![]() |
Yalnızlığıma İnat Sensizliğin kıyısında, Bekliyorum seni. Yalnızlığıma inat, Beklediğim gibi... Gökyüzüne soruyorum, Daha çok beklermiyim? ? ? Diyor ki; Onun kalbi, Bazen yağmurlu, Bazen parçalı bulutlu, Bazen de sana açık! Güneşe soruyorum; Bekle diyor gelecek... Sözleri yaksa da seni, Bakışları sımsıcak, Evet der gibi! Denize soruyorum; O da benim gibi diyor... Çok derin, İçinde bir yerlerde sen varsın! ! ! Ya onunla var olacaksın, Ya da içinde boğulacaksın! ! ! Ne denizi, Ne gökyüzünü, Ne de güneşi biliyorum. Tek bildiğim, Sensizliğin kıyısında, Yalnızlığıma inat, Seni beklediğim... Selhan Yurt |
Yalnıza Övgü Mutluluğun gözü kördür, Yalnızlık sağır. Ondandır biri tökezleyerek yürür, Öbürü uykusunda bile bağırır. Mutluluk yalnız kendisini görür; Unutur bu yüzden ilkin kendisini. Yalnızlık kendi tutukluğunda özgür, Boyuna bekler dönsün diye sesini. Mutluluk alışır kendisine, ölümden beter; Borçsuzluğuyla övünür, ama kedisi doğurmaz. Yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur; Boyuna kapısına döner, açan olmaz. Mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var... Her ikisinin de saksılarında çiçek. Biri hep başka bir renkle solar, Öbürüyse ha açtı, ha açmayacak. Özdemir Asaf |
tenimize sığınan yağmurun ürpertisiydi kaldırımlarla buluşan bir dilek türevi zührevi hastalıklardan muzdarip bir ****** geceye ilendi, gece kırıldı ve kıvrıldı kucağıma artık ne im, ne çetele gerekir ırayan kanımda tutuklu bir kızıl gül şiiri cılız bir bağlama sesi takılır kulağıma ve sevgilimin ürpertisi. kaygılanma katıl kalbine direnen aşka sen biriken bir yaşamak tövbesiz ve aşırı aşkın öğütleyen sözleriyle büyüyen sokak kedisi mırıltısı. huzurun doğdugu ve kutsandığı ölümün olduğu yerde nisyan yüzün acılı bir kuş hafifliği derdime derman ey dile dolanan şarkı belirgin ol kallavi bir acı ol ak kalbime çiçeğin rengine karış, arının vızıltısına şairin ruhu ol. kucağımda kıvrılan gece, fahişeyi izledi ve gölge dolanıp karnına oturdu gerçeğin ve şiarı şairin ah oldu ah uzandı sevgilinin kalbine dokundu İlhami Atmaca |
Düşlerime girer bir denizaltı Eksik yazılmış şarkılar gibi Sesi yankılanır kuşkularımda Korkmakla küçülmüş mü oluyorum Düşünüyorum düşünüyorum da Yıkılmış kentler gibi kalıyorum Bundan sonra ne inanç ona benden Bundan sonra ne sevgi ondan bana Avşar Temuçin |
Basit bir kareli defter de yeterdi Samatya istasyonunu anlatmak için akşamı beklerken beklerken parçalanmış umutları biraz önce yağmur yağmış o istasyon hüzün dağıtırken uzaktan bakanlara bile kıyı yolundan geçenlere ve yolculara ki hüznün kendisidir biraz şairdir akşama doğru anlayışla bakar istasyon şefi hafif gülümseyerek ve aldırmaz bile ve birden gün geçer aldırmaz tirenlerle yolcularla yüklerle biletlerle pasolarla geçer gün ve Egemen Berköz evine döner Kupkuru yüreği hüzünden hat boyu kırık dökük ev içlerinden akşama doğru bir gün bir kadın çamaşır asarken memelerini görmüştür bir gün don fanle bir adamı sabah sabah pilav yerken bir gün her gün çocuklar görmüştür kirli ve arsız bir gün her gün insanlar biletler istasyon memurları ve bir gün Egemen Berköz evine döner Sabah midesi bozuk öğlen fasulya kılçıklı bir parti satranç oynamış iki metin yazmış Pavese'den birkaç sayfa okumuş birkaç çıplak kadın resmi bakmış pencerede birkaç dal ağaç ve birkaç ondört onbeşinci kat uzaklarda rüzgârda perde uçuşmuş durmuş sonra aklında kaktüsleri sonra Ben Shahn'nın ve Amerika'nın insanları sonra Töbder'in ve Türkiye'nin insanları sonra çantasında bir ufak yeni sonra elinde bir küçük kavun sonra içinde kıpırdanan bir şeyler Egemen Berköz evine döner Tirenden inip istasyondan çıkıp istavritlere kolyozlara bir göz atıp tırmanır Mütesellim yokuşunu tırmanır Ünal apartmanının merdivenlerini düşünür ta beşinci kat onaltı numaranın kapısına kadar düşünür basit bir kareli defter de yeterdi basit bir kareli defter de. |
Yalnız Kalırsın Hiç bir güç yalnızlıktan üstte değildir, Bir gün sende yalnız kalırsan, bunu anlarsın... Ne varlıklar, ne güzellikler hep kalıcıdır, Yaşadıkça gün be gün yok olduğunu anlarsın... Düşün var mıydı daha dün, yüzünde şu çizgiler, Peki ya şu beyazlar saçlarına ne zaman düştüler, Bak gözlük te takmışsın, gözlerin mi sana küstüler, Geri dön de bak, geçmişinden özüne ne kaldığını anlarsın... Hani aslan gibi kükrer, kartal gibi de kapardın, Ne zamandı o, sen ki her işin en hasını yapardın, Kalabalıkta bir başına gibisin, neredesin, hani sen vardın, Dememiş miydim sana bir gün yalnızlığını anlarsın... Ne kadardır gittiğin yol, kendi gücünle, dimdik başınla, Ölçüsü ne iyiliğinin-kötülüğünün, yarinle, arkadaşınla, Sevdan, anıların da yalnızlar şimdi, sen gibi, bir başına, Takatsiz bedenine baksan, ruhundaki boşluğu anlarsın... Gördün mü gençlik aşkın da senin gibi, yorgun ve bitkin, Yetti mi ayrılıklara varlığın, aklınla, beyin gücün, Gönlün inzivaya çekilmiş, korkarak, duyuyorsun ölüme kin, Demedim mi yalnızlığın tanrı'ya has ve paylaşılamaz olduğunu anlarsın, En sonunda bir mezar taşında bir tek isim kaldığını anlarsın... 17.01.2006 Taşkışla/Taksim Bayram Tunca |
yalnızlığımın yalnızlığı... Yalnızız, beşikten tut, tabuta kadar yalnız; Ülfet, kara yalnızlık madeninde bir yaldız... kurgu değildir...hafif contrast verildi.. çerçeve eklendi.. |
Gecelerim gündüze,gündüzler gecelere karıştı Elinle diktiğin fidanlar çicekle tanıştı Yüreğimdeki mutluluk kuşları kaçıştı Aklımdan silemedim nerdesin... Baharlarım kışa,kışlar bahara darıldı Limanıma yalnızlık bandıralı gemi yanaştı Bu yorgun kalbim sensizlikle savaştı Aklımdan silemedim nerdesin... Emre Vehbi Alkan |
Başkenti Yalnızlık Olan Aşk Hakan AyazHer güzel şey gibi yarımdık biz de Bütün suçu akrep ile yelkovana atıp Zamanın zamansızlığından şikayet ederdik durmadan. Biliyorduk aslında zamanın bile kendisine ilaç olmadığını Ama bilmediğimiz birşey de vardı Üçümüz de birbirimize yabancıydık Yani sen ben ve biz Çünkü üçümüz de aşkın farklı zamanlarından geliyorduk. Aşkın bütün kalelerini fethedip köprüler kuruyorduk iki yakamız bir araya gelmesi için. Ama her defasında yalnızlığa çıkıyordu bütün yollar Ve beni her gördüğünde seni anlatıyordu bendeki sana. Ve her defasında bir eksik çıkıyorduk sevişmeyi unutup savaşmaya başladığımızda. Evet içimizdeki yalnızlığı sen doğurdun, Ben büyüttüm, Biz ise öldürdü. |
Bana sensiz yalnızlığı verebilir misin? En zorudur geride kalan olmak, giden yüreğinden silmiştir çünkü. Kalan, elinde kalanlarla yaşamını sürdürürken, yüreği dikenli tellerle çevrilidir. Her nefes alışı acı verir, gözünde hüzün kalıcı olur. Her şarkı gözlerini daldırır derinlere ve her şey gideni hatırlatır nedense. Sevda o zaman daha alevlenir, terk edilmek en büyük dağları eritir Neden engel olamaz peki, geride kalan bütün bunlara? Çünkü aşk acı ile beslendikçe, yüreği kemiren bir canavara döner. Kaybetmenin o derin sızısı, sorgulara düşürür beyni. Mantık yitirilmiş, mağlubiyetin en acısı ile yere serilmiştir artık. Hele birde o çok sevdiğinin başkaları ile sohbetine ya da kahkahalarına tanık olursa. Kendi hayatı altüst olmuş ama onun hayatı normal seyrediyorsa. Pişmanlık, eziklik, içine dönüklük, kendini suçlamaları, ben onun gibi neden unutamıyorum sorusu, çaresizlikte kıvranmanın acısı… İşte bitirir insanı, şu an benim bittiğim gibi Aslında alışkındım yalnızlığa ama daha önce hiç yalnızlığımdan ayrılmamıştım. Bu aynı şuna benziyor, hani hiç yürüyemeyen bir insan, yürüyemediğine üzülse de, o yükü taşır. Ancak bir gün yürümeye başlayıp daha sonra, o yürümeyi elinden aldığınızda, Bütün direnci kırılmış olur. İşte aşk aynı buna benziyor, sevmeyi tatmayan, tatmadan önce direnebiliyor yaşamın zorluklarına ve sevgisizliğe. Ama bir gün sevgi ile tanışıp, yalnızlığına ara verdikten sonra, ardından gelen yalnızlık yıkıcı oluyor. İşte sevgili, bu yüzden, bana ne desen boş, senden önce ki yalnızlığımı geri vermedikten sonra, senden sonraki bu yalnızlık, hep acı verecek bana. Sen ne haldesin bilmem ama ben yaşayan ölüyüm şu anda Sen bu yazdıklarımı okur musun bilmiyorum, ancak okuyanlar içinde senin gibi olanlar varsa. En azından insanlık adına, geride acılar içinde bıraktıklarına, sevgi veremeseler de, canlarını acıtacak tavırlardan uzak dursunlar. Sırf beğenilme ve hala istenildiğini görme egosu ile insana acı çektirmek, ben insanım diyene yakışmaz. Hele yaralı ise bir yürek, tuz basmak, insaf… O bu acıları hak edecek ne yaptı, bir sormalısın kendine, acaba o sevmekten başka ne yaptı? Sevmeye ceza vermek ve cezayı her gün çoğaltmak, insaf… Gidiyorsan bile insan gibi gitmelisin, sessizce ve gülümsemeden. Ağlamasan bile gözyaşına saygın olmalı! __________________ Kendini kandırma kızım! Ne sanıyosun sen hayatı pembe bi eLbise mi ? Bıkmadın mı etrafa Pembe gözLükLerLe bakmaktan Ya da poLyannacıLık oynamaktan? Geçmio işte acıLar Kaç kez anLatıcam sana Bu işLer internet bağLantına benzer Bi koparsa kaLırsın ortada Ne o küçük hanım niçin bu yaşLar? AğLama PaLyaço Makyajın Akar ! https://www.msxlabs.org/forum/images/statusicon/user_offline.gif |
| Saat: 13:22 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık