![]() |
Acı bir hayat. Bir tek senin aşkın mı aşk? Sen misin sevda yanığı kaçak Ben seni sevdim seveli yandım Yandım,yandım sende söndüm Hayat bana bir dargın bir barışık Her günüm senle karma karışık Çakmak, çakmak gözlerinde ışık Senin sevdan bende, barut fişek Ulaşılmayı beklerken ayrılık İkimizin kaderi olsa gerek Bana ayrılık yazan felek Sensizliğini bana giydirecek Yapma be sevdam ağlama artık Bu kader senin değil benimdir Sana gelen bu ayrılık, firak Bende oluyor acı bir hayat Alaaddin Uygun |
Daha Ne Verebileceğinin hepsini verdi Yaşattı sana yaşanmamışlarını Ama sen sonsuz sınırsız doyumsuz Hiçbir sevi sürgit değil Cennet bir tadımlık Mutluluk bir şimşek parıltısınca Zaman nasıl donmuşsa bir resimde Donmuşluğudur zamanın mutluluk Ölümsüz olan bir anmalık Yaşattı seni yaşayamadıklarında Hem de ölesiye Daha ne Aziz Nesin |
Demedim mi? Gafletle uyuma yeter, Demedim mi dostum sana. Sayılı günlerde biter, Demedim mi dostum sana. Uyuma hep uyanık ol, Tüm varları kendinde bil. Sevda ile açıyor gül, Demedim mi dostum sana. Ummanlarda yüzelim gel, 'Hu' diyerek taşıtor sel. Bırak divane desin el, Demedim mi dostum sana. Ara ara kendin ara, Koyma gelecek bahara. İNCE bu derdine çara , Demedimmi dostum sana. Sabit İnce |
Bu Gitmektir Ve senden çıkıp bir martıya anlattım her şeyi: - O''ndan her çıkışımda biraz daha indim O''nun gözleriyle biten bir masalın sonuna - ( Martılar benden nefret ediyordu ) Yaşam diye bağıran bir çocuk sesinden ölüyordum. Gitmeyi düşündün, Bu gitmektir. Aklından geçeni yok saymak ayıp ( değil mi? ) İçini suya atıp suyun dışında kalmak Değil mi? Sustukça balkonlar susuyorum konuşmadan anlatsam daha iyi. Senin için Utanacağım. Önder Karadeniz |
uzun bir süreliğine ülkeyi terk etmek. kısa süreli ülke dısına cok cıktım ama uzun süreli olmadı hiç hayaller vs oluyor düşünürken ama sonra iş kapıya daynaıpta gerceklik payı kazanınca, tereddütler basliyor ne diyorsunuz bu konuda tecrübeli arkadaslardan fikir alabilirmiyim |
İyidir beraber olmamız Yaklaşmış, değişik. Duyulur çevrenin gürültüsünde Issız Bizde bir şey eksik. Belki de bir şey fazla, yıllarca bilmedik Çökmüş birdenbire ağır: Bir kırık gülüşte Yitik Ümizsiz hatırlanır. Bulmak gibi tıpkı Karlar altında kayıp uzanırken ova Yolu kendiliğinden, Donmuş dallar esen ılık rüzgara Çiçek açar çekingen. Aldanarak, unutulmuş Senin yolun ayrı, benimki ayrı Az sonra ikimiz de yalnız Kısa bir zaman için, saat beş suları İyidir beraber olmamız. Melih Cevdet Anday |
Gittin Buradan bir nice acıyla, özlemle gittin, sonra yalvardın yakardın amma eline düşmüştün bir kere kaderin, ne fayda sevgili, ne fayda. Her yanda çareler aradın kendine, olmadık şeyler yaptın her yanda. Bulamadın bir çare, sonunda gittin, ne fayda sevgili, ne fayda. Kucağın güllerle doluydu senin, ayın ondördü bir yüzün vardı . Kopup halkasından dostlar meclisinin, o aşağılık, o bayağı yere sen, o karıncaların, yılanların yanına ne oldu, nasıl oldu da gittin? Nerde hani o cânım sözlerin şimdi? Nerde hani o sırları çözen akıl? Nerde hani gül bahçesine giden ayak? Elimizi tutan el nerde hani? Hoştun, güzeldin, eşin yoktu senin, insanları hemen elde ederdin. Ama kalktın çıktın bir uzun yolculuğa, insanları yiyen toprağa gittin. Ağlaya inleye sen gittin ama, gökler de arkandan durmadı ağladı. Parça parça etti yüzünü ay. Gönlüm arkandan kan bağladı. Şimdi ne edeyim, kime sorayım seni? İyi insanlar arasında mısın orda? Yani dostlar meclisinde mi? Yoksa bir kenarda boynun bükük mü kaldın? Öyle bir yere gittin ki bu sefer, izinin tozu bile belli değil. Ne kadar da kanlıymış gittiğin yol! Mevlâna Celâleddin Rumî |
Anlık mutluluklar, Küçük bir şenlik, Birden bir ışıltı, Bir gülümseyiş Bekler oldum her an. Bunlarla yetinebilirim sanıyordum genede Ama o GİTTİ. |
Gitmek İnce ince yağar kar Rüzgâr savurur Çarpar yüzüme Duydukça içimde; Kemiklerime kadar üşürüm Ve ben; Önünü görmeyen yolcu Hem gider, Hem düşünürüm! Bin belaya karşı koyup dururken Yine de hayatın manası vardı Ama bir tek bela, bir cevr-i canan Hüzünle sarılı bir uyuşukluk Manayı, ümidi sildi gönlümden Aşk girdaplarına Batıp çıktıkça İliklerime kadar üşürüm Ve ben; Sevgi sıcağından ümidsiz yolcu Hem gider, Hem düşünürüm! Hünkâr DAĞLI |
Dün gece düşüncelerim yine sen kokuyordu Beynimin her köşesini esir almıştın Yine içime girmişti yokluğun Yine kendi kendimle seni konuşmaya başladım Biliyor musun, sen gittikten sonra hayat bulanık bir hayal Ev soğuk, çayın tadı yok Sen gittikten sonra ne uyku var gözümde Ne de merakla okuduğum kitabın son yedi sayfası Sarı bir hüzün şimdi firara meyilli aklımın rakibi Seni daha da ısıtmak için içimde Gözlerimi kapatıp yüzüne sürüyorum yüzümü Sözlerin gözlerimde birkaç damla yaş Dudağında bakire bir gülümseme Ve tenime işliyor tenin kokusu Ellerin ateş topu sen dokundukça ben eriyorum Gözlerimi açsam gideceksin, biliyorum Dün gece kafatasım dar geldi beynime Beynim dar geldi düşüncelerime Bir infilak arifesi terkettim evimi Yollara düştüm, şuursuzca değil Dümeni sana kırdım Rotam geçici vuslat, yalancı bahar, bir kelebeğin hiç göremiyeceği mevsim Yağmur başlamadı ben yürürken Hani filmlerdeki gibi Kuruydu hava, kuruydu yollar, kuruydu gözlerim Nasıl bir cesaretti dün geceki bilemezsin Gel yine bir parçam ol, demeye gelmemiştim Senden aşka dair hiçbir şey istemiyecektim Geldim çünkü sen herşeyimi bilenimsin Sen benim kapısı olmayan, duvarı olmayan Dört bir yanı açık hanemsin Dün gece bildik bir yüz görmek istedim En bildik yüz sendin Aşka mı esirim sana mı bilemedim Aşk sende mi anlam buluyor dersin ? İşte dün gece sana bunları anlatmaya geldim Defalarca çaldım kapını Kapı aşındı, elim aşındı, yüreğim aşındı Dün gece sana geldim, çaldım kapını Açan olmadı... Funda Güven |
Hayat ne garip bütün korkuların sarmışken çevreni ümitlerin yetişir imdada onlarda işe yaramaz bazen tek başına kalırsın korkularınla hani onların çoğuda boş çıkar çünkü geleceği sen belirlemessin ümitlerin de korkuların gibidir çoğu yalan olur kırılırsın kime mi hayata her ne kadar kırılsakta hayata hayat güzel çünkü başta sevdiklerin var ama fazla kaptırma kendini ayrılıklar var bu dünyada kimi geçici kimi kalıcı olsun hayat güzel sevdiklerim için bir ömür veririm ya da bir ömür yaşarım hayat ne garip aslında yalnızsındır hayatta yaşamın sonuna gelince anlarsın yalnız olduğuna anlatılmaz sadece yaşanır işte yaşam budur © Yakup YILMAZ |
Çoktan Gitmiş Olacağım Bir gün beni arayacaksın Sesinin en güzel tonuyla 'Sami orada mı diye soracaksın Diller adıma suskun adım sana Cevap alamayacaksın Tekrar edeceksin bir daha Buruk bir ses ta derinden 'O yok şimdi aramızda Çekip gidiverdi işte birden Ne hoşçakal ne de bir veda Sanmam dönüşü yok bu gidişin Bir daha dönmez buralara Dilimizde en acıklısı şimdi ağıtın Yokluğu katık göz yaşlarımıza Artık onu bir daha aramayın O şimdi başka bir zamanda Başka bir boyutun yolcusu.' Donup kalacaksın, heykel misali Sarsılacaksın iliklerine kadar Konuşamayacaksın dilsizlere nispet Sahip olamayacaksın gözyaşlarına Mutlu günlerin film şeridi gibi Geçip gidecek gözlerinin önünden Benimle paylaştığın hayallerin Şimdi iki damla gözyaşı yanaklarında. Artık bir daha kulakların işitmeyecek Ne bir nefes, ne de adını söyleyen bir ses Bir ölüm sessizliği gelip, her şeyi silip süpürecek. Sami Bağcı |
TERKEDEN Kimdi kimdi kalan Giden mi suçludur her zaman ? Ne zaman başlar ayrılıklar Dostluklar biter ne zaman Her geçen gün bir parça daha Aldı götürdü bizden Aynı kalmıyordu hiçbir şey Değişiyordu her şey kendiliğinden Artık çözülmüştü ellerimiz Artık bölünmüştü yüreğimiz Birimiz söylemeliydi bunu Ötekini incitmeden Kimdi giden kimdi kalan Aslında giden değil Kalandır terk eden Giden de Bu yüzden gitmiştir zaten M. Mungan http://g.mynet.com/i/15/739_2.jpghttp://g.mynet.com/i/15/739_2.jpghttp://g.mynet.com/i/15/739_2.jpg |
http://img148.imageshack.us/img148/8597/yoz083699pl6rw0wo.gif Sana gitme diyemediğim zaman; gözlerine baktım ağlamaklı ve çaresizce. Belki anlar anlar da gitmez diyen bir umutla. Ellerin kayarken ellerimden yavaşça seni seviyorum dedim sessizce belki de vaz geçip yanımda kalmanı bekleyerek.Sararken kolların beni yavaşça kokluyordum saçının her telinive güzel tenini unutmak istemezcesine. Verirken bana son buseni akıyordu gözlerimden yaşlar usulca. Sana gitme diyemediğim zaman; ağlıyordum önce sessizce bir köşede dönecek diyen bir umutla. Gözyaşlarımı akıtırken gönlüme ılık ılık başımı kaldırıp bir daha baktım ardından belkide geri dönmeni bekleyerek. Düşerken kar taneleri kirpiklerime hayalin vardı gözlerimde ve hala kokunu duyuyordum esen rüzgarda. Fırtınalar eserken ardından son busenin sıcaklığı duruyordu yanağımda. Sana gitme diyemediğim zaman; bir yanlızlık resmi çizildi önce. Sonra hafiften bir rüzgar esti, üşümeye başladı ellerim senin yokluğunu hatırlatırcasına. Bir buruk ses vardı hala kulağımda sevda türküleri söyleyerek rüzgarın uğultusuna karışan. Sessizce sallarken elimi ardından bir küçük tebessüm belirdi yüzümde bu son vedaya aldırmayan... |
Gitmek Mi Zor Kalmak Mı? Gitmek mi zor Yoksa kalmak mı? İnan bilmiyorum... Bu aşkı acımasız yıllara bıraktık O hiç gelmeyecek baharlara belkide Biz nedensiz yere Bu aşkı ateşe attık. Masallardaki gibi değilmiş hayat! ! ! Mutlu sonla bitmezmiş Rüyalarım bile sensizlikten geçer oldu bu aralar... Hakkım yokmuş Haddime değilmiş bu aşk... Bu kadar fedakarlığa Sana olan saf duygularıma Bir avuç külyığını bıraktın Oysa sen en delikanlısıydın Şimdi soruyorum sana Gitmek mi zor Yoksa kalmak mı? Karin Kökciyan |
Kalbini Bir Issızlığa Emzirirsin İncitir tenini Kim olursa olsun sevişmek, İncitir yüzleri olmayan bedenlerin Kimsesiz hazları... Çarmıha gerilmiş ruhlar Döner boşluğun çarkında. Bir elin burada, bu aşksız zamanlarda, Bir elin yorgun kalbinde, Döner bir gün döner diye beklersin, Tenini incitmeden kalbinin kapısını açacak el, Eldeki incetilmiş büyü, sabır, yangın... Beklersin, beklersin... Beklerken, Kalbini bir ıssızlığa, umut dolu bir yokluğa emzirirsin... Cezmi Ersöz |
GözLer kapatıLır son kez sarıLırken...KapatıLmasa biLe etraf görüLmez ki zaten...Sadece koLLarının arasındaki o insan hissediLir...Kokusunu bir daha duymayacağını biLmek o anda öLdürür insanı...ÇekiLen nefes bırakıLmaz bir daha...Gözgöze geLinir...NemLenmiş gözLer... IsırıLan dudakLar... Kafanızı çevirirsiniz ve bitmiştir...Arkanıza bakmak için binLerce sebep varken , ağLadığını görmemek için dönemezsiniz...Yürürsünüz gidersiniz...Dünyanızı arkanızda Bırakıp... Amy_Lee_Fan_Boy |
bahçelerde pirpirim bu nasıl makarna ben annemi özledim yaşasın 23 nisan Bunu Yazan Ark. :) |
gitmek istiyorum gitmek ... |
Kamçılı karanlıktı geldin üstüme Bütün masalları dolaştın Ay zeytin gece Ay vurmuştu alnına Perçemlerin Tokat akıtması Yorgundu atılmış yılan derisi Değiştirilmiş güvercin gömleği tende Nereye gidiyorsun, dedim Zeytinlerin arasından Siste silinip giderken yollar Aydı zeytindi geceydi Korkmadım bağırdım ardından Aydaki zeytindeki gecedeki delikanlı Nereye böyle Aldı rüzgar sesimi duyurmadı Vurdu geçti durduğum yeri Gümüşünü silkeledi yüzüme Atının kanatları Ben oldum, ölüm bulunamadı Kamçılı bir karanlıktı Hikayemin gecesini durdum de Kimse çıkamadı dışarı Ay kaldı zeytin kaldı gece kaldı Sis kaldı yollar kaldı Karanlıktı Murathan Mungan |
Gitmek mi zor kalmak mı..? ? Seni görünce Pır pır eden kalbime kızıyorum.. Görmeyince Özlemimden yaşlar döken Gözlerime kızıyorum..! Her duydugu sesi Acaba o mu..? ? Diye arayan kulaklarıma kızıyorum.. Dostlarla sohbette.. Sabahları ve akşamları Devamlı senden söz eden Dudaklarımı hiç sevmiyorum..! Ben kendimden mi Yoksa sana olan sevgimden mi Kaçıyorum..? ? Bilemiyorum. Kısacası seni İçimden sökemedigim, Bu bedeni,terkedip Gitmek mi zor..? Yok sa bu harap beden de Senin aşkını yaşayarak Fani dünya da Kalmak mı zor..? ? Sen gel onu Birde bana sor.. Sevgül Kılıçaslan Çiftci |
Herseyi yok sayip gittigin gün varya... O gün hüsrani yasadim, gözyaslarimi tattim. Gerçek çaresizligin ve yikilmisligin ne oldugunu anladim, ve aynada kendime bakarken, gözlerimdeki kararsizligi gördüm. Sanki ben idim suçlu olan, yalniz ben idim azi çogaltan, sevdigini terkedip yollara koyulan Sanki ben idim. Ahmet Arslan |
ne yanına gelecek cesaretim var nede senden uzaklaşıcak güzücüm çaresizliğinde çaresizliğini yazşıyorum hayatımı bitiren bu ikilemler olucak belkide neden senden bukadar korkuyorum belkide korktuğum tekşey sevgidir seni sevmekten korkuyorum varlığına alışırsam yokluğunda yaşayamam |
ZaMaNSıZ BiR MeKTuP , SeVDiĞiMe.... Ne yapıyorsam, ne düşünüyorsam, hep senin için. Bir boşlukta gibiyim, Gidersen o boşluğa düşeceğim sanıyordum.. Sen varsın dayandığım, birtek 'sen' varsın.. Karanlık kokusu, yalnızlık korkusu var ciğerime inen.. Biraz sigara dumanı Biraz sevgimin acı veren yanı.. Sen varsın diyorum ya aslında yoksun. Sensiz olmaz diyorum ya, aslında sensiz yaşıyorum.. Bir de sevgin olmasa.. Beni yaşatan beni asıl boşlukta tutan derde boğan senin o masum sevgin değil mi.... Canımın nefes almayan parçası, bitanem; Bir çiçeği düşün, susuz yaşar mı? Ben bir çiçeğim.. Güzel olması önemli değil.. Senin çiçeğinim...Sen yanında yokken boynu bükülen, sen varken capacanlı fakat hep solmaya mahkum bir çiçek..... Çiçekler içlerinde su olmadan yaşayamazlar. İşte ben bu'yum.. Masum bir çiçek, İÇİMDE SEN OLMADAN YAŞAYAMAM... Belki yanımda değilsin ama içimdesin. İçimde bir karanlıksın.. Üzülme seni seviyorum diye, üzülme böyle oldu diye... Ben biliyorum senin hatan değildi.. Hata bende.... Sen sadece masum bir yüz'sün.. O'yüzün hatlarını ben yaşıyorum.. Başkalarına gülümsediğinde, gerilen yüzünün acısını ben çekiyorum.. Sakın ağlama, gözyaşlarına dayanamam... Beni yüzünde bir leke olarak düşün, hep seninle olucak hatta seninle beraber toğrağa girecek bir leke.. O'lekeyi sev ama leke olduğu için, seni güzelleştirdiği için değil..Değersiz bile olsam ömrünce, yaşadığın sürece yanında olan herhangi birşeyin olayım.. Fakat beni sakın UNUTMA.. Senden öncesi diye birşey hatırlamıyorum, senden sonrasının da olmasını istemiyorum.. Seni, yanlış yazılmış bir yazı gibi silmek istemiyorum kaderimden.. Belkide bu yüzden kurtulamıyorum bu sevgiden.... Sana son birşey söylemek istiyorum.. Bir gün olur da sen gülerken ben ağlıyor olursam, sakın benim için üzülme. Kimseye ah etmem, kimseye düşmanımdır demem. Bana en büyük kötülüğü edene bile.... Ama biri seni üzüyor veya üzerse, işte o benim düşmanımdır.. Sakın benim için üzülme BENİ BANA DÜŞMAN ETME.. |
Bilmiyorum ayrilik hangimizin gözünü açti. Yalniz kalmaktan hangimiz kârli çikti. Ben gözyaslarimi gizlemeye çalisirken. Senin sevinç çigliklarin bendimi asti. Gördümya senin benlik anlayisini. Umursamaz oldum senden kalan matemimi. Sevmisde olsam bir zamanki halini. Inan dinlemeyecegim gelecek olan feryadini. Ahmet Arslan |
Kimse layık değil senin sevgine Canım ne yapalım, yetişemiyor Hala rast gelmedin kendi dengine Nice alta insen, erişemiyor Boş ver be, aldırma! neyine lazım Sen var ya.. şu ömrü hep dolu geçir Ben; sevda üstüne zaten ahrazım İstediğin zaman bu işi bitir Hünkar Dağlı |
Gardiyan Sılaya hasret kaldım gözlerinde. Sevgiye yoksul kaldım kalbinde. Mutlu hayatım çile dolu oldu sayende. Bu gurbetten kurtulmak istiyorum, Duyan yok mu sesimi? Gardiyan sana sesleniyorum. Kalmak istemiyorum parmaklıklar ardında. Yeter çektiğim bu ceza. Bırak beni bırak da gideyim yeni sevdalara. Hacer Yıldız |
Yüreğim Yangın Yeri Okşarken kalbimi karbeyaz bulutlar, Duman renkli güvercinler konarken dudağına gökyüzümün, Afet-i başlattı birden gidişin. Org melekleri uçuştu Ellerime dokundu sevda remilli bir cinayet. Devlet arması koparılmış bir zafer tacı gibi, küle ve tuza bandın bu sevdayı. Gidişin gönlümdeki yanardağın patlamasıydı Ve bir bir eritmesiydi uvuzlarımı... Perdeler indi,tozlar uçuştu,gözyaşı yağmur oldu Yandım ateşlerle dondu toprağım Ve gördüm hasretinle çürüyen günlerimi... Sürüklendim sonra,tutarak bir atın yelesinden arasından geçtim insanların,bir gürültüyle duyan olmadı..... Dağlara çıktım sonra, en keskin şarkıları dillendirerek yorgun dudaklarımla, geçmişi seyrettim gözbebeklerimin içindeki suzişanla.. Parçaladım hücresini yaşamın, suyu havaya ekledim,ikisini toprağa. Toprağı dinledim yalınayak aştım koruları Ama yinede o mutad işaretini bulamadım,vaad ettiğin cennetin. Çırpınmayı bile unutmuş bir serçe gibi, Sakladım,sol mememin altındaki cevahir'de,kanatlarımı. Kadınlığın böyle karşıma dikeldikçe utandım, Savaşamadım içimdeki yangınla. Hayatla katlayamadım genç yaşımı, Yirmimde çarptı beni bu ayrılık firak-ı. Perdeler çekili,kapılar sürgülü,bahçe duvarları yıkık, Yazlar,baharlar yokuş aşağı yuvarlandı Deli bir poyraza döndü hayatım. Gidişin yanardağın patlamasıydı Ve bir bir karartmasıydı düşlerimi. Bizans surları,Osmanlı bedestenleri ve Hünkar camileriyle, Aziz İstanbul'da güneşe açık bir pencerem kalmadı. Pendik sırtlarında yorgun,telaşlı,eskimiş, solgun ve acılı bir 'ben'varım şimdi... Gittiğin bu yerde karanlık bir tomurcuk bıraktın senden arda... Şimdi gözyaşlarım avuçlarımda bir alev topu. Oku kadınım,OKU! ! ! Ayırma gözlerini kelimelerden ve istersen bir günlük doğan bir böcek gibi düşünme hiç yarını... Sadece oku ve hisset kelimelere işlediğim kalp yangınımı, sez sana olan bağlılığımı. Oku kadınım,OKU! ! ! Yüreğimin yangınını döktüm bu satırlara Alev alan kağıdı söndürmeye çalıştım gözyaşlarımla, Şimdi elinde,yarı yanık,yarı yaş bu şiirim Bin asırlık uzun bir gecenin eseridir..... Oku kadınım OKU! ! ! Ve artık geri dön. Çünkü; Gidişin yüreğimdeki yanardağın patlamasıydı... Ahmet Nuri Köse |
bıravo bıravo şak şak şak ... seni tebrik ediyorum güzel di okuyunca içimde birşeyle olduhunu anlamaya başladım cok güzel ve yine şak şak şak... :smiley32: :smiley32: :smiley32: :smiley32: |
Gitmek mi Zor Kalmak mı? Bazen gitmek kalmaktan daha zordur Ben gitmek zorunda olanlardandım Senin ardından o şehirde yanlış yaşayamazdım Senin adını giderken de anmadım İbrahim İmer |
Dün gece gördüm seni Ay doğarken oradaydın Bir içim suydu çocukluğun Keşke o gün içseydim seni Dün gece ay doğarken Ormanda ışıkla oynaşan Bir mor menekşeydi çocukluğun Keşke o gün koklasaydım seni Ay ışığı saçılırken geceye Oradaydın saçların omuzlarında Fırınlanmış bir meşe tahtasında Yıkasalardı seni yeşerirdi Keşke o gün öpseydim seni Vecihi Timuroğlu |
suları boğdu dalgalar ... ses hoyrat sevinç yılgın şakaklarım sonbahar II "muhbiri çoğalmış sevdanın" yapışmış tenime ter elime kir sessizliğin ortasında bir deli rüzgar akşamdır avuçlarında marmara’nın akşamdır şiire karıştı sular sularda çoğalır sevdalar ellerim ah! ellerim nasıl anlatsam gece gece kokuyor çocuklar Yılmaz Odabaşı |
Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi Neydi çekip kendine, beni bağlayan Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan Elleri ta içimde o dev miydi Etime bir alev değmişcesine Nasıl da yakardı öptügü zaman Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan Yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine Hani o yalnız benim olan gül, kırmızı Gozlerimin önünde açılan sonsuz bahçe Hani, o var olmalarımız öpüştükçe O delice sürdürmeler yaşantımızı Hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka Sarıldıkca güçlenmek, bütünlenmek Kudurmuş arzularla zamanı yenmek Ve en kuytularda buluşmak korka korka Kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden Kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara Varmak icin o sevgiyle açılmış kollara Apansız düsmek yükseklerde bir yerden Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de Sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık Avunmak... Kırık dökük anılarla artık Kimbilir? o geceler yaşanmadı belki de Ümit Yaşar Oğuzcan |
Gitmek VeYa Gitmek:(( Bazen de bilmek lazım Gitmeği Veya kalmayı… İstenmiyorsan gideceksin Bir daha görünmemek üzere… İstendiğini bildiğinde ise kalacaksın, Ucunda ölümün olduğunu bile bile Ben hep ölümüm pahasına İstenmeği isterdim… Ama olmuyormuş benim istemimle Asıl istek karşıdan gelmeli Gelmiyorsa karşıdan istek, Fazla da yormamak gerek kendini --ve karşıyı Bana eyvallah karşıdaki sevgili Seni sana emanet ederek, Seni sana bırakarak, Gözüm sende kalarak gidiyorum… Unutma ki senden alacağım var. Sendeki alacağım sadece Yüreğimin kira bedelidir. Sendeki alacağım Sevgimin ödenemez ücretidir Hoşçakal… Hoşçakal ve kendine çok ama çok iyi bak… Unutulmayacak sevgili… Orhan Çapan |
Ayrılık iki rayı gibiyiz bir tren yolunun yakın olması neyi değiştirirki son istasyonun Sunay Akın |
Anılar Gözler dalmis derine, yine ayni noktada Anilar, hâtirâlar, geri kalan ortada Artik erismek zordur, doyulmayan o tada... Bahtsizlik, tâlihsizlik, yak bakalim sigara!.. O ilk günkü tanisma, göz önünden gider mi? Bulustugumuz o Gar, simdi rahat eder mi? Ya Park'ta ki gülüsler, artik hepsi heder mi? Hep yürewi dagliyor, kapanmayan bu yara... Âni çalan Telefon, küskün âdetâ susmuş... Asir gibi geceler, aglayip da kan kusmuş... Mehtâbda ki yildizlar, bulut ardina pusmuş... Zindân olmus ortalik, neden heryer kap-kara? Yapraklar dökülüyor, hep habercisi Güz'ün Gecelere arkadas, bir hazzi yok gündüzün Bir nefes almak bile, arttirir Ton'la hüzün Gel de hâlim böyleyken, bende tebessüm ara... Siirler hicrân yüklü, keder dolu besteler Kalemim yenisini, yazmam için üsteler Peki ya okuyanlar, onlar nasil histeler? Bir dermân bulunur mu, fâsilasiz efkâra? M. Engin Karatay |
Acıları Kurşunlamak Yüreğimi aç , kapıları arala , Uçurumlarda yürütme beni. Çalınmış özlemlerin yası, Atılan kurşunlardan değil , Acılardan, tâ içlerdeki acılardan. Acıları kurşuna dizseydim , Ölürler miydi? Yoksa yüreğimi sakat mı bırakılardı ? Doğar mıydı özlemlerle yeniden ? Vursaydım yüreğinden sevdanın , Ölür müydü ölümüne ? Yavuz Bayram Çalışkan |
Hatıra Dün bir gölge gibi geçti yanımdan, Oydu; bir bakışta tanıdım onu: Rüyalarıma tayf halinde konan, Peşime bir korku gibi düşen o! Bazı bir yapraktı, bazı bir rüzgar, Dolardı aydınlık olup odama! Bahçemde süzülür giderdi bahar Sabahın fecri vururken cama.. Ayakları kumda bırakmadan iz Yanıma gelirdi hep gecelerdi; Sanki bir lahitten kalkar ve sessiz, Uzak bir maziye dönüp giderdi. Bir avuç ışıktı incecik yüzü; Gözleri geceler gibi derindi; İçine başımın her an düştüğü Avuçları sudan da serindi. Geçerken dün yoldan ruhumu saran Bir gölge halinde ve ağır ağır: Tanıdım, o yadı hoş zamanlardan Seven ve yaşayan bir hatıradır.. Ahmet Muhip Dranas |
Aşk Sadık Kalmakmış Bir Güle Bi zaman olur, Bakmışsın iyileşmiş En derin yaraların... Acıların artık boş kalmış Odanın loş ışıklarında. Hani geçmez gibi geliyordu ya Dayanılmazdı Yalnızdı Ve çaresizlikti ya hani.. Nerde şimdi. Geçmedi mi, Bırakıp gitmedi mi seni Zamanla akıp giden su misali.. Öğreneceksin oğlum Daha çok zaman var. Ama iyi başladın Acılarınla yaşamaya Ve gülmeye her ne olursa olsun.. Çok kolay olmadı Çok çabuk olmadı Biliyorum... Ama bak ne Öğrendin Aşk; Sadık kalmakmış bir güle.. Bir daha olamayacağını bile bile.. Osman Fatih |
GENE GİDİYORUM KARANLIĞIMA... hoşça kal sevgilim sesini sesimde eritenim hoşça kal bak gene gidiyorum karanlığıma -yaralıyım gerçi, hem unutkanım- en delişmen denizlerin dibini kurcalaya kurcalaya hemen herkesin bildiği ama senin bilmediğin tanrı'nın ve şeytan'ın da bilmediği bilemediği dörtbaşı bayındır karanlığıma güneydoğu rüzgârları esiyor saçlarımda bulutlarsa sarmaş-dolaş oluyor ve ben senin fazla esmer sıcaklığından bir yavru kuşun, bir yetim kuşun kalp kapakçığından geçiyorum karanlığıma: -hayli hırçın ve cihangir karasevdama- sözümün sancısından şikâyetçi değilim yüzüm mü? yangın yeri ocağına zulüm düşmüş şairim bari sen anla! de hadi -sıradağlar güzel, sular süzgündür sen giderken karanlığına seni daha derinden düşünüyorum sevdim seviyorum seveceğim son sözlerin şöyle olsun: -git şu berbat dünyanın suratına tükürenim mızıkasını gecede yitirmiş o çocuksun sen senin gitmen gerçekte bana gelmendir beyninin yüreğinle kesiştiği noktadan ruhunu kemiren yalnızlığından defalarca öperim... |
Arife tarif Öyle bi aş olsun ki derim... "Biraz taş biraz hayvan biraz düş" Ve göğe aşırdığım kuş Denizin mor bostanından Süngerim al soğanım Soluğumdan açan lale Mutluluğa geleceğe Yeter ki bir döşün olsun kocaman Bu aş ve bu vurgun seksen kulakta yenir Ve sıkarsa tabiy toplumsal petkan Öyle bir Aşk olsun ki derim... (Sevgi Duvarı) Can Yücel |
şimdi gidiyorsun... GİT !!! oysa senden tek bir damla istemiştim sana kocaman bir deniz sunmak için.. şimdi gidiyorsun.. GİT !!! ne zaman başladı bu hikaye ...anımsamak zor.. gençtim..hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım koymazdı öyle üç beş nöbetleri geceler içimi acıtmazdı böyle.. bir insan bukadar eksilebilir mi ?? !! hatırlarsan.. sesine uyku kaçmış bi adam vardı bu şehrin bi yerlerinde.. düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona.. gözlerinde gizledi o seni.. sen bilmedin.. o adam bendim ! unuttun mu... bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu ..seni unutamadı .. işin kolayına kaçmadım uğruna ölmedim yani !! uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep ... sen bunuda bilmedin... ben bir bakışına bin anlam yükledim.. sen aşka kestirmeden gittin... bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma... şimdi gidiyorsun... GİT !!! bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden bütün ışıklarımı söndürüyorsun.. bu cehennem cinayetlerini işliyorsun..sonra bunlara intihar süsü veriyorsun.. YAZIKLAR OLSUN ! YAZIKLAR OLSUN ! susuyorsun..susuyorum..susucaklarım bitmiyor... HANİ SEN SEVDİĞİNİ YARI YOLDA BIRAKACAK KADAR YÜREKSİZ DEĞİLDİN ! ? ! HANİ SEN BANA KALKMAYI DEĞİL ! DÜŞMEMEYİ ÖĞRETECEKTİN ! ? ! nerdesin ... nerdesin .... uzun lafın kısası yoktur..anlatacağım çok şey var... hoyrat bi rüzgar gibi geldin.. aklımı hayatımı dağıttın.. şimdi gidiyorsun... GİTTTT !!!!!! daha ayrılığa bile çarpmadan aşk bizden döndü... bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri... artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil... ama sana dokunmakta yasak bana ... göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır... sen varya sennnn !!! ALLAH KAHRETSİN ! YANİ ŞİMDİ GÖZLERİ SANA BENZEYEN Bİ KIZIM OLMİCAK MI ? YANİ ŞİMDİ BAŞKALARIMI SEVECEK SENİ .... ben saçlarını okşadığım zaman ellerin öksüz kalırdı.. ŞİMDİ GİDİYORSUN..... GİİTTTTTT!!!!!!!!! anonim |
-Pir sultan ölür dirilir- Bak şu bebelerin güzelliğine Kaşı destan Gözü destan Elleri kan içinde Kör olasın demiyorum Kör olma da Gör beni Damda birlikte yatmışız Öküzü hoşça tutmuşuz Koyun değil şu dağlarda San kendimizi gütmüşüz Hor baktık mı karıncaya Kırdık mı kanadını serçenin Vurduk mu karacanın yavrulusunu Ya nasıl kıyarız insana Sen olmazsan öldürmek ne Çürümek ne zindanlarda Özlem ne ayrılık ne Yokluk ne yoksulluk ne İşşiz güçsüz dolanmak ne gün gün ile barışmalı kardeş kardeş duruşmalı koklaşmalı söyleşmeli korka korka yaşamak ne kahrolasın demiyorum kahrolma da gör beni kanadık toprak olduk çekildik bayrak olduk döküldük yaprak olduk geldik bugüne ekmeği bol eyledik acıyı bal eyledik sıratı yol eyledik geldik bugüne ekilir ekin geliriz ezilir un geliriz bir gider bin geliriz beni vurmak kurtuluş mu körolasın demiyorum kör olma da gör beni Hasan Hüseyin Korkmazgil |
Gitmek Ve Gitmek Gidişler vardır, memleket terkedersin, Gidişler vardır geri dönüşü beklersin Gidişler vardır, gidişe benzemez... Gidişler vardır bir daha o kalbe dönülmez! ! ! Eylül GÖKDEMİR |
Sen Vurdunda Ben Ölmedim mi? Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi Çölde su, mah****a gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni Sense araya korkular koydun. Yasaklar koydun... Bitmez tükenmez engeller koydun Şimdi nerdesin diye sakın sorma Sen çağırdın da ben gelmedim mi? Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara, Yağmurlu havalara...Bu kasvetli akşamlara Sen varken Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına Otobüs duraklarına... Sen varken ayrılanlara ağlamazdım... Yıkılmazdım biten sevdaların ardından Gidenlere küsmezdim Kalanlara acımazdım... Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim Masumdum, çocuklar gibi Böyle delirmezdim-küfretmezdim... Hele ölmeyi hiç düşünmezdim. Şimdi soruyorum sana Adı sevdaysa bu cehennemin Sen yaktın da ben yanmadım mı? Biliyorsun Bütün acılarına 'yeşil ışık' yaktım olmadı Bütün korkularına'arka çıktım'olmadı Dağlara merdiven dayadım olmadı Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı Sevdim olmadı -yandım olmadı-taptım olmadı Benden artık pes Bu aşkın biletini istediğin gibi kes Nasılsa gidiyorsun Biliyorum git... Ama ardında Ağlayan bir çift göz Paramparça bir yürek Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan Çek silahını-daya sırtıma Titrersem namerdim... Sen vurdun da ben ölmedim mi? Ahmet Selçuk İlkan |
http://img404.imageshack.us/img404/543/elfbunaslgidiec3.jpg Bu nasıl bir gidiş böyle! Hastalık bulaşmış bir köyü terk eder gibi... Suya sabuna karışmadan akıp gider gibi... Suç işlemişcesine vatanından kaçar gibi... Bu nasıl bir gidiş böyle! İmge toplamak için mi istila ettin yüreğimi! Batırdın bayrağını göğsüme... İsteseydin... Sana el değmemiş ilhamlar verirdim... Gerek yoktu uygarlığımı ateşe vermene! Şimdi... Küllerinde duman tüten... Ve içinde ekmek pişen ker*** fırınların yıkıldığı... Harabe bir bedende soluk alıyor sevdan... Bu muydu istediğin! Yakışmadı!!! Yakışmadı bu galibiyet erliğine../...Sırıttı... Can özüm../..Yaşlı kurdum../..Serserim... Bir zamanlar hasretle bekleyenim... Söylesene... Bu nasıl bir gidiş böyle! Cinayet mahalinden uzaklaşır gibi... Kan davalını görüp saklanır gibi... Bir evi soymuşcasına pencereden atlar gibi... Bu nasıl bir gidiş böyle!!! |
Ask Basit Bir Ask Olsaydı ne kadarda zor "geri dön" diyebilmek...yaşanılan onca şeyi biranda hatırlamayacak olmak ne zor.. sonunda bitti...bitiremediğin,gidemediğin sevda da bitti.daha iyisi olabilirmiydi senin için? en kolay yol buydu.... ihanetinle sarsıldı bedenim... "seni seviyorum" demelerinin arkasında bile başka bir yürek varmış oysa...başka bir yürek için böylesine cesaretliymişsin.. adam gibi adam sandım ya seni.. adamlık bekledim.. oysa bilemedim korkaklığını... tek bir sözün bağlardı beni sana.. sen kendinle savaşırken bile seviyordum seni... bir başkasını sevdiğinde bile... ve bunu bile bile... sonunda bitti... artık ne kendimi kandırıyorum beni seviyor diye nede yalan söylüyorum dostlarıma.. "beni çok mutlu ediyor..." demek oysa nekadarda basitmiş... bu yalanı okadar çok söyledimki... sen o sırada bir başkasını severken... ve ben bunu bilirken... nedersen de bana... seni kaybetmemek için kendime bile yalan söylerken, nedersen de... susmaların zamanı şimdi... odam soğuk,odam karanlık.. duvarlarda iki yüz görüyorum artık... sen ve ortağım... ben neredeyim cancazım... yüreğinin derinliklerinde mi yoksa? seviyormusun beni hala? bak nekadar kolay kendime yalan söylemek... ihanetinle sarsıldı bedenim.. acıdı yüreğim.. bu aşk basit bir aşk olsaydı kabullenirdim gitmeni.. ama basit olmadığı için senin saçının bir tek telini bile bir başkasıyla paylaşamam.. yolları ayrı olanlar birbirlerine danışmazlarmış.. o zaman bana sormadan git sende.. ama unutma; herzaman herşeyim oldun... beni sevmenin bu kadar zor olduğunu bildiğim halde.... |
Sevmeyi bilmeyen ne anlasın Gül yüzlerde solmuş güller açmaz oldu söyle Niçin garip aşıklar düşmüş sefil yüreklerde Sevda bağlarında bülbül feryat eder güle Aşık şem a yanar sevmeyi bilmeyene Kaç aşık bir maşuk uğruna düştü çöllere Umut besledi benim gibi kuru bir gülde Aşık olanın derdi vuslat bulmaktır sevgiliye Naz eder sevmeyi bilmeyen merhametsiz zalimce Kim var benim gibi derde düş olup aşka yanan Bir hayale uğrunda koşan varmı benim gibi yorulmadan Aşk ehlinden olup ölümü bekleyen aşkı tatmadan Varmıdır benim gibi Firavun yürekliye aşk ilan eden Zaman nedir sevmeyi bilmeyene aşk hikayedir Çile dost olur şem a yanan aşığa şerbettir Zehir aşık olan için bir tebessüm ilk bahardır Sevmeyi bilmeyen ne anlasın aşk sevgi nedir? Yılmaz Öztürk |
Artık soru sormayacağım sana, Dilediğini yapmakta serbestsin. Yaşa yaşayamadıklarını... Ama unutma, Zaman her dakika yalnızlıklar yaratır, Beni dinleme istersen, Ama hayat bu, ağlatır. Artık soru sormayacağım sana, Anlatmak zorunda değilsin yaptıklarını Sözlerinden belli, İçinde çığlıklar sakladığın... Ve aradığın, Geride bıraktıklarını... Ama unutma, Seni kimse sevmedi benim kadar, Hatıralarıma dokunma ne olur, Dokunsan ağlayacaklar... Ahmet Beltekin |
NEYLEYİM SEN YOKSAN EGER DÜNYANIN SERVETİNİ NEYLEYİM SEN YOKSAN EGER YAZI, KIŞI, BAHARI NEDE HAKLIYMIŞ MEGER AŞK UGRUNA YANANLAR SENDE BENİ YAKIP GİTTİN GEÇEN YIL BU ZAMANLAR ELİMDE YOK ADRESİN ŞİMDİ BİLMEM NERDESİN AŞKININ ÖDÜLÜMÜYDÜ HABERSİZCE GİDİŞİN SANA ÖYLE HASRETİM BU TEMMUZ AKŞAMINDA NEYLEYİM SEN YOKSAN EGERNEYLEYİM İSTANBULDA ferdi tayfur : neyleyim sen yoksan eger |
| Saat: 08:46 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık