Arama


_EKSELANS_ - avatarı
_EKSELANS_
Kayıtlı Üye
3 Kasım 2012   
_EKSELANS_ - avatarı
Kayıtlı Üye

ARAŞTIRMA


1. Araştırmak eylemi
2. Bir bilgiyi geliştirmek amacıyla bir uzman, bir sanatçı vb. tarafından sürdürülen yöntemli çalışma ve incelemeler bütünü;' bunları içeren yapıt: Araştırmalarının sonucunu yayımlamak. Araştırma laboratuvarı. Türk romanı üzerine ilginç bir araştırma.
3. Araştırmacılarca yürütülen etkinlikler bütünü: Bu kuruluş, bütçesinin önemli bir bölümünü araştırmaya ayırır. Botanikte biyolojik araştırma, üzerinde biten bitkilerin özelliklerine bakarak maden yatağı arama.

—Eğititimde araştırma görevlisi, yükseköğretim kurumlarındakl öğretim yardımcılarının bir bölümüne verilen ad. (Görevleri; araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olmak ve yetkili organlarca yerilen öteki görevleri yerine getirmektir, ilgili yönetim kurulunun görüşü alınarak, fakültelerde ve fakültelere bağlı birimlerde dekanın; rektörlüğe bağlı enstitüler, konservatuvar- lar, meslek yüksekokulları, uygulama ve araştırma merkezlerinde ise müdürün ya da başkanın önerisi ve rektörün onayı ile, en çok iki yıllık bir süre için atanırlar. Süresi biten araştırma görevlisi, aynı göreve yeniden atanabilir.

—İktisatta araştırmacıların giriştikleriçalışmaların tümü: Araştırmaya büyük bir bütçe ayıran işletme. (Bk. ansikl. böl.)
  • Piyasa araştırması, tüketicilerin hangi malları istediklerini, hangi mallar a ne kadar harcama yapmaya istekli olduklarını, satın almaya hangi yollarla ikna edilebileceklerini öğrenmeye yönelik araştırma. (Üreticiler, yeni bir malı üretmeye başlamadan önce böyle bir araştırmanın sonuçlarına gereksinme duyarlar. Bu tür araştırmalarda genellikle anket yöntemi uygulanarak çok sayıda tüketici ve perakendeciye sorular sorulur; ürün, küçük bir bölgede satılarak piyasa teste tabi tutulur.)
  • Reklam araştırması, belli bir ürünün reklamını yapmanın en etkin yollarının seçimi ve sonuçların çözümlenmesi.
  • Tüketici araştırması, tüketicilerin gereksinme, zevk, alışkanlık, gelir ve mal varlıklarının öğrenilmesine yönelik araştırma. (Bu araştırmada anket yönteminden ve piyasa testlerinden yararlanılır)
  • Ürün araştırması, tüketicilerin belli bir ürün ve bunun ambalajı konusundaki isteklerinin ve düşüncelerinin öğrenilmesi.
  • Yöneylem araştırması, bir işletmede, belli girdiyle en çok çıktı ya da belli çıktıyı az girdi ile elde etmek amacıyla matematik yöntemler kullanma. (Bu yöntemler birçok sınai, mali, ticari soruna kesin çözüm getirir. En yaygın kulanılan yöntem, doğrusal programlamadır.)

—Maden ocaklarında maden araştırma, işletilebilir bir yatağı ortaya çıkarmak için türü ne olursa olsun başarı kesinliği olmaksızın yapılan işlemlerin (ocak çalışmaları dahil) tümü. (Bk. ansikl. böl.)

—Ruhbil. Araştırma tepkisi, pavlovcu görüşte, “yönlendirme” tepkisi denilen tepkiyle genel olarak bir arada ele alınan ve uyartıları toplamaya yönelik tepki. (Yeni araştırmalarda, bu konuya ilişkin olarak bildirim almadan ya da kapma’dan söz edilir.)

—ANSİKL ikt.
Bilimsel araştırma. Uzun zaman tümüyle spekülatif bir çaba olarak sürdürülen araştırma, bugün artık iktisadi hayatla bütünleşmiş ve işletme yöneticilerinin belli başlı uğraşlarından biri haline gelmiştir. Nitekim, 1945'ten bu yana, gelişmiş büyük ülkelerin çoğunda araştırma çalışmaları önemli ölçüde artmıştır. Bu, her şeyden önce, gayri safi yurt içi hâsıladan (GSYH) araştırma çabalarına ayrılan payın da artması demektir: 1980'de toplam araştırma harcamaları ABD'de GSYH’nin % 2,5'ıni, Almanya Federal Cumhuriyeti ile Büyük Britanya’da % 2,2’sini, Japonya’da % 2’sini, Fransa’ da % 1,8’ini, Türkiye’de % 0,17'sini bulmuştur.

Araştırma çalışmaları, yöneldikleri amaca göre üç büyük kola ayrılır: temel araştırma, sonuçların özel uygulanışlarını göz önünde tutmaksızın temel bilimlerde bilginin sınırlarını genişletmeyi amaçlar; uygulamalı araştırma, belli uygulamalı hedeflerin gerektirdiği yeni bilgileri bulmaya çalışır; sonuncu olarak, 60'lı yıllardan beri büyük bir ilerleme gösteren araştırma-geliştirme, yeni gereçler, ürünler ya da süreçler yaratmak için, uygulamalı araştırma sonuçlarının sistemli bir biçimde kullanımına ya da değerlendirilmesine yöneliktir.

Bu üç tip araştırmanın gelişme düzeyleri arasında oluşan karşılıklı bağlılığa koşut olarak, kamu kesimi araştırmaları ile özel kesim araştırmaları arasındaki aykırılık da, daha iyi uyum sağlayacak biçimde ortadan kalktı. Konuya dünya ölçeğinde bakılırsa, gelişmiş ülkelerde resmi kuruluşlarca yapılan araştırmaların, özel işletmelerce girişilen araştırmalara oranının 40/60 dolaylarında olduğu görülür (ABD, Federal Almanya ve Büyük Britanya'da 35/65; Fransa’da 40/60; Japonya ve İtalya'da 45/55). Oysa, araştırmaların finansmanında kamu sermayesinin payı daha büyüktür: Fransa' da (% 58), ABD ve Büyük Britanya’da (% 56). Bu da devletin, sınai araştırma merkezlerine kazanç sağlayan büyük programlar ortaya atarak bu alanda oynadığı itici rolü açıkça gösterir.

Türkiye'de bilimsel ve teknolojik araştırma.
Türkiye'de ilk araştırma enstitüleri XIX. yy.’ın sonunda kuruldu. Bu enstitülerin çalışmaları daha çok, üretimde verimi artırmaya yönelikti: Bursa ipekböcekçiliği araştırma enstitüsü (1888), İstanbul deneme ve üretme istasyonu (1889) gibi. Çağdaş anlamda bilim ve teknolojiye yöneiiş, Cumhuriyet dönemindedir. Bu dönemde ülkenin birçok yerinde, tarımda üretimi artırmaya yönelik araştırma istasyonları ve enstitüleri kuruldu. 1930’lu yılların atılımcı politikası, bilimsel yönelişlerde de kendini belli etti. Bilimsel ve teknolojik araştırmalar devletin önderliğinde başlatıldı. 1933 Üniversite reformu’yla araştırma, üniversitelerin temel görevleri arasına girdi. Atatürk’ün buyruğuyla kurulan Maden tetkik ve arama enstitüsü (MTA), Elektrik işleri etüd idaresi (EİEİ) ve Etibank, sanayi alanında ulusal araştırma uygulamalarını başlatan ilk kuruluşlardır. Aynı dönemde devlet öncülüğünde kurulan tarımsal araştırma enstitüleri de bu alanda önemli bir girişimdir, ikinci Dünya savaşı yıllarında duraksayan bu türden çalışmalar, 1950-1960 arasında yeniden hızlandı. Hükümetin ekonomik politikasına koşut olarak, ülkenin çeşitli yörelerinde birçok yeni araştırma birimleri oluşturuldu.

Bilimsel ve teknolojik araştırmalar alanında önemli bir yeri olan Milli prodüktivite merkezi (1953), Türk standartları enstitüsü (1954) ve sonradan Türkiye Atom enerjisi kurumu adını alan Atom enerjisi komisyonu bu dönemde kuruldu (1956). 1961 Anayasası, bilimsel araştırmalar yönünden de yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Devlet planlama teşkilatı (DPT) ve Türkiye Bilimsel ve teknik araştırmalar kurumu (TÜBİTAK) bu dönemde gerçekleştirildi.

1963’te kurulan TÜBİTAK’ın türk bilim yaşamında ayrı bir yeri vardır. Bu dönemde kamu kuruluşlarının birbiri ardınca kendi araştırma birimlerini oluşturmaya başladığı dikkati çekmektedir. Ekonomideki gelişmelere koşut olarak, bu birimler tarım dışı alanlara da yönelmeye başladı. 1980’li yıllarda bu araştırma birimlerinin etkin çalışması yönünde önlemler alındı, kimi kuruluşlarda ve bakanlık merkez örgütünde eşgüdüm sağlama amacıyla Araştırma konseyi adıyla örgütler kuruldu. Bu arada özel sektörde, özellikle holdingleşmiş kuruluşlarda da araştırma - geliştirme çalışmaları hızla örgütlenmeye başladı.

Türkiye’de araştırma-geliştirme harcamalarının en büyük kaynağı devlet bütçesidir. 1981 yılı kesin hesap raporlarına göre, araştırmalar için harcanan toplam para 10 milyar TL’dir. Bu paranın % 83,4’ü kamu kesimi araştırma birimlerince, % 16,6'sı üniversitelerce harcanmıştır. Bu harcamaların bilim dallarına göre dağılımı şöyledir: % 54,6 tarım, % 16,1 tıp, °/o 15,7 mühendislik, °/o 11,2 temel bilimler, °/o 2,2 sosyal bilimler. En çok harcama tarım alanında yapılmakta, sosyal bilimler en art sırada yer almaktadır. Gene 1981 yılı verilerine göre kamu ve üniversite kesiminde tam gün çalışan araştırmacıların sayısı 3 500'dür. Bunlardan % 37,2'si tıp, % 19,3’ ü mühendislik, °/o 17,4’ü tarım, % 13,2’si temel bilimler, % 12,6'sı sosyal bilimler alanında çalışmaktadır. Özel sektörde çalışan araştırmacı sayısı, 1982 verilerine göre, 785'tir. Bu rakam araştırma -geliştirmede çalışan toplam insan sayısının °/o 5’ine eşittir.

Türkiye’de araştırma-geliştirme harcamalarının gayri safi milli hâsıla içindeki payı % 0,15’tir. Birleşmiş milletler örgütü’ne göre, bu oranın gelişmekte olan ülkeler için °/o 1 olması gerekmektedir. Bu oran SSCB'de °/o 4, Federal Almanya'da % 2,2, Japonya ve İngiltere’de % 2'dir (1979). Türkiye'de yeni önem kazanmaya başlayan araştırma-geliştirme çalışmalarına ayrılan parasal kaynak ve insan gücü, gelişmiş ülkelere oranla çok düşüktür. Yapılan incelemeler, araştırma çalışmalarının verimlilik düzeyinin de düşük olduğunu göstermektedir. Bu alandaki sorunları ulusal düzeyde çözümlemek üzere Başbakanlık ve ilgili bakanlıklar düzeyinde Bilim ve Teknoloji yüksek kurulu adıyla bir kurul oluşturulmuştur (1983).

—Mad. oc.
Maden araştırma.
Bu çalışma, indislerin yerini belirleyen ve bulup ortaya çıkaran arama’ ile başlar; bunu, işletilebilir bir yatağı en iyi biçimde ortaya koyabilecek indisleri tanıma ve değerlendirme aşamaları izler (arama yöntemiyle ortaya çıkarılan hedefler).
Mineralleşmiş bir cismi tanıma, genellikle karot alma sondajları yoluyla örnekler alınarak sağlanır; örnekler, cevher işleminin ilk denemelerini gerçekleştirme ve yatağın olası sınırını çizme olanağı verir. Bu veriler hazırlık niteliğinde yapılacak bir fizibilite araştırması için yeterlidir; bununla birlikte bu çalışma oldukça yaklaşık sonuçlar verir.

Yatağı değerlendirme, tanıma evresi olumlu sonuç verirse, işletme kararı vermek için gerekli olan tüm verileri toplamaya ve yorumlamaya, özellikle maden ocağının verimliliğini öngörmeye dayanır. Kısa aralıklarla sondajlar ve ocak çalışmaları yapmak (kuyular, galeriler, fareler vb ), bir işletme yöntemi seçmek ve cevher hazırlama yöntemini saptamak için genellikle zorunludur, işletilebilir rezervler (tonajlar ve oranlar) çeşitli yöntemlerle saptanır; bu yöntemlerin en eksiksiz olanı jeoistatistiktir. Maden araştırma evrelerinde pano yolları açma işlemleri, ele alınan yüzeylerin derece derece gelişimini (azalan), kullanılan teknikleri (gitgide ayrıntılı), insan gücünü, gerekli araç gereci ve mali harcamaları (hızla artan) ortaya koyar. Her evre bir önceki evrenin sonuçlarına ve umulan kâra göre başlatılır. Araştırma İlerledikçe alınacak kararların parasal yükü de artar: stratejik araştırma boyunca yapılan harcamalar milyonlarca lirayı bulurken, değerlendirme evresinde milyarlar düzeyine ulaşır; yine de başarıya ulaşılacağı hiçbir zaman kesin değildir. Bu olgu, maden araştırmaları için yapılması gereken harcamaların neden yalnızca büyük kamu kuruluşları, hatta uluslararası kurumlar tarafından karşılandığını açıklar Öte yandan, sürecin toplam süresi (5-10 yıl) uzun vadeli bir öngörüyü ister istemez zorunlu kılar (özellikle yatak işletmeye açıldığında cevherin satış olanakları konusunda); bu öngörü pek kesin değildir, ama yem yatakların daha önce işletmeye açılmış yatakların yerini alarak sürekliliği sağlaması için zorunludur.


kaynak: Büyük Larousse
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 13 Ekim 2016 00:50