Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var|Gösterim: 32.079|Cevap: 13|Güncelleme: 29 Nisan 2012

Dünya, güneş ve ay ile ilgili öykü örnekleri verir misiniz?

Mesaja atla
Misafir
31 Mart 2010 14:26   |   Mesaj #1   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
dünya, güneş ve ayla ilgili öyküler
EN İYİ CEVABI Bluesorrow verdi
Dolunayın Hikayesi


Sponsorlu Bağlantılar


çok çok eskiden yeşil bir vadinin içinde bir ırmak kıyısında kurulu bir köy varmış dünyada, taa dünyanın öbür ucunda. çok eski dedik ya, o zamanlar gündüzler ipek güneşli geçermiş, yağmur yağmadıkça; geceleri hep yıldızlı olurmuş, bulutlar olmadıkça.

köy sakinleri tarımla uğraşırlarmış, hayvanlar avlarlarmış uçsuz bucaksız arazilerinden, sularını kaynağı çok uzakta olan, köylerinin içinden geçen, ırmaktan alırlarmış. köyde herkes birbirini sever, sayarmış. köyde bir tek kişinin kalbinde öyle büyük bir sevgi varmış ki bütün köyünkine bedelmiş; dolun'un intera'ya olan aşkıymış bu.

kız dolun'u bilirmişte tanımazmış yakından. dolun dayanamamış bir gün gitmiş kızın yanına. sormuş intera'ya onunla evlenip evlenmeyeceğini.

intera demiş ki dolun'a :

"evlenirim evlenmeye ama benim isteyenim çoktur, her gelen kişiden aynı şeyi ister benim babam. ancak babamın bu isteğini yerine getiren benimle evlenir."

dolun şaşırmış´

"sensin benim kalbimim sahibi"diyerek başlamış sözüne

"senin dileğin benim için bir emirdir,söyle isteğini hemen yapayım" demiş aşkına.

intera demiş ki:

"bir çiçek vardır yaprakları gümüşten tomurcukları elmastan,onu ister babam benle evlenecekten".

dolun; "bekle beni" demiş intera'ya,"hemen gidip getireyim o çiçeği ama nerededir yeri ?"

intera parmağıyla göstermiş akan ırmağı

"işte bu ırmağın kaynağındadır der babam, kırk gün yürümek gerekirmiş oraya varmak için ama bir giden bir daha gelmedi şimdiye dek çünkü oralar büyülüymüş derler,giden geri gelmezmiş çünkü buralardan çok daha güzelmiş oralar."

dolun;

"senden daha güzel ne olabilir ki bu dünyada" demiş intera'ya

"döneceğim, o çiçekle, döneceğim çünkü seviyorum seni, çünkü sensiz anlamı olmaz benim için o güzelliğin".

dolun çıkmış yola sonra. kırk gün yürümüş ırmağın yanından. hep ne kadar sevdiğini düşünmüş intera'yı yol boyunca. tek aklındaki intera'ymış, tek amacı ise o çiçek. kırkıncı gün kalkmış dolun sabah erkenden, yüzünü yıkamış ırmaktan, anlamış ki çok yaklaşmış kaynağına ırmağın suyun serinliğinden. devam etmiş yoluna sonra. biraz sonra varmış kaynağa, bütün yeşilliklerle çevrili bir göl varmış kaynakta, gölün ortasında bir adacık, adacığın üstünde de o çiçek duruyormuş. anlamış intera'nın anlattığı çiçek olduğunu güzelliğinden. yüzmeye başlamış adaya doğru hemen. adaya çıkınca karşısında bir adam belirmiş dolun'un.

adam doluna:

"her gülün bir dikeni, koruyucusu, olduğu gibi bende bu çiçeğin koruyucusuyum, eğer almaya geldiysen ben, salut, izin vermem buna" demiş.

dolun şaşkın ve de kararlı bir tonla;

"ben o çiçeği alacağım sonra aşkıma kavuşacağım" demiş.

"hiç bir şey beni kararımdan çeviremez."

"o zaman beni biraz dinleyeceksin" demiş salut

"sana neden koparmaman gerektiğini anlatacağım, eğer hala ikna olmazsan o zaman izin veririm almana".

dolun ikna olmuş ve çökmüş yoncaların üstüne, başlamış dinlemeye...

"eğer bir şeyi çok fazla istersen ve engelin yoksa önünde onu alırsın, hayatta böyledir, insan engelleri aşarsa yaşamına devam edebilir. bu çiçekte sadece yaşam için bir şeyler yapacaksan engelleri kaldırır önünden çünkü onunda bir görevi var, bu çiçek sadece 28 gecede bir açar yapraklarını ve döker parlayan tohumlarını göle, bu sayede buradaki sular yükselir ve ırmaktan taşar gider zamanla. bu ırmak sayesinde yaşar bu doğadaki yeşillikler, insanlar, hayvanlar." demiş salut.

dolun başlamış düşünmeye, eğer çiçeği koparırsa kavuşacaktır sevdiğine ama kuruyacaktır ırmakları bunun yanında. sonunda çiçeğin başına çöker kalır dolun. gümüş yapraklarında kendini görür dolun çiçeğin. yanında intera vardır ama niye mutsuzdur ikiside. aslında kalbindeki tek endişeyi görür dolun. zaman geçtikçe dolun'un düşünceleri yoğunlaşır kafasında. mutsuzluğunu düşünür, çiçeksiz intera'sız bir yaşam düşünür. koparamaz çiçeği günlerce. dolun artık yaşamaktan zevk almaz şekilde sadece aşkını düşünerek beklemeye başlar olacakları.

bir gece çiçek tohumlarını bırakırken göle bir tomurcukta dolun'un sertleşmiş kalbinin üstüne düşmüş, aniden dolun kalbindeki aşkının büyüklüğü kadar kocaman bir taşa dönüşmüş, taş o kadar büyükmüş ki dünya'ya sığmamış gökyüzüne yükselmiş ve dünya'yla dönmeye başlamış.

böylece ay olmuş dolun'un kalbi dünya'ya.

o günden sonra sadece 28 gecede bir göstermiş dolun kalbinin tüm yüzünü, aşkının bütün parıltısını diğerlerine; sadece o gecelerde aydınlatmış dünya'yı, aynı çiçek gibi...
31 Mart 2010 14:41   |   Mesaj #2   |   
Bluesorrow - avatarı
VIP VIP Üye
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
Dolunayın Hikayesi


Sponsorlu Bağlantılar


çok çok eskiden yeşil bir vadinin içinde bir ırmak kıyısında kurulu bir köy varmış dünyada, taa dünyanın öbür ucunda. çok eski dedik ya, o zamanlar gündüzler ipek güneşli geçermiş, yağmur yağmadıkça; geceleri hep yıldızlı olurmuş, bulutlar olmadıkça.

köy sakinleri tarımla uğraşırlarmış, hayvanlar avlarlarmış uçsuz bucaksız arazilerinden, sularını kaynağı çok uzakta olan, köylerinin içinden geçen, ırmaktan alırlarmış. köyde herkes birbirini sever, sayarmış. köyde bir tek kişinin kalbinde öyle büyük bir sevgi varmış ki bütün köyünkine bedelmiş; dolun'un intera'ya olan aşkıymış bu.

kız dolun'u bilirmişte tanımazmış yakından. dolun dayanamamış bir gün gitmiş kızın yanına. sormuş intera'ya onunla evlenip evlenmeyeceğini.

intera demiş ki dolun'a :

"evlenirim evlenmeye ama benim isteyenim çoktur, her gelen kişiden aynı şeyi ister benim babam. ancak babamın bu isteğini yerine getiren benimle evlenir."

dolun şaşırmış´

"sensin benim kalbimim sahibi"diyerek başlamış sözüne

"senin dileğin benim için bir emirdir,söyle isteğini hemen yapayım" demiş aşkına.

intera demiş ki:

"bir çiçek vardır yaprakları gümüşten tomurcukları elmastan,onu ister babam benle evlenecekten".

dolun; "bekle beni" demiş intera'ya,"hemen gidip getireyim o çiçeği ama nerededir yeri ?"

intera parmağıyla göstermiş akan ırmağı

"işte bu ırmağın kaynağındadır der babam, kırk gün yürümek gerekirmiş oraya varmak için ama bir giden bir daha gelmedi şimdiye dek çünkü oralar büyülüymüş derler,giden geri gelmezmiş çünkü buralardan çok daha güzelmiş oralar."

dolun;

"senden daha güzel ne olabilir ki bu dünyada" demiş intera'ya

"döneceğim, o çiçekle, döneceğim çünkü seviyorum seni, çünkü sensiz anlamı olmaz benim için o güzelliğin".

dolun çıkmış yola sonra. kırk gün yürümüş ırmağın yanından. hep ne kadar sevdiğini düşünmüş intera'yı yol boyunca. tek aklındaki intera'ymış, tek amacı ise o çiçek. kırkıncı gün kalkmış dolun sabah erkenden, yüzünü yıkamış ırmaktan, anlamış ki çok yaklaşmış kaynağına ırmağın suyun serinliğinden. devam etmiş yoluna sonra. biraz sonra varmış kaynağa, bütün yeşilliklerle çevrili bir göl varmış kaynakta, gölün ortasında bir adacık, adacığın üstünde de o çiçek duruyormuş. anlamış intera'nın anlattığı çiçek olduğunu güzelliğinden. yüzmeye başlamış adaya doğru hemen. adaya çıkınca karşısında bir adam belirmiş dolun'un.

adam doluna:

"her gülün bir dikeni, koruyucusu, olduğu gibi bende bu çiçeğin koruyucusuyum, eğer almaya geldiysen ben, salut, izin vermem buna" demiş.

dolun şaşkın ve de kararlı bir tonla;

"ben o çiçeği alacağım sonra aşkıma kavuşacağım" demiş.

"hiç bir şey beni kararımdan çeviremez."

"o zaman beni biraz dinleyeceksin" demiş salut

"sana neden koparmaman gerektiğini anlatacağım, eğer hala ikna olmazsan o zaman izin veririm almana".

dolun ikna olmuş ve çökmüş yoncaların üstüne, başlamış dinlemeye...

"eğer bir şeyi çok fazla istersen ve engelin yoksa önünde onu alırsın, hayatta böyledir, insan engelleri aşarsa yaşamına devam edebilir. bu çiçekte sadece yaşam için bir şeyler yapacaksan engelleri kaldırır önünden çünkü onunda bir görevi var, bu çiçek sadece 28 gecede bir açar yapraklarını ve döker parlayan tohumlarını göle, bu sayede buradaki sular yükselir ve ırmaktan taşar gider zamanla. bu ırmak sayesinde yaşar bu doğadaki yeşillikler, insanlar, hayvanlar." demiş salut.

dolun başlamış düşünmeye, eğer çiçeği koparırsa kavuşacaktır sevdiğine ama kuruyacaktır ırmakları bunun yanında. sonunda çiçeğin başına çöker kalır dolun. gümüş yapraklarında kendini görür dolun çiçeğin. yanında intera vardır ama niye mutsuzdur ikiside. aslında kalbindeki tek endişeyi görür dolun. zaman geçtikçe dolun'un düşünceleri yoğunlaşır kafasında. mutsuzluğunu düşünür, çiçeksiz intera'sız bir yaşam düşünür. koparamaz çiçeği günlerce. dolun artık yaşamaktan zevk almaz şekilde sadece aşkını düşünerek beklemeye başlar olacakları.

bir gece çiçek tohumlarını bırakırken göle bir tomurcukta dolun'un sertleşmiş kalbinin üstüne düşmüş, aniden dolun kalbindeki aşkının büyüklüğü kadar kocaman bir taşa dönüşmüş, taş o kadar büyükmüş ki dünya'ya sığmamış gökyüzüne yükselmiş ve dünya'yla dönmeye başlamış.

böylece ay olmuş dolun'un kalbi dünya'ya.

o günden sonra sadece 28 gecede bir göstermiş dolun kalbinin tüm yüzünü, aşkının bütün parıltısını diğerlerine; sadece o gecelerde aydınlatmış dünya'yı, aynı çiçek gibi...
Misafir
27 Kasım 2010 12:41   |   Mesaj #3   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
masal olsun
Misafir
24 Mart 2011 18:41   |   Mesaj #4   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
dünya güneş ve ayı anlatan şiir istiyorum
Misafir
28 Mart 2011 19:24   |   Mesaj #5   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
şiir olsun ama aşk siiri deyil
Sponsorlu Bağlantılar
Misafir
31 Mart 2011 14:38   |   Mesaj #6   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Alıntı

dunya gunes ve ay ile ilgili siir ile ilgili daha fazla bilgi istiyorum

acillllllll
Misafir
31 Mart 2011 22:21   |   Mesaj #7   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
dunya gunes ve ay ile ilgili siir ile ilgili daha fazla şiir istiyorum
Misafir
4 Nisan 2011 20:03   |   Mesaj #8   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
ya ben öykü istemiyorum dünya gnş ve ay la ilgili soru istiyrm 5. snf srusu.... pofffffffff hiçbi stede yk bi bu ste gzl bndada ykki
Misafir
23 Şubat 2012 16:20   |   Mesaj #9   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Ay...Evrende bütün gezegenleri gezmiş...Hepsinde kendine bi yer aramış ama bulamamış...
Bir gün Dünya'yı görmüş...Gördüğü an vurulmuş Dünya'nın güzelliğine.
Kendini Dünya'ya göstermek istemiş ama Dünya Ay'ı almamış yanına...
Ne yaklaşabilmiş ne uzaklaşabilmiş Dünya'sından...
Ay kendini gösterecek ya güzeller güzeli Dünya'sına..
Ne yapsa nafile...Dünya kabul etmiyo Ay'ı..
Işığını yansıtmak istemiş...
Görsün de o da kapılsın Ay'ın güzelliğine diye....

İstediği olmuş da...Dünya Ay'ın ışığına kapılmış....
O günden sonra ne Dünya Ay'sız ne de Ay Dünya'sız yapamamış...
Dünya üzerinde tüm insanlar uyuduktan sonra çıkarmış Ay sevdiğinin karşısına...
Herkes uyuduktan sonra...O muhteşem güzelliğini sadece sevdiği görsün istermiş...
Dünya Ay'ı kendi çekim alanına almış hiç bırakmamacasına...
O günden beridir Ay Dünya'nın etrafında dolanır Dünya 'da Ay'ı yörüngesinden ayırmazmış...
salak susak
1 Mart 2012 18:43   |   Mesaj #10   |   
salak susak - avatarı
Ziyaretçi
çok güzel ve kısa şiir istiom özlü olsun lütfen!!!
Sponsorlu Bağlantılar
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç