![]() |
Yalnız Doğar, Yalnız Yaşar, Yalnız Ölürüz? Aşka inanmak olsa olsa biz misali... Ve de herşey ama herşey sana ait olsun istersin... Bir ayrılık bekler seni buluşma noktasında sessizce ve de sinsice... Tüm insanlardan kaçarsın sadece kendinle kalmak istersin... Tüm dostlarından o anlık uzaklaşmak istersin... Sessizliği dinlemek.. Ve de inanması öylesine zor gelir ki gittiğini kabullenmem. Bilirsin bazı şeyler değişecek .. İlk başta zaman... Sonra sen .... Ve sonra mevsimler, Bilirsin gelecek? Alışkanlıkları var yani; sen varsın , hatıralar var, tüm yaşananlar var hatıralarda. Sen de bilirsin tüm olanlar bir oyundur belki de, inan ve mutlu ol... Bir oyun oynamalısın, oynamalıyız; hepimiz... Hayatla ve tüm olumsuz yanları ile hayatın ,, Efkar sarsa da dört bir yanını, bilirsin geceler hiç bitmiyor... Sen boşver sadece ve sadece kendini yaşa,,, Unutma ki başka hayatın yok ... Kendini yaşa ??? Yalnız ,,, İbrahim Öztürk |
Yalnızlık Olduğu Gibi Yalnızlık olduğu gibi karanlığa benzer, Kimseyi göremezsin. Sessizlik olduğu gibi güvensizliğe benzer, Kimseyle dertleşemezsin. Bir maske takıp gerçek yüzünü gömersin karanlığa, Sahtelik olduğu gibi herkese benzersin. Kalbinden bütün damarları kopardığında, Sende olduğun gibi herkese benzersin. Canın acır, yüreğin bağırır, kalbin sızlar, gözlerin ağlar, Sanki kanın alevler üzerinde kaynar. Kemiklerin...kitlenir birden ellerin, Dizlerin tutulur aniden bel kemiğin, Sanki ruhun isyan eder İşte senin en büyük derdin. Boynunu büküp maskeni çıkartır, Kalbine kan akıtan damarları yeniden bağlarsın, Göz yaşlarını bir daha ağlamamak için siler, Yüreginle bu zalim dünya’ya baş kaldırırsın. Yalnızlık olduğu gibi sana benzer, Kimselere benzemeyemezsin, Yalnızlık olduğu gibi ölüme benzer, Bu dünya’ya ayit değilsin. Levent Çetin |
BEN SENSİZ BİR HİÇİM Seni severken ben bir şeyi hesap etmedim Çünkü aşkı hesaplayamaz önceden planlayamazdım Ama sanki aşkı o gün sezmiştim Usul usul içime işlediğini hissetmiştim O bomboş yüreğim bir ölü gibi hareket etmeyen Sanki öyle hızlı hızlı hareket ediyordu ki Sanki bıraksam havalarda uçacak gibi İşte o an hissetim kalbime senin girdiğini Seninle hayata tekrardan geldim bir an İşte o an anladım ki dünya sensizken Bana ne kadar boş geldiğini meğer ben Sensiz bir hiçmişim… |
Yoksun bu şehirde, Ağlamak geliyor içinden bulutların. Hasretin en koyusu toprakta, Yoksun ya,nefes almak yetmiyor. Yoksun bu şehirde, sokaklar bomboş geliyor. Yastığım buz,yorganım diken, yoksun ya,içimden yaşamak gelmiyor. Yoksun bu şehirde, Varlar teker teker yok oluyor. Hiç bir söz yetmiyor,özlem dinmiyor, Yoksun ya,bu şehir seni bekliyor. SEMA ERİŞÇİ |
Acıya Alışılmaz Hangi çığlık bir çığ gibi yarıyorsa gecenin gerilmiş karnını bu saatte acı tükenip bitmiştir orada artık çırılçıplaktır tarihin bu sayfası Fiziğin armağan ettiği bu teller keçeleştirirken cinsel organımı haykırıyorum insan olduğumu ve çatlatıyor alnımın en gergin teli Ahmet Telli |
Yalnız Değiller, Şarkıları ve Biz Varız Saydam ve ıslak ölüm eğer boyunlarına geçirilen ilmikten gökten bir fırtınayı koparır gibi koparacaksa ciğerlerini nefesimi onlara vereceğim kalbimdeki yaşayan tıpırtıyı gözlerimi onlara vereceğim oyarak kirpiklerimle dünyada acıya ve öfkeye dair bütün görüntüleri Urgan demir yollarında fabrikalarda gün boyunca çığlığın dinmediği şehrin uzak semtlerine doluşan işçilerin pamuk seline yaprak yaprak dökülen tütünde zeytinde çam denizinde ormanların ve verimsiz düzlüklerinde kurak toprağın açlığın can çekişini tırnakla terle susturmaya çalışan yoksul köylerin gözlerinde parlamaya başlayan umut için düğümlendi Saydam ve ıslak ölüm eğer boyunlarına geçirilen düğümden dökecekse körlerin alfabesini yumruğumu onlara vereceğim yaşayan yumruğumu ağzımı onlara vereceğim yeryüzünün bütün mert ölüleri için toplayarak kanlı kelimeleri Nihat Behram |
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya Çakmak çakmak gözleri Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı Herkes orda sen ordasın Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim Özgürlüğe mutluluğa doğru Her işin başında sevgi diyor Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili Bi de başını çeviriyorsun ki Ben varım Can Yücel |
Keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil artık bana göre değil pişmanlıklar keşkeleri çıkardım hayatımdan. ben seni unuturum sevdiğim ela gözlerini bir bardak rakıya gömerim anıları içime yıllar önce bir temmuz gecesinde zamansız bir yağmur altında başlayan o zamansız aşkımızı unuturum ben seni unuturum sevdiğim zaten hayat bir yalan. gece ağır ağır sırtını vermekte sabaha üzerimde eskiden kalma bir sevdanın yorgunluğu yüreğimin kara kaplı defterinde sararmış sayfaların arasında bir adamın yıllar arkasında kalmış suskunluğu var ve küskünlüğü hayata o ki kapanmış bir kapı umutlarıma çaresizliğe bir geçit durma hadi gözlerimden de çekip git çek git gecelerimden bir daha girme düşlerime kanıma girme artık yeter git. kimseler bilmez geceden başka yine yalnızım sokaklar dolusu insan içinde bir ben bir ben yalnızım. gece ağır ağır sırtını vermekte sabaha ne fırtınalar kopar yine içimde bu sevda yakar yüreğimi yıkar derinden susar içimdeki ağıtlar geceler inadına susar ben susarım. an gelir zamanlar dolusu ağlarım ağlarım çocuk gibi ihanet karası gecelerde kıvrandırır bir sancı ***** bir kurşun gibi arkadan vurur yalnızlık sabahlara kadar ağlarım ağlarım ölesiye. neden içi karanlıktı bu kadar gecelerin neden geceler umut taşımaz sabaha ve neden ağlatır beni bu uzun yolculuklar yeter artık yeter buraya kadar keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil bana göre değil yerli yersiz ağlamak madem ki bir kez yaşanıyor bu hayat kılıcımı çektim kınından kuşandım cesareti ve bitirdim esareti gömdüm denizlere. keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil artık anladım ki insan her an sevebilir mevsimsiz açan bir çiçek gibi dirilir yeniden keşkeleri çıkardım hayatımdan. geleceksen bugün gel yarın çok geç olabilir. PINAR COŞKUN |
YALNIZLIKLARDAYIM Yalnızım, yalnızlıklardayım. Gene senden uzaktayım. Nasıl ihtiyacım var içimi dökmeye, dertlerimi anlatmaya bir bilsen. İstiyorum ki seni düşünürken, rüzgar esmesin hoyratça içimde. Toz duman içersinde kalmasın hiçbir yer. Yaslanmışım bir ağaca, dalmış gözlerine,gözlerim. Uzakta bir boşluğa asılı kalmış. Şimdi en güzel gördüğüm düşsün. Bir ressamın tuvalinde resmin, arkanda dağlar. Bir perde gibi inmiş gökyüzünden bulutlar. Bir gök kuşağı sanki başındaki taç. Sislerle boğulmuş güneş, senin aydınlığına muhtaç. Yine bir gün ansızın yüreğine baskın yaptım geceden. Esir alınmış soluklarında yaşadım ilk heyecanı. İlk kez, mecalsiz kaldı sevgimin hücreleri. İlk kez sana teslim oldu yüreğim. Yaşamın en zor yanı, seni düşünmekmiş bilemedim. Yaşamın en güzel yanı, seni düşünürken ölüşün ve tekrar dirilişin özlediğimde yarınıma. Ne güzel bir başka renkten sevmek seni, bir başka mekanda düşünmek. Bir başka gözle görüp, sevmenin gür soluklarında hissetmek nefesini. Ve sonra inmek derinliklerine aşkın. Tekrar tekrar hissetmek, keskin ve yakıcı tadını öpüşün. Ahhhh! Güzelim, bir tanem. Ne olur, güzelliklerinde gizlensin çirkinliklerin. Bak şimdi, Yalnızlığın uç verdiği yeni filizlerde büyüyorsun. Oysa sen, yorgun dalgaların kıyılarındaki izlerde olmalısın. Kum tanecikleri gibi yıkanmalısın tuzlu suda. Ve ben sana, yalnızlıklarımı yazmalıyım, yalnızlıklarımda bu satırlarımı kuma. İçimde hep sensizliğin korkusunu taşıyorum. Anlaşılan, ben hep senin yalnızlığını yaşıyorum. Senin hıçkırığında, göz seyri mendeyim beni andığında geçen. Açlığımda mis gibi ekmek kokumsun dumanı üstünde yalnızlığımın. Yağmurda toprak kokumsun, baharda çiçek. Yalnızlığımın sarhoşuyum her gece içtiğim yalnızlığımın. Yüzüme baktığında okuyacaksın yalnızlığımı. Yalvarışlarımı hissedeceksin, benim hissetmediğim. Duruşumun sana nasılsın der gibi olduğunu. İyiyim diyeceksin sadece gülerek. Belki de sarılmanı bekleyeceğim,kendimi zor tutup. Sen hissetmesen de, bir çocuğu okşar gibi okşamanı kim bilir. Senin o gizemli dünyanda benim yalnızlığım olacak senin düşündüğün. Senin hissettiğine benim gülmem olacak. Güldüğümü hissedip, sende güleceksin. Sana değecek sözlerimin her kelimesi. Şarkılarım olacak dudaklarında söylediğin. Beni hatırlayabildiğin yalnızlığında, için sıkılacak, yüreğin daralacak dokunmak, sevmek gibi, tatminlerin en güzelinden uzakta, sen ve ben, bir araya gelemediğimiz iki ayrı kutupta, iki ayrı yalnızlığı yaşayacağız. Yalnızlıklarda, yalnız. AHMET CANBABA |
Onun Güzelligini Herkez Görüyorsa O Bence Az Güzeldir! Herkez Biliyorsa O bence Hiç Güzel Degildir! Onun Güzellgini Yalnız Ben Görüyorsam Bu Sevgidir! Yalnız Ben Biliyorsam da Bu Asktır! Hiçkimse Görmüyorsa Bu Yalnızlıktır!..... SERDAR TÜFEKÇİ |
| Saat: 10:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık