![]() |
Uc bayan ve uc erkek is icabi trenle bir seyahate cikmalari gerekir. Tren garina giderler. Uc bayan 3 bilet aldigi halde erkekler tek Bilet alir. Bayanlar bunun sebebini sorduklarinda erkekler "bekleyin Ve gorun" derler. Trene binerler ve tren hareket ettikten bir sure sonra uc erkek Kalkip hep beraber trenin tuvaletine girerler. Biraz sonra konduktor Gelir ve uc bayandan uc bileti alir. Tuvaletin onunden gecerken Kapiyi tiklatip,"bilet lutfen," der. Kapi acilir ve bir el bileti Uzatir. Bayanlar bunu gorurler. Taktigi kapmislardir. Donus Yolculugu icin yine gara giderler. Bayanlar bu sefer tek bilet Almislardir. Erkekler ise hic bilet almaz. Bayanlar yine sasirip Sebebini sorduklarinda Erkekler yine bekleyip gormelerini soylerler. Bir sure sonra yolculuk baslar. Once bayanlar kalkip tuvalete girer. Ardindan DA erkekler karsisindaki tuvalete. Konduktorun gelmesine yakin bir erkek cikip karsi kapiyi tiklar ve "bilet lutfen," der. Acilan kapidan bir el bileti uzatir. Bileti Alan erkek diger tuvalete geri girer!.. |
isa seni izliyor Hırsız, gecenin yarısında bir eve girer. Karanlık koridorda, yaktığı küçük el fenerinin ışığında ilerlerken bir ses duyar,"İSA SENİ İZLİYOR!" Şaşkınlık ve korkuyla etrafına bakınan hırsız, bir yandan da evdeki değerli şeyleri aramaya devam eder. Tekrar ayni sesi duyar, "İSA SENİ İZLİYOR!" Bu kez hırsız elindeki feneri çevrede gezdirmeye baslar ve bir papağan görür. "Bunu sen mi söyledin?" diye papağana sorar. Papağan, "Evet, yalnızca seni uyarmak için" der. Hırsız, "Ne ! beni uyarmak mı! kimsin sen ? Adın ne senin ?" Papağan, "Musa" diye cevap verir. "Musa !" der hırsız, "Hangi salak bir papağana Musa adını koyar ki !?" Papağan cevap verir, "Bilmiyorum ama arkanda duran Dobermana 'isa' adını veren salak olabilir.... |
Yaşluluk Uzun zamandır birbirlerini görmeyen Dursun ile Temel kahvede karşılaşmışlar. Dursun başlamış anlatmaya: - Ula Temel artık yaşlanduk.Ayaklarum, kollarum, başum anlayacağun her tarafum ağriyi. Bu yaşliluk ne kötü bişeydur. Eeee sen nasilsun bakalum ? Temel cevap verir: -Eyiyum eyiyum. Anamdan doğduğum ilk günkü gibiyum. Başumda saçum yok. Ağzumda dişum yok. Altuma yapayrum haberum yok. |
ENAYİMİYİM BEN? Delinin biri hastanenin bahçesinde el arabasını ters çevirmiş ve sürmeye uğraşıyormuş. Bunu gören doktor: - Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı. Deli hemen cevap verir: - Geçen gün senin dediğin gibi sürdüm akşama kadar kum taşıttırdılar, enayimiyim ben! |
fATİHİN YİĞİTLERİ Bir gün Cennet'in kapıları şiddetle vurulmuş: -Güm Güm Güm !! İçeriden seslenmişler: -Kim o? Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: -Biz İstanbul’u fetheden Fatih'in yiğitleriyiz! İçeriden hoş geldiniz diyerek kapılar ardına kadar açılmış ve yiğitleri içeriye buyur etmişler. Her şey çok güzel gidiyormuş. Ta ki, 40 yıl geçinceye kadar. Bir gün kapılar yine şiddetle çalınmış: -Güm Güm Güm !!! İçeriden sormuşlar: -Kim o? Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: -Biz İstanbul’u fetheden Fatih'in yiğitleriyiz! İçeriden hemen cevaplamışlar: -Hadi len! Onlar 40 yıl önce geldi! Dışarıdan yine ses gelmiş: -Biz mehter takımıyız ancak geldik!!! |
müslüman ayı Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafindaki güzelliklere bakiyormus. "Evrim ne güzellikler yaratiyor!" diye düşünüp mest oluyormus.Birden arkasinda kocaman bir ayi belirmis ve onu kovalamaya baslamis. Adam bütüngücüyle kaçıyormus ama her arkasina bakista ayinin daha yaklasmis oldugunu fark ediyormus.Dakikalarca süren bir kaçisin sonunda adamin ayagi yerdeki dala takilmis ve düşmüş; ayi adamin üzerine atlamis, pençesini kaldirmis. Tam vurmaya hazirlanirken adam "TANRIM!!!"diye bagirmis. Bir anda zaman durmus, ayi donmus,ormandaki nehir bile akmaz olmus. Bir anda orman kararmis ve gökyüzünden bir isik huzmesi adamin üzerine parlamis. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama: "Yillarca bana inanmadin, yaradilisi kozmik bir kazaya bagladin, sana bu durumda yardim etmemi miistiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymaliyim?"demis. Adam utanç içinde: "Biliyorum bunca yildan sonra dindar biri olmayi istemem haksizlik, ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz. " demis. Ses: "Peki."diye karsilik vermis veı isik kaybolmus. Nehir tekrar akmaya baslamis. Her sey eski haline dönmüş.Ayi pençesini indirmis,ve konusmaya baslamis: "Tanrim,senin rizkinla orucumu açiyorum, hamdolsun verdigin nimetlere |
Mevlevi, Bektaşi ve Softa yemekten sonra ikram edilen bir tepsi baklava için rüyaya yatarlar. En hayırlı düşü gören baklavayı alacak. öneri kabul edilir. Yatar, uyurlar. Sabah olunca Sofu: "Ne düş gördünüz anlatın bakalım?" der. Mevlevi sikkesini basına geçirerek: "Hayırdır inşallah göklere çıktım" der. Hoca da: "Ben ise düşümde cennete gittim," der. Bektaşi: "Erenler, ben de gece birinizin göklere uçtuğunu, diğerinizin de cennette gezdiğini görünce, 'Artık bunlar fani dünyaya dönmezler' diyerek kalkıp baklavayı temizledim!" der. |
Filozof Temel Temel İle Birol Karadenizli Temel ile Birol birlikte tatile çıkarlar. Fethiye'de, Kelebekler Vadisi'nde kamp kurarlar. Aksam güzel bir yemek yiyip sonra uykuya dalarlar. Bir kaç saat sonra Birol uyanır ve Temel'i de dürtükleyip uyandırır. Temel uyku sersemidir: -"Ne oldu? Ne istisun?" -"Temelciğim. Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle." Temel gökyüzüne bakar ve cevap verir: -"Ha punun içun mu uyandirdun benu?. Paktum işte. Milyonlarca yilduz cörirum...İşıl işıl parliyan milyonlarca yilduz... " Birol tekrar sorar: -"Peki, bu sana neyi gösteriyor?" Artık iyice uykusu kaçan Temel biraz düşünür ve filozofça cevap verir: -"Teolojik olarak Allah'ın kudretinu ve kendu acizliğimuzu cörirum. Felsefi olarak, evrenun sonsuzluğunu ve onun karşisındaki önemsizliğimuzu cörirum. Astironomik olarak galaksilerun, yıldızlarun, gezegenlerun varliğini corirum. Meteorolojik olarak pucün havanun çok cüzel olacağinu cörirum. Yilduzlarun konumuna bakarak da gecenun körü ve saatin 3 olduğunu, penu luzumsuz yere uyandirduğunu cörüyrum... niye sordun punu paa? Ha sana neyi costerur?", Birol cevaplar: -"Ulan hıyar, çadırımızı çalmışlar..." |
Kabız Bi gün adam doktora kabız şikayetinden dolayı gitmiş ve doktorda ona fitil vermiş 1 hafta geçmiş ve gelmiş iyileşmedim demiş hasta 2. hafta geçmiş yine iyi olmadım demiş ve 3. hafta doktor sormuş nasıl kullanıyosun sen bunu demiş ve hasta tedavi olamamanın vermiş olduğu sinirle,bildiğiniz gibi içiyoruz işte dötümüze sokacak halimiz yok ya demiş.... |
Bir İngiliz,bir Fransız ve Temel'e vatan sevgisi testi yapıyorlarmış.İngiliz'e sormuşlar:"Vatanını mı daha çok seviyorsun,karını mı?"İngiliz:"Tabi ki vatanımı."Bunun üzerine İngiliz'e bir silah vermişler ve vatanını karısından daha çok seviyorsa bununla karısını vurmasını söylemişler.İngiliz bir süre sonra gelmiş."Karımı vuramadım.Vatanımı da seviyorum ama karımı daha çok seviyorum."demiş.Fransız'a da sormuşlar:"Karını mı daha çok seviyorsun,vatanını mı?"Fransız:"Vatanımı tabi."Fransız'a da bir silah vermişler ve karısını vurmasını söylemişler.Fransız bir süre sonra gelmiş ve karısını vuramadığını söylemiş.Sıra Temel'e gelmiş.Temel'e de aynı soru sorulmuş ve aynı cevap alınmış.Ona da silah verip Fadime'yi vurmasını söylemişler.Temel gitmiş.Evinden şangır şungur sesler gelmiş.Bir süre sonra geri dönmüş.Sormuşlar o sesler neydi diye.Temel cevap vermiş:"Verdiğinizi silah kuru sıkı çıktı.Ben de camdan aşağıya attım Fadime'yi... |
| Saat: 22:05 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık