic dinlemeye başladım. taaki bir arkadaşımın beni METALLİCA dinlettirmesine kadar grubu biliyordum ama kesin yargılıydım bu grubu dinlemeyecektim. Ama arkadaşımın bazı istemleri üzerine METALLİCA dinlemeye başladım ve sonra yabancı olarak gördüğüm METALLİCa ailem gibi oldu james kırk sanki abilerim gibi olmuşlardı ve canmım gerçekten bu grubu dinlemek istiyordu. Şu an nerdeyse günün 6-8 saaitini metallica ile geçiriyorum ve bunu yanı sıra bunlar kadar olmasada iron, pantera, slayer Vs vs grupları fdinliyorum.....

Nedenmi yazdım bunları Arkdaşlar metal müzik beni yapım bunu biraz geçte olsa anladım rap müziğe özendim işte bunun gibi bir sürü tarz ama kendimi metal müzikten başka bir tarzda bulamadım şu an 25 yaşındayım ve 75 te olsam ben metal dinleyeceğim. Çünkü beni anlatıyor çünkü ben kokuyor, iş güç evlilik bunlar için metal müziği bırakanlar özenti kişilerdir. ( Metallica yüzünden nişan Attım. ) İnanın size saçma bile gelecek ama sevdiğim insan eğerki bu tarzıma karşı gelirse sevdiğim insan olamaz buna izin vermem çünkü ben özenti değilim Metal benim hayatım herşeyim sevdiğim için veya diğerleri için tarzımdan vazgeçmem metalden vazgeçmem ...
Kİm öz tarzından vazgeçebilirki??....

Teşekkürler...


ryuuk16 24 Temmuz 2007 01:44

ben metal müzik rock death doom fln ayıramıorum birbirinden kanımca hepsinden biras dinliorum çok da güsel buluorum ben daa yeni başladım dinlemeye metal müziği eskiden her kız gibi işte brıtney yoq pop fln dinlerdim daa sonra değiştim aslında yaşla ilgili biras hani ergenlik fln da girince araya daa bi asi oluosun ailem beni anlamıo tribine giriosun fln değişmek kaçınılmas oluo ama sonraki yıllarda tabii biras sakine ermek isteyebilirsin
bence işin bu boyutu da var benim annemin hep söyledii gibi kafa kaldırmıo bi yerde
yine de bırakıcağımı sanmam metal müziği çok güzel bi yerde şarkı söylerken içinden bişeylerin akıp gittiğini hissediosun ne biliim sinir fln kalmıo adam bağırıyo ordan bi solo atı sen hopluon zıplıon kafan boşalıverio


Knowing 25 Temmuz 2007 12:05

Bogaziçi Üniversitesi radyosu radyo bogaziçi, 2007 sonbaharinda size büyük bir firsat sunuyor! 14. Sinirsiz Müzik Günleri kapsaminda bir gelenek halini alan ve bu sene 9.su gerçeklesecek olan amatör müzik gruplari yarismasi “Battle of the Bands”, sizin için müzik piyasasinin kapilarini araliyor. Dereceye giren gruplarin ödüllendirilecegi; plak sirketlerinden temsilciler ve müzik otoritelerinden olusan seçkin jüri üyelerinin katilimiyla gerçeklestirilecek olan “Battle Of The Bands”, 6 Ekim 2007 Cumartesi günü Bogaziçi Üniversitesi’nde müzik severlerle bulusuyor. Tüm Türkiye’den katilima açik olan yarismaya katilmak isteyen ve kendine güvenen rock ve alternatif rock gruplari için gerekli sartlar ve bilgiler Radyo Boğaziçi’nin web sitesinde yer almaktadir.


Daha ayrintili bilgi ve basvuru için:

radyo boğaziçi - Türkiye'nin ilk ve en iyi üniversite radyosu


Tel.
Onur 0533 6339140
Handan 0535 6481632

e-mail
bob@radyobogazici.net

wasp müziği.....

sert.....

en iyileri de
norveçli gruplar..... :))

death metal

sabah uyandim
annemi dogradim, babami dogradim, bakkala gittim bakkali
dogradim. bu yuzden cok mutluyum

doom metal
sabah dusumde
annemi dogradim, babami dogradim, bakkala gittim bakkali
dogradim. bu yuzden bunalimdayim

gothic metal
sabah uyandim ne goreyim
anne dogranmis, babam dogranmis, bakkala gittim o da dogranmis bu yuzden şüpheliyim karamsarim.

black metal
sabah uyanamadim. hala uyuyorum umarim
annem, babam, bakkal dogranmistir. bu yuzden zevk alirim.

trip hop metal

sabah uyan, valideyi kes, pederi kes, bakkalin sucu yok, bu yuzden trip
yapiyorum hopluyorum.


thrash metal
uyku mu? xtiret.
annem mi? amaan, babam mi? hic sevmezdim. bakkal mi?
dukkanini da soymuslar mı?

power metal
uyanmaz olaydim,
annemi dogramislar, babami dogramislar, tavernayi
dagitmislar, bu yuzden kını kılıcı alıp öç almaya gideyim.

grindcore
beorghborghbeeeeorghorghoerherrbog boggrehoooorroooo. bu yuzden
boooorghooogr


http://www.metacafe.com/watch/240975/f1_engine_song/
ben harbi
metal müziği diye buna derim başkada bişi demem :)))

Metal, rock müziğin daha sert ve agresif olan türüdür.

Distorsiyon (Distortion) gitarlar, brutal ve çığlık vokaller (scream), hızlı ritimler içerir.Bunun yanısıra içerisinde bir çok türe ayrılan metal müzik, bu tarzın dinleyicileri için her tür soundu içinde barındırır. Bilinen en ünlü metal grupları içerisinde Black Sabbath, At Vance, Stratovarius, Therion, Destruction, Iron Maiden, Helloween, Judas Priest, Manowar, Megadeth, Metallica, Annihilator, Blind Guardian, Death, In Flames, Lamb Of God, Pantera, Slayer, Children of Bodom ve AC/DC gibi gruplar örnek gösterilebilir. Thrash Metal / Speed Metal, Death Metal, Black Metal, Gothic Metal, Doom Metal, Heavy Metal, Melodic Death Metal, Dark Metal, Oriental Metal gibi bölümlere ayrılır.


Metal Müzik Tarihi [değiştir]Heavy Metal ne zaman başladı? Buna yanıt vermek oldukça zor. Bu konuda isim yapmış Rock yazarlarının çoğu ilk Heavy Metal eserleri olarak Kinks grubunun "You Really Got Me" ve Who'nun "My Generation" şarkılarını gösterirler. 1964'e denk düşen bu parçaları Modern Heavy Metal parçaları ile karşılaştırıldığında aralarında çok büyük fark olduğu görülmektedir. Müzik yaşantısını hala sürdüren Alice Cooper (Gerçek adıyla Vincent Fournier), lise yıllarında kurduğu grubu The Spiders ile ilk gerçek Heavy Metal sanatçısı ünvanını tartışmasız bir şekilde alır. Gerçi Cooper'ın da günümüzdeki anlamıyla Metal yapmaya başlaması 1971 tarihli klasiği "Love It To Death" ile olur.

1966 yılı ile birlikte sözsel ve enstrümental sertliğini yavaş yavaş artıran Rock, kökleri olan Rock n'Roll ve Blues'dan biraz daha uç noktalara kaymış ve "Hard Rock" tabiri ilk defa kullanılmaya başlanmıştır. 1965 - 1970 yılları arasında müziklerine Hard Rock denilebilecek gruplar da doğmaya başlamıştır. Golden Earring, Cream, Jimi Hendrix Experience, Led Zeppelin, Vanilla Fudge, Iron Butterfly, Steppenwolf, Blue Cheer, MC5, Deep Purple, Grand Funk Railroad, Free, Uriah Heep, Mountain, Humble Pie, Bloodrock, Black Widow, Cactus ve Black Sabbath bu türün öncüleri arasındadır. Heavy Metal terimi ise ilk kez Steppenwolf'un ünlü parçası "Born To Be Wild"da, motosiklet gürültüsünü tanımlayan "heavy metal thunder" tamlamasında kullanılmıştır.

Cream ve Jimi Hendrix Experience, Heavy Metal'e ticari anlamda hayat veren ilk gruplardır. "Sunshine Of Your Love" ve "White Room"daki sert Eric Clapton gitarları ile Cream, yıllar sonra kurulacak metal gruplarını derinden etkilemiştir. Bir diğer efsanevi grup ise Heavy Metal'in en büyük efsanesi Jimi Hendrix'in taşkın gitarını temel alan Jimi Hendrix Experience'dır. "İnsanlar salamura gibi üstüste yığılmışlardı. Onları harekete geçirmek için gürültülü müzik yapmaya karar verdim" diyen Hendrix bir bakıma Heavy Metal'in de temel mesajını vermektedir. Iron Butterfly da 19 dakikalık unutulmaz klasiği "Inna Gadda da Vida" ile daha sonraları bu tarz müziğin önemli unsurları olacak davul ve gitar sololarına ilk örnekleri vermiştir.

ABD'de Bad Company ve UFO gibi gruplar patlama öncesi Heavy Metal'in temelini oluştururlarken, asıl patlamayı gerçekleştirecek gruplar İngiltere'de kurulma aşamasındadır. Deep Purple klasik müziğe de yakın tarzda ilk albümlerini yayınlarken, daha depresif söylemiyle Led Zeppelin Hard Rock ile Heavy Metal arasındaki ince çizgide durmaktadır. Ama bir grup vardır ki patlamanın tek başına ateşleyicisi olacaktır: Black Sabbath. 70'lerin başında Hard Rock / Heavy Metal tarzı müziğin kralları sayabileceğimiz bu üç İngiliz grubuna kısaca değinmekte fayda var.

Deep Purple, Rock dünyasında o ana kadar görülmemiş kompozisyonlar ve cesaret isteyen enstrümental teknikler getirmiştir. Bunda iyi bir klasik müzik dinleyicisi olan Jon Lord ile gerçek bir gitar ustası olan Ritchie Blackmore'un payı büyüktür; tabii bir de muhteşem sesiyle Ian Gillan'ın. Progressive Rock örnekleri sayabileceğimiz ilk üç albümünün ardından bir de Londra Senfoni Orkestrası ile klasik müzik konseri veren ve bunu albüme döken grup, biraz da Blackmore ve gruba yeni giren Gillan'ın baskıları ile daha sert müziğe döner ve muhteşem "In Rock" 1970'te yayınlanır. Bunu izleyen "Fireball" ve "Machine Head" gruba Hard Rock krallığını getirecektir. "In Rock"tan muhteşem "Child In Time" ve "Machine Head"den unutulmaz "Smoke On The Water" gruba tartışılmaz bir konum kazandırmıştır. "Fireball", "Highway Star" ve daha sonraki eserlerinden "Burn" gibi enerjik parçaların yanında "Lazy", "Mistreated" gibi depresif parçalar ile adlarını Rock tarihine yazdırmışlardır.

Led Zeppelin'in müziği Purple'ınki ile karşılaştırıldığında biraz daha serttir. Onda klasik müzik havası veren tuşlu çalgılar ve teknik isteyen ama sonu belli bir tarzdaki gitar soloları yoktur. Zeppelin'in gitar soloları daha uçuktur ve beklenmedik yönlere gider. Davul daha vurucudur, asla arka planda kalmaz. Sözler daha sert ve daha tabu konularla ilgilidir. Önceleri, Eric Clapton ve Jeff Beck gibi efsanevi gitaristler çıkaran Yardbirds'de çalan Jimmy Page ve solist Robert Plant'in önderliğinde oluşturdukları tarz ile Heavy Metal'e satanik damgası vurulmasına yol açacak ilk gruptur Led Zeppelin. Sonrasında grubun başarı için ruhlarını şeytana sattığı, bir çok şarkı sözlerinde gizli gizli şeytanı ve satanizmi öven sözler olduğu söylenecektir. Biraz da bunun ve isimsiz ilk dört albümün yarattığı gizemle grup hatırı sayılır bir kitleyi kendine bağlamıştır.

Reggae'den folka bir çok değişik müzik tarzını Heavy Rock potasında erittikleri müzikleriyle adlarının yanına "Tüm zamanların en çok bilinen Heavy Metal grubu" ünvanını da ekleyeceklerdir. Bunda hala bile ABD radyolarında en çok istek alan parça olan "Stairway To Heaven"ın da etkisi büyüktür. Bunun yanında "Whole Lotta Love", "Black Dog", "Dazed And Confused", "D'yer Mak'er" gibi klasiklerini de unutmamak gerekir. Daha geç dönem eserleri arasında da "Kashmir", "Achille's Last Stand" gibi uzun ve sağlam bestelerini saymak gerekir.

Grubun "rock till you drop" tarzı konserleri ise saatler süren ayinlere dönmektedir. Enerji ve adrenalin üst düzeydedir; bir de konser alanının üstünü kaplayan marihuana dumanı. Sonradan bir çok metal konserinde görmeye alışacağımız uzun gitar ve davul soloları ilk defa Zeppelin tarafından gerçekleştirilmiştir. John Bonham'ın kendini kaptırdığı konserlerde 1 saate varan davul soloları attığı anlatılır efsanelerde! Ve Black Sabbath. 30 yıl sonra dönüp bakıldığında ve günümüz şartlarına göre değerlendirildiğinde Deep Purple ve Led Zeppelin'e ancak Hard Rock grubu denilebilecekken, Black Sabbath tartışılmaz bir şekilde Heavy Metal'dir. Bu yüzden grubun Heavy Metal tarihindeki yeri eşsizdir. Yoğun, karanlık, uğursuzluk kokan müzikleri ve adeta çatırdayan gitarları ile yepyeni bir tarz getirirler Rock müziğe. Gitarist Tony Iommi ve grup arkadaşları Ozzy Osbourne, Geezer Butler ve Bill Ward, iki klasik albüm "Paranoid" ve "Master Of Reality" ile bunlarda yer alan klasikler "N.I.B.", "Paranoid" ve "Children of the Grave" ile Heavy Metal'e yön çizerler. Metallica ve Nirvana gibi yıllar sonra kurulacak gruplar müzikal yönelimlerini, üyelerinin gençliklerinde dinledikleri Black Sabbath klasiklerinden alacaklardır. Ciddi bir şekilde bakıldığında Black Sabbath öyle bir gruptur ki saf Heavy Metal'in, yetmişlerin sonunda patlayacak Punk/Metal tarzının, seksenlerin sonu doksanların başında Seattle'da patlayacak Grunge'ın, Kuzey Avrupa ülkelerinde çıkış bulacak satanik söylemli Black Metal'in temelinde durmaktadır.

Her ne kadar Satanizm'i Heavy Metal'e Led Zeppelin'in soktuğu kesin olsa da bunu en iyi kullanan grup Black Sabbath olur. Giyimlerinden sahne düzenlemelerine, şarkı sözlerinden albüm kapaklarına kadar her konuda buram buram şeytan kokmaktadır grup. Normal olarak grubun, sıradan ebeveynler üzerinde yarattığı infial büyüktür. Yıllar yılı sürecek Heavy Metal düşmanlığının temelleri de Sabbath'in özellikle de asi solistleri Ozzy'nin kişiliğinde toplanan tepkiler ile atılır.

Yetmişlerin ortalarında, yedi yeni grup sahneye çıkar ve farklı yönlere doğru giderek bir Heavy Metal yelpazesi oluşumuna katkıda bulunurlar. Judas Priest, bu tarz müzikte çift solo gitarist kullanan ilk grup olur. Aerosmith blues'a geri dönüş ile birlikte seks ve uyuşturucuyu da getirir. Thin Lizzy coşturucu ve eğlendirici bir tarzın öncüsüdür. "Bohemian Rhapsody" gibi bir şaheserin yaratıcısı Queen ise daha seçkinci ve adına uygun bir şekilde daha asildir. Kiss, Alice Cooper'ın makyajını ve sahnesini biraz daha ileriye götürerek Glam Rock'ın temellerini atar. Blue Oyster Cult ise 60'ların basit söz ve ritmlerini Heavy Metal'e katan gruptur. AC/DC'nin getirdiği ise Heavy Metal'in temel taşlarından olacak saldırganlıktır.

Bu yıllarda ortaya çıkmış olan bir çok grup, birer Heavy Metal devi olarak yerlerini sağlama alırken, Metal dışı olarak sınıflandırabileceğimiz bazı Rock grupları da bu tarzdan etkilenerek müziklerine Heavy unsurları da katmışlardır. Bunların en önde gelenleri olarak Physicodelic Rock tarzının öncüsü Pink Floyd'du, yine Progressive Rock grupları Genesis, Jethro Tull, Yes ve King Crimson'ı sayabiliriz. Hatta Jethro Tull, 80'lerde oldukça sert parçalar da yaparak Grammy ödülleri kapsamında 1989'da ilk kez verilen Heavy Metal Grubu ödülünü de kazanacaktır. Rush ve Marillion gibi daha geç dönem Progressive grupları da Heavy Metal öğelerini sıkça kullanmışlardır. Ne yazık ki yetmişlerin sonlarıyla birlikte Klasik Heavy Metal yıllarının da sonu gelmiştir. Aerosmith, Thin Lizzy ve Black Sabbath, üyelerinin uyuşturucu sorunlarına yenik düşmüştür. Kiss, işi ticarete dökerek ruhunu kaybetmiştir. Deep Purple eleman değişiklikleriyle kendi kendini bitirirken, baterist John Bonham'ın ölümü Led Zeppelin efsanesinin de sonu olmuştur. Judas Priest ve Queen, tarihlerinin en sönük eserlerini vermişlerdir. Metal ölüm döşeğindedir. Yine de çok az sayıda grup bayrağı taşımaya devam ederler. Okul çocuğu giyimli Angus Young'un değişik gitar tarzı ve Bon Scott'ın cehennemi çığlıkları AC/DC'yi Metal'in yeni lideri konumuna getirmiştir. Bununla birlikte ilk gitar kahramanlarından Ted Nugent'in adı sıkça duyulmaya başlanmıştır. Deep Purple'dan ayrılan Ritchie Blackmore da daha özgür ve sert takıldığı yeni grubu Rainbow'da tüm zamanların en iyi Metal solistlerinden Ronnie James Dio ile çalışma şansı yakaladığı iki albüm ile efsaneleşmiştir: "Rainbow Rising" ve "Long Live Rock n'Roll". Bu iki albüm aynı zamanda Heavy Metal dünyasının, konusunu mitolojiden alan eski efsaneler ile ilk tanışması olur. Dio, daha sonra kurduğu kendi grubunda bu epik tarza çok fazla yer verecek, 80'lerin sonuyla hayat bulacak olan Power Metal de, Dio'nun destanlardan, kutsal savaşlardan, şövalye ve kahramanlardan bahseden bu tarzını temel alacaktır.

80'lere gelindiğinde bir çok rock müzik türü icra halindeyken bir Heavy Metal patlaması yaşanır. Bence Heavy Metal müziğini anlatan en iyi sözcük "kargaşa" dır. Bütün Heavy Metal gruplarının faaliyet alanları farklıdır. Bu müzik türünün içinde komünizm, faşizm, anarşizm, devrimcilik, sadizm gibi biribirinden çok kopuk anlamları bulmak mümkündür. Heavy Metal bu çok renkliliği sayesinde bir çok alt dala ayrılmıştır. Fakat hepsinde ortak olan bir şey vardır; küfür. Kimi devlete, kimi siyahlara, kimi tabulara küfür eder ama muhakkak küfür eder.


Arrow 23 Ağustos 2007 16:14

Yaşla ne ilgisi var. ben 36 yaşındayım eski-yeni ne varsa tür ayırt etmeden dinliyorum. İçinde olması lazım insanın


green almond 27 Ağustos 2007 12:51

Metal ve Yaş:)

Bilmemki ben nasıl anlatsam kendimi.Asla bir metalci olduğumu iddia etmedim.Rock içinde öyle.:)
Aslına bakarsanız tam olarak metal dinlemiyorum.İşte arada bir 'metallica' dinliyorum.Rocka gelince sanırım sıradan bir dinleyiciyim.Hit grupları dinliyorum.'Evanescence,Linkin Park,The Cranberries,The Rasmus...'
Bu güzel konuya ben de birşey eklemek istedim.Birşey göstermek istedim.Bazıları müziği ciddiye alır,yaşamının içine koyar.Ama eğer kendimi anlatmam gerekirse,ben müziği benimsemem gereken,yada ne bilim iyice çalışıp yazılısından 5 almam gereken bir ders gibi görmüyorum.Ben müziği,içinden çıkamadığım herhangi bir an için dinliyorum.Uzaklaşmak için,yada aksine daha da yakınlaşıp gerçekte Hayır diyemediklerime Hayır diyebilmek için.Şimdilik sadece bekliyorum,sadece dinleyerek bekliyorum.Ne bir rocker gibi giyinip ne de bir metalci gibi davranıyorum.Şimdilik sadece dinliyorum...
Bu suç mu onu anlayamadım.Müziği sorumluluk gibi görmek istemeyip sadece müzik olduğu için dinlemek yanlış mı bunu bilmiyorum.Hı ama bu arada hiç bir zaman gerçek rockerlara,metalcilere hakaret olacak şekilde BEN ROCKCIYIM da demiyorum. (:

Rock adına çok az şey biliyorum.Ve şimdilik sadece araştırıyorum ve dinliyorum.Daha bir Rockergirl olamadım. :)Sadece dinliyorum...


MetalixDark 31 Ağustos 2007 05:37

Alıntı:

green almond adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 654553)
Metal ve Yaş:)

Bilmemki ben nasıl anlatsam kendimi.Asla bir metalci olduğumu iddia etmedim.Rock içinde öyle.:)
Aslına bakarsanız tam olarak metal dinlemiyorum.İşte arada bir 'metallica' dinliyorum.Rocka gelince sanırım sıradan bir dinleyiciyim.Hit grupları dinliyorum.'Evanescence,Linkin Park,The Cranberries,The Rasmus...'
Bu güzel konuya ben de birşey eklemek istedim.Birşey göstermek istedim.Bazıları müziği ciddiye alır,yaşamının içine koyar.Ama eğer kendimi anlatmam gerekirse,ben müziği benimsemem gereken,yada ne bilim iyice çalışıp yazılısından 5 almam gereken bir ders gibi görmüyorum.Ben müziği,içinden çıkamadığım herhangi bir an için dinliyorum.Uzaklaşmak için,yada aksine daha da yakınlaşıp gerçekte Hayır diyemediklerime Hayır diyebilmek için.Şimdilik sadece bekliyorum,sadece dinleyerek bekliyorum.Ne bir rocker gibi giyinip ne de bir metalci gibi davranıyorum.Şimdilik sadece dinliyorum...
Bu suç mu onu anlayamadım.Müziği sorumluluk gibi görmek istemeyip sadece müzik olduğu için dinlemek yanlış mı bunu bilmiyorum.Hı ama bu arada hiç bir zaman gerçek rockerlara,metalcilere hakaret olacak şekilde BEN ROCKCIYIM da demiyorum. (:

Rock adına çok az şey biliyorum.Ve şimdilik sadece araştırıyorum ve dinliyorum.Daha bir Rockergirl olamadım. :)Sadece dinliyorum...


Bu senin kendi hayatın ama popçular gibi oranı buranı açıcağına rapçiler gibi anlamsız sözlerle vakit harcıyıcağına arabeskçi olup jilet atıcağına ağır takıl rocker ol en iyisi...


MetalixDark 1 Eylül 2007 21:46

Alıntı:

ryuuk16 adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 592175)
ben metal müzik rock death doom fln ayıramıorum birbirinden kanımca hepsinden biras dinliorum çok da güsel buluorum ben daa yeni başladım dinlemeye metal müziği eskiden her kız gibi işte brıtney yoq pop fln dinlerdim daa sonra değiştim aslında yaşla ilgili biras hani ergenlik fln da girince araya daa bi asi oluosun ailem beni anlamıo tribine giriosun fln değişmek kaçınılmas oluo ama sonraki yıllarda tabii biras sakine ermek isteyebilirsin
bence işin bu boyutu da var benim annemin hep söyledii gibi kafa kaldırmıo bi yerde
yine de bırakıcağımı sanmam metal müziği çok güzel bi yerde şarkı söylerken içinden bişeylerin akıp gittiğini hissediosun ne biliim sinir fln kalmıo adam bağırıyo ordan bi solo atı sen hopluon zıplıon kafan boşalıverio


Ya ben thrashçi sayıyorum kendimi ama deathde dinlerim doomda gothicte önemli olan metal olması çünkü o tarzda bişeyler var bazen keşke mıknatıs olsaydım dediğim bile oluyor yani :D:D


MaTTo 4 Eylül 2007 14:45

metal müzik esasına bakıldıgında dunyadaki kirlilige ve haksızlıklara kin kusma eylemidir..Bu boyuttan bakıldıgında buyuklerımızde metale karsı olan on yargılarını yıkmıs olacaklardır..


ruyameltem 10 Eylül 2007 04:09

bende metalciyim belki yaş konusu olabilir ama erkin korayı görüyorum adam hala rock sölüo o yapıosa hala o yaşında bile demekki bende 50 yaşımda metal dinleyen bi hanımefendi oalbilirim :D


soytarı 19 Eylül 2007 15:08

her insan insan olabilir ama her anadan doğan metal dinleyemez :D ölene kadar metal...


tatlikiz 10 Ekim 2007 10:29

Alıntı:

darksatan adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 489988)
önemli olan bence başkalarının bu konuda düşünceleri olamaz.Sonuçta biz bu müzik tarzını dinliyoruz ve kendimizde uyduğunu görüyoruz.Başkalarının ne düşündüğü aa şu metalci demeleri kadar gereksiz bir şey yok sokaktaki insan bizi bilse ne olur bilmese ne olur.Bunu şu anlamda söylüyorum metal müzik dinliyenler siyah giyinir vs. vs. sonuçta siyahtan başka renklerde vardır ama ben o siyaha sempati duyduğum için giyiyorum ve başkalarının beni metalci bu demesi için değil. sonuçta biz kendimizi bilmiyomuyuz?yaş konusu kadarda yobaz bi düşüncenin insanların nasıl bu kadar benimsediğini anlamıyorum.ama dikkat ederseniz sadece metal müzik dinleyenlerin bu soruyla karşılaştığı.Neden metal müzik?Bence insanlar girdelemeden anlamadan bu cevapı veriyorlar.Dinlediğimiz bu müziğin hiç yakıştıramadığım böğürmek zannediyorlar.Bence bu insanların beyin yapısıyla ilgili olan bişey.Metal müziğin hiç bir şekilde yaş ile alakası yoktur tabi özentiler için bişey diyemem.

bence kesinlikle haklısın fakat insanlarda ole kalıplasmıs bı zıhnıyet varkii değistıremeyiz bunu kabullenmek mecburıyetndyz onlar her zaman bize yabani insanlr gıbı bakıcaklr


becauseiamdeath 18 Ekim 2007 14:34

özenti nesilin metal müziği çabuk terkettiği yadsınamaz bir gerçek ama metal müzik tamamen bir kültür, bir yaşam tarzıdır. bu felsefeyi bilip benimseyen insanların metal müziği terketmesi imkansız. ancak olgunlaşma, durgunlaşma döneminde death metalden gothic metale doğru geçiş gözlemlenebilir. bu sadece bir örnek tabii, genelde gözlemlediğim kadarıyla keşif soft müziklerden başlıyor ve sert müziğin basamakları çıkılıyor zamanla. sonra yeniden softa doğru bir düşüş gerçekleşiyor... açıkçası ben ilkokul yıllarımda nick cave dinlerdim, bu tarzda birkaç grup daha keşfettim zamanla metal dinlemeye başladım. 180 öğretmenin görev yaptığı büyük bir lisede converse giyen tek kişiydim, metal dinleyen insanların sayısı da bir elin parmağını geçmezdi.. şimdi herkes rocker olmuş kendince, kültürden bihaber birçoğu. amaç sadece kılık kıyafet tarzını değiştirip ''farklı'' imajı yaratmak.

metali terketmek konusuna gelince, aradan çok zaman geçti ama ben hala saatlerce black-death dinleyebiliyorum. dün gece yatarken Death-scream bloody gore çalıyordu hatta :) 87 çıkışlı bir albüm..


ronin_ 25 Ekim 2007 11:57

Vaybee!.... yorumlar çok güzel yaa.
bir siftah yaptık gerisi gelmiş.
konuyu açan arkadaşasada teşekkürler.
Tabi konu başlıgı arada degişime ugramış gibi konularda.Metal müzik kültürü bir yaşam stilidir bu dogru,bu kültürü anlayamayanlar yaşı büyükte olabilir küçükte.bukadar:)


daradevil22 12 Kasım 2007 12:37

Alıntı:

soytarı adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 709043)
her insan insan olabilir ama her anadan doğan metal dinleyemez :D ölene kadar metal...

buna sonana kadar katılıyourum


amon_ra666 21 Kasım 2007 18:14

ben yaklaşık 15 senedir dinliyorum lakin hiç bir müzik aleti calmıyorum . Lakin dinlemekten hiç vazgeçmedim . Ki metal müzik için bir gerçek var çağımızın classic müziği (neo classic music ) olarak tanımlandırılır ve felsefi bir içeriği vardır kısacası entellektüel bir türdür . tek sorun şudur ki piyasada metalin yeni türleri olarak adlandırılan lakin (nu metal v.b.) alakasız müziklerin bu çerceve dışında olduğunu belirmek isterim


aeml 29 Kasım 2007 20:08

metal müzik bir yaşam tarzıdır ama sadece siyahlar içinde olarak kabullenemeyiz yada saç ve sakal uzatarak yani her metalci siyah giyecek sacını uzatacak diye bi söz konusu olamaz.
Metal müzik her yaşta dinlenebilir ama dinlemesini ögrenmeli öncelikle sonra eskiden metalciydim sonra bıraktım ayakları yapanları kınıyorum yaşı 40 a gelmiş insanlar bile metal dinleyebiliyorsa bu adamların elinden öpmeli diyorum.

özentilik geçici oldugu için benim umrumda olmuyo bu tipler daha cok kız ayarlıyayım alkol içeyim hava atayım maksatla yanaşıyorlar kanımca.


bodom 19 Nisan 2008 23:20

Bir arkadasim cok iyi bir laf kullanmisti...

Eger bir insan gelisimi boyunca Rock/Metal den gecerse ozaman gelisimini daha komple tamamlar...Zaten belki bende 25 yasimda turku dinlemeye baslayacam yada alternatif gruplari dinleyecem ama hicbirzaman metal dinlemekten pisman olmadim :)


BeYaS_EseKLi_PiReNS 14 Mayıs 2008 15:19

Ben de bir kaç şey yazmak istiyorum bu konu hakkın da...

Kendi içimde olan bir şey olduğuna inandığım metal kimseden duymadan görmeden kendi keşfimdir! çevrem tamami ile arabesk ön yargı alabildigine hoşuma giden de tüm bunlara rağmen onlara inat Metal dinlemek ve en güzeli ise metali bulmuş olmam gitarımı elime her aldıgımda volümü dibe vurdurarak şarkılara eşlik etmek kadar haz vermez bana hiç birşey , yaş ilerde ne getirir bilinmez belki biraz yumuşama olabilir belkide judas gibi tarzımız daha da sert ve derinleşebilir :)


volture 17 Mayıs 2008 12:10

Heavy MetaL


Agresif yapısı, akıcı ritmleri, yüksek frekanslı gitarları, bambaşka vokalleri ve karanlık temalı yapısıyla rock müziğinin bir formu olarak karşımıza çıktı Heavy Metal. Aslında biraz daha derin bakacak olursak heavy metal; blues rock ve pop müziğin evrim geçirip değişmesiyle ortaya çıktı. 1967 ve 1974’teki ilk dalgalanma tamamen pop ve blues ürünüydü. 1991 senesinden sonra Heavy Metal; Hard Rock türlerine ve Grunge’a dönüşmeye başladı....


İlk Örnekler Ve Etkileri

İngiliz grupları arasında hayli popüler olan ve bir çoğuna ilham kaynağı haline gelen Amerikan Blues müziği, Rolling Stones ve The Yardbirds gibi rock grupları tarafından temposu artırılmış, akustik yerine elektro gitar kullanılmış halleriyle tekrardan derleniyordu. (Bu etkilenme sadece blues'dan değildi tabi, rock ‘n' roll’un da -özellikle Elvis Presley-etkisi büyük oldu) Blues müziğin bu şekilde güçlenmesi entelektüel ve sanatsal çevreler arasında merak uyandırdı. Müzisyenler, tecrübelerini, düşüncelerini, hislerini insanlara amfilerle güçlendirilmiş bu gitarlarla daha yüksek, daha şiddetli aktarma yolunu seçtiler. Bateristler tarzlarını, elektro gitarların yüksekliğine ulaşabilmek için blues-rock tarzının basit ve tek düze davulundan, daha güçlü, daha şiddetli, daha kompleks bir hale getirirken, amfilere güvenen vokalistler ise tekniklerini değiştirerek hatta geliştirerek, daha şekilli, yer yer daha dramatik bir hale büründüler..

Amfilerin sayısız avantajları ve yeni kayıt teknolojilerinin gelişmesiyle, heavy metal gücünü iyice hissettirmeye başladı. Genel kanı olarak heavy metal; Led Zeppelin ve Black Sabbath ile , 1960’larda İngiltere’nin Birmingham bölgesinde, geleneksel blues standartlarının dışında hatta ötesinde bir müzikle ortaya çıktı. Her iki grupta, blues-rock’ta kullanılan gitarın sesini yükselten ve Amerikan müziği ile Avrupalı beyaz rockerlar arasında köprü kuran Jimi Hendrix gibi isimlerin de olduğu Amerikan "psychedelic rock" müzisyenlerine büyük ilham kaynağı oldu. Bazı gruplar ise başka türlü etkilendiler bu gruplardan. Mesela Vanilla Fudge psychedelic pop tınılarını, heavy metal’in ortaya çıkmasında büyük katkıları olan İngiliz, The Who ve The Kinks gibi biraz daha aşağı çekti. Öteki anahtar grup ise, heavy metalde üç kişilik grupların mevcudiyet örneği olan Cream’di. Bazıları için ise The Beatles, kullandığı distortion ve yoğun aranjmanlarıyla metalin ortaya çıkmasında katkısı bulunan anahtar gruplardandı. Belki de ilk heavy metal şarkısı olarak The Kinks’in 1965 yılında yaptığı You Really Got Me yi gösterebiliriz. Fakat metal otoriteleri bu konuda bir anlaşmaya varabilmiş değiller. Bazıları Blue Cheers’ın 1968'lerin sonuna doğru yaptığı Summertime Blues derlemesini ilk heavy-metal şarkısı olarak gösterirken, bir grup Beatles’ın Helter Skelterini bir grup da The Jeff Beck Group’un Truth albümünü, bir kısım da Led Zeppelin’in Led Zeppelin albümünü ilk metal şarkıları olarak göstermekte-ki Led Zeppelin’in çıkışıyla bütün dünya heavy metalin doğuşunu kabul etmekte.


Heavy Metalin Kökleri.

Heavy Metal teriminin nereden çıktığı tam olarak bilinmemekte. Bir inanca göre bu terim, William S. Burroughs’ın 1962’de yazdığı The Soft Machine adlı romanın karakteri Uranüslü Willy, the Heavy Metal Kid’den ortaya çıktı. 1964’te yazdığı ikinci roman Nova Express’te ise yarattığı heavy metal temasını geliştirerek uyuşturucu bağımlılarına bir metafor haline getirdi. Romanların anlattığı diğer konu ise gittikçe mekanikleşen dünya ve programlanmış hayatları sonucu makineleşen insandı.

Hastalıkları, uyuşturucuları ve parazit hayatları - Uranüsün Heavy Metal İnsanlarının dört bir yanı buharlaşmış mavi banknotların yarattığı sis ile kaplıdır- ve metal müzikleriyle Minraud’un böcek insanları Burroughs, William S. (1964) Nova Express. New York: Grove Yayınları. Sayfa, 112. Blue Öyster Cult’un prodüktörü, menajeri ve şarkı sözü yazarı olan Sandy Pearlman, 1970’te heavy metal terimini rock müziğinin içine sokan ilk kişi olarak tarihe geçti...

1960’ların sonuna doğru Led Zeppelin, Black Sabbath, The Move gibi grupları çıkaran Birmingham endüstrinin kalbi halindeydi ve bazıları heavy metal teriminin buradan çıktığını iddia ediyordu. The Move da, biyografilerinde bu iddiayı destekliyordu.

Bir başka iddia da -ki muhtemel- bu terimin 1967 yılında Jimi Hendrix’in yaptığı müziği tanımlamak amacıyla gökten düşen heavy metal gibi sözüyle ortaya çıktığıdır. İddialar bitiyor mu? Hayır! Başka bir iddia ise bu sözün Steppenwolf’un 1968’de çıkardığı Born to be wild şarkısında geçen heavy metal thunder cümlesinde geçtiğidir:

"I like smoke and lightning
Heavy metal thunder
Racin' with the wind
And the feelin' that I'm under"

Heavy kelimesi (ciddi ve derin anlamında kullanılmakta) daha önce Iron Butterfly’ın 1968’de çıkardığı Heavy adlı ilk albümü ile hippi ve şehir argosuna girdi.. Gerçek şu ki daha sonra Led Zeppelin’in heavy metal ismiyle bütünleşmesi sonucu, terim şu an kullanılan anlamını kazandı.

Kökeni yüzünden ilk başta sadece belli bir kesimin kabullendiği heavy metal terimi daha sonra hayranları tarafından da kabul gördü. Deep Purple gibi kökeni progresif rock olan gruplar ise kendilerini daha sert ve daha iyi ifade edeceklerine inandıkları heavy metal havuzunun içine attılar.

1970’lerin heavy metal tarihi, müzik tarihçileri tarafından sık sık görüşülüp tartışılmıştır. Bazıları, hair metal'in pop kitlesini kendisine çektiği 1980’lerde büyük başarı yakalayan Blue Öyster Cult gibi grupları örnek gösterip bu döneme maddi çıkar devri dese de çoğu tarihçi bu grupları önemsemeyip Eddie Van Halen ve Randy Rhoads gibi klasikler üzerine yoğunlaşır. 70 sonlarının genç kuşağa hitap eden (ve en büyük örneği Sex Pistols olan) punk rock'ı da kimileri için çok önemlidir. 1980’lerde Iron Maiden ve Judas Priest gibi İngiliz gruplarla beraber doğan Yeni Dalga İngiliz Heavy Metal’i de(N.W.O.B.H.M) heavy metal tarihi için çok parlak bir dönemdir. Aynı senelerde heavy metal, hardcore, punk, ve alternative rock'ı da etkilemiş, ortaya death metal gibi yeni alt türler çıkmaya başlamıştır.

Jimi Hendrix’in önceki senelerde öncülüğünü yaptığı gitar ustalığı bayrağını 70 sonlarında Eddie Van Halen aldı. Van Halen’ın 1978 yılında çıkardığı solo albüm Eruption çoğu tarihçi tarafından bir dönem noktası olarak nitelendirildi. Ritchie Blackmore (Deep Purple), (Ozzy Osbourne ile birlikte) Randy Rhoads ve Yngwie Malmsteen ise gitara daha da yoğunlaştı, böylece klasik gitarlar da artık heavy metal konserlerinde kullanılmaya başlandı. Heavy metalde yaşanan bu patlamayı sonradan Ronnie James Dio, Judas Priest ve belki de saf heavy metal yapan son grup olan Iron Maiden sürdürdü. Özellikle Iron Maiden’dan sonra metal, saldırganlığın limitini aştı ve müzikal anlamda çok büyük sıçrama yaptı.

Metal müzik Avrupa ve Amerika'da farklı kulvarlarda ilerliyordu. Iron Maiden ve çağdaşları Avrupa metalini ilerletirken Amerika'da, özellikle Los Angeles'ta Mötley Crüe ile başlayan bir hair metal furyası vardı. 80’ler boyunca hair metal Amerika’yı ve pek çok ülkeyi etkisi altına aldı. Def Leppard, Ratt, Poison ve Guns n'Roses gibi devler de buna yardım etti. Hair metalin yaptığı müzik belirli bir görüşü savunsa da bu tür çoğu zaman doğal ve akışında ilerleyen has bir metal türü olarak görülmedi. 90’lara gelindiğinde ise punk rock’dan etkilenmiş bir alternatif rock müziği ortaya çıktı: grunge. Özellikle Seattle dünyaya pek çok grunge grup kazandırdı. Nirvana, Pearl Jam ve Soundgarden grunge müziğin en büyük isimleri oldu.

Klasik rock parçalarının coverları da çoğu metal grubunun repertuarında yer edindi. Örnek vermek gerekirse heavy metal öncesinin efsanesi The Beatles grubunun Helter Skelter şarkısı. Dönem gereği metal ruhunu verebilen ama müziğini veremeyen bu şarkının Mötley Crüeversiyonu bu coverlar içinde en önemli ve en faydalılarından biri olmuştur.

Hatırlanması gereken bir diğer nokta da heavy metalin, Afrika-Amerika’dan gelen ve siyahların elinde olan blues-rock’ın tam zıttı yani "beyaz olduğu yanılgısıdır. Bu yanılgının oluşmasının sebebi dinleyici kitlesinin ve metal müzisyenlerinin çoğunun beyaz olmasıdır. Ama unutmamak gerekir ki bu iddiayı kıran gruplar da metal tarihi içinde var olmuştur. Hem müzisyenleri hem de dinleyicileri karma olan bu gruplardan Thin Lizzy’s Phil Lynnott ve Living Colour sadece ikisidir..


Heavy Metalde Enstrümantal

Metal müzikte kullanılan enstrümanlar genelde şu şekildedir: bir bateri, bir bas gitar, bir ritim gitar, bir lead (lider, öncü) gitar, bir vokal ve bazen bir klavye. Tüm bunların içinde heavy metalde en önemlisi tabiki gitar'dır. Gitarların amplifikasyonu ve elektronik geçişler sesi kalınlaştırmak için kullanılır. Heavy metal vokalistlerinin de çeşitli üslupları ve tarzları vardır. Boğazı yormayan temiz vokallerden, hırıltılı çıkan derin vokallere, çığlığı andıran yüksek ve tiz tonlardan böğürtülü brutal vokale. Örneğin black ve death metal bozuk ve gırtlaktan gelen bir vokale eğilimlidir. Hatta bazen vokalistin ne söylediğini anlamak bile güç olabilir. Çoğu zaman vokal o kadar ham ve işlenmemiş durur ki (Cannibal Corpse gibi) tekrar etmesi ya da eşlik etmesi çok güç olabilir. Ama tüm bunların aksine gayet anlaşılır ve düz vokaller de seçilebilir.

Karmaşık sololar ve riffler heavy metal için çok önemli öğelerdir. Heavy metalde gitarın ve baterinin bir standardı varmış gibi gözükse de müzik her zaman sınırsızdır ve her şeye açıktır. Finlandiyalı Apocalyptica buna güzel bir örnektir. Adeta kendi heavy metal türlerini yaratan grup kategorize edilmesi zor bir şekilde metalin karanlık tarafını müziğiyle işler. Kendi stillerini yaratmak için soundlarına bozuk ritimlerden koro vokallere kadar pek çok alkışı hakeden orijinal öğeler katmışlardır.

The Who ile birlikte ilk dönem heavy metal örneklerinden olan Amerikalı grup Grand Funk Railroad, sahne şovlarında ses seviyesine önem veren belki de ilk gruplardandır. Sesin derecesi, heavy metalde neredeyse müzik kalitesi kadar çok önemli bir faktördür. Heavy metali sırf yüksek sesi yüzünden dinleyip tatmin olan kitlenin sayısı azımsanmayacak kadar az olmamıştır. Özellikle Motörhead ve Manowar yüksek ses bakımından heavy metalde önemli gruplardır. Hele hele Manowar, tarihi boyunca hep en yükses sese sahip grup olarak övünmüş, hatta bu konuda rekorlar dahi denemiş ve kırmıştır. (1984 yılında yaptıkları şarkı All Men Play On Ten bunu anlatır.)


Heavy Metalin Teması

Bir sanat türü olarak Heavy Metal, müzikten çok daha fazlasıdır; dinlenebilir olması kadar görseldir de. Albüm kapakları ve sahne şovları müziğin kendisi kadar önemlidir. Bu yüzden Heavy Metal tarihi boyunca çoğu sanatçı işbirliği içine girmiş, dinleyicilere geniş bir perspektif sunmuştur. Bu bakımdan Heavy Metal, tek bir metodla icra edilen diğer tüm sanat biçimlerinden bile ayrılabilir. Çünkü resim görsel olarak, semfoni işitsel olarak icra edilirken bir Heavy Metal grubunun imaj’ı ve ortak tema’sı albüm kapağından sahne tasarımına, şarkı sözünün tonundan müziğin sesine kadar pek çok öğeyi birleştirir.

Rock tarihçileri Batı pop müziğinin, Heavy Metal’i gerçekten uzaklaşan, fantastik lirikler yazma konusunda etkilediğini düşünür. Afrika-Amerika Blues müziği ise Heavy Metal'e kaybetme, depresyon, yalnızlık gibi saf gerçekliği katmıştır.

Eğer Heavy Metal, işitsel / tematik öğelerini blues müziğinden almışsa, görsel özelliklerini de pop müzikten almıştır. Karanlık, şeytan, güç ve kıyamet temaları, hayatın problemlerinin gerçekliğini dile getiren fantastik dil özellikleridir. Bunların yanında, 1960’ların hippi kültüründen gelen barış ve sevgi nin reaksiyonu olarak Heavy Metal bir karşı-kültür olarak gelişmiş, karanlığın yerine ışık, pop müziğin mutlu sonu yerine de saf gerçeklik gelmiştir. Dinleyiciler her ne kadar Heavy Metal’in mesajının karanlık olmadığını iddia etse de eleştirmenler gerçekliğin negatif yönlerini yücelttiği için Heavy Metal’i suçlamıştır.

Heavy Metal’in temaları 50, 60 ve 70'erin neşeli pop kültüründen daha ağır ve ciddidir; savaşa, nükleer yıkıma, çevresel sorunlara, siyasi ve dini propagandaya odaklıdır.

Black Sabbath’ın War Pigs’inin ve Ozzy Osbourne’ün Killer of Giants’ının dönemin sorunlarının tartışılmasında büyük katkıları olmuştur. Gerçeğin yorumlanması Heavy Metal'de bazen çok basit olabilir; çünkü onun fantastik ve şiirsel dili karanlıkla aydınlığı, umutla düş kırıklığını, iyiyle kötüyü, grinin gölgesinde hiç kalmadan ayırabilir.

Bazıları Heavy Metal’le aşk şarkılarını ayrı yerlere koysa da çoğu hair metal şarkısı aşk konusuna odaklıdır. Biraz açmak gerekirse; 80’lerin hair metal’i, 70’lerin parlak rock hareketinin son dönemi, bitiş devridir. İkisinin arasındaki (makyaj ve sıradışı kostümler gibi) görsel benzerlikler bu tartışmayı daha da zora sokar. Rock, şiirsel olarak cinsel belirsizlik, özgür ifade ve bireyselliğe dayanırken hair metal, kesin ve emin bir şekilde daha maço ve heteroseksüeldi. Tabi diğer bir fark ta hair metal'in siyasi ve toplumsal sorunlara da diyecek bir lafı olmasıydı. Sonuç olarak, saf Heavy Metal kendisini pop kültürün asla merkezine değil, kıyısına köşesine koymuştur. Bu konumun yer yer merkeze doğru kayması ise sadece sanatçılık şerefini ve mesaj verme fırsatını bir kenara atıp ticari yaklaşımlarda bulunmakla olabilir.



Fenerliozo 26 Mayıs 2008 23:22

Metal Bir Yaşam Tarzıdır... Özentiler hariç zaten metali içten yapan hayat felsefesi yapar...


Laqie 10 Haziran 2008 21:44

21yaşındayım 5yıldır metaL dinliyorum .. işin kötü yanı özentiler patlaması olunca 5yıldır adam akıllı 2-3albüm çıkabildi ..


Nightcrawler 19 Haziran 2008 13:49

kesinlikle yaşla alakası yok... 60 yaşındaki adamda hala metal yapıp, dinliyo; 15 yaşındaki çocukta metal yapıp, dinliyo...
önemli olan ruhumuzun ne istediği bence;)
bende 6 senedir koyu metal dinliyorum ve umarım 50-60 yaşıma geldiğimde de hala metal müzikle headbang yapıyo olurum(H)


hıckımse 3 Temmuz 2008 13:52

metal muzıge cıddı anlamda gonul vermıs bırı ıcın tutkudur yıllar boyu devam edebılır bunu bır cok metal grubunun solıstlerınde vs. goruyoruz. fakat yas ılerledıkce ruhsal olarak bır durulma oluyor. daha sessız ortamlar tercıh edılıyor belkı daha hafıf bır muzık tarzı benımsenıyor bununla bırlıkte kafa yapısı degısıyor yıllar boyu aynı kalması beklenemez sonucta. yanı genclık hevesı demeyelım de buna her yasın getırdıgı bı ruhsal hal vardır ınsan da kendınden bırseyler buldugu, kendıne yakın buldugu bır tarzı benımser. metal muzıgın daha cok genclere hıtap ettıgı dogrudur. muzıge rıtım tutmak yuksek seste hıc rahatsız olmadan dınledıgımız bı muzık tarzı cunku bu. batı ozentısı asırlar boyu sure gelmıstır ulkemızde. dogal olarak genclıgımıze de yansıyor gıyım kusam muzık ve hatta din ve dusuncelerde. ve sanırım cogu kısı boyle baslıyor bu muzıge. ama ıcıne gırdıkce gercekten yogun olarak ılgılenenler var cunku ozentılık te bır yere kadar sadece dısarıdan metalcı gorunmek yetmez sıyah gıyınmekle metalcı olunmaz ayrıca bunu sadece gosterıs ıcın yapanlar var gercekten de:S


tuncdag 3 Temmuz 2008 14:15

Müziğin yaşla alakası vardır ama müzik bir zevk meselesidir. 15-20 yaş arası kesim dünyaya başkaldırış döneminde olduğu için bu asi müziği daha çok dinler. Kimisi devam eder, kimisinin ki sadece hevestir biter. Benim bitmedi, demek ki benim yapımda varmış bu, bana hitap ediyormuş. Tamamen bir zevk meselesi. Zevkler değişir, olgunlaşır. Tamamen tercih meselesi.
:)


hero boy 18 Temmuz 2009 13:49

oo yorumlar çok iyi yaa... sana gerçekten katılıyorum hıckımse.. gençlik hevesi değilde o dönemler ruhsal halinden kaynaklanıyor.. tabi gençken dinlemek bi farklı canım :).. metalden sıkılan adamda gördüm yıllardır bıkmayanda ama tanıdığım pek metalci arkadaşım yok doğrusu.. insan oğlu herşeyden sıkılıyor öyle birşey olmasını istemem ama sanki bana da bir gün metal müzikten sıkılcakmışım gibi geliyor.. ama metal müzik dinlemekten mutluyum ve ailelerin çocuklara metal müziği kötülemesine çok karşıyım.. siyah giyiniyorlar , uzun saçlı sakallı olduğu için hemen metalciler kötü oluyor.. günümüzde pop müzik rap müzik almış başını gidiyor, adam gibi bir metalci görmek zor .. sayımız az ama git gide artacak ve metal müzik hiç bir zaman son bulmayacak.. sokakta kendini metalci zannedip birkaç birşey dinleyenler değil buraya yorum yazarken gerçekten ciddi olanlar gerçek metalci bana göre..


jesterdvine 23 Temmuz 2009 18:20

11 yaşımda orta okul hazırlıkta Metallica'yı (Reload) duyunca derdim ki "üff ne sert şeyler bunlar" ve geçerdim. Ama İngilizceyi ilerletince o Reload'dan zevk almaya başladım, yavaş yavaş.
Yaşım ilerledikçe de sert şeylerden kopamadım ve kronolojik sırayla; power metal, death metal, symphonic metal..derken...Kendimi bir anda metalden sıkılmış buldum, o sıralar 21 falandım.
Bana yeni birşeyler lazımdı ve o yeni şeyleri de alternatif rock / hardcore gibi - görece - sert müziklerde buldum. Bir süre için iyiydi. Sertlik akımı, o sıralar yavaş yavaş keşfetmeye başladığım doom metal'in beni nerelere götürdüğünü fark etmem ve "bundan kurtulmam lazım" diyerek aniden drum'n bass gibi apayrı bir türe "bilerek" sarmam ile son buldu :)

O drum'n bass zamanlarım sadece geçiş periyoduydu ve biliyordum ki daha rafine olarak geri dönecek ve salt "sağlam" gitar riffleri veya gaza getirici hooklar peşinde koşmayacaktım. En azından umduğum buydu. Bir aşkı iyi tahlil için bir adım geriye atmak gerekiyordu ;)

Son aşamamsa, 2 - 3 yıl önce dinlemeye başaldığım ve tahminlerimin ötesinde sevdiğim klasik müzik ile başladı. Metaldeki kaotik fırtına aslında onlarda da vardı. Ama iş sadece fark etmeyi bilmekteydi. Bir süre "eski metalci yeni klasikçi" devam ettikten sonra da, artık vakti geldi diyerek daha "üst" müziklere girdim. Aslında onlar tam olarak üst değil, köktü. Ve ben de ilk başlamam gerekene en son başlayarak Blues hayranı oldum çıktım. :)

-----------

Şu an itibariyle 25 yaşındayım. Bir yandan Brazzaville, Kings of Convenience, Dire Straits, Camel, Leslie Feist ve San Ilya gibi "hafif" müzikleri dinler ve keyif alırken; diğer yandan da the Mars Volta, Dream Theater ve Pain of Salvation gibi "nitelikli" gruplarla coşuyorum ve"progressive müziği" tam manasıyla "anlayarak" dinliyorum. 14 yıldır metal dinlerken, bittiğini değil; sadece grup değiştiğini görüyorum. Ve yaşım daha da ilerledikçe de metali bitireceğimi hiç sanmıyorum.

..okuyanlara teşekkürlerimi sunarım


Kurtadam 25 Temmuz 2009 13:11

Ben Açık ve kısa bi şekilde bu ikilem hakkındaki görüşlerimi bildirmek isterim metal dinleyen için müzik sevenleri içinse bi yaşam tarzı olduğuna inanıyorum.Fakat insan oğlu nasıl bi yaşam tarzı benimserse benimsesin belirli bi yerden sonra yaşamında farklılıklar istediği için yaam tarzını değiştirmek ister.Metali bi yaşam tarzı olarak özümseyenler içinde bunun zamanla ortaya çıkabileceğini düşünüyorum.Zaten sadece dinlemiş olmak için dinleyen adam en fazla 3-4 yıl dinleyip bıkar,fakat bence metal vazgeçilemicek bi yaşam tarzıdır.


ozanozzy 2 Eylül 2009 17:44

bende katılıyorum.. metal dinlemek iki çeşittir biri gerçekten özenti biride felsefi boyut.. bende metal dinliyorum ama özentilik olsun diye değil felsefi boyut olarak.. yani ben böyle düşünüyorum.. bende amcam sayesinde dınlemeye basladım 11-12 yaslarında ve 17 yasına geldım hala dınlıyorum.. 77 oldugumda da dinlerim.. ;) ama özenti için dinleyenlerde var onlar zaten belli oluyor bence..


Atalante 27 Ekim 2009 14:06

15 yıldır bu müziği dinliyorum Accept,Manower,Iron Maiden gibi efsanelerle başlayan yolculuğum Royal Hunt,Kamelot gibi Power Metal ve başka türler ile devam ediyor ve sonu olmıyacak ,yaşla bağdaştıralack bir şey değil bu insanın hayata bakışıyla alakalıdır .


blek metal 28 Ekim 2009 14:20

ben de metalciyim ama herkez niye şeytanları dinlion diyo dinle işte rep ne var metalde diyolar ama metal kendine özgü guruplar var ha belki onlara rep daha güzeldir ama bana göre metal çok güzel

demi atalte yani


blek metal 28 Ekim 2009 14:41

ben yaşı kafaya takmam ne yapıyım söz konusu onu anlamak

ben okula gidiyom bazen girer bazen girmem salıcakla kalın ha kendinize dikkat edin


king nothing 29 Ekim 2009 12:22

Baba Şimdi,her şeyden Önce bunu ruhun ıle benımseyı bılmelısın..gelip gecici seyler bır tutkunluk degil benım için savurganlıktır..Metal konusuna değinecek olursak!Birileri cıkar kendi doğruları ile Metal Şudur metal budur diye karsısındakı İnsana ahkam keser..Her duvardan bır catlak ses cıkıyor ve burası turkiye burda adam düz bir yolda gitse bile hayır sen yamuk gidiyorsun derler bu bir gercek...İlk okuduğum yorumda arkadasın değindiği bir nokta var! 7'nde ne isen 70 inde de o olursun..Ben metal müziğe zaten 7 yaslarında kapıldım ve su an 25 yaşındayım.. genclik dönemlerinden az zerrede olsa hiç bir şey kaybetmedim ce aksine daha tutkulu yaşamaya başladım..Sonuna kadar da gıdecek...
Sımdı sıze tafsıyem baskalarının yorumları yada elestırıler ıle degıl kendı dogrularınız ve kendı tutkularınız ıle metal muzıgı benımseyın cunku hıc bır sey sızın ruhunuzu sızden daha ıyı anlayamaz..bırakın konussunlar herkez konustugu ıle kalır ama o konusanlar gercekte metalı yasamazlar sadece laftan ıbaret bır kesımdır..her seyı gorurler bılırler ama metal adına bır sey yaptıkları da yok onun ıcın bos koyun...Metal muzık benım ıcın gokyuzunde esen ruzgarları fırtınaya donusturen ve ıcımde kasırgalar olusturan bır terımden cok fazlasıdır..Sonun da bastonlu bır ıhtıyar olsamda sonuna kadar metal muzıgı yasıyacam ve gozlerımı oyle yumacam.Altarnetıfı yok kacısı da yok..ne ıstedıgını ve neyı yasamak ıstedıgını bıldıkten sonra zaten bu muzık hayatın boyunca senınle beraber gelır..bır anlık hevesı olanlara ozentı demıyorum cunku metal muzıgı kımse sonsuza kadar dınleme zorunlulugunda degıl eger ozgurluk dıyorsanız ıste secım sıze ayıt baska hıc kımse karısamaz sanır ama sandıgı ıle kalır..Sız ruhunuzu dınleyın!!!!


blek metal 13 Kasım 2009 17:12

metalve yaş çok ayrı şeyler yani metalci olmak illa büyükm olmak değil yani bunu anlamak


Misafir 11 Aralık 2009 21:50

bn ce metal tatmin olmaktr.metalın nası beynınızı ele gecırdıgını iliklerinize kadar hissedersinz.metal inanılmaz bısey 10 yasında rock 14 yasımda metal dinlemeye basladm sımdı 21 yasındaym ve hala metal dınlıyorm.metal ole bısı kı ınsan bıkmadan yıllarca dınlıyebılıyr


KillEmAll 8 Ocak 2010 01:28

Metal ve rock bizim ülkemizde daha çok özentiler dinliyor. Yani en azından metal dinleyip hakikatten metalciyim diye geçinim 3-5 yıla kadar bırakanlar bana göre sadece o zamanın hevesi özentiliğidir. Bu arada özentilik diyince hemen kötü birşey anlaşılmasın :)

Şimdi 21 yaşımdayım ve hâlâ metal dinliyorum anlatırsam geçmişimi. Hade leeen diceksiniz :D ama yinede anlatayım.

5-6 yaşımda metal dinlemeye başladım... " Nası la ? " Şöyleki.

Hurda bir teyibim vardı. Evde müzik dinlemeyi yataktan yatağa koltuk tan koltuğa atlamayı seviyordum :D ev boş olunca dağıtıyordum evi. Bende bu enerjiyi harcayacak yer arıyormuşum.

Bir tanıdığımız var gitar yapımcısı. Bana kaset getirdi. İçinde karışık müzikler vardı ve içinde bir parça çaldı ben kendimi kaybettim. İşte ! aradığım müzik bu dedim.

O parça MetallicA dan "Seek And Destroy " du :) Gitarın vıjıltısı [ Distortion sesi ] hoşuma gidiyordu. Ama kasette bir şarkısı vardı. Sonra bu kim diye araştırmaya başladım 10 yaşımda MetallicA yı öğrendim. Başladım dinlemeye ve kendimi kaybettim.

Aman ya rabbi kendimden geçiyorum elimde hayali gitar , bateri çalıyorum , hayali olarak solo atıyorum. Kendimi durduramıyordum. [ Bu arada MetallicA da boş grup değil ondan ]
:D

Ve kendimi metal müziğin Rock'N Roll 'un içinde buldum. Metal'i 3-5 yıl dinleyip ben metalciyim diye geçinmeyin arkadaşlar sonra müslüm cü oluyorsunuz. :D Tıpkı benim kardeşim gibi.

Tabi insanların müzik zevki zamanla değişiyor. Ama Metalcilerin çok farkı olmuyor .. Nası ? yani şöyle ki Thrash Metal dinliyorsa Alternatif Metal oluyor ? Yada Klasik Rock , Bluse gibi gibi.


Misafir 26 Aralık 2010 23:22

meraba,
13 yaşındayım ve metalci olmak hedefindeyim.şimdiden dimmu borgir,cradle of filth,behemoth,opeth gibi gruplar dinliyorum...bana önerebileceğiniz başka gruplar varmı ? (rammstien,metallica dışında ) :)


ecmnrcmc 7 Ekim 2011 14:33

Bunu yaşla değerlendiren pek çok insan var tüm yorumları okumaya zaman bulamadım ama cidden hiç bir alakası yok ben 19 yaşındayım müzik tarzım hep metal rock olmuştur :)


BLooDy SouL 4 Ağustos 2014 17:09

Okula giderken metal hastasıydım 3 aylik tatile girdiğimiz gibi soğudum metalden :)

---------- Mesaj tarihi 14:09 ---------- Önceki mesaj tarihi 14:07 ----------

Alıntı:

Misafir adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1916494)
meraba,
13 yaşındayım ve metalci olmak hedefindeyim.şimdiden dimmu borgir,cradle of filth,behemoth,opeth gibi gruplar dinliyorum...bana önerebileceğiniz başka gruplar varmı ? (rammstien,metallica dışında ) :)

Avenged Sevenfold ve Bullet for My Valentine



Saat: 23:36

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık