![]() |
Git artık. sevdam öldü artık, Dün gece seninle sevişirken Hayallerim ise boğuldu acılı düşlerimde.. Tövbe ettim adına, Aşkıma, sana sevgime, Dün gece annemin üzerine. Umutlarım yok oldu artık seninle beraber Dün gece bütün aktığın damarlarımıda kestim. Gözlerim her gece doluyordu hayalinle Bu gece görkemli bir törenle körlüğü seçtim.. Zeynep Orcanel |
Yalnız Seni dalları budanmış Bir selviye benzetiyorum Rüzgarın her haline boyun eğen Ama asla yıkılmayan Fırtınada eğilen Meltemde bahar günlerine Eğin türküleri söyleyen Seni ayaz kış gecelerinde Kızıl aleve benzetiyorum Kendisi hep titreyen Çevresine sımsıcak huzur veren Sen masmavi gökyüzüne benzetiyorum Erilmezi son bulmayan, erişilemeyen Yapayalnız bulutlar olsa güneş olsa Ay olsa dünya senin olsa bile, yalnız. Fatma Helin Şimşek |
Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş Mavilerde sefer etmek! Bir sahilden çözülüp gitmek Düşünceler gibi başıboş. Açsam rüzgara yelkenimi; Dolaşsam ben de deniz deniz Ve bir sabah vakti, kimsesiz Bir limanda bulsam kendimi. Bir limanda, büyük ve beyaz... Mercan adalarda bir liman.. Beyaz bulutların ardından Gelse altın ışıklı bir yaz. Doldursa içimi orada Baygın kokusu iğdelerin. Bilmese tadını kederin Bu her alemden uzak ada. Konsa rüya dolu köşkümün Çiçekli dalına serçeler. Renklerle çözülse geceler, Nar bahçelerinde geçse gün. Her gün aheste mavnaların Görsem açıktan geçişini Ve her akşam dizilişini Ufukta mermer adaların. Ne hoş. ey Tanrım, ne hoş, İller, göller, kıtalar aşmak. Ne hoş deniz deniz dolaşmak Düşünceler gibi başıboş. Versem kendimi bütün bütün Bir yelkenli olup engine; Kansam bir an güzelliğine Kuşlar gibi serseri ömrün Orhan Veli |
Sen gittin.. Bir zifiri karanlık, bir zından yalnızlığı, ağır bir boşluk bıraktın geride. Gittin ve dönmeyeceksin bir daha. Haklısın gidişinde, bu aşkı bitirmekte haklısın. Tek söz söyleyemedim. Yüzüne bakamadım. Karşında ağlamadım. Eridim, tükendim, bittim. Sonsuzlukta bir insan nasıl olur.. sesi soluğu nasıl duyulur? Elveda aşkım.. Elveda sevgilim. Sen kendini hiç böyle gereksiz, böyle değersiz, böyle yapayalnız hissettin mi? Ayrılık ölüm kadar acı ve soğuk.Aynalara bakıyorum. Aynada gördüğüm ben değilim. Gözlerim cehennem ateşi.. dudaklarım mühürlenmiş. Ellerim titriyor. Yüreğim kızgın demirlerle dağlandı. Yokluğunun bedeli çok ağır sevgilim. Sevinçlerim, hayallerim, umutlarım, renkli dünyam elveda.. Elveda yaşamak.. Yaşamın anlamı elveda. Kimse farkında değil yokluğunun. Sensiz ne hallerde olduğumu kimse bilmiyor. Anlamıyor yitip giden bir aşkın kederini. Düne kadar en yücesini yaşadım mutluluğun, ayaklarımın altından kayıp gidiyordu toprak, denizlerin ovaların üstünde uçuyordum. Güneş kadar yakındı bana aşk. Güneş kadar sıcak ve parlak. Bıraktın birdenbire, kanatlarım kesildi. Hızla çakıldım yere, boşluğun içindeyim, şimdi hiçbir şeyim.Oysa dünyanın en zenginiydim. Bütün çiçekler bizim için açardı, bizim için ballanırdı meyveler, ekinler bizim için bereketli, sular bizim için çağlardı. Şimdi toz duman içinde kızgın bir çöldeyim. Yönümü yolumu şaşırdım. Sam rüzgarlarına bıraktım gövdemi, sürüklenmekteyim. Sen bensiz nasılsın, bilmiyorum. Rahat mısın, mutlu musun, bu kadar çabuk beni unutur musun?.. Nasıl birden mazi olursun? Düne kadar gözlerinden aşkı içtiğim, dudaklarında yüreğimi erittiğim, uğruna bıçaklar çekip dünyaya meydan okuduğum ey sevgili nerdesin? Kimlesin?.. kimlerlesin?.. Kimlerle oynaşır gönül eğlersin? Ben burada, terk edip gittiğin yerdeyim. Yalnızlığıma aşkım.. Yalnızlığıma birtanem.. Yalnızlığıma sevgilim! |
Yalnız Gazel yollara gazel diye bir aşk gizledim yalnız her kozada sır gibi seni düşledim yalnız ben senin dağlarında şarkı söylemedim hiç toprağında süründüm, aşkı diledim yalnız göğe bir şey dokundu döndü yağmura yüzüm dokundukça saçıma bir can bekledim yalnız yalnızlık kollarımda büyüyen bir sarmaşık bu şulesiz yangında bir ben özledim yalnız sana ne çok benziyor üşümüş her tomurcuk kapında bir bekleyiş oldum izledim yalnız sağnakta şemsiyesi yoktur hiçbir şairin bir aşığa özendim şiir söyledim yalnız bana bir düğün getir gözyaşlarından başka sevdan ağır suç ise ben aşk istedim yalnız... Mehmet Şamil Baş |
Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam seni tarif edemeyeceğimi biliyorum. Ulaşılmaz oldun hep; dokunmak, hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni, Payıma düşen her şeyi erteledim. Ama erteleyemediğim bir şey vardı, sana benziyordu. Su olsan dokunduğumda bozulurdun, bozulmayan bir ‘şey’din... Gidilecek bir yer olsa sonu olurdu, sonu olmayan bir ‘şey’din... Uykuda görülecek bir rüya olsa uyanırdım, beni rüyamdan uyandırmayacak bir ‘şey’din... Simsiyah saçların olsun istiyorum, ama bahtın değil... O gün seni gözlerinden, Anafatma’dan, üç ırmağın birleştiği yerinden öpeyim desem, aklına ırmaklar gelir. Düşün ki yılan dağından aşağı iniyoruz ve dünyada sadece iki kişilik türkü kalmış, onu söylüyoruz. Öyle bir ‘şey’sin sen... Seni düşündükçe yoruluyorum desem dünyanın en büyük yalanı olur. Yalanım yok... Bu günden yarına ne kalır bilmem, ama sen kalırsın tıpkı yatağı değişmeyen bir ırmak gibi... Yaşadıklarımız azdı, zamana sığmadık yaşamak isterken her şeyi. Bu gün şarkı söylüyorsam, o gün şarkı değil, şarkı gibi seni yaşamak isterim. Halkıma benziyordun, bir yanın göç, bir yanın toprak kokuyordu hep. Gezmediğim yerin kalmadı, bazen yasaklandın bana, bazen suç gibi boynumda taşıdım seni.Bugün her şeyi değiştirmek için çabalarken, sen değişmeyen olarak duruyorsun karşımda. Kabul ediyorum. Dünyaya bu kalsın, ama sen bilme... Dünyada kaç iklim, kaç zulüm, kaç ölüm var? Bir seni bunların karşısına koymak nasıldır bilemezsin. Bilme!.. Bugün her ölümle biraz ölürken, seni düşündükçe hayata dönüyorum yeniden. Gecenin en karanlık yerindeyim, bir sigara ateşinin aydınlattığı kadar ışık bile olsan yine de istiyorum seni. Sadece benim seni anladığım, kimsenin unutmamak için defterine not düşmediği, ama hayatımda hep bir dipnot olarak kalan kendi yasaklarım gibi unutmuyorum seni. Dağları delmiyorum, inmek istiyorum oralardan. Hepiniz gibi aynada saçlarımı taramak, “günaydın” der gibi sokağa fırlamak ve şarkı söylemek istiyorum sana. Adına aşk diyorlar, gelecek diyorlar... Bana yetmiyor. Her şarkımda sana bir adım daha yaklaşmak istiyorum. Bir başka dilden seviyorum, kırmızıdan daha uzundur... Gelincikler gibi bir mevsim değil, dört iklim, köşe bucak, kim ne derse desin geri dönecek yerim yok, bir kentin ortasında çığlık çığlığa bağırarak tek başına kalsam da yine seviyorum seni. Bu bir suç duyurusudur, kendimi ihbar ediyorum |
gün geceye bakıyor gecenin gözleri karanlık karanlık yükseliyor rüzgarlara içinden rüzgarlar geçiyor güneşin güneşin kardeşi soluk bir bahar nedir hayat?... bir elmayı koklarken duyulan sevinç ya da bir salkım kirazın takılması uçurtmalara aç pencereni ve bak istersen her yanda aşk ve kanaryalar. Metin Güven |
Sürekli karanlık için bir yudum yanlızlık yeter insana kaybolur gidersin yada bir şeyler sürükler seni hiç ayrılmak istemezsin aslında kücük bir balık misali ayrılık şelalesinde sürüklenirsin fakat ayrılmak için sebepleri vardır birilerinin ve bu hep korku verir bana sonsuzluk içinde yoğunlaşırsın sonra yollar yollar sana daha uzak olur bir süre ve bu ömrünün en kötü günüdür ayrılık ayrılık yazması bile kötü bunun peki ya yaşaması küçük bir kaos içinde kaybolursun kimseler bulamaz seni oralarda bir yığın kalabalıkta bile yanlızsındır anlatamazsın, oysa, oysa ki anlamıştır bazıları sadece sana daha fazla katlanması güç gelmiştir sence bir sorun yoktur aslında onca bir sürü mazeret benim için geçersiz bana kalırsa tek sebep canından çok sevmek ama sonunda yine sana kalan yanlızlıktır. ilk defa son kez ağlamak istiyorum nedeni önemsiz son kez ağlamak ve son bir defa görebilmek varsın gerisi ölüm olsun ve ben iki kez öleyim senin için... ALİ ÖZDOĞAN |
Benim bu yalnızlıklarım ve üzüntülerim Elbet bir yerde son bulacak Elbet ben tekrardan aşık olacağım Elbet ona da şiirler yazacağım sana yazdığım şiirler gibi Elbet bu gözler onun içinde ağlayacak Ve onu da senin gibi namusum bileceğim Belki o da üzecek beni senin beni üzdüğün gibi Belki ona da nefret kusacağım gerektiği yerde Belki ona da isyan edeceğim hayata ettiğim isyanım yetmediği gibi Belki o da bırakacak beni senin beni bıraktığın gibi Belki o da seni sevdiğimi sandığım gibi son sevdiğim olmayacak benim Veya senin beni sevdiğini sandığım gibi o da sevmeyecek beni Sanma ki şimdi bunlar var benim hayatımda Ne zaman mı olacak Ta ki seni unuttuğum zaman |
Nice sevgiler vardır, bağrında ne acılar saklıdır onda. Sessizliği bile , bir haykırışa döner, kimi zaman, Öyle bir an gelirki, sevda yüklü, omuzlarında, Unutulmuş ,aşıkların ,çığlıklarıyla, inler geceler. Karanlığı, delip geçer o çığlıklar Kimi zaman sevgi akar Bazen de göz yaşı selidir geceler Ben ne geceler bilirim ,sessiz, çığlıklar işitirim Unutulmuş ,sevdaların ,aynasıdır geceler Kömür karası geceler, ona renk veren, Acı çeken yürekler , İçinde neler gizler. Bazen mor bir sis çöker, mistik bir hava verir, Has verir mutluluk dağıtır Bazen gizemli bir mavidir, umut verir Geleceğe, ışık tutar, tüm renkleri yansıtır. Bir bebeğin , ağlaması , bir kadının kahkahası, Bir aşığın hıçkırığı , bir sarhoşun nara'sı, bir annenin dua!sı , bir velinin zikri Neler vardır gecelerde sessiz gizemlerde Neler bilir ve daha nelere gebe Yalnızlığa mahkum geceler mehtap |
| Saat: 21:56 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık