Arama

Medya Haber - Tek Mesaj

GusinapsE - avatarı
GusinapsE
Ziyaretçi
26 Mart 2006   
GusinapsE - avatarı
Ziyaretçi
Türk hava sahası Rumlara açılmıyor




Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Rum uçaklarına Türk hava sahasının açılacağı tartışmalarına açıklık getirerek, 1974'ten beri süregelen mevcut durumda 'en ufak bile bir değişiklik olmadığını' kaydettiler.
Türk hava sahasının Rumlara açılmasının Türkiye’nin Kıbrıs Eylem Planı’nın bir parçası olduğu ve bir bütün olan bu planda da öngörüldüğü gibi hava sahasının tek taraflı olarak açılmasının karşı taraf herhangi bir adım atmadığı sürece söz konusu olmadığı bildirildi.
Üst uçuşların Rum Havayolları dışındaki uçaklar için zaten hep serbest olduğuna dikkati çeken aynı kaynaklar, hava sahasının açılmasına ilişkin KKTC Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş'ın bugün yaptığı açıklamanın ise yanlış değerlendirildiğini, Denktaş'ın söz konusu beyanında Türkiye’nin Kıbrıs Eylem Planı’nı kastettiğini bildirdiler.
Türkiye’nin Kıbrıs Eylem Planı’nın ikinci maddesinde, 'Kıbrıs Rum yönetimi Havayolları'nın üst uçuşları için Türk hava sahasını kullanmasına uluslararası kurallar çerçevesinde izin verilmesinin' öngörüldüğünü hatırlatan kaynaklar, ancak bu eylem planının bir paket olduğunu ve içinden tek bir unsurunun çıkartılarak uygulanamayacağını vurguladılar.
KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş'ın , KKTC’de katıldığı bir televizyon programında, Türkiye'nin Rumlara hava sahasını açması yönünde Ankara ile birkaç ay önce mutabakata vardıklarını söylediği belirtilmişti.

KKTC Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı Enformasyon Dairesi de, konunun yanlış anlaşıldığını, Denktaş’ın Türkiye’nin Kıbrıs Eylem Planı’ndan bahsettiğini açıkladı.
Rum yönetimi: "Türkiye AB'ye yükümlülüklerini yerine getirmiyor"
Kıbrıs Rum yönetimi sözcüsü Yorgos Lillikas, Türkiye'nin 'Kıbrıs Havayolları'na hava sahasını açmamasının AB’ye karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğini doğrulayacağını söyledi.
Lillikas, Türkiye'nin hava sahasını Rum havayolları uçakları hariç, Larnaka havaalanına yolcu taşıyan yabancı şirketlerin uçaklarına açtığı yolundaki haberleri yorumladı.
Kıbrıs Rum yönetimi sözcüsü ''Türkiye böyle bir hareketle Avrupalı ortakların gözlerini boyamayı hedefliyorsa, elde edeceği şey, Avrupa normunu ihlal konusunu bir kez daha ortaya koymak olacak” dedi.
Türkiye'nin yalnız 'Kıbrıs Havayolları'na hava sahasını açmamasının, Türkiye’nin sadece 'Kıbrıs Cumhuriyeti' aleyhine ayrımcılık uyguladığını göstereceğini savundu.
Papadopulos: "Türkiye etki yaratmaya çalışıyor"
Rum basınına göre, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Papadopulos, Türkiye'nin, Larnaka havaalanına giden yabancı uçaklara hava sahasını kullanma izni vereceğine ilişkin haberlerle ilgili olarak, şunları söyledi:
''Bu en azından on yıldır uygulanmaktadır. Avusturya havayolları ile gittiğim son Avusturya ziyaretim sırasında uçak Türk hava sahası üzerinden uçtu. Başka havayolları şirketlerinin Türk hava sahasını kullanması hiçbir zaman yasaklanmadı. Türkiye, etki yaratmak amacıyla asla yasaklamadığı bir şeyi sunuyormuş gibi gösteriyor.''
Papadopulos, ''Ankara'nın bu hareketi, AB'nin 10 yeni üyesiyle Gümrük Birliği Protokolü'nü hayata geçirmesi konusunda baskı altında olduğu için yaptığı'' görüşünü savundu.
Erdoğan "açmayız" demişti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Türklerine uygulanan yaptırımlar kaldırılmadıkça, Türkiye'nin limanlarını ve havaalanlarını Kıbrıs Rumlarına açmayacağını söylemişti.
Avusturya'da yayımlanan haftalık Profil dergisine demeç veren Erdoğan, Gümrük Birliği Ek Protokolü'nün uygulanmasına ilişkin bir soruya şu yanıtı vermişti:
''AB ülkeleri sözünde durmadı. Gümrük Birliği bazında buna hakkımız var. 1996'da Gümrük Birliği'ne katıldık. 1 mayıs 2004'te Kıbrıs Rumları AB'ye katıldı. Gümrük Birliği'ne üye olmalarına karşı çıkabilirdik, ama 'hayır' demedik."

"Öte yandan, Kıbrıs Türklerinin izolasyonuna son verilmediği sürece, parlamentomuzun limanların ve havaalanlarının açılmasını öngören Ek Protokolü onaylamayacağını da söyledik" diyen Erdoğan, bu konuda ısrarlı olduğunu belirtti.
Türkiye'nin Kıbrıs Eylem Planı

BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Ada'daki taraflara sunduğu 'Annan Planı', 24 nisan 2004'te halkoyuna sunulmuş, Kıbrıslı Türklerin yüzde 65'i plana 'evet' derken, Rumların yüzde 76'sı 'hayır' demişti.

Annan Planı'nın ardından Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik girişimler rafa kaldırılmıştı. Son olarak, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 24 ocakta Türkiye'nin Kıbrıs Eylem Planı'nı açıkladı. Plana Avrupa ve ABD'den destek geldi.
Eylem Planı neler öngörüyor?


2006 haziran ayına kadar tarafların katılacağı üst düzey bir toplantı yapılması,

Bu üst düzey toplantıda Türkiye, Yunanistan, KKTC, Rum tarafı, BM'nin yer alması,
Üst düzey toplantıda alınan kararların BM Genel Sekreteri Annan tarafından rapor olarak Güvenlik Konseyi’ne sunulması,

Eylem Planı'nın kabulü halinde Türkiye’nin deniz ve limanlarının Rum tarafına açılması,
Ada’da ticaretin önündeki engellerin kaldırılması,
2006 sonuna kadar Ada'da kalıcı bir çözüme ulaşılması,

Kuzey Kıbrıs'ın uluslararası spor ve sosyal aktivitelere katılması,

Asıl öncelik kapsamlı çözüm,
Çözümün adresi Birleşmiş Milletler,
Kuzey Kıbrıs'ın ekonomik bir varlık olarak AB gümrük birliğine pratik açıdan dahil edilmesi,
BM'nin ve AB Komisyonu'nun özellikle Kıbrıs Türk tarafına sağlayacağı destek, önerilen tedbirlerin uygulanmasını kolaylaştırmaya yardımcı olunması.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Eylem Planı’nın hiçbir şekilde ilgili tarafların hukuki ve siyasi pozisyonlarına halel getirmeyeceğinin altını çiziyor. Plan 20 ocakta BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a sunulmuştu.
Son düzenleyen Blue Blood; 3 Nisan 2006 21:26