![]() |
HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİ...(1) -NİSAN AYI İTİBARIYLA İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 9,9 OLDU ANKARA (A.A) - Mart-Nisan-Mayıs 2006 dönemini kapsayan üç aylık hareketli ortalamalara göre, Türkiye'de bu yıl Nisan ayı itibarıyla işsizlik oranı yüzde 9,9 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) üçer aylık dönemler itibarıyla her ay açıkladığı Hanehalkı İşgücü Anketinin (Mart-Nisan-Mayıs 2006) dönemini kapsayan Nisan 2006 sonuçlarına göre, bu dönemde işgücüne katılım oranı ise yüzde 47,7 olarak hesaplandı. İşsizlik oranı, kentlerde yüzde 12,2, kırsal kesimde yüzde 6,5 olarak belirlendi HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİ (2) -TÜRKİYE GENELİNDE İŞSİZ SAYISI GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE 3 BİN KİŞİ AZALARAK 2 MİLYON 436 BİN KİŞİYE DÜŞTÜ -NİSAN DÖNEMİNDE İSTİHDAM EDİLENLERİN SAYISI, GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE 179 BİN KİŞİ ARTARAK 22 MİLYON 172 BİN KİŞİYE ULAŞTI -TARIMDA ÇALIŞAN SAYISI 747 BİN KİŞİ AZALDI, BUNA KARŞIN TARIM DIŞI SEKTÖRLERDE ÇALIŞAN SAYISI 926 BİN KİŞİ ARTTI -KAYIT DIŞI İSTİHDAM EDİLENLERİN ORANI, ÖNCEKİ YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE 2,6 PUANLIK AZALARAK YÜZDE 48,1 OLARAK GERÇEKLEŞTİ ANKARA (A.A) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye genelinde işsiz sayısını, geçen yılın aynı dönemine göre 3 bin kişi azalarak 2 milyon 436 bin kişiye düştüğünü açıkladı. Türkiye İstatistik Kurumunun üçer aylık dönemler itibarıyla her ay açıkladığı Hanehalkı İşgücü Anketinin (Mart-Nisan-Mayıs 2006) dönemini kapsayan Nisan 2006 sonuçları açıklandı. Buna göre, Nisan döneminde Türkiye'de kurumsal olmayan sivil nüfus, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 24 bin kişilik artış ile 72 milyon 406 bin kişiye, kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus 957 bin kişi artarak 51 milyon 542 bin kişiye çıktı. -TARIM İSTİHDAMINDAKİ ÇÖZÜLME SÜRÜYOR- Nisan döneminde istihdam edilenlerin sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 179 bin kişi artarak 22 milyon 172 bin kişiye ulaştı. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 747 bin kişi azaldı, buna karşın tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 926 bin kişi arttı. Bu dönemde, istihdam edilenlerin yüzde 27,3'ü tarım, yüzde 19,3'ü sanayi, yüzde 5,5'i inşaat, yüzde 47,9'u ise hizmetler sektöründe bulunuyor. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında, tarım sektöründeki istihdamın 3,7 puan azaldığı, buna karşılık hizmetler sektörü istihdamının ise 3 puan arttığı görülüyor. -İŞSİZLİK ORANI KENTTE GERİLEDİ, KIRSALDA ARTTI- İşsizlik oranı ise geçen yılın aynı dönemine göre 0,1 puanlık azalışla yüzde 9,9 seviyesinde gerçekleşti. Kentsel yerlerde işsizlik oranı 0,4 puanlık azalışla yüzde 12,2 olarak gerçekleşirken, kırsal yerlerde 0,1 puanlık artışla yüzde 6,5 oldu. -İŞSİZ SAYISI 3 BİN KİŞİ AZALDI- Türkiye genelinde işsiz sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 3 bin kişi azalarak 2 milyon 436 bin kişiye düştü. Türkiye'de tarım dışı işsizlik oranı, geçen yılın aynı dönemine göre 0,9 puanlık bir düşüşle yüzde 12,5 olarak gerçekleşti. Bu oran erkeklerde, geçen yılın aynı dönemine göre 0,9 puanlık düşüşle yüzde 11,6, kadınlarda 0,8 puanlık düşüşle yüzde 16,5 olarak hesaplandı. -İŞSİZLERİN PORTRESİ- Bu dönemdeki işsizlerin 74,8'i erkek nüfustan oluşuyor, yüzde 61,4'ü lise altı eğitimli durumda bulunuyor. Bunların yüzde 37,6'sı bir yıl ve daha uzun süredir iş ararken, işsizler sıklıkla (yüzde 31,4) ''eş-dost'' vasıtasıyla iş arıyor. İşsizlerin yüzde 81,7'si (1 milyon 989 bin kişi) daha önce bir işte çalışmış durumda. Bunların ise yüzde 47,7'si hizmetler, yüzde 25,3'ü sanayi, yüzde 16,7'si inşaat, yüzde 10,3'ü ise tarım sektöründen gelenler. -ÇALIŞANLARIN RESMİ...- Bu dönemde istihdam edilenlerin yüzde 73,8'i erkek, yüzde 26,2'si kadın nüfustan oluşurken, bunların yüzde 61,1'i lise altı eğitimli durumda bulunuyor. İstihdam edilenlerin yüzde 56,2'si ücretli, maaşlı ve yevmiyeli, yüzde 29,2'si kendi hesabına ve işveren, yüzde 14,6'sı ücretsiz aile işçisi konumunda. Ücretli olarak çalışanların yüzde 87,5'i sürekli bir işte çalışıyor. -ÇALIŞANLARIN YÜZDE 3,7'Sİ EK İŞ YAPIYOR- Bu arada istihdam edilenlerin yüzde 3,7'sinin ek bir işi bulunuyor. Çalışanların yüzde 5,2'si, mevcut işini değiştirmek veya mevcut işine ek olarak bir iş arıyor. -KAYITDIŞI İSTİHDAM DA AZALDI- TÜİK'e göre, kayıt dışı istihdam edilenlerin oranı, önceki yılın aynı dönemine göre 2,6 puanlık azalışla yüzde 48,1 olarak gerçekleşti. Bu dönemde, geçen yılın aynı dönemine göre tarım sektöründeki kayıt dışılık yüzde 88,3'ten yüzde 86,6'ya, tarım dışı sektörde kayıt dışılık oranı ise yüzde 33,9'dan yüzde 33,6'ya geriledi. -İŞGÜCÜNE KATILIM ORANI DÜŞTÜ- Nisan döneminde işgücüne katılma oranı da yüzde 47,7 olarak açıklandı. 2006 yılı Nisan döneminde, tarım sektöründeki daralmanın da etkisiyle Türkiye genelinde işgücüne katılma oranı, geçen yılın aynı dönemine göre 0,6 puanlık bir düşüşle yüzde 47,7 olarak gerçekleşti. Erkeklerde işgücüne katılma oranı 0,7 puanlık bir azalışla yüzde 71,2, kadınlarda 0,3 puanlık bir düşüşle yüzde 24,7 olarak ölçüldü. Kentsel yerlerde işgücüne katılma oranı 0,2 puanlık artışla yüzde 45,4, kırsal yerlerde ise 1,7 puanlık azalışla yüzde 51,7 oldu. -EĞİTİMLE İŞGÜCÜNE KATILIM ARTIYOR- Toplam işgücünün yüzde 17,9'unu 15-24 yaş grubundakiler oluştururken, lise altı eğitimlilerde işgücüne katılma oranı yüzde 46,6 iken yüksekokul mezunlarında bu oran yüzde 79,6 olarak hesaplandı. Lise altı eğitimlilerde erkeklerin işgücüne katılma oranı yüzde 70,3 iken, kadınlarda sadece 21,6 oranında bulunuyor. Lise ve dengi okul mezunlarında erkeklerde işgücüne katılma oranı yüzde 73,5 iken, kadınlarda yüzde 31,5'e çıkıyor. Yüksekokul ve fakülte mezunlarında, erkeklerde işgücüne katılma oranı yüzde 84,9 iken, kadınlarda yüzde 71,2 olarak ölçülüyor. -NEDEN İŞGÜCÜ DIŞINDALAR?- İşgücü dışında olanların yüzde 36,8'i daha önce bir işte çalışmış durumda bulunurken, işgücü dışına çıkanlardan daha önce bir işte çalışanların yüzde 36,8'i tarım, yüzde 23,2'si sanayi, yüzde 5,1'i inşaat, yüzde 34,9'u ise hizmetler sektöründe çalışmış durumda. Daha önce bir işte çalışıp, söz konusu dönemde işgücü dışında bulunanların yüzde 30'u emeklilik, yüzde 13,4'ü mevsim gereği, yüzde 16,9'u sağlık nedeniyle, yüzde 9,7'si evlilik, yüzde 4,7'si işten çıkartılma/işyerinin kapanması, yüzde 4,5'i ise işinden memnun olmama, nedenleriyle en son çalıştıkları işten ayrılmış olduğunu beyan ediyor. -İŞGÜCÜ HAREKETLERİ- Nisan 2006 döneminde 2 milyon 339 bin kişi işe yeni başlamış veya iş değiştirmiş olarak belirlenirken, bunun toplam istihdam içindeki oranı yüzde 10,5 olarak ölçüldü. İşe yeni başlayan veya iş değiştirenlerin yüzde 36,4'ü 25-34 yaş grubunda. Bu dönemde işe başlayan veya iş değiştirenlerin yüzde 27,3'ü sanayi, yüzde 47,9'u hizmetler, yüzde 15,5'i inşaat sektöründe, yüzde 9,3'ü ise tarım sektöründe. Mevcut işsizlerin yüzde 28,9'unu (705 bin kişi) bu dönemde işten ayrılanlar oluşturdu. NOT: alıntıdır |
Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu Yayımlanmıştır Bilindiği gibi 5520 Sayılı Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından imzalanarak 21.06.2006 Tarih ve 26205 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Kanun, 01.01.2006 Tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir. Yürürlüğe giren yeni Kanun köklü değişiklikler içermemektedir. Yürürlükte olmayan maddeler çıkartılmıştır. Yeni yasada en önemli değişiklik Kurumlar Vergisi oranı % 30’dan % 20 indirilmiştir. Oranın indirilmesi ile Kurum Geçici Vergi oranı da % 20 olarak uygulanacaktır. Bilindiği üzere, 2006/1. Dönem Geçici Vergi döneminde oran % 30 uygulanmıştı. 2006/2. dönemden itibaren Önceki dönem (2006/1) hesaplanan Geçici Vergi , yeni hesaplanacak Geçici Vergiden mahsup edilecektir. Mahsup işlemi Geçici Vergi Beyannamesi üzerinde yapılacaktır. Yapılan düzenleme ile Kurumlar Vergisi Yıllık Beyanname verilme süresi 25/Nisan (Özel hesap dönemleri hariç) olarak benimsenmiştir. Verginin ödeme süresi ise 30/Nisan olarak belirlenmiştir. Kurumların Aktiflerinde kayıtlı ve en az iki tam yıl Bilançoda bulunan Gayrimenkulleri, İştirak Hisseleri, Kurucu Senetleri, İntifa Senetleri ve Rüçhan Haklarının satışından elde edilen karı sermayeye ilavesindeki %100’lük İstisna, Yasanın yürürlüğe girdiği tarih olan 21.06.2006’dan itibaren % 75 olarak uygulanacaktır. (21.06.2006 tarihinden önce sermayeye eklenen kar için istisna % 100 olarak uygulanacaktır.) Eski Kurumlar Vergisi Kanunu 31/12/2005 Tarihine kadar geçerliliğini koruyacaktır. Yayımlanan Kanunun metnini aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz. 21/06/2006 tarihli resmi gazete http://rega.basbakanlik.gov.tr/index.aspx# |
Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Tebliği Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ Yayımlandı. 19 Temmuz 2006 tarih ve 26233 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2 Seri Nolu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğde; (1) Seri Nolu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğin "3.1. İHRACAT İŞLEMLERİ" başlıklı bölümü ile 3.2. DİĞER DÖVİZ KAZANDIRICI FAALİYETLER başlıklı bölümün alt başlıklarının içeriğinde yapılan değişiklikler açıklanmıştır. Ayrıca söz konusu değişikliklere ilişkin olarak Dış Ticaret Müsteşarlığı 19 Temmuz 2006 tarihli Resmi Gazetede İhracat, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair İhracat Tebliği ni yayımlamıştır. Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında 2 Seri Nolu Tebliğe aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz: http://www.gelirler.gov.tr/gelir2.nsf/5ce7730aec9be16980256bc200562e84/cee7d1d2c60171bd802571b0003ce68b?OpenDocument |
TÜRKİYE - IMF TÜRKİYE-IMF... -IMF'NİN 4. MADDE KONSÜLTASYON ÇALIŞMASI, EKİM AYINDA GERÇEKLEŞTİRİLECEK -4. MADDE KONSÜLTASYON ÇALIŞMASINA, ÜST DÜZEY BİR IMF YETKİLİSİNİN DE KATILABİLECEĞİ BELİRTİLİYOR -5. GÖZDEN GEÇİRMENİN İSE SONBAHARDA YAPILMASI BEKLENİYOR ANKARA (A.A) - Mustafa Seven - Uluslararası Para Fonunun (IMF), Türkiye'nin 4. Madde Konsültasyon Çalışması Ekim ayın gerçekleştirilecek. IMF ile yürütülen Stand by düzenlemesinin 5. gözden geçirmesinin ise Sonbaharda yapılması bekleniyor. A.A muhabirinin aldığı bilgiye göre, IMF'nin, üye ülkelerde, gelişmiş ya da gelişmemiş ülke ayrımı yapmadan düzenli olarak gerçekleştirdiği 4. Madde Konsültasyon çalışmalarında, Türkiye'nin orta ve uzun vadeli ekonomi politikaları, yapısal reformları değerlendirilecek. 4. Madde Konsültasyon Çalışmalarında Türkiye ekonomisinin, orta ve uzun vadeli genel manzarasına bakılırken, Avrupa Birliği yolundaki ekonomik uyum politikaları da gözden geçirilecek. 4. Madde Konsültasyon çalışmasına, üst düzey bir IMF yetkilisinin de katılabileceği belirtiliyor. -4. MADDE KONSÜLTASYON ÇALIŞMASI NEDİR?... IMF, üye ülkelerin ekonomi yönetimlerine yol gösterici olmak ve uluslararası finansal sistem üzerindeki gözetim görevini yerine getirmek amacıyla, her bir üye ülkenin ekonomik gelişmelerine ilişkin olarak (genellikle yılda bir kere) ayrıntılı gözden geçirme çalışmalarında bulunuyor. Bu çalışmalara, IMF'nin 4. Maddesi kapsamında gerçekleştirildiğinden, 4. Madde Konsültasyon Çalışmaları ismi veriliyor. Görüşmeler çerçevesinde ilk olarak, IMF uzmanlarından oluşan bir heyet, ekonomik verileri toplamak için ilgili ülkeyi ziyaret ederek, Hükümet ve Merkez Bankası yetkilileriyle görüşmelerde bulunuyorlar. IMF Heyeti bu çalışmada, ülkenin makro ekonomik politikalarını gözden geçirirken, finansal sistemin sağlamlığını, makro ekonomik politikaları ve bunları etkileyebilecek sosyal, endüstriyel, idari ve diğer sorunları inceliyor. IMF Heyeti, gerekli analizleri yaptıktan sonra, tespitlerini özetleyen bir rapor hazırlıyor ve bu rapor, İcra Direktörleri Kurulu tarafından tartışılıp, onaylanıyor. -5. GÖZDEN GEÇİRME...- Öte yandan IMF'nin 5. Gözden Geçirmesinin sonbaharda gerçekleştirilmesi bekleniyor. 5. Gözden Geçirmeye, 19-21 Eylül tarihlerinde Singapur'da yapılacak IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantılarının ardından başlanabileceği ifade ediliyor. Ayrıca önceki gözden geçirmelere ilişkin IMF uzman raporunun da çok yakında yayınlanacağı belirtiliyor. IMF İcra Direktörleri Kurulu ise Türkiye ile olan Stand-by düzenlemesinin 3 ve 4. gözden geçirmelerini ele almak için, 28 Temmuz'da toplanacak. IMF İcra Direktörleri Kurulunun, bu iki Gözden Geçirmeyi onaylayarak tamamlamasının ardından, Türkiye'nin, 1.2 milyar SDR'lik (yaklaşık 1,9 milyar dolar) kredi alması bekleniyor. Stand-by çerçevesinde, toplam 11 Gözden Geçirme'nin şuana kadar 4 tanesi tamamlandı, geri kalan Gözden geçirmeler ise 2008 yılına kadar tamamlanmış olacak. Gözden Geçirme takvimindeki sarkma nedeniyle, 3 ve 4. Gözden Geçirmelerde olduğu gibi, geri kalan bazı gözden geçirmelerin de birleştirilmesi bekleniyor. |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... Ortadoğu ile ticaret Türkler için riskli... Rona Yırcalı, ABD ve koalisyon güçlerinin saldırısı öncesi Irak’la olan ticaretin çok yüksek olduğuna değinerek, saldırı sonrası ticaretin bıçak gibi kesildiğini anlattı. İsrail ile Filistin arasındaki meselede çok tedirgin olduklarını ifade eden Yırcalı, şu anki durumun krizin ötesinde, resmen ilan edilmese dahi bir savaş boyutuna geldiğini aktardı. Sorunun oluşturduğu zarar konusunda da Yırcalı, buna ilişkin birşey söylemenin zor olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Bu ne kadar süreceğine, ne kadar şiddetli olacağına, ne kadar geniş bir bölgeyi kaplayacağına bağlı. Tabii endişeler var, bu Suriye’ye de sıçrayabilir. ABD yetkilileri Suriye’yi, İran’ı suçluyorlar. Çok başında olduğumuz için hemen şimdi bir şey söylemek mümkün değil. Ama öyle görünüyor ki geçmiş tecrübelere bakarsanız, en azından İsrail’in Lübnan’daki hareketleri biraz kalıcı olacağa benziyor. Hemen İran’a, Suriye’ye sıçramasa dahi Lübnan’la olan münasebetlerde epey zorluk olacak.” |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... ELEKTRİK PİYASASI YENİ BAŞTAN DÜZENLENİYOR -1 AĞUSTOSTAN İTİBAREN, ELEKTRİK ÜRETİMİNDE SAATLİK FİYAT DÖNEMİ BAŞLIYOR -EPDK BAŞKANI GÜNAY: ''BİR MUSİBET BİN NASİHATTEN İYİDİR. ELEKTRİK KESİNTİLERİ YAŞANINCA, HERKES DENGELEME VE UZLAŞTIRMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMASI GEREKTİĞİNİ GÖRDÜ'' ANKARA (A.A) - Leyla Ataman Özel - Türkiye'nin batısındaki 13 şehirde yaşanan elektrik kesintilerinin ardından, 1 Ağustostan itibaren elektrik üretimi ve satışında yeni bir döneme geçilmesi kararlaştırıldı. A.A muhabirinin edindiği bilgiye göre, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), dün aldığı kararla 1 Ağustos 2006 tarihinden itibaren fiilen ''Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği (DUY)'' sisteminin uygulamasına başlanmasını kararlaştırdı. Elektrik üreten özel ve kamu üretim santrallarında saatlik fiyat uygulamasına geçilmesini öngören sistemle, hem arz güvenliğinin sağlanması hem rekabetin özendirilmesi hem de özel sektöre belli kolaylıklar sağlanması planlanıyor. Bu ayın başında yaşanan elektrik kesintilerinin ardından kamuoyunda sorunun kaynağına yönelik tartışma başlamıştı. Bakanlık, kesintilere özel sektör üretim şirketlerinin gece tarifesinden çalışmayarak üretimlerini durdurmasını gerekçe gösterilmişti. Son dönemde Alarko ve Akenerji gibi şirketler de elektrik üretim maliyetlerinin arttığını, kamu tarafından belirlenen fiyatlarla zararına çalışmak istemediklerini belirterek üretimlerini durduracaklarını açıklamıştı. -TEİAŞ İSTEDİ- Bu gelişmelerin ardından Türkiye Elektrik İletim A.Ş.'nin (TEİAŞ) bir süre önce EPDK'ya yazdığı yazı ile ''elektrikte arz güvenliğinin ve sistem emniyetinin sağlanması için DUY uygulamalarına bir an önce geçilmesini'' istedi. EPDK Başkanı Yusuf Günay, Kurum olarak elektrik piyasasında rekabete dayalı bir sistemi içeren yönetmeliği 2004 yılı Kasım ayında çıkardıklarını, ancak kamu kurumlarının çeşitli gerekçelerle sisteme dahil olmak istememeleri yüzünden yönetmeliğin 2 yıldır uygulamaya geçirilemediğini belirtti. -EPDK BAŞKANI GÜNAY- Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Günay, ''Biz 2 yıldır hem elektrik sisteminin güvenliği hem de rekabetçi bir yapı için bu sistemin tam anlamıyla uygulanması gerektiğini ısrarla vurguladık. Keşke ülke 13 saat elektrik kesintisi yaşamadan önce bu sistemin önemi anlaşılmış olsaydı. Bir musibet bin nasihatten iyidir. Elektrik kesintileri yaşanınca herkes DUY'un uygulanması gerektiğini gördü. Sisteme ilgili tüm kamu kurumlarının katılması gündeme geldi'' diye konuştu. Günay, yeni sistem hakkında şu bilgileri verdi: ''Mevcut yapıda, bir elektrik üretim şirketi, sisteme taahhüdünden fazla enerji verdiği zaman kilovat saat (kWh) başına 3 YKr bedel alırken sistemden enerji çektiğinde 15 YKr ödüyordu. TETAŞ tarafından belirlenen bu yük alma ve yük atma fiyatlarından herkes çok şikayetçi idi. Yeni sistemde böyle bir ayrılık olmayacak. Özel şirketler artık fiyatlarını kendileri teklif edecek. TEİAŞ bu fiyatlara ve sistemin ihtiyaçlarına göre elektrik alınıp satılmasına aracılık edecek. Yeni uygulamada taahhütlerinin üzerinde veya altında üretimde veya tüketimde bulunan şirketler, bu kısımlar için TEİAŞ tarafından hesaplanan sistem dengesizlik fiyatına göre enerji alıp satacaklar. Bu durum, hem özel sektöre belli avantajlar sağlayacak hem de belirsizlikler azaltılıp şeffaflık sağlanacağı için özel sektörün yeni üretim yatırımlarını teşvik edecek. Bu da arz güvenliği için çok önemli.'' -SİSTEM ANLATILACAK- EPDK, konuyla ilgili 24-25 Temmuz 2006 tarihlerinde özel sektör elektrik üreticileri ve TEİAŞ, TETAŞ, TEDAŞ ve EÜAŞ gibi kamu kuruluşlarının temsilcileri ile toplantı yapacak. Toplantıda sistemin nasıl işleyeceği tüm katılımcılara anlatılacak. -DUY NEDİR?- DUY sisteminde, özel sektör ve kamu elektrik üretim şirketleri sistemdeki arz talep dengesini sağlamak üzere, aylık olarak, santrallarının durumu ve kendi maliyetlerini dikkate alarak üretebilecekleri elektriği ve fiyat tekliflerini sistem operatörü olan TEİAŞ Milli Yük Tevzii Merkezi'ne bildirecek. TEİAŞ, sistemin ihtiyaçlarını da dikkate alarak fiyat tekliflerini ucuzdan pahalıya doğru sıralayacak. Ardından elektrik sisteminde arz talep dengesini sağlamak üzere bu tekliflere göre şirketlere üretimlerini artırması veya azaltması yönünde talimatlar verecek. Böylece sistem dengede tutulacak. Her ay sonunda TEİAŞ, bünyesindeki Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi aracığıyla tüm sistem kullanıcılarının borç ve alacakları, sistem dengesizlik fiyatı üzerinden hesaplanarak karşılanacak. |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 25 Temmuz 2006 ELEKTRİK ÖZELLEŞTİRMELERİNDE İLK ADIM (2)... -DÜN OLAĞANÜSTÜ TOPLANAN EPDK, ÖZELLEŞTİRİLECEK OLAN 20 DAĞITIM BÖLGESİNİN LİSANS, DAĞITIM VE PERAKENDE SATIŞ TARİFELERİNİ KARARA BAĞLADI-KURUL, YATIRIM İHTİYACI, KAYIP-KAÇAK GİBİ MALİYET UNSURLARININ DA EKLENMESİ GEREKÇELERİYLE ONAYLADIĞI FİYAT DÜZEYİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA YAPMAYACAK Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), özelleştirme programında olan TEDAŞ'a bağlı 20 elektrik dağıtım bölgesinin 2010 yılına kadar uygulayacağı dağıtım ve perakende satış tarifeleri ile bu bölgelerin lisanslandırılması ve lisans tadili hususları konularını görüşerek karara bağlandı. Kurulun dün gece saat 23.00'e kadar süren olağanüstü toplantısında, Kurul, lisans başvurularını uygun buldu, 2010 yılına kadar uygulanacak tarifeler ise itiraz süresi olan 10 günün ardından onaylanacak. Kurulun toplantısı sonucunda özelleştirilecek 20 dağıtım bölgesi ile ilgili lisans tadilleri kapsamında, Başkent Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (Başkent EDAŞ) bölgesinde yer alan Zonguldak, Bartın, Karabük, Çankırı ve Kastamonu dahil edildi. Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş'nin sınırları içerisine daha önce Körfez Elektrik Dağıtım A.Ş bölgesinde yer alan Kocaeli dahil edildi. Meram Elektrik Dağıtım A.Ş sınırları içerisine daha önce TEDAŞ bölgesinde yer alan Kırşehir, Nevşehir, Niğde ve Aksaray illeri dahil edildi. Bu 3 dağıtım bölgesinin yanı sıra Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş ve Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş ile birlikte toplam 5 dağıtım bölgesine 13 Mart 2003 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle verilen perakende satış ve dağıtım lisanslarının da 30 yıla çıkarılması uygun bulundu. Mevzuat gereği bu başvurular 10 gün boyunca askıda kalacak, bu kapsamda üçüncü şahıslar tarafından 4 Ağustos 2006 cuma günü mesai saati bitimine kadar sadece kişisel menfaat ihlali açısından yazılı olarak itirazda bulunabilecekler. Kanun ve mevzuat gereği, lisan başvurularıyla ilgili 10 iş günü ilan süresinin tamamlanmasını müteakip 20 dağıtım bölgesinin lisanslandırılması ve lisans tadiliyle birlikte tarifeleri teklif edildiği şekliyle onaylanacak. -HUKUKİ ALTYAPI TAMAMLANMIŞ OLDU- Lisans ve tarife başvurularına ilişkin Kurul kararı özelleştirme için yasal altyapı da oluşturulmuş oldu. Kurul, tarife onaylandıktan sonra ek bir tarife düzeyi olmaması ve içine yatırım ihtiyacı, kayıp-kaçak gibi maliyet unsurlarının da eklenmesi gerekçeleriyle fiyat düzeylerine ilişkin herhangi bir açıklama yapmayacak. Özelleştirme İdaresi Başkanlığının da önümüzdeki Ağustos ayından itibaren söz konusu bölgelere ilişkin ihale ilanlarını vermeye başlaması bekleniyor. Özelleştirmenin ise ilk olarak İstanbul'un Anadolu ve Avrupa yakası, Trakya, Ankara, Konya ve Sakarya bölgelerinden başlaması öngörülüyor. İhalelerin yıl sonunda yapılması ve en az bir bölgenin bu yıl içinde özelleştirilmesi hedefleniyor. Özelleştirilecek 20 dağıtım bölgesi ve bölgede yer alan iller şöyle: BÖLGE NO BÖLGE ADI DAĞITIM BÖLGESİNDE YER ALAN İLLER -------- --------- --------------------------------- 1 Dicle Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Batman, Şırnak 2 Vangölü Bitlis, Hakkari, Muş, Van 3 Aras Ağrı, Erzincan, Erzurum, Kars, Bayburt, Ardahan, Iğdır 4 Çoruh Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize, Trabzon 5 Fırat Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli 6 Çamlıbel Sivas, Tokat, Yozgat 7 Toroslar Adana, Mersin, Osmaniye, Hatay, Gaziantep, Kilis 8 Başkent Ankara, Kırıkkale, Çankırı, Kastamonu, Bartın, Zonguldak 9 Sakarya Sakarya, Kocaeli, Bolu 10 Akdeniz Antalya, Burdur, Isparta 11 Gediz İzmir, Manisa 12 Uludağ Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Yalova 13 Meram Konya, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Karaman, Niğde 14 Ayedaş İstanbul ili Anadolu Yakası 15 Osmangazi Afyon, Bilecik, Eskişehir, Kütahya Uşak 16 Menderes Aydın, Denizli, Muğla 17 Göksu Adıyaman, Kahramanmaraş 18 Yeşilırmak Amasya, Çorum, Ordu 19 Trakya, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ 20 Boğaiçi İstanbul'un Avrupa yakası A.A. |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 26 Temmuz 2006 ENERJİ PİYASASI... -EPDK, DOĞAL GAZ, PETROL VE LPG PİYASASINA İLİŞKİN BAZI YÖNETMELİKLERDE DEĞİŞİKLİĞE GİTTİ ANKARA (A.A) - Doğal Gaz Piyasası Sertifika Yönetmeliği, LPG Piyasası Lisans Yönetmeliği ile Petrol Piyasasında Ulusal Marker Uygulamasına İlişkin Yönetmelikte değişikliğe gidildi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK), değişikliklere ilişkin yönetmelikleri Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı. Doğal Gaz Piyasası Sertifika Yönetmeliği çerçevesinde, sertifikaların tadiline ilişkin yetkili makam, ''Doğal Gaz Piyasası Uygulama Dairesi'' olarak değiştirildi. Buna göre yapım ve hizmet sertifikası sahibinin, gerekçelerini de belirterek yazılı bir sertifika tadil talebinde bulunması halinde, bu talebi incelemek için ihtiyaç duyulabilecek varsa diğer bilgi ve belgeleri de kendisine bildirilen süre içinde bildireceği makam, ''Doğal Gaz Piyasası Uygulama Dairesi Başkanlığı'' olacak. İç tesisat ve servis hatları sertifikası sahibi ise bu talebini sertifikasını aldığı şirkete sunacak. Yönetmelik, 1 Temmuz 2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girdi. -LPG PİYASASI LİSANS YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK- Kurum, LPG Piyasası Lisans Yönetmeliği'nde de değişikliğe giderek, hangi şartlarda ''geçici faaliyet lisansı'' verileceğine ilişkin esasları düzenledi. Buna göre, Kanun gereği güvenlik ve lisans gereklerine uygunluğu TSE tarafından verilecek belge ile belirlenecek olup da süresi içinde Kuruma lisans başvurusu yapmış olan otogaz istasyonlarından, bulundukları mahalde imar planlarının henüz yapılamamış olması ya da devam etmekte olan imar çalışmalarının henüz bitirilememiş olmasından dolayı işyeri açma ve çalışma ruhsatlandırma işlemleri sonuçlandırılamayan otogaz istasyonlarından, imar planlarının tamamlanmasıyla işyeri açma ve çalışma ruhsatı alabilecekleri hususu yetkili makamdan alacakları yazıyla tespit edilenlere, 31 Aralık 2007 tarihine kadar geçici faaliyet lisansı verilecek. Diğerleri faaliyetten men edilecek. -PETROL PİYASASI- Petrol Piyasasında Ulusal Marker Uygulamasına İlişkin Yönetmelikte yapılan değişiklik ile de akaryakıt ithalatı yapılan depolama tesisi lisans sahiplerinin yükümlülükleri yeniden belirlendi. Buna göre, akaryakıt ithalatı yapılan depolama tesisi lisans sahipleri, tesislerinde kurulacak enjeksiyon donanımlarının; Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen özelliklere uygun olacak şekilde belirlenen yer ve koşullarda, doğru, hassas ve izlenebilir ölçüm sonucu alınabilecek şekilde ekleme (enjeksiyon) yapılabilecek teknik özelliklere sahip, otomatik dozaj kontrollü enjeksiyon donanımlarını temin ve tesis edecek, işletme emniyetini sağlayacak. Söz konusu kişiler, ulusal markerin akaryakıta eklenmesi sırasında can ve mal güvenliği ile çevre ve insan sağlığı açısından gerekli tedbirleri almak, enjeksiyon cihazlarını ve ulusal marker ekleme noktalarını lisanslarına derc ettirmek, enjeksiyon donanımlarına karşı yapılacak müdahalelere karşı her türlü güvenlik önlemlerini almak ve enjeksiyon donanımlarının ayar ve kalibrasyon işlemlerini süresi ve izlenebilirlik zinciri içinde yaptırmakla yükümlü olacak. EPDK bu arada, Elektrik Piyasasında Mali Uzlaştırma Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki tebliği yürürlükten kaldırdı. |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 26 Temmuz 2006 İSO 500 BÜYÜK SANAYİ KURULUŞU RAPORU...-2005 YILINDA EN FAZLA KAR EDEN KURULUŞ TÜPRAŞ OLDU -ANADOLU EFES VE UNILEVER BU YIL İLK 10'A GİRDİ İstanbul Sanayi Odasının (İSO) ''Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2005 Yılı Raporu''nda, en fazla kar eden kuruluşlar arasında ilk sırada Tüpraş yer aldı. İstanbul Sanayi Odasının (İSO) 38 yıldır hazırladığı ''Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2005 Yılı Raporu''na göre, 2004 yılında karlılıkta ikinci sırada yer alan Tüpraş bu yıl 727 milyon 130 bin 249 YTL'lik dönem karıyla birinci sırada yer aldı. Listenin ikinci sırasında 2004'te dördüncü sırada yer alan Ford Otomotiv yer alırken, şirketin dönem karı 554 milyon 563 bin 627 YTL oldu. 2004 yılında ilk sırayı alan EÜAŞ ise 2005 yılında 465 milyon 126 bin 441 YTL kar ile üçüncü sıraya geriledi. EÜAŞ'yi 354 milyon 764 bin 696 YTL ile Arçelik izlerken, geçen yılın üçüncüsü Ereğli Demir Çelik 342 milyon 424 bin 716 YTL ile beşinci sıraya yerleşti. Listede sırasıyla Türkiye Petrolleri A.Ob, Anadolu Efes Biracılık, Petrol Ofisi, adını açıklamayan bir şirket ve Unilever yer aldı. 2004 yılında 280. sırada yer alan Unilever'in 2005 yılında dönem karı 171 milyon 609 bin 702 YTL olarak gerçekleşti. -KARDA DÜŞÜŞ- Raporda, 2005 yılında karda ilk 5'e giren kuruluşlar ile 2004'te karda ilk 5'e giren kuruluşların toplam karları arasında cari fiyatlarla yüzde 38,4 azalış söz konusu oldu. 500 büyük sanayi kuruluşu 2005 yılı verilerine göre karda ilk on kuruluş şöyle sıralandı: 2005 2004 Firma Dönem Karı (YTL) ---- ---- -------- ---------------- 01 02 Tüpraş 727.130.249 02 04 Ford Otomotiv 554.563.627 03 01 EÜAŞ 465.126.441 04 07 Arçelik 354.764.696 05 03 Ereğli Demir Çelik 342.424.716 06 08 Türkiye Petrolleri A.O. 309.636.306 07 13 Anadolu Efes Biracılık 217.343.500 08 10 Petrol Ofisi 205.361.702 09 - - 10 280 Unilever 171.609.702 |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 27 Temmuz 2006 TÜRKİYE-IMF... -IMF İCRA DİREKTÖRLERİ KURULU, YARIN TÜRKİYE'Yİ ELE ALACAK -TÜRKİYE'NİN PROGRAMININ 3 VE 4. GÖZDEN GEÇİRMESİNİN SONUÇLANDIRILMASI VE 1,9 MİLYAR DOLARLIK KREDİNİN SERBEST BİRAKILMASI BEKLENİYORWASHINGTON (A.A) - Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) karar makamı olan İcra Direktörleri Kurulunun yarınki toplantısında, Türkiye'nin IMF ile yürüttüğü Stand by programının 3 ve 4. gözden geçirme dönemleri ele alınacak. Toplantı sonucunda, söz konusu gözden geçirmelerin resmen sonuçlandırılması ve Türkiye'ye toplam 1,9 milyar dolar tutarında, iki yeni kredi diliminin serbest bırakılması bekleniyor. IMF İcra Direktörleri Kurulunun, Türkiye'nin programını ele alacağı, geçen hafta IMF'nin Dış İlişkiler Direktörü Mesud Ahmed tarafından açıklanmıştı. Türkiye, kurulun yarınki toplantısının gündeminde ikinci sırada bulunuyor. Toplantının ardından, IMF Başkanı Rodrigo de Rato veya IMF Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger'in imzasıyla, Türkiye ekonomisine dönük genel bir değerlendirmenin yayımlanması da bekleniyor. -5. GÖZDEN GEÇİRME HAZIRLIKLARI Bu arada Üçüncü ve dördüncü gözden geçirmelerinin resmen sona ermesinin ardından, gelecek haftalarda IMF heyetinin beşinci gözden geçirme dönemi için Türkiye'ye gelmesi öngörülüyor. Türkiye'nin 10 milyar dolar destekli son stand-by programı, geçen yıl yürürlüğe girmişti. |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 27 Temmuz 2006 TÜRK-İŞ'E GÖRE AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI... -TÜRK-İŞ, 4 KİŞİLİK AİLENİN BU AYKİ ''AÇLIK SINIRINI'' 573 YTL 33 YKR, ''YOKSULLUK SINIRINI'' İSE BİN 867 YTL 54 YKR OLARAK HESAPLADI -TÜRK-İŞ: ''ÇALIŞANLAR BUGÜN, YILBAŞINA GÖRE SADECE GIDA İÇİN 30 YTL, TEMEL İHTİYAÇLARI İÇİN İSE TOPLAM 99 YTL DAHA FAZLA HARCAMA YAPMAK DURUMUNDA'' Türk-İş, 4 kişilik ailenin ''açlık sınırını'', 573 YTL 33 YKr, ''yoksulluk sınırını'' ise bin 867 YTL 54 YKr olarak hesapladı. Türk-İş'in hesaplamalarına göre, 4 kişilik ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için yapması gereken asgari harcamayı ifade eden ve ''açlık sınırı'' olarak da adlandırılan tutar, geçen aya göre yüzde 0.31 artarak 571 YTL 57 YKr'den 573 YTL 33 YKr'ye yükseldi. Ailenin gıda harcamalarının yanı sıra, kira, ulaşım, yakacak, elektrik, su, haberleşme, eğitim, sağlık, iletişim, kültür gibi temel ihtiyaçları için gerekli olan ve ''yoksulluk sınırı'' olarak da ifade edilen tutar ise aynı dönemde bin 861 YTL 80 YKr'den bin 867 YTL 54 YKr'ye çıktı. Hesaplamalara göre, yılın yedi ayında gıda harcaması tutarı yüzde 5.60 artarken, geçen yılın aynı döneminde bu oran yüzde 3.14'tü. Gıda harcaması tutarı, son bir yılda yüzde 8.17 yükseldi. -YILBAŞINDAN BU YANA 30 YTL ARTIŞ- Türk-İş'in ''açlık ve yoksulluk sınırına'' ilişkin açıklamasında, çalışanların bugün, yılbaşına göre sadece gıda için 30 YTL, temel ihtiyaçları için ise toplam 99 YTL daha fazla harcama yapmak durumunda bulundukları ifade edildi. Bu yıl için hedeflenen enflasyon oranı temel alınarak ücretli ve emeklilere yapılan artışların, yılın 7 ayında gerçekleşen fiyat artışlarıyla ''anlamını yitirdiği'' ve ''dar ve sabit gelirli kesimlerin satın alma gücünün gerilemeye devam ettiği'' kaydedilen açıklamada, ''SSK kapsamında çalışanların yaklaşık yarıya yakınının gelir düzeyi asgari ücrettir. Bazı işverenler tarafından yüksek bulunarak daha da düşürülmek istenen bugünkü asgari ücret ile sadece 6 gün insan onurunun gerektirdiği yaşama düzeyini sağlamak mümkün olmaktadır'' denildi. -SEBZE-MEYVE FİYATLARI ARTTI- Açıklamada, ''açlık ve yoksulluk sınırı'' hesaplamalarında temel alınan meyve-sebzelerin geçen yıllarda, özellikle yaz aylarında mutfak harcamasını ''rahatlatan'' harcama grubu olduğu belirtilerek, ancak özellikle son iki ayda sebze-meyve fiyatının ''ortalamada arttığı'' kaydedildi. A.A. |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 27 Temmuz 2006 MERKEZ BANKASI HAFTALIK VERİLERİ... -MERKEZ BANKASI DÖVİZ REZERVİ, 7-14 TEMMUZ TARİHLERİ ARASINDA 57 MİLYAR 125 MİLYON DOLARA İNDİ -TÜRKİYE, 3-26 TEMMUZ TARİHLERİ ARASINDA 1 MİLYAR 93,44 MİLYON DOLAR DIŞ BORÇ ÖDEDİMerkez Bankasının döviz rezervleri, 14-21 Temmuz tarihleri arasında 436 milyon dolar azalışla 57 milyar 125 milyon dolara indi. Merkez Bankasının döviz rezervi, 14 Temmuzda 57 milyar 561 milyon dolar idi. Merkez Bankasının haftalık verilerine göre, Türkiye'nin ''uluslararası rezervleri'' de 7 Temmuz itibarıyla 419 milyon dolar artarak 83 milyar 723 milyon dolara yükseldi. Uluslararası rezervler, 30 Haziranda 83 milyar 304 milyon dolar düzeyinde idi. Bankalar ve katılım bankalarının toplam döviz rezervleri de 7 Temmuz itibarıyla, 24 milyar 306 milyon dolardan 24 milyar 149 milyon dolara indi. -REPO İŞLEMLERİ- Bankaların müşterileriyle yaptığı repo işlemleri, 14-21 Temmuz tarihleri arasında 144,7 milyon YTL azalarak 21 Temmuz itibarıyla 3 milyar 300,1 milyon YTL oldu. Repo işlemleri 14 Temmuzda 3 milyar 444,8 milyon YTL idi. Mali kuruluşlararası repo işlemleri ise 21 Temmuz itibarıyla 238 milyon YTL azalışla 12 milyar 877,5 milyon YTL'den 12 milyar 639,5 milyon YTL'ye indi. -DIŞ BORÇ ÖDEMESİ- Türkiye, 3-26 Temmuz tarihleri arasında toplam 1 milyar 93,44 milyon dolar dış borç ödemesi yaptı. Ödemelerin 404,80 milyon doları Hazine, 33,96 milyon doları Merkez Bankası ve 208,48 milyon doları genel ve katma bütçeli idarelerin dokümantasyon, kitap bedeli, katılma payı, üyelik aidatı gibi ödemeler ile MSB ve savunma sanayi ödemeleri gibi kalemlerden oluştu. Aynı dönemde IMF'ye 446,20 milyon YTL ödeme yapıldı -DÖVİZ MEVDUAT HESAPLARI- Bankalardaki toplam döviz mevduat hesapları, 14 Temmuz itibarıyla 80 milyar 135 milyon dolar oldu. Toplam döviz mevduat hesapları, 7 Temmuzda 79 milyar 660 milyon dolar idi. Döviz tevdiat hesapları toplamı 14 Temmuz itibarıyla 64 milyar 33 milyon dolara, yurt içi döviz tevdiat hesapları toplamı 61 milyar 261 milyon dolara çıkarken, yurt dışı döviz tevdiat hesapları toplamı 2 milyar 772 milyon dolara indi PETROL FİYATLARI... -NİJERYA'DA PETROL ÜRETİMİNİN AZALMASI VE İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRISI FİYATLARI YÜKSELTTİ Uluslararası piyasalarda petrol fiyatları, Nijerya'daki patlamaların petrol üretimini sekteye uğratması ve İsrail'in Lübnan'a saldırısı nedeniyle 74 dolar seviyesinin üzerine çıktı. ABD ham petrolü 40 sent artışla varili 74,34 dolara yükselirken, Londra Brent petrolünün fiyatı da 50 sent değer kazanarak varili 74,50 dolar seviyesinden işlem görüyor. Petrol fiyatlarının artmasında, Nijerya'da yaşanan iç karışıklıklarda petrol boru hatlarının zarar görmesinin üretime darbe vurması etkili oldu. Nijerya'daki en büyük yabancı üretici konumundaki petrol devi Royal Dutch Shell, bu ülkedeki kayıplarının şirketin 2006 yılı petrol ve gaz üretim hedefini kaybetmesine yol açacağını duyururken, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Jeroen van der Veer de dünyada birçok jeopolitik gerilim yaşandığı bir ortamda bunun anlamının ''yüksek petrol fiyatları'' olduğunu belirtti. Öte yandan, İsrail'in Güney Lübnan'a saldırısının 16. gününe girmesi de Orta Doğu'dan petrol ihracının sekteye uğrayabileceği düşüncesini akla getirerek fiyatların artmasında rol oynadı. TÜKETİCİ KREDİLERİ 42 MİLYAR YTL'YE İNDİ Tüketici kredileri, 21 Temmuz itibarıyla 180,9 milyon YTL azalarak 42 milyar 52,3 milyon YTL'ye indi. Söz konusu krediler, 14 Temmuz tarihi itibarıyla 42 milyar 233,2 bin YTL düzeyinde idi. Tüketici kredileri kapsamında konut kredileri 20 milyar 640,4 milyon YTL, taşıt kredileri yaklaşık 6 milyar 713,9 milyon YTL, diğer krediler 14 milyar 697,9 milyon YTL olarak hesaplandı. Bireysel kredi kartları ise 21 Temmuz itibarıyla 19 milyar 760,3 milyon YTL'den 19 milyar 344,1 milyon YTL'ye geriledi. YTL cinsinden bireysel kredi kartlarının 7 milyar 594,2 milyon YTL'si taksitli, yaklaşık 11 milyar 724,4 milyon YTL'si taksitsiz kredi kartından oluştu. Tüketici kredilerinin 11,5 milyar YTL'si kamu bankaları, 26,7 milyar YTL'si özel bankalar, 3,9 milyar YTL'si de yabancı bankaları içeriyor. Tasfiye olacak tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları toplamı da, bir hafta içinde 0,50 milyon YTL artarak 1 milyar 878,8 milyon YTL'ye çıktı. MERKEZ BANKASI HAFTALIK VERİLERİ... -BANKALARDAKİ MEVDUAT 264,8 MİLYAR YTL'YE ÇIKTI -BANKALARIN KREDİ HACMİ, 14 TEMMUZ İTİBARIYLA 165 MİLYAR 458,3 MİLYON YTL OLDU Bankalardaki mevduat, 7-14 Temmuz tarihleri arasında 1 milyar 119,4 milyon YTL artarak 264 milyar 847,7 milyon YTL'ye çıktı. Merkez Bankasının haftalık verilerine göre, bankalardaki toplam mevduat 7 Temmuz itibarıyla 263 milyar 728,3 milyon YTL idi. 14 Temmuz itibariyle, bankalardaki yabancı mevduat 93 milyar 860,6 milyon YTL, YTL cinsinden mevduat ise 165 milyar 881,6 milyon YTL oldu. Bankalararası mevduatın 2 milyar 343,4 milyon YTL'si Türk parası, yaklaşık 2 milyar 762,1 milyon YTL'si de yabancı paradan oluştu. -KREDİ HACMİ- Bankaların kredi hacmi, 14 Temmuz itibarıyla yaklaşık 801,6 milyon YTL artarak 165 milyar 458,3 milyon YTL'ye çıktı. Bankaların kredi hacmi 7 Temmuz itibarıyla 164 milyar 656,7 milyon YTL idi. 14 Temmuz itibarıyla mali kesime verilen kredilerin 798 milyon YTL'si mevduat bankaları, 2 milyar 502,1 milyon YTL'si de kalkınma ve yatırım bankaları kredilerinden oluşuyor. Mali olmayan kesime verilen kredilerin dağılımına bakıldığında da 50,9 milyon YTL'sinin Merkez Bankası, 155 milyar 551,7 milyon YTL'sinin mevduat bankaları, 6 milyar 555,6 milyon YTL'sinin de kalkınma ve yatırım bankaları kredilerinden oluştuğu görüldü. -TÜKETİCİ FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN KREDİ HACMİ- Tüketici finansman şirketlerinin kredi hacmi 7,2 milyon YTL azalarak 21 Temmuz tarihi itibarı ile 2 milyar 885,9 milyon YTL oldu. Tüketici finansman şirketlerinin kredi hacmi, 14 Temmuzda 2 milyar 893,1 milyon YTL düzeyinde idi. Toplam kredinin 2 milyar 83,2 milyon YTL'si bireysel kredi, yaklaşık 802,8 milyon YTL'si de kurumsal krediden oluştu. -MENKUL DEĞERLER CÜZDANI- Bankaların alım satım amaçlı ve satılmaya hazır menkulleri, 7 Temmuz tarihinde 98 milyar 484,1 milyon YTL iken 14 Temmuzda 98 milyar 214,2 milyon YTL'ye indi. Verilere göre, 14 Temmuz itibarıyla mevduat bankalarının portföyünde, 65 milyar 303,2 milyonu YTL, 31 milyar 358 milyon YTL'si de yabancı para menkul değerleri olmak üzere 96 milyar 661,2 milyon YTL'lik değerli kağıt bulunuyor. Bu bankalardaki yabancı para ve TL cinsinden menkul değerlerin yaklaşık 989,5 milyon YTL'si yurt dışında bulunurken, yurt içi yabancı para cinsinden değerler arasında 30 milyar 136,6 milyon YTL'lik, Türk parası değerler açısından da 62 milyar 334,8 milyon YTL'lik devlet tahvili yer alıyor. A.A |
EkonomiSon indirimle Türkiye, OECD ülkeleri arasında Kurumlar Vergisi en düşük 4. ülke oldu http://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gif 27/07/2006 17:40:33 ANKARA - Gelir İdaresi Başkanlığı Grup Başkanı Yüksel Yavuz, Kurumlar Vergisi oranının yüzde 20'ye çekilmesiyle birlikte Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında en düşük orana sahip 4. ülke konumuna geldiğini kaydetti. Ankara Serbest Muhasebeci Mali MüşKamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu yeniden düzenlenecek http://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gif 27/07/2006 16:39:02 ANKARA - Hazine, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun yeniden düzenlenmesi çalışmalarına başladı. Kamu kurumlarına ait tasarrufların kamu bankalarında değerlendirilmesi veya Devlet Borçlanma Senetlerine yatırılması ve bu kaynakların Merkez BanPWC'ye göre Türkiye otomotiv üretimini yüzde 36 artırıp, Avrupa'da 7'nciliğe yükselecek http://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gif 27/07/2006 16:04:38 İSTANBUL - Türkiye'de 2005 yılında üretilen 828 bin 799 adet hafif araç sayısının yüzde 36'lık artışla 1 milyon 132 bin 570 adede ulaşması bekleniyor. Otomobil üretiminde dünyada 18'inci, Avrupa'da 8'inci sırada olan Türkiye, bu artışla 2010 yılında Elektrik sektörü Enerji Bakanlığı'nda masaya yatırılıyor http://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gif 27/07/2006 15:39:39 ANKARA - Serbest elektrik üreticileri ve otoprodüktörlerin sorunlarının masaya yatırıldığı, özel sektörle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkililerini bir araya getiren zirve, Ankara'da başladı. Türkiye Petrolleri A.O. (TPAO) Lokalinde gerçekleTMSF, 1 Mayıs-14 Temmuz tarihleri arasında yaklaşık 2.7 milyar dolar sattı http://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gif 27/07/2006 15:14:02 ANKARA - TMSF, 11 Mayıs-14 Temmuz 2006 tarihleri arasında 4 milyar 284 milyon 165 bin 624 YTL karşılığı, 2 milyar 699 milyon 668 bin 573 dolar ve 10 milyon euro sattı. DYP Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın soru önergesine yazılı yanıt veren DevAntalya Limanı'na en yüksek teklif 60 milyon dolarla Akdeniz Liman İşletmeciliği A.Ş'den http://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gif 27/07/2006 13:55:00 İSTANBUL - Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu(TMSF)'nin Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş'deki yüzde 99.999 oranındaki payının satışı için düzenlenen ihaleyi, 60 milyon dolara Akdeniz Liman İşletmeciliği A.Ş kazandı. TMSF'nin 74 milyon dolar muhammeKale Grubu, 28 milyon YTL'lik yeni yatırımına start verdi http://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gif 27/07/2006 13:41:43 ÇANAKKALE - Kale Grubu, 49. kuruluş yıldönümü ve Seramik Bayramı törenleri kapsamında, farklı alanlarda toplam 45 milyon YTL'ye mal olan bitmiş tesislerinin açılışını gerçekleştirerek, 28 milyon YTL tutarındaki yeni yatırımlarının temelini attı. Hazine, DİBS değişim ihalesinde nominal 613.7 milyon YTL'lik satış yaptı http://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gif 27/07/2006 13:15:11 ANKARA - Hazine'nin bugün düzenlediği DİBS değişim ihalesinde toplam 613,7milyon YTL'lik nominal satış gerçekleşti. 13 Eylül 2006 vadeli DİBS'e ilişkin gerçekleştirilen geri alım tutarı 601,8 milyon YTL oldu. Geri alım için minimum fiyat 10TİGEM, 81 safkan Arap tayını açık artırmayla satacak http://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gif 27/07/2006 12:30:43 ANKARA - Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürlüğü, toplam 81 baş safkan Arap tayını satmak üzere ihale açtı. Sultunsuyu Tarım İşletmesi'nin yetiştirmesi 45 baş dişi, 36 baş erkek olmak üzere, toplam 81 baş safkaHisarcıklıoğlu: İşsizler ordusuna her yıl 700 bin yeni kişi katılıyor http://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gif 27/07/2006 12:00:45 İZMİR - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 5 milyonluk işsiz ordusuna her yıl 700 bin yeni işsizin katıldığını belirterek, "Bu orduyu eritme görevi özel sektöründür. Özel sektör olarak devletin manevi desteğini Bu haftaki tüm haberler. Son indirimle Türkiye, OECD ülkeleri arasında Kurumlar Vergisi en düşük 4. ülke olduhttp://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gif27 Tem 2006 17:40:33:000 ANKARA - Gelir İdaresi Başkanlığı Grup Başkanı Yüksel Yavuz, Kurumlar Vergisi oranının yüzde 20'ye çekilmesiyle birlikte Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında en düşük orana sahip 4. ülke konumuna geldiğini kaydetti. Ankara Serbest Muhasebeci Mali MüşaviVOB, günü 83.4 milyon YLT'lik işlem hacmiyle tamamladıhttp://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gif27 Tem 2006 17:25:20:000 İZMİR - İzmir'deki Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası (VOB), günü 83 milyon 353 bin 192 YTL'lik işlem hacmiyle kapadı. Açık pozisyon (alınıp satılan ama kapatılmamış kontrat) sayısı göre 3 bin 305 adet artarak 112 bin 592'ye çıktı. Ayrıca toplam işlem adediPiyasalar rayına oturmaya başladı/ 37 bini deneyen İMKB gün sonunda 763 puan arttı: 36747/ Dolar 1.50'nin altına geldi, faiz gevşedi http://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gifhttp://feed.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/newsimg/borsa4.jpg27 Tem 2006 16:45:28:000 İSTANBUL - Piyasalardaki, göstergeler olumlu seyrediyor. 37 bin direncini test eden Ulusal Endeks, ikinci seansın sonunda 763 puan (yüzde 2.12) artış kaydederek, 36747 değerinden tamamladı. Serbest piyasada dolar düne göre 2 YKr kayıpla 1.5050 YTL'den, eu TÜMSİAD'la KOBİ'ler yoluna tam hız devam edecekhttp://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gif27 Tem 2006 16:41:40:000 İSTANBUL - Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD), Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) ile işbirliği protokolü imzaladı. Ülkemiz ekonomisine katkı sağlamayı ve tüm sanayici ve iş adamlarına hizTMSF, Antalya Limanı ihalesine yarın pazarlıkla devam edecek http://www.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/icons/readmore.gifhttp://feed.dunyagazetesi.com.tr/dunya_assets/images/newsimg/ihracat_rekor_yeni4.gif27 Tem 2006 16:25:45:000 İSTANBUL - Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş. hisselerinin bugün düzenlenen ihalesinde Akdeniz Liman İşletmeciliği A.Ş. 60 Milyon Amerikan Doları teklif verdi. Fon Kurulu, onaya sunulan ihalenin pazarlıkla devamına karar verdi Tasarruf Mevdu |
IMF, 3'üncü ve 4'üncü gözden geçirmeleri bugün görüşecek.. IMF, 3'üncü ve 4'üncü gözden geçirmeleri bugün görüşecek... Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) karar makamı olan İcra Direktörleri Kurulu'nun bugünkü toplantısında, Türkiye'nin IMF ile yürüttüğü Stand by programının 3'üncü ve 4'üncü gözden geçirme dönemleri ele alınacak. Toplantı sonucunda, söz konusu gözden geçirmelerin resmen sonuçlandırılması ve Türkiye'ye toplam 1,9 milyar dolar tutarında, iki yeni kredi diliminin serbest bırakılması bekleniyor. IMF İcra Direktörleri Kurulunun, Türkiye'nin programını ele alacağı, geçen hafta IMF'nin Dış İlişkiler Direktörü Mesud Ahmed tarafından açıklanmıştı. Türkiye, kurulun bugünkü toplantısının gündeminde ikinci sırada bulunuyor. Toplantının ardından, IMF Başkanı Rodrigo de Rato veya IMF Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger'in imzasıyla, Türkiye ekonomisine dönük genel bir değerlendirmenin yayımlanması da bekleniyor. Bu arada Üçüncü ve dördüncü gözden geçirmelerinin resmen sona ermesinin ardından, gelecek haftalarda IMF heyetinin beşinci gözden geçirme dönemi için Türkiye'ye gelmesi öngörülüyor. Türkiye'nin 10 milyar dolar destekli son stand-by programı, geçen yıl yürürlüğe girmişti. 28.07.2006 10:11:00 |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 28 Temmuz 2006 BİLGİ TOPLUMU STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI (1) -YPK'NIN HAZIRLADIĞI 2006-2010 YILINA İLİŞKİN BİLGİ TOPLUMU STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI YAYIMLANDI -STRATEJİNİN HAYATA GEÇİRİLMESİYLE, 30 YIL İÇİN YILLIK ORTALAMA İSTİHDAMDA YÜZDE 0,6 , İŞGÜCÜ VERİMLİLİĞİNDE YÜZDE 1,4 , GSMH'DE DE YÜZDE 2 ARTIŞ SAĞLANACAĞI TAHMİN EDİLİYOR -STRATEJİDEN: ''TOPLUMUN YÜZDE 62'SİNİN İNTERNET HAKKINDA HİÇ FİKRİ YOK'' -''HANELERİN SADECE YÜZDE 5,9'UNDA İNTERNET BAĞLANTISI BULUNUYOR'' -''TÜRKİYE'DE GENİŞBANT ERİŞİM MALİYETİ, KİŞİ BAŞINA MİLLİ GELİRİN YÜZDE 5,4'ÜNE DENK GELİYOR. OECD ORTALAMASI İSE YÜZDE 2'' Bilgi Toplumu Stratejisinin hayata geçirilmesinin, 30 yıl için yıllık ortalama istihdamda yüzde 0,6, işgücü verimliliğinde yüzde 1,4, GSMH'de de yüzde 2 artış sağlanacağı tahmin ediliyor. Yüksek Planlama Kurulu (YPK) tarafından kabul edilen ve 2006-2010 yılları arasını kapsayan Bilgi Toplumu Stratejisi ve bu stratejinin eylem planı, Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı. Bilgi Toplumu Stratejisinde, mevcut durum ve Türkiye'nin 2010 yılında bilgi toplumuna dönüşüm potansiyeli değerlendiriliyor. Stratejik öncelikler çerçevesinde de 2010 yılı için hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için atılması gereken adımlar tespit ediliyor. Stratejide, bilgi toplumuna dönüşümün nihai hedefi, rekabet gücü artırılarak dünya hasılasından daha fazla pay almak ve toplumsal refah seviyesini artırmak olarak tanımlanıyor. Makroekonomik projeksiyonlara göre, stratejinin hayata geçirilmesi ve ağ etkisinin ortaya çıkmasıyla bilgi ve iletişim teknolojilerinin ekonomiye katkısının, 30 yıl için yıllık ortalama yüzde 0,6 istihdam artışı ve yüzde 1,4 işgücü verimliliği artışı ile yüzde 2 seviyelerinde ilave GSMH büyümesi olarak ortaya çıkması tahmin ediliyor. -TÜRKİYE'NİN POTANSİYELİ- Stratejide, Türkiye'nin bilgi toplumuna dönüşümde ''hazırlık'' aşamasında olduğu belirtilerek, bundan sonraki dönemde mevcut yetkinlik ve kaynaklarını etkin şekilde kullanması gerektiği vurgulandı. Stratejide, ülke potansiyeli ''vatandaşlar'', 'işletmeler'', ''devlet'', ''bilgi ve iletişim teknolojileri'' ile ''Ar-Ge ve yenilikçilik'' açısından şöyle değerlendirildi: - Vatandaşlar: Türkiye'de bilgisayar sahipliği ve internet kullanım oranları halen düşük seviyede. 2005 itibarıyla internet kullanan bireylerin toplam nüfusa oranı yüzde 13,9, genişbant abone sayısının oranı ise yüzde 2. AB ortalaması ise 2004 yılı itibarıyla, sırasıyla yüzde 47 ve yüzde 6,5. Türkiye'de hanelerin sadece yüzde 5,9'unda internete bağlı kişisel bilgisayar bulunuyor. Hanelerde internet kullanımının yaygınlaşmamasının başlıca nedenlerini, maliyet yüksekliği ve yetkinlik eksikliği oluşturuyor. Türkiye'de genişbant erişim maliyeti kişi başına milli gelirin yüzde 5,4'üne denk geliyor. Bu alanda, OECD ortalaması ise yüzde 2. Toplumun yarısından fazlasının (yüzde 62) internet hakkında hiç fikri olmaması da dikkat çekici. Öte yandan nüfusun yüzde 54,9'unun 30 yaşın altında olması ve 15 yaşın altındaki bireylerin toplumun yüzde 28,1'ini oluşturması Türkiye için büyük bir potansiyelin işareti. -''KOBİ'LERDE KATMA DEĞER ARTIRILMALI'' - İşletmeler: Türkiye'de Küçük ve Orta Boy İşletmeler (KOBİ) toplam işletmelerin yüzde 99,8'ini, istihdamın ise yüzde 76,7'sini oluşturuyor. Ancak, GSMH içindeki payı yüzde 26,5 düzeyinde kalıyor. KOBİ'lerde üretilen katma değerin düşük olmasında, bu işletmelerin teknik bilgi ve beceri seviyelerinin, bilgi ve iletişim teknolojilerine erişim fırsatlarının ve bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan faydalanma kabiliyetlerinin sınırlı olması rol oynuyor. -''VATANDAŞ İHTİYACI GÖZETİLMİYOR''- -Devlet: Son yıllarda kamu bilgi ve iletişim teknolojisi yatırımlarının hızlı bir şekilde arttığı görülüyor. 2002 yılında 380,3 milyon YTL olan kamu bilgi ve iletişim teknolojileri yatırım ödeneği, 2006 yılında 758,3 milyon YTL'ye yükseldi. Araştırmalardan elde edilen bulgular, kamu hizmetlerinin sunumunda genellikle vatandaş ihtiyaçlarının gözetilmediği ve hizmet süreçlerinin vatandaş odaklı bir şekilde tasarlanmadığını gösteriyor. Ayrıca, kamuda bilgi paylaşımının sınırlı birkaç örnek dışında yeterince gelişmediği görülüyor. Önümüzdeki dönemde giderek artması beklenen kamu bilgi ve iletişim teknolojileri yatırımlarında mükerrerliklerin önlenmesi ve bütüncül e-devlet yapısının oluşturularak kaynak kullanımında etkinliğin sağlanması önem taşıyor. -''TELEKOMÜNİKASYONDA VERGİLER AŞAĞI ÇEKİLMELİ'' -Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü: Türkiye'de telekomünikasyon sektörü büyüklüğünün GSYİH'ya oranı yüzde 3,3. Bu, yüzde 3,2 olan OECD ortalamasına yakın. Ancak yüzde 0,8 olan bilgi teknolojileri sektöründeki oran, OECD ortalaması(yüzde 2,9) oldukça gerisinde kalıyor. Bu yapı, 2010 yılına doğru iki alt sektöre ilişkin önceliklerin farklı olması gerektiğini ortaya koyuyor. Bilgi toplumuna geçiş sürecinde telekomünikasyon sektörü için öncelikli konular; hizmet ve altyapılarda etkin rekabetin tesis edilerek alternatif hizmet ve altyapıların ortaya çıkmasının sağlanması ve çeşitliliğin artırılması, diğer ülkelere kıyasla oldukça yüksek olan vergilerin makul seviyelere çekilmesi ve genişbant iletişim altyapısının yaygınlaştırılması. Bilgi teknolojileri sektöründe öne çıkan sorunlar ise finansal güç, yetkinlik, deneyim ve ölçek. Bu sektördeki en büyük 20 firmanın yaş ortalaması 13. -''BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR, ÜRÜNE DÖNÜŞEMİYOR''- -Ar-Ge ve Yenilikçilik: Türkiye'nin, dünya bilimsel yayınlar endeksinde 2005 yılında 19. sıraya yükselmesi, akademik bilgi üretiminde önemli bir kapasite oluştuğunu gösteriyor. Ancak, araştırma kapasitesindeki artış, araştırma kurumları ile reel kesim arasındaki işbirliğinin istenen düzeyde olmaması nedeniyle gerektiği ölçüde teknoloji ve ticari ürünlere dönüşemiyor. Kamunun bütçeden Ar-Ge'ye aktardığı kaynak, 2003 yılında 162,2 milyon YTL iken, 2006'da 743 milyon YTL'ye ulaştı. Toplam Ar-Ge harcamalarının GSMH'nin yüzde 0,8'ine denk geldiği tahmin ediliyor. AB 6. Çerçeve Programı, önemli bir fırsat olarak ortaya çıktı. Ancak araştırma kapasitesinin yetersizliği nedeniyle Türkiye, sağladığı katkı oranında bir geri dönüş elde edemedi. Bu alandaki stratejiler belirlenirken, TÜBİTAK koordinasyonunda hazırlanan 'Ulusal Bilim ve Teknoloji Politikaları: Vizyon 2003-2023' belgesi esas alındı. |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 29 Temmuz 2006 IMF BAŞKANI DE RATO: ''KÜRESEL GELİŞMELER, TÜRKİYE'Yİ DİĞER GELİŞMEKTE OLAN PİYASALARDAN DAHA FAZLA ETKİLEDİ, ANCAK HÜKÜMET VE MERKEZ BANKASI GEREKEN DOĞRU ÖNLEMLERİ ALDI'' -''PROGRAMDAKİ POLİTİKALARA BAĞLI KALINMASI KİLİT ÖNEM TAŞIYOR'' -''TÜRKİYE'NİN YATIRIMCI GÜVENİNİ YENİDEN KAZANMA ÇABALARI, ULUSLARARASI TOPLUMUN DESTEĞİNİ HAKEDİYOR'' Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Rodrigo De Rato, son aylarda ortaya çıkan küresel risklerin Türkiye'yi diğer gelişmekte olan piyasalardan daha fazla etkilediğini, ancak hükümetin ve Merkez Bankası'nın bu duruma karşı makroekonomik politikaları sıkılaştırarak ve yapısal reformları canlandırarak doğru yanıt verdiğini söyledi. IMF'nin karar makamı olan icra direktörleri kurulunun, Türkiye'nin programının 3. ve 4. gözden geçirme dönemlerini sonuçlandırarak, yaklaşık 1.9 milyar dolar tutarındaki yeni kredi dilimini serbest bırakmasının ardından De Rato, Türkiye'deki ekonomik gelişmelerle ilgili bir değerlendirme yayınladı. Yüksek büyüme ve düşük enflasyon sağlayacak, piyasa hissiyatında ani değişikliklerin ekonomiye getirebileceği zaafiyeti azaltıcı politikaların uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirten De Rato, ''Türk makamlarının parasal ve mali politikaları sıkılaştırarak ve yapısal reformlara bağlılığı yineleyerek yatırımcıların güvenini yeniden kazanma çabaları uluslararası toplumun desteğini hakediyor'' dedi. Türkiye'nin ekonomik performansının güçlü olduğunu ve yakın zamana dek bunun rekor ölçüde yüksek sermaye girişleri, azalan borç oranları ve güçlü YTL ile görüldüğünü kaydeden De Rato, bazı şokların cari açığın genişlemesi ve enflasyonun yükselmesine yol açtığına işaret etti. De Rato, ''Bunun yanısıra küresel risklerde meydana gelen artış, gelişmekte olan diğer birçok piyasaya oranla Türkiye'yi daha fazla etkiledi. Ancak Türk makamları, makroekonomik politikaları sıkılaştırarak ve yapısal reformları canlandırarak bu sınavlara karşı doğru yanıt verdi. YTL'de meydana gelen yeni düzenlemenin, cari açığın azalmasına katkıda bulunması beklenirken, daha zor bir enflasyon görünümü ortaya çıkarıyor'' diye konuştu. Merkez Bankası'nın enflasyonu dizginleme ilkesine bağlılığını memnuniyetle karşıladıklarını belirten De Rato, faiz oranlarındaki son artışların ve piyasadan YTL likiditesinin çekilmesinin, finans piyasalarında istikrarı yeniden kurduğunu ve bu durumun enflasyon beklentilerini yeniden kontrol altına almasının beklendiğini dile getirdi. Türkiye'nin, dalgalı kur rejimine bağlı kalmasının da uygun olduğunu, bu önlemin güvenlik vanası görevi yaptığını belirten De Rato, bunun son piyasa hareketliliğinde de görüldüğünü kaydetti. De Rato, ''İleriye bakıldığında Merkez Bankası, orta vadeli enflasyon hedeflerinin ulaşılabilir kılınması için gerekirse politikalarını yeniden ayarlamaya hazır'' dedi. Hükümetin, borç oranlarını düşürmek, enflasyonla mücadeleyi canlandırmak ve cari açığı kontrol altına almak amacıyla mali politikaları sıkılaştırdığını hatırlatan De Rato, ''Türk yetkililer, gayrisafi milli hasılanın yüzde 6.5'i olarak hedeflenen faiz dışı bütçe fazlasının aşılması amacıyla fazla harcamalardan kaçınma yönünde önlem aldı ve gelir fazlasını tasarruf etmeyi kararlaştırdılar'' diye konuştu. Bu hedeflere ulaşılması için nominal harcamaların program çerçevesinde tutulması ve vergi tabanının korunması gerektiğini kaydeden De Rato, kamu borcunun kompozisyonunun iyileştirilmesi yönündeki çabaların da önem taşıyacağını vurguladı. De Rato, ''Yapısal reform gündemi çerçevesinde çabuk hareket edilmesi, büyüme oranı ve piyasa güveninin korunması, zaafiyetin azaltılmasına katkıda bulunacak. Yeni kabul edilen idari ve emeklilik reformu yasalarının zamanlı olarak uygulanması, orta vadeli mali pozisyonun korunmasında kilit rol oynayacak'' ifadelerini kullandı. ''Gelir vergisi ve şirketler vergisi rejimlerinin iyileştirilmesi ilkesine bağlılık, tarafımızca memnuniyetle karşılandı. Ancak vergi yönetiminin güçlendirilmesi yönünde daha fazla çaba gerekiyor'' diye konuşan De Rato, finans sektörü alanında, hükümetin, hızlı kredi artışı ışığında bankacılık denetim çerçevesindeki reformların hızlandırılmasına yaptığı vurgunun doğru olduğunu kaydetti. De Rato, bu önlemin yanısıra, devlet bankalarının özelleştirilerek finans sisteminin verimliliğinin artırılmasının ve yatırım ortamının güçlendirilmesinin gerekli olduğunu dile getirdi. IMF Başkanı, ''Yüksek büyüme, düşük enflasyon ve piyasa hissiyatındaki değişmelere karşı ekonominin zaafiyetinin azaltılması için bu politikalara bağlı kalınması kilit önem taşıyacak. Türk yetkililerin, parasal ve mali politikalarda kısıntıya giderek ve yapısal reformlara bağlılıklarını yineleyerek yatırımcıların güvenini kazanma çabaları uluslararası toplumun desteğini hakediyor'' dedi. IMF İcra Direktörleri Kurulu, ayrıca idari ve sosyal güvenlik reformlarına ilişkin yasaların TBMM tarafından kabulü, emeklilik reform yasasının TBMM tarafından kabulü, gelir vergisi reformu yasasının TBMM'ye sunulması konularında Türkiye'nin, IMF'den istediği bazı performans kriteri muafiyetlerini de onayladı. (A.A) |
Kamu-Sen'den stopaj eleştirisi Türkiye Kamu-Sen Genel Merkezinden yapılan açıklamada, ''Yabancı yatırımcıya stopaj kıyağı yapılarak bütçeye milyarlarca dolarlık ek yük getirilmesi, hükümetin uyguladığı politikanın vatandaşa değil sermayeye yönelik olduğunu ortaya koymaktadır'' denildi. Açıklamada, alınan son ekonomik kararların ''tam teslimiyetin belgesi'' olduğu savunuldu. Hükümetin uyguladığı sıcak para politikasıyla soğutulan ekonomide, yabancı yatırımcıya stopajın sıfırlanmasıyla birlikte ''denizin de bittiği'' ileri sürülerek, ''Taşıma su ile değirmenin dönmeyeceğini, yurtdışından gelen sıcak paranın istihdama ve üretime yönlendirilmediği sürece ekonomide yalancı bir baharın ardından çok çetin şartların ortaya çıkacağını belirtmiştik'' denildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi: ''Nitekim geçtiğimiz ay yaşadığımız döviz kuru ve faiz hareketleri bunun en açık örneği olmuş ve ekonomik dengelerin sıcak para ile pamuk ipliğine bağlı olduğunu göstermiştir. Bu durum karşısında AKP Hükümeti, küresel sermaye karşısında tam anlamıyla teslim bayrağını çekmiş ve yabancı yatırımcıya ödenen faizden kesilen stopajı sıfırlamıştır. Bu yolla da ekonomide imtiyazlı bir sınıf yaratmış ve yabancıları Türk yatırımcıdan ayrı tutmuştur. Türkiye Kamu-Sen olarak bir kez daha uyarıyoruz: sıcak para ile oluşturulan deniz artık bitmiştir. Sıcak parayı çekmek için stopajlar dahi sıfırlanmış ve ekonomide de tam teslimiyet gerçekleşmiştir. Bu kararın ekonomi kurmaylarının kendi kararı olmadığı, küresel sermayenin telkinleri ile hayata geçirildiği açıktır. Her fırsatta vatandaştan alınan dolaylı vergilerin artırılmasını isteyen IMF yetkililerinin, ekonomiye milyarlarca dolar yeni yük getireceği açık olan bu kararı alkışlarla desteklemesi manidardır. Memurlarımızın maaşları reel olarak azalırken, vatandaşlarımız alım gücü günden güne düşerken, yabancı yatırımcıya stopaj kıyağı yapılarak bütçeye milyarlarca dolarlık ek yük getirilmesi, hükümetin uyguladığı politikanın vatandaşa değil sermayeye yönelik olduğunu ortaya koymaktadır.'' |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 31 Temmuz 2006 KIRŞEHİR'DE JEOTERMAL ISINMAYA YÜZDE 12 ZAM Kırşehir'de jeotermal ısınma ücretlerine yüzde 12 zam yapıldı. Kırşehir Termal Turizm ve Sanayi A.Ş. Genel Müdürü Yaşar Altıntaş'ın verdiği bilgiye göre, Yönetim Kurulu, Vali Lütfüllah Bilgin başkanlığında toplanarak 2006-2007 kış sezonu jeotermal ısınma ücretini yeniden belirledi. Buna göre jeotermal enerji ile ısıtılan resmi kurum binaları için geçen yıl 6,80 YTL olan metrekare ısıtma bedeli, KDV dahil bu yıl 8,05 YTL'ye, konutlar için 583 YTL olan ısıtma bedeli KDV dahil 6,51 YTL'ye yükseltildi. Geçen yıl metrekare ısıtma ücreti 6,50 YTL olan işyeri ısınma ücreti ise bu yıl 7,26 YTL'ye çıkartıldı. Yeni zamlarla birlikte 100 metrekare bir konutun yıllık ısıtma bedeli de KDV dahil 651 YTL oldu. Yetkililer, abonelerin, hesaplanacak ısıtma ücretlerinin tamamını Ağustos 2006 sonuna kadar peşin ödemeleri halinde, yüzde 5 indirim uygulanacağını bildirdiler. Isıtma ücretlerini taksitler halinde ödemek isteyenler ise Eylülde ferdi sözleşmelerini yenileyerek her taksit karşılığında senet veya çek vererek ısıtma ücretlerini 5 eşit taksit halinde ödeyebilecekler. Buna göre 100 metrekare konutun taksitleri Eylül 2006-Ocak 2007 aylarında her ay için 132,20 YTL olarak ödenecek. Kırşehir'de toplam 1800 konut ve işyeri jeotermal enerjiyle ısıtılıyor. |
Doğal gaza yüksek zam! Doğal gaza yüksek zam! ( 1 Ağustos 2006) BOTAŞ'tan yapılan açıklamada, uluslararası ham petrol piyasalarında ve döviz kurundaki artışlar nedeniyle BOTAŞ'ın doğal gaz satış fiyatlarında 1 Ağustos 2006'dan geçerli olmak üzere nihai tüketici fiyatlarında, konut ve sanayide yüzde 6,8 artış yapıldığı kaydedildi. Akaryakıta indirim geldi ( 31 Temmuz 2006) http://www.internethaber.com/images/news/5428.jpg Bunun motorin pompa fiyatlarına yüzde 1,65, gazyağı fiyatlarına yüzde 2,2, jet yakıtı fiyatına da yüzde 4,02 oranında indirim olarak yansıması bekleniyor. Yapılan fiyat ayarlamasıyla, motorinin rafineri çıkış fiyatı yüzde 3,23 oranında düşürülerek metreküpü 872,26 YTL'den 844,05 YTL'ye düşürüldü. Motorinin pompa fiyatları için baz olacak vergiler dahil fiyatı ise yüzde 1,65 düşüşle 2.015,48 YTL'den 1.982,19 YTL'ye indi. Gazyağında da rafineri çıkış fiyatı yüzde 4,03 oranında düşürülürken, bunun pompaya yansımasının yüzde 2,2 civarında olması bekleniyor. Ayarlama sonrası gazyağının KDV'li fiyatı 1.984,52 YTL'den 1.940,81 YTL'ye indirildi. Jet yakıtının rafineri satış fiyatında da yüzde 4,03 oranında indirim yapılırken, bunun pompa fiyatlarına aynı oranda yansıması bekleniyor. -KALORİFER YAKITI VE BENZİNLERDE GELİR PAYI AYARLAMASI- Öte yandan, kurşunsuz 95 oktan benzinde, rafineri satış fiyatında bir değişiklik yapılmazken, fiyatlandırmada alınan kalemlerden gelir payındaki artış nedeniyle, pompa fiyatına baz teşkil eden KDV'li fiyatta on binde 8'lik mini bir artış oldu. Bu oran 98 oktan benzin için ise onbinde 6 olarak hesaplandı. Kalorifer yakıtı ve 6 numaralı fuel oilde ise gelir payındaki indirim nedeniyle mini indirim oldu. Bu indirim, 6 numaralı fuel oilde binde 1,1, kalorifer yakıtında ise onbinde 7 olarak hesaplandı. |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 01 Ağustos 2006 KOÇ FİNANSTAN ÖZEL SEKTÖR TAHVİL İHRACI...(1) -KOÇ FİNANS UZUNCA BİR ARADAN SONRA TÜRKİYE'DE İLK YURT İÇİ ÖZEL SEKTÖR TAHVİL İHRACINI GERÇEKLEŞTİRECEK -TOPLAM 100 MİLYON YTL NOMİNAL DEĞERLİ TAHVİLLER HALKA ARZ EDİLMEK SURETİYLE GARANTİ YATIRIM ARACILIĞIYLA YURT İÇİ BİREYSEL VE KURUMSAL YATIRIMCILARA SATILACAK Koç Tüketici Finansmanı ve Kart Hizmetleri A.Ş. (Koç Finans), uzunca bir aradan sonra Türkiye'de ilk yurt içi özel sektör tahvil ihracını gerçekleştirecek. Toplam 100 milyon YTL nominal değerli tahviller, halka arz edilmek suretiyle Garanti Yatırım aracılığıyla 3-4 Ağustos 2006 tarihlerinde yurt içi bireysel ve kurumsal yatırımcılara satılacak. Tahviller, iki yıl vadeli 6 ayda bir kupon ödemeli ve vade sonunda ana para ödemeli olacak. Tahvillerin vade sonu tarihi 4 Ağustos 2008, kupon ödeme tarihleri ise 5 Şubat 2007-6 Ağustos 2007-4 Şubat 2008-4 Ağustos 2008 olacak. İhraç, halka arz edilmek suretiyle gerçekleştirilecek. Tahviller İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem görecek. Altı ayda bir kupon ödemeli olan tahvilin yıllık basit faiz oranı yüzde 20,16, yıllık bileşik faiz oranı ise yüzde 21,18 olacak. Nominal değeri 100 YTL olan bir adet tahvilin satış fiyatı 100 YTL, minimum satış miktarı ise 10 adet olarak belirlendi. Tahvillerin satış ve başvuru şekli sabit fiyatla talep toplanması yöntemiyle olacak. Söz konusu halka arzdan tahvil almak isteyen tasarruf sahiplerinin, talep süresi olan 3-4 Ağustos 2006 tarihlerinde Garanti Bankası şubeleri üzerinden talep formu doldurmaları ve tahvil bedellerini peşin ödemeleri gerekiyor. -''YÜKSEK TALEP GELECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ''- Koç Finans Yönetim Kurulu Başkanı Rüşdü Saracoğlu, konuya ilişkin düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, 100 milyon YTL'lik tahvil ihracının Koç Topluluğunun özellikle finansman alanında geliştirdiği ürünlerin bir devamı olduğunu söyledi. Saracoğlu, borsaya kote olacak bir tahvili ilk defa kendilerinin çıkardığını belirtti. Koç Finans Genel Müdürü Kürşad Öçel de ekonomideki olumlu gelişmeler ve kamu kesimi borçlanma gereğinin azalmasının özel sektör tahvil ve bono ihraçlarına zemin hazırladığını ifade ederek, ''Koç Finans 2006'ın ilk çeyreğinden bu yana yürüttüğü çalışmalarını sonuçlandırmış ve 2 yıl vadeli 6 ayda bir faiz ödemeli 100 milyon YTL tutarında özel sektör tahvili ihraç etme aşamasına gelmiştir'' dedi. Koç Finansın yaptığı bu ihraç ile yatırımcılara hem devlet tahvili ve Eurobond yatırımı dışında uzun vadeli yatırım aracı seçeneği sunduğunu hem de şirketlere işletme kredisi veya hisse senedi ihracı dışında finansman alternatifi yaratmada öncülük etmiş olacağını ifade eden Öçel, Koç Finansın gelecekte de sermaye piyasası araçlarını finansman politikasında etkili olarak kullanmayı hedeflediğini kaydetti. Ağırlıklı olarak otomotiv ve dayanıklı tüketim sektörlerinde faaliyet gösteren Koç Finansın geçen yıl kredi toplamını yüzde 93 artırarak yaşayan tüketici kredisi hacmini 700 milyon YTL'ye ulaştırdığını söyleyen Öçel, Koç Finansın geçen yıl net karını yüzde 140 oranında artırdığını belirtti. Öçel, Koç Finansın 2 milyon civarında tüketici kredisi verdiğini bildirdi. A.A. |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 01 Ağustos 2006 AB'DE İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 8,1'E GERİLEDİ AB'de geçen yılın aynı döneminde yüzde 8,8 ve bu yıl mayıs ayında yüzde 8,2 olan işsizlik oranı, haziran ayında yüzde 8,1'e geriledi. Resmi istatistik kurumu Eurostat'ın verilerine göre, ortak para avro kullanan 12 ülkede bir önceki ayda yüzde 7,9 olan ortalama işsizlik oranı ise haziran ayında yüzde 7,8'e indi. Avro Bölgesinde işsizlik oranı geçen yılın aynı döneminde yüzde 8,6 seviyesindeydi. AB'de işsizlik oranı en düşük ülkeler Hollanda (yüzde 3,8), Danimarka (yüzde 3,9), İrlanda (yüzde 4,4), Lüksemburg (yüzde 4,7), Estonya ve Avusturya (yüzde 4,9'ar), en yüksek ülkeler ise Polonya (yüzde 16), Slovakya (yüzde 15,1), Yunanistan (yüzde 9,6), Fransa (yüzde 8,7), Malta (yüzde 8,5) ve Belçika (yüzde 8,4) şeklinde sıralandılar. Bu arada AB'de erkeklerin işsizlik oranı yüzde 7,3 ve kadınlar arasındaki işsizlik oranı yüzde 9,1 olarak hesaplanırken avro ülkelerinde 11,5 milyon, birlik genelinde ise toplam 17,7 milyon işsiz bulunduğu belirtiliyor. Ayrıca Haziran 2006 itibariyle işsizlik oranı AB'nin en önemli ekonomik rakiplerinden ABD'de yüzde 4,6 ve Japonya'da yüzde 4,2 seviyesinde bulunuyor. BRÜKSEL (A.A) |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 01 Ağustos 2006 TEMMUZ AYI İHRACATI 6,9 MİLYAR DOLAR (2) -TEMMUZ SONU İTİBARİYLE SON BİR YILLIK İHRACAT, YÜZDE 13,31'LİK ARTIŞLA 79 MİLYAR 265 MİLYON DOLARA ULAŞTI -SANAYİ ÜRÜNLERİ İHRACATI, TEMMUZ AYINDA YÜZDE 24,06 ARTARAK 6 MİLYAR 107 MİLYON 299 BİN DOLAR OLDU -FINDIK VE MAMULLERİ İHRACATI GEÇEN AY YÜZDE 47,28 AZALIRKEN, HAZIR GİYİM VE KONFEKSİYON İHRACATINDAKİ ARTIŞ YÜZDE 0,24 OLDU Türkiye'nin Temmuz sonu itibariyle son bir yıllık ihracatı, yüzde 13,31'lik artışla 79 milyar 265 milyon 610 bin dolar olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı'nın Manisa'da açıkladığı verilere göre, Temmuz ayı ihracatı yüzde 22,39 artarak 6 milyar 942 milyon 657 bin dolar oldu. -SANAYİ ÜRÜNLERİ- Sanayi ürünleri ihracatı Temmuz ayında yüzde 24,06 artarak 6 milyar 107 milyon 299 bin dolara yükseldi. Sanayi mamulleri içinde en fazla artışın olduğu sektör yüzde 97,28'lik artışla ihracatını 802 milyon 436 bin dolara çıkaran demir çelik ürünleri sektörü oldu. Bunu yüzde 47,76 ile demir ve demir dışı metaller, yüzde 46,50 oranındaki artışla kimyevi maddeler ve mamuller izledi. Temmuz ayında tekstil ve hammaddeleri ihracatı yüzde 12,65, hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı yüzde 0,24, taşıt araçları ve yan sanayi ihracatı da yüzde 20,94 oranında arttı. -TARIM VE MADENCİLİK- Geçen ay ihracatını yüzde 6,88 oranında artırarak 656 milyon 549 bin dolara çıkaran tarım sektörünün 12 aylık ihracat rakamı ise 9 milyar 827 milyon dolar oldu. Temmuz'da tarımda tütün ihracatı yüzde 54,15, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı yüzde 51,67, yaş meyve sebze mamulleri ihracatı yüzde 32,05 artarken, zeytin ve zeytinyağı ihracatı yüzde 50,02, fındık ve mamulleri ihracatı yüzde 47,28 geriledi. Temmuz ayında madencilik sektöründeki ihracat, yüzde 31,95'lik artışla 178 milyon 808 bin dolara yükseldi. a.a. |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 01 Ağustos 2006 BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİ VE BEKLENTİLER RAPORU: (3) -''PERFORMANS ESASLI BÜTÇELEME REHBERİ GÜNCELLEŞTİRİLECEK'' -''AYNİYAT TALİMATNAMESİ YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILACAK VE TAŞINIR MAL YÖNETMELİĞİ ÇIKARILACAK. YÖNETMELİK 2007 YILINDA GEÇERLİ OLACAK'' -''ZORUNLU OLAN BAZI GİDERLERİN DIŞINDAKİ TÜM HACAMALARDA ÖDENEK ÜSTÜ HARCAMA YAPILMASINA İZİN VERMEYECEK YÖNETMELİK UYGULAMASI, 1 AĞUSTOS 2006 TARİHİNDEN İTİBAREN BAŞLAYACAK'' -BU ARADA, VERGİ GELİRLERİNİN ÖNEMLİ BİR KISMINI ÖDEYEN AZ SAYIDAKİ BÜYÜK MÜKELLEFLERİN UYUMUNU ARTIRMAK VE BU MÜKELLEFLERİN İHTİYACINA UYGUN HİZMET VERMEK AMACIYLA BÜYÜK MÜKELLEF BİRİMİ OLUŞTURULACAK. BİRİM 2007'DEN İTİBAREN FAALİYETE GEÇECEK Maliye Bakanlığı, Performans Esaslı Bütçeleme Rehberi'ni güncelleştirmeye hazırlanırken, Ayniyat Talimatnamesini yürürlükten kaldırıp yerine Taşınır Mal Yönetmeliğini çıkaracak. Söz konusu yönetmelik ise 2007 yılında yürürlüğe girecek. Zorunlu olan bazı giderlerin dışındaki tüm hacamalarda ödenek üstü harcama yapılmasına izin vermeyecek uygulama ise 1 Ağustos 2006 tarihinden (bugünden) itibaren uygulamaya girecek. Maliye Bakanlığı'nın hazırladığı ''Bütçe Gerçekleşmeleri ve Beklentiler Raporu'' yayımlandı. Raporda, 8 Temmuz-Aralık 2006 döneminde yürütülecek faaliyetler ve bu dönemde hazırlanacak ve yürürlüğe girecek bir dizi mevzuat düzenlemesine ilişkin bilgiler verildi. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun tüm unsurlarıyla uuygulanması amacıyla yürütülen mevzuat ve diğer çalışmalara, bu dönem de devam edileceği belirtilen raporda, bu kapsamda Performans Esaslı Bütçeleme rehberi'nin güncelleştirileceği ifade edildi. Raporda, 8 pilot kurumdan (Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü, Türkiye İstatistik Kurumu, Hacettepe Üniversitesi, İller Bankası, Denizli İl Özel İdaresi ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi) stratejik planları tamamlananların, 2007 peformans programlarının hazırlık çalışmalarının yürütüleceği ve pilot kurumlarda performans esaslı bütçelemeye ilişkin eğitim ve bilgilendirme çalışmalarına devam edileceği kaydedildi. Stratejik plan hazırlamakla yükümlü olan genel bütçe kapsamındaki kamu idaraleri, özel bütçeli idareler, sosyal güvenlik kurumlarıyla, mahalli idarelerin performans programlarının hazırlanması, ilgili idarelere verilmesi, kamuoyuna açıklanması ve bu işlemlere ilişkin sürelerle, diğer esasları belirlemek amacıyla ''Kamu İdarelerince Hazırlanacak Performans Programları Hakkındaki Yönetmeliğin'' de yürürlüğe konulacağı belirtilerek, raporda daha sonra şöyle denildi: ''Kaynağına ve edinme yöntemine bakılmaksızın genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait taşınırların kaydı, muhafazası ve kullanımıyla, yönetim hesabının verilmesi, merkez ve taşrada taşınır yönetim sorumlularıyla bunlar adına görev yapacak olanların belirlenmesi ve kamu idereleri arasında taşınırın bedelsiz devrine ilişkin esas ve usüllerin belirlenmesi amacıyla hazırlanan ve Ayniyat Talimatnamesini yürürlükten kaldıracak olan Taşınır Mal Yönetmeliği çalışmalarının sonuçlanmasında son noktaya gelindi. Yönetmeliğin 2007 yılı başından geçerli olmak üzere yürürlüğe konulması planlanmaktadır. Düzenleyici ve denetleyici kurumlar hariç olmak üzere genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde; kamu kaynağının elde edilmesi, yönetilmesi, kullanılması, harcanması ve korunmasından sorumlu kamu görevlilerinin neden oldukları kamu zararlarından doğan alacakların taahsiline ilişkin esas ve usüllerin belirlenmesi amacıyla, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Esas ve Usuller Hakkındaki Yönetmelik çalışmaları sonuçlanmak üzeredir. Yönetmeliğin bu dönemde yayımlanması beklenmektedir.'' -ÜST YÖNETİCİLERE REHBER- Bu arada Merkezi yönetim kapsamındaki idarelerin muhasebe işlemleri, hesap planları ve işlemlerin muhasebeleştirilmesinde kullanılacak belgelerin şekil ve türlerinin belirlenmesi amacıyla hazırlanan Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin, 1 Ocak 2007 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmesi planlanıyor. Döner sermaye işletmelerinin yeniden yapılandırılıncaya kadar bütçelerinin hazırlanması, uygulanması, sonuçlandırılması ve muhasebeciyle kontrol ve denetiminin belirlenmesi amacıyla yönetmelik çalışmalarına başlandığı ve yıl sonuna kadar sonuçlandırılacağı hatırlatılan raporda, bu yıl yürütülecek faaliyetlere ilişkin şu açıklamalar yapıldı: ''Kamu harcamalarında mali disiplinin sağlanması amacıyla ödenek üstü harcamaların 'say 2000i' sistemi vasıtasıyla engellenmesine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Zorunlu olan bazı giderlerin dışındaki tüm hacamalarda ödenek üstü harcama yapılmasına izin vermeyecek, bu uygulamaya 1 Ağustos 2006 tarihinden itibaren başlanacak. Merkezi yönetim kapsamındaki idarelerin performans esaslı bütçelemeye geçiş takviminin planlaması yapılacak. Harcama yetkilerine ilişkin uygulamaların izlenmesi, değerlendirilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılmasına devam edilecek. Kamu iç mali kontrolü sisteminin etkili bir şekilde uygulanması ve kamu idarelerinin sürece etkin bir şekilde katılımının sağlanması amacıyla, üst yöneticilerin iç kontrol ve iç denetim alanındaki rol ve sorumluluklarının belirleneceği bir rehber hazırlanacak. Strateji geliştirme birimlerinde çalışacak mali hizmetler uzmanlarının çalışmalarını belirlemek amacıyla da ''Mali Hizmetler Birimi Uzmanlarının çalışma Esas ve Usulüri hakkında yönetmelik hazırlanacak.'' -TEDAVİ YARADIMINDA GÜNCELLEME- Rapora göre ayrıca İç Yönetim Tip Yönergesi çıkartılacak, Eşleştirme Projesiyle, Hollanda Maliye Bakanlığınca ortaklaşa yürütülen proje kapsamında iç denetçiler ve strateji geliştirme birimleri personelinin eğitim çalışmaları yürütülecek. Eşleştirme Projesi kapsamında ise 5 pilot idarede iç denetim bilgi teknolojileri alt yapısı oluşturulacağı vurgulanan raporun, sosyal güvenlik ve sağlık alanında yürütülecek faaliyetler bölümünde de çeşitli bilgiler verildi. Buna göre tedavi yardımına ilişkin uygulama talimatı ve bedeli ödenecek liste'de ortaya çıkacak ihtiyaçlara göre değişiklikler ve güncellemeler yapılacak. -VERGİ KANUNLARININ YAZIMINA DEVAM EDİLECEK- Kamu gelirleri alanında yürütülecek faaliyetlerin sıralandığı raporun bir başka bölümünde, temel vergi kanunlarının yeniden yazımı çalışmalarına devam edileceği açıklandı. Kayıtdışı ekonominin azaltılması, vergi yükünün tabana yayılarak kayıtlı mükellefler üzerindeki yükün zaman içinde düşürülmesi ve bu suretle vergi gelirleri performansının artırılması amacıyla, yürütülen çalışmalar sürdürülecek. Bu arada vergi gelirlerinin önemli bir kısmını ödeyen az sayıdaki büyük mükelleflerin uyumunu artırmak ve bu mükelleflerin ihtiyacına uygun hizmet vermek amacıyla, Büyük Mükellef Birimi oluşturulacak ve 2007'den itibaren faaliyete geçecek. Ayrıca mükelleflere, telefonla arama imkanı sunularak bilgilendirme hizmeti yapılacak, borç tahsilini hızlandırmak amacıyla ''Çağrı Merkezi '' kurulacak ve bu merkez yine gelecek 2007 yılında faaliyete geçirilecek. a.a. |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 03 Ağustos 2006 GÜNEYDOĞU'DAN 7 AYDA İHRACAT... -YILIN İLK 7 AYINDAKİ İHRACAT, GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE YÜZDE 25,43 ARTIŞ GÖSTERDİGüneydoğu Anadolu Bölgesi'nden yapılan ihracat, bu yılın ilk 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,43 artış gösterdi. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Genel Sekreterliği verilerinden derlediği bilgiye göre, bölge illerinden Ocak-Temmuz 2006 döneminde 1 milyar 245 milyon 700 bin 434 dolarlık ihracat yapıldı. İhracat gelirinin 839 milyon 530 bin 512 doları tekstil ve hammaddeleri, 260 milyon 706 bin 757 doları hububat ve bakliyat, 2 milyon 862 bin 675 doları canlı hayvan, su ürünleri ve mamulleri ve 58 milyon 929 bin 869 doları da kuru meyve ve mamulleri dışsatımıyla elde edildi. Diğer ürünler ihracatıyla (kombine ihracat) kazanılan döviz girdisi miktarı ise 83 milyon 670 bin 621 dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Temmuz 2005 döneminde bölge illerinden toplam 993 milyon 80 bin 937 dolarlık ihracat yapılmıştı. Ocak-Temmuz 2006 döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre, tekstil ve hammaddeleri ihracatı yüzde 35,89, hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar ihracatı yüzde 33,54, canlı hayvan, su ürünleri ve mamulleri ihracatı yüzde 47,26, kuru meyve ve mamulleri ihracatı da yüzde 10.61 artış gösterdi. Diğer ürünler (kombine ihracat) ihracatı ise yüzde 32,98 oranında geriledi. A.A. |
Dünyada ve Türkiye' de Ekonomi Gündemi , Güncel Haberler... 03 Ağustos 2006 ISINMA MALİYETİ BU YIL YAZDAN ARTTI... -BU AY ERKENDEN UCUZ KÖMÜR ALMAK İSTEYENLER, DOLARDAKİ ARTIŞ VE KÖMÜRE YAPILAN ERKEN ZAMLAR NEDENİYLE, GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE YÜZDE 25 DAHA FAZLA ÖDEYECEKBu yıl Ağustos ayında erkenden ucuz kömür almak isteyenler, dolardaki artış ve kömüre yapılan zamlar nedeniyle, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 daha fazla ödeyecek. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, geçen yıl bu dönemlerde satıcı firmaların depolarının dolması nedeniyle kömürün tonu 180 dolara kadar inerken, vatandaşlar da bu ucuzlama nedeniyle kömürünü erkenden almıştı. Bu yıla bakıldığında ise farklı bir durum yaşanıyor. 2005 yılı Ağustos ayında 2 ton kömür olan bir kişi dolar kuruna göre yaklaşık 477 YTL öderken, bu yıl yine erkenden aynı oranda kömür almak istemesi durumunda, tonu 200 dolardan yaklaşık 600 YTL ödemek zorunda kalacak. Buna göre dolardaki artış ve kömüre yapılan zamlar nedeniyle, bu yıl Ağustos ayında kömür almak isteyen kişi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26 daha fazla ödeyecek. Yani ısınma maliyetleri şimdiden yüzde 25 oranında arttı. Torbapak Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Konya Bölge Müdürü Halil İbrahim Yediyıldız, kömürcülerin şu anda kış hazırlıkları açısından oldukça yoğun günler yaşadığını söyledi. Geçen yıl yaz aylarında 180 dolara satılan ithal kömürün tonunun şu anda 200 dolardan başladığını vurgulayan Yediyıldız, ''Dünya piyasalarında kömür fiyatları doğrudan petrol ve doğalgazla ilgilidir. Petrole zam geldikçe kömür de zamlanıyor. Bu yüzden şimdilik kömür 20 dolar zam gördü'' dedi. -''RUSYA'NIN ZAMMI, HENÜZ FİYATLARA YANSIMADI'' Bu fiyatın, kömür almak için en düşük rakam olduğunu vurgulayan Yediyıldız, ''Rusya 1 Ağustos'ta tonuna 12 dolar daha zam yaptı. Bu zam henüz fiyatlara yansımadı. Önümüzdeki günlerde Konya gibi Anadolu kentlerinde hem bu zam hem de nakliye ücreti kömüre yansıtılacak. Sonuçta kömürün tonu bu ay içinde, en az 230 dolara çıkacak. Bu nedenle kömürle ısınacak vatandaşlar, zaman geçirmeden alışverişlerini yapmalı'' diye konuştu. Yediyıldız, önceki yıllarda petrol fiyatları bu oranda artmadığı için, kömürde fiyatlarında çok büyük oynamalar olmadığını sözlerine ekledi. A.A. |
"FİNANS" İSTANBUL'A TAŞINIYOR http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2008/babacan_48.jpg ANKARA - Hüseyin Tunçay - Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Halkbank'ın merkezinin İstanbul'a taşınacağını hatırlatırken, ''Yakın gelecekte Ziraat Bankası'nın merkezini de İstanbul'a taşıyoruz. BDDK ve SPK gibi finansla doğrudan ilgili kuruluşlarımızın da merkezlerini İstanbul'a taşıma niyetimiz var'' dedi. Babacan bu arada, aldıkları yeni bir kararla, Merkez Bankası İdari Merkezinin de İstanbul'a taşınacağını açıkladı. İstanbul'un finans merkezi olmasını destekleyecek bir başka önemli girişimlerinin ''aracılık maliyetlerinin sıfırlanması'' olacağına işaret eden Babacan, Dünya Bankası-IMF İcra Direktörleri Kurulu 2009 yıllık toplantılarının, İstanbul'da yapılacağını da bildirdi. ''Aldığımız yeni bir kararla, Merkez Bankamızın idari merkezi de İstanbul'a taşınacak'' diyen Babacan, bunun gerekçesini ise şöyle özetledi: ''Bugün bazı gelişmiş ülkelerde Merkez Bankaları başkentten değil, o ülkenin finans merkezinden yönetiliyor. Örneğin Almanya'nın başkenti Berlin ama merkez bankası Frankfurt'ta; Avustralya'nın başkenti Canberra, merkez bankası Sydney'de. Bizim de finansla ilgili ve özerk yapıya sahip olan kamu kuruluşlarımızın İstanbul'da olmasından daha doğal bir şey olamaz. Gecikmiş bu taşınma işlemlerini önümüzdeki yıllarda gerçekleştirmeyi planlıyoruz.'' a.a. |
Capital Devler Ligi’nde Anadolu ağırlığı artıyor Capital Devler Ligi’nde Anadolu ağırlığı artıyor http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1962487.jpgAylık iş ve ekonomi dergisi Capital, Türkiye’nin en büyük özel şirketlerini saptayan "Capital 500" araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Bilişim, perakende, sanayi, hizmetler ve diğer bütün faaliyet alanlarını kapsayan araştırmaya göre listeye 42 farklı ilden şirket girdi. Böylece Anadolu’nun ağırlığının biraz daha arttığı dikkati çekti. İSTANBUL Sanayi Odası’nın (İSO) sadece sanayi şirketlerini kapsayan "Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Şirketi" araştırmasından sonra, Capital Dergisi de sadece özel sektörü kapsayan, sanayinin yanısıra bilişim, perakende, hizmetler ve diğer bütün sektörlerdeki şirketleri de içeren "Capital 500" araştırmasınının sonuçlarını açıkladı. "Capital 500"de Türkiye’nin en büyük özel sektör şirketi 11.8 milyar YTL ciroyla Petrol Ofisi (PO) olurken dergi; Tüpraş’ı 2005’te kamu şirketi olduğu için araştırmaya dahil etmedi. Capital 500’de en dikkat çeken gelişme ise İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Kocaeli dışında kalan ve bazılarına kalkınmada yüksek performans gösterdikleri için Anadolu Kaplanı denilen illerde önemli hareketlilik yaşanması oldu. 9 YILLIK SÜREÇ: Capital 500, ilk yayınlandığı 9 yıl önce listeye Anadolu’dan girebilen şirket sayısı son derece sınırlıydı. 2004’te Capital 500 listesine 37 farklı ilden şirket girebilmişti. 2005’te bu rakam 42 farklı ile yükseldi. Ayrıca geçen yıl üç büyük ilden listeye girenlerin sayısı 343’ken bu yıl bu rakam 324’e indi. Capital 500’e Anadolu Kaplanları’ndan Kayseri 17, Gaziantep 15, Adana ve Denizli 8 şirket soktu. PO BİRİNCİ FORD İKİNCİ: 2005 verileri dikkate alınarak yapılan Capital 500 Araştırması’nın sonuçlarına göre; Petrol Ofisi, 2004’te 10.3 milyar YTL olan cirosunu 2005’te 11.8 milyar YTL’ye çıkardı ve birinci oldu. Ford Otosan 6.056 milyar YTL ciro ile ikinci, Turkcell ise 6 milyar YTL ciro ile üçüncü sırada yer aldı. Listede ilk 10’da 5 enerji ve petrol şirketinin yer alması dikkat çekti. İlk 10’da iki otomotiv, bir inşaat, bir elektronik, bir telekomünikasyon şirketi yer aldı. 4 YILDA TÜRKİYE TABLOSU: Capital 500’ün 2002’den itibaren tüm sektörlerden şirketleri araştırmaya başlaması son 4 yıllık dönemde Türkiye ekonomisinin yaşadığı önemli dönüşümün de fotoğrafını ortaya koydu. Ciroları hızlı arttı 2001 cirolarına göre Capital 500 sıralamasında 500’üncü sırada bulunan şirketin cirosu 19 milyon 684 bin dolardı. Bu rakam kesintisiz her yıl arttı. 2003’te 29 milyon 300 bin dolara, 2004’te ekonominin parlak performansıyla birlikte 47 milyon dolara çıktı. 2005’te ise Capital 500’e giren 500’üncü şirketin cirosu 48 milyon 456 bin dolar oldu. 2001’de Türkiye’nin en büyük 500 özel şirketinin cirolarının toplamı 65 katrilyon 907 trilyon TL iken, bu rakam 2002’de 97 katrilyon 751 bin TL’ye, 2003’te 129 katrilyon 941 trilyon TL’ye çıktı. 2004 ve 2005’te ise Capital 500 şirketlerinin toplam cirosu sırasıyla 202 katrilyon 840 TL ve 223 katrilyon 422 trilyon TL oldu. (Alıntıdır. ) |
ABD faizine fren göründü dolar 1.47 YTL’ye indi ABD faizine fren göründü dolar 1.47 YTL’ye indi Esra SAHİCİ Piyasalarda mayıs ayında başlayan dalgalanmadan bu yana dolar ilk kez 1.47 YTL seviyesine geriledi. Önceki gün açıklanan temmuz ayı enflasyonunda sürpriz bir yükseliş olmamasıyla güne yatay seyirle başlayan piyasalarda ABD’de açıklanan olumlu verilerle ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırımını durdurabileceği beklentisi doları 1.47 YTL’ye kadar düşürdü. FAİZ ARTIRIMI DURABİLİR: Dolar güne 1.4950 YTL seviyelerinden başladı. Toprak Mahsülleri Ofisi’nin (TMO) yaklaşık 125 milyon dolarlık yutdışından elde ettiği kaynağı YTL’ye çevirmek için piyasadaki satışı doları ancak 1.4890 YTL’lere kadar geriletebildi. Öğleden sonra ABD’de beklentilerin altında açıklanan tarım dışı istihdam ile tahminlerin üzerinde çıkan işsizlik oranı FED önümüzdeki hafta salı günü yapacağı toplantıda iki yıldır süren faiz artırımlarını durdurabileceği beklentisine neden oldu. Bu olumlu beklenti uluslararası piyasada doların hızla değer kaybına neden olurken, içeride yabancı satışlarıyla birlikte dolar bankalararası piyasada alışta 1.4650 YTL, satışta 1.4700 YTL’ye geriledi. Böylece dolar mayıs ayı sonundan bu yana ilk kez bu seviyelere inmiş oldu. EUROBOND’LARA TALEP GELDİ: Merkez Bankası gösterge niteliğinde döviz kurunu alışta 1.4827 YTL satışta 1.4899 YTL olarak ilan etti. Dolar serbest piyasada 1.4770 YTL’den günü tamamladı. ABD verisinin FED faiz artırımlarını durdurabileceği beklentileri Türk Eurobondları başta olmak üzere tüm gelişmekte olan piyasa tahvillerine talebi artırdı. Böylece dün Türk Eurobondlarında 1 dolarlık artış gündeme geldi. Veriye kadar 146.5 dolar seviyesinde işlem gören Türk Eurobondları, 147.5 dolara yükseldi. YABANCI BORSAYA KOŞTU: ABD’de açıklanan verinin etkisiyle İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda da (İMKB) yukarı yönlü bir seyir hakim oldu. Güne 35.000 seviyelerinden başlayan endeks saat 15.30’daki ABD verileriyle hızla 36.000 seviyesine doğru hareket etti. Yabancı alımlarının ağırlıklı olduğu borsada 1.1 milyar YTL’lik işlem hacmiyle endeks günü yüzde 2.54 değer artışıyla 36.160 puan seviyesinden tamamladı. |
MEMURLARIN %75'İNİN MAAŞI YOKSULLUK SINIRI ALTINDA http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2008/memur_2.jpg ANKARA - Türkiye Kamu-Sen tarafından yapılan araştırmaya göre, memurların yüzde 75'i yoksulluk sınırının altında maaş alıyor, yüzde 32'si zorunlu ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor. Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi'nce yapılan araştırmayla, Türk memurunun profili çıkarılarak, 2006 yılı toplu görüşmelerinden beklentileri belirlendi. Anket yönetimi kullanılan araştırmaya, 81 ilden 4 bin 692'si sendika üyesi, 580'i herhangi bir sendikaya üye olmayan toplam 5 bin 272 kamu çalışanı katıldı. Araştırmaya göre, ülke nüfusunun yüzde 14'ü kamu çalışanı ailesi içinde yer alıyor. Türkiye'de 10 milyon dolayında insan, kamu çalışanlarına doğrudan bağlı olarak yaşıyor. Araştırmanın memurların ortalama durumlarına ve eğilimlerine yönelik ortaya koydu bazı sonuçlar şöyle: Kamu çalışanlarının; • Yüzde 33'ü kadın, yüzde 67'si erkek. • Yüzde 59'u 15 yıldan fazla süredir çalışıyor. • Ortalama 2 çocuk sahibi. • Yüzde 60'nın eşi çalışmıyor. • Yüzde 56'sının evine maaştan başka gelir girmiyor. • Yüzde 54'ünün başını sokacak evi bulunmuyor. • Kirada oturanların yüzde 40'ı 200-300 YTL arasında kira ödüyor. • Yalnızca yüzde 2'si maaşlarının artan kısmı ile tasarruf edebiliyor. • Yüzde 82'sinin her ay düzenli olarak ödemek zorunda olduğu borcu bulunuyor. • Yüzde 83'ü bu yıl tatile gidemeyecek. • Yüzde 6'sının ailesinde en az bir engelli birey bulunuyor. • Seçme şansı olsa yüzde 59'u kendi işini yapmayı, yüzde 23'ü işçi olarak çalışmayı, yüzde 18'i ise yine memurluk yapmayı istiyor. • Yüzde 57'si yaptığı işin sağlığını olumsuz etkilediğini düşünüyor. • Yüzde 51'i sendikaların mali ve sosyal haklar konusunda katkı sağladığını düşünüyor. • Yüzde 36'sı hizmet süresi dolduğunda emekli olmayı düşünmüyor. • Yüzde 44'ü emekli olduğunda gelirinin azalacağından endişe ediyor. • Yüzde 69'u toplu görüşmelerde enflasyonun üzerinde bir artış ve maaşların yoksulluk sınırının üzerine çekilmesini istiyor. a.a |
Büyük mükellefler vergi dairesi kuruluyor Büyük mükellefler vergi dairesi kuruluyor Kaynak: A.A. Büyük Mükellefler Vergi Dairesi faaliyete geçiriliyor. Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı kurulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı, bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlüğe girdi. Karar ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı İstanbul'da hizmet verecek. |
BOR İHRACATI REKORA KOŞUYOR http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2008/bor.jpg ANKARA - Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün bor ihracatı rekora koşuyor. Önemli bir potansiyele sahip bor madeninin ekonomiye katkısının artırılmasına yönelik çalışmalardan somut sonuçlar alınmaya başlandı. Eti Maden İşletmelerinin, 2002 yılında 186 milyon ABD Doları olan bor ihracatı, 2005 yılında, 2002 yılına nazaran yüzde 61 artarak 299 milyon dolara yükseldi. Dış pazarlama faaliyetlerinde ülke portföyünü genişleten Eti Maden İşletmelerinin 2006 yılı toplam bor ihracatının da 323 milyon dolar düzeyinde olması bekleniyor. Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü, ilk altı ayda başta Uzakdoğu olmak üzere Avrupa, Amerika, Ortadoğu ve Afrika ülkelerine 180 milyon ABD Dolarına yakın ihracat ile hedeflediği rakamları geçti. Eti Maden İşletmeleri, önümüzdeki yıllarda bor ihracatını 500 milyon ABD Doları seviyesine çıkarmayı ve dünya bor pazarının yüzde 50'sine hakim olmayı amaçlıyor. a.a. |
DOĞRUDAN GELİR DESTEĞİ ÖDEMELERİ BAŞLIYOR http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/ciftci.jpg NKARA - Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 2005 yılı Doğrudan Gelir Desteği (DGD) ödemelerinin Ziraat Bankası şubelerinde bulunan çiftçi hesaplarına doğrudan aktarılacağını bildirdi. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, 2005 yılı uygulamaları kapsamında 2,7 milyon çiftçiye, toplam 1,65 milyar YTL tutarında DGD ödemesi yapılacağı kaydedildi. DGD ödemelerinin, 2005 yılı uygulamalarına yönelik 18 Kasım 2005 tarihinde sona eren başvuruların hak edişleri de tamamlandı. Ödemelerin, 2005 yılı uygulamaları kapsamında müracaatta bulunan bütün çiftçilere dekar başına 10 YTL ödeme yapılacak. Ayrıca, temel DGD ödemesi yanında toprak analizi yaptıran çiftçilere dekar başına 1 YTL, yine temel DGD ödemesi yanında organik tarım yapan çiftçilere dekar başına 3 YTL ilave DGD ödemesi daha yapılacak. Çiftçilerin Ziraat Bankası'ndaki hesaplarına aktarılacak 2005 yılı DGD ödemeleri çerçevesinde 2,7 milyon çiftçiye toplam 1,65 milyar YTL tutarında ödeme yapılacak. Diğer yandan 2006 yılı Doğrudan Gelir Desteği ödemesi başvuruları halen devam ediyor. Çiftçilerin, son başvuru tarihi olan 3 Kasım 2006 tarihine kadar bağlı bulundukları il/ilçe müdürlüklerine müracaat |
Hep zam haberleri olacak değil ya :))) Petrol fiyatları geriledi!!! 95 ve 97 oktan kurşunsuz benzinin rafineri çıkış fiyatı ile 6 numaralı Fuel Oil'in rafineri çıkış fiyatlarında yarından geçerli olmak üzere indirim yapıldı. ( 14 Ağustos, 2006) Ham petrol fiyatları ile altın fiyatları gerilerken, avro, Avrupa ekonomilerindeki güçlü büyüme rakamlarıyla ABD Doları karşısında değer kazandı. Ortadoğu'daki gerilimin biraz azalması sonucu, ABD ham petrolünün Eylül ayı varil teslim fiyatı, 65 sentlik gerilemeyle 73,70 dolara indi. Bu arada, altın fiyatları geriledi. Altının onsu, Londra piyasasında, 637,60 dolardan, 630 dolara indi. Altının onsu, Asya piyasalarında ise 628,60 dolardan işlem gördü. LPG'de indirim yapıldı!!!Avrupa Ekonomileri Toparlanıyor... Üç yıldan buyana ekonomik büyüme göstermeyen Avrupa ekonomileri yeniden toparlanmaya başladı. Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika'dan sonra Almanya ve İspanya'nın ekonomileri de büyüdü. Özellikle, Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan Almanya'nın, yılın ikinci çeyreğinde, beklentilerin üstünde yüzde 0,9 oranında büyümesi, avronun değer kazanmasında etkili oldu. Yüzde 0,9 oranı, Almanya'daki son beş yılın en yüksek ikinci çeyrek büyümesi olarak gösteriliyor. Öte yandan, Nikkei endeksi, elektrik sorununun düzelmesinin ardından, yüzde 1,88 oranında artış göstererek, 15.857,11 puandan kapandı. Tokyo Borsası'nda, şehirdeki elektrik kesintisi nedeniyle işlemler sonuçlandırılamamıştı. ( 14 Ağustos, 2006 ) LPG'de bugünden geçerli indirim yapılırken, bunun fiyatlara LPG'de yüzde 2,2, otogazda da yüzde 2,05 oranında yansıması bekleniyor. Bugünden geçerli olmak üzere LPG'nin rafineri çıkış çıplak fiyatı yüzde 4,06 azalarak tonda 876,09 YTL'den 840,46 YTL'ye düşürüldü. Vergiler dahil rafineri çıkış fiyatı ise tüplü, sanayi ve ısınma amaçlı LPG için yüzde 2,2 azalarak 1.914,42 YTL'den 1.872,38 YTL'ye indi. Otogazın pompa fiyatları için baz olacak vergili rafineri çıkış fiyatı da 2.054,49 YTL'den 2.012,44 YTL'ye düşerken, bunun pompaya yüzde 2,05 indirim olarak yansıması bekleniyor. Benzine indirim yapıldı!!! ( 15 Ağustos, 2006 ) İndirimin, pompa fiyatlarına kurşunsuz benzinde yüzde 3,9, 6 numaralı fuel oıl'de yüzde 2,8 yansıması bekleniyor. TÜPRAŞ çıplak metreküp rafineri çıkış fiyatını 95 ve 97 oktan kurşunsuz benzinlerde yüzde 9,5 oranında indirdi. Pompa fiyatlarını ilgilendiren "vergili" rafineri çıkış fiyatındaki indirim ise benzinlerde yüzde 3,9 oranında oldu. Buna göre, 95 oktan kurşunsuz benzinin çıplak rafineri çıkış fiyatı metreküpte 920,95 YTL'den 832,94 YTL'ye, vergili fiyatı da 2.696,03 YTL'den, 2.592,18 YTL'ye indi. 97 oktan kurşunsuz benzinin ise çıplak rafineri çıkış fiyatı metreküpte 951,07 YTL'den 860,99 YTL'ye, vergili fiyatı da 2.731,57 YTL'den, 2.625,28 YTL'ye düştü. 6 numaralı Fuel Oil'in çıplak rafineri çıkış fiyatında da yüzde 3,9 oranında indirime gidildi. Bu indirim ile 6 numaralı Fuel Oil'in rafineri çıkış fiyatı ton başına 504,76 YTL'den 485,00 YTL'ye, vergili fiyatı da 838,01 YTL'den, 814,70 YTL'ye geriledi. Dağıtım firmalarının, yarından itibaren pompa fiyatlarını belirleyip açıklamaları bekleniyor. Konutta faiz indirimi!!! HSBC Bank'tan yapılan açıklamaya göre, bugünden geçerli olmak üzere yüzde 1,90 faiz oranı 360 aya kadar tüm vadelerde sunuluyor. ( 15 Ağustos, 2006 ) Kalorifer yakıtında indirim!!! Edinilen bilgiye göre, yarından geçerli olmak üzere yapılan ayarlamaya göre, kalorifer yakıtının ''vergisiz'' rafineri çıkış fiyatı yüzde 4,29 oranında düşerek, ton başına 690,41 YTL'den 660,73 YTL'ye indi. Kalorifer yakıtının ton başına ''vergili'' rafineri çıkış fiyatı da yüzde 2,54 inerek 1.378,04 YTL'den 1.343,02 YTL'ye düştü.( 16 Ağustos, 2006 ) |
19 Ağustos 2006 KAMU HARCAMALARI VE KAMU ÇALIŞANLARININ DURUMU... -KESK'İN ARAŞTIRMASI: -''TÜRKİYE, KAMU HARCAMALARINA SON DERECE AZ KAYNAK AYIRIYOR'' -''TÜRKİYE'DE KAMU ALANINDA CİDDİ BİR İSTİHDAM EKSİKLİĞİ YAŞANIYOR'' ANKARA (A.A) - KESK tarafından yapılan araştırmada, Türkiye'nin kamu harcamalarına son derece az kaynak ayırdığı, buna bağlı olarak kamu alanında ciddi bir istihdam eksikliği yaşandığı belirtildi. KESK Araştırma Merkezinin (KESK-AR) araştırmasında, kamu harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) içindeki payının OECD ülkelerinde ortalama yüzde 41 olduğu ifade edildi. Türkiye'de konsolide bütçe için 2005'te yüzde 30.8 olarak belirlenen bu oranının 2006'da yüzde 29'a düştüğüne işaret edilen araştırmada, 2006 yılında faiz hariç kamu harcamalarının oranının yüzde 20 civarında olduğuna, askeri harcamalar da düşüldüğünde bu oranın yüzde 17'ye kadar gerilediğine dikkat çekildi. Araştırmada, bu konudaki OECD ortalamasının yüzde 34 olduğu kaydedildi. ''Türkiye kamu harcamalarına son derece az kaynak ayırıyor'' tespitine yer verilen araştırmada, kamu harcamalarına ayrılan payın az olmasının, kamu hizmetlerinin yetersiz düzeyde kalmasına neden olduğu dile getirildi. Araştırmada, kamu harcamalarının GSYİH payının İsveç'te yüzde 58, Danimarka'da yüzde 56, Fransa'da yüzde 52, Avusturya'da yüzde 51, Belçika ve Finlandiya'da yüzde 50, Almanya'da yüzde 49, Norveç ve Macaristan'da yüzde 48, Hollanda'da yüzde 47, Yunanistan'da yüzde 45, İngiltere'de yüzde 41, İspanya'da yüzde 38 olduğu belirtildi. -''KAMU EMEKÇİSİNİN İŞ YÜKÜ FAZLA''- Araştırmada ayrıca, Türkiye'de kamu alanında ciddi bir istihdam eksikliği yaşandığı belirtildi. OECD verilerine göre, Türkiye'deki kamu emekçisi sayısının toplam istihdam ve nüfusa göre oranının oldukça alt sıralarda kaldığına dikkat çekilen araştırmada, kamu emekçilerinin toplam istihdam içindeki payının Kanada'da yüzde 17.5, Almanya'da yüzde 12.3, İspanya'da yüzde 15.2, Finlandiya'da 24.3, Fransa'da 21.3, İrlanda'da 14.6, ABD'de 14.6, Çek Cumhuriyeti'nde yüzde 15.4, Macaristan'da yüzde 21.4, İtalya'da yüzde 15.2, Türkiye'de ise yüzde 9.1 olduğu bilgisine yer verildi. Araştırmada, Türkiye'de bir kamu emekçisinin Kanadalı kamu emekçisine göre 2.5, Finlandiyalı kamu emekçisine göre 3.3, Fransalı kamu emekçisine göre 2.6, Macaristanlı kamu emekçisine göre 2.4, Çek Cumhuriyeti kamu emekçisine göre 2.2, ABD'li kamu emekçisine göre 2.3 kat daha fazla kişiye hizmet verdiği kaydedildi. -''KAMU EMEKÇİLERİ AÇLIĞA MAHKUM EDİLİYOR''- KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, yaptığı değerlendirmede, Türkiye'de kamu harcamalarını azaltmaya yönelik yıllardır sürdürülen politikaların kamu emekçilerini açlığa, halkı yetersiz kamu hizmetlerine mahkum ettiğini savundu. Kamu hizmetlerinin genişletilmesinin, adaletli bir vergi sistemi, kayıtdışı ile etkin mücadele ve bütçedeki faiz harcamalarının sınırlandırılması ile mümkün olduğunu anlatan Tombul, şunları kaydetti: ''Hükümet, böyle bir tercih yapmak yerine, bütçeyi baskı altında tutmakta, kamu hizmetlerinin niteliksizleşmesi, personele duyulan ihtiyacın kronikleşmesi ve yatırımların durması pahasına gerekli tedbirleri almamaktadır. AKP kendisini iktidara taşıyan rant çevrelerine, uluslararası tekellere ve tefeci örgütlere sırtını dönmektense, yoksul halk kitlelerine sırtını dönmeyi tercih etmektedir. Hükümeti bu politikalardan vazgeçmeye çağırıyoruz.'' a.a. |
''12 AYLIK İHRACAT 80 MİLYAR DOLARI AŞTI' 'http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2007/tuzmen_12.jpg ANKARA - Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen 7,5 aylık ihracatın 50 milyar doları, son 12 aylık ihracatın da 80 milyar doları aştığını açıkladı. Bakan Tüzmen, yaptığı yazılı açıklamada, ihracatta program hedefinin Temmuz ayında, ihracatçıların ihracat hedefinin ise 16 Ağustos itibariyle aşıldığını kaydetti. Tüzmen, "Döviz kurlarında yaşanan yükselme ile birlikte ihracat artışımız hızlandı. İhracatçı Birlikleri kayıt rakamlarına göre yılbaşından beri 7,5 aylık ihracatımız 50 milyar 245 milyon doları, son 12 aylık ihracatımız da 80 milyar doları aştı" dedi. Tüzmen, yılbaşından bu yana tarımsal ürün ihracatının 5 milyar 537 milyon dolara, toplam sanayi ürünleri ihracatının da 43 milyar 508 milyon dolara ulaştığını kaydetti. YTL'nin yeniden değerlenmeye başlamasının ihracatçıları yeniden sıkıntıya soktuğunu kaydeden Tüzmen, "Biz ihracatçılar için istikrarlı ve normal değerinde bir kur istiyoruz. Bunu, ihracatımızı daha çok arttırarak dış ticaret açığını ve cari açığı düşürmek için istiyoruz. İstikrarlı bir ekonomi için istiyoruz. Döviz kurlarında yaşanan istikrarsızlık ihracatçımızın müşterilerine fiyat vermesini zorlaştırmaktır''dedi. Aşırı değerli YTL nedeniyle yaşanan sıkıntıların herkesçe görüldüğünü kaydeden Bakan Tüzmen, şöyle devam etti: "Geçtiğimiz dönemde yapılan yanlışlarımızın bedelini ağır ödedik. Şimdi aynı yanlışı bir kez daha tekrarlamamalıyız. Döviz kurları ile dış ticaret dengesi arasındaki ilişkinin tartışılmayacak kadar kesin olduğu açıkça görülmüştür. Bu nedenle aynı yanlışı tekrarlamadan ihracatımızı arttırmaya bakmalıyız. İhracat artışımızı engelleyecek, ithalatımızı dolayısıyla dış ticaret açığımızı arttıracak politikalara izin vermeliyiz. Artık bu konuda herkes hassasiyet göstermeli, ihracata dayalı büyüme modelinin gereğini yapmalıdır." |
21 Ağustos 2006 HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİ -MAYIS AYI İTİBARIYLA İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 8,8 OLDU Türkiye'de bu yıl mayıs ayında, nisan-mayıs-haziran dönemini kapsayan üç aylık hareketli ortalamalara göre işsizlik oranı yüzde 8,8 oldu. Geçen yıl aynı dönemde işsizlik oranı yüzde 9,2 oranında bulunuyordu. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) üçer aylık dönemler itibarıyla her ay açıkladığı Hane halkı İşgücü Anketi'nin ''nisan-mayıs-haziran'' dönemini kapsayan, mayıs 2006 sonuçlarına göre, bu dönemde işgücüne katılım oranı ise yüzde 48,6 olarak hesaplandı. İşsizlik oranı kentlerde yüzde 11, kırsal kesimde yüzde 5,7 olarak belirlendi. a.a. |
FINDIKTA LİSANSLI DEPO ŞİRKETİ İÇİN HAZIRLIK http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2008/findik_2.jpg ANKARA - Fındık konusunda faaliyet göstermek üzere bir lisanslı depo şirketi kurulması için ''müteşebbis heyeti'' oluşturuldu. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, fındık lisanslı depo şirketinin kurulması için izlenecek yöntemi belirlemek amacıyla, 17 Ağustosta, bakanlık koordinatörlüğünde, sektörün tüm taraflarının katılımı ile bir toplantı düzenlendi. Toplantıda, fındıkta güçlü ve tüm sektöre hitap edecek büyük bir lisanslı depoculuk anonim şirketinin kurulması yönünde fikir birliği sağlanırken, ''Lisanslı Depo A.Ş''nin işlemlerini yürütmek amacıyla, katılan kurum ve kuruluşların temsilcilerinden ''müteşebbis heyeti'' oluşturuldu. TOBB, Fiskobirlik ile Ordu, Adapazarı, Giresun, Samsun, Trabzon ticaret ve sanayi odaları, Ordu, Giresun, Trabzon, Düzce, Samsun, İzmir ticaret borsaları, Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası (VOB), Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), kurulacak fındık lisanslı depoculuk anonim şirketine yatırımcı olarak katılacaklarını bildirerek, müteşebbis heyetinde yer aldılar. a.a. |
T.C. BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI Sayı: 2006/ 90 21 AĞUSTOS 2006 BASIN DUYURUSU 31.07.2006 İTİBARİYLE MERKEZİ YÖNETİM TOPLAM BORÇ STOKU Merkezi Yönetim toplam borç stoku 31.07.2006 tarihi itibariyle 346,6 milyar YTL olarak gerçekleşmiştir. Toplam borç stokunun 213,3 milyar YTL tutarındaki kısmı Türk Lirası cinsinden, 131,5 milyar YTL tutarındaki kısmı döviz cinsinden ve geriye kalan 1,8 milyar YTL tutarındaki kısmı ise dövize endeksli borçlardan oluşmaktadır. 2006 Temmuz sonu itibariyle toplam borç stokunun yüzde 50,3’ü iç piyasaya, yüzde 21,7’si ise kamu kesimine olan iç borçlardan oluşurken, dış borçların ağırlığı yüzde 28 olarak gerçekleşmiştir. Konuya ilişkin istatistiklerin detaylarına, Hazine Müsteşarlığı’nın http://www.hazine.gov.tr adresindeki internet sitesinde İstatistikler/Kamu Finansmanı/Merkezi yönetim Toplam Borç İstatistikleri bölümünden ulaşılabilir (http://www.hazine.gov.tr/stat/konsolide_butce.htm). Kamuoyuna duyurulur. |
21 Ağustos 2006 İRAN, BENZİN İTHALATINI AŞAMALI OLARAK AZALTACAK İran, toplu taşıma araçlarını desteklemek amacıyla, benzin ithalatına ilişkin bütçeyi kısarak, ithalatı 2-3 üç yıllık sürede aşamalı olarak azaltacak. İran Petrol Bakan yardımcısı Muhammed Rıza Nimetzade, mevcut benzin ithalatının, parlamento karar verinceye kadar devam edeceğini bildirdi. Dünyanın dördüncü büyük ham petrol ihracatçısı İran, rafineri yetersizliği sebebiyle benzin tüketiminin önemli bir kısmını ithalat yoluyla karşılıyor. 2009 yılına kadar, mazot yakıtını kullanan toplu taşımayı desteklemeyi amaçlayan İran, otomobillerde doğalgaz kullanma alternatifini de düşünüyor. a.a. |
ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜZDE 10,46'YA İNDİ http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2007/tcmb_logo.jpg ANKARA - Merkez Bankası tarafından düzenlenen beklenti anketine göre, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 10,59'dan yüzde 10,46'ya geriledi. Merkez Bankası, Ağustos ayının ikinci dönemine ilişkin beklenti anketi sonuçlarını açıkladı. Buna göre, yıl sonu enflasyon beklentisi, tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) bazında Ağustos ayının birinci anketine göre 0,13 puan azalarak yüzde 10,59'dan yüzde 10,46'ya indi. Yıl sonu cari işlemler dengesinde meydana gelecek açık beklentisi, 26 milyar 500 milyon dolara çıktı. Cari açık beklentisi 26 milyar 343,8 milyon dolar düzeyindeydi. http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/385pxdots.gif http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/haberayrinti.gif PARA POLİTİKASI KURULU 24 AĞUSTOS'TA TOPLANACAK http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2007/para_4.jpg ANKARA - Para Politikası Kurulu, 24 Ağustos Perşembe günü 8. olağan toplantısını gerçekleştirecek. Para Politikası Kurulu toplantısına, Kurul Başkanı ve Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Başkan Yardımcıları Erdem Başçı, Burhan Göklemez, Mehmet Yörükoğlu ile kurul üyeleri Güven Sak ve İbrahim Turhan'ın katılması bekleniyor. Para Politikası Kurulu toplantısı, saat 14.00-17.00 arasında iki aşamalı olarak yapılacak. İlk aşamaya, Merkez Bankası yetkilileri ve uzmanları ile Hazine Müsteşarlığı yetkilileri katılacak. Aynı gün gerçekleşecek ikinci aşamada ise sadece Para Politikası Kurulu üyeleri toplanacak ve görünüme ilişkin son değerlendirmeler yapıldıktan sonra oylamaya geçilecek. Oylama bittikten sonra Para Politikası Kurulu üyeleri, gerekçeye temel teşkil edecek kısa metni oluşturacak. Karar, gerekçesiyle birlikte aynı gün saat 17.00 ile 19.00 arasında Merkez Bankası tarafından basın duyurusu ile açıklanacak. Kurul bu yıl, diğer olağan toplantılarını 26 Eylül, 19 Ekim, 23 Kasım ve 21 Aralık tarihlerinde yapacak. Kurul, 20 Temmuzda yaptığı olağan toplantıda, kısa vadeli faiz oranlarını 0,25 puan artırmıştı. |
Maliye: Yeni vergi çalışması yok Maliye Bakanlığı, mali milat ve yeni vergi konulması gibi konularda yürütülen herhangi bir çalışma veya alınmış bir karar bulunmadığını açkladı. ANKARA - Maliye Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, son günlerde yazılı basında, mali milat uygulamasının yeniden gerçekleştirileceği yönünde yapılan tartışmaların giderek yoğunlaştığı kaydedildi. Açıklamada, Maliye Bakanlığı’nca hazırlanan Orta Vadeli Mali Plan’da yapılan revizyon çalışmalarının değerlendirilmesi çerçevesinde, bütçe açığında öngörülen düşüşün bütçe gelirlerinde öngörülen artş ile karşılanacağı, dolayısıyla 2007 yılında yeni vergi uygulamalarının başlatılacağı yönünde yorumlar yapıldığı da ifade edildi. Tüketici Güven Endeksi, Temmuz ayında yüzde 3.87 gerileyerek 88.60 düzeyine indi. Tüketici güveni hesaplanmaya başladığı Aralık 2003’ten bu yana en düşük seviyeye geriledi. ANKARA - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Merkez Bankası tarafından her ay ortaklaşa düzenlenen ve tüketicilerin harcama davranış ve beklentilerinin değerlendirildiği “Tüketici Eğilim Anketi”nin, 2006 Temmuz ayı sonuçları açıklandı. Tüketici Güven Endeksi, Temmuz ayında, bir önceki aya göre, yüzde 3.87 oranında azalarak, 88,60’a geriledi. Endeks, bu yılın Haziran ayında 92.17 düzeyindeydi. Aralık 2003’te hesaplanmaya başlayan endeks böylece en düşük düzeyini görmüş oldu. |
Dolar düştü, altın fiyatları arttı... ( 23 Ağustos, 2006 ) Uluslararası piyasalarda bugün ABD Doları, önemli para birimleri karşısında değer kaybederken, altın fiyatları arttı. ABD dolarının uluslararası döviz borsalarında önemli para birimleri karşısında dünkü kapanış ve bugün öğle saatlerindeki değerleri şöyle oldu: Para birimi çarşamba-salı * Japon Yeni 116.25116.57 * İsviçre Frangı 1.23231.2344 * Kanada Doları 1.11221.1157 Londra döviz piyasasında dün 1.2796 dolarda kapanan euro, bugün öğlen 1.2817 Dolara yükseldi. Aynı borsada dün 1.8866 dolarda kapanan İngiliz sterlini de bugün öğle saatlerinde 1.8920 dolara yükseldi. Uluslararası piyasalarda altının ons fiyatının dünkü kapanış ve bugün öğle saatlerindeki değerleri şöyle: Borsa çarşamba-salı * Londra 623.50622.30 * Zürih 624.45622.88 * Hong Kong 623.60619.70 Londra Borsası'nda dün kapanışta 12.12 Dolar olan gümüşün ons fiyatı ise bugün öğle saatlerinde 12.15 dolara düştü. |
ÖZELLEŞTİRME TARİFELERİNE ONAY http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2008/elektrik_diregi_5.jpg ANKARA - Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), özelleştirilecek 20 elektrik dağıtım bölgesinin tarifelerini onaylayarak 30 yıllığına lisanslarının verilmesini kararlaştırdı. Kurulun, dün ve bugün gerçekleştirdiği toplantılarda onayladığı ve 1 Eylül 2006 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacak tarifelerde, mevcut elektrik fiyatlarında herhangi bir değişiklik yapılmazken, 11 olan temel abone grup sayısı, mesken, sanayi, ticarethane, aydınlatma ve tarımsal sulama olarak 5'e düşürüldü. Ayrıca kararla kalkınmada öncelikli illerde sanayi tarifesi uygulaması da kaldırıldığı için bu bölgelerdeki sanayicilerin yaklaşık yüzde 7 oranında daha ucuza elektrik tüketme imkanı ortadan kalktı. |
Kart kullanıcılarına uyarı Tüketiciler, Banka ve Kredi Kartları Yasasının 24. Maddesine göre kredi kart borcunun en az yüzde 20'sinin 1 Eylül tarihinden itibaren asgari tutar ödemesi olarak uygulanacağı konusunda uyarılarak, harcamalarına dikkat etmeleri istendi. Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Bülent Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1 Mart 2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Yasasının 24. maddesine göre, kredi kart borcunun en az yüzde 20'sinin, asgari tutar ödemesi olarak uygulanacağını hatırlattı. Tüketicilerin yıllardan beri kredi kart ekstresinin yüzde 5-10'u tutarındaki miktarı ödediğini belirten Deniz, ''Borçlarını bir sonraki aya faizlendirerek öteleyen kredi kart kullanıcılarının yasanın bu maddesinden olumsuz etkilenmesinin önüne geçmek için, bu düzenlemenin 1 Eylül 2006 tarihinden itibaren uygulanması yasada yer alıyor'' dedi. Deniz, BDDK Başkanı Tevfik Bilgin'in geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada vurguladığı, ''kredi kartı konusunda bankalar, dünyada benzeri görülmemiş uygulamalar yapmaktadırlar'' şeklindeki tespitinin en güzel örneğinin, asgari tutar ödemesi oluğunu kaydederek, şöyle konuştu: ''Dünyada hiçbir ülkede olmayan bu uygulama nedeniyle, kredi kart borçları toplum için sorun oluşturmuştur. Bu nedenle yasanın hazırlık çalışmalarında Tüketiciler Birliği olarak asgari tutar ödemesi uygulamasının tamamen yasaklanması yönünde tekliflerimiz oldu. Ancak, tekliflerimiz dikkate alınmadı.'' Deniz, asgari tutar ödemesinde yürürlüğe girecek olan yüzde 20'lik yeni oranın, bir çok tüketici bakımından sıkıntılı günlerin habercisi olduğunu belirterek, ''Yıllardır kredi kartının yüzde 5-10'luk kısmını ödeyerek bütçe yapmaya çalışan tüketici bakımından içinde bulunulan çıkmaz, Eylül ayı ekstreleri ile birlikte daha da derinleşecektir'' diye konuştu. Deniz, şunları kaydetti: ''Asgari tutarı ödeyen kart kullanıcısının zaten ekonomik rahatlık içinde olmadığı ve Eylül ayının da yakacak ve eğitim gibi mevsimsel giderlerin olduğu dönem dikkate alındığında, oranın yükselmesi ile birlikte bu tüketiciler bakımından yeni maddi kaynaklara ihtiyaç olacaktır. Tüketicilere, (Eylül ayına dikkat) diyoruz. Bu ay kredi kart ekstreleriniz için ödeyeceğiniz tutar daha yüksek olacaktır. İlave giderler için yeni kredi kartı almak, içinde bulundukları sorunu çözmeyecek, aksine daha da içinden çıkılmaz hale getirecektir. Bu durumdaki tüketiciler için faiz oranlarının çok daha düşük olduğu tüketici kredisi gibi kaynakların araştırılmasında yarar görüyoruz.'' |
Büyüme rakamları yalan, yanlış Büyüme rakamları yalan, yanlış İSO 1000'deki şirketlerin rakamlarıyla TÜİK'in büyüme rakamları arasındaki büyük fark tartışılıyor. ATO Başkanı Sinan Aygün, TÜİK'in büyümeyi şişirdiği görüşünde... TÜİK'in 2005 yılına ilişkin büyüme rakamlarına göre sanayinin yarattığı katma değer artışı yüzde 6.5 olmuştu. İSO'nun açıkladığı Türkiye'nin en büyük 1000 şirketinin brüt katma değer rakamlarına göre ise artış binde 7. İşte bu iki rakamın arasındaki uçurum konusunda, daha önce de TÜİK'in büyüme rakamlarını (yüzde 7.6) 'hormonlu' olarak nitelendiren Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün'ün sert eleştirileri oldu. Aygün, büyüme rakamlarının 'yalan' olduğunu iddia etti. Aygün şöyle dedi: "Milli gelir hesabı yanlış, rakamlar yanlış. İSO'nun katma değer hesabı doğru. İSO değerlendirmelerinin altına imzamı atarım. TÜİK'in açıkladığı bütün rakamlara kuşkuyla bakıyorum. TÜİK inandırıcılığını sürekli yitiriyor. Asıl bakılması gereken stoklardaki anormallik. Milli gelir serisindeki stok hareketlerinin 16 dönem boyunca, (4 yıl) sürekli artış göstermesi normal değil. Stoklar dünyanın hiçbir ekonomisinde görülmeyecek şekilde sürekli artış gösterdi. Stok tutmanın maliyeti var. Hangi işletme sürekli artırma politikası izler? Oysa TÜİK milli geliri hesaplarken işletmelerin stoklarının hiç erimediğini, sürekli arttığını söylüyor. Bu da koca bir yalandır. TÜİK'in milli gelir rakamları abartılı ve şişirilmiştir." Kaynak:Milliyet |
PETROL FİYATLARI DÜŞTÜ http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2005/petrol_kuyusu_3.jpg SİNGAPUR - Uluslararası piyasalarda petrol fiyatları, Ernesto Kasırgası tropikal fırtına seviyesine gerileyince düştü. ABD tipi ham petrolün Ekim teslimi fiyatı 1,05 dolar azalarak varili 71,46 dolara, Londra Brent tipi petrolün fiyatı da 57 sent değer kaybederek varili 72,13 dolara geriledi. Petrol fiyatlarının düşmesinde, Karayipleri etkisi altına alan Ernesto Kasırgası'nın tropik fırtına seviyesine düşmesiyle, ABD'nin körfezdeki petrol üretim tesislerinin karşı karşıya kaldığı tehdidinin azalması etkili oldu. |
http://www.ntvmsnbc.com/news/244941.jpg Ekmeğe zam göründü Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı, bir veya bir buçuk ay içerisinde ekmeğe yüzde 10 ila yüzde 15 arasında zam yapmayı planladıklarını söyledi. Zam sonrasında İstanbul’da ekmek fiyatı 35 kuruşa çıkacak. ANKARA - Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, federasyon merkezinde düzenlediği basın toplantısında, ekmeğe üç yıldır zam yapmadıklarını, ancak bu süre içerisinde maliyetlerde ve girdilerde önemli oranda artış olduğu söyledi.01.09.2006 |
İHRACAT 80 MİLYAR DOLARI AŞTI http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2007/ihracat_8.jpg GAZİANTEP - Türkiye'nin Ağustos ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 27,07 oranında artarak, 6 milyar 994 milyon 590 bin dolara yükseldi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı'nın basın toplantısında açıkladığı rakamlara göre, Ocak-Ağustos dönemi (8 aylık) ihracatı da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,70 artarak 53 milyar 792 milyon 812 bin doları buldu. İhracat, Ağustos ayı itibarıyla son bir yılda ise yüzde 14,18 artarak 80 milyar 743 milyon 195 bin dolara ulaştı. |
ENFLASYON RAKAMLARININ YANKILARI... -BUSİAD, NOSAB, GESİAD VE MÜSİAD BAŞKANLARI ENFLASYON ORANLARINI DEĞERLENDİRDİ Bursa iş dünyasının temsilcileri, ağustos ayı enflasyon oranlarını değerlendirdi. Bursa Sanayicileri ve İşadamları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova, yaptığı yazılı açıklamada, rakamlar enflasyonun ağustos ayında yavaşladığını gösterse de sadece bu rakamlara bakılarak enflasyonun düşme trendinde olduğunun söylenemeyeceğini savundu. Eylül ve ekim aylarındaki enflasyon rakamlarının çok önemli olduğunu ifade eden Yeşilova, şunları kaydetti: ''Enflasyon ile mücadelede en önemli risklerden biri olan cari açığın kontrol altına alınamamış olması ve hızla büyümeye devam etmesi, sanayiciyi, özellikle de ihracatçıyı zora sokan düşük döviz kuru ile doğrudan bağlantılıdır. Yumurta, tavuk örneğindeki gibi düşük kur, ithalatı kamçılamakta ve ihracatçının karını alıp götürmektedir. Yeşilova, sanayicinin rant peşinde olmadığını, üretmek, satmak, ihraç etmek ve ülke insanı için istihdam yaratmak istediğini ifade ederek, geçici çözümler yerine, mikro reformların yapılması, sanayiciye ve ihracatçıya destek verilerek önlerinin açılması gerektiğini sözlerine ekledi. -ENERJİ MALİYETLERİ SORUNU- Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Başkanı Yalçın Aras da, yaptığı yazılı açıklamada, ekonomik dalgalanmanın durulması ve döviz kurlarının dengelenmesiyle birlikte ağustos ayında enflasyonda düzelme görüldüğünü kaydetti. Rekabet koşulları için enflasyonun düşürülmesinin tek başına yeterli olmadığını ifade eden Aras, özellikle enerji maliyetleri yüzünden ''beli bükülen'' firmaların, girdi maliyetlerinin yüksekliği dolayısıyla rekabet şanslarının azaldığını belirtti. Bursa Genç Sanayici İşadamları ve Yöneticileri Derneği (GESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Denizhan Sezgin, dövizdeki dengenin sağlanmasıyla enflasyon oranlarının aşağı çekildiğini dile getirerek, ''Ağustos ayında TÜFE'yi en çok aşağı çeken sektörlerin başında gıda ve giyim geldi. Rekabet üstünlüğünü sağlamanın yolu maliyet avantajlarından geçiyor'' dedi. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Bursa Şube Başkanı Ahmet Özkul, Türkiye'nin ekonomik büyümede ve ihracatta önemli mesafeler kaydettiğini, bu başarının devam etmesinin müteşebbislerin gerekli desteği görmelerine bağlı olduğunu kaydetti. Özkul, ''Herkes bilmelidir ki; Türkiye yüksek reel devalüasyonlarla cari açık sorununu kalıcı olarak çözemediği gibi yüksek faiz politikası da enflasyonun çözümünü değil, bugüne kadar nedenini oluşturmuştur'' dedi. a.a. |
IMF İÇİN TÜRKİYE'YE DESTEK http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2008/ab_turkiye.jpg HELSİNKİ - Avrupa Birliği, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 4 ülkenin Uluslararası Para Fonundaki (IMF) temsil (oy) ağırlığının artmasını desteklediğini bildirdi. AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın Maliye Bakanı Eero Heinaluoma, AB'nin Türkiye, Çin, Meksika ve Güney Kore'nin IMF karar mekanizmasındaki ağırlığının artırılması yönünde fonun icra direktörleri kurulunun aldığı kararı desteklediğini, ancak, oy ağırlıklarının yeniden belirlenmesi hakkında genel reform önerisi hakkında kararını belirlemek için daha fazla zamana ihtiyaç duyduğunu söyledi. Yazılı açıklamasında AB olarak 4 gelişmekte olan ekonominin temsil ağırlığının artırılması hakkındaki önerileri desteklediklerini belirten Heinaluoma, bununla birlikte ''reforların ikinci aşamasının daha zor olacağını, bu konuda AB'nin teklifini şekillendirmek üzere daha fazla tartışmaya gerek duyulacağını'' ifade etti. IMF'nin temsil sistemindeki reform önerisi, Türkiye, Çin, Meksika ve Güney Kore'nin temsil ağırlıklarının artırılmasının yanı sıra, üye ülkelerin oy ağırlıklarının dayandığı kota sisteminin belirlenmesinde de değişiklik öngörüyor. ABD, yeni modelde temsil kotalarının sadece üye ülkelerin gayri safi milli hasılasının büyüklüğüne dayandırılmasını önerirken, bu sistemin dünyanın en büyük ekonomisi olarak ABD'nin IMF karar mekanizmasında zaten sahip olduğunu gücü daha da artıracağını savunan AB, bu modele karşı çıkıyor. |
| Saat: 13:35 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık