![]() |
Teşekkürler. |
Mehmet ile Handan ögrenci olup, ayni evi paylasmaktadirlar. Bir gün Handan ve Mehmet, Mehmetin annesini yemege davet ederler, Mehmetin annesi aksam yemegi süresince Handani uzun uzun süzer ve aslinda Handanın çok alimli ve güzel bir kiz oldugunu , acaba aralarinda ev arkadasligindan daha ileri bir boyutta bir iliskinin mevcut olup, olmadigini merak eder. Aklini okumusçasina Mehmet annesine der ki: Ne düsündügünü biliyorum ama emin ol ki sadece ev arkadasiyiz, ötesi yok. Aksam yemeginden sonra Mehmetin annesi evine döner. Aradan bir iki gün sonra Handan der ki: -Mehmet, annen bize yemeğe geldiginden beri gümüs çorba kasesini bulamiyorum. Mehmet yanitlar: -Annemin almis olabilecegini tahmin etmiyorum ama ben yine de kendisine bir mektup yazayım. Oturur ve yazar: Annecigim, Gümüs çorba kasesini sen aldin demiyorum, ama almadin da demiyorum. Fakat konu su ki: sen bize yemege geldiginden beri gümüs çorba kasesi kayip. Sevgiler oglun Mehmet. Bir hafta sonra Mehmetin annesinden mektup gelir: Sevgili oglum: Handanla yatiyorsun demiyorum, ama yatmiyorsun da demiyorum. Fakat konu su ki: Handan kendi yataginda yatiyor olsaydi, gümüs çorba kasesini çoktan bulmus olurdu. Sevgiler annen. :))) |
Koyun gencleri Temel'e gelip: - Temel amca, sen eski avcilardansin bize avlanmayi ogretir misin? demisler.Temel de onlari kiramamis ve hep birlikte ava cikmislar. Ormanda gezerken kucuk bir delik gormusler.Temel: - Cocuklar habu gordugunuz tavsan deligidir.Silahi dogrultup bekleyeceksin tavsan cikti mi vurdun vurdun vuramadin gitti, demis. Biraz beklemis ve tavsan ciktigi anda Temel onu halletmis.Biraz daha gitmisler, bu sefer ilk delikten daha buyuk bir delik gormusler.Temel: - Aha bu da tilki deligidir.Silahi dogrultup bekleyeceksin tilki cikti mi vurdun vurdun vuramadin gitti, demis ve tilki cikinca onu da vurmus. Biraz daha gitmisler bu sefer bir insan boyunda delik gormusler.Temel: - Bu gordugunuzde ayi inidir.Silahi dogrultup bekleyeceksin, ayi cikti mi vurdun vurdun vuramadin gitti, demis ve daha oncekilerde oldugu gibi ayiyi da vurmus. Biraz daha gittiklerinde, neredeyse 5 insan boyunda bir delikle karsilasmislar.Temel biraz cekinmis: - Ula usaklar bu kadar yeter hadi geri donelim, demis.Gencler donmek istememis.Illaki buraya da bakalim demisler.Temel israrlara dayanamamis. - Pekala herkes tufegini hazirlasin hep birlikte iceri girelim, demis. Hep birlikte dev gibi ine girmisler.Biraz sonra icerden silah sesleri gelmis. Ertesi gun gazetelerde manset: "Teroristler, Trabzon-Rize seferini yapan trene saldirdi!". |
:D |
EŞŞEK Birgün Temel eşeğiyle köyüne dönerken yolda gördüğü elma bahçesindeki elmalardan tatmak ister. Bahçeye girer ve eşeğinin üstünde kolayca eriştiği elmalarla bir güzel karnını doyurur. Tam ayrılacağı sırada bahçe sahibi ikisini de görür ve yakalar. Önce bir güzel eşeği döver, ardından da köşede bekleyen Temel'i pataklar. Dayaktan sonra dayanamayan Temel sorar : - Tamam dövdün, anladık ta sana pir şey sormak isteyrum! - Sor bakalım. - Neden önce beni degul de eşeği dövdün ? - Seni önce dövseydim eşek kaçardı da ondan !... |
LAZ İCADİ Dunya Genetik Projeler Yarismasi yapiliyormus. Tum ulkelerden genetik profesorleri yarismaya calismalari ile katilmis. Ilk Fransiz profosorün calismasinin basina gelmisler. Juri baskani calismasinin ne oldugunu sormus Fransiz profösör baslamis anlatmaya:Ben inek genleri ile tavuk genlerini birlestirdim,otraya çikan mahlukatin eti kirmizi et kadar lezzetli, beyaz et kadar saglikli oldu demis.. Ardindan diger çalismalari ulke ulke gezmeye baslamislar. Sira gelmis Turkiye'den bizim Laz profesore, Juri baskani: -"Sizin calismaniz nedir?" diye sormus. Laz profesor anlatmis: "Ben demis, karpuz genleri ile hamambocegi genlerini birlestirdim!" Birden tum juri uyelerinden bir kahkaha kopmus ve baskan Laz profesore "Bu calisma ne ise yarar?" diye sormus. Laz profesor: "Acayip ise yariyor, karpuzu kesiyosun, cekirdekleri kaçisiyoo |
Temel ile karısı fadıme yayladan evlerine gıderken önlerıni eskıyalar kesmiş. Eşkıyaların lideri, temel ile fadımeye eger akraba isimlerınden degılse onları oldureceklerını solemişler... Eşkiyaların lideri once temele sormus: Senın adın ne? Temel de: "temel" demişş. Eskıyaların lıderıde onu öldüreceğini söylemiş... Sonra fadimeye sormuş: Senın adın ne? Fadıme de: "fadıme"demiş.. Onu oldurmeyecegını söylemişler.. sonra da tam silahı temele doğrulturken temel söze atlamış. Temel: "Yanlışlık edeysunuz... Benim adım temel ama kahvede bana Fadime derler daa.." |
Temel’e Annesinden Mektup Sevgili oğlum Temel, Senin hızlı okuyamadıgını bildigim için bu mektubu yavaş yavaş yazıyorum.Artık, senin büyük şehre gittiğin sırada yaşadığımız evde yaşamıyoruz. Baban bir gazetede, insanların başına genellikle evlerinin 2 km civarındaki bölgelerde kaza geldiğini okumuş; o yüzden taşındık. Sana yeni adresi veremiyorum çünkü yeni evimizde bizden önce oturan hemşehrilerimiz, taşınınca adresleri değişmesin diye kapı numarasını söküp götürmüşler. Bu evde garip bir çamaşır makinası var. Geçen gün içine 4 gömlek koydum, çalıştırmak için duvardaki zinciri çektiğimden beri bir daha o gömlekleri görmedim. Geçen hafta sadece iki kez yağmur yağdı. ilki 3 gün sürdü; ikincisi ise dört gün. Benden istediğin yeleği postaya verdim, ancak halan, o koca düğmelerle paketin çok ağır olacağını söyledi; o yüzden düğmeleri kopartıp yeleğin cebine koyduk. Orada bulabilirsin. Sevgiler, Annen(Safinaz) Zarfın Üzerinde bir Not : Sana biraz da para gönderecektim ama zarfı bir kere yapıştırmış bulundum. |
Temel bir gün kahvede otururken; televizyonda Bülent Ecevit'in konuşması yayınlanmaya başlamış. Bunun üzerine Temel: -Yahu kac zamandur göremeyrum keratayı; n'apayi acaba. Uşaklar bi' gidup görelum oni isterseniz. Kahvedekiler şaşkın bir vaziyette: - Uşağum rakiyi fazla kaçurdun galiba. Sen kim paşpakanla konuşmak kim? -İnanmaysanuz bağa yarın ilk otobüslan gideruk siz de gözlerunuzlan görursunuz dostluğumuzi. Bunun üzerine kahvedekiler de Temel ile birlikte Ankara'ya giderler ve başbakanlık danışmanlığına çıkarlar. Temel danışmana ismini verdikten hemen sonra danışman başbakana durumu bildirir. Ecevit olayı duyunca hemen odasından çıkıp kavedekilerin şaşkın bakışları arasında Temel'e koşar; sarılıp hasret giderir. Uzun uzadıya bir sohbetten sonra Temel fazlasıyla ikna olmuş arkadaşlarına dönüp: - Yahu uşaklar pakun aklima ne geldi? Hazir gelmişkan pi de Demirel'i görsak, özledim oni payağidur görmeyrum. Hem sizin için da değişikluk olur. - Ecevit'i tanuysun orayi anladuk ama o kadar da uzun boylu değil. Reis-i Cumhuru da taniyacak değilsun ya.... Bu konuşmanın ardından Cumhurbaşkanlığı konutuna giderler ve Aynı hadiseler tekrar yaşanır. Temel büyük bir gurur içinde, arkadaşları ise olayın şokunu atlamamış bir halde köye geri dönerler. Aradan bir hafta geçmemiştir ki, televizyon da Bill Clinton konuşma yapmaktadır. Temel arkadaşlarına: - Uşaklar ister misunuz sizi ABD paşkanuyla tanuşturayim? Hem pi hava değişikluğu olur sizin içun. - Tamam Türkiye'ye tanumaduğun adam yok ama koskaca Clinton'u da taniyacak değulsun. ........................................................................... .............. İki gün sonra uçakla Washington'a Beyaz Saray'a giderler ve randevu alırlar ama başkan sadece Temel'i içeri kabul eder. Kapıda kalan arkadaşları durumu şüpheyle karşıladıklarından odanın içinde olup bitenleri merak etmektedirler. Bunun üzerine yoldan geçen uzun boylu bir siyahtan pencereden içeride kimlerin olduğunu ve ne yaptıklarını kendilerini anlatmalarını isterler. Pencereden içeri bakan Michael Jordan: -Ya içeride dört beş kişi var ama ben sadece Temel'i tanıyorum o da ayakları masa da sigara içiyor. Diğerlerini çıkaramadım. |
Temel Eczane Açmak İsterse Temel eczacılık fakültesini bitirmiş. Fakat eczane açacak parası yok, Girmiş bir eczaneye: - Beyefendi sizde soğan var mı? Adam Temel'i başından savmış.Temel bu durur mu? Hergün yeni saçma soru larla geliyormuş. Birgün eczacı Temel'e: -Kardeşim senin derdin ne? -Burayı bana sat. Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmış,birkaç gun sonra Eczaneyi satan a dam içeri girmiş,Temel'e: -Siz de soğan varmı? demiş... Temel adama 'biz de soğan var ama senin reçeten var mı?'demis.... |
| Saat: 16:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık