![]() |
Ay-Yıldız / Bayrağım Türk Bayrağı MsXLabs.org Korkma Sönmez Bu Şafaklarda Yüzen Al SancakTürk Bayrağı Türk bayrağı, 1982 Anayasasının 3. maddesinde "şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır." Diye tarif edilmiştir. 22.09.1983 te kabul edilen 2893 sayılı Türk Bayrağı Kanunu’n da “Bayrağın Şekli ve Yapımı” başlığı altında madde 2 de “Türk bayrağı, bu Kanuna ekli cetvelde gösterilen şekil ve oranlarda olmak kaydıyla beyaz ay - yıldızlı albayraktır.” ve 25 .01.1985 tarihli “Türk Bayrağı Tüzüğü” ‘nde Bayrağın standartları başlığı altında Madde 4 te Bayrak, aşağıda gösterilen standartlara göre yapılır . ifadeleri ile de şekli belirtilmiştir. Bayrağın rengi de aynı tüzüğün 3. maddesi “B) Al ve beyaz renklerin kodları aşağıda gösterilmiştir.” Başlığında şu şekilde tarif edilmiştir.
Ayrıca Bayrağın Türk Bayrağının ve özel bayrakların standartlarını bayrağın hangi kumaşlardan yapılacağını, hangi kapalı yerlere konulacağını, nerelere fon olarak takılacağı veya asılacağını, kamu kurum ve kuruluşlarında ve bunlar dışındaki yerlerde ne zaman ve nasıl çekileceğini, nasıl katlanacağını, Türk Silahlı Kuvvetleri yüzer birliklerinde ve Türk bandıralı ticaret gemilerinde Bayrak çekme ve indirme zamanlarını, Bayrak çekilirken ve indirilirken yapılacak törenlere dair hususları, kimlerin tabutlarına Bayrak örtülebileceğini ulusal geleneklere göre Bayrağın diğer kullanılma şekli ve yerleri ile Türk Bayrağı Kanununun uygulanmasına dair diğer esaslar da bu tüzükle belirlenmiştir. Kanuna göre, Türk Bayrağı, yırtık, sökük, yamalı, delik, kirli, soluk, buruşuk veya layık olduğu manevi değeri zedeleyecek herhangi bir şekilde kullanılamaz. Resmi yemin törenleri dışında her ne maksatla olursa olsun, masalara kürsülere, örtü olarak serilemez. Oturulan veya ayakla basılan yerlere konulamaz. Bu yerlere ve benzeri eşyaya Bayrağın şekli yapılamaz. Elbise veya üniforma şeklinde giyilemez. Hiçbir siyasi parti, teşekkül, dernek, vakıf ve tüzükte belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan kurum ve kuruluşun amblem, flama, sembol ve benzerlerinin ön veya arka yüzünde esas veya fon teşkil edecek şekilde kullanılamaz. Türk Bayrağına sözle, yazı veya hareketle veya herhangi bir şekilde hakaret edilemez, saygısızlıkta bulunulamaz. Bayrak yırtılamaz, yakılamaz, yere atılamaz, gerekli özen gösterilmeden kullanılamaz. |
|
her şey vatan için 1 ek --------- |
1 ek -- |
Yorumsuz....! |
Kart Postal http://www.tombak.com.tr/sayi17/istiklal1.gif Rajar' ın Kırmızı Bayraklı Kartlarından. "Türk Bayrağı" http://www.tombak.com.tr/sayi17/istiklal2.gif Rajar' ın Kırmızı Bayraklı Kartpostallarından Emel... Hâlâs |
|
:turkiye: :turkiye: :turkiye: Türk Bayrağı :turkiye: :turkiye: :turkiye: Ay'ını kalbime taktım! Yıldızını, göğsüme. Bu bayrak, kanımla, Bu bayrak, canımla özdeştir! Bu, öyle sıradan bir bayrak değil, Bu, bir tarihin, mîhenk taşıdır! Bu; Onurlu bir milletin, sırdaşıdır! Kahraman bir Ulus'un, arkadaşıdır! Türk Bayrağı, Her dalgalanışında, Kıpır, kıpır olur yüreğim! Gönül mâbedimdeki, İnanç çiçeğim! Sevginle suladım, gönül bahçemi, Bağımsızlığımın, ülküsü, Yarınlarımın, türküsü! Bire, bin veren başaklar gibi, Tarihimi, zenginleştirmektesin, Kalbimi, sevginle eşmektesin! Bu topraklarda hürriyet şarkısı bitmez! Senin nazlı dalgalanışın, sürdükçe. Mutluluğum, sevincim bitmez, Seni, karşımda gördükçe. Türk Bayrağı demek; Atatürk demek, Mehmet Âkif demek, Mehmet Âkif'ler demek! Kahraman Mehmetçikler'in, Gözlerindeki, âsil bakıştır, bayrak! Nene Hâtunların, Yörük Efelerin, Omzunda taşıdığı, mermilerdir bayrak! Bir bayrak, Bin bayrak, milyon bayrak, milyar bayrak olur! İsimsiz kahramanların, tarihi olur! Milletimin, özbenliği, Vatanımın, güvenliği, Onurlu bir ulusun; Güzelliğidir bayrak! Bir bayrak ki,gönlümde eser! Yaşasın, Türk Milleti! Yaşasın, Türk Bayrağı! Türk Milleti yaşasın! Türk Bayrağı yaşasın! Yaşasın, Atatürk'üm, Yaşasın, Cumhuriyet! :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: |
1 ek ![]() |
http://img388.imageshack.us/img388/1189/web8zl0vi.gif TÜRK BAYRAĞI KANUNU Kanun Numarası : 2893 Kabul Tarihi : 22/9/1983 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih: 24/9/ 1983 Sayı : 18171 Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt : 22 Sayfa : 599 Amaç Madde 1 - Bu Kanunun amacı Türk Bayrağının şekli, yapımı ve korunması ile ilgili esas ve usulleri belirlemektir. Bayrağın Şekli ve Yapımı Madde 2 - Türk Bayrağı, bu Kanuna ekli cetvelde gösterilen şekil ve oranlarda olmak kaydıyla beyaz ay - yıldızlı albayraktır. Bayrak ile özel bayrakların (sembolik bayrak, özel işaret, flama, flandra ve fors) standartları, hangi kumaş ve maddelerden yapılacağı tüzükte gösterilir. Bayrağın Çekilmesi ve İndirilmesi Madde 3 - Bayrak, kamu kurum ve kuruluşlarıyla yurt dışı temsilciliklerine ve kamu kuruluşlarıyla gerçek ve tüzelkişilerin deniz vasıtalarına çekilir. Yurt içinde ve yurt dışında yetkililerin araçlarına takılır. Bayrak çekilirken ve indirilirken tören yapılır. Bayrak törenlerinin gereken biçimde yapılmasından o mahaldeki yetkili amirler sorumludur. (Değişik : 14/7/1999 - 4409/1 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarında Türk Bayrağı sürekli çekili kalır. (Değişik : 14/7/1999 - 4409/1 md.) Bayrağın; nerelerde daimi olarak çekilmeyeceği, hangi kapalı yerlere konulacağı, nerelere fon olarak takılacağı veya asılacağı, kamu kurum ve kuruluşlarından başka yerlerde ne zaman ve nasıl çekileceği, Türk Silahlı Kuvvetleri yüzer birliklerinde ve Türk Bandıralı ticaret gemilerinde Bayrak çekme ve indirme zamanları ile Bayrak çekilirken ve indirilirken yapılacak törene ilişkin hususlar, tüzükte gösterilir. Bayrağın Yarıya Çekilmesi Madde 4 - Türk Bayrağı , yas alameti olarak 10 KASIM'da yarıya çekilir. Yas alameti olmak üzere Bayrağın yarıya çekileceği diğer haller ve zamanı Başbakanlıkça ilân edilir. Bayrağın Selâmlanması Madde 5 - Çekilmesi ve indirilmesi esnasında veya tören geçişlerinde Bayrak, cephe alınarak selâmlanır. Bayrağın örtülebileceği Yerler Madde 6 - Türk Bayrağı, Cumhurbaşkanlığı yapmış kişilerin, şehitlerin ve tüzükte belirlenecek asker ve sivil kişilerin cenaze törenlerinde bunların tabutlarına, açılış törenlerinde ATATÜRK heykellerine veya resmi yemin törenlerinde masalara örtülebilir. Ayrıca milli örf ve âdetler göz önünde tutularak Bayrağın diğer kullanılma şekil ve yeri tüzükte gösterilir. Yasaklar Madde 7 - Türk Bayrağı, yırtık, sökük, yamalı, delik, kirli, soluk, buruşuk veya layık olduğu manevi değeri zedeleyecek herhangi bir şekilde kullanılamaz. Resmi yemin törenleri dışında her ne maksatla olursa olsun, masalara kürsülere, örtü olarak serilemez. Oturulan veya ayakla basılan yerlere konulamaz. Bu yerlere ve benzeri eşyaya Bayrağın şekli yapılamaz. Elbise veya üniforma şeklinde giyilemez. Hiçbir siyasî parti, teşekkül, dernek, vakıf ve tüzükte belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan kurum ve kuruluşun amblem, flama, sembol ve benzerlerinin ön veya arka yüzünde esas veya fon teşkil edecek şekilde kullanılamaz. Türk Bayrağına sözle, yazı veya hareketle veya herhangi bir şekilde hakaret edilemez, saygısızlıkta bulunulamaz. Bayrak yırtılamaz, yakılamaz, yere atılamaz, gerekli özen gösterilmeden kullanılamaz. Bu Kanuna ve tüzüğe aykırı fiiller yetkililerce derhal önlenir ve gerekli soruşturma yapılır. Cezalar Madde 8 - Bu Kanuna ve çıkarılacak tüzüğe aykırı olarak Bayrak yapmak, satmak ve kullanmak yasaktır. Bu yasağa aykırı olarak yapılan Bayraklar o mahallin yetkili amirlerince toplatılır. Bu Kanun hükümlerine aykırı davranışta bulunanlar suçları daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde Türk Ceza Kanununun 526 ncı maddesi uyarınca cezalandırılır. Tüzük Madde 9 - Bu Kanunun ilgili maddelerinde tüzükte düzenleneceği belirtilen hususlar ile kanunun uygulanmasına ilişkin diğer esaslar, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde çıkarılacak tüzükte gösterilir. |
|
Ne MutLu Türk'üm Diyene Google'ın uydu servisi aracılığıyla, Şırnak'ta dağlık alanda yazılı "Ne Mutlu Türküm Diyene" yazısı görüntülendi. İşte, PKK'lı teröristlerin yüzlerine her gün tokat gibi çarpan o yazı... (Bu görüntüler, Güneydoğu'da teröristlere karşı kahramanca savaşan tüm Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına ithaf olunur) Görüntüyü Google'de daha büyük görmek için: TIKLAYINIZ... |
http://www.tombak.com.tr/sayi17/istiklal2.gif http://www.tuncfindik.com/images/tirmanislar/alp/alp14.jpg aLpLerde bir yer yuakrdaki ;) http://kral66.com/images/Bayraklar/BayrakGrau.gif benden bu kadar :) |
Deportivo Gücünü Türk Bayrağından ALıyor.. Deportivo Gücünü Türk Bayrağından ALıyor.. Deportiva,Galesia bölgesinin takimi.Bu bölgede eskiden Türklerin yaşadığına dair bir inanç var.20.yy kadar Celta'lılar Deportivo'lılara hakaret kastıyla Türk demeye başladılar.Deportivo'lu taraftarlar bunu hakaret olarak algılamak bir yana tam aksine bir övünç olarak kabul etmişler.Bu yüzden her maçta ''Türk gibi güçlü'' olduklarını göstermek için Türk bayragı asmayı gelenek haline getirmişler. ---------------------------------------------------------------------------------------------------------- Yunan Takımı şaşırdı Deportivo La Coruna ile Yunan Panathinaikos maçında sahadaki dev Türk bayragını gören Yunan Futbolcu ve taraftarlar duruma anlam veremedi.Önce bu bayragı Türklerin astığını zanneden Yunanlılar durum kendilerine izah edilince şaşkınlıklarını gizleyemedi.. Bu resim Deportivonun resmi sitesinden alınmıştır... http://www.deportivo-la-coruna.com/info.html açılan sayfada klub bilgisinde 2. maddede Turkish flag kelimesi geçiyor Not: HeLaL OLsun Size Diyecek Başka Hiç Bir Şey BuLamıyorum... |
:turkiye: TÜRKİYEM SENİN İÇİN YILDIZLARI TOPLAR AYA EKLERİM:turkiye: |
Türk Bayrağı Tüzüğü.. TÜRK BAYRAĞI TÜZÜĞÜ Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 25.1.1985, No : 85/9034 Dayandığı Kanunun Tarihi : 22.9.1983, No : 2893 Yayımlandığı R. Gazetenin Tarihi: 17.3.1985, No : 18697 Yayımlandığı Düsturun Tertibi : 5, Cildi: 24,S. 2095 BİRİNCİ BÖLÜM Kapsam ve Deyimler Kapsam Madde 1 -(Değişik:22/2/2001-2001/2130 K.) Bu Tüzük; Türk Bayrağının ve özel bayrakların standartlarını, bayrağın hangi kumaşlardan yapılacağını, hangi kapalı yerlere konulacağını, nerelere fon olarak takılacağı veya asılacağını, kamu kurum ve kuruluşlarında ve bunlar dışındaki erlerde ne zaman ve nasıl çekileceğini, nasıl katlanacağını, Türk Silahlı Kuvvetleri yüzer birliklerinde ve Türk bandıralı ticaret gemilerinde Bayrak çekme ve indirme zamanlarını Bayrak çekilirken ve indirilirken yapılacak törenlere dair hususları, kimlerin tabutlarına bayrak örtülebileceğini, ulusal geleneklere göre Bayrağın diğer kullanılma şekli ve yerleri ile Türk Bayrağı Kanununun uygulanmasına dair diğer esasları kapsar. Deyimler Madde 2 - Bu Tüzükte geçen deyimlerden : A) Bayrak, Türk Bayrağı, B) Uçkurluk, Bayrağın, ipin geçeceği, beyaz kumaştan, Bayrak enince yapılmış bölümü, C) Uçum kenarı, Bayrağın uçkurluk karşısına gelen kenarı, D) Üst kenar, çekildiği zaman Bayrağın üste gelen kenarı, E) Alt kenar, çekildiği zaman Bayrağın alta gelen kenarı, F) Uçkurluk dış kenarı, uçkurluğun direğe gelen kenarı, G) Uçkurluk iç kenarı, uçkurluğun kumaşa dikilen kenarı, H) En, Bayrağın üst ve alt kenarları arasındaki uzaklık, İ) Boy, uçkurluk dış kenarıyla uçum kenarı arasındaki uzaklık, J) Bayrak merkezi, Bayrak dikdörtgeninin köşegenlerinin kesiştiği nokta, K) Bayrak ekseni, Bayrak merkezinden üst ve alt kenarlara paralel olarak geçtiği farzedilen çizgi, anlamına gelir. İKİNCİ BÖLÜM Bayrağın kumaşıBayrağın Kumaşı, Standartları ve Direği Madde 3 - (Değişik: 17/7/1995 - 95/7075 K.) A) Bayrak, 4 üncü maddede belirtilen standartlarda, al zemin üzerine beyaz ay yıldız konmak suretiyle aşağıda gösterilen kumaşlardan yapılır. 1- % 100 naylon, 2- % 100 poliyester, 3- % 50 ipek + % 50 yün, 4- % 50 ipek + % 50 naylon veya poliyester, 3 ve 4 numaralarda belirtilen kumaşlardan yapılan bayraklar özel hallere münhasırdır. B) Al ve beyaz renklerin kodları aşağıda gösterilmiştir. 1) Al rengin koordinatları; Parlaklık (aydınlık) = 27,5 Kırmızılık-yeşillik = 44,8 Sarılık-mavilik = 15,6 olarak alınır ve en çok 3 NBS renk farkı kabul edilir. 2) Ay yıldızın beyazlığı, 460 nanometre dalga boyundaki yansıma yüzdesinin iki katıyla 620 nanometre dalga boyundaki yansıma yüzdesinin farkı ipek ve sentetik karışımı kumaşlarda en az % 15, diğerlerinde en az % 60 olmalıdır. Bayrağın yapımında kullanılacak kumaş ve maddelerle ilgili ayrıntılar mecbu- ri Türk Standardında gösterilir. Bayrak üreten işletmeler T.S.E. belgesi almak zorundadır. Bayrağın standartları Madde 4 - Bayrak, aşağıda gösterilen standartlara göre yapılır : (Ek:1) A) Bayrağın boyu, eninin bir buçuk katıdır, B) Ay ve yıldızın meydana getirilmesi için çizilen çemberlerin merkezleri eksen üzerinde bulunur. C) Ay, iç ve dış çemberlerinin birbirini kesmesinden meydana gelir, D) Ayın dış çemberinin çapı, Bayrak eninin yarısına eşittir, merkezi,uç- kurluğun iç kenarından Bayrak eninin yarısına eşit uzaklıktadır, E) Ayın iç çemberinin çapı, Bayrak eninin onda dördüne eşittir, merkezi, dış çember merkezinden uçum yönüne doğru Bayrak eninin 0,0625 katı uzaklıktadır, F) Ayın ağzı uçum yönüne bakar, G) Yıldız, çapı Bayrak eninin dörtte birine eşit olan ve beş eşit parçaya bölündüğü farzedilen bir çemberin bölüşme noktaları birer atlanarak meydana getirilir, yıldızın uçlarından biri, Bayrak ekseniyle ayın iki ucundan geçtiği farzedilen çizginin kesiştikleri nokta üzerindedir, bu noktaya iç çemberin ek- seni kestiği nokta arasındaki uzaklık, Bayrak eninin üçte birine eşittir, H) Uçkurluğun genişliği, Bayrak eninin otuzda biridir. Bayrağın ebadı Madde 5 - Bayrağın eni, 50 santimetre veya katlarıdır. Eni, 750 santimetreye kadar olan Bayrakların standartları, Tüzüğe ekli çizelgede gösterilmiştir.(Ek: 2) Binek taşıtlarına çekilecek Bayrağın ebadı 20230 santimetredir. Bayrağın büyüklüğü, çekileceği binaların ve deniz taşıtlarının büyüklüğüyle mütenasip olacaktır. Şiddetli rüzgarlı ve yağmurlu günlerde daha küçük ebatta Bayrak çekilebilir. Bayrak direği Madde 6 - Bayrak,ağaç veya madenden yapılmış, yuvarlak bir direğe çekilir. Direğin üst ucunda, içinde Bayrak ipinin geçmesine yarayan bir makara olan, yassı, yuvarlak ve direğin kalınlığıyla orantılı bir tepelik bulunur. (Ek: 3) Direk, çekilecek Bayrak eninin en az iki katı boyunda ve en sert havalarda, kırılmayacak ve bükülmeyecek sağlamlıkta olacaktır. Yere dikilecek direğin yüksekliği, en az üç metre olacak ve Bayrak uçum alt ucunun yere sürünmesine imkan vermeyecektir. Ağaçtan yapılmış direkler, kendi renginde cilalı veya beyaz yahut cevizi renkte boyalı, madenden yapılmış direkler, beyaz yahut bronz renkte veya ağaç rengine boyalı yahut galvanize edilmiş olacaktır. (Ek:22/2/2001-2001/2130 K.) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlısı kıt`a karargah ve kurumlar ile denizcilikle ilgili kamu kuruluş- larındaki Bayrak direkleri gemi direği şeklinde olabilir. (EK:22/2/2001-2001/2130 K.) Standartlara uygun Bayrak direğinin bulunmadığı durumlarda ve açık havada yapılan izci, gençlik kampı gibi etkinliklerde Bayrak, saygıda kusur oluşturulmayacak bir biçimde mevcut malzemeden yararlanılarak yüksek bir yere çekilebilir. Bayrak direğinin konulması Madde 7 - Bayrak direğinin nerelere ve nasıl konulacağı ve Bayrağın bunlara nasıl çekileceği aşağıda gösterilmiştir: A - Binalarda, en yüksek yere veya binanın ön yüzünün veya bu yüzdeki balkonun yahut benzer çıkıntılı yerin tam ortasına dikey olarak konulacak direğe, bu mümkün değilse, alt ucu yoldan geçenlere dokunmayacak yükseklikte, ön yüzün ortasına veya binanın en gösterişli yerine, bina yüzüyle direk arasında en çok 45 derecelik açı yapacak şekilde eğik olarak konulacak direğe, bu da mümkün değilse, binanın giriş önünde veya tören alanında 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasına uygun olarak yapılmıs direğe, B - Deniz araçlarının, limanda, varsa, arka direklerine, seyirde, denizcilikteki usullere göre, Bayrak çekilmesi gereken direklerine bağlı gize veya direğe, yelkenli gemilerin randa yelkeninin çördek yakalarına, C - Binek taşıtlarında, sağ ön tarafa dikey olarak konulacak küçük direğe. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Çekilme ve indirilme (1)Bayrağın Çekilmesine ve İndirilmesine Dair Esaslar Madde 8 - (22/2/2001-2001/2130 K.) Bayrağın çekilmesi ve indirilmesine ilişkin esaslar aşağıda gösterilmiştir. A) Sürekli çekili kaldığı yerlerde Bayrak, bakım, onarım ve yenisiyle değiştirilmesi için sabah veya akşam alacakaranlık zamanında törensiz olarak indirilir ve çekilir. B) Her gün Bayrak çekilen yerlerde Bayrak, saat 8.00`de, günün bu saatte ağarmadığı hallerde ise gün ağardığında çekilir ve gün batımında indirilir. C) Milli Bayram, genel tatil ve hafta tatilinde Bayrak çekilen yerlerde Bayrak tatilin başlama saatinde, günün bu saatten evvel kararması halinde ise gün batımında çekilir, tatil süresince çekili kalır ve tatil sonunda gün batımında indirilir. D) Bayrak, çeşitli nedenlerle değiştirilmesi gerekli durumlar ile yırtılmasına, ipin veya makaranın kopmasına sebep olabilecek rüzgar, fırtına ve benzeri durumlarda geçici olarak indirilebilir. ---------------------------------- (1) Bu madde başlığı; "Çekilme ve indirilme zamanı" iken, 22/2/2001 tarihli ve 2001/2130 sayılı Kararname ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sürekli Bayrak çekilecek yerler Madde 9 -(Değişik:22/2/2001-2001/2130 K.) Bayrağın sürekli çekili kalacağı kuruluşlar aşağıda gösterilmiştir : A) Cumhurbaşkanlığı, B) Türkiye Büyük Millet Meclisi, C) Anıtkabir, D) Hükümet Konakları, E) Polis, jandarma, hudut ve gümrük muhafaza karakolları ile hudut kapıları, F) Bağımsız takım ve bölükler ile daha üst askeri birlik veya karargahlar, G) Eğitim ve öğretim kurumları, H) Köy ve mahalle muhtarlıkları, İ) Yukarıda gösterilenler dışındaki kamu kurum ve kuruluşları, J) Kamu Kurum ve kuruluşlarına ait fabrika ve işletmeler. Her gün Bayrak çekilecek yerler Madde 10 -(Değişik:22/2/2001-2001/2130 K.) Seyir halinde bulunan gemilerle demirli, şamandırada, rıhtımda bağlı gemiler ve diğer deniz araçlarında her gün Bayrak çekilir. Seyir halinde bulunan gemiler, Bayraklarını geceleri de çekili bırakabilirler. Milli Bayram, genel tatil ve hafta tatilinde Bayrak çekilecek yerler Madde 11 -(Değişik:22/2/2001-2001/2130 K.) Milli Bayram, genel tatil ve hafta tatili günlerinde Bayrak çekilecek yerler aşağıda gösterilmiştir: A) Tören düzenlenen alanlar ile yönetmelik veya yönergelerde belirlenen tören alanları, B) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, C) Siyasi parti merkez, il ve ilçe teşkilatları, D) Fabrikalar, E) İşletmeler. Müsaade ile Bayrak çekilmesi veya konulması Madde 12 - 11 inci maddede sayılan günler, kurtuluş ve Atatürk`ü anma günle- ri dışında, Bayrak çekilmesi veya konulması mahalli mülki amirinin müsaadesine bağlıdır. Ancak, milli spor karşılaşmalarında ve milli gelenekler gerektiriyorsa tö- renlerde ve düğünlerde Bayrak kullanılabilir. Yabancı ülkelerdeki resmi ve milli binalara Bayrak çekilmesi Madde 13 - Türkiye Cumhuriyetinin yabancı ülkelerde bulunan resmi ve milli binalarına Bayrak çekilip indirilmesinde, mahalli geleneklerle milletlerarası tatbikat gözönünde bulundurularak bu Tüzük hükümlerine uyulur. Hava araçları Madde 14 - Hava araçlarına Bayrak çekilmez. Sivil hava araçlarına, yön düme- ninin her iki yanına boyayla al zemin üzerine Bayraktaki oranlara uygun, beyaz renkte ay yıldız resmolunur. Kamu kurum ve kuruluşlarında Bayrak çekme esasları (1) Madde 15 -(Değişik:22/2/2001-2001/2130 K) Kamu kurum ve kuruluşlarında Bayrak çekme aşağıdaki esaslara göre uygulanır: ------------------------- (1)Bu madde başlığı; "Tek Bayrak çekilmesi" iken, 22/2/2001 tarihli ve 2001/2130 sayılı Kararname ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. 2868 - 1 A) Aynı alanda birden çok binaya yerleşmiş bulunan kamu kurum ve kuruluşlarında tek Bayrak çekilir. Ayrı alanlarda birden çok binaya yerleşmiş kamu kurum ve kuruluşlarında ise her binaya Bayrak çekilir. Birden çok kamu kurum ve kuruluşunun bulunduğu bir binaya mülki idare amirinin belirlediği kurumca tek Bayrak çekilir. B) Bağımsız takım ve bölükler, daha üst askeri birlik ve karargahlar ile tören yapma olanağı bulunan okul, emniyet teşkilatı ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında, Milli Bayram, genel tatil ve hafta tatili başlangıcında ve bitiminde tören yapmak üzere ayrı bir Bayrak direği bulunur. Bu yerlerde tek bir Bayrak direği mevcut ise Bayrak, tören zamanından uygun bir süre önce indirilir. Bayrağın törenle çekilmesinde ve indirilmesinde 22 nci madde hükümleri uygulanır. Bayrağın yabancı devlet bayraklarıyla birlikte çekilmesi Madde 16 - Milletlerarası toplantılarda, fuarlarda ve yabancı turistlerin konakladıkları yerlerde, yabancı devlet bayrakları, ancak, Bayrakla birlikte çe- kilebilir. Bu takdirde 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu durumlarda, Bayrak, bina ön yüzüne göre sağdaki ilk direğe çekilir. Yabancı devlet bayraklarının ebadı, Bayrak ebadından büyük, direkleri Bayrak direğinden yüksek olamaz. Yabancıların karşılıklı olmak şartıyla uyruğunda bulundukları devletin bayrağını konut veya ticarethanelerine çekmelerinde birinci, ikinci, üçüncü fıkralar hükümleri uygulanır. İkiden çok yabancı devlet bayrağının Bayrakla birlikte çekilmesi halinde, diğer devletlerin bayrakları Bayrağın soluna alfabetik sıraya göre çekilir. Yabancı diplomatik misyonlarda yukarıdaki hükümler uygulanmaz. Konut ve işyerlerine Bayrak asılması Madde 17 - İşyeri, konut vb. özel yerlere, Milli Bayramda,resmi bayramlarda, kurtuluş ve Atatürk`ü anma günlerinde 7 nci maddenin A bendi hükümlerine bağlı olmaksızın Bayrak asılabilir. 2868 - 2 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Bayrağın Konulabileceği ve Örtülebileceği Yerler Bayrak konulacak makam odaları Madde 18 - Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Cumhurbaş- kanlığı Konseyi Üyeleri, Başbakan, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay Baş- kanları, bakanlar, Yükseköğretim Kurulu Başkanı, Sayıştay Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Yargıtay ve Danıştay başkan vekil- leri ve daire başkanları, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı, Sayıştay daire başkanları, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Devlet Denetleme Kurulu Başkanı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı, üniversite rektörleri, müsteşarlar, valiler, büyükelçiler, Yüksek Denetleme Kurulu Başkanı, müsteşar yardımcıları, genel müdürler ve bu düzeydeki başkanlık- lar, bölge idare mahkemesi başkanları, Cumhuriyet savcıları, adalet komisyonu başkanları fakülte dekanları,kaymakamlar,başkonsoloslar, bucak müdürleri, bele- diye başkanları, bölge başmüdürleri ve bölge müdürleriyle bakanlıkların il kuru- luşlarının başında bulunanların ve resmi hastane baştabiplerinin makam odalarına Bayrak konur. Türk Silahlı Kuvvetlerinde Bayrak konulacak birlik, karargah, kurum, komutan ve amir odaları aşağıda gösterilmiştir : A) Tabur komutanları ve daha üst birlik komutanlarıyla komutan yardımcıları (yüzer birlikler hariç olmak üzere deniz ve havada, eşiti), B) Yüksek Askeri Şüra Üyeleri, C) Genelkurmay İkinci Başkanı, D) Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı ve müsteşar yardımcıları, E) Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ve Yardımcısı, F) Harp Akademileri Komutanı ve Yardımcısı, Kuvvet Harp Akademileri komutan- ları, Milli Güvenlik ve Silahlı Kuvvetler Akademisi Komutanı, G) Okul komutanları ve yardımcıları, H) Kurmay başkanları, kurmay yar - başkanları ve erkan başkanları, İ) Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmy Başkanlığı Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı karargahlarındaki başkan ve daire başkanları, J) Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanı, K) Yukarıda sayılanlar dışında, birlik ve kurumlara komuta etmeyen, karar- gahlarda görevli general ve amiraller, L) General ve amiral kadrolarında görev yapan subaylar, M) Askeri Yargıtay Başkanı, İkinci Başkanı, Başsavcısı, daire başkanlarıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı, başsavcısı ve daire başkanları, N) Askeri hastane baştabipleri, O) Askerlik daire ve şube başkanları, P) Askeri savcılar ve askeri mahkeme kıdemli hakimleri. (Ek:3/4/1993 - 93/4295 K.) Emniyet teşkilatında Bayrak konulacak makam oda- ları aşağıda gösterilmiştir. A) Emniyet Genel Müdürü, B) Polis Akademisi Başkanı, C) İl Emniyet Müdürü, D) Polis Koleji ve Polis Okulu Müdürleri. Bayrak, tepesinde ay yıldız bulunan direğe çekili bulunur, makam masasının sağ gerisinde uygun bir yere konur. Büyüklüğünün odanın büyüklüğüne uygun olma- sına ve uçlarının yerden en az 25 santimetre yukarıda bulunmasına itina gösteri- lir. Bayrak çekilecek binek taşıtları Madde 19 - Cumhurbaşkanının, illerinde valilerin, görevli bulundukları dış ülkelerde büyükelçilerin binek taşıtlarına, tepesinde ay yıldız bulunan kromajlı küçük direklere Bayrak çekilir. Kaymakamların binek taşıtlarına, Milli ve Resmi bayram günlerinde ve hudut görüşmelerinde Bayrak çekilir. Cumhurbaşkanının bulunduğu kortejde, sıfatı ne olursa olsun, kimsenin binek taşıtına Bayrak veya fors çekilemez. Bayrak konulacak diğer yerler Madde 20 - Atatürk köşelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı salo- nunda başkanlık divanının sağına ve soluna, Bakanlar Kurulu toplantı salonunda Başbakanın oturduğu yerin sağ arkasına, Anayasa Mahkemesi toplantı salonuna, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay genel kurulları ve Danıştay İdari İşler Kurulu sa- lonlarına, Uyuşmazlık Mahkemesi toplantı salonuna, bakanlıkların, Yüksek Öğretim Kurulu ve yüksek öğretim kurumlarının ve valiliklerin toplantı, brifing, şeref salonlarıyla duruşma salonlarına Bayrak konur. Türk Silahlı Kuvvetlerinde hudut protokol odalarıyla aşağıda belirtilen bir- lik, karargah ve kurumların toplantı, brifing ve şeref salonlarına Bayrak konur: A) Tugay ve daha üst komutanlıklar (deniz ve havada eşiti), B) Yüksek Askeri Şüra, C) Milli Savunma Bakanlığı, D) Milli Güvenlik Kurulu, E) Harp Akademileri Komutanlığı, F) Okul komutanlıkları, G) Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı, H) 800 yataklı askeri hastaneler. Bayrak örtülebilecek yerler Madde 21 - Bayrak, açılış törenlerinde Atatürk heykellerine, yemin törenle- rinde masalara örtülebilir. Cumhurbaşkanlığı yapmış kişilerin, şehitlerin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sivil personel dışındaki mensuplarının, bunların emeklilerinin, 18 inci madde hükmüne göre makam odalarında Bayrak bulunan kamu görevlilerinin, bu görevleri daha önce yapmış olanlarla aşağıda yazılı kimselerin cenaze törenlerinde tabut- larına Bayrak örtülebilir : A) Milletvekilleri ve milletvekilliği yapmış olanlar, B) Temsilciler Meclisi, Danışma Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu üyeliği yap- mış olanlar, C) Milli Birlik Komitesi üyeliği yapmış olanlar, D) Gaziler, E) Yüksek yargı organları üyeleri ve emeklileri, F) Sayıştay üyeleri ve emeklileri, G) Hakim ve savcılarla emeklileri, H) Yüksek öğretim kurumları öğretim üyeleri ve emeklileri, İ) Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yüksek Kurul üyeleriyle bu gö- revi yapmış olanlar, J) Devlet sanatçıları, K) Devlet madalyası sahipleri, L) Kızılay, Türk Hava Kurumu genel başkanları ve bu görevi yapmış olanlar, M) Emniyet mensupları ve emeklileri, N) Dünya, Olimpiyat ve Avrupa şampiyonluğu kazanmış olmaları dolayısıyla 2913 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmış sporcular, O) Resmi okul müdürleri, P) Basın şeref kartı sahipleri, R) İşçi ve İşveren sendikaları konfederasyon başkanları ve bu görevi yapmış olanlar, S) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının en üst kuruluşunun baş- kanları ve bu görevi yapmış olanlar, T) Bilimsel,sanatsal, kültürel, sportif ve sosyal alanlarda üstün hizmet verdiği mülki amirlerince kabul edilen diğer Türk vatandaşları, Ancak, Devlet aleyhine veya yüz kızartıcı mahiyette bir suç işlemekten hüküm giymiş olanların tabutlarına, affedilmiş olsalar bile, Bayrak örtülemez. BEŞİNCİ BÖLÜM Bayrak Töreni, Bayrağa Saygı ve Yasaklar Bayrak Töreni ve Bayrağın Katlanması Bayrak töreni ve Bayrağın katlanması (1) Madde 22 -Değişik:22/2/2001-2001/2130 K.) 1) Bayrak, aşağıda belirtilen şekilde törenle çekilir ve indirilir : A) Türk Silahlı Kuvvetlerindeki bayrak törenlerinde, bir subay veya astsubay komutasında, birliğin seviyesine uygun sayıda silahlı erlerden oluşan bir saygı kıt`ası, Bayrağın çekileceği veya çekili bulunduğu direğiin karşısında veya yakınında, varsa bando veya boru çalacak askerlerle birlikte cephe alır. Gerektiği kadar asker , Bayrağın direğe çekiliş veya indirilişi için hazır bulunur ve çekilmesinden sonra veya indirilmesinden önce Bayrağı selamlar. Varsa bando İstiklal Marşını veya boru Bayrak marşını (DenizKuvvetleri Komutanlığı ve Sahil GüvenlikKomutanlığına mensup gemilerde bando yoksa silistre) çalmaya başladığı anda subay ve astsubaylar elle, kıt`a tüfekle Bayrak çekilinceye veya indirilinceye kadar selam durur. B) Küçük deniz araçlarında tören, serdümen tarafından yapılır. C) Emrinde polis, jandarma gibi üniformalı personel bulunan kamu kurum ve kuruluşlarında ve bu personelin bulunduğu karakollarda tören, (A) bendindeki esaslara göre yapılır. D) Emrinde üniformalı özel güvenlik teşkilatı bulunan kamu kurum ve kuruluşlarında Bayrak, bir güvenlik görevlisi tarafından çekilir ve indirilir. Güvenliği aksatmayacak şekilde yeterli sayıda personeli bulunan kuruluşlarda ise Bayrağı çeken ve indiren güvenlik görevlisiyle birlikte en az üç kişilik üniformalı personel şapkalı olarak Bayrağın çekilişi ve indirilişi sırasında Bayrağı selamlar. E) Emrinde üniformalı personel bulunmayan kurumlarla yabancı ülkelerdeki resmi ve milli binalardaki törenlerde, Bayrağı çeken veya indiren kişi başı açık olarak bulunur, çekilmesinden sonra veya indirilmesinden önce Bayrağı selamlar. F) (Değişik:28/5/2001-2001/2574 K.) Okullardaki Bayrak töreninde Bayrağı çeken veya indiren kişi çekilmesinden sonra veya indirilmesinden önce Bayrağı selamlar. Öğretmenler, öğrenciler ve okuldaki diğer kamu görevlileri törene başları açık olarak saygı duruşu ile katılırlar. Varsa bando eşliğinde, yoksa boru veya komutla İstiklal Marşı söylenir. G) Türk bandralı ticaret gemilerinde tören, üç kişilik mürettebatla üniformalı olup olmadıklarına göre (A) veya (E) bentlerinde, küçük deniz araçlarında ise (E) bendinde belirtilen biçimde yapılır. H) Özel yerlerde ve konutlarda tören, Bayrağı çekecek veya indirecek kişinin üniformalı olup olmadığına göre Bayrağı selamlaması suretiyle yapılır. 2) Bayrak, indirildikten veya 21 inci maddede belirtilen yerlere örtülme işleminden sonra aşağıdaki esaslara göre katlanır : A) Normal, günlük kullanımda Bayrak, önce eni yönünde tam ikiye, sonra ay`ın üst kısmından tekrar tam ikiye katlanır. Beyaz renkli kısım içte kalacak şekilde, uçum yönünden ve yıldızın uç kısmından başlayacak şekilde 1/3 oranında katlanır. Uçkur kısmı, katlanmış olan bölümün içinde tam olarak yer alacak şekilde son katlama yapılır. Bu son durumda katlanmış Bayrağın her iki yüzünden de beyaz renkli ay ve yıldızın hiçbir kısmı görülmeyecektir. Normal günlük kullanımda Bayrağın katlama şekli Ek-5 de gösterilmiştir. --------------------------- (1)Bu madde başlığı; "Bayrak töreni" iken, 22/2/2001 tarihli ve 2001/2130 sayılı Kararname ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. B) Tabutlara eni 200 cm olan Bayrak örtülür. Tabutlara örtülen Bayrak, önce yıldızın tam üst kısmından, boydan eni yönünde arkaya doğru katlanır. Sonra yıldızın alt değme noktasından, eni yönünde yine boydan arkaya doğru katlanır. Arta kalan fazlalık yine arka kısma doğru katlanır. Yıldızın uçkur kısmına yakın noktasından arkaya doğru katlanır. Yıldızın diğer değme noktasından arkaya doğru iki kez katlanarak yıldızın en üstte kalması sağlanır. Tabutlara örtülen Bayrağın katlanma şekli Ek-6 da gösteril- miştir. Şehit tabutuna örtülen Bayrak katlanmasından sonra şehit ailesine verilir. Bayrağa saygı Madde 23 - Bayrak, çabuk çabuk çekilir ve yavaş yavaş indirilir. Bayrak çekilmeden önce veya indirildikten sonra özel bir saygıyla taşınır. Türk Silahlı Kuvvetlerine ait gemilere girip çıkanlar, direkte bulunan Bay- rağı yüzlerini dönerek selamlarlar. Bayrağın yarıya çekilmesi Madde 24 - Bayrak, 10 Kasımda Türkiye`de ve Türkiye Cumhuriyetinin dış tem- silciliklerinde, resmi ve milli binalarında yarıya çekilir. Bayrağın yarıya çekileceği diğer haller ve zamanlar Dışişleri Bakanlığının görüşü alınarak Başbakanlıkça tesbit ve ilan edilir. (Değişik: 22/2/2001 - 2001/2130 K.) Bu hallerde Bayrak, yavaş yavaş yarıya indirilir. (Değişik: 22/2/2001 - 2001/2130 K.) Sürekli çekilmeyen yerlerde Bayrak, önce tepeye kadar çekilir, sonra yarıya indirilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının önündeki Bayrak hiç bir zaman, Anıtkabir- deki Bayrak 10 Kasım dışında yarıya indirilemez. Bayrak çekilmeyecek ve konulmayacak yerler Madde 25 -(Değişik:22/2/2001-2001/2130 K.) Yıkık, terkedilmiş, yapımı tamamlanmamış binalara, mutfak, tavla ve benzeri yerlere, çamur ve çöp dubası ile benzeri teknelere, 19 uncu maddede belirtilen binek taşıtları dışındaki kara taşıtlarına Bayrak çekilmez ve konulmaz. Yasaklar Madde 26 - Bayrak, yırtık, sökük, yamalı, delik, kirli, soluk, buruşuk ola- rak veya taşıdığı manevi değeri zedeleyecek biçimde kullanılamaz; 21 inci madde hükümleri dışında, ne maksatla olursa olsun, örtü olarak serilemez; oturulan veya ayakla basılan yerlere konulamaz; elbise ve üniforma olarak giyilemez. Bu yerlere, masalara, kürsülere vb. eşya üzerine Bayrağın şekli yapılamaz. Hiç bir siyasi parti, kuruluş, dernek, vakıf tarafından amblem, flama, sem- bol ve benzerlerinin ön ve arka yüzünde, Bayrak, esas ve fon olarak kullanıla- maz. Bayrağa sözle, yazıyla veya hareketle veya herhangi bir şekilde hakaret edilemez, saygısızlıkta bulunulamaz. Bayrak yırtılamaz, yakılamaz, yere atıla- maz, gerekli itina gösterilmeden kullanılamaz. ALTINCI BÖLÜM Özel Bayraklar Özel bayraklar Madde 27- Tanıtıcı bayraklar dışındaki özel bayraklar al zemin üzerine ay yıldız resmolunarak yapılır. Özel bayraklarla tanıtıcı bayrak aşağıda gösteril- miştir. A) Cumhurbaşkanlığı forsu, B) Flandra, C) Sembolik bayraklar, D) Özel işaretli bayraklar, 1 - Kare bayraklar, 2 - Gidon bayraklar. 3 - Eksiz bayraklar. E) Flamalar, F) Tanıtıcı bayraklar. 2872 - 1 Cumhurbaşkanlığı forsu Madde 28-Cumhurbaşkanlığı forsu, (Ek: 4) te gösterilen ölçülere uygun olarak yapılır. Forsun sol üst köşesinde yer alan güneş ve yıldızlar sarı renktedir. Cumhurbaşkanının ikametgahında, ziyareti süresince bulunduğu yerde, bayrak dire- ğine çekilir, gece ve gündüz çekili kalır, makam odasında çalışma masasının sol gerisine konur, içinde bulunduğu arabanın sol önünde, tepesinde ay yıldız bulu- nan kromajlı direğe çekilir. Flandra Madde 29- Flandra, boyu eninin 18 katı olan bayraktır. Bu bayraklar, savaş gemileriyle yardımcı gemilerde, tanıtma işareti olmak üzere, yalnız denizde kullanılır. Sembolik bayraklar Madde 30- Sembolik bayraklar,küçültülerek kumaş veya başka maddeler üzerine yapılan bayraklardır. 2872 - 2 Özel işaretli bayraklar Madde 31 - Özel işaretli bayraklardan; 1 - Kare bayraklar, eni boyuna eşit olarak, 2 - Gidon bayraklar, boyu eninin birbuçuk katı olan Bayrağın, uçum yönünde eklenen ve kenarları Bayrak enine eşit olan karenin köşegenlerinin kesiştiği noktayla uçum kenarının iki ucu arasında kalan üçgenin oyulmasıyla, 3 - Eksiz bayraklar, eni bir metre, boyu üç metre olan bayrağa yüksekliği bir metre olan ikizkenar üçgen eklenmesiyle, yapılır. Flamalar Madde 32 - Flamalar, boyu eninin birbuçuk katı olan ve uçum yönünde birleşen kenarları birbirine eşit bulunan üçgen şeklindeki bayraklardır. Tanıtıcı bayraklar Madde 33 - Tanıtıcı bayraklar, boyu eninin birbuçuk katı olan ve üzerlerine, resmi ya da özel kurum ve kuruluşların tescil edilmiş amblemleri resmolunan bay- raklardır. Özel bayrakların kullanılmasına dair diğer esaslar Madde 34 - Sembolik bayraklar, özel işaretli bayraklar ve flamalar milli ve resmi bayramlarda, kurtuluş ve Atatürk`ü anma günlerinde, yabancı devlet büyük- lerinin Ülkemize yapacakları ziyaretlerde kullanılır. Sembolik bayraklar, ayrıca, okulların süslenmesinde kullanılabileceği gibi, birinci fıkrada sayılan günlerde, temel atma ve açılış törenleri, Devlet büyük- lerinin yapacakları Yurt gezileri vb. durumlarda, tabii renkte veya kırmızı be- yaz renklere boyanmış yahut ucuna bayrak uzunluğunda kırmızı beyaz kurdele ve şeritler bağlanmış çubuklara takılarak elde taşınabilir; iplere tek tek veya dizi halinde takılarak veya doğrudan sarkıtılarak donanma amacıyla kullanılabi- lir. Sembolik bayrakların bu durumlar dışında kullanılması,mahalli mülki amirinin müsaadesine bağlıdır. Tanıtıcı bayraklar, sadece, ait oldukları kurum ve kuruluşların binaları önüne çekilebilir, bunların düzenledikleri tören ve toplantılarda kullanılabi- lir. Ayrıca, bunların üst görevlilerinin makam odalarında, çalışma masalarının sol gerisine konulabilir. Bu bayrakların çekildiği direklerin tepesine ay yıldız konulamaz. Türkiye Kızılay Derneğinin tanıtıcı bayrağı, sağlık kuruluşlarının direkle- rine çekilebilir. Bayrağın tanıtıcı bayraklarla birlikte çekilmesi Madde 35 - Tanıtıcı bayrak çeken kuruluşlarda en az iki direk bulunur. Bina ön yüzüne göre sağdaki direğe Bayrak, soldaki direğe tanıtıcı bayrak çekilir. Bu durumlarda, tanıtıcı bayrakların ebadı Bayrak ebadından büyük, direkleri Bayrak direğinden yüksek olamaz. Bu gibi yerlere, ancak, Milli Bayram, genel tatil, hafta tatili, kurtuluş ve Atatürk`ü anma günlerinde Bayrak çekilebilir. Üç direk bulunan yerlerde Bayrak, ortadaki direğe, üçten çok direk varsa, bina ön yüzüne göre sağdaki direğe çekilir. Bu direklerin hepsine Bayrak çekilmesi halinde, bayrakların ebadı eşit olma- lıdır. YEDİNCİ BÖLÜM Tescil ve Müsaade İşlemleri Tescile yetkili makamlar Madde 36 - Tanıtıcı bayraklar ve forslar şekil, ölçü, renk vb. özellikleri yönünden incelenip tescil edilmedikçe kullanılamaz. Tescile; A) Türk Silahlı Kuvvetlerine ait olanlar için, Genelkurmay Başkanlığı, B) Eğitim kurumları, spor kulüpleri, izci ve yavrukurt kuruluşları vb. kuru- luşlara ait olanlar için, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı, C) Bunlar dışında kalanlar için, İçişleri Bakanlığı, yetkilidir. Türk Silahlı Kuvvetlerine ait olanlar dışında kalan tanıtıcı bayrakların tescil ve müsaade işlemlerinin nasıl yapılacağı ilgili bakanlıklar ve kuruluşla- rın görüşleri alınarak İçişleri ve Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlıklarınca yürürlüğe konulacak yönetmeliklerde gösterilir. 1615 sayılı Gümrük Kanununun 163 üncü maddesinde yer alan gümrük bayrağı bu madde hükümlerinin dışındadır. SEKİZİNCİ BÖLÜM Çeşitli ve Son Hükümler Donanma maksatlı süsler Madde 37 - Donanma maksadıyla yapılan çeşitli renk ve şekildeki süsler, bu Tüzük hükümlerine bağlı değildir. Eskimiş bayrakların yok edilmesi Madde 38 - (Değişik: 22/10/1999 - 99/13554 K.) Eskimiş, solmuş, yırtılmış ve kullanılamayacak duruma gelmiş bayrakların yok edilme usul ve esasları,İçişleri Bakanlığının koordinatörlüğünde Milli Savunma, Dışişleri ve Maliye Bakanlıkla- rınca birlikte çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir. Kanuna ve Tüzüğe aykırı fiillerin önlenmesi Madde 39 - Türk Bayrağı Kanununa ve bu Tüzüğe aykırı fiiller, yetkili makam- larca derhal önlenir. Yürürlük Madde 40 - 22/9/1983 günlü ve 2893 sayılı Türk Bayrağı Kanununun 2, 3, 6 ve 9 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmış ve Danıştayca incelenmiş olan bu Tüzük hükümleri Resmi Gazetede yayımı gününde yürürlüğe girer. Yürütme Madde 41 - Bu Tüzük hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. (25/1/1985 TARİHLİ VE 85/9034 SAYILI ANA TÜZÜĞE İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER: 1) 17/7/1995 tarihli ve 95/7075 sayılı Tüzüğün geçici maddesi: Geçici Madde- Mevcut bayrakların kullanımlarına eskiyinceye kadar devam olunabilir. BU SAYFADA YERALAN "TÜRK BAYRAĞI" ŞEKLİ İÇİN TÜZÜKLER KÜLLİYATININ 3.CİLT 2875 NUMARALI SAYFASINA VEYA 17.3.1985 TARİH VE 18697 NUMARALI SAYFASINA BAKINIZ. 2876 Ek:2 ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 2 NUMARALI ÇİZELGE -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 1. AYIN DIŞ ÇEM BERİNİN UÇKURLUĞA UZAKLIĞı M.cm. 2. AYIN DIŞ ÇEMBERİN ÇAPI M.cm. 3. AYIN DIŞ VE İÇ ÇEMBERLERİNİN MERKEZLERİ ARASINDAKİ UZAKLIK M.cm. 4. AYIN İÇ ÇEMBERİNİN ÇAPI M.cm. 5. YILDIZ ÇEMBERİNİN ÇAPI M.cm. 6. UÇKURLUK GENİŞLİĞİ M.cm. EN BOY M. cm. M.cm. 1 2 3 4 5 6 ----------------------------------------------------------------------------------------------------------- 0.50 0.75 0.25 0.25 0.3 0.20 0.12.5 0.1.6 0.75 1.12.5 0.37.5 0.37.5 0.4.6 0.30 0.18.7 0.2.5 1.00 1.50 0.50 0.50 0.6.2 0.40 0.25 0.3.3 1.50 2.25 0.75 0.75 0.9.3 0.60 0.37.5 0.5 2.00 3.00 1.00 1.00 0.12.5 0.80 0.50 0.6.6 2.50 3.75 1.25 1.25 0.15.6 1.00 0.62.5 0.8.3 3.00 4.50 1.50 1.50 0.18.7 1.20 0.75 0.10 3.50 5.25 1.75 1.75 0.21.8 1.40 0.87.5 0.11.6 4.00 6.00 2.00 2.00 0.25 1.60 1.00 0.13.3 4.50 6.75 2.25 2.25 0.28.1 1.80 1.12.5 0.15 5.00 7.50 2.50 2.50 0.31.2 2.00 1.25 0.16.6 5.50 8.25 2.75 2.75 0.34.3 2.20 1.37.5 0.18.3 6.00 9.00 3.00 3.00 0.37.4 2.40 1.50 0.20 6.50 9.75 3.25 3.25 0.40.5 2.60 1.62.5 0.21.6 7.00 10.50 3.50 3.50 0.43.6 2.80 1.75 0.23.3 7.50 11.25 3.75 3.75 0.46.7 3.00 1.87.5 0.25 -------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 1- Çizelgedeki sayılar aşağıdaki emsallere göre hesap edilmiştir : Ayın dış çemberinin uçkurluğa uzaklığı 1/2 Genişlik Ayın dış çemberinin çapı 1/2 " Ayın iç ve dış çemberlerinin merkezleri arasındaki uzaklık 0.0625 " Ayın iç çemberinin çapı 0.4 " 2- Çizelgede öngörülenlerden daha büyük ve daha küçük bayrak yapıldığı takdirde bu oranlar gözönünde tutulacaktır. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ BU SAYFADA YERALAN "BAYRAK DİREĞİ TEPELİĞİ DETAYLARI" İÇİN 17.3.1985 TARİH VE 18697 SAYILI RESMİ GAZETEYE VEYA TÜZÜKLER KÜLLİYATININ 3.CİLT 2877 NUMARALI SAYFASINA BAKINIZ. BU SAYFADA YERALAN "CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNUN BÜYÜKLÜK NUMARASINA GÖRE ÖLÇÜLERİ" İÇİN 17.3.1985 TARİH VE 18697 NUMARALI RESMİ GAZETEYE VEYA TÜZÜKLER KÜLLİYATININ 3.CİLT 2878 NUMARALI SAYFASINA BAKINIZ. 2878 - 1 EK:5 NOT: BU SAYFADA YER ALAN "NORMAL, GÜNLÜK KULLANIMDA BAYRAĞIN KATLANMASI" İÇİN 6.4.2001 TARİH VE 24365 SAYILI RESMİ GAZETEYE VEYA TÜZÜKLER KÜLLİYATININ AYNI SAYFASINA BAKINIZ. 2878 - 2 EK:6 NOT: BU SAYFADA YER ALAN "TABUTLARA ÖRTÜLEN BAYRAĞIN KATLANMASI" İÇİN 6.4.2001 TARİH VE 24365 SAYILI RESMİ GAZETEYE VEYA TÜZÜKLER KÜLLİYATININ AYNI SAYFASINA BAKINIZ. 2878 - 3 NOT: BU SAYFADA YER ALAN "TABUTLARA ÖRTÜLEN BAYRAĞIN KATLANMASI" İÇİN 6.4.2001 TARİH VE 24365 SAYILI RESMİ GAZETEYE VEYA TÜZÜKLER KÜLLİYATININ AYNI SAYFASINA BAKINIZ. 2878 - 4 2878 - 5 25/1/1985 TARİH VE 85/9034 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARI İLE YÜRÜRLÜĞE KONULAN TÜZÜĞE EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN TÜZÜĞÜN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTEREN ÇİZELGE -------------------------------------------------------------------------------------------------------- Ek ve Değişiklik Getiren Tüzüğü Yürürlüğe Koyan Kararnamenin Farklı Tarihte Yürürlüğe Tarihi Numarası Yürürlüğe Giren Giriş Tarihi Maddeleri ------------- ------------------- ------------------------ ------------------------- 3/4/1993 93/4295 -- 2/5/1993 2/3/1995 95/6649 -- 31/3/1995 17/7/1995 95/7075 -- Yayımı tarihi olan 29/7/1995 tarihinden 3 ay sonra 22/10/1999 99/13554 - 15/12/1999 22/2/2001 2001/2130 6/4/2001 28/5/2001 2001/2574 - 29/6/2001 2878 - 6 |
BaYRaĞıMıZıN aNLaMI Türk Bayrağının rengini şehitlerin kanından, ilhamını da kan gölüne yansıyan ay ve yıldızdan aldığını biliyoruz. Fakat bayrak hakkındaki bu bilgi, bayrağın taşıdığı kutsal anlamı, o anlamdaki sembolizmi, ondaki derinliği ve yüceliği anlatmaya yetmez. Bilindiği gibi, genellikle Hristiyan milletler bayraklarında Haç şeklinde semboller yer almaktadır. Müslüman milletlerde ise Hilal görünmektedir. Haç’ın anlamı;Hazreti İsa'nın çarmıha gerilerek haç şeklinde şehit edildiğine inandıkları için onu sembol olarak alırlar. Peki ya Hilal? Müslümanlarca sembol olarak kabul edildiğini biliyoruz. Ancak bunun sembolik değeri nereden gelmektedir? Dolunay (Bedir) ayın ondördüncü gecesindeki haliyle daha parlak olmasına rağmen niçin ayın en az ışık verdiği yay şeklindeki zayıf şekil sembol almıştır? İşte Hilal’in gücü burda çıkmaktadır. Çünkü Hilal, Haç gibi doğrudan şekil olarak alınsaydı Dolunay kullanmak daha uygun olurdu. Halbuki “Hilal” şekli dolayısıyla değil, ismi dolayısıyla sembol olmuştur. Bu anlamı da “ALLAH (c.c.)” isminden almıştır. Bilindiği gibi Arapça aslında Hilal kelimesinde; 1 “He”, 1 “Lam”, 1 “Elif”, ve yine 1 “Lam” harfleri bulumaktadır. Yani 1 “He”, 1 “Elif” ve 2 tane “Lam” bulunmaktadır. Bu harflerin ebced hesabıyla rakam değeride: • “He • “Lam” • “Elif” • “Lam” • Toplam Olarak =99 ALLAH (c.c.) kelimeside yine bir “Elif”, iki “Lam” ve bir “He” ile yazılmaktadır. Bu harflerin de değeri yine ebced hesabıyla toplandığında yine 99 rakamını verir. Her iki kelimede harfler değişmediği içinrakam değerleri de değişmiyor. Yani Hilal yazarken ALLAH (c.c.) isminin harflerini kullanıyoruz. 99’da Esmaul Hüsna’yı temsil eder.Öyleyse bu iki kelimeyi bilhassa sembolik olarak birbirinin yerine kullanmak mümkündür. O halde Bayrak üzerine ALLAH (c.c.) yazacak yerde, aynı ismin eş değerlisi olan Hilal’i koymak hem anlamlı, hem inançlarımıza daha uygundur.Çünkü inancımıza göre, “ALLAH (c.c.)”ı sembol olarak bile ifade etmek mümkün değildir. Aksi halde putperestlerin düştüğü hatayı tekrarlamış oluruz. Bu sakıncadan dolayı “ALLAH (c.c.)” ın zatı ve ismi tenzih edilerek, o ismin harf ve ebcedi bakımından eş değerlisi olan “Hilal” sembol yapılmıştır. Madem ki sembolik anlam taşıyacaktır o halde Hilal yazmaktansa Hilalin şeklini yapmak arasında hiç fark yoktur. Aksine sembol olarak Hilal şekli daha uygun, daha anlamlıdır. Böylece Hilal’in sembol olarak seçilmesinde şu mantık silsilesi görülmektedir: ALLAH (c.c.) à Hilal (isim) à Hilal (şekil) ALLAH(c.c.)’ın birliği (Tevhid) inancı ve bu inancın La ilahe İllallah (ALLAH (c.c.) tan başka Tanrı yoktur) formulüyle ifade edilen manası böylece Hilal şeklinin içinde sembol olarak ifadesini bulmuştur. Bilindiği gibi bazı İslam ülkeleri bayrağında, özellikle Suudi Arabistan doğrudan doğruya Kelime-i Tevhid’i yazarak sembole gidilmeden bayrağına koymuştur.Ancak birtakım manaların sembol ile ifadesi, sözle ifadesinden daha derin ve anlamlıdır. Hilal’in kucağındaki Yıldız, Hilalde olduğunun aksine doğrudan doğruya şeklinden alınmıştır.Ancak bu şekil yine Arapça “Muhammed” yazısının şeklidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin ismi yazıldığı zaman birinci “mim” in başı, “ha” harfinin dirseği, ikinci “mim” in kıvrımı ve “dal” harfinin alt ve üst kanadı beş tane çıkıntı meydana getirir ve tam bir yıldız şeklini alır. Zaten İslam’ın şartları da beş tanedir. Hilal ALLAH (c.c.) inancını, yıldız Peygamber’e bağlılığı dile getirir. ALLAH (c.c.) inancı, amentü ile bildirilen iman şartlarının temeli olduğu için iman esaslarının hepsi bu sembolle ifadesini bulmuş olur. O zaman Hilal iman şartlarını, yıldız da İslam’ın şartlarını remz (sembol) olarak dile getirir ki, bayraktaki bu iki sembolle, ay ile yıldızla İslam dini bütün yönleriyle ifade edilmiş olur. Claude Farrere dilimize “Türklerin Manevi Gücü” adıyla çevrilen eserinde (s.36) Hilal şekli üzerinde durarak bu şeklin Türklerin hayatında nasıl bir önem taşıdığını anlatmaya çalışır: “En mükemmel gemiler, yarım ay şeklinde amiral gemisinin etrafına sıralanmıştı. Evet yarım ay şeklinde.Ve hilal şekli gerçekten müslüman, gerçekten Türk olan herkesi heyecandan titretmeye yeter!...” diyerek Türk toplumunun hayatında örf ve geleneklerin ne kadar köklü bir yeri olduğunu anlatır. İstiklâl marşımızda, “Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal.” “Kahraman ırkıma bir gül ne bu şiddet bu celâl?” mısralarında bayrağın ve hilalin şahsına dile gelen hitap, aslında doğrudan doğruya ALLAH (c.c.)’a niyazdır. ALLAH (c.c.)’dan, artık bu millete rahmet ve merhametiyle nazar etmesi istenmektedir. Zaten “Ruhumun senden ilâhî şudur ancak emeli;” mısrasında bu dilek daha açık bir dille ortaya konmaktadır. Hilal sadece bayrağımızda değil, kandil geceleri yapılıp dağıtılan ay çöreğindede görülür. Camide ve kışladaki ders nizamı da, Mehter Takımının nöbet vurma sırasında aldığı şekil de hep Hilal şeklidir. |
1 ek ![]() |
Standartları
|
Sancak ve Bayraklar Ordunun sancağı ve bayraklarının/flamalarının olması zorunludur. Sancak ile bayrak arasındaki fark şudur: Sancak, direğin ucuna bağlanan ve ona sarılandır. Ona عَلَم “alemün” de denir. “Sancak” diye isimlendirilir. Çünkü büyüklüğünden dolayı sarılı durur, gerekmedikçe açılmaz. O büyük bir bayraktır. Ordu emirinin yeri için bir alamettir. Emir nereye giderse o da oraya götürülür. Bayrak ise, ordu için verilen bir alamettir/nişandır. Ona lakab olarak “ümmül harb” da denilir. bayrak direğe bağlanıp rüzgarın dalgalandırmasına terk edilir. Rasul (u) zamanında İslâm ordusunun sancak ve bayrakları vardı. Buhari, Enes’ten şunu rivayet etti: “Nebi (u); Zeyd’in Cafer’in, İbn Revaha’nın ölümünü haberleri gelmeden önce insanlara duyurmuştur. Zira şöyle demiştir: أَخَذَ الرَّايَةَ زَيْدٌ فَأُصِيبَ ثُمَّ أَخَذَ جَعْفَرٌ فَأُصِيبَ ثُمَّ أَخَذَ ابْنُ رَوَاحَةَ فَأُصِيبَ “Bayrağı Zeyd aldı, ِldürüldü. Sonra Cafer aldı, ِldürüldü. Sonra İbn Revaha aldı, ِldürüldü.”[1] - Rivayet edildi ki: “Nebi (u), Sefer ayının sonunda Rum ile sava؛a hazırlanmaları için insanlara delegeler gِnderdi. Usâme’yi çağırıp ؛ِyle dedi: “Babanın ِldürüldüğü yere git. Onlara at hazırla. Seni bu orduya komutan tayin ettim. İbni halkına sabahtan saldır, onların üzerine ate؛ yak. Yolculukta acele et, haberlerden ِnce sen oraya var. Allah sana zafer verirse, onların içinde fazla oyalanma.” اar؛amba günü Rasul (u)’in ağrısı ba؛ladı. Usâme’nin eline sancağı verdi. Usâme onu alıp ulağına teslim etti. askerler bir kayalıkta toplandılar.” - El-Haris b. Haân el-Bekri’den ؛ِyle dediği rivayet edildi: “Medine’ye geldiğimizde Rasulullah (u) minberde idi. Bilal kılıç ku؛anmı؛ olduğu halde onun ِnünde duruyordu. O ara siyah bayraklar gِründü. Bu bayraklar nedir? diye sordum. Dediler ki: Amru b. آs, gazveden geldi.” - Sahiheynde Nebi (u)’in ؛ِyle dediği rivayet edildi: لاعْطِيَنَّ الرَّايَةَ رَجُلاً يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَيُحِبُّهُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ قَالَ فَتَطَاوَلْنَا لَهَا فَقَالَ ادْعُوا لِي عَلِيًّا “Muhakkak ki bayrağı Allah ve Rasulünü seven, Allah ve Rasulünün de kendisini sevdiği birisine vereceğim. Onu Ali’ye verdi.”[2] - Nesei de, Enes’ten ؛unu rivayet etti: “Nebi (u)’in katıldığı bazı sava؛larda, İbn Ummü Mektüm’un beraberinde siyah bayraklar vardı.” Yukarıda geçen rivayetlerle açığa çıkıyor ki Nebi (u) zamanında orduya ait sancak ve bayraklar vardı. Bu nasslar dikkatle incelendiğinde gِrülüyor ki; bayrak, sancaktan küçüktür, sancak bayraktan büyüktür. Sancak ordu komutanı için bağlanır. Bayrak ise orduya verilir. Sancak, karargahta ordu komutanına alamet olarak bulunur. Bayraklar ise tabur ve bِlük komutanlarında ve ordunun çe؛itli birliklerinde bulunur. Dolayısıyla orduda bir çok bayrak vardır. Halbuki ordunun bir sancağı olur. Bu sancak ile bayrak arasındaki fark bakımındandır. Sancak ve bayrakların renklerine gelince: Rasul (u)’in bayrağının siyah, sancağının beyaz olduğu sabit olmu؛tur. - İbn Abbas’tan ؛ِyle dediği rivayet edilmi؛tir: “Rasulullah (u)’in bayrağı siyah, sancağı beyaz idi.” - Cabir’den rivayet edilmi؛tir ki; “Nebi (u) beyaz sancağı ile Mekke’ye girdi.” - Yukarıda geçen Hâris Hadisinde de ؛u ibare vardı: “O ara siyah bayraklar gِründü.” Bu Hadisler bayrağın siyah renge, sancağın ise beyaz renge sahip olduğuna delâlet etmektedirler. Sancak ve bayrağın ؛ekline gelince: Bayrağın dِrtgen ve kuma؛tan olduğu geçmi؛tir. - Berâ’ b. آzid’den, kendisine “Rasul (u)’in bayrağı ne idi” diye sorulduğunda ؛ِyle dediği rivayet edilmi؛tir: “O basmadan yapılmı؛ dِrtgen siyah bir bayraktı.” “Basmadan” kast olunan, yani ipekten kuma؛ ya da yünden kuma؛tır. Bayrağın üzerinde لا اله إلا الله محمد رسول الله Kelime-i Tevhid’in yazılı olduğu da rivayet edilmi؛tir. - İbn Abbas, Ebu ھeyh’in yanında ؛u lafzı rivayet etmi؛tir: “Rasulullah (u)’in bayrağı üzerinde لا اله إلا الله محمد رسول الله yazılı idi.” Bayrak hakkında sِylenen, sancak hakkında da sِylenir. Zira sancak da kuma؛tan yapılmı؛ dِrtgen olur. ـzerine de لا اله إلا الله محمد رسول الله yazılır. Ancak sancak bayraktan büyük olur ve üzerine siyah yazı ile yazılır. Bayrak ise beyaz yazı ile yazılır. Nasslarda geçtiği ؛ekle ve bayrakların vakıasına gِre; hem bayrağın hem de sancağın açıkça dِrtgen olması, enin ِlçüsünün boyunun ِlçüsünün üçte ikisi (2/3) olması, sancağın boyunun 120 cm, eninin 80 cm olması; bayrağın boyunun 90 cm, eninin 60 cm olması gِz ِnünde bulundurulur. Sancak ve bayrakların daha büyük ve daha küçük ِlçülerde olması caizdir. Her tümenin ve her birliğin ؛ekil ve renkte kendisine has bayrağının/flamanın olması, o tümen ve birliğe ait alamet olarak devletin bayrağı ile birlikte direğe çekilmesi güzel bulunan hususlardandır. Sancak ve bayraklar ordu için kullanıldığı gibi devletin organları ve dairelerinde de kullanılırlar. Hilâfet merkezinde halifenin makamı üstünde sancak çekilir. Devletin bütün devlet daireleri ve komutanlarında bayraklar çekilir. Aynı ؛ekilde tebaanın fertlerine kendi müesseselerine ve evlerine bayraklar asmalarına izin verilir. |
BAYRAK MsXLabs.org Devletleri temsil eden renk ve sekli özellestirilmis millî alamet. Arapça raye ve liva kelimelerinin karsiligi olan bayrak ve sancak, umumiyetle dikdörtgen biçiminde ve kumastan yapilir. Bayrak bir milletin varliginin ve bagimsizliginin sembolü, tarihinin hatirasidir. Degeri; pamuk, atlas ve ipekten yapilmasina bagli olmayip, temsil ettigi milletin kiymeti ile ölçülür. Devletin hakimiyetini, bagimsizligini ve serefini temsil ettigi için bayraga saygi gösterilir. Çok eski zamanlarda kurulan devletler ve kavimler, bayrak veya bayraga benzeyen semboller kullandilar. Islam tarihinde ise hicretin birinci yilindan itibaren bayrak kullanilmaya baslandi. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem hicretin birinci senesinde Sam'dan dönmekte olan Kureys kervanina karsi gönderdigi hazret-i Hamza komutasindaki otuz kisilik kuvvete bayrak seklindeki sembolü ilk defa kendi elleriyle bir mizragin ucuna beyaz bir bez baglayarak askerlerden Ebü Mersed'in eline verdi. Liva-ül-Beyda ismiyle anilan bu bayrak, Hayber gazasina kadar kullanildi. Hayber'den sonra Raye denilen siyah bir bayrak kullanildi. Dört halîfe devri, Emevîler, Abbasîler, Endülüs Emevîleri zamanlarinda da çesitli renk ve sekilde bayraklar kullanildi. Türklerin ilk kullandiklari bayragin rengi ve sekli hakkinda kesin bir malumat yoktur. Ancak Orta Asya tarihi hakkindaki bilgilere dayanarak Islamiyet'ten önceki Türklerde Tug adi verilen bayrak veya sembollerin kullanildigi bir gerçektir. Siyahtan kirmiziya kadar; mavi, sari, yesit, beyaz gibi çesitli renklerde semboller kullanmis olan eski Türkler, bir mizragin ucuna bagladiklari, umumiyetle ipekten yapilmis bu alametlere batrak, badruk, bayrak gibi isimler verdiler. Dokuzuncu asirdan Itibaren kitleler halinde müslümanligi kabul eden Türkler de çesitli bayraklar kullandilar. Bu bayraktaki en büyük özellik, Islamî motif ve unsurlarin ön plana geçmesiyle birlikte, millî motif ve sembollere de yer verilmesi idi. Ilk müslüman Türk devletlerinden olan Gaznelilerin bayraklarinda, yesil zemin üzerinde beyaz hilal ve kus resimleri vardi. Karahanlilarin bayraklarinda al renk üzerinde dokuz tug resmi bulunuyordu. Diger müslüman Türk devletleri de çesitli renk ve sekilde bayraklar kullandilar. Büyük Selçuklu Devleti'nin ilk yillarinda mavi zemin üstüne beyaz çift kartal sembolü ve siyah çizgili gerilmis yay ve ok resimleri varken, daha sonra siyah renkli bayrak kullandilar. Bu bayrak Anadolu Selçuklulari tarafindan da benimsenmisti. Selçuklularda hanedan rengi olarak kabul edilen al renkti bayraklar da vardi. Haçli seferlerine kahramanca gögüs geren Selahaddîn-I Eyyübî'nin bayragi san renkli olup, üzerinde hilal bulunuyordu. Bu sekil hem bu devletin bayragi, hem de Avrupalilar tarafindan Islamiyetin sembolü olarak kabul edilmistir. Osmanlilar zamaninda da çesitli renk ve sekillerde bayraklar kullanildi. Osmanlilarda bayrak; padisahi, dolayisiyle devleti temsil ederdi. Zira padisah, devleti temsil etmekteydi Padisah bayrak ve sancaklarim, Emîr-i Alem denilen pasa Ile bunun maiyyetindeki saltanat sancaklanyla mehterhane takimim ihtiva eden bölükler tasirdi. Ayrica her ocagin, her birligin hatta her ortanin (taburun) ayri sancagi vardi. Sancaklar da çesitli renklerde kullanilmistir. Yesil ve kirmizi renklerin hakim oldugu bayrak ve sancaklarda, Osmanogullarinin hanedan rengi kirmizi daha dogrusu al idi. Al renk, dogrudan dogruya Osmanogullarini Isaret ederdi. Sultanlar yani padisah kizlari bile beyaz renkte degil al renkte gelinlik giyerlerdi. Padisahin yorgani, çarsafi, yastigi al renkteydi. Al renk esasinda Selçuklularda da hanedan rengi olarak kabul ediliyordu. Osmanogullari, Selçukogullarinin mesru varisleri olarak bu rengi devralmislardir. Bu husus al renge tamamen bir millî karakter vermistir ki, bugün de devam etmektedir. Selçuklular da bu rengi selefleri olan Karahanlilardan almislardi. Kirmiziyi süsleyen ayin mensei ise destanlar dönemine kadar dayanir. Yildiz ise daha sonraki devirlerde konulmustur. Osmanlilarin ilk bayragi, Anadolu Selçuklu hükümdari Giyaseddîn Mes'üd tarafindan Osman Bey'e gönderilen hediyeler arasindaki beyaz renkli bayrak idi. On dördüncü asirdan itibaren çesitli renk ve sekilde bayraklar kullanildi. Kamüs-ül-a'lam'da bildirildigine göre, Osmanli sancaginin rengini ve (bugünkü ayyildizli Türk bayraginin) seklini tayin eden, sultan birinci Murad ve Yildirim Bayezîd Handevirlerinde yasayan Tîmürtas Pasa'dir. Bu asirda Osmanli donanmasinda ve azap Kit'alarinda kirmizi; yeniçeri kit'alarinda beyaz bayraklar kullanildigi, Fatih Sultan Mehmed Han' in muasiri olan tarihçi Türsün Bey'in ifadelerinden anlasilmaktadir. On besinci asirda Osmanlilarin kirmizi bayraklar kullandiklari, Asikpasazade'nin Alasehir'de dokunan bir nevî al kumastan bayrak ve hil'at yapildigi hakkindaki kaydinda yer almaktadir. Muhtelif kaynaklarin incelenmesinden anlasildigina göre, Osmanlilar kurulustan Itibaren diger islam ve Türk devletlerinde oldugu gibi, çesitli bayraklar kullandilar. On besinci asirda padisaha aid sancaklardan baska çesitli askerî birliklere ve büyük devlet adamlarina, beylerbeyi, sancakbeyi, donanma kumandani ve reisleriyle azap ocaklari na ve ticaret gemilerine mahsus türlü renklerde bayrak ve sancaklar vardi. Bu bayraklarin ve sancaklarin üzerinde muhtelif sekil ve yazilar bulunurdu. Yeniçeri ocaginin muhtelif ortalarinin (tabur) kendileri ne mahsus nisanlari vardi. Kislalarin kapilarina asilan ortalarin bayraklarina bu alametler naksedilirdi. Bu asirda yeniçerilere ak, sipahîlere kirmizi, silahdar bölügüne san, orta ve asagi bölüklere alaca renkli olarak verilen bayraklar bu birliklere verilen sancak mahiyetinde idi. Çünkü Osman Gazi'den Itibaren Kanunî devri de dahil olmak üzere padisahlara mahsus olan bayrak beyaz renkli idi. Yavuz Sultan Selîm Han'in Çaldiran ve Misir seferlerinde, otaginin önüne hakimiyet alameti olan beyaz ve kirmizi renkli bayraklar dikilmisdi. Ayrica Yavuz Sultan Selim Han zamaninda, bugün Topkapi Sarayi mukaddes emanetler dairesinde bulunan, Peygamber efendimize satlallahü aleyhi ve sellem aid olan Sancak-i serîf Osmanlilara geçti. Çok büyük hürmet ve ihtimam gösterilerek asirlardir muhafaza edilen Sancak-i serif kilif içinde bulundurulur, asla açilmazdi. Sefer-i hümayunlarda padisahlar beraberlerinde götürürlerdi. Halifelik alametlerinden biri olan Sancak-i serif, devleti son derece tehdîd eden hallerde ve isyanlarda padisahin emriyle çikarilir, millet, asilere karsi Sancak-i serifin altinda toplanmaya çagrilirdi. Bu suretle millet birlik içinde hareket ederek isyani bastirirdi. Yavuz Sultan Selim zamaninda Çaldiran seferinde ilk defa olarak kullanilan yesil renkli bayrak, bu devirden sonra da hemen her zaman sik sik kutlanilmistir. Osmanlilarin, hilafeti de haiz olduklarini göstermek ve Peygamber efendimizin mesru halefleri olduklarini belli etmek için kullandiklari yesil renkli sancak, Barbaros Hayreddîn Pasa ve Utuç Ali Reis'in donanmalarinda da kullanildi. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem mensüb oldugu Hasimîlere aid olan yesil renkli sancak, sultan birinci Mahmüd Han devrinde donanmanin bayragi kabul edildi. Kanunî Sultan Süleyman Han devrinde de beyaz, alaca, kirmizi ve san bayraklara siyah ve yesil renkliler de ilave edildi. Dogrudan dogruya padisahin hassa kuvvetini teskil eden kapikulu ocaklarinin tasidiklari bayraklar, umumiyetle saltanat sancaklari sayilirdi. Macaristan seferine çikan ve orduya kumandan tayin edilen sadrazam Ibrahim Pasa' ya; beyaz, yesil ve sari renkte üç sancakla iki kirmizi, iki de alaca bayrak verilmesi bu hususu isbat etmektedir. Toprakli süvarinin yukansi yesil, asagisi kirmizi renkte olmak üzere iki renkli bayragi vardi. Osmanli ordusunda oldugu gibi, donanmasinda da türlü renk ve sekillerde bayraklar kullanildi. On besinci asirda genellikle kirmizi renkli bayraklar kullanildigi halde on altinci asirda kumandana mahsus bayragin yesil, derya beylerinin ise beyaz, kirmizi, sari, sarikirmizi, ufkî çizgili alaca bayraklar kullandiklari görülmektedir. Bu asirda ticaret gemilerinin beyaz bayraklar tasidiklari da bazi kaynaklardan anlasilmaktadir. Daha sonraki asirlarda da kapdan pasalara mahsus olan bayrak yesil idi. Gemi sancaklarinda en ziyade kirmizi (al) renk kullanilmakla beraber, yesil bayraklar da çöktü. Bunlarin kimlere aid oldugu üzerlerindeki sekillerden anlasilirdi. Sultan birinci Mahmüd Han devrinden sonra donanmada daha çok yesil sancaklar kullanilmaya baslandi. Kalyonlarin kiç sancaklari yesil oldugu gibi, amirallere mahsus forslar da yesil zemin üzerinde zülfikar ve hilal sekillerini ihtiva ederdi. Sultan üçüncü Selîm Han zamaninda ordu ve donanmada yapilan yeni düzenlemeler esnasinda bayraklar üzerindeki hilal sekline, sekiz köseli yildiz ilave edildi. Bayrak mes'elesinin muayyen esaslara baglandigi bu devirde, büyük gemilerin muhtelif direklerine çekilecek bayraklar tesbit edildi. Padisaha mahsus gemiye (taht gemisi) çekilecek kirmizi sancagin üstünde sultan üçüncü Selim Han'in tugrasi vardi. Ticaret gemilerinin tasidigi bayraklarin renk ve sekillerinin tesbit edildigi bu dönemde, Cezayir beylerbey inin, üst kösesinde beyaz renkte sarikli bir insan basi bulunan kirmizi bayragi vardi. Bu dönemde kumandan forslari yesit olup, beylerbeylige aid ticaret gemilerinin bayragi; yesil, beyaz, kirmizi üç ufkî parçadan meydana gelmisdi. Tunus ve Cezayir ticaret gemileri ortasi yesil olmak üzere iki mavi, iki kirmizi, bes ufkî parçadan meydana gelen bayraklar tasiyordu, Trablus beylerbeyi île istanbul limanina mahsus sancak, üç hilalli olup yesildi. Sultan üçüncü Selîm Han devrinde kurulan Nizam-i cedîd ordusu kit'alari için ihdas edilen, ortasina sari. sirma ile bir hilal, yahut ortadaki hilalden baska dört kösesine de hilaller islenmis kirmizi veya fes rengi bayraklar kullanildi. Sultan ikinci Mahmod Han zamaninda da bayrak sekilleri hemen hemen ayniyle devam etti. Ancak bu devirde kalelere ve hükümet binalarina ayyildizli al sancak çekildigi görülmektedir. Yeniçeri ocaginin kaldirîlmasi üzerine bunlara aid hususî bayraklarin kullanilmasina son verildi. Yeniçeriler arasinda çok yayilmis olan yeniçeriligi ve bektasiligi hatirlatan bir takim kelimelerle birlikte bayrak kelimesinin kullanilmasi da yasak edildi. Bunun yerine sancak kelimesinin kullanilmasi için her tarafa emirler verildi. Yeniçerilerin son zamanlarinda daha ziyade kirmizi renkte, üzerinde beyaz bir pençe, bir zülfikar ve bir daire sekli bulunan çatal uçlu bayraktar kullanildi. Sultan ikinci Mahmüd Han tarafindan kurulan Asakir-i Mansüre-i Muhammediyye'ye mahsus olarak üzerinde kelime-i sehadet veya fetih ayetleri bulunan siyah bayraklar yapildi. Siyah rengin tercihi Peygamber efendimizin Ukab adli meshur siyah sancaginin rengini taklid etmek maksadiyladir. Ikinci mesrutiyetin îlanina kadar orduda üzerinde ayetler yazili ve hükümdarlarin ortasi tugrali armalarini tasiyan sirma saçakli çesitli alay sancaktan kullanildi ve ondan sonra da bu adet devam etti. Bu sancaklarin rengi umumiyetle kirmizi idi. Kirmizi zemin üzerine hilal ve yildiz bulunan bayrak, Osmanlilarda Ilk defa 1793'de devletin resmî bayragi olarak kabul edildi. Ancak bu bayraktaki yildiz, sekiz köseli idi. Bu bayrak Osmanli Devleti'nin resmi ve umumî sembolü olarak kullanildi Sultan birinci Abdülmecîd Han zamaninda 1842'de yildizin bes köseli olmasi kararlastirildi ve Osmanli bayraginin sekli kesinlesti. Bu devirde padisaha aid tugrali sancaktan baska hükümdarin gemileri ziyaretinde kullanilan, ortasinda günes ve dört kösesinde de sualar bulunan bir sancak daha vardi. Kapdan pasaya mahsus sancakta; bir hilal ile sekiz köseli yildiz mevcutlu. Osmanli hakimiyetinde bulunan, Tunus, Eflak, Bogdan beyleri île Sirp prensliginin özet bayraklarinda, Osmanli bayraginin kirmizi rengiyle birlikte mavi, beyaz, san gibi mahallî renkler de kullanilirdi. Tunus beyinin sancaginin, ortasinda kirmizi zemin üzerindeki bir beyaz daire içinde kirmizi hilal ve yildiz sekli mevcuddu. Sirp, Eflak ve Bogdan beylerbeyleriyle Sisam adasina aid hususî bayraklarin üst köselerinde, Osmanli hakimiyetinin sembolü olmak üzere, kirmizi zemin üzerinde beyaz üç yildiz bulunan sari Eflak bayragi Ile mavi Bogdan bayraginda, birincisinde çifte kartal, ikincisinde de bir öküz baci mevcuddu. Sultan Abdülazîz Han zamanindan baslayarak, padisahlara mahsus kirmizi renkli bayraklarin ortasindaki tugralarin beyaz renkte sekiz suali bir günes içinde alinmasi adet oldu. Sonradan bu bayragin rengi visne çürügü olarak degistirildi ve saltanat sancagi kabul edilen bu bayrak, saltanatin kaldinîmasina kadar devam etti. Sultan ikinci Abdülhamîd Han zamaninda Cuma namazi münasebetiyle yapilan selamlik resminde hilafete mahsus bir bayrak kullanilirdi. Bu, kirmizi atlas zemin üzerine etrafi beyaz kitapdan ile islenmis dört köse bir çerçeve içinde; bir tarafinda Fetih süresi, diger tarafta ise günes resmi bulunan sirma saçakli ve ucu hilalli bir sancakli. 1922'de Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti tarafindan saltanatin kaldirilarak, hilafet makami ihdas edilmesi üzerine halîfeye mahsus olarak, yesil zemin ortasinda sekiz suali beyaz bir günes içindeki kirmizi zeminde beyaz ay yildizi ihtiva eden bir sancak kabul edildi ve saltanata mahsus bayrak kaldirildi. Lakin daha önceki millî bayrak muhafaza edildi. Cumhuriyet idaresinin kurulmasindan ve halifeligin kaldirilmasindan sonra 25 Tesrin-i Evvel 1925'de bir sancak talimatnamesi çikari larak, harb ve ticaret gemileri hakkinda muayyen esaslar kabul olundu. Bu talimatname millî bayragin seklini tesbit etmekle beraber, daha ziyade donanmanin ihtiyaçlarina göre yapildigindan, az çok hususî bir mahiyet arz ediyordu Bunun üzerine 29 Mayis 1936 tarih ve 2994 sayili kanunla Türk bayraginin sekli ve ölçüleri kesin bir sekilde tesbit edildi. 28 Temmuz 1937 tarih ve 2/7175 sayili kararnameye ilisik 45 maddelik bir tüzük (Türk bayragi nizamnamesi) ile de Türk bayraginin kullanilisi nizam altina alindi. Osmanlilar döneminde, devleti, hanedani, milletin hükümranligim temsil eden bayrak kesin olarak kutsal sayilirdi. Yere düsürmemek, düsmana birakmamak, manevi haysiyetine dokunacak bir duruma sokmamak için ölüm dahil her türlü fedakarlik göze alinirdi. Bayrak ve sancagina hakaret ettirmek en büyük milli serefsizlik olarak kabul edilirdi. Bayraga hakaret, padisaha hakaret suçu ile ayni derecede tutulurdu. Bayragin kutsalligi muharebe meydaninda en yüksek mertebesini bulur, bayragi düsürmemek için nice vezirlerin en küçük bir tereddüd göstermeden sehîdligi göze aldiklari ve ard arda sehîd olduklari görülürdü. Zîra bayragin düsmesi hezîmete ugrama ve maglüb olma alameti idi. |
AL BAYRAKhttp://www.muhsinbozkurt.net/bayrak.gif
|
1 ek ![]() |
|
Türk Bayrağı'nın Tarihi Bir söylence göre, 1. Kosova Savaşı sonrasında savaşta ölen Türk askerlerin kanının bir çukurda toplanması sonucunda, Ay ve Yıldız'ın yan yana gelmesi ile oluştuğu söylenmektedir. Yapılan tüm varsayımlar arasında, 1. Kosova Savaşı'nın sebep olması en büyük ihtimallerden biridir, lâkin bu savaşın akşamında gökyüzünde Jüpiter ve AySırpMurat Hüdavendigar'a Sırp savaş planlarını vereceği taahhütü ile yaklaşmış; hançeri ile Osmanlı İmparatorluğu galibiyeti ile sonuçlanan savaş sonrasında şehit edilmiştir. Yerine büyük oğlu Yıldırım Beyazıt geçmiştir. yan yana nadir anlarından birini yaşamıştır. Bu savaş sonunda ele geçirilen bir askeri, dönemin padişahı 1. Kosova Savaşı sırasındaki, Kosova'da gökyüzündeki görüntüye ulaşmak için örnek resimlerde Stellarium isimli ücretsiz planetarium programı kullanılmıştır. Planetarium programımızı 1. Kosova Savaşı tarihine (28 Temmuz 1389), ve KosovaAy ve Yıldız'ın aslında Ay ve Jüpiter olduğu ortaya çıkar. koordinatlarına (Lat: 43.41 , Long: 25.65) alırsak ; gökyüzündeki 14. yüzyılda, Astronomi konusunda dünyaca ilerleyememiş olmamız; halen dünyanın yuvarlak olamaması gibi vahim sorunlar yüzünden, kan çukurunda gözüken yıldıza benzeyen parıltı da doğal olarak yıldıza benzetilmiştir. Jüpiter her ne kadar eski zamanlardan beri bilinmesine rağmen, ilk olarak 1610 yılında Galilei tarafından Jüpiter'e ait 4 Ay keşfedilmiştir. Jüpiter'in gözükebilen 4 ay'ının da etrafında kısmen parlaması (basit bir teleskopla gözükebilir, ancak çıplak gözle en iyi ihtimal Jüpiter'e yakın bir parıltı gözükür); büyük bir ihtimal Jüpiter'i köşeli bir yıldıza benzetilmesini sağlamıştır. Lâkin, Güneş'in herhangi bir gezegen üzerindeki yansımasının Dünya'daki insanlar tarafından parlak bir yıldıza benzetilerek de izlenebilir. Uranüs gezegeni de, bu süre içerisinde Jüpiter'e olan yakınlığı (her ne kadar çıplak gözle gözükmesi çok zor olsa da, küçük bir parıltı olarak gözükebilir); Jüpiter etrafında farkedilebilir 5 köşe gözükmesine sebebiyet verir. Eğer ki bu yansımayı, olası bir kan çukuru üzerinde düşünürsek de; bize Türk Bayrağı'nın şu anki hali gözükür. Bunun için gece yarısı saatlerindeki gökyüzü görüntüsünü, dikey ve yatay olarak tersine çevirirsek (Ayı arkanıza alarak kan çukuru üzerindeki yansımayı izlemek isterseniz) karşımıza aşağıdaki resimdeki gibi bir görüntü çıkar, ve Türk Bayrağı ile arasında müthiş bir benzerlik vardır. |
|
Bayrakları bayrak yapan, Nevruz’u bahane edip terör örgütü PKK bayrakları ile kutlama yapanları, terörist başına her vesile ile alkış tutanları,“Türkiye'nin bir çok yerinde üç gün boyunca hiçbir kayda değer şiddet gösterisine yol açmaksızın, kendilerini ve kültürlerini ifade etmeleri...”olarak görüp, objektif bakıyorum derken, “kalıcı körlük” hastalığına yakalanmamaktır. Bayrağı “bez parçası” sanıp küçümseyenlerden, aşırı milliyetçiliklerinin mevzisine dönüştürenlerden ve hamasetle dalgalandıranlardan korumak gerekiyor. Çünkü bayrak “doğru anlamlarla” bezendiği, topluma, insanımıza güven kökleştiği, özgüvenimiz sağlamlaştığı zaman “ortak” simgemiz ve değerimiz olur. Bu ülkenin gönderinde ve yüreğinde dalgalanan "bayrak", hepimizin bayrağıdır. Ama inanıyorum ki yaşananlar üzerine durup “düşünenler”, bayrağın ne olduğunu daha iyi anlayacaklar: Çünkü bayrakları bayrak yapan akıldır, basirettir, sağduyudur. Uyanık durmaktır. Bayrağı bayrak yapacak, bayrağı yerinde tutacak olan da bunlardır. |
BAYRAĞIMIZIN TARİHÇESİ MsXLabs.org Bayragin hangi devirde hangi millet tarafindan ilk defa kullanildigina dair kesin bir tarih gösterilemiyor.Çesitli kaynaklar ilk bayragn Yahudiler, Iranlilar, Misirlilar ve Çinliler tarafindan kullanilmis olmasi ihtimalini ileri sürmektedir.Fakat hicretten 2813 yil önce Misirlilarin kullandigina dair kesin kayitlar vardir.Iskenderin Dara ile olan savaslarinda da uzun gönderler üzerine büyük bayraklar bagladigida bilinmektedir. -------------------------------------------------------------------------------- Sekline ve anlamina gelince; bir millet veya cemiyetin sembolü olarak kullanilan dört köse düz yada çesitli renkler tasiyan, bazilarinda özel isaretler ve resimler bulunan bir bezdir.Önemi olan resmi bayraklarla askeri kitalarda kullanilanlarla ve gemilerin arka taraflarina çekilen bayrakalra Sancak denilir. -------------------------------------------------------------------------------- Bayrak kelimesinin asli mizrak anlamina gelen batrak sözünden gelmektedir.Zamanla T harfi düsmüs yerini Y harfi almistir.Eski Türkler savaslarda mizraklarinin ucuna kirmizi bir ipek kumas parçasi takarlardi bunlara Kutas denirdi, mizraklara kumas yerine yaban öküzü kuyrugu takarlardi ki bunlara da Yak denirdi. -------------------------------------------------------------------------------- Çesitli Türk topluluklari arasindaki bu deyimler daha sonradan Selçuk ve Osmanli Türkleri arasinda bayraklarin biçimlerine göre ayri ayri adlar almistir.At kuyrugundan olanlar Tug, kumastan olanlar Bayrak, ince uzun olanlara Yalav bayraklarin tepesine takilan kuyruklara Perçem veya Beçkem, alemlerede tanuk denilmistir. -------------------------------------------------------------------------------- Araplarin kullandigi bayrakalrin küçüklerine liva büyüklerine urayet denilmektedir.Türk topluluklarinda Ilhanlilarin kullandigi bayragin rengi beyazdir.Selçuk Türkleri hem siyah hemde beyaz bayrak kullanmislardir.Selçuklular çifte bayrak, Iranlilar günesli ve arslanli, Timur da ejderli bayraklar kullanmislardir. -------------------------------------------------------------------------------- Osmanlilardan zamanimiza kadar kullanilan bayraklara gelince; Osman gazinin kurdugu büyük beylik toprak kazançlariyla hizla büyüyüp gelistigi devrede devleti temsil eden tek renkli ve tek sekilli bir bayrak yoktu.Anadolu Selçuklu hükümdari Giyasettin Mesut tarafindan osman gaziye egemenlik alameti olarak gönderilenler arasinda bir de beyaz bayrak vardir.Türk akinlarinda ordunun basinda bu bayrak dalgalanmistir.Bu tarihten önce yani beyaz bayrak gönderilmeden Osman gazi savas bayragi olarak kirmizi bayragi seçmistir.Osman gazinin kirmiziya karsi özel bir alkasi oldugu bilinmektedir.Bu yüzden kirmizi çuhadan serpus giymistir.Asiret halki da kirmizi rengi pek sevdiklerinden kirmizi keçeden yapilmis küahlar giymislerdir. -------------------------------------------------------------------------------- Osman gaziye emaret verilmesinden sonrada kirmizinin yerini beyaz bayrak almistir.Takii XV.y.y la kadar bu tarihten sonra Osmanlilarin beyaz bayrak yerine kirmizi bayrakda kullandiklari anlasiliyor.Bu devirlerde bayrak yine tek renk ve tek sekilde degildir.Devletin çesitli askeri ve sosyal kademelerinde türlü renk ve sekillerde bayraklar kullanilmistir.Bunlar hükümdarlara, kapikulu ocaklarina, devlet büyüklerine, beylerbeyi, sancak beylerine mahsus türlü renk ve sekilde bayraklardir. -------------------------------------------------------------------------------- Yeniçeri ocaginin çesitli ortalarininda özel bayragi vardir.Bunlarin sekilleri ve renkleri ayri ayridir.Üzerlerine Çapa, balik, anahtar, tavsan v.s. gibi her ortamin alameti bulunurdu.Topçu, humbaraci, lagamci gibi askeri örgütlerde bayraklari üzerine kendi alametleri olan top, humbara resimleri koyarlardi. -------------------------------------------------------------------------------- XVI. y.y.da yeniçeriler ve sipahiler ayri ayri renk ve sekillerde bayraklar kullanmislardir.Yeniçeriler ak, sipahi bölükleri kirmizi, silahtar bölükleri sari, orta ve asagi bölüklerde alaca bayrak kullanmislardir.Bu bayrak renkleri Kanuni Sulta Süleyman devrsnde yediye kadar çikmistir.Bu konuda yazilan bir eserde su bilgiler yer almaktadir."Kanuni Süleyman zamaninda veziriazam fenk Ibrahim Pasa nemceye karsi savasa memur edildigi zaman Türk imparotorlugunun bayraklarinin adedi artirilmistir.O vakte kadar ancak dört çesit bayrak bulunuyordu.Bunlardan birisi beyaz ikisi yesil idi üzerlerine altin sirma ile kuran islenmisti.Buna üç bayrak daha ilave edildi.Hasanbey zadenin rivayetine görede bayraklardaki yildiz adedi yedi idi.Birisi beyaz, birisi yesil üçüncüsü sariydi diger dört adetten ikisi kirmizi ikisi de alaca renkli idi". Eser sahibinin verdigi bu bilgiler Osmanli kaynaklarindaki kayitlara uymaktadir.Yalniz yesil renk denizciler tarafindan kullanilmis ve gazilik alameti sayilmistir.Hükümdarlarin kullandigi beyaz bayragi devletin timsali sayabiliriz. -------------------------------------------------------------------------------- Buggünkü kirmizi bes köseli ayyildizli bayraga dogru ilk adim ikinci Mahmut zamaninda atilmistir.Ayla beraber yildiz seklinin kullanilmasi ise XVIII. y.y sonlarinda ve III. Selim devrinde görülür.Yalniz o zaman ki yildiz sekli 8 kolludur kol adedi sekizden bese Abdülmecit zamaninda indirilmistir.Böylece XIX. y.y.'in ilk yarisindan itibaren bugünkü sekli ile ay yildizli bayrak Osmanlilarin devleti temsil eden resmi ve milli bayragi oldu.Ayrica padisahlara mahsus olan bayraklarin üzerlerinde tugra gibi özel isaretler vardi. -------------------------------------------------------------------------------- 1922 yilinda saltanatin kaldirilmasi üzerine günesli ve tugrali bu özel bayraklar yerine hilafete mahsus yesil zemin ortasinda sekiz suali beyaz ayyildizli bir sancak kabul edildi.Hlafetinde kaldirilmasiyla Cumhuriyet hükümetince 1925 yilinda bir bayrak talimatnamesi yapildi.Böylece milli bayrakla savas ve ticaret gemilerine mahsus bayraklarin sekli tesbit edilmistir. Sonradan milli bayraga ve bunun sekline daha kesin ve resmi mahiyet verilmek üzere B.M.M' since 29 Mayis 1936 tarihinde bir kanu kabul edildi.1937 yilinda da bu kanunun uygulama seklini tesbit eden Türk bayragi nizamnamesi nesredildi ve böylece bugünkü ayyildizli bayragimiz kesin seklini almis oldu. |
Bayrak ve milliyetçilik MsXLabs.org Bayrak bir milletin şeref sembolü ve her insanın özerklik güvencesidir. Hiç unutmuyorum, bir siyasi partinin genel kurulunda beyaz sakallı yaşlı bir delegeye ekranı ve mikrofonu çevirerek sordular; "Dede bayrak nedir?" cevap kesin ve kısa; "Atalarımızın kanından renk almış, namus ve şerefimizdir." "Peki Atatürk kimdir?" "Bu bayrağı, bu minareleri ve ezan sesini bize armağan eden kahramandır." İşte biz bu dedelerin torunuyuz, bayrak orduların öncüsü, hür milletin güvencesidir. Bayrağı görmek için dimdik durup gözlerimizi göklere çevirerek baktığım an, mutluluk ve ümitle dopdolu olduğumu yaşadım ve yaşamaya da devam edeceğim. Olaya bir anımla devam etmek istiyorum. Eğer yanılmıyorsam 1989 yıllarında bir ameliyat için ABD'ye gitmiştim. Her tarafta bayraklar asılıydı; bir-iki gün herhalde bir bayramları için bayrak asıyorlar düşüncesiyle normal karşıladım. Ama aradan bir hafta geçti bayraklar inmediği gibi, daha da arttı. Bürolar, fabrikalar, ticarethaneler, evler, bayrağın asılabileceği her yerde Amerikan bayrağı asılıyordu, bu sefer merak edip sordum; "Bu bayraklar nedir?" Amerikalı dostumun verdiği cevap beni şaşırtmıştı; "Birkaç gün önce üniversite öğrencileri hükümetin bir uygulamasına kızarak Amerikan bayrağını yaktılar. Bizim yasalarımızda bayrağı koruyan bir hüküm yok, halkın bayrak asarak tepki göstermesi bundandır." Ameliyat olup Türkiye'ye döndüm ve 5-6 ay sonra gazetelerde bir havadis gördüm. ABD, bayrağı korumaya alan yasal bir uygulamayı meclisten geçirmiş ve başkan yasayı onaylamıştı. Asırlar boyu şanla, şerefle başımızda dalgalanmış bayrağımıza sahip çıkan kurum ve kuruluşları ve özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Dr. Kadir Topbaş ve emeği geçenleri kutluyorum. Buna "siyasal milliyetçilik" diyenlerin düne kadar viski masalarında demlenip işçi ve fakirlere solculuk dersi verdiklerini de biliyoruz. Bayrağını, vatanını, milletini seven insanları bağnaz, mütecaviz ve ağzı köpüklü diye tarif edenler kendi geçmişlerine baksınlar mutlaka bir kamburları vardır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi şehri yeşillik, alt üst geçitle donatıp, laleler diktiğinde de buna karşı çıkanlar hatta laleleri koparıp götürenler veya yol kenarına atanlar çok oldu. Ama bakın, güzelliklere inanmaya ve onları korumaya başladık. İnsanoğlu güzelliğe, mutluluğa, rahatlığa çabuk alışır, milletimiz bayrağı ile mutlu olmuştur. Bu mutluluğu, milliyeti ve bayrağı ile özümsemeyen zavallılar hiç olmazsa saygı ve kişisel terbiye hudutlarını aşmamalıdırlar. Biz onların çarpık, hedefsiz, idealden yoksun dünyalarını kabul etmek zorunda değiliz. Sayın Topbaş siz ve kadronuzu kutlarım. Bir sözüm daha var, bende ilk fırsatta evimin önüne koca bir bayrak asıp onunla gurur duyacağım. Bu şerefli sembolden gurur payı alamayanlar başlarını göğe kaldırmak yerine yere eğerek yürüyebilirler. |
ATATÜRK ve BAYRAK Orhan Seyfi ORHON 19 Mayıs'ın en güzel sembolü, Samsun'dan, elden ele Ankara'ya koşturulan bayrağımızda görüyorum. Bana öyle geliyor ki, Atatürk'ün o enerji dolu ruhu bir alev gibi kıvrıla kıvrıla yaşıyor. Bunda ona uyan her şey var: Hareket, enerji, ideal, şeref, şan... Şimdi maddî varlığı gözümüzden silinen Atatürk, zaten bu bayraktan başka bir şey değildi. Toplayıcı kudretiyle o bir bayraktı. Nerede ayağa kalksa, etrafını, cazibesine katılanların gitgide genişleyen daireleri sarardı; mihveri onun ayağının bastığı noktada olan daireler... Hareket ve faaliyetiyle de bir bayraktı. Fırtınalarla dövüşmeyi de ümit dolu rüzgarlarla dalgalanmayı da bilirdi. Bilmediği şey sadece hareketsizlikti. Bazen orduların, bazen de en yeni, en ileri fikirlerin başında onu gördük. Ölümünü bile yarıya indirilmiş bayraktan anladık. Samsun'dan Ankara'ya koşturan gençler, Atatürk'ün ruhunu taşıyor. Elimizde bu bayrak dalgalandıkça, onun yolunda koşmaktan hiç umutsuz olmayacağız. Ondan yeni bir kuvvet ve cesaret almak, istediğimiz zaman gözlerimizi bu bayrağa çevirmek yeter. Başımızın üstünde onun dalgalandığını göreceğiz. Hissedeceğiz ki, o yine bizimle beraberdir. Bize yine ufukları gösteriyor. Engeller, tehlikeler, fırtınalar gözümüzü yıldırmayacak. Çünkü biz bu bayrağın nerelerden geçtiğini ve nasıl hedefine ulaştığını biliyoruz. 19 Mayıs Gençlik bayramı, Türkiye'nin millî hedefe doğru nasıl koştuğunu gösteren bir işarettir. Atatürk'ün bir bayrak biçimine giren ruhu başımızda dalgalana dalgalana bir koşuş. Bu gün hepimizin gönlünde bu bayrak var ve onun bizi nasıl şerefli bir yarına doğru götürdüğü en yakın örnekleriyle hatırımızdadır. |
Gökkubbeyi doldurur alıyla, beyazıyla, Göğsümüzü kabartır Türk olmanın hazzıyla, Kara bahtın üstüne ak tâlih niyâzıyla Bayrak, millî mîsâktır; zaferlerin tülüdür; Bayrak; bağımsızlığın en büyük sembolüdür… Rûhumdaki limana demir attı derinden, Gönlümdeki sevgisi hiç sökülmez yerinden; Bayrak aşkını dinle bayrak öksüzlerinden Bayrak, sınır ötesi hayâllerin sesidir; Bayrak, mefkûremizin ölmez nişânesidir… Âsûde düşlerimiz siler yürekten pası, Coşturur sîneleri, bertaraf eder yası, Semâda bayrağımız bir tebessüm goncası, Bayrak; duygu selinin kalpteki mihveridir; Bayrak; gönlüme ışık, gözlerimin feridir… Biz onun gölgesinde dağıttık hüznümüzü, Asırlardır yaşadık gurûb etmez gündüzü, Buz tutmaz âsumânın “Hilâl”e bakan yüzü, Bayrak, şehit kanına gökten nur yağmasıdır; Bayrak; “Ay”ın, “Yıldız”ın toprakta doğmasıdır… Göklerde dalgalanır şühedâ nefesiyle, Rûhumuz dile gelir Al-bayrağın sesiyle, Tevhîd’e lîsan olan remz-i mukaddesiyle, Bayrak; îman aşkıdır, istiklâl fermânıdır; Bayrak; fetih rûhudur, yiğitlik destânıdır… Çağlayan nur selidir bayrağımın gül rengi, Mânâsında saklıdır Ay-Yıldız’ın ahengi, Yok benzeri dünyada, bulunmaz onun dengi, Bayrak, şehit kanıyla imzâlanmış senettir; Bayrak, Türk Milleti’ne mukaddes emânettir… |
ATATÜRK VE BAYRAK Enver Behnan Şapolyo MsXLabs.org O Öleli otuz iki yıl geçti. Ata'yı anmadan edemiyoruz. Ben Atatürk'ü yirmi yaşımda iken tanımıştım. O da henüz kırk yaşına girmişti. O zamanlar Anakara'da çıkmakta olan Hâkimiyet-i Millîye gazetesinin parlamento muhabirliğini yapıyordum. Meclis müzakerelerim takip eder gazeteme havadis verirdim. Ankara mebusu olan "Mustafa Kemâl Paşa" meclise sık sık gelirdi. Bir gün meclise girmek üzere idim. Atatürk'ün otomobili meclisin önünde durdu. Otomobili Birinci Cihan Harbinden kalmış havalı bir Benz otomobildi. Şoförü de Mehmet adında birisi idi. Ankara'da tek otomobil bu idi. Ona da Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemâl biniyordu. Mebuslar bağ evlerine Biriğ denilen iki tekerlekli arabalarla yahut da yaylı arabalarla giderlerdi. O günler ne rahattık, ne klakson sesi, ne mazot zehri havayı bozuyordu. Caddeler yayalarla dolu idi. Mustafa Kemâl Paşa otomobilinden indi. Arkasında yaveri Muzaffer Kılıç geliyordu. O zamanlar Muzaffer pek genç ve yakışıklı idi. Kendisi ile İstanbul dan tanışıyordum. Beni Ankara da görünce sevindi, gözlerinin içi gülerek bana baktı. Sonra Atatürk'e dönerek: — Paşam arkadaşım Behnan! dedi. Atatürk şehlalaşan gözlerini bana dikti, baktı, sonra elini uzattı. Ben öpmedim, sıkdım. İşte ilk defa Atatürk'ü ben bu anda tanıdım ve derhal onu sevmiş, gönül bağlamıştım. O sevgim ve saygım hiç sönmeden devam etmektedir. Atatürk'ün başında boz renkte bir kalpak, üzerinde gri bir avcı ceketi, kilot bir pantolon, yün çorab ve üzerine getir çekilmişti. Avucunun içinde bir de iri taneli bir tesşbih vardı. Atatürk getir taktığı ve teşbih kullandığı için ikisi de moda olmuştu. Ben de heveslenerek Saman pazarındaki bir satıcıdan iri taneli bir teşbih almıştım. Bizi o zamanlar sık sık Rus sefarethanesine davet ederlerdi, gazeteci olarak Sadri Etem, Münir Müeyyet, Ahmet Hidayet, Yunus Bilâl, Soysal Suphi, Yusuf Mazhar iştirak ederdik, yer içer dans ederdik. O zamanlar sefarethanede gayet güzel bir sekreter vardı. Kendisi Kazanlı bir Türk kızı idi. Güzel olduğu kadar sevimli idi. Onunla dansa kalkmıştım. Benim yeşil teşbihim hoşuna gitmiş olacak ki elimden aldı, o pembe dolgun koluna sardı, dans ettik, fakat teşbihi bana iade etmedi, onun oldu, yadigârı olsun dedim geçtim. İşte benim teşbih hikâyem budur. Atatürk de o gün ziyafette idi. Onun teşbihi sarı kehribardı. O gün Atatürk meclise girdi. Yaver Muzaffer benimle matbuat locasına çıktı. Muzaffer Bakırköylüdür, bunlar üç kardeştir. Salih Kılıç, Münir Kılıç, Kılıç Ali de akrabalarıdır. Münir Kılıç Sultan Reşad'ın Esvabcıbaşısı idi. Muzaffer Harbiye’den topçu Mülâzım evveli çıkınca Münir bey bir Şehzade ile onu, Filistin cephesine, Atatürk'ün tümenine göndertmişti. Atatürk Ankara'ya geldiği zaman Mehmet Vahdeddin padişah olmuştu. Fakat Münir bey sarayda kalmıştı. Saraya ait hadiseleri Ankara'ya bu zat bildirmekte idi. Muzaffer Kılıç dolayısıyla Çankaya'ya giderdim, bu vesile ile Atatürk'ü yakından tamdım ve Annesi Zübeyde hanımla da tanışmak mutluluğuna kavuştum. Arkadaşım foto muhabiri Esat da köşkte idi. Esat, Atatürk'e ait pek çok fotoğraflar çekmiştir. Muzaffer Kılıç'ın kardeşi Salih Kılıç, Osmanlı Harbiye Nazırlığı ve Erkânı Harbiye reisliğini yapmış olan Fevzi Paşa (Çakmak)ı Beykoz'dan Ankara’ya kaçırmıştı. Ben Muzaffer Kılıç vasıtasıyla Atatürk'e ait notlar almıştım. Bir gün Muzaffer Kılıç'a Büyük Mîllet Meclisinin damı üzerinde dalgalanan hür bayrağımızın bana verdiği heyecanı anlatmıştım. Sonra ona dedim ki: — Atatürk bayrağımızı değiştirmeyi düşünüyor mu? sen bir şey duydun mu? Muzaffer gülümseyerek: — Gök bayrağı kabul etmeği düşünüyor! — Gök bayrak mı? — Evet! Atalarımızın kullandığı gök renkli bayrağı yeni devletin bayrağı olmasını düşünüyor, fakat daha bir şey yok! dedi. Gök bayrak, Orta Asya da altıncı yüz yılda devlet kurmuş olan "Gök Türk" devletinin bayrağı idi. Bugünkü Kırmızı içinde Ay ve Yıldızı olan Türk bayrağını önce III. Selim, sonra bugünkü seklini resmî bayrak olarak Sultan II. Mahmut kabul etmişti. Atatürk yeni kuracağı devlete yeni bir bayrak kabul etmeği düşünmüş olacaktır. 1921 de Ankara'da Vahid bey adında bir ressam vardı. Bu zattan işittiğime göre Türk bayrağındaki yıldızın bir ucu aşağıya doğrudur. Bu inhitat işareti olarak görünmektedir. Bu uç yukarıya doğru yapılırsa, îtilâ, yükselme işareti olarak kabul edilecektir demişti. Böyle de yapıldı. Ressam Vahid bey ilk cumhuriyet pullarının da resimlerini yapmıştı. Atatürk'ün Türk bayrağı olarak, gök bayrağı kabul edeceğini, üçüncü Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'a sormuştum. Dedi ki: — Atatürk, Cumhuriyetin resmî bayrağını gök bayrak olarak kabul etmeği düşünmüştü, fakat bu hususta biç bir neşriyat yapılmadığından, bu bayrağı kabul etmediler dedi. Bu husus kendisinden sorulabilir. Atatürk mavi rengi, yani Turkuvaz rengini severdi. Çünkü bu renk eski Türk bayrağının rengi idi. Bu renk Selçuk çinilerinde ve Mevlâna türbesinde (Kubbe-i Hadra) da görülmektedir. Sünnet çocuklarının entarisi mavidir. Köylü gençleri bayramlarda mavi gömlek giymektedirler. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul’u fethi sıralarında giydiği çizme mavi, yani gök renginde idi. Atatürk, bir de Türk arması müsabakası yaptırmıştı. Kabul edilen bir Bozkurt’tu. Bu resim Millî Eğitim Bakanlığının yayınlamış olduğu Hayat mecmuasında yayınlanmıştır. İşte Atatürk, Atalarına bu şekilde bağlı bir milliyetçi idi. O Batı medeniyetine hayran, fakat onun kültürüne hiç bir zaman hayran olmamıştır. Atatürk harsta milliyetçi, medeniyette batılı idi. Demek oluyor ki, gök bayrak onun mefkuresinde yaşıyordu. Gök renkli bayrağı kabul etmeyi düşündü, fakat çok güzel olan Albayrağımızdan da vaz geçemedi. Atatürk her yönü ile orijinal adamdır. Onu teferruatıyla incelemek gerekir. O zaman Atatürk meydana çıkar. Otuz ikinci ölüm yıl dönümü dolayısıyla bu hatırayı da belirtmek arzusuyla bu yazıyı yazdım. Şimdi O'nun kabrini kaplayan semada gök bayrağı hayal ediyorum!. Koca Türk, kabrinde rahat yat! Eserini yaşatanların sayısı çoktur!.. |
TÜRK BAYRAĞI Bilinen efsaneye göre, 1. Kosova Savaşı sonrasında Türk askerlerin kanının bir çukurda toplanması sonucunda, Ay ve Yıldız'ın yan yana gelmesi ile oluştuğu söylenmektedir. Yapılan tüm varsayımlar arasında, 1. Kosova Savaşı'nın sebep olması en büyük imkanlardan biridir, lakin bu savaş tarihinin akşamında gökyüzünde Jüpiter ve Ay yan yana nadir anlarından birini yaşamıştır. Bu savaş sonunda ele geçirilen bir Sırp askeri, dönemin padişahı Murat Hüdavendigar'a Sırp savaş planlarını vereceği taahhütü ile yaklaşmış; hançeri ile Osmanlı İmparatorluğu galibiyeti ile sonuçlanan savaş sonrasında şehit edilmiştir. Yerine büyük oğlu Yıldırım Beyazıt geçmiştir. 1. Kosova Savaşı sırasındaki, Kosova'da gökyüzündeki görüntüye ulaşmak için örnek resimlerde Stellarium isimli ücretsiz planetarium programı kullanılmıştır. Planetarium programımızı 1. Kosova Savaşı tarihine (28 Temmuz 1389), ve Kosova koordinatlarına (Lat: 43.41 , Long: 25.65) alırsak ; gökyüzündeki Ay ve Yıldız'ın aslında Ay ve Jüpiter olduğu ortaya çıkar. 1. Kosova Savaşı sırasında Kosova'dan gökyüzü görünümü - Gece saatleri 14. yüzyılda, Astronomi konusunda dünyaca ilerleyememiş olmamız; halen dünyanın yuvarlak olamaması gibi vahim sorunlar yüzünden, kan çukurunda gözüken yıldıza benzeyen parıltı da doğal olarak yıldıza benzetilmiştir. Jüpiter her ne kadar eski zamanlardan beri bilinmesine rağmen, ilk olarak 1610 yılında Galilei tarafından Jüpiter'e ait 4 Ay keşfedilmiştir. Jüpiter'in gözükebilen 4 ay'ının da etrafında kısmen parlaması (basit bir teleskopla gözükebilir, ancak çıplak gözle en iyi ihtimal Jüpiter'e yakın bir parıltı gözükür); büyük bir ihtimal Jupiter'i köşeli bir yıldıza benzetilmesini sağlamıştır. Lakin, Güneş'in herhangi bir gezegen üzerindeki yansımasının Dünya'daki insanlar tarafından parlak bir yıldıza benzetilerek de izlenebilir. Uranüs gezegeni de, bu süre içerisinde Jüpiter'e olan yakınlığı (her ne kadar çıplak gözle gözükmesi çok zor olsa da, küçük bir parıltı olarak gözükebilir); Jupiter etrafında farkedilebilir 5 köşe gözükmesine sebebiyet verir. 1. Kosova Savaşı sırasında Kosova'dan gökyüzü görünümü - Geceyarısı saatleri Eğer ki bu yansımayı, olası bir kan çukuru üzerinde düşünürsek de; bize Türk Bayrağı'nın şu anki hali gözükür. Bunun için gece yarısı saatlerindeki gökyüzü görüntüsünü, dikey ve yatay olarak tersine çevirirsek (Ayı arkanıza alarak kan çukuru üzerindeki yansımayı izlemek isterseniz) karşımıza aşağıdaki resimdeki gibi bir görüntü çıkar, ve Türk Bayrağı ile arasında müthiş bir benzerlik vardır 28 Temmuz 1398 Akşamüstü-KOSOVA 28 Temmuz 1398 Gece - KOSOVA 28 Temmuz 1398 Geceyarısı - KOSOVA KAN ÇUKURUNA YANSIMASI!!! |
|
|
Ay YıLdızLı Bayrağım... [flash=http://www.youtube.com/v/TyhPwcVEPFc]width=400 height=315[/flash] |
|
|
|
|
|
|
|
19 Mayıs’ta göklerde ’şanlı ayyıldız’ 20 Mayıs 2007 İbrahim SEZEN - Murat SANDIKÇI/SAMSUN(DHA) http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/3391793.jpg Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğretim üyeleri tarafından dünyaya duyurulan gökyüzü olayı gerçekleşti. Gökyüzünde Venüs ve ay biraraya gelerek Türk Bayrağı şeklini aldı. http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/3391794.jpgBilimadamlarına göre, bu muhteşem gökyüzü olayının 19 Mayıs tarihine denk düşme olasılığı 500 milyonda bir ihtimaldi. OMÜ Gözlemevi ve Astronomi Kulübü Danışmanı Doç.Dr. Hüseyin Kalkan, "Saat 18.00’den itibaren Ay ve Venüs buluşarak Türk Bayrağı şeklini aldı" dedi. Doç.Dr. Kalkan, kulüp üyesi yaklaşık 20 öğrenciyle birlikte bu muhteşem gökyüzü olayını anında inceleyerek kayıtlara geçirdi. Kalkan, bu olayın 28 Temmuz 1389 yılında Kosova Meydan Muharebesi sonunda Jüpiter gezegeninin ayın hilali önüne gelmesiyle oluştuğunu söyledi. |
]Ben Belene'deki Türküm.. dili ve dini değiştirilmek üzere bu ölüm adasına yollanan; domuzların müslüman etiyle beslendiği, insafın zerresinin olmadığı bulgar zulmü altında yok edilmiş binlerce TÜRK’üm ben! Ben, Mora’daki Türk’üm, Ekmeğimi, suyumu paylaştığım kapı komşum yunanın bir gece sıcacık yatağımdan sürükleyerek koyun keser gibi kesip, diri diri yaktığı yirmibin TÜRK’üm ben! Ben, Arnavutluk’ taki, Yugoslavya’daki, Bulgaristan’daki, Yunanistan’daki, BALKAN’lardaki Türk’üm, Bu toprakları bal gibi tatlı yapan ve bu toprak uğruna kanı oluk oluk akanım. Sofrası başında, tarlasında, uykusunda, bebeği karnında, kundakta, yedisinde, yetmişinde katledilen, kalanı da adı, dili, dini değiştirilmek üzere Yunan, Bulgar, Sırp mezâlimi altında inleyen Türk’üm ben! Ben, Kıbrıs Türk’üyüm, Büyük Yunanistan projesi dahilinde, Rum papazların önderliğinde yüzelli yıldır yok edilmeye çalışılan, isimsiz ve kefensiz toprak çukurlarda yatan, ***** bir oyunun son perdelerinin oynandığı yavru vatan Kıbrıs’daki Türk’üm ben! Ben, Hocalı’daki, Azeri Türk’üyüm, Ermeni’nin, çoluk çoçuk, kadın kız, yaşlı demeden bir gecede katlettiği beşbin masum Türk’üm ben! Ben, Karabağ’daki, Azeri Türk’üyüm, diri diri mezarlara gömülmüş, hayatta kalanı ise insanlık dışı bir yaşama mahkûm edilmiş, vatanı elinden alınmış, Karabağ Türk’üyüm! Ben Uygur Türk’üyüm! Türk’lüğün doğduğu topraklarım elimden alındı, adım değiştirildi, dilim yasaklandı, törelerim yok edilmeye çalışıldı, orucum, namazım yasaklandı,sonunda imânımı almak istediler ve ben şehâdet getirerek can verdim, Ben, bir yudum suya hasret, kursağımda kemirdiğim çarıklarımla Yemen’de, Galiçya’ da, Trablusta, Mekke’de, Medine’de peygamberimin mezarını, kıblemi, kâbemi korurken çil çil İngiliz altınları ile beslenen arapların arkadan vurduğu Türk’üm ben! Ben Kırım Türk’üyüm! 1944 ün 18 Mayıs gecesinde tren vagonlarında yollandığım Sibiryanın buzullarına canlı canlı gömüldüm. Karşı çıkanların dökülen kanları ayı kızıla boyadı. Arabat’ da kalanlarımız teknelerle Karadeniz’e ölüme yollandı. Karadeniz’de hâlâ çığlıkları işitilen Kırım Türk’üyüm ben. Ben Irak Türk’üyüm, Amerika’nın sözde demokrasi ekip ölüm biçtiği yerdeyim, Coni ve uşakları sayesinde her gün onlarca, yüzlerce, binlerce ölüyorum, seyrediyorlar sadece, kalanlarımız siliniyor soy kütüklerinden, yaşarken öldürülüyorum,insanlığın öldüğü yerdeki Irak Türk’üyüm ben, Ve ben Anadolu’yum, Türk Yurduyum; İngiliz’in maşası Yunanlılar, Fıransız’ın maşası Ermeniler ağızlarından salyalar akan kuduz köpekler misali girdiler bu aziz vatana.nice yiğitler, nice fidanlar, nice analar, nice kızlar, ne kocamış erler, nineler yatar bağrımda nice emzikteki yavrular ya da ana karnındaki bebeler ***** kurşunlarla, Allah’sız süngülerle düştüler toprağıma. Kimileri camilerde diri diri yakıldı, Allah diyerek verdiler son nefeslerini.Irzına geçilmiş kızlar attılar kendilerini kör kuyulara, ana rahimlerine saplanan süngülerde cinsiyet tespitleri yapıldı, gözleri oyulmuş, diri diri kesilmiş başlar bedenlerini aradılar. İşte ben bu yunan mezâlimine, ermeni vahşetine marûz kalmış Anadolu Türk’üyüm! SOYU KIRILAN KİMMİŞ EFENDİLER? Ve hâli hazırda, Düşman düşmanlığından, hain hainliğinden, yerli işbirlikçi maşalığından vazgeçmemiştir. Türk’e bunları yapan ve yaptıran eli kanlı milletler diktikleri ermeni veya pontus anıtlarıyla ellerinin kanını asil Türk Milletine bulaştırmaya çalışmaktadırlar. Türkiye’nin yönetimindeki zafiyet ise onların ağızlarının suyunu akıtmaktadır.Ancak zafiyet geçicidir, gerçek şudur ki sınırları kanla çizilmiş Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti dünya durdukça yaşayacaktır. Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun. M.KEMAL ATATÜRK AZİZ VATAN TOPRAĞIM KOPMAZ GÖNÜLDEN BAĞIM DUYUN SÖZ VERİYORUM SÖNMEYECEK OCAĞIM KADRİNİZİ BİLEREK HER AN KORUYACAĞIM ÖZGÜR SEMALARIMDA DALGALAN ''HÜR BAYRAĞIM'' ZEKİ İLYAS |
|
|
kıbrıs barıs harekatından ... |
|
| Saat: 21:08 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık