![]() |
Fıkralar/Komik Olaylar Bildiğiniz ve paylaşmak istediğiniz tüm fıkraları, başınızdan geçen ya da duyduğunuz aşırı komik tüm olayları buraya yazabilirsiniz :) Bol kahkahalı günler :rolleyes: |
UZAYLI Konyali kamyon soforu birgun Manisa'ya dogru gidiyormus. Birden radyodaki yayini kesip araya flas haber girmisler: " Sayin dinleyicilerimiz. Simdi aldigimiz habere gore dunyamiza dost uzaylilar inmistir. Uzaylilar insana benzemekle birlikte, kisa boylu, kollari vucutlarina oranla uzun, ve bacaklari kafalarinin hemen altindan basliyor. Bir uzayli gordugunuz zaman anlasmak icin yavas yavas konusarak kendinizi tanitin ve nereye gittiginizi soyleyin..." Neyse bizim Konyali yoluna devam ediyor. Bir sure gittikten sonra cisi geliyor. Vakit de aksam uzeri. Hava kararmis. Kamyonu orman kenarinda saga cekip agaclara dogru gidiyor. Tam isini gorurken calilarin arasinda bir cift goz ve bir karalti goruyor. Dikkatle bakinca karaltinin radyodan yapilan uzayli tarifine tipatip uydugunu goruyor. Birden korkuyor ister istemez ve hemen radyodaki uyariyi hatirliyor ve kendini tanitmaya calisiyor: " Kon-ya-li-yim. Kam-yon so-fo-ru-yum. Ma-ni-sa-ya gi-di-yo-rum." Caliliklardan cevap geliyor: " Ur-fa-li-yim. Si-ci-yo-rum." |
Microsoft'da işe alınma....! İşsizin biri, temizlik işleri için Microsoft'a başvurur. İnsan Kaynakları, bir ön görüşmenin ardından test(yeri temizlemek)yaparlar ve "işe alındın, e-mail adresini ver, sana başvuru formunu göndereyim, aynı zamanda, işe başlamak için geleceğin günü bildiririm"der. Adam çaresiz, bilgisayarının ve dolayısla e-mail adresinin olmadığını söyler. İnsan Kaynaklarından, onun adına üzüldüklerini, fakat e-mail'i yoksa, kendisininde varolmadığını ve kendiside olmadığı için işe alınamayacağını söylerler. Adam umutsuzca, ne yapacağını bilmeden, cebinde sadece 10 dolar ile çıkar. Ve bir markete girerek 10 kiloluk bir kasa domates alır. Kapı kapı dolaşarak 2 saat içerisinde sermayesini ikiye katlar. İşlemi birkaç kez daha tekrar eder ve akşam eve döndüğünde 60 dolar'ı vardır. Ve bu şekilde yaşayabileceğini anlar, her sabah erkenden evinde çıkarve akşam geç saatlere kadar çalışır ve her gün parasını üçe, dörde katlar. Az bir zaman sonra,bir el arabası alır, bunu bir kamyonla değiştirir ve bir süre sonra artık,birçok araçtan oluşan bir nakliye şirkeyi sahibidir. 5 sene geçer, adamımız Birleşik Devletlerin en büyük gıda nakliye şirketlerinden bir tanesinin sahibidir artık. Artık ailesini ve geleceğini düşünmektedir, ve hayat sigortası yaptırmaya karar verir. Bir sigorta şirketini arar, kendine uygun bir plan seçer ve konuşma biterken, sigortacı, teklifi gönderebilmek için adamın e-mail adresini ister. Adam e-mail'inin olmadığını söyler. "ŞAŞITICI,DER SİGORTACI.E-MAİL'İNİZ YOK VE BU HANEDANLIĞI KURABİLDİNİZ, DÜŞÜNÜN,YA BİR DE E-MAİL ADRESİNİZ OLSAYDI." Adam düşünür ve şu cevabı verir: -Microsoft'ta temizlikçi olurdum!! ;) ------------------------------------------------------ BU HİKAYEDEN ALINACAK DERSLER 1-İnternet, hayatının tek çözümü değildir. 2-Eğer Microsoft'ta temizlikçi olmak istiyorsan e-mail adresi edinin. 3-Eğer e-mail'in yoksa ve çok çalışıyorsan,zengin olabilirsin. 4-Eğer bu hikayeyi e-mail vasıtası ile aldıysan, temizlikçi olma şansın, milyoner olma şansından daha fazla. :) |
POTANSİYELLE REALİTE Evin küçük oğlu babasının yanına gelmiş; " Babacığım potansiyel ve realite arasında ne fark vardır ?" diye sormuş. Babası biraz düşündükten sonra; " Bak oğlum.." demiş, " Sana bunu örnek vererek anlatmaya çalışayım." Baba eşine seslenmiş; " Karıcım eğer sana 1 milyon dolar verseler Tom Jones'la yatar mıydın ?" Kadın; " Valla kocacım 1 milyon dolar büyük para, yani eğer senin de iznin olursa ailemizin geleceği için tabi ki yapardım." demiş. Adam bu sefer kızına seslenmiş; " Kızım peki sana 1 milyon dolar verseler Brad Pitt'le yatar mıydın ?" Kız; " Babacım ailemizin geleceği için eğer senin de iznin olursa tabi ki yaparım." demiş. Adam en son büyük oğluna dönmüş; " Peki ya sen oğlum sana 1 milyon dolar verseler sen George Micheal'la yatar mısın ?" Oğlan; " Baba 1 milyon dolar büyük para, ailemizin geleceği için tabii senin de iznin olursa böyle bir şey yapardım." demiş. Adam küçük oğluna dönmüş; " İşte oğlum, demiş, potansiyelle realite arasındaki fark budur. Şu an potansiyel olarak 3 milyon doların üstünde oturuyoruz ama realitede elimizde sadece 2 o.... 1 tane de i... var.!" |
MAKBUZ Nuh Peygamber almış hayvanları, bindirmiş gemiye. Geminin demir alışından itibaren hayvanlar durmaksızın çiftleriyle seks yapmaya başlamışlar. Meydana gelen aşırı sallantıyı tehlikeli bulan Nuh Peygamber toplamış erkekleri, '' Hepinizin çükünü kesicem, karşılığında makbuz vericem, gemiden indiğimizde makbuz karşılığında çüklerinizi geri alacaksınız..'' demiş. Bu hadiseden bir gün sonra dişi kanarya erkek kanaryayı görmüş. Bakmış ki bir şey yok, erkeğin çaresiz durumu hoşuna gitmiş, inadına tahrik edici hareketler yapmaya başlamış. Erkek kudurmuş ama elinden bir şey gelmemiş tabii. Sonraki bir kaç gün bu durum tekrarlanmış, erkek kanarya çıldırmanın eşiğine gelmiş. En sonunda bir gün dişi yine görmüş bunu, yine arz-ı endam eylemeye başlamış, erkek kanarya ise kıs kıs gülüyormuş. Dişi kanarya, '' Nooluyo sana be adam, çükün gidince aklını da kaybettin herhalde..'' demiş. Erkek cevap vermiş: ''Gemiden inince görürsün sen. Eşşeğin makbuzunu çaldım.'' |
Dispanser Amerika da bir asker, arkadaŞI ile yolda giderken elindeki çakIsI ile parmağını kesti. Biraz ötede bir dispanser vardı. Asker : - Ben şurada pansuman yaptırayım, dedi. İçeri girince karşısına iki kapı çıktı. Birinde -Hastalıklar -, ötekinde -Yaralar - yazılı idi. -Yaralar - kapısından girdi. Yine önünde iki kapı. Birinde -Et -, ötekinde -Kemik - yazıyordu. -Et - kapısından girdi. Yine iki kapı. Birinde -Önemli -, ötekinde -Önemsiz - yazıları vardı. -Önemsiz - kapısından girince kendini sokakta buldu. Arkadaşı sordu : - Nasıl iyi baktılar mı? - Hayır; ama teşkilat dehset!.. |
> >Mahkeme dialogları. (Gerçek kayıtlardan alınmış..!) > >SORU : Dogum tarihiniz nedir? > >CEVAP : 15 Temmuz > >SORU : Hangi yil? > >CEVAP : Her yil >>>>>---------------------------------------------------------------- > >SORU : Hastaliginiz hafizanizi etkiliyor mu? > > > > >>>>>CEVAP : Evet > > >>>>>SORU : Peki ne sekilde etkiliyor? > > >>>>>CEVAP : Olaylari unutuyorum. > > >>>>>SORU : Bize unuttuğunuz bir seyi örnek olarak verebilir misiniz? >>>>>--------------------------------------------------------------- > > >>>>>SORU : Sizinle yasayan oglunuz kaç yasinda? > > >>>>>CEVAP : Ya 38 ya da 35. Hangisi oldugunu hatirlamiyorum. > > >>>>>SORU : Ne kadardir sizinle yasiyor? > > >>>>>CEVAP : 45 yildir... >>>>>---------------------------------------------------------------- > > >>>>>SORU : Kocaniz uyandigi zaman, size söyledigi ilk sey neydi? > > >>>>>CEVAP : Bana ''Neredeyim ben,Cathy?'' dedi. > > >>>>>SORU : Peki bu niçin caninizi sıktı? > > >>>>>CEVAP : Çünkü benim adim Susan... >>>>>---------------------------------------------------------------- > > >>>>>SORU : Korna çaldiniz mi? > > >>>>>CEVAP : Kazadan sonra mi? > > >>>>>SORU : Kazadan önce. > > >>>>>CEVAP : Tabii; 10 yil boyunca... >>>>>---------------------------------------------------------------- > > >>>>>SORU : Kadinin üç çocugu vardi degil mi? > > >>>>>CEVAP : Evet. > > >>>>>SORU : Kaçi erkekti? > > >>>>>CEVAP : Hiçbiri. > > >>>>>SORU : Hiç kiz çocugu var miydi? >>>>>---------------------------------------------------------------- > > >>>>>SORU : Merdivenlerin bodrum katına indigini söylediniz. > > >>>>>CEVAP : Evet. > > >>>>>SORU : Ayni merdivenler yukari çikiyor muydu? >>>>>---------------------------------------------------------------- > > >>>>>SORU : Ilk evliliğiniz nasıl sona erdi? > > >>>>>CEVAP : Ölümle. > > >>>>>SORU : Ölen kimdi? >>>>>---------------------------------------------------------------- > > >>>>>SORU : Saldirgani tarif eder misiniz? > > >>>>>CEVAP : Orta boyluydu, sakali vardi. > > >>>>>SORU : Kadin miydi, erkek miydi? >>>>>--------------------------------------------------------------- > >SORU : Vücudu incelediginiz zamani hatirliyor musunuz? > >CEVAP : Otopsi 18.30 da basladi. > >SORU : Adam ölüydü degil mi? > >CEVAP : Yok, masada oturmus, neden üzerinde otopsi yaptigimi merak ediyordu! |
ŞANS Temel ile Dursun Amerikaya gitmişler... Hava alanında Dursun çantalarla ilgilenirken, Temel de etrafı geziniyormuş. Bakmış bi kola makinesi, başlamış para atmaya. Bu sırada işi biten Dursun bi bakmış ki Temel kola makinesine para atıp kola alıyor. Etrafında yüzlerce kola kutusu. Hemen koşmuş yanına. "Napıyosun?" demeye kalmamış, Temel basmış cevabı: "Karışma bugun şansım çok iyi..!" |
Abdest Temel cuma namazı kılmak için camiye gitmiş.Hocanın vaazını dinlemeye başlamış.Hoca vaazında: - Abdest dinin en sağlam temelidir. Temel hocanın söylediğini duyunca hocaya şöyle demiş: - Nasıl sağlam temelidir da bir osuruğa çökeyi. |
HAPİS CEZASI Kadın, gece yarısı yanından kaybolan kocasını bulmak için kalkar. Evde yalnızlık içinde, aşağıdan bir ses duyar. Aşağı iner ve tekrar dinlemeye başlar, ama kocasını bulamaz. Biraz daha aramak için aşağı depo'ya iner, orda kocasını dizleri üstüne çökmüş, duvara dönmüş ağladığını görür... Ve merakla sorar: - "Kocacığım, neyin var, ne oldu ?" Kocası: - "Hatırlıyor musun, Baban bizi beraber yakaladığında bir soru sormuştu, ya evlenirsin ya da 20 yıl hapis çekersin."... Kadın şaşırarak: - "Eeee ne oldu ?" Adam: - "Bugün hapisten çıkmış olacaktım.." |
Yalancı Eşşek Çobanın biri dağda koyun otlatmaktadır.O sırada ihtiyar bir adam çobanın yanına gelir ve su ister. Çoban ihtiyar adama su verir. İhtiyar da çobana teşekkür ederek biraz soluklanmak için çobanın yanına oturur. O sırada ihtiyarın gözü çobanın köpeğine takılır ve çobana dönerek - Ey çoban senin bu köpeğin konuşur mu? der Çoban gülerek -Amca o bir köpek köpek nasıl konuşsun der I sıra ihtiyar adam elindeki asasını köpeğin önüne vurarak -Ey köpek anlat bakalım çobanın sana ne yapıyor, nasıl davranıyor diye sorar. Köpeğin gözleri açılır ve başlar konuşmaya -Çobanım bana çok iyi daranıyor, her gün yemeğimi veriyor, ben de sürüsüne bakıyorum der. Çoban çok şaşırır. Tam o sıra ihtiyarın gözüne çobanın koyunları takılır ve çobana dönerek, -Ey çoban senin bu koyunlar konuşur mu? der Çoban; -Amca hadi köpek bi şekilde konuştu ama onlar koyun nasıl konuşsun der. İhtiyar koyunların birinin önüne asasını vurarak; -Ey koyun anlat bakalım çobanınız size ne yapıyor, nasıl davranıyor? der Koyunun gözleri açılır ve başlar konuşmaya -Çobanımız bize çok iyi davranıyor. Sabahları ahırdan alıp, akşama kadar otlatıp başımızda bekliyor tekrara akşam ahıra götürüyor,der Çoban iyice şaşırmıştır. Tam o sıra ihytiyarın gözü bu sefer çobanın eşeğine takılır ve çobana sorar. -Ey çoban peki senin bu eşek konuşur mu? der Çoban kızarır, bozarır ve ihtiyara dönerek -Konuşur ama hep yalan söyler... der. |
CenneT - CehenneM öğretmen ilkokul 1.sınıflara okulun daha ilk günleri cennet ve cehennem kavramlarını anlatıyormuş.başlamış,işte cehennem çok kötü biyerdir çocuklar orda sadece ateş vardır.sürekli yanar.kötülük yapan ve günah işleyenler orada yakılırlar demiş.sora da,cennet ise çok güzeldir.orada aklınıza gelecek herşeyi bulabilirsiniz.oyuncaklar,çiçekler,kuşlar,ne isterseniz demiş.sonra sınıfa sormuş.syleyin bakalım kimler cennete gitmek ister demiş.herkes parmak kaldırmış.sadece arka sırada bi çocuk pramağını kaldırmamış. öğretmen merakala sormuş: -çocuğum bak arkadaşalrının hepsi cennete gitmek istiyor.sen neden istemezsin? çocuk: -öğretmenim annem okuldan çıkınca doğru eve gel dedi.demiş |
İNMEK İSTİYORUM 1 Fransız , 1 Amerikalı ve Temel uçaktalar. Fransız kalkıyor: - Açın kapıları, ben intihar edeceğim ....Annem genelevde çalısıyor.! İkna edip oturtuyorlar. Biraz sonra Amerikalı intihar etmeye kalkıyor: - Annem arkadaşlarımla yaşıyor..! Onu da ikna ediyorlar bunun üzerine. Temel kalkiyor: - İnmeç isteyrum , pu katar o......... çocuğunun arasunta penum isum ne...?! |
Cesaret Bir gün havacıların karacıların ve denizcilerin en yüksek komutanları askerlerinin cesaretlerini birbirlerine ispatlamak için toplanmışlar. Karacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker: -"Emret komutanım" diyerek yanına gitmiş. Komutanı yere yatmasını istemiş. Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş. Asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve doğal olarak ezilmiş. Komutan diğerlerine dönerek: - "İşte cesaret!" demiş. Bu sefer havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker yine: - "Emret komutanım" diyerek komutanının yanına gitmiş. Komutanı helikoptere binmesini emretmiş. Asker helikoptere binmiş ve havalanmış. Daha sonra komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş.Asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş. Komutan da diğeri gibi dönerek: - "İşte cesaret!" demiş. Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış. Asker istifini bile bozmadan: - "Ne var?" demiş. Komutan: - "Gel buraya!" emrini vermiş bağırarak. Asker de elini komutana doğru uzatarak: - "HADİ LEN!" demiş. Komutan diğer komutanlara dönerek şöyle demiş: - "İŞTE CESARET!" |
Bir Ramazan Fıkrası :) Tanrı tanımamayı hayatındaki en büyük övünç haline getirmiş bir ateist varmış. Adam bir gün ormanda gezerken gördüğü güzellikler karşısında her zamankinden fazla hayrete düşmüş. Bir yandan ''Evrim ne güzellikler yaratmış!'' diye düşünürken diğer yandan da bu güzelliklerin tesadüflerle oluşmasının sandığından çok daha zor olduğunu kavramış. O DA NE? O böyle dalgın dalgın yürürken aniden arkasında kocaman bir ayı belirmesin mi? Hemen bütün gücüyle tabanları yağlamış. Ayı arkada bizim ateist önde uzun süre koşmuşlar. Kovalamaca uzadıkça ayı aradaki mesafeyi kapatmaya başlamış. Adam, korkudan doğan telaşla nereye bastığını bile göremez hale gelmiş. Derken ayağı bir dal parçasına takılmış ve düşmüş. Ayı da son darbeyi indirmek içi atlamış avının üstüne. Adam havadaki dev pençeyi görür görmez hayatında ağzına almadığı bir kelimeyi haykırmış: -ALLAH! Bu kelimenin bir ateistin ağzından dökülmesiyle her şey bir anda donmuş, ayı havada asılı kalmış. Adam şaşkın şaşkın etrafına bakınırken bir ses ona hitap etmiş: - Ey Allah'ın kulu! Yıllarca ona inanmadın, yaratılışı aptal kozmik tesadüflere bağladın, Allah adının geçtiği meclislerden kaçtın ve ona inanları aşağılayıp bir de bunu böbürlenme vesilesi yaparak ömrünü heder ettin. Şimdi başın sıkıştığı anda ondan yardım istiyorsun. Yine de onun sonsuz merhameti sana kucak açıyor. Şu anda iman edersen öbür cihanda seni cennetine kabul edecek... Adam iman etse bile öleceğini anlayınca, bir zeka oyunu ile bulunduğu durumdan sıyrılmayı düşünmüş ve: - Yok, ben can havliyle öylesine bağırmıştım. Ama eğer tanrının varlığına imam etmem isteniyorsa onun mucizelerini görmem gerekiyor. Eğer bu kudret bu kadar güçlü ise şu an beni yemek üzere olan ayıyı imana getirsin" demiş. Ses ona: -Emin misin? O her şeyi bilir ve görür ona göre düşün, demiş. Adam da: -Eminim, demiş ve tabiat yeniden canlanmış. Ayı da kocaman bir külçe halinde adamın üstüne düşmüş. Avını bacaklarının arasına alarak üstüne oturmuş ve ellerini gökyüzüne açarak duaya başlamış: -Allah’ım, sana hamd olsun! Senin rızan için oruç tuttum ve senin verdiğin rızıkla orucumu açıyorum... |
Hapşırık..! Hapşırdıktan sonra birbirlerine 'çok yaşa' diye dilekte bulunan Türkleri uzun zaman izleyen bir amerikalı vatandaş dayanamayıp bir mesai arkadaşına sorar; - "Neden biriniz hapşırdığında 'Bless you' (çok yaşa) dedikten sonra "Send a girl" deyip duruyorsunuz ?":rofl: |
MSN'de Baba Oğul Konuşmaları -selam ben aysun konuşalım mı ? -selam konuşalım tabi -ehehehe baba hemen atladın varya oğlun ben http://resim.forumtr.com/images/smilies/biggrin.gif -baba üstünde ne var? - si*tir lan eşşek sıpası! - ehahağa http://resim.forumtr.com/images/smilies/biggrin.gif arman nasilsin? _yok hemitzer, ben baban. _baba sen misin, kandirmiyorsun arman degil mi? _evet hemitzer benim, baban. _yok yok inanamam. arman sensin degil mi? _hayir kizim, benim babam. _seni sorgulamam lazim baba. adiyaman da gorev yaptigin koyun adi neydi? _ cicek koyu, arkadasin yeto nun da selami var. _ahh baba, keske oncelerden de boyle konusabilseydik. _teknoloji bizim gibi yaslilara uzak kizim - baba n'aber? - iyiyim evladim, sen nasilsin? simdi bu bedava mi? - nassi yani? - konusuyoruz ya cocugum böyle ekstra bir para yazmiyor mu? kesin yaziyordur. - olur mu baba internet iste - yok yok ay sonunda faturada görürsün. - fesupanallaaaah. - hadi yeter cok yazdi - babaaaaaa - ben simdi ayni anda maillerime de bakabiliyo muyum? (babanin block liste alindigi an) - baba para gönderir misin? - ne kadar? - kredi karti borcunu ödicek kadar. - ne kadar borcun? - 400. - kendine iyi bak. - baba x a$agidaki ileti tüm kullanicilara iletilemedi: :D - baba |
Ülkeler ve İnsanlar HANGI ULKE VATANDASI DAHA AVANTAJLI JAPON OLMANIN FAYDALARI -Bakkalınızdan Japon yapıştırıcısı isterken gururla " - Şu bizim yapıştırıcıdan versene" dersiniz. -Çok kiloluysanız zayıflamak için milyonlarca lira harcamaz aksine Sumo Güreşçisi olup üstüne para kazanabilirsiniz. - " -Adamlar yapmış ağbi! "diyerek hep kulaklarınızı çınlatırlar. - Devleti yönetenlerin koltuklarını bırakmaları için ölmelerini beklemezsiniz. iNGiLiZ OLMANIN FAYDALARI - Her zaman için beyaz atlı prensin kapınızı çalma ihtimali vardır(Prens Charles! ) . - Ve üstteki mantığa göre kaynananız bir kraliçe olabilir. - Hiç bir baltaya sap olamazsanız, bir tamirhanede " ingiliz anahtarı "olabilirsiniz. - ingilizceyi su gibi konuşursunuz. (!) ETiOPYALI OLMANIN FAYDALARI - Solarium için milyonlarca lira ödemeniz gerekmez. - Diet yapmak için kasmazsınız. - Tüm yardım konserleri sizin için yapılır. - Akrabalarınız ya basketbolcu ya şarkıcı ya da dansçıdır.Aç ayı oynamaz lafını altüst edersiniz. AMERiKALI OLMANIN FAYDALARI - Kendinizi iyi hissetmeniz ve Amerikalı olmanın hazzını ve gazzını almak için, herhangi bir Amerikan filmini seyretmeniz yeterlidir.Eğer hala övünmekten böğ gelmemiş ve kusmamışsanız. - Her zaman ülkeniz savaştadır ama size zarar gelmez.. - NBA maçlar ını izlemek için sabahın köründe kalkmazsınız.. - Her apartmandaki 10 kişiden 5 'i dünyayı kurtaracak güçtedir.. Düşman ister uzaylı olsun isterse bir göktaşı ... (örnek: Rambo, terminator, v.s..) ÇiNLi OLMANIN FAYDALARI - Çocuğunuzun ismini tabak çanak kırıp koyabilirsiniz. Çang, Çung, Çing gibi.. - Uzaydan görülebilen tek insan eseri olan " Çin Seddi" ni gerçekleştirmiş olmanın gururunu yaşarsınız.. - Uzağı net görmek için gözlerinizi kısmanız gerekmez. - Tek yataklı oda parası verip üç kişi yatabilirsiniz. FRANSIZ OLMANIN FAYDALARI -ingilizce bildiğiniz için değil, bilmediğiniz için hava atarsınız( Yani onlar öyle sanıyor) .. - Her şeye Fransız kalabilirsiniz.. - Fransızca küfür bile etseniz şiir okuyosunuz sanırlar... iTALYAN OLMANIN FAYDALARI - Kaybolmazsınız. Çünkü her yol Roma'ya çıkar. - Herkesin sırtını yaslayacak bir dayısı vardır,özellikle Sicilya dolaylarında... - Dünya kızları, yakışıklılıkta hep sizi örnek gösterir.. - Doğan SLX fiyatına FERRARi alabilirsiniz( Abartık ama olsun! Eee.. Böyle vergilere böyle espri!) ... VEE TÜRK OLMANIN FAYDALARI - 2050 yılında dünyanın tek hakimi olabilirsiniz(Çünkü herkes uzaya çıkmış olacak)... - Eğer dünyanın hakimi olursanız, uzaydan gelebilecek UFO lara taş atıp onları korkutup, kaçırabilirsiniz( UŞAK da yaşanmıştır) .. - Restoran, lokanta gibi yerlerde masaları birleştirebilir ortaya bir salata söyleyebilir, masanın kısa bacağının altına katlanmış kağıt koyabilirsiniz... - Otobüs, uçak, hastahane, vb. gibi cep telefonu kullanmanın yasak olduğu yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konuşabilir, plajda cep telefonunuzu mayonuza sıkıştırabilir ve herşey çok normalmiş gibi davranabilirsiniz.. -işsizlik, üretimsizlik, sosyal eşitsizlik, trafik canavarı, enflasyon ve sonu gelmeyen zamlarla canla başla mücadele ederek, " ülke yönetmecilik "oynayan siyasetçilere yıllarca katlanarak " Varolmanın dayanılmaz eziyeti "ve"insanoğlunun dayanıklılık gücü" konularında bilimsel araştırmalara katkıda bulunabilirsiniz... Evet şaka bir yana, aslında nerede yaşadığınız değil, nasıl yaşadığınız daha önemli değil mi? Victor Hugo ne güzel söylemiş... |
Pos Makinesi Gerçek Ses Kayitlarindan Alinmistir: - Garanti - Benim pos cihazimda sorun var islem yapamiyorum. - Nasil bir sorun var? Hangi islemi yaparken problem cikariyor? - Ekraninda yabanci terimler var. Hiç bir menuye giremiyorum - Anladim. Makinizin programi silinmis. Yetkili servise bildirimini yapiyorum bir teknisyen isletmenize gelip makinanizi degistirecek. - Ne zaman gelecekler? - Ben bildiriminizi su an itibariyle yaptim, en kisa surede geleceklerdir. - Kardesim burasi bir firma en kisa sureden kastiniz ne? - Teknik servisler firmalara bize bildiris sirasina gore mudahale ediyorlar.Sizi yaniltmamak icin net bir saat veremeyecegim. - Ben onu bunu bilmem 15 dakikada bu makinayi degistirmezseniz gorursunuz siz neler olacagini. - Benim ismim Cengiz. Kiminle gorustugumu ogrenebilirmiyim? - Cemal ben - Cemal bey size yardimci olmak istiyorum fakat 15 dakika icinde gelemezler bunu sebebi yetkili servislerin firmalara bize bildiris sirasina gore mudahale etmeleridir.Ama sizin icin yetkili servislere bizzat telefon acip acil oldugunu belirtecegim. - Ben onu bunu bilmem 15 dakika icinde birisi gelmez ise bu makinayi yakarim.Hatta sunu soyliyeyim 13 dakikaniz kaldi - Cemal bey dukkani yaksaniz itfaiye 13 dakika icinde gelmez.biraz anlayis lutfen :))) - Simdi 13 dakikada kimse gelmiyormu. - Maalesef bunun icin size soz veremiyorum. - Isminiz Cengiz'di degil mi? - Evet ismim Cengiz - Bak Cengiz sana soyle diyeyim o zaman. Buraya yarim saat icinde birini yollamazsan Genel Mudurlugunuze telefon acip 15 gun once sana bildirim yaptigimi ve halen kimseyi yollamadigini ve kimse gelmedi diye bugun sana telefon actigimda bana kufur ettigini soyleyecegim.Sanirim isinden olmak istemezsin - Cemal bey oncellikle su an zaten genel merkez ile gorusuyorsunuz. Ayricada su an konustugumuz telefon dinleniyor ve kayit yapiyor. Soylediginiz hersey kayit altina alindi ve istendiginde arsivden cikarilip dinlenebiliniyor. - Demek dinleniyor :(((( - Evet kayit altinda hersey - !!!!!!!! ????????? Peki Cengiz bey siz benim niye makinama 15 gundur mudahale ettirmiyorsunuz 15 gun once size bildirimini yaptim ayip degilmi???? - :) cemal bey beni daha simdi aradiniz bakin bunlara hic gerek yok biz burada sorunlarinizi halletmek icin calisiyoruz. Oradaki pos makinasinin calismasini bende sizin kadar istiyorum.. Sonucta oraya pos cihazini calismasi icin koyduk. Dedigim gibi servis ile telefon ile gorusup en kisa surede makinanizin degistirilmesini saglayacagim. Buna emin olabilirsiniz - Tamam tamam Cengiz gonderde ne zaman gonderirsen gonder. size hic dis gecmiyor senide sevdim orada adresim vardir bir ara gelde cay ismarliyayim sana. - tamam oldu Cemal bey - hadi optum |
Saf Köylü Kızı Anam, guzel anam, garip anam. Sarikiz'i marikiz'i hec sormuyom, zira zerre gadder umrumda degil. Sadede geliyom. Bu Istanbul sehri cok buyukmus. Bizim koyden yan yana 1 melyon tane koy, aha iste o gadder gocuman. Ben meysur olmayi kafaya koydum anam. Filmde gormustum. 'Istanbul seni yeneceem' diyordu ya, bana beraberlik de yeter. Yani senin anlayacagin buraya puan veya puanlar almaya geldim anam. Ay gizim, bal gizim, esek gizim... Sarikiz'i sormuyon amma Sarikiz seni soruyo. Benden daha salak kizin nerde deyo... Gactin diye her Allah'in gecesi bubandan sopa yiyom. Sirtim nasir tuttu artikin. Seni bi yakalarsam bak nasil meysur edecem. Agabeylerin pesine dustu. Yakinda seni bulur, obur tarafa tez ulastirilar. Sen de gazetenin 3. sayfasina cikip meysur olursun artik. Agbingiller gelene gadder Istanbul seni 3. sayfalik yapmazsa tabii! Anaaaaaa... Bababaaa... Burada bi dizi var sasirinca boyle yapiyor basroldeki adam, yakinda tanismayi hayal ediyorum onunla. Hatta hepisiylen. Ana giz; sen alisiksindir dayaga. Ya da dur ben buradaki kadin porgramlarindan birini yollayayim sana, koca dayagi yiyo diye tilivizyonlara cik, ana-kiz meysur olalim. Yellozlar Kralicesi, halasi kilikli kizim benim, sen simdi meysur olacam derken onun bunun altina yatarsin, o kucuk cep telefonlarina dikkat et bari. Agbilerin izini bulmus, Istanbul'a varmislar. Dua ediyom sadece vursunlar, cesedin guzel olsun. Cocuklar seni hirslarindan parca pincik dograyayim derken terleyip Bogaz esintisiyle hasta olmasalar bari. Analarin en vicdansizi, tenesirlere gelesicesi... Abim olacak o davardan haber alabiliyon mu? Alaman, zira bir tanesi anasi yasinda bir kadinla yasamaya basladi. Arada gorusuyoruz. Oburunun de sinir gecti, baya bi yumusadi. Hatta fazla yumusadi. Gecen birlikte pembe bluz almaya ciktik. Yanlis anlama ha, bana degil ona. Bir dekolte giyiniyor ki sorma. Ben o kadar giyemem valla. Tutturdu ameliyat olucam kesin donus yapicam diye. Birak diyorum vur beni don memlekete diyorum, "Ay beni gan tutar giiiz" diyor. Yakinda iki kiziniz oluyor bilesiniz. Ailenin kanayan yaralari... Kansizlar sizi! Abilerini de ayarttin sonunda haa! Hakkimi helal edersem serrrefsizim... Babanin da selami var! Benim oyle bir kizim yok diyo... Hasadi kaldirayim bizzat kendi ellerimle bogucam ucunu de diyo... Ahh anam benim saf anam... Sana ne zamandir yazamadim. Beni merak etmezsin biliyom da babami merak etmisindir herhalde. Hali vakti yerinde. Genclesti de. 'Genc kadin adami genclestirir' derlerdi de inanmazdim. Kuman diye soylemiyorum, guzel kiz. Sen ne bakarsin babamin oyle atip tuttuguna. 'Asicam, kesicem' diye yemis seni. Hasadin parasini burada oyle bir yedi ki aklin durur. Bir aksamda dolasti butun meyhanelerini, gece kuluplerini Istanbul'un. Sonra bir askerlik arkadasini buldu. Kalan parasiyla birlikte is kurdular. Simit sarayi actilar. Paraya para demiyor artik babam bilesin. Ana be, unutmadan bi sey diycem. Bu mektup olayi ***** be... Bir cep telefon al da SMS'leselim. Ya da bir bilgisayar al MSN'den yazisalim. Boyle cok banal... Oyyy anam oyyy... Meger yillarca koynumda bir degil dort yilan beslemisim oyyy! Hepiniz hayin ciktiniz. Tez zamanda Istanbul'a gelip alayinizi yere sermezsem bana da Zarife demesinler! Istanbul'a gelme kararina pek sevindik ana. Bir sen eksIktin zaten burada. Gelmeden once bana haber ver de abimin 'Refo' adiyla sahne aldigi gece kulubunden yer ayirtayim. Hep beraber felekten bir gece calalim. Bu arada buyuk abim o kadindan ayrildi. Anam gelsin de televizyondaki gelin-damat-kaynana yarismalarina katilalim diyor. Bence de iyi fikir. Sen 10 tane kaynana Semra'yi cebinden cikarirsin. Sohret olmak senin de hakkin. Hasretle bekliyoruz anam. Optuk cok. Bye |
Bakire Kız Ve Sohbeti... -evlenmeden olmaz şenasi -yav nişanlıyız ayşe.. evlenecez işte -olmaz dedim -ya kızım sen denemeden giyecek bişey alıyor musun -göbek deliğinden aşağıya inme haydar -iyi de göbek deliğinden soyağacı çıkartamam ki -ha herşey gelişir, ortam müsait, kızla erkek yatağa uzanır.. erkek tam hamleyi yapaaarr.. -kemal söylemek istediğim bişey var -daha sonra nermin.. iş üzerindeyim görüyosun -iyi de kemal ben bakireyim -üzülme ben de bir zamanlar bakirdim. -acıyor mu melih -benim ilk denememde acımamıştı ama, seni bilemem şükriye. ben işin kılıç kısmıyım. sen kınıf oluyosun -elini çeker misin ordan tayfun -bunca zamandır manavdan şeftaliyi seçmeden almadım ebru. şimdi bu prensibimden vazgeçemem -ben bakireyim! -hadi ya bende bir dönem bakirdim ama o kötü günler geride kaldı! -bakireyim veremem -e mezara mi goturucen -bakireyim osman. olmaz bu iş -öznür benim de ilk denemem olacak ama ben senin kadar caz yapmıyorum -bakireyim ismail veremem -devlet baba ne akıllı ya. zamanında ver kurtul diye bi olay başlatmıştı. -nasıl yani -ver kurtul diyorum duygu. raf ömrü geçmeden kullanalım artık şu elindeki materyali -ben bakireyim -10 dakika sonra bekarete veda partisi verebiliriz hayatım -kanıyo bu şevket -demek ki sende bi bozukluk var necla.. benimki niye kanamıyor ? arızalısın kızım sen -dur mustafa !!! -noldu ayşegül -ablam bakire benim -ne alakası var lan -pardon, heyecan yaptım da... yanlışlık oldu -ben bakireyim biliyo musun metin -koyim da tepin o zaman şimdi söylenecek laf mı bu.. adamın hevesini kursağında bırakıyosun -ben bakireyim murat -koyam da tur at o zaman.. kendine gelirsin -ya dokunma orama,yapma,korkuyorum,ohh,ahh -bak hoşuna gidiyo işte -gitmiyooooh,ahh duuur ahh -tamam istemiyosan yapmıyorum -ya tamam yap ama dikkat et -eheh peki Ben bakireyim nuri... -Alla alla çok ilginç de bundan banane +Yok çok kötü bakıyosun da bana ondan yani -Manyakmısın? +Diilim bakireyim... -Takıldı bunun plağı yine -- dduuurrr.. - noldu kızım tamda zamanında he .. -- sana o zevki tattırırmıyım beee kendim bozacam.. - hönk -- 1-0 heheheee .. ne o cemşit kurudun kaldın.. |
Temel bir gün mahallenin imamına sorar hoca bize cennette 4 huri verecekleri doğru mu? hoca: evet doğru der peki bizim hanım cennete giderse ona ne verecekler? hoca: ona da 4 nuri verirler temel sinirlenip eve dönmüş bi bakmış karısı namaz kılıyor sinirlenip basmış tekmeyi-****** mu olacan lan sen? Adamın birisi ev arıyormuş. Bir emlakçıdan bir evin anahtarını almış ve eve bakmaya gitmis. Evi cok begenmis. Tam cikacakken evin penceresinden karsi evi görmüs. Bir de ne görsün, bir adam ve bir kadin cirilciplaklar. Kadin elleriyle gögüslerini oksuyor, adamda sikine bir süt sisesi takmis, bir elinde de semsiye öyle duruyor. Adam dehşet içinde evden çıkıp emlakciya gelir. Evi, biraz önce gördüklerinden dolayi tutamayacağını söyler. Gördüklerini bir bir emlakciya anlatir. Emlakcı gayet sakin bir şekilde;-"Haa!, Onlardan mi bahsediyorsun. Onlar sagir ve dilsiz. Kadin elleriyle göğüslerini okşayarak, Göğüslerimde süt kalmadı, git cocuğa süt al, diyor. adam da -Dışarıda yağmur yağıyor, ******* sütünü,diyor..." Evli bir kadınla sevgilisi, bir gün sevişiyorlarmış. Kadın, çok azgın olduğundan sevgilisine dönüp "Benimle kocamın yanında sevişebilir misin?" diye sormuş. Adam da o anda cevap verememiş ve "Sana, yarın cevabını vereceğim" demiş. Ertesi gün olmuş, adam sevgilisini aramış ve "Şimdi kocanı al, sahile in, denize gir ve yengeç kaçtı diye bağır. Ben senin yanına geleceğim" demiş. Kadın söyleneni yapmış ve kocası denize girip karısını sahile çıkarmış. O sırada da sevgilisi "Ben doktorum, sorun nedir beyefendi, yardımcı olayım" demiş. Adam, "Yengeç kaçtı, Doktor Bey, ne yapabiliriz" deyince doktor "Çok kolay, ilişkiye gireceksiniz" der. Adam, "Riski var mı?" diye sorar. O da, "Tabi ki var, ucundan biraz gider." der. Adam, düşünür ve "Doktor Bey, o zaman sen yap" der... Onlar yapmaya başlarlar. Bir, iki, üç derken, adam, "Ya kardeşim! Çıkmıyor mu? Madem çıkmayacak, bari boşal da boğularak ölsün" der... Başkan Bush'un yeni talimatı:-Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.Başkan Bush küplere binmiş ve yetkiliyi çağırıp sormuş;- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun ön yüzüne tükürmesi....." Yolcu gemisi bir kaza sonucu paramparca olmus, yolculardan kurtulan tek adam zar zor yuzerek bir issiz adaya cikmis Adada bol bol yiyecek ve su olmasina ragmen, adamin oyalanacak hicbirseyi yokmus o yuzden sureklidegisik sex fantezileri kurup kendini tatmin ederek vakit geciriyormus..Boyle haftalar gecmis, fanteziler de adami kesmez hale gelmis.Adam artik ereksiyon olamiyormus..Zavallim gun gectikce hem sikintidan patliyor hem de artik erkekligimi hissetmiyorum diye kivraniyormus, derken bir gün.Adam kumsalda otururken birden -"AMAN ALLAHIM BIR GEMI GECIYOR" diye bagirmis, kosmus hemen ates yakmis ve -"NIHAYET..!!" demis.. -"Bu lux yolcu gemisi beni burdan alicak...gemiye cikar cikmaz once uzun sicak bir banyo yaparim, sonra bana verecekleri kiyafetleri giyerim, gemide guzel fistiklar da vardır bi tanesini ayarlarim yemege davet ederim, bütün gece şarap icer dans ederiz sonra benim kamarama gideriz, sonra opusmeye başlariz onu yavas yavas soyarim veeeeeee...."Derken adam birden sertlestigini farketmis, elini boxer'indan iceri sokmus ve kahkahayi basmiş : -"HAHAHAHAAAA... KANDIRDIIIM GEMI FALAN YOKTUUUUU KANDIRDIIIIIIIIM" Bir Turk, Japon arkadasinin daveti uzerine Japonya'ya gidiyor.Bir kac gun gezdikten sonra arkadasi onu calistigi fabrikaya goturuyor Teknoloji muazzam.-"Bak" diyor Japon : -"Burada robot yapiyoruz. Su robotlar ogle yemegini hazirlar ve getirir. Sunlar bebek bakar. Sunlar araba bile kullanir." Bizim Turk vatandasi hayretler icinde kalir. Dolastikca gozleri faltasi gibi acilir. Japonya'dan ayrilirken arkadasi Turkiye'ye mutlaka gelmek ve teknolojisini gormek istedigini soyler.Ve o gun gelir. Fakat bizim Turk nereyi gezdirecegini bir turlu bilemez. Dusun ne gostermeli de altinda kalmamali Japonya'da gorduklerinin. Aklina hamam gelir. Japon ne anlar Turk hamamindan. Alir gotur. Japon'a ilginc gelir. -"Ne oluyor burada?" -"Biz burada insan yapiyoruz" -"Sahi mi ?" der Japon. Bir odanin kapisini acarlar. Iceride bir tellak adamin kolunu ovmaktadir. -"Bak," der bizimki, "burada kollar monte ediliyor."Bir baska odada bacak ovulmaktadir. -"Burada da bacaklar takiliyor". Japon bu sefer hayrette. Diger odanin kapisini acarlar.Iceride bir kadinin ustunde bir erkek, is ustunde. Japon sorar:-"Peki burada ne oluyor?" -"Burada montaj bitmis, delikler aciliyor." Benzin istasyonunun onunde bir afis:"Depoyu dolduran lotaryada tutturursa bedava seks kazaniyor."Iki kafadar benzinciye "Doldur depoyu" der, sonra bedava seks icin lotaryaya talip olur...Benzinci sorar: Kafamdan bir sayi tuttum, bilirseniz bedava seks."Uc" derler...Benzinci, "Bilemediniz, ben bes tutmustum."Bir hafta sonra iki kafadar yine gelir, depo yine doldurulur, yine lotarya...Bizimkiler "Yedi" der.Benzinci "Olmadi, ben alti tutmustum".Uc gun sora yine depoyu "fullerler", yine lotarya..."Iki" derler, benzinci "Bir" der.Kafadarlardan biri arkadasina acilir..."Yahu bu bizi kandiriyor galiba, hep baska rakam soyluyor... Hile yapmasin!"Diger cevap verir:"Yok canim kizkardesim arka arkaya iki kere kazandi." Temel'e somuslar homoseksüel mi olmak istersin , yoksa entellektüelmi diye.Temel düsünmek için zaman istemis ,ertesi gün kararin ne demisler Temel homoseksüel olmak istiyorum demis .Millet sasirmis ya temel iyi düsün birinde entelektüel olucan digerinde ise ib.. olucan.Temel cevap vermis;Bilmedigim onlarca seyi kafama sokana kadar bildigim seyi göküme sokarim . Temel kendi ****** hiç ama hiç görmemiş. Bi gün dursun ile futbol oynarken dursun topa bir abanır,top tam temelin göte.Temel koşar ****** ova ova soyunma odalarına. Arkadan dursun gelir. Derki: -Temel abartma sanki ne oldu *****e...Temel: -Öle deme ********, ikiye yarmışsın!! Temel Almanya'ya işçi olarak çalışmaya gider. Uçaktaki koltuğunun hemen yanında dünya tükürük şampiyonu oturmaktadır.Adam bir tükürür ve tükürük Temelin kulağının yanından mermi gibi geçer. Adam:-"Ben 96 olimpiyatları dünya şampiyonu Almanya'dan Hans" der. Temel tabi şaşırır.Bir müddet sonra adam bir daha tükürür ve tükürük Temelin kafasını sıyırarak gider. Hans:-"Ben 2000 dünya tükürük şampiyonu hans"der. Temel artık dayanamaz ve Hans'ın suratının ortasına tükürür. Temel: "Daha acemiyim." der. Temel ile Dursun tarlada çalışırken Temel'i pipisinden yılan sokmuş. Dursun hemen koşarak telefonda doktora " Temel'i yılan soktu ne yapalım? " demiş. Doktor da "yılan sokulan yeri emip emip tükürün" demiş. Dursun Temel' in yanına gitmiş, Temel merakla " Doktor ne dedi? " demiş. Dursun cevap vermiş "Ölsün ******** dedi." Kadin evine bir papagan almak ister ve dukkana gider dukkan sahibi ile konusur ama o kadar pahalidir ki alamaz. Orada kendi halinde tek basina kafasini onune egmis papagani gostererek "bu kac lira" diye sorar..Dükkan sahibi o ucuzdur 10,000,000,-TL ama onu size satamam cunku o genelevden cikma bi papagandir agzi bozuktur der... >Kadin ne olacak canim der ve papagani alir eve goturur, asar ve uzerindeki ortuyu cikarir cikarmaz papagan; "hmmmmmm yeni ev , yeni mama.....yasasin" Kadin amaaaan der bu kadar agzinin bozuk olmasinin bi onemi yok. Aradan bir iki saat gecer evin kizlari okuldan gelmistir salona gecerler. Papagan, "hmmmmmm yeni ev, yeni mama, yeni ve taze sermayeler. yasasin"Kadin biraz bozulur ama ucuza papagan aldigi icin fazla da onemsemez. Bir iki saat daha gecer evin erkek cocuklari isten gelmistir ve salona geçerler. Papagan "hmmmmmmm yeni ev, yeni mama, yeni ve taze sermayeler ve genc musteriler......yasasin" Kadin cocuklarina aldigi bu papagani nasil ve ne kadar ucuza aldigini anlatirken kapi calar eve kadinin kocasi gelmistir. Salona gecerler hep birlikte. Papagan cevresine soyle bir bakindiktan sonra; " hmmmmmmmm yeni ev, yeni mama, yeni ve taze sermayeler, genc musteriler ve... oooooo HAYATİ ABI NAABER? ALDATIYORSAM SEBEBİVAR Alışverişten sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genç ve güzel bir kadınla yakalayınca dehşete düşer. Ortalığı dağıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur."..Şöyle açıklayabilirim..." der.. "Eve dönerken bu zavallı kızı gordum. Çok yorulmuştu. Onu arabama aldım. Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttuğun rostoyu pişirdim. Kızın ayakkabıları delinmişti. Modası gecti diye artık giymediğin ayakkabılarından bir çift verdim ona. Üşümüştü, o yüzden sana doğum gününde aldığım, fakat rengini beğenmediğin için hiç giymediğin süveteri ona verdim. Kızın pantolonu parça parça olmuştu, artık senin kalçalarının sığmadığı bir pantolonunu da verdim. Tam çıkmak üzereyken bana "Karınızın artık kullanmadığı başka bir şey varmı bu evde?" diye sordu ve işte buradayız. Kadın aynada çıplak vücudunu seyrediyordu. Eşine: -''görüntümü iğrenç buluyorum, yağlı, buruşuk. Bir iltifata ihtiyacım var. " Eşi: -''gözlerin iyi görüyor'' ******************************************************* ''Yarın 30. evlilik yıldönümümüz,bunu kutlamak için domuzu kesebiliriz.' ''Niçin?diye sorar eşi''Onun suçu değil ki.....'' ********************************************************** ''Sadakatın tanımı????'' ''Fırsat yokluğu.'' ********************************************************** Bir kadın eczaneye girer ve arsenik ister. ''Ne yapmayı düşünüyorsunuz?'' diye sorar şüpheyle eczacı. ''Kocamı öldürmeyi''...... 'Neeee ?Şaka yapıyorsunuz!Cinayet işlemeniz için size satamam.'' Gayet sakin kadın çantasını açar ve kocasının eczacının karısı ile sevişirken çekilmiş resmini gösterir. ''A! tabii, reçeteniz varsa ,durum değişir. ********************************************************** Adam gece yarısı karısını uyandırır: ''Sevgilim,aspirinin. ''Ama başım ağrımıyor ki.... ''Harika!!!!'' ********************************************************** Adam yanında oturan kadına fısıldar: ''Şampanya sizi güzelleştiriyor'' ''Bir kadeh dahi içmedim.'' ''Ama ben onuncu kadehimdeyim.......'' Yasli bir amca, eseginin üzerinde karayolunda seyretmektedir. Bunu gören trafik polisleri, amcaya takilmak isterler ve durdururlar. Polis: Be amca, necin dakman golani? (Golan: Emniyet kemeri.) Amca: Dakmam be iste! Polis: E bak gördün mu, simdi ceza keseceyik. Amca: Kes bakalim ne keseceysan da gidecem, acele isim var. Polis: Peki amca, cezayi sana mi yazalim yogsam esege mi? Amca: ??? Polis: Yani cezayi sana yazarsak bes milyon ödeycen, esege üç milyon ödeycen. Amca: Bana kes o zaman. Polis: Neden sana keseyon amca? Amca: Onun sicili temiz ossun, polis yapcez onu! Ev ,is yada umumi tuvalétlerde hep basimiza gelir,bu tür konusmalar.Tuvaletin dolu oldugunu görerek sorulur hep.. Ev Tuvaletleri ..Kim var tuvalette ..Kimi isterdin, Ajda Pekkan mi Cem yılmazmı. Ne salaksın ya bu evde iki kişiyiz. Sen dışarıda olduguna göre burada kim olabilir. ..Aman aman iyiki bir soru sorduk sanada. Ukala şey ..Tuvalette misin? ..Evet. Nasil anladın, Nasadan mı bildirdiler. ..Ne yapıyorsun orada ? ..Hep tüketici oldugumdan şikayet ederdin ya. Üretime katkıda bulunuyorum. ..Tuvaletten ne zaman çıkarsın? ..Niye ülkenin bana mı ihtiyacı var. ..Ya ne zaman çıkarsın? ..Trafiğe baglı. iş ve Umumi Yerler ...Tuvalet boşmu? ...Hi Hi boştu şimdi ben dolduruyorum ..Tuvalet dolumu? ..Evet ..Kim var içeride ..Hüseyin abi, hayri amca birde ben varım okeye dördüncü bekliyorduk, gelsene içeri. ..Abi mesai saati bitti artık çıksan ..Dur be salak ben fazla mesaiye kalıyorum ...Turhan abi kahveni tazeleyim mi ...Ne kahvesi lan tuvaletteyiz be ...Girerken elinde gazete vardı. Bilirim gazete okurken hep kahve içersin sen ondan didiydim he he he ...Git ulan işine deyyus. ...Bunca saat ne yapıyon ya tuvalette? ...Borsadaki durumu inceliyom. salak, kabız olmuşuz dimi gümrükte takıldı. ...Tık Tık. Tuvalet dolumu? ...Aradığınız tuvalet kapsamı alanı dışında yada kapalı. |
bunlarda benden olsun,umarim begenirsiniz Cola Akıl hastanesinde bir gün, bir deli hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta; hasta bakıcıyı tokatlar. Bakıcı, "ne oluyor?" der. Hasta cevap verir: - "Boşları getirdim abi." Zam Memur, patronuna giderek; "Zam istiyorum efendim.." demiş, "Yoksa peşimde koşuşturan üç şirket var yakında beni bulamayacaksınız, bilesiniz...!" "Hangi şirketler onlar?" diye sormuş patronu.. "İnanmıyorsanız söyleyeyim efendim.." demiş memur, "Elektrik şirketi, doğalgaz şirketi ve su şirketi..!" Kötü Roman Sinemada, önündeki koltuklarda bir kadınla büyük bir köpeğin yanyana oturduklarını ve ikisinin de filmi ilgiyle seyrettiklerini gören adam, filmi izlemeyi bıraktı, büyük bir şaşkınlıkla önündeki köpeği izlemeye başladı. Filmin komik sahnelerinde köpeğin katıla katıla güldüğünü de görünce meraklı adam kendini daha fazla tutamadı, öne eğilerek hayretini köpeğin sahibi kadına bildirdi: “Ne ilginç bir köpeğiniz var, hanımefendi” dedi. “Köpeğinizin filmi, hem de kahkahalarla izlemesi gerçekten çok şaşırtıcı bir olay.” Kadın adama döndü: “Ben de gerçekten çok şaşırdım” dedi. “Çünkü filmin romanını hiç beğenmemişti.” Özür Dilerim Sürücü dikiz aynasında kendisini izleyen polisi görünce kaçabileceğini düşünüp basmış gaza. Ancak polisi atlatamayacağını anlayınca, pes edip çekmiş kenara. Polis arabasından inmiş. Bezgin, kızgın ve de küskün bir sesle: "Bana bak, çok yorgunum, üstelik keyfim de kaçık. Mantıklı bir özür söyle yoksa yaktım çıranı!" Kısa bir ara ve Sürücü: "Karım geçen ay bir polisle kaçtı. Aynada sizin aracınızı görünce, kaçtığı polis, onu bana geri getiriyor sandım..." Uğursuz Cafer komadadır... Yanında ise karısı... Cafer'in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar: "İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin... İflas ettiğim gün oradaydın... Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm... Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın... Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabii...... "Şimdi komadayım yine başucumdasın... Sonunda anladım ama, çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz karısın..." Temel Temel bir köşkte çalışmaya başlamış. Birgün köşkün hanımı Temel'i ikaz etmiş: "Birdaha kapıyı vurmadan içeri girme... Soyunuyor olabilirim! Temel:" "Merak etmeyun, soyunuk olmayasinuz diye önce delikten pakayrum...." Bozuk Dolap Yeni evli bir çift tam tren istasyonunun bitişiğinde bir ev tutarlar ve yerleşirler. Fakat bir sorunları vardır. Her tren geçişinde gardrop kapakları gacırrrtt diye açılır ve buna bir çare bulamazlar. Bir gün kadın eve marangoz çağırır. Adam bakar bakar fakat birşey anlayamaz. Kapağı kapatır ve tam o sırada tren geçer ve kapak tekrar açılır adam der ki - Ben bir de içine gireyim dolabın bekliyim tren geçsin bi de içerden bakiim neden açılıyormuş Der ve içine girer. Tam o sırada kadının kocası gelir ve üzerini değiştirmek için dolabı açar ve bir de bakar ki dolapta hiç tanımadığı bir adam - Senin ne işin var burada be adam kimsin sen? Adamın cevabı _ Beyefendi size tren bekliyorum desem inanırmısınız???? BABAN VAR MI ? Temel'in askerlik yaptığı bölükte bir gün Temel'in arkdaşının babası ölür. Komutanları der bunu alıştıra alıştıra kim söler. Birden Temel aklarına gelmiş.Temel'i çağırmışlar. Anlatmışlar durumu. Temel hemen arkdaşı cemali yanına çağırır. - Ula CemaL Senin Amcan Varmudur? Vardur. Dayın Varmudur? Vardur. Teyzen Varmudur? Vardur. Annen Varmudur? Vardur. Baban Varmudur? Vardur. Nah Vardur! Temiz Don Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." "Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. Açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......" |
BATTANİYE Soguk ve karli bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir isadami ve sekreteri arabalarini terketmek zorunda kalirlar ve uzun bir yuruyusten sonra usumus ve islanmis durumdayken bir kulube bulurlar. Kulubede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir suru battaniye bulunmaktadir. Geceyi gecirmeye hazirlanirlar ve isadami centilmen olarak,yatagi sekreterine verir, "ben yerde uyku tulumunda uyurum" der. Sekreter yatagina yatar,adam uyku tulumunun icine girerek fermuari ceker.Bir sure sonra tam uyumak uzereyken, sekreterinin sesini duyar: "Efendim, ben cok usuyorum." Adam fermuari acar uyku tulumundan cikar, bir battaniye alip kadinin uzerine orter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak uzereyken yine sekreterinin sesini duyar: "Efendim, ben hala cok usuyorum." Adam yine fermuari indirir, tulumdan cikar, bir battaniye daha alip kadinin ustune orter, uyku tulumuna girerek fermuari ceker.Tam uykuya dalacagi sirada yine duyar: "Ben yine coooook usuyorum." Adam yattigi yerden "Bir fikrim var" der, "burasi issiz bir yer. Neler oldugunu kimse goremez,istersen evliymisiz gibi davranabiliriz." Genc kadin kikirdar: "Tamam bana gore hava hos." Adam yattigi yerden avazi ciktigi kadar bagirir: "OYLEYSE KALK VE KAHROLASI BATTANIYEYI KENDIN AL .'' |
Politik gerçekler...! Başbakan Temel, dış destek aramak için İngiltere'yi ziyarete gitmiş. Ziyareti sırasında Kraliçe tarafından çay içmeye davet edilen Temel, kraliçeye kendi liderlik felsefesinin ne olduğunu sormuş. Kraliçe de 'çevremi akıllı insanlarla doldurmak' cevabını vermiş. Temel bunun üzerine kraliçeye çevresindeki insanların akıllı olup olmadıklarını nasıl ayırt ettiğini sormuş. Kraliçe, 'onlara doğru soruları sorarak ayırt ediyorum' diye yanıtlamış ve 'izin verin göstereyim' demiş. Hemen Tony Blair'ı aramış ve 'Sayın Başbakan, lütfen bu soruya cevap verin' demiş: "Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var ve bu çocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Kimdir bu? Tony Blair 'bu benim' diye yanıtlamış. Kraliçe 'doğru, teşekkürler, iyi çalışmalar sir Blair' demiş. Temel, 'majesteleri, çok teşekkür ederim, bu metodunuzu kesinlikle kullanacağım' diyerek oradan ayrılmış. Yurda dönüşünde hemen başbakan yardımcısını çağırmış. "Sayın yardımcım, sana soracağım bir soruyu cevaplamanı istiyorum" demiş. Yardımcısı cevap vermiş: "Tabii efendim, nedir?" Temel "Annenin bir çocuğu var, babanın bir çocuğu var, ve bu çocuk senin ne kız ne de erkek kardeşin. Kimdir bu?" Yardımcısı sağa bakmış sola bakmış düşünmüş taşınmış ve ensonunda: "Efendim bunu biraz düşünüp sonra size cevap versem?" demiş. Temel kabul etmiş ve Başbakan yardımcısı vakit kaybetmeden Bakanlar Kurulu'nu toplantıya çağırmış. Saatlerce bu soru üzerinde düşünmüşler, ama kimse bir cevap bulamamış. En sonunda işlerinin yoğunluğu nedeniyle toplantıya katılamayan bir bakanı aklına gelmiş.. aramış ve durumu açıkladıktan sonra: "Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var, ve bu çocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Kimdir bu??" Sayın Bakan 'bunda bilemeyecek ne var, tabii ki benim!' diye yanıtlamış. Cevabı alan Yardımcı hemen Temel'i aramış: "Cevabı buldum efendim, kim olduğunu biliyorum, Sayın Bakanım...! Temel büyük bir hayal kırıklığıyla cevap vermiş:"Yanlış cevap verdin! Doğru cevap Tony Blair idi"... |
PATATES NATO karar almış en elite askerler seçilip kamuflaj yetenekleri test edilecekmiş. Günler sürmüş elemeler, sonunda bir Alman, bir İngiliz bir de bizim Temel en sona kalmışlar. Son kamuflaj sınavı çok zormuş. Küçük bir kulübede bir tane çuval kullanarak en iyi şekilde saklanmaları istenmiş. Alman girmiş kulübeye yerde bir çuval var. Çuvalın içine girmiş. Kontrol edecek olan general girmiş içeri bakmış köşede bir çuval duruyor. Bir tekme atmış çuvala "hav hav" diye ses gelmiş. General çuvaldakini köpek sanmış ve çıkmış. Sonra İngiliz girmiş, o da aynı şekilde saklanmış, general girmiş kulübeye çuvalı görmüş haliyle. Bir tekme atmış "miyaw " diye ses gelmiş. General çuvaldakini kedi sanmış. Sıra gelmiş bizim Temel'e...Temel de girmiş çuvala, general girmiş. Bir tekme atmış... Çuvaldan ses yok. Bir tekme daha...Yine ses yok. İyice gerilmiş koşarak bir tekme daha atmış, çuval karşı duvara çarpmış... Ama yine ses yok. General almış eline demir bir boru, başlamış çuvala sağlı sollu vurmaya yine ses yok. Tam bir daha tekme atacakken çuvaldan bir ses: -Patates be kardeşim... Patates yaaa... |
Uğursuz Kadın:D http://www.herseynet.com/fikralar/resim/genel.gifCafer komadadır. Yanında ise karısı... Cafer'in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar: "İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin. İflas ettiğim gün oradaydın. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm. Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın... Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabi. "Şimdi komadayım yine başucumdasın. Sonunda anladım ama, çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz karısın" Clay`ın Müslüman Oluşu:smiley32: http://www.herseynet.com/fikralar/resim/erzurum.gifTeyo'nun şöhreti Amerika'ya ulaşıp, gazeteler, televizyonlar hep ondan bahsetmeye başlayınca Clay ona meydan okur. Lafın kısası Teyo ile birlikte ringe çıkarlar. - Kılay, gara bir cırbağa. Dutiram dutiram yere çaliram. Ele oldu ki, dermansız dizlerime gapandi. - Pehlüvan ben ettim sen etme, canimi bağışla. Dedim ki "ya kelmeyi şahadet getirisen ya canın alıram!" O sahat müslüman oldi. 90 Dakikalık Dua;) http://www.herseynet.com/fikralar/resim/erzurum.gifErzurumspor yenilirse küme düşecek, berabere kalır ya da yenerse ligde kalacaktır. Hoca'dan dua etmesini isterler: - Hocam bi dua et de takım yensin, heç degilse berabere galsın. Hoca dua eder. Maçın 90 dakikası berabere biter ama Erzurumspor uzatmalarda bir gol yer ve küme düşer. Taraftarlar: - Ne biçim dua ettin" diye Hoca'ya çıkışırlar. Hoca: - Ula uşah ben 90 dekke için dua ettim. Ne bülim gavat uzadacah!. |
temel ile dursun Temel ve Dursun iki ayrı kuruluşta Genel Müdürdürler. Bir yerde oturup dertleşirken Temel odacısından şikayet eder. - Ula benim odacı o kadar aptaldır ki sorma gitsin. Bıktım aptallığından, iyi uşak ama aptal işte. Dursun içini çekerek: - Müdürüm, seninki benimkinin yanında çok akulludur. Bende bir odacı var, beni de çıldırtiy. - Ula seninki benimki kadar aptal olamaz. - Benim odacıyı bir gör, sende anlarsın. Gel istersen deneyelum pakalum hangisi daha aptal. Denemeye karar verirler. Temel zile basar, odacısı gelir: - Puyur müdirum! Temel odacısına: - Al şu 100 lirayı, bağa bir Mercedes al getur! Odacı: - Başüstüne müdirum, der çıkar. Bu seferde Dursun odacısını çağırır: - Uşağım hele bir git bak bakayum ben evde miyum? - Başüstüne müdirum, der, o da çıkar. Kapıda iki odacı karşılaşır. Biri öbürüne: -Ula nereye gideysun, diye sorar. - Sorma dayioğli, pizum Genel Müdir çok aptaldır da... Bana diy ki al şu 100 lirayı Mercedes al. Ula bugün pazar bütün dükkanlar kapalı. Ben arabayı nerden alacağım. Öbür odacı ağlamaklı olarak: - Sen halune şükret! Penum müdür seninkinden daha aptaldır. Bağa diyki, git pak pakalum ben evde miyum? Ula önünde telefon, aç da sor! Penu neye yoraysun... |
ÖRDEK EZME 3 adam ölür ve cennetin kapısına gelirler..... cennetin kapısındaki melek onlara der ki: - Burada tek kural var, ördekleri ezmeyeceksiniz.... Adamlar bir şey anlamaz ama cennete bir girerler ki, her taraf ördeklerle dolu adım atacak yer yok.... içlerinden biri yanlışlıkla bir ördeğin üstüne basar, anında bir melek gelir, yanında da görüp görebileceğiniz en çirkin kadın....melek adama der ki: - Sen ördeklerden birini ezdin, ceza olarak bu kadınla seni sonsuza kadar birbirinize bağlıyorum... ve melek onları zincirle birbirlerine bağladıktan sonra gider. İkinci gün adamlardan biri daha yanlışlıkla bir ördeğe basar.Hemen melek çok çirkin bir kadınla gelir ve zincirle ikisini birbirine bağlar.Üçüncü adam tek başına kalır.Arkadaşlarının başına geleni gördüğü için, ördeklere basmadan etrafı dolaşmaya başlar.Aylar geçer ve adam tek bir ördeği ezmemiştir.Bir gün bakar ki melek ona doğru geliyor,yanında da son derece güzel ve seksi bir kadın.Melek hiçbir şey söylemeden adamı bu kadınla birbirlerine zincirler ve gider.Adam bu işe çok şaşırır ama çok da sevinir: - Bunu hakkedecek ne yaptım acaba der..... Kadın cevap verir: - Seni bilmem ama ben bugün bir ördek ezdim.... BOMBAAA Bir tımarhanede deliler ayaklanır ve binanın orta bahçesini işgal ederler. Hiçbiride dağılmaz. Bunun üzerine doktorlar toplanarak yönetmeliği açarlar ve aynısını uygulamaya karar verirler. Yönetmeliye göre bir doktoru çırılçıplak soyar delilerin içine atarlar. Doktor içeri girince * BOMBAAA * diye bağırır. Bunu gören deliler doktoru tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Bunun üzerine doktorlar tekrar toplanır ve konuşurlar. Bu işte bir yanlışlık vardır. Delilerin hepsinin dağılması gerekmektedir. Yeniden denerler. Bir doktoru daha soyup içeri atarlar ve oda * BOMBAAA * diye bağırır. Deliler onu da tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Başhekim en sonunda bir de ben deniyeyim der ve soyunup delilerin arasına girer ve * BOMBAAA * diye bağırır. Bunun üzerine bütün deliler kaçışır ve binayı ve orta bahçeyi terk ederler. Doktorlar merak eder ve biraz akıllı olanlarından toplayarak bu durumu sorarlar. Niçin siz ilk iki doktor girdiğinde binayı boşaltmadınız da son başhekim girdiğinde boşaltınız? derler. Delilerde "İlk giren iki bombanın fitili uzundu ama son giren bombanın fitili kısaydı zamanımız yoktu içerde patlamasın diye böyle yaptık" derler. Milyoner koca Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve LasVegas'ın yolunu tutar... Ve inanılmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanır. Hemen otel yönetiminin kendisine tahsis ettiği kral dairesine çıkar ve karısına telefon eder: - "Hayatim, evde misin?" - "Evet kocacığım." - "İyi. Hemen hazırlan o zaman. Çabuk bavulunu hazırla. Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandım." - Kadın sevinç dolu bir çığlık atar “Ayyyyyyyyyyy harikasın!! Hemen hazırlanıyorum.. Peki ama nereye?? Paris?; Karayipler?; Acapulco?; Guney Amerika?..." - Adam cevap verir: “ Umurumda değil. Sadece eve döndüğümde çoktan gitmiş ol.” Dua Bir gün bir baba oğlunu dua ederken duyar. "Allahım sen annemi, babamı, ablamı, ninemi ve beni koru" diye. Adam çocuğun dedesini unuttuğunu düşünür ama çocuğa bunu söylemez. Ertesi gün dedeyi araba ezer ve dede ölür. Bir kaç gün sonra baba yine duyar "Allahım sen annemi, babamı, ablamı ve beni koru" diye. Bu sefer nineyi unutur ve ertesi gün nine merdivenlerden düşer boynu kırılarak ölür. Bir kaç gün sonra çocuk yine dua eder "Alla hım sen annemi, ablamı ve beni koru" diye. Baba kendisinin unutulduğunu fark eder ve ertesi gün başına bir şey gelmemesi için her adımını çok dikkatli atar. Aksam eve gelince karısına sorar - "Hanım bugün ben işteyken neler oldu?" diye. - Karısı "Bizde bir şey olmadı ama postacı öldü!!!" Yumurta İki tavuk markette geziyorlarmış. Yumurta reyonuna geldiklerinde l.tavuk diğerine 40.000 tl değerindeki yumurtaları göstererek - " Bak bunları ben yaptım"der. Biraz daha ilerler, biraz önceki yumurtalardan daha küçük ve 30.000 tl değerindeki yumurtaları görürler. Bu sefer diğer tavuk - " Bak bunları da ben yaptım, seninkilerden yapacaktım ama kocam 10.000 tl için kıçını yırtmaya değmez dedi" der. düştüm:) Bir Hıristiyan kasabasında görevli papaz günah çıkarmaya gelenlere vaaz verirken, bundan sonra bana günah çıkarmaya geldiğinizde bana aldattım kelimesini kullanmayın bundan çok bıktım onun yerine (düştüm)diye söyleyin demiş, gel zaman git zaman papaz emekli olmuş onun yerine genç bir papaz gelmiş ama her şeyden habersiz, yine günah çıkartmaya gelenler papaz efendi dün düştüm , gecen hafta düştüm, aradan bir ay geçmiş genç papaz artık valiye gitmenin zamanı geldi düşen düşene demiş,ve valinin yanına gitmiş.Vali bey su yolları bir kontrol etseniz düsen düsene, tabiki vali bey düşmenin hangi anlama geldiğini bildiği için kahkaha ile güler, papaz sinirlenir ve vali bey ne gülüyorsunuz daha dün kariniz geldi üç defa düştüğünü söyledi demiş. |
Sizin Kizdan Ne Haber? Iki aile varmis ve her iki ailenin de birer kiz çocugu varmis. Birgün misafirlikte sohbete baslamislar; -Eee sizin kizdan ne haber?.. -Valla iste ne olsun biliyorsunuz ise girdi geçen sene. Basini kasiyacak vakti yok. Ilk baslarda geceleri fazla mesai yapiyordu. Sonra hafta sonlari da çalismaya basladi. Patronu çok sevmis her isi ona veriyormus. Derken Ankara seyahatleri basladi. Bizimki çanta sekreter gibi patron nereye o oraya. Sonra Paris seyahatleri filan en sonundabu is böyle olmayack dediler, patronu ev tuttu. Deli gibi çalisiyor evladim. Ee , peki sizinki ne alemde? -Valla bizimki o********u oldu, ben sizin kadar güzel anlatamiyorum... kikiki:P ayıp ayıp...:D :D :D :smiley32: :smiley32: :smiley9: |
Zencini biri türkiyeye ziyaret edeceği zaman pasaportunu kayıp eder.. Yana döne ararken Leonardo Di Caprio nun pasaportunu bulur. Aceleyle Leonardo nun resmini çıkarıp kendi resmini yerleştirir ve bir şekilde ülkesinden Türkiye ye gelir.Tabı burda bizim Temel karşılar zenciyi alır bakar pasaporta Leonardo Di Caprio adama bakar zenci yanındaki adam sorar: Ula bu Titanik batmışmıydı, yanmışmıydı ?? |
Resim Çiziyorum Leyla, ağacın altına oturmuş resim yapıyordu.Babası kızın elindeki bomboş kagığıdı görünce sordu : -Leyla, ne resmi yapıyorsun bakayım? -Çimenlikte bir keçi resmi. -Çimenler nerede? -Keçi hepsini yedi. -Ya keçi?... -Yiyecek birşey kalmayınca o da gitti. |
Kötü Yola Düşmüş mü? Birer kız çocuğu sahibi iki aile bir gün misafirlikte sohbete başlamışlar. -- Eee sizin kızdan naber? -- Valla işte ne olsun biliyorsunuz, işe girdi geçen sene. Başını kaşıyacak vakti yok. İlk başlarda geceleri fazla mesai yapıyordu. Sonra hafta sonları da çalışmaya başladı. Patronu çok sevmiş her işi ona veriyormuş. Derken Ankara seyahatleri başladı. Bizimki çanta sekreter gibi patron nereye o oraya. Sonra Paris seyahatleri filan en sonunda bu iş böyle olmayacak dediler, patronu ev tuttu. Deli gibi çalışıyor evladım. Ee, peki sizin ki ne alemde? -- Valla bizim kız da kötü yola düştü ama ben sizin kadar güzel anlatamıyorum. Eşeğe mi Cezâ Keseceyik, Sana mı? Yasli bir amca, eseginin üzerinde karayolunda seyretmektedir.Bunu gören trafik polisleri, amcaya takilmak isterler ve durdururlar. Polis: Be amca, necin dakman golani? (Golan: Emniyet kemeri.) Amca: Dakmam be iste! Polis: E bak gördün mu, simdi ceza keseceyik. Amca: Kes bakalim ne keseceysan da gidecem, acele isim var. Polis: Peki amca, cezayi sana mi yazalim yogsam esege mi? Amca: ??? Polis: Yani cezayi sana yazarsak bes milyon ödeycen, esege üç milyon ödeycen. Amca: Bana kes o zaman. Polis: Neden sana keseyon amca? Amca: Onun sicili temiz ossun, polis yapcez onu! __________________ Bir kadın Azerbaycandan Türkiye'ye gelmiş. Arkadaşı ona; "falanca dolmuşa bin falanca yeri görünce in" demiş. Bu da dolmuşa binmiş. İneceği yere gelince şoföre "Gardaşım durur musun, düşeceem." demiş. Adam son gaz devâm etmiş. Arkasını dönüp ablaya "Korkma bacım düşmezsin. Araba sağlamdır." demiş. Kadın yüksek sesle tekrar etmiş "Yav gardaşım dur, düşeceem" Adan aynı tavırla "Yav ablacım otur sen, düşmezsin, korkma" Kadıncağız ciyak ciyak bağırıyormuş "Düşeceem, dursana be adam" diye. Meğerse Âzerîcede düşmek: inmek anlamındaymış. |
Soyadý Tabura yeni bir komutan gelmis ve askerleri toplayarak bir konusma yapacagini belirtmis. Bütün askerler toplanmislar ve komutan baslamis konusmaya : "Bugün tanismak için sizleri buraya topladim. Benim adim Ahmet, soyadim Kirç. Tekrar ediyorum, Kirç. Arada R var. Sakin ola diliniz sürçmesin çok fena yaparim. Herkes iyice ezberlesin hata istemem !" Askerler dagilmislar ve herkes "Arada R var, arada R var" diye içinden ezbere koyulmus. Komutan ise bu konuda ne kadar hassas oldugunu göstermek için sagda solda gördügü askere soruyormus : - Sen ! - Emredin komutanim! - Soyadim ne benim ?! - Kirç komutanim. - Aferin ! Isinin basina ! Komutan böyle böyle hergün bir kaç kere soyadini soruyor ancak kimse sasirmiyormus. Temel ise bu konuda çok sanciliymis. Ya bir gün piyango kendisine çikarsa ve sasirirsa diye daralip dururmus. Nihayet bir gün tören esnasinda komutan aniden arkasina dönmüs ve Temel'i isaret ederek : - Sen ! Soyadim ne benim ?! Temel heyecandan konusamiyor, nutku tutulmus. Yaprak gibi sallanmaya baslamis. Komutan gayet sinirli : - Sana söylüyorum, cevap ver, asabimi bozma ! Hemen arkasindaki arkadasi bakmis Temel'in basi belaya girecek hemen fisildamis : - Arada R var, arada R var... Bunun üzerine Temel rahatlamis ve cevap vermis : - Gört !!! |
MAİL Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görürür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir.... Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür. Kime : Sevgili karıma Konu : Yeni ulaştım. Tarih : 16 Mayıs 2004 Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Herşey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış.Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin. Not : Burası çok sıcak. |
Hoşgeldin ÇağlayanNet.. Seni yine görmek güzel.. İNAT Bir gün üç arkadaş birbirlerine ne kadar inatçı olduklarını ispatlamaya çalışıyorlarmış ve herkes en çok inat ettiği anı anlatıyormuş. Birincisi anlatmaya başlamış: "Ben birgün evi aradim benim hanım alo demedi, ben de cevap vermedim telefon sabaha kadar açık kaldı" demiş. 2.inatçı : "O da bir şey mi ? Ben bir gün eve geldim, kapıyı çaldım, hanım kimsin demedi, ben de kim olduğumu söylemedim, sabaha kadar kapının önünde yattım." 3.inatçı : " O da bir şey mi ? Biz evlendiğimizde karım bana dokunmadı diye ben de ona dokunmadım ve hala daha dokunmuyorum" demiş. İki inatçı birden : "Olur mu yahu..?! Sizin iki tane çocuğunuz var" demişler. - İnat ettim onları da sormadım, demiş... |
ThinkerBeLL'e Tşk ederim seni görmek dahada güzel ....(F) (F) (F) kırıldım ya süperrr.........:D :D (F) (F) Bir kadin kumsalda yürürken ayagi eski bir lambaya takilmis, kadin lambayi kumlarin içinden çikarmis, ovalamis Lambadan cin çikmis. Kadin hemen "Üç hakkim var degil mi?" diye sormus. "Tamam, tamam. Beni lambadan kurtardin vs vsvs. . . ama yüksek enflasyon, iç piyasadaki daralma , üçüncü dünya ülkelerindeki düsük maas oranlari ve Güney Asya'daki Tsunami felaketi yüzünden sadece sana bir dilek hakki verebilirim" demis. "Evet söyle! nedir dilegin ?" Kadin hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çikararak "Orta Dogu'da baris istiyorum. Bu haritadaki ülkeleri görüyormusun? Bu ülkelerin birbiriyle savasmayi birakmasini barisin tesis edilmesini diliyorum." Cin haritaya bakmis ve dehsetle : "Tanri askina Kadin! Bu ülkeler binlerce yildir savasiyorlar. Tamam isimde iyiyim ama o kadar da degil! Bunun yapilabilecegini sanmiyorum. Baska bir dilekte bulun." Kadin birkaç dakika düsünmüs ve "Hayatim boyunca dogru erkegi bulamadim, bilirsin. Hem düsünceli hem eglenceli biri, mutfagi sevecek, ev islerinde yardim edecek, yatakta kaplan, annemin yaninda kuzu olacak, sürekli futbol izlemeyecek ve sadik olacak bir erkek diliyorum" demis. Cin derin bir iç çekmis: "Uzat su kahrolasi haritayi." :turkiye: çağlayannet:turkiye: |
DİLSİZ TETİKÇİ Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. Seçtiği adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına aldırttı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. tercüman işaretle sordu: - "Para nerede?" Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi: - "Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neyden bahsettiğinizi anlamıyorum." Tercüman tercüme etti: - "Neyden bahsettiğinizi anlamıyormuş." Baba 38'ligi koltuk altından çekip sağır dilsizin beynine dayadı: - "Simdi sor bakalım, para nerede." Tercüman işaretle sordu: - "Para nerede?" Sağır-dilsiz kan ter içinde işaretle yanıt verdi: - "Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacın kovuğunda yüz bin dolar var." - "Ne söyledi?" dedi Baba. Tercüman yanıtladı: - "Dedi ki, hala neyden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz zormuş." |
Medeniyet Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......" |
George W. Bush ölüyor ve hemen cehenneme gidiyor. Orada kendisini seytan karsiliyor ve -"Hosgeldin, ancak burada yer sikintisi çekiyoruz, cehennem tamamen dolu. Bu nedenle bir kural koyduk. Yeni birisi geldigi zaman eskilerden bir kisiyi cennete gönderiyoruz. Kimin cennete gidecegine sen karar vereceksin. Ancak seçimini yaparken dikkatli ol, çünkü seçecegin kisinin cezasini sonsuza kadar çekeceksin." diyor. Yürümeye basliyorlar. Seytan ilk kapiyi açiyor: Usame Bin Ladin. Bir direge baglanmis ve sürekli iskence ediliyor. G.W.Bush: -"Bu olmaz diyor. Sadece cezanin çok agir oldugunu düsündügümden degil, bu adam çektigi cezanin çok daha fazlasini haketmisti. O nedenle burada kalmali." İkinci kapi açiliyor: Saddam Hüseyin. Asiri sicak bir yerde gardiyan tarafindan kirbaçlanirken tas kiriyor. Bush'tan yine ayni yanit geliyor. Üçüncü kapi açildiginda Bill Clinton görülüyor. Son derece rahat bir koltuga oturmus,bir elinde büyük bir kanyak kadehi, diger elinde puro ve önünde diz çökmüs bir sekilde Monica Lewinski. George W. Bush mutlu bir sekilde gülümseyerek dönüyor seytan'a: -"Bence bu çok uygun. Gerçi kendisi politik arenada düsmanim, ama çektigi ceza gayet makul". Şeytan siritarak içeriye sesleniyor: -"Tamam Monica sen gidebilirsin!" |
51. piyade alayında yuzbaşı Jack diye bir subay varmış. Bu alayda bütün herkes bu yzb'dan illallah demiş. Çünkü her girdiği iddiayı kazanıyormuş. Alay komutanı sonunda dayanamayıp yzb. Jack’in tayinini çıkarmayı başarmış. Ve bizim yzb. 61. piyade alayına tayini çıkmış. 51. piyade alay komutanı, 61. piyade alay komutanına telefon ederek yüzbaşı için ; Aman bu adama dikkat edin sakın kimseyle iddiaya girmesin. Aka kara der iddiayi yine de kazanır' diye uyarıda bulunmuş. 61. piyade alay komutanı ‘Olur mu canım’ öyle şey diyip telefonu kapatmış. Neyse bizim yzb. 61. piyade alayına gelmiş ve alay komutanın karşına geçerek ‘komutanım ben geldim' demiş. Alay komutanı: - Sen misin şu meşhur yzb. Jack derken, Yzb. alay komutanına -Aa komutanım beni hatırladınız mı, demiş. - Hayır hatırlamadım. - Olur mu komutanım Vietnam savaşında beraber mevzide idik, siz o zaman yarbaydınız ben de daha teğmendim. - Yok canım ben o savaşa katılmadım. - Aa komutanım ben adım gibi hatırlıyorum, sizin kıçınıza şarapnel parçası gelmişti. Kesin onun yara izi de kalmıştır. - Olur mu canım sen manyak mısın, ben ne o savaşa katıldım ne de kıçımda şarapnel yarası var. - Komutanım 100$ iddiasina girerim ki sizin kıçınızda şarapnel yarası var demiş ve 100$ iddiasına girilmiş. Alay komutanı indirmiş pantolonu ve yaranın olmadığını göstermiş. yzb: - Ah komutanım çok özür dilerim. Yanılmışım buyurun 100$ ınızı demış ve 100$ i vermiş. 61. piyade alay komutanı sevine sevine 51. piyade alay komutanını telefonla arayarak - He he bu muydu her iddiayı kazanan adam? - Ne oldu ki ? - İddiaya girdim ve kazandım - Sakin ona kıçımı gösterdim deme! - Nereden anladın kıçımı gösterdiğimi ? - Ulan senin Allah belanı versin Allah seni kahretsin.. O adam senin kıçını görmek için bütün alayla iddiaya girmişti. |
günün fıkraları Nasıl yağmur nasıl fırtına, adam bir taksiye el kaldırır, taksi durur. Adam gideceği yeri söyleyince, taksici kızarak " Ohoo orası çok yakın alamam seni der ve gazlar gider.. Adam çok bozulur ama sonra bir şekilde evinegitmeyi başarır.. Ertesi gün şans eseri bir bakar ki, dün geceki taksici evinin önündeki taksi durağındadır ve üçüncü sıradadır.. Hemen plan yapar ve ilk taksi şöförüne yanaşır: Ataköye kaça götürürsün ?" 5 milyon Sana 20 milyon veririm ama bir kere verirsin Hadi be sapık mısın, defol.. Adam bu cevabı alınca ikinci sıradaki taksiye yanaşır Ataköye kaça götürürsün ? 5 milyon Sana 20 milyon veririm ama bana bir kere verirsin Vay sapıkkk vayy defol Sıra üçüncü taksiciye yani bizim taksiciye gelmiştir.. Adam yanaşır: Ataköye kaça götürürsün ? 5 milyon Peki sana 20 milyon veririm ama bir şartım var Nedir ? Giderken diğer taksicilere el sallıyacaksın Ayıbettin abi tabii... |
Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp: "Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın.Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir şey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir" der. Müthiş heyecanlanan adam: "Evet, galiba haklısın" diye cevap verir şaşkınlıkla. "Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız" diye devam eden kadın,şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir.Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar: "Sen içmeyecek misin?"Kadın cevap verir: "Hayır, ben polisi bekleyeceğim!" |
Dursun Temel'e sormuş Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun? Temal 100 tane demiş. Dursun Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin oruç bozulur geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin demiş ha ha haa çördinmii demiş gülmüş Bu espri Temel'inde çok hoşuna gitmiş. Yolda Cemal'i görmüş ve hemen sormuş - Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun ? Cemal - 50 demiş. La uşağum 100 deseydun sana müthiş bir espiri yapacaktum |
Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir.... Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, Arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yere yığılır kalır... Odaya giren annesi yerde yatan kızına ve ekrandaki mesajı görür. Kime : Sevgili karıma Konu : Yeni ulaştım. Tarih : 25 Eylül 2005 Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Herşey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin. Not : Burası çok sıcak. |
Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar, "Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?" Adam yanıtlar; "Evet, asla bir başka kadına bakmadım." Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin.." Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; "Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık." Bunun üzerine sorgu meleği, "Şuradaki Mercedes'i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın.." der ve üçüncü adama da sorar, "Karını hiç aldattın mı?" Adam yutkunur ve şöyle der; "itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm." Sorgu meleği; "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos'u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın." Bunun üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce'unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturduğunu görürler ve şaşırırlar. "Heyy! ne oldu sana?" der ikinci adam, "Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?" "Bugün karımı gördüm!" der birinci adam. Diğerleri; "Aaaa! ne kadar güzel, peki derdin nedir?" diye sorarlar. Adam içini çekerek konuşur, "Kaykay'la dolaşıyordu..." |
Bir gün 75 yaşında bir ihtiyar sperm testi yaptırmak için doktora gider. Doktor adama bir kavanoz verir ve: - "Bunu doldurup yarın bana getirin" der... Ertesi gün ihtiyar kavanozu getirip doktora verir. Doktor kavanoza bakar ve boş olduğunu görür ve sebebini sorar. İhtiyar anlatmaya başlar: - "Doktor bey, dün gece sağ elimle denedim olmadı, sol elimle denedim gene olmadı. Karımı çağırdım, o da sağ ve sol elleriyle denedi, ağzıyla denedi, önce dişini çıkararak sonra dişini takarak denedi, ı ıh gene olmadı. Baktık olacak gibi değil, komşunun karısını çağırdık, o da iki elini ve ağzını denedi, gene olmadı.." deyince doktor kendini tutamamış: - "Naaptınız, komşunun karısını da mı çağırdınız..?" diye sormuş. İhtiyar yanıtlamış: - "Napalım, açamadık şu lanet kavanozu bir türlü." |
Mühendis cehenneme giderse Bir mühendis ölmüş ve büyük bir yalnışlık sonucunda cehenneme atılmış. Cehennemin konforundan hoşnut kalmayan mühendis bir takım iyileştirmeler yapmaya başlamış. Kısa bir süre sonra cehennem, klimalı odaları, otomatik tuvaletleri, asansörleri, içecek otomatları ve diğer lüksleri ile bayağı rahat bir yer haline gelmiş. Bu arada mühendisin de iyice tanınıp sevildiğini söylemeye gerek yok. Derken, günün birinde Cennet Meleği, şeytanı aramış: -"Selam, cehennemde işler nasıl gidiyor? Neler yapıyorsunuz?" Şeytan, memnun mesut gülümsemiş: -"Ohoo.. Biz burada çok iyiyiz. Bir mühendis düştü buraya ki sorma gitsin. İnanılmaz lüks ve konforlu bir yer yaptı bizim orayı. Bir görsen, tuvaletlerimiz otomatik, kola makinemiz bile var." Melek şaşırır: -"Nee! Mühendis mi dedin? O adamin burada olmasi lazimdi. Çabuk onu buraya gönderin!" Seytan: "Mümkünü yok! Kadromda bir mühendisin olmasindan çok memnunum ve onu burada tutacagim!" diye çıkışmış. Cennet Melegi sinirle bağırmış: "Onu çabuk buraya gönder, yoksa seni dava ederim!" Şeytan katıla katıla gülerken şunları söylemiş: "Yok yaa! Nasıl yapacaksın bunu? Bütün avukatlar bizim tarafta!"... Zayıf Not Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından kalınca doğru hocasına gider: -"Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve beni cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüz mü?" -"Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil mi?" -"İyi. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben size soracağım. Doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sınıfta kalacağım. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı geçirteceksiniz. (Hocanın keyfi yerinde. Teklifi kabul eder.) Ve öğrenci sorar: -"Yasal olup, mantıklı olmayan nedir? Mantıklı olup, yasal olmayan nedir? Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?" Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz. İddia gereği öğrencisine iyi not vererek sınıfı geçirir. Ama aklı da soruda kalır. Sonunda sınıfın en iyi öğrencisini çağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar. Öğrenci hemen cevap verir: -"Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz. Bu yasal ama mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var. Bu mantıklı ama yasal değil. Siz karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta kalması gerekirkeniyi not verip mezun ediyorsunuz. Bu da ne mantıklı, ne de yasal." Tam Olarak Bilmiyorum Ama Öğretmen derste Ali'ye sorar: - İngiltere nerededir? Ali: - Bilmiyorum, öğretmenim. Öğretmen: - Git evdekilere sor, yarın tekrar soracağım. Ali eve gelir ve babasına sorar. Babasi: - Tam olarak bende bilmiyorum nerde diye, ama çok uzakta olamaz, çünkü bizim şirkette bir tane İngiliz calışıyor, işe yürüyerek geliyor. Lambayı Söndür Okulda öğretmen küçük çocuklara yenebilecek ve yenmeyecek şeyleri öğretmişti. Daha sonra çocuklara sordu " Şimdi sırayla herkes ağıza alınabilecek bir madde söylesin." Çocuklar sırayla söylüyorlardı. - "Elma" öğretmenim - "Ekmek" öğretmenim - "Şeker" öğretmenim - "Lamba" öğretmenim Öğretmen çocukların sözünü kesti. Selma kızım lamba hiç ağıza alınır mı? Selma: - Ama öğretmenim geçen gece annemin sesini duydum. Babama "hadi bey lambayı söndür de ağzıma alayım" diyordu. Kadeş Savaşı Tarih dersinde öğretmen birini tahtaya kaldırmış ve sormuş: -Oğlum Kadeş Savaşını kim yaptı? Çocuk hemen yanıtlamış: -Hocam vallahi billahi ben yapmadım. Hoca sinirinden çıldıracak. O sinirle dışarıya çıkmış, koridorda Matematik öğretmenini görmüş ve durumu Matematik öğretmenine anlatmış: -Hoca hanım bu öğrenciler beni çıldırtacak; Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, vallahi billahi ben yapmadım diye yanıt veriyorlar, çıldıracağım... -Hocam üzülmeyin çocuktur bunlar hem yaparlar hem de yapmadım derler... Tarihçinin sinirleri iyice tepesine çıkmış ve soluğu Müdür Beyin odasında almış. -Müdür Bey bu nasıl bir okul, ne öğrencisinde hayır var, ne de öğretmeninde; öğrenciye Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, ben yapmadım diyor, öğretmene durumu anlatıyorum, bunlar çocuktur hem yaparlar hem de yapmadım derler diyor, kafayı yiyeceğim. Müdür Bey: Siz hiç kendinizi üzmeyin Hocam, bunda merak edilecek birşey yok, şimdi Bakanlığa bir yazı yazar ve Kadeş Savaşını kimin yaptığını sorarız... Tarih Öğretmeni aldığı yanıt ile oracığa yığılıp kalmış ve Müdürden bir hafta izin almış... Bir hafta sonra Bakanlıktan bir yazı: Bu yıl ödenek olmadığı için Kadeş Savaşı yapılamayacaktır. Bilginize... |
Tilki ormanda gezmektedir. bir agacin dalinda asili bir geyik budu görür. Açtir ama süphelenir; kontrol etmeye baslar ve görürki bu bir tuzak. Geyik budu bir iple bombaya baglidir Epeyce uzaga gider ve basini kollarinin üzerine koyarak yatar biraz sonra kurtgelir, budu ve yatan tilkiyi görür. tilkiye sorar - Napiyorsun dostum? .. Tilki cevap verir - Hiç... yatiyorum... - Burada bir bud var - Evet var - Neden yemedin? Tilki sakince cevap verir -BU GÜN ORUCUM Kurt kendinden emin - Ben yiyeyim o zaman Tilki - Buyur afiyet olsun... der. Kurt buda uzanir uzanmaz bir patlama ortalik tozduman .. Kurt yarali hareketsiz 10 metre uzakta perisan halde yatarken tilki sakince budu yemeye baslar. Bunu gören kurt -"LAN SEREFSIZ HANI ORUÇTUN?!!" TILKI PISKIN PISKIN - Biraz önce top patladi, duymadin mi....? |
Gülermisin Ağlarmısın? "İnşaatın 6. katında işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı.Yaklaşık 250 Kg kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmem gerekiyordu. Aşağı indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım, 6. kata çıktım. İpi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya salladım. Tekrar aşağı indim ve ipi çekerek 6. kata çıkardım. İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım. İpi çözmemle birlikte kendimi havalarda buldum. Nasıl bulmayayım, ben 70 kiloyum ve 250 Kg lık varil süratle aşağı inerken beni de yukarı çekmeye başlıyor. Heyecan ve şaşkınlıktan ipi bırakmayı akıl edemedim. Yolun yarısında dolu varille çapıştık. Sağ iki kaburgamın bu sırada kırıldığını sanıyorum. Tam yukarı çıkınca iki parmağım iple birlikte çıkrığa sıkıştı ve parmaklarım da bu sırada kırıldı. Bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı. Varil hafifleyince bu sefer ben aşağı inmeye, varil yukarı çıkmaya başladı ve yolun yarısında gene varille çarpıştık. Sol bacağımın kaval kemiği de bu sırada kırıldı. Yere çarpına can havli ile ipi bırakmayı akıl ettim.Başımı yukarı kaldırıp baktığımda boş varilin süratle üzerime doğru geldiğini gördüm. Kafa tasımın da bu esnada kırıldığını sanıyorum. Bayılmışım gözümü hastahanede açtım. |
| Saat: 00:04 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık