MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

NiliM 9 Haziran 2007 13:37


Yalnızlığıma İnat


Sensizliğin kıyısında,
Bekliyorum seni.
Yalnızlığıma inat,
Beklediğim gibi...

Gökyüzüne soruyorum,
Daha çok beklermiyim? ? ?
Diyor ki;
Onun kalbi,
Bazen yağmurlu,
Bazen parçalı bulutlu,
Bazen de sana açık!

Güneşe soruyorum;
Bekle diyor gelecek...
Sözleri yaksa da seni,
Bakışları sımsıcak,
Evet der gibi!

Denize soruyorum;
O da benim gibi diyor...
Çok derin,
İçinde bir yerlerde sen varsın! ! !
Ya onunla var olacaksın,
Ya da içinde boğulacaksın! ! !

Ne denizi,
Ne gökyüzünü,
Ne de güneşi biliyorum.
Tek bildiğim,
Sensizliğin kıyısında,
Yalnızlığıma inat,
Seni beklediğim...

Selhan Yurt


Sedef 21 9 Haziran 2007 14:39

Yalnıza Övgü
Mutluluğun gözü kördür,
Yalnızlık sağır.
Ondandır biri tökezleyerek yürür,
Öbürü uykusunda bile bağırır.

Mutluluk yalnız kendisini görür;
Unutur bu yüzden ilkin kendisini.
Yalnızlık kendi tutukluğunda özgür,
Boyuna bekler dönsün diye sesini.

Mutluluk alışır kendisine, ölümden beter;
Borçsuzluğuyla övünür, ama kedisi doğurmaz.
Yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur;
Boyuna kapısına döner, açan olmaz.

Mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var...
Her ikisinin de saksılarında çiçek.
Biri hep başka bir renkle solar,
Öbürüyse ha açtı, ha açmayacak.


Özdemir Asaf


Mystic@L 10 Haziran 2007 12:17

tenimize sığınan yağmurun ürpertisiydi
kaldırımlarla buluşan bir dilek türevi
zührevi hastalıklardan muzdarip bir ******
geceye ilendi, gece kırıldı ve kıvrıldı kucağıma
artık ne im, ne çetele gerekir
ırayan kanımda tutuklu bir kızıl gül şiiri
cılız bir bağlama sesi takılır kulağıma
ve sevgilimin ürpertisi.
kaygılanma katıl kalbine direnen aşka
sen biriken bir yaşamak tövbesiz ve aşırı
aşkın öğütleyen sözleriyle büyüyen
sokak kedisi mırıltısı.
huzurun doğdugu ve kutsandığı
ölümün olduğu yerde nisyan
yüzün acılı bir kuş hafifliği
derdime derman
ey dile dolanan şarkı belirgin ol
kallavi bir acı ol ak kalbime
çiçeğin rengine karış, arının vızıltısına
şairin ruhu ol.
kucağımda kıvrılan gece, fahişeyi izledi
ve gölge dolanıp karnına oturdu gerçeğin
ve şiarı şairin ah oldu
ah uzandı sevgilinin kalbine dokundu
İlhami Atmaca


Mystic@L 10 Haziran 2007 14:52

Düşlerime girer bir denizaltı
Eksik yazılmış şarkılar gibi
Sesi yankılanır kuşkularımda
Korkmakla küçülmüş mü oluyorum
Düşünüyorum düşünüyorum da
Yıkılmış kentler gibi kalıyorum
Bundan sonra ne inanç ona benden
Bundan sonra ne sevgi ondan bana

Avşar Temuçin


RuYa 10 Haziran 2007 15:17

Basit bir kareli defter de yeterdi
Samatya istasyonunu anlatmak için
akşamı beklerken
beklerken parçalanmış umutları
biraz önce yağmur yağmış o istasyon
hüzün dağıtırken
uzaktan bakanlara bile
kıyı yolundan geçenlere
ve yolculara ki hüznün kendisidir
biraz şairdir akşama doğru
anlayışla bakar istasyon şefi
hafif gülümseyerek
ve aldırmaz bile
ve birden gün geçer
aldırmaz
tirenlerle yolcularla yüklerle
biletlerle pasolarla geçer gün
ve Egemen Berköz evine döner
Kupkuru yüreği hüzünden
hat boyu kırık dökük ev içlerinden akşama doğru
bir gün bir kadın çamaşır asarken memelerini görmüştür
bir gün don fanle bir adamı sabah sabah pilav yerken
bir gün her gün çocuklar görmüştür kirli ve arsız
bir gün her gün insanlar biletler istasyon memurları
ve bir gün Egemen Berköz evine döner
Sabah midesi bozuk
öğlen fasulya kılçıklı
bir parti satranç oynamış
iki metin yazmış
Pavese'den birkaç sayfa okumuş
birkaç çıplak kadın resmi bakmış
pencerede birkaç dal ağaç
ve birkaç ondört onbeşinci kat uzaklarda
rüzgârda perde uçuşmuş durmuş
sonra aklında kaktüsleri
sonra Ben Shahn'nın ve Amerika'nın insanları
sonra Töbder'in ve Türkiye'nin insanları
sonra çantasında bir ufak yeni
sonra elinde bir küçük kavun
sonra içinde kıpırdanan bir şeyler
Egemen Berköz evine döner
Tirenden inip istasyondan çıkıp
istavritlere kolyozlara bir göz atıp
tırmanır Mütesellim yokuşunu
tırmanır Ünal apartmanının merdivenlerini
düşünür ta beşinci kat onaltı numaranın kapısına kadar
düşünür basit bir kareli defter de yeterdi

basit bir kareli defter de.


Sedef 21 10 Haziran 2007 20:14

Yalnız Kalırsın


Hiç bir güç yalnızlıktan üstte değildir,
Bir gün sende yalnız kalırsan, bunu anlarsın...
Ne varlıklar, ne güzellikler hep kalıcıdır,
Yaşadıkça gün be gün yok olduğunu anlarsın...

Düşün var mıydı daha dün, yüzünde şu çizgiler,
Peki ya şu beyazlar saçlarına ne zaman düştüler,
Bak gözlük te takmışsın, gözlerin mi sana küstüler,
Geri dön de bak, geçmişinden özüne ne kaldığını anlarsın...

Hani aslan gibi kükrer, kartal gibi de kapardın,
Ne zamandı o, sen ki her işin en hasını yapardın,
Kalabalıkta bir başına gibisin, neredesin, hani sen vardın,
Dememiş miydim sana bir gün yalnızlığını anlarsın...

Ne kadardır gittiğin yol, kendi gücünle, dimdik başınla,
Ölçüsü ne iyiliğinin-kötülüğünün, yarinle, arkadaşınla,
Sevdan, anıların da yalnızlar şimdi, sen gibi, bir başına,
Takatsiz bedenine baksan, ruhundaki boşluğu anlarsın...

Gördün mü gençlik aşkın da senin gibi, yorgun ve bitkin,
Yetti mi ayrılıklara varlığın, aklınla, beyin gücün,
Gönlün inzivaya çekilmiş, korkarak, duyuyorsun ölüme kin,
Demedim mi yalnızlığın tanrı'ya has ve paylaşılamaz olduğunu anlarsın,
En sonunda bir mezar taşında bir tek isim kaldığını anlarsın...

17.01.2006 Taşkışla/Taksim


Bayram Tunca


DrAm3vLH 10 Haziran 2007 20:22

yalnızlığımın yalnızlığı...

Yalnızız, beşikten tut, tabuta kadar yalnız;
Ülfet, kara yalnızlık madeninde bir yaldız...


kurgu değildir...hafif contrast verildi..
çerçeve eklendi..


Mystic@L 10 Haziran 2007 23:30

Gecelerim gündüze,gündüzler gecelere karıştı
Elinle diktiğin fidanlar çicekle tanıştı
Yüreğimdeki mutluluk kuşları kaçıştı
Aklımdan silemedim nerdesin...

Baharlarım kışa,kışlar bahara darıldı
Limanıma yalnızlık bandıralı gemi yanaştı
Bu yorgun kalbim sensizlikle savaştı
Aklımdan silemedim nerdesin...

Emre Vehbi Alkan


VerSchL@GeN 12 Haziran 2007 18:51

Başkenti Yalnızlık Olan Aşk

Her güzel şey gibi yarımdık biz de
Bütün suçu akrep ile yelkovana atıp
Zamanın zamansızlığından şikayet ederdik durmadan.
Biliyorduk aslında zamanın bile kendisine ilaç olmadığını
Ama bilmediğimiz birşey de vardı
Üçümüz de birbirimize yabancıydık
Yani sen ben ve biz
Çünkü üçümüz de aşkın farklı zamanlarından geliyorduk.
Aşkın bütün kalelerini fethedip köprüler kuruyorduk iki yakamız bir araya gelmesi için.
Ama her defasında yalnızlığa çıkıyordu bütün yollar
Ve beni her gördüğünde seni anlatıyordu bendeki sana.
Ve her defasında bir eksik çıkıyorduk
sevişmeyi unutup savaşmaya başladığımızda.
Evet içimizdeki yalnızlığı sen doğurdun,
Ben büyüttüm,
Biz ise öldürdü.


Hakan Ayaz


jöly 12 Haziran 2007 22:05

Bana sensiz yalnızlığı verebilir misin?

En zorudur geride kalan olmak, giden yüreğinden silmiştir çünkü.
Kalan, elinde kalanlarla yaşamını sürdürürken, yüreği dikenli tellerle çevrilidir.
Her nefes alışı acı verir, gözünde hüzün kalıcı olur.

Her şarkı gözlerini daldırır derinlere ve her şey gideni hatırlatır nedense.
Sevda o zaman daha alevlenir, terk edilmek en büyük dağları eritir
Neden engel olamaz peki, geride kalan bütün bunlara?
Çünkü aşk acı ile beslendikçe, yüreği kemiren bir canavara döner.
Kaybetmenin o derin sızısı, sorgulara düşürür beyni.
Mantık yitirilmiş, mağlubiyetin en acısı ile yere serilmiştir artık.
Hele birde o çok sevdiğinin başkaları ile sohbetine ya da kahkahalarına tanık olursa.
Kendi hayatı altüst olmuş ama onun hayatı normal seyrediyorsa.
Pişmanlık, eziklik, içine dönüklük, kendini suçlamaları, ben onun gibi neden unutamıyorum sorusu, çaresizlikte kıvranmanın acısı…
İşte bitirir insanı, şu an benim bittiğim gibi

Aslında alışkındım yalnızlığa ama daha önce hiç yalnızlığımdan ayrılmamıştım.
Bu aynı şuna benziyor, hani hiç yürüyemeyen bir insan, yürüyemediğine üzülse de, o yükü taşır. Ancak bir gün yürümeye başlayıp daha sonra, o yürümeyi elinden aldığınızda, Bütün direnci kırılmış olur. İşte aşk aynı buna benziyor, sevmeyi tatmayan, tatmadan önce direnebiliyor yaşamın zorluklarına ve sevgisizliğe. Ama bir gün sevgi ile tanışıp, yalnızlığına ara verdikten sonra, ardından gelen yalnızlık yıkıcı oluyor.

İşte sevgili, bu yüzden, bana ne desen boş, senden önce ki yalnızlığımı geri vermedikten sonra, senden sonraki bu yalnızlık, hep acı verecek bana.
Sen ne haldesin bilmem ama ben yaşayan ölüyüm şu anda

Sen bu yazdıklarımı okur musun bilmiyorum, ancak okuyanlar içinde senin gibi olanlar varsa.
En azından insanlık adına, geride acılar içinde bıraktıklarına, sevgi veremeseler de, canlarını acıtacak tavırlardan uzak dursunlar.
Sırf beğenilme ve hala istenildiğini görme egosu ile insana acı çektirmek, ben insanım diyene yakışmaz.
Hele yaralı ise bir yürek, tuz basmak, insaf…
O bu acıları hak edecek ne yaptı, bir sormalısın kendine, acaba o sevmekten başka ne yaptı?
Sevmeye ceza vermek ve cezayı her gün çoğaltmak, insaf…
Gidiyorsan bile insan gibi gitmelisin, sessizce ve gülümsemeden.
Ağlamasan bile gözyaşına saygın olmalı!

__________________
Kendini kandırma kızım!
Ne sanıyosun sen hayatı pembe bi eLbise mi ?
Bıkmadın mı etrafa
Pembe gözLükLerLe bakmaktan
Ya da poLyannacıLık oynamaktan?
Geçmio işte acıLar
Kaç kez anLatıcam sana
Bu işLer internet bağLantına benzer
Bi koparsa kaLırsın ortada
Ne o küçük hanım niçin bu yaşLar?

AğLama PaLyaço Makyajın Akar !

https://www.msxlabs.org/forum/images/statusicon/user_offline.gif



Saat: 13:22

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık