![]() |
NERDEN BİLİRDİN Ğizledin yüzünü , ilmegi taktın,Çırpındım dagladın, bitirdin neden, Dizildin gözüme , dinmedin aktın, Kuruttun canımı , bitiyor beden, ( Nereden bilirdim gidecegini , Vefasızlıgını söyle nereden , Nereden bilirdim zalim nereden, Bekleyecegimi söyle yıllarca, Dilenecegimi seni nereden, Nereden bilirdim , söyle neredeeen ,) Ğözlerim gözünde, akıp giderken , Sözlerin içimde , yanıp dururken , Hasterin kalbime dolup taşarken , Düşlerim seninle gerçek olurken , (Nereden bilirdim gidecegini , Vefasızlıgını söyle nereden , Nereden bilirdim zalim nereden, Bekleyecegimi söyle yıllarca, Dilenecegimi seni nereden, Nereden bilirdim , söyle neredeeen ,) Güneşim; unuttum diyecegini , Aşkımı ellere verecegini , Sarartıp topraga gömecegini , Nereden bilirdim gidecegini , nereden bilirdim ÖLECEGiNi (Nereden bilirdim gidecegini , Vefasızlıgını söyle nereden , Nereden bilirdim zalim nereden, Bekleyecegimi söyle yıllarca, Dilenecegimi seni nereden, Nereden bilirdim , söyle neredeeen ,) Yasin Yüksel |
http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10171.jpg Gitgide alışıyorum sana.... Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz... Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin... Yanımda olduğun zamanlar; sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun... Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan... Alışkanlıklar daima korkutur beni... Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim... Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır... Fakat şimdi sana alışıyorum... Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum... Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum... Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum... http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Oysaki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı... Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni... Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz. Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim... "Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün... Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin, o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla, sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden! http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum... Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım. Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum. Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor... Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım. Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa seni görecekler içimde... Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan... http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni... Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden... Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor... Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri... Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum... Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık... http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz.... Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum... Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun. Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde... Uzun süren bir baygınlık sonrasının o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim... Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım yüksekliğe erişemez... http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin değil... Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi. Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz. Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde. Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu. Alev almayan bir yerimiz kalmadı. Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor. Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık. Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek. Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız... Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde bizden güçlüsü olmayacak! En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle... Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır. Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık... http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Ümit Yaşar OĞUZCAN |
Yeminim Var Sen de bir gün sana olan sevgimi anlamak istersen, Şehrin ışıklarına değil, Gökyüzündeki yıldızlara bak,göreceksin, Çünkü onlar her akşam, hiç sönmeden ordalar, Ara sıra birkaçı yerini beğenmez kayar, İşte onlarda gökyüzünde kaybettiğim seni arar. Taki sabah oluncaya kadar... Sonra o muhteşem görüntülerini güneşe bırakırlar, Dağların tepelerin ardından, Bütün ihtişamıyla, Sanki dünyaya meydan okurcasına ortaya yavaş yavaş çıkar. O ilk görüntüsüne bile kimse bakmaya cesaret edemaz, Bir ateş topudur gökyüzünde, Oysa nekadarda ufak görünüyor öyle değil mi ? İşte... Onda da kalbimi göreceksin, Senden sonra kimsenin dokunamadığı, Kimsenin bakamadığı, Girmeye bile cesaret gösteremediği kalbimi. İşte... O gün bu gündür, Bu kalp senin adınla yanar, tıpkı güneş gibi. Çoğu zaman bende dayanamam içimdeki bu ateşe, Elime hançeri alıp, Yerinden çıkartıp, Parça parça etmek gelir içimden. Yapamam... Kendime verdiğim söz aklıma gelir... Her gün dualar,yeminler ederim. Sana soyadımı veremedim... Kızım olursa adını ona vereceğim.... i.k |
Hayat Bana Yalan Söyledi İlk kez hesaplasıyorum kendimle Tuhaftır kalemi kagıdı ve seni onca sevmeme ragmen Sana ilk kez yazıyorum simdi sen yoksun seni düsünmek var cocukken de seni düsünürdüm her gece Radyo dinler siir yazardım Her carsamba pazara giderdik annemle Babam maas aldıgında baklava yerdik Dondurmayıda cok severdik Ablam üc top yerdi ben iki top Yalnızca bu yüzden kavga ederdik Oysa hayatımın vazgecilmeziydi ablam O'nun da yüzü hic gülmedi Hayırsızın birine kacıp mahvetti hayatını Aklımdan hic cıkmaz gittigi günkü karanlıklar Hüznümü büyüttüm o günden beri Kendimi degil Gözlerimde hala bir cocuk aglar Düslerimi gezdirdigim bulutlar Bir tohumun özlemiydi cicege Ve hala kulaklarımda annemin sesi "Bitirsen su okulu bir ise girsen" siirle karın doymadıgı dogruydu "Bak Cemil okudu mühendis oldu En güzel kızıyla evlendi Üsküdar'ın Evinide aldı arabasınıda" Bense baglama calardım kendi halimce Sesim güzelmis öyle derlerdi Nerden bilirdim hep hüzün türküleri söyleyecegimi Hayat bana yalan söyledi... Mektuplar yazardım Almanya'daki abime Okulu bitirecegime söz verirdim Masum düslerimin o en sürgün adasında Bakısları uzaklara dalıp giden sarkılar Ve mevsimsiz solmus bir cicek gibi Ayaklar altında nasıl ezilirse umut Benim de günesimi iste öyle caldılar Öyle tutsak aldılar sevinclerimi Sensiz gecen her günü hesabıma yazdılar simdi öyle uzak ki cay icip simit yedigimiz o günler Kardesine karne hediyesi Ucurtma yaptıgım günler öyle uzak ki Oysa sacaklarda titreyen bir sercenin Ekmek tanesine kanat cırpması Ve bir anne duası kadar icten sevmistim seni Fener stadında Besiktas macı Ve parasızlıgımız devam ederken Bütün mavilerimi sana vermistim Kaybetmek alnıma yazılmıs sanki Olmadı bir tanem Hayat bana yalan söyledi... Babanın tayini cıkıp da gittiginiz o kıs Yine pence yaptırmıstık ayakkabılarımıza Sana söyleyemedim ama İsten ayrılmıstı babam Kapanmıstı calıstıgı lokanta Senet zamanları daha bir cökerdi omuzları Ve aksam trenlerinin isci yorgunluguyla Daha bir uzardı raylar Sitemlerim bileylenmisti hayata Öfkeli bir yanardag isyanlara uzanmıstı Üstelik sen de yoktun artık Oysa yalnızca sen öpmüstün gözlerimi Bir yanı hep eksik kalmıs cocuklugumun Aslında her insan biraz yenikti hayata Ve biraz küskün Son trende kacınca son istasyondan Öyle kalakalırdık yorgun ve üzgün Kendime düsmanlıgım bu yüzden Hep kendime pismanlıgım simdi herseyim yarım Fotografının arkasına ne yazdıgımı bile coktan unuttum Bir silahım olsaydı Yoksullugu sakagından Kaybetmeyi kalbinden Ve sensizligi alnının tam ortasından vururdum Düzmece duygular harcım degildi Uzak denizlerin fırtınasıydım Karlı dagların kekligi Yoksuldum yoksul olmasına Ama onurluydum simdi ne sen varsın ne o eski sevdalar Olsun Üstüme devrilse de bu sagır karanlık Aksam olur sairlere gün dogar Bir kerecik söyle demistin Söyleyememistim hani İste simdi söylüyorum Seviyorum seni Seni seviyorum Fatih-sebnem Kısaparmak |
Alışıyorum galiba Bakıyorum, Vakit geceden çıkmaktadır yollarıma, Gözyaşı dökülürken sonbahardan uykularıma, Bekliyorum yalnızlığı bir köşebaşında, Yalnızım diyorum kendime,yalnızlık bile değil, Görüyorum, Aşkım boğuluyor yüreğimin sığ sularında, Hayallerim bembeyaz bir duman,sigaramda, Alışıyorum galiba yavaş yavaş bu hayata da, Alıştım diyorum kendime,kendimden bile değil, Sonra, Bu şehrin dışında mantar gibi bitiyor zenginler, Şehrin dışına aşık,şehrin dışında sürgün, Koskoca bir şehri tüketerek, Büyüyor sevdaları sinemalarda, Öpüyor kalabalığı ayakları, Ölüme kadar aşk nedir, Sevda nedir bilemeyerek, Bakıyorum, Saçları marley cilasından filintalar dolanıyor ortalıkta, Öylesine seviyorum ki cakalı gülüşlerini, Zamana zamansız kalan havalı yürüyüşlerini, Bir kez olsun anlayamıyorum,yaşayamıyorum Ama yaşamadım demiyorum,diyemiyorum Hep aynı bankanın önünde oturuyor sakız satan dede, Kimse bakmıyor belkide yüzüne, Sakız satıyor,dilenmiyor,selpak satıyor Bu şehirde çürüyen gençliğine, Gözlerim ıslanmış sokaklarında arıyor seni, Ey imgesi parçalanan yalnızlık, Bir gerçek gibi,bir gerçekten yalanlanır gibi, Teknoloji muhtırası, Poz keserken nice sahte yüzlerde, Aşk'ı,sevdayı anlamadan kaldırımlarda öldürür gibi, Seni gökyüzünde suskun bir bulut, Yeryüzünde olmayan bir umut gibi, Arıyorum ey yalnızlık, Gece oluyor,saatim hep rölanti, Alışıyorum galiba, Yüreğime tenha vurgunu yağmurlarıma, Alışıyorum diyorum hep, Bu şehirdeki aynı kaldırımlarıma, Sonra, Yaşadım demiyorum, Diyemiyorum içimden geldiğince, Düşmüşken bu şehrin, Dışında kalan nice sevdalarıma.. i.k |
talan, aklımın en ücra köşelerinde acziyetim, kitabelere düşmüş silinen, can haritamdı tufanlarda kovulmuştum yürek cennetlerinden ruhum çırılçıplak kabuğu kırılmış arzın dışına ötelenmekte firkat kelepçesi ayaklarıma vurulmuş sürgündeyim şimdi. rüzgârların kanadına astım hazan kuşunun feryadını güneşe hasret iklimleri yük katarlarıyla aştım nafileydi son nefes çırpınışları tufan tortularının altında canlarım bir bir damarlarımdan çekilirken telsiz anonsları koro halinde adım yasaklılar listesinde yüreğim sınırlar ötesinde sürgündeyim şimdi. bu kaçıncı kovuluşun cenneti saymadığımızda bu kaçıncı katlin Habil'i saymadığımızda bu kaçıncı tufanın Nuh'u saymadığımızda bu kaçıncı teslimiyetin İbrahim'i saymadığımızda bu kaçıncı hicretin Medine'yi saymadığımızda bu kaçıncı firkatin Leyla'yı saymadığımızda ey yüreğim sulansın gülistan gözyaşlarınla kapanan kapıların ardında sürgündeyim şimdi. kaç kıta kaç ülke dolaştım tüm evreni sabrımla aştım bulutlarda yıkandım göçmen kuşlara yoldaş oldum sürgün sayılmadı da bir yüreğe bir göze zehirlerle kutsanmış bir söze mahkûm olup sınır dışı edilerek sürgündeyim şimdi. dikenli yollarda yürümek sevda güllerine basmamak içindir acısı en kuytu köşelerini yaksa da yürekten yüreğe aksa da aşk tek kişiliktir ey sevgili hiç bir karşılık beklemeden sevdamı yüreğime koyuyorum ceylanların göz yaşıyla suladığı nergisleri topluyorum ayın doğduğu yerde sürgündeyim şimdi |
Son Sözün Var mı? Benim gibi vaktin dar mıdır yarim? Ecelle randevun var mıdır yarim? Ben baharın sonu sen başı iken Yüreğine yağan kar mıdır yarim? Kederi sevince çevirecektin! Derdimi acımı sen bilecektin! Daha kaç gün geçti nasıl pes ettin? Bu kadar acelen var mıdır yarim? Ayrılık karşımda göz kırpıp durur Beni senin yalan sözlerin vurur Karşılıksız sevda ne kadar olur? Bana son bir sözün var mıdır yarim? i.k |
SEVİNÇ VE HÜZÜN Sevinci kapıştılar taşımayı bilmeden, Şimdi bilen yok, nerede oturuyor. Köyün delisi Hüzün, yalnız kaldı yollarda Adam-adam, sınıyor, arıyor yoldaşını.. Kıskandıran özlemi, yüzünden okunuyor. Görünüp siliniyor o günden beri. Sevinç bin an gözlerde, dudaklarda. Yerini sevgilisi Hüzün'e bırakıyor. Sevinç'se, uzaklarda hep uzaklarda.. Şöyle bir görünüyor, hemencecik uçuyor. İşte o günden beri gözlerde, dudaklarda Hüzün, aramaktadır, yitik yavuklusunu. O günden beri Sevinç yerinde durmaz Ve kişiliğini ararken uzaklarda O günden beri kimliksiz hüzün olmaz... Özdemir ASAF |
Yalnızın Durumları-XVI Bir zamanlar güldüğünü Anımsar da... Yoğurur hüzün'ün çamurunu Avuçlarında. i.k |
Çocuk Dünyanın en Güzel şeyidir çocuk Yaşama dört elle sarılmanın sebebidir Minicik elleri masum bakışları anlatır sana çaresizliğini Sevincine ortak olmaya çalışırlar sende mutlu olursun Umutlanırsın kendin Gibi sanırsın Sabah bir Damla su alabilmek için geçmeni beklerler Umutsuzluğa kapılırsa bir Damla gözyaşı anlatır derdini O kadar acıdır ki hayat düşünürsün Ben hazır mıydım ya çocuklarım, hazır mı hayatın acımasızlığına? Çözemezsin bulamazsın soruların karşılığını Her yerde kan her yerde vahşet bizi güçlü kılan ne ? Sevgimiz mi? Yoksa umutlarımız mı? Onlar sevinince sende mutlu olursun kendinden Bir parça, alır onu okşarsın Paylaşmayı öğrenirler şaşırırsın Ve bazı şeyleri daha iyi anlarsın Ağlamak gelir içinden düğümlenir Boğazın aniden ağlayamazsın Ağlayamazsın çünkü sen örnek baba Olacaksın yürüyüşünle saygınla Ve kültürünle onları aşılayacaksın... Ve bu vatana hayırlı evlatlar Yetiştirmenin gururu ile yaşayacaksın..... i.k |
| Saat: 03:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık