Arama

I. Alaaddin Keykubad - Tek Mesaj

Finn and Jake - avatarı
Finn and Jake
VIP 🐻 Bear ✔
28 Haziran 2015   
Finn and Jake - avatarı
VIP 🐻 Bear ✔

ALAETTİN KEYKUBAT I


(? 1192 Kayseri 1237),
Anadolu Selçuklu sultanı (1220-1237).

Gıyasettin Keyhüsrev l’in oğlu. Tahttan ayrılarak (1196) Bizans'a sığınmak zorunda kalan babasıyla birlikte dört yaşlarındayken, İstanbul’a gitti. Sekiz yıl kaldığı İstanbul'da özel eğitim gördü. Babası ikinci kez Selçuklu tahtına çıktığında (1205) Tokat meliki oldu. Babasının ölümü üzerine sultan olan kardeşi izzettin Keykavus I ile taht kavgasına girişti. Erzurum meliki Mugisettin Tuğrulşah, uç beylerinden Zahirettin ili ve Ermeni kralı Leon l'in desteğiyle kardeşini Kayseri’de kuşattı. Müttefiklerinin kendisini terk etmesi üzerine kuşatmayı kaldırarak Ankara’ya çekildi. Uzun bir direnişten sonra kardeşine teslim oldu (1213). Malatya yakınlarındaki Minsar (Masara) kalesine kapatıldı. Sekiz yıl, Malatya yakınlarındaki kalelerde mahpus yaşadı, izzettin Keykavus I öldüğünde, emirlerce, sultanlığına karar verildi ve hapis bulunduğu yerden alınarak Sivas'ta tahta çıkarıldı; görkemli bir törenle başkent Konya’ ya girdi, ilk olarak, yaklaşan moğol tehlikesine karşı önlemler aldı. Sınır kalelerini onarttı, yeni kaleler yaptırdı. Emirlerini, kendi paralarıyla Konya ve Sivas’ı güçlü surlarla çevirmeye zorladı. Böylece kendisinden daha zengin olan emirlerin servetlerini eriterek güçlerini kırma yoluna gitti. Daha sonra her biri başlı başına bir güç olan ve kendisini tahta çıkardıkları için saltanata ortak oldukları sanısına kapılan emirlerinin bir bölümünü Kayseri’ de bir saray ziyafeti sırasında öldürttü, bir bölümünü sürgüne yolladı, mallarına el koydu (1223). Öldürülen emirler arasında sultanı tutuklayan,sonra da tutuklu olduğu kaleden almaya gelen ve kendisinden intikam almayacağına dair bir ahitname imzalatan Ay Aba da bulunuyordu.

Ülkesinden geçen uluslararası ticaret yollarının güvenliğini sağlamak için bir dizi sefer düzenledi. Önce Akdeniz ticaretinde önemli yeri olan Kalonoros'u aldı (1221); yeniden inşa edilen ve sağlam surlarla çevrilen kente sultanın onuruna Alaiye (Alanya) adı verildi. Alaiye ile Antalya arasındaki Alara kalesini ele geçirdi. Ermeni krallığı’na karşı bir sefer başlattı; Manavgat ve Anamur’u alarak Silifke’ye doğru ilerledi (1221-1225). Ermeni krallığına kendisi adına sikke kesmeyi ve yıllık haracı iki misline çıkartmayı kabul ettirdi. Akdeniz'deki durumunu güçlendirdikten sonra, Trabzon Rum imparatorluğu'nun Karadeniz’deki üstünlüğüne son vermeye yöneldi. Sinop’ta bir deniz gücü oluşturdu. Selçuklu tüccarlarının yakınmaları üzerine Kastamonu emiri Hüsamettin Çoban'ı Karadeniz donanmasıyla Kırım seferine yolladı. Çoban, ticaretiyle ünlü Sudak’ı aldı (1225). Ruslar Sudak’ ta Selçuklu himayesini kabul ettiler, kente bir cami yapıldı ve bir türk garnizonu yerleştirildi.

Ülkesinin kuzey ve güney sınırlarında güvenliği sağlayan Alaettin Keykubat I, doğuda genişlemeye yöneldi. Daha önce Selçuklular'a bağlıyken Mısır Eyyubileri’ne bağlanan Artuklular’a savaş açtı. Kâhta, Adıyaman (Hısnımansur), Çemişkezek kalelerini ele geçirdi (1227). Artuk- lular’ın yardımına gelen eyyubi ordusunu yendi. Diyarbakır Artuklu hükümdarı Mesut'un, elinde kalan yerlere dokunulmamak koşuluyla Selçuklular’a bağlanma önerisini kabul etti. Anadolu sınırlarına dayanan Celalettin Harizmşah ve onu izleyen Moğollar’ın yarattığı tehlike karşısında Eyyubiler’le iyi geçinmek gereğini duydu. Elindeki Eyyubi esirlerini serbest bıraktı, Şam eyyubi meliki Adii'in kızıyla evlendi. Kendisine karşı Erzurum meliki Cihanşah, Celalettin Harizmşah, hatta Alamut’taki Haşhaşiler'in ittifakını sağlamaya çalışan, bağlısı Erzincan meliki Mengücekli Davutşah’ın üzerine yürüdü Davutşah, Orta Anadolu'da bir tımar karşılığında Erzincan'ı bırakmak zorunda kaldı. Yine bir Mengüceklinin elinde bulunan Şebinkarahisar’ı ele geçirdi. Cihanşah'ın elinde bulunan Erzurum'a yöneldi; ama, Cihanşah’ın Eyyubi meliki Eşrefe sığınması üzerine seferden vazgeçti. Trabzon Rumları’nın Sinop ve Samsun’u ele geçirme girişimleri üzerine, gönderdiği kuvvetlerle Trabzon’u kuşattı. Kuşatmanın başarısızlığına karşın Trabzon Rum imparatoru Selçuklu devletine bağlılığını bildirdi.

Melik Eşref ve Cihanşah ile arası açılan Alaettin Keykubat I, Celalettin Harizmşah ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. Oğlu Gıyasettin’i Celalettin'ın kızıyla evlendirdi. Ancak Celalettin’in Ahlat'ı ele geçirmesi (1229) durumu değiştirdi: Selçuklular'ın bağlısı Artuklu beyi, Celalettin’in hizmetine girdi; Erzurum’daki Cihanşah da Celalettin ile birleşti. Keykubat, değişen güç dengesi karşısında Eyyubiler’in ittifakını sağladı. Beş bin kişilik seçme bir kuvvetle Sivas'a gelen Eyyubi meliki Eşref ile buluşarak doğuya yöneldi. Malazgirt kuşatmasını kaldırarak Anadolu’ya yürüyen Celalettin Harizmşah’ı Erzincan Akşehir’i yakınındaki Yassıçimen’de ağır bir yenilgiye uğrattı (1231); Celalettin, Ahlat'ı, Ma- lazgirt’i ve hâzinesini bırakarak Azerbaycan’a kaçtı Moğollar'ın dışında kimsenin yenemediği Celalettin’e karşı kazandığı bu yengi, hıristiyanlar ve müslümanlar arasında geniş yankı uyandırdı. Ardından Erzurum'u ele geçirdi, Ahlat'ı müttefiki Melik Eşrefe bıraktı. Böylece moğol tehlikesi karşısında Selçuklu devletinin toprakları doğuya doğru genişletilmiş oluyordu. Bu sırada kışlık merkezi Alaiye'nin Kıbrıs haçlılarınca ele geçirilmek istendiğini öğrenince hızla geri döndü. Harizmşah’ın yenilgisinden ve müslüman güçlerinin dağınık olmasından yararlanan bir moğol kolunun Sivas ve Malatya’ya kadar sokulması üzerine Kemulettin Kamyar’ı Moğollar'ı izlemekle görevlendirdi. Moğollar'ı yakalayamayan Kamyar, moğol akınına katılan Gürcülerin elindeki sınır kalelerini aidi; Eyyubiler’in elinde bulunan Ahlat’ı ek geçirdi. Keykubat I, Melik Eşrefin tutumunu, yaklaşan moğol tehlikesi bakımından sakıncalı bulmakta, savunması için bir istila yolu üzerindeki bu kaleye gerek duymaktaydı.

Yassıçimen, Doğu Anadolu’nun Selçuklu egemenliğinde birleşmesini sağlamakla birlikte, Diyarbakır’ın Eyyubiler’in eline geçmesine yol açmış; bu noktada Selçuklu ve Eyyubi çıkarları çatışmaya başlamıştı. Ahlat’ın belçuklular'ca ele geçirilmesi Eyyubiler’in kabul edemeyeceği bir durumdu. Sayıları 16’yı bulan eyyubi melikini, Mardin ve Harput Artukluları’nı yanına alan Melik Kâmil, büyük bir orduyla Anadolu üzerine yürüdü. Keykubat I, Kemalettin Kamyar’ı Toroslar’daki geçitleri tutmakla görevlendirdi, kendisi de Harizmşah savaşçıları, Gürcü. Frank ve Rus ücretli askerlerinin de bulunduğu ordusuyla harekete geçti. Toroslar'daki geçitleri aşamayınca Harput üzerinden Anadolu’ya yürüyen eyyubi ordusunu yendi. Harput'u alarak Harput Artuklu koluna son verdi (1233). Ertesi yıl Siverek, Sumeysat (Samsat), Harran, Urfa'yı ele geçirdi. Ancak, Selçuklu ordusunun geri dönmesi üzerine Melik Kâmil, Urfa ve Harran’ı geri aldı. Bunun üzerine Keykubat, bölgenin stratejik merkezi Amid’i (Diyarbakır) kuşattıysa da (1236) sağlam surlarla çevrili kenti alamadı. 1237 yazında, Eyyubiler’i tüm Güneydoğu Anadolu'dan atmak amacıyla ordusunu Kayseri’de topladı. Halife’den, Melik Kâmil'den ve Moğol Hanı’ndan gelen elçileri kabul etti. Küçük oğlu izzettin Kılıç Arslan’ı veliaht atadı. Verdiği bir şölen sırasında zehirlenerek (Büyük oğlu Gıyasettin Keyhüsrev tarafından zehirletıldiği ileri sürülür) öldü. Ölüsü Konya'ya getirildi ve adıyla anılan caminin yanındaki türbeye gömüldü.

Hükümdarlığı döneminde Anadolu Selçuklu devleti en parlak çağını yaşadı. Sırasında acımasız, dindar ama bağnazlıktan uzak (Konya surlarını, kentin on iki kapısını heykel ve kabartmalarla süsledi, Konya ve Kubadabad saraylarını insan figürlü çinilerle bezetti), şair (farsça şiirler yazdı), belki de mimar (Kubadabad ve Keykubadiye’nin planlarını kendisinin yaptığı söylenir) ve uzak görüşlüydü. Çok hesaplı, sağlam politikasıyla; her biri bir gereksemeyi karşılayan seferleriyle Anadolu Selçuklu devletini gücünün doruğuna ulaştırdı. Gelişen ticaretin yarattığı zenginlikle kentler büyüdü; cami, medrese, hastane, kervansaraylarla bezendi. Beyşehir gölü üzerinde Kubadabad; Kayseri yakınında Keykubadiye, Konya’da Alaettin sarayı’nı (köşk) yaptırdı. Döneminde Anadolu, Moğol istilalarından kaçan İran ve Türkistanlı bilgin ve sanatçıların sığınağı oldu.

MsXLabs & Büyük L.
Son düzenleyen Baturalp; 16 Aralık 2016 05:41 Sebep: başlık ve sayfa düzeni
🌘 🚀