Arama

Pastırmacıyan Ailesi

Güncelleme: 13 Ekim 2021 Gösterim: 1.301 Cevap: 0
BİLGEHAN - avatarı
BİLGEHAN
Onaysız
10 Eylül 2020       Mesaj #1
BİLGEHAN - avatarı
Onaysız

ÜNLÜ PASTIRMACIYAN AİLESİ


Ad:  aile.jpg
Gösterim: 116
Boyut:  222.0 KB

Sponsorlu Bağlantılar
Pastırmacıyan, Erzurum'un en zengin ve en ünlü ailelerindendir. Ailenin kurucusu :
- Ohannes Usta'dır. Büyük oğlu :
- Kaçatur Pastırmacıyan, Yeniçeri Beyi'nden kaçırdığı ve kendilerine sığınan Çoruh köylüsü Zanazan ile evlenir.
Kaçatur Pastırmacıyan ticaret alanındaki yetenek ve başarılı girişimleriyle geniş toprak sahibi, zengin, şehrin en öne çıkan şahsiyetlerinden biri olur. Sultanın korumacısı sıfatı ile "Efendi" ünvanını alır. Köprüler, kiliseler, hamamlar, hanlar inşa ettirir, fakir ve tutuklulara yardım eder. Kaçatur Pastırmacıyan iyice güçlendikten sonra Rusya ve Fransa'nın da desteğini alarak Erzurum'da Ermeni çeteleri kurar ve orada devamlı katliamlar yaptırmaya başlar. Orada yaptığı konuşmalarda en büyük hayallerinin Doğu Anadolu'da büyük bir Ermeni Devleti kurmak olduklarını söyler. Bir takım Ermeni düşmanı Türker onun hanını ateşe verirler ancak hiçbir netice elde edemezler. En sonunda Eylül 1872 tarihinde Erzurum pazarında Brastikli Aziz Ağa tarafından yaklaşık on tane silahlı korumasının içinde tek kurşunla alnından vurularak öldürülür. Karısı Zanazan 1892 yılında vefat eder. Macerayı seven küçük kardeşi :
- Hacı Sarkis Efendi, Konstantinopolis'ten Mısır'a, Şam'dan Tiflis'e tüm Doğu Illeri'ni gezer.
Kaçatur ve Zanazan'ın oğulları :
- Harutyun,
- Hovhannes (Ohannes),
- Dikran,
- Setrak ve
- kızkardeşleriyle aile mirasını devr alırlar.
Hovhannes, Kaçatur Pastırmacıyan'ın ikinci oğlu, Erzurum'daki Ermeni gösterilerine katılır.
Harutyun Pastırmacıyan, Erzurum'da savunmasız Ermenilerin haklarını aramak için gösterilere katılır. Çocukları :
- Karekin,
- Haçik,
- Vahan,
- Hermine
Erzurum Mebusu Karekin Pastırmacıyan (Garegin Pastermadjian - 1872-1923) kod ismi : "Armen Garo", ailenin medarı iftiharı olur. Gantsak'lı Melik Pegklaryan ailesinden Maşuk ile evlenir, oğlu :
- Hrant - 1904-1954)
Hrant Pasdermadjian, Histoire de l'Arménie, Paris, 1971, yazarı
Haçik, 1877 tarihinde Pastırmacıyan ailesinin bir ferdi olarak doğar; Karekin Pastırmacıyan'ın küçük kardeşidir. Abisi gibi Sanasaryan Okulu'nu bitirdikten sonra Beyrut Saint Joseph Fransız Üniversitesi eczacılık bölümünü bitirir. Yüksek okul öğrenciliği döneminde Zavaryan, Ermeni Devrimci Taşnak Partisi gençlik birliği daha sonra parti üyesi olur. Öğrenimini bitirdikten sonra 1908 tarihinde Erzurum'a döner ve Lavi (La vie) Eczanesini açar. 1908 yılında II. Meşrutiyet'in yeniden ilanında önemli simalardan, herkes tarafından sevilen biri olmuştur. Ermenilerin uğradıkları eşitsizlik, talan ve 1894-96 tarihleri arası katliamlar yüzünden milletinin haklarını korumak için direnişe katılır. Erzurum devlet temsilcileri emri ile eczacılık yaptığı Malatya'da kendi yaptırdığı Tahtalı Minare Hamamı karşısında oturduğu bir anda 1915 tarihinde öldürülür.

Piyade Teğmen Vahan Pastırmacıyan, 1908'den sonra, II. Meşrutiyet döneminde gelişen eşitlik dalgası Osmanlı ordusunu ve askerlik düzenini de etkiler; gayrımüslimler 21 Temmuz 1909 tarihinde ilan edilen kanunla askerlik hizmetinden muaf tutulmayarak, askeri okullara kabul edilirler. 1912 tarihinde tarihte, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusunda hizmet vermiş olan Teğmen Kalust Sürmenyan, Karnig Navasartyan, Melkon, Süvari Teğmen Harutyun, Vahe Çoburyan (İstanbul), Ohannes (Maraş), Ruben (Samsun), Ohannes Aginyan ile birlikte mezun olurlar. Vahan Efendi,Taşnak Partisi'nin liderlerinden ve Osmanlı meclisinde Erzurum Mebusu olan Karekin Pastırmacıyan'ın) kardeşiydi; kendisi de Osmanlı Meclis-i Mebusanı üyesi olur. Kafkas Orduları Komutanı General Grigori Bergmann'ın komutası altında Rus birliklerinin Köprüköy'e hücumu sırasında büyük ağabey Karekin'in Rus tarafında, kardeşi Vahan'ın da Osmanlı saflarında savaşır [Sarıkamış]. Alay kumandanı olan Binbaşı Ziya (Yergök) Bey, alayın subaylarını sayarken Vahan Efendi'den şöyle bahsetmek tedir: "Ayrıca Alay'ın atılgan,değerli subaylarından birisi de Meşrutiyet döneminde İstanbul Harbiyesi'ni bitiren Asteğmen Erzurumlu Pastırmacıyan Vahan'dı. Bu subay, Köprüköy muharebesinde bacağından yaralanmıştı." Hayatı, ailesinin peşinden tehcir kervanlarının izlediği yola çıkan Kalusd Sürmenyan ile paralellik gösterir: her ikisi de subay olarak Sarıkamışta Rus ordusu ile çarpışır. Ama ne yazık ki günah keçisi olmaktan kurtulamazlar, kin ve nefret kaynaklı saldırıların hedef olurlar.

Pastırmacıyan Konağı

:
Kagir olan konak müstakil, etrafı boş bir arazide, derenin (Çaykarye,daha sonra Çaykara adını alır) hemen yanı başında bulunmaktaydı. Etrafı demirden kapılarla güçlendirilmişti. Derede çağlayan suyun sesi konakta yankılandığı söylenmekte. Mermer döşeli ev, aslanların ağzından akan suyun havuza döküldüğü güzel bir bahçe ile çevriliydi; ahırda ise kıymetli atları bulunurdu. Bodrum kat üzerinde taş kemerli çift kanatlı girişiyle zemin bulunur. Birinci kattaki sahanlık antre ile üç odalara açılır. En üstte ise çatı katı bulunur. Büyük aile hizmetçiler bir aile üyesi olarak kabul edilir. Şehirdeki bu binadan başka Ilıca köyünde de evleri vardı. Pastırmacıyan'ların evi ataerkil düzenle yönetilirdi.

1915 yılında başlatılan "Ermeni Sevkiyatı" ile konak, "Emval-i Metruke"den sayıldı. Ermenilere Ekim 1918'den itibaren Osmanlı Hükümeti'nin aldığı kararlar çerçevesinde eski evlerine dönmeye izni verilsirse de Erzurum, Diyarbakır, Mamüretmaziz (Elazığ) Van ve Bitlis kapsam dışı tutulur.

1828-1829 Rus-Türk Savaşı'nda Ruslar Erzurum'u ele geçirirler ama Adrianapolis Antlaşması ile Rus ordusu geri çekilince, Erzurum ve çevre köylerde oturan 96.000 Ermeni, Rus hükümetinin teşviki ve ruhani liderleri Başpiskopos Garabed Pakraduni önderliğinde Mayıs-Haziran 1830 tarihinde Kafkasya'ya göç ederek Ahalkalak, Ahaltskha, Tsalka, Lori, Gümrü ve çevrelerine yerleşirler. Geride 300 Ermeni evlerini terk etmeyi red eder, bunların arasında Pastırmacıyan ailesi de bulunur. 1872'de Türk Hükümeti şehirde çok söz sahibi olan ve orada Ermenileri ayaklandırarak katliamlar yaptıran Kaçatur Pastırmacıyan'ı, Brastikli Aziz Ağa'ya öldürtür.

Rus-Türk savaşı sırasında 1877'de devlet, Pastırmacıyan ailesine asker tarafından el konulan buğday miktarının değeri olan 36.000 Türk Lira (180.000 ABD Doları) borcu bulunmaktadır. Türk hükümeti, savaş koşullarından istifade ederek Harutyun Pasdermadjian'ı Rus ordusu ile iletişim halinde olduğu gerekçesiyle asmayı planlar, ancak İngiliz konsolosunun müdahalesi ile kurtulur.

1877-1878 savaşlarında Rus ordusu ikinci kez Erzurum'u işgal eder. Pastırmacıyan'ların malikhanesi Harutyun'un ev sahipliği yaptığı dönemde geçici olarak Rus ordusunun yüksek rütbeli subaylarına, Ermeni komutanlarından, Ivan Lazarev'e, Mikaël Loris Melikoff'a Arşag Der Ğugasov'a misafirlik eder. 7 Eylül 1878 tarihinde imzalanan San Stefano Antlaşması ile dost sanılan Ruslar şehri boşaltırlar. Onlarla birlikte Ermeni aileler güvenlikleri için Doğu Ermenistan'a yerleşen soydaşlarına birleşmek için yola çıkarlar.

Ailenin başına gelenleri öğrenen Loris Melikoff, Harutyun Pastırmaciyan'a kendisi ile Kafkasya'ya göç etmesini öğutler. Rus hükümetinin Osmanlı idaresi üzerindeki etkisini kullanarak Pastırmacıyan ailesinden gasp ettiği menkul ve gayrı menkulleri iade etmesini sağlıyacağına dair söz verir. Ancak Harutyun, şehit babası Kaçatur Pastırmacıyan'ın mezarının bulunduğu toprağı terk etmeyeceğini söyler. Berlin Antlaşması ile geri gelen Türkler, Ermenilere karşı baskılarını arttırırlar. 1890'da Erzurum Ermenileri Türk istismarına karşı protesto gösterileri tertipleyerek Berlin Antlaşması maddelerine uymaya çağırırlar. 1895 tarihindeki katliamlarda Harutyun Pastırmacıyan ilk kurşuna hedef olsa da, aile mensupları ve sadık arkadaş ve işçileri tarafından cinayetten, evleri yağmadan kurtarılır. Daha sonra, ailenin üç üyesi, Hovhannes, Dikran ve Setrak, devrimcilik suçundan uzun sure hapis cezasına çarptırılırlar. Şubat 1915'de başlıyan tehcir ve katliamların ilk kurbanı Pastırmacıyan ailesinden Setrak olur.

Ermenilerden topyekün kurtulmak için hükümetin başlattığı katliamlara karşı, 16 Şubat 1916 tarihinde Rus öncü ordusu, Ermeni gönüllü birliği ile geride kalanlara yardıma gelirler. Rus ordusu tekrar çekilince, Şubat 1918 sonlarında Antranik, gönüllüler ve halk Erzurum'u terk ederler, kalan Ermenilerin çoğunluğu 1915 Soykırımına kurban giderler. Geride çok az Ermeni kalır.

Tehcir sırasında, Pastırmacıyan'ın ailesinden sağ kalan olmaz, Ruslarla birlikte "kurtarıcı" olarak girmeyi hayal ettiği Erzurum'daki köyü bir yıkıntıdan ibarettir. Öte yandan ilginç bir şekilde, bir zamanlar bastığı Osmanlı Bankasının Van Şubesi müdürü olan kardeşi de, tehcir sırasında yaşamını yitirir. Alman belgelerine göre, Bankacı Pastırmacıyan'ın iki kızı, Urfa'ya götürülür, jandarma subayları ile evlendirilir.

Tehcir Sonrası


Pastırmaciyan'ların evi, 1915-1916 yıllarında 9 ay kadar kısa bir süre için Maliye tarafından Nazi Almanya'sının konsolosluğuna kiraya verilir. Burada Konsolos Max Erwin von Scheubner-Richter'in yardımcı sekreteri, Ermeni katliamları tanıklarından Paul Leverkuehn (1893-1960) (Paul Leverkuehn in der Türkei, 1915-16) 1915'de Erzurum Valisi, Ermeni temsilcisi ve konsolosun toplantılarına katılmıştır.

12 Mart 1918 tarihinde Erzurum'un Osmanlı idaresine geçmesi ile Erzurum Valiliği'ne ikametgâh olarak verilir. Valinin 3 Temmuz 1919 tarihinde Erzurum'dan ayrılması ile konak boşalır. Mustafa Kemal, 9 Temmuz 1919'da kongre çalışmaları için 52 günlüğüne yerleşir. Kongre Ermeni Sanasaryan Okulu binasında yapılır.

Cumhuriyet'in ilanından sonra 13 Eylül 1924 değil 22 Ocak 1926 tarihinde altın anahtar ile evin tapusu ona verilir. 1925 Şapka devrimi sonucunda, Erzurum'da 14 kişinin idam edilmesi, diğer "suçlular"ın hapis ve sürgün cezası verilmesi sonrası Pastırmacıyan konağının sahibi olur.

1930-1934 yılları arasında Erzurum kolordu kumandanlarının ikâmetine verilen konak, Atatürk'ün ölümü üzerine kızkardeşi Makbule Boysan Hanım'a intikal etmiş, onun da ölümünden sonra isteği üzerine 12.10.1944 tarihinde Çocuk Esirgeme Kurumu'na devredilmiştir. Bu kurum tarafından 1980 yılına kadar kullanılan bina 8.5.1984 tarihinde Sağlık Bakanlığı tarafından Kültür Bakanlığı'na devredilmiştir. Bina 1980 yılında onarılır, 3 Ekim 1984'de Atatürk Müzesi olarak ziyarete açılır.

Son düzenleyen Safi; 13 Ekim 2021 23:48

Benzer Konular

6 Kasım 2012 / Misafir Cevaplanmış
16 Mayıs 2011 / ThinkerBeLL Siyaset tr
10 Eylül 2020 / BİLGEHAN Tarih
21 Temmuz 2015 / Jumong Siyaset ww
10 Eylül 2020 / BİLGEHAN Siyaset tr