![]() |
Sen varken herşey güzeldi, Deniz çarşaf gibi, Hava güneşli. İçimden zıplamak gelirdi, Havalara yaramaz çocuklar gibi. Sen varken içim içime sığmazdı. Zaman yanında su gibi akardı, Güneş ufukta bir bilinmez. Çılgın rüzgar başımızda, Aşkımız kalbimizde, Yangınımız tenimizdeydi. Ateşle barut misali , Yanardık birbirimize Herkes imrenerek bakardı; Kime ne!! Mehmet Kızılkaya |
Ciğerimin ortasında üç damla kan duruyor Biri yaşamak der, kabarır Biri özgürlük der, yanar Biri kardeşlik içindir. Gözümün bebeğinde üç damla yaş durur Biri mutluluk der, dökülür Biri insanlık, taşar, Biri senin içindir Tevfik Akdağ |
Yalnızlık Yalnızlığımı; içime çekip hissettim bir kez daha gözlerimde ise sonsuz bir karaltı yanımda dost bildigim iki bira beni anlayacaksan,deger veriyorsan; hisset kokumu,nefesimi ,bedenimi,yanlızlığımı yanlızlığı anlayacaksın elbet, yakamı bırakmayan illeti. ağlayıp gözyaşlarınla sulayacaksın, senin yüzünden gittiğim, hep yapayalnız kalacağım mezarımı. uzerımde ne bir çiçek bitecek ne de bir kus gezinecek anlayacaksın! yakamı bırakmayan illet Erkan Balaban |
Sonra kaç yıl yaralı bir hayvan gibi Gezdim sokaklarında Sonra kaç yıl bir sevgi aradım İstanbul’u aradım. Belki de seni aradım bilmeden Ayaklarımın dibinde den,izler can çekişti Şehirler parçalandı Bir çağ öldü gözlerimin önünde Benim en güzel çağım öldü. Bizi topraktan yarattılar Gel gör ki... Bu şehirde Benim toprağım öldü. Seni aradım bu şehirde yıllarca Yana yakıla seni.. Sen kimdin, sen neredeydin kimbilir. Hep böyle sensizmiydi bu şehir. Bu şehir İstanbul’muydu ? Öyleyse sensiz yaşanmazdı bu şehirde Gemiler demir almazdı Trenler işlemezdi Sen olmasaydın Bir ömür bitip Yepyeni bir ömür başlamazdı içimde Bahar gelmezdi Ağaçlar çiçek açmazdı Seni bulmasaydım Ve ben yoktum İstanbul yoktu Sen olmasaydın. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Yalnızlık Rıhtımı Yanlızlık rıhtımına bağladım umutlarımı Şimdi hareket saatini bekliyorum Bir gemi misali Martıların benim için ağladıklarını duyuyorum Bir çocuk misali Sonrada umutlarımın birer birer Yandığını görüyorum Bir ateş misali Senin de onlarla beraber Uçup gittiğini hissediyorum Acemi bir kuş misali... |
Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin Sana kafir dediler, diş biledim Hak'ka bile Topladın saçtığı altınların yüzlerce elin *****lendin de garez bağladım ahlaka bile. Sana çirkin demedim ben, kafir demedim Bence dinin gibi küfrün de mukaddesti senin Yaşadın beş sene kalbimde, misafir demedim Bu firar aklına nereden, ne zaman esti senin. Zülfünün yay gibi kuvvetli çelik tellerine Takılan gönlüm asırlarca peşinden gidecek. Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine Seni aşkım canavarlar gibi takip edecek. Faruk Nafiz Çamlıbel |
Acı Yalnızlık I Bu şehre gelmemek vardı, çaresiz... Kalkıp geliverdim bir akşamüstü. Uzak, uğultulu şarkılarla, Uzak, uğultulu karanlıklardan. Tüm sevgilerin sıcaklığı içinde, Tüm özlemleri dindirmek için. Bu şehre gelmemek vardı, böyle. İstasyonları soğuk, meydanları boş, Caddeleri sensiz bulmamak vardı. Avuçlarımıza alıp bir deli yüreği, Dolu bir kadeh gibi meyhanelerde, Buğulanıp buğulanıp kırılmamak vardı. Bu şehre gelmemek vardı. Ama... Askerdim, mecburdum, çaresizdim. Seni ve Türkiye`yi seviyordum. Çağrılar mübarek ve güzeldi. Sen özlemli ve sıcaktın. Kalkıp kapına geldim, deli-divane. Uzak unutulmuş kasabalardan, Uzak unutulmuş türkülerle. Tüm sevgilerin sıcaklığı içinde, Tüm özlemleri dindirmek için. II Sen yalnızlık diyorsun; ben başka türlü anlıyorum. Manaları değişiyor kafamda kelimelerin. Kalkıp yollara düşüyorum, sana gelmek için. Seni bulmak için o eski bahçelerde, O eski şarkılarla hülyalı, sarhoş. Seni duymak için, seni yaşamak için, Seni yeniden yaratmak için mısralarımda. Seninle başbaşa uyumak için son uykumuzu, Son şarkımızı söylemek için mağrur ve güzel, Bütün insanlara karşı mert ve pervasız, Bütün kainata karşı hür ve aydınlık. III Birlikte girdiğimiz salonlardan, Sen bir başkasıyla çıkıp gidiyorsun. Dolu bir kadeh gibi kırılıyorum avuçlarında. Eğilip parçalarımı toplamıyorsun Yabancı ayaklardan. Kahroluyorum! Üstelik askerim, mecburum, bırakıp gidemiyorum. Kurtulamıyorum sağnağından hatıraların. Hangi kaldırım taşına bassam, sen eziliyorsun. |
SEN VARKEN Saçlarım darmadağın Hiç tarak vurmadım sen gittin gideli Boşalmış beynimdekiler Düşünemez olmuşum Seninle geleceğimi yok şimdi Sen yoksun karşımda çaresizim Güzelleşmek istemiyorum Ne yapıyorsam senin uruna yapıyordum Sen varken Hayat güzeldi Yarınlarım yok şimdi Tüm umutlarım yok oldu şimdi Sen gittin gideli Ne hayatım da huzur var Ne uykularım huzur var Senin yokluğun gibi Sen gittin gideli Huzursuzum huzursuz şimdi Senin gelmeni bekliyorum Sen yoksun bense çaresizim |
Yalnızım Sana yazdigim siir yarim kalacak, boynu bükük kalacak tüm sözcüklerim. Sana olan sevgimi kalem duyacak, kagitta bilmeyecek canim sevdigim!!!!! Keske seni tanimamis olsaydim, ozaman asik olmazdim. Ama simdi daha mi iyi, simdi seni taniyorum ve seviyorum ama sen beni sevmiyorsun ve bana gelmiyorsun!!!! |
SENSİZLİK HERGÜN ÖLMEK DEMEKMİŞ Bir bak. Gözlerimin içine,içine bir bak. Bu bir düş degilki kaldırsınlar uyanayım. Dolu,dolu digilmi yaşananlar.? Söyle hangisini unutayım.? Artık bir bu şehre inat. Bir,de sana inat nefes alıp veriyorum. Sanma,ki kalmadı hiç umudum. Her sabah umutla dogan güneşten borç istiyorum. Artık hiçbirşeye isyan etmiyorum. Buna,da olsun diyorum. Buda geçer diyorum,buda geçer. Bak gördünmü.?geçti işte. Ne senden bir eser kaldı. Nede ben bir eserde. Aklımda senden kalan iki cümle. Umutsuz yaşayamaz bir insan demiştin. Oysa benim tek umudum sendin. Birde insan birkez ölür demiştin. Lanet olsun yalanmış. SENSİZLİK HERGÜN ÖLMEK DEMEKMİŞ |
| Saat: 07:26 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık