![]() |
TİLKİ, ORMANDA GEZMEKTE. KARNI AÇ MI AÇ. BİRDE NE GÖRSÜN, BİR AĞACIN DALINDA BİR CEYLAN BUDU GÖRÜR. YAKLAŞIR BUDA AMA ŞÜPHEYLE. BİRDE BAKARKİ BU BİR TUZAK, BUD BİR BOMBAYA BAĞLI. ORADAN AZICIK UZAKLAŞIR VE BAŞLAR BEKLEMEYE. BİRDE BAKARKİ KURT YAKLAŞMAKTA. KURT BUDU GÖRÜR HEMEN YAKLAŞIR, BAKARKİ TİLKİDE ORADA TİLKİYE SORAR : - NE YAPIYORSUN -HİÇ DER TİLKİ . YATIYORUM. - BUDU GÖRMEDİN Mİ DER KURT. - GÖRDÜM AMA DER TİLKİ, BUĞÜN ORUCUM. O ZAMAN BEN YİYEYİM DER KURT VE İŞTAHLA BUDA YAKLAŞIR BİR ISIRIR. BOOOOB DİYE BOMBA PATLAR. TABİ KURT BETER YARALI KANLAR İÇİNDE YATMAKTA, BUNU GÖREN TİLKİ, YAKLAŞIR BUDA İŞTAHLA YEMEYE BAŞLAR.,KURT DERKİ " ulan ******** hani oruçtun.?" TİLKİ PİŞKİN PİŞKİN CEVAP VERİR. "ULAN APTAL DUYMADIN MI . BİRAZ ÖNCE TOP PATLADI" |
Öp Beni Delikanlı sevgilisini aksam eve bırakır.Evin önünde masum bir fısıltıdan sonra ateşlenir.Bir elini duvara dayayarak - "Beni bir öper misin".. Kız: - "Deli misin evin önünde annemler görür" der.. Erkek: "Ne olacak canim bu saatte kim görecek, ne olur seni çok seviyorum... Kız: - "Ben de seni ama olmaz..." Erkek çok ateşli tabi devamlı ısrar eder. Bir ara aniden merdivenlerin ışığı yanar ve kızın küçük kız kardeşi belirir. Küçük kız: - "Babam diyor ki öpecekse öpsün, gerekirse ben öpecekmişim, o da olmazsa kendisi gelecekmiş ama o hayvan oğlu hayvana söyle elini Diyafon düğmesinden çeksin dedi'' ************ Çapkın Kaynana Bu okuyacaginiz da The Sun gazetesinin meshur "Dear Deirdre" kösesine gelen bir mektupmus. "Sevgili Deirdre Acilarin Teyzesi Dünyada Bir Numara" kösesine yazan damat adayi diyor ki: "Sevgili Deirdre, Yaklasik bir senedir nisanliyim. Gelecek ay evlenecegim. Nisanlimin annesi yalnizca çok iyi ve anlayisli biri degil, çok da çekici bir kadindir.Dügünümüzle de o ilgileniyor ve davetli listesi tahminimizi arttigi için, geçenlerde beni evlerine davet etti. Evlerine gittigimde listeye birlikte göz attik ve davetli sayisini azalttik. Daha sonra, müstakbel kayinvalidem gözlerimin ta içine bakarak bana bir ay içinde evli bir adam olacagimi ve bundan önce benimle sevismek istedigini söyledi. Daha sonra ayaga kalkti ve yatak odasina dogru giderken bana "Eger gitmek istiyorsan, çikis kapisinin yerini biliyorsun" dedi. Bes dakika oturdugum yerden kalkamadim ve sonunda bu durumla nasil basa çikabilecegime karar verdim. Dogrudan çikis kapisina yöneldim. Disarida , müstakbel kayinpederimi bekler gördüm. Arabama yaslanmis, bana gülümsüyordu. Elim ayagim dolandi. Müstakbel kayinpederim, benim gerçekten iyi bir çocuk olup olmadigimi ve kizlarina sadik kalip kalamayacagimi anlamak istedikleri için bir oyun oynadiklarini itiraf etti. saskin saskin elini sıktım ve o da, bu küçük imtihani basariyla verdigim için beni tebrik etti. Sevgili Deirdre, sence nisanlima, annesiyle babasinin bana oynadigi oyunu ve bunun, benim için, ne kadar küçük düsürücü bir hareket oldugunu söylemeli miyim? Yoksa, bu olup biteni kendime saklamali ve arabaya, aslinda, prezervatif almaya kostugumu nisanlimdan gizlemeli miyim? *********** Bide fıkra gibi bir olay anlatayım (Gercektir..) Suan staj yaptıgım hastaneye bir bayan hasta gelmis..Malum köylü pek bi bilgisi yok tıp alanında..Girmis Üroloji doktorunun muayenehanesine.Doktor uzan demis uzanmıs kadın.Sonra baslamıslar konusmaya : - Neyiniz var, rahatsızlıgınız nedir? - Kadınlıgımda bir yara var herhal.. - (Eliyle yoklar kadının vajenini..) Hmmm, peki Sevk aldınız mı? - (Kadın utanarak..) Ehhh işte biraz doktor bey |
ödül Trafik polisi Cemal'in kullandığı aracı durdurur ve gülerek müjde verir : - Sizi tebrik ederim beyefendi bugünkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size 500 milyon lira ödül vereceğiz. Bu parayla ne yapmayı düşünüyorsunuz? Cemal cevap vermiş : - Hemen cidip bir ehliyet alacağum... Polis, ne senin ehliyetin yok mu, demeye kalmadan yandan fadime söze girmiş : - Siz ona bakmayın memur bey içince hep böyle sapitiy. Polis iyice sinirlenmeye başlamış tam bu arada arka koltukda oturan Dursun atlamış : - Ula ben size demedim mi çaluntu arabayla yola çıkmayalum, başımıza bir iş celur diye. Trafik polisi iyice zivanadan çıkmak üzereymiş ki bagajdan İdris'in sesi gelmiş : - Ne oldu uşaklar geçtik mi sınırı?.. |
Kanlı Gömlek Bu olay, Marmara Universitesi Yngiliz Dili ve Edebiyati Bolumu'nu 1993 yilinda bitiren Dilek isimli bir kizin basindan gecmis. (Boyle anlatiliyor, soyadi yok) Dilek bir gun okuldan cikmis, durakta minibus bekliyomus. Yalniz korkunc yagmur yagiyormus bu arada. kizin onune bir araba yanasmis. Yyi giyimli, temiz yuzlu bir genc, "Yanlis anlamayin n'olur. Ben de yakin zamana kadar ogrenciydim. Yslanmayin, gelin ben sizi uygun bi yere kadar birakayim" demis.Dilek, basta biraz tereddut etmis ama cocugun iyi niyetine inanmis ve arabaya binmis.Yolda sohbet filan etmisler.Hoslanmislar birbirlerinden.Cocuk, "Lutfen izin verin sizi evinize birakayim. Bakin yagmur da iyice hizlandi" demis, Dilek kabul etmis tabii. Sohbet iyice koyulasmis. Kizin evine gelmisler, bu arada telefon degis tokusu yapmayi da ihmal etmemisler. Dilek cok etkilenmis cocuktan. O hafta her telefon caldiginda yuregi hop etmis, "Ay benimki mi ariyor?" diye telefona kosmus. Ama arayan olmamis maalesef. Dilek yuzunu kizartip cocugu aramaya karar vermis, "Belki numarami kaybetmistir, n'olucak ki ben arasam" deyip kandirmis kendini. Telefonu aglamakli bi kadin sesi acmis. Meger teyze, bizim cocugun annesiymis ve hickira hickira, oglunun trafik kazasinda oldugunu soylemis. Anlattiklarindan Dilek anlamis ki, cocuk onu biraktiktan 5 dakika sonra yapmis kazayi. "Keske eve birakmasaydi. Benim bunun sorumlusu" diyerek hemen kendini suclamaya baslamis. Sucluluk duygusundan kurtulmak icin teyzeden adresi almis, "En azindan bassagligina gideyim bari" diye dusunmus. Ziyaret aglamakli ve de yasli gecmis.Ayrilma vakti geldiginde iyice havaya giren kiz, "Bana oglunuzdan bi hatira verir misiniz? Onu gercekten cok sevmistim" demis. Bunun uzerine anne iceriye gitmis, dondugunde elinde cocugun kaza gunu uzerinde olan gomlek varmis. ustelik de hala kanlar icindeymis gomlek.Dilek cok kotu olmus, gomlegin niye saklandigi ! ve niye ona verildigi anlamsizligina ragmen yine de kadini kiramayip almis kanli gomlegi. Ama eve gelir gelmez ilk isi gomlegi yikayip utulemek olmus.Butun gece gomlege baka baka, aglamis.Surekli de, "Onu ben oldurdum, onu ben oldurdum" diye tekrar ediyomus kendi kendine.Artik aglamaktan bitap dustugunde gomlegi yastiginin altina koymus ve yatmis. Sabah uyandiginda kendini daha iyi hissediyomus. Ama yastigi kaldirdiginda bir de gormus ki gomlek yine kanlar icinde. Ynamamis bu duruma. "Herhalde dun o kafayla iyi yikayamadim" diyerek yeniden yikamis gomlegi.Ama ertesi sabah da hic bi degisiklik yokmus gomlekte, yine kanlar icindeymis. Bunun uzerine Dilek kiz girdigi ruhsal cokuntunun de etkisiyle bir hocaya gitmeye karar vermis.Cunku basina gelen olayi mantiksal olarak bir turlu aciklayamiyormus.Cevresinden edindigi bilgiyle degerli bir insan olan Riza hocayi bulup olayi basindan sonuna anlatmis. Riza hoca uzun uzun dualar okuduktan sonra Dilek e gomlegi neyle yikadigini sormus. Dilek de tam iki kez deterjanla yikadigini, ilk basta gomlegin temizlendigini fakat sabah tekrar kanlar icinde oldugunu aglayarak anlatmis.Bunu duyan Riza hocanin gozleri faltasi gibi acilmis ve ellerini Dilegin kafasina dokundurarak sorunun cozumunu soylemis: "A benim salak kizim, hic normal deterjanla kan lekesi cikar mi? Hem renkli hem de renksiz camasirlarinda ACE kullanmalisin!" Bir kadinin uc tane kiz cocugu vardir.Tesadufen ucune de ayni zamanda talip cikar. tek bir dugunle ucu de evlenir ve yuvadan ucuuup giderler.Kizlarin hepsi de farkli sehirlere gitmislerdir.Anneleri, el bebek gul bebek buyuttugu kizlarinin evlilik yasamlarini; ve ozellikle ask hayatlarini merak etmektedir.Ancak kizlari yatak olaylarini acik acik anlatmaktan cekindikleri icin bir yontem gelistirirler. Kizlar annelerine, o gunku gazetede cikan gazete ilanlarina atifta bulunarak, ask hayatlari hakkinda, e-mail yoluyla bilgi vereceklerdir. Evliligin birinci haftasinda buyuk kizdan mesaj gelir. Mesajda "RUFFLES" yazmaktadir. Kadin merakla gazetesini alir ve ilana bakar: "RUFFLES. HEM EGLENCELI, HEM DE DOYURUCU" Kadin cok mutlu olur ve yeniden mesaj beklemeye baslar. Bir sure sonra ortanca kizindan bir e-mail gelir. Mesajda "MAXWELL COFFEE" yazmaktadir. Hemen gazeteyi eline alir ve ilani bulur: "MAXWELL HER DAMLADA BUYUK ZEVK" Kadin yine cok mutlu olur ve bu kez kucuk kizindan mesaj beklemeye baslar. Uzun sure mesaj gelmez.kadin tedirgin olur, ama beklemeye devam eder. En sonunda kucuk kizindan da bekledigi mesaj gelir: "BRITISH AIRWAYS". Kadin merak ve heyecanla gazetesini eline alir ve ilani okuduktan sonra dusup bayilir: "BRITISH AIRWAYS. HAFTADA 7 GUN, GUNDE 3 SEFER. USTELIK HER TARAFA Kayseri`li ve Terzi Kayseri`li Ali`ye babası hayat dersi veriyormuş oğlum senden ne kadar isterlerse istesinler yarısından fazla verme. Ali birgün terziye takım elbise diktirmiş. Kayseri`li sormuş borcum nedir? Terzi cevap vermiş 6 milyon Kayseri`li mümkün değil 3 milyon demiş. Terzi kurtarmaz 4 milyon demiş. Kayseri`li mümkün değil 2 milyondan fazla vermem demiş. Terzi lanet olsun tamam demiş. Bu sefer Kayseri`li 1 milyondan fazla vermem demiş. Terzi sinirlenmiş para falan istemiyorum al elbiseni defol demiş. Kayseri`li bir takım elbise daha dikmezsen şurdan şuraya gitmem demiş. Cehennem Satışı Kayseri`li, Papa'nın cennetten yer sattığını işitince doğru Vatikan'a gitmiş. Papa'ya: -Bazı Müslümanlar cehennemlik olduğu için demiş, Cehennemin tapusuyla anahtarını şimdiden almak istiyorum. Uzun pazarlıklardan sonra istediği fermanı ve anahtarı elde etmiş. Bunun üzerine zengin Hristiyanlara yönelik bir reklam kampanyasına girişmiş: -Cehennemin tapusu ve anahtarı bende. Cehenneme girmek istemeyenler, benden belge alabilirler. Cennet arsalarının yarı parasına... Kayseri`linin elindeki fermanı gören Hristiyanlar, cehenneme kabul edilmeyeceklerine ilişkin belge satın almaya başlamışlar. Cennet müşterileri azalınca, Papa Kayseriliyi çağırtmış: -Al şu verdiğin parayı, ver cehennemin tapusuyla anahtarını! Kayseri`li: -Ben cehennemi sattım, demiş. Geri almak için çok para gerekli. -Ne kadar? -Heybenin iki gözü dolusu altın. Papa, çaresizlik içinde ellerini iki yana açtıktan sonra buyruğu vermiş: -Doldurun bu Kayseri`linin heybesini altınla! Yahudi ve Kayserili Yahudi'nin biri pazara topal esegini satmak için gülürür fakat aliciyi kandirsin diye esegin tirnaginda bir çivi çakar. Esege bir Kayserili müsteri çikar. Kayserili ayaktaki çiviyi görür, "içinden çiviyi çikaririm eşek düzelir," diye düsünür. Parayi verir eşeği alır. Yahudi ertesi gün sagda solda övünür: "Siz Kayserililer açik gözüz diye övünürsünüz, esek anadan dogma sakatti o çiviyi ben çaktim aliciyi aldattim!" Duyanlar esegi alan Kayserili'ye kosup anlatirlar. Kayserili eline dizine vurur: "Tuh yahu, verdigim para sahte olmasaydi bayagi kaziklanmistim!" Yerde Para Buldum Bir gün Kayseri'lilerle lazlar savaş yapıyorlarmış. Kayseri`lilerin aklına bir fikir gelmiş. Demişlerki; -Bu laz'ların hemen hemen yarısı Temel, diğer yarısıda Dursun'dur . Ve daha sonra savaşın ortasında bağırmaya başlamışlar: -Temel! Temel!!! Laz'lardaki Temel`ler kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar. Daha sonra Kayseri`liler : -Dursun! Dursun!!!! Diye bağırmışlar. Dursun`larda kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar. Laz'lardan çok az kişi kalmış ve onlarında aklına bir fikir gelmiş. Ve: -Yerde para buldum bu kimin? diye bağırmışlar. Bütün Kayseri`liler kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar. Coğrafya Bölük komutanı "Ali okulu"nu denetliyordu. Hasan'a sordu: - Oğlum, dünya kaç parçadır? - Beş parçadır komutanım. - Say bakalım. - Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya. - Sen nerelisin? - Kayseri`liyim, komutanım. - Şu haritada Kayseri'yi göster bakalım. Hasan Kastamonu'yu işaret edince: - Oğlum, orası Kastamonu. - Kayseri'nin bir mahallesi sayılır, komutanım. Kayseri`li ile Muş`lu Bir gün Muş'lunun biri Kayseri`li birini görür ve Kayseri`liye sorar, -Hemşerim siz neden uyanıksınızda biz uyanık değiliz der, Bunun üzerine Kayseri`li -Ha sen git şurdan bir kilo balık al gel der Balığı yemeye başlarken Kayseri`li -Sen kafasını ye kafası insanın zihnini açar der. Aradan bir süre geçer ve Muş`lu sorar -Hemşerim kafasını yiyom sen etli tarafını yiyon ve bişey anlamıyom olmaz böyle şey diyor ve itiraz eder,bunun üzerine -Bak gördün mü nasıl akıllandın. Birlikten Güç Doğar Bir İngiliz: Holigan; İki İngiliz: Kavga; Üç İngiliz: Savaş; Bir Fransız: Aşık; İki Fransız: Duel; Üç Fransız: Paris komunası; Bir Zenci: Basketçi; İki Zenci: Basket takımı; Üç Zenci: Güneş tutulması; Bir Kayserili: Satış noktası; İki Kayserili :Küçük bir pazar; Üç Kayserili: Hipermarket TAKSİMETRE Taksinin yokusta frenleri patlamis, muthis bir hizla asagi iniyor. Kayseri'li musteri bagirmis.. 'Durdur su arabayi..' Sofor panik icinde haykirmis.. 'Durduramiyorum!..' 'O zaman taksimetreyi durdur hic degilse' demis, Kayserili. ÜÇÜNCÜ KÖPRÜ Üçüncü köprü ihalesini Japon, Amerikan ve Kayseri'li Türklerden oluşan bir konsorsiyum almış. Köprüyü inşaa etmişler tam açılışın yapılıp kurdelanın kesileceği an köprü büyük bir gürültüyle çökmüş. Japon 'gitti tüm emeklerim mahvoldu kumlarım' diye yakarıp harakiri yapmış. Amerikalı 'gitti tüm çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı' diyerek çıkartmış tabancasını ve intihar etmiş. Tüm bunları izleyen Kayserili müteahhit de derin bir oh çekerek yanındakilere seslenmiş 'lan iyi ki hiç çimento koymamışım ha, mahvolurdum bunlar gibi.' 2 KERE 2 Kayseriliye sormuslar 'İki kere iki kac eder?' 'Alcez mi Satcez mi?' demis :)) |
karavana Teskere zamani yaklasmistir. Ayni tertip askerlerden bazilari oturup karar alirlar. Bir daha saf asker Mehmet e ayak isleri yaptirmayacaklardir. Karari Mehmet e açiklarlar. Bu habere çok sevinen Mehmet yine de dogrulatmak için tek tek sorar: - Sen Ali, ayakkabilarini bana boyattirmayacaksin degil mi? - Evet. - Sen Osman, benim sigaralarimdan otlamayacaksin degil mi? - Otlamayacagim. - Sen Hasan, çoraplarini bana yikattirmayacaksin degil mi? - Yikattirmayacagim.Herkesten gerekli yaniti alinca Mehmet : - Iyi, bundan sonra ben de karavanalarin içine isemiyecegim... |
fıkra Matematik Finali http://www.herseynet.com/fikralar/resim/genel.gif4 tane üniversite öğrencisi, uyanamadıkları için matematik finaline geç kalırlar ve okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin patladığını söylerler... Hoca ilk basta inanmaz ama öğrencilerinin yalvarmalarına dayanamayarak, onları 3 gün sonra sınav yapacağını söyler. Sınav günü gelince hoca, 4 öğrencinin hepsini bos bir salonun ayrı ayrı köşelerine oturtur. Sınav geçme sistemi şöyledir: 100 üzerinden 50 puan alan herkes sınavı geçebilir... Hocanın hazırladığı sınavda ise ön sayfada 10'ar puanlık 4 tane basit matematik sorusu vardır... Bunları kolayca çözerler. Arka sayfada ise 60 puanlık 1 soru vardır: "Hangi lastik patladı?" ........................................................................... ............................ Kadeş Savaşı http://www.herseynet.com/fikralar/resim/okul.gifTarih dersinde öğretmen birini tahtaya kaldırmış ve sormuş: -Oğlum Kadeş Savaşını kim yaptı? Çocuk hemen yanıtlamış: -Hocam vallahi billahi ben yapmadım. Hoca sinirinden çıldıracak. O sinirle dışarıya çıkmış, koridorda Matematik öğretmenini görmüş ve durumu Matematik öğretmenine anlatmış: -Hoca hanım bu öğrenciler beni çıldırtacak; Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, vallahi billahi ben yapmadım diye yanıt veriyorlar, çıldıracağım... -Hocam üzülmeyin çocuktur bunlar hem yaparlar hem de yapmadım derler... Tarihçinin sinirleri iyice tepesine çıkmış ve soluğu Müdür Beyin odasında almış. -Müdür Bey bu nasıl bir okul, ne öğrencisinde hayır var, ne de öğretmeninde; öğrenciye Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, ben yapmadım diyor, öğretmene durumu anlatıyorum, bunlar çocuktur hem yaparlar hem de yapmadım derler diyor, kafayı yiyeceğim. Müdür Bey: Siz hiç kendinizi üzmeyin Hocam, bunda merak edilecek birşey yok, şimdi Bakanlığa bir yazı yazar ve Kadeş Savaşını kimin yaptığını sorarız... Tarih Öğretmeni aldığı yanıt ile oracığa yığılıp kalmış ve Müdürden bir hafta izin almış... Bir hafta sonra Bakanlıktan bir yazı: Bu yıl ödenek olmadığı için Kadeş Savaşı yapılamayacaktır. Bilginize... ........................................................................... ...................... ona kadar symak http://www.herseynet.com/fikralar/resim/okul.gifGünlerden bir gün baba oğlunu alıp karşısına oturtur, der ki; - Oğlum iki senedir, okula gidip geliyorsun, sadece ona kadar sayabiliyorsun. Ne olacaksın sen bu gidişle bilmem... Çocuk babasına gülümseyerek: - Babacığım, merak etme, ben boks hakemi olmaya karar verdin, der. ........................................................................... .... şimdilik bu kadar beyenen olursa daha yollarım :D |
JAPON:) Ard arda kirdigi potlarla nam salan Japonya'nin cicegi burnunda basbakani Yosiro Mori'nin, gaflarin en buyugunu mayis ayindaki Washington ziyareti sirasinda yaptigi ortaya cikti. Washington'daki Japon Buyukelciligi kaynaklarindan sizan habere gore, Japon yetkilileri tek kelime Ingilizce bilmeyen Mori'ye, ABD Baskani Bill Clinton'la karsi karsiya geldiginde, "How are you?" (Nasilsiniz) diye sormasini, karsiliginda "Fine thanks, and you" (Iyiyim, ya siz?) cevabi alacagini ve bunun ardindan da "Me too" (Ben de) demesi gerektigini ogretmis. Mori bunlari bir guzel ezberlemis, ancak Clinton'la karsi karsiya geldiginde bir anda kendisine tembihlenen her seyi unutuvermis. Veee olaylar soyle gelismis: Mori, "Who are you?" (Siz kimsiniz?) diye sormus. Once kisa bir sure sasiran Clinton, isi sakaya vurup, "Well, I am Hilary's husband" (Sey, ben Hilary'nin kocasiyim) demis ve kahkahayi basmis. Mori de Clinton'in kahkahalarina ayni neseyle katilip, cevabi yapistirmis: "Me too..." Japon yetkililere bakilirsa, toplanti odasinda birkac dakika buz gibi bir sessizlik yasanmis TERBİYESİZ VELET Evin bakıcısı ütü yaparken, evin kücük yaramazı da salonda oyuncak treniyle oynuyomuş.. derken bakıcısı bir kulak kabartmis ki oglan soyle bagiriyor: - EVET..!! SON DURAGA GELDIK..!! DUYMADINIZ MI ALLAHIN CEZALARI HALA NE OTURUYOSUNUZ?? ÇABUK DEFOLUN İNİN ASAGI..!!! Bunlari duyan bakıcı neye ugradigini sasirmis dogru salona kosmus: - Sen nerden ogrendin bakiyim boyle konusmayi?? Ne kadar ayip..simdi dogru odana gidiyosun tam 2 saat cezalisin...bi daha da agzindan oyle kotu sozler duymiyim..!! Ve 2 saat sonra kucuk afacan tekrar salona donmus, treninin basina oturmus... bakıcısı da mutfakta yemek yapiyomus, derken yine oglanin konusmalarini duymus: - Sayin yolcularimiz, iste son duraga geldik.. Umariz cok guzel bir yolculuk gecirmissinizdir... Lutfen esyalarinizi trende unutmamaya dikkat ediniz... Trene yeni binen yolcularimiz, sizin de cok guzel bir yolculuk gecirmenizi diliyoruz.. kucuk bagajlarinizi koltuklarinizin altina koyabilirsiniz..bu arada unutmayin yolculuk sirasinda sigara icmek yasaktir.. bunlari duyan bakıcısı az onceki cezanin ise yaradigindan memnun gulumserken; oglan konusmasina devam etmis: - ayrica iki saatlik rötar yuzunden mutfaktaki o...pu adina hepinizden özür dileriz...!! BAYRAM ZİYARETİ Adana genelevi onunde taksicilik yapan amcayi mahallenin yeni yetmeleri kandiriyorlar, yalvar yakar edip ve bir kac sise de raki hediye edince yaslari tutmayan genc grubunu geneleve sokmaya calisiyor taksici. Kapida aksi mi aksi bir de bekci olunca isler epey zorlasiyor,yine raki hediyeleri, yine yalvarmalar... Bekci razi oluyor ve kurban bayrami sabahi getir gencleri diyor. Gencler hevesli, bunca yildir duyduklari mekani gorecekler vs. (ote tarafini da siz tahmin edin). Sabah namaz sonrasi taksici bunlari genelevin kapisinda birakiyor. Kapida bir kuyruk ki sormayin gitsin. Gencler taksiden inip, bekci ile bir selamlasip siraya girmeden kut giriyorlar kapidan iceri. Siradaki kuyruk homurdaniyor, sesi yuksek cikanlar itiraz ediyor. "Olur mu ya boyle, hem sira bekletmedin, hem de yasi tutmaz gencleri aldin" diye bekciye ver yansin... Bizim bekci de zaten aksi, basliyor bagirmaya: ''Bunlar o....u cocuklari. Bayram sabahi analarinin elini opmeye geldiler.Size ne ulan!...'' |
kadın ağır hastadır. Kadın: Ben ölürsem ne yaparsın? Tekrar evlenir misin? Adam : Hayır. Kesinlikle hayır !! Kadın: Neden?? Evli olmak hoşuna gitmiyor mu!!?? Adam : Öyle demek istemedim. Tabi ki gidiyor. Kadın: O zaman neden tekrar evlenmezsin ki?? Adam : Tamam. Tamam. Evlenirim. Kadın: (yüzünde üzgün kırgın bir ifadeyle) Evlenirsin.. Adam :(ne diyecegini bilemez ve azıcık kızgın bir iç çeker) Kadın: Onunla bizim yatağımızda mı yatarsın? Adam : Başka nerde yatılabilir ki?? Kadın: Benim resimlerimi kaldırıp yerlerine onun resimlerini koyarmısın?? Adam : Sanırım bu yapılacak en uygun şey olur. Kadın: O zaman onun benim ayakkabı koleksiyonumdan Ayakkabılar giymesine de izin verirsin....?? Adam : Hayır onun ayakları 37 numara... Kadın: ......................???? |
saga sola laf atan bi denyo , bisIkletli cok guzel bir kiz gorur. bu denyo laf atacak ya... -bak teker donuyo. -(kiz durur ve) o cark sana girse sende donerdin!!! ------------------------------------------------------------ karsi masada oturan kizi gece boyu alenen kesen kisican en sonunda kizi getirtir yanina : k:"ne o cok mu begendin beni?" e:"evet,gercekten cok hossun." k:"o zaman anani bir ara bize getir de babam bi tane daha yapsin..." kiz arkasini doner gider,cocuk arkadaslarinin kahkahalari arasinda dumur deryasina baliklama atlayis yapar... ---------------------------------------------------------------- 80'li yillarin sonlarin bir besIktas-boluspor maci sirasinda hakem besIktasin net 2 golunu vermez, boluspora havadan bir penalti verir. mac cigrindan cikmistir. besIktaslilar neredeyse sahayi terketmeyi dusunurler. boluspor 2. golu de atar. metin tekin santrayi yapmaz bekler. hakem dudugu bir daha calar, ama metin hala topa dokunmaz. hakem, "metin neden baslamiyosun, bak kart cikartirim" der. metin cevap verir: "hocam sahaniza gecin de baslayalim" -------------------------------------------------------- bir telefoncuya giren cocuk nakia 3310'lari incelemektedir. gulen bir yuzle onu izleyen kasiyere doner ve sorar: -abi bunun sarji bi hafta gider mi? -sirtinda bi akuyle dolasirsan gider ----------------------------------------------------------- muhabir: muslum bey, hakan tasiyan icin arabeskin yeni peygamberi diyorlar. ne diyorsunuz? muslum gurses: ben oyle bir peygamber gonderdigimi hatirlamiyorum. ------------------------------------------------------------- zamanin birinde istanbulda pastahaneleri teftise giden mudurun biri pasta ustasina sormus: "bu pastalara hangi yag kullaniyorsunuz"? demis. usta da "sana koyuyoruz efendim" demis. mudur de demiski: "bende butun pastacilara soyleyim bundan sonra "sana koysunlar"... ------------------------------------------------------------ galatasaray lisesi'nin senliginde okulda tuvalette bir istanbul erkek liseli ile bir galatasaray liseli pisuvarda isemektedirler.isleri bittikten sonra galatasarayli lavaboda elini yikarken direk cikip gitmeye yonelen istanbul erkekli'ye alayci bir tavirla: -sizin okulda isedikten sonra elinizi yikamayi ogretmiyorlar mi? istanbul erkekli : -hayir, bizim okulda elimizi degdirmeden isemeyi ogretiyorlar ----------------------------------------------------------- muhafazakar insanlarin ugradiklari,tellerle cevrili bir plaja bikini ile girmek isteyen bir bayani, plajin girisinde bekleyen gorevli durdurur ve soyle der bekci: hanfendi bu plaja 2 parcali mayo ile girmek yasaktir!!! kadin: peki o zaman hangisini cikarayim? bekci:........!!! ----------------------------------------------------------- ----------------------------------------------------------- tiki kiz kopegini dolastirmaya cikarmistir. yoldan gecen iki genc: -bak bak ite bak ne guzel... +o it degil timaam mi? onun adi titi. -aaaa it konustu... ------------------------------------------------------------ efendim canakkale'de bir arkadasimiz tuvalet sormaktadir koylunun birine, vaziyet acildir ve soruya dogrudan girilir: a: ya amca buralarda tuvalet var miydi acaba? b: bak simdi yolun karsisinda az biraz ileride, ha su diregin dibi! herkes tutulmustur.... ------------------------------------------------------------ -iyi gunler 60 saniye icinde finans bank kartina sahip olmak ister misiniz? -abi 18 i doldurmadim ben -biz doldururuz... |
ne yaparsın... =) Allah Söyletmiş!!! Ali 3. sınıfa giden zeki bir çocuktur.bir gün öğretmeni Ali'ye "SİYASET" nedir diye sorar. Ali düşünür ama o çocuk aklıyla cevap veremez.Eve gider kitaplara bakar ama hiçbirşey anlayamaz.O da babasına sormaya karar verir. -Baba, Siyaset nedir? Baba düşünür. Ali'ye uygun bir yolla anlatmak ister. -Bu evde parayı getiren kim oğlum? -Sen... -Ben kapitalist rejimim. Peki parayı alıp bizim yiyecek içecek ve giyecek gibi ihtiyaçlarımızı karşılayan kim? -Annem... -O da hükümet. Peki küçük kardeşinle kim ilgileniyor? -Dadım... -Dadın işçi, kardeşin gelecek, sen de halksın o zaman. Ali herşeyi notalır ve uyur.. Gece garip seslerle uyanır. Bir de bakar ki kardeşi ağlıyor. Yanına gidince altına pislediğini anlar.Hemen annesini kaldırmaya gider. Ama ne yaparsa yapsın anne kalkmaz. Bu arada salondan gelen sesleri merak eder ve salona gider. Babasıyla dadısını uygunsuz yakalıyan Alinin ağzından aynen şu kelimeler dökülür: - Kapitalist rejim işçiyi sömürüyor, hükümet uyuyor, gelecek b*k içinde, halk ne yapsın?... |
| Saat: 13:31 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık